Sinir Sistemi ve Duyu Organları

335 soru

Soru 1Soru

Kornea histolojisi incelendiğinde, korneanın yapısal bütünlüğünü ve şeffaflığını destekleyen tabakalardan Bowman tabakası (anterior limitan lamina) ile Descemet membranı (posterior limitan lamina) arasındaki farklar düşünüldüğünde, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Descemet membranı kornea endotelinin bazal laminasıdır ve yaşla birlikte kalınlığı artarken; Bowman tabakası kornea epiteli altında yer alan aselüler bir tabakadır ve hasarlandığında rejenere olamaz.

Cevap

Descemet membranı kornea endotelinin bazal laminası olup yaşla kalınlaşırken, Bowman tabakası rejenere olamayan aselüler bir yapıdır.
Doğru olan ifade, Descemet membranının endotelin bazal laminası olduğunu, yaşam boyu sentezlenerek kalınlaştığını ve Bowman tabakasının aselüler olup hasar sonrası rejenere edilemediğini belirten seçenektir. Bowman tabakası kornea epitelinin bazal laminası değildir (epitelin kendi bazal laminası Bowman'ın üzerindedir); stromal kollajen liflerin yoğunlaşmış aselüler bir formudur.

Adım Adım Çözüm

1
Kornea tabakalarının yerleşimini ve hücresel ilişkisini belirle.
Anteriordan posteriora: Epitel, Bowman, Stroma, Descemet, Endotel.
Tabakalar arası farkları anlamak için anatomik komşulukları bilmek gerekir.
2
Bowman tabakasının histolojik özelliklerini analiz et.
Aselülerdir, Tip I kollajen içerir, epiteli stromadan ayırır, rejenerasyon yeteneği yoktur.
Bowman'ın gerçek bir bazal lamina olmadığını ve hasar durumunda kalıcı opaklığa (skar) yol açtığını doğrulamak için.
3
Descemet membranının histolojik özelliklerini analiz et.
Gerçek bir bazal laminadır (endotelin), Tip IV/VIII kollajen içerir, yaşla kalınlaşır, rejenere olabilir.
Descemet'in endotel fonksiyonuyla ilişkili dinamik bir yapı olduğunu anlamak için.

Anahtar Kavram

Bowman tabakası aselüler ve non-rejenere bir stroma modifikasyonu iken, Descemet membranı endotelin yaşla kalınlaşan bazal laminasıdır.

Daha Fazla Pratik

Kornea endotelinin 'pumpe' fonksiyonu ve şeffaflıktaki rolünü çalışınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 2Soru

İç kulakta ses vibrasyonlarını algılayarak nöral sinyallere dönüştüren özelleşmiş reseptör yapıları içeren Corti organı, kohleanın (salyangoz) hangi bölümünde yer almaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Skala media (Ductus cochlearis)

Cevap

Corti organı, kohleanın skala media (koklear kanal) adı verilen bölümünde, baziler membran üzerinde yer almaktadır.
İşitme duyusunun reseptör yapısı olan Corti organı, kohleanın merkezindeki üç boşluktan biri olan ve endolenf ile dolu olan skala media (koklear kanal) içerisinde, baziler membran üzerinde yer alan oldukça özelleşmiş bir epitel yapısıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Kohleanın (salyangoz) iç yapısındaki üç ana boşluğu (skalayı) tanımlayın.
Bu boşluklar skala vestibuli, skala media ve skala timpanidir.
Anatomik yerleşimi belirlemek için boşlukların ayrımını yapmak gerekir.
2
İşitme reseptör organı olan Corti organının hangi membran üzerinde bulunduğunu hatırlayın.
Corti organı, baziler membran (lamina basilaris) üzerinde konumlanmıştır.
Reseptör hücrelerin (tüy hücreleri) desteklendiği taban yapısını belirlemek içindir.
3
Baziler membranın hangi boşluğun (skalanın) tabanını oluşturduğunu saptayın.
Baziler membran, skala media (koklear kanal) ile skala timpaninin sınırını oluşturur ve Corti organı skala media boşluğuna bakar.
Doğru anatomik boşluğu teyit etmek içindir.

Anahtar Kavram

Corti organı, endolenf içeren skala media (koklear kanal) içerisinde yer alan işitme reseptör organıdır.
Tahmini Süre:45s
Soru 3Soru

Göz içi basıncını düzenleyen ve gözün ön segmentinin beslenmesini sağlayan aköz hümör, silyer cisim (corpus ciliare) epitelinden salgılanır. Bu yapıyı oluşturan silyer epitel katmanlarının histolojik özellikleri ve kan-aköz bariyeri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Silyer epitelin iki tabakası (pigmentli ve pigmentsiz), embriyolojik gelişim sürecine bağlı olarak apikal yüzeyleri birbirine bakacak şekilde yerleşmiştir

Cevap

Silyer epitelin iki tabakası (pigmentli ve pigmentsiz), embriyolojik gelişim sürecine bağlı olarak apikal yüzeyleri birbirine bakacak şekilde yerleşmiştir
Silyer cismi örten çift katlı epitel, embriyolojik olarak optik kupanın iki yaprağından köken alır. Dış yaprak pigmentli epitel, iç yaprak ise nöral retinayı oluşturacak olan pigmentsiz epiteldir. Bu invajinasyon süreci nedeniyle, iki tabakanın apikal yüzeyleri birbirine bakacak şekilde (apex-to-apex) konumlanmıştır ve aralarında potansiyel bir boşluk (intraretinal boşluk kalıntısı) bulunur.

Adım Adım Çözüm

1
Silyer cismin epitel yapısını hatırla
Çift katlı kübik epitelden oluşur: Dışta (stroma tarafında) pigmentli epitel, içte (arka kamara tarafında) pigmentsiz epitel.
Bu yapı aköz hümör üretimi için özelleşmiştir.
2
Hücrelerin oryantasyonunu (yönelimini) analiz et
Embriyolojik dönemde optik vezikülün invajinasyonu (içe çökmesi) sonucu iki epitel yaprağının apikal yüzeyleri birbirine bakar (apex-to-apex).
Normal epitel dokularında bazal yüzeyler bazal membran üzerindedir, ancak burada iki apikal yüzey ortada buluşur.
3
Kan-aköz bariyerinin yerini belirle
Silyer cisim kapillerleri fenestralıdır (geçirgendir). Bariyer, içteki pigmentsiz epitel hücrelerinin apikal-yan yüzeyleri arasındaki zonula occludens (sıkı bağlantı) kuşaklarıdır.
Bu bağlantılar, plazma proteinlerinin kontrolsüz şekilde göz arka kamarasına geçişini engeller.

Anahtar Kavram

Silyer Cisim Epitel Oryantasyonu ve Kan-Aköz Bariyeri

İpuçları

1
Silyer cisim, iris ve koroid ile birlikte uvea tabakasının bir parçasıdır ve çift katlı epitel ile örtülüdür.
2
Bu epitel tabakaları embriyolojik gelişim sırasında optik vezikülün içe çökmesiyle oluşur, bu da yüzeylerin yönelimini (polaritesini) etkiler.
3
Normal epitel dokularında bazal yüzeyler dışa bakar, ancak burada iki tabakanın 'tepe' (apikal) kısımleri birbirine dönüktür.

Daha Fazla Pratik

İris kaslarının embriyolojik kökeni (nöroektoderm) ile sfinkter ve dilatatör pupilla kaslarının histolojik farklarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 4Soru

Sinir sisteminde impuls iletimi, nöronlar arasındaki özelleşmiş bağlantı bölgeleri olan sinapslar aracılığıyla gerçekleşir. Morfolojik ve fonksiyonel özelliklerine göre kimyasal veya elektriksel olarak sınıflandırılan bu bağlantılar, farklı ultrastrüktürel uzmanlaşmalar sergiler. Elektriksel sinapsların (electrical synapses) yapısı ve iletim mekanizması dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu sinaps tipini kimyasal sinapslardan ayıran bir özelliktir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İletimin, konneksin proteinlerinin oluşturduğu hekzamerik konnekson kanalları üzerinden doğrudan iyon geçişiyle ve sinaptik gecikme olmaksızın sağlanması

Cevap

Elektriksel sinapslar, konneksin proteinlerinden oluşan konnekson kanalları aracılığıyla doğrudan iyon geçişi sağlar ve sinaptik gecikme göstermezler.
Elektriksel sinapslar, iki hücre membranı arasında gap junction (oluklu bağlantı) bölgeleri oluşturur. Bu bölgelerde her bir hücreden gelen 6 adet konneksin proteininin oluşturduğu 'konnekson' adı verilen kanallar bulunur. İyonlar ve küçük moleküller bu kanallar aracılığıyla bir hücreden diğerine doğrudan geçtiği için sinaptik gecikme yaşanmaz ve iletim hızı kimyasal sinapslara göre çok daha yüksektir.

Adım Adım Çözüm

1
Sinaps tiplerinin temel farklarını belirle
Kimyasal sinapslarda nörotransmitter ve vezikül kullanımı varken, elektriksel sinapslarda gap junction (oluklu bağlantı) yapıları bulunur.
İletim mekanizmasını anlamak için yapısal farkın tespiti gerekir.
2
Elektriksel sinapsın ultrastrüktürel bileşenlerini analiz et
6 adet konneksin proteini birleşerek 1 adet konnekson kanalını oluşturur; iki hücrenin konneksonları uç uca gelerek sitoplazmik devamlılık sağlar.
Elektriksel sinapsın moleküler yapısını doğrulamak için konneksin/konnekson ilişkisi kritiktir.
3
İletim hızı ve yönü açısından karşılaştır
İyon akışı doğrudan olduğu için zaman kaybı (sinaptik gecikme) yoktur ve iletim genellikle çift yönlüdür.
Fonksiyonel farkları eleyerek doğru seçeneğe ulaşılır.

Anahtar Kavram

Elektriksel sinapslarda konnekson kanalları ve sinaptik gecikmenin yokluğu
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 5Soru

Gözün uvea tabakasının bir parçası olan siliyer cismin (corpus ciliare) histolojik organizasyonu ve aköz hümör üretimi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Siliyer süreçleri örten çift katlı kübik epitelin iç (posterior kamara tarafı) tabakası pigmentsizdir ve bu hücreler kan-aköz bariyerini oluşturan zonula occludens bağlantılarına sahiptir.

Cevap

Siliyer süreçleri örten çift katlı epitelin iç tabakası pigmentsizdir ve hücreleri arasındaki zonula occludens bağlantıları kan-aköz bariyerini oluşturur.
Siliyer cisim epiteli, optik kadehin iki tabakasının devamıdır. Arka kamara tarafındaki iç tabaka pigmentsizdir ve bu hücreler aköz hümörü aktif olarak salgılarlar. Hücreler arasındaki zonula occludens (sıkı bağlantı) yapıları, kan-aköz bariyerinin anatomik temelini oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Siliyer epitelin tabakalarını tanımla
Siliyer cisim, optik kadehin iki tabakasından gelişen çift katlı bir epitel ile örtülüdür.
Embriyolojik köken, epiteli dış (pigmentli) ve iç (pigmentsiz) olarak ikiye ayırır.
2
Tabakaların konumunu ve pigment içeriğini belirle
Göz küresinin dışına (stromaya) yakın olan tabaka pigmentli, içe (arka kamaraya) bakan tabaka pigmentsizdir.
Pigmentsiz tabaka, aköz hümör sentezi için gerekli iyon pompalarını ve organelleri içerir.
3
Kan-aköz bariyerinin yerini saptama
Pigmentsiz epitel hücreleri arasında zonula occludens (sıkı bağlantı) yapıları bulunur.
Bu bariyer, plazma proteinlerinin ve büyük moleküllerin göz içine kontrolsüz geçişini engeller.

Anahtar Kavram

Kan-aköz bariyeri, siliyer cismin pigmentsiz iç epiteli arasındaki zonula occludens bağlantıları tarafından oluşturulur.
Soru 6Soru

Korneanın şeffaflığının korunmasında ve yapısal bütünlüğünün sağlanmasında kritik rol oynayan substantia propria (stroma) tabakasındaki hücresel ve ekstraselüler bileşenler değerlendirildiğinde, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Lameller arasında yerleşmiş olan keratositler, sitoplazmik uzantıları aracılığıyla birbirlerine neksuslar (gap junction) ile bağlanarak fonksiyonel bir ağ oluştururlar.

Cevap

Keratositlerin sitoplazmik uzantıları aracılığıyla birbirlerine neksuslar (gap junction) ile bağlı olması
Kornea stromasında (substantia propria) yer alan keratositler, fibroblast benzeri hücrelerdir ve korneanın şeffaflığı ile matris yenilenmesinden sorumludurlar. Bu hücreler, lameller arasında ince sitoplazmik uzantılar göndererek komşu hücrelerle neksuslar (gap junction) aracılığıyla temas kurarlar ve böylece koordineli bir hücresel ağ yapısı oluştururlar.

Adım Adım Çözüm

1
Kornea stromasının (substantia propria) katmanlarını ve içeriğini belirle.
Stroma, kornea kalınlığının yaklaşık %90'ını oluşturur; paralel dizilmiş kollajen lamelleri ve aralarında keratositlerden oluşur.
Tabakanın temel yapısal organizasyonunu anlamak seçenekleri elemeyi sağlar.
2
Stromadaki kollajen tiplerini analiz et.
Temel olarak Tip I kollajen bulunur; fibril çapını düzenleyen Tip V ve Tip VI da eşlik eder.
Yanlış kollajen tipi (Tip II) içeren seçeneği elemek için gereklidir.
3
Keratositlerin morfolojik ve fonksiyonel özelliklerini değerlendir.
Keratositler birbirlerine gap junction (neksus) ile bağlanarak bir sinsityum gibi hareket eden hücresel bir ağ oluştururlar.
Hücresel etkileşimlerin doğru tanımlandığı seçeneği doğrulamak için kritiktir.

Anahtar Kavram

Kornea stromasındaki keratosit organizasyonu ve neksus bağlantıları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7Soru

Nöronlar arasındaki kimyasal sinapsların ultrastrüktürel özelliklerine göre yapılan morfolojik sınıflamada; postsinaptik membrandaki yoğunluğun (dansite) presinaptik membrandaki yoğunluktan daha kalın olduğu (asimetrik), sinaptik aralığın yaklaşık 3030 nm genişlikte olduğu ve presinaptik terminalde genellikle küresel veziküllerin bulunduğu sinaps tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gray Tip I sinaps

Cevap

Gray Tip I sinaps
Gray Tip I sinapslar, postsinaptik membrandaki elektron-yoğun madde birikiminin (postsinaptik yoğunluk/dansite) presinaptik taraftan daha belirgin olması nedeniyle 'asimetrik' olarak adlandırılır. Bu sinapslarda sinaptik aralık yaklaşık 3030 nm olup, presinaptik uçta küresel (sferik) sinaptik veziküller bulunur ve genellikle uyarıcı (eksitatör) iletimden sorumludurlar.

Adım Adım Çözüm

1
Sinapsın morfolojik özelliklerini (asimetri, aralık genişliği, vezikül şekli) analiz edin.
Belirtilen özellikler (asimetrik dansite, 3030 nm aralık, küresel vezikül) Gray sınıflamasına işaret eder.
Kimyasal sinapslar membran kalınlıkları ve vezikül morfolojisine göre iki ana tipe ayrılır.
2
Gray Tip I ve Tip II sinaps özelliklerini karşılaştırın.
Gray Tip I asimetrik ve eksitatör; Gray Tip II ise simetrik ve inhibitör özelliktedir.
Postsinaptik yoğunluğun (PSD) daha kalın olması Gray Tip I'in en ayırıcı ultrastrüktürel özelliğidir.

Anahtar Kavram

Kimyasal Sinapsların Gray Sınıflaması

Daha Fazla Pratik

Nöronun farklı bölgelerindeki organel dağılımını (örneğin Nissl cisimciklerinin akson tepeciğinde bulunmaması) tekrar etmeniz önerilir.
Tahmini Süre:50s
Soru 8Soru

Beyin parankimini vasküler sistemden ve çevreleyen dış ortamlardan izole eden bariyer sistemlerinde, seçici geçirgenliği sağlayan hücreler arası bağlantılar hayati öneme sahiptir. Hem kan-beyin bariyerini (KBB) oluşturan endotel hücreleri arasında hem de araknoid materin dura mater ile sınır oluşturan dış hücre katmanında ortak olarak bulunan ve bariyer fonksiyonunun temelini oluşturan yapısal özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Claudin ve occludin proteinlerini içeren gelişmiş zonula occludens bağlantılarının bulunması

Cevap

Claudin ve occludin proteinlerini içeren gelişmiş zonula occludens bağlantılarının bulunması
Zonula occludens bağlantıları, hücreler arası boşluğu tamamen kapatarak moleküllerin parasellüler geçişini engelleyen en önemli bariyer elemanıdır. Kan-beyin bariyerinde endotel hücreleri arasında, araknoid materde ise en dıştaki hücre tabakası arasında bu bağlantılar claudin ve occludin proteinleri aracılığıyla sızdırmazlık sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Kan-beyin bariyerinin (KBB) histolojik bileşenlerini tanımla.
KBB; fenestrasyon göstermeyen endotel, endoteller arası zonula occludens (sıkı bağlantılar), bazal lamina ve astrosit son ayaklarından oluşur.
Bariyerin hangi katmanlardan oluştuğunu ve sızdırmazlığı neyin sağladığını belirlemek için.
2
Meninkslerden araknoid materin bariyer özelliklerini analiz et.
Araknoidin dura mater ile komşu olan dış tabakası (araknoid bariyer katmanı), hücreler arası sıkı bağlantılar (zonula occludens) sayesinde BOS'un duraya sızmasını önler.
Meningeal bariyerin hücresel temelini anlamak için.
3
İki sistem arasındaki ortak yapısal elemanı belirle.
Hem vasküler bariyere (KBB) hem de meningeal bariyere (Araknoid) sızdırmazlık özelliğini veren claudin-5 ve occludin proteinlerini içeren zonula occludens bağlantılarıdır.
Soruda istenen ortak özelliği doğrulamak için.

Anahtar Kavram

Zonula occludens (Sıkı Bağlantılar) ve Claudin/Occludin Proteinleri

Daha Fazla Pratik

Kan-beyin bariyerinin (KBB) olmadığı 'circumventricular organlar' (örn. Area postrema, Nörohipofiz) ile bariyerin olduğu bölgelerin kapiller tiplerini karşılaştırınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 9Soru

Serebellar korteksin (beyincik kabuğu) histolojik organizasyonu incelendiğinde; stratum ganglionare tabakasında tek sıra halinde dizilen, armut biçimli gövdeye sahip olan ve serebellar korteksin tek efferent (çıktı) yolunu oluşturan hücre aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Purkinje hücresi

Cevap

Purkinje hücresi
Serebellar korteksin orta tabakası olan stratum ganglionare (veya Purkinje tabakası), adını aldığı Purkinje hücrelerinden oluşur. Bu hücreler, moleküler tabakaya doğru geniş dendritik ağlar uzatırken, aksonları serebellar korteksin tek efferent (bilgi çıkış) yolunu temsil ederler.

Adım Adım Çözüm

1
Serebellar korteks tabakalarını hatırla.
Serebellar korteks dıştan içe: Stratum moleculare, Stratum ganglionare (Purkinje tabakası) ve Stratum granulare'den oluşur.
Soruda istenen hücrenin yerleşim yerini belirlemek için katman yapısını bilmek gerekir.
2
Stratum ganglionare'deki ana hücre tipini ve fonksiyonunu belirle.
Bu tabakada tek sıra dizili Purkinje hücreleri bulunur ve aksonları beyincikten çıkan tek efferent hattır.
Purkinje hücreleri beyinciğin temel fonksiyonel birimidir ve karakteristik görünümüyle ayırt edilir.

Anahtar Kavram

Serebellar korteks tabakalanması ve Purkinje hücreleri
Tahmini Süre:45s
Soru 10Soru

Tat tomurcuklarının (gemma gustatoria) yoğun olarak bulunduğu papilla vallata’ların (circumvallate) çevresindeki hendeklere seröz salgılarını boşaltarak, tat reseptörlerinin yeni uyarılar için temizlenmesini sağlayan histolojik yapı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Von Ebner bezleri

Cevap

Papilla vallata hendeklerine salgı boşaltan ve tat reseptörlerini temizleyen yapı Von Ebner bezleridir.
Von Ebner bezleri, özellikle papilla vallata’ların (ve papilla foliata’ların) çevresindeki hendeklere (sulcus) açılan kanallara sahip saf seröz bezlerdir. Bu bezlerin salgısı, hendeklerde biriken gıda artıklarını ve eski tat moleküllerini yıkayarak uzaklaştırır. Bu 'yıkama' işlemi, tat tomurcuklarındaki reseptörlerin yeni uyaranlara hazır hale gelmesini sağlar. Ayrıca salgıladıkları enzimler ve proteinler tat moleküllerinin çözünmesine de yardımcı olur.

Adım Adım Çözüm

1
Anatomik lokasyonun belirlenmesi
Papilla vallata (circumvallate papilla) dilin terminal sulkusunun hemen önünde yer alan büyük bir papilla tipidir.
Soruda belirtilen hendekler bu papillanın çevresinde bulunur.
2
Fonksiyonel gerekliliğin analizi
Tat tomurcuklarının duvarlarında dizildiği bu hendeklerin, yeni tat duyularının algılanabilmesi için sürekli temizlenmesi gerekir.
Eski tat moleküllerinin uzaklaştırılması (flushing) tat algısının sürekliliği için kritiktir.
3
Yapı ile fonksiyonun eşleştirilmesi
Bu fonksiyonu yerine getiren, papilla tabanındaki lamina propriada yerleşmiş saf seröz bezler Von Ebner bezleridir.
Von Ebner bezleri bu bölgeye özgü ekzokrin yapılardır.

Anahtar Kavram

Von Ebner bezleri ve tat algısındaki rolleri

İpuçları

1
Bu bezler dilin arka kısmında, papilla vallata hendeklerini temizleyen saf seröz yapılardır.
2
Koku bölgesindeki Bowman bezleri ile benzer bir 'temizlik' ve 'çözücü' görevini ağız boşluğunda üstlenirler.

Daha Fazla Pratik

Papilla vallata, fungiformis ve foliata arasındaki tat tomurcuğu dağılımı farklarını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 11Soru

Kohlear kanal içerisindeki Corti organında, işitme duyusunun iletimi için tüy hücrelerinin (hair cells) farklı yüzeylerinde özgün iyonik ortamlar bulunur. Bu hücresel organizasyon ve sıvı kompartmanları düşünüldüğünde, tüy hücrelerinin apikal stereosilyaları ile bazolateral gövdelerini çevreleyen ortamlar hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Apikal stereosilyalar yüksek potasyum (K+K^+) konsantrasyonuna sahip endolenf ile, bazolateral gövdeler ise yüksek sodyum (Na+Na^+) konsantrasyonuna sahip kortilenf ile temas halindedir.

Cevap

Apikal stereosilyaların yüksek potasyumlu endolenf ile, bazolateral gövdelerin ise yüksek sodyumlu kortilenf ile temas halinde olması doğrudur.
Doğru ifadede belirtildiği gibi, tüy hücrelerinin apikal kısımları (stereosilyalar) stria vascularis tarafından üretilen ve yüksek K+K^+ içeren endolenf ile banyo yaparken; bazolateral kısımları Corti tüneli ve Nuel aralıklarını dolduran, perilenf ile benzer özellik gösteren (yüksek Na+Na^+) kortilenf içindedir. Bu iki ortam arasındaki elektrokimyasal fark, hücrelerin işlevsel polarizasyonu ve uyarılması için esastır.

Adım Adım Çözüm

1
Corti organındaki sıvı kompartmanlarını belirle.
Skala media (kohlear kanal) endolenf ile doludur; Corti tüneli ve Nuel aralıkları ise perilenf benzeri 'kortilenf' ile doludur.
Hücrelerin farklı yüzeylerinin farklı iyonik ortamlarda bulunması uyarılma (depolarizasyon) mekanizması için gereklidir.
2
Tüy hücrelerinin bu sıvılarla olan anatomik ilişkisini analiz et.
Tüy hücrelerinin apikal yüzeyleri (stereosilyalar) skala media'ya (endolenf) bakarken, gövde kısımları Corti organı içindeki boşluklara (kortilenf) bakar.
Retiküler lamina adı verilen sıkı bağlantı kompleksi (junctional complex), apikal endolenf ile bazolateral kortilenf arasında sızdırmaz bir bariyer oluşturur.
3
Sıvıların iyonik bileşimlerini karşılaştır.
Endolenf yüksek K+K^+ ve düşük Na+Na^+ içerirken, kortilenf (perilenf benzeri) yüksek Na+Na^+ ve düşük K+K^+ içerir.
İşitme uyarısı sırasında endolenfdeki K+K^+ iyonlarının stereosilyalardaki mekanik kanallardan hücre içine girmesiyle depolarizasyon gerçekleşir.

Anahtar Kavram

Corti organında iyonik bariyerler ve sıvı kompartmanları (Endolenf vs Kortilenf)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 12Soru

Periferik sinir sistemi (PSSPSS) ganglionlarında nöron gövdelerini bir tabaka halinde tamamen kuşatan, bu nöronlara fiziksel ve metabolik destek sağlayan, fonksiyonel olarak merkezi sinir sistemindeki (MSSMSS) astrositlerin analoğu olarak kabul edilen nöroglia hücresi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uydu (satellit) hücreleri

Cevap

Uydu (satellit) hücreleri
Uydu (satellit) hücreleri, periferik ganglionlarda (duyu ve otonom) nöron gövdelerinin etrafını saran küçük kübik hücrelerdir. Nöronlar için kontrollü bir mikroçevre sağlarlar, iyon konsantrasyonunu düzenlerler ve metabolik alışverişe aracılık ederler. Bu özellikleri nedeniyle merkezi sinir sistemindeki astrositlerin fonksiyonel karşılığı olarak kabul edilirler.

Adım Adım Çözüm

1
Hücrelerin yerleşimi belirlenir.
PSSPSS ganglionlarındaki nöron gövdeleri hedef alınır.
Soruda ganglionlarda nöron gövdelerini kuşatan hücre sorulmaktadır.
2
Fonksiyonel analoji kurulur.
MSSMSS'deki astrositlerin görevlerine (metabolik destek, iyon dengesi) benzer işlev gören PSSPSS hücresi tanımlanır.
Uydu hücreleri astrositlerin ganglionlardaki karşılığıdır.
3
Diğer glia hücreleri elenir.
Schwann hücreleri aksonlarla, diğerleri ise MSSMSS ile ilişkilidir.
Net ayrım için hücrelerin anatomik lokasyonu ve morfolojik ilişkisi değerlendirilir.

Anahtar Kavram

Uydu (Satellit) Hücreleri ve PSS Glia Diferansiyasyonu

Daha Fazla Pratik

Ganglion tiplerine (duyu vs otonom) göre uydu hücrelerinin dizilimindeki farklılıkları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 13Soru

Retinanın ışığı algılayan ve sinirsel iletiye dönüştüren on tabakalı histolojik organizasyonu dikkate alındığında; görme iletisinin lateral modülasyonundan sorumlu horizontal hücre uzantılarının yer aldığı ve birinci nöron (fotoreseptör) ile ikinci nöron (bipolar hücre) arasındaki ilk sinaptik bağlantıların kurulduğu tabaka aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dış pleksiform tabaka

Cevap

Dış pleksiform tabaka, fotoreseptörler ile bipolar hücreler arasındaki ilk sinapsların ve horizontal hücre modülasyonunun gerçekleştiği yerdir.
Doğru seçenek olan dış pleksiform tabaka, retinanın on tabakalı yapısında dıştan içe doğru 5. (içten dışa 6.) tabakadır. Bu bölge, fotoreseptör hücrelerin (birinci nöron) akson terminalleri, bipolar hücrelerin (ikinci nöron) dendritleri ve horizontal hücrelerin uzantıları arasındaki karmaşık sinaptik triadların yer aldığı bölgedir. Görme iletisinin ilk işlendiği ve modüle edildiği katmandır.

Adım Adım Çözüm

1
Retinanın nöronal dizilimini tanımla
Birinci nöronlar fotoreseptörler, ikinci nöronlar bipolar hücreler ve üçüncü nöronlar ganglion hücreleridir.
Sinapsların hangi hücreler arasında gerçekleştiğini anlamak için dizilim bilinmelidir.
2
İlk sinapsın gerçekleştiği anatomik bölgeyi belirle
Fotoreseptör aksonları ile bipolar hücre dendritleri arasındaki bağlantı 'Dış Pleksiform Tabaka'da kurulur.
Vitreustan koroide doğru sayıldığında 6. tabaka olan bu bölge sinaptik bir kavşaktır.
3
Modülatör hücrelerin konumunu doğrula
Horizontal hücreler, dış pleksiform tabakada lateral etkileşim sağlayarak görme keskinliğini artırır.
Horizontal hücrelerin fonksiyonel uzantıları bu tabakada fotoreseptör terminalleriyle buluşur.

Anahtar Kavram

Retina tabakaları arasındaki sinaptik organizasyon: Fotoreseptör-Bipolar sinapsı dış pleksiform tabakada, Bipolar-Ganglion sinapsı iç pleksiform tabakada gerçekleşir.
Soru 14Soru

Koku bölgesinde epitel altındaki bağ dokusunda (lamina propria) yerleşen, ürettikleri seröz sıvı ile koku moleküllerinin çözünmesini sağlayan ve koku silyalarını sürekli yıkayarak yeni uyarılara hazırlayan yapılar aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bowman bezleri

Cevap

Bowman bezleri, koku mukozasının lamina propriasında yer alan ve solvent (çözücü) fonksiyonu gören seröz bezlerdir.
Doğru yanıt olan bezler, olfaktör mukoza lamina propriasında yerleşmiş dallı tubuloalveoler seröz bezlerdir. Salgıları, koku moleküllerinin çözünmesini sağlayarak reseptör proteinlerine ulaşmalarına yardımcı olur ve yüzeyi temizleyerek adaptasyonu engeller.

Adım Adım Çözüm

1
Koku bölgesinin (olfaktör mukoza) anatomik katmanlarını analiz edin.
Bu bölge özelleşmiş bir epitel ve altında lamina propria tabakasından oluşur.
Soruda istenen yapının yerleşim yeri lamina propriadır.
2
Lamina propriadaki salgı bezlerinin fonksiyonunu değerlendirin.
Seröz salgı koku moleküllerini çözer ve silyaları temizler.
Koku duyusunun sürekliliği için bu fonksiyon kritiktir.
3
Bu özellikleri karşılayan spesifik bez yapısını tanımlayın.
Bowman bezleri (olfaktör bezler).
Belirtilen konum ve fonksiyona uyan tek yapı budur.

Anahtar Kavram

Bowman bezleri (Olfaktör bezler), koku molekülleri için solvent ortam hazırlayan ve koku reseptörlerini yeni uyarılar için temizleyen seröz bezlerdir.

İpuçları

1
Bu bezler koku epitelinin hemen altındaki bağ dokusunda bulunur.
2
Ürettikleri seröz sıvı, koku molekülleri için bir 'çözücü' (solvent) ortamı sağlar.
3
Tıbbi literatürde 'olfaktör bezler' olarak da bilinirler.

Daha Fazla Pratik

Koku epitelindeki bipolar nöronların rejenerasyon yeteneğini ve sustentaküler hücrelerin P450 enzim içeriğini gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 15Soru

İç kulakta Corti organının histolojik organizasyonu incelendiğinde; dış tüy hücrelerinin (outer hair cells) apikal stereosilyaları yüksek K+K^+ konsantrasyonuna sahip endolenf içerisinde yer alırken, bu hücrelerin gövdelerinin (bazolateral yüzeyler) banyo yaptığı iç ortamın perilenfe benzer şekilde yüksek Na+Na^+ ve düşük K+K^+ konsantrasyonuna sahip 'kortilenf' (cortilymph) olduğu görülür. Tüy hücrelerinin apikal yüzeyi ile bazolateral yüzeyi arasındaki bu keskin iyonik farkın korunmasını sağlayan 'retiküler lamina' bariyerinin oluşumuna, tüy hücreleri ile birlikte katılan spesifik hücre ve uzantısı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dış falangeal (Deiters) hücrelerinin falangeal uzantıları

Cevap

Dış falangeal (Deiters) hücrelerinin falangeal uzantıları, dış tüy hücrelerinin apikal uçları ile sıkı bağlantılar kurarak retiküler laminayı oluşturur ve endolenf ile kortilenfi birbirinden ayırır.
Dış falangeal (Deiters) hücreleri, dış tüy hücrelerinin bazolateral kısımlarını destekleyen hücrelerdir. Bu hücrelerin gövdelerinden ayrılan ince 'falangeal uzantılar', tüy hücrelerinin apikal seviyesine kadar yükselir ve burada tüy hücrelerinin uçlarıyla genişleyerek birleşir. Bu birleşim yerindeki sıkı bağlantı kompleksleri (zonula occludens), endolenfin hücre gövdelerine sızmasını önleyen retiküler laminayı oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
İç kulaktaki sıvı kompartmanlarının iyonik özelliklerini analiz edin.
Endolenf (Skala media) yüksek K+K^+ içerirken, Corti organı içindeki boşluklarda (Nuel aralığı ve Corti tüneli) bulunan kortilenf, perilenf gibi yüksek Na+Na^+ içerir.
Tüy hücrelerinin depolarizasyonu için stereosilyaların yüksek K+K^+ ortamında, hücre gövdesinin ise düşük K+K^+ ortamında olması gerekir.
2
Retiküler laminanın (kan-endolenf bariyeri benzeri yapı) bileşenlerini tanımlayın.
Retiküler lamina; tüy hücrelerinin apikal kısımları ile destek hücrelerinin (özellikle falangeal hücreler) uzantılarının birbirine sıkı bağlantılarla (zonula occludens) bağlanmasıyla oluşur.
Bu yapı, iyonların kontrolsüz geçişini engelleyen fiziksel ve kimyasal bir settir.
3
Dış tüy hücrelerini destekleyen spesifik hücre tipini belirleyin.
Dış falangeal hücreler (Deiters hücreleri), dış tüy hücrelerini alttan bir kadeh gibi sarar ve 'falangeal uzantı' adı verilen ince bir kolu yukarı, retiküler laminaya gönderir.
Bu uzantılar laminadaki boşlukları doldurarak bariyerin sürekliliğini sağlar.

Anahtar Kavram

Retiküler lamina; dış tüy hücreleri ve Deiters hücrelerinin falangeal uzantıları arasındaki sıkı bağlantılarla oluşarak endolenf ve kortilenfi birbirinden ayıran kritik bir histolojik bariyerdir.
Soru 16Soru

Periferik sinir sisteminde miyelin kılıf oluşumu ve Schwann hücrelerinin fonksiyonel özellikleri dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir Schwann hücresi, periferik bir aksonda sadece bir internod segmentini miyelinler.

Cevap

Bir Schwann hücresi, periferik bir aksonda sadece bir internod segmentini miyelinler.
Doğru ifade, her bir Schwann hücresinin sadece tek bir aksonun belirli bir bölümünü (internod) miyelinlediğini belirtmektedir. Bu, PSS'deki miyelin kılıfın yapısal birimidir ve Schwann hücrelerinin fonksiyonel kapasitesini tanımlar.

Adım Adım Çözüm

1
Schwann hücrelerinin yerleşimini ve temel görevini belirle.
Schwann hücreleri Periferik Sinir Sistemi'nde (PSS) bulunur ve aksonların etrafında miyelin kılıf oluşturmakla görevlidir.
PSS ve MSS arasındaki glia hücresi farkını ayırt etmek temel histolojik bilgidir.
2
Miyelinasyon mekanizmasını ve hücre-akson oranını analiz et.
PSS'de bir Schwann hücresi sadece bir aksonun bir internod segmentini sarar. MSS'de ise bir oligodendrosit 50'ye kadar aksonu miyelinleyebilir.
Bu 'bire bir' ilişkisi Schwann hücrelerini karakterize eden en önemli farktır.

Anahtar Kavram

Periferik sinir sisteminde miyelinasyon sadece Schwann hücreleri tarafından ve her hücrenin tek bir akson segmentine (internod) odaklanmasıyla gerçekleştirilir.
Tahmini Süre:45s
Soru 17Soru

Sinir sisteminde aksonların miyelinasyon süreci ve oluşan miyelin kılıfın organizasyonu incelendiğinde; Periferik Sinir Sistemi (PSSPSS) ve Merkezi Sinir Sistemi (MSSMSS) arasındaki yapısal ve moleküler farklarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: PSSPSS'de miyelin kılıfı oluşturan Schwann hücreleri bir bazal lamina ile çevriliyken, MSSMSS'de oligodendrositlerin ve miyelinli liflerin çevresinde bazal lamina bulunmaz.

Cevap

PSSPSS'de miyelin yapan Schwann hücrelerinin bazal lamina ile çevrili olması, MSSMSS'deki oligodendrositlerden en temel farklarından biridir.
PSSPSS'de Schwann hücreleri, her bir akson segmentini sararken dış yüzeylerinde glikokaliks ve bazal laminadan oluşan bir kılıf bulundururlar. Bu yapı, sinir lifinin rejenerasyon kapasitesi ve bağ dokusu ile ilişkisi açısından kritiktir. MSSMSS'de ise oligodendrositler bazal lamina içermez ve nöropil adı verilen karmaşık ağ yapısı içinde yer alırlar.

Adım Adım Çözüm

1
PSSPSS ve MSSMSS miyelinasyonundaki hücresel farkları analiz et.
Schwann hücreleri (PSSPSS) bazal lamina içerir ve 1:1 oranında miyelinler; oligodendrositler (MSSMSS) bazal lamina içermez ve 1:çok oranında miyelinler.
Miyelin yapan hücrelerin morfolojik ve çevresel ilişkileri farklıdır.
2
Moleküler bileşenleri (proteinleri) karşılaştır.
PSSPSS'de P0P0 ve PMP22PMP22 spesifiktir; MSSMSS'de PLPPLP spesifiktir; MBPMBP her ikisinde de ortaktır.
Protein kompozisyonu miyelin kılıfın kompaktlığını ve stabilitesini belirler.
3
Miyelinsiz liflerin organizasyonuna bak.
PSSPSS'de Remak demetleri Schwann hücresine gömülüdür; MSSMSS'de miyelinsiz lifler genellikle çıplaktır.
Glia-akson ilişkisi miyelinsiz liflerde de sistemler arasında farklılık gösterir.

Anahtar Kavram

Periferik ve Merkezi sinir sisteminde miyelinasyon farkları (Hücresel oran, protein içeriği ve bazal lamina varlığı).

İpuçları

1
Miyelin yapan hücrelerin (SchwannSchwann vs OligodendrositOligodendrosit) çevrelerindeki bağ dokusu ve bazal lamina varlığını düşünün.
2
PLPPLP ve PMP22PMP22 proteinlerinin hangi sinir sistemi bölümüne (MSSMSS veya PSSPSS) özgü olduğunu hatırlayın.
3
Bir Schwann hücresi sadece bir segmenti miyelinlerken, bir oligodendrosit birçok aksona uzantı gönderebilir.

Daha Fazla Pratik

Miyelin kılıfın kompaktlaşmasında her iki sistemde de ortak olan MBPMBP (Miyelin Temel Proteini) eksikliğinde görülen patolojileri (örneğin Multipl Skleroz) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 18Soru

Dolaşım sistemine verilen tripan mavisi gibi büyük moleküllü boyaların beyin dokusunu boyamadığı, ancak koroid pleksus ve sirkümventriküler organlar dışındaki bölgelere geçemediği bilinmektedir. Beyin kapillerlerinde bu geçişi engelleyen ve kan-beyin bariyerinin (KBB) yüksek elektriksel direncinden sorumlu olan esas histolojik yapı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Endotel hücreleri arasında yer alan zonula occludens (sıkı bağlantı) kuşakları

Cevap

Endotel hücreleri arasında yer alan zonula occludens (sıkı bağlantı) kuşakları
Kan-beyin bariyerinin (KBB) anatomik temelini, beyin kapillerlerini döşeyen endotel hücreleri arasında bulunan ve 'zonula occludens' (tight junction/sıkı bağlantı) adı verilen özelleşmiş bağlantı kompleksleri oluşturur. Bu bağlantılar, bitişik endotel hücrelerinin membranlarını kaynaştırarak moleküllerin hücreler arası (parasellüler) alandan serbestçe geçmesini engeller. Bu durum, KBB'ye karakteristik yüksek elektriksel direncini kazandırır. Claudin ve occludin proteinleri bu yapının en önemli bileşenleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Sorudaki temel kavramı belirle
Soru, kan-beyin bariyerinde madde geçişini engelleyen 'esas' anatomik yapıyı sormaktadır.
Bariyerin birden fazla bileşeni vardır (endotel, bazal membran, astrosit, perisit), ancak biri fiziksel sızdırmazlığı sağlar.
2
Astrositlerin ve endotelin rollerini ayırt et
Astrosit ayakçıkları (end-feet) kapillerleri sarar ve bariyer özelliklerini indükler (sinyal gönderir), ancak sıkı bağlantıları oluşturmaz.
Sık yapılan bir hata, astrositlerin fiziksel engeli oluşturduğunu düşünmektir.
3
Doğru yapıyı tespit et
Endotel hücrelerini birbirine 'dikilmiş' gibi bağlayan ve molekül geçişini engelleyen yapı zonula occludens (tight junction) kompleksidir.
Bu bağlantılar, parasellüler yolu kapatarak yüksek elektriksel direnç ve seçici geçirgenlik sağlar.

Anahtar Kavram

Kan-beyin bariyeri (KBB), esas olarak beyin kapiller endotel hücreleri arasındaki zonula occludens (sıkı bağlantılar) tarafından oluşturulur. Astrosit ayakçıkları bu yapının oluşumunu indükler.
Soru 19Soru

Sinir sisteminde yer alan nöroglia hücrelerinin morfolojik, gelişimsel ve fonksiyonel özellikleri ile ilgili aşağıdaki karşılaştırmalardan hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Merkezi sinir sistemi yaralanmalarında oligodendrositler, hasarlı bölgede bazal lamina tüpleri oluşturarak aksonal rejenerasyon için rehberlik sağlarlar.

Cevap

Merkezi sinir sistemi yaralanmalarında oligodendrositlerin bazal lamina tüpleri oluşturarak aksonal rejenerasyonu sağladığı ifadesi yanlıştır.
Merkezi sinir sisteminde (MSSMSS) rejenerasyon son derece kısıtlıdır. Bunun temel nedenlerinden biri, miyelin yapan oligodendrositlerin periferik sinir sistemindeki (PSSPSS) Schwann hücrelerinin aksine bir bazal lamina içermemesidir. PSSPSS'de Schwann hücrelerinin bazal laminası, akson hasar görse bile kalıcı bir tüp (endonöral tüp) oluşturarak yeni aksonun büyümesine rehberlik eder. Ayrıca oligodendrositler rejenerasyonu inhibe eden proteinler salgılarken, astrositler fiziksel bir bariyer (glial skar) oluştururlar.

Adım Adım Çözüm

1
Nöroglia hücrelerinin embriyolojik kökenlerini ve fagositoz yeteneklerini karşılaştırın.
Mikrogliaların mezenşimal (monosit), diğer makrogliaların ise nöral ektoderm kökenli olduğu ve mikrogliaların fagositoz yaptığı doğrulanır.
Glia hücrelerinin gelişimsel farklılıklarını doğrulamak için.
2
Merkezi ve periferik sinir sistemindeki miyelinasyon mekanizmalarını ve yapısal destekleri analiz edin.
Oligodendrositlerin çok sayıda aksonu miyelinlediği ve bazal lamina içermediği, Schwann hücrelerinin ise tek segment miyelinlediği ve bazal lamina içerdiği görülür.
MSSMSS ve PSSPSS arasındaki yapısal farkları saptamak için.
3
Astrositlerin ara filaman içeriğini ve sinir hasarına verdikleri yanıtı inceleyin.
Astrositlerin GFAPGFAP içerdiği ve hasar durumunda çoğalarak gliozis (skar) oluşturduğu doğrulanır.
Astrositlerin fonksiyonel rollerini netleştirmek için.
4
Sinir sistemi hasarı sonrası rejenerasyon sürecindeki glial rolleri değerlendirin.
MSSMSS'deki oligodendrositlerin bazal lamina eksikliği nedeniyle rejenerasyonu desteklemediği, aksine inhibe ettiği; PSSPSS'de ise Schwann hücrelerinin bazal lamina ile rehberlik ettiği sonucuna varılır.
Soru kökündeki yanlış ifadeyi belirlemek için.

Anahtar Kavram

MSS ve PSS glia hücreleri arasındaki miyelinasyon kapasitesi, bazal lamina varlığı ve rejenerasyon potansiyeli farkları.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 20Soru

Periferik sinir sisteminin (PSS) histolojik organizasyonu, sinir kılıflarının moleküler bileşenleri ve ganglion tiplerinin ayırıcı özellikleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Perineuryum, kan-sinir bariyerini oluşturan, birbirlerine zonula occludens tipi bağlantılarla tutunmuş ve bazal lamina ile çevrili yassı epitelyoid hücrelerden oluşur.

Cevap

Perineuryumun kan-sinir bariyerini oluşturan sıkı bağlantılı ve epitelyoid özellikli hücrelerden oluştuğunu belirten ifade doğrudur.
Perineuryum tabakası, periferik sinirlerde kan-sinir bariyerini (blood-nerve barrier) oluşturan özelleşmiş bir yapıdır. Bu tabakayı oluşturan yassı hücreler birbirlerine zonula occludens (sıkı bağlantılar) ile bağlıdır ve her iki yüzlerinde bazal lamina bulunur. Bu hücreler ayrıca aktin filamentleri içerdikleri için kontraktil (epitelyoid/miyofibroblastik) özellik gösterirler.

Adım Adım Çözüm

1
Sinir kılıflarının (epineuryum, perineuryum, endoneuryum) organizasyonunu analiz et.
Epineuryum en dışta (Tip I kollajen), perineuryum fasikül çevresinde (bariyer özelliği), endoneuryum lif çevresindedir (Tip III kollajen).
Kılıfların hiyerarşik yapısını anlamak doğru tabakayı belirlemek için gereklidir.
2
Perineuryumun hücresel ve moleküler özelliklerini değerlendir.
Perineuryum hücrelerinin zonula occludens (sıkı bağlantı) içerdiği ve bariyer oluşturduğu saptandı.
Bu özellik perineuryumu diğer bağ dokusu kılıflarından ayıran en spesifik özelliktir.
3
Ganglion tiplerinin morfolojik farklarını karşılaştır.
Spinal ganglionlar periferik kümelenme gösterirken otonom ganglionlar dağınık yerleşimlidir.
TUS sınavında ganglion ayırıcı tanısı için bu yerleşim farkı kritiktir.

Anahtar Kavram

Perineuryumun kan-sinir bariyeri oluşturma kapasitesi ve PSS ganglionlarının ayırıcı morfolojisi.
Sayfa 1 / 17Sonraki