Acil ve Yoğun Bakım

284 soru

Soru 241Soru

33 yaşında bir çocuk, evde oyun oynarken aniden yere yığılmış halde bulunuyor. Olay yerinde bulunan bir sağlık çalışanı yaptığı değerlendirmede çocuğun yanıtsız olduğunu, solunumun olmadığını ve nabız alınamadığını saptıyor. Çevrede yardım edecek başka kimse yokken canlandırma işlemine başlayan sağlık çalışanı, 22 dakika sonra yardıma gelen bir iş arkadaşı ile birlikte müdahaleye devam ediyor.

Güncel pediatrik ileri yaşam desteği kılavuzlarına göre, iki sağlık personeli ile devam edilen bu temel yaşam desteği sürecinde uygulanması gereken göğüs basısı/ventilasyon oranı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 15:215:2

Cevap

İki sağlık personeli ile yapılan pediatrik temel yaşam desteğinde göğüs basısı/ventilasyon oranı 15:215:2 olmalıdır.
Güncel kılavuzlara göre, bebek (yenidoğan hariç) ve çocuklarda tek kurtarıcı varsa göğüs basısı/ventilasyon oranı 30:230:2 iken; iki sağlık personeli (eğitimli kurtarıcı) müdahale ediyorsa bu oran 15:215:2 olarak uygulanır. Bu durumun temel sebebi, çocuklardaki arrestlerin genellikle solunumsal nedenli olması ve daha sık ventilasyon desteğine ihtiyaç duyulmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın yaş grubunu ve kurtarıcı sayısını belirleyin.
Hasta 33 yaşında (pediatrik) ve müdahale iki sağlık personeli (çift kurtarıcı) ile yapılıyor.
CPR oranları hastanın yaşına (yenidoğan, çocuk, yetişkin) ve kurtarıcı sayısına göre değişiklik gösterir.
2
Güncel pediatrik temel yaşam desteği (PBLS) kılavuzundaki oranları hatırlayın.
Tek kurtarıcı için 30:230:2, iki kurtarıcı için 15:215:2 oranı önerilir.
Pediatrik arrestlerin çoğunlukla asfiksi kaynaklı olması nedeniyle çift kurtarıcı varlığında ventilasyon desteğinin artırılması (15:215:2) hedeflenir.

Anahtar Kavram

Pediatrik temel yaşam desteğinde kurtarıcı sayısına göre bası/ventilasyon oranlarının değişimi.

Daha Fazla Pratik

İleri havayolu (entübasyon) sağlandıktan sonraki bası ve ventilasyon hızlarını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 242Soru

Kapalı alan yangınından kurtarılan 66 yaşındaki bir çocuk acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde bilincinin kapalı olduğu, ağız ve burun çevresinde is (kurum) bulunduğu görülüyor. Arteriyel kan gazında derin metabolik asidoz ve laktat yüksekliği saptanıyor. Hastada duman inhalasyonuna bağlı eş zamanlı karbonmonoksit ve siyanür zehirlenmesi düşünülüyor.

Buna göre, hastada olası siyanür toksisitesinin tedavisi amacıyla aşağıdaki ajanlardan hangisinin kullanılması, oksijen taşıma kapasitesini daha da bozarak doku hipoksisini derinleştirebileceği için tercih edilmemelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sodyum nitrit

Cevap

Sodyum nitrit
Doğru yanıt olan sodyum nitrit, siyanürü dokulardan çekebilmek için kandaki hemoglobini methemoglobine çevirir. Kapalı alan yangınlarında hastalar genellikle aynı zamanda karbonmonoksit zehirlenmesi de yaşarlar. Karbonmonoksit hemoglobine bağlanarak karboksihemoglobin oluşturur ve kanın oksijen taşıma kapasitesini düşürür. Bunun üzerine sodyum nitrit verilerek sağlam kalan hemoglobinlerin de methemoglobine dönüştürülmesi, hastanın kanının oksijen taşıma kapasitesini tamamen tüketerek doku hipoksisini derinleştirir ve hastayı kaybedilme noktasına getirebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu analiz et.
Kapalı alan yangını, ağızda is ve derin laktik asidoz bulguları duman inhalasyonuna bağlı karbonmonoksit ve siyanür zehirlenmesi birlikteliğini gösterir.
Siyanür hücresel solunumu durdurarak şiddetli laktik asidoza yol açarken, karbonmonoksit karboksihemoglobin oluşturarak oksijen taşınmasını bozar.
2
Siyanür antidotlarının etki mekanizmalarını değerlendir.
Amil nitrit ve sodyum nitrit methemoglobin oluşturarak etki ederken; hidroksokobalamin doğrudan siyanüre bağlanır.
Antidotun etki mekanizması, eşlik eden karbonmonoksit zehirlenmesi varlığında hastanın hemodinamik dengesini etkiler.
3
Tedavinin fizyolojik etkilerini hastanın mevcut durumuyla birleştir.
Karboksihemoglobinemi nedeniyle oksijen taşıma kapasitesi zaten azalmış bir hastada, sodyum nitrit ile ek bir methemoglobinemi yaratmak doku hipoksisini ölümcül hale getirebilir.
Duman inhalasyonu vakalarında siyanür tedavisi için hemoglobini etkilemeyen hidroksokobalamin tercih edilmelidir.

Anahtar Kavram

Duman İnhalasyonunda Siyanür Zehirlenmesi Yönetimi

İpuçları

1
Karbonmonoksit (CO) zehirlenmesinde hastanın hemoglobininin oksijen taşıma kapasitesi halihazırda azalmıştır. Hangi siyanür antidotu da hemoglobini değiştirerek bu kapasiteyi daha da düşürür?
2
Klasik siyanür antidotlarından bazıları, siyanürü bağlayabilmek amacıyla kanda yapay bir methemoglobinemi tablosu oluşturur.

Daha Fazla Pratik

Karbonmonoksit zehirlenmesinde hiperbarik oksijen tedavisi endikasyonlarını gözden geçiriniz.

Alternatif Yöntem

Soruyu hastanın kanında halihazırda bulunan karboksihemoglobin yüküyle, seçeneklerdeki antidotların yan etkilerini eşleştirerek çözebilirsiniz. İki farklı disfonksiyonel hemoglobinin (Karboksihemoglobin + Methemoglobin) aynı anda var olması hayatla bağdaşmaz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 243Soru

44 yaşında bir erkek çocuk, yaklaşık 3.53.5 metre yükseklikteki bir balkondan beton zemine düşme sonrası acil servise getiriliyor. Olay yerinde kısa süreli bilinç kaybı öyküsü olan hastanın ilk muayenesinde pediatrik Glasgow Koma Skalası (pGKS) puanı 1414 (G:4,S:4,M:6G:4, S:4, M:6) olarak saptanıyor. Acil servisteki takibinin ikinci saatinde hastanın bilinci hızla kapanıyor; sağ pupili dilate ve ışık refleksine yanıtsız hale gelirken, sol ekstremitelerinde deserebre postür gelişiyor. Hastanın kan basıncı 145/95 mmHg145/95 \text{ mmHg}, nabzı 52/dakika52/\text{dakika} ve solunumu düzensiz olarak ölçülüyor. Bu hastanın acil yönetimi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi en doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Klinik tabloda beyin herniasyonu bulguları (uncal herniasyon) mevcut olduğundan, beyin cerrahisi konsültasyonu ile eş zamanlı olarak %3'lük hipertonik salin veya mannitol infüzyonu başlanmalıdır.

Cevap

Beyin herniasyonu bulguları olan hastada acil cerrahi konsültasyon ile birlikte %3'lük hipertonik salin veya mannitol tedavisi başlanmalıdır.
Hastada görülen yüksek kan basıncı, düşük nabız ve düzensiz solunum 'Cushing Triadı'dır ve kafa içi basıncının aşırı arttığını gösterir. Sağ pupilde dilatasyon (ışık refleksinin kaybı) ve karşı vücut yarısında deserebre postür gelişmesi, beyin dokusunun tentorium cerebelli üzerinden aşağı doğru fıtıklaştığını (sağ uncal herniasyon) kanıtlar. Bu durum bir tıbbi acildir ve hızla kafa içi basıncı düşüren hiperozmolar ajanların (mannitol veya %3 hipertonik salin) verilmesini ve cerrahi boşaltma için beyin cerrahisi müdahalesini gerektirir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik bulgularını analiz et.
Cushing Triadı (Hipertansiyon, bradikardi, düzensiz solunum) ve sağ uncal herniasyon (sağ pupil dilatasyonu, sol deserebre postür) saptandı.
Yüksekten düşme sonrası gelişen bu tablo akut epidural veya subdural hematoma bağlı KİBAS ve herniasyonu gösterir.
2
Kritik müdahale önceliklerini belirle.
Hava yolu güvenliği (entübasyon), hiperozmolar tedavi ve cerrahi dekompresyon.
Kalıcı beyin hasarını ve ölümü önlemek için kafa içi basıncının hızla düşürülmesi gerekir.
3
Kontrendikasyonları değerlendir.
Lomber ponksiyon ve rutin agresif hiperventilasyon dışlandı.
Lomber ponksiyon herniasyonu tetikler; agresif hiperventilasyon ise serebral kan akımını azaltarak iskemiye yol açar.

Anahtar Kavram

Pediatrik Kafa Travmasında Uncal Herniasyon ve KİBAS Yönetimi
Soru 244Soru

4 yaşında bir erkek çocuk, evdeki banyo küvetinde yaklaşık 66 dakika su altında kalmış halde bulunuyor. Olay yerine gelen sağlık ekipleri, çocukta spontan solunum ve nabız saptamamaları üzerine iki kurtarıcı ile temel yaşam desteğine başlıyor. Ekiplerin müdahale sırasında standart "C-A-B" (Göğüs basısı-Havayolu-Solunum) sırasını izlediği ve 30:230:2 kompresyon/ventilasyon oranıyla devam ettiği gözleniyor.

Suda boğulma vakalarına özgü resusitasyon ilkeleri ve pediatrik ileri yaşam desteği (PALSPALS) rehberleri düşünüldüğünde, bu müdahaledeki hatalar ve izlenmesi gereken en uygun yaklaşım ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Suda boğulma primer bir hipoksik olay olduğu için "A-B-C" sırası izlenmeli ve resusitasyona 5 kurtarıcı soluk ile başlanmalıdır.

Cevap

Suda boğulma primer bir hipoksik olay olduğu için A-B-C sırası izlenmeli ve resusitasyona 5 kurtarıcı soluk ile başlanmalıdır.
Suda boğulma vakaları asfiksiyal (primer solunumsal) arrest grubuna girer. Pediatrik İleri Yaşam Desteği (PALSPALS) rehberlerine göre, bu tür vakalarda standart kardiyak resusitasyondaki 'C-A-B' (bası-havayolu-solunum) sırası yerine, oksijenasyonu ön plana alan 'A-B-C' sırası izlenmelidir. Resusitasyona 5 kurtarıcı soluk ile başlanması, hipoksiyi hızla düzeltmek için en uygun yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Vakanın arrest nedenini analiz etme
Suda boğulma (asfiksiye bağlı primer solunumsal arrest)
Suda boğulmada temel sorun suyun havayolunu kapatması veya sürfaktanı bozmasıyla gelişen ağır hipoksidir.
2
Resusitasyon sırasını belirleme (PALS protokolü)
Standart C-A-B yerine A-B-C sırası ve başlangıçta 5 kurtarıcı soluk
Primer solunumsal arrestlerde oksijenasyonun hızla sağlanması, kardiyak çıktının sağlanmasından daha önceliklidir.
3
Kurtarıcı sayısına göre CPR oranını düzenleme
İki kurtarıcı için 15:215:2 kompresyon/ventilasyon oranı
Çocuklarda iki kurtarıcı olduğunda ventilasyon sayısını artırmak (15:2) hipoksiyi düzeltmede daha etkilidir.

Anahtar Kavram

Suda boğulmada resusitasyon önceliği oksijenasyondur (A-B-C sırası ve kurtarıcı soluklar).

Daha Fazla Pratik

Suda boğulma sonrası akciğerlerde sürfaktan denatürasyonu (tatlı su) ve sürfaktan yıkımı (tuzlu su) mekanizmalarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 245Soru

77 yaşında bir erkek çocuk, beyzbol maçı sırasında başına sert bir top isabet etmesi sonucu yere düşüyor. Olaydan hemen sonra bilinci açık olan ve yaklaşık 4545 dakika boyunca yedek kulübesinde oturan çocuğun, daha sonra şiddetli baş ağrısı ve fışkırır tarzda kusması oluyor. Acil servise getirildiğinde letarjik olan hastanın nörolojik muayenesinde; gözlerini sesli uyaranla açtığı (33), anlamsız kelimelerle konuştuğu (33) ve ağrılı uyarana ekstremitesini çekerek yanıt verdiği (44) saptanıyor. Vital bulgularında kan basıncı 140/90140/90 mmHg, nabız 5555 atım/dakika ve düzensiz solunum gözleniyor. Bu hasta için en olası tanı ve planlanması gereken en uygun tetkik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Epidural hematom - Kontrastsız kraniyal bilgisayarlı tomografi

Cevap

Epidural hematom tanısı ve kontrastsız kraniyal bilgisayarlı tomografi tetkiki
Hastanın kafa travması sonrası yaşadığı 'lucid interval' (geçici iyilik hali), ardından hızla gelişen pGKS düşüşü ve Cushing triadı (hipertansiyon, bradikardi, solunum düzensizliği) tipik bir epidural hematom tablosunu ve ciddi artmış kafa içi basıncı (KİBAS) durumunu yansıtmaktadır. PECARN kriterlerine göre de bu derece ciddi travma bulguları olan çocuklarda ilk seçilecek görüntüleme yöntemi kontrastsız kraniyal bilgisayarlı tomografidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik öyküyü analiz et
Travma sonrası 'lucid interval' (geçici iyilik hali) saptandı.
Epidural hematomda arteriyel kanama (genellikle a. meningea media) öncesi kısa süreli bilinç açıklığı karakteristiktir.
2
Vital bulguları ve nörolojik skoru yorumla
Hipertansiyon, bradikardi ve solunum düzensizliği (Cushing Triadı) ile pGKS 10 saptandı.
Bu bulgular kafa içi basınç artışının (KİBAS) ve olası herniasyonun göstergesidir.
3
Uygun tanısal tetkiki belirle
Kontrastsız acil kraniyal bilgisayarlı tomografi (BT) planlandı.
Kafa travmalarında akut kanamayı ve KİBAS'ı en hızlı gösteren altın standart yöntemdir.
4
Kontrendikasyonları gözden geçir
Lomber ponksiyon (LP) kesinlikle dışlandı.
KİBAS varlığında LP yapmak beyin sapı herniasyonuna neden olabilir.

Anahtar Kavram

Epidural hematomun klinik seyri (lucid interval) ve KİBAS bulguları varlığında tanısal yaklaşım.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 246Soru

44 yaşında ve 16 kg16\text{ kg} ağırlığında bir çocuk, ağır solunum sıkıntısı ve konfüzyon şikayetiyle acil servise getiriliyor. Yapılan ilk değerlendirmede hava yolu açılıp 100%100\% oksijen ile balon-maske ventilasyonu başlanmasına rağmen, hastanın nabzı 45/dk45\text{/dk} ölçülüyor ve zayıf perfüzyon bulguları (kapiller dolum zamanı >3 saniye> 3\text{ saniye}, soğuk ekstremiteler) devam ediyor. İki sağlık personeli tarafından müdahale edilen bu hastada, bir sonraki adımda uygulanması gereken göğüs basısı/ventilasyon oranı ve ilk doz adrenalin miktarı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 15:215:2 oranında CPR başlanması ve 0.16 mg0.16\text{ mg} adrenalin uygulanması

Cevap

İki kurtarıcı varlığında 15:215:2 oranında CPR başlanması ve 0.16 mg0.16\text{ mg} adrenalin uygulanması doğrudur.
Çocuklarda bradikardi genellikle hipoksiye sekonder gelişir. Yeterli oksijenizasyon ve ventilasyona rağmen nabız hızı 60/dk60\text{/dk}'nın altında kalmaya devam ediyor ve eşlik eden zayıf perfüzyon bulguları varsa, kalp debisi yetersiz kabul edilerek CPR'a başlanması zorunludur. İki sağlık personeli müdahale ettiğinde göğüs basısı/ventilasyon oranı 15:215:2 olarak uygulanır. İleri yaşam desteği aşamasında adrenalin dozu 0.01 mg/kg0.01\text{ mg/kg} olarak hesaplandığında, 16 kg16\text{ kg} olan çocuk için 0.16 mg0.16\text{ mg} doz elde edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın mevcut klinik durumunun ve nabız hızının değerlendirilmesi.
Nabız <60/dk< 60\text{/dk} ve perfüzyon bozukluğu (şok bulguları) tespit edildi.
Pediatrik bradikardi algoritmasında CPR'a başlama eşiği, ventilasyona rağmen düzelmeyen <60/dk< 60\text{/dk} nabızdır.
2
Kurtarıcı sayısına göre uygun göğüs basısı/ventilasyon oranının belirlenmesi.
İki sağlık personeli olduğu için oran 15:215:2 olarak belirlendi.
Tek kurtarıcıda 30:230:2, iki kurtarıcıda 15:215:2 oranı ventilasyonun daha sık yapılmasına olanak tanır.
3
Hastanın ağırlığına göre adrenalin dozunun hesaplanması.
16 kg×0.01 mg/kg=0.16 mg16\text{ kg} \times 0.01\text{ mg/kg} = 0.16\text{ mg} adrenalin.
Pediatrik ileri yaşam desteğinde adrenalin dozu her zaman 0.01 mg/kg0.01\text{ mg/kg} üzerinden hesaplanır.

Anahtar Kavram

Pediatrik bradikardi yönetiminde CPR endikasyonu ve ilaç dozlaması.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 247Soru

1010 yaşında ve 32 kg32\text{ kg} ağırlığındaki bir çocuk, hastanede ani gelişen kardiyak arrest sonrası canlandırma ünitesine alınıyor. Ritim monitörizasyonunda Nabızsız Ventriküler Taşikardi (nVT) saptanıyor. İlk şok 2 J/kg2\text{ J/kg} (64 J64\text{ J}) dozunda uygulanıyor ve 22 dakika kesintisiz KPR yapılıyor. İkinci ritim kontrolünde nVT'nin devam ettiği görülüyor; ikinci şok 4 J/kg4\text{ J/kg} (128 J128\text{ J}) dozunda veriliyor ve hemen ardından IV Epinefrin (0.01 mg/kg0.01\text{ mg/kg}) uygulanıyor. KPR devam ederken hasta endotrakeal yolla entübe ediliyor. Üçüncü ritim kontrolünde nVT'nin hala devam ettiği saptanıyor.

Bu aşamada uygulanması gereken defibrilasyon dozu, tercih edilecek antiaritmik ilaç ve uygulanacak ventilasyon stratejisi aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 4 J/kg4\text{ J/kg} defibrilasyon, Amiodaron (5 mg/kg5\text{ mg/kg}) ve kesintisiz göğüs basısı eşliğinde her 232-3 saniyede bir soluk (2030/dk20-30\text{/dk})

Cevap

4 J/kg defibrilasyon, Amiodaron (5 mg/kg) ve kesintisiz göğüs basısı eşliğinde her 2-3 saniyede bir soluk (20-30/dk) olan uygulama en uygundur.
Doğru yanıt olan seçenek, PALS 2020 kılavuzundaki güncel parametreleri tam olarak karşılamaktadır. Şoka dirençli VF/nVT durumunda 3. defibrilasyon girişimi en az 4 J/kg4\text{ J/kg} enerji ile yapılmalı ve bu aşamada algoritmaya antiaritmik ilaçlar (Amiodaron veya Lidokain) dahil edilmelidir. Ayrıca, pediatrik hastalarda ileri hava yolu sağlandıktan sonra uygulanması gereken ventilasyon hızı, yetişkinlerden farklı olarak dakikada 203020-30 soluk (her 232-3 saniyede bir) olacak şekilde güncellenmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Ritmin ve mevcut durumun analizi
Şoka dirençli nVT saptandı. Hasta entübe edilmiş durumda.
Üçüncü şok öncesi müdahale planını belirlemek için hastanın ritmi ve hava yolu durumu değerlendirilmelidir.
2
Defibrilasyon dozunun hesaplanması
Defibrilasyon enerjisi 4 J/kg×32 kg=128 J4\text{ J/kg} \times 32\text{ kg} = 128\text{ J}.
Pediatrik algoritmalarda 2. şoktan itibaren doz en az 4 J/kg4\text{ J/kg} olmalıdır (maksimum 10 J/kg10\text{ J/kg} veya erişkin dozu).
3
Antiaritmik seçimi ve doz hesabı
Amiodaron 5 mg/kg×32 kg=160 mg5\text{ mg/kg} \times 32\text{ kg} = 160\text{ mg} IV/IO.
Şoka dirençli VF/nVT'de amiodaron veya lidokain 3. şok sonrası döngüde uygulanır.
4
Ventilasyon hızının güncel kılavuza göre belirlenmesi
İleri hava yolu (endotrakeal tüp) varlığında: Her 232-3 saniyede 11 soluk (2030 soluk/dk20-30\text{ soluk/dk}).
PALS 2020 güncellenmiş kılavuzuna göre pediatrik resüsitasyonda ileri hava yolu sonrası ventilasyon hızı dakikada 203020-30 soluk olarak revize edilmiştir.

Anahtar Kavram

Pediatrik ileri yaşam desteğinde şoka dirençli ritim yönetimi ve ileri hava yolu sonrası ventilasyon hızı güncellemeleri.

Daha Fazla Pratik

Resüsitasyon sırasında Nabızsız Elektriksel Aktivite (NEA) gelişmesi durumunda algoritmada yapılacak değişiklikleri ve Epinefrin zamanlamasını tekrar ediniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 248Soru

66 yaşında bir erkek çocuk, araç dışı trafik kazası sonrası ağır yaralanma nedeniyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde bilinci kapalı, sağ hemitoraksta solunum seslerinin alınamadığı, perküsyonda hiperrezonans saptandığı ve trakeanın sola deviye olduğu gözleniyor. Kan basıncı 60/40mmHg60/40 \, mmHg, nabız 165/dakika165/dakika, kapiller geri dolum zamanı 4saniye4 \, saniye olan ve boyun venlerinde dolgunluk saptanan hastada şok tablosu mevcuttur.

Bu hastadaki şokun en olası tipi ve yapılması gereken ilk müdahale aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Obstrüktif şok - İğne torakostomi

Cevap

Obstrüktif şok tablosunda olan bu hastada ilk yapılması gereken müdahale iğne torakostomidir.
Hastada saptanan tek taraflı solunum sesi kaybı, perküsyonla hiperrezonans, trakeal deviasyon ve boyun venlerinde dolgunluk bulguları 'Tansiyon Pnömotoraks' için tipiktir. Bu durum kalbe venöz dönüşü engelleyerek obstrüktif şoka neden olur. Şok tablosundaki bu hastada zaman kaybetmeden yapılması gereken hayat kurtarıcı ilk müdahale, ikinci interkostal aralık midklaviküler hattan iğne ile dekompresyon (iğne torakostomi) yapılmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların analizi
Hipotansiyon, taşikardi, tek taraflı solunum sesi yokluğu, hiperrezonans ve trakeal deviasyon belirlendi.
Bu bulgular klasik olarak tansiyon pnömotoraksına işaret eder.
2
Şok tipinin belirlenmesi
Obstrüktif şok teşhis edildi.
Kalbe venöz dönüşün mekanik olarak engellenmesi (tansiyon pnömotoraks) obstrüktif şokun pediatrik travmadaki temel nedenlerinden biridir.
3
Acil müdahalenin seçilmesi
İğne dekompresyonu (torakostomi) kararı alındı.
Tansiyon pnömotoraksta kesin tedavi göğüs tüpü olsa da, şoktaki hastada hayat kurtarıcı ilk müdahale plevral aralıktaki basıncı düşürmek için yapılan iğne torakostomidir.

Anahtar Kavram

Tansiyon pnömotoraksa bağlı obstrüktif şok yönetimi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 249Soru

1010 kg ağırlığındaki 2.52.5 yaşındaki bir erkek çocuk, 33 gündür devam eden yüksek ateş, kusma ve halsizlik şikayetiyle acil servise getiriliyor. Anamnezinde, ateşini düşürmek amacıyla son 7272 saattir evde bulunan 250250 mg parasetamol içeren şuruplardan her 44 saatte bir tam ölçek (2525 mg/kg/doz) verildiği öğreniliyor. Fizik muayenede hastanın skleraları hafif ikterik saptanıyor ve karaciğer kosta altında 33 cm ele geliyor. Laboratuvar incelemesinde AST: 32003200 U/L, ALT: 28502850 U/L ve INR: 2.42.4 saptanıyor. Bu hastanın yönetimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi en doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rumack-Matthew nomogramı kullanılmadan derhal NN-asetilsistein tedavisine başlanmalıdır.

Cevap

Rumack-Matthew nomogramı kullanılmadan derhal N-asetilsistein tedavisine başlanmalıdır.
Parasetamol zehirlenmesinde Rumack-Matthew nomogramı sadece tek seferlik akut alımlarda (akut doz aşımı) geçerlidir. Tekrarlayan supraterapötik alımlarda (RSI) veya kronik toksisite şüphesinde nomogram kullanılmaz. Karaciğer enzimlerinde belirgin yükselme (AST/ALT>50AST/ALT > 50 U/L) veya koagülopati saptanan tüm hastalarda, alınan dozdan veya plazma parasetamol düzeyinden bağımsız olarak derhal NN-asetilsistein (NAC) tedavisi başlanmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu tanımla
Hastada tekrarlayan supraterapötik parasetamol alımı (RSI) ve hepatotoksisite bulguları mevcut.
Günlük 150150 mg/kg dozda 33 gün boyunca parasetamol alımı pediatrik popülasyonda ciddi toksisite riskidir.
2
Nomogramın uygulanabilirliğini değerlendir
Rumack-Matthew nomogramı bu hasta için geçersizdir.
Nomogram sadece tek seferlik akut alımlarda ve alımdan sonraki ilk 2424 saat içinde parasetamol düzeyini yorumlamak için kullanılır.
3
Tedavi kararını ver
Derhal N-asetilsistein (NAC) tedavisine başlanmalıdır.
Enzim yüksekliği (AST/ALT > 5050 U/L) veya koagülopati saptanan tüm RSI vakalarında plazma düzeyi beklenmeksizin tedavi endikedir.

Anahtar Kavram

Parasetamol zehirlenmesinde tekrarlayan supraterapötik alımların (RSI) yönetimi ve nomogramın sınırları.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 250Soru

1010 yaşında bir erkek çocuk, kaykaydan düşme sonrası kısa süreli bilinç kaybı öyküsü ile acil servise getiriliyor. Başlangıçta klinik durumu iyi olan ve koopere olan hastada yaklaşık 22 saat sonra şiddetli baş ağrısı, fışkırır tarzda kusma ve uykuya meyil gelişiyor. Acil servisteki fizik muayenesinde pediatrik Glasgow Koma Skalası (pGKS) 99 (E2V3M4E2V3M4), nabız 52/dk52/dk, kan basıncı 145/95145/95 mmHgmmHg ve solunumu düzensiz olarak saptanıyor. Bu hastada aşağıdakilerden hangisinin yapılması kesinlikle kontrendikedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tanısal amaçlı lomber ponksiyon yapılması

Cevap

İntrakraniyal basınç artışı (KİBAS) bulguları olan bir hastada lomber ponksiyon yapılması, beyin herniasyonuna yol açabileceği için kesinlikle kontrendikedir.
Hastada saptanan bradikardi, hipertansiyon ve solunum düzensizliği 'Cushing triadı' olarak bilinir ve intrakraniyal basıncın kritik düzeyde arttığını gösterir. Bu durumda yapılacak bir lomber ponksiyon, beyin omurilik sıvısı basınç dengesini bozarak beyin herniasyonuna (fıtıklaşma) yol açacağı için kesinlikle kontrendikedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Bradikardi (52/dk52/dk), hipertansiyon (145/95145/95 mmHgmmHg) ve solunum düzensizliği saptandı.
Bu üçlü bulgu (Cushing triadı), intrakraniyal basınç artışının (KİBAS) klasik göstergesidir.
2
Travma öyküsü ve gelişim sürecini değerlendir.
Lusid interval (iyilik hali) sonrası hızlı nörolojik kötüleşme mevcut.
Bu tablo, pediatrik kafa travmalarında epidural hematom ve buna bağlı gelişen akut KİBAS'ı düşündürür.
3
Kontrendike olan girişimi belirle.
Lomber ponksiyon (LP) yapılamaz.
KİBAS varlığında LP ile BOS basıncının aniden düşürülmesi, beyin dokusunun foramen magnumdan aşağıya doğru fıtıklaşmasına (herniasyon) ve ani ölüme neden olabilir.

Anahtar Kavram

Cushing Triadı ve KİBAS'ta Lomber Ponksiyon Kontrendikasyonu
Soru 251Soru

66 yaşında bir çocuk, sığ bir tatlı su havuzuna kafa üstü atladıktan yaklaşık 55 dakika sonra suyun dibinde hareketsiz halde bulunuyor. Cankurtaran tarafından sudan çıkarılan çocuğun yapılan ilk muayenesinde; bilincinin kapalı olduğu, spontan solunumunun olmadığı, ancak santral nabzının 40/dk40/dk hızında ve zayıf olduğu saptanıyor. Bu hastaya yapılacak ilk müdahale ile ilgili aşağıdakilerden hangisi en uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Servikal stabilizasyon korunarak 'jaw-thrust' manevrası ile havayolu açılmalı ve 5 kurtarıcı soluk verilmelidir.

Cevap

Doğru yanıt, servikal stabilizasyonun korunarak jaw-thrust manevrası ile havayolunun açılması ve 5 kurtarıcı solukla başlanmasıdır.
Suda boğulma olgularında gelişen arrestin temel nedeni hipoksidir; bu nedenle canlandırma işlemine ventilasyonla (5 kurtarıcı soluk) başlanmalıdır (ABC sırası). Hastada sığ havuza dalma öyküsü bulunması, servikal spinal yaralanma riskini beraberinde getirir. Bu durumda havayolu açılırken baş geri-çene yukarı manevrası yerine servikal stabilizasyonu koruyan 'jaw-thrust' (çene itme) manevrası tercih edilmelidir. Nabız hızı 60/dk60/dk altında olmasına rağmen, boğulma olgularında öncelik oksijenasyonun sağlanmasıdır; kalp hızı yeterli ventilasyona rağmen düzelmezse göğüs kompresyonuna geçilir.

Adım Adım Çözüm

1
Travma mekanizmasını değerlendir.
Sığ havuza dalma öyküsü nedeniyle servikal spinal yaralanma riski yüksek kabul edildi.
Suda boğulmalarda rutin servikal stabilizasyon önerilmezken, dalma, araç içi kaza veya travma bulgusu varsa zorunludur.
2
Havayolu ve solunumu değerlendir, ilk müdahaleyi yap.
Jaw-thrust manevrası ile havayolu açıldı ve 5 kurtarıcı soluk (başlangıç ventilasyonu) verildi.
Suda boğulma resüsitasyonunda hipoksiyi düzeltmek için ABC sırası izlenir ve 5 başlangıç soluğu önerilir.
3
Dolaşımı ve bradikardiyi değerlendir.
Nabız 40/dk saptandı; ventilasyon sonrası perfüzyon ve nabız yanıtı takip edildi.
PALS protokolüne göre çocuklarda nabız < 60/dk ve perfüzyon bozuksa, etkin ventilasyona rağmen düzelme olmazsa göğüs kompresyonuna başlanır.

Anahtar Kavram

Suda boğulmada resüsitasyon öncelikleri ve servikal stabilizasyon endikasyonları
Soru 252Soru

On iki yaşındaki bir çocuk, bisiklet kazası sırasında gidonun (handlebar) karın üst bölgesine doğrudan çarpması sonucu acil servise getiriliyor. Epigastrik bölgede lokalize ağrısı ve hassasiyeti olan hastanın yapılan ilk değerlendirmesinde hemodinamisi stabildir. Laboratuvar tetkiklerinde serum amilaz düzeyinin hafif yüksek olduğu saptanıyor. Bu yaralanma mekanizması ile pediatrik hastalarda en sık ilişkilendirilen izole organ hasarı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pankreas yaralanması

Cevap

Pankreas yaralanması, çocuklarda gidonun epigastrik bölgeye doğrudan darbe vurduğu travmalarda tipik olarak görülen izole organ hasarıdır.
Pankreas yaralanması seçeneği doğrudur; çünkü gidon yaralanmaları gibi küçük bir alana odaklanmış doğrudan epigastrik travmalar, pankreasın lomber omurga üzerinde sıkışarak transeksiyonuna veya kontüzyonuna yol açar. Bu durum pediatrik travmalarda klasik bir mekanizmadır.

Adım Adım Çözüm

1
Travma mekanizmasını analiz et.
Gidon yaralanması, epigastrik bölgeye odaklanmış, yüksek enerjili bir doğrudan darbedir.
Yaralanma mekanizması, hangi organların risk altında olduğunu belirleyen en kritik faktördür.
2
Anatomik ilişkileri değerlendir.
Epigastrik bölgede pankreas ve duodenum, arkadaki lomber omurga ile öndeki darbe (gidon) arasında sıkışmaya müsaittir.
Çocuklarda retroperitoneal organlar, doğrudan bası ile omurga üzerinde ezilebilir.
3
Klinik ve laboratuvar bulgularını birleştir.
Epigastrik hassasiyet ve amilaz yüksekliği, pankreas hasarını destekleyen bulgulardır.
Amilaz yüksekliği spesifik olmasa da, bu mekanizma ile birleştiğinde pankreatik yaralanma şüphesini artırır.

Anahtar Kavram

Gidon yaralanması (Handlebar injury) mekanizması ve pankreatik travma ilişkisi.
Soru 253Soru

1212 yaşında bir erkek çocuk, yüksekten düşme sonrası acil servise getiriliyor. Yapılan ilk değerlendirmede kan basıncı 75/45mmHg75/45 \, mmHg, kalp hızı 62/dakika62/dakika, solunum sayısı 22/dakika22/dakika ve kapiller geri dolum süresi 22 saniye olarak saptanıyor. Fizik muayenede ekstremitelerin sıcak olduğu, derin tendon reflekslerinin alınamadığı ve alt ekstremitelerde motor kayıp olduğu gözleniyor. Bu klinik tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nörojenik şok

Cevap

Hipotansiyon, bradikardi ve sıcak ekstremitelerle karakterize olan nörojenik şoktur.
Hipotansiyonla birlikte kalp hızının artmaması (relatif bradikardi) ve sempatik tonus kaybına bağlı periferik vazodilatasyon sonucu ekstremitelerin sıcak olması, spinal kord hasarı öyküsüyle birleştiğinde nörojenik şok tanısını kesinleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Kardiyovasküler parametrelerin analizi
Hastada hipotansiyon (75/45mmHg75/45 \, mmHg) olmasına rağmen kalp hızının düşük (62/dakika62/dakika) olduğu (relatif bradikardi) saptandı.
Şokun çoğu tipinde hipotansiyona karşı taşikardi gelişirken, nörojenik şokta sempatik tonus kaybı buna engel olur.
2
Periferik perfüzyon ve cilt muayenesinin değerlendirilmesi
Kapiller geri dolumun normal (22 saniye) ve ekstremitelerin sıcak olduğu saptandı.
Sempatik denervasyon sonucu oluşan yaygın vazodilatasyon cildin sıcak ve kuru kalmasına neden olur.
3
Nörolojik bulguların ve öykünün birleştirilmesi
Yüksekten düşme öyküsü ve motor kayıp/arefleksi ile otonomik disfonksiyon bulguları birleşti.
Spinal kord hasarı sonucu T6 seviyesi üzerindeki sempatik çıkışın bozulması nörojenik şoka yol açar.

Anahtar Kavram

Nörojenik şokun klinik prezentasyonu (hipotansiyon + bradikardi + sıcak deri).

Daha Fazla Pratik

Nörojenik şok ile spinal şok arasındaki farkları (hemodinamik vs nörolojik) inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 254Soru

88 yaşında bir erkek çocuk, denizde boğulma tehlikesi geçirdikten sonra kıyıya çıkarılıyor. Olay yerinde yapılan temel yaşam desteği müdahalesiyle bilinci açılan ve spontan solunumu dönen hasta, ambulansla acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde; ajite, solunum sayısı 32/dk32/dk, kalp hızı 120/dk120/dk ve oda havasında SpO2SpO_2 %9292 olarak saptanıyor. Bu hastanın klinik özellikleri ve yönetimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Serum elektrolit değerlerinde genellikle klinik olarak anlamlı bir değişiklik saptanmaz ve tedavi yaklaşımı suyun tipinden (tatlı veya tuzlu) bağımsızdır.

Cevap

Serum elektrolit değerlerinde genellikle klinik olarak anlamlı bir değişiklik saptanmaz ve tedavi yaklaşımı suyun tipinden (tatlı veya tuzlu) bağımsızdır.
Suda boğulma vakalarında aspirasyon miktarı genellikle elektrolit dengesini bozacak kadar fazla değildir (2222 mL/kgmL/kg üzeri aspirasyon gereklidir). Bu nedenle serum elektrolitlerinde klinik anlamlı değişim nadirdir. Ayrıca, hem tatlı hem de tuzlu su sürfaktan disfonksiyonu ve ventilasyon/perfüzyon uyumsuzluğu üzerinden hipoksiye neden olduğu için tedavi prensipleri (oksijen, PEEP/CPAP) her iki durumda da aynıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik durumunu ve vital bulgularını (taşipne, hipoksi) değerlendir.
Hastanın SpO2SpO_2 değerinin düşük (%9292) ve solunum hızının yüksek olduğu saptandı.
Solunumsal sıkıntı, aspirasyona bağlı gelişebilecek akciğer hasarının (atelektazi/ödem) bir göstergesidir.
2
Suda boğulma patofizyolojisindeki su tipinin etkisini analiz et.
Tatlı su ve tuzlu su boğulmalarında klinik yönetimin ve patolojik sonuçların (hipoksi) benzer olduğu saptandı.
Tarihsel olarak farklılıklar vurgulansa da, güncel kılavuzlar her iki durumda da hipoksinin öncelikli sorun olduğunu ve elektrolit değişikliklerinin nadir olduğunu belirtir.
3
Tedavi protokolündeki rutin uygulamaları (antibiyotik, steroid, taburculuk) gözden geçir.
Rutin profilaktik tedavilerin önerilmediği ve hastaların gözlem altında tutulması gerektiği belirlendi.
Profilaktik tedaviler prognozu değiştirmez; erken taburculuk ise gecikmiş akciğer ödemini atlama riskine yol açar.

Anahtar Kavram

Suda boğulmalarda temel patofizyolojik sorun aspirasyonun tipi değil, gelişen asfiksi ve hipoksidir; tedavi yaklaşımı suyun tuzluluğundan bağımsız olarak destekleyicidir.

Daha Fazla Pratik

Boğulma vakalarında kardiyopulmoner resüsitasyon (CPR) sırasında pediatrik ileri yaşam desteği (PALS) kılavuzuna göre standart kompresyon-ventilasyon oranları yerine, asfiksiye ikincil arrest olduğu için başlangıçta 5 kurtarıcı nefes verilmesinin önemini gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 255Soru

44 yaşında ve 16 kg16\text{ kg} ağırlığındaki bir çocuk, kreşte oyun oynarken aniden fenalaşarak yere düşüyor. Olay yerinde bulunan iki sağlık personeli tarafından yapılan değerlendirmede çocuğun yanıtsız olduğu, solunumunun olmadığı ve nabzının alınamadığı saptanıyor. Bu durumda iki kurtarıcı tarafından uygulanması gereken göğüs basısı-ventilasyon oranı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 15:215:2

Cevap

İki kurtarıcı ile yapılan pediatrik temel yaşam desteğinde uygulanması gereken göğüs basısı-ventilasyon oranı 15:215:2 olmalıdır.
Pediatrik temel yaşam desteği kılavuzlarına göre, bebek ve çocuklarda (ergenlik bulguları başlayana kadar) tek kurtarıcı varsa oran 30:230:2, iki veya daha fazla sağlık personeli/kurtarıcı varsa oran 15:215:2 olarak uygulanır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın yaş grubunu ve kurtarıcı sayısını belirleyin.
44 yaşında bir çocuk (pediatrik) ve olay yerinde 22 kurtarıcı bulunmaktadır.
Uygulanacak CPR oranları hastanın yaşına ve kurtarıcı sayısına göre değişiklik gösterir.
2
Güncel pediatrik temel yaşam desteği kılavuzuna göre uygun oranı seçin.
İki kurtarıcı için önerilen oran 15:215:2 olarak belirlenmiştir.
Pediatrik hastalarda ventilasyonun önemi daha fazla olduğu için iki kurtarıcı varlığında ventilasyon sıklığı artırılır.

Anahtar Kavram

Pediatrik CPR'da kurtarıcı sayısına göre değişen kompresyon-ventilasyon oranları.
Tahmini Süre:45s
Soru 256Soru

33 yaşında bir çocuk, kış mevsiminde bir gölete düştükten yaklaşık 1515 dakika sonra sudan çıkarılıyor. Olay yerindeki ilk müdahalesinde nabızsız ve apneik olduğu saptanarak pediatrik temel yaşam desteği kurallarına göre resüsitasyona başlanıyor. Acil servise getirildiğinde rektal vücut sıcaklığı 27.5C27.5^\circ C ölçülüyor ve monitörde asistoli izleniyor. Bu hastanın yönetimiyle ilgili pediatrik ileri yaşam desteği (PALSPALS) kılavuzlarına göre aşağıdakilerden hangisi en doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vücut sıcaklığı 30C30^\circ C’ye ulaşana kadar epinefrin dozlarından kaçınılmalı, aktif internal ısıtma yöntemleri uygulanmalıdır.

Cevap

Vücut sıcaklığı 30C30^\circ C’ye ulaşana kadar epinefrin dozlarından kaçınılmalı, aktif internal ısıtma yöntemleri uygulanmalıdır.
Pediatrik İleri Yaşam Desteği (PALSPALS) kılavuzlarına göre, vücut sıcaklığı 30C30^\circ C’nin altında olan hastalarda ilaç metabolizması belirgin şekilde azaldığı için epinefrin ve diğer resüsitasyon ilaçlarının uygulanması önerilmez. Bu vakalarda temel odak noktası, yüksek kaliteli CPR sürdürülürken hastanın aktif yöntemlerle (ısıtılmış IV sıvılar, gastrik lavaj vb.) ısıtılmasıdır. Sıcaklık 30C30^\circ C üzerine çıktıktan sonra ilaç uygulamalarına başlanabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Vücut sıcaklığını değerlendir.
Vücut sıcaklığı 27.5C27.5^\circ C (Ağır hipotermi, <30C<30^\circ C).
Hipotermi derinliği resüsitasyon ilaçlarının ve şokun etkinliğini belirler.
2
İlaç yönetimini planla.
Epinefrin ve diğer vazoaktif ilaçları uygulama.
30C30^\circ C altında metabolizma çok yavaş olduğu için ilaçlar birikerek toksik düzeye ulaşabilir.
3
Isıtma stratejisini belirle.
Aktif internal (merkezi) ısıtma (ısıtılmış IV sıvılar, nemlendirilmiş oksijen vb.) başlat.
Kardiyak arrestteki hastada pasif ısıtma yetersizdir, merkezi ısı yükseltilmelidir.
4
Isınma sonrası resüsitasyonu revize et.
Sıcaklık 3034C30-34^\circ C arasına çıktığında epinefrin doz aralıklarını açarak (6-10 dk) başla.
Sıcaklık arttıkça metabolizma hızı kademeli olarak düzelir.

Anahtar Kavram

Hipotermik Kardiyak Arrest Yönetimi
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 257Soru

18 aylık bir erkek çocuk, yaklaşık 1.5 metre yükseklikteki bir masadan düşme sonrası acil servise getiriliyor. Annesi, düşme anında yaklaşık 30 saniye süren bilinç kaybı olduğunu ve sonrasında çocuğun iki kez fışkırır tarzda kustuğunu belirtiyor. Acil servis muayenesinde çocuk letarjik haldedir ve Pediatric Glasgow Koma Skalası (pGCS) göz açma: 3 (sesli uyarana), sözel yanıt: 3 (ağrıya ağlama), motor yanıt: 4 (ağrılı uyaranı çekme) olmak üzere toplam 10 olarak hesaplanıyor. Fizik muayenede ön fontanelin bombeli olduğu, pupillerin izokorik ancak ışığa yanıtın yavaşladığı saptanıyor. Yaşamsal bulguları; Nabız: 64/dakika, Kan Basıncı: 118/78 mmHg ve solunum paterni düzensizdir. Bu hasta için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Başın orta hatta 30 derece elevasyonu ile birlikte intravenöz mannitol veya hipertonik salin tedavisi başlanması

Cevap

Başın orta hatta 30 derece yükseltilmesi ve intravenöz mannitol veya hipertonik salin tedavisi uygulanması en uygun yaklaşımdır.
Hastada saptanan bradikardi, hipertansiyon ve solunum düzensizliği 'Cushing Triadı' olarak adlandırılır ve kritik düzeyde artmış kafa içi basıncını (KİBAS) gösterir. Ayrıca bombeli fontanel ve letarji bu tabloyu destekler. Bu aşamada temel amaç kafa içi basıncı hızla düşürmektir. Başın 30 derece yükseltilmesi venöz drenajı optimize ederken, mannitol veya hipertonik salin gibi ajanlar beyin parankimindeki ödemi ozmotik etkiyle azaltır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Bradikardi (64/dk), hipertansiyon (118/78 mmHg) ve düzensiz solunum; Cushing triadını doğrular.
Cushing triadı, kafa içi basıncının (KİB) yaşamı tehdit edecek düzeyde arttığının bir göstergesidir.
2
PECARN kriterlerine göre radyolojik karar verilmesi
Bilincin letarjik olması ve fontanel bombeliği nedeniyle acil BT gerekliliği saptanır.
2 yaş altı çocuklarda kafa travması sonrası nörolojik kötüleşme riskini belirlemede PECARN kriterleri esastır.
3
KİBAS yönetimi için tıbbi müdahalenin başlatılması
Başın 30 derece yükseltilmesi ve hiperosmolar (mannitol/%3 NaCl) tedavinin uygulanması.
Başın yükseltilmesi venöz dönüşü artırırken, ozmotik ajanlar beyindeki fazla sıvıyı çekerek KİB'i düşürür.

Anahtar Kavram

Cushing Triadı ve KİBAS Yönetimi
Soru 258Soru

1414 aylık bir erkek çocuk, yaklaşık 1.51.5 metre yükseklikteki mama sandalyesinden beton zemine düşme sonrası acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde hastanın letarjik olduğu, pupillerinin izokorik ancak ışık refleksinin bilateral yavaş alındığı ve ön fontanelin bombeli olduğu saptanıyor. Vital bulgularında kan basıncı 118/75118/75 mmHg, nabız 6060/dakika ve solunumun düzensiz olduğu izleniyor. Bu hastanın acil yönetimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi kontrendikedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Menenjit şüphesini ekarte etmek amacıyla lomber ponksiyon yapılması

Cevap

Kafa içi basınç artışı bulguları (Cushing triadı) olan hastada menenjit şüphesiyle dahi olsa lomber ponksiyon yapılması kontrendikedir.
Vakadaki çocukta letarji, fontanel bombeliği, bradikardi (6060/dk), hipertansiyon (118/75118/75 mmHg) ve düzensiz solunum mevcuttur. Bu bulgular klasik 'Cushing Triadı'nı ve ciddi kafa içi basınç artışını (KİBAS) gösterir. KİBAS varlığında lomber ponksiyon yapılması, basınç gradyanı farkı nedeniyle beynin foramen magnuma doğru itilmesine (herniasyon) ve ani ölüme yol açabileceği için kesinlikle kontrendikedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Letarji, fontanel bombeliği ve Cushing triadı (hipertansiyon, bradikardi, düzensiz solunum) saptanmıştır.
Bu bulgular kafa içi basınç artışı sendromu (KİBAS) ve olası herniasyon riskine işaret eder.
2
Kontrendike uygulamaların belirlenmesi
Lomber ponksiyonun (LP) riskli olduğu sonucuna varılır.
Yüksek kafa içi basıncı varlığında LP ile beyin omurilik sıvısı boşaltılması, kraniospinal basınç farkını artırarak serebral herniasyona neden olur.
3
Doğru yönetim stratejisinin seçilmesi
Destekleyici tedavi ve görüntüleme önceliklendirilmelidir.
Baş elevasyonu, ozmotik tedavi ve BT görüntüleme KİBAS yönetiminin temel taşlarıdır.

Anahtar Kavram

KİBAS ve Cushing Triadı varlığında Lomber Ponksiyon kontrendikasyonu

Daha Fazla Pratik

Pediatrik Glasgow Koma Skalası (pGCS) puanlamasını ve PECARN yaş gruplarına göre (2 yaş altı ve üstü) BT endikasyonlarını tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 259Soru

1515 yaşında bir kız hasta, odasında boş bir ilaç kutusuyla bilinci kapalı halde bulunarak acil servise getiriliyor. Fizik muayenede jeneralize tonik-klonik nöbet geçirdiği gözleniyor. Hastaya 0,10,1 mg/kgmg/kg dozunda iki kez intravenöz diazepam uygulanmasına rağmen nöbet aktivitesi durmuyor. Laboratuvar tetkiklerinde pH: 7,057,05, pCO2pCO_2: 2828 mmHgmmHg, HCO3HCO_3: 88 mEq/LmEq/L ve laktat: 1010 mmol/Lmmol/L saptanıyor. Hastanın bir ay önce akciğer tüberkülozu tanısı aldığı ve çoklu ilaç tedavisine başladığı öğreniliyor. Bu hastada nöbetlerin durdurulması için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İntravenöz piridoksin (B6 vitamini) verilmesi

Cevap

Hastanın klinik tablosu ve tüberküloz öyküsü izoniazid (INH) zehirlenmesini düşündürmektedir; bu durumda dirençli nöbetlerin tedavisi için intravenöz piridoksin uygulanmalıdır.
İzoniazid (INH), glutamatın GABA'ya dönüşümünü sağlayan glutamat dekarboksilaz enziminin kofaktörü olan piridoksinin (vitamin B6) aktivitesini engeller. GABA miktarının kritik düzeyde azalması, benzodiazepinlere dirençli status epileptikusa ve ağır laktik asidoza yol açar. Bu tablonun tek spesifik tedavisi, GABA sentezini yeniden başlatacak olan intravenöz piridoksindir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Dirençli nöbet + anyon açığı artmış metabolik asidoz (HAGMA) + tüberküloz öyküsü saptandı.
İzoniazid zehirlenmesinin klasik triadını (nöbet, asidoz, koma) doğrulamak için gereklidir.
2
Nöbet mekanizmasını belirle
İzoniazidin glutamat dekarboksilaz enzimini inhibe ederek inhibitör nörotransmitter olan GABA sentezini azalttığı anlaşıldı.
Tedavinin neden standart antiepileptiklere yanıt vermediğini anlamak için kritiktir.
3
Spesifik antidotu seç
Piridoksinin (B6 vitamini), GABA sentezindeki kofaktör eksikliğini gidererek nöbeti durduracağı belirlendi.
Etiyolojiye yönelik en etkili tedavi yöntemidir.
4
Doz planlaması yap
Alınan izoniazid miktarı biliniyorsa gram-gram (maksimum 55 gg), bilinmiyorsa ampirik olarak 55 gg IV piridoksin kararlaştırıldı.
Yetersiz dozun nöbeti durdurmayacağı gerçeğiyle uygun doz seçilmelidir.

Anahtar Kavram

İzoniazid zehirlenmesinde piridoksin (B6 vitamini) bağımlı GABA eksikliği ve dirençli nöbet yönetimi.
Soru 260Soru

55 yaşındaki bir erkek çocuk, yaklaşık 22C22^\circ\text{C} sıcaklıktaki bir tatlı su havuzundan bilinci kapalı, solunumu olmayan ve nabız alınamayan bir şekilde çıkarılmıştır. Olay yerinde bulunan iki sağlık personeli tarafından canlandırma işlemine başlanacaktır. Bu hasta için güncel Pediatrik İleri Yaşam Desteği (PALS) kılavuzlarına göre en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Havayolu güvenliği sağlandıktan sonra 55 kurtarıcı soluk ile başlanmalı ve ardından 15:215:2 oranında göğüs kompresyonu/ventilasyon uygulanmalıdır.

Cevap

Suda boğulma vakalarında canlandırmaya ventilasyon ile başlanması (5 kurtarıcı soluk) ve iki sağlık personeli varlığında 15:2 kompresyon/ventilasyon oranı uygulanması doğru yaklaşımdır.
Suda boğulma olaylarında kardiyak arrestin temel nedeni hipoksidir. Bu nedenle, standart 'C-A-B' (Kompresyon-Havayolu-Solunum) sırasından ziyade, havayolu ve ventilasyonun öncelendiği bir yaklaşım hayati önem taşır. PALS kılavuzları, sudan çıkarılan ve solunumu olmayan çocuklarda 55 başlangıç soluğu verilmesini ve ardından profesyonel iki kurtarıcı varlığında 15:215:2 göğüs kompresyonu/ventilasyon oranıyla devam edilmesini önerir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın bilincini ve solunumunu kontrol et.
Hasta yanıtsız ve apneik olarak değerlendirildi.
Resüsitasyon ihtiyacını belirlemek için ilk adımdır.
2
Havayolunu aç ve 5 adet kurtarıcı soluk ver.
Hipoksik sürecin geri döndürülmesi için oksijenizasyon sağlandı.
Suda boğulmada primer arrest nedeni hipoksi olduğu için ventilasyon önceliklidir.
3
İki kurtarıcı ile 15:2 oranında CPR uygula.
Dolaşım ve solunum desteği optimize edildi.
Pediatrik PALS kılavuzlarına göre iki sağlık personeli varlığında önerilen resüsitasyon oranı 15:2'dir.

Anahtar Kavram

Suda boğulmalarda pediatrik canlandırma algoritması öncelikle ventilasyona odaklanır ve profesyonel iki kurtarıcı varlığında 15:2 oranını kullanır.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 13 / 15Sonraki
Acil ve Yoğun Bakım — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 13 | Examkin