Göğüs Hastalıkları ve Alerji

218 soru

Soru 181Soru

77 yaşında bir kız çocuk; her iki bacak ön yüzünde yaklaşık 22 cm çaplı, ağrılı, sıcak, eritematöz nodüller (eritema nodozum) ve düşük dereceli ateş şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde akciğer oskültasyonu doğal saptanıyor. Akciğer grafisinde sağ hiler bölgede belirgin genişleme ve paratrakeal lenfadenopati izlenen hastanın tüberkülin deri testi (TDTTDT) sonucu 1818 mm olarak ölçülüyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Primer tüberküloz

Cevap

Primer tüberküloz
Doğru seçenek olan primer tüberküloz; ateş, hiler lenfadenopati ve eritema nodozum gibi klasik bulguların varlığına ek olarak belirgin şekilde pozitif TDTTDT sonucu ile doğrulanmaktadır. Çocuklarda primer odak (Ghon odağı) küçük ve fark edilmez olabilirken, lenfatik yayılım sonucu gelişen hiler lenfadenopati tanıda anahtardır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların analizi
Eritema nodozum saptandı.
Eritema nodozum, primer tüberkülozun erken dönemlerinde görülebilen bir aşırı duyarlılık reaksiyonudur.
2
Radyolojik değerlendirme
Hiler ve paratrakeal lenfadenopati izlendi.
Çocukluk çağı tüberkülozunda akciğer parankim odağından ziyade bölgesel lenf nodu tutulumu (lenfadenopati) ön plandadır.
3
Tüberkülin deri testi (TDTTDT) yorumu
1818 mm ölçüm pozitiftir.
BCG aşılı veya aşısız fark etmeksizin 1515 mm ve üzeri sonuçlar tüberküloz enfeksiyonunu destekler.
4
Tanının sentezlenmesi
Aktif hastalık (hastalık bulgusu + radyoloji + pozitif test).
Semptomların ve radyolojik anormalliklerin varlığı tabloyu 'enfeksiyon' (latent) aşamasından 'hastalık' (primer tüberküloz) aşamasına taşır.

Anahtar Kavram

Çocuklarda primer tüberküloz, tipik olarak hiler lenfadenopati ve bazen eritema nodozum gibi hipersensitivite bulguları ile karakterizedir.

İpuçları

1
Bacaklardaki ağrılı nodüller (eritema nodozum) tüberkülozun erken bir immünolojik belirtisi olabilir.
2
Akciğer grafisindeki lenfadenopati varlığı, durumu latent enfeksiyondan ayırır.
3
Çocuklarda primer tüberkülozda akciğer parankiminde belirgin bir odak görülmese bile hiler lenfadenopati tek başına tanısal değer taşır.

Daha Fazla Pratik

Primer tüberkülozlu çocuklarda tedavi protokollerini ve temaslı taramasındaki farklılıkları gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 182Soru

1515 günlük bir bebek; düşük doğum ağırlığı, emme güçlüğü, uzayan sarılık ve karın şişliği şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde hepatosplenomegali ve yaygın lenfadenopati saptanıyor. Akciğer grafisinde bilateral yaygın milier infiltrasyon ("kar yağdı" manzarası) izleniyor. Annenin gebelik ve doğum öyküsü sorgulandığında, doğumdan hemen sonra "tüberküloz endometrit" tanısı aldığı ve tedaviye başlandığı öğreniliyor. Bebekten alınan karaciğer biyopsisinde kazeifiye granülomlar saptandığına göre; tüberkülozun fetusa geçiş yolu ve en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Umbilikal ven yoluyla - Konjenital tüberküloz

Cevap

Umbilikal ven yoluyla bulaşan Konjenital tüberküloz
Konjenital tüberküloz tanısı Cantwell kriterlerine göre konur. Karaciğerde kazeifiye granülom veya primer hepatik kompleks saptanması, enfeksiyonun plasentadan umbilikal ven yoluyla fetusun karaciğerine ulaştığının en spesifik göstergesidir. Eğer bulaş amniyotik sıvı aspirasyonu veya yutulması ile olsaydı, primer odak akciğerler veya barsaklarda beklenirdi.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların ve maternal öykünün değerlendirilmesi
Bebekteki erken başlangıçlı hepatosplenomegali, milier patern ve annedeki genital tüberküloz öyküsü konjenital tüberkülozu düşündürür.
Konjenital tüberkülozda semptomlar genellikle yaşamın ilk 232-3. haftasında başlar.
2
Cantwell kriterlerinin uygulanması
Karaciğer biyopsisinde kazeifiye granülom saptanması, Cantwell kriterlerinden biri olan "karaciğerde primer kompleks veya kazeifiye granülom bulunması" maddesini karşılar.
Kesin tanı için spesifik kriterlerin karşılanması gerekir.
3
Geçiş yolunun anatomik olarak belirlenmesi
Umbilikal ven yoluyla karaciğere ulaşan basiller burada primer odağı oluşturur.
Plasentadan gelen kan ilk olarak umbilikal ven aracılığıyla karaciğere uğrar, bu nedenle transplasental venöz geçişte karaciğer primer etkilenen organdır.

Anahtar Kavram

Cantwell Kriterleri ve Konjenital Tüberküloz Geçiş Yolları

Daha Fazla Pratik

Konjenital tüberküloz şüphesinde plasenta incelemesinin tanısal değerini çalışınız.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 183Soru

55 yaşında erkek çocuk, babasına iki hafta önce kaviteli akciğer tüberkülozu tanısı konulması üzerine temaslı taraması kapsamında getiriliyor. Özgeçmişinde sol omuzda bir adet BCGBCG skarı olduğu görülüyor. Fizik muayenesi ve büyüme-gelişimi yaşıyla uyumlu bulunan hastanın tüberkülin deri testi (TDTTDT) 1616 mmmm olarak saptanıyor. Akciğer grafisinde sağ paratrakeal lenfadenopati (LAPLAP) izlenirken, parankimal infiltrasyon saptanmıyor.

Bu hasta için en olası tanı ve en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Primer tüberküloz - 22 ay HRZHRZ (İzoniazid, Rifampisin, Pirazinamid) ve 44 ay HRHR (İzoniazid, Rifampisin) tedavisi

Cevap

Primer tüberküloz tanısı ile 22 ay HRZHRZ ve 44 ay HRHR şeklinde düzenlenen 66 aylık standart tedavi yaklaşımıdır.
Çocuklarda tüberküloz tanısı sıklıkla temas öyküsü, pozitif TDT ve radyolojik bulguların kombinasyonu ile konur. Vakada BCGBCG aşılı çocukta 1616 mmmm TDT sonucu pozitiftir. Akciğer grafisinde saptanan paratrakeal lenfadenopati, 'Latent Tüberküloz Enfeksiyonu' (LTBE) tanısını dışlar ve hastayı 'Primer Tüberküloz' (hastalık) kategorisine sokar. Primer tüberkülozun standart tedavisi ise 22 ay boyunca üçlü (HRZHRZ) ve ardından 44 ay boyunca ikili (HRHR) ilaç kullanımını içeren 66 aylık rejimdir.

Adım Adım Çözüm

1
Temas öyküsü ve risk değerlendirmesi yapılması
Babada kaviteli (aktif/yayma pozitif olma olasılığı yüksek) tüberküloz varlığı, çocuk için yüksek bulaş riski anlamına gelir.
Çocuklarda tüberküloz tanısında en kritik basamaklardan biri erişkin bir kaynak vaka ile temastır.
2
TDT sonucunun BCGBCG durumuna göre yorumlanması
BCGBCG skarı olan bir çocukta TDTTDT sonucunun 1515 mmmm ve üzerinde olması (1616 mmmm) pozitif kabul edilir.
Bağışıklık durumunu ve tüberküloz basiliyle karşılaşma durumunu belirlemek için cut-off değerleri kullanılır.
3
Radyolojik bulguların klinik sınıflandırmaya dahil edilmesi
Akciğer grafisindeki sağ paratrakeal lenfadenopati, patolojik bir bulgudur ve tüberküloz odağının varlığını gösterir.
Çocuklarda tüberküloz, parankimal lezyon olmasa bile sadece intratorasik lenfadenopati ile seyredebilir ve bu durum 'hastalık' (primer TB) olarak tanımlanır.
4
Tanının netleştirilmesi ve tedavinin başlanması
Tanı Primer Tüberküloz olup, tedavi protokolü 22 ay HRZHRZ (başlangıç fazı) ve 44 ay HRHR (idame fazı) şeklindedir.
Latent enfeksiyondan farklı olarak, hastalık tablosunda direnç gelişimini önlemek ve basili eradike etmek için çoklu ilaç kombinasyonu gereklidir.

Anahtar Kavram

Çocuklarda temaslı taramasında radyolojik bulgu (LAP gibi) varlığı, durumu latent enfeksiyondan ayırarak aktif hastalık (Primer TB) tedavisi gerektirir.

Daha Fazla Pratik

TDT negatif olan 55 yaş altı bir temaslıda izlenecek 'pencere dönemi' protokolünü gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 184Soru

88 aylık bir kız bebek, iki gündür devam eden burun akıntısı ve hafif ateşi takiben başlayan öksürük ve hırıltı şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenesinde solunum sayısı 58/dakika58/dakika, kalp hızı 145/dakika145/dakika, vücut sıcaklığı 37.5C37.5^{\circ}C saptanıyor. Dinlemekle akciğerlerde yaygın ekspiratuar wheezing ve ince raller duyuluyor. Karaciğer sağ kot altında 3 cm3\ cm ele geliyor ancak perküsyonla karaciğer büyüklüğü normal sınırlarda saptanıyor. Bu hastada en olası tanı ve yönetimde izlenmesi gereken ilk adım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut bronşiolit - Hidrasyon ve oksijen desteği gibi destekleyici tedavi

Cevap

Akut bronşiolit tanısı ile uyumlu olan hastada hidrasyon ve oksijen desteği gibi destekleyici tedavi uygulanmalıdır.
Vakadaki 88 aylık bebek, viral bir prodromu takiben gelişen alt solunum yolu obstrüksiyon bulguları (taşipne, wheezing, ince raller) ile başvurmuştur. Bu tablo akut bronşiolit için tipiktir. Karaciğerin büyük olmadığı halde aşağıda ele gelmesi, akciğerlerdeki hava hapsinin diyaframı aşağı itmesiyle oluşan 'yalancı hepatomegali' bulgusudur. Güncel rehberlere göre bu hastalarda tedavi esas olarak hidrasyonun korunması ve gerekiyorsa oksijen desteği verilmesinden ibarettir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verilerin analizi
8 aylık bebekte 2 günlük ÜSYE prodromu sonrası gelişen taşipne (58/dak58/dak), wheezing ve ince raller saptandı.
Hastanın yaşı ve semptomların seyri (prodrom sonrası alt solunum yolu bulguları) klasik bir akut bronşiolit tablosudur.
2
Fizik muayene bulgusunun yorumlanması
Karaciğerin kot altında ele gelmesi ancak boyutunun normal olması 'yalancı hepatomegali' olarak tanımlanır.
Bronşiolitteki hava hapsi (hiperenflasyon) nedeniyle diyafram düzleşir ve karaciğeri aşağı iter; bu gerçek bir karaciğer büyümesi değildir.
3
Yönetim planının belirlenmesi
Akut bronşiolitte rutin bronkodilatör, steroid veya antibiyotik kullanımı önerilmez; tedavi destekleyicidir.
Kanıta dayalı tıp rehberleri, bronşiolitte en önemli basamağın yeterli hidrasyon ve oksijen saturasyonunu sağlamak olduğunu belirtmektedir.

Anahtar Kavram

Akut bronşiolit klinik bir tanıdır; hiperenflasyona bağlı yalancı hepatomegali görülebilir ve temel tedavi destekleyicidir.

Daha Fazla Pratik

Bronşiolitli bir hastada hastaneye yatış endikasyonlarını ve Palivizumab profilaksisi gereken risk gruplarını gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 185Soru

2222 aylık bir kız çocuk, oyun oynarken aniden gelişen şiddetli öksürük ve hırıltı şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde genel durumu iyi olan hastanın sağ akciğerinde solunum sesleri hafif azalmış ve lokalize ekspiratuar hırıltı (wheezing) saptanıyor. Çekilen inspiratuar akciğer grafisi normal olarak değerlendirilen ve yaşından dolayı ekspiratuar grafi çekilemeyen bu hastada, yabancı cisim aspirasyonu tanısını desteklemek amacıyla yapılan radyolojik değerlendirmeler ve izlem ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sağ yan dekübit grafisinde altta kalan sağ akciğerin havalanmasının azalmaması ve hiperlüsensinin korunması

Cevap

Sağ yan dekübit grafisinde altta kalan sağ akciğerin havalanmasının azalmaması ve hiperlüsensinin korunması yabancı cisim aspirasyonunu destekleyen patolojik bulgudur.
Küçük çocuklarda ekspiryum grafisi çekilemediğinde başvurulan lateral dekübit grafisinde, yabancı cismin olduğu taraf altta kaldığında havayı hapseden akciğerin havalanması azalmaz ve radyolojik olarak siyah (hiperlüsen) görünümünü korur. Bu durum obstrüktif amfizem (check-valve mekanizması) kanıtıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir.
Ani başlangıçlı öksürük ve lokalize hırıltı, aksi kanıtlanana kadar yabancı cisim aspirasyonudur.
Semptomların asimetrik olması havayolu tıkanıklığının lokalize bir nedenden (cisim) kaynaklandığını gösterir.
2
İnspiratuar grafinin normal olmasını yorumla.
Normal grafi tanıyı dışlamaz.
Hava hapsi veya çek-valf mekanizması inspiryumda değil, ekspiryumda (hava çıkışının engellendiği fazda) daha belirgin hale gelir.
3
Lateral dekübit grafisi mekanizmasını açıkla.
Altta kalan akciğer normalde sönmelidir; eğer sönmüyorsa hava hapsi (obstrüktif amfizem) vardır.
Küçük çocuklarda istemli ekspiryum yapılamadığı için, yer çekimi yardımıyla altta kalan akciğerin pasif ekspiryumu sağlanır. Cisim havayı hapsettiği için bu bölge siyah (hiperlüsen) kalmaya devam eder.
4
Tedavi yöntemini belirle.
Rijit bronkoskopi planlanır.
Havayolu kontrolü ve cismin güvenli çıkarılması için rijit bronkoskopi altın standarttır.

Anahtar Kavram

Yabancı cisim aspirasyonunda radyolojik tanı manevraları (Lateral dekübit grafisi ve hava hapsi bulgusu).
Soru 186Soru

33 yaşında bir çocuk, 22 gündür devam eden yüksek ateş, öksürük ve hızlı nefes alma şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenede solunum sayısı dakikada 4848 (takipneik) olarak saptanıyor; akciğer oskültasyonunda sağ alt lobda raller ve bronşiyal ses (tuber sufl) duyuluyor. Akciğer grafisinde sağ alt lobda homojen lober konsolidasyon izleniyor. Bu klinik tabloya neden olan en olası tipik bakteriyel etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Streptococcus pneumoniae

Cevap

Toplumdan edinilmiş tipik pnömonilerin 44 ay - 55 yaş grubunda en sık etkeni Streptococcus pneumoniae'dir.
Streptococcus pneumoniae, 44 ay ile 55 yaş arasındaki çocuklarda toplumdan edinilmiş bakteriyel pnömonilerin en yaygın nedenidir. Klinik olarak ani başlangıçlı yüksek ateş, takipne ve akciğer grafisinde lober konsolidasyon (tipik pnömoni) ile karakterizedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın yaşını ve klinik bulgularını analiz ediniz.
Hasta 33 yaşında olup akut başlangıçlı ateş, takipne ve lober konsolidasyon bulgularına sahiptir.
Bu bulgular 'tipik bakteriyel pnömoni' kliniğini tanımlar.
2
Pediatrik yaş grubuna göre en sık görülen pnömoni etkenlerini hatırlayınız.
44 ay ile 55 yaş arasındaki çocuklarda en sık bakteriyel neden S.pneumoniaeS. pneumoniae (Pnömokok) olarak bilinir.
Epidemiyolojik veriler ve TUS standartları bu yaş grubunda pnömokoku ilk sırada değerlendirir.

Anahtar Kavram

Çocuklarda pnömoni etkenleri yaş gruplarına göre farklılık gösterir; 4 ay-5 yaş arası tipik pnömonide en sık etken S. pneumoniae'dir.
Tahmini Süre:45s
Soru 187Soru

3131 haftalık preterm olarak dünyaya gelen ve şu an kronik takvim yaşı 55 haftalık (post-konsepsiyonel 3636 hafta) olan bir bebek; son 22 gündür devam eden burun akıntısı ve hapşırık şikayetlerini takiben gelişen beslenme güçlüğü ve uykuda ani solunum durması (apne) şikayetleriyle acil servise getirilmiştir. Fizik muayenede; vücut ısısı 37,2C37,2^\circ C, solunum sayısı 84/dk84/dk, kalp hızı 165/dk165/dk, oda havasında SpO2SpO_2 %8888 saptanmıştır. Dinlemekle bilateral ekspiryum sonu hırıltı (wheezingwheezing) ve ince raller mevcuttur. Karaciğer kosta yayının 33 cm altında, düzgün yüzeyli olarak palpe edilmektedir. Akciğer grafisinde ise her iki akciğer alanında havalanma artışı, diyaframda düzleşme ve sağda daha belirgin olmak üzere peribronşiyal kalınlaşmalar izlenmektedir. Bu hasta için en olası tanı ve en uygun yönetim adımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut bronşiolit; apne riski ve hipoksi nedeniyle hastaneye yatırılmalı, nemlendirilmiş oksijen ve nazal aspirasyon gibi destek tedavileri uygulanmalıdır.

Cevap

En olası tanı akut bronşiolittir; hastanın yaşının küçük olması, preterm doğum öyküsü ve apne şikayeti nedeniyle hastaneye yatırılarak monitorize edilmesi ve destek tedavisi (oksijen, aspirasyon, hidrasyon) verilmesi en uygun adımdır.
Doğru seçenek, hastanın hem yaş ve özgeçmiş (preterm) riskini hem de apnenin ciddiyetini vurgulayan, destek tedavisini (nazal aspirasyon ve nemlendirilmiş oksijen) önceliklendiren yaklaşımdır. Küçük bebeklerde bronşiolit kliniği wheezingden ziyade apne ile seyredebilir ve bu durum hastaneye yatış endikasyonudur.

Adım Adım Çözüm

Klinik verileri ve risk faktörlerini değerlendir.
55 haftalık preterm bebekte viral prodrom sonrası gelişen hırıltı ve apne tablosu saptandı.
Preterm bebekler RSV ve diğer viral bronşiolit etkenleri için yüksek risk grubundadır ve apne bu grup için tipik bir başvuru şeklidir.
Fizik muayene ve radyolojik bulguları yorumla.
Karaciğerin aşağıda olması 'pseudonepatomegali' (yer değiştirme) olarak, grafideki infiltrasyonlar ise atelektazi olarak tanımlandı.
Hava hapsi (hiperenflasyon) diyaframı düzleştirerek karaciğeri kosta altına iter; bu durum kalp yetmezliği veya kistik fibrozis ile karıştırılmamalıdır.
Güncel rehberlere göre yönetim planını oluştur.
Destek tedavisi (oksijen, hidrasyon) kararı alındı; rutin ilaç tedavileri dışlandı.
AAP rehberleri bronşiolitte rutin steroid, bronkodilatör ve antibiyotik kullanımını önermez.

Anahtar Kavram

Bronşiolit Tanı ve Yönetimi

Daha Fazla Pratik

Bronşiolitli bir bebekte Palivizumab profilaksisi endikasyonlarını ve kontrendikasyonlarını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 188Soru

Daha önce sağlıklı olan 5 yaşında bir erkek çocuk, 3 gündür devam eden burun akıntısı ve havlar tarzda öksürük şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenede ateş 38.5°C, genel durum orta, inspiratuar stridor ve suprasternal çekilmeler saptanıyor. Hastaya akut laringotrakeit (krup) tanısıyla nebulize adrenalin ve oral deksametazon tedavisi uygulanıyor. İzleminin 4. saatinde stridoru gerilemeyen, ateşi 39.8°C'ye yükselen, toksik görünüm kazanan ve sekresyonları artan hastanın çekilen yan boyun grafisinde epiglot normal kalınlıkta izlenirken, subglottik hava sütununda düzensizlikler ve intraluminal yumuşak doku dansiteleri görülmektedir. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bakteriyel Trakeit

Cevap

Bakteriyel Trakeit
Vaka; viral bir üst solunum yolu enfeksiyonu (krup tablosu) ile başlayıp, standart krup tedavisine (adrenalin, steroid) yanıt vermeyen, aksine ateşi yükselen ve toksik görünüme giren bir çocuğu tarif etmektedir. Bu 'bifazik' seyir Bakteriyel Trakeit için çok tipiktir. Radyolojik olarak epiglotun normal olması Epiglottiti dışlarken, trakea içindeki düzensizlikler (shaggy trachea görünümü) pürülan membranları işaret eder ve Bakteriyel Trakeit tanısını doğrular.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik seyrini analiz et
Viral prodrom (krup benzeri başlangıç) sonrası tedaviye yanıtsızlık, yüksek ateş ve toksik görünüme gidiş var.
Bu seyir 'bifazik' bir hastalığı, yani viral enfeksiyon üzerine eklenen bakteriyel süperenfeksiyonu işaret eder.
2
Radyolojik bulguları değerlendir
Epiglot normal (Epiglottit dışlandı), ancak trakeada düzensizlikler (shaggy trachea) var.
Trakeal hava sütunundaki düzensizlikler, bakteriyel trakeitin tipik bulgusu olan pürülan sekresyonları ve psödomembranları temsil eder.
3
Ayırıcı tanıları dışla
Krup tedavisine yanıtsızlık ve yüksek ateş viral krup tanısını uzaklaştırır. Epiglot normal olduğu için epiglottit değildir.
Toksik görünüm ve radyolojik bulgular en çok Bakteriyel Trakeit ile uyumludur.

Anahtar Kavram

Bakteriyel Trakeitin Ayırıcı Tanısı
Soru 189Soru

22 yaşında bir çocuk, son zamanlarda belirginleşen yutma güçlüğü ve beslenme sırasında gelişen öksürük şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde ekspiratuar wheezing ve hafif stridor saptanıyor. Çekilen baryumlu özofagus grafisinde subkarinal bölgede özofagusa dıştan bası bulgusu görülüyor. Toraks bilgisayarlı tomografisinde (BTBT) orta mediastende, trakea ve özofagus komşuluğunda, düzgün sınırlı ve kistik karakterde kitle izleniyor. Bu çocukta en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bronkojenik kist

Cevap

Beslenme sırasında öksürük, stridor ve özofagusa dıştan bası yapan orta mediastinal kistik kitlesi olan bu çocukta en olası tanı bronkojenik kisttir.
Bronkojenik kistler, embriyolojik dönemde ön bağırsağın (foregut) anormal tomurcuklanması sonucu gelişir. En sık orta mediastende, özellikle subkarinal ve paratrakeal bölgelerde yerleşirler. Genellikle düzgün sınırlı, içi sıvı veya mukus dolu kistlerdir. Vakada sunulan yutma güçlüğü (disfaji), stridor ve beslenme sırasındaki öksürük, kitlenin özofagus ve trakeaya yaptığı mekanik basının sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik semptomların (disfaji, stridor) anatomik karşılığını değerlendir.
Belirtiler orta mediastendeki trakea ve özofagusun bası altında olduğunu göstermektedir.
Vakadaki subkarinal lokalizasyon bu iki yapının en yakın olduğu bölgelerden biridir.
2
Görüntüleme bulgularını analiz et.
Kitlenin kistik, düzgün sınırlı ve sıvı dansitesinde olması konjenital bir kisti düşündürür.
Malign tümörler genellikle daha solid veya invaziv karakterdedir.
3
Embriyolojik köken ve lokalizasyonu birleştir.
Ön bağırsak (foregut) tomurcuklanma hatası sonucu oluşan bronkojenik kist tanısına ulaşılır.
Bronkojenik kistler en sık subkarinal ve paratrakeal bölgede yerleşir.

Anahtar Kavram

Bronkojenik kistlerin orta mediastinal yerleşimi ve komşu organ bası semptomları (disfaji, wheezing).
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 190Soru

Dört aylık bir erkek bebek, sıcak hava dalgasının yaşandığı bir dönemde belirginleşen huzursuzluk, iştahsızlık ve tartı alamama şikayetleriyle getiriliyor. Fizik muayenesinde dehidratasyon bulguları saptanıyor ve ağırlığının 3.3. persentilin altında olduğu görülüyor. Laboratuvar incelemesinde hiponatremi, hipokloremi, hipokalemi ve metabolik alkaloz saptanan hastanın özgeçmişinde kusma veya ishal öyküsü bulunmadığı öğreniliyor. Bu klinik tablo ile başvuran hastada öncelikle aşağıdakilerden hangisi düşünülmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kistik fibrozis

Cevap

Kistik fibrozis (Pseudo-Bartter sendromu sunumu)
Kistik fibroziste CFTR proteinindeki defekt nedeniyle ter bezlerinden klor ve beraberinde sodyum geri emilemez. Bu durum, özellikle sıcak havalarda veya ateşli hastalıklarda aşırı terleme ile vücuttan ciddi miktarda tuz kaybına (tuz kaybı krizi) neden olur. Kaybedilen sıvıyı yerine koymak için devreye giren sekonder hiperaldosteronizm, böbreklerden sodyumu tutmaya çalışırken potasyum ve hidrojen atılımını artırır. Sonuçta ortaya çıkan hiponatremi, hipokloremi, hipokalemi ve metabolik alkaloz tablosu 'Pseudo-Bartter Sendromu' olarak adlandırılır. Bu tablo kistik fibrozisin ilk başvuru bulgusu olabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Laboratuvar bulgularının analizi yapılması
Hastada hiponatremi, hipokloremi, hipokalemi ve metabolik alkaloz saptandı.
Bu spesifik elektrolit ve asit-baz dengesizliği örüntüsü (Pseudo-Bartter) kısıtlı sayıda klinik duruma işaret eder.
2
Klinik öykü ve fizik muayene verilerinin entegrasyonu
Kusma ve ishalin olmaması, dehidratasyonun sıcak havalarda belirginleşmesi ve büyüme geriliği (tartı azlığı).
Kusma olmaması pilor stenozunu eler; büyüme geriliği ve sıcak hava tetiklemesi ter bezleri üzerinden tuz kaybını düşündürür.
3
Tanısal çıkarım yapılması
Kistik fibrozis tanısı için ileri tetkik (ter testi) planlanması.
Kistik fibrozis, süt çocuklarında tekrarlayan akciğer enfeksiyonları dışında bu tip metabolik krizlerle de prezante olabilir.

Anahtar Kavram

Pseudo-Bartter Sendromu
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 191Soru

Suçiçeği tanısıyla izlenen 55 yaşında bir çocukta, hastalığının 44. gününde ani başlayan yüksek ateş, öksürük ve solunum sıkıntısı gelişiyor. Fizik muayenesinde sağda solunum sesleri azalmış saptanıyor. Akciğer grafisinde sağ plevral efüzyon ve parankimal infiltrasyon izleniyor. Bu hastada tabloya neden olan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: StreptococcusStreptococcus pyogenespyogenes (Grup A streptokok)

Cevap

StreptococcusStreptococcus pyogenespyogenes (Grup A streptokok), suçiçeği sonrası gelişen plevral efüzyonlu pnömonilerin en olası etkenidir.
Suçiçeği (varisella) enfeksiyonu sırasında deri ve mukoza bariyerinin bozulması, invaziv bakteriyel enfeksiyonlara zemin hazırlar. Bu süreçte gelişen pnömoni ve plevral efüzyon/empiyem tablolarında en sık saptanan bakteriyel etken StreptococcusStreptococcus pyogenespyogenes (Grup A streptokok)'dir. Bu tablo genellikle döküntülerin başlamasından sonraki ilk birkaç gün içinde ani klinik kötüleşme ile karakterizedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir.
Suçiçeği geçirmekte olan bir çocukta ani gelişen solunum sıkıntısı ve ateş saptandı.
Sekonder bakteriyel enfeksiyon gelişimini belirlemek için.
2
Radyolojik bulguları yorumla.
Akciğer grafisinde plevral efüzyon ve infiltrasyon izlendi.
Pnömoninin komplikasyonlu (empiyem riski) bir seyir izlediğini anlamak için.
3
Epidemiyolojik ilişkiyi kur.
Suçiçeği ile invaziv Grup A streptokok enfeksiyonları arasındaki güçlü ilişki hatırlandı.
En olası etkeni saptamak için.

Anahtar Kavram

Suçiçeği sonrası gelişen invaziv bakteriyel pnömonilerde en sık etken StreptococcusStreptococcus pyogenespyogenes (Grup A streptokok)'dir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 192Soru

3030 haftalık prematüre doğan, şu an kronolojik olarak 88 haftalık olan bir erkek bebek; 22 gündür süren burun akıntısı, hapşırık ve hafif ateş sonrası gelişen hırıltılı solunum, hızlı nefes alma ve beslenememe şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde solunum sayısı 74/dk74/dk, kalp hızı 165/dk165/dk, SpO2SpO_2 %88\%88 (oda havasında) saptanıyor. Belirgin subkostal ve interkostal çekilmeleri olan hastanın oskültasyonunda yaygın ekspiryum uzaması, hışıltı (wheezing) ve bilateral ince raller duyuluyor. Batın muayenesinde karaciğer kosta altında 33 cm ele geliyor. Bu hastanın klinik tablosu ve özgeçmişi dikkate alındığında, en uygun yönetim stratejisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hastanın yatırılarak izlenmesi; nazal kanül ile oksijen desteği verilmesi, hidrasyonun sağlanması ve apne yönünden monitorize edilmesi

Cevap

En uygun yaklaşım; hastanın yatırılarak oksijen desteği, hidrasyon ve apne takibi ile izlenmesidir.
Vakada tanımlanan hasta; düzeltilmiş yaşı küçük, prematüre doğumlu ve ciddi solunum sıkıntısı olan tipik bir akut bronşiolit tablosudur. Bu yaş grubunda ve risk faktörlerine sahip bebeklerde en önemli risklerden biri 'apne'dir. Dolayısıyla hastanın yatırılarak oksijen (çünkü SpO2<%9092SpO_2 < \%90-92) ve beslenme desteği alması, aynı zamanda monitorize edilmesi en doğru yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların ve risk faktörlerinin analizi
Hasta 22 aylık, prematüre doğumlu ve belirgin solunum sıkıntısı (taşipne, hipoksi, çekilmeler) mevcut.
Yatış endikasyonlarını ve komplikasyon riskini belirlemek için hastanın yaşı ve bazal durumu kritiktir.
2
Ayırıcı tanıdaki ipuçlarının değerlendirilmesi
Karaciğerin 33 cm ele gelmesi, akciğerlerdeki havalanma artışına (hiperinflasyon) bağlı diyaframın aşağı itilmesi (pseudomegali) ile açıklanır.
Karaciğerin ele gelmesi her zaman hepatomegaliyi değil, bazen toraks içi basınç artışını gösterir.
3
Tedavi protokolünün seçimi
Güncel kılavuzlara göre bronşiolitte rutin bronkodilatör, steroid veya antibiyotik kullanımı önerilmez; tedavi destekleyicidir.
Destek tedavisi (oksijen ve hidrasyon) mortalite ve morbiditeyi azaltan en etkin yöntemdir.

Anahtar Kavram

Bronşiolit tanısında destekleyici tedavi esastır ve 33 aydan küçük bebekler ile prematürelerde apne riski nedeniyle hastaneye yatış gereklidir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 193Soru

Babasına yeni yayma pozitif akciğer tüberkülozu tanısı konulan 5 yaşındaki bir çocuk, temaslı taraması amacıyla polikliniğe getiriliyor. Çocuğun herhangi bir yakınması yoktur. Fizik muayenesi normal, akciğer grafisi ise doğal olarak değerlendiriliyor. Yapılan tüberkülin deri testi (TDT) sonucu 1414 mm olarak ölçülüyor.

Bu çocuk için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Latent tüberküloz enfeksiyonu

Cevap

Latent tüberküloz enfeksiyonu
Çocuk asemptomatik ve akciğer grafisi normal olduğu için aktif tüberküloz hastalığı dışlanır. Ancak babasıyla (yayma pozitif vaka) yakın teması olması nedeniyle TDT pozitiflik sınırı 55 mm'dir. Hastanın 1414 mm olan TDT sonucu, tüberküloz basilinin vücuda alındığını (enfeksiyon) ancak klinik hastalık yapmadığını gösterir, bu tablo Latent Tüberküloz Enfeksiyonu olarak tanımlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Temas öyküsünü değerlendir
Babasında yayma pozitif (yüksek bulaştırıcılık) akciğer tüberkülozu mevcuttur.
Tüberküloz yönetiminde ilk adım bulaş riskini belirlemektir.
2
Klinik ve radyolojik bulguları incele
Hasta asemptomatik ve akciğer grafisi normaldir.
Bu durum aktif hastalığı (tüberküloz hastalığı) dışlamaya yardımcı olur.
3
TDT sonucunu temas durumuna göre yorumla
Temaslı çocuklarda TDT 5\geq 5 mm olması pozitif kabul edilir. Hastanın sonucu 1414 mm'dir.
Risk gruplarına göre TDT pozitiflik sınırları değişkenlik gösterir.
4
Tanıyı koy
Pozitif TDT + Normal Grafi + Asemptomatik Klinik = Latent Tüberküloz Enfeksiyonu.
Enfeksiyonun vücuda girdiğini ancak henüz hastalık oluşturmadığını gösterir.

Anahtar Kavram

Çocuklarda tüberküloz temaslı taraması ve latent enfeksiyon tanısı

Daha Fazla Pratik

Latent tüberküloz tanısı alan bu çocukta tedavi yönetimi (İzoniazid profilaksisi) hakkında okuma yapınız.
Tahmini Süre:45s
Soru 194Soru

77 yaşında kistik fibrozis tanısıyla izlenen ve ekzokrin pankreas yetmezliği nedeniyle tedavi alan bir çocuk hasta; son aylarda giderek artan yürüme güçlüğü, dengesizlik ve görme keskinliğinde azalma şikayetleriyle başvuruyor. Nörolojik muayenesinde ataksik yürüyüş, derin tendon reflekslerinde kayıp ve vibrasyon duyusunda azalma saptanıyor. Bu hastadaki klinik tablonun aşağıdaki vitaminlerden hangisinin eksikliğine bağlı gelişmesi en olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vitamin E

Cevap

Kistik fibrozisli hastada görülen ataksi ve derin tendon refleksi kaybı gibi nörolojik bulgular Vitamin E eksikliğine bağlıdır.
Vitamin E (tokoferol), nöronal membranların korunmasında kritik rol oynar. Eksikliğinde periferik sinirlerde ve arka kordonlarda demiyelinizasyon gelişerek hastada ataksi, derin tendon reflekslerinde kayıp ve vibrasyon/pozisyon duyusu kaybı ortaya çıkar. Kistik fibrozisli çocuklarda tedaviye uyumsuzluk durumunda bu tabloya sıklıkla görme bozuklukları (retinopati) da eşlik eder.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bağlamı tanımlama
Hasta kistik fibrozis ve ekzokrin pankreas yetmezliği tanısına sahip; bu durum yağda eriyen vitaminlerin malabsorbsiyonuna neden olur.
Kistik fibrozis hastalarının %85-90'ında pankreatik kanal tıkanıklığına bağlı malabsorbsiyon gelişir.
2
Nörolojik bulguları analiz etme
Ataksi, DTR kaybı ve vibrasyon duyusu azalması; arka kordon ve spinoserebellar sistem harabiyetini gösterir.
Bu spesifik nörolojik tablo, antioksidan bir vitamin olan Vitamin E'nin eksikliğinde görülen nöronal dejenerasyonun sonucudur.
3
Ayırıcı tanı yapma
Görme keskinliğinde azalma (retinopati) ve nörolojik bulguların birleşimi Vitamin E'yi işaret eder.
Vitamin A oküler bulgu yapsa da ataksi yapmaz; Vitamin B12B_{12} ise kistik fibroziste ilk planda beklenen eksiklik değildir.

Anahtar Kavram

Kistik fibroziste yağda eriyen vitamin malabsorbsiyonu ve Vitamin E eksikliği nöropatisi

Daha Fazla Pratik

Kistik fibrozisli bebeklerde E vitamini eksikliğinin yol açabileceği hemolitik anemi tablosunu inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 195Soru

1515 aylık bir erkek çocuk, iki gün önce akşam yemeği sırasında aniden başlayan öksürük ve hırıltılı solunum şikayetiyle acil servise getiriliyor. Dış merkezde "akut bronşiolit" ön tanısıyla uygulanan mükerrer salbutamol tedavisine klinik yanıt alınamadığı belirtiliyor. Fizik muayenesinde sol akciğer bazalinde solunum seslerinde azalma ve lokalize ekspiratuar hışıltı (wheezingwheezing) saptanırken, sağ akciğer bulguları doğal olarak değerlendiriliyor. Çekilen arka-ön akciğer grafisinde sol akciğer sahasında belirgin hiperlusensi, sol interkostal aralıklarda genişleme ve mediastenin sağa yer değiştirdiği izleniyor. Bu hasta için kesin tanıya ulaşmak ve tedaviyi gerçekleştirmek amacıyla planlanması gereken en uygun girişim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rijit bronkoskopi

Cevap

Yabancı cisim aspirasyonu şüphesi olan pediyatrik vakalarda rijit bronkoskopi en uygun yaklaşımdır.
Rijit bronkoskopi seçeneği doğrudur; çünkü ani başlayan solunumsal sıkıntı, tek taraflı ekspiratuar wheezing ve grafide saptanan obstrüktif amfizem (hiperlusensi ve mediastinal shift) bulguları yabancı cisim aspirasyonu için patognomoniktir. Bu durumda kesin tanı koymak ve hayatı tehdit edebilecek tıkanıklığı gidermek için rijit bronkoskopi uygulanmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarının analizi
Yabancı cisim aspirasyonu (YCA) şüphesi
Ani başlangıçlı öksürük öyküsü ve bronkodilatör tedaviye yanıtsızlık YCA için tipik ipuçlarıdır.
2
Fizik muayene ve radyoloji korelasyonu
Obstrüktif amfizem (Check-valve mekanizması) tespiti
Lokalize hışıltı ve akciğer grafisinde tek taraflı hiperaerasyon ile mediastenin karşıya itilmesi, havanın girip çıkamadığı bir tıkanıklığı kanıtlar.
3
Altın standart yöntemin belirlenmesi
Rijit bronkoskopi planlanması
Pediyatrik yaş grubunda havayolundaki yabancı cismi güvenle çıkarmak için rijit bronkoskopi zorunludur.

Anahtar Kavram

Yabancı cisim aspirasyonlarında rijit bronkoskopinin tanısal ve tedavi edici önceliği.

Alternatif Yöntem

Eğer akciğer grafisi normal olsaydı ancak şüphe yüksek kalsaydı, ekspiryum grafisi veya yan dekübit grafileri ile hava hapsi (air trapping) araştırılabilirdi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 196Soru

1515 yaşında bir erkek çocuk; yaklaşık iki hafta önce başlayan boğaz ağrısı ve ses kısıklığı şikayetlerini izleyen, son birkaç gündür belirginleşen halsizlik ve kuru öksürük yakınmasıyla getirilmiştir. Hastanın klinik bulguları aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:

ParametreBulgular
Ateş37,8C37,8^\circ\text{C}
Solunum SistemiBilateral yaygın inspiratuar ince raller
Akciğer GrafisiPeribronşiyal kalınlaşma ve yamalı interstisiyel infiltrasyonlar
LaboratuvarHafif lökositoz, normal CRP

Bu klinik ve radyolojik tabloya en sık neden olan mikroorganizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: *Chlamydophila pneumoniae*

Cevap

Ses kısıklığı ve farenjit ile başlayan atipik pnömoni tablosunda en olası etken *Chlamydophila pneumoniae*'dır.
Doğru yanıt olan *Chlamydophila pneumoniae*, okul çağı çocukları ve genç erişkinlerde görülen atipik pnömonilerin önemli bir nedenidir. Klinik seyri genellikle subakuttur ve karakteristik olarak öksürük başlamadan bir-iki hafta önce laringit (ses kısıklığı) ve farenjit semptomları görülür. Bu klinik ipucu, onu diğer atipik etkenlerden ayırt etmede sıklıkla kullanılır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın yaş grubunu ve semptom başlangıcını değerlendir
1515 yaşında (adölesan) ve subakut (iki haftalık) başlangıçlı bir tablo mevcuttur.
Etkenlerin yaşa ve seyir hızına göre dağılımı farklılık gösterir.
2
Karakteristik öncül bulguları tanımla
Ses kısıklığı (laringit) ve boğaz ağrısı (farenjit) pnömoni öncesinde görülmektedir.
Bu prodromal bulgular *Chlamydophila pneumoniae* (TWAR suşu) için oldukça tipiktir.
3
Radyolojik bulguları yorumla
İnterstisiyel infiltrasyon ve peribronşiyal kalınlaşma izlenmektedir.
Bu bulgular atipik pnömoni grubundaki (Mycoplasma, Chlamydophila, Viral) etkenleri destekler.

Anahtar Kavram

Chlamydophila pneumoniae (TWAR) enfeksiyonları genellikle farenjit ve laringit ile başlar, ardından atipik pnömoni tablosuna ilerler.

Daha Fazla Pratik

Atipik pnömoni etkenlerinde (Mycoplasma ve Chlamydophila) ampirik tedavide tercih edilen makrolid grubu ilaçların doz ve kullanım sürelerini gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 197Soru

2222 günlük bir erkek bebek; doğumdan itibaren devam eden huzursuzluk, beslenme güçlüğü, sarılık ve karın şişliği yakınmalarıyla pediatri polikliniğine getiriliyor. Öyküsünden annenin doğum sonrası dönemde yapılan küretaj materyalinde "kazeifiye granülomatöz endometrit" saptandığı öğreniliyor. Bebeğin fizik muayenesinde hepatosplenomegali, asit ve yaygın lenfadenopati saptanıyor. Akciğer grafisinde milier patern (yaygın retikülonodüler infiltrasyonlar) izleniyor. Yapılan tüberkülin deri testi (TDT) sonucu 00 mmmm olarak ölçülüyor. Bu bebekte tüberküloz enfeksiyonunun "konjenital (transplasental)" kaynaklı olduğunu kesinleştiren en spesifik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karaciğer biyopsisinde kazeifiye granülomların (primer hepatik kompleks) saptanması

Cevap

Karaciğer biyopsisinde kazeifiye granülomların (primer hepatik kompleks) saptanması, enfeksiyonun transplasental yolla bulaştığını kanıtlayan Cantwell kriterlerinden biridir.
Konjenital tüberkülozda basilin transplasental yolla göbek veni üzerinden bebeğe geçmesi sonucunda ilk odak (primer kompleks) karaciğerde oluşur. Cantwell kriterlerine göre, bebekte karaciğer biyopsisi ile kazeifiye granülomatöz yapıların gösterilmesi, annede saptanan endometrial tüberküloz ile birleştiğinde tanıyı kesinleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Yenidoğanda hepatosplenomegali, milier patern ve annede endometrial tüberküloz varlığı saptandı.
Bu bulgular konjenital tüberkülozu güçlü bir şekilde düşündürür.
2
Bulaş yolunu belirle
Transplasental (göbek veni ile) veya postnatal (doğum sırasında aspirasyon/yutma veya sonrasında solunum) bulaş ayrımı yapılmalıdır.
Konjenital tüberküloz tanısı için Cantwell kriterleri kullanılır.
3
Spesifik tanı kriterini hatırla
Primer hepatik kompleks (karaciğerde kazeifiye granülomlar), basilin göbek veni yoluyla karaciğere ulaştığını kanıtlar.
Akciğerdeki primer kompleks solunum yoluyla (postnatal) bulaşı işaret ederken, karaciğerdeki kompleks transplasental geçişin patognomonik bulgusudur.

Anahtar Kavram

Cantwell kriterlerine göre konjenital tüberküloz tanısında karaciğerdeki primer kompleks (veya granülomlar) transplasental geçişin en spesifik kanıtıdır.
Soru 198Soru

1010 aylık kız bebek, iki gündür süren burun akıntısı ve hafif ateş sonrası gelişen öksürük ve nefes darlığı nedeniyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde solunum sayısı 68/dk68/\text{dk}, SpO2SpO_2 \% 8989 (oda havasında), interkostal ve subkostal çekilmeleri mevcut. Dinlemekle akciğerlerde yaygın ekspiratuar vizing ve ince ralleri duyuluyor. Karaciğer kot kavsini 3 cm3\text{ cm} geçiyor ancak kalp sesleri normal olup periferik ödem saptanmıyor. Akciğer grafisinde her iki akciğer alanında havalanma artışı ve diyafragma düzleşmesi izleniyor. Bu hasta için en uygun yönetim stratejisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nemlendirilmiş oksijen desteği ve hidrasyonun sağlanması

Cevap

Nemlendirilmiş oksijen desteği ve hidrasyonun sağlanması en uygun yaklaşımdır.
Doğru yaklaşım nemlendirilmiş oksijen desteği ve hidrasyonun sağlanmasıdır. Hastada oda havasında SpO2SpO_2 \% 8989 ölçülmüştür ve bu durum ciddi solunum sıkıntısı ile birlikte oksijen desteği gerektirir. Akut bronşiolit yönetiminde ilaç tedavilerinden (bronkodilatörler, steroidler) ziyade destekleyici bakımın önemi güncel kılavuzlarda (AAP, NICE) vurgulanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Hasta 10 aylık (akut bronşiolit için tipik yaş <2 yaş), viral prodromu takip eden alt solunum yolu bulguları mevcut.
Tanının akut bronşiolit olduğunu doğrulamak için.
2
Fizik muayene bulgularını (karaciğer büyüklüğü) yorumla
Karaciğerin kot kavsini geçmesi, akciğerlerdeki aşırı havalanma (hiperinflasyon) sonucu diyafragmanın düzleşmesi ve karaciğeri aşağı itmesinden kaynaklanan yalancı bir büyümedir.
Kalp yetmezliği veya hepatomegali ile karışmasını önlemek için.
3
Tedavi kılavuzlarını uygula
Oksijen satürasyonu < %90 olduğu için destekleyici tedavi (oksijen ve gerekirse hidrasyon) önceliklidir.
Bronşiolit yönetiminde kanıta dayalı olmayan ilaç kullanımından kaçınmak için.

Anahtar Kavram

Akut bronşiolit tanısı kliniktir ve tedavisi esas olarak destekleyicidir (oksijen, hidrasyon, nazal temizlik).
Soru 199Soru

Dört aylık bir erkek bebek; kilo alamama, karında şişlik ve vücudunda morluklar nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Sadece anne sütü ile beslenen bebeğin dışkısının oldukça bol miktarda, yağlı görünümlü ve çok kötü kokulu olduğu öğreniliyor. Fizik muayenesinde tartı ve boy gelişimi 3.3. persentilin altında, generalize ödem, yaygın ekimozlar ve karın distansiyonu saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum albümin düzeyi 2.12.1 g/dL, PT ve aPTT süreleri ise kontrolün iki katı kadar uzun bulunuyor. Bu hastada kesin tanıya ulaşmak için yapılması gereken en uygun tetkik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ter testi

Cevap

Hastanın klinik tablosu (steatorre, ödem, kanama diyatezi) kistik fibrozise bağlı pankreatik yetmezliği işaret etmektedir, bu nedenle tanı için ter testi yapılmalıdır.
Kistik fibrozis tanılı bebeklerde, pankreatik enzim eksikliği nedeniyle protein ve yağ emilimi bozulur. Hipoalbüminemiye bağlı 'Kwashiorkor benzeri' ödem ve yağda eriyen K vitamini emilemediği için pıhtılaşma faktörlerinin sentezlenememesi sonucu kanamalar (ekimoz, uzamış PT) görülür. Bu klinik tabloyu doğrulayacak en uygun ve ilk yapılması gereken test ter testidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Bebekte malabsorbsiyon bulguları (yağlı, kötü kokulu dışkı), protein eksikliği (ödem/hipoalbüminemi) ve K vitamini eksikliği (uzamış PT/aPTT ve ekimoz) mevcuttur.
Bu üçlü klinik tablo, süt çocukluğu döneminde ağır ekzokrin pankreas yetmezliğini gösterir.
2
Ayırıcı tanı yap
Süt çocukluğu döneminde bu bulgularla gelen bir hastada akla gelmesi gereken en önemli hastalık kistik fibrozistir.
Kistik fibrozis, çocuklarda kronik malabsorbsiyon ve tekrarlayan enfeksiyonların en sık nedenlerinden biridir.
3
Tanısal testi belirle
Tanı için altın standart olan ter testinde klor düzeyinin ölçülmesi gerekir.
Klinik şüphe varlığında ter testi tanı koydurucu veya dışlayıcı temel basamaktır.

Anahtar Kavram

Kistik fibrozis, süt çocukluğu döneminde sadece akciğer bulguları ile değil, ağır malabsorbsiyon, hipoproteinemik ödem ve K vitamini eksikliğine bağlı kanama tablosuyla da prezente olabilir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 200Soru

22 günlük bir yenidoğan, doğumundan itibaren giderek artan solunum sıkıntısı nedeniyle değerlendiriliyor. Fizik muayenede sol üst hemitoraksta solunum seslerinde azalma ve perküsyonla matite saptanıyor. Çekilen ilk akciğer grafisinde sol üst lobda homojen opasite ve mediastinal yapıların sağa itildiği görülüyor. 2424 saat sonra çekilen kontrol grafide ise aynı bölgenin hiperlüsent hale geldiği ve herniasyon bulgularının belirginleştiği izleniyor. Bu klinik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Konjenital lober amfizem

Cevap

Konjenital lober amfizem (CLE), özellikle yaşamın ilk saatlerinde etkilenen lobun fetal akciğer sıvısıyla dolu olması nedeniyle opak görünebilir ve zamanla hava hapsiyle hiperlüsent hale gelir.
Konjenital lober amfizem, bronşiyal kıkırdak zayıflığına bağlı gelişen obstrüksiyon nedeniyle havanın girip çıkamaması (çekvalf mekanizması) ile karakterizedir. Doğumdan hemen sonra çekilen grafilerde, temizlenemeyen fetal sıvı nedeniyle lob opak görünür. Sıvı çekilip hava hapsoldukça grafi hiperlüsent hale gelir ve mediastinal şift belirginleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik seyrin analiz edilmesi
Yenidoğanda başlangıçta opak olan lobun 2424 saat içinde hiperlüsent hale geldiği görüldü.
Konjenital lober amfizem (CLE) vakalarında fetal akciğer sıvısının temizlenmesi gecikir; sıvı hava ile yer değiştirdikçe 'çekvalf' mekanizması sonucu hiperenflasyon gelişir.
2
Anatomik yerleşimin değerlendirilmesi
Lezyonun sol üst lobda yerleştiği saptandı.
CLE en sık sol üst lobda (%40-5050), ardından sağ orta lobda görülür.
3
Ayırıcı tanı yapılması
CPAM, sekestrasyon ve bronkojenik kist gibi anomaliler elendi.
Bu anomalilerin hiçbirinde doğum sonrası bu kadar kısa sürede tam opasiteden hiperlüsent amfizeme tipik bir radyolojik geçiş beklenmez.

Anahtar Kavram

Konjenital lober amfizemde erken dönemde 'opak lob' görünümü, fetal akciğer sıvısının kıkırdak anomalisi veya obstrüksiyon nedeniyle boşalamamasından kaynaklanır.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 10 / 11Sonraki
Göğüs Hastalıkları ve Alerji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 10 | Examkin