Göğüs Hastalıkları ve Alerji

218 soru

Soru 161Soru

Rutin yenidoğan muayenesinde sol akciğer bazalinde solunum seslerinde azalma saptanan bir bebeğin yapılan renkli Doppler ultrasonografi incelemesinde; normal akciğer dokusundan bağımsız yerleşimli olan ve kan akımını doğrudan abdominal aortadan alan bir kitle saptanmıştır. Bu bebek için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pulmoner sekestrasyon

Cevap

Kitlenin sistemik bir arter olan abdominal aortadan beslenmesi, pulmoner sekestrasyon tanısı için en ayırt edici bulgudur.
Doğru yanıt olan pulmoner sekestrasyon, normal trakeobronşiyal ağaçla bağlantısı olmayan ve kanlanması pulmoner arterler yerine sistemik dolaşımdan (torasik veya abdominal aorta) sağlanan aksesuar akciğer dokusudur. Vakada belirtilen 'abdominal aortadan köken alan arter' ifadesi bu tanı için spesifiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Vakadaki radyolojik bulguyu analiz ediniz.
Kitlenin kanlanması pulmoner arter yerine sistemik bir damar olan abdominal aortadan sağlanmaktadır.
Sistemik arteriyel beslenme, non-fonksiyonel aksesuar akciğer dokusu (sekestrasyon) için karakteristiktir.
2
Kitlenin yerleşimini ve bronşiyal bağlantısını kontrol ediniz.
Normal akciğer dokusundan bağımsız olması ve bronşiyal ağaçla bağlantısızlığı sekestrasyon tanısını destekler.
Bu özellikler, kitleyi diğer konjenital anomalilerden (özellikle CPAM'den) ayırmayı sağlar.
3
En olası tanıyı belirleyiniz.
Tanı pulmoner sekestrasyondur.
Aortadan beslenen izole akciğer dokusu tanımı tam olarak bu anomaliyi karşılamaktadır.

Anahtar Kavram

Pulmoner sekestrasyonun en spesifik özelliği, sistemik bir arterden (genellikle aortadan) kanlanmasıdır.

Daha Fazla Pratik

İntralobar ve ekstralobar sekestrasyon arasındaki venöz drenaj farklarını (pulmoner ven vs sistemik ven) gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 162Soru

Yenidoğan döneminde ağır solunum sıkıntısı, siyanoz ve yaygın ödem (hidrops fetalis) tablosuyla doğan bir bebeğin fizik muayenesinde bilateral plevral efüzyon saptanıyor. Akciğer grafisinde bilateral yaygın retikülonodüler dansite artışı ve 'Kerley B' çizgileri izleniyor. Torasentez materyalinde lenfosit hakimiyeti saptanan ve yapılan ekokardiyografisinde yapısal bir kalp hastalığı dışlanan bu bebek için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Primer konjenital pulmoner lenfanjiektazi

Cevap

Primer konjenital pulmoner lenfanjiektazi
Primer konjenital pulmoner lenfanjiektazi; hidrops fetalis, neonatal solunum sıkıntısı ve plevral efüzyon triadı ile seyreder. Akciğer grafisinde görülen 'Kerley B' çizgileri ve retikülonodüler patern, genişlemiş interstisyel lenfatikleri yansıtır. Ekokardiyografinin normal olması, bu tablonun kalp hastalıklarına sekonder gelişmediğini kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Hidrops fetalis, plevral efüzyon ve yenidoğanda ağır solunum sıkıntısı saptandı.
Bu bulgular lenfatik veya venöz drenaj bozukluğunu düşündürür.
2
Radyolojik bulguları değerlendir
Retikülonodüler görünüm ve Kerley B çizgileri saptandı.
Kerley B çizgileri interlobüler septalardaki lenfatik genişlemeyi ve interstisyel sıvıyı temsil eder.
3
Ayırıcı tanı yap
Ekokardiyografi ile kalp hastalığı (sekonder nedenler) dışlandı.
Sol kalp obstrüksiyonları (HLHS gibi) veya total pulmoner venöz dönüş anomalisi de benzer tablo yapabilir; ekonun normal olması 'primer' lenfanjiektaziye yönlendirir.

Anahtar Kavram

Primer konjenital pulmoner lenfanjiektazi, pulmoner lenfatiklerin anormal dilatasyonu ile karakterize, nadir ve genellikle fatal seyreden bir anomalidir.

Daha Fazla Pratik

Konjenital şilotoraks ile ayırıcı tanısını ve plevral sıvıdaki hücre tipini (lenfosit) gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 163Soru

1919 aylık bir erkek çocuk, evde ay çekirdeği yerken aniden başlayan şiddetli öksürük ve morarma şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde sağ akciğer orta ve alt zonlarda lokalize hışıltı (wheezing) ve solunum seslerinde azalma saptanıyor. Çekilen ekspiratuar akciğer grafisinde sağ akciğerde hiperlusensi (hava hapsi) izleniyor. Bu hastada kesin tanı ve tedavi için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rijit bronkoskopi uygulanması

Cevap

Rijit bronkoskopi uygulanması
Aniden başlayan öksürük, morarma ve fizik muayenede saptanan lokalize bulgular (hışıltı, ses azalması) ile radyolojik hava hapsi (hiperlusensi) birleştiğinde yabancı cisim aspirasyonu tanısı kesinleşir. Bu durumda hem kesin tanı hem de yabancı cismin güvenle çıkarılması için en uygun ve altın standart yöntem rijit bronkoskopidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik öykü ve fizik muayene bulgularını değerlendir
Yabancı cisim aspirasyonu şüphesi
Aniden başlayan öksürük öyküsü ve lokalize dinleme bulguları aspirasyon için tipiktir.
2
Radyolojik bulguları (hava hapsi) yorumla
Obstrüktif amfizem/Check-valve mekanizması doğrulaması
Yabancı cismin havayı içeri alıp dışarı çıkışını engellemesi (çek-valf) sonucu tek taraflı havalanma artışı görülür.
3
Kesin tanı ve tedavi yöntemini belirle
Rijit bronkoskopi kararı
Çocuklarda hava yolu güvenliğini sağlamak ve cismi güvenle çıkarmak için rijit bronkoskopi tercih edilir.

Anahtar Kavram

Yabancı cisim aspirasyonlarında klinik ve radyolojik uyum ile rijit bronkoskopinin altın standart olması.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 164Soru

Doğum sonrası ikinci günde hafif solunum sıkıntısı nedeniyle değerlendirilen bir erkek bebeğin prenatal ultrasonografisinde sağ akciğerde kistik lezyon saptandığı biliniyor. Bebeğin fizik muayenesinde sağ hemitoraksta solunum sesleri azalmış olup, ek olarak vertebral anomali ve renal agenezi saptanıyor. Çekilen bilgisayarlı tomografide sağ orta lob yerleşimli, çapları 11 cm ile 22 cm arasında değişen çok sayıda kistik yapı izleniyor. Bu klinik tabloya göre, en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Konjenital pulmoner havayolu malformasyonu tip 2

Cevap

Küçük kistler ve renal/vertebral anomalilerin eşlik ettiği bu tablo için en olası tanı konjenital pulmoner havayolu malformasyonu tip 2'dir.
Konjenital pulmoner havayolu malformasyonu (eski adıyla KKAM) tip 2, karakteristik olarak 0.50.5 ile 22 cm arasında değişen çok sayıda küçük kistten oluşur. En önemli klinik özelliği, vakaların yaklaşık yarısında renal agenezi, kardiyak defektler veya vertebral anomaliler gibi diğer doğumsal anomalilerin eşlik etmesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Lezyonun morfolojisini değerlendir
Çapları 121-2 cm olan çok sayıda kist saptandı.
KPHM tiplerini kist boyutuna göre sınıflandırmak tanıda ilk adımdır.
2
Eşlik eden anomalileri kontrol et
Renal agenezi ve vertebral anomali gibi ekstrapulmoner bulgular mevcut.
KPHM Tip 2, yaklaşık %50 oranında diğer konjenital anomalilerle birliktelik gösterir.
3
Diferansiyel tanıyı kesinleştir
Küçük kistler + anomali birlikteliği = Tip 2 KPHM.
Tip 1 genellikle büyük kistlerle ve izole seyretmesiyle, Tip 3 ise solid görünümüyle ayrılır.

Anahtar Kavram

Konjenital Pulmoner Havayolu Malformasyonu (KPHM) Tip 2, kist boyutu (<2<2 cm) ve yüksek oranda eşlik eden ekstrapulmoner anomali sıklığı ile tanınır.

Daha Fazla Pratik

KPHM tiplerinin malignite (pleuropulmoner blastom) riskini ve cerrahi endikasyonlarını gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 165Soru

18 aylık bir kız çocuk, evde patlamış mısır yerken aniden başlayan şiddetli öksürük ve hırıltı şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde solunum sayısı 34/dk34/dk, kalp hızı 115/dk115/dk, oksijen satürasyonu %93\%93 olarak ölçülüyor. Oskültasyonda sol akciğer bazalinde solunum seslerinin belirgin azaldığı ve lokalize wheezing olduğu saptanıyor. Akciğer grafisinde ekspiryumda mediastenin sağa doğru yer değiştirdiği ve sol akciğerde havalanma artışı (hava hapsi) gözleniyor. Bu hasta için en olası tanı ve yapılması gereken en uygun girişim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yabancı cisim aspirasyonu - Rijit bronkoskopi

Cevap

Yabancı cisim aspirasyonu tanısı konulmalı ve rijit bronkoskopi ile müdahale edilmelidir.
Hastanın klinik tablosu (patlamış mısır yerken ani başlangıç), fizik muayene bulguları (tek taraflı ses azalması ve lokalize wheezing) ve radyolojik görünümü (ekspiratuar hava hapsi) tipik bir yabancı cisim aspirasyonu vakasıdır. Çocuklarda YCA durumunda hem tanı koymak hem de cismi çıkarmak için en güvenilir ve altın standart yöntem rijit bronkoskopidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir.
Ani başlayan öksürük ve morarma öyküsü ile mısır yeme hikayesi yabancı cisim aspirasyonunu (YCA) düşündürür.
YCA vakalarının %90'ında ani başlayan bir boğulma/öksürük episodu bulunur.
2
Fizik muayene ve radyolojik bulguları analiz et.
Tek taraflı solunum sesi azalması, lokalize wheezing ve radyografide obstrüktif amfizem (hava hapsi) mevcuttur.
Yabancı cisim havayolunu tamamen tıkamadığında 'check-valve' (kontrol valfi) mekanizması ile havanın girişi sağlanırken çıkışı engellenir, bu da o tarafta hiperventilasyon ve karşı tarafa mediasten kaymasına yol açar.
3
Kesin tanı ve tedavi yöntemini seç.
Altın standart olan rijit bronkoskopi planlanmalıdır.
Rijit bronkoskopi, hem yabancı cismin doğrudan görülerek tanınmasını hem de güvenli bir şekilde çıkarılmasını sağlar.

Anahtar Kavram

Yabancı cisim aspirasyonlarında klinik ve radyolojik tanı kriterleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 166Soru

55 aylık bir kız bebek, tekrarlayan akciğer enfeksiyonu ve hışıltı şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Çekilen akciğer grafisinde sol akciğer alt lobda çok sayıda, farklı boyutlarda kistik oluşumlar izleniyor. Yapılan bilgisayarlı tomografi anjiyografide, lezyonun besleyici arterinin pulmoner arter olduğu ve venöz drenajın pulmoner venlere yapıldığı saptanıyor. Bu klinik ve radyolojik bulgular ışığında en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tip 1 Konjenital pulmoner havayolu malformasyonu

Cevap

Tip 1 Konjenital pulmoner havayolu malformasyonu (CPAM), multikistik görünümü ve pulmoner vasküler sistemle olan bağlantısı nedeniyle en olası tanıdır.
Konjenital pulmoner havayolu malformasyonu (CPAM), terminal bronşiyollerin kistik proliferasyonu ile karakterizedir. Tip 1 CPAM, en sık görülen form olup trakeobronşiyal ağaçla iletişim halindedir ve beslenmesini pulmoner arterlerden alır. Vakada belirtilen multikistik yapı ve pulmoner arter beslenmesi bu tanıyı kesinleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve radyolojik bulguları değerlendir
55 aylık bebekte tekrarlayan enfeksiyon ve akciğerde çok sayıda kistik yapı saptandı.
Vakadaki lezyonun morfolojik tipini belirlemek için ilk adımdır.
2
Vasküler beslenmeyi analiz et
Besleyici arterin pulmoner arter olduğu belirlendi.
CPAM ile pulmoner sekestrasyon arasındaki en önemli ayrım noktası vasküler beslenmedir.
3
Ayırıcı tanıyı yap
Sistemik beslenmesi olmayan multikistik lezyon CPAM olarak sınıflandırıldı.
Kistik lezyonun pulmoner arterden beslenmesi sekestrasyonu dışlar.

Anahtar Kavram

Konjenital akciğer anomalilerinde CPAM (Konjenital Pulmoner Havayolu Malformasyonu) tipik olarak pulmoner dolaşımdan beslenirken, sekestrasyon sistemik dolaşımdan (aorta) beslenir.

Daha Fazla Pratik

CPAM tipleri (Tip 0-4) arasındaki histolojik ve kistik boyut farklarını gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 167Soru

44 yaşında bir erkek çocuk, yaklaşık 22 aydır devam eden inatçı öksürük şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde sağ akciğer orta alanda lokalize ronküs saptanıyor; diğer sistem muayeneleri normal bulunuyor. Akciğer grafisinde sağ hiler bölgede belirgin lenfadenopati ve bu bölgeye komşu sağ orta lobda havalanma artışı (obstrüktif amfizem) izleniyor. Aile öyküsünden büyükbabasının kısa süre önce tüberküloz tanısı aldığı, çocuğun ise BCG aşı skarı olduğu ve yapılan TDT (Tüberkülin Deri Testi) sonucunun 1818 mm ölçüldüğü öğreniliyor.

Buna göre, bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Primer tüberküloz

Cevap

Primer tüberküloz
Çocuğun aktif tüberkülozlu bir hasta ile yakın temasının olması ve TDT sonucunun 1515 mm üzerinde (1818 mm) saptanması enfeksiyonu doğrular. Akciğer grafisinde saptanan hiler lenfadenopatinin sağ orta lob bronşuna dıştan bası yapması (ekstrinsik bası), o bölgede havanın hapsolmasına (obstrüktif amfizem) ve dinlemekle lokalize ronküse neden olur. Bu tablo primer tüberkülozun karakteristik bir radyolojik prezentasyonudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve epidemiyolojik verilerin değerlendirilmesi
Hastanın kronik öksürüğü, aktif tüberkülozlu bir yakınıyla temas öyküsü ve BCG aşısına rağmen 1818 mm olan TDT sonucu tüberküloz enfeksiyonuna işaret eder.
Çocuklarda tüberküloz tanısında temas öyküsü ve TDT pozitifliği en güçlü kanıtlardır.
2
Radyolojik ve fizik muayene bulgularının analizi
Sağ hiler lenfadenopati ve buna bağlı sağ orta lobda gelişen obstrüktif amfizem (havalanma artışı), lenf nodunun bronşa dıştan bası yaptığını gösterir.
Primer tüberkülozda büyüyen lenf nodları bronşiyal obstrüksiyona ve buna ikincil amfizem veya atelektaziye neden olabilir.
3
Ayırıcı tanı ve kesin sonuç
Lokalize bulgular ve lenfadenopati varlığı, temas öyküsüyle birleştiğinde en olası tanı primer tüberkülozdur.
Yabancı cisim aspirasyonu benzer radyolojik bulgu verebilir ancak sistemik/epidemiyolojik veriler tüberkülozu desteklemektedir.

Anahtar Kavram

Çocuklarda primer tüberkülozun hiler lenfadenopati ve bronşiyal bası bulguları ile seyretmesi.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 168Soru

Tekrarlayan alt solunum yolu enfeksiyonu nedeniyle tetkik edilen 5 aylık bir bebeğin yapılan Doppler ultrasonografisinde, sol akciğer alt lob yerleşimli bir kitlenin arteriyel beslenmesinin abdominal aortadan köken aldığı saptanmıştır. Bu radyolojik bulgu aşağıdaki tanılardan hangisini öncelikle düşündürür?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akciğer sekestrasyonu

Cevap

Kitlenin abdominal aortadan (sistemik dolaşımdan) beslenmesi en çok akciğer sekestrasyonu tanısını destekler.
Akciğer sekestrasyonu, normal trakeobronşiyal ağaçla bağlantısı olmayan ve arteriyel beslenmesini sistemik dolaşımdan (genellikle torasik veya abdominal aorta) alan non-fonksiyonel akciğer dokusudur. Doppler ultrasonografide aortadan köken alan besleyici arterin gösterilmesi bu anomali için tipiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik senaryodaki anahtar bulgu saptanır.
Bebeğin sol akciğer alt lobunda bir kitle olduğu ve bu kitlenin aortadan (sistemik arterden) beslendiği belirlendi.
Bu bulgu, doğumsal akciğer anomalileri arasında ayırıcı tanı için en kritik bilgidir.
2
Doğumsal akciğer anomalileri beslenme kaynaklarına göre karşılaştırılır.
Sistemik arteriyel beslenme (aorta), akciğer sekestrasyonu için patognomonik kabul edilirken; CPAM ve CLE genellikle pulmoner arterden beslenir.
Anomalinin embriyolojik kökenini ve vasküler yapısını anlamak doğru tanıya ulaştırır.
3
Tanı kesinleştirilir.
Akciğer sekestrasyonu tanısına ulaşılır.
Normal trakeobronşiyal ağaçla bağlantısı olmayan ve sistemik arteriyel beslenen doku tanımı sekestrasyona tam uymaktadır.

Anahtar Kavram

Akciğer sekestrasyonunun en karakteristik özelliği, arteriyel beslenmesini sistemik dolaşımdan (aorta) almasıdır.
Tahmini Süre:45s
Soru 169Soru

33 yaşında bir erkek çocuk, son iki yılda üç kez aynı bölgede (sol alt lob) gelişen pnömoni atakları nedeniyle değerlendiriliyor. Çekilen kontrastlı toraks bilgisayarlı tomografisinde, sol alt lob posterobazal segmentte yerleşimli, içinde hava hapsi ve kistik alanlar barındıran konsolidasyon alanı saptanıyor. Ayrıca bu bölgenin abdominal aortadan çıkan aberan bir arterden beslendiği görülüyor. Bu hasta için aşağıdakilerden hangisi en olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Venöz drenajın pulmoner venlere olması

Cevap

İntralober sekestrasyonda (İLS) venöz drenaj genellikle pulmoner venlere doğrudur.
Vakada tarif edilen tekrarlayan lokalize pnömoni ve abdominal aortadan köken alan aberan arter, pulmoner sekestrasyon tanısını koydurur. 33 yaşındaki bir çocukta, akciğer plevrası içinde (intrapulmoner) yerleşmiş olan bu tablo 'İntralober Sekestrasyon' (İLS) tipindedir. İLS'nin karakteristik vasküler özelliği, arteriyel beslenmenin sistemik (genellikle aort), venöz drenajın ise pulmoner venler üzerinden olmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik öyküyü analiz et
Tekrarlayan lokalize pnömoni öyküsü saptandı.
Belirli bir lobda tekrarlayan enfeksiyonlar anatomik anomalileri (sekestrasyon, kist vb.) düşündürür.
2
Radyolojik ve vasküler bulguları yorumla
Abdominal aortadan gelen sistemik arteriyel beslenme saptandı.
Sistemik arteriyel beslenme, pulmoner sekestrasyon tanısı için patognomoniktir.
3
Sekestrasyon tipleri arasında ayırıcı tanı yap
3 yaşındaki çocukta intrapulmoner yerleşimli lezyon İntralober Sekestrasyon (İLS) ile uyumludur.
İLS genellikle daha geç yaşta enfeksiyonla prezente olur ve normal akciğer plevrası içindedir; oysa ELS erken tanı alır ve ayrı plevrası vardır.
4
İLS'nin venöz özelliklerini hatırla
Venöz drenaj pulmoner venlere doğrudur.
İLS'nin vasküler yapısı; sistemik arteriyel beslenme ve pulmoner venöz drenaj şeklindedir.

Anahtar Kavram

İntralober sekestrasyonun (İLS) vasküler özellikleri ve klinik sunumu
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 170Soru

On beş günlük bir erkek bebek, rutin kontrol sırasında çekilen akciğer grafisinde sol hemitoraks alt kadranda saptanan opasite nedeniyle değerlendiriliyor. Yapılan Doppler ultrasonografide kitlenin besleyici arterinin abdominal aortadan köken aldığı, venöz drenajının ise azigos venine olduğu saptanıyor. Operasyonda kitlenin kendine ait visseral plevrasının olduğu ve normal akciğer dokusu ile bağlantısının bulunmadığı gözleniyor. Bu bebekte saptanan anomali ile en sık birliktelik gösteren klinik durum aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Konjenital diyafram hernisi

Cevap

Ekstralobar pulmoner sekestrasyon ile en sık birliktelik gösteren durum konjenital diyafram hernisidir.
Vaka sunumunda belirtilen sistemik venöz drenaj (azigos veni) ve kitlenin kendine ait ayrı visseral plevrası olması, tanının ekstralobar pulmoner sekestrasyon olduğunu kanıtlar. Ekstralobar sekestrasyon olgularında en sık eşlik eden konjenital anomali konjenital diyafram hernisidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların analizi
Hastada sistemik arteriyel beslenme (abdominal aort), sistemik venöz drenaj (azigos veni) ve ayrı visseral plevra saptanmıştır.
Bu bulgular tipik olarak ekstralobar pulmoner sekestrasyonu (ELSELS) tanımlar.
2
Sekestrasyon tipine göre ilişkili anomalilerin sorgulanması
Ekstralobar sekestrasyonlar, intralobar tipe göre çok daha yüksek oranda (%65) ek konjenital anomali ile birliktelik gösterir.
En sık eşlik eden anomali konjenital diyafram hernisidir (CDHCDH).

Anahtar Kavram

Ekstralobar sekestrasyonun anatomik özellikleri ve eşlik eden anomaliler

Daha Fazla Pratik

İntralobar sekestrasyonun tipik radyolojik bulguları ve tanı yöntemlerini tekrar edin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 171Soru

Çocukluk çağında tüberküloz taraması ve tanısında yaygın olarak kullanılan Tüberkülin Deri Testi'nin (TDT - Mantoux testi) uygulanması ve değerlendirilmesi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Test, tüberkülinin ön kol iç yüzüne intradermal (cilt içine) olarak uygulanmasıyla gerçekleştirilir.

Cevap

Tüberkülin Deri Testi (TDT), tüberkülinin ön kol iç yüzüne cilt içine (intradermal) enjekte edilmesiyle uygulanır.
TDT, tüberkülin saflaştırılmış protein türevinin (PPD) ön kolun iç yüzüne, cilt tabakasının tam içine (intradermal) enjekte edilmesiyle gerçekleştirilen bir tarama yöntemidir.

Adım Adım Çözüm

1
TDT (Mantoux) testinin uygulama yöntemini belirlemek.
Testin intradermal (cilt içine) yapılması gerektiği saptanır.
Solüsyonun yanlışlıkla cilt altına veya kas içine yapılması testin yanlış sonuçlanmasına neden olur.
2
Testin değerlendirme kriterlerini kontrol etmek.
Değerlendirme için 487248-72 saat beklenmesi ve endürasyonun ölçülmesi gerektiği hatırlanır.
Geç tip aşırı duyarlılık reaksiyonunun tam olarak oluşması için bu süre gereklidir.
3
Yanlış negatiflik nedenlerini değerlendirmek.
Malnütrisyon veya ağır hastalık durumlarında testin yalancı negatif (anerji) verebileceği not edilir.
Bağışıklık yanıtı baskılanmış çocuklarda hücresel yanıtın oluşmaması testi yanıltabilir.

Anahtar Kavram

TDT Uygulama ve Değerlendirme Esasları
Soru 172Soru

99 aylık bir erkek bebek; üç gündür devam eden burun akıntısı, hapşırık ve hafif ateş şikayetlerinin ardından başlayan nefes darlığı ve hırıltı nedeniyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde solunum sayısı 6464/dakika, kalp tepe atımı 145145/dakika, oda havasında SpO2SpO_2 %\% 8989 saptanıyor. Dinlemekle akciğerlerde yaygın ekspiratuar wheezing ve inspiryum sonunda ince ralleri mevcut olan hastanın karaciğeri kostanın 2,52,5 cm altında palpe ediliyor. Akciğer grafisinde her iki alanda havalanma artışı, retrosternal mesafede genişleme ve diyaframlarda düzleşme izleniyor. Bu klinik tabloya göre, hasta için en uygun yönetim yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hastaneye yatırılarak nemlendirilmiş oksijen ve hidrasyon desteği sağlanması

Cevap

Hastaneye yatırılarak nemlendirilmiş oksijen ve hidrasyon desteği sağlanması
Hastada saptanan SpO2SpO_2 %\% 8989 değeri ve belirgin takipne (6464/dakika) hastaneye yatırılarak tedavi edilmesini gerektirir. Bronşiolit yönetiminde ilaç tedavilerinin (steroid, antibiyotik, rutin bronkodilatör) yeri yoktur; tedavi nemlendirilmiş oksijen ve hidrasyon gibi destekleyici önlemlerden oluşur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik değerlendirme
Üst solunum yolu enfeksiyonunu takip eden alt solunum yolu bulguları (wheezing, raller, takipne) akut bronşioliti düşündürür.
Vakadaki yaş grubu (<2<2 yaş) ve prodromal dönem tipik bronşiolit prezentasyonudur.
2
Fizik muayene bulgularının yorumlanması
Karaciğerin palpe edilmesi hepatomegali değil, akciğerdeki havalanma artışının (air trapping) karaciğeri aşağı itmesinden kaynaklanır.
Akciğer grafisindeki diyafram düzleşmesi ve havalanma artışı bu durumu doğrular.
3
Yatış ve tedavi endikasyonunun belirlenmesi
Oksijen satürasyonunun %\% 9090'ın altında olması ve belirgin takipne hastaneye yatış ve oksijen desteği endikasyonudur.
Güncel pediatri kılavuzları (AAP), bronşiolitte temel tedavinin destekleyici (O2 ve hidrasyon) olduğunu vurgular.

Anahtar Kavram

Bronşiolitte havalanma artışına bağlı karaciğerin aşağı itilmesi ve destek tedavisi ilkeleri.
Soru 173Soru

66 yaşında bir kız çocuk; 11 haftadır süren 39C39^\circ C üzerinde ateş, öksürük, boğaz ağrısı ve gözlerde kızarıklık şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde ateş 39.2C39.2^\circ C, her iki gözde eksüdasız konjonktivit, farenkste belirgin hiperemi ve servikal lenfadenopati saptanıyor. Akciğer dinlemesinde bilateral yaygın ince raller duyuluyor ve akciğer grafisinde bilateral peribronşiyal infiltratlar izleniyor. Bu klinik tabloya neden olan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Adenovirus

Cevap

Adenovirus
Adenovirus, çocuklarda hem üst hem de alt solunum yolu enfeksiyonlarına neden olabilen bir virüstür. Özellikle serotip 33, 77 ve 2121 faringokonjonktival ateş (yüksek ateş, farenjit, konjonktivit) ile birlikte ağır pnömoni tablolarına yol açabilir. Akciğer grafisinde görülen peribronşiyal tutulum viral etyolojiyi desteklemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik semptomların analizi
Hastada yüksek ateş, farenjit ve konjonktivit (faringokonjonktival ateş) bulguları mevcut.
Bu triad belirli viral etkenler için tipiktir.
2
Akciğer bulgularının değerlendirilmesi
Bilateral raller ve peribronşiyal infiltratlar, alt solunum yolu tutulumunu (pnömoni) kanıtlar.
Üst solunum yolu bulgularına eşlik eden pnömoni, sistemik bir viral enfeksiyonu düşündürür.
3
Ayırıcı tanı yapılması
Kawasaki hastalığında pnömoni beklenmez; Kızamıkta döküntü yoktur; Tipik bakteriyel pnömonilerde ise konjonktivit görülmez.
En uygun klinik eşleşme Adenovirus pnömonisidir.

Anahtar Kavram

Faringokonjonktival ateş ve viral pnömoni birlikteliği
Soru 174Soru

Kistik fibrozis tanısıyla izlenen 1414 yaşındaki bir erkek hasta, son 22 gündür giderek artan karın ağrısı, karında şişkinlik ve dışkı çıkışının olmaması şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde sağ alt kadranda sert, fikse olmayan ve kitle benzeri bir dolgunluk palpe ediliyor. Ayakta direkt batın grafisinde terminal ileum ve çekum bölgesinde gaita stazı ile uyumlu 'köpüksü' (bubbly) görünüm saptanıyor. Bu klinik tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Distal intestinal obstrüksiyon sendromu

Cevap

Kistik fibrozisli bir hastada sağ alt kadranda kitle ve barsak obstrüksiyonu bulgularıyla seyreden en olası tablo Distal İntestinal Obstrüksiyon Sendromu'dur.
Distal intestinal obstrüksiyon sendromu (DIOS), kistik fibrozisli adolesanlarda sağ alt kadran ağrısı, kitle ve barsak tıkanıklığı bulgularıyla seyreden, terminal ileumda yoğunlaşmış dışkı içeriğinin neden olduğu karakteristik bir tablodur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik verilerini ve özgeçmişini değerlendir.
1414 yaşında kistik fibrozis tanısı olan bir hastada akut gelişen karın ağrısı ve obstrüksiyon bulguları mevcuttur.
Kistik fibrozis hastalarında ekzokrin pankreas yetmezliği ve anormal mukus yapısı gastrointestinal komplikasyonlara zemin hazırlar.
2
Fizik muayene ve radyolojik bulguları yorumla.
Sağ alt kadranda palpabl dolgunluk ve grafide terminal ileum seviyesinde 'köpüksü' görünüm saptanmıştır.
Terminal ileumda biriken koyu içerik, kistik fibrozis hastalarına özgü bir radyolojik görünüm oluşturur.
3
Yaşa ve bulgulara göre ayırıcı tanı yap.
Bu yaş grubunda 'mekonyum ileusu eşdeğeri' olarak tanımlanan tablo Distal İntestinal Obstrüksiyon Sendromu (DIOS) olarak adlandırılır.
DIOS, kistik fibrozisli adolesanlarda sık görülen ve cerrahi yerine genellikle medikal tedavi (lavmanlar, PEG) ile yönetilen bir komplikasyondur.

Anahtar Kavram

Distal İntestinal Obstrüksiyon Sendromu (DIOS)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 175Soru

Bir aylık bir erkek bebek, giderek artan solunum sıkıntısı şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenede takipne (64/dakika64/dakika), interkostal çekilmeler ve göğüs kafesinin sol tarafında perküsyonda hipersonorite saptanıyor. Oskültasyonda sol üst bölgede solunum seslerinin ileri derecede azaldığı belirleniyor. Akciğer grafisinde sol üst lobda belirgin hiperlüsensi, mediastinal yapıların sağa yer değiştirmesi ve sol alt lobda kompresyon atelektazisi izleniyor. Hiperlüsent alanda vasküler çizgilenmelerin seçilebildiği görülüyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Konjenital lober amfizem

Cevap

Konjenital lober amfizem
Vakada tanımlanan ilerleyici solunum sıkıntısı, sol tarafta hipersonorite ve akciğer grafisinde sol üst lobda hiperlüsensi ile birlikte vasküler çizgilenmelerin izlenmesi, konjenital lober amfizem için tipiktir. En sık sol üst lob tutulur, bunu sağ orta lob takip eder.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Bir aylık bebekte solunum sıkıntısı, retraksiyonlar ve sol tarafta hipersonorite ile azalmış solunum sesleri saptandı.
Hava hapsine bağlı göğüs duvarında genişleme ve perküsyonda artmış rezonans beklenir.
2
Radyolojik bulguları incele
Sol üst lobda (LUL) hiperlüsensi, mediastinal sağa kayma ve komşu lobda bası izlendi.
Konjenital lober amfizem en sık sol üst lobu tutar ve ilerleyici hiperenflasyona yol açar.
3
Pnömotoraks ayrımını yap
Lüsent alanda vasküler çizgilenmelerin varlığı pnömotoraksı dışlar.
Amfizemde alveoller gerilmiştir ancak vasküler doku hala oradadır; pnömotoraksta ise akciğer tamamen sönmüştür ve boşlukta damar görülmez.

Anahtar Kavram

Konjenital lober amfizem (KLA), akciğerin bir lobunun aşırı havalanması ve buna bağlı olarak komşu loblarda atelektazi ve mediastinal shift ile karakterize bir anomalidir.

Daha Fazla Pratik

Konjenital lober amfizemde en sık tutulan loblar ve cerrahi endikasyonlarını gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 176Soru

Antenatal ultrasonografisinde sol akciğerde kistik kitle saptanması nedeniyle takip edilen bir erkek bebeğin doğum sonrası yapılan fizik muayenesinde ek olarak hemivertebra ve hipospadias saptanıyor. Postnatal çekilen toraks bilgisayarlı tomografisinde (BTBT) sol akciğer alt lobda çapları 0.520.5-2 cm arasında değişen çok sayıda kistik lezyon izleniyor.

Bu klinik tablo ve radyolojik bulgular eşliğinde en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Konjenital pulmoner havayolu malformasyonu Tip 22

Cevap

Konjenital pulmoner havayolu malformasyonu Tip 2
Konjenital pulmoner havayolu malformasyonu (CPAM) Tip 2, Stocker sınıflamasına göre %50\%50 oranında eşlik eden konjenital anomaliler (renal agenazi, iskelet anomalileri -örneğin hemivertebra-, kardiyak defektler) ile birliktelik gösterir. Radyolojik olarak saptanan 0.50.5 cm ile 22 cm arasındaki kistler bu tiple uyumludur.

Adım Adım Çözüm

1
Kistik lezyonların boyutunu değerlendir.
0.520.5-2 cm arasındaki kistler Tip 2 CPAM lehinedir.
Kist çapı CPAM sınıflamasında (Stocker sınıflaması) temel kriterlerden biridir.
2
Eşlik eden anomalileri analiz et.
Hemivertebra (iskelet) ve hipospadias (genitoüriner) varlığı saptandı.
Tip 2 CPAM, %50\%50 oranında diğer sistemik anomalilerle birliktelik gösterir.
3
Bulguları birleştirerek ayırıcı tanı yap.
Orta büyüklükte kistler + eşlik eden anomali = Tip 2 CPAM.
Klinik ve radyolojik bulguların kombinasyonu bu tanıya yönlendirir.

Anahtar Kavram

CPAM Tip 2, %50\%50 oranında eşlik eden konjenital anomali (renal, kardiyak, iskelet) varlığı ve 0.520.5-2 cm boyutundaki kistlerle karakterizedir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 177Soru

1010 aylık bir erkek bebek, 22 gündür devam eden burun akıntısı ve hafif ateş şikayetlerini takiben başlayan hırıltılı solunum ve öksürük nedeniyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde solunum sayısı 55/dakika55/\text{dakika}, oda havasında SpO2SpO_2 seviyesi %92\%92 saptanmıştır. Oskültasyonda her iki akciğer alanında yaygın ekspiratuar vizing ve ince raller duyulmaktadır. Akciğer grafisinde bilateral havalanma artışı ve diyaframda düzleşme izlenirken, konsolidasyon saptanmamıştır. Bu hasta için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nazal aspirasyon, hidrasyon desteği ve gerekirse oksijen desteği sağlanması

Cevap

Nazal aspirasyon, hidrasyon desteği ve gerekirse oksijen desteği sağlanması en uygun yaklaşımdır.
Akut bronşiolit tanısı alan süt çocuklarında güncel pediatri kılavuzları (AAP ve NICE), rutin olarak bronkodilatör, kortikosteroid veya antibiyotik kullanımını önermemektedir. Tedavinin temelini hidrasyonun korunması, üst hava yollarının nazal aspirasyon ile açık tutulması ve hipoksemi durumunda oksijen desteği verilmesi oluşturur. Bu vakada SpO2SpO_2 seviyesinin %92\%92 olması ve solunum sıkıntısı bulguları, hastanın destekleyici bakım ile yakından izlenmesini gerektirir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu değerlendir (yaş, viral prodrom, hırıltı).
1010 aylık bebekte üst solunum yolu enfeksiyonunu izleyen alt solunum yolu bulguları tipik olarak akut bronşioliti düşündürür.
Tanının doğru konulması, uygun tedavi stratejisinin belirlenmesi için ilk adımdır.
2
Akciğer grafisi ve fizik muayene bulgularını yorumla.
Havalanma artışı ve düzleşmiş diyafram bronşiolitteki hava hapsini gösterir; konsolidasyonun olmaması bakteriyel pnömoniyi dışlar.
Gereksiz antibiyotik kullanımını önlemek ve patofizyolojiyi anlamak için gereklidir.
3
Güncel kılavuzlara göre kanıta dayalı tedavi seçeneğini belirle.
Destekleyici bakım (aspirasyon, hidrasyon, oksijen) dışında rutin ilaç kullanımı (steroid, bronkodilatör) önerilmez.
Yan etkilerden kaçınmak ve tedavi maliyetini düşürmek için standart yaklaşım uygulanmalıdır.

Anahtar Kavram

Akut bronşiolit tanısında temel yönetim prensibi destekleyici tedavidir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 178Soru

55 aylık bir erkek bebek; 22 gündür devam eden yüksek ateş, öksürük ve artan solunum güçlüğü şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde; ateş 39.5C39.5^\circ C, solunum sayısı 72/dakika72/dakika, kalp hızı 175/dakika175/dakika ölçülmüş; hastanın genel durumu toksik, solunumu inlemeli ve hırıltılı saptanmıştır. Oskültasyonda sağ akciğer orta ve alt bölgelerde belirgin raller ve solunum seslerinde azalma duyulmuştur. Laboratuvarda; lökosit 26.500/mm326.500/mm^3 (%85\% 85 PNL), CRP 145mg/L145 mg/L bulunmuştur. İlk akciğer grafisinde sağ orta lobda yama tarzı infiltrasyon izlenmiş; ancak klinik tablonun hızla kötüleşmesi üzerine 1212 saat sonra çekilen kontrol grafide aynı lokalizasyonda ince duvarlı, geniş, hava içeren kistik bir lezyon ve sağ bazalde plevral efüzyon saptanmıştır. Bu klinik tablo ve radyolojik bulgular ışığında en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: StaphylococcusStaphylococcus aureusaureus

Cevap

Hızla ilerleyen klinik tablo, toksik görünüm ve radyolojik olarak saptanan 'nematosel' (pnömatosel) varlığı nedeniyle en olası etken Staphylococcus aureus'tur.
Vakada tanımlanan hızlı klinik kötüleşme, yüksek ateş, belirgin lökositoz ve radyolojik olarak 12 saat içinde gelişen 'nematosel' (pnömatosel), StaphylococcusStaphylococcus aureusaureus pnömonisinin klasik özellikleridir. Stafilokokal pnömoni genellikle bebeklik döneminde görülür ve ampiyem, pnömotoraks veya nematosel gibi komplikasyonlarla hızla seyreder.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik durumun değerlendirilmesi
5 aylık bebekte toksik görünüm, yüksek ateş ve belirgin solunum sıkıntısı saptandı.
Bakteriyel bir etkenin ciddiyetini ve invazivitesini anlamak için genel durum kritiktir.
2
Laboratuvar bulgularının analizi
Lökositoz (26.500/mm326.500/mm^3) ve yüksek CRP (145mg/L145 mg/L) görüldü.
Bu bulgular viral etkenlerden ziyade ciddi bir bakteriyel enfeksiyonu destekler.
3
Radyolojik progresyonun incelenmesi
12 saat gibi çok kısa bir sürede infiltrasyondan 'nematosel' (hava dolu kist) ve efüzyona geçiş saptandı.
Bu hızlı progresyon ve nematosel oluşumu çocukluk çağı pnömonilerinde patognomoniğe yakın bir şekilde stafilokokları işaret eder.

Anahtar Kavram

Nematosel (Pnömatosel) ve Stafilokokal Pnömoni
Soru 179Soru

14 aylık bir çocuk, odasında oyuncaklarıyla oynarken aniden başlayan şiddetli öksürük ve morarma şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde sol akciğerde solunum seslerinin azaldığı ve lokalize hırıltı (wheezing) duyuluyor. Çekilen akciğer grafisinde sol akciğerde havalanma artışı (hava hapsi) ve mediastinal şift izleniyor. Bu hasta için en uygun kesin tanı ve tedavi yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rijit bronkoskopi

Cevap

Yabancı cisim aspirasyonu şüphesi olan hastalarda rijit bronkoskopi hem kesin tanı hem de tedavi (cismin çıkarılması) amacıyla kullanılan altın standart yöntemdir.
Çocukluk çağında ani başlayan öksürük, morarma ve fizik muayenede saptanan lokalize hırıltı/havalanma azlığı bulguları yabancı cisim aspirasyonu için patognomoniktir. Akciğer grafisinde saptanan tek taraflı hava hapsi de bu tanıyı destekler. Bu durumlarda rijit bronkoskopi hem tanıyı kesinleştirir hem de yabancı cismin güvenli bir şekilde çıkarılmasını sağlayarak tedaviyi tamamlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik öykü ve fizik muayene bulgularını analiz et.
Aniden başlayan öksürük ve morarma ile tek taraflı lokalize hırıltı, yabancı cisim aspirasyonu (YCA) için tipiktir.
YCA'da semptomlar genellikle bir oyun veya yemek yeme esnasında aniden ortaya çıkar.
2
Radyolojik bulguları yorumla.
Sol akciğerde saptanan hava hapsi (hiperinflasyon), yabancı cismin o bölgede bir çek-valf (check-valve) mekanizması oluşturduğunu gösterir.
Yabancı cisim havayı içeri alır ancak dışarı çıkışını engellerse o tarafta havalanma artışı görülür.
3
Kesin tanı ve tedavi yöntemini belirle.
Rijit bronkoskopi planla.
Çocuklarda YCA yönetiminde rijit bronkoskopi, güvenli hava yolu kontrolü sağladığı için hem tanı hem tedavide ilk seçenektir.

Anahtar Kavram

Çocuklarda yabancı cisim aspirasyonunun klinik sunumu (ani başlangıç, lokalize bulgu) ve rijit bronkoskopinin tanı/tedavideki yeri.
Tahmini Süre:45s
Soru 180Soru

Bir aylık bir erkek bebekte, rutin kontrol sırasında çekilen akciğer grafisinde sol alt lob komşuluğunda opasite saptanıyor. Toraks bilgisayarlı tomografisinde (BTBT) bu dokunun normal trakeobronşiyal ağaçla bağlantısının olmadığı ve besleyici arterin abdominal aortadan köken aldığı belirleniyor.

Bu olgunun "ekstralober sekestrasyon" olduğunu, "intralober sekestrasyondan" ayıran en karakteristik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Venöz drenajın sistemik venlere (VenaVena azygosazygos veya hemiazigos) dökülmesi

Cevap

Ekstralober sekestrasyonun intralober tipten en önemli farkı, venöz drenajının sistemik venlere (azigos/hemiazigos) olmasıdır.
Ekstralober sekestrasyon, normal akciğer dokusundan tamamen bağımsız, kendi plevrası olan bir yapıdır ve venöz kanı pulmoner venler yerine sistemik venöz sisteme (VenaVena azygosazygos, hemiazigos veya vena kava inferior) boşalır. Bu özellik onu intralober sekestrasyondan ayıran en temel radyolojik ve anatomik farktır.

Adım Adım Çözüm

1
Vakadaki anahtar bulguları analiz et.
Trakeobronşiyal bağlantı yok + sistemik arter beslenmesi = Pulmoner Sekestrasyon.
Pulmoner sekestrasyonun tanımı, normal bronşiyal ağaçla bağlantısı olmayan ve sistemik arterden beslenen non-fonksiyonel akciğer dokusudur.
2
Sekestrasyon tiplerini (İntralober ve Ekstralober) karşılaştır.
İntralober tip normal plevra içindedir ve pulmoner venlere dökülür; Ekstralober tip ise ayrı plevraya sahiptir ve sistemik venlere dökülür.
Embriyolojik gelişim aşamasına göre bu iki tipin anatomik komşulukları ve venöz dönüş yolları farklılık gösterir.
3
Seçenekler arasından ekstralober tipi kesinleştiren karakteristik bulguyu seç.
Sistemik venöz drenaj (Vena azygos/hemiazigos).
Sistemik venöz drenaj ekstralober sekestrasyon için ayırıcı ve tanısal bir özelliktir.

Anahtar Kavram

Pulmoner sekestrasyon tiplerinin (İntra vs Ekstra) venöz drenaj ve plevral özellikler üzerinden ayırıcı tanısı.

Daha Fazla Pratik

Ekstralober sekestrasyonun Konjenital Diyafram Hernisi ile birliktelik oranlarını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
ÖncekiSayfa 9 / 11Sonraki
Göğüs Hastalıkları ve Alerji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 9 | Examkin