Kardiyoloji

309 soru

Soru 301Soru

Kalbin embriyolojik gelişimi sürecinde, primitif kalp tüpünün farklı bölümleri erişkin kalpteki spesifik yapıları oluşturacak şekilde farklılaşır. Buna göre, bulbus cordis'in proksimal (alt) parçasından gelişen erişkin kalp yapısı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sağ ventrikülün trabeküle (kaslı) kısmı

Cevap

Sağ ventrikülün trabeküle (kaslı) kısmı
Embriyolojik gelişim sırasında primitif kalp tüpündeki bulbus cordis'in proksimal parçası, sağ ventrikülün trabeküle (kaslı) iç duvarını oluşturur. Bu süreçte primitif ventrikül ise sol ventrikülün trabeküle kısımlarını oluşturacaktır.

Adım Adım Çözüm

1
Primitif kalp tüpü kısımlarını analiz et.
Tüp; truncus arteriosus, bulbus cordis, primitif ventrikül, primitif atrium ve sinus venosus bölümlerinden oluşur.
Embriyolojik kökenleri belirlemek için temel yapıları tanımak gerekir.
2
Bulbus cordis'in alt bölümlerini sınıflandır.
Bulbus cordis; proksimal (trabeküle RV), orta (conus cordis - çıkış yolları) ve distal (truncus arteriosus - büyük damar kökleri) kısımlara ayrılır.
Bulbus cordis tek bir yapı değil, farklı segmentlerden oluşan kompleks bir bölgedir.
3
Proksimal parça ile ilişkili erişkin yapıyı eşleştir.
Proksimal parça sağ ventrikülün trabeküle kısmını oluştururken, primitif ventrikül sol ventrikülü oluşturur.
Sağ ve sol ventriküllerin trabeküler kısımları farklı embriyolojik odaklardan gelişir.

Anahtar Kavram

Kalp tüpü gelişiminde her segmentin spesifik bir kaderi vardır; bulbus cordis sağ ventrikülün büyük kısmını oluştururken, primitif ventrikül sol ventriküle odaklanır.

İpuçları

1
Primitif kalp tüpünün en üst kısımları genellikle çıkış yollarını ve sağ ventrikülü oluşturur.
2
Bulbus cordis'in üç kısmı vardır; en alttaki (proksimal) kısım ventrikül duvarına, orta kısım damar çıkış yollarına (konus), en üstteki ise ana damarlara dönüşür.

Daha Fazla Pratik

Konus kordis (bulbus cordis'in orta parçası) ve trunkus arteriozusun malformasyonları sonucu oluşan konotrunkal anomalileri (Fallot tetralojisi gibi) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 302Soru

Fetal yaşamda deoksijene kanı fetüsten plasentaya taşıyan umblikal arterlerin, doğumdan sonra lümenlerinin kapanmasıyla oluşturdukları anatomik yapı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Medial umblikal ligament

Cevap

Umblikal arterlerin postnatal kalıntısı medial umblikal ligamenttir.
Umblikal arterler, fetal yaşamda iliak arterlerden köken alarak plasentaya kirli kan götürürler. Doğumdan sonra bu arterlerin proksimal kısımları superior vezikal arterler olarak açık kalırken, distal kısımları kapanarak karın ön duvarında medial umblikal ligamentleri oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Umblikal arterlerin fetal dolaşımdaki işlevini belirleyin.
Deoksijene (kirli) kanı fetüsten plasentaya taşırlar.
Fetal dolaşımda arterler venlerin aksine kirli kan taşımaktadır.
2
Doğumdan sonra bu damarların akıbetini analiz edin.
Lümenleri kapanır ve fibröz bağ dokusuna dönüşürler.
Plasental dolaşımın kesilmesiyle bu damarlara ihtiyaç kalmaz.
3
Oluşan anatomik yapının isimlendirmesini yapın.
Medial umblikal ligament.
Kapanan umblikal arterlerin distal parçaları bu ismi alır.

Anahtar Kavram

Fetal damar kalıntıları (Anatomik remnantlar)
Tahmini Süre:45s
Soru 303Soru

Kalbin embriyolojik gelişimi sürecinde primitif kalp tüpü; sinus venosus, primitif atrium, primitif ventrikül, bulbus cordis ve truncus arteriosus olmak üzere beş ana segmentten oluşur. Bu segmentlerin her biri, olgun kalpteki farklı anatomik yapıların embriyolojik taslağını oluşturur.

Buna göre, primitif kalp tüpü segmentleri ve bu segmentlerden köken alan yapılarla ilgili aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Primitif atrium — Sol ventrikülün düz duvarlı çıkış yolu (vestibulum aortae)

Cevap

Primitif atriumun sol ventrikülün düz duvarlı çıkış yolunu (vestibulum aortae) oluşturduğu bilgisi yanlıştır; bu yapı bulbus cordis kökenlidir.
Doğru yanıt olan seçenek, primitif atriumun sol ventrikül çıkış yolunu oluşturduğunu iddia ettiği için hatalıdır. Sol ventrikülün düz duvarlı çıkış yolu olan vestibulum aortae, bulbus cordis'in orta segmenti olan conus cordis'ten köken alır. Primitif atrium ise hem sağ hem de sol atriumun trabeküle (pürtüklü) kısımlarını ve aurikulaları oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Primitif kalp tüpü segmentlerinin anatomik türevlerini hatırla.
Sinus venosus (venöz dönüş), Primitif Atrium (atriumlar), Primitif Ventrikül (sol ventrikül), Bulbus cordis (sağ ventrikül ve çıkış yolları), Truncus arteriosus (büyük damarlar).
Her segmentin erişkin kalbinde spesifik karşılıkları vardır.
2
Ventrüküllerin düz ve pürtüklü kısımlarının kökenini ayırt et.
Pürtüklü (trabeküle) kısımlar primitif ventrikül ve bulbus cordis'ten; düz (çıkış yolu) kısımlar ise bulbus cordis'in orta segmentinden (conus cordis) gelişir.
Çıkış yollarının (vestibulum aortae ve conus arteriosus) embriyolojik kaynağı atriumlar değil, ventriküler bölgedir.
3
Seçeneklerdeki eşleştirmeleri doğrula ve hatalı olanı belirle.
Sol ventrikül çıkış yolunun (vestibulum aortae) primitif atrium ile eşleştirilmesi embriyolojik olarak hatalıdır.
Primitif atrium sadece atriumların trabeküle kısımlarını (aurikulaları) oluşturur.

Anahtar Kavram

Embriyolojik kalp tüpü segmentleri ve erişkin kalp yapıları arasındaki ilişki.
Soru 304Soru

Doğuştan geniş ventriküler septal defekti (VSD) olduğu bilinen ve uzun süredir takipsiz kalan 14 yaşındaki bir erkek çocuk, eforla gelen nefes darlığı ve dudaklarda morarma şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede dudaklarda siyanoz ve el parmaklarında çomaklaşma (clubbing) saptanıyor. Prekordiyum palpasyonunda sol parasternal alanda belirgin bir vuru (heave) hissediliyor. Oskültasyonda ise daha önceki kayıtlarda belirtilen 'şiddetli pansistolik üfürüm'ün duyulmadığı, ancak pulmoner odakta 2. kalp sesinin (S2) çok sert olduğu ve aynı odakta erken diyastolik yayılımlı bir üfürümün varlığı dikkati çekiyor.

Bu hastada, VSD'ye ait pansistolik üfürümün kaybolmasını en iyi açıklayan mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pulmoner vasküler direncin artarak sistemik direnç ile eşitlenmesi

Cevap

Pulmoner vasküler direncin artarak sistemik direnç ile eşitlenmesi (Eisenmenger Sendromu)
Soruda tarif edilen klinik tablo Eisenmenger Sendromu ile uyumludur. Tedavi edilmemiş geniş VSD'li hastalarda zamanla pulmoner vasküler direnç (PVR) artar. PVR, sistemik vasküler dirence (SVR) ulaştığında veya onu geçtiğinde:
1. Şant tersine döner (Sağdan Sola): Bu durum siyanoz ve çomaklaşmaya (clubbing) neden olur.
2. Basınç farkı (Gradient) kaybolur: VSD'nin tipik pansistolik üfürümü, sol ve sağ ventrikül arasındaki basınç farkına bağlıdır. Basınçlar eşitlendiğinde şant akımı yavaşlar, türbülans azalır ve pansistolik üfürüm kaybolur veya çok hafifler.
3. Pulmoner Hipertansiyon Bulguları: Kapanan pulmoner kapak sesi (S2) çok sertleşir ve pulmoner yetersizliğe bağlı erken diyastolik üfürüm (Graham-Steell üfürümü) duyulmaya başlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Geniş VSD öyküsü, siyanoz, çomaklaşma, sert S2 ve kaybolan sistolik üfürüm.
Bu bulgular, tedavi edilmemiş soldan sağa şantlı bir hastalığın geri dönüşümsüz pulmoner hipertansiyona ilerlediğini gösterir.
2
Oskültasyon bulgularını fizyopatoloji ile eşleştir
Pansistolik üfürüm, ventriküller arası basınç farkından kaynaklanır.
VSD üfürümü sol (yüksek basınç) ve sağ (düşük basınç) ventrikül arasındaki gradient sayesinde oluşur.
3
Sonucu belirle
Basınçlar eşitlendiğinde (Eisenmenger) akım azalır/durur ve üfürüm kaybolur.
Pulmoner vasküler direnç (PVR) artıp sistemik vasküler dirence (SVR) eşitlendiğinde veya üzerine çıktığında şant iki yönlü olur veya tersine döner (sağdan sola), bu da türbülansı ve üfürümü ortadan kaldırır.

Anahtar Kavram

Eisenmenger Sendromu ve Oskültasyon Değişiklikleri
Soru 305Soru

88 yıl önce "kardit" bulgularıyla Akut Romatizmal Ateş (ARA) tanısı alan ve hafif mitral yetersizliği sekeli nedeniyle ikincil profilaksi altında izlenen 1616 yaşındaki erkek hasta, son 66 aydır penisilin iğnelerini yaptırmadığını belirtiyor. İki hafta önce ateşli boğaz ağrısı öyküsü olan hastanın başvurusunda ateşi 38.8C38.8^{\circ}C, eklem muayenesi doğal, diğer sistem bulguları normaldir. Laboratuvar tetkiklerinde ESR: 82mm/saat82 mm/saat, CRP: 54mg/L54 mg/L ve ASO: 800IU/mL800 IU/mL saptanıyor. EKG'de PR aralığı 0.24sn0.24 sn (yaşa göre uzun) olarak ölçülüyor. Kontrol ekokardiyografisinde mevcut mitral yetersizliği akımında yeni bir artış veya kapak yapılarında yeni bir patoloji saptanmıyor. 2015 Jones Kriterleri dikkate alındığında, bu hasta için en olası tanı ve önerilen ikincil profilaksi yönetimi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut Romatizmal Ateş nüksü; en az 40 yaşına kadar ikincil profilaksi devamı

Cevap

Akut Romatizmal Ateş nüksü tanısı konularak ikincil profilaksinin en az 40 yaşına kadar sürdürülmesi
2015 yılında güncellenen Jones kriterlerine göre, Türkiye gibi yüksek riskli popülasyonlarda, daha önceden kesin ARA tanısı almış hastalarda yeni bir atak (nüks) tanısı koymak için 3 minör kriterin varlığı yeterli kabul edilmektedir. Bu hastada ateş, sedimentasyon yüksekliği ve PR mesafesi uzaması bu şartı sağlamaktadır. Ayrıca, romatizmal kalp hastalığı (kapak sekeli) olan bireylerde ikincil profilaksi süresi, son ataktan itibaren 10 yıl veya en az 40 yaşına kadar (bazen ömür boyu) sürdürülmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Grup A streptokok enfeksiyonu kanıtını değerlendir
ASO değerinin 800IU/mL800 IU/mL olması yakın zamanda geçirilmiş enfeksiyonu kanıtlar.
ARA tanısı için öncelikle geçirilmiş streptokok enfeksiyonu kanıtı gereklidir.
2
Popülasyon risk düzeyini ve nüks kriterlerini belirle
Türkiye yüksek riskli popülasyondur; nüks vakalarda 3 minör kriter tanı koydurur.
2015 Jones kriterleri nüks ve yüksek riskli bölgeler için özel tanı eşikleri sunar.
3
Mevcut minör kriterleri say
Ateş (38.8C38.8^{\circ}C), yüksek ESR (82mm/saat82 mm/saat) ve PR uzaması (0.24sn0.24 sn) olmak üzere 3 kriter mevcuttur.
Hastada majör kriter (artrit, yeni kardit vb.) olmasa da 3 minör kriter nüks tanısı için yeterlidir.
4
Kapak sekeline göre profilaksi süresini belirle
Mitral yetersizliği (Romatizmal Kalp Hastalığı) varlığında profilaksi en az 40 yaşına kadar sürer.
Kalıcı kapak hasarı olanlarda rekürrens riski ve şiddeti daha yüksek olduğu için profilaksi süresi uzundur.

Anahtar Kavram

2015 Jones Kriterleri - Yüksek Riskli Popülasyonda Nüks Tanısı

Daha Fazla Pratik

Romatizmal kalp hastalığı olan gebelerde profilaksi yönetimini ve penisilin alerjisi durumunda alternatifleri gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 306Soru

Geniş bir ventriküler septal defekt (VSD) tanısıyla izlenen 66 aylık bir bebek; beslenirken çabuk yorulma, taşipne ve son bir ayda kilo alamama şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde taşikardi, takipne, kosta kenarını 3 cm3\text{ cm} geçen hepatomegali ve sol alt sternal sınırda 3/63/6 şiddetinde pansistolik üfürüm saptanmıştır.

Aşağıdakilerden hangisi bu hastada kullanılabilecek kalp yetersizliği ilaçlarının etki mekanizmaları veya kullanım prensipleri hakkında doğru bir ifadedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Milrinon; fosfodiesteraz-3 enzimini inhibe ederek hücre içi cAMP düzeyini artırır, hem pozitif inotropik hem de sistemik vazodilatör (inodilatör) etki gösterir.

Cevap

Milrinonun fosfodiesteraz-3 inhibisyonu üzerinden cAMP düzeyini artırarak hem pozitif inotropik hem de vazodilatör etki gösterdiğini belirten ifade doğrudur.
Milrinon, seçici bir fosfodiesteraz-3 (PDE3) inhibitörüdür. Hücre içi cAMP yıkımını engelleyerek cAMP konsantrasyonunu artırır. Bu durum miyokard hücrelerinde pozitif inotropik (kasılma artışı) ve lusitropik (gevşeme iyileşmesi) etki yaratırken; damar düz kaslarında vazodilatasyon yaparak sistemik ve pulmoner vasküler direnci azaltır (inodilatör etki).

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir.
Hastada büyük bir VSD'ye bağlı soldan sağa şant ve buna sekonder gelişmiş konjestif kalp yetersizliği (taşipne, hepatomegali, beslenme güçlüğü) mevcuttur.
Tedavi stratejisini belirlemek için hastanın hemodinamik durumunu anlamak gerekir.
2
Kullanılan ilaçların etki mekanizmalarını analiz et.
İnotroplar (Milrinon, Digoksin), diüretikler (Furosemid) ve afterload azaltıcılar (ACE inhibitörleri) pediatrik kalp yetersizliğinin temelini oluşturur.
Her bir ilaç grubunun fizyolojik etkisini bilmek, yanlış seçenekleri elemeyi sağlar.
3
Milrinonun 'inodilatör' özelliğini doğrula.
Milrinon, hücre içi cAMP'yi yıkan PDE3'ü inhibe eder; kalp kasında kasılmayı artırırken (inotropi), düz kaslarda gevşeme (vazodilatasyon) yaparak sistemik vasküler direnci düşürür.
Bu çift yönlü etki, milrinonu akut/ağır kalp yetersizliği yönetiminde değerli kılar.

Anahtar Kavram

Pediatrik Kalp Yetersizliği Farmakoterapisi ve İnodilatör Etki Mekanizması
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 307Soru

Bilinen geniş bir patent duktus arteriyozusu (PDAPDA) olan 33 yaşındaki bir çocuğun takibi sırasında, daha önce duyulan 'makine benzeri' devamlı üfürümün diyastolik komponentinin kaybolduğu ve sadece sistolik bir üfürümün kaldığı saptanmıştır. Ayrıca fizik muayenede ikinci kalp sesinin (S2S_2) pulmoner bileşeninin belirginleştiği (sertleştiği) fark edilmiştir. Bu hastada üfürümün karakterindeki bu değişimin en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pulmoner vasküler direncin artması ve pulmoner hipertansiyon gelişimi

Cevap

Üfürümün karakterindeki değişimin en olası nedeni pulmoner vasküler direncin artması ve pulmoner hipertansiyon gelişimidir.
Soldan sağa şantlı hastalıklarda (örneğin PDAPDA), akciğerlere giden fazla kan zamanla pulmoner damar yatağında kalıcı hasara ve dirence neden olur. Pulmoner vasküler direnç arttığında pulmoner arter basıncı yükselir. PDAPDA olgularında pulmoner diyastolik basınç aort diyastolik basıncına yaklaştığında diyastoldeki akım hızı düşer ve üfürümün diyastolik bileşeni işitilemez hale gelir. Bu durum Eisenmenger sendromuna gidişin önemli bir işaretidir.

Adım Adım Çözüm

1
PDAPDA'da devamlı üfürümün mekanizmasını analiz et.
Normalde aorta basıncı hem sistolde hem diyastolde pulmoner arter basıncından yüksektir, bu da her iki fazda da soldan sağa akıma (devamlı üfürüme) neden olur.
Üfürümün devamlılığı basınç farkının (gradyentinin) devamlılığına bağlıdır.
2
Diyastolik bileşenin kaybolma nedenini değerlendir.
Pulmoner hipertansiyon geliştikçe pulmoner arter diyastolik basıncı yükselir ve aort diyastolik basıncına yaklaşır.
Diyastoldeki basınç farkı azaldığında veya eşitlendiğinde bu fazdaki akım (ve üfürüm) durur.
3
Eşlik eden fizik muayene bulgusunu (S2S_2 sertleşmesi) yorumla.
Sert P2P_2, pulmoner arter basıncının arttığını gösteren objektif bir klinik bulgudur.
Pulmoner hipertansiyon varlığında pulmoner kapak daha sert ve hızlı kapanır.

Anahtar Kavram

PDA'da pulmoner hipertansiyon gelişimi (Eisenmenger süreci) ilk olarak üfürümün diyastolik komponentinin kaybına neden olur.
Soru 308Soru

Embriyolojik dönemde primitif kalp tüpünün venöz ucunda yer alan sinus venosus, gelişim sürecinde farklılaşarak çeşitli yetişkin yapılarına köken verir. Sol sinus boynuzunun (sinus horn) büyük bir kısmının atrofiye uğraması sonucunda geriye kalan ve yetişkin kalbinde bulunan yapı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sinus koronarius

Cevap

Sol sinus boynuzunun embriyolojik artığı olan yapı sinus koronarius'tur.
Sinus koronarius, embriyolojik dönemdeki sol sinus boynuzunun (sinus horn) doğrudan devamı ve yetişkin kalbindeki kalıntısıdır. Gelişim sırasında sol taraftaki venöz sistemlerin çoğunun gerilemesi sonucu bu yapı, kalbin kendi venöz kanını drene eden bir kanal halini alır.

Adım Adım Çözüm

1
Sinus venosus yapısının bileşenlerini tanımla.
Sinus venosus; sağ boynuz, sol boynuz ve gövdeden oluşur.
Her bir parçanın farklı yetişkin yapılarına dönüştüğünü bilmek gerekir.
2
Sol sinus boynuzunun gelişimsel akıbetini izle.
Sol sinus boynuzu, sol kardinal venin obliterasyonu ile küçülür.
Sol tarafın gerilemesi kalbin venöz drenaj yolunun sağa kaymasına neden olur.
3
Geriye kalan yapıyı isimlendir.
Geride kalan küçük parça sinus koronarius ve Marshall venini (sol atrium oblik veni) oluşturur.
Bu yapı yetişkin kalbinde miyokardiyal venöz kanın toplanma merkezidir.

Anahtar Kavram

Sinus venosus'un sağ boynuzu sağ atriuma dahil olurken (sinus venarum), sol boynuzu sinus koronarius'u oluşturur.

İpuçları

1
Kalbin venöz drenaj sisteminin gelişimini düşünün; sol tarafın atrofiye olması hangi venöz kanalı oluşturur?
2
Sağ boynuz sağ atrium duvarına katılırken, sol boynuz daralarak kalbin venlerini toplayan bir yapıya dönüşür.
3
Marshall veni (vena obliqua atrii sinistri) ile aynı embriyolojik kökenden gelen yapıyı arıyoruz.

Daha Fazla Pratik

Sağ sinoatriyal kapağın (valvula venosa dextra) yetişkin kalbindeki diğer kalıntılarını (valvula thebesii) inceleyin.
Tahmini Süre:50s
Soru 309Soru

66 yaşında bir çocuk, son birkaç haftadır giderek artan halsizlik ve eforla gelen nefes darlığı şikayetleriyle getirilmiştir. Yapılan fizik muayenesinde kalp hızı ve solunum sayısı yaş grubu normallerinin üzerinde saptanmış, akciğer bazallerinde ince raller ve karaciğerde büyüme izlenmiştir. Hastanın çekilen akciğer grafisinde; kalp gölgesinin genişlediği, her iki akciğer hilusunun belirginleştiği ve vasküler gölgelerin üst loblarda alt loblara göre daha baskın hale geldiği (vasküler sefalizasyon) saptanmıştır.

Bu radyolojik görünüm, hastanın klinik durumuyla ilgili aşağıdakilerden hangisinin öncelikli göstergesidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pulmoner venöz konjesyon

Cevap

Pulmoner venöz konjesyon
Doğru cevap olan seçenek, kalp yetersizliği olan çocuklarda artan sol atriyal ve pulmoner venöz basınçların tipik bir radyolojik sonucunu tanımlamaktadır. Akciğer grafisinde kan akımının yer çekiminin aksine alt loblardan üst loblara doğru yer değiştirmesi (sefalizasyon), hiler gölgelerde silinme ve interstisiyel ödem bulguları pulmoner venöz konjesyonun temel göstergeleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Halsizlik, dispne, raller ve hepatomegali varlığı hastada konjestif kalp yetersizliğini düşündürür.
Tanısal süreci başlatmak için semptom ve bulgu uyumu gereklidir.
2
Radyolojik bulguları yorumla
Kardiyomegali ve üst lob vaskülaritesinde artış (sefalizasyon) saptanmıştır.
Sefalizasyon, pulmoner venöz basınç artışının en karakteristik radyolojik işaretidir.
3
Bulguları fizyopatoloji ile birleştir
Sol kalp yetersizliğinde artan basınçlar pulmoner venöz yatağa yansıyarak konjesyona ve ödem bulgularına yol açar.
Görüntüleme bulgusunun nedenini belirlemek için patofizyolojik mekanizma kurulmalıdır.

Anahtar Kavram

Pediatrik kalp yetersizliğinde radyolojik bulgular

Daha Fazla Pratik

Kalp yetersizliği olan bir çocukta ekokardiyografide ejeksiyon fraksiyonunun (EF) nasıl hesaplandığını ve normal değerlerini gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 15s
ÖncekiSayfa 16 / 16
Kardiyoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 16 | Examkin