Aşağıda, divan edebiyatı nazım şekillerinden biriyle yazılmış bir şiirden alınan iki beyit verilmiştir:
I. Beyit:
*Fermân-ı aşka cân ile var inkıyâdumuz*
*Hükm-i kazâya zerre kadar yok inâdumuz*
II. Beyit:
*Minnet Hudâ'ya devlet-i d��nyâ fenâ bulur*
*Bâkî kalur sahîfe-i âlemde adumuz*
Bu beyitler ve ait oldukları şiirle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- AI. beyit, mısraları kendi arasında kafiyeli (musarra) olduğu için ait olduğu şiirin matla beytidir.
- BII. beyit, şairin mahlasını barındırması yönüyle şiirin son beyti yani makta beytidir.
- CBeyitlerde yer alan '-umuz' ekleri redif; 'inkıyâd', 'inâd' ve 'ad' sözcüklerindeki benzer sesler ise kafiyedir.
- DŞiirde geçen 'Bâkî' mahlası, bu eserin 16. yüzyıl divan şiirinin rindane tarzıyla bilinen şairine ait olduğunu gösterir.
- Beyitlerin uyak düzeni ve mahlasın kullanılış biçimi, bu şiirin beyit sınırlaması olmayan mesnevi nazım şekliyle yazıldığını kanıtlar.Cevap
Cevap
Beyitlerin uyak düzeni ve mahlasın kullanılış biçiminin mesnevi nazım şeklini kanıtladığını belirten seçenek yanlıştır.
Şiirin mesnevi nazım şekliyle yazıldığını iddia eden ifade yanlıştır çünkü mesnevi nazım biçiminde her beyit kendi arasında kafiyelenir (aa, bb, cc...). Oysa verilen beyitlerde kafiye düzeni 'aa' (matla) ve 'ba' (makta) şeklindedir. Bu kafiye düzeni ve mahlas kullanımı, şiirin bir gazel veya kasideye ait olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla bu bilgi söylenemez.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Divan edebiyatında beyitlerle kurulan nazım şekillerinin (gazel, kaside, mesnevi) kafiye düzeni ve yapısal özellikleri.
Tahmini Süre:2m 0s