Bir düşünür görüşlerini şu şekilde ifade etmektedir:
"Bilimsel önermeler dünyadaki olguları resmeder ve deneysel olarak doğrulanabilirler. Buna karşın, 'Ruh ölümsüzdür' veya 'Evrenin bir amacı vardır' gibi önermeler ne mantıksal birer totolojidir ne de deney dünyasında test edilebilirler. Bu tür iddialar, herhangi bir olguya karşılık gelmedikleri için bilişsel olarak anlamsızdır ve sadece sahte önermelerden ibarettir. Dolayısıyla felsefe, spekülatif sistemler kurmayı bırakmalı ve kendisini bilimsel dilin mantıksal çözümlemesiyle sınırlandırmalıdır."
Buna göre, parçada dile getirilen görüşler 20. yüzyıl felsefesinin aşağıdaki akımlarından hangisinin temel tezlerini yansıtmaktadır?
- Aİnsanın kendi varoluşunu kendisinin inşa ettiğini ve özgürlüğün kaçınılmaz olduğunu savunan varoluşçuluk
- Bilgiyi olgusal dünyayla sınırlandırıp metafizik önermeleri anlamsız kabul eden mantıkçı pozitivizmCevap
- CNesnelerin özünü kavrayabilmek için onların hakkındaki tüm ön kabulleri paranteze almayı öneren fenomenoloji
- DTarihsel bir dönemi veya metni kendi bağlamı içinde anlamayı ve yorumlamayı öne çıkaran hermeneutik
- EVarlığı rasyonel kategorilerle açıklayarak metafiziği bilimsel bir temel üzerine oturtmaya çalışan yeni ontoloji
Cevap
Bilgiyi olgusal dünyayla sınırlandırıp metafizik önermeleri anlamsız kabul eden mantıkçı pozitivizm
Mantıkçı pozitivizm, doğrulanabilirlik ilkesini merkeze alarak sadece duyu deneyimiyle denetlenebilen olgusal önermelerin anlamlı olduğunu savunur. Parçada geçen 'deneysel olarak doğrulanabilir olma', 'metafizik önermelerin anlamsızlığı' ve 'felsefenin görevinin bilimsel dilin mantıksal analizi olması gerektiği' yönündeki ifadeler mantıkçı pozitivizmin kurucu iddialarıyla birebir örtüşmektedir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Mantıkçı Pozitivizmin Doğrulanabilirlik İlkesi ve Metafizik Karşıtlığı