20. Yüzyıl Felsefesi: Çağdaş Felsefe Akımları, Fenomenoloji, Varoluşçuluk ve Mantıkçı Pozitivizm

11 soru

Soru 1Soru

Husserl'in fenomenolojisi, nesnelerin kendinde varlığını değil, bilince yönelmiş olan nesnelerin 'özünü' incelemeyi hedefler. Bu özü yakalayabilmek için 'paranteze alma' (epoché) yöntemini kullanır. Bu yöntemde nesneye ilişkin duyusal veriler, bilimsel açıklamalar, tarihsel ön kabuller ve hatta nesnenin dış dünyada var olup olmadığına dair inançlar askıya alınır. Ancak bu askıya alma, nesnenin varlığını inkâr etmek değil; bilincin ona yönelerek kavradığı saf anlama ulaşmasını sağlamaktır.

Buna göre, Husserl'in fenomenolojik yöntemiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nesneleri, onlara yönelik her türlü gündelik ve teorik ön yargıdan arındırarak bilince doğrudan sunulan anlam yapılarıyla kavramayı amaçlar.

Cevap

Nesneleri, onlara yönelik her türlü gündelik ve teorik ön yargıdan arındırarak bilince doğrudan sunulan anlam yapılarıyla kavramayı amaçlar.
Doğru seçenekte belirtilen ifade, Husserl'in fenomenolojisinin temel amacını yansıtır. Fenomenolojik yöntem, nesneleri tarihsel kabullerden, doğal tavrın getirdiği ön yargılardan ve bilimsel kuramlardan arındırarak (paranteze alarak) bilincin yönelimi sayesinde onların saf özsel/anlamsal yapılarını yakalamayı hedefler.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde verilen fenomenoloji tanımını ve yönelimsellik kavramını incelemek.
Fenomenolojinin nesnelerin kendisiyle değil, bilincin yönelimi sonucunda kavranan 'öz' ile ilgilendiği tespit edilmiştir.
Sorunun konusunu ve kavramsal çerçevesini belirlemek.
2
Husserl'in 'paranteze alma' (epoché) yönteminin niteliğini analiz etmek.
Bu yöntemin nesnelere dair duyusal, tarihsel ve bilimsel ön kabulleri askıya alarak saf özsel anlama ulaşmayı hedeflediği, varlığı inkâr etmediği belirlenmiştir.
Çeldiricileri elemek ve doğru cevaba giden yolu netleştirmek.
3
Seçenekleri analiz ederek doğru yargıyı bulmak.
Nesneleri her türlü ön yargıdan arındırıp bilince doğrudan sunulan anlam yapılarıyla kavrama hedefinin, paranteze almanın tanımına tam olarak uyduğu saptanmıştır.
Doğru yanıtı kesinleştirmek.

Anahtar Kavram

Fenomenoloji ve Paranteze Alma (Epoché)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2Soru

20. yüzyıl felsefesinin kurucu akımlarının öncüsü olan aşağıdaki filozoflar ile onların felsefi sistemlerini yansıtan temel yaklaşımları doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Edmund Husserl
Jean-Paul Sartre
Rudolf Carnap
Martin Heidegger

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Edmund Husserl epokhe yöntemi ve öz araştırmasıyla; Jean-Paul Sartre varoluşun özden önce gelmesi ve özgürlük d��şüncesiyle; Rudolf Carnap metafiziğin mantıksal analiziyle elenmesi fikriyle; Martin Heidegger ise dünyada-var-olan anlamındaki Dasein kavramlaştırmasıyla eşleşir.
Doğru eşleştirmede Edmund Husserl epokhe yöntemiyle, Jean-Paul Sartre varoluşun özden önce gelmesi ve özgürlük düşüncesiyle, Rudolf Carnap metafiziğin mantıksal analiziyle elenmesi fikriyle, Martin Heidegger ise Dasein kavramıyla ilişkilendirilmiştir. Bu eşleştirmeler ilgili filozofların kurucu tezlerini tam olarak yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Edmund Husserl'in fenomenolojisi incelenir.
Husserl'in nesnelerin özüne ulaşmayı hedefleyen yöntemi, dış dünyaya dair ön kabullerin paranteze alınması (epokhe) esasına dayanır. Bu durum birinci açıklama ile örtüşür.
Filozofun metodolojisini belirlemek.
2
Jean-Paul Sartre'ın varoluşçu felsefesi değerlendirilir.
Sartre, insanın kendi özünü kendisinin yarattığını ve varoluşun özden önce geldiğini öne sürer. Bu sav ikinci açıklama ile eşleşir.
Varoluşçu ahlak ve insan anlayışını tespit etmek.
3
Rudolf Carnap'ın mantıkçı pozitivist yaklaşımı analiz edilir.
Carnap, doğrulanabilir olmayan metafiziksel önermelerin anlamsız olduğunu ve felsefenin görevinin bilimsel dilin mantıksal analizi olması gerektiğini savunur. Bu yaklaşım üçüncü açıklama ile eşleşir.
Mantıkçı pozitivizmin sınırlarını ve amacını kavramak.
4
Martin Heidegger'in varoluşçu ontolojisi incelenir.
Heidegger, insan varoluşunu 'Dasein' kavramıyla temellendirir ve insanın dünyaya fırlatılmışlığına vurgu yapar. Bu görüş dördüncü açıklama ile eşleşir.
Varoluşçu ontolojinin temel kavramını belirlemek.

Anahtar Kavram

20. Yüzyıl felsefesinde fenomenoloji, varoluşçuluk ve mantıkçı pozitivizm akımlarının temel kavramları ve temsilcileri arasındaki ilişkiler.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 3Soru

Mantıkçı pozitivizm, felsefeyi bilimlerin dilini analiz eden ve metafiziksel önermeleri anlamsız kılmayı hedefleyen mantıksal bir etkinlik olarak tanımlar. Rudolf Carnap gibi düşünürler, olgusal olarak doğrulanamayan her türlü iddiayı 'sözde önerme' olarak nitelendirip eler. Buna karşın varoluşçu filozoflar, insanın kaygı, hiçlik ve ölüm karşısındaki öznel deneyimlerinin mantıksal kalıplara sığdırılamayacağını ve felsefenin asıl görevinin bu somut insanlık durumunu sorgulamak olduğunu savunurlar.

Bu parçadan hareketle, mantıkçı pozitivizm ile varoluşçuluk arasındaki temel felsefi ayrışma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Felsefi etkinliğin temel amac��nın dildeki mantıksal yapıları çözümlemek mi yoksa bireyin varoluşsal gerçekliğini anlamlandırmak mı olduğu

Cevap

Felsefi etkinliğin temel amacının dildeki mantıksal yapıları çözümlemek mi yoksa bireyin varoluşsal gerçekliğini anlamlandırmak mı olduğu
Felsefi etkinliğin temel amacının dildeki mantıksal yapıları çözümlemek mi yoksa bireyin varoluşsal gerçekliğini anlamlandırmak mı olduğu yönündeki yargı doğrudur. Mantıkçı pozitivizm felsefeyi yalnızca dilin mantıksal analiziyle sınırlı tutup metafiziği dışlarken, varoluşçuluk felsefeyi insanın kaygı, ölüm ve hiçlik gibi doğrudan doğruya öznel varoluş koşullarını inceleyen bir alan olarak görür.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki mantıkçı pozitivizm tanımını analiz etme
Mantıkçı pozitivizmin felsefeyi dil çözümlemesi yapan ve olgusal doğrulanamayan metafiziği dışlayan mantıksal bir etkinlik olarak gördüğü saptanır.
İlk akımın felsefenin amacına dair temel iddiasını belirlemek için.
2
Parçadaki varoluşçuluk tanımını analiz etme
Varoluşçuluğun felsefeyi insanın somut, öznel varoluşsal durumlarını (kaygı, ölüm, hiçlik) anlamlandırma çabası olarak gördüğü saptanır.
İkinci akımın felsefeye yüklediği misyonu tespit etmek için.
3
İki akım arasındaki felsefe tanımlarını ve amaçlarını karşılaştırma
Mantıkçı pozitivizmin biçimsel/dilsel sınırlandırmasına karşı varoluşçuluğun insani/yaşamsal odağı arasındaki köklü işlev farkı görülür.
Seçenekler arasından bu iki yaklaşımın felsefenin amacına dair ayrışmasını doğru formüle eden yargıyı seçmek için.

Anahtar Kavram

20. Yüzyıl Felsefesinde Mantıkçı Pozitivizm ve Varoluşçuluk Akımlarının Felsefeye Bakışı ve İşlev Farklılıkları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4Soru

Jean-Paul Sartre'a göre insan, kendi varoluşunu kendisi inşa eden tek varlıktır. Diğer varlıkların (örneğin bir masanın ya da kalemin) özü varoluşundan önce gelirken, insanın önce var olduğunu ve daha sonra kendi kararlarıyla kendi özünü oluşturduğunu savunur. Bu durum insanı mutlak bir özgürlüğe mahkûm eder. Ancak bu özgürlük, beraberinde eylemlerinin tüm sorumluluğunu da getirir. Birey, bu ağır sorumluluktan kaçmak veya onun yarattığı bunaltıyı hafifletmek amacıyla çoğu zaman eylemlerinin nedenini kendi dışındaki faktörlere (kadere, toplumsal koşullara veya genetik özelliklere) yükleme eğilimi gösterir.

Sartre'ın varoluşçu felsefesinde, bireyin kendi özgürlüğünü inkâr ederek sorumluluktan kaçması ve kendini dış koşulların pasif bir nesnesi gibi görmesi durumu aşağıdaki kavramlardan hangisiyle açıklanmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kötü niyet

Cevap

Kötü niyet
Kötü niyet kavramı, Sartre'ın ahlak felsefesinde bireyin kendi özgür seçimlerinin sorumluluğunu üstlenmeyip bunları dış etkenlere bağlayarak kendini aldatmasını tarif eder. Metindeki açıklama doğrudan bu duruma karşılık gelmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki ana temayı ve felsefi akımı analiz etmek.
Metinde insanın önceden belirlenmiş bir özünün olmadığı, eylemlerini özgürce seçtiği ancak bu durumun getirdiği ahlaki sorumluluktan kaçmak için mazeretler ürettiği anlatılmaktadır. Bu yaklaşım 20. yüzyıl felsefe akımlarından varoluşçuluğa (egzistansiyalizm) aittir.
Sorunun hangi felsefi akım ve düşünür ekseninde kurulduğunu saptayarak doğru kavram alanına yönelmek gerekir.
2
Varoluşçu felsefede sorumluluktan kaçma davranışının kavramsal karşılığını belirlemek.
Sartre, bireyin kendi özgürlüğünü ve kararlarının sorumluluğunu üstlenmek yerine kendini dış koşulların (kader, toplum vb.) bir kurbanı veya nesnesi olarak göstermesini 'kötü niyet' (mauvaise foi) kavramıyla açıklar.
Metinde tarif edilen ahlaki durumun varoluşçu terminolojideki tam adını bulmak hedeflenmiştir.

Anahtar Kavram

Varoluşçulukta özgürlük, sorumluluk ve kötü niyet ilişkisi
Soru 5Soru

20. yüzyıl felsefesinde öne çıkan çağdaş felsefi akımların temsilcilerine ait kurucu tezler ile bu tezlerin felsefi açıklamaları aşağıda verilmiştir. Sol sütundaki tezleri, sağ sütundaki en uygun açıklamalarıyla nasıl eşleştirirsiniz?

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Edmund Husserl'in yönelimsellik tezi
Jean-Paul Sartre'ın kendisi-için-varlık kavrayışı
Rudolf Carnap'ın metafiziksel önermelerin anlamsızlığı iddiası

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Edmund Husserl'in yönelimsellik tezi 'Zihnin her zaman bir nesneye dönük olduğunu...' ifadesiyle, Jean-Paul Sartre'ın kendisi-için-varlık kavrayışı 'İnsanın belirlenmiş bir özle doğmadığını...' ifadesiyle, Rudolf Carnap'ın metafiziksel önermelerin anlamsızlığı iddiası ise 'Mantıksal çözümlemeye tabi tutulamayan...' ifadesiyle eşleşir.
Edmund Husserl'in yönelimsellik tezi zihnin nesneye dönüklüğünü, Jean-Paul Sartre'ın kendisi-için-varlık kavrayışı insanın özünü kendi eylemleriyle inşa etmesini, Rudolf Carnap'ın metafiziksel önermelerin anlamsızlığı iddiası ise doğrulanabilirlik ilkesi gereği olgusal karşılığı olmayan ifadelerin bilgi değeri taşımamasını açıklar. Bu tanımlamalar akımların kurucu tezleriyle tam uyum göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Husserl'in yönelimsellik kavramını analiz etmek.
Yönelimsellik, bilincin daima bir nesneye yönelik olması durumunu ifade ettiğinden, bu kavram zihnin nesneye dönüklüğünü açıklayan ifadeyle eşleşir.
Fenomenolojinin kurucu ilkesi olan yönelimselliğin tanımını doğru belirlemek.
2
Sartre'ın kendisi-için-varlık kavramını analiz etmek.
Kendisi-için-varlık, insanın önceden belirlenmiş bir özü olmadığını ve özgürce kendi özünü yarattığını belirttiğinden, insanın kendi özünü inşa etmesine dair açıklamayla eşleşir.
Varoluşçuluğun (egzistansiyalizm) insana yüklediği özgürlük ve sorumluluk rolünü saptamak.
3
Carnap'ın metafizik eleştirisini analiz etmek.
Carnap'ın metafizik önermelerin anlamsızlığı tezi, doğrulanabilirlik ölçütüne dayanarak olgusal dünyada karşılığı olmayan ifadelerin anlamsızlığını savunduğundan, mantıksal çözümleme ve olgusal doğrulanabilirlikle ilgili açıklamayla eşleşir.
Mantıkçı pozitivizmin temel doğrulanabilirlik ve metafizik karşıtlığı tezini belirlemek.

Anahtar Kavram

20. Yüzyıl Felsefesi akımlarının (Fenomenoloji, Varoluşçuluk, Mantıkçı Pozitivizm) temel tezleri ve kavramları.
Soru 6Soru

Üç lise öğrencisi çağdaş felsefe akımlarının temel kabulleri üzerine bir tartışma yürütmektedir:

* Ahmet: Bir nesnenin gerçekte ne olduğunu tam anlamıyla kavramak istiyorsak, ona dair önceden edindiğimiz tüm felsefi kabulleri, inançları ve toplumsal yargıları geçici olarak askıya almalıyız. Zihnimizin nesneye yöneldiği o saf anı yakalayarak, nesnenin bilincimize kendisini doğrudan açan özsel yapısına ulaşabiliriz.
* Burak: Duyusal deneyimlerle test edilemeyen ve olgusal karşılığı bulunmayan her türlü önerme bilgi dışıdır. Felsefenin esas görevi, bilimsel önermelerin dilini mantıksal çözümlemelerle netleştirmek ve anlamsız metafiziksel ifadeleri ayıklamaktır.
* Canan: İnsanın dışındaki varlıkların özü varoluşlarından önce gelir; örneğin bir masa üretilmeden önce zihinde tasarlanır. Ancak insan i��in durum tam tersidir; o önce var olur, ardından kendi özgür eylemleri ve tercihleriyle kendi kimliğini ve özünü inşa eder.

Buna göre; Ahmet, Burak ve Canan’ın savunduğu görüşlerin temsil ettiği 20. yüzyıl felsefe akımları aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fenomenoloji - Mantıkçı pozitivizm - Varoluşçuluk

Cevap

Fenomenoloji - Mantıkçı pozitivizm - Varoluşçuluk
Nesnenin özünü kavramak amacıyla ön yargı ve bilgileri askıya almaktan bahseden görüş fenomenolojinin 'paranteze alma' yöntemine; olgusal doğrulama ve dil çözümlemesini öne çıkararak metafiziksel önermeleri reddeden görüş mantıkçı pozitivizme; insanın önceden belirlenmiş bir özü olmadığını ve bu özü kendi seçimleriyle kurduğunu belirten görüş ise varoluşçuluğa aittir. Dolayısıyla doğru sıralama fenomenoloji, mantıkçı pozitivizm ve varoluşçuluk şeklinde olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Ahmet'in ifadesinin felsefi analizinin yapılması
Fenomenoloji akımı
Ahmet'in nesnenin özüne ulaşmak için her türlü ön yargıyı askıya almaktan (paranteze almaktan) bahsettiği görüşü Edmund Husserl'in fenomenolojisiyle doğrudan ilişkilidir.
2
Burak'ın ifadesinin felsefi analizinin yapılması
Mantıkçı pozitivizm akımı
Burak'ın metafiziği dışlayarak olgusal doğrulanabilirliği ve bilimsel dilin mantıksal analizini savunduğu görüşü mantıkçı pozitivizm akımıyla eşleşir.
3
Canan'ın ifadesinin felsefi analizinin yapılması
Varoluşçuluk akımı
Canan'ın insanın kendi özünü özgür eylemleri ve tercihleriyle sonradan yarattığı yönündeki görüşleri Jean-Paul Sartre'ın varoluşçuluğunu yansıtır.
4
Belirlenen akımların sıraya konularak doğru seçeneğin saptanması
Fenomenoloji - Mantıkçı pozitivizm - Varoluşçuluk sıralaması elde edilir.
Her üç öğrencinin savunduğu akımların sırasıyla eşleştirilmesiyle doğru sonuca ulaşılır.

Anahtar Kavram

20. Yüzyıl Çağdaş Felsefe Akımlarının (Fenomenoloji, Mantıkçı Pozitivizm, Varoluşçuluk) Kurucu İlkeleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7Soru

20. yüzyıl çağdaş felsefe akımları, varlık, bilgi ve değer alanlarında geleneksel felsefi yaklaşımlara karşı yeni yöntemler ve kabuller geliştirmiştir.

Aşağıda verilen 20. yüzyıl felsefi akımlarını, bu akımların temel yönelimlerini belirten açıklamalarla doğru biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Fenomenoloji
Varoluşçuluk (Egzistansiyalizm)
Mantıkçı Pozitivizm (Neopozitivizm)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Fenomenoloji akımı bilincin yönelimselliği ve paranteze alma yöntemiyle; varoluşçuluk akımı insanın kendi özünü eylemleriyle yaratması fikriyle; mantıkçı pozitivizm ise doğrulanabilirlik ve dilin mantıksal analizi ilkesiyle eşleşmektedir.
Fenomenoloji akımı bilincin yönelimselliğini temel alarak özlere ulaşabilmek için paranteze almayı öneren açıklamayla; varoluşçuluk akımı insanın kendi eylemleri ve tercihleriyle kendi özünü yarattığını savunan açıklamayla; mantıkçı pozitivizm ise doğrulanabilirliği temel alarak felsefeyi dilin mantıksal analiziyle sınırlandıran açıklamayla eşleşmektedir. Bu doğrultuda yapılan eşleştirme doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Fenomenoloji akımının temel yöntemi ve tezi incelenir.
Fenomenolojinin nesnelerin özünü doğrudan kavramak amacıyla her türlü ön yargıyı, bilimsel ve tarihsel bilgiyi askıya alma (paranteze alma) yöntemini kullandığı saptanır. Bu durum bilincin nesnelere yönelmesiyle ilişkilidir.
Fenomenolojik yaklaşımı doğru tanımlayıcı açıklamayla eşleştirmek için bu adım gereklidir.
2
Varoluşçuluk (egzistansiyalizm) akımının insan doğasına dair görüşü incelenir.
Varoluşçulukta insanın önceden belirlenmiş bir özünün olmadığı, varoluşunun özünden önce geldiği ve özgür seçimleri doğrultusunda kendi özünü yarattığı belirlenir.
Varoluşçu felsefeyi doğru tanımlayıcı açıklamayla eşleştirmek için bu adım gereklidir.
3
Mantıkçı pozitivizm (neopozitivizm) akımının bilim ve felsefe anlayışı incelenir.
Mantıkçı pozitivizmin doğrulanabilirlik ilkesine dayandığı, metafiziksel önermeleri anlamsız ilan ederek dışladığı ve felsefeyi dilin mantıksal çözümlemesiyle sınırladığı saptanır.
Mantıkçı pozitivizmi doğru tanımlayıcı açıklamayla eşleştirmek için bu adım gereklidir.

Anahtar Kavram

20. Yüzyıl Çağdaş Felsefe Akımlarının Temel İlkeleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 8Soru

Bir düşünür görüşlerini şu şekilde ifade etmektedir:

"Bilimsel önermeler dünyadaki olguları resmeder ve deneysel olarak doğrulanabilirler. Buna karşın, 'Ruh ölümsüzdür' veya 'Evrenin bir amacı vardır' gibi önermeler ne mantıksal birer totolojidir ne de deney dünyasında test edilebilirler. Bu tür iddialar, herhangi bir olguya karşılık gelmedikleri için bilişsel olarak anlamsızdır ve sadece sahte önermelerden ibarettir. Dolayısıyla felsefe, spekülatif sistemler kurmayı bırakmalı ve kendisini bilimsel dilin mantıksal çözümlemesiyle sınırlandırmalıdır."

Buna göre, parçada dile getirilen görüşler 20. yüzyıl felsefesinin aşağıdaki akımlarından hangisinin temel tezlerini yansıtmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bilgiyi olgusal dünyayla sınırlandırıp metafizik önermeleri anlamsız kabul eden mantıkçı pozitivizm

Cevap

Bilgiyi olgusal dünyayla sınırlandırıp metafizik önermeleri anlamsız kabul eden mantıkçı pozitivizm
Mantıkçı pozitivizm, doğrulanabilirlik ilkesini merkeze alarak sadece duyu deneyimiyle denetlenebilen olgusal önermelerin anlamlı olduğunu savunur. Parçada geçen 'deneysel olarak doğrulanabilir olma', 'metafizik önermelerin anlamsızlığı' ve 'felsefenin görevinin bilimsel dilin mantıksal analizi olması gerektiği' yönündeki ifadeler mantıkçı pozitivizmin kurucu iddialarıyla birebir örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel iddiaları analiz etme
Dü��ünürün önermelerin deneysel olarak doğrulanabilir olması gerektiğini savunduğu ve doğrulanamayan metafiziksel önermeleri anlamsız ilan ettiği görülmüştür.
Parçanın felsefi arka planını ve yazarın savunduğu bilgi kriterini tespit etmek için bu analiz gereklidir.
2
Düşünürün felsefeye biçtiği rolü belirleme
Düşünür felsefenin spekülasyon yapmayı bırakıp, bilimin dilini analiz eden mantıksal bir etkinlik olması gerektiğini savunmaktadır.
Bu rol tanımı, 20. yüzyıl felsefesindeki dilsel ve mantıksal analiz yönelimini belirlemek için kritiktir.
3
Belirlenen özellikleri 20. yüzyıl felsefe akımlarıyla eşleştirme
Doğrulanabilirlik ilkesi, metafizik karşıtlığı ve felsefenin dil çözümlemesi olması gerektiği fikri mantıkçı pozitivizmin kurucu tezleridir.
Doğru seçeneğe ulaşmak için kavramsal eşleştirmeyi tamamlamak gerekir.

Anahtar Kavram

Mantıkçı Pozitivizmin Doğrulanabilirlik İlkesi ve Metafizik Karşıtlığı
Soru 9Soru

20. yüzyıl felsefesinde öne çıkan çağdaş felsefe akımları, geleneksel felsefi sorunlara getirdikleri özgün yöntem ve yaklaşımlarla karakterize edilirler.

Aşağıda verilen 20. yüzyıl felsefe akımları ile bu akımların temel kabullerini ve yöntemlerini gösteren açıklamaları doğru biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Fenomenoloji
Varoluşçuluk
Mantıkçı Pozitivizm

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Fenomenoloji ile bilincin yöneldiği nesnelerin özünü kavrayabilmek için ön kabulleri paranteze almayı öneren açıklama; Varoluşçuluk ile insanın kendi özünü özgür eylemleriyle inşa ettiğini savunan açıklama; Mantıkçı Pozitivizm ile doğrulanabilirlik ilkesini merkeze alıp metafiziği dışlayan açıklama eşleşmelidir.
Fenomenoloji akımı Edmund Husserl'in paranteze alma yöntemi ve nesnelerin özüne yönelme fikriyle; Varoluşçuluk akımı insanın özgürlüğü ve varoluşunun özünden önce gelmesi fikriyle; Mantıkçı Pozitivizm akımı ise doğrulanabilirlik ilkesi ve metafizik önermelerin anlamsızlığı teziyle doğrudan örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Fenomenoloji kavramı ve yöntemi analiz edilir.
Fenomenolojinin kurucusu Husserl'in 'paranteze alma' yöntemiyle nesnelerin özüne yöneldiği bilgisine ulaşılır. Bu doğrultuda Fenomenoloji ile paranteze alma yöntemini içeren üçüncü açıklama eşleştirilir.
Fenomenoloji akımının ayırt edici niteliği olan özü kavrama ve paranteze alma yöntemini doğru tanımlamak için.
2
Varoluşçuluk (Egzistansiyalizm) kavramı ve insan anlayışı incelenir.
Varoluşçuluğun insanın özgürlüğü ve kendi özünü yaratma sorumluluğu üzerine kurulu olduğu, 'varoluşun özden önce geldiği' teziyle açıklanır. Bu doğrultuda Varoluşçuluk ile insanın özgürce özünü inşa etmesini içeren ikinci açıklama eşleştirilir.
Varoluşçuluk akımının temelini oluşturan özgürlük ve varoluş-öz ilişkisini doğru analiz etmek için.
3
Mantıkçı Pozitivizm kavramı ve bilim/felsefe anlayışı incelenir.
Mantıkçı pozitivizmin doğrulanabilirlik ilkesini savunarak olgusal olmayan ve deneyle denetlenemeyen metafiziksel önermeleri reddettiği ve dil analizini vurguladığı belirlenir. Bu doğrultuda Mantıkçı Pozitivizm ile doğrulanabilirlik ilkesini ve dil analizini içeren birinci açıklama eşleştirilir.
Mantıkçı Pozitivizm akımının dil analizi, olgusallık ve metafizik karşıtlığı gibi kurucu fikirlerini ayırt etmek için.

Anahtar Kavram

20. Yüzyıl Felsefesinin Çağdaş Akımları ve Temel Görüşleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 10Soru

20. yüzyıl felsefesinin en etkili yönelimlerinden fenomenoloji, varoluşçuluk ve mantıkçı pozitivizm, geleneksel metafiziğin 'kendinde gerçeklik' anlayışına köklü itirazlar sunarlar. Edmund Husserl’in fenomenolojisinde dış dünyaya dair doğal tavrın paranteze alınması (epokhe), dünyayı yok saymak değil, bilincin yönelimsel yapısında nesnenin anlam olarak nasıl kurulduğunu açığa çıkarmaktır. Jean-Paul Sartre’ın varoluşçu ontolojisinde ise insan, anlamdan yoksun ve kendi başına var olan 'kendinde-varlık' (dünya) karşısında kendi özünü özgür seçimleriyle var eden 'kendisi-için-varlık'tır (bilinç). Rudolf Carnap ise gerçeklik iddialarını tamamen dilsel çerçevelerin sınırları içine çeker ve bu çerçevelerin dışındaki bir kendinde gerçeklik sorgulamasını bilişsel olarak anlamsız bulur. Bu parçadaki açıklamalardan yola çıkıldığında; üç akımın 'dünya, nesne ve anlam' ilişkisine yaklaşımları hakkında aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Husserl ve Sartre için dünya ve nesneler ancak insan bilincinin yönelimi veya eylemiyle bir anlam kazanırken, Carnap için nesnelere dair anlamlı konuşabilmenin sınırı olgusal doğrulama ve mantıksal çözümlemeyle çizilir.

Cevap

Husserl ve Sartre için dünya ve nesneler ancak insan bilincinin yönelimi veya eylemiyle bir anlam kazanırken, Carnap için nesnelere dair anlamlı konuşabilmenin sınırı olgusal doğrulama ve mantıksal çözümlemeyle çizilir.
Husserl ve Sartre, dünya ve nesnelerin anlamını insan bilincine ve eylemine bağlarlar (Husserl'de yönelimsellik yoluyla nesnenin anlamının kurulması, Sartre'da ise anlamdan yoksun kendinde-varlığın insan eylemi ve özgür seçimleriyle anlamlandırılması). Carnap ve mantıkçı pozitivizm ise anlamı tamamen olgusal doğrulama ve dilin mantıksal analiziyle sınırlandırarak bu sınırların dışındaki iddiaları anlamsız bulur.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada geçen Husserl'in epokhe ve yönelimsellik kavramlarının çözümlenmesi.
Husserl için dış dünyanın bilincin yönelimsel yapısında bir anlam olarak kurulduğu, yani anlamın kaynağının yönelimsel bilinç olduğu saptanır.
Fenomenolojinin dünya ve anlam ilişkisini belirlemek için.
2
Parçada geçen Sartre'ın kendinde-varlık ve kendisi-için-varlık kavramlarının çözümlenmesi.
Sartre için anlamdan yoksun dış dünyanın (kendinde-varlık), insanın (kendisi-için-varlık) özgür seçimleri ve eylemleriyle anlam kazandığı saptanır.
Varoluşçuluğun nesneye ve dünyaya yaklaşımını belirlemek için.
3
Parçada geçen Carnap'ın dilsel çerçeve ve anlamsızlık kavramlarının çözümlenmesi.
Carnap için nesnelere dair anlamlı konuşabilmenin çerçevenin içindeki olgusal doğrulama ve mantıksal analize dayandığı, dışsal metafizik sorgulamaların anlamsız olduğu saptanır.
Mantıkçı pozitivizmin anlam kriterini belirlemek için.
4
Üç akımın elde edilen sonuçlarının karşılaştırılması.
Husserl ve Sartre'ın nesne ve dünyayı bilincin/eylemin kurucu gücüne bağladığı, Carnap'ın ise anlamı olgusal/mantıksal doğrulama sınırlarında tanımladığı sonucuna ulaşılır.
Seçenekler arasından doğru değerlendirmeyi tespit etmek için.

Anahtar Kavram

20. yüzyıl çağdaş felsefe akımlarının gerçeklik, dünya ve anlam sorununu ele alış biçimleri.
Soru 11Soru

Aşağıda verilen çağdaş felsefe akımları ile bu akımların kurucu tezlerini doğru bir şekilde eşleştirmek için sol sütundaki akımları sağ sütundaki ifadelerle nasıl eşleştirirsiniz?

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Fenomenoloji
Varoluşçuluk
Mantıkçı Pozitivizm

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Fenomenoloji akımı bilincin yönelimselliği ve paranteze alma yöntemiyle; varoluşçuluk akımı varoluşun özden önce gelmesi ve özgürlük teziyle; mantıkçı pozitivizm ise doğrulanabilirlik ilkesi ve metafizik karşıtlığıyla eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede Fenomenoloji paranteze alma yöntemiyle, Varoluşçuluk varoluşun özden önce gelmesi ve özgürlük teziyle, Mantıkçı Pozitivizm ise doğrulanabilirlik ilkesiyle metafizik önermelerin elenmesiyle ilişkilendirilmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütundaki akımların temel yönelimleri ve temsilcileri göz önünde bulundurulur.
Fenomenolojinin Husserl ile, varoluşçuluğun Sartre ile, mantıkçı pozitivizmin ise Carnap gibi filozoflarla özdeşleştiği hatırlanır.
Akımların ayırt edici kavramlarını saptamak için bu kavramsal arka plan gereklidir.
2
Fenomenoloji akımı sağ sütundaki tanımlarla karşılaştırılır.
Zihnin yönelimselliği ve nesnelerin özünün paranteze alınmasıyla ilgili olan açıklamanın fenomenolojiye ait olduğu belirlenir.
Paranteze alma (epokhe) yöntemi Husserl'in fenomenolojisinin temel metodudur.
3
Varoluşçuluk akımı sağ sütundaki tanımlarla karşılaştırılır.
Varoluşun özden önce gelmesi ve insanın kendi özünü özgürce yaratmasıyla ilgili açıklamanın varoluşçuluğa ait olduğu belirlenir.
Varoluşun özden önce gelmesi Sartre'ın varoluşçuluğunun kurucu ilkesidir.
4
Mantıkçı Pozitivizm akımı sağ sütundaki tanımlarla karşılaştırılır.
Doğrulanabilirlik ilkesini temel alarak metafizik önermelerin dışlanması ve felsefenin dil çözümlemesine indirgenmesiyle ilgili açıklamanın mantıkçı pozitivizme ait olduğu belirlenir.
Mantıkçı pozitivizm metafiziği anlamsız görerek doğrulanabilirlik ölçütünü savunur.

Anahtar Kavram

20. Yüzyıl Çağdaş Felsefe Akımları
Tahmini Süre:1m 0s
20. Yüzyıl Felsefesi: Çağdaş Felsefe Akımları, Fenomenoloji, Varoluşçuluk ve Mantıkçı Pozitivizm Alıştırma Soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin