Soru

Zorluk: Çok zorTanzimat Dönemi Şiiri

Tanzimat Dönemi Türk şiiri, hem biçimsel hem de tematik açıdan ciddi bir dönüşümün ve Doğu-Batı çatışmasının izlerini taşır. Bu dönem şairleri, geleneksel ile modern arasında farklı estetik ve felsefi tutumlar geliştirmişlerdir.

Aşağıda verilen Tanzimat Dönemi şiirlerinden alınmış beyit ve bent örneklerini, bu şiirlerin temsil ettiği estetik, felsefi veya tematik dönüşümü açıklayan ifadelerle doğru bir şekilde eşleştiriniz.

  • Ne efsunkâr imişsin âh ey dîdâr-ı hürriyet
    Esîr-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esâretten
    Divan şiirinin klasik nazım şekillerini muhafaza etmekle birlikte, sosyal ve siyasi kavramları ilk kez şiirin merkezine yerleştiren, toplumsal faydacı bir estetiğin yansımasıdır.
  • Gül hazin, sümbül perişan, bağzârın şevki yok
    Şâdmanlık kalmamış, feryâd ü zârın şevki yok
    Şiirin konusunu bireysel hüzün ve tabiat tasvirleriyle genişleterek estetik güzelliği her şeyde arayan, Servet-i Fünun şiirine zemin hazırlayan yeni bir duyarlılığın ifadesidir.
  • Eyvah! Ne yer ne yâr kaldı,
    Gönlüm dolu âh ü zâr kaldı.
    Şimdi buradaydı, gitti elden,
    Gitti ebede gelip ezelden.
    Ölüm karşısında bireyin metafiziksel ürpertisini, isyan ve kabulleniş çatışmasın�� hem tematik hem de biçimsel düzensizliklerle (düzensiz bent yapısı) yansıtan romantik bir çıkıştır.
  • İdrâk-i maâlî bu küçük akla gerekmez
    Zira bu terazi bu kadar sıkleti çekmez
    Klasik didaktik üslubu ve hikemi şiir geleneğini sürdürürken, insanın evrensel kavrayış sınırlarını sorgulayan, Tanzimat'ın Doğu-Batı arasındaki zihniyet bölünmesini örnekleyen bir eserdir.

Cevap

Dizeler ve edebi açıklamalar şu şekilde eşleşmektedir: Hürriyet ve esaret kavramlarını işleyen kaside beyti, klasik biçimde sosyal-siyasi temaların toplumsal faydacı estetikle ele alınmasıyla; gül ve sümbülün perişanlığını anlatan beyit, bireysel hüzün ve tabiatın estetik sınırları genişleten yeni duyarlılığıyla; 'Eyvah!' ünlemiyle başlayan bent, ölüm karşısındaki metafizik isyan ve biçimsel düzensizlikle; akıl ve terazi benzetmesini içeren hikemi beyit ise insanın kavrayış sınırlarını sorgulayan Doğu-Batı zihniyet çatışmasıyla eşleşir.
Doğru eşleştirmede; hürriyet kavramını işleyen beyit klasik kaside biçiminde sosyal temaların ele alınmasını (toplumcu estetik); gül ve sümbülün perişanlığını tasvir eden beyit bireysel hüzün ve tabiatla estetik sınırların genişletilmesini; 'Eyvah!' ile başlayan bent ölüm karşısındaki metafizik ürpertiyi ve biçimsel serbestliği; akıl ve terazi benzetmesi sunan beyit ise insanın kavrayış sınırlarını sorgulayan hikemi üslubu doğru şekilde tanımlar.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen beyit ve bentlerdeki tematik kavramlar ile anahtar kelimeler incelenir.
Birinci parçada 'hürriyet/esaret', ikinci parçada 'gül/sümbül/hazin/feryad', üçüncü parçada 'eyvah/gitti ebede/yâr', dördüncü parçada 'idrak-i maali/akıl/terazi' kavramları belirlenir.
Şiirlerin hangi Tanzimat şairine ve edebi yönelime ait olduğunu bulabilmek amacıyla tematik ipuçları saptanmalıdır.
2
Dizelerin sahipleri ve edebi kimlikleri tespit edilir.
İlk beyit Namık Kemal'e (toplumsal/siyasi fayda), ikinci beyit Recaizade Mahmut Ekrem'e (bireysel hüzün/tabiat), üçüncü bent Abdülhak Hamit Tarhan'a (ölüm/metafizik/romantik isyan), dördüncü beyit Ziya Paşa'ya (hikemi/didaktik üslup) aittir.
Sanatçıların Tanzimat Dönemi Türk şiirindeki estetik ve zihinsel konumlarını belirlemek doğru eşleştirmeyi sağlayacaktır.
3
Her bir edebi parça ile sağ sütunda yer alan estetik/felsefi açıklamalar eşleştirilir.
Namık Kemal'in Hürriyet Kasidesi klasik nazım şekliyle sosyal kavramların birleşimidir. Recaizade'nin beyti Servet-i Fünun'u hazırlayan bireysel tabiat duyarlılığıdır. Hamit'in Makber'i metafizik ürperti ve biçimsel düzensizliktir. Ziya Paşa'nın beyti ise klasik hikemi üslupla aklın sınırlarını sorgulamadır.
Dizelerin içerik ve biçimsel özellikleri ile Tanzimat şiirinin gelişim çizgisi arasındaki doğrudan ilişki kurularak çözüm tamamlanır.

Anahtar Kavram

Tanzimat Dönemi Şiirinin Estetik, Felsefi ve Biçimsel Dönüşümü
Tahmini Süre:3m 0s
Bu soruyu puanla