Dede Korkut Hikâyeleri (Kitâb-ı Dedem Korkud Alâ Lisân-ı Tâife-i Oğuzân), Türk edebiyatında destan geleneğinden halk hikâyeciliğine geçişin en önemli ��rünü olarak kabul edilir. Bu eser, hem göçebe Oğuz hayatını hem de dönemin kültürel geçiş özelliklerini yansıtır.
Buna göre, Dede Korkut Hikâyeleri ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- ADestan geleneğinden halk hikâyesine geçişin ilk örneği kabul edilen eserde, olaylar düzyazıyla (nesir), duygu ve heyecan belirten konuşmalar ise şiirle (nazım) aktarılmıştır.
- BOğuz Türklerinin hem kendi i��lerindeki iktidar mücadeleleri hem de komşuları olan gayrimüslim beyliklerle yaptıkları mücadeleler konu edinilmiştir.
- CKültürel geçişin izlerini taşıyan anlatılarda, İslamiyet öncesi döneme ait göçebe hayat tarzı ve töreler ile İslam dininin getirdiği inançlar sentezlenmiştir.
- Hikâyelerin bilge kişisi olan Dede Korkut, bu anlatıların bizzat yazarı olup olaylarda aktif bir savaşçı olarak başrolde yer alan olağanüstü güçlere sahip bir kahramandır.Cevap
- EEserin dili, 15. yüzyılın dil ��zelliklerini yansıtan, sade ve samimi bir Eski Anadolu Türkçesidir.
Cevap
Dede Korkut'un hikâyelerin yazarı ve aktif bir savaşçı başkişi olarak tanımlandığı ifade yanlıştır.
Dede Korkut Hikâyeleri anonim bir eserdir, yani yazarı belli değildir. Hikâyelere adını veren Dede Korkut ise eserin yazarı değil; olayların çözüldüğü anlarda ortaya çıkan, kopuz çalan, kahramanlara ad koyan ve hayır duası (yum) eden bilge bir şahsiyettir. Ayrıca hikâyelerde başrolde yer alan ve aktif olarak savaşan bir kahraman değildir. Bu nedenle bu ifade yanlıştır ve söylenemez.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Dede Korkut Hikâyelerinin özellikleri ve Dede Korkut'un işlevi