Halk Anlatıları (Halk Hikâyeleri, Masal, Efsane, Dede Korkut)
19 soru
Kerem baktı ki Aslı kendisinden uzaklaşıyor, yüreği yandı, sazı eline alıp şöyle seslendi:
*Karşıdan gelen ala gözlü dilber*
*Koyma beni el yerine sevdiğim*
*Senin için vatanımı terk ettim*
*Koyma beni yaban yere sevdiğim*
Aslı bu sözleri duyunca durdu, gözlerinden yaşlar döküldü ama Keşiş'in korkusundan yine de yoluna devam etmek zorunda kaldı.
Bir halk hikâyesinden alınan bu parça ve ait olduğu türün yapısal özellikleri dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Dede Korkut Hikâyeleri (Kitâb-ı Dedem Korkud Alâ Lisân-ı Tâife-i Oğuzân), Türk edebiyatında destan geleneğinden halk hikâyeciliğine geçişin en önemli ��rünü olarak kabul edilir. Bu eser, hem göçebe Oğuz hayatını hem de dönemin kültürel geçiş özelliklerini yansıtır.
Buna göre, Dede Korkut Hikâyeleri ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
I. Metin
"Kandan kazalar göründü ise şerirler erdi. Kara koçtağlar durmuş idi, yıkıldı gitti. Ulu koca ağaçlar kurumuş idi, kırıldı gitti. Kansız karaca otağlar çöktü gitti. Erlik ile kardaşlığın sonu yok imiş. Ulaş oğlu Salur Kazan, başını kaldırdı, gözünü açtı; kardaşı Kara Göne’nin, oğlu Uruz’un, beylerinin şehit olduğunu gördü. Ağladı..."
II. Metin
"Kerem der ki: 'Aslı’m, hanım Aslı��m! Gel seninle bir ahdedelim. Sen benim olursan ben senin yoluna canımı feda edeyim.' Aslı ise: 'Ah Kerem, kader bizi bir araya getirmeyecek, keşiş babamın gazabı üzerimizdedir.' dedi. Kerem aldı sazı eline, bakalım ne söyledi:
Ateş-i aşkınla yandım kül oldum,
Hasretinden dertli dertli inlerim.
Gurbet elde bülbül gibi lal oldum,
Ah çektikçe dertlerimi dinlerim."
Yukarıda verilen iki farklı halk anlatısı örneği ve ait oldukları türlerin yapısal, tematik ve üslupsal özellikleri göz önünde bulundurulduğunda, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Kerem der ki: "Aslı’m, hanım Aslı’m! Keşiş babanın gazabı bizi yollara dü��ürdü, gurbet ellerinde divane eyledi. Söyle ey dağlar, bu ayrılık ne vakte dek sürecek?" deyip sazını döşüne bastı, bir türkü söyledi:
*Karlı dağlar geçit vermez yoluma,*
*Gurbet eli mesken ettim kendime,*
*Merhamet et Aslı’m, benim halime,*
*Ateşlere yaktın yandırdın beni.*
Yolcular Kerem’in bu feryadını işitip ağlaştılar, ona yoldaş oldular.
Bu parçadan hareketle halk hikâyeleriyle ilgili olarak;
I. Olayların nesirle, heyecan ve duyguların ise nazımla ifade edilmesi halk hikâyelerinin yapısal bir özelliğidir.
II. Kahramanın saz eşliğinde söylediği manzum kısım, anlatının dinleyiciyi hazırlama işlevi gören "fasıl" bölümüne örnektir.
III. Bu tür, destan geleneğinden modern hikâyeye geçiş sürecini temsil etse de olağanüstü unsurları tamamen dışlamamıştır.
yargılarından hangileri doğrudur?
Halk hikâyeleri; Türk edebiyatında destan döneminin kapanmasından sonra ortaya çıkan, genellikle aşk ve kahramanlık konularını işleyen, sözlü gelenekte yaşayan anlatılardır.
Buna göre, halk hikâyeleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Halkın hayal gücüyle oluşturduğu; bir dağın, gölün, kaya oluşumunun veya tarihî bir kahramanın ortaya çıkışını ya da şekil değiştirmesini açıklayan ve anlatılanların kutsal veya gerçek olduğuna inanılan kısa anlatılardır. Masallardan farklı olarak inanç unsurunun ön planda olduğu bu anlatılarda kalıplaşmış tekerlemelere yer verilmez.
Bu parçada özellikleri belirtilen halk anlatısı türü aşağıdakilerden hangisidir?
Halk hikâyeleri üzerine yapılan bir çalışmada araştırmacı, incelediği metinden şu kesiti alıntılar:
'Tahir sazı eline aldı, bakalım Zühre’sine ne cevap verdi:
*Karşıdan geliyor benim efendim*
*Göz süzüp gerdanını kıran efendim*
*Eğer senin sevdiğin ben isem*
*Ağlama göreyim gözün efendim*
Tahir böyle söyleyince Zühre’nin gözyaşları sel oldu, bağr�� yandı. Araya giren vezir, padişahın fermanını okudu ve Tahir’in Mardin Kalesi'ne sürgün edilmesine hükmetti. Tahir, yollara düşüp gurbetin acısını çekerken Zühre sarayda onun aşkıyla sararıp soldu.'
Bu parçadan hareketle halk hikâyelerinin yapısal, üslupsal ve icra özellikleriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Masallarda asıl konuya geçilmeden önce dinleyicinin ilgisini çekmek, onu anlatılacak hayalî dünyaya hazırlamak amacıyla söylenen; i��inde kalıplaşmış tekerlemelerin yer aldığı giriş bölümü aşağıdakilerden hangisidir?
Dede Korkut Kitabı’nda yer alan "Kam Büre Bey O��lu Bamsı Beyrek" hikâyesinden alınan:
"Dedem Korkut geldi, şadlık çaldı, boy boyladı, soy soyladı, bu Oğuzname’yi söyledi, Beyrek’in olsun dedi:
Yum (dua) vereyim hanım:
Yerli kara dağların yıkılmasın.
Gölgeli büyük ağacın kesilmesin.
Taşkın akan güzel suyun kurumasın.
Kanatlarının uçları kırılmasın.
Kadir Mevla seni namerde muhtaç etmesin.
Biz dahi üç kelime dua kıldık, kabul olsun.
Amin amin diyenler Tanrı’yı görsün..."
bu parçayla ilgili;
I. Destan döneminden halk hikâyeciliğine geçişin izlerini taşıyan İslami ve İslamiyet öncesi unsurların sentezlendiği,
II. Nesir içine serpiştirilmiş "soylama" olarak adlandırılan manzum bölümlerle anlatımın ritmikleştirildiği,
III. Hikâyenin bitişinde yer alan ve "yum" adı verilen kalıplaşmış dua bölümünü örneklediği
yargılarından hangileri doğrudur?
Garip baktı ki anası ağlıyor, dayanamadı, sazı göğsüne koyup anasına şunları söyledi:
Gözüm yaşın sil a ana
Ben gidiyorum Halep'e doğru
Ağlayıp da beni yorma
Ben gidiyorum Halep'e doğru
Anası der ki:
Oğul gitme gurbet ele
Düşürürsün beni dile
Ağlatma gel anacığını
Gitme oğul Halep'e doğru
Garip anasının elini öptü, duasını aldı. Sazını omuzuna verip yola revan oldu.
Bu parçanın biçim, içerik ve anlatım özellikleri göz önünde bulundurulduğunda, eserin ait olduğu anlatı türüyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Deli Dumrul kadeh kaldırıp şarap içerken ansızın Azrail çıkageldi. Deli Dumrul'un gözü Azrail'i görmedi, canı dehşete düştü. Deli Dumrul der: 'Bire ne heybetli ihtiyarsın, kapıcılar seni görmedi, çavuşlar seni duymadı. Benim gözüm seni görmez oldu, canım ürperdi. Söyle bana, kimsin sen?' Azrail dedi: 'Bire deli, göz��n beni neden görsün? Al al kanlı yiğitlerin canını alıyorum, onun için geldim.' Deli Dumrul der: 'Bire Azrail, can alan sen misin?' Azrail: 'Evet, benim.' dedi. Deli Dumrul: 'Seni burada öldüreyim de bir yiğidin canını kurtarayım.' dedi.
Duha Koca Oğlu Deli Dumrul hikâyesinden alınan bu parçayla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Aşağıda bir halk anlatısından alınan bir kesit verilmiştir:
*Tepegöz eyitti:*
*— Bre yiğit! Sen benim elimden nasıl kurtuldun?*
*Basat eyitti:*
*— Tanrı'm kurtardı!*
*Tepegöz eyitti:*
*— Sana ölüm yokmuş! Şu mağaranın köşesinde bir kınsız kılıç var. Benim başımı o kılıçla kes.*
*Basat kılıcın yanına vardı, kabzasını tuttu. Kılıç meğer tılsımlı imiş. Ne zaman birisi kabzasını tutsa kılıç kendi kendine inip kalkarmış. Basat hemen bir parça et fırlattı, kılıç eti biçti. Başaramayacağını anlayınca kendi kılıcını çekip Tepeg��z'ün başını kesti.*
Bu parçanın biçim, içerik ve üslup özellikleri dikkate alındığında, ait olduğu anlatı türü ve bu türün özellikleri hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Şirin sarayın penceresinden baktı ki Ferhat dağın bağrını delmekte, külüngünü her vuruşunda yer gök inlemektedir. Şirin’in yüreği cız etti, dadısını çağırıp: "Git o yiğide benden selam et, canını bu kuru taşa telef etmesin, muradı neyse tez zamanda bildirsin." dedi. Dadı varıp Ferhat’a Şirin’in sözlerini ulaştırınca Ferhat sazını eline alıp şöyle seslendi:
*Dağlar seni delik deşik eylerim,*
*Şirin yârin haberini söylerim.*
*Günde yüz bin külünk vursam bıkmazam,*
*Aşkın ile canı feda eylerim.*
Ferhat ile Şirin hikâyesinden alınan bu parçanın biçim, üslup ve içerik özellikleri dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Hikâyeci âşık, dinleyicilerin ilgisini çekmek ve onları anlatının dünyasına hazırlamak amacıyla asıl konuya girmeden önce sazıyla bir 'divanî' çalar; ardından hareketli bir türkü söyleyerek topluluğu hareketlendirir. Bu ısınma aşamasından sonra, hikâyenin kahramanlarının, onların ailelerinin ve olayın geçtiği mekânın dinleyiciye tanıtıldığı mensur bölüme geçilir.
Bu parçada sözü edilen ısınma aşaması ve sonrasında geçilen tanıtım bölümü, sırasıyla halk hikâyesinin hangi yapısal bölümlerini oluşturmaktadır?
Halk hikâyelerinde kahramanın âşık olma süreci genellikle sıradışı bir olayla başlar. Kahraman rüyasında kutsal bir kişinin (pir, derviş, Hızır vb.) elinden aşk şerbetini içer ve orada kendisine gösterilen sevgilinin resmine bakarak ona gönül verir. Uykudan uyandığında ağzından ve burnundan kan süzülür, geçici bir dilsizlik yaşar. Çevresindekilerin getirdiği sazı eline alarak irticalen (doğaçlama) şiirler söylemeye başlar. Bu olaydan sonra kahraman, sevgilisinin peşinden gurbete çıkar.
Bu parçada söz edilen ve kahramanın âşıklık yeteneği kazanmasıyla sevgilisinin peşine düşmesini sağlayan geleneksel motif aşağıdakilerden hangisidir?
Padişah, Tahir’in Zühre’ye olan aşkını öğrenince çok öfkelendi ve Tahir’i Mardin Kalesi’ne sürgün etti. Tahir orada gece gündüz Zühre’nin hasretiyle yanıp tutuştu. Sonunda dayanamayıp sazını eline aldı, tellere vurup şöyle seslendi:
Mardin Kalesi’nde melil mahzunum
Zühre’m senin için deli mecnunum
Eğer ecelim gelip de ölürsem
Kabrime gel, sana kurban olayım
Bu sözlerden sonra Tahir yine gözyaşları içinde sazını bir kenara bıraktı ve Zühre'ye ulaştırması için rüzgâra selam söyledi.
Bu parçanın biçim ve içerik özellikleri dikkate alındığında, ait olduğu anlatı türüyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Kız der: "Bey yigidim, eğer seni buradan kurtaracak olursam bana söz verir misin, benimle evlenir misin?" Beyrek ant içti: "Kılıcıma doğranayım, okuma saplanayım, yer gibi yarılayım, toprak gibi savrulayım; zindandan çıkarsam seni kendime helal kılacağım." dedi. Kız da zindanın kapısını açtı, Beyrek dışarı çıktı. Beyrek orada duran bir ata bindi ve yola koyuldu.
Dede Korkut Hikâyeleri'nden alınan bu parça ve ait olduğu anlatı türünün özellikleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Âşık Garip yola çıkmak üzereyken Şahsenem’in yanına geldi. İki âşık kucaklaşıp ağlaştılar. Şahsenem, Garip’in boynuna sarılıp gitmemesi için yalvardı. Garip ise gurbete gitmeye kararlıydı. Sazını omzuna alıp Şahsenem’e dönerek şu sözleri söyledi:
*Gidiyorum nazlı yârim ağlama,*
*Kömür gözlüm karaları bağlama,*
*Gurbet elde yüreğimi dağlama,*
*Alnımıza ne yazıldı görelim.*
Bu parça ve ait oldu��u türün özellikleri dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
T��rk halk edebiyatı bünyesinde yer alan halk anlatılarıyla ilgili yapılan bir çalışmada, efsane türünün diğer anlatılardan ayrılan yönleri ele alınmıştır.
Buna göre;
I. Anlatılan olayların ve kahramanların halkın muhayyilesinde bir inanç konusu olarak kabul görmesi,
II. Anonim nitelik taşıyıp sözlü gelenek içinde kuşaktan kuşağa aktarılması,
III. Belirli bir bölgeye, doğa olayına ya da bir adın türeyişine bağlı olarak ortaya çıkması
özelliklerinden hangileri, 'efsane' türünü 'masal' ve 'halk hikâyesi' gibi diğer halk anlatısı türlerinden ayıran yönlerdendir?