Kant, rasyonalistlerin bilginin kaynağını yalnızca akılda gören ve empiristlerin bilginin sadece duyusal deneyimlerden geldiğini savunan görüşlerini uzlaştırmaya çalışmıştır. Ona göre, zihnin dış dünyadan bağımsız a priori (deney öncesi) formları vardır; ancak bu formlar deneyimden gelen veriler olmadan içi boş şablonlardır. Aynı şekilde, dış dünyadan gelen duyusal veriler de zihnin bu formları tarafından düzenlenmedikçe bilgi haline gelemez. Kant bu durumu, "Görüsüz kavramlar boş, kavramsız görüler kördür." ifadesiyle açıklar.
Buna göre, Kant'ın bilgi problemi konusundaki görüşü hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- Aİnsan zihni doğuştan boş bir levhadır ve tüm bilgilerimiz duyu organları aracılığıyla elde edilen deneyimlerin ürünüdür.
- BGerçek bilgi, duyulardan tamamen bağımsız olarak zihinde doğuştan hazır bulunan akıl ilkelerinden türetilir.
- Duyusal deneyim yoluyla elde edilen veriler, zihnin doğuştan getirdiği formlar aracılığıyla işlenerek bilgiye dönüşür.Cevap
- DDış dünya zihinden bağımsız bir gerçekliğe sahip olmadığından, nesnelerin kendisini doğrudan doğru biçimde bilmek imkânsızdır.
- EAkıl ve deney farklı bilgi alanlarına hitap ettiğinden, bu iki kaynağın verileri arasında mantıksal bir bağ kurmak mümkün değildir.
Cevap
Duyusal deneyim yoluyla elde edilen verilerin zihnin doğuştan getirdiği formlar aracılığıyla işlenerek bilgiye dönüşeceğini savunan yargı doğrudur.
Duyusal deneyim yoluyla elde edilen verilerin, zihnin doğuştan getirdiği formlar aracılığıyla işlenerek bilgiye dönüşeceğini belirten ifade Kant'ın kritisisizm (eleştiricilik) felsefesinin özüdür. Kant'a göre bilginin ham maddesi dış dünyadan (deneyden) gelir; fakat bu ham madde zihnin a priori uzay, zaman formları ve kategorileri tarafından işlenmedikçe bilgi değerine ulaşamaz. Parçadaki meşhur alıntı da bu iki unsurun zorunlu birlikteliğini gösterir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Kant'ın Kritisisizmi ve Bilgi Probleminin Çözümü