18. Yüzyıl - 19. Yüzyıl Felsefesi: Aydınlanma Felsefesi, Birey-Devlet İlişkisi ve Bilgi Problemi

13 soru

Soru 1Soru

Aşağıda 18. yüzyıl - 19. yüzyıl felsefesinde öne çıkan filozoflar ve onların bilgi ile birey-devlet ilişkisine dair temel görüşleri verilmiştir. Bu filozofları, savundukları temel görüşlerle doğru biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

John Locke
Immanuel Kant
Jean-Jacques Rousseau
G. W. F. Hegel

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

John Locke empirist bilgi anlayışı ve mülkiyeti koruyan sınırlandırılmış devlet modeliyle; Immanuel Kant akıl ve deneyi kritisizm ile sentezleyen yaklaşımı ve özgürlüğü güvenceye alan devlet anlayışıyla; Jean-Jacques Rousseau genel irade ve toplumsal sözleşme fikriyle; G. W. F. Hegel ise Geist'a dayalı diyalektik felsefesi ve devleti ahlaki tinin en üst aşaması gören yaklaşımıyla eşleşmelidir.
Filozofların aydınlanma dönemi ve sonrasındaki epistemolojik (bilgi problemi) ve politik (birey-devlet ilişkisi) argümanları tam olarak karşılık gelen tanımlarla eşleşmiştir. Locke empirizm ve sınırlı devletle, Kant kritisizm ve hukuki özgürlükle, Rousseau genel irade ve toplumsal sözleşmeyle, Hegel ise Geist ve mutlak ahlaki devletle ilişkilendirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
John Locke'un felsefesinin analiz edilmesi
Locke'un bilgi kuramında empirizmi (zihnin tabula rasa olması) ve siyaset felsefesinde mülkiyet hakkını korumayı amaçlayan liberal devlet anlayışını temsil ettiği belirlenir. Bu, ikinci açıklamayla eşleşir.
Locke'un epistemolojik ve politik argümanlarının temel niteliklerini doğru ayırt etmek.
2
Immanuel Kant'ın felsefesinin analiz edilmesi
Kant'ın bilgi kuramında kritisizmi (akıl ve deneyin sentezi) ve siyaset felsefesinde ahlaki özerklik ile hukukun üstünlüğünü temel alan devlet yapısını savunduğu belirlenir. Bu, birinci açıklamayla eşleşir.
Kant'ın kritisizm akımını ve ahlak-siyaset ilişkisine dair yaklaşımını saptamak.
3
Jean-Jacques Rousseau'nun felsefesinin analiz edilmesi
Rousseau'nun toplumsal sözleşme, genel irade ve insanın doğal durumdaki özgürlüğünün toplumsal yapıda nasıl korunacağı üzerine olan görüşleri belirlenir. Bu, dördüncü açıklamayla eşleşir.
Rousseau'nun halk egemenliği ve genel irade teorisini ayırt etmek.
4
G. W. F. Hegel'in felsefesinin analiz edilmesi
Hegel'in diyalektik idealizminde Geist (mutlak zihin) kavramını ve devleti bu nesnel tinin yeryüzündeki en yüksek ahlaki açılımı olarak gören devlet teorisini savunduğu saptanır. Bu, üçüncü açıklamayla eşleşir.
Hegel'in Geist odaklı ontolojik ve siyasi şemasını belirlemek.

Anahtar Kavram

18-19. Yüzyıl Felsefesinde Filozofların Bilgi ve Siyaset Görüşleri
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 2Soru

David Hume, zihindeki tüm içeriklerin izlenimler ve fikirlerden oluştuğunu savunur. Ona göre, bir bilardo topunun diğerine çarpıp onu hareket ettirdiğini gördüğümüzde, duyularımız bize sadece iki olayın ardışıklığını (önce ilk topun hareket ettiğini, ardından ikinci topun hareket ettiğini) sunar; fakat bu iki olay arasında gözle görünür veya denetlenebilir zorunlu bir bağ (nedensellik) sunmaz. Nedensellik düşüncesi, benzer olayların ardı ardına gerçekleşmesini tekrar tekrar gözlemlememizden kaynaklanan zihinsel bir alışkanlıktan ibarettir. Buna göre Hume'un nedensellik ilkesine yönelik bu eleştirisinden aşağıdaki yargıların hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dış dünyadaki olaylar arasında gözlemlediğimiz nedensellik bağı, nesnel bir zorunluluktan değil, zihinsel çağrışım ve alışkanlıklardan kaynaklanır.

Cevap

Dış dünyadaki olaylar arasında gözlemlediğimiz nedensellik bağı, nesnel bir zorunluluktan değil, zihinsel çağrışım ve alışkanlıklardan kaynaklanır.
Nedensellik bağının dış dünyada gözlemlenen nesnel bir zorunluluk olmadığını, sadece olayların peş peşe gelmesinden kaynaklanan zihinsel bir alışkanlık olduğunu belirten seçenek doğrudur. Çünkü Hume paragrafta iki olay arasında doğrudan duyusal veya mantıksal bir zorunlu bağ bulamadığımızı, sadece ardışıklık gözlemlediğimizi açıkça belirtmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın analiz edilmesi
Hume'un nedensellik kavramını doğrudan duyusal bir izlenim olarak değil, olayların ardışık olarak tekrar etmesinin zihinde yarattığı bir alışkanlık olarak gördüğü tespit edilir.
Hume'un bilgi felsefesindeki temel iddiasını belirlemek.
2
Seçeneklerdeki akımların ve kavramların ayrıştırılması
Rasyonalist doğuştancılık, Kant'ın a priori kategorileri ve rasyonalist tümdengelim fikirleri elenir.
Hume'un saf empirist ve kuşkucu pozisyonunu korumak.
3
Doğru yargının belirlenmesi
Nedensellik bağının zihinsel çağrışım ve alışkanlıktan ibaret olduğunu belirten yargının paragraftaki açıklamaya tam olarak uyduğu görülür.
Çıkarımın metne uygunluğunu doğrulamak.

Anahtar Kavram

David Hume'un Nedensellik Eleştirisi ve Empirizm
Soru 3Soru

Jean-Jacques Rousseau, *Toplum Sözleşmesi* adlı yapıtında, insanın toplumsal yaşama geçişle birlikte doğal özgürlüğünü yitirdiğini ancak bunun karşılığında daha üstün olan sivil ve ahlaki özgürlüğü kazandığını öne sürer. Ona göre egemenlik, bireylerin ortak yararını gözeten 'genel irade' (volonté générale) tarafından yürütülmelidir. Genel irade, tikel çıkarların toplamından ibaret olan 'herkesin iradesi' (volonté de tous) kavramından bütünüyle farklıdır. Birey, genel iradenin koyduğu yasalara boyun eğdiğinde aslında kendi aklının yasasına uymuş olur.

Bu parçaya göre Jean-Jacques Rousseau'nun birey-devlet ilişkisine yönelik düşünceleriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Birey, genel iradenin belirlediği ortak yasalara uymakla kendi rasyonel ahlaki iradesine itaat etmiş olur ve böylece sivil toplum içinde özgürleşir.

Cevap

Bireyin, genel iradenin belirlediği ortak yasalara uymakla kendi rasyonel ahlaki iradesine itaat etmiş olacağını ve böylece sivil toplum içinde özgürleşeceğini belirten seçenek doğrudur.
Doğru olan seçenek, Rousseau'nun 'yasalara boyun eğen bireyin aslında kendi aklının yasasına uyduğu ve bu sayede özgürleştiği' yönündeki ahlaki ve sivil özgürlük tanımını tam olarak yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde geçen temel felsefi kavramları ve ayrımları belirleme
Genel irade ve herkesin iradesi arasındaki fark ile sivil/ahlaki özgürlük kavramları tespit edilir.
Rousseau'nun argümanının dayandığı kavramsal temeli anlamak için bu belirleme gereklidir.
2
Özgürlük ile yasa arasındaki ilişkiyi değerlendirme
Bireyin yasalara itaat ederken nasıl özgür kalabildiği sorgulanır.
Bireyin, kendi aklının ürünü olan genel iradenin yasalarına uyarak ahlaki özgürlüğe kavuştuğu sonucuna varılır.
3
Seçenekleri karşılaştırma ve doğru yargıya ulaşma
Rousseau'nun devlet ve birey ilişkisine yönelik sentezi seçeneklerde aranır.
Yasalara uymanın bireyin kendi ahlaki iradesine itaati olduğunu ve bunun sivil özgürlük sağladığını belirten seçeneğin doğru olduğu saptanır.

Anahtar Kavram

Jean-Jacques Rousseau'nun Toplum Sözleşmesi Kuramı ve Genel İrade Kavramı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4Soru

Immanuel Kant'ın kritisisizm (eleştiricilik) felsefesine göre, dış dünyadan gelen ham duyusal verilerin nesnel bir bilgiye (yargıya) dönüşmesi sürecinde gerçekleşen aşağıdaki aşamaları mantıksal ve kronolojik sıraya göre nasıl sıralarsınız?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kant'ın bilgi kuramına göre doğru sıralama; dış dünyadan ham verilerin duyu organlarıyla alınması, bu verilerin uzay ve zaman formlarıyla düzenlenmesi, ardından anlama yetisinin kategorileriyle işlenmesi ve son olarak nesnel bilgiye (yargıya) ulaşılması adımlarından oluşur.
Doğru sıralama, Kant'ın 'görüsüz kavramlar boş, kavramsız görüler kördür' ilkesini takip eder. Süreç ham duyusal verilerle (deney) başlar; bu veriler zihnin duyarlık formları (uzay ve zaman) ile düzenlenir, ardından zihnin anlama yetisine ait kategoriler (kavramlar) ile işlenir ve son olarak nesnel bilgiye (fenomene dair yargı) ulaşılır.

Adım Adım Çözüm

1
Dış dünyadan gelen ham duyusal izlenimlerin duyu organları vasıtasıyla alınması belirlenmelidir.
Sürecin ilk aşaması olan 'deney' basamağı tespit edilir.
Kant'a göre bilgi deneyle başlar, bu nedenle ham duyusal veriler ilk adımdır.
2
Ham verilerin uzay ve zaman kalıplarıyla düzenlenmesi aşaması bulunmalıdır.
Duyarlık formlarının (uzay ve zaman) verileri düzenlemesi basamağı ikinci sıraya yerleştirilir.
Zihin, ham verileri doğrudan işleyemez; önce uzay ve zaman koordinatlarında görüler haline getirmelidir.
3
Görülerin anlama yetisinin kategorileri ile işlenmesi adımı seçilmelidir.
Anlama yetisinin (kategorilerin) devreye girdiği basamak üçüncü sıraya konur.
Duyularla alınan görüler, zihnin kategorileri (örn. nedensellik) olmaksızın anlamlı bir kavram haline gelemez.
4
Kavram haline gelen verilerin sentezlenerek nesnel bilgiye dönüştürülmesi adımı son sıraya konmalıdır.
Fenomenlerin bilgisine (yargıya) ulaşılan nihai adım sonuncu olarak belirlenir.
Bilgi, tüm bu zihinsel işlemlerin sonunda ortaya çıkan yargısal bir sentezdir.

Anahtar Kavram

Kant'ın bilgi problemi ve eleştirici felsefesi (kritisisizm)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5Soru

Hegel'in diyalektik felsefesinde, Geist'ın (Tin) kendi özgürlüğ��nü ve bilincini gerçekleştirmek amacıyla geçtiği aşamalar belirli bir mantıksal sıra izler. Buna göre, Geist'ın kendini gerçekleştirme sürecine ait olan aşağıdaki aşamaları ilkten sona doğru mantıksal olarak sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Geist'ın diyalektik gelişim süreci; ilk olarak kendi içinde saf potansiyel olarak bulunduğu tez aşamasıyla başlar, ardından kendi dışına çıkarak doğaya dönüştüğü ve kendine yabancılaştığı antitez aşamasıyla devam eder, son olarak kültür ve devlet aracılığıyla kendine geri dönüp özgürlüğe kavuştuğu sentez aşamasıyla tamamlanır.
Geist'ın gelişim süreci mantıksal olarak tez (kendi içinde varlık), antitez (kendi dışındaki varlık - doğa) ve sentez (kendine dönen varlık - kültür/devlet) sırasını takip eder.

Adım Adım Çözüm

1
Başlangıç durumu olan tez aşamasının tespit edilmesi.
Geist'ın kendi içinde tinsel bir potansiyel olarak var olduğu, henüz somutlaşmadığı aşama belirlenir.
Diyalektik süreç her zaman bir potansiyeli barındıran soyut bir ilk durumla (tez) başlar.
2
Zıtlık ve cisimleşme durumu olan antitez aşamasının tespit edilmesi.
Geist'ın doğa ve maddi dünyaya dönüşerek kendi özüne yabancılaştığı aşama belirlenir.
Düşüncenin somut bir gerçeklik kazanması için kendi karşıtı olan maddesel dünyada cisimleşmesi gerekir.
3
Uzlaşı ve özgürleşme durumu olan sentez aşamasının tespit edilmesi.
Geist'ın doğayı aşarak insan tinsel ürünlerinde (sanat, din, felsefe, devlet) kendine döndüğü aşama belirlenir.
Süreç, ilk iki aşamanın çelişkilerini aşan ve onları mutlak özgürlük potasında birleştiren sentez aşaması ile nihayete erer.

Anahtar Kavram

Hegel'in Diyalektik Süreci ve Geist'ın Gelişim Aşamaları
Soru 6Soru

John Locke��a göre insanlar, doğa durumunda sahip oldukları cezalandırma yetkisini ve kendi haklarını koruma gücünü, ortak bir rızaya dayalı toplumsal sözleşmeyle kamunun eline bırakırlar. Ancak devletin egemenliği mutlak ve sınırsız değildir; aksine, bireylerin can, mal ve hürriyet gibi temel haklarını koruma amacıyla sınırlandırılmıştır. Eğer siyasi iktidar bu amacı çiğneyip bireysel hakları gasp etmeye kalkışırsa, sözleşme ihlal edilmiş olur ve bireylerin direnme hakkı doğar.

Bu parçadan hareketle John Locke'un devlet anlayışına ilişkin aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Siyasi gücün meşruiyeti, bireylerin hak ve özgürlüklerinin güvence altına alınması ve korunması koşuluna bağlıdır.

Cevap

Siyasi gücün meşruiyeti, bireylerin hak ve özgürlüklerinin güvence altına alınması ve korunması koşuluna bağlıdır.
Parçada Locke'un devletin egemenliğini mutlak görmediği, aksine bireyin can, mal ve hürriyet haklarıyla sınırlandırdığı belirtilmektedir. Devlet bu hakları gasp ettiğinde sözleşmenin ihlal edileceği ve bireyin direnme hakkının doğacağı vurgusu, siyasi gücün meşruiyetini bireysel hakların korunması koşuluna bağladığını gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada geçen devlet egemenliğinin mutlak olmadığına ve temel hakları koruma amacıyla sınırlandırıldığına yönelik ifadeler analiz edilir.
Devletin varlık amacının ve gücünün sınırının bireysel haklar oldu��u belirlenir.
Locke'un siyaset felsefesindeki devletin işlevi kavramını tespit etmek.
2
Parçada belirtilen, hakların ihlali durumunda sözleşmenin geçersiz kalacağı ve direnme hakkının doğacağı ifadesi incelenir.
Siyasi iktidarın meşruiyetinin sürekli olmadığı, ancak hakları koruduğu sürece geçerli olduğu sonucuna varılır.
Direnme hakkı ile siyasi meşruiyet arasındaki nedensel bağı kurmak.
3
Ulaşılan çıkarımlar doğrultusunda seçenekler karşılaştırılarak doğru yargı saptanır.
Meşruiyetin bireysel hakların korunması şartına bağlı olduğunu belirten yargının doğruluğu onaylanır.
Parçadaki ana düşünceyi en doğru şekilde özetleyen seçeneği doğrulamak.

Anahtar Kavram

John Locke'un birey-devlet ilişkisi, toplumsal sözleşme kuramı, sınırlı devlet ve direnme hakkı anlayışı.
Soru 7Soru

18-19. yüzyıl felsefesinde öne çıkan filozofların bilgi ve siyaset alanındaki görüşleri ile bu görüşleri temsil eden açıklamaları eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Immanuel Kant'ın epistemolojisi (kritisisizm)
John Locke'un bilgi kuramı (empirizm)
Jean-Jacques Rousseau'nun devlet kuramı
G. W. F. Hegel'in varlık ve bilgi anlayışı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Immanuel Kant'ın epistemolojisi, duyusal verilerin zihnin a priori formlarıyla işlenmesi açıklamasıyla; John Locke'un bilgi kuramı, zihnin boş bir levha olduğu ve tüm bilgilerin deneyimle kazanıldığı açıklamasıyla; Jean-Jacques Rousseau'nun devlet kuramı, bireylerin özgürlüklerini toplumsal sözleşmeyle teslim ederek genel iradenin egemenliğine girmesi açıklamasıyla; G. W. F. Hegel'in anlayışı ise rasyonalitenin ve mutlak ruhun diyalektik gelişimi açıklamasıyla eşleşir.
Eşleştirmede; Kant'ın duyusal verileri zihnin a priori formlarıyla birleştiren kritisisizmi doğru eşleşir. Locke'un zihni boş levha gören empirizmi doğru eşleşir. Rousseau'nun genel iradeye dayalı toplum sözleşmesi doğru eşleşir. Hegel'in akıl ve Geist odaklı diyalektik idealizmi doğru eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Kant'ın bilgi anlayışını analiz etme
Kant, rasyonalizm ve empirizmi sentezleyerek duyular ile zihinsel kategorilerin (a priori) birlikteliğini savunur. Bu durum birinci açıklama ile örtüşür.
Kant'ın kritisisizm anlayışının ayırt edici özelliğini belirlemek amacıyla yapılmıştır.
2
Locke'un bilgi kuramını analiz etme
Locke, doğuştan gelen fikirleri reddeder ve zihnin tabula rasa olduğunu savunarak deneyimi merkeze alır. Bu durum ikinci açıklama ile örtüşür.
Locke'un empirizm yaklaşımının temel varsayımını doğrulamak için yapılmıştır.
3
Rousseau'nun devlet kuramını analiz etme
Rousseau, toplumsal sözleşme ve genel irade kavramlarıyla bireyin devlet içindeki özgürlüğünü açıklar. Bu durum üçüncü açıklama ile örtüşür.
Rousseau'nun siyaset felsefesindeki toplum sözleşmesi kavramını eşleştirmek için yapılmıştır.
4
Hegel'in varlık ve bilgi anlayışını analiz etme
Hegel, Geist'ın diyalektik gelişimini ve akıl-gerçeklik özdeşliğini savunur. Bu durum dördüncü açıklama ile örtüşür.
Hegel'in idealist sisteminin temel dayanağını tespit etmek için yapılmıştır.

Anahtar Kavram

18. Yüzyıl - 19. Yüzyıl Felsefesinin Bilgi ve Birey-Devlet İlişkisi Problemleri
Soru 8Soru

Jean-Jacques Rousseau'nun siyaset felsefesinde, insanlığın doğal durumdan uygar topluma (devlet düzenine) geçiş sürecini oluşturan aşağıdaki aşamaları mantıksal ve kronolojik sıraya göre düzenleyiniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İnsanlığın doğa durumundan devlete geçiş süreci; doğa durumunun ilk baştaki özgürlük ortamıyla başlar, mülkiyetle bu düzenin bozulup çatışmaya dönmesiyle devam eder, güvenlik arayışıyla sözleşmeye yönelinir ve genel iradenin kuruluşuyla uygar toplum/devlet yapısı kurulur.
Rousseau'nun kuramında süreç, mülkiyet öncesi barışçıl doğa durumu ile başlar. Mülkiyetin ortaya çıkışıyla eşitlik bozulur ve savaş durumu oluşur. Bu güvensizlik ortamını aşmak için insanlar ortak rıza ile sözleşme yapma ihtiyacı duyarlar. Son aşamada ise tüm haklar genel iradeye devredilerek devlet ve uygar toplum kurulur.

Adım Adım Çözüm

1
Doğa durumunun başlangıcını belirleme.
Doğal durumda insanların bencil kaygılardan uzak, eşit ve özgür yaşadığı aşama ilk sıraya konur.
Rousseau felsefesinde tarihsel ve mantıksal başlangıç noktası saf doğa durumudur.
2
Doğa durumunun bozulmasını ve kriz aşamasını saptama.
Özel mülkiyetin doğuşu ve eşitsizliğin başlamasıyla çatışma ortamının oluştuğu aşama ikinci sıraya konur.
Toplum sözleşmesine ihtiyaç duyulmasının temel nedeni mülkiyetle bozulan barış ortamıdır.
3
Sözleşmeye karar verilme sürecini bulma.
Bireylerin can ve mal güvenliklerini koruma amacıyla ortak rızaya dayalı uzlaşı kararı alması üçüncü sıraya konur.
Çatışma durumundan kurtulmak ancak insanların ortak bir irade göstermesiyle mümkündür.
4
Devletin ve genel iradenin kurulmasını saptama.
Genel iradeye dayalı uygar toplumun ve devlet yapısının kurulduğu aşama son sıraya konur.
Sözleşmenin nihai sonucu genel iradenin egemenliğidir.

Anahtar Kavram

Toplumsal Sözleşme ve Genel İrade
Soru 9Soru

Kant, rasyonalistlerin bilginin kaynağını yalnızca akılda gören ve empiristlerin bilginin sadece duyusal deneyimlerden geldiğini savunan görüşlerini uzlaştırmaya çalışmıştır. Ona göre, zihnin dış dünyadan bağımsız a priori (deney öncesi) formları vardır; ancak bu formlar deneyimden gelen veriler olmadan içi boş şablonlardır. Aynı şekilde, dış dünyadan gelen duyusal veriler de zihnin bu formları tarafından düzenlenmedikçe bilgi haline gelemez. Kant bu durumu, "Görüsüz kavramlar boş, kavramsız görüler kördür." ifadesiyle açıklar.

Buna göre, Kant'ın bilgi problemi konusundaki görüşü hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Duyusal deneyim yoluyla elde edilen veriler, zihnin doğuştan getirdiği formlar aracılığıyla işlenerek bilgiye dönüşür.

Cevap

Duyusal deneyim yoluyla elde edilen verilerin zihnin doğuştan getirdiği formlar aracılığıyla işlenerek bilgiye dönüşeceğini savunan yargı doğrudur.
Duyusal deneyim yoluyla elde edilen verilerin, zihnin doğuştan getirdiği formlar aracılığıyla işlenerek bilgiye dönüşeceğini belirten ifade Kant'ın kritisisizm (eleştiricilik) felsefesinin özüdür. Kant'a göre bilginin ham maddesi dış dünyadan (deneyden) gelir; fakat bu ham madde zihnin a priori uzay, zaman formları ve kategorileri tarafından işlenmedikçe bilgi değerine ulaşamaz. Parçadaki meşhur alıntı da bu iki unsurun zorunlu birlikteliğini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel epistemolojik tartışmayı ve Kant'ın uzlaştırmacı (kritik) yaklaşımını analiz edin.
Kant'ın rasyonalizm (akılcılık) ve empirizmi (deneycilik) sentezleme amacında olduğu saptanır.
Sorunun çözümü için Kant'ın bilgi kuramındaki iki temel ayağın (deney ve akıl) ilişkisini anlamak gerekir.
2
"Görüsüz kavramlar boş, kavramsız görüler kördür" ifadesinin felsefi karşılığını çözümleyin.
"Görü" ifadesinin duyusal deneyi, "kavram" ifadesinin ise zihinsel formları temsil ettiği ve bilgi için ikisinin de zorunlu olduğu sonucuna ulaşılır.
Kant'ın bilgi problemine getirdiği özgün çözümü kavramlaştırmak için bu ifadenin analizi şarttır.
3
Seçenekleri analiz ederek bu sentezi en iyi ifade eden yargıyı belirleyin.
Deneyden gelen verilerin zihnin doğuştan getirdiği yapılarla işlenerek bilgiye dönüştüğünü belirten yargı seçilir.
Kant'ın kritisisizminin özünü oluşturan aktif zihin ve pasif duyum birlikteliğini gösteren seçeneği bulmak hedeflenir.

Anahtar Kavram

Kant'ın Kritisisizmi ve Bilgi Probleminin Çözümü
Soru 10Soru

18-19. yüzyıl felsefesinde aydınlanma, bilgi ve birey-devlet ilişkisi bağlamında geliştirilen felsefi kavramlar ile bu kavramların temel açıklamaları aşağıda verilmiştir. Sol sütundaki kavramları sağ sütundaki en uygun açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sapere Aude
Tabula Rasa
Genel İrade
Diyalektik İdealizm

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sapere Aude kavramı aklını kendin kullanma cesareti göster açıklamasıyla; Tabula Rasa kavramı zihnin doğuştan boş bir levha olduğu açıklamasıyla; Genel İrade kavramı ortak çıkarı ve halk egemenliğini yansıtan irade açıklamasıyla; Diyalektik İdealizm kavramı ise fikrin ve gerçeğin çelişkilerin aşılmasıyla geliştiğini savunan yaklaşım açıklamasıyla eşleşir.
Verilen felsefi kavramlar, temsil ettikleri filozofların (Kant, Locke, Rousseau, Hegel) sistemlerindeki tanımlarıyla birebir eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Kant'ın aydınlanma tanımı göz önünde bulundurulur.
Aydınlanmanın 'kendi aklını kullanma cesareti' olduğu ve bunun Sapere Aude kavramıyla ifade edildiği tespit edilir.
Sapere Aude ile vesayet altındaki insanın kendi aklını kullanma çağrısı arasında doğrudan bağlantı kurmak gerekir.
2
John Locke'un empirist bilgi kuramı incelenir.
Deneyciliğin temeli olan boş levha ilkesinin Tabula Rasa kavramıyla eşleştiği belirlenir.
Locke'un doğuştan gelen fikirlere karşı çıkarak zihni boş bir levhaya benzetmesi epistemolojik bir temeldir.
3
Rousseau'nun siyaset felsefesindeki toplum sözleşmesi kavramı analiz edilir.
Toplumun ortak çıkarını ve egemenliğini temsil eden yapının Genel İrade olduğu bulunur.
Genel irade, Rousseau felsefesinde bireysel çıkarların üstünde yer alan kolektif bilinci ifade eder.
4
Hegel'in diyalektik sisteminin tanımı değerlendirilir.
Düşüncenin ve varlığın çelişkilerin aşılması yoluyla geliştiğini savunan yapının Diyalektik İdealizm olduğu saptanır.
Hegel'de değişim ve oluşumun motoru çelişkilerin diyalektik sentezidir.

Anahtar Kavram

18. ve 19. Yüzyıl felsefesinin aydınlanma, epistemoloji ve siyaset kuramındaki temel kavramları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 11Soru

18. ve 19. yüzyıl felsefesinde aydınlanma düşüncesi; bilgi problemi, varlığın yapısı ve birey-devlet ilişkisi üzerine köklü tartışmaları beraberinde getirmiştir. Dönemin filozofları, bu tartışmalara yön veren özgün kavramlar ve kuramlar geliştirmişlerdir.

Buna göre, sol sütunda verilen 18-19. yüzyıl felsefesine ait kavramsal yaklaşımları, sağ sütundaki açıklamalarla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kant'ın Transandantal Epistemolojisi
Hegel'in Spekülatif İdealizmi
Locke'un Duyumcu Epistemolojisi
Rousseau'nun Siyaset Felsefesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kant'ın Transandantal Epistemolojisi zihnin deney verilerini a priori kategorilerle işlemesini savunan açıklamayla; Hegel'in Spekülatif İdealizmi diyalektik süreçle Geist'ın kendini gerçekleştirmesini ele alan açıklamayla; Locke'un Duyumcu Epistemolojisi nesnelerin birincil ve ikincil niteliklerini ayıran açıklamayla; Rousseau'nun Siyaset Felsefesi ise genel iradeye tabi olma üzerinden devlet-birey ilişkisini açıklayan ifadeyle eşleşmelidir.
Doğru eşleştirme; Kant'ın transandantal epistemolojisini zihnin a priori formları ile deney verilerini sentezlemesine, Hegel'in spekülatif idealizmini Geist'ın diyalektik gelişimine, Locke'un duyumculuğunu birincil ve ikincil nitelik ayrımına, Rousseau'nun siyaset felsefesini ise genel irade kavramına dayandıran açıklamalardır.

Adım Adım Çözüm

1
Kant'ın epistemolojisindeki 'transandantal' ve kurucu zihin vurgusu analiz edilir.
Duyusal verilerin zihnin a priori (deney öncesi) form ve kategorileri ile sentezlendiğini belirten açıklama (right_kant) ile Kant eşleştirilir.
Kant'ın kritisizm akımı, a priori zihinsel yapılar ile a posteriori deneysel verilerin sentezinden oluşur.
2
Hegel'in varlık ve bilgi felsefesinin temelini oluşturan mutlak akıl (Geist) ve diyalektik süreç incelenir.
Tinin (Geist) tez-antitez-sentez süreçleri üzerinden kendi öz-bilincine ulaştığını iddia eden açıklama (right_hegel) ile Hegel eşleştirilir.
Hegel'in spekülatif idealizminde gerçeklik, diyalektik olarak gelişen mutlak zihindir (Geist).
3
Locke'un empirizm temelli duyumcu yaklaşımı ve nitelikler ayrımı incelenir.
Nesnelerin birincil (nesnel) ve ikincil (öznel/duyusal) niteliklerini ayırarak bilginin kaynağını deneyime dayandıran açıklama (right_locke) ile Locke eşleştirilir.
Locke, insan zihninin doğuştan boş olduğunu ve bilginin dış dünyadaki niteliklerin zihindeki yansımasıyla oluştuğunu savunur.
4
Rousseau'nun birey-devlet ilişkisine dair toplumsal sözleşme modeli ele alınır.
Bireysel çıkarların üstünde yer alan ve kamusal ortak aklı temsil eden 'genel iradeye' itaat yoluyla özgürleşmeyi açıklayan ifade (right_rousseau) ile Rousseau eşleştirilir.
Rousseau'nun siyaset teorisinde genel irade (volonté générale), toplumsal sözleşmenin meşruiyet zeminidir.

Anahtar Kavram

18. Yüzyıl - 19. Yüzyıl Felsefesinin Temel Epistemolojik ve Siyasi Yaklaşımları
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 12Soru

18. yüzyıl - 19. yüzyıl felsefesinde öne çıkan aşağıdaki filozofları, bilgi ve varlık problemlerine yönelik geliştirdikleri temel görüşlerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

John Locke
Immanuel Kant
G. W. F. Hegel

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

John Locke ile zihnin boş bir levha olduğunu ve bilginin deneyimle kazanıldığını savunan empirist yaklaşım; Immanuel Kant ile bilginin hem deney hem de zihinsel kategorilerle oluştuğunu savunan kritisizm yaklaşımı; G. W. F. Hegel ile varlığın gelişimini diyalektik yöntemle açıklayan idealist sistem eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede John Locke, empirizm ve tabula rasa görüşüyle; Immanuel Kant, akıl ve deneyin sentezini oluşturan kritisizmle; G. W. F. Hegel ise tez-antitez-sentez süreçlerini içeren diyalektik idealizmle doğru şekilde eşleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
John Locke'un epistemolojideki temel görüşünü tespit edin.
Locke, insan zihninin doğuştan boş bir levha (tabula rasa) olduğunu savunur ve empirizmle doğrudan ilişkilendirilir. Bu durum, zihnin boş bir levha olduğunu belirten empirist açıklamayla eşleşir.
Locke'un bilgi kaynağına dair temel kuramını doğrulamak.
2
Immanuel Kant'ın rasyonalizm ve empirizm tartışmalarına yönelik çözümünü inceleyin.
Kant, bilginin kurulabilmesi için hem deneyim verilerine hem de aklın formlarına (kategorilere) ihtiyaç olduğunu savunarak kritisizmi geliştirmiştir. Bu durum, kritisizm açıklamasıyla eşleşir.
Kant'ın bilgi felsefesindeki sentezci rolünü belirlemek.
3
G. W. F. Hegel'in varlık ve bilgi sistemini analiz edin.
Hegel, Geist'ın (akıl/ruh) tez-antitez-sentez süreçlerinden geçerek açınımını diyalektik yöntemle açıklar. Bu durum, diyalektik idealist açıklamayla eşleşir.
Hegel'in diyalektik sürecini doğrulamak.

Anahtar Kavram

18-19. Yüzyıl Felsefesinde Bilgi Problemi (Empirizm, Kritisizm ve Diyalektik İdealizm)
Soru 13Soru

18. yüzyıl felsefesinde Immanuel Kant, bilginin kaynağına yönelik tartışmalarda rasyonalizm (akılcılık) ve empirizm (deneycilik) akımlarını uzlaştırmaya çalışmıştır. Kant, bilginin oluşum sürecini açıklarken "Görüsüz kavramlar boş, kavramsız görüler kördür." ifadesini kullanmıştır.

Buna göre Kant'ın bilgi problemi konusundaki temel görüşü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğru bilgi, dış dünyadan gelen duyusal veriler ile aklın doğuştan getirdiği formların birleşmesiyle oluşur.

Cevap

Doğru bilgi, dış dünyadan gelen duyusal veriler ile aklın doğuştan getirdiği formların birleşmesiyle oluşur.
Doğru bilgi, dış dünyadan gelen duyusal veriler ile aklın doğuştan getirdiği formların birleşmesiyle oluşur diyen seçenek doğrudur. Immanuel Kant, rasyonalizmin tek başına (deney olmadan) ve empirizmin tek başına (akıl olmadan) doğru bilgiyi açıklamada yetersiz kaldığını savunur. Duyularımız bize dış dünyadan ham verileri sağlar (görüler), zihnimiz ise doğuştan getirdiği kategorilerle (kavramlar) bu verileri düzene sokup bilgiye dönüştürür. Bu durum bilginin hem deney hem aklın ortak ürünü olduğunu gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Kant'ın rasyonalizm ve empirizm sentezi olan kritisisizm akımı hatırlanır.
Kant'ın bilgi için hem deneyi (görü) hem de aklı (kavram) gerekli gördüğü tespit edilir.
Soruda alıntılanan ifadenin felsefi arka planını anlamak için.
2
Kant'ın 'Görüsüz kavramlar boş, kavramsız görüler kördür.' ifadesisi çözümlenir.
Görünün (deneyin) akıl kavramları olmadan anlamsız olduğu, kavramların da deney verisi olmadan içeriksiz kaldığı sonucuna ulaşılır.
Bilgi sürecinde her iki yetinin de zorunlu ortaklığını kurmak için.
3
Seçenekler arasından bilginin deney ve aklın birleşiminden oluştuğunu savunan ifade bulunur.
Doğru bilgi, dış dünyadan gelen duyusal veriler ile aklın doğuştan getirdiği formların birleşmesiyle oluşur diyen seçenek seçilir.
Kant'ın kritisisizm yaklaşımına tam uyum sağlayan yargıyı işaretlemek için.

Anahtar Kavram

Kant'ın Kritisisizmi (Eleştiri Felsefesi)
18. Yüzyıl - 19. Yüzyıl Felsefesi: Aydınlanma Felsefesi, Birey-Devlet İlişkisi ve Bilgi Problemi Alıştırma Soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin