18. Yüzyıl - 19. Yüzyıl Felsefesi: Aydınlanma Felsefesi, Birey-Devlet İlişkisi ve Bilgi Problemi
13 soru
Aşağıda 18. yüzyıl - 19. yüzyıl felsefesinde öne çıkan filozoflar ve onların bilgi ile birey-devlet ilişkisine dair temel görüşleri verilmiştir. Bu filozofları, savundukları temel görüşlerle doğru biçimde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
David Hume, zihindeki tüm içeriklerin izlenimler ve fikirlerden oluştuğunu savunur. Ona göre, bir bilardo topunun diğerine çarpıp onu hareket ettirdiğini gördüğümüzde, duyularımız bize sadece iki olayın ardışıklığını (önce ilk topun hareket ettiğini, ardından ikinci topun hareket ettiğini) sunar; fakat bu iki olay arasında gözle görünür veya denetlenebilir zorunlu bir bağ (nedensellik) sunmaz. Nedensellik düşüncesi, benzer olayların ardı ardına gerçekleşmesini tekrar tekrar gözlemlememizden kaynaklanan zihinsel bir alışkanlıktan ibarettir. Buna göre Hume'un nedensellik ilkesine yönelik bu eleştirisinden aşağıdaki yargıların hangisine ulaşılabilir?
Jean-Jacques Rousseau, *Toplum Sözleşmesi* adlı yapıtında, insanın toplumsal yaşama geçişle birlikte doğal özgürlüğünü yitirdiğini ancak bunun karşılığında daha üstün olan sivil ve ahlaki özgürlüğü kazandığını öne sürer. Ona göre egemenlik, bireylerin ortak yararını gözeten 'genel irade' (volonté générale) tarafından yürütülmelidir. Genel irade, tikel çıkarların toplamından ibaret olan 'herkesin iradesi' (volonté de tous) kavramından bütünüyle farklıdır. Birey, genel iradenin koyduğu yasalara boyun eğdiğinde aslında kendi aklının yasasına uymuş olur.
Bu parçaya göre Jean-Jacques Rousseau'nun birey-devlet ilişkisine yönelik düşünceleriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Immanuel Kant'ın kritisisizm (eleştiricilik) felsefesine göre, dış dünyadan gelen ham duyusal verilerin nesnel bir bilgiye (yargıya) dönüşmesi sürecinde gerçekleşen aşağıdaki aşamaları mantıksal ve kronolojik sıraya göre nasıl sıralarsınız?
Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin
Hegel'in diyalektik felsefesinde, Geist'ın (Tin) kendi özgürlüğ��nü ve bilincini gerçekleştirmek amacıyla geçtiği aşamalar belirli bir mantıksal sıra izler. Buna göre, Geist'ın kendini gerçekleştirme sürecine ait olan aşağıdaki aşamaları ilkten sona doğru mantıksal olarak sıralayınız.
Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin
John Locke��a göre insanlar, doğa durumunda sahip oldukları cezalandırma yetkisini ve kendi haklarını koruma gücünü, ortak bir rızaya dayalı toplumsal sözleşmeyle kamunun eline bırakırlar. Ancak devletin egemenliği mutlak ve sınırsız değildir; aksine, bireylerin can, mal ve hürriyet gibi temel haklarını koruma amacıyla sınırlandırılmıştır. Eğer siyasi iktidar bu amacı çiğneyip bireysel hakları gasp etmeye kalkışırsa, sözleşme ihlal edilmiş olur ve bireylerin direnme hakkı doğar.
Bu parçadan hareketle John Locke'un devlet anlayışına ilişkin aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
18-19. yüzyıl felsefesinde öne çıkan filozofların bilgi ve siyaset alanındaki görüşleri ile bu görüşleri temsil eden açıklamaları eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Jean-Jacques Rousseau'nun siyaset felsefesinde, insanlığın doğal durumdan uygar topluma (devlet düzenine) geçiş sürecini oluşturan aşağıdaki aşamaları mantıksal ve kronolojik sıraya göre düzenleyiniz.
Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin
Kant, rasyonalistlerin bilginin kaynağını yalnızca akılda gören ve empiristlerin bilginin sadece duyusal deneyimlerden geldiğini savunan görüşlerini uzlaştırmaya çalışmıştır. Ona göre, zihnin dış dünyadan bağımsız a priori (deney öncesi) formları vardır; ancak bu formlar deneyimden gelen veriler olmadan içi boş şablonlardır. Aynı şekilde, dış dünyadan gelen duyusal veriler de zihnin bu formları tarafından düzenlenmedikçe bilgi haline gelemez. Kant bu durumu, "Görüsüz kavramlar boş, kavramsız görüler kördür." ifadesiyle açıklar.
Buna göre, Kant'ın bilgi problemi konusundaki görüşü hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
18-19. yüzyıl felsefesinde aydınlanma, bilgi ve birey-devlet ilişkisi bağlamında geliştirilen felsefi kavramlar ile bu kavramların temel açıklamaları aşağıda verilmiştir. Sol sütundaki kavramları sağ sütundaki en uygun açıklamalarıyla eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
18. ve 19. yüzyıl felsefesinde aydınlanma düşüncesi; bilgi problemi, varlığın yapısı ve birey-devlet ilişkisi üzerine köklü tartışmaları beraberinde getirmiştir. Dönemin filozofları, bu tartışmalara yön veren özgün kavramlar ve kuramlar geliştirmişlerdir.
Buna göre, sol sütunda verilen 18-19. yüzyıl felsefesine ait kavramsal yaklaşımları, sağ sütundaki açıklamalarla doğru bir şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
18. yüzyıl - 19. yüzyıl felsefesinde öne çıkan aşağıdaki filozofları, bilgi ve varlık problemlerine yönelik geliştirdikleri temel görüşlerle eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
18. yüzyıl felsefesinde Immanuel Kant, bilginin kaynağına yönelik tartışmalarda rasyonalizm (akılcılık) ve empirizm (deneycilik) akımlarını uzlaştırmaya çalışmıştır. Kant, bilginin oluşum sürecini açıklarken "Görüsüz kavramlar boş, kavramsız görüler kördür." ifadesini kullanmıştır.
Buna göre Kant'ın bilgi problemi konusundaki temel görüşü aşağıdakilerden hangisidir?