Türkiye’de Cumhuriyet’ten günümüze uygulanan ekonomi politikaları, sanayinin coğrafi dağılışını ve kentleşme süreçlerini doğrudan etkilemiştir. 1960-1980 yılları arasındaki planlı kalkınma döneminde temel hedef olan 'ithal ikameci sanayileşme' politikası, tüketim mallarının ülke içinde üretilmesini amaçlamış; bu durum sanayinin büyük tüketim merkezlerinde ve ithalat limanlarının çevresinde (Marmara Bölgesi) yoğunlaşmasını pekiştirmiştir. 1980 sonrasında benimsenen 'ihracata dayalı dışa açık büyüme' modeli ise küresel pazarlarla entegrasyonu hızlandırmış, teşviklerin de etkisiyle Denizli, Gaziantep ve Kayseri gibi Anadolu kentlerinde sanayinin hızla gelişmesini sağlayarak mekânsal yapıda çok merkezli bir yapı ortaya çıkarmıştır.
Bu bilgiler ve Türkiye'nin ekonomi tarihi dikkate alındığında, uygulanan ekonomi politikalarının mekânsal etkileriyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?
- A1980 öncesi dönemde iç pazara yönelik üretim yapılması, nüfusun ve dolayısıyla tüketici talebinin yüksek olduğu metropollerin sanayi yer seçiminde çekim merkezi olmasını sağlamıştır.
- B1980 sonrasındaki dışa açık büyüme stratejisi, Anadolu'daki bazı orta büyüklükteki kentlerin küresel ticaret ağlarıyla doğrudan bağlantı kurmasına olanak tanımıştır.
- 1980 öncesindeki ithal ikameci dönemde sanayi yatırımlarının yer seçiminde, dış pazar talepleri ve uluslararası deniz ticareti rotalarına yakınlık temel kriter olarak belirlenmiştir.Cevap
- Dİthal ikameci sanayileşme döneminde, montaj sanayisinde kullanılan ara mal�� ve makinelerin ithal edilme gereksinimi, tesislerin büyük liman kentlerinde kümelenmesinde etkili olmuştur.
- E1980 sonrasında uygulanan bölgesel teşvik politikaları ve sermaye hareketliliği, Marmara Bölgesi dışındaki alanlarda yeni sanayi odaklarının oluşmasını desteklemiştir.