Mekansal Bir Sentez: Türkiye

93 soru

Soru 1Soru

Türkiye'de uygulanan bölgesel kalkınma projelerinden biri olan Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP), bölgenin sahip oldu��u doğal ve beşerî kaynakları en verimli şekilde değerlendirerek sürdürülebilir bir ekonomik kalkınma sağlamayı hedeflemektedir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi DOKAP'ın temel hedefleri arasında gösterilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Başta taş kömürü olmak üzere bölgedeki yeraltı kaynaklarını modernize ederek kömüre dayalı sanayiyi geliştirmek

Cevap

Başta taş kömürü olmak üzere bölgedeki yeraltı kaynaklarını modernize ederek kömüre dayalı sanayiyi geliştirmek hedefi, Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) kapsamında değil, Zonguldak-Bart��n-Karabük (ZBK) Projesi kapsamında yer almaktadır.
Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) bölgedeki tarım, hayvancılık, turizm ve altyapı hizmetlerini geliştirmeyi hedefler. Taş kömürü işletmeciliği ve buna bağlı sanayinin geliştirilmesi ise Zonguldak-Bartın-Karabük (ZBK) Projesi'nin temel odak noktasıdır. Bu nedenle taş kömürü ve kömüre dayalı sanayiyle ilgili olan hedef DOKAP'a ait olamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Doğu Karadeniz Projesi'nin (DOKAP) amaçlarını analiz etmek
DOKAP'ın temel amaçları arasında kıyı ve iç kesimlerdeki gelişmişlik farklarını azaltmak, yayla turizmini (Yeşil Yol vb.) geliştirmek, ulaşım altyapısı ve limanları modernize etmek, tarım ve hayvancılıkta verimliliği artırmak yer alır.
DOKAP'ın kapsamını ve hedeflerini doğru analiz etmek için bu adım gereklidir.
2
Seçeneklerde verilen hedefleri diğer bölgesel kalkınma projeleriyle karşılaştırmak
Taş kömürü yataklarının işletilmesi ve kömüre dayalı sanayinin geliştirilmesi hedefinin doğrudan Batı Karadeniz'deki Zonguldak-Bartın-Karabük (ZBK) projesine ait olduğu tespit edilir.
DOKAP kapsamında yer almayan yanlış hedefi belirlemek için projeler arası karşılaştırma yapılmalıdır.

Anahtar Kavram

Bölgesel Kalkınma Projelerinin Amaçları ve Kapsamı
Soru 2Soru

Türkiye'de yürütülen bazı hayvancılık ve su ürünleri faaliyetleri ile bu faaliyetlerin coğrafi dağılışını ve gelişimini doğrudan etkileyen temel faktörler ve örnek yörelerin doğru şekilde eşleştirilmesi gerekmektedir.

Aşağıda verilen hayvancılık faaliyetleri ile bu faaliyetlerin dağılış özelliklerini gösteren açıklamaları eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Besi ve ahır hayvancılığı
Arıcılık
Kültür balıkçılığı
Kıl keçisi yetiştiriciliği

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Besi ve ahır hayvancılığı pazar yakınlığı ile; arıcılık bitki örtüsü çeşitliliği ve engebeli yörelerle; kültür balıkçılığı Ege kıyılarındaki korunaklı koylar ve iç sularla; kıl keçisi yetiştiriciliği ise Teke ve Taşeli platolarındaki karstik ve makilik alanlarla eşleşir.
Doğru eşleştirmede besi ve ahır hayvancılığı pazar ve yem sanayisi imkânlarına bağlı olarak büyük şehirlerin etrafıyla; arıcılık engebeli ve zengin bitki çeşitliliğine sahip Muğla, Ordu ve Hakkari gibi alanlarla; kültür balıkçılığı kıyı Ege'deki korunaklı koylar ve iç sulardaki kafeslerle; kıl keçisi ise Teke ve Taşeli platolarındaki karstik/makilik alanlarla eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Besi ve ahır hayvancılığının lokasyon faktörlerini incelemek.
Bu faaliyetin doğal çevre koşullarından ziyade pazara yakınlık (nüfus) ve yem sanayisiyle ilişkili olarak büyük şehirlerin etrafında yoğunlaştığı tespit edilir. Bu durum birinci ifadeyle eşleşir.
Besi ve ahır hayvancılığı entansif (modern) yöntemlerle yürütülür.
2
Arıcılık faaliyetinin dağılış özelliklerini değerlendirmek.
Arıcılığın bitki örtüsü (flora) çeşitliliğine doğrudan bağlı olduğu ve Muğla (çam balı), Ordu ve Hakkari gibi dağlık/engebeli alanlarda yaygın olduğu görülür. Bu durum ikinci ifadeyle eşleşir.
Bitki çeşitliliği bal üretimi için temel coğrafi girdidir.
3
Kültür balıkçılığının Türkiye'deki yer seçimini analiz etmek.
Özellikle Ege kıyılarında yer alan korunaklı koylar ile baraj göllerindeki kafes balıkçılığı faaliyetleri bu kategoriye girer. Bu durum üçüncü ifadeyle eşleşir.
Dalga ve rüzgardan korunaklı koylar kafes üretimi için en uygun alanlardır.
4
Kıl keçisi yetiştiriciliğinin coğrafi dağılış alanlarını belirlemek.
Akdeniz'in dağlık alanları, Teke ve Taşeli platoları ile bu alanlardaki maki bitki örtüsünün kıl keçisi için uygun yaşam alanı sunduğu belirlenir. Bu durum dördüncü ifadeyle eşleşir.
Kıl keçileri karstik engebeli arazilerde tırmanma kabiliyetleri ve maki tüketimiyle bilinir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de hayvancılık faaliyetlerinin coğrafi dağılışını ve lokasyon faktörlerini etkileyen doğal ve beşerî etmenler.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 3Soru

Türkiye'de uygulanan bölgesel kalkınma projelerinin kendilerine has gerekçeleri ve öncelikli hedefleri bulunmaktadır. Aşağıda verilen bölgesel kalk��nma projelerini, kurulmalarına zemin hazırlayan temel gerekçeler ve hedeflerle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi (YHGP)
Zonguldak-Bartın-Karabük Projesi (ZBK)
Konya Ovası Projesi (KOP)
Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi (YHGP) havza yönetimi ve çevre koruma; Zonguldak-Bartın-Karabük Projesi (ZBK) demir-çelik ve kömür bağımlılığını azaltıp sektörel çeşitlilik sağlama; Konya Ovası Projesi (KOP) dış havzalardan su taşıyarak sulama ve yeraltı suyu sorununu çözme; Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) yayla turizmi ve kıyı-iç kesim entegrasyonu ile eşleşmektedir.
Bölgesel kalkınma projeleri coğrafi bölgelerin kendilerine has sorunlarını çözmek amacıyla tasarlanmıştır. Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi (YHGP) akarsu kirliliği ve taşkın kontrolüne; Zonguldak-Bartın-Karabük Projesi (ZBK) demir-çelik ve taş kömürü dışı sektörleri geliştirerek tek bir sektöre bağımlılığı azaltmaya; Konya Ovası Projesi (KOP) kuraklık ve aşırı yeraltı suyu kullanımı sebebiyle Göksu Havzası'ndan Mavi Tünel ile su aktarımına; Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) ise engebeli arazide yayla turizmini (Yeşil Yol) canlandırıp iç kesim entegrasyonunu sağlamaya yönelik hedeflerle eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi'nin temel amacını analiz etmek.
Yeşilırmak ve kollarındaki taşkın, erozyon ve kirlilik sorunlarının çözümü öncelikli olduğundan bu proje erozyon ve çevre korumayla ilgili olan ifadeyle eşleşir.
Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi (YHGP) doğrudan akarsu havzasının ekolojik ve çevresel sorunlarını çözmeyi hedefler.
2
Zonguldak-Bartın-Karabük Projesi'nin temel amacını analiz etmek.
Bölgenin taş kömürü ve demir-çelik sanayisine olan aşırı bağımlılığını azaltmak ve alternatif sektörleri geliştirmek amacıyla hazırlanan plan ile eşleşir.
Zonguldak-Bartın-Karabük Projesi (ZBK) bir sanayi dönüşüm ve çeşitlendirme projesidir.
3
Konya Ovası Projesi'nin temel amacını analiz etmek.
Sulama yetersizliğini gidermek ve yeraltı su seviyesini korumak için dış havzalardan su aktarımını (Göksu Nehri - Mavi Tünel) öngören hedefle eşleşir.
Konya Ovası Projesi (KOP) İç Anadolu'nun en büyük tarımsal sulama ve su yönetimi projesidir.
4
Doğu Karadeniz Projesi'nin temel amacını analiz etmek.
Ulaşım altyapısını güçlendirerek yayla turizmini (Yeşil Yol) canlandırmak ve kıyı ile iç kesimler arasındaki bağlantıyı artırmak hedefiyle eşleşir.
Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) yayla turizmi entegrasyonu ve ulaşım bağlantılarını iyileştirme hedefleriyle öne çıkar.

Anahtar Kavram

Türkiye'deki bölgesel kalkınma projelerinin kuruluş amaçları, odaklandıkları temel ekonomik ve çevresel sorunlar.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4Soru

Türkiye'de hayvancılık faaliyetlerinin coğrafi dağılışı; iklim özellikleri, yer şekilleri, bitki örtüsü ve beşerî faktörler ile yakından ilişkilidir. Aşağıdaki tabloda Türkiye'de yürütülen bazı hayvancılık faaliyetleri, bu faaliyetlerin coğrafi dağılışını etkileyen temel coğrafi faktörler ve yoğunlaştığı alanlar eşleştirilmiştir:

Hayvancılık FaaliyetiTemel Coğrafi FaktörYoğunlaştığı Alanlar
I. Kümes HayvancılığıNüfus yoğunluğu ve tüketici pazarına yakınlıkMarmara ve Ege bölgeleri (Bolu, Balıkesir, Manisa)
II. Kıl Keçisi YetiştiriciliğiBozkır bitki örtüsü ve geniş ova düzlükleriİç Anadolu Bölgesi (Konya, Karaman)
III. ArıcılıkZengin ve çeşitli bitki örtüsü (flora) varlığıEge ve Karadeniz kıyıları ile Doğu Anadolu (Muğla, Ordu, Hakkari)
IV. Deniz Kültür BalıkçılığıAkarsuların yukarı çığırlarındaki soğuk ve temiz sularDoğu Anadolu Bölgesi (Elazığ, Malatya)

Buna göre, tablodaki hayvancılık faaliyetlerinden hangilerinin coğrafi faktör ve yoğunlaştığı alan eşleştirmelerinde hata yapılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II ve IV

Cevap

II ve IV
Kıl keçisi yetiştiriciliği dağlık ve engebeli Akdeniz kuşağında (Teke ve Taşeli Platolarında) yaygınken; deniz kültür balıkçılığı Ege Denizi kıyılarındaki korunaklı koy ve körfezlerde yaygındır. Bu nedenle tablodaki II ve IV numaralı eşleştirmeler hatalıdır ve bu iki öncülü içeren seçenek doğru cevaptır.

Adım Adım Çözüm

1
Kümes hayvancılığı (I) ve arıcılık (III) faaliyetlerinin coğrafi faktörleri ile yoğunlaştığı alanları incelemek
Kümes hayvancılığı pazara yakınlık nedeniyle Marmara ve Ege'de, arıcılık ise zengin flora nedeniyle Muğla, Ordu, Hakkari gibi alanlarda yoğunlaşmıştır. Bu iki eşleştirme de doğrudur.
Doğru olan eşleştirmeleri belirleyerek seçenekleri elemek.
2
Kıl keçisi yetiştiriciliği (II) faaliyetinin özelliklerini analiz etmek
Kıl keçisi yetiştiriciliği bozkır ve düzlüklerde değil; sarp, dağlık, engebeli ve makilik/çalılık alanlarda (özellikle Akdeniz'de Toroslar ve platolar üzerinde) yaygındır. Konya ve Karaman gibi düz bozkır alanları koyun yetiştiriciliğine uygundur. Bu nedenle bu satırda hata yapılmıştır.
Kıl keçisinin doğal çevre istekleri ile İç Anadolu coğrafyasının uyumsuzluğunu tespit etmek.
3
Deniz kültür balıkçılığı (IV) faaliyetinin özelliklerini analiz etmek
Deniz kültür balıkçılığı, deniz kıyılarındaki korunaklı koy ve körfezlerde (özellikle Ege kıyılarında, Muğla'da) kafeslerde balık yetiştirilmesi faaliyetidir. Akarsuların yukarı çığırlarındaki soğuk ve temiz sular tatlı su kültür balıkçılığı (alabalık) için uygundur. Ayrıca Doğu Anadolu'da deniz bulunmadığından deniz kültür balıkçılığı yapılamaz. Bu nedenle bu satırda da hata yapılmıştır.
Deniz kültür balıkçılığı ile tatlı su balıkçılığı arasındaki coğrafi ve hidrografik farkı belirlemek.

Anahtar Kavram

Türkiye'de hayvancılık faaliyetlerinin doğal ve beşerî coğrafya şartları ile dağılış ilişkisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5Soru

Türkiye'de yürütülen bazı ekonomik faaliyetler ile bu faaliyetlerin en yoğun yapıldığı alanlar ve coğrafi gerekçeleri eşleştirilmek istenmektedir. Buna göre, aşağıda verilen ekonomik faaliyetleri en uygun coğrafi gerekçelerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kereste ve kâğıt sanayisine ham madde temini
İpek böcekçiliği ve yaş koza üretimi
Çam balı ve arı ürünleri üretimi
Kültür balıkçılığı ve su ürünleri yetiştiriciliği

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kereste ve kâğıt sanayisine ham madde temini - Batı Karadeniz'de nemli iklim ve gür orman formasyonunun yaygın olması; İpek böcekçiliği ve yaş koza üretimi - Güney Marmara ve Güneydoğu Anadolu'da dut tarımı yapılan alanların varlığı; Çam balı ve arı ürünleri üretimi - Muğla çevresindeki kızılçam ormanları ile zengin floral çeşitlilik; Kültür balıkçılığı ve su ürünleri yetiştiriciliği - Ege kıyılarındaki korunaklı koylar ve dalyanların varlığı eşleşmelidir.
Kereste ham maddesi Karadeniz ormanları ile, ipek böcekçiliği dut yaprağı varlığı ile, çam balı Muğla kızılçam ormanları ile ve kültür balıkçılığı Ege kıyılarındaki koy ve körfezlerin elverişliliği ile eşleşerek doğru ilişkilendirme kurulur.

Adım Adım Çözüm

1
Kereste ve kâğıt sanayisinin ihtiyaç duyduğu gür orman varlığı ile Batı Karadeniz'in nemli iklim özelliklerini ilişkilendirmek.
Kereste ve kâğıt sanayisine ham madde temini faaliyeti Batı Karadeniz'de nemli iklim ve gür orman formasyonunun yaygın olması özelliği ile eşleştirilir.
Sanayi ham maddesi olarak orman ürünleri üretiminin Türkiye'de en yoğun yapıldığı yer Karadeniz Bölgesi'dir.
2
İpek böcekçiliğinin tek besin kaynağı olan dut tarımı alanlarını belirlemek.
İpek böcekçiliği ve yaş koza üretimi faaliyeti Güney Marmara ve Güneydoğu Anadolu'da dut tarımı yapılan alanların varlığı özelliği ile eşleştirilir.
Dut ağacı yaprağı olmadan ipek böceği yetiştirilemez, bu nedenle faaliyet doğrudan dut tarımına bağımlıdır.
3
Çam balı üretiminin coğrafi koşullarını ve Muğla yöresini analiz etmek.
Çam balı ve arı ürünleri üretimi faaliyeti Muğla çevresindeki kızılçam ormanları ile zengin floral çeşitlilik özelliği ile eşleştirilir.
Çam balı, kızılçam ağaçları üzerinde yaşayan böceğin salgılarına bağlıdır ve Muğla bu üretimde birinci sıradadır.
4
Deniz kültür balıkçılığının fiziksel kıyı özellikleriyle bağını kurmak.
Kültür balıkçılığı ve su ürünleri yetiştiriciliği faaliyeti Ege kıyılarındaki korunaklı koylar ve dalyanların varlığı özelliği ile eşleştirilir.
Girintili çıkıntılı Ege kıyıları havuz balıkçılığı (kültür balıkçılığı) için ideal ve dalgasız ortamlar sunar.

Anahtar Kavram

Türkiye'de hayvancılık, ormancılık ve su ürünleri faaliyetlerinin coğrafi dağılışını etkileyen faktörler
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6Soru

Türkiye'de yürütülen hayvancılık, ormancılık ve su ürünleri faaliyetlerinin coğrafi dağılışı ile doğal çevre özellikleri arasında yakın bir ilişki vardır.

Buna göre, Türkiye'deki ekonomik faaliyetler ile bu faaliyetlerin yoğunlaştığı alanların doğal çevre özellikleri ilişkisi dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İç Anadolu Bölgesi'ndeki platolarda bozkır bitki örtüsünün geniş yer kaplaması, bu alanda büyükbaş mera hayvancılığının en yaygın hayvancılık tür�� olmasını sağlamıştır.

Cevap

İç Anadolu Bölgesi'ndeki platolarda bozkır bitki örtüsünün geniş yer kaplaması, bu alanda büyükbaş mera hayvancılığının en yaygın hayvancılık türü olmasını sağlamıştır.
İç Anadolu Bölgesi'ndeki platolarda yaygın olan bitki örtüsü bozkırdır (step). Bozkırlar cılız ve kısa boylu otlardan oluştuğu için bu alanlarda büyükbaş değil, küçükbaş (özellikle koyun) hayvancılık faaliyetleri yaygındır. Büyükbaş mera hayvancılığı ise yaz yağışlarıyla yeşeren gür ve uzun boylu çayırların bulunduğu Erzurum-Kars-Ardahan platolarında yoğunlaşmıştır. Dolayısıyla bu ifade coğrafi açıdan yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki coğrafi bilgilerin doğruluğunu bitki örtüsü ve hayvancılık türü ilişkisi açısından analiz etme.
İç Anadolu'da bozkır bitki örtüsünün yaygın olduğu, Erzurum-Kars'ta ise çayırların yaygın olduğu belirlenir.
Bitki örtüsünün boyutu ve yapısı, mera hayvancılığında tercih edilen hayvan türünü doğrudan etkiler.
2
Hayvan türlerinin fizyolojik özellikleri ile otlak türlerini eşleştirme.
Küçük boylu otlar (bozkır) küçükbaş hayvanların (koyun) beslenmesine uygundur; uzun boylu gür otlar (çayır) ise büyükbaş hayvanların beslenmesine uygundur.
Yanlış olan seçeneği tespit etmek için İç Anadolu ve büyükbaş hayvancılık eşleştirmesinin hatalı olduğunu doğrulamak gerekir.
3
Diğer seçeneklerdeki modern hayvancılık, arıcılık ve ormancılık dağılış ilkelerini kontrol etme.
Besi-ahır hayvancılığının pazara yakınlık nedeniyle büyük şehirlerin çevresinde iklimden bağımsız geliştiği, orman ve bitki zenginliğinin arıcılığı ve ormancılığı desteklediği doğrulanır.
Diğer seçeneklerin coğrafi açıdan doğru olduğunu teyit ederek kesin sonuca ulaşmak.

Anahtar Kavram

Türkiye'de bitki örtüsü ve iklim koşullarının geleneksel mera hayvancılığı, ormancılık ve arıcılık faaliyetlerinin coğrafi dağılışı üzerindeki belirleyici etkisi.
Soru 7Soru

Aşağıdaki Türkiye'de yürütülen hayvancılık ve su ürünleri faaliyetlerini, bu faaliyetlerin coğrafi dağılış özelliklerini ve gelişim şartlarını gösteren açıklamalarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kümes Hayvancılığı
Arıcılık
Kıl Keçisi Yetiştiriciliği
Kültür Balıkçılığı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kümes Hayvancılığı - büyük şehirlerin etrafındaki pazarlama kolaylığı; Arıcılık - Muğla ve Ordu başta olmak üzere bitki çeşitliliği; Kıl Keçisi - Akdeniz karstik platolarındaki maki örtüsü; Kültür Balıkçılığı - Ege koyları ve iç su baraj göllerindeki kafes üretimi.
Eşleştirmede, her hayvancılık ve su ürünleri faaliyeti kendine özgü coğrafi dağılış ve üretim özellikleriyle eşleştirilmiştir. Kümes hayvancılığı tüketici nüfusa yakınlıkla, arıcılık bitki çeşitliliğiyle, kıl keçisi karstik platolar ve makiyle, kültür balıkçılığı ise Ege koyları ve baraj gölleriyle doğrudan ilişkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Kümes hayvancılığının kuruluş yerini ve iklim ilişkisini belirleme.
Büyük şehirlerin etrafında pazara yakınlık nedeniyle kurulduğu ve kapalı tesislerde yapıldığı için iklimden bağımsız olduğu tespit edilir.
Kümes hayvancılığının dağılışında doğal çevreden ziyade beşeri faktörlerin (tüketim ve pazarlama) etkili olduğunu anlamak.
2
Arıcılık faaliyetlerinin coğrafi koşullarını inceleme.
Zengin bitki çeşitliliğine sahip engebeli yörelerde yaygın olduğu ve hava şartlarından etkilendiği görülür.
Arıcılığın doğal çevre özelliklerine (floraya) son derece bağımlı bir faaliyet olduğunu doğrulamak.
3
Kıl keçisi yetiştiriciliğinin yer şekilleri ve bitki örtüsüyle ilişkisini kurma.
Teke ve Taşeli gibi karstik platolar ile maki bitki örtüsünün olduğu engebeli alanlarda yapıldığı belirlenir.
Bu hayvancılık türünün çevreye (özellikle orman örtüsüne) etkilerini ve coğrafi koşullarla uyumunu analiz etmek.
4
Kültür balıkçılığının yapıldığı alanları saptama.
Ege kıyılarındaki korunaklı koylarda ve baraj göllerinde kafeslerde yürütüldüğü anlaşılır.
Kültür balıkçılığının doğal avcılıktan farklı olarak planlı üretim sahalarında yapıldığını ortaya koymak.

Anahtar Kavram

Türkiye'de hayvancılık ve su ürünleri faaliyetlerinin coğrafi dağılışını etkileyen doğal (iklim, yer şekilleri, bitki örtüsü) ve beşeri (pazarlama, nüfus) faktörler.
Soru 8Soru

Türkiye, jeolojik geçmişi boyunca farklı dağ oluşumu hareketlerinden, volkanik faaliyetlerden ve aşınım süreçlerinden etkilendiği için maden çeşitliliği bakımından oldukça zengin bir ülkedir. Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki Yukarı Fırat Bölümü, bu çeşitliliğin en fazla olduğu alandır. Ancak bir yörede çok sayıda farklı maden türünün tespit edilmiş olması, o yöredeki tüm maden yataklarının hemen işletmeye açılabileceği anlamına gelmez.

Buna göre, madenlerin işletilmesi ve tesis yerlerinin belirlenmesiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi, madencilik faaliyetlerindeki 'çeşitlilik' ile 'ekonomik rezerv' arasındaki farkı doğru bir şekilde açıklamaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir yörede çok sayıda farklı maden türünün bulunması, bu madenlerin her birinin tek başına ekonomik olarak işletilebilecek büyüklükte yataklara (rezervlere) sahip olduğunu garanti etmez.

Cevap

Bir yörede çok sayıda farklı maden türünün bulunmasının, bu madenlerin her birinin tek başına ekonomik olarak işletilebilecek büyüklükte yataklara (rezervlere) sahip olduğunu garanti etmediğini belirten seçenek.
Bir yörede çok sayıda farklı maden türünün bulunmasının, bu madenlerin her birinin tek başına ekonomik olarak işletilebilecek büyüklükte yataklara (rezervlere) sahip olduğunu garanti etmeyeceğini belirten ifade doğrudur. Türkiye'de jeolojik çeşitlilik nedeniyle maden türü fazladır ancak bu madenlerin bir kısmının rezervi düşük veya dağınık olduğu için ekonomik olarak işletilmeye uygun değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki metin ve Türkiye'nin maden çeşitliliği ile Yukarı Fırat Bölümü örneği analiz edilerek madencilikteki 'çeşitlilik' ve 'rezerv' kavramları incelenir.
Maden çeşitliliğinin jeolojik yapıya, rezervin ise doğrudan ekonomik olarak işletilebilir yatak miktarına bağlı olduğu belirlenir.
Madenlerin işletmeye açılabilmesi için çeşitlilikten ziyade rezerv miktarının yeterli olması gerekmektedir.
2
Seçeneklerdeki ifadelerin coğrafi ve jeolojik doğrulukları test edilir.
Tenörün yer şekillerinden veya sanayi gelişiminden etkilenmediği, çeşitliliğin rezerv büyüklüğünü garanti etmediği görülür.
Madenlerin yeraltındaki tenör and rezerv miktarı tamamen doğal/jeolojik süreçlerin ürünüdür, beşeri veya morfolojik faktörlerle değişmez.
3
Çeşitlilik ve rezerv arasındaki kavramsal ayrımı doğru kuran seçenek seçilir.
Çeşitliliğin rezervi garanti etmediğini ifade eden seçeneğin doğru olduğu belirlenir.
Bu ifade, Türkiye'deki birçok küçük maden yatağının neden işletilemediğini açıklayan temel coğrafi ilkedir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de maden çeşitliliği ve bir maden yatağının işletilmeye açılma koşulları (Rezerv, Tenör ve Ulaşım ilişkisi)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 9Soru

Aşağıda Türkiye'de çıkarılan bazı önemli madenlerin coğrafi özellikleri ile işletildikleri alanlar ve bu madenlerin isimleri verilmiştir. Madenlerin coğrafi özelliklerini doğru maden isimleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sivas (Divriği) ve Malatya (Hekimhan) çevresinde zengin yatakları bulunan, Karabük ve Ereğli'deki metalurji tesislerinde işlenen maden
Artvin (Murgul) ve Kastamonu (Küre) çevresinde çıkarılan, yüksek iletkenliği nedeniyle elektrik-elektronik sanayisinde yoğun olarak kullanılan maden
Elazığ (Guleman) ve Muğla (Fethiye) yörelerinde işletilen, çeliği sertleştirmek ve paslanmaz özellik kazandırmak amacıyla kullanılan maden
Konya (Seydişehir) ve Antalya (Akseki) çevresinde yatakları bulunan, hafifliğiyle uçak ve otomotiv sanayisinde tercih edilen maden

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sivas ve Malatya'daki yataklar demir ile, Artvin ve Kastamonu'daki yataklar bakır ile, Elazığ ve Muğla'daki yataklar krom ile, Konya ve Antalya'daki yataklar ise boksit ile eşleşmektedir.
Verilen açıklamaların coğrafi konumları ve kullanım alanları incelendiğinde; Sivas-Malatya havzası demir, Artvin-Kastamonu havzası bakır, Elazığ-Muğla havzası krom, Konya-Antalya havzası ise boksit ile doğrudan ve eksiksiz bir biçimde eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk açıklamadaki çıkarma ve işleme merkezlerini analiz etme
Sivas (Divriği) ve Malatya (Hekimhan) demir madeninin en önemli çıkarma alanlarıdır. Karabük ve Ereğli ise demir madeninin taş kömürü (enerji) kaynağına yakınlık nedeniyle kurulmuş olan demir-çelik fabrikalarını barındırır. Dolayısıyla bu açıklama demir madenine aittir.
Madenlerin çıkarma yerleri ile sanayi tesislerinin konumlandırılma mantığını birleştirerek doğru madeni tespit etmek.
2
İkinci açıklamadaki çıkarma alanları ve kullanım alanını değerlendirme
Artvin (Murgul) ve Kastamonu (Küre) bakırın en önemli yataklarıdır. Elektrik iletkenliği yüksek olduğu için elektrik-elektronik sanayisinde kullanılması bu madenin bakır olduğunu kesinleştirir.
Madenin kullanım alanları ve fiziksel özellikleri ile coğrafi dağılışını ilişkilendirmek.
3
Üçüncü açıklamadaki çıkarma sahaları ve sanayi kullanımını inceleme
Elazığ (Guleman) ve Muğla (Fethiye) krom madeninin Türkiye'deki en zengin yatakları arasındadır. Paslanmazlık ve sertlik özelliği kazandırması metalurjide kromun en temel işlevidir.
Krom madeninin Türkiye'deki başlıca çıkarım alanlarını ve metalurji sektöründeki önemini belirlemek.
4
Dördüncü açıklamadaki coğrafi dağılışı ve endüstriyel niteliği eşleştirme
Konya (Seydişehir) ve Antalya (Akseki) boksit madeninin (alüminyumun ham maddesi) en önemli havzalarıdır. Hafifliği ve dayanıklılığı sayesinde havacılık sektöründe kullanılması boksiti işaret eder.
Boksit yataklarının konumunu ve alüminyum sanayisinin uçak/otomotiv sektöründeki rolünü kavramak.

Anahtar Kavram

Türkiye'de metalik madenlerin rezerv alanları, kullanım alanları ve işletildikleri sanayi tesisleri ile bunların kuruluş yeri coğrafi faktörleri arasındaki ilişki.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 10Soru

Türkiye'de jeolojik yapının karmaşık olması ve farklı jeolojik zamanlara ait arazilerin bulunması maden çeşitliliğini artırmıştır. Örneğin Doğu Anadolu Bölgesi'ndeki Yukarı Fırat Bölümü, maden çeşitliliği en fazla olan alandır. Ancak bu bölümde tespit edilen bazı maden yataklarının günümüzde işletilmediği görülmektedir. Bu yatakların işletilmemesinin temel nedeni, rezerv miktarının az ya da tenör (saf metal) oranının düşük olmasıdır.

Bu durum, madencilik faaliyetleriyle ilgili aşağıdaki genellemelerden hangisini destekler?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir yörede maden çeşitliliğinin fazla olması, oradaki madenlerin rezerv miktarının veya tenör oranının da ekonomik işletme için yeterli olduğunu göstermez.

Cevap

Bir yörede maden çeşitliliğinin fazla olması, oradaki madenlerin rezerv miktarının veya tenör oranının da ekonomik işletme için yeterli olduğunu göstermez.
Bir bölgedeki maden çeşitliliğinin fazla olması, o bölgedeki tüm maden yataklarının işletilmeye uygun miktarda rezerve veya yüksek tenör oranına sahip olduğu anlamına gelmez. Maden çeşitliliği bölgedeki jeolojik yapının karmaşıklığı ile ilgiliyken, bir yatağın işletilmesi o yatağın rezerv miktarı ve tenör oranının ekonomik değer taşıması ile ilgilidir. Bu durum, bir yörede maden çeşitliliğinin fazla olmasının, oradaki madenlerin rezerv miktarının veya tenör oranının da ekonomik işletme için yeterli olduğunu göstermeyeceği genellemesini doğrudan destekler.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen metni analiz ederek maden çeşitliliği ile madenlerin işletilme koşulları arasındaki ilişkiyi tespit etmek.
Yukarı Fırat Bölümü'nde çeşitlilik fazla olsa da bazı maden yataklarının rezerv yetersizliği veya düşük tenör nedeniyle işletilmediği belirlenmiştir.
Madencilikte jeolojik çeşitlilik ile ekonomik işletilebilirlik (rezerv ve tenör) kavramlarının farkını ortaya koymak.
2
Maden çeşitliliği ile rezerv/tenör büyüklüğü arasındaki kavramsal ayrımı doğru şekilde yansıtan genellemeyi bulmak amacıyla seçenekleri değerlendirmek.
Maden çeşitliliğinin fazla olmasının, o madenlerin her birinin rezerv veya tenör yönünden ekonomik sınırın üzerinde olduğunu garanti etmeyeceği sonucuna ulaşılır.
Öğrencinin maden çeşitliliği kavramı ile maden rezervi büyüklüğü kavramını birbirine karıştırmasını önlemek.

Anahtar Kavram

Türkiye'de madencilik faaliyetlerinin yapılabilmesi için gerekli olan tenör ve rezerv koşullarının, maden çeşitliliği kavramından bağımsız olarak değerlendirilmesi.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 11Soru

Türkiye'de metalürji (maden işleme) tesislerinin yer seçiminde ham maddeye yakınlık, enerji kaynağına yakınlık ve ulaşım (liman/demiryolu) imkanları gibi farklı coğrafi faktörler belirleyici olmuştur. Aşağıda verilen tesis/işletmeleri, bu tesislerin kuruluş yerlerinin belirlenmesindeki temel coğrafi gerekçelerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bakır (Samsun İzabe Tesisi)
Demir (Karabük Demir-Çelik Fabrikası)
Boksit (Seydişehir Alüminyum Tesisleri)
Krom (Elazığ Ferro-Krom Fabrikası)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Bakır (Samsun İzabe Tesisi) - Ulaşım kolaylığı; Demir (Karabük Demir-Çelik Fabrikası) - Enerji kaynağına yakınlık; Boksit (Seydişehir Alüminyum Tesisleri) - Hem ham madde hem entegre tesis; Krom (Elazığ Ferro-Krom Fabrikası) - Ham maddeye yakınlık
Eşleştirmelerin tamamı doğru yapılmıştır. Bakır (Samsun) ulaşım/liman gerekçesiyle, Demir (Karabük) taş kömürüne dayalı enerji kaynağı gerekçesiyle, Boksit (Seydişehir) hem ham madde hem entegre tesis gerekçesiyle, Krom (Elazığ) ise doğrudan ham maddeye yakınlık gerekçesiyle kurulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Samsun İzabe Tesisi'nde işlenen bakırın kaynağını ve tesisin yer seçim nedenini analiz etmek.
Samsun liman ve demiryolu ulaşımı sayesinde ham maddeyi kolayca ithal/ihraç edebilir ve diğer Karadeniz illerinden taşıyabilir. Bu nedenle ulaşım kolaylığı ile eşleşir.
Ulaşım faktörünün maden işleme tesislerinin kuruluşundaki rolünü anlamak.
2
Karabük Demir-Çelik Fabrikası'nın kuruluş nedenini belirlemek.
Karabük ve çevresinde demir madeni çıkarılmamasına rağmen, Zonguldak'taki taş kömürüne yakın olması sebebiyle tesis buraya kurulmuştur. Bu nedenle enerji kaynağına yakınlık ile eşleşir.
Enerji kaynağının ağır sanayi tesislerinin konumlandırılmasındaki önemini kavramak.
3
Seydişehir Alüminyum Tesisleri'nin özelliğini incelemek.
Seydişehir'de çıkarılan boksit madeni yine aynı yerdeki tesiste işlenerek alüminyuma dönüştürülür. Bu durum ham maddeye yakınlık ve tek entegre tesis olma özelliği ile eşleşir.
Ham maddeye yakınlığın taşıma maliyetlerini azaltmadaki rolünü görmek.
4
Elazığ Ferro-Krom Fabrikası'nın kurulma gerekçesini belirlemek.
Elazığ (Guleman) zengin krom yataklarına sahip olduğu için tesis doğrudan ham madde kaynağının yakınına kurulmuştur. Bu nedenle doğrudan ham madde kaynağına yakınlık ile eşleşir.
Rezerv miktarı yüksek olan alanlarda sanayi tesisi kurarak lojistik maliyetlerini düşürme mantığını açıklamak.

Anahtar Kavram

Türkiye'deki metalürji tesislerinin yer seçimini etkileyen coğrafi faktörler
Soru 12Soru

Türkiye'nin jeolojik geçmişinde farklı dönemlere ait dağ oluşumu, volkanizma ve aşınım süreçlerinin etkili olması, ülkede bulunan maden çeşitliliğini artırmıştır. Ancak bir yörede maden çeşitliliğinin fazla olması, o yörenin madencilik sektöründen elde ettiği ekonomik gelirin de mutlaka yüksek olacağı anlamına gelmez.

Buna göre, Türkiye'de maden çeşitliliği bakımından zengin olan bir yörenin maden üretimi ve gelirlerinde istenen düzeyde olmamasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Maden rezervlerinin küçük, parçalı yataklar hâlinde olması ve tenör oranlarının düşüklüğü

Cevap

Maden rezervlerinin küçük, parçalı yataklar hâlinde olması ve tenör oranlarının düşüklüğü
Türkiye'de jeolojik çeşitliliğe bağlı olarak çok sayıda farklı maden türü bulunmasına rağmen, birçoğunun rezervlerinin küçük ve parçalı olması ya da tenör (saf metal) oranlarının düşük olması nedeniyle ekonomik olarak işletilmeleri mümkün olmamaktadır. Bu durum, maden çeşitliliğinin gelir ve üretim miktarı ile her zaman doğru orantılı olmamasının temel gerekçesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Maden çeşitliliği ile ekonomik işletilebilirlik kavramları arasındaki farkı analiz etme.
Bir bölgede maden çeşitliliğinin fazla olması jeolojik süreçlerin zenginliğini gösterir, ancak bu durum maden yataklarının boyutunun (rezerv) veya kalitesinin (tenör) işletmeye uygun olduğunu garanti etmez.
Madenlerin ekonomik olarak işletilebilmesi için ön koşulların bilinmesi gerekir.
2
Madencilikte işletme şartlarını değerlendirme.
Maden yataklarının işletilebilmesi için rezerv miktarının yüksek, maden içindeki saf metal oranını gösteren tenörün yeterli olması ve çıkarma maliyetlerinin ekonomik sınırlar içinde kalması gerekmektedir.
Ekonomik verimliliğin temel şartlarını ortaya koymak için.
3
Seçeneklerdeki ifadelerin doğruluğunu test etme.
Rezervlerin küçük ve parçalı olması ile tenör oranlarının düşük olması, o madenin çıkarılmasını ekonomik açıdan imkânsız hale getirir. Bu durum, çeşitlilik fazla olsa bile madenlerin üretilememesinin temel nedenidir.
Doğru cevaba ulaşmak için seçenekleri karşılaştırma.

Anahtar Kavram

Bir maden yatağının işletilebilmesi için gerekli olan rezerv ve tenör koşulları ile maden çeşitliliği arasındaki fark.
Soru 13Soru

Bir ülkenin coğrafi konumu, dış politikası ve uluslararası alandaki gücü arasındaki ilişkiyi inceleyen jeopolitik; zaman içinde bazı yönleriyle sabit kalırken, bazı yönleriyle sürekli bir değişim ve gelişim içerisindedir. Türkiye’nin jeopolitik konumunu belirleyen unsurlar da bu doğrultuda "değişmeyen (statik)" ve "değişen (dinamik)" unsurlar olarak iki ana grupta sınıflandırılmaktadır. Fiziki coğrafya özellikleri ve coğrafi konum özellikleri statik unsurları oluştururken; beşeri coğrafya, ekonomik, askeri ve siyasi değerler ise dinamik unsurları oluşturmaktadır.

Buna göre, Türkiye ile ilgili aşağıda verilen özelliklerden hangileri Türkiye'nin jeopolitiğindeki değişmeyen (statik) unsurlar arasında yer alır?

I. İstanbul ve Çanakkale boğazları vasıtasıyla Karadeniz Havzası'nı açık denizlere bağlayan tek doğal su yolunun kontrolünü elinde bulundurması
II. Hazar Havzası ve Orta Doğu enerji kaynaklarını Avrupa pazarlarına aktaran uluslararası enerji koridorları üzerinde köprü görevi üstlenmesi
III. Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarının birbirine en çok yaklaştığı stratejik bir coğrafi alanda (merkezi konumda) yer alması
IV. Soğuk Savaş sonrasında Balkanlar ve Yakın Doğu'da barışı koruma misyonlarında aktif rol oynayan güçlü bir askeri caydırıcılığa sahip olması

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

İstanbul ve Çanakkale boğazlarına sahip olması (fiziki coğrafya/coğrafi konum) ile üç kıtanın birbirine en çok yaklaştığı stratejik alanda yer alması (coğrafi konum) jeopolitiğin değişmeyen (statik) unsurlarındandır.
Türkiye'nin jeopolitiğindeki değişmeyen (statik) unsurlar, ülkenin fiziki coğrafya özellikleri ve coğrafi konumu ile belirlenir. İstanbul ve Çanakkale boğazlarının doğal su yolu olarak varlığı fiziki coğrafya özelliği iken, Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarının birbirine en çok yaklaştığı konumda yer alması matematik ve özel coğrafi konumu yansıtır. Dolayısıyla bu iki özellik statik unsurlar sınıfındadır.

Adım Adım Çözüm

1
Öncüllerde verilen jeopolitik etmenlerin fiziki coğrafya ve coğrafi konum ile mi yoksa beşeri, askeri ve ekonomik etmenlerle mi ilişkili olduğunu analiz etme.
I. madde boğazların varlığı (fiziki özellik/konum) ile ilgilidir. II. madde enerji koridoru (ekonomik değer) ile ilgilidir. III. madde kıtaların birbirine göre konumu (coğrafi konum) ile ilgilidir. IV. madde askeri güç ve uluslararası ilişkiler (askeri/siyasi değer) ile ilgilidir.
Öncüllerin jeopolitiğin hangi alt başlığına ait olduğunu saptamak için bu analiz gereklidir.
2
Elde edilen sonuçları statik (değişmeyen) ve dinamik (değişen) jeopolitik unsurlar tanımına göre gruplandırma.
I ve III statik unsurlar sınıfına girerken; II ve IV dinamik unsurlar sınıfına girer.
Fiziki coğrafya ve coğrafi konum özellikleri zamanla değişmeyen değişmez unsurlar iken; ekonomik, askeri ve siyasi yapılar zamanla değişen dinamik unsurlardır.

Anahtar Kavram

Jeopolitik Konumda Değişen (Dinamik) ve Değişmeyen (Statik) Unsurlar
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 14Soru

Türkiye'de elektrik enerjisi üretiminde yararlanılan bazı enerji kaynaklarının oluştukları jeolojik dönemler göz önüne alındığında, bu kaynakların en eski jeolojik dönemde oluşandan en yakın jeolojik dönemde oluşana doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Türkiye'deki enerji kaynaklarının oluştukları jeolojik dönemler en eskiden en yeniye doğru; taş kömürü (Paleozoik / I. Jeolojik Zaman), linyit kömürü (Tersiyer / III. Jeolojik Zaman) ve jeotermal kaynaklar (Neotetonik dönem / III. Zaman sonu - IV. Jeolojik Zaman) şeklindedir.
Doğru sıralama taş kömürü (I. Zaman), linyit (III. Zaman) ve jeotermal (III. Zaman sonu - IV. Zaman) şeklinde olmalıdır. Taş kömürü en yaşlı, jeotermal kaynaklar ise en genç oluşumlardır.

Adım Adım Çözüm

1
Taş kömürünün jeolojik dönemini belirleme
Taş kömürü Paleozoik (I. Jeolojik Zaman) döneminde oluşmuştur.
Yüksek kalori değerine sahip bu kömür türü, Türkiye'deki en eski kömürleşme sürecini temsil eder.
2
Linyit kömürünün jeolojik dönemini belirleme
Linyit Tersiyer (III. Jeolojik Zaman) döneminde oluşmuştur.
Türkiye arazisinin büyük bir kısmı bu dönemde karasallaştığı için linyit yatakları ülkenin geneline yayılmıştır.
3
Jeotermal kaynakların jeolojik dönemini belirleme
Jeotermal kaynaklar Neotetonik dönem (III. Zaman sonu ve IV. Zaman) kırık hatlarıyla ilişkilidir.
Aktif fay hatları ve sıcak su çıkışları Türkiye'nin genç tektonik yapısının bir sonucudur ve en güncel süreci yansıtır.

Anahtar Kavram

Türkiye'deki enerji kaynaklarının oluşumu ile jeolojik zamanlar arasındaki ilişki.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 15Soru

Türkiye'de iç ticaret, üretici ve tüketici merkezlerinin coğrafi olarak farklı bölgelerde yoğunlaşmasıyla büyük bir dinamizm kazanmıştır.

Bu kapsamda bölgeler arasında gerçekleşen ürün akışları ile ilgili;
I. Doğu Anadolu Bölgesi'nden büyük tüketim merkezlerine doğru kümes hayvancılığı ve besi hayvancılığı ürünlerinin yoğun şekilde sevk edilmesi,
II. Karadeniz Bölgesi'nden diğer bölgelere, yetişme alanı belirli iklim şartlarıyla sınırlandırılmış olan çay ve fındık gibi tarım ürünlerinin gönderilmesi,
III. Marmara Bölgesi'ndeki sanayi tesislerinde üretilen tüketim malları ile ithal edilen çeşitli ürünlerin ülke geneline dağıtılması

durumlarından hangileri Türkiye'deki iç ticaretin yapısal özelliklerini ve bölgesel ürün akışlarını doğru yansıtmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II ve III

Cevap

İkinci ve üçüncü öncülleri içeren seçenek
Türkiye'de iç ticaretin yapısında, Karadeniz Bölgesi'nin iklim şartlarına bağlı çay ve fındık gibi ürünleri diğer bölgelere göndermesi ve Marmara Bölgesi'nin gelişmiş sanayisi ile ithalat limanları sayesinde sanayi ve ithal ürünleri ülke geneline dağıtması doğru ifadelerdir. Doğu Anadolu ise kümes hayvancılığı ticaretinin merkezi değildir; kümes hayvancılığı tüketim merkezlerine yakın batı illerinde yoğunlaşmıştır. Bu nedenle doğru yansıtan ifadeler ikinci ve üçüncü öncüllerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Öncüllerde verilen ürün akışlarını Türkiye'nin coğrafi üretim ve tüketim özellikleri açısından analiz etmek.
Doğu Anadolu'nun kümes hayvancılığı merkezi olmadığını, Karadeniz'in çay/fındık üretim alanı olduğunu ve Marmara'nın sanayi/dağıtım merkezi olduğunu belirlemek.
Bölgelerin üretim uzmanlaşması ve iç ticaretteki rollerini tespit etmek.
2
Doğu Anadolu Bölgesi'nin hayvancılık faaliyetlerini incelemek.
Bölgede mera hayvancılığının yaygın olduğunu, ancak kümes hayvancılığının pazara yakınlık nedeniyle batıda (Marmara ve Ege) yoğunlaştığını saptamak. Bu yüzden birinci öncülün yanlış olduğunu belirlemek.
Hayvancılık türlerinin dağılışındaki temel faktörleri değerlendirmek.
3
İkinci ve üçüncü öncüllerin doğruluğunu kontrol etmek.
Karadeniz'in çay ve fındık akışının doğru olduğunu, Marmara'nın sanayi ve ithal malları dağıtma fonksiyonunun doğru olduğunu doğrulamak. Dolayısıyla ikinci ve üçüncü öncüllerin doğru olduğunu bulmak.
İç ticaretin temel akış yönlerini ve ürün türlerini kesinleştirmek.

Anahtar Kavram

Türkiye'de bölgesel üretim farklılıkları ve iç ticaretin ürün akışları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 16Soru

Türkiye'de Cumhuriyet'in ilanından günümüze kadar geçen süreçte farklı ekonomi politikaları uygulanmış ve bu politikaların coğrafi mekanda belirgin yansımaları olmuştur. Aşağıda bu dönemlerden bazılarının temel yaklaşımları ve mekansal/sektörel sonuçları verilmiştir:

* 1923 - 1929 Dönemi: İzmir İktisat Kongresi kararları doğrultusunda özel teşebbüs teşvik edilmiş, tarımda aşar vergisi kaldırılarak köylünün üretim kapasitesi artırılmaya çalışılmıştır.
* 1930 - 1950 Dönemi: Dünya Ekonomik Bunalımı'nın etkisiyle devletçi ekonomi modeline geçilmiş, sanayi planları hazırlanarak kamu eliyle şeker, tekstil ve demir-çelik fabrikaları kurulmuştur.
* 1950 - 1960 Dönemi: Özel sektör yatırımları yeniden ön plana çıkmış, tarımda makineleşme hız kazanmış ve karayolu altyapısına büyük önem verilmiştir.
* 1960 - 1980 Dönemi: Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) kurularak beş yıllık kalkınma planları uygulanmış, yurt içi üretimi korumak amacıyla ithal ikameci sanayi modeli benimsenmiştir.

Bu bilgilere ve Türkiye'nin ekonomi tarihine göre, uygulanan ekonomi politikalarının mekansal ve sektörel etkileriyle ilgili yapılan aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Planlı kalkınma döneminde (1960-1980) uygulanan ithal ikameci sanayi modeli, iç pazara yönelik montaj sanayisinin tüketim merkezlerine yakın alanlarda (özellikle Marmara Bölgesi) kümelenmesine yol açmış ve bu durum kırdan kente göçü hızlandırmıştır.

Cevap

Planlı kalkınma döneminde (1960-1980) uygulanan ithal ikameci sanayi modelinin, tüketim merkezlerine yakınlığı nedeniyle Marmara Bölgesi'nde sanayileşmeyi ve buna bağlı olarak iç göçü artırdığı yönündeki değerlendirme doğrudur.
Planlı kalkınma ve ithal ikameci sanayileşme modelinde, yurt içinde üretilen tüketim mallarının pazara kolayca ulaştırılabilmesi amacıyla fabrikalar İstanbul, Bursa, Kocaeli gibi büyük tüketim merkezlerinin çevresinde kümelenmiştir. Bu durum kırsal nüfus için büyük bir çekim gücü oluşturmuş, kırdan kente göç hareketlerini hızlandırmış ve sanayinin mekansal dağılışındaki dengesizliği daha da derinleştirmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki dönemleri ve bu dönemlerde uygulanan ekonomi politikalarının temel özelliklerini analiz etmek.
Dönemlerin temel felsefesi (1923-1929 liberal, 1930-1950 devletçi, 1950-1960 liberal/altyapı odaklı, 1960-1980 planlı/ithal ikameci) netleştirildi.
Tarihsel süreçlerin doğru eşleştirilmesi, yanlış seçeneklerdeki anakronizmleri (zaman aşımı ve karıştırma hatalarını) yakalamak için gereklidir.
2
Politikaların mekansal (coğrafi) sonuçlarını değerlendirmek.
1950'lerdeki tarımda makineleşmenin kırsalda işsizliğe (itici güç) ve kentlere göçe yol açtığı; 1960-1980 arasındaki ithal ikameci modelin ise sanayiyi büyük pazarlara (çekici güç olarak Marmara'ya) yönlendirdiği belirlendi.
Ekonomik kararların coğrafi alanda yarattığı nüfus hareketleri ve sanayi dağılışı ilişkisini kurmak.
3
Seçenekleri analiz ederek yanlış iddiaları elemek.
İlk dönemde devletçilik yapıldığı iddiası, devletçi dönemde demiryolunun ihmal edildiği iddiası, makineleşmenin tersine göç başlattığı iddiası ve 1980 sonrasında tüm sanayinin Doğu Anadolu'ya kaydırıldığı iddiası elendi.
Tarihsel ve coğrafi gerçeklerle çelişen seçeneklerin tespit edilmesi.
4
Doğru seçeneği onaylamak.
İthal ikameci modelin iç pazara hitap eden montaj sanayisini tüketim merkezlerinin çevresinde topladığı ve bunun da Marmara Bölgesi'ne göçü hızlandırdığı doğrulandı.
Tarihsel gelişim ile mekansal yansımanın tam uyum gösterdiği doğru cevaba ulaşmak.

Anahtar Kavram

Türkiye Cumhuriyeti'nin tarihsel ekonomi politikaları ve bu politikaların mekansal yansımaları
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 17Soru

Türkiye'de elektrik enerjisi üretiminde kullanılan kaynakların toplam üretim içerisindeki payları dönemsel, iklimsel ve yapısal faktörlere göre değişiklik göstermektedir.

Buna göre, Türkiye'nin elektrik enerjisi üretiminde yararlanılan aşağıdaki kaynakları, toplam elektrik üretimi içindeki paylarına göre en yüksek olandan en düşük olana doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğalgaz, Linyit, Rüzgar, Jeotermal
Türkiye'de elektrik enerjisi üretiminde doğalgaz en yüksek paya sahiptir. Ardından Türkiye genelinde geniş linyit havzalarına dayanan termik santraller (linyit) gelir. Yenilenebilir kaynaklardan rüzgar enerjisi elektrik üretiminde üçüncü sırada yer alırken, jeotermal enerji coğrafi yayılışının sınırlı olması nedeniyle bu dört kaynak arasında en düşük paya sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'nin elektrik üretiminde kullanılan enerji kaynaklarının güncel üretim oranlarını analiz etmek.
Doğalgaz: ~%20-23, Linyit: ~%12-14, Rüzgar: ~%10-11, Jeotermal: ~%3-4 değerleri tespit edilir.
Kaynakların güncel üretim paylarını doğru belirlemek sıralamanın temelidir.
2
Yenilenebilir ve fosil kaynakların üretim karakteristiklerini karşılaştırmak.
Doğalgaz ve linyit baz yük santralleri olarak kesintisiz çalışabilirken rüzgar ve jeotermalin coğrafi/iklimsel sınırları nedeniyle payları daha düşüktür.
Kurulu güç ile fiili üretim miktarı arasındaki farkı ayırt etmek hatayı önler.
3
Belirlenen oranlara göre en yüksek paya sahip kaynaktan en düşüğe doğru sıralama yapmak.
Doğalgaz en yüksek payla birinci, linyit ikinci, rüzgar üçüncü ve jeotermal ise dördüncü sıraya yerleştirilir.
İstenen yönelime (en yüksekten en düşüğe) göre sıralamayı tamamlamak.

Anahtar Kavram

Türkiye'de enerji kaynaklarının elektrik üretimine katkı oranları ve üretim hiyerarşisi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 18Soru

Türkiye'de gerçekleştirilen hayvancılık, ormancılık ve su ürünleri faaliyetlerinin coğrafi dağılış özelliklerini ve bu özelliklerin ortaya çıkmasında belirleyici olan temel coğrafi gerekçeleri eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Diyarbakır ve çevresinin, Bursa gibi geleneksel merkezleri geride bırakarak Türkiye yaş koza (ipek böcekçiliği) üretiminde lider konuma gelmesi
Muğla'nın Ege kıyılarında yer alan korunaklı koy ve körfezlerinde çipura ve levrek yetiştiriciliği yapılan kültür balıkçılığı tesislerinin yoğunlaşması
Bolu, Sakarya ve Balıkesir gibi Marmara ile Batı Karadeniz geçiş alanlarındaki illerde entansif kümes hayvancılığı faaliyetlerinin büyük ölçekli entegre tesislere dönüşmesi
Akdeniz ve Ege bölgelerindeki ormanlık alanların, Karadeniz ormanlarına kıyasla endüstriyel odun ve tomruk üretim miktarında daha yüksek paya sahip olması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Diyarbakır'da yaş koza üretiminin gelişimi suni ipek sanayisinin etkisi ve bölgesel teşviklerle; Muğla'da kültür balıkçılığı koy ve körfezlerin sunduğu doğal korunaklılıkla; Bolu, Sakarya ve Balıkesir'de kümes hayvancılığı tüketim merkezlerine yakınlıkla; Akdeniz ve Ege'de orman endüstrisinin yüksek payı ise vejetasyon süresinin uzunluğu ve topografik nakliye kolaylığıyla eşleşmektedir.
Türkiye'de hayvancılık, kültür balıkçılığı ve ormancılık faaliyetlerinin coğrafi dağılışında fiziki koşullar (vejetasyon süresi, kıyı şekilleri) ve beşeri kararlar (pazara yakınlık, bölgesel kalkınma projeleri) birlikte rol oynar. Doğru eşleştirme yapıldığında; Diyarbakır yaş koza teşvikleriyle, Muğla ria tipi korunaklı koylarıyla, Bolu pazara yakınlığıyla, Toroslar ise hızlı vejetasyon ve daha elverişli nakliye koşullarıyla doğrudan ilişkili coğrafi gerekçelere sahip olur.

Adım Adım Çözüm

1
Yaş koza üretimi ve ipek böcekçiliği faaliyetlerinin Türkiye'deki coğrafi değişimini analiz ediniz.
Diyarbakır ve çevresinin birinci sıraya yükselmesinin ardında yatan bölgesel kalkınma projeleri ve Bursa gibi geleneksel alanların suni ipek üretimine geçmesiyle gerilemesi gerçeğini tespit ediniz.
Yaş koza üretimindeki tarihsel coğrafi değişimin nedenlerini açıklamak.
2
Kültür balıkçılığının Muğla çevresinde yoğunlaşmasının fiziki coğrafya koşullarını değerlendiriniz.
Kıyı jeomorfolojisinin (koy, körfez ve doğal liman zenginliği) kafes balıkçılığı için sunduğu korunaklı ortam avantajını belirleyiniz.
Kültür balıkçılığının yer seçiminde jeomorfolojik ve hidrolojik etkenleri kavramak.
3
Bolu ve Sakarya'da kümes hayvancılığının gelişme nedenini inceleyiniz.
Kümes hayvancılığının iklimden bağımsız modern bir faaliyet olduğunu ve İstanbul-Ankara gibi devasa tüketici nüfusa sahip pazarlara yakın konumlandığını tespit ediniz.
Entansif hayvancılık faaliyetlerinin yer seçimindeki beşeri ve ekonomik faktörleri ayırt etmek.
4
Akdeniz ve Ege bölgelerindeki orman işletmeciliğinin verimliliğini Karadeniz ile kıyaslayınız.
Orman varlığının çokluğuna rağmen Karadeniz'deki engebenin nakliyeyi zorlaştırdığını, Akdeniz ve Ege'de ise vejetasyon süresinin uzunluğu ile topografik elverişliliğin tomruk üretimini artırdığını belirleyiniz.
Orman alanlarının varlığı ile orman ürünleri üretim miktarı arasındaki farkı ortaya koyan fiziki ve beşeri etkenleri ilişkilendirmek.

Anahtar Kavram

Türkiye'de hayvancılık, ormancılık ve kültür balıkçılığı faaliyetlerinin coğrafi dağılışını etkileyen fiziki (iklim, jeomorfoloji, bitki örtüsü) ve beşeri (pazar, teknoloji, projeler) faktörlerin analizi
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 19Soru

Türkiye'de iç ve dış ticaretin gelişmesinde, sanayi ve tarım bölgelerini dış dünyaya bağlayan liman şehirleri ile bu şehirlerin hinterland (art bölge) özellikleri belirleyici bir role sahiptir. Coğrafi konumları, ulaşım bağlantıları ve hinterland genişlikleri farklı olan limanlarımızın ticari fonksiyonları da bu doğrultuda çeşitlilik gösterir.

Buna göre, sol sütunda verilen limanları, sağ sütunda verilen ticari ve fonksiyonel coğrafi özellikleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ambarlı Limanı (İstanbul)
Aliağa Limanı (İzmir)
Mersin Limanı
Trabzon Limanı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Ambarlı Limanı Marmara Bölgesi'ndeki konteyner ticaretiyle, Aliağa Limanı Ege Bölgesi'ndeki ağır sanayi ve petrokimya ithalat/ihracatıyla, Mersin Limanı iç bölgelere demir yolu bağlantısı ve serbest bölge fonksiyonuyla, Trabzon Limanı ise Zigana ve Kop geçitleri üzerinden Karadeniz'den iç kesimlere ve İran'a uzanan transit ticaretle eşleşmektedir.
Ambarlı Limanı, Türkiye'nin en büyük sanayi ve tüketim bölgesi olan Marmara'de yer alıp konteyner ticaretine liderlik eder. Aliağa Limanı, Ege kıyısında demir-çelik ve petrokimya gibi ağır sanayiye hizmet eder. Mersin Limanı, demir yolu bağlantısı, geniş hinterlandı ve Türkiye'nin ilk serbest bölgesi olması ile Güney ve İç Anadolu'nun dışa açılan kapısıdır. Trabzon Limanı ise Doğu Karadeniz'de dağ geçitleri üzerinden karayoluyla iç kesimlere bağlanan ve özellikle İran transit ticaretinde rol oynayan bir limandır.

Adım Adım Çözüm

1
Limanların coğrafi konumlarını ve hinterland (art bölge) yapılarını analiz etme.
Marmara (Ambarlı), Ege (Aliağa), Akdeniz (Mersin) ve Karadeniz (Trabzon) limanlarının konumları belirlenir.
Her limanın ticari fonksiyonu, coğrafi konumu ve çevresindeki ekonomik faaliyetlerle doğrudan ilişkilidir.
2
Ulaşım bağlantıları ve altyapı özelliklerini inceleme.
Mersin'in demir yolu bağlantısı ve serbest bölgesi, Trabzon'un Zigana ve Kop dağ geçitleriyle iç bölgelere bağlantısı, Aliağa'nın LNG ve sanayi bağlantısı tespit edilir.
Limanların hinterland genişliği ve iç kesimlerle bağlantı şekli, ticaret türünü (transit, endüstriyel, konteyner vb.) belirler.
3
Limanların öncelikli ekonomik ve ticari fonksiyonlarını ayırt etme.
Ambarlı'nın tüketim/konteyner, Aliağa'nın ağır sanayi/petrokimya, Mersin'in serbest bölge/tarım-sanayi transit ticareti, Trabzon'un ise Kuzey-Güney transit koridoru ticareti olduğu belirlenir.
Limanların birbirleriyle karıştırılmaması için en ayırt edici yapısal ticaret özelliklerinin analiz edilmesi gerekir.
4
Eşleştirmeleri tamamlama.
Ambarlı - Konteyner ve Marmara tüketim/üretim ticareti; Aliağa - Ege petrokimya ve ağır sanayi; Mersin - Demiryolu/İlk serbest bölge/Akdeniz ticareti; Trabzon - Doğu Karadeniz/Zigana-Kop transit ticareti eşleşmesi kurulur.
Analiz edilen tüm coğrafi ve ekonomik kriterler doğrultusunda sol ve sağ sütundaki ögeler doğru biçimde eşleştirilir.

Anahtar Kavram

Türkiye'deki limanların coğrafi konumu, hinterland özellikleri, sanayi ve transit ticaret merkezleri ile olan ilişkisi.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 20Soru

Türkiye, zengin coğrafi çeşitliliği sayesinde aynı dönemde farklı turizm etkinliklerinin yapılabildiği ender ülkelerden biridir. Yer şekilleri, iklim özellikleri ve jeolojik yapı ülkemizdeki turizm potansiyelini doğrudan şekillendirmiştir.

Aşağıdaki haritada Türkiye genelinde farklı özellikleriyle öne çıkan beş alan numaralandırılarak gösterilmiştir.

Buna göre, haritada gösterilen alanlardaki turizm potansiyeli ve varlıklarıyla ilgili yapılan değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III numaralı alanda karstik kayaçların varlığı mağara turizmini geliştirirken, kıyı gerisinde yükselen dağlık kütleler kıyı turizmi sezonu içinde kış turizminin de yapılabilmesine imkan tanımaktadır.

Cevap

Karstik kayaçların mağara turizmini geliştirdiği ve kıyı gerisindeki dağl��k kütlelerin kıyı turizmiyle aynı sezonda kış turizmine olanak tanıdığını belirten değerlendirme doğrudur.
Karstik kayaçların çözünmesiyle oluşan mağaralar turistik amaçla kullanılır. Antalya kıyılarında deniz turizmi devam ederken, kıyı arkasında hızla yükselen Beydağları'nda (Saklıkent) kış turizminin yapılabilmesi yer şekillerinin kısa mesafede gösterdiği değişimin bir sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Haritada verilen numaralı alanların coğrafi özelliklerini tespit etme
I Doğu Karadeniz, II Ege (Grabenler), III Antalya ve çevresi (Teke/Toroslar), IV Kapadokya (Nevşehir), V Erzurum-Kars platosunu temsil etmektedir.
Soruda yer alan alanların fiziki ve iklimsel koşullarını belirlemek, turizm türleriyle ilişki kurmak için gereklidir.
2
Seçeneklerdeki ifadelerin coğrafi doğruluk kontrolünü yapma
Doğu Karadeniz'de yaylacılık yazın yapılır (A yanlış). Ege'de aktif volkanizma yoktur, fay kırıkları etkilidir (B yanlış). Kapadokya karma mirastır (D yanlış). Erzurum-Kars'ta yaz yağışları yaylacılığı destekler (E yanlış).
Çeldirici seçeneklerdeki kavram yanılgılarını eleyerek doğru yargıya ulaşmak amaçlanır.
3
Doğru seçenekteki coğrafi ilişkileri doğrulama
Antalya (III) çevresindeki karstik yapı Karain, Damlataş gibi mağaraları oluşturarak mağara turizmini geliştirmiştir. Beydağları ise yükseltisi nedeniyle Saklıkent kayak merkezinde kış turizmine olanak sağlarken, kıyıda deniz turizmi aynı dönemde yapılabilmektedir.
Karstik yer şekilleri ile jeomorfolojik özelliklerin turizme olan etkisinin sentezlenmesi hedeflenir.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin Turizm Potansiyeli ve Coğrafi Varlıkları
Tahmini Süre:3m 0s
Sayfa 1 / 5Sonraki
Mekansal Bir Sentez: Türkiye Alıştırma Soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin