Mekansal Bir Sentez: Türkiye

93 soru

Soru 61Soru

Türkiye’de limanların gelişmesinde ve ticaret kapasitelerinin artmasında, limanın art bölgesiyle (hinterland) olan ulaşım imkanları, özellikle de demir yolu bağlantısının bulunması kritik bir öneme sahiptir.

Buna göre;

I. Trabzon
II. Antalya
III. Samsun
IV. Sinop
V. İzmir

limanlarından hangilerinin iç kesimlerle demir yolu bağlantısı vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III ve V

Cevap

Samsun ve İzmir limanları
Samsun ve İzmir limanlarının iç kesimlerle doğrudan demir yolu bağlantısı mevcuttur. Samsun, Canik Dağları'nın yükseltisinin az olması sayesinde iç kesimlere demir yoluyla bağlanabilmiş; İzmir ise dağların kıyıya dik uzanması ve graben ovalarının varlığıyla İç Batı Anadolu'ya kolayca demir yolu bağlantısı kurabilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'deki limanların coğrafi konumlarını ve art bölgelerindeki yer şekillerini değerlendirmek.
Trabzon (Doğu Karadeniz), Antalya (Teke-Taşeli yöresi) ve Sinop (Batı Karadeniz) limanlarının gerisinde yüksek ve engebeli dağ sıraları uzanırken; Samsun (Orta Karadeniz) ve İzmir (Ege graben alanı) bölgelerinde yer şekilleri iç kesimlerle ulaşıma daha elverişlidir.
Dağların kıyıya yakın ve paralel uzanması, kıyı ile iç kesimler arasındaki demir yolu yapım maliyetini aşırı artırarak demir yolu ağının buralara ulaşmasını engellemiştir.
2
Limanların demir yolu ağlarıyla olan bağlantı durumlarını belirlemek.
Samsun Limanı (Sivas-Samsun hattı üzerinden) ve İzmir Limanı (Ege içi hatlar üzerinden) demir yolu ağına bağlıdır. Trabzon, Antalya ve Sinop limanlarının ise demir yolu bağlantısı yoktur.
Samsun'da dağların geride ve alçak olması, İzmir'de ise dağların kıyıya dik uzanması demir yolu bağlantısını kolaylaştırmıştır.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Ulaşım Ağlarının Dağılışını Etkileyen Faktörler ve Liman Hinterland İlişkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 62Soru

Konya Ovası Projesi (KOP), Türkiye'nin önemli sulama ve bölgesel kalkınma projelerinden biridir. Başlangıçta tarımsal sulama odaklı bir proje olarak tasarlanmış olsa da günümüzde sürdürülebilir çevre ve çok sektörlü ekonomik kalkınmayı hedefleyen kapsamlı bir yapıya bürünmüştür.

Buna göre, KOP'un uygulandığı bölgenin coğrafi ve ekonomik özellikleri dikkate alındığında;

I. Göksu Havzası'ndaki suların Mavi Tünel vasıtasıyla Konya Havzası'na aktarılarak sulanabilir tarım alanlarının artırılması,
II. Havzadaki yeraltı su seviyesinin korunması amacıyla su tüketimi fazla olan tarım ürünlerinin ekim alanlarının sınırlandırılması,
III. Bölgedeki linyit ve taş kömürü yataklarının modernize edilerek demir-çelik sanayisiyle olan entegrasyonunun güçlendirilmesi

faaliyetlerinden hangileri bu projenin temel amaç ve stratejileri arasında yer alır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

I ve II
Göksu Nehri'nden Mavi Tünel ile su taşınması tarımsal üretimi artırma amacına yöneliktir. Aynı zamanda havza içindeki doğal su dengesini korumak için su tüketimi yüksek ürünlerin ekiminin azaltılması projenin çevre dostu planlama ilkeleriyle uyuşmaktadır. Bu sebeple ilk iki ifadeyi içeren seçenek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
KOP sulama hedeflerinin değerlendirilmesi
Göksu Nehri'nin sularını Mavi Tünel projesiyle Konya Havzası'na bağlamak projenin ana sulama ayağını oluşturur. Birinci öncül doğrudur.
Konya Havzası'ndaki yağış yetersizliğini dış kaynaklı su aktarımı ile aşmak projenin kurucu hedeflerindendir.
2
Tarımsal sürdürülebilirlik ve su kaynakları ilişkisinin incelenmesi
Yeraltı sularının aşırı çekilmesi obruk oluşumuna ve kuraklığa yol açtığı için su tüketen (şeker pancarı, yonca vb.) tarım ürünlerinin ekiminin sınırlandırılması hedeflenir. İkinci öncül doğrudur.
Sadece su getirmek yetmez, havza içi su tüketimini de dengelemek projenin sürdürülebilirlik ilkesinin bir gereğidir.
3
Sanayi ve madencilik hedeflerinin eşleştirilmesi
Taş kömürü ve demir-çelik sanayisinin geliştirilmesi Zonguldak-Bartın-Karabük (ZBK) Projesi'nin konusudur. Üçüncü öncül yanlıştır.
KOP'un sanayi stratejileri daha çok tarıma dayalı sanayi, imalat sanayisi ve turizm üzerine kuruludur, taş kömürüne dayalı ağır sanayi barındırmaz.

Anahtar Kavram

KOP (Konya Ovası Projesi) Amaçları ve Özellikleri
Soru 63Soru

Zonguldak-Bartın-Karabük (ZBK) Bölgesel Kalkınma Projesi, kömür dışı sektörlerin geliştirilmesi, sanayinin modernizasyonu ve bölgedeki ekonomik yapının çeşitlendirilmesini amaçlamaktadır.

Buna göre;

I. Ereğli ve Karabük'teki demir-çelik işletmelerinde teknolojik yenilenmeye gidilerek verimliliğin artırılması,
II. Tarımsal verimliliği artırmak amacıyla geniş alanlarda sulama kanalları inşa edilerek entansif tarım faaliyetlerinin temel ekonomik sektör hâline getirilmesi,
III. Filyos Projesi kapsamında kurulacak liman ve organize sanayi bölgeleri ile bölgenin dış ticaret ve lojistik potansiyelinin geliştirilmesi

hedeflerinden hangileri ZBK projesinin kapsamı ve bölgenin coğrafi koşulları ile uyuşmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

Birinci ve üçüncü öncüllerde yer alan demir-çelik sanayisinin modernizasyonu ve Filyos Projesi kapsamındaki liman ile sanayi yatırımları, ZBK Projesi'nin doğrudan temel hedefleri aras��ndadır.
Zonguldak-Bartın-Karabük (ZBK) Projesi'nin temel hedefleri arasında Ereğli ve Karabük'teki demir-çelik tesislerinin modernizasyonu ile Filyos Projesi kapsamındaki liman ve sanayi yatırımlarının gerçekleştirilmesi yer almaktadır. Bölgenin dağlık topoğrafyası ve nemli Karadeniz iklimi nedeniyle, GAP veya KOP'ta olduğu gibi geniş çaplı sulama kanalları inşası ve tarımın temel sektör yapılması gibi bir hedef söz konusu değildir. Bu nedenle birinci ve üçüncü öncülleri içeren seçenek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Zonguldak-Bartın-Karabük (ZBK) Projesi'nin temel amaçları ve coğrafi arka planı belirlenir.
ZBK projesinin sanayi odaklı yapıyı çeşitlendirmek, demir-çelik sanayisini modernize etmek ve dış ticaret altyapısını güçlendirmek istediği saptanır.
Öncüllerin projenin amaçları ve bölge coğrafyası ile uyumunu test etmek için bu bilgi gereklidir.
2
Öncüller tek tek analiz edilerek bölgenin coğrafi ve ekonomik koşullarıyla karşılaştırılır.
Birinci öncüldeki sanayi modernizasyonu ve üçüncü öncüldeki Filyos yatırımları projenin asli hedeflerindendir. Ancak ikinci öncülde geçen geniş sulama kanalları yapılması ve tarımın temel sektör hâline getirilmesi hedefleri, bölgenin engebeli topoğrafyası ve zaten yağışlı olan iklim özellikleri ile uyuşmamaktadır.
Soruda istenen 'ZBK projesinin kapsamı ve bölgenin coğrafi koşulları ile uyuşan' hedefleri doğru tespit etmek için bu analiz yapılır.
3
Doğru öncüller bir araya getirilerek sonuca ulaşılır.
Birinci ve üçüncü öncüllerin doğru olduğu, ikinci öncülün ise yanlış olduğu belirlenerek doğru seçeneğe varılır.
Seçenekler arasından doğru eşleşmeyi bulmak için son adım tamamlanır.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin Bölgesel Kalkınma Projeleri ve ZBK Projesi Hedefleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 64Soru

Karadeniz'e kıyısı olan ülkelerin açık denizlere ve küresel pazarlara ulaşabilmesi, coğrafi olarak yalnızca İstanbul ve Çanakkale boğazlarından geçişe bağlıdır. Bu durum, Türkiye'ye uluslararası alanda stratejik bir denetim gücü ve jeopolitik üstünlük sağlamaktadır.

Buna göre, Türkiye'nin boğazlar üzerindeki bu jeopolitik gücünün hukuki altyapısını oluşturan ve uluslararası ilişkilere göre şekillenen dinamik unsuru ile boğazların fiziki coğrafyasına dayanan statik unsuru aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dinamik Unsur: Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin hükümleri / Statik Unsur: Boğazların Karadeniz'i sıcak denizlere bağlayan tek doğal su yolu olması

Cevap

Dinamik unsur olarak uluslararası hukuk ve siyasi anlaşmaları temsil eden Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin hükümleri, statik unsur olarak ise milyonlarca yıldır değişmeyen ve fiziki coğrafyanın bir parçası olan Boğazların Karadeniz'i sıcak denizlere bağlayan tek doğal su yolu olması seçeneğidir.
Doğru eşleştirmede dinamik unsur olarak uluslararası hukuk ve siyasi anlaşmaları temsil eden Montrö Boğazlar Sözleşmesi, statik unsur olarak ise fiziki coğrafyanın değişmeyen bir parçası olan boğazların doğal su yolu olma özelliği yer alır. Sözleşmeler siyasi kararlarla değiştirilebilirken, fiziki su yollarının konumu sabittir.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen jeopolitik konum unsurlarını 'dinamik' (zamanla değişebilen, beşeri, siyasi, hukuki) ve 'statik' (değişmeyen, fiziki, coğrafi konum) olarak sınıflandırmak.
Montrö Boğazlar Sözleşmesi gibi anlaşmalar dinamik; boğazların doğal su yolu olması gibi fiziki özellikler ise statik unsur grubuna dahil edilir.
Sorunun kökünde belirtilen jeopolitik gücün hukuki altyapısı ile coğrafi varlığının niteliğini doğru belirlemek amacıyla bu sınıflandırma yapılır.
2
Seçeneklerde verilen eşleştirmeleri inceleyerek dinamik ve statik unsurların karıştırılmadığı ve Türkiye'nin boğazlar üzerindeki jeopolitik konumuyla doğrudan ilgili olan şıkkı aramak.
Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin dinamik, boğazların doğal geçiş yolu olmasının ise statik olarak doğru eşleştirildiği şık belirlenir.
Çeldiricilerde yer alan hatalı beşeri/fiziki sınıflandırmaları ve kavram karmaşalarını eleyerek doğru sonuca ulaşmak.

Anahtar Kavram

Jeopolitik konumda değişen (dinamik) ve değişmeyen (statik) unsurların ayırt edilmesi.
Soru 65Soru

Türkiye, Orta Doğu ve Hazar Havzası gibi dünyanın en zengin enerji üretim alanları ile bu kaynakların en büyük tüketicisi olan Avrupa kıtası arasında bir köprü görevi görmektedir. Bu durum Türkiye'nin enerji jeopolitiğindeki yerini ve stratejik önemini giderek artırmaktadır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Türkiye'nin enerji koridoru olmasında etkili olan, coğrafi konuma dayalı ve uzun s��re değişmeyen (statik) jeopolitik unsurlardan biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Orta Doğu ve Hazar Havzası'ndaki zengin petrol ve doğal gaz rezervlerine coğrafi yakınlığı

Cevap

Orta Doğu ve Hazar Havzası'ndaki zengin petrol ve doğal gaz rezervlerine coğrafi yakınlığı
Doğru cevap, Türkiye'nin petrol ve doğal gaz rezervlerine coğrafi yakınlığına değinen seçenektir. Bir ülkenin coğrafi konumu, komşuları ve zengin kaynak alanlarına olan fiziki mesafesi, coğrafi yapının uzun vadede değişmeyen (statik) temel unsurlarını oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'nin jeopolitik konumunu etkileyen unsurları statik ve dinamik olarak gruplandırmak.
Fiziki coğrafya, mutlak konum, sınırlar ve coğrafi yakınlık gibi özellikler statik (değişmeyen) unsurlarken; siyasi kararlar, projeler, askeri ittifaklar ve yasal düzenlemeler dinamik (değişen) unsurlardır.
Soruda bizden enerji koridoru rolündeki statik unsuru ayırt etmemiz istendiği için bu sınıflandırma temel adımdır.
2
Verilen seçenekleri bu sınıflandırmaya göre analiz ederek coğrafi konuma dayalı ve değişmeyen unsuru tespit etmek.
Hazar Havzası ve Orta Doğu'daki enerji kaynaklarına coğrafi yakınlık, ülkenin yeryüzündeki konumuyla ilgili fiziki bir gerçektir ve insan müdahalesiyle kısa sürede değişmez. Projeler, yasalar ve diplomasi gibi diğer unsurlar ise dinamiktir.
Doğru seçeneğe ulaşmak için her bir faktörün beşeri/siyasi mi yoksa doğal/fiziki mi olduğunu değerlendirmek gerekir.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin Jeopolitiğinde Statik ve Dinamik Unsurlar
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 66Soru

Türkiye'de hayvancılık, ormancılık ve su ürünleri faaliyetlerinin coğrafi dağılışı ile gelişim özellikleri hakkında hazırlanan bir raporda şu ifadeler yer almaktadır:

I. Erzurum-Kars Platosu'nda yaz yağışlarına bağlı oluşan gür çayırlar üzerinde besi ve ahır hayvancılığı birinci ekonomik faaliyet olarak yürütülür.
II. Ege Bölgesi kıyılarındaki enine kıyı tipine bağlı oluşan korunaklı koy ve körfezler, deniz kültür balıkçılığı tesislerinin bu alanda yoğunlaşmasını sağlamıştır.
III. İç Anadolu Bölgesi'nde bozkır bitki örtüsünün geniş yer kaplaması, kıl keçisi yetiştiriciliğinin bu bölgede koyun yetiştiriciliğinden daha fazla gelişmesini sağlamıştır.
IV. Türkiye genelinde orman alt sınırının coğrafi dağılışını yağ��ş ve nemlilik belirlerken; orman üst sınırını sıcaklık (enlem ve yükselti) koşulları belirlemektedir.

Yukarıda verilen ifadelerden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II ve IV

Cevap

İkinci ve dördüncü öncülleri içeren seçenek doğrudur.
İkinci öncülde belirtilen Ege kıyılarındaki koy ve körfezlerin kültür balıkçılığına katkısı ile dördüncü öncülde belirtilen orman sınırlarının belirleyicileri coğrafi açıdan tamamen doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci öncülün doğruluğunu analiz etme
Birinci öncül yanlıştır.
Erzurum-Kars Platosu'ndaki gür çayırlar mera (ekstansif) hayvancılığı için uygundur. Besi ve ahır hayvancılığı ise modern, kapalı alanlarda yapılan ve doğal bitki örtüsüne doğrudan bağımlı olmayan entansif bir yöntemdir.
2
İkinci öncülün doğruluğunu analiz etme
İkinci öncül doğrudur.
Ege Bölgesi kıyılarındaki enine kıyı tipi çok sayıda korunaklı koy ve körfez oluşturur. Bu korunaklı sular, kültür balıkçılığı (deniz kafes yetiştiriciliği) tesislerinin kurulması için en elverişli alanlardır.
3
Üçüncü öncülün doğruluğunu analiz etme
Üçüncü öncül yanlıştır.
Bozkır (step) bitki örtüsü küçükbaş hayvanlardan koyun yetiştiriciliği için uygundur. Kıl keçisi ise daha çok Akdeniz iklim bölgesindeki maki ve çalı topluluklarının bulunduğu engebeli arazilerde yaygındır.
4
Dördüncü öncülün doğruluğunu analiz etme
Dördüncü öncül doğrudur.
Türkiye'de ormanların başlayabileceği en alt sınırı (orman alt sınırı) nemlilik ve yağış belirler; bu nedenle Karadeniz'de deniz seviyesinden başlar. Ormanların yetişebileceği en yüksek sınırı (orman üst sınırı) ise sıcaklık yetersizliği belirler.

Anahtar Kavram

Türkiye'de hayvancılık türleri ile bitki örtüsü ilişkisi, kültür balıkçılığının dağılışı ve orman sınırlarını belirleyen coğrafi faktörler.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 67Soru

Türkiye'de sürdürülebilir arazi planlaması yapılırken arazilerin eğim, toprak derinliği, drenaj ve ekolojik hassasiyet gibi özellikleri dikkate alınarak arazi yetenek sınıfları belirlenir. Buna göre, aşağıda verilen arazi özelliklerini sürdürülebilir planlama ilkeleri doğrultusunda en uygun arazi kullanım amaçlarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. Sınıf taban araziler (Örn. Çukurova ve Gediz Ovası tabanları)
VI. ve VII. sınıf eğimli yamaç arazileri (Örn. Doğu Karadeniz dağ yamaçları)
VIII. sınıf aşırı engebeli ve kayalık alanlar (Örn. Toroslar'ın yüksek ve sarp kesimleri)
Ekolojik hassasiyete sahip delta sulak alanları (Örn. Göksu Deltası ve Kızılırmak Deltası sulak kesimleri)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

I. Sınıf taban araziler yüksek verimli entansif tarım ile; VI. ve VII. sınıf eğimli yamaçlar koruyucu ormancılık ve ağaçlandırma ile; VIII. sınıf sarp kayalık alanlar yaban hayatı koruma ile; ekolojik hassasiyete sahip delta sulak alanları ise Ramsar Sözleşmesi koruması ve ekoturizm ile eşleşmelidir.
Sürdürülebilir arazi kullanımı planlamasında, her arazinin taşıma kapasitesine ve ekolojik duyarlılığına en uygun şekilde değerlendirilmesi esastır. Bu bağlamda, I. sınıf verimli ovalar entansif tarıma; eğimli yamaçlar erozyon kontrolü için ormancılık ve ağaçlandırmaya; sarp kayalıklar yaban hayatı korumaya; sulak alanlar ise Ramsar koruması ve ekoturizme ayrılmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
I. sınıf taban arazilerin niteliğini belirlemek.
Bu araziler tarımsal verimliliği en yüksek alanlar olup entansif tarımla eşleştirilir.
Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu gereği bu arazilerin tarım dışı amaçlarla kullanımı engellenmeli ve tarımsal üretim potansiyeli korunmalıdır.
2
VI. ve VII. sınıf yamaç arazilerinin özelliklerini analiz etmek.
Eğim ve sığ toprak yapısı nedeniyle bu araziler koruyucu ormancılık ve ağaçlandırmaya yönlendirilmelidir.
Yanlış kullanım erozyonu tetikler, bu nedenle bitki örtüsünün korunması ve ağaçlandırma yapılması şarttır.
3
VIII. sınıf arazilerin kullanım sınırlarını tespit etmek.
Tarıma, yerleşime veya hayvancılığa uygun olmayan bu dik kayalık alanlar yaban hayatı koruma sahası olarak planlanır.
Ekstrem topoğrafya nedeniyle insan müdahalesinden uzak tutulması ekolojik dengenin devamı için zorunludur.
4
Sulak alanların ekolojik önemini değerlendirmek.
Biyolojik çeşitlilik ve su kuşları için hayati olan bu alanlar Ramsar Sözleşmesi kapsamında korunmalı ve sadece ekoturizme açılmalıdır.
Sulak alanların kurutulması veya sanayileşmeye açılması ekolojik yıkımlara yol açacağı için koruma statüleri planlamada öncelikli olmalıdır.

Anahtar Kavram

Türkiye'de sürdürülebilir arazi planlaması, arazi yetenek sınıfları ve doğru arazi kullanımı.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 68Soru

Türkiye'de üretici ve tüketici merkezlerinin coğrafi dağılışı, ulaşım a��larının gelişmişlik derecesi ve serbest bölgelerin varlığı iç ve dış ticaretin yapısını doğrudan etkilemektedir.

Buna göre, Türkiye'de iç ve dış ticaret ile ticaret merkezlerinin genel özellikleri göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türkiye sınırları içerisindeki serbest bölgelere ülkenin diğer yerlerinden satılan mallar ihracat, bu bölgelerden Türkiye pazarına giren mallar ise ithalat işlemi görür.

Cevap

Türkiye sınırları içerisindeki serbest bölgelere ülkenin diğer yerlerinden satılan mallar ihracat, bu bölgelerden Türkiye pazarına giren mallar ise ithalat işlemi görür.
Serbest bölgeler, ülkenin siyasi sınırları içinde yer almasına rağmen gümrük hattı dışında kabul edilen özel alanlardır. Bu nedenle, Türkiye'nin diğer bölgelerinden serbest bölgelere satılan mallar ihracat (dış satım), serbest bölgelerden Türkiye pazarına satılan mallar ise ithalat (dış alım) rejimi kurallarına tabi tutulur.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'deki serbest bölgelerin yasal statüsünün ve gümrük sınırları açısından konumunun değerlendirilmesi.
Serbest bölgelerin gümrük bölgesi dışında kabul edildiği ve buralarla yapılan ticaretin dış ticaret (ithalat/ihracat) kurallarına tabi olduğu belirlenir.
Soruda ticaretin genel işleyişine dair doğru ifadenin bulunması istenmektedir.
2
İç ticaret hacmi ile üretim/tüketim merkezlerinin dağılış ilişkisinin incelenmesi.
İç ticaretin dış ticaretten daha büyük olduğu ve dengesiz dağılımın ticareti artırdığı belirlenerek yanlış seçenek elenir.
Seçeneklerdeki iç ticaret hacmi ve dağılım ile ilgili yanlış varsayımı doğrulamak için.
3
Transit ticaretin ve büyük şehirlerin fonksiyonel etkilerinin analiz edilmesi.
Transit ticaretin dış ticaret bilançosuna doğrudan ithalat olarak girmediği ve büyük şehirlerin etki alanlarının sadece tarıma bağlı olmadığı tespit edilerek diğer yanlış seçenekler elenir.
Kalan seçeneklerin elenmesi ve doğru yargıya ulaşılması için.

Anahtar Kavram

Serbest Bölgelerin Ticari Statüsü ve Türkiye Ticaretinin Genel Özellikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 69Soru

Türkiye'de yürütülen hayvancılık ve su ürünleri faaliyetlerinin coğrafi dağılış özellikleri ile bu faaliyetlerin gelişimini belirleyen temel faktörler dikkate alınd��ğında; sol sütunda verilen ekonomik faaliyet türlerini, sağ sütundaki en belirgin coğrafi veya ekonomik gerekçeleriyle doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kümes hayvancılığı
Arıcılık
Kültür balıkçılığı
Tiftik keçisi yetiştiriciliği

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kümes hayvancılığı ile büyük tüketim merkezlerine yakın pazar odaklı üretim gerekçesi; arıcılık ile bitki örtüsü çeşitliliği ve gezginci yöntem gerekçesi; kültür balıkçılığı ile korunaklı koylar ve iç su rezervleri gerekçesi; tiftik keçisi yetiştiriciliği ile yarı kurak iklim, bozkır ve Ankara çevresi gerekçesi eşleşir.
Kümes hayvancılığı pazara yakınlığa göre konumlanır. Arıcılık bitki çeşitliliği ve gezginci faaliyetlerle yürütülür. Kültür balıkçılığı korunaklı koylarda ve baraj göllerinde yapılır. Tiftik keçisi ise karasal bozkırlarda Ankara çevresinde yetiştirilir.

Adım Adım Çözüm

1
Kümes hayvancılığının yapısal özelliğini analiz etmek
Kümes hayvancılığı modern ve kapalı entansif tesislerde yürütüldüğü için doğal çevre faktörlerinden ziyade pazara yakınlığı (büyük şehirlerin çevresi) esas alır.
Kümes hayvancılığının iklimden bağımsız modern bir sanayi faaliyeti gibi pazar odaklı konumlandığını ayırt etmek gerekir.
2
Arıcılık faaliyetinin coğrafi dağılış koşullarını belirlemek
Doğal bitki örtüsü çeşitliliğinin yüksek olduğu dağlık/engebeli alanlarda (Muğla, Doğu Karadeniz, Hakkari) mevsimlik göçlerle (gezginci arıcılık) yürütülür.
Arıcılığın flora zenginliğine ve iklimsel çiçeklenme periyotlarına olan doğrudan bağımlılığını anlamak.
3
Kültür balıkçılığının lokasyon faktörlerini incelemek
Doğal avcılıktan farklı olarak, kıyılardaki korunaklı koylar ile iç sulardaki baraj göllerinde kafes yöntemiyle balık yetiştirilir.
Su ürünlerinde kültür balıkçılığının fiziki ve hidrografik alan sınırlandırmasını belirlemek.
4
Tiftik keçisi yetiştiriciliğinin ekolojik koşullarını saptamak
İç Anadolu'nun yarı kurak iklim şartlarına ve bozkırlarına uyum sağlayan, lif üretimi odaklı Ankara keçisi ile eşleşmektedir.
Küçükbaş hayvancılık türlerinden olan tiftik keçisinin coğrafi ve ekonomik ayırt edici özelliklerini netleştirmek.

Anahtar Kavram

Türkiye'deki hayvancılık ve su ürünleri türlerinin coğrafi dağılışını ve gelişimini etkileyen doğal ile beşeri faktörlerin analizi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 70Soru

Türkiye'de arazilerin fiziksel ve kimyasal özellikleri ile topoğrafik yapıları dikkate alınarak arazi yetenek sınıflandırması yapılmaktadır. 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu, arazilerin bu yetenek sınıflarına uygun olarak planlanmasını ve korunmasını amaçlar. Buna göre, Türkiye'de uygulanan aşağıdaki arazi kullanım faaliyetlerinden hangisi bu kanunun temel amaçlarına ve sürdürülebilir çevre ilkelerine uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yüksek eğimli ve erozyona duyarlı yamaçlarda yer alan arazilerin mera ve orman örtüsü olarak korunması, taban arazilerin ise tar��msal faaliyetlere ayrılması

Cevap

Yüksek eğimli ve erozyona duyarlı yamaçlarda yer alan arazilerin mera ve orman örtüsü olarak korunması, taban arazilerin ise tarımsal faaliyetlere ayrılması
Yüksek eğimli ve erozyona duyarlı yamaçlarda yer alan arazilerin mera ve orman örtüsü olarak korunması, taban arazilerin ise tarımsal faaliyetlere ayrılması seçeneği doğrudur. Çünkü dik eğimli yamaçlar erozyon riskinden dolayı tarımsal sürüm faaliyetlerine uygun değildir ve doğal örtüsünün korunması gerekir. Taban araziler (ovalar) ise derin ve verimli topraklara sahip olduklarından tarımsal üretime ayrılması gereken alanlardır.

Adım Adım Çözüm

1
Arazilerin fiziki özellikleri ile yetenek sınıflarını analiz etmek.
Dik eğimli ve erozyona açık yamaçların orman ve mera alanı olarak korunması, taban düzlüklerin ise tarımsal üretime ayrılması gerektiği sonucuna varılır.
Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun temel amacı toprakların yeteneklerine uygun şekilde sürdürülebilir kullanımını sağlamaktır.
2
Seçeneklerde sunulan arazi kullanım faaliyetlerini sürdürülebilirlik ve yasal mevzuat açısından değerlendirmek.
Verimli alüvyal ovaların sanayiye veya yerleşime açılması, orman alanlarının tarıma dönüştürülmesi ve eğimli meralarda nadas uygulanmasının çevreye zarar veren yanlış arazi kullanımı örnekleri olduğu tespit edilir.
Çevre dostu ve kanuni planlama kuralları, verimli toprakların tarım dışı amaçlarla kullanılmasını yasaklar ve erozyon riskli alanların bitki örtüsüyle korunmasını zorunlu kılar.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Arazi Yetenek Sınıfları ve Sürdürülebilir Arazi Kullanımı
Soru 71Soru

Türkiye'de kurulan serbest bölgelerin coğrafi konumları, hinterland genişlikleri ve dış ticaret faaliyetlerinde yöneldikleri öncelikli pazarlar coğrafi konumlarına bağlı olarak farklılık göstermektedir.

Buna göre, aşağıda verilen serbest bölgeleri, kurulmalarındaki temel coğrafi ve ticari hedefleriyle doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

İstanbul ve Kocaeli Serbest Bölgeleri
Mersin ve Antalya Serbest Bölgeleri
Trabzon ve Samsun Serbest Bölgeleri
Mardin ve Gaziantep Serbest Bölgeleri

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İstanbul ve Kocaeli Serbest Bölgeleri Avrupa ve küresel pazarlara yönelik sanayi ihracatı hedefiyle; Mersin ve Antalya Serbest Bölgeleri Akdeniz havzası ve Kuzey Afrika pazarlarıyla deniz entegrasyonu fonksiyonuyla; Trabzon ve Samsun Serbest Bölgeleri Karadeniz kıyıdaş ülkeleri ve Kafkasya ile transit ticaret rolüyle; Mardin ve Gaziantep Serbest Bölgeleri ise sınır komşusu Orta Doğu ülkeleriyle sınır ticaretini geliştirme işleviyle eşleşir.
Türkiye'de serbest bölgelerin kurulacağı yerler seçilirken dış pazarlara yakınlık ve ulaşım kolaylığı esas alınmıştır. Marmara'daki İstanbul ve Kocaeli serbest bölgeleri sanayi odaklı çalışarak Avrupa ve küresel pazarları hedefler. Akdeniz kıyısındaki Mersin ve Antalya serbest bölgeleri deniz ticaretiyle Akdeniz havzasına açılır. Trabzon ve Samsun serbest bölgeleri Karadeniz kıyıdaşları ve Kafkasya'ya yönelik transit ticarete odaklanırken, Mardin ve Gaziantep serbest bölgeleri doğrudan Orta Doğu sınır ticaretini geliştirmeyi amaçlar.

Adım Adım Çözüm

1
Serbest bölgelerin yer aldığı coğrafi konumları ve bu konumların sağladığı ulaşım avantajlarını belirlemek.
Marmara Bölgesi sanayi ve Avrupa yollarına yakın; Akdeniz kıyıları deniz ticaretiyle güney pazarlarına açık; Karadeniz limanları kuzey ve doğu komşulara yönelik; Güneydoğu sınır kentleri ise kara sınırlarıyla Orta Doğu'ya açılan kapılardır.
Serbest bölgelerin kurulma hedefleri, kuruldukları yerin coğrafi konumu ve ulaşım olanaklarıyla doğrudan ilişkilidir.
2
Serbest bölgelerin üretim yapıları ile ihracat yöneldikleri bölgesel pazarları eşleştirmek.
İstanbul-Kocaeli yüksek sanayi/teknoloji ihracatıyla; Mersin-Antalya Akdeniz havzası deniz lojistiğiyle; Trabzon-Samsun Karadeniz/Kafkasya ilişkileriyle; Mardin-Gaziantep ise Orta Doğu sınır ticaretiyle eşleşir.
Her serbest bölgenin ticari uzmanlaşma alanı, hitap ettiği pazarın coğrafi konumuna göre şekillenir.

Anahtar Kavram

Türkiye'deki serbest bölgelerin coğrafi dağılışı, bölgesel uzmanlaşması ve dış ticaret pazarlarıyla ilişkisi.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 72Soru

Türkiye'de sürdürülebilir arazi kullanımı ve planlamasına dair aşağıda verilen kavram ve durumları en uygun açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. Sınıf Tarım Arazileri
VIII. Sınıf Araziler
Yanlış Arazi Kullanımı
5403 Sayılı Kanun

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

I. Sınıf Tarım Arazileri ile eğimi düz ve en elverişli toprakların eşleştirilmesi; VIII. Sınıf Araziler ile tarım ve ormancılığa tamamen elverişsiz alanların eşleştirilmesi; Yanlış Arazi Kullanımı ile verimli düzlüklerde sanayi kurulmasının eşleştirilmesi; 5403 Sayılı Kanun ile arazilerin amaç dışı kullanımını engellemeye yönelik mevzuatın eşleştirilmesi doğru eşleştirmeyi oluşturur.
I. Sınıf araziler en verimli arazileri, VIII. Sınıf araziler tarıma en elverişsiz alanları, ovalarda sanayileşme yanlış arazi kullanımını ve 5403 sayılı Kanun ise toprak koruma mevzuatını ifade ettiği için bu eşleştirmeler doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Arazilerin yetenek sınıfları özelliklerini analiz ediniz.
I. Sınıf arazilerin en yüksek verimli ve derin toprakları temsil ettiğini, VIII. Sınıf arazilerin ise tarımsal üretime tamamen elverişsiz ve korunması gereken alanlar olduğunu belirleyiniz.
Arazi yetenek sınıflandırmasında I'den VIII'e gidildikçe arazinin tarımsal uygunluğu azalır ve kullanım kısıtlamaları artar.
2
Türkiye'deki yanlış arazi kullanımı örneklerini inceleyiniz.
Tarımsal üretim potansiyeli çok yüksek olan alüvyal ovalarda sanayileşme ve yerleşme faaliyetlerinin yürütülmesinin yanlış arazi kullanımına örnek olduğunu saptayınız.
Verimli tarım topraklarının sanayileşmeye açılması sürdürülebilir arazi planlamasına aykırıdır.
3
Konuyla ilgili yasal düzenlemeleri tespit ediniz.
Arazi kullanımı ve planlamasını yasal güvence altına alarak koruyan düzenlemenin 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu olduğunu belirleyiniz.
Bu kanun tarım arazilerinin amaç dışı kullanımını engellemeyi ve toprağı korumayı amaçlar.

Anahtar Kavram

Arazi Yetenek Sınıfları, Yanlış Arazi Kullanımı ve 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu
Soru 73Soru

Türkiye'de jeolojik yapının çeşitliliğine bağlı olarak maden çeşitliliği oldukça fazladır. Özellikle Doğu Anadolu Bölgesi'ndeki Yukarı Fırat Bölümü, maden türü ve çeşitliliği bakımından ülkemizde ilk sırada yer alır. Buna karşılık, Türkiye genelinde tespit edilen her maden yatağı işletmeye açılmamakta, bazı yataklar rezerv ya da tenör yetersizliği nedeniyle işletilmeden bekletilmektedir.

Bu bilgiler doğrultusunda, Türkiye'deki maden kaynaklarının işletilmesi ve coğrafi dağılışı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğu Anadolu'da maden çeşitliliğinin fazla olmasına rağmen bazı yatakların işletilmemesi, bu yataklardaki rezerv ve tenör oranının ekonomik olarak kâr getirecek düzeyde olmamasından kaynaklanır.

Cevap

Doğu Anadolu'da maden çeşitliliğinin fazla olmasına rağmen bazı yatakların işletilmemesi, bu yataklardaki rezerv ve tenör oranının ekonomik olarak kâr getirecek düzeyde olmamasından kaynaklanır.
Doğu Anadolu Bölgesi maden çeşitliliği açısından Türkiye'de ilk sırada yer almasına rağmen, bazı yataklardaki rezerv miktarının yetersiz olması veya tenör oranının (cevher içindeki saf metal oranı) düşük olması nedeniyle maden ocaklarının kurulması ekonomik açıdan verimli değildir. Dolayısıyla bu yataklar işletilmeden bekletilmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen paragrafı ve madencilik faaliyetlerinin işletilme şartlarını analiz etmek.
Madenlerin işletilmeye açılmasında sadece tür çeşitliliğinin değil; rezerv büyüklüğü, tenör oranı ve ulaşım imkanları gibi faktörlerin bir arada değerlendirilmesi gerektiği belirlenmiştir.
Doğu Anadolu'da maden çeşitliliği fazla olmasına rağmen işletilmeyen yatakların bulunma nedenini açıklamak için.
2
Maden çeşitliliği ve rezerv kavramları arasındaki farkı göz önünde bulundurarak seçenekleri incelemek.
Doğu Anadolu'da maden çeşitliliği yüksek olmasına rağmen rezervi az ya da metal oranı (tenörü) düşük olan madenlerin işletilmesinin ekonomik olarak kârlı olmayacağı saptanmıştır.
Maden rezervi ile çeşitliliği arasındaki temel ayrımı test eden doğru seçeneği belirlemek için.

Anahtar Kavram

Türkiye'de madenlerin işletilmeye açılması için gerekli olan coğrafi ve ekonomik şartlar ile rezerv-tenör kavramlarının önemi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 74Soru

Türkiye'nin jeopolitik ve coğrafi konumu, doğu ile batı, kuzey ile güney arasında mal ve hizmet akışını kolaylaştırarak farklı ticaret türlerinin gelişmesinde belirleyici olmuştur. Bu durum, Türkiye'nin hem iç pazarlarında hem de uluslararası arenada ticari bir kavşak noktası olmasını sağlamıştır.

Buna göre, aşağıda belirtilen ticari faaliyetlerden hangisi doğrudan "transit ticaret" kapsamında yer alır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Irak'tan karayolu ile gelen ham petrolün, Habur Sınır Kapısı'ndan girip İskenderun Limanı üzerinden İspanya'ya gönderilmesi

Cevap

Irak'tan karayolu ile gelen ham petrolün, Habur Sınır Kapısı'ndan girip İskenderun Limanı üzerinden İspanya'ya gönderilmesi
Transit ticaret, bir dış ülkeden başka bir dış ülkeye gönderilen malların Türkiye topraklarından geçirilerek taşınmasıdır. Irak'tan gelip İskenderun üzerinden İspanya'ya giden ham petrolün taşınması işlemi doğrudan bu tanıma uymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Transit ticaret kavramının tanımını ve kapsamını hatırlayınız.
Transit ticaret, bir ülkeden başka bir ülkeye gönderilen malların, bu ülkeler dışındaki üçüncü bir ülke topraklarından geçerek taşınmasıdır. Ürünün geçiş ülkesinin iç pazarına girmemesi ve orada tüketilmemesi esastır.
Soruda istenen ticaret türünün ayırt edici özelliğini belirlemek.
2
Seçeneklerde verilen ticari faaliyetlerin çıkış, geçiş ve varış noktalarını analiz ediniz.
Irak'tan yola çıkan ham petrolün, Türkiye topraklarını (Habur ve İskenderun) yalnızca bir geçiş güzergahı olarak kullanarak İspanya'ya ulaşması, Türkiye için transit ticaret oluşturur. Diğer seçenekler ise iç ticaret, ithalat veya ihracat faaliyetleridir.
Doğru seçeneği belirlemek ve çeldiricileri elemek.

Anahtar Kavram

Transit Ticaret
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 75Soru

Türkiye'de farklı turizm etkinliklerinin coğrafi dağılışı üzerinde jeolojik yapı, yer şekilleri ve iklim özellikleri gibi doğal faktörler doğrudan etkilidir. Bir turizm şirketi Türkiye'de üç farklı tematik tur rotası belirlemiştir:

* I. Rota: Fay hatlarına bağlı olarak şekillenen sıcak su kaynaklarını ve kaplıca tesislerini kapsayan sağlık turizmi rotası.
* II. Rota: Karstik aşınım ve birikim şekilleri ile antik dönem yerleşmelerinin iç içe geçtiği doğa-kültür rotası.
* III. Rota: Yaz döneminde serin iklim şartları, zengin orman varlığı ve alpin çayırları ile ön plana çıkan yayla turizmi rotası.

Buna göre, coğrafi özellikleri göz önüne alındığında bu rotaların sırasıyla aşağıdaki illerin hangilerinden geçmesi en uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Afyonkarahisar - Denizli - Rize

Cevap

Afyonkarahisar - Denizli - Rize
Sağlık turizmine yönelik fay hatları ve sıcak su kaynaklarının (kaplıca) Afyonkarahisar'da, karstik yer şekilleri (Pamukkale travertenleri) ve antik kentlerin (Hierapolis) Denizli'de, orman ve alpin çayırlar ile yaz serinliğine bağlı yayla turizminin ise Doğu Karadeniz'deki Rize'de bulunması coğrafi açıdan en uygun eşleştirmedir.

Adım Adım Çözüm

1
I. Rota'da belirtilen sağlık turizmi ve kaplıca alanlarının gelişim koşullarını incelemek.
Kaplıcalar ve sıcak su kaynakları jeolojik olarak aktif fay hatlarına bağlıdır. Bu özellik Afyonkarahisar ve Yalova gibi illerde belirgindir, Şanlıurfa veya Edirne'de yaygın değildir.
Sağlık turizminin jeolojik yapı ile ilişkisini kurarak ilk rotayı belirlemek.
2
II. Rota'da belirtilen karstik yer şekilleri ve antik yerleşmelerin yayılışını analiz etmek.
Pamukkale travertenleri (karstik birikim) ve Hierapolis antik kenti Denizli ilinde bir arada bulunur. Trabzon veya Rize bu jeomorfolojik özelliklere sahip değildir.
İkinci rotanın karstik yapı ve kültürel miras birlikteliğine uygunluğunu denetlemek.
3
III. Rota'da belirtilen yayla turizmi koşullarını iklim ve bitki örtüsüyle ilişkilendirmek.
Alpin çayırlar, gür ormanlar ve serin yaz iklimi Doğu Karadeniz bölümünde (Rize, Trabzon) yaygındır. Konya veya Şanlıurfa gibi kurak alanlar bu kriteri karşılamaz.
Üçüncü rotanın iklimsel ve vejetatif sınırlarını tespit ederek doğru eşleştirmeyi tamamlamak.

Anahtar Kavram

Türkiye'de turizm potansiyeli ve varlıklarının jeolojik yapı, yer şekilleri ve iklim özellikleri gibi doğal faktörlerle olan coğrafi ilişkisi.
Soru 76Soru

Türkiye'deki maden işletmeleri ve metalürji tesislerinin kuruluş yerlerinin belirlenmesinde ham maddeye yakınlık, enerji kaynağına yakınlık, ulaşım kolaylığı ve pazarlama imkânları gibi co��rafi faktörler rol oynamaktadır. Buna göre, aşağıda verilen metalürji tesislerini, kuruluş yerlerinin belirlenmesindeki temel coğrafi gerekçelerle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Samsun Bakır İzabe Tesisleri
Ereğli Demir-Çelik Fabrikası
Seydişehir Alüminyum Fabrikası
Elazığ Ferro Krom Fabrikası

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Samsun Bakır İzabe Tesisleri ulaşım kolaylığı ile, Ereğli Demir-Çelik Fabrikası enerji kaynağına yakınlık ile, Seydişehir Alüminyum Fabrikası hem ham maddeye hem enerji kaynağına yakınlık ile, Elazığ Ferro Krom Fabrikası ise doğrudan ham maddeye yakınlık gerekçesiyle eşleşmektedir.
Metalürji tesislerinin kuruluş yerleri incelendiğinde; Samsun Bakır İzabe Tesisleri liman ve demir yolu ulaşım kolaylığı gerekçesiyle, Ereğli Demir-Çelik Fabrikası taş kömürüne (enerji kaynağına) yakınlık gerekçesiyle, Seydişehir Alüminyum Fabrikası hem boksit madenine (ham madde) hem de Oymapınar Barajı'na (enerji) yakınlık gerekçesiyle, Elazığ Ferro Krom Fabrikası ise Guleman krom yataklarına (ham maddeye) yakınlık gerekçesiyle kurulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Tesislerin coğrafi konumlarını ve çevresindeki ham madde ile enerji kaynaklarını belirleme
Samsun ve Ereğli'de işlenen madenlerin yerel rezervi yoktur; Seydişehir ve Elazığ ise maden rezervlerinin bulunduğu alanlardadır.
Madenlerin çıkarıldığı yerler ile işlendiği yerlerin coğrafi analizini yapmak doğru gerekçeleri bulmanın ilk adımıdır.
2
Ereğli ve Samsun tesislerinin kuruluş faktörlerini ayırt etme
Ereğli tesisinin taş kömürüne (enerji kaynağı), Samsun tesisinin ise liman imkânlarına (ulaşım) bağlı olarak kurulduğu saptanır.
Bu iki ilde maden yatağı olmaması, kuruluş yerlerinin ham madde dışı faktörlerle (enerji ve ulaşım) açıklandığını kanıtlar.
3
Seydişehir ve Elazığ tesislerinin yerel kaynaklarla ilişkisini kurma
Seydişehir'de boksit (ham madde) ve Oymapınar Barajı (enerji), Elazığ'da ise Guleman krom yatakları (ham madde) ile eşleştirme yapılır.
Bu tesisler ham madde kaynağına yakınlık ilkesine göre kurulmuştur, Seydişehir'de ayrıca enerji kaynağı entegrasyonu da mevcuttur.

Anahtar Kavram

Türkiye'deki maden işleme tesislerinin kuruluş yeri seçimini etkileyen coğrafi faktörler (ham madde, enerji kaynağı, ulaşım).
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 77Soru

Aşağıda Türkiye'de yer alan bazı önemli turizm varlıkları ile bu varlıkların coğrafi özellikleri ve turizm potansiyelleri verilmiştir. Sol sütundaki turizm varlıklarını, sağ sütundaki uygun coğrafi özellikleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kaçkar Dağları
Pamukkale
Sümela Manastırı
Göbeklitepe

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kaçkar Dağları ile yayla/dağcılık turizmi potansiyeli yüksek olan alan; Pamukkale ile kalsiyum karbonatça zengin termal kaynakların oluşturduğu traverten alanı; Sümela Manastırı ile Trabzon'da kaya yamacına inşa edilmiş tarihi dini yapı; Göbeklitepe ile Şanlıurfa'daki neolitik döneme ait tapınak alanı eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede Kaçkar Dağları yüksek zirveleri ve alpin çayırlarıyla yayla turizmine; Pamukkale termal kaynakların oluşturduğu karstik birikim şekilleriyle sağlık turizmine; Sümela Manastırı Trabzon'da kaya yamacındaki inanç turizmi yapısına; Göbeklitepe ise Şanlıurfa'daki en eski neolitik tapınak alanına karşılık gelmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Doğu Karadeniz'deki dağlık kütlelerin sunduğu turizm olanaklarını analiz etme.
Kaçkar Dağları'nın yüksek zirveleri, alpin çayırları ve buzul aşınım şekilleri (sirk gölleri vb.) nedeniyle yayla turizmi ve dağcılık için en uygun alan olduğu belirlenir. Bu durum ilk açıklama ile eşleşir.
Yüksek dağlık alanların klimatolojik ve jeomorfolojik özelliklerini turizm türleriyle ilişkilendirmek.
2
Ege Bölgesi'ndeki fay hatlarına bağlı gelişen jeotermal kökenli turizm varlığını inceleme.
Denizli'de yer alan Pamukkale'nin, kalsiyum karbonat içeren sıcak suların yüzeye çıkıp buharlaşmasıyla travertenleri oluşturduğu ve termal/sağlık turizmine hizmet ettiği saptanır. Bu durum ikinci açıklama ile eşleşir.
Jeolojik yapıya bağlı oluşan karstik birikim şekilleri ile turizm potansiyeli arasındaki bağı kurmak.
3
Karadeniz Bölgesi'ndeki beşeri ve kültürel inanç turizm yapılarını belirleme.
Trabzon'un Maçka ilçesinde Karadağ eteklerinde sarp bir kayalığa oyularak yapılan tarihi ve dini yapının Sümela Manastırı olduğu anlaşılır. Bu durum üçüncü açıklama ile eşleşir.
Kültür ve inanç turizmi varlıklarının coğrafi konumunu doğru eşleştirmek.
4
Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki prehistorik arkeolojik alanları değerlendirme.
Şanlıurfa sınırları içinde yer alan ve insanlık tarihinin bilinen en eski tapınak kompleksini barındıran arkeolojik sit alanının Göbeklitepe olduğu tespit edilir. Bu durum dördüncü açıklama ile eşleşir.
Dünya kültürel mirası kapsamındaki arkeolojik alanların tarihi ve coğrafi önemini kavramak.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin coğrafi özelliklerine (jeolojik yapı, yer şekilleri, iklim) bağlı olarak gelişen turizm çeşitleri ve bu çeşitlere ait sembol niteliğindeki doğal/kültürel turizm varlıklarının dağılışı.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 78Soru

Türkiye'de 1930-1950 yılları arasında uygulanan devletçi ekonomi politikalarının en önemli mekânsal yansımalarından biri, sanayi yatırımlarının Anadolu'nun iç kesimlerine yayılarak bölgesel dengesizliklerin azaltılmaya çalışılmasıdır. Bu dönemde hazırlanan I. Beş Yıllık Sanayi Planı doğrultusunda kurulan fabrikaların yer seçiminde, ham maddeye yakınlık önemli bir ölçüt olarak kabul edilmiştir.

Buna göre, aşağıda verilen ve 1930-1950 döneminde kurulan sanayi tesislerinden hangisinin kuruluş yerinin belirlenmesinde ham maddeye yakınlık ilkesi etkili olmamıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karabük Demir-Çelik Fabrikası

Cevap

Karabük Demir-Çelik Fabrikası
Karabük Demir-Çelik Fabrikası'nın yer seçiminde ham madde (demir cevheri) değil, demir-çelik sanayisinde yüksek ısı elde etmek için gerekli olan taş kömürü (enerji kaynağı) yataklarına yakınlık belirleyici olmuştur. Fabrikanın ham maddesi olan demir cevheri, Sivas'ın Divriği ilçesinden demir yolu ile taşınmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki dönem (1930-1950) ve coğrafi ölçüt (ham maddeye yakınlık) analiz edilir.
Bu dönemde uygulanan devletçi ekonomi politikaları doğrultusunda kurulan sanayi tesislerinin ham madde kaynakları ile ilişkisi incelenmelidir.
Soruda istenen ham maddeye yakınlık ölçütünün dışındaki yer seçimi faktörünü tespit etmek.
2
Seçeneklerde verilen fabrikaların kuruluş yerleri ve ham madde kaynakları karşılaştırılır.
Nazilli pamuk üretim alanında, Keçiborlu kükürt yataklarında, Turhal şeker pancarı ekim alanında, Ergani ise bakır yataklarında yer alır. Karabük'te ise demir madeni bulunmamaktadır; demir buraya Sivas Divriği'den taşınır.
Her bir tesisin coğrafi yer seçimi faktörünü belirlemek.
3
Karabük'ün yer seçimindeki temel faktör belirlenir.
Karabük'ün tercih edilmesinde Zonguldak'taki taş kömürü yataklarına (enerji kaynağı) yakınlık ve güvenlik faktörleri etkili olmuştur.
Enerji kaynağına yakınlık ilkesi doğrultusunda doğru seçeneğe ulaşmak.

Anahtar Kavram

Türkiye'de sanayi tesislerinin yer seçiminde etkili olan faktörler (ham madde ve enerji kaynağı ilişkisi)
Soru 79Soru

Türkiye’nin iktisat tarihi boyunca uygulanan ekonomi politikaları ve bu politikaların yönünü belirleyen önemli gelişmeler bulunmaktadır. Aşağıda verilen olayları en eskiden en yeniye do��ru kronolojik olarak sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İzmir İktisat Kongresi'nin toplanması (1923), Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı'nın uygulamaya konulması (1934), Devlet Planlama Teşkilatı'nın (DPT) kurulması (1960) ve 24 Ocak Kararları'nın ilan edilmesi (1980) şeklinde sıralanmalıdır.
Türkiye'nin iktisat tarihindeki bu önemli gelişmeler sırasıyla İzmir İktisat Kongresi (1923), Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı (1934), Devlet Planlama Teşkilatı'nın kurulması (1960) ve 24 Ocak Kararları'nın alınması (1980) kronolojisine sahiptir. Bu sıralama Türkiye ekonomisinin liberal arayışlar, devletçilik, planlı dönem ve dışa açık serbest piyasa aşamalarını doğru şekilde yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk dönem politikalarını belirleyin.
İzmir İktisat Kongresi, Cumhuriyet'in ilanından hemen önce 1923 yılında toplanmış ve liberal eğilimli ilk dönem politikalarının temelini atmıştır.
Yeni kurulan devletin ekonomik bağımsızlığını sağlamak ve izlenecek yolu belirlemek amacıyla yapılan ilk büyük organizasyondur.
2
Devletçi döneme geçiş hamlesini bulun.
1929 Dünya Ekonomik Buhranı'nın etkisiyle 1930'larda devletçi politikalara geçilmiş ve bu kapsamda 1934 yılında Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı uygulanmıştır.
Özel sektörün sermaye yetersizliği nedeniyle sanayi yatırımlarının devlet eliyle yürütülmesi amaçlanmıştır.
3
Planlı kalkınma döneminin başlangıcını tespit edin.
1960 yılında Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) kurularak beş yıllık kalkınma planları dönemi başlamıştır.
Ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmayı hızlandırmak için yatırımların koordineli ve planlı şekilde yönetilmesi hedeflenmiştir.
4
Dışa açık serbest piyasa ekonomisine geçişi belirleyin.
1980 yılında ilan edilen 24 Ocak Kararları ile ithal ikameci modelden ihracata dayalı, dışa açık serbest piyasa ekonomisine geçilmiştir.
Ülkedeki döviz darboğazını aşmak ve küresel ekonomiyle entegrasyonu sağlamak amaçlanmıştır.

Anahtar Kavram

Türkiye ekonomisinde dönemler ve politika değişiklikleri
Soru 80Soru

Türkiye’de 1950–1960 yılları arasında uygulanan ekonomi politikaları, liberal ilkelerin ön plana çıktığı, tarımda makineleşmenin ve karayolu taşımacılığının hız kazandığı bir süreci kapsamaktadır.

Bu dönemde uygulanan ekonomi politikalarının mekânsal ve sosyoekonomik sonuçlarıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devlet eliyle planlı sanayileşmeyi hedefleyen Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı uygulamaya konulmuştur.

Cevap

Devlet eliyle planlı sanayileşmeyi hedefleyen Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı'nın uygulamaya konulması
Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı'nın uygulamaya konulması ifadesi yanlıştır çünkü bu plan 1930-1950 devletçilik dönemi içerisinde, 1934 yılında yürürlüğe girmiştir. 1950-1960 Demokrat Parti dönemi ise daha çok serbest piyasa ekonomisi, tarımda makineleşme ve karayolu yatırımları ile karakterize edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Dönemin belirlenmesi
Soruda 1950–1960 yılları arasındaki ekonomi politikaları ve mekânsal sonuçları sorulmaktadır.
Soruyu doğru analiz etmek için hedeflenen tarih aralığının sınırlarını çizmek gerekir.
2
Seçeneklerin analiz edilmesi
Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı 1934 yılında uygulamaya konulmuştur. Bu durum 1930–1950 arasındaki devletçilik dönemiyle ilişkilidir.
Tarihsel kronolojideki uyumsuzluğu bularak yanlış olan seçeneği tespit etmek gerekir.
3
Doğru seçeneğin doğrulanması
Diğer tüm seçenekler (tarımda makineleşme, karayolu yatırımları, kırdan kente göç, DSİ'nin kurulması) 1950–1960 dönemine ait gelişmelerdir.
Çeldiricilerin elenerek cevabın kesinleştirilmesi sağlanır.

Anahtar Kavram

Türkiye'de 1950–1960 dönemi ekonomi politikaları ve coğrafi etkileri
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 4 / 5Sonraki