Ekosistemlerin İşleyişi ve Biyoçeşitlilik

82 soru

Soru 41Soru

Aşağıda Kuzey Yarım Küre'de yer alan bir karasal biyoma ait yıllık sıcaklık ve yağış grafiği verilmiştir.

Buna göre, grafiği verilen biyomda yaşayan canlıların adaptasyon özellikleri ve bu biyomun genel yapısı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sıcaklık ve nem yetersizliğine uyum sağlamak amacıyla kalın kabuklu ve iğne yapraklı ağaçlar geniş yer kaplar.

Cevap

Sıcaklık ve nem yetersizliğine uyum sağlamak amacıyla kalın kabuklu ve iğne yapraklı ağaçlar geniş yer kaplar.
Grafikte verilen sıcaklık ve yağış koşulları Tundra biyomuna aittir. Tundra biyomunda yıl boyunca sıcaklıklar çok düşüktür ve ağaç büyümesini destekleyecek bir sıcaklık veya toprak derinliği bulunmaz. Nem kaybını önlemek için kalın kabuklu ve iğne yapraklı ağaçlardan oluşan ormanlar ise Tundra biyomunun değil, onun daha güneyinde yer alan Tayga (İğne Yapraklı Orman) biyomunun özelliğidir. Bu nedenle bu ifade yanlıştır ve söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Grafikteki sıcaklık ve yağış eğrilerini analiz ederek hangi biyomun temsil edildiğini belirlemek.
Sıcaklığın yılın en az 99 ayı 0C0^\circ\text{C}'nin altında kaldığı, yazın ise en fazla 10C10^\circ\text{C} civarına ulaştığı ve yıllık yağışın 250 mm250\text{ mm}'nin altında olduğu bu grafiğin Tundra biyomuna ait olduğu belirlenir.
Grafikteki iklim özelliklerini doğru tanımlamak biyomun adını ve dolayısıyla canlı adaptasyonlarını tespit etmenin ilk adımıdır.
2
Tundra biyomunun bitki örtüsü ve toprak yapısı ile ilgili adaptasyonları değerlendirmek.
Tundra biyomunda ağaç formunda bitkilerin yetişemeyeceği, bitki örtüsünün likenler ve yosunlardan oluştuğu, donmuş toprak (permafrost) yapısı nedeniyle köklerin sığ kaldığı saptanır.
Seçeneklerde yer alan bitki ve toprak adaptasyonlarının doğruluğunu test etmek için bu bilgilere ihtiyaç duyulur.
3
İğne yapraklı ağaçların dağılış gösterdiği biyomu belirlemek.
İğne yapraklı ve kalın kabuklu ağaçların Tundra'da değil, daha güneydeki Tayga (İğne Yapraklı Orman) biyomunda görüldüğü belirlenir.
Tundra biyomunun sınırlarında ağaç örtüsü bulunmadığı bilgisini kullanarak yanlış olan seçeneği ayırt etmek.

Anahtar Kavram

Tundra Biyomunun İklim, Toprak ve Canlı Adaptasyonu Özellikleri
Soru 42Soru

Karasal biyomların yeryüzündeki coğrafi dağılışında enlem (sıcaklık) faktörü önemli bir rol oynar. Buna göre, aşağıda özellikleri belirtilen karasal biyomları Ekvator'dan kutuplara doğru (alçak enlemlerden yüksek enlemlere doğru) sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama: Tropikal Yağmur Ormanları biyomunun özelliğini belirten birinci tanım, Ilıman Karasal (Step) biyomunun özelliğini belirten ikinci tanım, İğne Yapraklı Orman (Tayga) biyomunun özelliğini belirten üçüncü tanım ve Tundra biyomunun özelliğini belirten dördüncü tanım şeklinde (1 - 2 - 3 - 4) olmalıdır.
Ekvator'dan kutuplara doğru gidildikçe sıcaklık azaldığı için biyomlar sırasıyla Tropikal Yağmur Ormanları, Ilıman Karasal (Step), İğne Yapraklı Orman (Tayga) ve Tundra şeklinde sıralanır.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen biyom tanımlarından hangi biyomların kastedildiğini belirleyin.
Birinci tanım Tropikal Yağmur Ormanlar�� biyomuna, ikinci tanım Ilıman Karasal (Step) biyomuna, üçüncü tanım İğne Yapraklı Orman (Tayga) biyomuna, dördüncü tanım ise Tundra biyomuna aittir.
Tanımlardaki bitki örtüsü ve iklim özellikleri her bir biyom için ayırt edici özelliklerdir.
2
Belirlenen biyomların yeryüzündeki genel enlemsel dağılış aralıklarını bulun.
Tropikal Yağmur Ormanları 0100^\circ - 10^\circ enlemlerinde, Step biyomu 305030^\circ - 50^\circ enlemlerinde, İğne Yapraklı Ormanlar (Tayga) 506050^\circ - 60^\circ enlemlerinde ve Tundra biyomu 607060^\circ - 70^\circ enlemlerinde yayılış gösterir.
Enlemin sıcaklık üzerindeki etkisine bağlı olarak biyomlar Ekvator'dan kutuplara doğru kuşaklar oluşturur.
3
Biyomları Ekvator'dan kutuplara doğru sıralayın.
Alçak enlemlerden yüksek enlemlere doğru sıralama: Tropikal Yağmur Ormanları, Ilıman Karasal (Step), İğne Yapraklı Orman (Tayga) ve Tundra şeklinde gerçekleşir.
Enlem derecelerinin sırasıyla büyümesi Ekvator'dan kutuplara doğru gidişi gösterir.

Anahtar Kavram

Karasal Biyomların Coğrafi Dağılışı ve Enlem İlişkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 43Soru

Deniz ve okyanus ekosistemlerinde biyoçeşitliliğin dikey ve yatay dağılışı; derinlik, ışık geçirgenliği, sıcaklık, basınç ve besin tuzları (nütrient) gibi abiyotik faktörler tarafından kontrol edilmektedir.

Buna göre, dünya denizlerindeki biyoçeşitliliğin dağılışı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi do��rudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kıta sahanlığının geniş olduğu sığ kıyı bölgeleri ve akarsu ağızları, karalardan taşınan organik maddeler ve mineral tuzları bakımından zengin olduğundan biyoçeşitliliğin en yoğun olduğu denizel alanlardır.

Cevap

Kıta sahanlığının geniş olduğu sığ kıyı bölgeleri ve akarsu ağızları, karalardan taşınan organik maddeler ve mineral tuzları bakımından zengin olduğundan biyoçeşitliliğin en yoğun olduğu denizel alanlardır.
Kıta sahanlığının geniş olduğu sığ kıyı bölgeleri ve akarsu ağızlarının organik madde ve mineral tuzları yönünden zengin olması nedeniyle biyoçeşitliliğin en yoğun olduğu alanlar olduğu ifadesi doğrudur. Akarsular karalardan taşıdıkları bol miktarda nütrienti (besin tuzu) nehir ağızlarına bırakır. Ayrıca sığ kıyı sularında güneş ışığı tabana kadar ulaştığı için fotosentez hızı ve buna bağlı olarak birincil üretim ve biyoçeşitlilik en üst seviyededir.

Adım Adım Çözüm

1
Denizlerdeki biyoçeşitliliği etkileyen birincil üretim ve besin kaynağı faktörleri analiz edilir.
Kıyı bölgelerinin ve akarsu ağızlarının besin mineralleri bakımından en zengin alanlar olduğu belirlenir.
Akarsular karalardan koptukları mineralleri kıyıya taşırlar.
2
Işık geçirgenliği ve derinlik ilişkisi değerlendirilir.
Kıta sahanlığının geniş ve sığ olduğu kıyılarda güneş ışığının tabana kadar ulaşabildiği görülür.
Sığ sularda güneş ışığı kırılmadan tabana ulaşarak fotosentezi destekler.
3
Diğer seçeneklerde verilen ekolojik ve çevre sorunları ile ilgili bilgilerin doğruluğu test edilir.
Kıta kayması, azot fiksasyonu, enerji akışı ve ozon tabakası ile ilgili verilen ifadelerin bilimsel olarak yanlış olduğu tespit edilir.
Bu ifadelerin her biri coğrafi ve biyolojik kavram yanılgıları içermektedir.

Anahtar Kavram

Sucul Biyomlarda Biyoçeşitliliğin Dağılışını Etkileyen Faktörler ve Kıyı Bölgelerinin Rolü
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 44Soru

Aşağıda verilen sucul ekosistem alanları ile bu alanların sahip olduğu temel ekolojik özellikleri doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Mercan Resifleri
Nehir Ağızları
Akarsuların Yukarı Çığırı
Bataklık Biyomu

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Mercan Resifleri - Sıcak ve sığ denizlerdeki alg ortak yaşamı ve en yoğun çeşitlilik; Nehir Ağızları - Akarsuların denize döküldüğü yüksek mineralli ve verimli alanlar; Akarsuların Yukarı Çığırı - Yatak eğimi ve akış hızı fazla olan düşük biyoçeşitlilikteki kaynaklar; Bataklık Biyomu - Durgun su ve organik madde birikimi yüksek olan nemli geçiş alanları.
Doğru eşleştirmede; mercan resifleri sığ, sıcak tropikal denizlerde yüksek biyoçeşitliliğe sahip olan alanlarla; nehir ağızları akarsuların denizle buluştuğu ve besin tuzları bakımından zengin ekoton bölgeleriyle; yukarı çığır yüksek akış hızı ve düşük sıcaklık nedeniyle biyoçeşitliliğin zayıf olduğu kaynak kısımlarıyla; bataklık ise durgun su şartlarının hâkim olduğu geçiş kuşağı ekosistemleriyle eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Sucul biyomların genel özelliklerini ve sınıflandırmasını analiz etme.
Mercan resifleri ve nehir ağızlarının denizel/ekoton; yukarı çığır ve bataklıkların ise tatlı su biyomu grubunda yer aldığının belirlenmesi.
Biyomların fiziksel konumlarına göre sınıflandırılması eşleştirmeyi kolaylaştırır.
2
Mercan resiflerinin ekolojik özelliklerini belirleme.
Sıcak, sığ, güneş ışığı alan tropikal denizlerde oluştuklarının ve en yüksek denizel biyoçeşitliliğe sahip olduklarının tespit edilmesi.
Mercan Resifleri teriminin bu özelliklerin açıklandığı tanım ile eşleştirilmesi gerekir.
3
Nehir ağızlarının (estuar/delta) ekolojik önemini inceleme.
Akarsuyun denize döküldüğü ve beraberinde getirdiği minerallerle biyoçeşitliliği en üst seviyeye çıkardığı geçiş kuşağı özelliğinin belirlenmesi.
Bu özelliklerin Nehir Ağızları kavramıyla eşleştirilmesi doğru sonuca ulaştırır.
4
Akarsuların yukarı çığırı ile bataklık biyomunun fiziksel koşullarını karşılaştırma.
Hızlı akışlı ve soğuk sularda biyoçeşitliliğin az olması özelliğinin yukarı çığırla; durgun su ve zengin organik madde içeren geçiş alanlarının ise bataklık biyomuyla eşleştirilmesi.
Geriye kalan kavramların ekolojik özelliklerine göre doğru eşleştirilmesini sağlar.

Anahtar Kavram

Sucul biyomların fiziksel, kimyasal ve ekolojik özelliklerinin biyoçeşitlilik üzerindeki belirleyici etkisi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 45Soru

Aşağıdaki dünya haritasında, Kuzey Yarım Küre'nin yüksek enlemlerinde geniş alan kaplayan iki farklı karasal biyomun yayılış alanları I ve II numaralarla taranarak gösterilmiştir.

Buna göre, haritada gösterilen alanlar ve bu alanlardaki biyom özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I numaralı alanda düşük sıcaklıklara uyum sağlamış, iğne yapraklı ve koni şeklindeki ağaçlardan oluşan orman biyomu bulunurken; II numaralı alanda yılın büyük bölümünde donmuş olan toprağın yazın çözünmesiyle ortaya çıkan liken ve yosunlardan oluşan tundra biyomu yer alır.

Cevap

I numaralı alanda düşük sıcaklıklara uyum sağlamış, iğne yapraklı ve koni şeklindeki ağaçlardan oluşan orman biyomu bulunurken; II numaralı alanda yılın büyük bölümünde donmuş olan toprağın yazın çözünmesiyle ortaya çıkan liken ve yosunlardan oluşan tundra biyomu yer alır.
I numaralı alan sert karasal iklimin hüküm sürdüğü tayga ormanları kuşağını, II numaralı alan ise kutup altı iklimin görüldüğü tundra kuşağını göstermektedir. İğne yapraklı ağaçların konik yapısı soğuğa ve kar yüküne karşı bir adaptasyonken, tundradaki liken ve yosunlar donmuş toprakların kısa süreliğine çözünmesiyle ortaya çıkan bitkilerdir. Dolayısıyla I numaralı alanda iğne yapraklı ormanların, II numaralı alanda ise liken ve yosunların bulunduğunu belirten ifade doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Haritada taranarak gösterilen alanların coğrafi konumlarını ve temsil ettikleri karasal biyomları belirlemek.
I numaralı alan Sibirya ve Kanada'nın sert karasal iklim bölgelerindeki Tayga (İğne Yapraklı Orman) biyomunu, II numaralı alan ise daha kuzeyde kutup dairelerine yakın kıyılardaki Tundra biyomunu temsil etmektedir.
Soruyu doğru analiz edebilmek için öncelikle harita üzerindeki alanların hangi biyomlara karşılık geldiğini saptamak gerekir.
2
Belirlenen biyomların iklim, bitki örtüsü ve adaptasyon özelliklerini karşılaştırmak.
Tayga biyomunda kışlar soğuk geçer, bitki örtüsü düşük sıcaklığa dayanıklı iğne yapraklı ve kar yükünü taşımak için konik yapılı ağaçlardır. Tundra biyomunda ise toprak yılın büyük bölümünde donmuş haldedir; yazın çözünen toprakta liken, yosun ve kısa ömürlü otlar yetişir.
Doğru seçeneği bulmak için biyomların karakteristik bitki örtüsü ve adaptasyon uyumlarını değerlendirmek gerekir.
3
Seçenekleri analiz ederek yanlış olan çeldiricileri elemek ve doğru ifadeyi bulmak.
I numaralı alanda iğne yapraklı konik ağaçların, II numaralı alanda ise donmuş toprağın çözünmesiyle oluşan likenlerin bulunduğunu belirten ifade doğrudur. Diğer seçenekler harita okuma hatası, paleocoğrafya karıştırma, azot fiksasyonu yanılgısı ve sera etkisi kavram kargaşası içermektedir.
Çeldiricilerin neden yanlış olduğunu belirleyerek kesin doğru cevaba ulaşmak.

Anahtar Kavram

Karasal Biyomların İklim, Bitki Örtüsü ve Canlı Adaptasyonları ile İlişkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 46Soru

Karasal biyomların yeryüzündeki dağılışını ve bu biyomlarda yer alan canlıların özelliklerini belirleyen en temel faktör iklimdir. Her biyom, sıcaklık ve yağış koşullarına bağlı olarak kendine özgü bitki ve hayvan topluluklarını barındırır. Aşağıda verilen karasal biyom türleri ile bu biyomlardaki bitki örtüsünün kuraklığa veya soğuğa karşı geliştirdiği karakteristik adaptasyonları doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Savan Biyomu
Çöl Biyomu
Tundra Biyomu
Tayga Biyomu

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Savan Biyomu uzun boylu otlar ve kuraklığa dayanıklı derin köklü ağaçlar ile; Çöl Biyomu su depolayan etli gövde ve dikenli yaprak adaptasyonları ile; Tundra Biyomu donmuş toprağın çözünmesiyle gelişen liken ve yosunlar ile; Tayga Biyomu ise soğuğa dayanıklı cilalı ve iğne yapraklı ağaçlar ile eşleşmektedir.
Eşleştirmede her biyomun iklim şartlarına göre geliştirdiği fizyolojik adaptasyonlar birebir örtüşmektedir. Savan biyomu düzensiz yağışa bağlı derin kök ve uzun otlarla; çöl biyomu susuzluğa karşı kaktüs gibi su depolayan dikenli yapılarla; tundra biyomu donmuş toprağın yazın çözülmesiyle oluşan likenlerle; tayga biyomu ise soğuğa dayanıklı iğne yapraklı yapılarla doğru eşleşmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Biyomların iklim özelliklerini analiz etme
Savan tropikal ama kurak-nemli dönemli; Çöl kurak ve susuz; Tundra kutup altı ve donmuş; Tayga ise soğuk nemli ve sert karasal özellikler gösterir.
Bitkilerin adaptasyon süreçleri doğrudan yaşadıkları bölgenin sıcaklık ve yağış koşullarıyla şekillenir.
2
Karakteristik bitki adaptasyonlarını tespit etme
İğne yaprak soğuğa karşı (Tayga), dikenli ve etli gövde kuraklığa karşı (Çöl), kısa dönemli liken gelişimi donmuş toprağa karşı (Tundra), derin kök ve uzun boylu otlar ise savan yağış rejimine karşı geliştirilmiş adaptasyonlardır.
Her bitki topluluğunun anatomik ve fizyolojik yapısı, iklimsel sınırlandırıcıları aşmaya yöneliktir.
3
Eşleştirmeleri tamamlama
Savan Biyomu ile derin köklü ağaç ve uzun otlar; Çöl Biyomu ile su depolayan dikenli yapraklar; Tundra Biyomu ile donmuş toprağın çözünmesiyle gelişen likenler; Tayga Biyomu ile soğuğa dayanıklı iğne yapraklı ağaçlar eşleştirilir.
Tüm biyomların belirleyici bitki adaptasyonları doğru eşleştirilmiş olur.

Anahtar Kavram

Karasal Biyomların İklim ve Bitki Örtüsü Adaptasyonu İlişkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 47Soru

Tundra ekosisteminde yer alan likenler, lemmingler, kutup tilkileri ve kutup kurtlarından oluşan bir besin zincirinde enerji akışı ve madde döngüsü gerçekleşmektedir. Bu ekosistemdeki enerji akışının yönü, verimliliği ve trofik düzeyler arasındaki ilişkiler dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kutup tilkilerinin bulunduğu ikinci tüketici basamağındaki toplam biyokütle ve kullanılabilir enerji miktarı, lemminglerin bulunduğu birinci tüketici basamağına göre daha azdır.

Cevap

Kutup tilkilerinin bulunduğu ikinci tüketici basamağındaki toplam biyokütle ve kullanılabilir enerji miktarı, lemminglerin bulunduğu birinci tüketici basamağına göre daha azdır.
Kutup tilkilerinin yer aldığı trofik düzey (ikincil tüketiciler), lemminglerin yer aldığı trofik düzeyin (birincil tüketiciler) üzerinde bulunur. Ekolojik piramitlerde üreticilerden tüketicilere doğru gidildikçe (aşağıdan yukarıya) her trofik düzeyde enerjinin yaklaşık %90\%90'ı solunum, metabolizma ve ısı kaybı nedeniyle çevreye yayılır ve bir üst düzeye sadece %10\%10'u aktarılır. Bu nedenle, üst trofik düzeylerdeki toplam kullanılabilir enerji miktarı ve biyokütle, alt düzeylere göre her zaman daha az olur.

Adım Adım Çözüm

1
Ekosistemdeki trofik düzeyleri belirleme.
Likenler üretici (1.1. trofik düzey), lemmingler birincil tüketici (2.2. trofik düzey), kutup tilkileri ikincil tüketici (3.3. trofik düzey) ve kutup kurtları üçüncül tüketicidir (4.4. trofik düzey).
Hangi canlının hangi beslenme seviyesinde olduğunu anlamak enerji akışının yönünü ve aktarılan enerji miktarını yorumlamak için gereklidir.
2
Enerji piramidinin temel kurallarını uygulama.
Üreticilerden tüketicilere doğru gidildikçe aktarılan enerji ve biyokütle azalır (%10\%10 kuralı). Zehirli madde birikimi ise yukarı doğru çıkıldıkça artar.
Ekosistemlerdeki enerji aktarımı termodinamik yasalarına göre verimsizdir ve enerjinin yaklaşık %90\%90'ı solunum ve ısı olarak kaybedilir.
3
Seçenekleri analiz etme.
Kutup tilkilerinin (ikincil tüketici) bulunduğu trofik düzey, lemminglerin (birincil tüketici) düzeyinden daha yukarıda yer aldığı için bu düzeydeki toplam kullanılabilir enerji ve biyokütle daha azdır.
Bu durum enerji piramidinin daralan yapısını ve %10\%10 kuralını doğrular.

Anahtar Kavram

Besin zincirinde trofik düzeyler arasında enerji aktarımı, %10 kuralı ve biyokütle değişimi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 48Soru

Bir mercan resifi ekosistemindeki besin zincirinde yer alan aşağıdaki canlıları, dokularında biriken kimyasal zehirli madde (biyolojik birikim) miktarının en az olandan en fazla olana doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Canlıların dokularında biriken zehirli madde (biyolojik birikim) miktarı, besin zincirinde üreticilerden tüketicilere doğru gidildikçe (aşağıdan yukarıya) artış gösterir. Bu doğrultuda en az birikim üretici olan fitoplanktonlarda görülürken, sırasıyla zooplanktonlar ve sardalyalar üzerinden geçerek en fazla birikim zincirin en üstündeki resif köpekbalıklarında gerçekleşir.
Besin zincirinde yer alan üreticilerden (fitoplankton) başlayıp son tüketicilere (resif köpekbalığı) doğru gidildikçe biyolojik birikim miktarı artış gösterir. Bu nedenle en az zehirli madde birincil üretici basamağında, en fazla zehirli madde ise en üst tüketici basamağında yer alır.

Adım Adım Çözüm

1
Besin zincirindeki canlıların trofik düzeylerini ve rollerini belirleyin.
Fitoplanktonlar üretici, zooplanktonlar birincil tüketici, sardalyalar ikincil tüketici ve resif köpekbalıkları üçüncül tüketici olarak belirlenmiştir.
Biyolojik birikim sırasını tespit etmek için canlıların besin zincirindeki dikey konumunu bilmek gerekir.
2
Ekolojik piramitlerde yukarı doğru çıkıldıkça biyolojik birikim miktarının değişim kuralını uygulayın.
Enerji piramidinde yukarıya doğru gidildikçe enerji kaybı (%10 kuralı) yaşanır ve biyokütle azalırken, organizmaların vücudundan atamadığı toksik maddelerin dokulardaki derişimi (biyolojik birikim) her trofik düzeyde artar.
Trofik düzey ile toksik madde birikimi arasındaki doğru orantılı ilişkiyi kurmak.
3
Canlıları en az biyolojik birikime sahip olandan en fazla olana doğru sıralayın.
Sıralama fitoplanktonlar (üretici) -> zooplanktonlar (birincil tüketici) -> sardalyalar (ikincil tüketici) -> resif köpekbalıkları (üçüncül tüketici) şeklinde gerçekleşir.
Belirlenen ekolojik kurala göre canlıları nihai doğru sırasına yerleştirmek.

Anahtar Kavram

Ekolojik piramitlerde üreticilerden tüketicilere doğru gidildikçe biyolojik birikim (toksik madde konsantrasyonu) artar.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 49Soru

Karasal biyomların yeryüzündeki coğrafi dağılışında enlem derecelerine bağlı olarak değişen sıcaklık ve yağış koşulları belirleyici olmaktadır. Buna göre, aşağıda verilen karasal biyomları Ekvator'dan kutuplara doğru genel yayılış alanlarının enlem derecelerini esas alarak sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sıralama sırasıyla Savan biyomu, Tropikal çöl biyomu, Ilıman yaprak döken orman biyomu ve Tundra biyomu şeklinde olmalıdır.
Karasal biyomların Ekvator'dan kutuplara doğru sıralaması, enlem derecelerine bağlı olarak sıcaklığın azalmasıyla paralellik gösterir. Bu doğrultuda sırasıyla Savan biyomu (102010^\circ-20^\circ), Tropikal çöl biyomu (3030^\circ), Ilıman yaprak döken orman biyomu (306030^\circ-60^\circ) ve Tundra biyomu (607060^\circ-70^\circ) şeklinde dizilim gerçekleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Ekvator'a en yakın biyomun belirlenmesi
Savan biyomu 102010^\circ - 20^\circ enlemlerinde yer aldığı için ilk sıraya yerleştirilir.
Sıralama Ekvator'dan kutuplara doğru yapılacaktır.
2
Dönenceler çevresindeki biyomun belirlenmesi
Tropikal çöl biyomu yaklaşık 3030^\circ enlemlerinde yer alarak ikinci sıraya yerleştirilir.
Yüksek basınç alanlarındaki çöller savanlardan daha yüksek enlemdedir.
3
Orta kuşaktaki biyomun belirlenmesi
Ilıman yaprak döken orman biyomu 306030^\circ - 60^\circ orta kuşak enlemlerinde yer alarak üçüncü sıraya yerleştirilir.
Kutup altı bölgesine geçmeden önceki ılıman kuşak biyomudur.
4
Kutba en yakın biyomun belirlenmesi
Tundra biyomu 607060^\circ - 70^\circ enlemlerinde yer alarak son sıraya yerleştirilir.
Tundra, kutup biyomundan hemen önceki en soğuk karasal biyomdur.

Anahtar Kavram

Karasal biyomların enlemsel dağılışı ve sınırlarını belirleyen iklim koşulları.
Soru 50Soru

Okyanus akıntıları, küresel iklim sisteminde ısı dağ��lımını düzenlemenin yanı sıra deniz ekosistemlerindeki biyoçeşitliliğin ve birincil üretkenliğin dağılışında da hayati bir role sahiptir. Bu akıntılar, okyanuslardaki fiziksel ve kimyasal özellikleri etkileyerek canlıların yaşam alanlarını şekillendirir.

Buna göre, okyanus akıntıları ve bunların su ekosistemlerindeki ekolojik etkileriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sıcak ve soğuk okyanus akıntılarının karşılaşma alanlarında dikey yönlü su hareketlerinin (upwelling) görülmesi ve suyun oksijen ile besin maddesi (plankton) yönünden zenginleşmesi, bu bölgeleri biyoçeşitliliğin en yoğun olduğu alanlar hâline getirir.

Cevap

Sıcak ve soğuk okyanus akıntılarının karşılaşma alanlarında dikey yönlü su hareketlerinin (upwelling) görülmesi ve suyun oksijen ile besin maddesi (plankton) yönünden zenginleşmesi, bu bölgeleri biyoçeşitliliğin en yoğun olduğu alanlar hâline getirir.
Doğru olan ifade, sıcak ve soğuk okyanus akıntılarının karşılaşma alanlarında dikey yönlü su hareketlerinin (upwelling) görülmesi ve suyun oksijen ile besin maddesi yönünden zenginleşmesi nedeniyle biyoçeşitliliğin bu alanlarda en yoğun olduğudur. Bu bölgelerde derinlerden gelen soğuk sular, fosfat ve nitrat gibi besin tuzlarını üst katmanlara taşıyarak fitoplankton patlamasına yol açar. Bu da besin zincirini tetikler ve balık popülasyonunu artırır.

Adım Adım Çözüm

1
Okyanus akıntılarının karşılaştığı alanlardaki dikey yönlü su hareketlerinin (upwelling) ekolojik önemini analiz etmek.
Soğuk ve sıcak akıntıların karşılaştığı alanlarda dikey yönlü yükselici su hareketleri (upwelling) gerçekleşir. Bu hareket dipteki besin tuzlarını (nitrat, fosfat) ışıklı katmana (fotik bölgeye) taşıyarak fitoplankton patlamasına yol açar. Sonuç olarak besin zinciri tetiklenir ve biyoçeşitlilik maksimum düzeye ulaşır.
Okyanus akıntılarının karşılaşma alanlarındaki temel biyolojik üretkenlik mekanizmasını kavramak.
2
Seçeneklerdeki ekolojik piramit, azot döngüsü ve çevre sözleşmeleri gibi kavramları bilimsel doğrularla karşılaştırmak.
Besin zincirinde yukarı doğru gidildikçe enerjinin artmadığı, aksine %10\%10 kuralı gereği her basamakta yaklaşık %90\%90 oranında azaldığı belirlenir. Atmosferdeki serbest azotun (N2N_2) doğrudan solunumla kullanılamayacağı ve Ramsar Sözleşmesi'nin denizleri değil karasal sulak alanları koruduğu gerçeği doğrulanır.
Çeldirici seçeneklerde yer alan yaygın kavramsal yanılgıları elemek.
3
Küresel iklim değişiminin ozon tabakası üzerindeki etkisini ayırt etmek.
Okyanus akıntılarının zayıflamasının sera etkisi ve küresel ısınmayla ilişkili olduğu, ozon tabakasının delinmesiyle doğrudan bir ilgisi olmadığı belirlenir. Ozon seyrelmesi kloroflorokarbon (CFC) gazlarının etkisiyle olur.
Farklı küresel çevre sorunlarının neden-sonuç ilişkilerini doğru analiz etmek.

Anahtar Kavram

Okyanus akıntılarının karşılaşma alanlarındaki upwelling sürecinin denizel biyoçeşitlilik üzerindeki etkisi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 51Soru

Doğadaki ekosistemlerde yaşamın sürekliliği, kesintisiz bir enerji akışına ve madde döngüsüne bağlıdır. Aşağıdaki şemada ekolojik bir piramitte yer alan trofik düzeyler ve bu düzeyler arasındaki enerji aktarımı modellenmiştir.

Buna göre, ekosistemlerdeki enerji akışı ile ilgili;

I. Güneşten gelen enerjinin sisteme üreticiler aracılığıyla giriş yaptıktan sonra trofik düzeyler arasında tek yönlü olarak aktarılması ve bir kısmının ısı olarak çevreye yayılması,
II. Ayrıştırıcıların organik atıkları parçalayarak elde ettikleri enerjiyi tekrar üreticilere aktarması sayesinde enerji akışının kapalı bir döngü halinde sürdürülmesi,
III. Besin zincirinde yukarı doğru çıkıldıkça, solunum ve metabolizma faaliyetleri nedeniyle kaybedilen enerjinin artması sonucu bir üst basamağa aktarılan toplam enerji miktarının azalması

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

Birinci ve üçüncü öncülleri içeren seçenek doğrudur.
Enerji akışının güneşle başlayıp tek yönlü olması ve her trofik düzeyde enerjinin büyük kısmının solunum/ısı kaybıyla azalması nedeniyle birinci ve üçüncü öncüller doğrudur. Ayrıştırıcılar maddeyi döngüye katsa da enerjiyi döngüsel hale getiremezler, bu yüzden ikinci öncül yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Güneş enerjisinin sisteme girişi ve akış yönünü analiz etmek.
Enerji sisteme üreticiler tarafından alınır, besin zinciri boyunca tek yönlü akar ve ısı olarak kaybolur. Birinci öncül doğrudur.
Ekosistemde enerjinin temel kaynağı Güneş'tir ve bu enerji döngüsel değil, tek yönlü bir akış izler.
2
Ayrıştırıcıların enerji akışındaki rolünü değerlendirmek.
Ayrıştırıcılar organik maddeleri inorganik maddelere dönüştürerek madde döngüsünü sağlar ancak enerjiyi tekrar üreticilere geri kazandıramazlar. İkinci öncül yanlıştır.
Enerji akışı tek yönlü olup, ısı şeklinde sistemden çıkan enerji geri dönüştürülemez.
3
Trofik düzeyler arasında yukarı çıkıldıkça aktarılan enerji miktarını incelemek.
Yukarı doğru çıkıldıkça her düzeyde enerjinin yaklaşık %90\%90'ı ısı ve metabolik faaliyetlerle kaybedilir, sadece %10\%10'u aktarılır. Üçüncü öncül doğrudur.
Ekolojik piramitlerdeki %10\%10 kuralına göre yukarı çıkıldıkça aktarılan toplam enerji miktarı azalır.

Anahtar Kavram

Besin Zinciri ve Enerji Akışı Prensipleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 52Soru

Ekosistemlerdeki besin zinciri ve enerji akışı, canlıların beslenme ilişkilerine ve üstlendikleri ekolojik rollere göre şekillenir. Aşağıda, tropikal bir mangrov ekosisteminde yer alan bazı canlılar ve bu canlıların besin zincirindeki işlevsel rolleri verilmiştir. Buna göre, sol sütunda verilen canlılar ile sağ sütunda verilen ekolojik rolleri doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Mangrov ağaçları (fotosentetik bitkiler)
Çürükçül bakteriler ve mantarlar
Yengeçler ve karidesler (döküntüyle beslenen omurgasızlar)
Balıkçıl kuşlar ve yalıçapkınları

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Mangrov ağaçları üreticilerle, çürükçül bakteriler ve mantarlar ayrıştırıcılarla, yengeçler ve karidesler birincil tüketicilerle, balıkçıl kuşlar ve yalıçapkınları ise ikincil/üçüncül tüketicilerle eşleşmelidir.
Mangrov ağaçları güneş enerjisini sabitleyerek besin üreten klorofilli organizmalardır, bu nedenle üretici rolündedir. Çürükçül bakteri ve mantarlar organik kalıntıları inorganik elementlere dönüştürerek ayrıştırıcı rolünü üstlenirler. Mangrov yaprak döküntüleri ve tortularla beslenen karides ve yengeçler birinci tüketici düzeyindedir. Bu omurgasızları avlayan yırtıcı kuşlar ise zincirin daha üstünde yer alan ikincil/üçüncül tüketicilerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Klorofilli organizmalar olan mangrov ağaçlarının besin zincirindeki rolünü analiz etme.
Mangrov ağaçları güneş enerjisini kullanarak organik besin ürettikleri için üretici grubundadır.
Fotosentez yapan bitkiler ekosistemin birincil üreticileridir.
2
Ekosistemdeki mikroorganizmaların (bakteriler ve mantarlar) fonksiyonunu inceleme.
Bu canlılar organik atıkları parçaladıkları için ayrıştırıcı rolü üstlenirler.
Ayrıştırıcılar, organik maddeleri inorganik maddelere dönüştürerek madde döngüsünü kapalı bir sistem haline getirirler.
3
Döküntü ve organik tortularla beslenen yengeçler ve karideslerin konumunu belirleme.
Üreticilerden çıkan organik döküntüleri doğrudan tükettikleri için birincil tüketici (detritivor) düzeyindedirler.
Üretici kaynaklı organik maddeleri tüketen ilk tüketici grubu birincil tüketicilerdir.
4
Diğer hayvanlarla beslenen yırtıcı kuşların (balıkçıllar, yalıçapkınları) trofik düzeyini saptama.
Bu canlılar diğer tüketicileri avladıklarından ikincil veya üçüncül tüketici olarak piramidin üstünde yer alırlar.
Etçil beslenen predatörler, besin zincirinin daha üst trofik basamaklarında konumlanır ve enerjinin en az aktarıldığı gruptadır.

Anahtar Kavram

Ekosistemde besin zinciri boyunca maddelerin ve enerjinin aktarılmasında canlıların üstlendikleri trofik roller ve işlevler.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 53Soru

Aşağıdaki karasal biyomları, bu biyomlara ait karakteristik bitki örtüsü, toprak ve hayvan topluluğu özellikleri ile doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Tayga (İğne Yapraklı Orman) Biyomu
Tundra Biyomu
Savan Biyomu
Çöl Biyomu

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Tayga biyomu soğuğa dayanıklı boreal ormanları ve podzol topraklar ile; Tundra biyomu permafrost topraklar ve likenler ile; Savan biyomu uzun boylu otlar ve zürafa, zebra gibi canlılar ile; Çöl biyomu ise kaktüsler ve susuzluğa dayanıklı develer ile eşleşir.
Doğru eşleştirmeler, biyomların sıcaklık, yağış, toprak tipi ve bu koşullara uyum sağlamış karakteristik canlı türlerinin analizine dayanmaktadır. Tayga boreal ormanları ve podzolle; tundra permafrost topraklar ve likenlerle; savan tropikal uzun otlar ve büyük memelilerle; çöl ise kurakçıl kaktüsler ve develerle doğru şekilde eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci biyomu analiz etme
Tayga biyomunun sert karasal iklimde yetişen iğne yapraklı boreal ormanları, soğuk nemli bölge toprakları olan podzollar ve samur gibi kürk hayvanları ile eşleştiği belirlenir.
Sert karasal iklimin uzun kış koşulları ve iğne yapraklı ağaç formasyonu bu biyomun ayırt edici özellikleridir.
2
İkinci biyomu analiz etme
Tundra biyomunun kutup altı kuşağındaki donmuş permafrost topraklar ve ağaç yetişmesini engelleyen düşük sıcaklıklarda gelişen liken/yosun toplulukları ile eşleştiği belirlenir.
Toprağın yılın büyük bölümünde donmuş olması ve kısa yaz döneminde bataklığa dönüşmesi tundranın temel ekolojik sınırıdır.
3
Üçüncü biyomu analiz etme
Savan biyomunun tropikal kuşaktaki uzun boylu otlar (savanlar), kurak mevsime dayanıklı akasya ağaçları ve zürafa, leopar gibi büyük memeliler ile eşleştiği belirlenir.
Yazı yağışlı tropikal iklim koşulları bu gür ot topluluklarının ve bu otlarla beslenen büyük otoburların varlığını destekler.
4
Dördüncü biyomu analiz etme
Çöl biyomunun yüksek günlük sıcaklık farkları, kurakçıl kaktüsler ve deve gibi su depolayan organizmalarla eşleştiği belirlenir.
Aşırı kuraklık ve su kıtlığı bitki ve hayvanlarda su tasarrufu sağlayan adaptasyonları zorunlu kılar.

Anahtar Kavram

Karasal Biyomların İklim, Toprak, Bitki Örtüsü ve Hayvan Toplulukları ile İlişkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 54Soru

Küresel karbon döngüsünde okyanuslar, atmosferdeki karbondioksit (CO2CO_2) oranının dengelenmesinde hem karbon yutağı hem de karbon kaynağı olarak kritik bir rol oynamaktadır. Okyanus suları ile atmosfer arasındaki karbon alışverişi ve bu karbonun denizel ortamlardaki seyri ile ilgili:

I. Deniz kirliliğinin artması ve deniz suyu sıcaklıklarının yükselmesi, okyanusların atmosferden karbon soğurma kapasitesini azaltarak atmosferik CO2CO_2 birikimini hızlandırır.
II. Denizel organizmaların kabuk ve iskelet yapımı için kalsiyum karbonat (CaCO3CaCO_3) kullanması, karbonun biyosferden litosfere aktarılarak uzun süreli depolanmasını sağlar.
III. Derin deniz tortullarında biriken kireç taşlarının (kalker) tektonik hareketlerle yer altına inmesi ve volkanik faaliyetlerle ergimesi, karbonun tekrar atmosfere salınmasına yol açar.

yargılarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I, II ve III

Cevap

I, II ve III yargılarının tamamı doğrudur.
Üç öncül de karbon döngüsünün farklı küreler aras��ndaki doğal işleyişini doğru bir şekilde açıklamaktadır. Sıcaklığın artması denizlerin karbon yutağı özelliğini azaltır (birinci öncül); canlıların kabuk oluşumu karbonu litosferde depolar (ikinci öncül); kireç taşlarının yitim zonlarında ergimesi volkanizma yoluyla karbonu atmosfere salar (üçüncü öncül).

Adım Adım Çözüm

1
Okyanus sularının sıcaklık değişimi ve kirlilik durumunun gaz çözünürlüğü üzerindeki etkisini analiz etmek.
Sıcaklığı artan ve kirlenen deniz sularında gaz çözünürlüğü azalır. Bu durum, okyanusların atmosferden karbondioksit soğurma kapasitesini düşürerek atmosferdeki karbon birikimini artırır. Dolayısıyla birinci öncül doğrudur.
Sıcaklık ve çözünürlük ilişkisini belirlemek için.
2
Deniz canlılarının kabuk oluşumu sürecini ve bunun karbon depolama fonksiyonunu incelemek.
Deniz canlıları (biyosfer), sudaki karbonu kalsiyum ile birleştirerek kalsiyum karbonat (CaCO3CaCO_3) hâlinde kabuk yapımında kullanır. Canlı öldüğünde bu kabuklar deniz tabanına çökerek litosferin parçası olur ve karbonu uzun s��re depolar. Dolayısıyla ikinci öncül doğrudur.
Biyosferden litosfere karbon geçişini açıklamak için.
3
Jeolojik süreçlerin (tektonik hareketler ve volkanizma) karbon salınımındaki rolünü değerlendirmek.
Deniz tabanında biriken kireç taşları levha tektoniği hareketleriyle (yitim zonlarında) yerin derinliklerine iner, burada yüksek sıcaklık ve basınçla eriyerek volkanik patlamalar vasıtasıyla karbondioksit gazı şeklinde atmosfere geri döner. Dolayısıyla üçüncü öncül doğrudur.
Litosferden atmosfere karbon salınımını belirlemek için.

Anahtar Kavram

Karbonun hidrosfer, litosfer, biyosfer ve atmosfer arasındaki akışı ile bu akışı kontrol eden biyolojik, kimyasal ve jeolojik süreçler.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 55Soru

Karbon ve oksijen d��ngüsünde yer alan aşağıdaki jeolojik ve ekolojik süreçleri, bu süreçlerin döngü üzerindeki etkileri ve küreler arası madde geçişleri ile doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Volkanik patlamalar ve magmatik faaliyetler
Deniz canlılarının kabuk ve iskelet oluşumu
Orman yangınları ve organik maddelerin çürümesi
Kireç taşlarının (kalker) kimyasal yollarla çözünmesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Volkanik patlamalar litosferden atmosfere doğrudan karbon salınımı ile; deniz canlılar��nın kabuk oluşumu hidrosferdeki karbonun tüketilip kalsiyum karbonat olarak litosfere aktarılması ile; orman yangınları ve çürüme biyosferdeki organik karbonun oksijen tüketilerek atmosfere verilmesi ile; kireç taşlarının çözünmesi ise litosferdeki karbonun hidrosfere aktarılması ile eşleşmektedir.
Eşleştirmede volkanizma süreci yer kabuğundaki karbonu atmosfere taşırken; kabuk oluşumu denizdeki karbonu katılaştırıp litosferde depolar; yangınlar ve çürüme biyosferdeki organik karbonu oksijen tüketimiyle karbondioksit olarak atmosfere aktarır; kalker çözünmesi ise litosferdeki karbonu sucul ortama bikarbonat iyonu olarak iletir. Bu eşleştirmeler jeokimyasal döngünün yönünü ve küreler arası geçişleri doğru yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Litosfer ile atmosfer arasındaki jeolojik karbon salınım sürecini tespit etme.
Sonuç: Volkanik patlamalar litosfer kökenli karbonu gaz (CO2CO_2) halinde doğrudan atmosfere aktarır.
Neden: Magmanın yeryüzüne ulaşması ve gaz çıkışları, yer kabuğunun derinliklerindeki karbonun serbest kalmasını sağlar.
2
Hidrosferdeki çözünmüş karbonun tüketilerek litosfere geçiş mekanizmasını inceleme.
Sonuç: Deniz canlılarının kabuk ve iskelet oluşumu, çözünmüş karbonu kalsiyum karbonat (CaCO3CaCO_3) olarak depolar.
Neden: Ekolojik ve biyolojik süreçler sucul ortamlardaki bikarbonatı katılaştırarak litosferde karbon yutağı oluşturur.
3
Biyosferdeki karbonun atmosferik gaza dönüşürken oksijenle olan ilişkisini analiz etme.
Sonuç: Orman yangınları ve çürüme süreçleri serbest oksijeni tüketip karbondioksit üretir.
Neden: Organik maddelerin yanması veya mikroorganizmalarca ayrıştırılması (solunum/çürüme) kimyasal olarak oksijen kullanımını ve karbondioksit çıkışını gerektirir.
4
Kayaç kimyasının küreler arası karbon transferine etkisini belirleme.
Sonuç: Kireç taşlarının asidik sularla çözünmesi karbonu hidrosfere iyon olarak taşır.
Neden: Kimyasal ayrışma litosferdeki katı karbonu hidrosfere bikarbonat iyonları şeklinde aktaran temel süreçtir.

Anahtar Kavram

Karbon ve oksijen döngüsünde litosfer, atmosfer, hidrosfer ve biyosfer arasındaki madde alışverişleri ile bu süreçlerde elementlerin açığa çıkma (kaynak) ve depolanma (yutak) durumları.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 56Soru

Ekosistemlerdeki azot döngüsünde gerçekleşen bazı süreçlere ilişkin şu bilgiler verilmiştir:

I. Baklagiller gibi bazı karasal bitkiler, atmosferin yüzde 78'ini oluşturan serbest azot gazını (N2N_2) yapraklarındaki gözenekler (stomalar) yoluyla doğrudan bünyelerine alıp protein sentezinde kullanabilirler.
II. Yıldırım, şimşek ve volkanik faaliyetler gibi yüksek enerjili fiziksel olaylar, atmosferik azotun oksijenle birleşmesini sağlayarak toprağa nitrat (NO3NO_3^-) şeklinde ulaşmasına (abiyotik fiksasyon) neden olur.
III. Toprağın aşırı sulanması veya sıkışması sonucu oluşan oksijensiz (anaerobik) ortamlarda, bazı bakteriler topraktaki nitrat bileşiklerini serbest azot gazına (N2N_2) dönüştürerek atmosfere geri verir.

Buna göre, yukarıda verilen döngüsel aşamalardan hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II ve III

Cevap

Yıldırım ve şimşek gibi yüksek enerjili olayların abiyotik fiksasyonu sağladığını belirten açıklama ile anaerobik ortamlarda denitrifikasyon bakterilerinin azotu atmosfere geri verdiğini belirten açıklama doğrudur.
Yıldırım ve şimşek gibi fiziksel olayların atmosferdeki azotu oksijenle birleştirip yağışlarla toprağa nitrat şeklinde ulaştırması abiyotik fiksasyondur. Ayrıca, toprağın havasız kalması durumunda denitrifikasyon bakterilerinin nitratı serbest azot gazına dönüştürerek atmosfere vermesi denitrifikasyon sürecidir. Dolayısıyla bu iki süreci açıklayan ifadeler bilimsel olarak doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci öncülün doğruluğunu kontrol etme
Birinci öncül yanlıştır.
Bitkiler ve diğer gelişmiş canlılar atmosferdeki serbest azotu (N2N_2) doğrudan yaprakları veya solunum organları vasıtasıyla bünyelerine katamazlar. Azotun öncelikle toprağa bağlanması (fiksasyon) ve amonyum (NH4+NH_4^+) veya nitrat (NO3NO_3^-) formuna dönüştürülmesi gerekir.
2
İkinci öncülün doğruluğunu kontrol etme
İkinci öncül doğrudur.
Yıldırım ve şimşek gibi atmosferik elektrik deşarjları ile volkanik patlamalar, havada bulunan serbest azotu oksijenle birleştirerek nitrik asit oluşturur. Bu asit yağışlarla toprağa ulaşarak nitrat (NO3NO_3^-) tuzlarına dönüşür. Bu süreç abiyotik (fiziksel) azot fiksasyonudur.
3
Üçüncü öncülün doğruluğunu kontrol etme
Üçüncü öncül doğrudur.
Denitrifikasyon süreci, topraktaki kullanılabilir azot bileşiklerinin (özellikle nitratın) anaerobik (oksijensiz) koşullarda yaşayan bakteriler tarafından parçalanarak serbest azot gazına (N2N_2) dönüştürülmesi ve atmosfere verilmesidir. Toprağın aşırı sulanması veya aşırı sıkışması oksijensiz ortam yaratarak bu süreci hızlandırır.

Anahtar Kavram

Azot döngüsündeki fiksasyon (bağlama), nitrifikasyon ve denitrifikasyon süreçlerinin kimyasal ve biyolojik mekanizmaları ile canlıların azotu doğrudan kullanamaması kuralı.
Soru 57Soru

20° Doğu boylamı boyunca Ekvator çizgisinden başlayarak Kuzey Kutbu'na doğru kesintisiz bir şekilde ilerleyen bir araştırma heyetinin, yolculuğu sırasında karşılaşacağı karasal biyomları ilk karşılaşılandan son karşılaşılana doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Ekvatoral Yağmur Ormanı Biyomu -> Savan Biyomu -> Çöl Biyomu -> İğne Yapraklı Orman Biyomu
20° Doğu boylamı boyunca güneyden kuzeye doğru gidildikçe enlemin etkisine bağlı olarak iklim kuşakları değişir. Bu doğrultuda sırasıyla Ekvatoral Yağmur Ormanı Biyomu (Kongo Havzası), Savan Biyomu (Orta Afrika), Çöl Biyomu (Büyük Sahra) ve İğne Yapraklı Orman Biyomu (Kuzey Avrupa / İskandinavya) ile karşılaşılır.

Adım Adım Çözüm

1
Ekvator bölgesindeki başlangıç noktasının tespit edilmesi
Araştırma heyetinin 0° enlemindeki başlangıç noktasında Ekvatoral Yağmur Ormanı Biyomu bulunur.
Ekvator çevresindeki Kongo Havzası bu boylam üzerinde yer alan ilk duraktır.
2
Kuzeye doğru hareket edilerek savan kuşağının belirlenmesi
Ekvatoral kuşağın hemen kuzeyinde yer alan savan biyomuna ulaşılır.
10° ile 20° enlemleri arasındaki yarı nemli tropikal iklim bölgesi savan biyomunun yayılış alanıdır.
3
Dinamik yüksek basınç kuşağındaki çöl alanlarının belirlenmesi
Kuzeye doğru devam edildiğinde Büyük Sahra Çölü'ne (Çöl Biyomu) ulaşılır.
30° enlemleri çevresinde alçalıcı hava hareketlerine bağlı olarak çöl iklimi ve biyomu hakimdir.
4
Yüksek enlemlerdeki sert karasal kuşağın tespit edilmesi
Avrupa'nın kuzeyine ulaşıldığında İğne Yapraklı Orman Biyomu (Tayga) ile karşılaşılır.
Sert karasal iklimin yaşandığı 50°-60° enlemlerinde iğne yapraklı tayga ormanları yer alır.

Anahtar Kavram

Karasal biyomların enlemsel dağılışında iklim kuşaklarının etkisi

Alternatif Yöntem

Sıralama sorularında karasal biyomların yayılış gösterdiği iklim tiplerinin (Ekvatoral, Savan, Çöl, Sert Karasal) enlem derecelerini hatırlayarak 0°'den 90°'ye doğru bir matematiksel sıralama yapmak hata yapma riskini azaltır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 58Soru

Azot döngüsü sürecinde gerçekleşen kimyasal ve biyolojik değişimler ile bu değişimlerde doğrudan rol oynayan etmenlerin doğru eşleştirilmesi gerekmektedir.

Aşağıda sol sütunda verilen azot döngüsü süreçlerini, sağ sütundaki bu süreçlerin gerçekleşmesini sağlayan doğru etmenlerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Atmosferik serbest azot gazının (N2N_2) yüksek enerji açığa çıkaran şok dalgaları eşliğinde oksijenle birleşerek nitrik aside dönüşmesi ve yağ��şlarla toprağa taşınması
Baklagillerin kök yumrularında yaşayan organizmalar tarafından havadaki serbest azot gazının doğrudan organik azot bileşiklerine dönüştürülerek toprağa bağlanması
Toprakta bulunan amonyağın (NH4+NH_4^+) sırasıyla önce nitrite (NO2NO_2^-), ardından bitkilerin kökleriyle alabileceği nitrat (NO3NO_3^-) tuzlarına dönüştürülmesi
Toprakta ve sudaki aşırı nitratın, oksijensiz solunum yapan mikroorganizmalar yardımıyla serbest azot gazına (N2N_2) dönüştürülerek atmosfere geri verilmesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru eşleştirme şu şekildedir: Atmosferik serbest azot gazının yüksek enerji açığa çıkaran şok dalgaları eşliğinde oksijenle birleşmesi ve yağışlarla toprağa taşınması süreci Yıldırım ve şimşek olayları ile; Baklagillerin kök yumrularında yaşayan organizmalar tarafından havadaki serbest azot gazının doğrudan organik azot bileşiklerine dönüştürülerek toprağa bağlanması süreci Rhizobium bakterileri ile; Toprakta bulunan amonyağın sırasıyla önce nitrite, ardından bitkilerin kökleriyle alabileceği nitrat tuzlarına dönüştürülmesi süreci Nitrifikasyon bakterileri ile; Toprakta ve sudaki aşırı nitratın, oksijensiz solunum yapan mikroorganizmalar yardımıyla serbest azot gazına dönüştürülerek atmosfere geri verilmesi süreci ise Denitrifikasyon bakterileri ile eşleşir.
Süreçlerin kimyasal formları ve biyolojik rolleri göz önüne alındığında, yüksek enerjili atmosferik olaylar yıldırım ve şimşekler ile; baklagillerin kök yumrularındaki fiksasyon Rhizobium bakterileri ile; amonyağın nitrata dönüşümü kemosentetik nitrifikasyon bakterileri ile; topraktaki azotun atmosfere gaz olarak verilmesi ise anaerobik denitrifikasyon bakterileri ile tam olarak eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Abiyotik (fiziksel) azot fiksasyonunun belirlenmesi
Atmosferik azotun yüksek enerji dalgaları ile oksitlenip yağışlarla toprağa inmesi süreci olan birinci ifade, yıldırım ve şimşek olayları ile eşleştirilir.
Yıldırım ve şimşekler, atmosferdeki serbest azotun kimyasal olarak oksitlenmesini sağlayan abiyotik azot fiksasyonunun temel kaynaklarındandır.
2
Biyotik (biyolojik) azot fiksasyonunun belirlenmesi
Baklagillerin köklerinde ortak yaşam sürerek havadaki serbest azotu doğrudan toprağa bağlayan ikinci ifade, Rhizobium bakterileri ile eşleştirilir.
Rhizobium bakterileri baklagillerle mutualist yaşayarak biyolojik azot fiksasyonunu gerçekleştirir.
3
Nitrifikasyon aşamasının belirlenmesi
Topraktaki amonyağın sırasıyla önce nitrite, ardından bitkilerin alabileceği nitrata dönüştürülmesi olan üçüncü ifade, nitrifikasyon bakterileri ile eşleştirilir.
Amonyağın bitkilerce kullanılabilir nitrata dönüşmesi sürecine nitrifikasyon, bu süreçte rol alan bakterilere nitrifikasyon bakterileri denir.
4
Denitrifikasyon aşamasının belirlenmesi
Toprakta ve sudaki nitratın parçalanarak tekrar gaz halinde atmosfere salınması olan dördüncü ifade, denitrifikasyon bakterileri ile eşleştirilir.
Azot döngüsünde serbest azot gazının atmosfere geri verilmesi işlemini sadece denitrifikasyon bakterileri gerçekleştirir.

Anahtar Kavram

Azot döngüsündeki fiziksel ve biyolojik süreçler ile bu süreçlerde görev alan mikroorganizmaların işlevleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 59Soru

Aşağıdaki dünya haritasında, Kuzey Yarım Küre'nin yüksek enlemlerinde geniş bir kuşak oluşturan belirli bir karasal biyomun coğrafi dağılışı taranarak gösterilmiştir.

Haritada dağılışı gösterilen bu biyom ve bu biyomdaki ekolojik özellikler ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sert kış şartlarına uyum sağlamış, soğuğa dayanıklı iğne yapraklı ağaçlardan oluşan ormanlar (tayga) ile bu ormanlar altında gelişen podzol topraklar, biyomun en belirgin özelliklerindendir.

Cevap

Sert kış şartlarına uyum sağlamış, soğuğa dayanıklı iğne yapraklı ağaçlardan oluşan ormanlar (tayga) ile bu ormanlar altında gelişen podzol topraklar, biyomun en belirgin özelliklerindendir.
Haritada koyu renkli olarak taranmış alanlar iğne yapraklı orman (tayga/boreal ormanlar) biyomunun yayılış alanıdır. Bu biyom, sert karasal iklimin hüküm sürdüğü yüksek enlemlerde (Kanada, İskandinavya ve Sibirya) görülür. Düşük sıcaklıklara dayanıklı çam, göknar ve ladin gibi iğne yapraklı ağaçlar bu biyomun karakteristik bitki örtüsüdür. Soğuk ve nemli iklim koşullarında yıkanmanın etkisiyle oluşan podzol topraklar da bu biyomun zeminini kaplar. Dolayısıyla iğne yapraklı ağaçlardan oluşan ormanlar ve podzol topraklar ifadesi doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Haritada taranmış olarak gösterilen bölgenin coğrafi konumu ve iklim özelliklerini analiz etmek.
Haritada taranmış alanlar Kanada'nın kuzey kesimleri, İskandinavya ve Sibirya'yı kapsamaktadır. Bu alanlar sert karasal iklimin hâkim olduğu bölgelerdir.
Bölgenin hangi biyom tipine ait olduğunu belirlemek için konum ve iklim ilişkisini kurmak gerekir.
2
Sert karasal iklim bölgelerinde görülen biyom türünü ve bunun bitki örtüsü ile toprak yapısı özelliklerini belirlemek.
Bu iklim tipinde iğne yapraklı orman (tayga) biyomu yaygındır. Nemli ve soğuk bu iklim şartlarında podzol adı verilen toprak tipi gelişmiştir.
Biyomun canlılar ve cansız çevre unsurları (toprak) arasındaki karakteristik ilişkilerini tespit etmek için.
3
Seçenekleri inceleyerek doğru olan biyom özelliğini doğrulamak ve yanlış seçeneklerdeki kavramsal yanılgıları ayırt etmek.
İğne yapraklı ormanlar ve podzol topraklar biyomun temel özelliklerindendir ifadesi kesin olarak doğrudur.
Sorunun doğru cevabına ulaşmak ve diğer çeldiricilerdeki paleocoğrafya, azot döngüsü, ozon tabakası ve heyelan/erozyon yanılgılarını elemek.

Anahtar Kavram

İ��ne yapraklı orman (tayga) biyomunun coğrafi dağılışı, iklim, toprak ve bitki örtüsü adaptasyonları.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 60Soru

Gideğeni (göl ayağı) bulunmayan kapalı havza göllerinin suları kimyasal açıdan tuzlu, sodalı veya acı özellik gösterdiğinden, bu göllerdeki biyoçeşitlilik ve canlı türü çeşitliliği gideğeni olan tatlı su göllerine kıyasla daha zengindir.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: False

Cevap

Verilen ifade yanlıştır. Suları tatlı olan açık havza göllerindeki biyoçeşitlilik, suları tuzlu, sodalı veya acı olan kapalı havza göllerine göre her zaman daha fazladır.
İfade yanlıştır çünkü gideğeni bulunmayan göllerin sularında yüksek oranda tuz ve soda birikir. Bu olumsuz kimyasal koşullar sucul biyomlardaki canlı çeşitliliğini kısıtlayıcı bir etki yapar. Bu sebeple tatlı su gölleri biyoçeşitlilik açısından kapalı havza göllerinden çok daha zengindir.

Adım Adım Çözüm

1
Göl gideğeni ve havza özelliklerinin suyun kimyasal yapısına etkisini belirleme
Gideğeni olan göllerin suları tatlı olurken, gideğeni olmayan kapalı havza göllerinin suları tuzlu, sodalı veya acıdır.
Gölün gideğeninin olması suyun sürekli devridaim yapmas��nı sağlayarak aşırı tuzlanma ve mineral birikimini önler.
2
Suyun kimyasal yapısı ile sucul biyoçeşitlilik arasındaki ilişkiyi kurma
Tatlı su gölleri çok çeşitli bitki ve hayvan türünün yaşamasına uygun bir ortam sunarken, aşırı tuzlu ve sodalı göllerde yalnızca bu uç koşullara adapte olabilmiş sınırlı sayıda canlı türü yaşayabilir.
Yüksek kimyasal oranlar organizmaların osmoregülasyon sistemlerini olumsuz etkiler ve yaşam alanını daraltır.

Anahtar Kavram

Göllerin havza yapısı ve su kimyasının sucul biyoçeşitlilik üzerindeki belirleyici etkisi
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 3 / 5Sonraki
Ekosistemlerin İşleyişi ve Biyoçeşitlilik Alıştırma Soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) — Sayfa 3 | Examkin