Hz. Muhammed ve Örnekliği

66 soru

Soru 1Soru

Hz. Muhammed’in risalet hayatındaki uygulama ve örneklerin İslam hukukuna ve günlük yaşama yansımalarını gösteren aşağıdaki durumları, temsil ettikleri peygamberlik görevleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kur’an-ı Kerim’de miras paylaşımında ninenin alacağı paya dair açık bir belirleme bulunmamasına rağmen, Hz. Peygamber’in kendisine getirilen bir dava üzerine nineye altıda bir oranında pay verilmesine hükmederek dinî-hukuki bir kural tesis etmesi.
Hz. Aişe’ye Hz. Peygamber’in karakteri sorulduğunda 'Onun ahlakı Kur’an’dı.' diyerek; onun Kur'an’daki dürüstlük, ahde vefa, adalet ve tevazu gibi ilkeleri bizzat kendi hayatında somutlaştırıp topluma rehberlik etmesini anlatması.
Kur'an-ı Kerim'de yer alan 'beyaz iplik siyah iplikten ayırt edilinceye kadar yiyin için' ayetindeki ifadenin mecazi anlamını açıklamak adına Hz. Peygamber'in, buradaki ipliklerden kastın 'gecenin karanlığı ile gündüzün aydınlığı' olduğunu beyan etmesi.
Hz. Peygamber’in, Mekke müşriklerinin her türlü baskı, boykot ve dünyevi tekliflerine rağmen, vahiy yoluyla kendisine ulaştırılan ayetleri hiçbir eksiltme veya ekleme yapmaksızın insanlara açıkça duyurmaya devam etmesi.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Ninenin miras payının belirlenmesi Teşri göreviyle, Kur'an ahlakının yaşanarak gösterilmesi Temsil göreviyle, oruç ayetindeki kapalı ifadenin açıklanması Tebyin göreviyle ve vahiylerin doğrudan duyurulması Tebliğ göreviyle eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede; Kur'an'da hükmü bulunmayan bir konuda kanun niteliğinde karar verilmesi Teşri; Kur'an ahlakının hayat tarzıyla somutlaştırılması Temsil; kapalı kalmış mecazi bir ifadenin açıklanması Tebyin; vahyin aynen ulaştırılması ise Tebliğ ile eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Ninenin miras payı ile ilgili hukuki hükmü analiz edin.
Bu durum, Kur'an'da yer almayan bir hususta Hz. Peygamber'in doğrudan bir hüküm/kural koyduğunu göstermektedir. Bu doğrudan Teşri (hüküm koyma) görevidir.
Teşri, şer'i kurallar koyma yetkisini ifade eder.
2
Hz. Aişe'nin ahlak vurgusunu analiz edin.
Peygamber'in ahlaki ilkeleri kendi şahsında somutlaştırması, İslam'ı temsil etmesi ve örnek olması anlamına gelmektedir. Bu durum Temsil görevidir.
Temsil, dinin emirlerini bizzat yaşayarak model oluşturmaktır.
3
Beyaz ve siyah iplik örneğindeki açıklamayı analiz edin.
Ayette geçen kapalı bir kavramın netleştirilmesi, ayetin tefsir edilmesi anlamına gelir. Bu da Tebyin görevidir.
Tebyin, Kur'an'ın açıklanması ve kapalı kısımlarının izah edilmesidir.
4
Vahyin müşriklere değiştirilmeden aktarılmasını analiz edin.
İlahi mesajın doğrudan insanlara ulaştırılması eylemidir. Bu eylem Tebliğ görevidir.
Tebliğ, mesajı olduğu gibi hedef kitleye duyurmaktır.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in peygamberlik görevlerinin (Teşri, Temsil, Tebyin, Tebliğ) tanımları ve somut tarihi örnekler üzerinden ayırt edilmesi.
Soru 2Soru

İslam düşünce tarihinde Hz. Muhammed'in konumu ele alınırken, onun hem vahiy alan bir elçi (resul) hem de toplum içinde yaşayan bir insan (beşer) olduğu vurgulanır. Tarihsel süre��te bu iki yönün sınırlarının doğru tayin edilememesi, ifrat ve tefrit boyutunda çeşitli dinî yorumların ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır. Örneğin, onun peygamberlik y��nünü tamamen göz ardı edip onu sıradan bir postacı gibi gören yaklaşım ile onun beşerî sınırlarını aşındırarak ona aşkın/ilahüstü nitelikler atfeden yaklaşım İslam'ın tevhit ilkesiyle çelişmektedir. Bu bağlamda, Hz. Muhammed’in peygamberlik yönünün doğru anlaşılması, dinin hem korunması hem de pratik hayatta uygulanabilmesi için hayati önem taşımaktadır.

Buna göre, Hz. Muhammed’in hayatından verilen;

I. Vahyi yalnızca insanlara iletmekle kalmayıp onu kendi hayatında uygulayarak somutlaştırması ve açıklaması,
II. Toplumsal meselelerde vahiy dışı konularda da kendi görüşlerini beyan edebilmesi ve gerektiğinde sahabeyle istişare etmesi,
III. Kur'an'ın genel ilkelerini pratik hayata aktarırken dinî konularda hüküm koyma (teşri) yetkisinin bulunması

durumlarından hangileri doğrudan onun peygamberlik (risalet) yönüyle ilişkilidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

I ve III
I ve III öncüllerinde yer alan ifadeler doğrudur. Vahyin açıklanması (tebyin), yaşanarak örnek olunması (temsil) ve dinî konularda hüküm konulması (teşri) doğrudan Hz. Muhammed'in peygamberlik (risalet) yönünün ve kendisine verilen ilahi vazifenin birer yansımasıdır. Vahiy dışı konularda fikir beyan etmek ve istişarede bulunmak ise peygamberin beşerî (insani) yönünün kapsamına girmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Öncelikle sorudaki durumların Hz. Muhammed'in peygamberlik (risalet) ve beşerî (insanî) yönleriyle nasıl ilişkilendirileceğini belirlemek gerekir.
Peygamberlik yönü vahiy almaya, dinî açıklamalar yapmaya (tebyin), dinî hükümler koymaya (teşri) ve dini bizzat yaşayarak örnek olmaya (temsil) dayanırken; beşerî yönü ise onun yemek yemesi, evlenmesi, ticaret yapması, vahiy dışı konularda kendi fikrini beyan etmesi ve istişarelerde bulunması gibi insani özelliklerini kapsar.
Soruda hangi öncüllerin doğrudan risalet yönüyle ilgili olduğunu tespit etmek için bu kavramsal ayrımın yapılması şarttır.
2
Birinci öncülün incelenmesi: 'Vahyi yalnızca insanlara iletmekle kalmayıp onu kendi hayatında uygulayarak somutlaştırması ve açıklaması' durumu değerlendirilir.
Bu durum, Hz. Muhammed'in dinî açıklamada bulunma (tebyin) ve dinî yaşantısıyla örnek olma (temsil) görevlerini ifade eder. Bu görevler peygamberlik sıfatının doğrudan bir sonucudur.
Vahyin açıklanması ve uygulanması insani bir tercih değil, ilahi görevlendirmenin (risaletin) bir parçasıdır.
3
İkinci öncülün incelenmesi: 'Toplumsal meselelerde vahiy dışı konularda da kendi görüşlerini beyan edebilmesi ve gerektiğinde sahabeyle istişare etmesi' durumu analiz edilir.
Bu durum, Hz. Muhammed'in vahye dayanmayan, insani tecrübe ve aklıyla verdiği kararları temsil eder (örneğin Bedir Savaşı'nda ordugahın yeri konusundaki istişareler). Dolayısıyla doğrudan beşerî yönüyle ilgilidir.
Risalet yönü vahiy ve ilahi koruma altındayken, vahiy dışı konulardaki görüş beyanları peygamberin insani aklının ve toplumsal kimliğinin bir yansımasıdır.
4
Üçüncü öncülün incelenmesi: 'Kur'an'ın genel ilkelerini pratik hayata aktarırken dinî konularda hüküm koyma (teşri) yetkisinin bulunması' durumu değerlendirilir.
Teşri (hüküm koyma) yetkisi, Hz. Muhammed'e Allah tarafından bahşedilen dinî bir yetkidir. Bu yetki sıradan bir insanda bulunamaz, sadece vahye muhatap olan peygambere aittir.
Dinde haram ve helal sınırlarını belirleme veya Kur'an'da detaylandırılmayan hususlarda hüküm verme yetkisi peygamberlik yönünün en belirgin özelliklerindendir.
5
Elde edilen sonuçların birleştirilmesi sağlanır.
Birinci ve üçüncü öncüller doğrudan peygamberlik (risalet) yönüyle ilişkiliyken, ikinci öncül beşerî yönüyle ilişkilidir.
Doğru seçeneğe ulaşmak için doğrudan risalet kapsamında kalan öncüller bir araya getirilir.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in beşerî ve peygamberlik yönleri arasındaki temel ayrımlar ve bu yönlerin dinî görevlerle (tebyin, temsil, teşri vb.) ilişkisi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 3Soru

Hz. Muhammed'in (s.a.v.) peygamberlik görevleri ile ilgili araştırma yapan bir öğrenci, kaynaklarda şu örneklere ulaşmıştır:

I. Kur'an-ı Kerim'de yer alan 'orta namaz' (salât-ı vustâ) ifadesinin ikindi namazı olduğunu sahabeye açıklayarak kapalı bir kavramı anlaşılır kılması
II. Allah'tan vahiy yoluyla aldığı ilahi mesajları hiçbir eksiltme veya ekleme yapmaksızın insanlara ulaştırıp duyurması
III. Kur'an'da doğrudan helal veya haram olduğu belirtilmeyen evcil eşek etinin tüketilmesini yasaklayan bir kural koyması
IV. Ticaret yaparken son derece dürüst davranması ve verdiği sözü tutarak güvenilir bir şahsiyet olarak çevresine rehberlik etmesi

Buna göre, öğrencinin ulaştığı bu örnekler ile Hz. Peygamber'in görevleri (tebliğ, tebyin, teşri, temsil) aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I: Tebyin, II: Tebliğ, III: Teşri, IV: Temsil

Cevap

I: Tebyin, II: Tebliğ, III: Teşri, IV: Temsil
Hz. Peygamber'in 'orta namaz' ifadesini açıklaması kapalı bir hususu aydınlattığı için tebyin; ilahi mesajları eksiksiz ulaştırması tebliğ; Kur'an'da olmayan bir yasak koyması yeni bir hüküm getirdiği için teşri; dürüst davranarak rehberlik etmesi ise yaşantısıyla örnek olduğu için temsil göreviyle doğrudan ilişkilidir. Dolayısıyla doğru eşleştirme; I numaralı örneğin tebyin, II numaralı örneğin tebliğ, III numaralı örneğin teşri ve IV numaralı örneğin temsil şeklinde yapıldığı seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Örneklerin peygamberlik görevleri açısından analiz edilmesi
I numaralı örnekte kapalı bir Kur'an kavramının açıklanması (tebyin), II numaralı örnekte vahyin ulaştırılması (tebliğ), III numaralı örnekte yeni bir hüküm konulması (teşri) ve IV numaralı örnekte yaşantıyla örnek olunması (temsil) durumları belirlenir.
Her bir tarihsel örneğin Hz. Peygamber'in hangi rolüne karşılık geldiğini tanımlamak.
2
Kavramların doğru görev tanımlarıyla eşleştirilmesi
I -> Tebyin, II -> Tebliğ, III -> Teşri, IV -> Temsil eşleştirmesi elde edilir.
Tespit edilen durumların peygamberlik görevlerinin teorik tanımlarıyla örtüştürülmesi.
3
Eşleştirmenin seçenekler üzerinden kontrol edilmesi
Eşleştirmenin tam olarak sağlandığı seçeneğin belirlenmesi sağlanır.
Doğru seçeneğe ulaşmak.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in peygamberlik görevleri (tebliğ, tebyin, teşri, temsil) ve bunların pratik uygulamaları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4Soru

İslam dininin temel kaynağı olan Kur'an-ı Kerim'de inanç, ibadet ve sosyal hayata dair bazı genel hükümler yer alır. Ancak bu hükümlerin birçoğunun uygulama biçimi ve detayları doğrudan belirtilmemiştir. Örneğin Mâide suresinin 38. ayetinde hırsızlık suçunun cezası genel bir ilke olarak konulmuş; fakat bu cezanın hangi miktardaki hırs��zlıklarda, çalınan malın koruma altında olup olmaması gibi hangi şartlarda ve elin tam olarak neresinden kesilerek uygulanacağı detaylandırılmamıştır. Hz. Muhammed (s.a.v.) ise hem sözlü açıklamaları hem de fiili uygulamalarıyla bu konudaki kapalılığı gidermiş ve hükmün uygulama sınırlarını netleştirmiştir.

Bu parçada bahsedilen durum, Hz. Muhammed’in aşağıdaki peygamberlik görevlerinden hangisiyle doğrudan ilişkilidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tebyin

Cevap

Tebyin
Parçada, Kur'an-ı Kerim'de genel bir ilke olarak yer alan hırsızlık cezasının ayrıntılarının Hz. Peygamber tarafından açıklanarak netleştirildiği belirtilmektedir. Kur'an'daki kapalı (mübhem) veya genel (mücmel) hükümleri açıklama, detaylandırma ve anlaşılır kılma görevi 'tebyin' kavramıyla ifade edilir. Bu nedenle tebyin kavramını içeren seçenek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada geçen durum analiz edilir.
Metinde, Kur'an-ı Kerim'de genel bir hüküm olarak yer alan hırsızlık cezasının uygulama şartlarının ve sınırlarının doğrudan ayette bulunmadığı, bu kapalılığın Hz. Peygamber tarafından giderildiği ifade edilmektedir.
Sorunun hangi peygamberlik görevine odaklandığını bulmak için öncelikle metindeki temel problem ve çözüm tespit edilmelidir.
2
Peygamberlik görevlerinin tanımları karşılaştırılır.
Tebliğ duyurmak, tebyin açıklamak, teşri hüküm koymak, temsil ise örnek olmak anlamına gelir.
Seçeneklerdeki kavramların metinle uyuşup uyuşmadığını belirlemek için terimsel tanımlardan yararlanılır.
3
Metindeki faaliyet ile uygun kavram eşleştirilir.
Kur'an'daki genel (mücmel) ve kapalı (mübhem) ifadelerin açıklanması faaliyeti doğrudan tebyin görevi kapsamına girdiğinden doğru cevaba ulaşılır.
Hz. Peygamber'in ayetteki kapalılığı gidermesi ve sınırları netleştirmesi doğrudan tebyin kavramının tanımıyla örtüşmektedir.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in Tebyin Görevi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5Soru

İslami kaynaklarda aktarıldığına göre, Hz. Ali ve Hz. Fatıma, çocuklarının rahatsızlığı sebebiyle adadıkları üç günlük orucu tutarlarken, iftar vakti kapılarına sırasıyla gelen yoksul, yetim ve esire ellerindeki tek yiyecek olan ekmekleri vermişler ve kendileri sadece su ile yetinerek oruçlarına devam etmişlerdir. Bu fedakarlığın ardından inen İnsân suresinin ilgili ayetinde bu durum takdir edilmiştir.

Bu parçada anlatılan olay, Ehl-i Beyt'in örnek şahsiyetiyle ilgili aşağıdaki ahlaki özelliklerden hangisini doğrudan yansıtmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kendi ihtiyacı olduğu hâlde başkasını tercih etme (îsâr) bilincini

Cevap

Kendi ihtiyacı olduğu hâlde başkasını tercih etme (îsâr) bilincini
Doğru seçenek olan 'Kendi ihtiyacı olduğu hâlde başkasını tercih etme (îsâr) bilincini' ifadesi, parçada tasvir edilen olayın tam karşılığıdır. Hz. Ali ve ailesi, kendileri aç oldukları ve yiyeceğe ihtiyaç duydukları hâlde, yiyeceklerini yoksul, yetim ve esire vererek yüksek bir ahlaki olgunluk ve îsâr örneği sergilemişlerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada verilen olayın ana temasını ve Ehl-i Beyt'in davranışını analiz etmek.
Hz. Ali ve Hz. Fatıma'nın kendileri aç olmalarına rağmen ellerindeki yiyeceği başkalarıyla paylaştıkları tespit edilir.
Ehl-i Beyt'in ahlaki örnekliğini doğru kavramak için olaydaki temel ahlaki davranışı tanımlamak gerekir.
2
Bu davranışı İslam ahlakındaki kavramlarla eşleştirmek.
Kişinin kendisi ihtiyaç içindeyken başkasını kendine tercih etmesi ahlak literatüründe 'îsâr' (diğerkâmlık) olarak adlandırılır.
Soru kökündeki ahlaki özelliğin doğru terimsel karşılığını belirlemek için kavram analizi yapılmalıdır.

Anahtar Kavram

Ehl-i Beyt'in örnek ahlakı ve îsâr (diğerkâmlık) kavramı
Soru 6Soru

İsra suresi 90-93. ayetlerinde Mekkeli müşriklerin Hz. Muhammed’den (s.a.v.) kendilerine inanmaları için yerden pınarlar fışkırtması, göğe yükselip oradan okuyacakları bir kitap indirmesi gibi olağanüstü beklentiler içine girdikleri ve buna karşılık Hz. Muhammed’e (s.a.v.) hitaben "De ki: Rabbimi tenzih ederim. Ben, sadece beşer bir elçi değil miyim?" buyrulduğu ifade edilmektedir.

Bu ayetlerde geçen "beşer bir elçi" ifadesiyle, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) aşağıdaki özelliklerinden hangisi doğrudan vurgulanmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İlahi niteliklere veya kendiliğinden olağanüstü olaylar gerçekleştirme gücüne sahip olmayan bir insan olduğu

Cevap

İlahi niteliklere veya kendiliğinden olağanüstü olaylar gerçekleştirme gücüne sahip olmayan bir insan olduğu
Doğru cevap, Hz. Muhammed’in ilahi niteliklere veya kendiliğinden olağanüstü olaylar gerçekleştirme gücüne sahip olmayan bir insan olduğunu belirten ifadedir. Çünkü ayette Mekkeli müşriklerin Hz. Muhammed'den tanrısal güç gerektiren olağanüstü beklentiler (yerden pınarlar fışkırtmak, göğe yükselmek vb.) içine girmelerine karşılık, peygamberin kendisinin yalnızca 'beşer bir elçi' olduğunu söylemesi istenmiştir. Bu ifade, onun da diğer insanlar gibi beşerî sınırlara sahip olduğunu, kendi isteğiyle mucize yaratma gücünün olmadığını ve ilahî sıfatlar taşımadığını gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Ayette geçen bağlamı ve Mekkeli müşriklerin beklentilerini analiz etmek.
Müşriklerin Hz. Muhammed'den (s.a.v.) kendiliğinden doğaüstü olaylar (pınar fışkırtmak, göğe yükselmek) gerçekleştirmesini talep ettiği belirlenir.
Sorunun temel çıkış noktasını ve ayetin nüzul sebebini doğru kavramak için.
2
'Beşer bir elçi' ifadesinin kavramsal anlamını değerlendirmek.
Bu ifadenin, peygamberin de bir insan (beşer) olduğunu, dolayısıyla ilahi nitelikler taşımadığını ve kendiliğinden olağanüstü olaylar yaratma gücünün olmadığını belirttiği anlaşılır.
Beşerî yönün sınırları ile peygamberlik yönünün farkını ortaya koymak için.
3
Seçenekleri bu bilgiler doğrultusunda eleyerek doğru cevaba ulaşmak.
Peygamberin kendi gücüyle mucize yaratamayacağını ve ilahi vasıflara sahip olmadığını vurgulayan seçeneğin doğru olduğu tespit edilir.
Yanlış kavramsal çıkarımları eleyip hedef kazanıma ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in beşerî (insani) yönünün sınırları ve peygamberlik yönüyle farkı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7Soru

Bedir Savaşı öncesinde ordunun konuşlanacağı yeri belirleyen Hz. Muhammed'e sahabeden Hubâb b. Münzir: "Ey Allah’ın Resulü! Burayı seçmende vahiy mi etkili oldu yoksa bu bir şahsi görüş, savaş taktiği ve strateji midir?" diye sormuş; Hz. Peygamber’in bunun bir şahsi görüş ve savaş taktiği olduğunu belirtmesi üzerine de ordunun yerini değiştirmeyi önermiştir. Hz. Peygamber bu öneriyi makul bularak uygulamıştır.

Bu olaydan hareketle Hz. Muhammed'in şahsiyeti ve peygamberlik misyonu ile ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vahyin yönlendirmediği dünyevi ve teknik konularda beşerî aklın, tecrübenin ve ortak aklın (istişare) ilkelerine göre hareket etmiştir.

Cevap

Vahyin yönlendirmediği dünyevi ve teknik konularda beşerî aklın, tecrübenin ve ortak aklın (istişare) ilkelerine göre hareket etmiştir.
Doğru yanıt, vahyin yönlendirmediği dünyevi ve teknik konularda beşerî aklın, tecrübenin ve ortak aklın (istişare) ilkelerine göre hareket edildiğini ifade eden seçenektir. Bedir Savaşı'nda mevzi seçimi tamamen askeri ve stratejik bir karardır ve doğrudan vahye dayanmamaktadır. Hz. Peygamber'in sahabenin önerisini kabul etmesi, onun dünyevi kararlarında beşerî aklını kullandığını ve istişareye verdiği önemi açıkça gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde geçen olayın analiz edilmesi.
Hubâb b. Münzir'in sorusu üzerine Hz. Peygamber'in ordunun yerini belirlemedeki kararının vahiy değil, şahsi bir savaş taktiği (beşerî karar) olduğu anlaşılmaktadır.
Hz. Peygamber'in kararlarının hangilerinin vahiy kaynaklı (resul yönü), hangilerinin şahsi/beşerî görüş (beşerî yönü) olduğunu ayırt etmek.
2
Kararın değiştirilme sürecinin değerlendirilmesi.
Hz. Peygamber, Hubâb'ın gerekçesini mantıklı bularak kendi fikrinden vazgeçmiş ve onun önerisini uygulamıştır.
Hz. Peygamber'in dünyevi konularda istişareye açık olduğunu ve beşerî aklı önemsediğini görmek.
3
Seçeneklerin analiz edilerek doğru sonuca ulaşılması.
Doğru yargı, vahyin müdahale etmediği alanlarda Hz. Peygamber'in beşerî aklıyla, tecrübeyle ve istişareyle hareket ettiğini belirten ifadedir.
Peygamberin beşerî yönünün sadece biyolojik süreçlerden ibaret olmadığını, yönetimsel ve akli süreçleri de kapsadığını kavramak.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in Beşerî Yönü ve İstişare
Soru 8Soru

De ki: "Ben size, Allah'ın hazineleri benim yanımdadır demiyorum. Gaybı da bilmem. Size bir melek olduğumu da söylemiyorum. Ben sadece bana vahyolunana uyarım..." (En'âm Suresi, 50. ayet)

Bu ayette yer alan ifadelerin Hz. Muhammed'in beşerî ve peygamberlik yönleriyle ilişkisine dair yapılan aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: "Size bir melek olduğumu da söylemiyorum" ifadesi, onun ontolojik olarak melekler gibi yemeyen, içmeyen bir varlık olmadığını gösterirken aynı zamanda peygamberlerin günah işlemekten korunmuşluk (ismet) niteliğinden de yoksun olduğunu ifade eder.

Cevap

Size bir melek olduğumu da söylemiyorum ifadesinin peygamberlerin ismet sıfatından yoksun olduğu şeklinde yorumlanması yanlıştır.
Doğru cevap, melek olmama ifadesinin ismet sıfatından yoksun olma şeklinde yorumlandığı seçenektir. Peygamberler melekler gibi fiziksel ötesi varlıklar değildir, beşerdirler. Ancak onların beşer olmaları, peygamberlik sıfatı olan 'ismet'ten (günahsızlıktan) yoksun oldukları anlamına gelmez. İslam inancına göre tüm peygamberler ismet sıfatına sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Ayetin bölümlerini ve her bir bölümün kelime anlamını analiz edin.
Ayette sırasıyla zenginlik/güç sınırları, bilgi sınırları, ontolojik sınırlar ve risalet bağı açıklanmaktadır.
Metindeki kavramsal iddiaların doğruluğunu tespit etmek.
2
Seçeneklerdeki dini kavramları (beşeriyet, risalet, ismet) tanımlayın.
İsmet sıfatının beşer olmakla çelişmediğini, aksine peygamberlerin sahip olması gereken temel bir sıfat olduğunu belirleyin.
Seçenekteki teolojik çelişkiyi yakalamak.
3
Üçüncü ifadenin (melek olmama) ismet sıfatına etkisini değerlendirin.
Peygamberlerin melek olmaması onların beşer olduğunu gösterir fakat bu durum onları ismet sıfatından mahrum bırakmaz.
Yanlış olan önermeyi tespit etmek.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in Beşerî ve Peygamberlik Yönlerinin Ayrımı ve İsmet Sıfatı
Soru 9Soru

Hz. Muhammed’in peygamberlik yönü (risaleti) ile beşerî yönünün sınırlarını analiz eden bir derste öğretmen, tahtaya şu ayetleri yazmıştır:

I. 'De ki: Ben size, "Allah’ın hazineleri benim yanımdadır" demiyorum. Gaybı da bilmem. Size "Ben bir meleğim" de demiyorum. Ben ancak bana vahyolunana uyarım...' (En'âm suresi, 50. ayet)
II. 'Kendilerine indirileni insanlara açıklayasın diye sana bu Zikr'i (Kur'an'ı) indirdik...' (Nahl suresi, 44. ayet)
III. '...O, onlara iyiliği emreder, onları kötülükten alıkoyar. Onlara temiz şeyleri helal, pis şeyleri haram kılar...' (A'râf suresi, 157. ayet)

Öğretmen, öğrencilerinden bu ayetlerin temsil ettiği peygamberlik görevlerini ve yönlerini belirlemelerini istemiştir.

Buna göre, ayetlerin içerik ve işlev bakımından eşleştirilmesiyle ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. ayet, Hz. Muhammed’in vahye dayalı bilgi kaynağına sahip olmakla birlikte ilahî sıfatlardan uzak olduğunu vurgulayarak beşerî sınırlarına; III. ayet ise onun dinde hüküm koyma yetkisine işaret etmektedir.

Cevap

Birinci ayetin Hz. Muhammed��in beşerî sınırlarına ve vahye tabi olmasına, üçüncü ayetin ise dinde hüküm koyma yetkisine işaret ettiğini belirten değerlendirme doğrudur.
Doğru seçenek olan değerlendirmede ifade edildiği üzere, birinci ayet Hz. Muhammed'in insanüstü özelliklere (ilahî niteliklere) sahip olmadığını belirterek onun beşerî sınırlarını çizer; ancak vahye uyması yönüyle de risalet görevini belirtir. Üçüncü ayet ise peygamberin dinde haram ve helal kılma yetkisini, yani dinî hüküm koyma işlevi olan teşri görevini açıklar.

Adım Adım Çözüm

1
Ayetlerin içeriklerini ve değindikleri temel konuları analiz etmek.
I. ayetin gaybı bilmeme ve meleklik iddiasında bulunmama vurgusuyla beşerî sınırlara ve vahye uymaya; II. ayetin açıklama vurgusuyla tebyin görevine; III. ayetin helal ve haram kılma vurgusuyla teşri görevine işaret ettiği tespit edilir.
Öncüllerde verilen ayetlerin Hz. Muhammed'in hangi yönlerine veya peygamberlik görevlerine karşılık geldiğini doğru belirlemek soruyu çözmenin ilk aşamasıdır.
2
Seçeneklerdeki değerlendirmeleri inceleyerek ayetlerin doğru tanımlandığı şıkkı bulmak.
Doğru değerlendirmede, I. ayetin beşerî sınırları çizdiği fakat vahye dayanmakla peygamberlik yönünü gösterdiği, III. ayetin ise helal/haram kılma ifadesiyle dinde hüküm koyma (teşri) yetkisini belirttiği doğru ifade edilmiştir.
Doğru seçeneğe ulaşmak için her bir şıktaki tanımlamalar ile ayetlerin gerçek işlevleri karşılaştırılmalıdır.
3
Çeldiricilerdeki kavram yanılgılarını belirleyerek yanlış seçenekleri elemek.
Diğer seçeneklerde geçen 'tebliğde tamamen beşerî yeteneklere dayanma', 'dini hükümleri açıklamayı temsil görevi olarak tanımlama' veya 'helal ve haram kılmayı beşerî isteklerle bağdaştırma' gibi iddiaların bilgi hataları içerdiği görülür.
Hz. Muhammed'in peygamberlik (vahiy/teşri/tebyin) ve insani yönünün sınırları arasındaki farkın tam olarak kavrandığından emin olunmalıdır.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in peygamberlik (risalet) yönü, beşerî yönünün sınırları ve risalet görevleri (tebliğ, tebyin, teşri, temsil) arasındaki farklar.
Soru 10Soru

İslam ahlak sisteminde doğruluk (sıdk), güvenilirlik (emanet) ve adalet ilkeleri birbirini tamamlayan yapı taşlarıdır. Hz. Muhammed'in (s.a.v.) hayatındaki şu üç tarihî kesit bu bütünlüğü somutlaştırmaktadır:

- Kabe Hakemliği olayında, Hacerü'l-Esved'i yerine koyma hususunda anlaşamayan Mekke kabilelerinin onun hakemliğine razı olması ve verilen adil karara uyması,
- Hicret gecesinde, kendisini öldürmek üzere anlaşan Mekkeli müşriklerin yanındaki emanetlerini sahiplerine teslim etmek üzere Hz. Ali'yi görevlendirmesi,
- Hudeybiye Antlaşması'nın ilk bakışta Müslümanların aleyhine görünen maddelerine (Mekke'den Medine'ye sığınanların geri verilmesi gibi) sadık kalması.

Buna göre, bahsedilen tarihî olaylar birlikte değerlendirildiğinde Hz. Muhammed'in (s.a.v.) doğruluk, güvenilirlik ve adalet ilkelerini yansıtan en kapsamlı çıkarım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Adalet ve dürüstlük ilkeleri, muhatapların inancına, tutumuna ya da içinde bulunulan zorlu şartlara bakılmaksızın ahlakî bir ödev ve ahde vefa bilinciyle tavizsiz bir şekilde uygulanmalıdır.

Cevap

Adalet ve dürüstlük ilkeleri, muhatapların inancına, tutumuna ya da içinde bulunulan zorlu şartlara bakılmaksızın ahlakî bir ödev ve ahde vefa bilinciyle tavizsiz bir şekilde uygulanmalıdır.
Doğru cevabın belirttiği üzere, Hz. Muhammed’in düşmanlarının emanetlerini koruması, aleyhte görünen antlaşma maddelerine uyması ve hakemliğindeki adil tutumu; doğruluk, güvenilirlik ve adalet ilkelerinin muhatabın kimliğinden ya da şartların zorluğundan bağımsız olarak tavizsiz bir ahlakî ödev olarak kabul edildiğini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen tarihî olaylardaki temel ahlakî davranışları belirleme.
Kabe Hakemliği'nde hakemlik ve adalet, Hicret'te can düşmanı olsa dahi insanların emanetlerine sahip çıkma (güvenilirlik), Hudeybiye'de ise aleyhte görünse bile antlaşma şartlarına sadık kalma (doğruluk/ahde vefa) ilkeleri tespit edilir.
Analizin ilk adımı olarak metinde sunulan örneklerin hangi ahlakî erdemlere karşılık geldiğini çözümlemek gerekir.
2
Hz. Muhammed'in bu olaylardaki davranışlarının sınırlarını ve kapsamını değerlendirme.
İlkelerin düşmanlık, inanç ayrımı veya kişisel/toplumsal zorluklar karşısında esnetilmediği, her koşulda mutlak bir ahlakî sorumlulukla sürdürüldüğü görülür.
Bu erdemlerin dönemsel, stratejik veya seçici olup olmadığını belirleyerek en kapsamlı çıkarıma ulaşmak amaçlanır.
3
Seçenekleri analiz ederek yanlış yorumları eleme ve en genelleyici yargıyı bulma.
Peygamberlik görevlerinin araçsallaştırıldığı, adaletten taviz verildiği, değerlerin tamamen örfe dayandığı veya peygamberin beşerî yönünün risaletten tamamen bağımsız olduğu yönündeki hatalı seçenekler elenir. Ahlakî ilkelerin evrenselliğini ve tavizsizliğini vurgulayan doğru seçenek belirlenir.
Doğru seçeneğe ulaşmak için kavramsal hatalar barındıran çeldiricilerin elenmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in doğruluk, adalet ve güvenilirlik ilkelerinin evrensel ve tavizsiz niteliği
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 11Soru

İslam düşüncesinde Hz. Peygamber'in vahiy karşısındaki konumu ve yetkileri ele alınırken onun üstlendiği fonksiyonlar farklı kavramlarla tasnif edilmiştir. Bu bağlamda nakledilen bazı rivayetler ve uygulamalar şu şekildedir:

I. Hz. Peygamber, Kur'an'daki "Beyaz iplik siyah iplikten ayırt edilinceye kadar yiyin, için..." (Bakara suresi, 187. ayet) ifadesindeki ipliklerden kastın gecenin karanlığı ile gündüzün aydınlığı olduğunu belirtmiştir.
II. Kur'an'da doğrudan zikredilmemesine rağmen, evcil eşeklerin ve yırtıcı pençesi olan kuşların etinin yenilmesini yasaklayarak helal ve haram sınırlarını belirlemiştir.
III. Müşriklerin her türlü baskı ve engelleme girişimlerine rağmen Safa Tepesi'ne çıkarak Mekke halkına Allah'ın birliğini ve ahiret gününü açıkça ilan etmiştir.
IV. "Ben ancak güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim" buyurarak bireysel ilişkilerden toplumsal kurallara kadar her alanda adil ve ahlaki bir hayat sürmüştür.

Buna göre, yukarıda verilen rivayetler ile Hz. Muhammed'in peygamberlik görevleri eşleştirildiğinde, aşağıdaki kavramlardan hangisine dair bir örneğe yer verilmediği söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tezkiye

Cevap

Nefsi günahlardan arındırma ve manevi temizlik anlamına gelen tezkiye görevine dair yukarıdaki rivayetlerde doğrudan bir örneklendirme bulunmamaktadır.
Rivayetler sırasıyla tebyin, teşri, tebliğ ve temsil görevlerini örneklendirmektedir. Nefsi kötülüklerden arındırma ve temizleme anlamına gelen tezkiye görevi ise bu rivayetlerde doğrudan örneklendirilmemiştir. Dolayısıyla tezkiye kavramı dışarıda kalır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci öncülde yer alan mecazî ifadenin açıklanmasını incelemek.
Bu açıklama faaliyeti, Kur'an ayetlerinin tefsir edilmesi ve açıklanması anlamına gelen 'tebyin' görevidir.
Peygamberin kapalı veya anlaşılması zor olan ifadeleri açıklama sorumluluğunu tespit etmek amacıyla yapılır.
2
İkinci öncüldeki helal-haram belirleme uygulamasını incelemek.
Kur'an'da doğrudan geçmeyen yiyeceklere yasak getirilmesi, dinî bir hüküm koyma faaliyeti olan 'teşri' görevidir.
Hz. Peygamber'in dinde hüküm koyma yetkisini ifade eden görevi belirlemek amacıyla yapılır.
3
Üçüncü öncüldeki vahyi ilan etme ve duyurma eylemini incelemek.
Safa Tepesi'nde yapılan bu açık davet, ilahi mesajı insanlara ulaştırma ve bildirme anlamına gelen 'tebliğ' görevidir.
Peygamberlik misyonunun en temel görevi olan vahyi ulaştırma eylemini tespit etmek amacıyla yapılır.
4
Dördüncü öncüldeki güzel ahlakı yaşama ve örnek olma durumunu incelemek.
İnanç ve ahlak esaslarının bizzat yaşanarak topluma rehberlik edilmesi 'temsil' görevidir.
Hz. Peygamber'in 'üsve-i hasene' (en güzel örnek) olma niteliğini belirlemek amacıyla yapılır.
5
Rivayetlerde örneği bulunmayan görevi seçenekler arasından tespit etmek.
İnsanların manevi kirlerden arındırılması anlamına gelen 'tezkiye' görevinin yukarıda örneklendirilmediği görülür.
Eşleştirme sonucunda açıkta kalan seçeneği belirleyerek doğru cevaba ulaşmak amacıyla yapılır.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in peygamberlik görevleri arasındaki kavramsal ayrımlar
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 12Soru

Kur'an-ı Kerim'de yer alan, "İnsanlara, kendilerine indirileni açıklaman için ve düşünüp anlasınlar diye sana da bu Kur'an'ı indirdik." (Nahl suresi, 44. ayet) ayeti, Hz. Muhammed'in peygamberlik görevlerinden hangisini doğrudan ifade etmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tebyin

Cevap

Tebyin
Nahl suresinin 44. ayetinde geçen 'insanlara kendilerine indirileni açıklaman için' ifadesi, Hz. Peygamber'in vahiyleri açıklama, kapalı hususları anlaşılır kılma görevi olan 'tebyin' kavramını doğrudan belirtir.

Adım Adım Çözüm

1
Ayet metninde yer alan temel yönlendirmeyi tespit etmek.
Ayette geçen 'insanlara kendilerine indirileni açıklaman için' ifadesinin açıklama işlevine işaret ettiği görülür.
Soruda istenen peygamberlik görevini bulmak için ayette geçen eylemin niteliğini belirlemek gerekir.
2
Peygamberin görevlerinin kavramsal karşılıklarını hatırlamak.
Açıklama, beyan etme ve anlaşılır kılma görevinin İslam literatüründe 'tebyin' olarak adlandırıldığı belirlenir.
Doğru terimi diğer görevlerden (tebliğ, teşri, temsil) ayırt edebilmek amacıyla terim tanımlarını eşleştirmek gerekir.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in Kur'an vahiylerini açıklama görevi olan tebyin
Tahmini Süre:45s
Soru 13Soru

Hz. Muhammed (s.a.v.) de her insan gibi acıkmış, susamış, hastalandığında tedavi olmuş, geçimini sağlamak için ticaret yapmış ve yakınlarının vefatı üzerine hüzünlenmiştir. Kur'an-ı Kerim'de onun peygamberlik görevinin yanı sıra bu insani yönüne de vurgu yapılmıştır.

Buna göre, aşağıdaki ayetlerden hangisi doğrudan Hz. Muhammed'in (s.a.v.) beşerî yönüne işaret etmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: "De ki: Ben de ancak sizin gibi bir insanım. Bana ilahınızın yalnızca tek bir ilah olduğu vahyolunuyor..." (Kehf Suresi, 110. ayet)

Cevap

"De ki: Ben de ancak sizin gibi bir insanım. Bana ilahınızın yalnızca tek bir ilah olduğu vahyolunuyor..." ifadesinin yer aldığı ayet peygamberin beşerî yönüne işaret eder.
Peygamberin de diğer insanlar gibi bir insan olduğunu belirten "Ben de ancak sizin gibi bir insanım..." ayeti, doğrudan onun beşerî (insani) yönüne işaret etmektedir. Bu ayette onun beşerî yönü (insan olması) ile peygamberlik yönü (vahiy alması) bir arada sunulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Ayetlerin içeriklerini analiz etmek
Seçeneklerde verilen ayetlerin hangi kavramlarla ilgili olduğu belirlenir.
Soruda istenen 'beşerî yön' (insani özellikler) kavramını içeren ayeti bulmak için her bir ayetin mesajını anlamak gerekir.
2
Beşerî yönü doğrudan ifade eden kelime veya kavramı bulmak
"Ben de ancak sizin gibi bir insanım" ifadesi tespit edilir.
Peygamberlerin insan olma özelliği ile vahiy alma (peygamberlik) özelliğini ayıran anahtar kelime 'insan' (beşer) kelimesidir.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in Beşerî Yönü
Tahmini Süre:45s
Soru 14Soru

Hz. Muhammed'in peygamberlik yönüne dair bazı görevler sol sütunda, bu görevlerin tanımları ise sağ sütunda karışık olarak verilmiştir. Buna göre, sol sütundaki peygamberlik görevleri ile sağ sütundaki açıklamalar doğru şekilde nasıl eşleştirilmelidir?

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Tebliğ
Tebyin
Teşri
Temsil

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Tebliğ kavramı vahiyleri ulaştırmayı ifade eden açıklamayla, tebyin kavramı ayetleri açıklamayı ifade eden açıklamayla, teşri kavramı dinî hüküm koymayı ifade eden açıklamayla, temsil kavramı ise yaşayarak örnek olmayı ifade eden açıklamayla eşleşir.
Doğru eşleştirmede tebliğ vahyi ulaştırma, tebyin açıklama yapma, teşri hüküm koyma, temsil ise yaşayarak örnek olma tanımlarıyla eşleşir. Bu tanımlar kavramların İslami literatürdeki temel karşılıklarıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Tebliğ kavramının tanımını arama
Tebliğ, vahiyleri eksiltmeden ve artırmadan insanlara ulaştırma açıklamasıyla eşleşir.
Tebliğ kelimesi ulaştırmak anlamına gelir.
2
Tebyin kavramının tanımını arama
Tebyin, kapalı veya anlaşılması güç olan ayetleri açıklığa kavuşturma açıklamasıyla eşleşir.
Tebyin kelimesi beyan etmek ve açıklığa kavuşturmak anlamına gelir.
3
Teşri kavramının tanımını arama
Teşri, Kur'an'da açıkça hükmü bulunmayan konularda dinî hükümler koyma açıklamasıyla eşleşir.
Teşri kelimesi şeriat kelimesiyle aynı kökten gelip yasama ve hüküm koymayı ifade eder.
4
Temsil kavramının tanımını arama
Temsil, esasları kendi hayatında yaşayarak insanlara örnek olma açıklamasıyla eşleşir.
Temsil kelimesi dinî yaşantıyı somutlaştırarak en güzel şekilde model olmayı ifade eder.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in peygamberlik görevleri (tebliğ, tebyin, teşri, temsil)
Soru 15Soru

Mekke’nin fethi günü kendisine biat etmeye gelen ve heyecandan titreyen bir kişiye Hz. Muhammed, "Sakin ol! Ben bir kral değilim. Ben de Mekke’de güneşte kurutulmuş et yiyen Kureyşli bir kadının oğluyum." diyerek onu sakinleştirmiştir.

Bu tarihi olay, Hz. Muhammed'in şahsiyetiyle ilgili aşağıdakilerden hangisinin doğrudan bir göstergesidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Peygamberlik sıfatının yanı sıra, her insan gibi beşerî bir tabiata ve mütevazı bir konuma sahip olduğunun

Cevap

Peygamberlik sıfatının yanı sıra, her insan gibi beşerî bir tabiata ve mütevazı bir konuma sahip olduğunun
Hz. Muhammed’in kendisini "kurutulmuş et yiyen bir kadının oğlu" olarak nitelendirmesi, onun insani (beşerî) kökenini ve mütevazı şahsiyetini vurgular. Bu durum, İslam’ın peygamberlik anlayışında peygamberlerin ilahlaştırılmasının önüne geçmekte ve onların da herkes gibi beşerî bir tabiata sahip olduğunu doğrudan göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki tarihi olayı analiz etmek.
Hz. Muhammed'in heyecanlanan ve korkan bir kişiye karşı kendisinin bir kral olmadığını, sade bir yaşam süren sıradan bir kadının oğlu olduğunu söylediği görülmektedir.
Bu sözler peygamberin kendi toplumsal statüsünü ve kökenini nasıl konumlandırdığını gösterir.
2
Olayı peygamberlik anlayışı ve beşerî yön kavramıyla ilişkilendirmek.
Bu durum, peygamberlerin ilahi birer varlık veya insanüstü güçlere sahip hükümdarlar olmadığını, her insan gibi yemek yiyen, beşerî ihtiyaçları ve kökenleri olan bireyler olduğunu kanıtlar.
İslam inancındaki beşer-resul dengesini kavrayabilmek için peygamberin insani özelliklerini doğru yorumlamak gerekir.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in Beşerî Yönü
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 16Soru

Hz. Muhammed'in hayatındaki bazı uygulamalar ve olaylar ile bunların temsil ettiği beşerî boyutlara dair açıklamalar aşağıda verilmiştir.

Buna göre, sol sütunda yer alan olayları sağ sütunda verilen uygun beşerî boyut açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Oğlu İbrahim'in vefatı üzerine gözyaşı dökmesi ve 'Göz yaşarır, kalp mahzun olur ancak biz Rabbimizin razı olmayacağı söz söylemeyiz.' buyurması.
Uhud Savaşı öncesinde ordunun konumlandırılması ve savunma stratejisinin belirlenmesi amacıyla sahabe ile görüş alışverişinde bulunup çoğunluğun görüşü doğrultusunda Medine dışına çıkma kararı alması.
Mekke'den Medine'ye göç ederken yol kılavuzu kiralaması, hedef şaşırtmak için Sevr Mağarası'nda gizlenmesi ve gerekli tüm güvenlik tedbirlerini alması.
Hurmaların aşılanması hususunda kendi şahsi görüşünü ifade ettikten sonra mahsulün az olması üzerine 'Siz dünya işinizi daha iyi bilirsiniz.' demesi.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Oğlu İbrahim'in vefatı olayı hüzün gibi beşerî hislerin dışa vurumuyla; Uhud Savaşı kararı ortak akla başvurulmasıyla; Hicret tedbirleri sünnetullaha uygun hareket edilmesiyle; hurma aşılanması ise dünyevi uzmanlığın vahiy dışı kabul edilmesiyle eşleşmelidir.
Hz. Muhammed'in beşerî yönünün farklı boyutları (duygusal tepkiler, yönetimsel istişareler, doğa yasalarına uyma ve dünyevi tecrübelere saygı duyma) tarihî hadiselerle birebir eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Olayların niteliğini belirleme
Verilen tarihî olayların hangilerinin vahiy dışı dünyevi alanlarla, hangilerinin insani hislerle ilgili olduğu sınıflandırılır.
Beşerî yönün farklı boyutlarını doğru sınıflandırabilmek için.
2
Kavramsal eşleştirme yapma
Gözyaşı dökme insani hislerle; Uhud istişaresi ortak akılla; Hicret tedbirleri sünnetullaha riayetle; hurma aşılama ise dünyevi tecrübi bilgiyle eşleştirilir.
Her olayın kendi teolojik ve beşerî kategorisine yerleştirilmesini sağlamak için.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in Beşerî Yönü ve İnsani Özellikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 17Soru

İslam'ın inanç, ibadet ve ahlak ilkelerini içeren ilahi mesajları herhangi bir ekleme veya çıkarma yapmadan insanlara duyurmak ve ulaştırmak peygamberlerin en temel sorumluluğudur. Kur'an-ı Kerim'de bu sorumluluk, "Ey Peygamber! Rabbinden sana indirileni duyur..." (Mâide suresi, 67. ayet) ifadesiyle emredilmiştir.

Bu ayette bahsedilen, vahiyleri insanlara ulaştırma sorumluluğu Hz. Muhammed'in peygamberlik görevlerinden hangisi ile ifade edilmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tebliğ

Cevap

Tebliğ
Peygamberlerin vahyi insanlara eksiksiz ulaştırması ve duyurması doğrudan 'tebliğ' görevi ile ilgilidir. Mâide suresinin 67. ayetinde geçen 'Rabbinden sana indirileni duyur' emri tebliğ vazifesini ifade etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Ayet metnindeki anahtar kelimeleri ve anlamı analiz edin.
Mâide suresi 67. ayette geçen 'Rabbinden sana indirileni duyur' emrinin ulaştırma ve bildirme anlamına geldiği belirlenir.
Sorunun hangi peygamberlik görevine işaret ettiğini bulmak için ayetteki temel mesajı anlamak gerekir.
2
Seçeneklerdeki peygamberlik görevlerinin tanımlarını karşılaştırın.
Duyurma ve ulaştırma görevinin terim olarak 'tebliğ' kavramına karşılık geldiği tespit edilir.
Kavramların doğru anlamlarıyla eşleştirilmesi doğru cevaba ulaşmayı sağlar.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in Tebliğ Görevi
Tahmini Süre:45s
Soru 18Soru

İslam ilahiyatında Hz. Muhammed'in dindeki konumu ele alınırken onun hem beşerî (insani) hem de risalet (peygamberlik) yönü üzerinde durulur. Risalet yönü; Allah'tan vahiy alması, bu vahyi insanlara tebliğ etmesi, kapalı hususları açıklaması (tebyin), uygulamalarıyla örnek olması (temsil) ve gerektiğinde hüküm koymasını (teşri) kapsar. Hz. Peygamber’in bu görevleri yerine getirirken vahyin denetiminde olduğu ve ümmet için mutlak bir bağlayıcı kılavuz olduğu kabul edilir.

Buna göre, Hz. Muhammed’in peygamberlik yönüyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İlahi mesajları insanlara aynen ulaştırması (tebliğ), onun sadece vahyi iletmekle görevli olduğunu ve dinin pratik hayata uygulanmasında açıklayıcı veya kurucu bir rolünün bulunmadığını gösterir.

Cevap

İlahi mesajları insanlara aynen ulaştırmasının onun dinde açıklayıcı veya kurucu bir rolü olmadığını gösterdiğini savunan ifade
İlahi mesajları iletme görevinin peygamberin dinde açıklayıcı veya kurucu bir rolü olmadığını savunan ifade yanlıştır. Hz. Muhammed, yalnızca vahyi kelimesi kelimesine aktaran edilgen bir aracı değildir; aksine Kur'an ayetlerini açıklama (tebyin), yaşayarak örnek olma (temsil) ve hüküm koyma (teşri) görevleriyle dinin şekillenmesinde ve yaşanmasında son derece aktif ve kurucu bir konuma sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Hz. Muhammed'in peygamberlik görevlerinin (tebliğ, tebyin, teşri, temsil) tanımlarını ve kapsamlarını analiz etmek.
Tebliğ vahyi ulaştırmaktır; tebyin açıklamak, teşri hüküm koymak, temsil ise örnek olmaktır.
Soruda istenen yanlış değerlendirmeyi tespit edebilmek için her bir görevin niteliğini belirlemek gerekir.
2
Seçeneklerdeki ifadelerin peygamberin risalet ve beşerî yönleriyle uyumunu sorgulamak.
Peygamberin sadece bir iletici gibi edilgen görülmesi onun tebyin ve teşri görevlerini göz ardı eder.
İslam dininde sünnetin kurucu ve açıklayıcı rolünü kavramak, yanlış iddiayı belirlememizi sağlar.
3
Hatalı çıkarımın yer aldığı seçeneği belirlemek.
Tebliğ görevinin peygamberi sadece pasif bir aktarıcı yaptığını öne süren ifadenin yanlış olduğu tespit edilir.
Peygamberlik görevlerinin birbirini tamamlayan aktif yapısı bu iddiayı doğrudan çürütür.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in Peygamberlik Yönü ve Risalet Görevleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 19Soru

Hz. Muhammed, Kur'an-ı Kerim'de hakkında doğrudan bir hüküm bulunmayan bazı yiyeceklerin yenilmesi (örneğin evcil eşek etinin yasaklanması) veya erkeklerin altın ve ipek kullanması gibi konularda yeni kurallar belirlemiş ve sınırlar koymuştur.

Buna göre Hz. Muhammed'in dinî konularda kanun yapma, kural koyma ve yasama faaliyetinde bulunması, onun peygamberlik görevlerinden hangisiyle doğrudan ilgilidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Teşri

Cevap

Dinî hüküm koyma ve yasama anlamına gelen teşri görevi
Teşri görevi, Hz. Muhammed'in Kur'an'da doğrudan hükme bağlanmamış hususlarda yeni dinî kurallar koyma, yasama yapma yetkisini ifade eder. Sorudaki örnekte de Kur'an'da açıkça yer almayan konularda kural koyması bu göreve işaret etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen öncüldeki anahtar kavramlar tespit edilir.
Öncülde 'yeni kurallar belirleme', 'sınırlar koyma' ve 'yasama faaliyeti' gibi kavramlar vurgulanmaktadır.
Sorunun hangi kavramı sorguladığını netleştirmek için anahtar kelimelerin bulunması gerekir.
2
Kavramlar peygamberlik görevleriyle eşleştirilir.
Dinî konularda hüküm koyma ve yasama yetkisi İslam literatüründe doğrudan 'teşri' kavramıyla açıklanır.
Teşri kelime anlamı olarak da şeriat oluşturma, yani hüküm koyma demektir.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in Teşri Görevi
Tahmini Süre:45s
Soru 20Soru

Aşağıda Hz. Muhammed'in hayatından örnek olaylar ve bunların temsil ettiği beşerî özellikler verilmiştir. Sol sütundaki her bir olayı, sağ sütundaki en uygun beşerî boyutla nasıl eşleştirirsiniz?

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Hz. Muhammed’in gençlik yıllarında amcası Ebu Talip ile ticaret kervanlarına katılarak geçimini bu yolla temin etmesi
Hz. Muhammed’in oğlu İbrahim vefat ettiğinde gözyaşı dökmesi ve 'Göz yaşarır, kalp mahzun olur...' buyurması
Müşriklerin göğe yükselme gibi olağanüstü isteklerine karşı Kur'an'da 'De ki: Ben, sadece beşer bir elçiyim.' (İsrâ, 93) buyrulması
Hz. Muhammed'in Hz. Hatice ile evlenmesi, ev işlerinde ailesine yardım etmesi ve çocuklarıyla ilgilenmesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Hz. Muhammed'in geçimini ticaretle sağlaması ekonomik faaliyetle; evladının vefatına üzülmesi insani duygularıyla; mucize taleplerine karşılık beşer bir elçi olduğunu söylemesi sınırlı bir kul olmasıyla; evlenip aile kurması ise sosyal ve ailevi rolleriyle eşleşir.
Doğru eşleştirmede: Ticaret kervanlarına katılması ekonomik faaliyetle; evladının vefatına üzülmesi insani duygularıyla; olağanüstü istekler karşısında 'beşer bir elçi' olduğunu vurgulaması ilahlık niteliklerinden uzak olmasıyla; evlenip ailesiyle ilgilenmesi ise toplumsal ve ailevi ilişkileriyle doğrudan örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütundaki birinci olay olan ticaret kervanlarına katılma durumunu incelemek.
Bu durumun geçim sağlama amacıyla yapılması nedeniyle ekonomik faaliyetle ilişkili olduğu görülür.
Çalışmak ve rızkını kazanmak Hz. Muhammed'in beşerî yönünün iktisadi boyutunu oluşturur.
2
İkinci olay olan oğlunun vefatına üzülüp ağlamasını incelemek.
Bu durumun insani duygular ve sevgi/hüzün gibi psikolojik tepkilerle ilgili olduğu belirlenir.
Peygamberler de her insan gibi hüzünlenir, sevinir ve duygusal tepkiler verirler.
3
Üçüncü olay olan İsrâ Suresi 93. ayetindeki ifadeyi incelemek.
Bu ayetin olağanüstü güçlere sahip olmama ve ilahlık iddia etmeme boyutuyla ilgili olduğu anlaşılır.
Peygamberin beşerî yönünün en önemli sınırlarından biri, kendisinde ilahi bir güç veya gayb bilgisi olmadığını kabul etmesidir.
4
Dördüncü olay olan evlenmesi ve aile ilişkilerini incelemek.
Bu durumun toplumsal ve ailevi ilişkiler kurma boyutuyla ilgili olduğu belirlenir.
Hz. Muhammed toplum içinde yaşayan, evlenen, aile kuran ve sosyal sorumlulukları olan bir beşerdir.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in beşerî yönünün farklı boyutları (ekonomik, duygusal, sınırlılık ve sosyal hayat).
Tahmini Süre:2m 0s
Sayfa 1 / 4Sonraki
Hz. Muhammed ve Örnekliği Alıştırma Soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin