Milli Edebiyat

125 soru

Soru 1Soru

Yeni Lisan Hareketi, Türk edebiyatında dilde sadeleşmeyi savunurken tasfiyeci (yabancı kelimelerin tamamını dilden atma) bir yol izlememiş, halkın konuşma diline yerleşmiş kelimeleri 'Türkçeleşmiş' saymıştır. Hareketin temsilcileri, dildeki yapaylığı önlemek için yazı dili ile konuşma dilini birleştirmeyi ve belli kurallar çerçevesinde milli bir edebiyat dili kurmayı hedeflemişlerdir.

Buna göre, Yeni Lisan Hareketi'nin dil anlayışını benimseyen bir sanatçının aşağıdaki görüşlerden hangisini savunması beklenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türk yazı dilini zenginleştirmek ve milli köklere dönmek amacıyla Göktürk, Çağatay veya Kıpçak gibi tarihi ve bölgesel Türk lehçelerinden kelimeler aktarmalıyız.

Cevap

Türk yazı dilini zenginleştirmek ve milli köklere dönmek amacıyla Göktürk, Çağatay veya Kıpçak gibi tarihi ve bölgesel Türk lehçelerinden kelimeler aktarmalıyız.
Yeni Lisan Hareketi'nin en temel ve ayırt edici ilkelerinden biri de 'diğer Türk lehçelerinden kelime alınmaması' kuralıdır. Ziya Gökalp, Ömer Seyfettin ve Ali Canip Yöntem gibi kurucular, yazı diline başka Türk lehçelerinden (Çağatayca, Uygurca vb.) kelime taşımanın dili yapaylaştıracağını savunmuşlardır. Bu nedenle, tarihi lehçelerden kelime aktarmayı savunan görüş, Yeni Lisan'ın anlayışıyla çelişir ve bu sanatçılardan beklenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Yeni Lisan Hareketi'nin temel dil ilkelerini ve kurallarını gözden geçirmek.
Yeni Lisan Hareketi; Arapça ve Farsça dil bilgisi kurallarının atılmasını, İstanbul Türkçesinin esas alınmasını, yabancı tamlama ve çoğulların kullanılmamasını, Türkçeleşmiş kelimelerin korunmasını ve diğer Türk lehçelerinden kelime alınmamasını savunur.
Seçeneklerdeki ifadelerin Yeni Lisan kurallarıyla uyumunu denetleyebilmek.
2
Seçeneklerde verilen ifadeleri Yeni Lisan ilkeleriyle karşılaştırmak.
Yazı dilinde İstanbul Türkçesinin esas alınması, Türkçeleşmiş kelimelerin korunması, Arapça-Farsça dil bilgisi kurallarının ve yabancı çoğul şekillerinin terk edilmesi ilkeleri hareketin kurallarıdır. Ancak diğer Türk lehçelerinden kelime aktarılması fikri harekete tamamen aykırıdır; çünkü Yeni Lisan, yaşayan ortak halk dilini savunur ve yapay kelime aktarımlarına karşı çıkar.
Hangi seçeneğin Yeni Lisan ilkeleriyle çeliştiğini tespit etmek.
3
Doğru seçeneği belirlemek.
Tarihi veya bölgesel Türk lehçelerinden kelime aktarılmasını savunan görüşün Yeni Lisan Hareketi'nin dil anlayışıyla çeliştiği belirlenir.
Soruda beklenemeyecek olan görüşü sormaktadır.

Anahtar Kavram

Yeni Lisan Hareketi'nin Dil İlkeleri ve Kuralları
Soru 2Soru

Millî Edebiyat Dönemi'nde öğretici metin türlerinde eser vermiş bir yazarla ilgili şu bilgiler verilmiştir:

* Fecr-i Âti topluluğundan ayrılarak Millî Edebiyat akımına katılmıştır.
* Gazete yazıları, kronik ve fıkralarında mizahi, iğneleyici ve hiciv dolu bir üslup kullanmıştır.
* Dönemin siyasi ve sosyal gelişmelerini eleştirdiği yazılarını *Kirpinin Dedikleri* ve *Guguklu Saat* gibi kitaplarda toplamıştır.
* Türkçeyi büyük bir ustalıkla kullanarak Anadolu insanının yaşamını ve memleket gerçeklerini sade bir dille aktarmıştır.

Bu özelliklere sahip olan ve Millî Edebiyat Dönemi'nde öğretici metinleriyle de öne çıkan yazar aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Refik Halit Karay

Cevap

Refik Halit Karay
Refik Halit Karay seçeneği doğrudur çünkü Fecr-i Âti topluluğundan ayrılıp Millî Edebiyat akımına katılan, 'Kirpi' takma adıyla yazdığı hiciv ve mizah dolu fıkralarını 'Kirpinin Dedikleri' ve 'Guguklu Saat' kitaplarında toplayan sanatçı Refik Halit Karay'dır. Eserlerindeki sade ve akıcı Türkçe onun öğretici metinlerinin en önemli özelliğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki edebi topluluk geçişi bilgisini değerlendirme
Yazarın Fecr-i Âti topluluğundan Millî Edebiyat akımına geçtiği belirtilmiştir. Bu bilgi doğrultusunda Servet-i Fünun dönemi sanatçısı Hüseyin Cahit Yalçın ve bağımsız sanatçı Ahmet Rasim seçenekleri elenir.
Yazarın edebi kişiliğinin ve dahil olduğu toplulukların doğru tespit edilmesi gerekir.
2
Eser isimleri ve takma ad (mahlas) bilgisini kontrol etme
'Kirpinin Dedikleri' ve 'Guguklu Saat' adlı eserlerin yazarı, edebiyatımızda 'Kirpi' takma adıyla mizahi/hiciv türünde fıkralar yazan Refik Halit Karay'dır. Diğer seçeneklerden Ali Canip Yöntem 'Millî Edebiyat Meseleleri ve Cenap Bey'le Münakaşalarımız' eseriyle, Yakup Kadri ise 'Zoraki Diplomat', 'Vatan Yolunda' gibi anılarıyla bilinir.
Millî Edebiyat Dönemi'nde öğretici metin yazan diğer sanatçılarla doğru ayrımı yapabilmek için.

Anahtar Kavram

Millî Edebiyat Dönemi Öğretici Metinleri ve Sanatçıları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 3Soru

Aşağıda Millî Edebiyat Dönemi bağımsız sanatçılarına ait bazı yapıtlar sol sütunda, bu yapıtların içerik ve üslup özellikleri ise sağ sütunda verilmiştir. Sol sütundaki yapıtları sağ sütundaki uygun açıklamalarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Süleymaniye Kürsüsünde
Eski Şiirin Rüzgârıyla
Asım
Kendi Gök Kubbemiz

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Süleymaniye Kürsüsünde yapıtı vaiz diliyle İslam coğrafyasının sorunlarını ele alan açıklamayla; Eski Şiirin Rüzgârıyla yapıtı divan şiiri geleneğini eski biçimlerle canlandıran açıklamayla; Asım yapıtı ideal gençlik portresini diyaloglar üzerinden sunan açıklamayla; Kendi Gök Kubbemiz yapıtı ise modern Türkçe ve İstanbul sevgisini işleyen lirik şiir açıklamasıyla eşleşir.
Yapılan eşleştirmede Süleymaniye Kürsüsünde eseri İslam coğrafyasındaki sosyal sorunları vaiz diliyle aktaran açıklamayla; Eski Şiirin Rüzgârıyla eseri eski divan şiiri estetiğini yaşatan açıklamayla; Asım eseri ideal gençlik portresi çizen diyaloglu anlatımla; Kendi Gök Kubbemiz ise modern Türkçe ile yazılmış İstanbul ve tarih sevgisini işleyen lirik şiir açıklamasıyla birebir örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Mehmet Âkif Ersoy'a ait yapıtların belirlenmesi
Süleymaniye Kürsüsünde ve Asım yapıtlarının Mehmet Âkif Ersoy'a ait olduğu ve Safahat külliyatında yer aldığı tespit edilir.
Yazar-eser eşleştirmesinde ilk doğru adımları atmak.
2
Mehmet Âkif Ersoy'un yapıtlarının içeriksel eşleştirilmesi
Süleymaniye Kürsüsünde eseri İslam coğrafyası ve vaiz anlatımı içeren açıklamayla; Asım eseri ise ideal Türk gençliği ve karşılıklı konuşma üslubu içeren açıklamayla eşleştirilir.
Yazarın sosyal gerçekçi ve didaktik anlayışını eser özelinde doğrulamak.
3
Yahya Kemal Beyatlı'ya ait yapıtların belirlenmesi ve eşleştirilmesi
Eski Şiirin Rüzgârıyla eseri eski şiir geleneğini ve divan tarzını yansıtan açıklamayla; Kendi Gök Kubbemiz eseri ise modern Türkçe ve İstanbul/tarih sevgisini işleyen lirik şiir açıklamasıyla eşleştirilir.
Yahya Kemal'in neo-klasik yönelimi ile modern Türkçe şiir anlayışı arasındaki ayrımı netleştirmek.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat Dönemi bağımsız sanatçılarının (Mehmet Akif Ersoy, Yahya Kemal Beyatlı) yapıtlarının estetik ve tematik özellikleri
Soru 4Soru

Millî Edebiyat Dönemi'nin bağımsız sanatçıları Mehmet Âkif Ersoy ile Yahya Kemal Beyatlı, kendilerine has şiir anlayışları ve estetik duruşlarıyla Türk edebiyatında derin izler bırakmışlardır. Bu iki şairin edebî çizgilerini ve üslup özelliklerini yansıtan yapıtlar ile bu yapıtların açıklamaları aşağıda verilmiştir.

Buna göre, soldaki yapıtları sağdaki doğru açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Süleymaniye Kürsüsünde
Kendi Gök Kubbemiz
Âsım
Eski Şiirin Rüzgârıyla

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Süleymaniye Kürsüsünde eseri seyyahın gözlem ve vaazlarıyla İslam dünyasını anlatan açıklamayla; Kendi Gök Kubbemiz eseri İstanbul ve vatan sevgisini işleyen neoklasik açıklamayla; Âsım eseri ideal gençlik modelini diyaloglarla sunan açıklamayla; Eski Şiirin Rüzgârıyla eseri ise divan şiiri nazım şekillerini yaşatan şiirlerin toplandığı açıklamayla eşleşir.
Süleymaniye Kürsüsünde eseri realist-didaktik vaaz kurgusuyla; Kendi Gök Kubbemiz eseri İstanbul ve vatan sevgisini işleyen neoklasik tarzıyla; Âsım eseri ideal gençlik arayışı ve diyaloglu manzum yapısıyla; Eski Şiirin Rüzgârıyla eseri ise divan edebiyatı şekillerini modern Türkçe ile buluşturan yapısıyla doğru biçimde eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Mehmet Âkif Ersoy'un 'Süleymaniye Kürsüsünde' adlı eserinin üslup ve içerik özelliklerini belirleme.
Bu eserin Safahat'ın ikinci kitabı olduğu, Süleymaniye Camisi'ne giden bir seyyahın gözlemleri ve vaazı üzerinden didaktik-realist bir çizgide toplumsal sorunları işlediği tespit edilir.
Eserin realist ve dinî-toplumsal odaklı yapısıyla en uygun açıklamayı bulmak için.
2
Yahya Kemal Beyatlı'nın 'Kendi Gök Kubbemiz' adlı şiir kitabının niteliklerini analiz etme.
Eserin, şairin hayattayken basılmadığı, modern dille neoklasik tarzda vatan, tarih ve İstanbul sevgisini yansıttığı belirlenir.
Yahya Kemal'in neoklasik şair kimliği ve meşhur şiir kitabının ayırt edici özelliklerini eşleştirmek için.
3
Mehmet Âkif Ersoy'un 'Âsım' adlı eserini inceleme.
Bu eserin karşılıklı konuşmalardan (diyalog) oluştuğu, savaş dönemi yıkımlarına karşı çözüm olarak ahlaklı ve idealist bir Türk gençliğini (Âsım) öne sürdüğü görülür.
Âsım karakterinin ve diyalog yapısının ait olduğu doğru tanımı seçebilmek için.
4
Yahya Kemal Beyatlı'nın 'Eski Şiirin Rüzgârıyla' eserini değerlendirme.
Bu eserde divan şiiri nazım şekillerinin (gazel, şarkı vb.) modern bir duyarlılık ve aruzla birleştirilerek geçmişin estetiğinin canlandırıldığı anlaşılır.
Geleneksel divan edebiyatı biçimlerini yaşatma çabasını bu şiir kitabıyla bağdaştırmak için.

Anahtar Kavram

Millî Edebiyat Dönemi Bağımsız Sanatçılarının (Mehmet Âkif Ersoy, Yahya Kemal Beyatlı) Eser ve Sanat Anlayışı Özellikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5Soru

Milli Edebiyat Dönemi'nde halka hitap eden, sade bir dille yazılmış makale, fıkra, anı ve mülakat gibi öğretici metinler hem halkı bilinçlendirmede hem de Millî Mücadele'yi desteklemede büyük bir rol oynamıştır.

Buna göre, Millî Edebiyat Dönemi öğretici metinleri ve bu alanda eser veren sanatçılarla ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mehmet Fuat Köprülü, Millî Edebiyat Dönemi'nde bilimsel edebiyat tarihçiliğinin temellerini atmış olsa da asıl ününü Millî Mücadele yıllarında gazete yazısı ve fıkra tarzında kaleme aldığı, daha sonra Eğil Dağlar adıyla kitaplaştırılan öğretici metinleriyle kazanmıştır.

Cevap

Mehmet Fuat Köprülü'nün Eğil Dağlar eserini yazdığını belirten yargı yanlıştır; bu eser Yahya Kemal Beyatlı'ya aittir.
Eğil Dağlar adlı eser Mehmet Fuat Köprülü'ye ait değildir. Bu eser, Millî Edebiyat Dönemi bağımsız sanatçısı Yahya Kemal Beyatlı'nın Millî Mücadele ruhunu desteklemek amacıyla yazdığı gazete yazıları ve fıkralardan oluşan öğretici bir metindir. Mehmet Fuat Köprülü ise edebiyat tarihi, araştırma ve inceleme alanlarında eserler vermiş bir bilim insanıdır. Bu nedenle bu bilginin yer aldığı yargı yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerde yer alan yazarların Millî Edebiyat Dönemi'ndeki öğretici metin türündeki eserlerini ve bu eserlerin içeriklerini incelemek.
Ziya Gökalp (Türkçülüğün Esasları), Ali Canip Yöntem (Millî Edebiyat Meseleleri ve Cenap Bey'le Münakaşalarım), Ruşen Eşref Ünaydın (Diyorlar ki) ve Refik Halit Karay (Kirpinin Dedikleri) eşleştirmelerinin ve bilgilerin doğru olduğunu tespit etmek.
Dönemin önde gelen öğretici metin yazarlarını ve eserlerini doğrulamak.
2
Eğil Dağlar adlı eserin yazarını ve türünü kontrol etmek.
Eğil Dağlar eserinin Mehmet Fuat Köprülü'ye değil, bağımsız sanatçı Yahya Kemal Beyatlı'ya ait olduğunu ve Millî Mücadele dönemi gazete yazılarından oluştuğunu belirlemek.
Bilgi yanlışının hangi eserde ve yazarda yapıldığını kesinleştirmek.

Anahtar Kavram

Millî Edebiyat Dönemi öğretici metinleri, yazarları ve eserleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6Soru

Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun romanları, Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinden Cumhuriyet Türkiyesi’ne uzanan tarihsel süreçteki toplumsal değişimleri ve krizleri kronolojik bir sıra takip ederek yansıtır.

Buna göre; yazarın aşağıda verilen romanlarının, ele aldıkları tarihsel dönemlerin (olay zamanının) kronolojik akışına göre eskiden yeniye doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Romanların ele aldıkları tarihsel dönemlere göre kronolojik sıralaması Bir Sürgün (II. Abdülhamid Dönemi), Kiralık Konak (II. Meşrutiyet - I. Dünya Savaşı), Sodom ve Gomore (Mütareke Dönemi) ve Yaban (Milli Mücadele Dönemi) şeklinde olmalıdır.
Yazarın romanlarındaki olay zamanları kronolojik olarak incelendiğinde; Bir Sürgün II. Abdülhamid dönemini, Kiralık Konak II. Meşrutiyet ve I. Dünya Savaşı yıllarını, Sodom ve Gomore Mütareke Dönemi'ni, Yaban ise Milli Mücadele yıllarını kapsar. Bu durum kronolojik olarak en eskiden en yeniye doğru bir akış sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Eserlerin arka planındaki tarihsel dönemleri belirleyin.
Bir Sürgün romanı II. Abdülhamid dönemini; Kiralık Konak üç kuşağın hikayesi üzerinden II. Meşrutiyet ve I. Dünya Savaşı'nı; Sodom ve Gomore Mütareke dönemi işgal İstanbul'unu; Yaban ise Kurtuluş Savaşı dönemi Anadolu'sunu konu alır.
Doğru kronolojik sıralamayı kurabilmek için öncelikle her eserin hangi tarihsel döneme ışık tuttuğunun bilinmesi gerekir.
2
Tarihsel dönemleri eskiden yeniye doğru sıralayın.
II. Abdülhamid Dönemi -> II. Meşrutiyet ve I. Dünya Savaşı -> Mütareke Dönemi -> Milli Mücadele Dönemi sıralaması elde edilir.
Türk tarihinin akışı bu dönem sırasına göre gerçekleşmiştir.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat Dönemi romanlarında tarihi ve toplumsal dönemlerin yansımaları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7Soru

Milli Edebiyat Dönemi romanlarında toplumsal değişimler, savaş yıllarının getirdiği ahlaki çöküntü ve bu süreçte ortaya çıkan yeni insan tipleri sıklıkla ele alınmıştır. Yazarın ilk romanı olan bu eserde, klasik bir olay örgüsünden ziyade İkinci Meşrutiyet devri ve I. Dünya Savaşı yıllarındaki İstanbul'un sosyal hayatı tasvir edilir. Özellikle savaş fırsatçılığı yapan 'harp zenginleri'nin yozlaşmış yaşamı ile yoksul halkın sefaleti arasındaki tezatlık, mizahi ve eleştirel bir üslup kullanılarak çeşitli karakter portreleri üzerinden aktarılır.

Bu parçada söz edilen edebi eser ve yazarı aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İstanbul'un İç Yüzü - Refik Halit Karay

Cevap

İstanbul'un İç Yüzü - Refik Halit Karay
İstanbul'un İç Yüzü, Refik Halit Karay'ın ilk romanı olup I. Dünya Savaşı yıllarındaki İstanbul'un sosyal hayatını, harp zenginlerini ve Meşrutiyet dönemi tiplerini kesitler halinde, mizahi ve eleştirel bir üslup ile tasvir eden Milli Edebiyat Dönemi eseridir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada verilen edebi özellikler ve temalar analiz edilir.
Eserde klasik bir olay örgüsünün bulunmadığı, I. Dünya Savaşı'ndaki 'harp zenginleri'nin lüks yaşamı ile yoksul halkın sefaleti arasındaki tezatlığın mizahi ve eleştirel bir üslup ile ele alındığı belirlenir.
Parçadaki ipuçlarından hareketle hangi eserin tasvir edildiğini saptamak amacıyla metnin odak noktası belirlenmelidir.
2
Seçeneklerdeki eserler ve yazarlar bu özellikler doğrultusunda elenir.
Bu özelliklerin Refik Halit Karay'ın ilk romanı olan 'İstanbul'un İç Yüzü' eserine ait olduğu saptanır.
Milli Edebiyat Dönemi'nde I. Dünya Savaşı yıllarındaki İstanbul'un sosyal panoramasını ve harp zenginlerini kesitler halinde sunan eser 'İstanbul'un İç Yüzü' romanıdır.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat Dönemi romanlarında toplumsal yozlaşma, harp zenginleri teması ve Refik Halit Karay'ın romancılığı
Soru 8Soru

Yeni Lisan Hareketi'nin teorik temelleri ve dilde sadeleşme felsefesi düşünüldüğünde, sol sütunda verilen Yeni Lisan kurallarını sağ sütundaki temel dil bilimsel gerekçeleri ve amaçlarıyla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Arapça ve Farsça dil bilgisi kurallarının ve bu kurallara göre yapılan tamlamaların Türkçeden tamamen çıkarılması
Türkçeye girmiş, Türk halkının dilinde benimsenmiş ve Türkçeleşmiş yabancı kelimelerin dilde korunması
Diğer Türk lehçelerinden (Çağatayca, Uygurca vb.) kelime aktarımının reddedilmesi
İstanbul halkının, özellikle de İstanbul hanımlarının konuştuğu tabii konuşma dilinin yazı dili olarak kabul edilmesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki Arapça/Farsça kuralların atılması maddesi dil bilgisel sadeleşmeyle; halka mal olmuş kelimelerin korunması maddesi yaşayan dil ilkesiyle; diğer lehçelerden kelime alınmaması maddesi ortak yazı dili sınırıyla; İstanbul konuşma dilinin esas alınması maddesi ise yazı ve konuşma dili birliğiyle eşleşir.
Yeni Lisan Hareketi'nin getirdiği kuralların her biri keyfi olmayıp, dilin doğallığını korumak, yapaylıktan kaçınmak ve millî bir ortak yazı dili oluşturmak gibi sağlam dil bilimsel gerekçelere dayanmaktadır. Yapılan eşleştirme bu teorik gerekçeleri tam olarak yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Arapça ve Farsça kuralların dilden atılması ilkesini gerekçelendirmek
Bu kural, dilin yabancı dillerin dil bilgisi boyunduruğundan kurtarılmasını ve kendi morfolojik yapısına (ses ve ek bilgisi) dönmesini hedefler. Dolayısıyla dil bilgisel sadeleşme ile eşleşir.
Yeni Lisan'ın dil kurallarının dil bilgisel bağımsızlık üzerindeki etkisini kavramak.
2
Türkçeleşmiş yabancı kelimelerin korunması maddesini analiz etmek
Eğer halkın dilinde yaygınlaşmış kelimeler atılsaydı dil anlaşılmaz hale gelirdi. Bu kural aşırı tasfiyeciliğe (öztürkçeciliğe) karşı halkın canlı dilini koruma gerekçesi taşır. Dolayısıyla yaşayan dil ilkesiyle eşleşir.
Yeni Lisan'ın aşırı tasfiyeciliğe karşı gösterdiği mutedil tavrı anlamak.
3
Diğer Türk lehçelerinden kelime alınmama kuralını değerlendirmek
Çağatay veya Uygur Türkçesinden kelime aktarımı, Osmanlı coğrafyasındaki tabii yazı dilini bozar ve yapaylık yaratır. Bu durum, ortak yazı dilinin sınırlarını koruma amacıyla ilgilidir.
Dilin tarihsel ve coğrafi bütünlüğünün yapay müdahalelerle bozulmasını önleme amacını saptamak.
4
İstanbul konuşma dilinin esas alınması kuralını çözümlemek
Yazı dili (Osmanlıca) ile konuşma dili (sade Türkçe) arasındaki kopukluk ancak İstanbul konuşma dilinin ortak yazı dili yapılmasıyla çözülebilirdi. Bu da yazı ve konuşma dili birliğini sağlar.
İstanbul Türkçesinin millî ortak standart oluşturmadaki rolünü analiz etmek.

Anahtar Kavram

Yeni Lisan Hareketi'nin kuramsal ilkeleri ve dildeki gerekçeleri
Soru 9Soru

Aşağıda verilen Milli Edebiyat Dönemi eserlerini, karşılarında yer alan temel tematik odakları ve içerik özellikleriyle doğru olacak şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sodom ve Gomore
Yeşil Gece
Dikmen Yıldızı
Memleket Hikâyeleri

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sodom ve Gomore romanı işgal altındaki İstanbul'un yozlaşmış çevreleriyle, Yeşil Gece romanı idealist bir öğretmenin bağnazlıkla mücadelesiyle, Dikmen Yıldızı romanı İzmir'in işgalinden sonra cephe gerisinde mücadele eden fedakar bir kadın karakterle, Memleket Hikâyeleri ise Anadolu coğrafyasının ve insanının gözlemci realizmle hikayeleştirilmesiyle eşleşir.
Sodom ve Gomore, Yeşil Gece, Dikmen Yıldızı ve Memleket Hikâyeleri eserleri; sırasıyla Mütareke İstanbul'unun ahlaki çöküşü, idealist öğretmenin cehaletle savaşı, cephe gerisindeki fedakar Türk kadını ve Anadolu insanını realizmle ele alan ilk öyküler temalarıyla bire bir uyuşmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Eserlerin yazarlarını ve yayımlandıkları dönem bağlamını belirleyiniz.
Eserlerin tümü Milli Edebiyat Dönemi edebi anlayışına aittir.
Tarihsel ve tematik eşleştirmenin doğru temellendirilmesi için eserlerin kimliği tespit edilir.
2
Sodom ve Gomore eserinin konusunu analiz ediniz.
Mütareke İstanbul'undaki ahlaki çöküşü konu edinmektedir.
Sodom ve Gomore'nin günahkar şehirler mitine atıfla işgal İstanbul'undaki yozlaşmayı anlattığı bilgisi kullanılır.
3
Yeşil Gece eserinin temasını belirleyiniz.
İdealist öğretmen Şahin Bey'in cehaletle mücadelesidir.
Reşat Nuri Güntekin'in bu eserinin eğitim ve aydınlanma odaklı olduğu saptanır.
4
Dikmen Yıldızı romanının kahramanını ve olay örgüsünü inceleyiniz.
Kurtuluş Savaşı yıllarında İzmir'in işgalinden sonra Yıldız'ın mücadelesini anlatır.
Aka Gündüz'ün bu popüler romanındaki karakter ve olay örgüsü eşleştirilir.
5
Memleket Hikâyeleri eserinin edebi yeniliğini saptayınız.
Anadolu insanını gözlemci bir realizmle ve sade dille öyküleştiren ilk önemli eserlerdendir.
Refik Halit Karay'ın sürgün yıllarında Anadolu'da edindiği gözlemleri aktardığı öykü kitabı olduğu belirlenir.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat Dönemi roman ve hikayelerinin tematik ve içerik özellikleri
Soru 10Soru

Genç Kalemler dergisinde yayımlanan Yeni Lisan makalesi, Türkçeyi yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarmayı hedeflerken bir yandan da dili yapay bir çıkmaza sokabilecek aşırı tasfiyeci (öztürkçeci) yaklaşımlara karşı mesafeli durmuştur. Makalede, Türk milletinin yüzyıllardır kullandığı ve konuşma diline mal olmuş unsurların korunması gerektiği vurgulanmış; dilde doğallık ilkesi savunulmuştur.

Buna göre, Yeni Lisan makalesinde yer alan aşağıdaki esaslardan hangisi, dilde tasfiyecilik adı altında yapılacak yapaylaştırma ve başka Türk lehçelerinden kelime aktarma çabalarının önüne geçmek amacıyla belirlenmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Diğer Türk lehçelerinden (Çağatayca vb.) dilimize kelime aktarılmaması

Cevap

Diğer Türk lehçelerinden (Çağatayca vb.) dilimize kelime aktarılmaması
Yeni Lisan Hareketi'nin öncülerine göre dilin sadeleştirilmesi sürecinde dildeki tüm yabancı sözcüklerin atılarak yerine diğer Türk lehçelerinden (Çağatayca, Uygurca vb.) kelimeler getirilmesi dili yapaylaştıracak zararlı bir tutumdur. Dilde doğallık ilkesi gereği, halkın diline yerleşmiş yabancı kelimeler Türkçe kabul edilmiş ve dilin yapay bir yola girmesini önlemek amacıyla diğer Türk lehçelerinden kelime alınmaması esası benimsenmiştir. Bu nedenle doğru cevap, diğer Türk lehçelerinden kelime aktarılmaması yönündeki kuralı içeren seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Yeni Lisan Hareketi'nin dil sadeleşmesine yaklaşımını ve aşırı tasfiyeciliğe (öztürkçecilik) karşı duruşunu analiz etmek.
Yeni Lisan'ın, halkın diline yerleşmiş yabancı kelimeleri Türkçe kabul ettiği ve yapay kelime türetimine ya da başka lehçelerden kelime aktarımına karşı olduğu belirlenir.
Sorunun kökündeki yapaylaşt��rma ve tasfiyecilik karşıtlığı kavramlarını tarihsel bağlamıyla ilişkilendirmek gerekir.
2
Seçeneklerde verilen Yeni Lisan kurallarını, soruda belirtilen 'başka lehçelerden kelime aktarma çabalarını önleme' amacı doğrultusunda incelemek.
Diğer Türk lehçelerinden (Çağatayca, Uygurca vb.) kelime alınmaması kuralının bu amaçla doğrudan örtüştüğü tespit edilir.
Ziya Gökalp ve Ömer Seyfettin gibi isimlerin, dilin doğallığını korumak adına başka Türk lehçelerinden kelime ithal edilmesine karşı koydukları kuralı bulmak.
3
Diğer dil sadeleşmesi kurallarının amaçlarını karşılaştırarak elemeleri gerçekleştirmek.
Tamlamaların kaldırılması, Türkçe telaffuzun esas alınması ve İstanbul Türkçesinin ölçüt kabul edilmesi gibi kuralların genel sadeleşme ve standardizasyon amacı taşıdığı ancak lehçeler arası kelime geçişini engellemekle doğrudan ilgili olmadığı görülür.
Yanlış seçeneklerin elenmesiyle doğru seçeneği doğrulamak.

Anahtar Kavram

Yeni Lisan Hareketi'nin dil sadeleştirme ilkeleri ve dilde tasfiyeciliğe karşı duruşu
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 11Soru

Şahin Efendi, mektebe başladığı ilk günlerde yalnız kendi işiyle meşgul oluyor; ders saatlerinden sonra odasına çekilerek kitap okuyordu. Fakat yava�� yavaş etrafındaki havada kendisini sıkan, nefes almasını zorlaştıran bir ağırlık hissetmeye başladı. Sarıova’da her şey, yenilik adına yapılan en küçük teşebbüse bile gizli bir düşmanlıkla karşı koyuyordu. Şahin Efendi, Anadolu’nun bu kasabasında cehaletin ne kadar organize bir güç olduğunu ve kişisel çıkarların bu cehaleti nasıl beslediğini her geçen gün daha acı bir şekilde fark ediyordu.

Reşat Nuri Güntekin’in *Yeşil Gece* romanından alınan bu parçadan ve dönemin edebi yöneliminden hareketle, eserdeki çatışma ve Şahin karakterinin üstlendiği misyonla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anadolu coğrafyasına yönelen yazar, cehaletle mücadele eden idealist aydın tipini Şahin karakteri üzerinden somutlaştırarak toplumsal bir aydınlanma mücadelesini ele almıştır.

Cevap

Anadolu coğrafyasına yönelen yazar, cehaletle mücadele eden idealist aydın tipini Şahin karakteri üzerinden somutlaştırarak toplumsal bir aydınlanma mücadelesini ele almıştır.
Parçada geçen Şahin Efendi karakteri, Reşat Nuri Güntekin'in Yeşil Gece romanının başkahramanıdır. Eserde, Anadolu'ya giden idealist bir öğretmenin cehaletle ve gerici çevrelerle mücadelesi anlatılır. Bu durum, Anadolu coğrafyasına yönelen Milli Edebiyat romanlarında idealist aydın tipinin toplumsal aydınlanma mücadelesini somutlaştırmasına örnek teşkil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki Şahin Efendi karakterinin Sarıova kasabasındaki durumunu ve hislerini incelemek.
Şahin Efendi'nin cehaletle mücadele eden, yenilik getirmek isteyen ancak kasabadaki dirençle ve çıkar gruplarıyla karşılaşan idealist bir figür olduğu belirlenir.
Karakterin işlevini ve eserin ana çatışmasını saptamak için.
2
Metnin dil, üslup ve içerik yönünden hangi esere ait olduğunu saptamak.
Bu alıntı Reşat Nuri Güntekin'in idealist bir öğretmenin Anadolu'daki cehaletle mücadelesini anlatan Yeşil Gece adlı romanına aittir.
Eserin edebi bağlamını ve yazarın iletisini doğru konumlandırmak için.
3
Milli Edebiyat romanlarının diğer yaygın temalarını eleyerek doğru seçeneğe ulaşmak.
Yeşil Gece'nin ve Şahin Efendi'nin toplumsal aydınlanma ve cehaletle mücadele misyonunu en doğru yansıtan seçeneğin Anadolu coğrafyasındaki idealist aydın tipini vurgulayan yargı olduğu görülür.
Çeldirici seçenekleri eleyerek doğru cevabı belirlemek için.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat Dönemi Romanlarında Tema ve Karakter Analizi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 12Soru

Türk edebiyatında Tanzimat'tan Milli Edebiyat'a uzanan süreçte dilde sadeleşme ve milli bir edebiyat dili olu��turma çabalarının tarihsel gelişim evreleri düşünüldüğünde, aşağıdaki gelişmelerin kronolojik olarak eskiden yeniye doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama: Şinasi'nin Tercüman-ı Ahvâl Mukaddimesi'ndeki görüşleri, Servet-i Fünun şairlerinin ağır şiir dili oluşturması, Fecr-i Âti beyannamesiyle bu ağır dilin sürdürülmesi ve Genç Kalemler dergisindeki Yeni Lisan makalesiyle dilde sadeleşmenin kurallara bağlanması şeklindedir.
Türk edebiyatında dilde sadeleşme çabaları ilk olarak Tanzimat Dönemi'nde (1860, Tercüman-ı Ahvâl) teorik bir düşünce olarak başlamış; Servet-i Fünun (1896) ve Fecr-i Âti (1909) dönemlerinde bu düşünce terk edilerek ağır, sanatlı bir dil sürdürülmüş; nihayet 1911 yılında Yeni Lisan Hareketi ile bu çaba sistemli kurallara bağlanarak milli bir davaya dönüştürülmüştür.

Adım Adım Çözüm

1
Tanzimat Dönemi'nin başlangıç aşamasını belirlemek
Şinasi'nin 1860 yılındaki Tercüman-ı Ahvâl mukaddimesi ilk aşamadır.
Dilde sadeleşme çabalarının edebiyatımızdaki ilk kuramsal beyanı Tanzimat I. Dönem ile başlar.
2
Servet-i Fünun Dönemi dil anlayışını konumlandırmak
Servet-i Fünun sanatçılarının 1896'da kurduğu ağır şiir dili ikinci aşamadır.
Tanzimat'taki sadeleşme eğilimlerinin aksine, bu dönemde dil son derece ağırlaştırılmış ve yapay bir hal almıştır.
3
Fecr-i Âti topluluğunun dil politikasını belirlemek
1909 yılında Fecr-i Âti beyannamesinin yayımlanması üçüncü aşamadır.
Topluluk beyannamede dilin şahsi ve muhterem olduğunu savunarak Servet-i Fünun dilini devam ettirmiştir.
4
Yeni Lisan Hareketi'nin başlangıcını belirlemek
1911 yılında Genç Kalemler dergisindeki Yeni Lisan makalesi son aşamadır.
Bu makaleyle dil sadeleşmesi ilk kez kurallara ve milli bir temele oturtulmuştur.

Anahtar Kavram

Dilde sadeleşme hareketlerinin Tanzimat'tan Milli Edebiyat'a kronolojik seyri ve Yeni Lisan'ın tarihi konumu
Soru 13Soru

Aşağıda Millî Edebiyat Dönemi'nin bağımsız sanatçıları Mehmet Âkif Ersoy ve Yahya Kemal Beyatlı'ya ait bazı edebî açıklamalar ve bu açıklamaların temsil ettiği kavramlar verilmiştir. Sol sütundaki edebî açıklamalar sağ sütundaki doğru kavramlarla eşleştirildiğinde doğru eşleşme çiftleri nasıl olmalıdır?

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Mehmet Âkif'in şiirde süse, yapaylığa ve hayalciliğe karşı çıkarak dış dünyadaki gözlemlerini olduğu gibi aktarma gayesini ifade eden poetik ilkesi.
Yahya Kemal'in şiiri bir musiki ve ahenk sanatı olarak görüp kelimelerin ses değerlerine, yerli yerinde kullanımına ve biçim kusursuzluğuna verdiği önem.
Mehmet Âkif'in halkın yaşamını, sokaktaki dramı, yoksulluğu ve cehaleti konuşma dilinin doğallığıyla şiir formunda aktardığı tür.
Yahya Kemal'in Osmanlı-Türk tarihinin kültürel birikimini ve eski şiir zevkini modern bir estetikle harmanladığı akım çizgisi.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Mehmet Âkif'in dış dünyadaki gözlemlerini olduğu gibi aktarma gayesi manzum realizmle; Yahya Kemal'in kelimelerin ses değerlerine ve biçim kusursuzluğuna verdiği önem deruni ahenkle; Mehmet Âkif'in halkın yaşamını şiir formunda aktardığı tür manzum hikâyeyle; Yahya Kemal'in eski şiir zevkini modern estetikle harmanlaması ise neo-klasisizmle eşleşmektedir.
Sol sütundaki edebî özellikler ile sağ sütundaki kavramlar, Mehmet Âkif Ersoy ve Yahya Kemal Beyatlı'nın edebî yönelimleri dikkate alınarak eşleştirilmiştir. Mehmet Âkif'in şiirde gerçeklikten sapmama ilkesi manzum realizmi; halkın yaşamını şiir diliyle aktarması manzum hikâyeyi yansıtır. Yahya Kemal'in ses ve biçim mükemmelliği arayışı deruni ahengi; Divan şiirini modernleştirmesi ise neo-klasisizmi yansıtır.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütundaki birinci açıklamada yer alan süsten uzak durarak dış dünyadaki gözlemleri olduğu gibi aktarma gayesini değerlendirin.
Bu açıklama Mehmet Âkif Ersoy'un sanat görüşünün temelini oluşturan manzum realizm ilkesidir, dolayısıyla birinci açıklama manzum realizm kavramıyla eşleşir.
Şairin şiiri hayalden uzaklaştırıp gerçeğe yaklaştırma çabası bu kavramın tanımıdır.
2
İkinci açıklamada belirtilen ses değerleri, kelimelerin yerli yerinde kullanımı ve biçim kusursuzluğu özelliklerini inceleyin.
Bu özellikler Yahya Kemal'in şiir anlayışında yer alan ve iç musiki olarak da adlandırılan deruni ahenk kavramını ifade eder, dolayısıyla ikinci açıklama deruni ahenk kavramıyla eşleşir.
Parnasizmden etkilenen Yahya Kemal'in ses kusursuzluğu arayışı bu kavramla doğrudan ilgilidir.
3
Üçüncü açıklamada geçen halkın yaşamını, sokaktaki insanı ve yoksulluğu konuşma diliyle aktaran şiir türünü tespit edin.
Bu edebî tür, Mehmet Âkif'in Safahat'ta sıkça kullandığı manzum hikâye türüdür, dolayısıyla üçüncü açıklama manzum hikâye kavramıyla eşleşir.
Manzum hikâyeler olay örgüsünü şiir biçiminde sunarak toplumsal gerçekleri anlatmada kullanılır.
4
Dördüncü açıklamada geçen Osmanlı-Türk tarihini ve eski şiir zevkini modern estetikle birleştirme çabasını değerlendirin.
Bu sanatsal eğilim Yahya Kemal'in edebiyatımızdaki en önemli temsilcisi olduğu neo-klasisizm akımını temsil eder, dolayısıyla dördüncü açıklama neo-klasisizm kavramıyla eşleşir.
Eskiye ait unsurların modern biçimlerle yeniden yorumlanması neo-klasik anlayışın özüdür.

Anahtar Kavram

Dönemin Bağımsız Sanatçıları (Mehmet Akif, Yahya Kemal)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 14Soru

Aşağıda Reşat Nuri Güntekin'in Milli Edebiyat Dönemi roman anlayışını yansıtan *Çalıkuşu* adlı eserindeki olaylar karışık olarak verilmiştir. Bu olayları romandaki kronolojik gelişim sırasına göre sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Feride'nin okul yıllarında 'Çalıkuşu' adını alması ve nişanlanması, nişanın bozulup Anadolu'ya kaçması, Munise'yi evlat edinmesi, Hayrullah Bey ile kağıt üzerinde evlenmesi ve en son Hayrullah Bey'in günlüğü sayesinde Kâmran'a kavuşması s��rasıdır.
Romanın olay örgüsü sırasıyla; Feride'nin eğitim hayatı ve nişanlanması, ihaneti öğrenip Anadolu'ya öğretmen olarak gitmesi, burada Zeyniler köyünde öğretmenlik yapıp Munise'yi evlat edinmesi, ardından dedikodular nedeniyle Hayrullah Bey ile evlenmesi ve nihayetinde Hayrullah Bey'in ölümü sonrası bıraktığı günlük vesilesiyle Kâmran ile birleşmesi şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Feride'nin ilk dönem hayatını ve lakabının kökenini belirlemek.
Feride'nin Dame de Sion'daki okul yıllarında yaramazlıkları sebebiyle 'Çalıkuşu' lakabını alması ve Kâmran ile nişanlanması ilk sıradadır.
Romanın başlangıç kısmındaki temel durumdur.
2
Anadolu'ya gitmesine yol açan kırılma olayını tespit etmek.
Düğün gecesi öncesi Kâmran'ın ihanetini öğrenerek evden kaçması ve Anadolu'ya öğretmen olarak gitmesi ikinci sıradadır.
Feride'nin bağımsız bir kadın olarak hayatını kurmaya karar vermesinin arkasındaki temel sebeptir.
3
Öğretmenlik yıllarının içindeki önemli olayları sıralamak.
Anadolu'da Zeyniler gibi çeşitli köylerde öğretmenlik yaparken Munise'yi evlat edinmesi ve onun vefat etmesi üçüncü sıradadır.
Feride'nin öğretmenlik yıllarındaki en derin dramatik ve duygusal sürecini temsil eder.
4
Anadolu'daki öğretmenlik sürecinin tamamlanma şeklini belirlemek.
Hakkında çıkan dedikodulardan korunmak amacıyla yaşlı doktor Hayrullah Bey ile kağıt üzerinde evlenmesi dördüncü sıradadır.
Bu evlilik Anadolu yıllarının sonunda, toplumsal baskılardan kurtulmak adına yapılmıştır.
5
Romanın çözüm ve sonuç aşamasını tespit etmek.
Hayrullah Bey'in ölümü üzerine bıraktığı vasiyet ve günlük sayesinde Feride'nin İstanbul'a dönüp Kâmran ile tekrar bir araya gelmesi beşinci sıradadır.
Giriş ve gelişme bölümündeki tüm düğümlerin çözüldüğü ve eserin mutlu sonla bittiği kısımdır.

Anahtar Kavram

Çalıkuşu romanının olay örgüsü kronolojisi ve başkahraman Feride'nin gelişim çizgisi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 15Soru

Cebeci Hastanesinin bir odasında, kafasında bir kurşunla yatan Peyami’nin hatıra defteri şeklinde kurgulanan; İzmir’in işgali üzerine önce İstanbul’a gelen, ardından Anadolu’ya geçerek Kuvayımilliye hareketine katılan Ayşe, İhsan ve Peyami ekseninde Millî Mücadele’yi anlatan eser, edebiyatımızda bu mücadeleyi doğrudan işleyen ilk roman olma özelliğine de sahiptir.

Bu parçada söz edilen roman aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ateşten Gömlek

Cevap

Ateşten Gömlek
Parçada betimlenen hatıra defteri kurgusu, Peyami, Ayşe ve İhsan karakterleri ile Millî Mücadele'yi doğrudan işleyen ilk roman olma özelliği, Halide Edip Adıvar'ın kaleme aldığı Ateşten Gömlek romanını nitelemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki kahramanları analiz etme
Peyami, Ayşe ve İhsan karakterlerinin birlikte yer aldığı Millî Mücadele konulu eser tespit edilir.
Eserin olay örgüsü ve karakter kadrosu doğru esere ulaşmak için en önemli ipucudur.
2
Anlatım tekniğini ve tarihsel önemi değerlendirme
Cebeci Hastanesinde yatan bir gazinin (Peyami) hatıra defteri şeklinde yazılan ve Millî Mücadele'yi doğrudan işleyen ilk romanın Ateşten Gömlek olduğu belirlenir.
Romanın yapısal özellikleri ve edebiyat tarihindeki öncü rolü doğru cevabı kesinleştirir.

Anahtar Kavram

Millî Edebiyat Dönemi'nde Millî Mücadele'yi işleyen romanlar ve özellikleri
Soru 16Soru

Genç Kalemler dergisinde yayımlanan Yeni Lisan makalesi, Türkçeyi yabancı kuralların boyunduruğundan kurtararak millî bir yazı dili oluşturmayı hedeflemiştir. Bu doğrultuda dilde sadeleşmeyi sağlamak için bazı kurallar ortaya konmuştur.

Buna göre Yeni Lisan Hareketi'nin dil anlayışı ve kuralları ile ilgili olarak:

I. Arapça ve Farsça dil bilgisi kuralları ile bu kurallara göre yapılan tamlamalar tamamen terk edilecektir.
II. Türkçe karşılığı bulunan Arapça ve Farsça kelimeler dilden atılacak; karşılığı olmayanlar ise Türkçeleşmiş kabul edilerek korunacak ve Türkçe eklerle çekimlenecektir.
III. Yazı dili ile konuşma dili arasındaki farkı kapatmak için Anadolu ağızlarından kelime derleme çalışmaları yapılarak bu kelimeler yazı diline kazandırılacaktır.
IV. Türk dünyasında edebi bir birlik kurmak amacıyla Çağatayca ve Kıpçakça gibi diğer Türk lehçelerinden kelime ve dil bilgisi unsurları ithal edilecektir.

yargılarından hangileri Yeni Lisan Hareketi'nin savunduğu ilkelerle çelişmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III ve IV

Cevap

Anadolu ağızlarından kelime derleme çal��şmalarının yapılması ve diğer Türk lehçelerinden kelime ithal edilmesi yönündeki yargılar Yeni Lisan ilkeleriyle çeliştiği için doğru cevap bu iki yargıyı içeren seçenektir.
Doğru cevap, Anadolu ağızlarından kelime derlenmesini ve diğer Türk lehçelerinden kelime alınmasını içeren yargıların Yeni Lisan ilkeleriyle çeliştiğini belirten seçenektir. Yeni Lisan makalesinde Çağatayca veya Uygurca gibi diğer Türk lehçelerinden kelime alınması dili yapaylaştıracağı gerekçesiyle kesin bir dille reddedilmiştir. Ayrıca yazı dilinin esası olarak sadece İstanbul Türkçesi belirlenmiş, Anadolu ağızlarından kelime derlemek gibi bir kural konulmamıştır. Bu iki yargı Yeni Lisan beyannamesiyle doğrudan çelişmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Öncüllerde yer alan yargılar tek tek analiz edilerek Yeni Lisan makalesinde ilan edilen dil kuralları ile karşılaştırılır.
I. yargı (yabancı kuralların ve tamlamaların terk edilmesi) ile II. yargı (karşılığı bulunmayan kelimelerin Türkçe eklerle kullanılması) Yeni Lisan'ın doğrudan kurallarıyken; III. yargı (Anadolu ağızlarından derleme yapılması) ve IV. yargı (diğer Türk lehçelerinden kelime alınması) bu ilkeler arasında yer almaz veya onlarla doğrudan çelişir.
Soruda hangi yargıların Yeni Lisan ilkeleriyle çeliştiğini bulmak hedeflenmektedir.
2
Yeni Lisan Hareketi'nin diğer Türk lehçelerinden kelime alımına yönelik kesin tutumu değerlendirilir.
Yeni Lisan makalesinde, başka Türk lehçelerinden (Çağatayca, Kıpçakça vb.) kelime almanın dilin doğal yapısına aykırı olduğu ve yazı dilini yapaylaştıracağı gerekçesiyle bu tutum kesinlikle reddedilmiştir.
Öğrencilerin milliyetçi bir hareketin diğer lehçelere yöneleceği şeklindeki yaygın yanılgısını test etmek ve çelişkiyi netleştirmek amaçlanır.
3
Yeni Lisan'ın temel aldığı konuşma dili ile Anadolu ağızlarından derleme faaliyetlerinin tarihi ilişkisi çözümlenir.
Yeni Lisan Hareketi yazı dilinde İstanbul Türkçesini tek ölçüt kabul etmiştir. Anadolu ağızlarından sistemli derleme faaliyetleri ise Cumhuriyet Dönemi dil devrimi sürecinde (1932'den sonra kurulan Türk Dili Tetkik Cemiyeti öncülüğünde) hayata geçirilmiştir. Dolayısıyla bu yargı da Yeni Lisan ilkeleriyle uyuşmamaktadır.
Milli Edebiyat dönemi ile Cumhuriyet dönemi dil çalışmalarının sınırlarını belirlemek hedeflenmiştir.

Anahtar Kavram

Yeni Lisan Hareketi'nin dil sadeleşmesi kuralları ve bu kuralların sınırları
Soru 17Soru

Milli Edebiyat Dönemi hikâye ve romanlarında yansıtılan toplumsal meseleler, dönemin zihniyetini ve çatışmalarını temsil eden kilit karakterler üzerinden somutlaştırılmıştır.

Aşağıdaki sol sütunda yer alan roman/hikâye kahramanlarını, sağ sütunda verilen ve bu karakterlerin temsil ettiği temel tematik/toplumsal işlevlerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Naim Efendi (*Kiralık Konak*)
Selim Bey (*Şeftali Bahçeleri* - *Memleket Hikâyeleri*)
Efruz Bey (*Efruz Bey*)
Kaya (*Yeni Turan*)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Naim Efendi - Kiralık Konak'ta geleneksel değerleri ve kuşak çatışmasını temsil eden Osmanlı aristokratı; Selim Bey - Şeftali Bahçeleri'nde Anadolu rehavetine kapılan bürokrat; Efruz Bey - Ömer Seyfettin'in eserinde sahte aydın; Kaya - Yeni Turan'da Türkçülük ideolojisini temsil eden idealist kadındır.
Naim Efendi, Kiralık Konak'ta geleneksel değerlerin çöküşünü ve nesiller arası kopukluğu simgeler. Selim Bey, Şeftali Bahçeleri'nde Anadolu'daki bürokratik ataleti ve rehaveti yansıtır. Efruz Bey, Ömer Seyfettin'in aynı adlı eserinde sahte ve gösteriş meraklısı aydınları hicveder. Kaya ise Yeni Turan'da kadının toplumsal hayata katılımını ve Türkçülük idealini simgeleyen öncü bir karakterdir. Bu eşleştirmeler karakterlerin edebi ve tematik işlevleriyle birebir örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütunda verilen karakterlerin hangi eserlerde yer aldığını ve bu eserlerin yazarlarını belirlemek.
Naim Efendi Yakup Kadri'nin Kiralık Konak romanında; Selim Bey Refik Halit'in Şeftali Bahçeleri hikayesinde; Efruz Bey Ömer Seyfettin'in Efruz Bey eserinde; Kaya ise Halide Edip'in Yeni Turan romanında yer alır.
Karakterlerin ait olduğu eserlerin bağlamı, onların temsil ettiği toplumsal işlevleri belirlememize yardımcı olur.
2
Belirlenen eserlerin ana temalarını ve karakterlerin bu temalar içerisindeki rollerini sağ sütundaki açıklamalarla eşleştirmek.
Naim Efendi'nin konak hayatının çöküşüyle (kuşak çatışması), Selim Bey'in kasaba rehavetiyle, Efruz Bey'in sahte aydın hicviyle, Kaya'nın ise Türkçü ve idealist kadın vizyonuyla uyuştuğu görülür.
Karakterlerin eser içindeki işlevsel analizini tamamlayarak doğru eşleşmeleri doğrulamak.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat Dönemi hikaye ve romanlarında karakterlerin sembolik ve toplumsal işlevleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 18Soru

Milli Edebiyat Dönemi’nde hikâyeciliğin yönü İstanbul dışına, Anadolu’ya çevrilmiştir. Memleket gerçeklerini gözlemci bir gerçekçilikle ele alan yazar, Anadolu’nun çeşitli kasaba ve köylerindeki yaşamı, oradaki memurları ve yerel halkı sade bir dille hikâyelerine taşımıştır. Bu doğrultuda kaleme alınan bir eserde yer alan 'Şeftali Bahçeleri' adlı hikâyede, idealist bir memur olarak Anadolu’daki bir kasabaya atanan Agâh Bey’in, zamanla çevrenin rehavetine kapılarak ilkelerinden vazgeçişi ve tembelliğe teslim oluşu anlatılır.

Bu parçada sözü edilen yazar ve eseri aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Refik Halit Karay - Memleket Hikâyeleri

Cevap

Refik Halit Karay - Memleket Hikâyeleri
Parçada sözü edilen yazar Refik Halit Karay, eser ise Memleket Hikâyeleri'dir. Kitaptaki ünlü Şeftali Bahçeleri hikayesinde, atandığı Anadolu kasabasında işleri düzeltmek isteyen idealist memur Agâh Bey'in kasaba halkının ve diğer memurların şeftali bahçelerindeki eğlence ve rehavet dolu yaşamına kapılarak nasıl tembelliğe sürüklendiği gerçekçi bir üslup ve sade bir dille anlatılmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel ipuçlarını belirlemek
Hikaye kahramanı olarak 'Agâh Bey' ve hikaye adı olarak 'Şeftali Bahçeleri' bilgileri tespit edilir.
Eserin ve yazarın kim olduğunu saptamak için anahtar karakterler ve hikaye başlıkları kullanılır.
2
Edebi dönem özelliklerini ve yazarları eşleştirmek
Refik Halit Karay'ın Milli Edebiyat Dönemi'nde sürgün olarak gittiği Anadolu kasabalarından gözlemlerle yazdığı 'Memleket Hikâyeleri' adlı kitabında 'Şeftali Bahçeleri' hikayesinin yer aldığı ve başkahramanının idealistliğini kaybeden tahrirat müdürü Agâh Bey olduğu bilgisiyle yazar ve eser eşleştirilir.
Milli Edebiyat Dönemi hikayeciliğinin Anadolu'ya açılma sürecindeki en önemli yapı taşlarından birini doğru tespit etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat Dönemi hikayeciliği, Refik Halit Karay ve Memleket Hikâyeleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 19Soru

Aşağıda iki farklı şiirden alınan bentler verilmiştir:

I. Şiir
*Artık demir almak günü gelmişse zamandan,*
*Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.*
*Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;*
*Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.*

II. Şiir
*— Bana bak, basma sakın!*
*— Ne var?*
*— Toprak kayıyor.*
*— Gitme, Seyfi Baba yorgundur.*
*— Yol uzun, vakit geçiyor.*
*Feneri tut hele amca... Önümüz çamurlu biraz.*

Bu iki şiir parçası ve yazarlarıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Birinci şiirin şairi, aruz ölçüsünü Türkçeye uygularken hece ölçüsünü tamamen dışlamış; ikinci şiirin şairi ise halkın dilini ve yaşamını yansıttığı manzum hikâyelerinde hece ölçüsünü tercih etmiştir.

Cevap

Birinci şiirin şairi olan Yahya Kemal Beyatlı'nın hece ölçüsünü tamamen dışladığı ve ikinci şiirin şairi olan Mehmet Akif Ersoy'un manzum hikayelerinde hece ölçüsünü tercih ettiği yönündeki ifade söylenemez.
Birinci şiirin yazarı Yahya Kemal Beyatlı, tüm şiirlerini aruzla yazmakla birlikte 'Ok' şiirinde hece ölçüsünü kullanmıştır; dolayısıyla heceyi tamamen dışladığı söylenemez. İkinci şiirin yazarı Mehmet Akif Ersoy ise manzum hikayeleri dahil olmak üzere bütün şiirlerini aruz ölçüsüyle kaleme almıştır. Bu nedenle hece ölçüsünü tercih ettiği iddiası yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Şiir parçalarının üslup, tema ve biçim özelliklerini inceleyerek yazarlarını belirleyin.
İlk şiirdeki estetik olgunluk ve ahenk Yahya Kemal Beyatlı'ya, ikinci şiirdeki konuşma dili ve manzum hikaye kurgusu Mehmet Akif Ersoy'a aittir.
Yazarların doğru saptanması, seçeneklerde yer alan iddiaların kontrol edilebilmesi için gereklidir.
2
Sanatçıların edebi eğilimlerini ve dönem içindeki konumlarını değerlendirin.
Her iki sanatçı da Millî Edebiyat topluluğuna resmi olarak üye olmamış bağımsız figürlerdir ve sade dil anlayışını benimsemişlerdir.
Seçeneklerdeki edebiyat tarihi ve bağımsızlık vurgularını doğrulamak amacıyla bu analiz yapılır.
3
Şairlerin şiirlerinde kullandıkları ölçü tercihleri hakkındaki bilgiyi test edin.
Yahya Kemal 'Ok' şiirinde heceyi kullanmış, Mehmet Akif ise halkçı konulara rağmen tüm şiirlerini aruzla yazmıştır. Dolayısıyla buna uymayan seçeneğin yanlış olduğu belirlenir.
Ölçü konusundaki yaygın yanılgıları eleyerek kesin yanlışı bulmak hedeflenir.

Anahtar Kavram

Dönemin Bağımsız Sanatçıları (Mehmet Akif Ersoy ve Yahya Kemal Beyatlı) ve Şiir Anlayışları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 20Soru

Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun romanları, Tanzimat döneminden Cumhuriyet'in sonraki yıllarına kadar uzanan geniş bir tarihsel süreci ve Türk toplumunun geçirdiği değişimleri kronolojik bir zincir halinde ele alır. Buna göre, aşağıda verilen Yakup Kadri Karaosmanoğlu romanlarının, konu aldıkları tarihsel dönemlerin kronolojik sırasına (eskiden yeniye) göre doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

*Bir Sürgün*, *Hüküm Gecesi*, *Sodom ve Gomore* ve *Panorama* eserlerinin konu edindikleri dönemlere göre eskiden yeniye doğru sıralanışı bu şekildedir.
Doğru sıralama olan *Bir Sürgün*, *Hüküm Gecesi*, *Sodom ve Gomore* ve *Panorama* dizilimi, Osmanlı'nın son dönemlerinden Cumhuriyet Türkiye'sinin ilk çeyrek asrına kadar geçen tarihsel süreci tam bir kronolojiyle takip etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Romanların ele aldığı tarihsel dönemleri belirleme
*Bir Sürgün* II. Abdülhamid dönemini, *Hüküm Gecesi* II. Meşrutiyet yıllarını, *Sodom ve Gomore* Mütareke yıllarını, *Panorama* ise Cumhuriyet sonrasını anlatır.
Doğru bir kronolojik sıralama yapabilmek için öncelikle her bir romanın hangi tarihsel kesite ışık tuttuğunu tespit etmek gerekir.
2
Eserleri tarihsel sıraya göre dizme
Sıralama II. Abdülhamid Dönemi (*Bir Sürgün*) -> II. Meşrutiyet Dönemi (*Hüküm Gecesi*) -> Mütareke Dönemi (*Sodom ve Gomore*) -> Cumhuriyet Dönemi (*Panorama*) şeklinde gerçekleşir.
Türk tarihindeki bu dönemlerin gelişi sırasıyla Tanzimat/İstibdat sonları, Meşrutiyet, I. Dünya Savaşı/İşgal yılları ve son olarak Cumhuriyet dönemidir.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat romanlarında tarihsel dönemlerin ve sosyal değişimin yansıtılması
Sayfa 1 / 7Sonraki
Milli Edebiyat Alıştırma Soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin