Toplumsal Kurumlar, Kültür ve Değişme

90 soru

Soru 41Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen siyaset sosyolojisi kavramlarını, sağ sütundaki en uygun tanımlarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

İktidar
Otorite
Meşruiyet
Sivil Toplum

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İktidar kavramı 'Toplumsal ya da siyasal bir yapıda, başkalarının davranışlarını kendi iradesi doğrultusunda yönlendirebilme ve yaptırım uygulayabilme gücü' ile; Otorite kavramı 'İktidarın toplum tarafından kabul görerek rızaya dayalı, haklı ve yasal bir yetki kullanımı haline gelmiş biçimi' ile; Meşruiyet kavramı 'Siyasal iktidarın egemenlik kullanımını yasalara, ahlaki ilkelere veya toplumsal sözleşmeye dayandırarak haklılaştırması durumu' ile; Sivil Toplum kavramı ise 'Devletin doğrudan kontrolü ve hiyerarşik yapısı dışında, bireylerin kendi istekleriyle oluşturdukları kamusal ve gönüllü örgütlenmeler alanı' ile eşleşir.
Siyaset sosyolojisinde kavramların doğru eşleştirilmesi, iktidarın ham yaptırım gücü ile rızaya dayanan otorite arasındaki farkı ayırt etmeyi gerektirir. İktidar, rızaya bağlı olmaksızın başkalarının davranışlarını yönlendirme gücüdür. Otorite ise iktidarın meşrulaşmış ve rızaya dayalı halidir. Meşruiyet, yönetme gücünün haklı ve hukuka uygun kabul edilmesini sağlayan zemindir. Sivil toplum ise devletin doğrudan denetimi dışındaki gönüllü örgütlenmeleri kapsayan alandır.

Adım Adım Çözüm

1
İktidar ve otorite arasındaki kavramsal ayrımı analiz edin.
İktidarın salt güç ve zorlama unsuruna dayalı tanımı ile otoritenin bu gücün meşrulaşmış hali olan tanımı tespit edilir.
Siyaset sosyolojisinde iktidar genel yaptırım gücünü, otorite ise rızaya dayalı yetkiyi temsil eder.
2
Meşruiyet kavramının temel niteliğini belirleyin.
Meşruiyetin, gücün yasallık ve haklılık temelinde temellendirilmesiyle ilgili olan tanım olduğu belirlenir.
Meşruiyet, iktidarın meşru (haklı) kabul edilmesini sağlayan niteliktir.
3
Sivil toplum kavramının devlet yapısıyla olan sınırını ayırt edin.
Sivil toplumun devlet dışı kamusal alanı ve gönüllü örgütlenmeleri kapsayan tanım olduğu belirlenir.
Sivil toplum örgütleri devlet aygıtından bağımsız gönüllülük esasına göre çalışır.

Anahtar Kavram

Siyaset sosyolojisindeki iktidar, otorite, meşruiyet ve sivil toplum kavramlarının ayrımı.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 42Soru

Din; ölüm, hastalık ve doğal afetler gibi insan yaşamını sarsan durumlar karşısında bireye açıklamalar sunar. Bireyin "Ben kimim?", "Nereden geldim?", "Yaşamımın amacı nedir?" gibi varoluşsal sorularına cevaplar üreterek onun varoluş kaygısını hafifletir ve hayata tutunmasını sağlar.

Buna göre, dinin bireyin varoluşsal sorularına cevaplar vererek yaşamı açıklaması, din kurumunun aşağıdaki işlevlerinden hangisiyle doğrudan ilişkilidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anlam kazandırıcı işlevi

Cevap

Anlam kazandırıcı işlevi
Doğru cevap anlam kazandırıcı işlevidir. Din, insanların karşılaştığı belirsizlikler, ölümler veya kriz anlarında onlara kozmik ve ahlaki bir düzen sunarak hayatı anlamlı kılar. Metindeki varoluşsal sorulara verilen cevaplar doğrudan bu işlevle ilgilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki anahtar ifadeleri analiz etme
Metinde dinin ölüm, hastalık gibi kriz durumlarına açıklama getirmesi ve insanın varoluşsal sorularına yanıt vermesi vurgulanmaktadır.
Sorunun dinin hangi işlevine odaklandığını bulmak için paragraftaki ipuçlarını belirlemek gerekir.
2
Belirlenen işlevi sosyolojik kavramlarla eşleştirme
Varoluşsal kaygıları hafifletmek ve yaşama amaç sunmak, doğrudan hayatı anlamlandırma (anlam kazandırıcı) işlevine karşılık gelir.
Dinin bireysel ve toplumsal işlevleri arasında anlam kazandırma rolünün tanımını hatırlamak ve uygulamak gerekir.

Anahtar Kavram

Dinin Anlam Kazandırıcı İşlevi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 43Soru

Geleneksel tarım toplumlarında ekonomik faaliyetler aile, akrabalık ve cemaat ilişkileriyle iç içe yürütülürken; üretim ve tüketim süreçleri birbirinden keskin sınırlarla ayrılmamıştır. Ancak sanayileşmeyle birlikte üretim fabrikalara taşınmış, rasyonel iş bölümü ve uzmanlaşma ön plana çıkmış, bireyler arasındaki ilişkiler sözleşmeye dayalı resmi bir nitelik kazanmıştır. Bu dönüşüm, bireyin toplumsal ilişkilerini ve toplumsal hayattaki bağlarını da kökten değiştirmiştir.

Bu parçadan hareketle, modernleşme sürecinde ekonomi kurumu ile toplumsal hayat arasındaki ilişki hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ekonomik üretim biçimindeki değişim, bireyler arasındaki toplumsal ilişkileri birincil ve yüz yüze ilişkilerden, ikincil ve sözleşmeli ilişkilere dönüştürmüştür.

Cevap

Ekonomik üretim biçimindeki değişim, bireyler arasındaki toplumsal ilişkileri birincil ve yüz yüze ilişkilerden, ikincil ve sözleşmeli ilişkilere dönüştürmüştür.
Doğru seçenek ekonomik üretim tarzındaki dönüşümün (tarımdan sanayiye geçiş), bireylerin toplumsal bağlarını birincil (yüz yüze, samimi) nitelikten ikincil (sözleşmeli, resmi) niteliğe kaydırdığını tam olarak açıklamaktadır. Parçada geçen 'cemaat ilişkileriyle iç içe yürütülürken' ifadesi birincil ilişkileri, 'sözleşmeye dayalı resmi bir nitelik kazanmıştır' ifadesi ise ikincil ilişkileri temsil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel sosyolojik değişimi tespit etmek
Geleneksel tarım toplumundaki yüz yüze, cemaat temelli ekonomik ilişkilerin yerini sanayi toplumuyla birlikte fabrikalara, iş bölümüne ve resmi sözleşmelere bıraktığı belirlenir.
Parçada tarım toplumundan sanayi toplumuna geçiş süreci ve bu sürecin toplumsal bağları nasıl etkilediği anlatılmaktadır.
2
Seçeneklerdeki kavramsal ilişkileri parça doğrultusunda analiz etmek
Ekonomik yapının dönüşmesiyle toplumsal ilişkilerin birincil ve yüz yüze nitelikten ikincil ve resmi/sözleşmeli bir niteliğe büründüğü sonucuna ulaşılır.
Parçanın son cümlesindeki 'bireyin toplumsal ilişkilerini ve toplumsal hayattaki bağlarını da kökten değiştirmiştir' ifadesi bu yönelimi doğrulamaktadır.

Anahtar Kavram

Ekonomik yapının toplumsal ilişkiler ve bağlar üzerindeki dönüştürücü etkisi
Soru 44Soru

Modern toplumlarda siyasi iktidar, meşruiyetini soyut kurallar bütününden ve yasal süreçlerden al��r. Bireyler, yöneten kişinin şahsına veya geleneksel konumuna değil, onun temsil ettiği makama ve yasalara itaat ederler. Ancak siyasi iktidarın bu yasal-rasyonel biçimi, toplumsal kriz veya kaos dönemlerinde sarsıntıya uğrayabilir ve kitleleri peşinden sürükleyen, olağanüstü yeteneklere sahip olduğuna inanılan liderlerin karizmatik otoritesi ön plana çıkabilir.

Bu parçadan yola çıkılarak siyaset sosyolojisindeki otorite tipleriyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Siyasi otoritenin meşruiyet kaynakları, toplumsal koşullara ve kriz dönemlerine bağlı olarak değişkenlik gösterebilir.

Cevap

Siyasi otoritenin meşruiyet kaynaklarının toplumsal koşullara ve kriz dönemlerine bağlı olarak değişkenlik gösterebileceği yargısı
Doğru seçenek, parçadaki 'toplumsal kriz veya kaos dönemlerinde sarsıntıya uğrayabilir ve... karizmatik otorite ön plana çıkabilir' ifadesiyle tam olarak örtüşmektedir. Bu durum, meşruiyet kaynaklarının sabit olmadığını, toplumsal koşullara ve krizlere bağlı olarak değişebileceğini göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel argümanları ve otorite tiplerine yönelik açıklamaları incelemek.
Yasal-rasyonel otoritenin olağan dönemlerdeki işleyişi ile kriz dönemlerinde karizmatik otoritenin yükselişi arasındaki ilişki belirlenmiştir.
Parçanın ana fikrini ve sunduğu sosyolojik bağlamı kavramak için.
2
Otoritenin değişkenliğini ve meşruiyet kaynaklarının toplumsal koşullarla ilişkisini ifade eden seçeneği aramak.
Parçada kriz dönemlerinde otoritenin yasal-rasyonelden karizmatiğe kayabildiğinin belirtilmesinin, meşruiyet kaynaklarının toplumsal durumlara göre değişebileceğini gösterdiği tespit edilmiştir.
Doğru yargıya ulaşmak ve sosyolojik çıkarımı tamamlamak için.

Anahtar Kavram

Siyasi Otorite Tipleri ve Meşruiyet
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 45Soru

Aşağıdaki paragrafta boş bırakılan yerlere sırasıyla hangi sosyolojik kavramlar getirilmelidir?

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Toplumda bireylerin sosyo-ekonomik kökenlerine bakılmaksızın, yetenek ve çabaları doğrultusunda eğitim olanaklarından eşit şekilde yararlanabilmesi durumuna adı verilir. Eğitim sistemi aracılığıyla bireylerin toplumsal statülerinin soy bağı ya da servet yerine yetenek, zekâ ve çalışma gibi kişisel liyakat ölçütlerine göre belirlendiği bu toplumsal düzene ise denir.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İlk boşluğa 'fırsat e��itliği', ikinci boşluğa ise 'meritokrasi' kavramları getirilmelidir.
İlk boşlukta herkesin eğitim olanaklarından eşit biçimde yararlanabilmesini ifade eden fırsat eşitliği tanımlanmıştır. İkinci boşlukta ise toplumsal konumların kişisel yetenek ve liyakat esasına göre belirlendiği meritokrasi sistemi açıklanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ilk cümlesinde yer alan eğitim olanaklarına erişim tanımını analiz edin.
Bireylerin aile kökenlerine bakılmaksızın yetenekleri doğrultusunda eğitim alabilmesi 'fırsat eşitliği' olarak adlandırılır.
Eğitimde adaleti ve demokratik hakları güvence altına alan temel ilke fırsat eşitliğidir.
2
Paragrafın ikinci cümlesinde yer alan statü ve ödül dağıtım mekanizmasını inceleyin.
Statülerin soy bağı veya zenginlik yerine kişisel yetenek, başarı ve çalışmaya göre dağıtıldığı düzen 'meritokrasi' olarak adlandırılır.
Meritokrasi liyakate dayalı bir yönetim ve tabakalaşma sistemini ifade eder.

Anahtar Kavram

Eğitimde Fırsat Eşitliği ve Meritokrasi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 46Soru

Aşağıdaki metinde boş bırakılan yerleri, siyaset sosyolojisinde kullanılan otorite tiplerine uygun olacak şekilde doldurunuz.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Max Weber, meşruiyetin kaynağına göre üç temel otorite tipi tanımlamıştır. Toplumda geçmişten devralınan törelerin, inançların ve yerleşik alışkanlıkların kutsallığına dayanarak uygulanan güce otorite; modern toplumlarda ise akılcı bir şekilde tasarlanmış anayasal kurallara, yasal düzenlemelere ve bürokratik hiyerarşiye dayanan güce otorite adı verilir.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Metindeki ilk boşluğa 'geleneksel', ikinci boşluğa ise 'yasal-rasyonel' (veya rasyonel-yasal/hukuki) yazılmalıdır.
Weber'in otorite kuramına göre, töre ve geleneklere dayanan meşruiyet biçimi geleneksel otorite iken; anayasa, yazılı kurallar ve bürokrasiye dayanan meşruiyet biçimi yasal-rasyonel otoritedir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki ilk boşluk öncesindeki ipuçlarını incelemek.
İpuçları 'geçmişten devralınan töreler, inançlar ve yerleşik alışkanlıklar' olarak belirlenmiştir. Bu meşruiyet kaynağı Weber'in sınıflamasında geleneksel otoriteye karşılık gelir.
Geleneksel otorite, meşruiyetini tarihsel süreklilikten ve yerleşik toplumsal alışkanlıklardan alır.
2
Metindeki ikinci boşluk öncesindeki ipuçlarını incelemek.
İpuçları 'akılcı tasarlanmış anayasal kurallar, yasal düzenlemeler ve bürokratik hiyerarşi' olarak belirlenmiştir. Bu özellikler yasal-rasyonel otoriteye karşılık gelir.
Modern demokratik devletlerin temelini oluşturan bu otorite tipi, kişisel olmayan yazılı yasal kurallara dayanmaktadır.

Anahtar Kavram

Max Weber'in meşru otorite tipleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 47Soru

Kültür, insanın doğaya eklediği, onun ötesinde yarattığı maddi ve manevi değerlerin tamamıdır. Kültür; bireyler arasında ortak bir dil, inanç ve davranış kalıbı oluşturarak toplumsal birlikteliğin kurulmasında ve bu birlikteliğin kuşaktan kuşağa aktarılmasında temel bir rol oynar.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kültürün temel işlevlerinden biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplumsal bütünleşmeyi ve sürekliliği sağlamak

Cevap

Toplumsal bütünleşmeyi ve sürekliliği sağlamak
Kültürün en temel işlevi toplumsal birlikteliği (bütünleşmeyi) kurmak ve bunu kuşaktan kuşağa aktararak toplumsal sürekliliği sağlamaktır. Paragrafta kültürün ortak bir dil, inanç ve davranış kalıbı oluşturduğu, ayrıca kuşaktan kuşağa aktarıldığı belirtilerek bu bütünleştirici ve süreklilik sağlayıcı işlevi vurgulanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki ana fikri belirlemek için kültürün tanımı ve toplumsal rolünü analiz etmek.
Kültürün bireyler arasında ortak bağlar kurduğu ve kuşağa aktarıldığı belirlenmiştir.
Sorunun kökündeki açıklamayı doğru yorumlamak ve kültürün işlevini tespit etmek.
2
Seçenekleri inceleyerek paragrafta verilen 'toplumsal birlikteliğin kurulması' ve 'kuşaktan kuşağa aktarılması' ifadeleri ile örtüşen kavramı bulmak.
Birliktelik kurmanın 'bütünleşme'ye, kuşaktan kuşağa aktarılmanın ise 'süreklilik'e karşılık geldiği görülür.
Doğru seçeneği sosyolojik terminolojiyle eşleştirmek.

Anahtar Kavram

Kültürün Toplumsal İşlevleri
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 48Soru

Din kurumu, toplumsal yapının işleyişinde hem bireysel hem de toplumsal düzeyde çeşitli sosyolojik işlevler üstlenmektedir. Buna göre, sol sütunda verilen dinin sosyolojik işlevleri ile sağ sütunda verilen toplumsal yaşamdaki somut karşılıkları e��leştirildiğinde doğru eşleştirme nasıl olmalıdır?

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Toplumsal Bütünleşme
Toplumsal Kontrol
Anlam Kazandırma
Meşrulaştırma

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Toplumsal bütünleşme işlevi, farklı sosyoekonomik kesimlerin ortak ibadetlerle kolektif bilinci güçlendirmesiyle; toplumsal kontrol işlevi, dini yaptırımların vicdani denetim sağlayarak düzeni korumasıyla; anlam kazandırma işlevi, sarsıcı yaşam olaylarına açıklamalar sunulmasıyla; meşrulaştırma işlevi ise toplumsal hiyerarşi ve iktidarın kutsal referanslarla haklı çıkarılmasıyla eşleşmektedir.
Dinin toplumsal işlevleri sosyolojide bütünleştirici, düzenleyici, anlam kazandırıcı ve mevcut yapıları meşrulaştırıcı rolleri üzerinden incelenir. Bu çerçevede, törenlerin sağladığı grup dayanışması bütünleşmeye; vicdani/dini sınırlandırmalar kontrole; sarsıcı olayların teselli bulması anlam kazandırmaya; iktidar ilişkilerinin haklılaştırılması ise meşrulaştırmaya karşılık gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Toplumsal bütünleşme kavramının kapsamını belirlemek.
Toplumsal bütünleşme, bireylerin ortak değerler, inançlar ve ritüeller etrafında bir araya gelerek 'biz' bilinci oluşturmasını ifade eder. Bu durum, farklı sosyoekonomik kesimlerden bireylerin ritüeller aracılığıyla grup dayanışmasın�� güçlendirmesini açıklayan durumla doğrudan örtüşmektedir.
Toplumsal yapıda kolektif kimlik ve dayanışma işlevini doğru saptamak.
2
Toplumsal kontrol kavramının sınırlarını çizmek.
Toplumsal kontrol, bireysel davranışları sınırlandırarak düzeni korur. Yazılı hukukun eksik kaldığı yerlerde günah ve sevap gibi yaptırımların vicdani denetim sağlaması bu işlevin toplumsal hayattaki karşılığıdır.
Hukuk dışı sosyal denetim mekanizmalarını ayırt etmek.
3
Anlam kazandırma işlevini çözümlemek.
İnsan hayatını sarsan ölüm, ağır hastalık ve felaketler gibi durumlar varoluşsal kaygılar yaratır. Dinin bu durumlara açıklamalar getirerek teselli sunması, bireyin acılarına anlam yüklemesini sağlar.
Bireysel ve psikolojik kökenli sosyolojik işlevleri analiz etmek.
4
Meşrulaştırma işlevini değerlendirmek.
Meşrulaştırma, mevcut iktidar yapısının veya sınıfsal düzenin tanrısal irade gibi kutsal referanslarla desteklenerek sorgulanamaz kılınmasını anlatır.
Siyasi ve sosyal hiyerarşilerin dinsel referanslarla haklılaştırılmasını belirlemek.

Anahtar Kavram

Dinin Toplumsal İşlevleri (Toplumsal Bütünleşme, Toplumsal Kontrol, Anlam Kazandırma, Meşrulaştırma)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 49Soru

Siyaset kurumu, toplumsal düzeni sağlamanın yanı sıra bireylerin toplumsal yapı içerisindeki konumlarını da etkiler. Örneğin, demokratik devletlerde eğitim yoluyla liyakatin desteklenmesi, bireylerin kendi yetenekleriyle daha üst statülere geçebilmesini kolaylaştırır. Buna karşın, baskıcı siyasi yapılarda bürokratik kademelere ve ayrıcalıklı statülere ulaşım sadece belirli gruplara açık tutulabilir. Bu durum, devletin yönetim anlayışının bireysel hareketlilik ve toplumsal tabakala��ma üzerindeki belirleyici gücünü gösterir.

Bu parçadan yola çıkılarak siyaset kurumu ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Siyasi iktidarın yönetim tarzı, toplumsal tabakalar arasındaki geçişkenliği ve dikey hareketliliği etkileyebilir.

Cevap

Siyasi iktidarın yönetim tarzı, toplumsal tabakalar arasındaki geçişkenliği ve dikey hareketliliği etkileyebilir.
Parçada demokratik yönetimlerin bireysel liyakat temelinde üst tabakalara geçişi (dikey hareketlilik) kolaylaştırdığı, baskıcı yönetimlerin ise ayrıcalıklı grupları koruyarak bu geçişi engellediği belirtilmektedir. Bu durum, siyasi iktidarın yönetim tarzının toplumsal tabakalar arası geçişkenlik ve dikey hareketlilik üzerindeki etkisini doğrudan gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel düşünceyi belirleme
Devletin yönetim biçiminin (demokratik veya baskıcı) bireylerin üst statülere geçebilme olasılığı üzerindeki etkileri analiz edildi.
Parçanın siyaset kurumu ile toplumsal yapı ilişkisine dair verdiği mesajı saptamak.
2
Sosyolojik kavramlar açısından seçenekleri eleme
Diğer seçeneklerdeki kavram yanılgıları (statü-rol karıştırılması, dikey-yatay hareketlilik kargaşası, kültürleme yerine kültürleşme denmesi, fatalizm yerine determinizm kullanılması) tespit edilerek elendi.
Parçayla uyumlu olan ve sosyolojik olarak doğru olan tek yargıya ulaşmak.

Anahtar Kavram

Siyaset Kurumunun Toplumsal Tabakalaşma ve Hareketlilik Üzerindeki Etkisi
Soru 50Soru

Kültür; maddi unsurları, manevi unsurları ve toplumsal yaşamda üstlendiği çeşitli rollerle dinamik bir bütündür. Buna göre, sol tarafta verilen kültür boyutları ve kavramları ile sağ tarafta verilen açıklamaları doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Maddi Kültür
Manevi Kültür
Kültürün İşlevleri

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Maddi Kültür somut fiziksel unsurlarla; Manevi Kültür dil, inanç ve değerler gibi soyut unsurlarla; Kültürün İşlevleri ise toplumsal düzeni, bütünleşmeyi ve sosyalleşmeyi sağlama rolleriyle eşleşir.
Maddi kültür fiziksel üretimleri (teknoloji, mimari vb.), manevi kültür zihinsel ve toplumsal soyut değerleri (dil, ahlak vb.) temsil eder; kültürün işlevleri ise bu unsurların toplumda düzen kurma ve sosyalleştirme gibi rollerini açıklar.

Adım Adım Çözüm

1
Maddi kültür kavramının tanımını belirleme
Maddi kültürün somut, el tutulur ve fiziksel nesneleri (teknoloji, mimari) kapsadığı tespit edilir. Bu doğrultuda 'Maddi Kültür' ile somut unsurları açıklayan ifade eşleştirilir.
Maddi kültür, insan üretimi olan tüm nesnel ve fiziksel gerçeklikleri kapsar.
2
Manevi kültür kavramının tanımını belirleme
Manevi kültürün dil, din, gelenek ve değerler gibi soyut, zihinsel ögeleri kapsadığı tespit edilir. Bu doğrultuda 'Manevi Kültür' ile soyut unsurları açıklayan ifade eşleştirilir.
Manevi kültür, bir toplumun değer dünyasını ve normatif yapısını oluşturan soyut birikimdir.
3
Kültürün işlevlerinin toplumsal rollerini belirleme
Kültürün işlevlerinin toplumsal düzen, sosyalleşme ve kuşaklar arası aktarımla ilgili olduğu tespit edilir. Bu doğrultuda 'Kültürün İşlevleri' ile bu rolleri açıklayan ifade eşleştirilir.
Kültürün temel amacı, bireyi topluma entegre etmek ve toplumun varlığını sürdürmesini sağlamaktır.

Anahtar Kavram

Kültürün maddi ve manevi unsurları ile temel toplumsal işlevleri arasındaki ayrım.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 51Soru

Max Weber, 'Protestan Ahlakı ve Kapitalizmin Ruhu' adlı çalışmasında, püriten ahlak anlayışının rasyonel kapitalizmin doğuşunda oynadığı rolü inceler. Kalvinist öğretiye göre insan, Tanrı'nın şanını artırmak için sürekli çalışmalı ancak kazancını lüks ve gösterişe harcamak yerine yeniden yatırıma yönlendirerek dünyevi hazlardan uzak durmalıdır. Çalışmak ve tasarruf etmek dinî bir görev olarak kabul edilmiş, bu durum zamanla kapitalist sermaye birikiminin normatif zeminini oluşturmuştur. Weber'in bu analizi, dinî inanç ve uygulamaların toplumsal eylemi ve kurumları nasıl şekillendirdiğini göstermesi açısından önemlidir. Buna göre parçada ele alınan durum, din kurumunun aşağıdaki işlevlerinden hangisiyle doğrudan ilişkilendirilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Belirli bir ekonomik ve toplumsal düzenin normatif temellerini meşrulaştırarak toplumsal kontrol sağlaması

Cevap

Belirli bir ekonomik ve toplumsal düzenin normatif temellerini meşrulaştırarak toplumsal kontrol sağlaması
Çalışmanın ve tasarruf etmenin dinî bir ödev hâline gelerek kapitalist sermaye birikiminin temelini oluşturması, dinin toplumsal ilişkileri ve iktisadi davranışları normlar aracılığıyla düzenleme (toplumsal kontrol) ve meşrulaştırma işlevini doğrudan gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki ana fikri tespit etme
Kalvinist ahlakın çalışmayı ve tasarrufu dinî bir ödev hâline getirerek rasyonel kapitalizmin normatif zeminini hazırladığını belirlemek.
Parçadaki temel sosyolojik olgunun dinin hangi işleviyle ilişkili olduğunu anlamak için gereklidir.
2
Din kurumunun toplumsal işlevleri ile eşleştirme
Dinî normların dünyevi ve ekonomik davranışları düzenlemesini ve meşru kılmasını 'meşrulaştırma' ve 'toplumsal kontrol' işleviyle ilişkilendirmek.
Dinin toplumsal eylemlere normatif bir taban sunarak onları yönlendirmesi doğrudan bu işlevleri yansıtır.

Anahtar Kavram

Din Kurumunun Toplumsal İşlevleri (Meşrulaştırma ve Toplumsal Kontrol)
Soru 52Soru

Siyaset sosyolojisinde devletin doğasını, işlevini ve toplumsal gruplarla ilişkisini açıklayan farklı kuramsal yaklaşımlar mevcuttur. Sol sütundaki devlet yaklaşımlarını, sağ sütundaki temel açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Çoğulcu Yaklaşım
Seçkinci Yaklaşım
Sınıfsal (Marksist) Yaklaşım
Bürokratik (Weberci) Yaklaşım

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Çoğulcu Yaklaşım - Devleti çıkar gruplarını dengeleyen arabulucu olarak gören açıklama; Seçkinci Yaklaşım - İktidarın ayrıcalıklı küçük bir grubun elinde olduğunu savunan açıklama; Sınıfsal Yaklaşım - Devleti egemen sınıfın çıkar aygıtı olarak gören açıklama; Bürokratik Yaklaşım - Karar mekanizmasının rasyonel memurlar hiyerarşisinde olduğunu savunan açıklama.
Doğru eşleştirmede: Çoğulcu Yaklaşım, devletin çıkar grupları arasında denge kuran tarafsız arabulucu rolüyle; Seçkinci Yaklaşım, iktidarın örgütlü bir azınlığın elinde toplanmasıyla; Sınıfsal Yaklaşım, devletin üretim araçlarına sahip egemen sınıfın baskı aygıtı olmasıyla; Bürokratik Yaklaşım ise rasyonel kurallarla işleyen memurlar hiyerarşisinin özerkliğiyle eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Çoğulcu yaklaşımın tanımını analiz etmek.
Çoğulcu yaklaşım, toplumu çeşitli çıkar gruplarının oluşturduğunu ve devletin bu gruplar arasında denge kuran tarafsız bir arabulucu olduğunu savunur. Bu tanım, sağ sütundaki ikinci açıklama ile eşleşir.
Çoğulcu yapının temel mantığı olan güç dağılımı ve hakemlik rolünü belirlemek için.
2
Seçkinci yaklaşımın temel tezini belirlemek.
Seçkinci kuram (elitizm), gücün örgütlü ve ayrıcalıklı küçük bir yönetici azınlığın (seçkinlerin) elinde toplandığını öne sürer. Bu sav, sağ sütundaki dördüncü açıklama ile eşleşir.
Seçkinlerin yönetimi elinde tuttuğu savını kuramla ilişkilendirmek için.
3
Sınıfsal (Marksist) yaklaşımın devlet tanımını incelemek.
Marksist/sınıfsal kuram, devleti tarafsız bir yapı değil, üretim araçlarına sahip egemen sınıfın çıkarlarını korumak için kullandığı bir araç olarak görür. Bu tanım, sağ sütundaki birinci açıklama ile eşleşir.
Devletin sınıfsal karakterini ve ekonomik altyapıyla ilişkisini tespit etmek için.
4
Bürokratik (Weberci) yaklaşımın temel niteliğini bulmak.
Bürokratik kuram, devletin rasyonel-yasal kurallarla işleyen, kendi başına özerk bir memurlar hiyerarşisi (bürokrasi) tarafından yönetildiğini savunur. Bu sav, sağ sütundaki üçüncü açıklama ile eşleşir.
Kalan son kavram olan bürokratik yapıyı rasyonel yönetim mekanizmasıyla bağdaştırmak için.

Anahtar Kavram

Devlet Kuramları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 53Soru

Farklı kültürel geçmişlere sahip iki topluluğun uzun süreli temas kurması sonucunda, her iki grubun da birbirinden yeni kültürel ögeler alarak değişime uğraması, karşılıklı bir etkileşim sürecini beraberinde getirir. Buna göre, parçada bahsedilen ve iki farklı kültürün etkileşimiyle ortaya çıkan bu süreç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kültürleşme

Cevap

İki farklı kültürün etkileşime girerek karşılıkl�� olarak birbirinden ögeler alması ve değişime uğraması süreci 'kültürleşme' olarak tanımlanır.
Karşılıklı kültürel etkileşim ve değişim süreci sosyolojide 'kültürleşme' olarak tanımlanır. Parçada iki farklı kültürün temasıyla her iki grubun da değişime uğradığı vurgulanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki anahtar kavramları belirlemek.
Soruda 'iki topluluğun temas kurması', 'karşılıklı etkileşim' ve 'birbirinden kültürel ögeler alarak değişme' ifadeleri öne çıkmaktadır.
Sosyolojik süreçlerin ayrımını yapabilmek için paragraftaki ipuçlarını analiz etmek gerekir.
2
Belirlenen anahtar kavramları sosyolojik süreçlerle eşleştirmek.
İki kültürün etkileşimiyle gerçekleşen bu karşılıklı değişim süreci sosyolojide doğrudan 'kültürleşme' kavramına karşılık gelir.
Seçeneklerdeki diğer kavramların tanımlarını eleyerek doğru sonuca ulaşmak.

Anahtar Kavram

Kültürleşme, farklı kültürlerin temas etmesiyle ortaya çıkan karşılıklı kültürel değişim sürecidir.
Tahmini Süre:45s
Soru 54Soru

Aşağıdaki paragrafta boş bırakılan yerleri sosyolojideki kültürel süreçleri ifade eden uygun kavramlarla doldurunuz.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Bireyin doğumundan itibaren üyesi olduğu toplumun kültürel ögelerini kazanarak o topluma uyum sağlama sürecine adı verilir. Buna karşılık, farklı kültürel arka planlara sahip iki grubun karşılaşması ve etkileşimi sonucunda birbirlerinden yeni kültürel ögeler alıp değişmesi süreci ise olarak tanımlanır.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci boşluğa "kültürleme", ikinci boşluğa ise "kültürleşme" kavramları gelmelidir.
Bireyin kendi toplumunun değerlerini öğrenmesi "kültürleme", iki farklı kültürün etkileşimiyle gerçekleşen karşılıklı değişim ise "kültürleşme" kavramıyla tanımlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki ilk tanımı analiz edin.
İlk tanımda bireyin kendi toplumunun kültürel ögelerini öğrenerek toplumsallaşması ve uyum sağlaması sürecinden bahsedilmektedir. Bu kavram sosyolojide "kültürleme" (enculturation) olarak adlandırılır.
Kültürleme, bireyin kendi grubunun kültürel kalıplarını içselleştirme sürecidir.
2
Paragraftaki ikinci tanımı analiz edin.
İkinci tanımda iki farklı kültürün karşılaşması, etkileşimi ve karşılıklı olarak birbirinden ögeler alarak değişmesi ifade edilmektedir. Bu kavram ise "kültürleşme" (acculturation) olarak tanımlanır.
Kültürleşme, farklı kültürlerin teması sonucu gerçekleşen çift yönlü kültürel alışveriştir.

Anahtar Kavram

Kültürleme ve kültürleşme arasındaki kavramsal farklar.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 55Soru

Bir toplulukta fiziksel zorlama ya da bask�� yoluyla başkalarının davranışlarını yönlendirme ve kendi iradesini kabul ettirme gücü bulunabilir. Ancak bu güç, yönetilenler tarafından haklı bir temele oturtulmadığı sürece toplumsal bir düzen sağlayamaz. Ne zaman ki bu gücü kullananların emirleri, yönetilenler tarafından yasal ve ahlaki açıdan meşru kabul edilip gönüllü bir itaate dönüşürse, o zaman güç ilişkisi yetkeye (otoriteye) dönüşmüş olur.

Bu parçadan hareketle iktidar ile otorite (yetke) arasındaki farkı açıklayan aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Otorite, iktidarın yönetilenler tarafından haklı ve yasal kabul edilerek meşruiyet kazanmış ve rızaya dayalı hale gelmiş biçimidir.

Cevap

Otorite, iktidarın yönetilenler tarafından haklı ve yasal kabul edilerek meşruiyet kazanmış ve rızaya dayalı hale gelmiş biçimidir.
Parçada iktidarın otoriteye (yetkeye) dönüşebilmesi için yönetilenlerin rızasını kazanması, yasal ve ahlaki olarak haklı (meşru) kabul edilmesi ve itaatin gönüllü olması gerektiği ifade edilmiştir. Dolayısıyla otorite, iktidarın meşruiyet kazanarak rızaya dayalı bir güce dönüşmüş biçimidir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel kavramsal tanımları ve aralarındaki ilişkiyi belirleme
İktidarın fiziksel zorlama ve irade kabul ettirme gücü olduğu, otoritenin ise bu gücün meşru kabul edilip gönüllü itaate dönüşmesiyle oluştuğu saptanmıştır.
Parçanın siyaset sosyolojisindeki iktidar-otorite farkına dair ana fikrini kavramak amacıyla.
2
Seçeneklerdeki ifadelerin kavramsal doğruluğunu ve parçayla uyumunu denetleme
İktidarın meşrulaşmış ve rızaya dayalı halinin otorite olduğunu belirten seçeneğin parçayla doğrudan uyuştuğu, diğer seçeneklerin ise farklı disiplinlerin yanılgılarını barındırdığı görülmüştür.
Doğru seçeneği belirlemek ve çeldiricileri elemek amacıyla.

Anahtar Kavram

İktidar ve Otorite Ayrımı ile Meşruiyet
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 56Soru

Aşağıdaki sol sütunda din kurumunun toplumsal hayattaki farklı işlevlerine dair örnek olaylar, sağ sütunda ise bu işlevlerin sosyolojik kavramsal karşılıkları verilmiştir. Bu örnek olayları ilgili sosyolojik kavramlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bir toplumda ortak ibadet ve törenlerin farklı sosyal sınıflardan insanları bir araya getirerek aralarındaki dayanışma ve aidiyet hissini artırması
Toplum üyelerinin hırsızlık, haksız kazanç elde etme gibi davranışlardan resmi yasaların denetimi dışında, inançlarından kaynaklanan vicdani bir sorumlulukla kaçınması
Bireyin ölüm, ağır hastalık veya doğal afet gibi yaşamı sarsıcı durumlar karşısında dinin sunduğu açıklamalar sayesinde teselli bulup varoluşsal kaygılarını hafifletmesi
Tarihsel süreçte siyasi liderlerin veya hanedanların yönetim yetkilerini ilahi bir iradeye dayandırarak halk üzerindeki otoritelerini sorgulanmaz hale getirmesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Toplumsal bütünleşmeyi sağlayan ortak ritüeller bütünleştirici işlevle; ahlaki vicdani otokontrol düzenleyici/kontrol işleviyle; varoluşsal krizlere sunulan açıklamalar anlam kazandırıcı işlevle; siyasi otoritenin ilahi iradeye dayandırılması ise meşrulaştırma işleviyle eşleşir.
Ortak ibadetlerin dayanışmayı artırması bütünleştirici işlevdir; resmi yasa dışı vicdani otokontrol toplumsal kontroldür; kriz anlarındaki teselli anlam kazandırıcı işlevdir; iktidarın ilahi güce dayandırılması ise meşrulaştırma işlevidir. Bu sebeple doğru eşleşme gerçekleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Eşleştirme listesindeki birinci örnek olayın hangi sosyolojik etkiyi yarattığını tespit etmek.
Birinci örnek olayda dayanışmanın artması ve aidiyet hissinin güçlenmesi vurgulandığı için bütünleştirici işlevle eşleşir.
Dinin toplu ritüelleri insanları bir araya getirerek toplumsal bütünleşmeyi sağlar.
2
İkinci örnek olayın bireyin davranışları üzerindeki denetim gücünü analiz etmek.
Resmi yasalar dışında inanç kaynaklı vicdani sorumlulukla olumsuz davranışlardan kaçınma, toplumsal kontrol işleviyle eşleşir.
Din, normatif kuralları ve ahlaki değerleri vasıtasıyla bireysel davranışları düzenler ve kontrol altında tutar.
3
Üçüncü örnek olayın bireyin varoluşsal krizlerine sunduğu katkıyı belirlemek.
Ölüm, hastalık gibi durumlar karşısında varoluşsal kaygının hafifletilmesi anlam kazandırıcı işlevle eşleşir.
Din, insan hayatındaki belirsiz ve acı verici durumlara açıklık getirerek yaşamın amacına dair anlam sunar.
4
Dördüncü örnek olayın siyasi meşruiyet ve otorite üzerindeki etkisini incelemek.
Siyasi liderlerin otoritesini ilahi güce dayandırması meşrulaştırma işleviyle eşleşir.
Dinin kutsal sembolleri mevcut yönetim biçimlerini, yasaları ve otoriteleri toplumsal düzeyde kabul edilebilir kılar.

Anahtar Kavram

Dinin toplumsal işlevleri (Bütünleştirme, Toplumsal Kontrol, Anlam Kazandırma, Meşrulaştırma)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 57Soru

Bir ülkede eğitim sisteminde yaşanan aksaklıkları gidermek ve kurumu günün koşullarına daha uygun hale getirmek amacıyla, mevcut yapıyı tamamen ortadan kaldırmadan yasal çerçevede yapılan planlı iyileştirme çalışmaları yürütülmüştür. Bu çalışmalarda görülen toplumsal değişme türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Reform

Cevap

Reform
Parçada belirtilen mevcut yapıyı tamamen ortadan kaldırmadan yasal çerçevede yapılan planlı iyileştirme çalışmaları, toplumsal kurumların aksayan yönlerinin düzeltilmesini amaçlayan 'reform' kavramını doğrudan tanımlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada verilen ipuçlarını analiz etmek.
Mevcut eğitim kurumunun tamamen ortadan kaldırılmadan, aksaklıklarının giderilmesi amacıyla yasal ve planlı çalışmalar yapıldığı belirlenmiştir.
Soruda tanımlanan toplumsal değişmenin temel niteliğini saptamak için.
2
Belirlenen nitelikleri toplumsal değişme türleri ile karşılaştırmak.
Kurumsal yapının korunarak planlı ve yasal yollarla iyileştirilmesi kavramının sosyolojide 'reform' terimine karşılık geldiği görülmüştür.
Doğru kavrama ulaşarak seçeneği belirlemek için.

Anahtar Kavram

Toplumsal değişme türlerinden reform kavramı
Tahmini Süre:45s
Soru 58Soru

Sanayi 4.0 dönüşümüyle birlikte iş gücü piyasasının teknik beceri talebi artmış, devlet bu ihtiyacı karşılamak amacıyla mesleki ve teknik eğitim yatırımlarını hızlandırmıştır. Eğitim kurumlarının bu yolla bireylere mesleki formasyon kazandırarak onları iş gücüne katması, eğitimin açık işlevlerinden biridir. Ancak yapılan araştırmalar; üst sosyoekonomik düzeydeki ailelerin sosyal ve kültürel sermayelerini kullanarak çocuklarını prestijli teknik üniversitelere yerleştirdiklerini, alt gelir grubundaki ailelerin çocuklarının ise daha düşük gelir getiren ve ara eleman yetiştiren okullara yöneldiğini göstermektedir. Bu durum, eğitim sisteminin liyakate (meritokrasi) dayalı dikey toplumsal hareketliliği sağlama iddiasına rağmen, arka planda mevcut sınıfsal eşitsizlikleri yeniden ürettiğini ortaya koymaktadır.

Bu parçadan hareketle, eğitim kurumu ile toplumsal yapı arasındaki ilişkiyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eğitim kurumu, sağladığı fırsat eşitliği sayesinde bireyin aile geçmişinden kaynaklanan sınıfsal farklılıkları tamamen önemsizleştirerek her koşulda dikey hareketlilik gerçekleştirmesini sağlar.

Cevap

Eğitim kurumu, sağladığı fırsat eşitliği sayesinde bireyin aile geçmişinden kaynaklanan sınıfsal farklılıkları tamamen önemsizleştirerek her koşulda dikey hareketlilik gerçekleştirmesini sağlar seçeneğindeki yargıya ulaşılamaz.
Parçada eğitimin liyakate dayalı dikey hareketlilik sağlama iddiasına rağmen, ailelerin sahip olduğu kültürel ve sosyal sermaye farkları nedeniyle sınıfsal eşitsizlikleri arka planda yeniden ürettiği ifade edilmektedir. Dolayısıyla, eğitimin aile geçmişinden kaynaklanan eşitsizlikleri tamamen önemsizleştirerek her koşulda dikey hareketlilik sağladığını savunan yargı parçayla doğrudan çelişir ve ulaşılamaz bir nitelik taşır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki eğitim ve ekonomi etkileşimini çözümleme
Sanayi 4.0 dönüşümünün teknik beceri ihtiyacını artırdığı ve devletin bu doğrultuda teknik eğitime yöneldiği tespit edilir. Bu durum eğitimin açık işlevini ve ekonomiyle ilişkisini doğrular.
Seçeneklerdeki ekonomi ve eğitim işlevine dair yargıların doğruluğunu test etmek.
2
Aile faktörünün ve sınıfsal kökenlerin eğitime etkisini değerlendirme
Üst sosyoekonomik sınıfların kendi sosyal/kültürel sermayelerini kullanarak çocuklarını daha iyi okullara yerleştirdiği, alt sınıfların ise daha düşük gelirli işlere yöneldiği görülür. Bu durum liyakate dayalı dikey hareketliliğin önünde aile kökeninin bir engel oluşturabildiğini doğrular.
Sermaye farklarının ve dikey hareketlilik engellerinin parçadaki karşılığını bulmak.
3
Eğitimin açık ve gizli işlevleri ile meritokrasi (liyakate dayalılık) iddiasını karşılaştırma
Eğitimin açık işlevinin mesleki eğitim vermek olduğu, ancak gizli işlev olarak eşitsizlikleri yeniden ürettiği anlaşılır. Dolayısıyla eğitimin aile geçmişini tamamen sıfırlayarak her koşulda dikey hareketlilik sağladığı tezi parçayla çelişmektedir.
En genel ve ulaşılamaz olan yanlış yargıyı belirleyerek doğru seçeneğe ulaşmak.

Anahtar Kavram

Eğitimin açık ve gizli işlevleri, toplumsal hareketlilik, meritokrasi ve eğitim-aile-ekonomi ilişkisi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 59Soru

Bir ülkede yaşanan hızlı ekonomik dalgalanmalar sonrasında, toplumsal kurallara ve normlara olan bağlılık zayıflamıştır. Kamu kurumlarına duyulan güven azalmış, suç oranlarında artış gözlenmiş ve bireyler arasında ortak değerler etrafında bütünleşme eğilimi yerini bireysel çıkarlara bırakmıştır. Hukuk ve eğitim gibi kurumlar, toplumu bir arada tutan işlevlerini yerine getirmekte yetersiz kalmaya başlamıştır.

Bu durum, sosyolojide aşağıdaki kavramlardan hangisiyle ifade edilmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplumsal çözülme

Cevap

Toplumsal çözülme
Toplumsal çözülme, bir toplumda normların ve ortak değerlerin önemini yitirmesi, toplumsal kurumların işlevlerini yerine getirememesi ve toplumsal dayanışmanın zayıflaması sonucu düzenin sarsılmasını ifade eder. Paragrafta betimlenen kuralsızlık, kurumsal işlevsizlik ve güven kaybı durumları doğrudan bu kavrama karşılık gelmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki temel ipuçlarını belirleme
Kurallara bağlılığın zayıflaması, kurumlara güvenin azalması, ortak değerlerin önemini yitirmesi ve kurumların işlevlerini yerine getirememesi gibi olumsuz durumlar tespit edilmiştir.
Paragrafın hangi temel sosyolojik sürece işaret ettiğini anlamak için anahtar kelimeleri belirlemek gerekir.
2
Tespit edilen durumları uygun sosyolojik kavramla eşleştirme
Normların etkisizleşmesi, kurumların işlevsizleşmesi ve dayanışmanın yok olması durumunun 'toplumsal çözülme' kavramına karşılık geldiği belirlenmiştir.
Toplumsal çözülmenin temel tanımı, toplumu bir arada tutan unsurların zayıflaması ve kurumların işlevlerini yitirmesidir.

Anahtar Kavram

Toplumsal Çözülme
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 60Soru

Aşağıdaki parçada boş bırakılan yerleri uygun sosyolojik kavramlarla doldurunuz.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Kültür, bir toplumun tarihsel süreç içinde ürettiği ve ku��aktan kuşağa aktardığı maddi ve manevi değerlerin bütünüdür. Kültürün normatif yapısını oluşturan toplumsal kurallar, bireylerin davranışlarını sınırlandırarak toplumsal düzeni sağlar. Bu yönüyle kültür, birey üzerinde bir işlevi görür. Öte yandan, ortak dil, inanç ve semboller etrafında birleşen bireylerin oluşturduğu bütünlük, kültürün işlevini yerine getirdiğini gösterir. Ancak toplumsal değişme sürecinde, teknoloji ve altyapı gibi unsurların hızla değişmesine karşın inanç, ahlak ve hukuk gibi kuralların bu hıza ayak uyduramaması durumunda William Ogburn'ün kavramsallaştırdığı olgusu yaşanır.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İlk boşluğa 'toplumsal kontrol' (veya 'toplumsal denetim'), ikinci boşluğa 'toplumsal bütünleşme' (veya 'bütünleşme'), üçüncü boşluğa ise 'kültürel gecikme' getirilmelidir.
Metindeki ipuçları sosyolojik kavramlarla eşleştirildiğinde: Kuralların davranışı sınırlandırarak düzeni sağlaması 'toplumsal kontrol' işlevine; ortak dil ve inançların bireyleri bir arada tutması 'toplumsal bütünleşme' işlevine; maddi kültürdeki hızlı değişime manevi kültürün ayak uyduramaması ise William Ogburn'ün 'kültürel gecikme' kuramına işaret eder.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci boşluğun ait olduğu cümledeki 'bireylerin davranışlarını sınırlandırarak toplumsal düzeni sağlama' ifadesini analiz etmek.
Bu ifade, toplumun düzeni korumak amacıyla bireysel davranışlar üzerinde kurduğu denetimi, yani kültürün 'toplumsal kontrol' veya 'toplumsal denetim' işlevini belirtir.
Kültürel normlar ve yaptırımlar bireyleri denetleyerek toplumsal sapmayı önler.
2
İkinci boşluğun yer aldığı 'ortak dil, inanç ve semboller etrafında birleşen bireylerin oluşturduğu bütünlük' ifadesini incelemek.
Bu durum, kültürün bireyleri ortak paydada buluşturup birbirine bağlama özelliğini, yani 'toplumsal bütünleşme' işlevini tanımlar.
Kültür, toplumu oluşturan ögelerin uyumlu bir bütün haline gelmesini sağlar.
3
Üçüncü boşlukta belirtilen 'teknoloji gibi maddi unsurların hızla değişmesi karşısında inanç, ahlak gibi kuralların yavaş değişmesi ve uyumsuzluk yaşanması' durumunu ve bunun William Ogburn'e ait bir kavram olduğunu saptamak.
Maddi kültür ile manevi kültür arasındaki bu dengesiz değişim ve uyum sorunu sosyolojide 'kültürel gecikme' olarak adlandırılır.
William Ogburn'ün teorisine göre maddi kültür ögeleri manevi kültür ögelerine kıyasla çok daha hızlı değişir ve bu durum geçici bir uyumsuzluğa yol açar.

Anahtar Kavram

Kültürün İşlevleri ve Maddi-Manevi Kültür İlişkisi (Kültürel Gecikme)
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 3 / 5Sonraki
Toplumsal Kurumlar, Kültür ve Değişme Alıştırma Soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) — Sayfa 3 | Examkin