Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi

110 soru

Soru 21Soru

Soğuk Savaş Dönemi'nde Doğu ve Batı blokları; askeri savunma paktları, ekonomik yardımlaşma planları ve ideolojik entegrasyon çabalarıyla kurumsallaşmıştır.

Sol sütunda verilen Soğuk Savaş oluşumlarını, sağ sütundaki kuruluş amaçları veya temel özellikleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Molotov Planı
SEATO
Kominform
Rio Paktı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Molotov Planı - Doğu Bloku ikili ekonomik iş birliği modeli; SEATO - Uzak Doğu çevreleme askeri savunma paktı; Kominform - Doğu Bloku ideolojik iş birliği örgütü; Rio Paktı - ABD ve Latin Amerika ülkeleri arasında imzalanan bölgesel güvenlik ittifakı.
Doğru eşleştirmede; uyduları üzerinde ekonomik bağları güçlendirmeyi hedefleyen ikili ticaret modeli Molotov Planı'dır; Amerika Kıtası güvenliğine dönük bölgesel ittifak Rio Paktı'dır; Uzak Doğu çevreleme paktı SEATO'dur; Yugoslavya'nın dışlandığı siyasi/ideolojik örgütlenme ise Kominform'dur.

Adım Adım Çözüm

1
Oluşumların coğrafi kapsamını analiz etme
Rio Paktı'nın Amerika Kıtası (Batı Yarımküre), SEATO'nun ise Uzak Doğu ve Pasifik coğrafyasına yönelik askeri-savunma ittifakları olduğu belirlenir.
Soruda yer alan bölgesel paktların kuruluş amaçlarını doğru coğrafyalarla eşleştirmek gerekir.
2
Ekonomik ve ideolojik iş birliği girişimlerini ayırt etme
Molotov Planı'nın Marshall Planı'na karşı geliştirilen ticari/ekonomik bir düzenleme olduğu, Kominform'un ise ideolojik eş güdüm sağlamaya yönelik siyasi bir yapı olduğu tespit edilir.
Doğu Bloku'ndaki kurumsallaşmanın niteliğini (ekonomik vs. siyasi/ideolojik) kavramak eşleştirmeyi kolaylaştırır.
3
Özel tarihsel olaylar ve krizlerle bağdaştırma
Kominform'un Yugoslavya'nın çıkarılmasıyla sarsıldığı bilgisi kullanılarak siyasi eşleşme kesinleştirilir.
Tarihsel detaylar ve krizler, benzer nitelikteki oluşumları birbirinden net şekilde ayırmayı sağlar.

Anahtar Kavram

Soğuk Savaş Dönemi'nde Batı ve Doğu bloklarının kendi içlerinde ve çevre bölgelerde kurdukları askeri, siyasi ve ekonomik teşkilatlanmaların işlevleri.
Soru 22Soru

II. Dünya Savaşı sonrasında Batı Bloku'nun askeri gücü olan NATO'ya karşı, Sovyetler Birliği liderliğinde Doğu Bloku ülkelerinin katılımıyla 1955 yılında kurulan askeri ve savunma ittifakı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Varşova Paktı

Cevap

Doğu Bloku'nun NATO'ya karşı kurduğu askeri ittifak Varşova Paktı'dır.
Doğu Bloku ülkeleri, Batı Bloku'nun askeri gücü olan NATO'ya karşı 1955 yılında Sovyetler Birliği liderliğinde Varşova Paktı'nı kurmuştur. Bu pakt, Doğu Bloku'nun ortak savunma ve askeri iş birliği teşkilatıdır.

Adım Adım Çözüm

1
NATO'nun işlevini ve hangi blok bünyesinde kurulduğunu belirlemek.
NATO, II. Dünya Savaşı'ndan sonra Batı Bloku ülkelerinin Sovyet yayılmacılığına karşı kurduğu askeri savunma örgütüdür.
Soru kökündeki karşı karşıya gelme durumunu anlamak için öncelikle NATO'nun kimliğini tanımlamak gerekir.
2
Doğu Bloku'nun bu askeri yapılanmaya verdiği askeri yanıtı tespit etmek.
Sovyetler Birliği liderliğindeki Doğu Bloku ülkeleri, 1955 yılında Varşova Paktı'nı imzalayarak kendi askeri ittifaklarını kurmuşlardır.
Soruda sorulan 1955 tarihli ve Doğu Bloku kaynaklı askeri ittifakın adını bulmak.
3
Doğru seçeneği teyit edip diğer seçenekleri kronolojik ve içeriksel olarak elemek.
Varşova Paktı doğru cevaptır. Diğer seçenekler ya Soğuk Savaş öncesine aittir ya da askeri ittifak değildir.
Yanıtın kesinliğini doğrulamak.

Anahtar Kavram

Doğu ve Batı bloklarının askeri örgütlenmeleri
Tahmini Süre:45s
Soru 23Soru

Soğuk Savaş Dönemi'nde, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) ile Yugoslavya Federal Halk Cumhuriyeti arasında yaşanan ideolojik ve siyasi ayrılık (Tito-Stalin Çatışması), Doğu Bloku'nda ilk büyük çatlağı oluşturmuştur. 1948 yılında Yugoslavya'nın Kominform'dan çıkarılmasıyla sonuçlanan bu süreç, Balkanlar'daki güç dengelerini de doğrudan etkilemiştir.

Bu durumun, yakın dönemdeki bölgesel gelişmeler üzerindeki etkisi düşünüldüğünde;

I. Yugoslavya'nın, NATO üyesi olan Türkiye ve Yunanistan ile 1953'te Balkan Paktı'nı kurması,
II. Türkiye'nin, Sovyet tehdidine karşı toprak bütünlüğünü güvence altına almak amacıyla Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütüne (NATO) üye olması,
III. SSCB'nin, Yugoslavya'nın Batı Bloku'na kaymasını engellemek amacıyla Molotov Planı'nı yürürlüğe koyması

gelişmelerinden hangileri doğrudan Tito-Stalin Çatışması'nın yarattığı jeopolitik değişimin bir sonucu olarak gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yalnız I

Cevap

Yalnız I
Tito-Stalin çatışması sonucu Doğu Bloku'ndan dışlanan Yugoslavya, Sovyet tehdidine karşı güvenlik arayışına girerek Batı Bloku'na yakınlaşmış ve bu doğrultuda Türkiye ve Yunanistan ile 1953 yılında Balkan Paktı'nı kurmuştur. Dolayısıyla yalnız birinci öncüldeki gelişme bu jeopolitik değişimin doğrudan bir sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Tito-Stalin Çatışması'nın tarihsel sürecini ve sonuçlarını analiz etmek
1948 yılında Yugoslavya'nın Kominform'dan ihraç edildiği ve Doğu Bloku'ndan tecrit edildiği belirlenir.
Çatışmanın hangi jeopolitik sonuçları doğurduğunu saptamak için başlangıç noktasını belirlemek gerekir.
2
I. öncüldeki gelişmeyi değerlendirmek
Yalnız kalan Yugoslavya'nın güvenlik arayışıyla 1953'te Türkiye ve Yunanistan ile Balkan Paktı'nı kurduğu tespit edilir.
Yugoslavya'nın Batı Bloku ülkeleriyle yaptığı bu ittifakın doğrudan Sovyet tecridinin bir sonucu olup olmadığını anlamak için.
3
II. öncüldeki gelişmeyi değerlendirmek
Türkiye'nin NATO üyeliğinin (1952) doğrudan kendi maruz kaldığı Sovyet talepleri ve Kore Savaşı'na katılımıyla ilgili olduğu görülür.
Türkiye'nin NATO üyeliğinin Tito-Stalin çatışmasıyla doğrudan bir illiyet bağı olup olmadığını netleştirmek için.
4
III. öncüldeki gelişmeyi kronolojik olarak değerlendirmek
Molotov Planı'nın 1947'de, yani çatışmadan (1948) önce uygulamaya konulduğu ve bu çatışmanın sonucu olamayacağı anlaşılır.
Neden-sonuç ilişkisindeki kronolojik tutarlılığı (anakronizm kontrolü) denetlemek için.

Anahtar Kavram

Soğuk Savaş Dönemi'nde blok içi ayrışmaların bölgesel ittifaklara yansıması ve Balkan Paktı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 24Soru

İkinci Dünya Savaşı'nın ardından müttefik devletler arasında Almanya'nın geleceği konusunda uzlaşı sağlanamamas��, 1948 yılında Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin (SSCB) Batı Berlin'i abluka altına almasına yol açmıştır. Batılı devletlerin bu ablukayı havadan insani yardım köprüsü kurarak aşmasıyla tırmanan kriz, tarafların geri adım atmaması üzerine Almanya'nın ikiye bölünmesiyle sonuçlanmıştır.

Bu tarihsel gelişme göz önüne alındığında, Berlin Buhranı'nın Soğuk Savaş Dönemi'ndeki bloklaşma sürecine etkisiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Batı Bloku'nun askeri ve savunma alanında kurumsallaşmasını hızlandırmış ve Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü'nün (NATO) kurulmasına zemin hazırlamıştır.

Cevap

Batı Bloku'nun askeri ve savunma alanında kurumsallaşmasını hızlandırmış ve Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü'nün (NATO) kurulmasına zemin hazırlamıştır.
Berlin Buhranı, Batılı müttefiklerin Sovyet tehdidine karşı ortak bir savunma örgütü kurma ihtiyacını derinden hissetmelerine yol açmış ve bu durum 1949 yılında NATO'nun kurulmasıyla sonuçlanmıştır. Dolayısıyla bu gelişme Batı Bloku'nun askeri alanda kurumsallaşmasını hızlandırmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Berlin Buhranı'nın yaşand��ğı tarihsel dönemi ve nedenlerini analiz etmek.
Berlin Buhranı'nın İkinci Dünya Savaşı sonrasında, Soğuk Savaş'ın ilk büyük krizi (1948-1949) olduğu belirlenir.
Sorunun kronolojik çerçevesini doğru kurarak dönemin aktörlerini ve kurumlarını doğru belirlemek.
2
Krizin Batı Bloku üzerindeki güvenlik ve savunma politikalarına etkisini değerlendirmek.
Batılı devletlerin Sovyet tehdidine karşı ortak ve kurumsal bir askeri savunma mekanizmasına (NATO) ihtiyaç duyduğu tespit edilir.
Berlin Ablukası'nın Batılı devletlerde yarattığı güvenlik endişesinin somut kurumsal sonucunu ortaya koymak.
3
Seçeneklerde verilen bilgileri Berlin Buhranı'nın sonuçları ve Soğuk Savaş dönemi bloklaşmaları bağlamında karşılaştırmak.
NATO'nun kurulmasına zemin hazırlayan seçeneğin doğru olduğu, diğer seçeneklerin ise kronolojik veya kavramsal hatalar içerdiği saptanır.
Doğru yanıtı netleştirmek ve çeldiricilerin neden yanlış olduğunu doğrulamak.

Anahtar Kavram

Soğuk Savaş Dönemi'nde Batı Bloku'nun askeri alanda kurumsallaşması ve NATO'nun kuruluşu.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 25Soru

Aşağıda Soğuk Savaş Dönemi'nde tarafların bloklaşma süreçlerinde attıkları adımlar ve kurdukları yapılar verilmiştir. Sol sütundaki kavramları sağ sütundaki en uygun açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Truman Doktrini
Varşova Paktı
Marshall Planı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Truman Doktrini Türkiye ve Yunanistan'a askeri yardımı; Varşova Paktı Sovyetler Birliği liderliğindeki askeri ittifakı; Marshall Planı ise Avrupa ülkelerine yönelik ABD ekonomik yardım programını ifade eder.
Yapılan eşleştirmede Truman Doktrini askeri yardım ilkesiyle, Varşova Paktı Doğu Bloku askeri savunma ittifakıyla ve Marshall Planı ise Avrupa ülkelerini kalkındırmayı amaçlayan ekonomik yardımla doğru biçimde ilişkilendirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Truman Doktrini'nin amacını tespit etmek.
Bu doktrinin Sovyet tehdidine maruz kalan Türkiye ve Yunanistan'a askeri desteği kapsadığı belirlenmiştir.
Türkiye ve Yunanistan vurgusu bu doktrini diğer adımlardan ayırır.
2
Varşova Paktı'nın askeri niteliğini ve kurucusunu belirlemek.
Paktın, NATO'ya karşı Sovyetler Birliği ve Doğu Bloku ülkeleri arasında kurulan askeri örgütlenme olduğu bulunmuştur.
Doğu Bloku'nun en önemli askeri ittifakıdır.
3
Marshall Planı'nın ekonomik boyutunu incelemek.
Bu planın İkinci Dünya Savaşı sonrası Avrupa ekonomilerini kalkındırmayı amaçlayan ABD programı olduğu belirlenmiştir.
Ekonomik yardım ve imar Marshall Planı'nın ana odağıdır.

Anahtar Kavram

Soğuk Savaş Dönemi'ndeki bloklaşma faaliyetleri, askeri paktlar ve ekonomik doktrinler.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 26Soru

Sovyetler Birliği’nin Boğazlar'da üs ve Doğu Anadolu’da toprak talepleriyle karşılaşan Türkiye, dış politikada güvenliğini sağlamak amacıyla Batı Bloku’na yakınlaşmıştır. Bu süreçte Kore’ye asker göndererek Batı ittifakına bağlılığını gösteren Türkiye, 1952 yılında aşağıdaki askeri örgütlerden hangisine üye olmuştur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO)

Cevap

Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO)
Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO), İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Sovyetler Birliği'nin yayılmacı politikalarına karşı kurulan askeri bir ittifaktır. Türkiye, Sovyetler'in toprak ve üs taleplerine karşı güvenlik arayışı çerçevesinde Kore Savaşı'na asker göndermiş ve bu adımın ardından 1952 yılında örgüte dahil edilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki ipuçlarını değerlendirme.
Soruda Türkiye'nin Soğuk Savaş Dönemi'nde Sovyet tehdidine karşı Batı Bloku'na yakınlaştığı, bu kapsamda Kore'ye asker gönderdiği ve 1952'de katıldığı askeri örgüt sorulmaktadır.
Sorunun kökündeki zaman dilimi (1952), amaç (askeri güvenlik) ve yöntem (Kore'ye asker gönderilmesi) doğrudan NATO üyeliğine giden süreci işaret eder.
2
Seçenekleri kronolojik ve işlevsel açıdan analiz etme.
Sadabat Paktı ve Milletler Cemiyeti savaş öncesi döneme ait anakronik seçeneklerdir. Varşova Paktı karşı blokun (Doğu Bloku) ittifakıdır. Avrupa Konseyi ise askeri değil, siyasi bir kuruluştur.
Çeldiricileri elemek ve doğru seçeneği netleştirmek için tarihsel ve işlevsel karşılaştırma yapılması gerekir.
3
Doğru seçeneği belirleme.
Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) doğru seçenektir.
NATO, Batı Bloku'nun temel askeri savunma örgütüdür ve Türkiye 1952'de üye olmuştur.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin Soğuk Savaş Dönemi'nde Batı Bloku'na entegrasyonu ve NATO üyeliği.
Soru 27Soru

Soğuk Savaş Dönemi'nde Doğu ve Batı bloklarının askeri ve siyasi olarak şekillenmesi ile Türkiye'nin bu süreçteki entegrasyon adımları belirli bir kronolojik sıra izlemiştir.

Buna göre, aşağıda verilen tarihi gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama; Truman Doktrini'nin ilanı (1947), NATO'nun kurulması (1949), Türkiye'nin Kore Savaşı'na asker göndermesi (1950) ve Varşova Paktı'nın kurulması (1955) şeklindedir.
Olayların gerçekleşme tarihleri sırasıyla Truman Doktrini (1947), NATO'nun kurulması (1949), Türkiye'nin Kore'ye asker gönderme kararı (1950) ve Varşova Paktı'nın kurulması (1955) şeklindedir. Bu kronolojik dizi, Soğuk Savaş Bloklaşmalarının ve Türkiye'nin dış politika tercihlerinin gelişim sırasını yansıtır.

Adım Adım Çözüm

1
Olayların gerçekleşme tarihlerini belirleyin.
Truman Doktrini (1947), NATO (1949), Kore Savaşı'na asker gönderilmesi (1950) ve Varşova Paktı (1955) olarak tespit edilir.
Kronolojik sıralama yapabilmek için her bir olayın kesin veya yaklaşık tarihini bilmek gerekir.
2
Olayları en eskiden en yeniye doğru sıralayın.
Sıralama Truman Doktrini -> NATO'nun kurulması -> Türkiye'nin Kore'ye asker göndermesi -> Varşova Paktı'nın kurulması şeklinde gerçekleşir.
Tarihlerin kronolojik dizilimi 1947, 1949, 1950 ve 1955 sırasını takip eder.

Anahtar Kavram

Soğuk Savaş Dönemi'ndeki bloklaşma faaliyetleri ve Türkiye'nin dış politika entegrasyon süreci.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 28Soru

Soğuk Savaş Dönemi'nde bloklaşma sürecinde yaşanan aşağıdaki gelişmeleri kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama: Truman Doktrini'nin ilan edilmesi (1947), NATO'nun kurulması (1949) ve Varşova Paktı'nın kurulması (1955) şeklindedir.
Truman Doktrini 1947 yılında Soğuk Savaş'ın başlangıç aşamasında ilan edilmiş, ardından 1949'da Batı Bloku askeri kanadı olarak NATO kurulmuş ve son olarak 1955 yılında Doğu Bloku'nun askeri yanıtı olarak Varşova Paktı oluşturulmuştur. Dolayısıyla doğru sıralama Truman Doktrini, NATO ve Varşova Paktı şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Olayların gerçekleşme yıllarını belirlemek
Truman Doktrini: 1947, NATO: 1949, Varşova Paktı: 1955.
Kronolojik sıralama yapabilmek için her bir gelişmenin tarihsel zamanını bilmemiz gerekir.
2
Tarihleri geçmişten günümüze doğru sıralamak
1947 < 1949 < 1955 sıralaması elde edilir.
En erken tarihten en geç tarihe doğru sıralama yapılması istenmiştir.
3
Olayları tarihleriyle eşleştirerek doğru sıralamayı oluşturmak
Truman Doktrini -> NATO -> Varşova Paktı
Bulunan kronolojik sıraya göre olaylar ardı ardına dizilmiştir.

Anahtar Kavram

Soğuk Savaş Dönemi'nde Bloklaşma Süreci
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 29Soru

Türkiye, Soğuk Savaş Dönemi’nde Sovyetler Birliği’nin yayılmacı politikalarına karşı sınırlarının güvenliğini korumak amacıyla çeşitli bölgesel ve küresel ittifaklara katılmıştır. Bu doğrultuda 1953 yılında Türkiye, Yunanistan ve Yugoslavya arasında imzalanan Balkan Paktı, ittifakın üye yapısı d��şünüldüğünde dönemin bloklaşma mantığı açısından sıra dışı bir nitelik taşımaktadır.

Balkan Paktı'nın bu sıra dışı niteliği, aşağıdakilerden hangisi ile açıklanabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yugoslavya'nın Sovyet nüfuzundaki Doğu Bloku'ndan kopmuş bağımsız bir sosyalist devlet olarak Batı Bloku üyeleriyle ortak güvenlik arayışına girmesi

Cevap

Yugoslavya'nın Sovyet nüfuzundaki Doğu Bloku'ndan kopmuş bağıms��z bir sosyalist devlet olarak Batı Bloku üyeleriyle ortak güvenlik arayışına girmesi
Balkan Paktı'nın imzalandığı dönemde Türkiye ve Yunanistan NATO üyesi olarak Batı Bloku'nda yer alırken, Yugoslavya sosyalist bir rejimle yönetilmekteydi. Klasik Soğuk Savaş bloklaşmasında bu iki tarafın ittifak yapması beklenmezdi. Ancak Yugoslavya, 1948 yılında lideri Tito ile SSCB lideri Stalin arasındaki anlaşmazlık neticesinde Kominform'dan çıkarılarak Doğu Bloku'ndan kopmuştu. Bu durum, Sovyet tehdidine karşı Yugoslavya'nın Batı Bloku üyeleriyle bölgesel düzeyde güvenlik iş birliğine girmesini sağlayarak paktın sıra dışı niteliğini oluşturmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Balkan Paktı'nın (1953) üye devletleri olan T��rkiye, Yunanistan ve Yugoslavya'nın Soğuk Savaş bloklaşmasındaki konumlarını belirlemek.
Türkiye ve Yunanistan'ın Batı Bloku (NATO) üyesi, Yugoslavya'nın ise sosyalist bir devlet olduğunu saptamak.
Paktın üye yapısındaki ideolojik tezatlığı ve sıra dışı durumun hangi ülkeden kaynaklandığını anlamak için bu tespit gereklidir.
2
Yugoslavya'nın SSCB ve Doğu Bloku ile olan ilişkilerinin tarihsel seyrini analiz etmek.
Yugoslavya'nın 1948 yılında Tito-Stalin anlaşmazlığı neticesinde Kominform'dan ihraç edildiğini ve Sovyet güdümünden çıktığını hatırlamak.
Sosyalist bir devlet olan Yugoslavya'nın, Batı Bloku ülkeleriyle hangi siyasi zemin üzerinde ittifak kurabildiğini açıklayabilmek için.
3
Elde edilen veriler doğrultusunda seçenekleri değerlendirerek doğru yargıya ulaşmak.
Yugoslavya'nın Doğu Bloku'ndan bağımsız hareket edebilen bir sosyalist devlet olmasının Batı Bloku üyeleriyle bölgesel ittifak kurmasını mümkün kıldığını saptamak.
Soruda sorulan sıra dışı niteliğin temel diplomatik ve siyasi gerekçesini ortaya koymak için.

Anahtar Kavram

Soğuk Savaş Dönemi'nde Doğu Bloku içindeki ayrılıklar (Tito-Stalin Çatışması) ve Türkiye'nin bölgesel ittifak politikaları
Soru 30Soru

İkinci Dünya Savaşı sonrasında değişen küresel güç dengeleri, Türkiye’nin iç ve dış politik kararlarını doğrudan etkilemiştir. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin (SSCB) Doğu Anadolu’dan toprak ve Boğazlar’da üs talep etmesi karşısında Türkiye, güvenliğini sağlamak için Batı Bloku ile yakın ilişkiler kurmaya çalışmıştır. Batı dünyasının bir parçası olma hedefi, sadece dış politika ittifaklarını değil, ülke içindeki demokratikleşme adımlarını da hızlandırmıştır.

Bu doğrultuda, aşağıdakilerden hangisi Türkiye’nin Soğuk Savaş Dönemi’nde Batı Bloku’na entegre olma ve güvenliğini sağlama amacıyla gerçekleştirdiği girişimlerden biri olarak gösterilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğu sınırlarını güvence altına almak amacıyla İran, Irak ve Afganistan ile Sadabat Paktı’nın kurulması

Cevap

Doğu sınırlarını güvence altına almak amacıyla İran, Irak ve Afganistan ile Sadabat Paktı’nın kurulması
Sadabat Paktı, İkinci Dünya Savaşı öncesinde, 1937 yılında İtalya'nın Habeşistan'ı işgali ve Orta Doğu'daki yayılmacı politikalarına önlem olarak Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında imzalanmıştır. Bu gelişme kronolojik olarak Soğuk Savaş Dönemi (1945 ve sonrası) öncesine denk geldiği için Türkiye'nin Batı Bloku'na entegre olma amacıyla gerçekleştirdiği hamlelerden biri olamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Tarihsel dönemi analiz edin.
Soğuk Savaş Dönemi, İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinden (1945) itibaren SSCB ve ABD önderliğindeki blokların mücadele ettiği dönemi kapsamaktadır.
Soruda istenen eylemlerin Soğuk Savaş Dönemi sınırları içerisinde olup olmadığını tespit etmek gerekir.
2
Seçeneklerde yer alan politik hamlelerin kronolojik tarihlerini ve amaçlarını değerlendirin.
Birleşmiş Milletler üyeliği (1945), Çok partili hayata geçiş (1945-1946), Kore Savaşı ve NATO üyeliği (1950-1952), Balkan Paktı (1953) yıllarında gerçekleşmiş olup doğrudan Soğuk Savaş Dönemi ve Batı Bloku'na entegrasyonla ilgilidir. Sadabat Paktı ise 1937 yılında imzalanmıştır.
Türkiye'nin Soğuk Savaş Dönemi'nde attığı adımlar ile İki Savaş Arası Dönem'deki (1919-1939) dış politika adımlarını birbirinden ayırmak gerekir.
3
Sadabat Paktı'nın tarihsel amacını inceleyin.
Sadabat Paktı, İtalya'nın Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'daki yayılmacı emellerine karşı bölgesel sınır güvenliğini sağlamak amacıyla 1937'de kurulmuştur.
Sadabat Paktı'nın Soğuk Savaş Dönemi bloklaşmalarıyla veya Sovyet tehdidine karşı Batı Bloku'na katılma amacıyla ilişkili olmadığını doğrulamak gerekir.

Anahtar Kavram

Soğuk Savaş Dönemi'nde Türkiye'nin dış politika stratejileri ve Batı Bloku'na entegrasyon süreci
Soru 31Soru

1962 yılında yaşanan Küba Buhranı sonrasında Amerika Birleşik Devletleri ile Sovyetler Birliği liderlerinin olası bir nükleer savaşı ve yanlış anlaşılmaları önlemek amacıyla Moskova ile Washington arasında kurdukları doğrudan iletişim hattı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kırmızı Hat

Cevap

Kırmızı Hat
Küba Buhranı'nın nükleer bir felaket riskini ortaya çıkarması üzerine, ABD ve SSCB liderlerinin kriz anlarında doğrudan ve hızlı bir şekilde iletişim kurabilmesi amacıyla Moskova ile Washington arasında kurulan doğrudan telefon/telgraf hattına 'Kırmızı Hat' (Hotline) adı verilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Küba Buhranı'nın sonuçlarını analiz etmek.
1962 Küba Buhranı, ABD ve SSCB'yi nükleer savaşın eşiğine getirmiştir.
Soru kökündeki ipucunu (1962 Küba Buhranı sonrası doğrudan iletişim hattı) değerlendirmek.
2
İki süper güç arasında kurulan doğrudan iletişim mekanizmasını belirlemek.
Bu krizden sonra liderlerin doğrudan görüşebilmesi için Washington-Moskova arasında 'Kırmızı Hat' (Hotline) adı verilen doğrudan iletişim hattı kurulmuştur.
Sorunun cevabını oluşturan tarihsel terimi saptamak.

Anahtar Kavram

Küba Buhranı sonrası Yumuşama Dönemi'ne geçiş ve Kırmızı Hat
Tahmini Süre:45s
Soru 32Soru

Soğuk Savaş Dönemi'nde Doğu ve Batı bloklarının siyasi, askeri ve ideolojik alanlarda örgütlenmesini sağlayan aşağıdaki kavramları, karşılarında verilen uygun tanımlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Truman Doktrini
Varşova Paktı
Eisenhower Doktrini
Kominform

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Truman Doktrini - Türkiye ve Yunanistan'a askeri/ekonomik yardım; Varşova Paktı - Doğu Bloku askeri savunma ittifakı; Eisenhower Doktrini - Ortadoğu ülkelerine destek; Kominform - Komünist partiler arası koordinasyon birliği.
Yapılan eşleştirmeler, Soğuk Savaş Dönemi'nde tarafların kurduğu teşkilatların ve ilan ettiği doktrinlerin coğrafi ve işlevsel kapsamlarıyla tam olarak uyuşmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Truman Doktrini'nin hedefini saptamak.
Truman Doktrini'nin Türkiye ve Yunanistan'a komünizm tehdidine karşı yapılan askeri ve mali yardımları kapsadığı belirlenir.
İlk kavramın doğru tanımıyla eşleştirilmesi gerekir.
2
Varşova Paktı'nın amacını belirlemek.
Varşova Paktı'nın Doğu Bloku ülkelerinin askeri savunma ittifakı olduğu saptanır.
Askeri örgütlenmenin doğru tanımlanması hedeflenir.
3
Eisenhower Doktrini'nin bölgesel kapsamını incelemek.
Eisenhower Doktrini'nin Ortadoğu'da komünizmin yayılmasını engellemeye yönelik ABD destek programı olduğu görülür.
Bölgesel doktrinin doğru eşleştirilmesi amaçlanır.
4
Kominform'un işlevini analiz etmek.
Kominform'un komünist partiler arasında siyasi koordinasyonu ve ideolojik birliği sağlamak için kurulduğu sonucuna ulaşılır.
Siyasi koordinasyon mekanizmasının doğru kavranması gerekir.

Anahtar Kavram

Soğuk Savaş Dönemi Bloklaşma Adımları ve Doktrinleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 33Soru

Yumuşama (Detente) Dönemi'nde meydana gelen aşağıdaki tarihi gelişmeleri, bu gelişmelerin temel özellikleri veya sonuçlarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

SALT-I Antlaşması
Küba Buhranı
Camp David Antlaşmaları

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

SALT-I Antlaşması stratejik silahların sınırlandırılmasıyla, Küba Buhranı Jüpiter füzelerinin sökülmesine yol açan nükleer krizle, Camp David Antlaşmaları ise Mısır-İsrail barışıyla eşleşir.
SALT-I Antlaşması nükleer silahları sınırlandıran ilk adım, Küba Buhranı füzeler üzerinden nükleer savaşa yaklaşılması, Camp David Antlaşmaları ise Mısır-İsrail barışıdır.

Adım Adım Çözüm

1
SALT-I Antlaşması'nın amacını analiz etmek.
Bu antlaşmanın nükleer silahları sınırlandıran ilk resmi adım olduğu tespit edilir.
Yumuşama Dönemi'nin silahsızlanma çabalarını doğru kavramak için gereklidir.
2
Küba Buhranı'nın gelişimini ve sonucunu incelemek.
ABD ve SSCB'nin nükleer savaşın eşiğine geldiği ve Türkiye'deki Jüpiter füzelerinin sökülerek çözüldüğü kriz belirlenir.
Krizin küresel etkilerini ve Türkiye üzerindeki sonuçlarını anlamak için önemlidir.
3
Camp David Antlaşmaları'nın taraflarını ve önemini belirlemek.
Mısır ile İsrail arasında imzalandığı ve Orta Doğu'da barışı sağlayan diplomatik adım olduğu görülür.
Bölgesel çatışmaların diplomasiyle çözülme çabalarını kavramak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Yumuşama Dönemi diplomatik girişimleri ve kriz yönetimi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 34Soru

Süveyş Bunalımı sonrasında İngiltere ve Fransa'nın Orta Doğu'daki nüfuzunun büyük ölçüde gerilemesi, bölgede Sovyetler Birliği'nin n��fuz kazanma ihtimalini artırmıştır. Bu durum üzerine ABD, Orta Doğu'da komünizmin yayılmasını engellemek ve Amerikan etkisini tesis etmek amacıyla bölge ülkelerine askeri ve ekonomik yardım yapacağını duyurmuştur. Türkiye'nin de olumlu yanıt vererek desteklediği ve mali yardım aldığı bu ABD dış politika belgesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eisenhower Doktrini

Cevap

Eisenhower Doktrini
Doğru yanıt olan Eisenhower Doktrini, Süveyş Bunalımı'nın ardından Orta Doğu'da İngiltere ve Fransa'nın zayıflamasıyla oluşan güç boşluğunun Sovyetler Birliği tarafından doldurulmasını engellemek üzere 1957 yılında ilan edilmiştir. Türkiye, Orta Doğu'daki güvenliğini pekiştirmek amacıyla bu doktrini desteklemiş ve doktrin kapsamında askeri-ekonomik yardım almıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen tarihsel arka planı analiz etmek.
Süveyş Bunalımı sonrasında Orta Doğu'da İngiltere ve Fransa'nın zayıflamasıyla ortaya çıkan güç boşluğu ve ABD'nin bu boşluğu Sovyet yayılmacılığına karşı doldurma çabası belirlenir.
Doğru dönemi ve coğrafi odağı saptamak için bu analiz gereklidir.
2
Türkiye'nin dış politika adımlarını ve bu dönemdeki ilişkilerini değerlendirmek.
Türkiye'nin olumlu yanıt verdiği ve yardım aldığı, Orta Doğu ülkelerine yönelik ABD kaynaklı yardım programı düşünülür.
Seçenekler arasında yer alan belgelerin bölgesel ve dönemsel odaklarını ayırt etmek gerekir.
3
Seçeneklerdeki doktrin ve planları karşılaştırarak doğru seçeneği belirlemek.
1957 tarihli Eisenhower Doktrini'nin Orta Doğu'daki Sovyet karşıtı Amerikan politikasını ve Türkiye'nin bu süreçteki rolünü doğrudan karşıladığı tespit edilir.
Yanlış dönemde (anakronizm) ya da farklı bölgelerde (Avrupa) uygulanan diğer belgeleri elemek için bu karşılaştırma yapılır.

Anahtar Kavram

Soğuk Savaş Dönemi'nde Orta Doğu politikaları ve Türkiye'nin dış politika tercihleri doğrultusunda Eisenhower Doktrini'ni benimsemesi.
Soru 35Soru

Soğuk Savaş sürecinde ABD ile SSCB arasındaki gerginliği azaltmak amacıyla başlatılan Yumuşama Dönemi'nde, iki süper güç arasında nükleer silahların sınırlandırılması konusunda mutabakata varılan ilk resmi antlaşma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: SALT-I Antlaşması

Cevap

SALT-I Antlaşması
SALT-I Antlaşması, Yumuşama Dönemi'nde ABD ile SSCB arasında stratejik nükleer silahların sınırlandırılması amacıyla 1972 yılında imzalanmış ilk resmi ve başarılı antlaşmadır.

Adım Adım Çözüm

1
Yumuşama Dönemi'nin genel niteliğini ve bu dönemde nükleer savaşı önlemek amacıyla yapılan girişimleri değerlendiriniz.
Yumuşama Dönemi, ABD ile SSCB liderlerinin görüşmeler yoluyla nükleer gerginliği azaltmaya çalıştığı bir süreçtir.
Soru kökündeki nükleer silahların sınırlandırılmasına dair ilk resmi antlaşmayı tespit edebilmek için dönemin ana gelişmelerini bilmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki antlaşma ve doktrinleri kronolojik ve içeriksel olarak karşılaştırınız.
Truman Doktrini 1947, Varşova Paktı 1955, Monroe Doktrini 1823 ve Brest-Litovsk Antlaşması 1918 yıllarına aittir. 1972 yılında imzalanan SALT-I Antlaşması ise doğrudan Yumuşama Dönemi'ne aittir ve nükleer silahların sınırlandırılmasını hedefler.
Farklı dönemlere ve amaçlara hizmet eden belgeleri eleyerek doğru sonuca ulaşmak hedeflenir.

Anahtar Kavram

Yumuşama Dönemi'nde yapılan nükleer silahsızlanma antlaşmaları (SALT-I)
Tahmini Süre:45s
Soru 36Soru

Doğu ve Batı blokları arasında nükleer bir savaş riskini azaltmak amacıyla diplomatik temasların yoğunlaştığı Yumuşama (Detente) Dönemi'nde, taraflar küresel düzeyde gerginliği azaltmaya çalışsalar da bölgesel güç mücadelelerinden tamamen vazgeçmemişlerdir. Bu durum, dönemin hassas dengeler üzerine kurulmasına ve nihayetinde sona ermesine yol açmıştır.

Yumuşama Dönemi'nin sona ermesinde ve Soğuk Savaş gerginliğinin yeniden tırmanışa geçmesinde;

I. SSCB'nin Afganistan'ı askeri olarak işgal etmesi,
II. ABD'nin Vietnam'daki askeri birliklerini tamamen geri çekmesi,
III. Stratejik Silahları Sınırlandırma Görüşmeleri sonucu imzalanan SALT-II Antlaşması'nın yürürlüğe girmemesi

gelişmelerinden hangileri doğrudan etkili olmuştur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

SSCB'nin Afganistan'ı askeri olarak işgal etmesi ve buna bağlı olarak SALT-II Antlaşması'nın yürürlüğe girmemesi Yumuşama Dönemi'ni sonlandıran gelişmelerdir.
SSCB'nin 1979 yılında Afganistan'ı işgal etmesi, Batı bloku tarafından büyük bir tehdit olarak algılanmış ve ABD Başkanı Carter'ın SALT-II Antlaşması'nı senatodan geri çekmesine yol açmıştır. Bu iki gelişme, Yumuşama Dönemi'ni sona erdirip gerginliğin en üst düzeye çıktığı İkinci Soğuk Savaş dönemini başlatmıştır. Dolayısıyla, SSCB'nin Afganistan'ı askeri olarak işgal etmesi ile SALT-II Antlaşması'nın yürürlüğe girmemesi ifadelerini içeren seçenek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Yumuşama Dönemi'nin temel dinamiklerini ve bu dönemi sonlandıran olayları analiz etmek.
Yumuşama Dönemi'nin 1970'lerin sonuna doğru artan bölgesel rekabetle zayıfladığı görülür.
Hangi gelişmelerin bloklar arası gerginliği yeniden tırmandırdığını belirlemek için kronolojik ve mantıksal bir çerçeve kurmak gerekir.
2
Öncülleri tek tek incelemek: I. öncüldeki SSCB'nin Afganistan'ı işgali (1979) Yumuşama Dönemi'ni fiilen bitiren en önemli bölgesel çatışmadır. II. öncüldeki ABD'nin Vietnam'dan çekilmesi (1973-1975) ise gerginliği azaltan bir hamledir ve dönemin bitişine değil, Yumuşama sürecine hizmet etmiştir.
I. öncülün doğru, II. öncülün ise yanlış olduğu tespit edilir.
Her iki askeri hareketliliğin küresel siyasetteki yönünü (gerginliği artırma veya azaltma) doğru ayırt etmek gerekir.
3
III. öncüldeki SALT-II Antlaşması'nın durumunu değerlendirmek.
Afganistan'ın işgali üzerine ABD Senatosu'nun SALT-II'yi onaylamaktan vazgeçmesi, nükleer silahsızlanma sürecini durdurmuş ve Soğuk Savaş'ı yeniden başlatmıştır.
Siyasi ve askeri antlaşmaların yürürlüğe girmemesinin doğrudan Yumuşama Dönemi'nin sonunu getiren diplomatik bir kriz olduğunu kavramak gerekir.

Anahtar Kavram

Yumuşama (Detente) Dönemi'nin sona ermesi, SSCB'nin Afganistan'ı işgali ve SALT-II Antlaşması'nın onaylanmaması.
Soru 37Soru

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin (SSCB) dağılma sürecinde ve Türk Cumhuriyetlerinin bağımsızlıklarını kazanmasında etkili olan aşağıdaki gelişmelerin kronolojik sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama; reformların başlatılması (1985), ardından Kara Ocak olaylarının yaşanması (1990) ve son olarak Alma-Ata Protokolü ile SSCB'nin resmen dağılması (1991) şeklindedir.
Kronolojik sıralama, 1985 yılındaki Gorbaçov reformları ile başlar, 1990'daki Kara Ocak sivil katliamı ile devam eder ve 1991 sonundaki Alma-Ata Protokolü ile tamamlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Reform politikalarının başlangıç tarihini belirlemek
Glasnost ve Perestroyka reformları 1985 yılında yürürlüğe girmiştir.
SSCB'deki tıkanıklığı aşmak amacıyla atılan bu ilk adım, merkezi kontrolü zayıflatmıştır.
2
Azerbaycan'daki bağımsızlık mücadelesindeki dönüm noktasının tarihini belirlemek
Kara Ocak olayları Ocak 1990'da gerçekleşmiştir.
Sovyet yönetiminin baskı politikası, Azerbaycan'ın birlikten kopuş sürecini hızlandırmıştır.
3
Birliğin resmen son bulduğu tarihi belirlemek
Alma-Ata Protokolü 21 Aralık 1991'de imzalanmıştır.
Bu protokol ile yeni Türk Cumhuriyetlerinin bağımsızlığı uluslararası alanda tescillenmiş ve SSCB tarihe karışmıştır.

Anahtar Kavram

SSCB'nin çözülme aşamaları ve Türk devletlerinin bağımsızlık kronolojisi
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 38Soru

Soğuk Savaş Dönemi'nde Doğu ve Batı bloklarının oluşum süreçleri ile Türkiye'nin bu süreçte izlediği dış politika doğrultusunda bazı doktrinler, planlar ve paktlar ortaya çıkmıştır.

Buna göre, sol sütunda yer alan tarihsel kavramlar�� sağ sütunda verilen doğru açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Eisenhower Doktrini
Molotov Planı
Balkan Paktı (1953)
Varşova Paktı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eisenhower Doktrini ile ABD'nin Orta Doğu'daki yardım planı; Molotov Planı ile SSCB'nin Doğu Bloku ekonomik girişimi; Balkan Paktı (1953) ile Türkiye, Yugoslavya ve Yunanistan arasındaki savunma paktı; Varşova Paktı ile NATO'ya karşı kurulan Doğu Bloku askeri ittifakı eşleşmektedir.
Verilen Soğuk Savaş kavramları tanımlarıyla eşleştirildiğinde; Eisenhower Doktrini ABD'nin Orta Doğu politikasına, Molotov Planı SSCB'nin Doğu Bloku ekonomik iş birliğine, Balkan Paktı (1953) Türkiye'nin üye olduğu bölgesel savunma ittifakına ve Varşova Paktı Doğu Bloku askeri gücüne karşılık gelmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Eisenhower Doktrini'nin kapsamını analiz etmek.
Bu doktrinin Orta Doğu'da Sovyet yayılmacılığına karşı Amerikan askeri ve ekonomik gücünü kullanmayı amaçladığı belirlenir.
Doğru eşleşmeyi gerçekleştirebilmek amacıyla her kavramın coğrafi ve stratejik odak noktası ayrıştırılmalıdır.
2
Molotov Planı'nın Batı Bloku hamlelerine karşı yerini saptamak.
Marshall Planı'na alternatif olarak SSCB tarafından sunulan Doğu Bloku içi ikili ticaret ağı olduğu anlaşılır.
Ekonomik bloklaşma örgütlenmelerini doğru sınıflara ayırmak gerekir.
3
1953 Balkan Paktı'nın üye yapısını ve bölgesel amacını incelemek.
Türkiye, Yunanistan ve Yugoslavya'nın Sovyet tehdidine karşı kurduğu bölgesel savunma ittifakı olduğu görülür.
Türkiye'nin Soğuk Savaş dönemindeki bölgesel ittifak girişimlerinin sınırlarını belirlemek önem taşır.
4
Varşova Paktı'nın askeri niteliğini değerlendirmek.
NATO'ya misilleme olarak kurulan Doğu Bloku'nun resmi askeri teşkilatı olduğu saptanır.
Doğu ve Batı bloklarının ana askeri çatısını oluşturan örgütlerin işlevlerini bilmek gerekir.

Anahtar Kavram

Soğuk Savaş Dönemi Bloklaşmaları ve Türkiye'nin Dış Politikası
Soru 39Soru

Soğuk Savaş Dönemi'nde Doğu ve Batı bloklarının oluşum süreci ile Türkiye'nin bu süreçteki dış politika hamleleri dikkate alındığında, aşağıda verilen gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Gelişmelerin kronolojik sıralaması sırasıyla; Kominform'un kurulması (1947), NATO'nun kurulması (1949), Türkiye'nin NATO'ya katılması (1952) ve Varşova Paktı'nın kurulması (1955) şeklinde olmalıdır.
Verilen gelişmelerin doğru kronolojik sıralaması Kominform'un kurulması (1947), NATO'nun kurulması (1949), Türkiye'nin NATO'ya üye olması (1952) ve Varşova Paktı'nın kurulması (1955) şeklindedir. Bu sıralama Soğuk Savaş'ın erken dönemindeki bloklaşma adımlarını ve Türkiye'nin dış politika sürecini doğru yansıtır.

Adım Adım Çözüm

1
Doğu Bloku'nun ilk kurumsal siyasi adımı olan gelişmeyi belirleme
Kominform'un kurulması (Ekim 1947) ilk sırada yer alır.
SSCB, Marshall Planı ve Truman Doktrini'ne karşı Doğu Bloku'nun ideolojik bütünlüğünü sağlamak amacıyla bu teşkilatı kurmuştur.
2
Batı Bloku'nun temel askeri örgütünün kuruluş tarihini belirleme
NATO'nun kurulması (Nisan 1949) ikinci sırada yer alır.
Sovyet yayılmacılığına karşı Bat�� Avrupa ve Kuzey Amerika ülkeleri ortak savunma paktı oluşturmuştur.
3
Türkiye'nin Batı Bloku'ndaki konumunu resmileştiren askeri adımı belirleme
Türkiye'nin NATO'ya resmen katılması (Şubat 1952) üçüncü sırada yer alır.
Türkiye, Sovyet tehdidine karşı güvenlik garantisi elde etmek amacıyla Kore'ye asker göndermesinin ardından NATO'ya kabul edilmiştir.
4
Batı Bloku'ndaki gelişmelere karşı Doğu Bloku'nda kurulan askeri paktın tarihini belirleme
Varşova Paktı'nın kurulması (Mayıs 1955) son sırada yer alır.
Batı Almanya'nın NATO'ya dahil edilmesi üzerine Doğu Bloku ülkeleri bu pakta karşılık olarak kendi askeri teşkilatlarını kurmuşlardır.

Anahtar Kavram

Soğuk Savaş Dönemi'nde bloklaşmaların kurumsallaşma kronolojisi ve Türkiye'nin bu süreçteki rolü.
Soru 40Soru

İki Savaş Arası Dönem'de dünya barışını korumak ve kalıcı kılmak amacıyla yürütülen aşağıdaki diplomatik giri��imlerin geçmişten günümüze doğru kronolojik sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Paris Barış Konferansı'nın toplanması (1919), Locarno Antlaşması'nın imzalanması (1925) ve Briand-Kellogg Paktı'nın kurulması (1928) şeklinde olmalıdır.
Verilen gelişmelerin kronolojik sıralaması geçmişten günümüze sırasıyla Paris Barış Konferansı (1919), Locarno Antlaşması (1925) ve Briand-Kellogg Paktı (1928) şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Gelişmelerin gerçekleştiği tarihleri belirleme
Paris Barış Konferansı 1919 yılında, Locarno Antlaşması 1925 yılında, Briand-Kellogg Paktı ise 1928 yılında gerçekleşmiştir.
Doğru kronolojik sıralamayı yapabilmek için olayların gerçekleştikleri yılları tespit etmek gerekir.
2
Tarihleri eskiden yeniye doğru sıralama
1919 < 1925 < 1928 sıralaması elde edilir. Bu da sırasıyla Paris Barış Konferansı, Locarno Antlaşması ve Briand-Kellogg Paktı sıralamasını verir.
Soru kökündeki geçmişten günümüze doğru sıralama talebini karşılamak hedeflenmiştir.

Anahtar Kavram

İki Savaş Arası Dönem'de dünya barışını koruma çabalarının kronolojik gelişimi.
Tahmini Süre:1m 0s
ÖncekiSayfa 2 / 6Sonraki
Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi Alıştırma Soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) — Sayfa 2 | Examkin