İlk ve Orta Çağlarda Dünya

49 soru

Soru 1Soru

Orta Çağ Avrupası'nda uzun süre varlığını koruyan feodalizm (derebeylik) ile Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu'nun siyasi yapıları karşılaştırıldığında;

I. Bizans'ta hükümdarın gücünü dine dayandıran (teokratik/otokratik) bir meşruiyet anlayışı hâkimken, feodalitede egemenliğin vassal-süzeren arasındaki karşılıklı sadakat sözleşmelerine dayanması,
II. Feodalitede siyasi gücün ve yetkinin yerel hanedanlar (senyörler) arasında bölünmüş olmasına karşılık, Bizans'ta gücün tek merkezde toplandığı mutlakiyetçi bir yapının korunması,
III. Her iki yönetim şeklinde de yasama, yürütme ve yargı yetkilerinin halk temsilcilerinden oluşan meclislerin denetimine bırakılmış olması

durumlarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

Bizans'ta meşruiyetin ilahi güce dayandığı, feodalitede ise vassal-süzeren arasındaki sözleşmelere dayandığı yönündeki birinci öncül ile feodalitede siyasi gücün bölünmüş olmasına karşın Bizans'ta merkeziyetçiliğin korunduğu yönündeki ikinci öncül doğrudur.
Bizans İmparatorluğu'nda gücün kaynağı Tanrı'ya dayandırılıp otokratik bir düzen sürdürülürken, feodalitede siyasi ilişkiler vassal ve süzeren arasındaki feodal sözleşmeler temelinde yürütülür. Ayrıca feodalitede siyasi güç senyörler arasında dağılmışken, Bizans merkeziyetçi yapısını korumuştur. Bu doğrultuda birinci ve ikinci öncüller doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Yönetimlerin meşruiyet temellerini karşılaştırmak
Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu'nda imparator, Tanrı'nın yeryüzündeki temsilcisi kabul edilerek teokratik ve otokratik bir meşruiyet kazanmıştır. Feodalitede ise lord (süzeren) ve vassal arasındaki ilişki, karşılıklı sadakat sözleşmelerine dayanır. Bu nedenle birinci öncül doğrudur.
Devletlerin meşruiyet kaynaklarının doğruluğunu belirlemek.
2
Merkeziyetçilik ve güç paylaşımı durumlarını analiz etmek
Feodalitede siyasi otorite parçalanmış olup, yerel senyörler kendi topraklarında yarı bağımsız hareket eder. Doğu Roma'da ise yetki tamamen imparatorda toplanmıştır ve güçlü bir merkezi bürokrasi vardır. Bu nedenle ikinci öncül doğrudur.
Siyasi gücün dağılım karakterini karşılaştırmak.
3
Yönetimlerin denetim mekanizmalarını değerlendirmek
Orta Çağ'da ne Bizans'ta ne de feodal Avrupa'da yasama, yürütme ve yargıyı denetleyen, halkın seçtiği meclisler bulunmamaktadır. Bu durum modern demokratik devletlerin bir özelliğidir ve Orta Çağ için anakronizmdir. Bu nedenle üçüncü öncül yanlıştır.
Demokratik denetim iddialarının tarihsel doğruluğunu test etmek.

Anahtar Kavram

Orta Çağ'da feodalizm ve Bizans İmparatorluğu'nun siyasi yapıları, otorite paylaşımı ve meşruiyet kaynakları bakımından karşılaştırılması.
Soru 2Soru

İlk Çağ medeniyetlerinde kanunların meşruiyet kaynakları, cezalandırma yöntemleri ve medeni hukuk alanındaki düzenlemeleri toplumsal yapılara göre farklılık göstermiştir.

Buna göre;
- Hükümdarın adalet yetkisini güneş tanrısı Şamaş'tan aldığını belirterek teokratik meşruiyeti vurgulayan ve cezalandırmada kısas (göze göz, dişe diş) ilkesini esas alan kanunlar,
- Ölüm ve işkence cezaları yerine genellikle tazminat (maddi bedel) ödeme usulünü benimseyen ve kadın haklarını koruyan ilk aile hukuku düzenlemelerine sahip kanunlar,

aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hammurabi Kanunları - Hitit Kanunları

Cevap

Hammurabi Kanunları - Hitit Kanunları
Sorudaki ilk açıklamada belirtilen kısas ilkesi ve güneş tanrısı Şamaş'tan meşruiyet alma özelliği Hammurabi Kanunları'na aittir. İkinci açıklamada belirtilen tazminat esası ve medeni/aile hukuku düzenlemeleri ise Hitit Kanunları'nın en belirgin özellikleridir. Bu nedenle doğru sıralama Hammurabi Kanunları - Hitit Kanunları şeklinde olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Öncüldeki ilk açıklamayı analiz etmek.
Güneş tanrısı Şamaş'tan alınan yetki ve kısas esası Babil Kralı Hammurabi'nin kanunlarına (Hammurabi Kanunları) aittir.
Hammurabi Kanunları'nın teokratik meşruiyetini ve cezalandırma yöntemini belirlemek için.
2
Öncüldeki ikinci açıklamayı analiz etmek.
Tazminat ve fidye usulünü benimseyen, medeni hukuk (aile hukuku) alanında gelişmiş düzenlemeler içeren kanunlar Hitit Kanunları'dır.
Hitit hukukunun insancıl ve medeni niteliğini belirlemek için.
3
Bulguları birleştirmek.
Doğru sıralama Hammurabi Kanunları - Hitit Kanunları şeklindedir.
Soruda istenen sırayı bulmak için.

Anahtar Kavram

İlk Çağ Kanunlarının Karşılaştırmalı Özellikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 3Soru

Aşağıda İlk ve Orta Çağlarda küresel ticarette önemli rol oynayan ticaret yolları ile bu yolların temel özellikleri verilmiştir. Ticaret yollarını bu özellikleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kral Yolu
İpek Yolu
Baharat Yolu
Kürk Yolu

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kral Yolu - Pers İmparatorluğu tarafından inşa edilen posta ve ticaret yolu; İpek Yolu - Kök Türk, Sasani ve Bizans ittifaklarına konu olan küresel güzergâh; Baharat Yolu - Hindistan'dan Akdeniz ve Avrupa pazarlarına uzanan ticaret rotası; Kürk Yolu - Hazar havzasından Sibirya ormanlarına uzanan kuzey hattı şeklinde eşleşmelidir.
Kral Yolu Perslerin inşa ettiği posta ve ticaret yoludur; İpek Yolu Çin'den başlayıp Kök Türk, Sasani ve Bizans ittifaklarına konu olan küresel ticaret hattıdır; Baharat Yolu Hindistan çıkışlı olup deniz rotasıyla Akdeniz limanlarına uzanır; Kürk Yolu ise Hazar havzasından kuzey ormanlarına uzanan kürk ticareti yoludur. Bu eşleştirmeler tarihi gerçeklerle tam olarak örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Kral Yolu'nun özelliklerini belirleme
Kral Yolu'nun Anadolu'da Sardes'ten başlayıp Pers başkenti Susa'ya ulaştığı ve Pers posta teşkilatı ile ilişkili olduğu belirlenir. Bu tanım Pers İmparatorluğu'nu içeren açıklama ile eşleşir.
Tarihi yolların başlangıç noktalarını ve kurucularını tespit etmek doğru eşleştirmeyi sağlar.
2
İpek Yolu'nun siyasi ve coğrafi ilişkilerini analiz etme
İpek Yolu'nun Çin'den başlayıp Orta Asya'yı geçerek Bizans ve Sasaniler arasında diplomatik ittifaklara (örneğin Kök Türk-Sasani ve Kök Türk-Bizans ittifakları) neden olduğu belirlenir. Bu tanım ilgili açıklama ile eşleşir.
İlk ve Orta Çağ'da devletler arası siyasi mücadelelerin ekonomik nedenlerini kavramak analitik çözüm sunar.
3
Baharat Yolu'nun güzergahını ve ticaret emtiasını saptama
Baharat Yolu'nun Hindistan'dan başlayıp deniz yoluyla Kızıldeniz ve Basra Körfezi üzerinden Ortadoğu ve Avrupa'ya ulaştığı belirlenir. Bu tanım Hindistan ve Akdeniz limanlarını içeren açıklama ile eşleşir.
Coğrafi köken ve ürün eşleşmesini doğrulamak ticaret yollarını ayırt etmeye yardımcı olur.
4
Kürk Yolu'nun coğrafi sahasını ve ticaret konusunu inceleme
Kürk Yolu'nun İtil Nehri ve Hazar havzasından kuzeye, Sibirya'ya uzandığı ve samur, kunduz gibi kürk hayvanlarının ticaretine sahne olduğu belirlenir. Bu tanım kuzey hattına dair açıklama ile eşleşir.
İklim ve coğrafi özelliklerin ekonomik faaliyetler üzerindeki etkisini analiz etmek son eşleşmeyi tamamlar.

Anahtar Kavram

İlk ve Orta Çağ'da küresel ticaret yollarının devletler arası ilişkilere, haberleşmeye ve ekonomik hayata etkileri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4Soru

Orta Çağ'da siyasi, hukuki ve askeri yapılar önemli değişimler geçirmiş; Doğu ve Batı dünyasında farklı yasal düzenlemeler ile askeri teşkilatlanmalar ortaya çıkmıştır.

Buna göre, sol sütunda verilen Orta Çağ hukuku ve askeri organizasyonlarına ait kavramları, sağ sütunda verilen doğru açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Justinianus Kanunları
Magna Carta
Cengiz Yasası
Feodal Ordu

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Justinianus Kanunları Roma hukukunu derleyen Doğu Roma açıklamasıyla; Magna Carta İngiltere'de kralın yetkilerini sınırlayan belgeyle; Cengiz Yasası Moğol töresini yazılı hale getiren kanunlarla; Feodal Ordu ise senyör-vassal ilişkisine dayanan parçalı askeri yapıyla eşleşmektedir.
Justinianus Kanunları Roma hukukunu derleyen Doğu Roma açıklamasıyla; Magna Carta İngiltere'de kralın yetkilerini sınırlayan belgeyle; Cengiz Yasası Moğol töresini yazılı hale getiren kanunlarla; Feodal Ordu ise senyör-vassal ilişkisine dayanan parçalı askeri yapıyla eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Justinianus Kanunları'nın kökenini ve kapsamını analiz etmek.
Bu kanunların Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu'nda eski Roma hukuk kurallarının derlenmesiyle oluşturulduğu belirlenir.
Kavram ile ait olduğu hukuki miras arasındaki ilişkiyi kurmak için.
2
Magna Carta'nın siyasi ve hukuki niteliğini incelemek.
İngiltere'de kralın yetkilerini sınırlandıran ve hukukun üstünlüğü ilkesini getiren belge olduğu anlaşılır.
Avrupa anayasal gelişmeleriyle kavramı ilişkilendirmek için.
3
Cengiz Yasası'nın içeriğini tespit etmek.
Moğol İmparatorluğu'nda göçebe töresi ile yasaların birleştirilerek yazılı hale getirilmesiyle oluşturulan askeri ve sivil kurallar bütünü olduğu görülür.
Orta Çağ Asya hukuku ile kavramı eşleştirmek için.
4
Feodal ordu sisteminin askeri yapısını değerlendirmek.
Merkeziyetçi olmayan, senyör-vassal ilişkisiyle örülü ve şövalyelere dayanan askeri sistem olduğu saptanır.
Avrupa'nın adem-i merkeziyetçi askeri yapısını anlamak için.

Anahtar Kavram

Orta Çağ dünyasındaki temel hukuk metinleri ile askeri teşkilatlanmaların özellikleri ve günümüz dünyasına etkileri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5Soru

Orta Çağ'da hazırlanan hukuk metinlerinden Doğu Roma İmparatorluğu'na ait Justinianus Kanunları, eski Roma hukuk kurallarını Hristiyanlık dogmalarıyla harmanlayarak aile, miras ve mülkiyet haklarını yeniden düzenlemiş; imparatorun mutlak otoritesini pekiştirmiştir. Diğer taraftan Moğol İmparatorluğu'nda hazırlanan Cengiz Han Yasası (Büyük Yasa) ise bozkırın sözlü geleneklerini (töre) askeri ve sosyal hayatı disipline edecek şekilde yazılı kanunlar haline getirmiştir.

Bu bilgilere göre Orta Çağ hukuk sistemlerinin gelişim süreciyle ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hukuk kurallarının oluşturulmasında toplumların inanç yapıları ve yaşam tarzları etkili olmuştur.

Cevap

Hukuk kurallarının oluşturulmasında toplumların inanç yapıları ve yaşam tarzları etkili olmuştur.
Toplumların sahip olduğu dini inançlar ve sosyal yaşam koşulları, onların oluşturduğu kanunları doğrudan etkiler. Doğu Roma İmparatorluğu'nda Hristiyanlık inancının, Moğol İmparatorluğu'nda ise göçebe yaşam tarzına ait bozkır geleneklerinin hukukun temelini oluşturması bu durumun en net göstergesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde verilen kanun derlemelerinin kaynaklarını ve dayanaklarını analiz etmek.
Justinianus Kanunları'nın Hristiyanlık esaslarına, Cengiz Han Yasası'nın ise bozkırın sözlü geleneklerine (yaşam tarzına) dayandığı belirlenir.
Toplumların hukuk kurallarını oluştururken hangi unsurlardan etkilendiğini tespit etmek amacıyla yapılır.
2
Elde edilen verileri seçeneklerle karşılaştırarak doğru yargıyı belirlemek.
Toplumların inançları (Hristiyanlık) ve yaşam tarzlarının (bozkır kültürü) hukuk kurallarını şekillendirdiği yargısına ulaşılır.
Metindeki bilgilerin genel bir tarihi yargıya dönüştürülmesini sağlamak amacıyla yapılır.

Anahtar Kavram

Orta Çağ'da hukuk kurallarının toplumsal yapı, inançlar ve yaşam tarzına göre şekillenmesi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6Soru

İlk Çağ'da medeniyet havzaları arasında yaşanan askeri, siyasi ve kültürel gelişmeler, güç merkezlerinin yer değiştirmesine ve yeni yönetim modellerinin ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır.

Buna göre, Ön Asya ve Akdeniz havzasında siyasi gücün gelişimini gösteren aşağıdaki gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama: Akadların ilk imparatorluğu kurması (MÖ 24. yüzyıl), Kadeş Antlaşması'nın imzalanması (MÖ 13. yüzyıl), Pers satraplık sisteminin oluşturulması (MÖ 6. yüzyıl) ve Helenistik Dönem'in başlaması (MÖ 4. yüzyıl) şeklindedir.
Doğru sıralama Akadlar (MÖ 24. yy), Kadeş Antlaşması (MÖ 13. yy), Pers satraplıkları (MÖ 6. yy) ve Helenistik Dönem (MÖ 4. yy) şeklindedir. Akadlar Mezopotamya'da ilk merkezi imparatorluğu kurarak ilk sırayı alırken, Hititler ve Mısır'ın Suriye üzerindeki egemenlik mücadelesinin sonucu olan Kadeş Antlaşması ikinci sırada yer alır. Perslerin satraplıkları kurması üçüncü, Büyük İskender'in Persleri yıkarak başlattığı Helenizm ise kronolojik olarak en son sırada gerçekleşmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Akad İmparatorluğu'nun ortaya çıkış zamanını belirlemek.
Akadlar, MÖ 24. yüzyılda Mezopotamya'da ilk imparatorluğu kurmuşlardır.
Bu gelişme, listedeki en eski siyasi güç ve idari yapıyı temsil eder.
2
Hitit ve Mısır arasındaki Kadeş Antlaşması'nın imzalandığı dönemi tespit etmek.
Kadeş Antlaşması MÖ 13. yüzyılda imzalanmıştır.
Bu gelişme, Akad İmparatorluğu'nun kuruluşundan daha sonraki bir siyasi güç mücadelesini ifade eder.
3
Pers satraplık sisteminin uygulandığı dönemi belirlemek.
Persler MÖ 6. yüzyılda satraplık sistemini kurmuşlardır.
Bu idari yapı, Hitit-Mısır mücadelesinden sonra ve Helenistik kültürün ortaya çıkışından öncedir.
4
Helenistik Dönem'in başlangıcını belirlemek.
Büyük İskender'in seferi sonucu Helenizm MÖ 4. yüzyılda ortaya çıkmıştır.
Bu dönem, listedeki gelişmeler arasındaki en yakın tarihli siyasi ve kültürel değişimi ifade eder.

Anahtar Kavram

İlk Çağ medeniyet havzalarında kurulan siyasi güç merkezlerinin kronolojik ve idari evrimi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7Soru

İlk Çağ'da Mezopotamya ve Anadolu medeniyetlerinde hazırlanan hukuk metinleri, toplumların ihtiyaçları ve kültürel yapıları doğrultusunda farklı özellikler göstermiştir. Örneğin Babil'de Kral Hammurabi kanunlarını Güneş Tanrısı Şamaş'tan aldığını belirterek adaleti sağlamayı amaçlarken, Anadolu'da Hitit kralları da kendilerini tanrıların yeryüzündeki temsilcisi ve başrahibi saymışlardır. Ancak bu iki medeniyetin kanunları içerik ve ceza yöntemleri bakımından önemli farklılıklara sahiptir.

Bu bilgiler ve İlk Çağ hukuk sistemleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi Hitit kanunlarının Hammurabi kanunlarından ayrılan özelliklerinden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kanunların meşruiyetini ilahi/tanrısal bir kaynağa dayandırması

Cevap

Kanunların meşruiyetini ilahi/tanrısal bir kaynağa dayandırması
Kanunların meşruiyetini ilahi/tanrısal bir kaynağa dayandırması ifadesi, Hitit kanunlarını Hammurabi kanunlarından ayıran bir özellik değildir; aksine her iki hukuk sisteminin de ortak niteliğidir. Hammurabi kanunlarını Güneş Tanrısı Şamaş'tan aldığını belirtirken, Hitit kralları da kendilerini başrahip ilan ederek tanrıların iradesini temsil ettiklerini savunmuşlardır. Dolayısıyla meşruiyetin dinsel temele oturtulması İlk Çağ monarşilerinde genel bir ortak özelliktir.

Adım Adım Çözüm

1
Babil ve Hitit medeniyetlerinin hukuk sistemlerini ve egemenlik anlayışlarını karşılaştırın.
Her iki toplumda da yöneticilerin meşruiyetlerini tanrılara dayandırdığı, kanunların da bu doğrultuda ilahi bir karakter taşıdığı görülür.
İlk Çağ devletlerinde hukukun bağlayıcılığını ve kralın otoritesini artırmak için din ve teokrasi temel bir araç olarak kullanılmıştır.
2
Hitit kanunlarının kendine özgü (tazminat esası, aile hukuku, ölüm cezalarının azlığı, köle hakları) niteliklerini inceleyin.
Tazminat sistemi, gelişmiş medeni hukuk, kısıtlı ölüm cezaları ve kölelere tanınan haklar Hitit hukukunu Babil'in sert kısas esaslı hukukundan ayırır.
Bu özellikler Hititlerin sosyo-ekonomik yapısı ve Mezopotamya'ya kıyasla daha insancıl hukuk anlayışıyla doğrudan ilişkilidir.
3
Elde edilen verileri analiz ederek ortak olan ve ayrılan özellikleri belirleyin.
Kanunların meşruiyetini ilahi kaynağa dayandırma özelliği her iki toplum için de ortak olduğundan, Hitit kanunlarını Hammurabi kanunlarından ayıran bir fark olamaz.
Soru kökünde Hitit kanunlarının Hammurabi kanunlarından ayrılan özelliklerinden biri olmayanı (yani ortak olanı veya yanlış olanı) bulmamız istenmektedir.

Anahtar Kavram

İlk Çağ hukuk kurallarının meşruiyet kaynakları ve karşılaştırmalı hukuk analizi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8Soru

İlk Çağ medeniyetlerinde coğrafi şartlar, dini inanışlar ve sınırların genişlemesi gibi faktörler siyasi gücün örgütlenme biçimlerini doğrudan etkilemiştir.

Buna göre, İlk Çağ medeniyet havzalarındaki siyasi güç ve yönetim özellikleri ile ilgili;

I. Mısır medeniyetinde firavunların kendilerini doğrudan tanrı olarak kabul ettirmesiyle mutlak teokratik bir gücün ortaya çıkması,
II. Mezopotamya’nın açık düzlüklerden oluşması ve nehirlerin düzensiz taşmasının bölgede kalıcı, tek merkezli ve istila edilemeyen büyük bir imparatorluğun erken dönemde kurulmasını kolayla��tırması,
III. Perslerin genişleyen sınırları kontrol altında tutabilmek amacıyla satraplık denilen eyalet sistemini oluşturması ve valileri denetlemek için 'kralın gözleri' adı verilen m��fettişler görevlendirmesi

yargılarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

I ve III numaralı yargılar doğrudur. Mısır firavunları kendilerini tanrı-kral ilan ederek mutlak teokrasi kurmuş, Persler ise geniş toprakları yönetmek için satraplık sistemini ve 'kralın gözleri' müfettişlerini kullanmışlardır. Mezopotamya ise açık coğrafyası nedeniyle sık istila edilmiş ve siyasi birliğini erken dönemde tek merkezli koruyamamıştır.
Mısır firavunlarının tanrısal kimliği ve Perslerin geniş sınırları yönetmek için geliştirdiği eyalet (satraplık) ile denetim (kralın gözleri) sistemleri tarihsel olarak doğrudur. Bu nedenle doğru cevap 'I ve III' yargılarını içeren seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk yargıyı (I) değerlendirmek.
Mısır'da firavunların tanrı-kral olarak görülmesi, onlara mutlak ve dini (teokratik) bir egemenlik sağlamıştır. Dolayısıyla bu yargı doğrudur.
Siyasi meşruiyetin kaynağını tespit etmek.
2
İkinci yargıyı (II) değerlendirmek.
Mezopotamya'nın açık coğrafi yapısı istilaları kolaylaştırmış, nehirlerin düzensiz taşkınları ise şehirlere zarar vererek siyasi birliğin kurulmasını ve korunmasını zorlaştırmıştır. Bu nedenle kalıcı ve istila edilemeyen bir imparatorluğun erken dönemde kurulmasını kolaylaştırdığı ifadesi yanlıştır.
Coğrafyanın siyasi yapılar üzerindeki etkisini incelemek.
3
Üçüncü yargıyı (III) değerlendirmek.
Persler çok geniş topraklara hükmettikleri için ülkeyi 'satraplık' adı verilen eyaletlere bölmüş ve valileri denetlemek üzere merkezi otoriteyi güçlendiren 'kralın gözleri' denilen müfettişler kullanmıştır. Dolayısıyla bu yargı doğrudur.
Geniş sınırlara ulaşan imparatorlukların yönetim stratejilerini analiz etmek.

Anahtar Kavram

İlk Çağ medeniyetlerinde coğrafya ve inanç sistemlerinin siyasi organizasyonlar ve yönetim yapıları üzerindeki belirleyici etkisi.
Soru 9Soru

İlk Çağ'da yaşanan aşağıdaki göç hareketlerini ve bunların sonucunda ortaya çıkan siyasi veya askeri gelişmeleri kronolojik olarak en eskiden en yeniye doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama en eskiden en yeniye doğru sırasıyla; Guti Göçleri neticesinde Akad Devleti'nin yıkılması, Ege Göçleri ile Hitit İmparatorluğu'nun son bulması, Babil Sürgünü ile Yahudilerin sürülmesi ve Roma baskısı altındaki Hristiyanların Kapadokya'ya sığınması şeklindedir.
Doğru sıralama, olayların gerçekleştikleri dönemlerin kronolojik analiziyle belirlenir. Guti göçlerinin Akadları yıkması MÖ 22. yüzyıla, Ege Göçleri'nin Hititleri yıkması MÖ 12. yüzyıla, Babil Sürgünü MÖ 6. yüzyıla ve Hristiyanların göçleri ise MS 1-3. yüzyıllara denk gelmektedir. Bu doğrultuda en eskiden en yeniye sıralama; Guti göçleri, Ege Göçleri, Babil Sürgünü ve Hristiyan göçleri şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen göç hareketlerinin gerçekleştikleri dönemleri ve yıkılan/etkilenen devletlerin tarihsel süreçlerini belirlemek.
Akadların yıkılışı MÖ 22. y��zyıl (Guti göçleri), Hititlerin yıkılışı MÖ 12. yüzyıl (Ege Göçleri), Babil Sürgünü MÖ 6. yüzyıl (MÖ 586) ve Hristiyanların kaçışı MS 1-3. yüzyıllar olarak tespit edilir.
Olayları kronolojik sıraya koyabilmek için her birinin meydana geldiği yüzyılı veya tarihi aralığı netleştirmek gerekir.
2
Tespit edilen tarihleri Milattan Önce (MÖ) ve Milattan Sonra (MS) kurallarına göre en eskiden en yeniye doğru dizmek.
MÖ 22. yüzyıl (Guti göçleri) > MÖ 12. yüzyıl (Ege Göçleri) > MÖ 6. yüzyıl (Babil Sürgünü) > MS 1-3. yüzyıllar (İlk Hristiyan göçleri) sıralaması elde edilir.
Milattan Önceki tarihlerde sayısal değer büyüdükçe günümüzden uzaklaşılır (daha eskidir), Milattan Sonraki tarihlerde ise sayısal değer büyüdükçe günümüze yaklaşılır.

Anahtar Kavram

İlk Çağ'da büyük göç hareketleri, bu göçlerin kronolojisi ile siyasi ve askeri etkileri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 10Soru

İlk Çağ'da kurulan medeniyetlerin siyasi organizasyonları ve idari yapıları kendilerine özgü nitelikler taşımaktadır. Buna göre, sol sütunda verilen medeniyetleri sağ sütundaki idari ve siyasi yönetim özellikleri ile doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sümerler
Hititler
Persler
Mısır

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sümerler rahip-kral ve site devletleri ile; Hititler Pankuş meclisi ile; Persler satraplık ve posta teşkilatı ile; Mısır ise nom şehir devletleri ve firavunun tanrı-kral gücü ile eşleşmelidir.
Sümerlerin site adı verilen şehir devletleri örgütlenmesi patesi/ensi yönetimiyle; Hititlerin Pankuş danışma meclisiyle; Perslerin ülkeyi satraplıklara ayırıp posta teşkilatı kurmasıyla; Mısır'ın ise nom adı verilen birimlerin birleştirilip teokratik tanrı-kral (firavun) yönetimine geçmesiyle eşleşmesi tarihsel olgulara tam olarak uygundur.

Adım Adım Çözüm

1
Sümerlerin yönetimsel özelliklerinin incelenmesi
Sümerlerin site adı verilen şehir devletlerinden oluştuğu ve rahip-kral (patesi/ensi) anlayışıyla yönetildiği bilgisi doğrulanır.
Sümerler ile bağımsız şehir devletleri (siteler) ve rahip-krallık anlayışını eşleştirmek.
2
Hititlerin yönetim organlarının belirlenmesi
Hitit yönetiminde kralın yanında Pankuş adında bir danışma meclisinin yer aldığı tespit edilir.
Hititler ile Pankuş meclisi ve merkezi krallığa geçiş aşamalarını eşleştirmek.
3
Perslerin idari teşkilatlanmasının analiz edilmesi
Perslerin geniş sınırları yönetmek için satraplık (eyalet) sistemini ve ilk posta teşkilatını kullandıkları belirlenir.
Persler ile satraplık idari bölünmesi ve posta sistemini eşleştirmek.
4
Mısır'ın siyasi yapısının çözümlenmesi
Mısır'ın nom denilen yerel birimlerin birleştirilmesiyle kurulduğu ve firavunun tanrı-kral olarak mutlak egemenlik kurduğu saptanır.
Mısır ile nom şehir devletleri ve teokratik monarşi yapısını eşleştirmek.

Anahtar Kavram

İlk Çağ medeniyetlerinin yönetim şekilleri, siyasi yapıları ve idari teşkilatlanma modelleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 11Soru

Geç Tunç Çağı'nın sonlarında (MÖ 1200 civarı) Ege ve Balkanlar üzerinden gelen toplulukların başlattığı Ege Göçleri (Deniz Kavimleri İstilası), Anadolu, Suriye ve Mısır kıyılarına kadar ulaşmış; bölgedeki mevcut siyasi, askeri ve sosyo-ekonomik yapıları kökten değiştirmiştir.

Bu göç dalgasının Doğu Akdeniz havzasında yarattığı askeri ve siyasi sonuçlar arasında aşağıdakilerden hangisi gösterilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Roma İmparatorluğu'nun askeri ve siyasi gücünün kırılarak Avrupa genelinde feodal derebeyliklerin ortaya çıkması

Cevap

Roma İmparatorluğu'nun askeri ve siyasi gücünün kırılarak Avrupa genelinde feodal derebeyliklerin ortaya çıkması seçeneği, Ege Göçleri'nin değil Kavimler Göçü'nün bir sonucudur.
Doğu Akdeniz havzasındaki büyük yıkımlara yol açan Ege Göçleri MÖ 12. yüzyıl başlarında gerçekleşmiştir. Oysa Roma İmparatorluğu'nun parçalanması ve feodalizmin yayılması, MS 375 yılından itibaren başlayan Kavimler Göçü'nün askeri ve siyasi sonuçları arasındadır. Bu nedenle Roma İmparatorluğu ve feodal düzene dair ifade Ege Göçleri'nin bir sonucu olarak gösterilemez.

Adım Adım Çözüm

1
Ege Göçleri'nin (Deniz Kavimleri İstilası) tarihsel çerçevesini ve etkilediği coğrafyayı belirleme.
MÖ 1200 civarında gerçekleşen bu göçlerin Doğu Akdeniz havzasını (Yunanistan, Anadolu, Suriye, Mısır) etkilediği tespit edilir.
Göçlerin zaman ve mekân sınırlarını belirleyerek seçeneklerdeki olaylarla karşılaştırmak için gereklidir.
2
Ege Göçleri'nin siyasi ve askeri sonuçlarını analiz etme.
Hitit Devleti'nin yıkılması, Miken uygarlığının sona ermesi ve Yunan Karanlık Çağı'nın başlaması, Ugarit gibi liman şehirlerinin tahrip olması ve Mısır'ın zayıflaması gibi sonuçların bu göçlerle ilişkili olduğu görülür.
Seçeneklerde verilen doğru etkileri eleyebilmek için gereklidir.
3
Yanlış olan ve Ege Göçleri ile ilgisi bulunmayan seçeneği belirleme.
Roma İmparatorluğu'nun parçalanması ve feodalizmin doğuşunun MÖ 1200 civarındaki Ege Göçleri ile değil, MS 375 yılındaki Kavimler Göçü ile ilişkili olduğu belirlenir.
Soru kökündeki 'gösterilemez' ifadesine uygun olan doğru seçeneğe ulaşmak için tarihsel kronoloji ve anakronizm analizi yapılır.

Anahtar Kavram

Ege Göçleri (Deniz Kavimleri İstilası) ve Yakın Doğu'daki siyasi/askeri sonuçları ile Kavimler Göçü arasındaki kronolojik ve kavramsal farklar.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 12Soru

İlk Çağ'da yazının icadı ve gelişim süreci, insanlık tarihinin en önemli dönüm noktalarından biridir. Yazı; bilginin korunmasını, idari yapının güçlenmesini ve hukuk kurallarının yazılı hale getirilmesini sağlamıştır. Ancak yazılı kültürün gelişimi, sözlü kültürün tamamen yok olduğu anlamına gelmediği gibi her coğrafyada aynı hızda gerçekleşmemiştir.

Buna göre, İlk Çağ'da yazılı kültürün gelişimi ve yazılı kaynakların kullanımıyla ilgili;

I. Tarih öncesi devirlere ait bir yerleşim yerindeki arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan kil tabletlerin okunmasında epigrafi ve paleografi bilimlerinden yararlanılması,
II. Yazının kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte, sözlü kültürün en önemli ögeleri olan mitlerin ve destanların toplumsal hafızadaki yerini ve idari-hukuki yapılara olan etkisini tamamen kaybetmesi,
III. Mezopotamya'da Sümer tapınaklarına (Ziggurat) teslim edilen tarım ürünlerinin miktarı ve kime ait olduğunu kaydetme ihtiyacının, piktografik yazının ortaya çıkışına zemin hazırlaması

durumlarından hangileri tarihsel açıdan doğru bir bilgidir veya değerlendirmedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yalnız III

Cevap

Sümer tapınaklarındaki ekonomik kayıtların yazının gelişimine zemin hazırladığını ifade eden 'Yalnız III' yargısı doğrudur.
Sümer tapınaklarında (Ziggurat) biriken ürünleri kaydetme ihtiyacı, ilk piktografik yazı işaretlerinin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bu durum, yazının ekonomik ihtiyaçlar doğrultusunda geliştiğini gösteren tarihsel bir gerçektir. Dolayısıyla, yalnızca tapınak kayıtlarının yazının gelişimine zemin hazırladığını belirten ifade doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Öncüllerin tarihsel kavram ve dönemlerle uyumunu analiz etmek.
Birinci öncülde geçen 'tarih öncesi devirlere ait kil tabletler' ifadesinin mantıksal bir çelişki olduğu ve yazılı belgelerin tarih öncesine ait olamayacağı tespit edilir.
Yazının icadıyla birlikte tarih öncesi devirlerin sona erip tarihî devirlerin başladığı gerçeği ve paleografi/epigrafi gibi bilimlerin sadece yazılı dönemler için geçerli olduğu bilgisini uygulamak.
2
Yazının icadından sonra sözlü kültürün durumunu değerlendirmek.
İkinci öncüldeki 'sözlü kültürün etkisini tamamen kaybetmesi' iddiasının yanlış olduğu belirlenir.
Sözlü kültür ögelerinin (destanlar, mitler) yazılı kültürle birlikte yaşamaya devam ettiği ve idari-hukuki yapılarda etkisini koruduğu tarihsel gerçeğini göz önünde bulundurmak.
3
Yazının kökenine dair ekonomik etkenleri incelemek.
Üçüncü öncülde yer alan Sümer tapınaklarındaki (Ziggurat) ürün kayıt ihtiyacının piktografik yazıyı ortaya çıkardığı bilgisinin doğru olduğu saptanır.
Sümerlerde tapınak ekonomisinin (üretim, depolama ve dağıtım kayıtları) yazının gelişimindeki birincil itici güç olduğunu doğrulamak.

Anahtar Kavram

Yazının icadı, Sümer zigguratlarındaki ekonomik kayıtlar ve tarih öncesi dönem ile tarihî dönem ayrımında yazının rolü.
Soru 13Soru

Aşağıda İlk ve Orta Çağlarda küresel ticarete yön veren tarihi ticaret yolları ile bu yolların coğrafi ve siyasi özellikleri verilmiştir. Ticaret yollarını doğru özellikleri ile eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kral Yolu
İpek Yolu
Kürk Yolu
Baharat Yolu

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kral Yolu, Sart'tan Ninova'ya uzanan Pers yoluyla; İpek Yolu, Kök Türk-Sasani-Bizans mücadelelerine sahne olan Orta Asya hattıyla; Kürk Yolu, Hazar ve İtil Bulgar topraklarından geçen kuzey hattıyla; Baharat Yolu ise Hindistan'dan Akdeniz limanlarına uzanan güzergahla eşleşmelidir.
Kral Yolu, Pers İmparatorluğu'nda Sart-Ninova arasında kurulan merkeziyetçi ulaşım hattıdır. İpek Yolu, Bizans, Sasani ve Kök Türkler arasında diplomatik ilişkilere yön vermiştir. Kürk Yolu, Karadeniz ve Hazar'ın kuzeyindeki ormanlık bozkır kuşağında kürk ticareti için kullanılmıştır. Baharat Yolu ise Hindistan'dan Akdeniz limanlarına uzanan baharat nakil güzergahıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Kral Yolu'nun başlangıç, bitiş noktalarını ve kurucu medeniyetini belirleme.
Kral Yolu, Sart ile Ninova arasında uzanır ve Pers İmparatorluğu tarafından geliştirilmiştir. Bu bilgiyle sol sütundaki birinci madde sağ sütundaki birinci maddeyle eşleşir.
Yolun coğrafi sınırlarını ve siyasi yapısını belirlemek doğru eşleştirmeyi bulmayı sağlar.
2
İpek Yolu üzerinde gerçekleşen Orta Çağ diplomatik mücadelelerini analiz etme.
Bizans, Sasani ve Kök Türk devletlerinin ipek ticaretini kontrol etmek için kurduğu ittifaklar İpek Yolu'nun özelliğidir. Bu bilgiyle sol sütundaki ikinci madde sağ sütundaki ikinci maddeyle eşleşir.
Ticaret yollarının üzerinde kurulan siyasi ittifakların hangi yola ait olduğunu saptamak gerekir.
3
Kuzey Avrasya bozkır kuşağındaki kürk ticareti güzergahını tespit etme.
Don Nehri'nden başlayıp Sibirya'ya uzanan ve Hazar/İtil Bulgar ülkelerinde değerli kürklerin ticaretinde kullanılan yol Kürk Yolu'dur. Bu bilgiyle sol sütundaki üçüncü madde sağ sütundaki üçüncü maddeyle eşleşir.
Hazar ve İtil Bulgarları gibi kuzey Türk devletlerinin kontrol ettiği ticaret yolunu bulmak hedeflenmiştir.
4
Hindistan'dan başlayıp deniz yolu ağırlıklı olarak Akdeniz'e ulaşan yolu belirleme.
Hindistan çıkışlı olup Kızıldeniz ve Basra Körfezi üzerinden Mısır ve Suriye limanlarına ulaşan güzergah Baharat Yolu'dur. Bu bilgiyle sol sütundaki dördüncü madde sağ sütundaki dördüncü maddeyle eşleşir.
Baharat Yolu'nun coğrafi rotasını ve Hint kökenli ticaret emtiasını ayırt etmek amaçlanmıştır.

Anahtar Kavram

İlk ve Orta Çağ'da ticaret yollarının coğrafi rotaları, ekonomik işlevleri ve siyasi ittifaklara etkileri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 14Soru

İlk Çağ'da yazının icadı, gelişim aşamaları ve kullanılan yazı materyalleri insanlık tarihinin seyrini kökten değiştirmiştir. Aşağıda verilen yazı türleri ve malzemelerini, ait oldukları tarihsel özelliklerle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Piktografik Yazı
Papirüs
Parşömen
Fenike Alfabesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Piktografik Yazı Sümer tapınak kayıtları ile, Papirüs Nil bitki lifleriyle üretilen kâğıt benzeri malzemeyle, Parşömen Bergama'da hayvan derisinden üretilen dayanıklı yazı malzemesiyle, Fenike Alfabesi ise ses esasına dayalı Akdeniz harf sistemiyle eşleşir.
Piktografik yazı Sümerlerin zigguratlardaki tarım kayıtlarıyla; papirüs Mısır'da Nil havzasındaki bitki lifleriyle üretilen malzeme ile; parşömen Bergama Krallığı'nda papirüse alternatif olarak deriden üretilen dayanıklı malzeme ile; Fenike alfabesi ise ticareti kolaylaştırmak amacıyla ses esasına göre düzenlenen ilk harf sistemiyle tam olarak uyuşmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Piktografik yazının ortaya çıkış amacını ve ait olduğu medeniyeti analiz etmek.
Piktografik yazı, Sümerlerin tarım ürünlerini depolarken kullandığı resim yazısıdır. Bu nedenle tapınak depolarındaki ürünlerin kaydını içeren ifadeyle eşleşir.
Yazının kökenindeki ekonomik ve dini gereksinimlerin anlaşılması gerekir.
2
Papirüs ve parşömen gibi antik yazı malzemelerinin coğrafi kökenlerini belirlemek.
Papirüs Nil havzasındaki bitkiden, parşömen ise Bergama'da işlenen hayvan derisinden elde edilmiştir.
Farklı coğrafi koşulların ve siyasi ihtiyaçların farklı teknolojik çözümler ürettiğini fark etmek önemlidir.
3
Fenike alfabesinin yapısal özelliğini ve yayılma alanını incelemek.
Fenike alfabesi, çivi veya hiyeroglif gibi karmaşık semboller yerine ses esasına (fonetik) dayalı harfler kullanan Akdeniz kökenli bir sistemdir.
Yazının demokratikleşmesi ve ticari ilişkilerle yayılmasındaki etkisini tespit etmek gerekir.

Anahtar Kavram

İlk Çağ medeniyetlerinde yazı sistemlerinin (piktograf, alfabe) ve yazı malzemelerinin (kil tablet, papirüs, parşömen) gelişim süreçleri ile bunların toplumsal ve ticari işlevleri.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 15Soru

Tarih öncesi dönemlerden İlk Çağ'a geçişte yazının icadı ve kullanımı, insanlık tarihinin en önemli dönüm noktalarından biridir. Bu süreçte Mezopotamya ve Mısır gibi erken medeniyet havzalarında yazı; idari, hukuki ve ticari ilişkileri kayıt altına almak için kullanılmıştır.

İlk Çağ'da yazının gelişimi, sözlü ve yazılı kültürün özellikleri üzerine araştırma yapan bir tarihçinin ulaştığı;

I. Yazının bulunmadığı tarih öncesi devirlerde yaşamış insan topluluklarının siyasi ilişkilerinin incelenmesinde paleografik belgelerden yararlanıldığı,
II. Kadeş Antlaşması ve Hammurabi Kanunları gibi metinlerin, yazılı kültürün siyasi ve toplumsal düzeni sağlama işlevine örnek oluşturduğu,
III. Papirüs, parşömen ve kil tablet gibi yazı malzemelerinin geliştirilmesinin, bilginin korunmasını ve taşınabilirliğini kolaylaştırdığı

bilgilerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II ve III

Cevap

Kadeş Antlaşması ve Hammurabi Kanunları gibi yazılı metinlerin düzenleyici rolü ile papirüs, parşömen ve kil tabletlerin bilginin kalıcılığını ve taşınabilirliğini sağlaması, yazılı kültürün doğrudan faydaları arasındadır. Bu nedenle ikinci ve üçüncü öncülleri içeren seçenek doğrudur.
Kadeş Antlaşması ve Hammurabi Kanunları gibi yazılı metinlerin düzenleyici rolü ile papirüs, parşömen ve kil tabletlerin bilginin kalıcılığını ve taşınabilirliğini sağlaması, yazılı kültürün doğrudan faydaları arasındadır. Bu nedenle ikinci ve üçüncü öncülleri içeren seçenek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Tarih öncesi dönemlerin ve yardımcı bilim dallarının özellikleri analiz edilir.
Yazının icadından önceki dönemi ifade eden tarih öncesi devirlerde yazılı belge bulunmadığı, dolayısıyla eski yazı sistemlerini inceleyen paleografyanın bu dönem için kaynak sağlayamayacağı belirlenir. Bu doğrultuda birinci öncülün yanlış olduğu tespit edilir.
Tarih öncesi çağlar ile tarihi çağlar arasındaki temel farkın yazının kullanımı olduğu ve yazıya dayalı bilimlerin tarih öncesi araştırmalarında kullanılamayacağı bilgisi doğrulanmalıdır.
2
İlk Çağ medeniyetlerine ait yazılı hukuk ve siyaset metinlerinin işlevleri incelenir.
Tarihteki ilk yazılı antlaşma olan Kadeş Antlaşması'nın siyasi ilişkileri, Hammurabi Kanunları'nın ise toplumsal ve hukuki düzeni yazılı kültür aracılığıyla şekillendirdiği görülür. Bu durum ikinci öncülün doğru olduğunu gösterir.
Yazılı kültürün siyasi anlaşmalar ve kanunlar yoluyla kurumsallaşma üzerindeki etkisini değerlendirmek gerekir.
3
Tarih boyunca kullanılan yazı materyalleri ve bunların bilgi aktarımındaki rolü değerlendirilir.
Papirüs, parşömen ve kil tablet gibi malzemelerin icat edilip kullanılması sayesinde bilgilerin kalıcı olarak kaydedildiği ve geniş coğrafyalara taşınabildiği doğrulanır. Bu durum üçüncü öncülün doğru olduğunu gösterir.
Yazı malzemelerinin bilginin yayılması, korunması ve kültürel süreklilik üzerindeki katkısını tespit etmek amaçlanmıştır.

Anahtar Kavram

Tarih öncesi ve tarihi devirlerin ayrımı ile yazılı kültürün toplumsal, hukuki ve bürokratik işlevleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 16Soru

Orta Ça�� Avrupa'sında sosyo-ekonomik hayatın temelini oluşturan feodal sistem, kendine özgü iktisadi kurallar, zorunluluklar ve sınıfsal yapılar barındırmaktadır. Aşağıda verilen feodal sisteme ait kavramlar ile bu kavramların açıklamalarını doğru olacak şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Malikane Sistemi (Manoryalizm)
Angarya (Corvée)
Banalite (Banalité)
Burjuvazi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Malikane Sistemi (Manoryalizm) ile tarımsal üretime dayalı kendi kendine yeten ekonomik örgütlenme; Angarya ile serflerin karşılıksız zorunlu emeği; Banalite ile senyörün ortak üretim araçları üzerindeki tekel hakkı; Burjuvazi ile şehirlerde yaşayan ticaret sınıfı eşleşmektedir.
Malikane sistemi, feodalizmin tarımsal üretime dayalı yerel ve kapalı ekonomik birimidir. Angarya, köylülerin senyör topraklarındaki karşılıksız zorunlu emeğidir. Banalite, senyörün ortak üretim araçları üzerindeki tekel hakkından kaynaklanan kullanım bedelidir. Burjuvazi ise kentlerde yaşayan, ticaret ve zanaatla uğraşan sınıftır. Bu kavramların açıklamalarıyla eşleştirilmesi feodal sosyo-ekonomik düzeni tam olarak açıklamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Malikane Sistemi (Manoryalizm) kavramının işlevini analiz etme
Malikane sisteminin feodal yapının ekonomik temelini oluşturan, tarımsal üretime dayalı, dışa kapalı örgütlenme biçimi olduğu belirlenir.
Manoryal düzen, Orta Çağ'da yerel tarım üretimini ve kendi kendine yetme politikasını sağlayan temel birimdir.
2
Angarya (Corvée) kavramının niteliğini değerlendirme
Angaryanın serflerin senyörün topraklarında hiçbir ücret almadan zorunlu olarak çalıştırıldığı emek biçimi olduğu saptanır.
Feodal düzende serflerin senyörlere karşı en ağır kişisel ve ekonomik yükümlülüklerinden biri karşılıksız işgücü sunmaktır.
3
Banalite (Banalité) kavramını iktisadi haklar yönüyle inceleme
Banalitenin senyörün malikane sınırları içerisindeki değirmen, fırın gibi ortak kullanım araçları üzerindeki tekel hakkından doğan vergi/kullanım bedeli olduğu tespit edilir.
Feodal lordlar, temel gıda işleme tesislerini ellerinde tutarak köylüleri buraları ücret karşılığında kullanmaya mecbur bırakmışlardır.
4
Burjuvazi sınıfının gelişim alanını ve niteliğini belirleme
Burjuvazinin tarımsal feodal hiyerarşinin dışında kalan, şehirlerde yaşayan ve zanaat/ticaretle uğraşan sosyal sınıf olduğu doğrulanır.
Haçlı Seferleri sonrası ticaretin gelişmesiyle surlarla çevrili kentlerde (burg) yaşayan tüccarlar feodal sistemin dengelerini değiştiren yeni bir güç olmuştur.

Anahtar Kavram

Orta Çağ'da sosyo-ekonomik yapıyı şekillendiren feodalizmin ekonomik (manoryalizm, banalite), sosyal (serf, burjuvazi) ve hukuki (angarya) kuralları ile kavramları.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 17Soru

İlk Çağ'da farklı medeniyetler tarafından oluşturulan hukuk sistemleri, toplumsal ihtiyaçlara ve coğrafi özelliklere göre şekillenmiştir. Buna göre, sol sütunda verilen kanunlar ile sağ sütunda yer alan bu kanunların temel karakteristik özelliklerini doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Hammurabi Kanunları
Hitit Kanunları
Urkagina Kanunları
On İki Levha Kanunları

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Tarihsel kanun kodları ile karakteristik özellikleri doğru biçimde eşleştirilmiştir: Hammurabi Kanunları kısasa kısas ve sınıf yapısıyla; Hitit Kanunları tazminat esası ve aile hukukuyla; Urkagina Kanunları ilk yazılı reform karakteriyle; On İki Levha Kanunları ise Roma'daki sınıf çatışmasını çözmesi ve modern hukukun temeli olmasıyla eşleşir.
Doğru eşleştirme, her bir kanunun tarihsel gelişim sürecindeki özgün niteliklerini tam olarak yansıtmaktadır. Hammurabi Kanunları sertliğiyle, Hitit Kanunları medeni hukuk ve tazminat yaklaşımıyla, Urkagina Kanunları ilk yazılı kanun olma reformuyla, On İki Levha Kanunları ise Roma sınıf çatışmalarını çözmesiyle doğru bir şekilde eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütundaki kanunların kökenlerini ve temel ilkelerini hatırlayınız.
Tarihsel kanunların hangi medeniyetlere ait olduğu belirlenir.
Eşleştirmenin doğru yapılabilmesi için kavramsal temellerin kurulması gerekir.
2
Hammurabi Kanunları'nın Babil Krallığı'na ait olduğunu, kısas prensibini benimsediğini ve sınıfsal ayrımlar içerdiğini belirleyerek uygun tanımla eşleştiriniz.
Hammurabi Kanunları, kısas ve sınıf ayrımı içeren tanım ile eşleşir.
Babil hukukunun karakteristik sert yapısı ve kısas ilkesi bu kanunun ayırt edici yönüdür.
3
Hitit Kanunları'nın Anadolu'da geliştiğini, ölüm cezaları yerine tazminatı getirdiğini ve aile hukukuna önem verdiğini saptayarak ilgili tanımla eşleştiriniz.
Hitit Kanunları, tazminat esası ve aile hukukunu vurgulayan insancıl tanım ile eşleşir.
Hititlerin coğrafi ve sosyal koşulları, Mezopotamya'ya kıyasla daha yumuşak ve tazminat odaklı bir hukuk yapısı doğurmuştur.
4
Urkagina Kanunları'nın Sümer şehir devletlerinde borç affı gibi reformlar içeren tarihteki ilk yazılı kanunlar olduğunu tespit edip eşleştiriniz.
Urkagina Kanunları, tarihin ilk yazılı kanunları ve sosyal reform vurgusu içeren tanım ile eşleşir.
Lagaş Kralı Urkagina'nın yaptığı düzenlemeler, hukuk tarihinin bilinen en eski yazılı belgeleridir.
5
Roma'daki patrici-pleb mücadelesi sonucunda ortaya çıkan ve modern Avrupa hukukunun temelini atan kanunların On İki Levha Kanunları olduğunu belirleyerek eşleştirmeyi tamamlayınız.
On İki Levha Kanunları, Roma ve Avrupa hukuku temeli vurgusu içeren tanım ile eşleşir.
Roma hukukunun bu meşhur kanunları, pleblerin hak arayışının bir ürünüdür.

Anahtar Kavram

İlk Çağ Kanunlarının Temel Özellikleri ve Karşılaştırılması
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 18Soru

İlk Çağ'da yaşanan nüfus hareketleri; siyasi, askeri veya dini gerekçelerle gerçekleşerek yerleşik düzenleri sarsmış ve yeni uygarlık sentezlerinin doğuşuna zemin hazırlamıştır.

Buna göre, aşağıda verilen tarihi gelişmelerin kronolojik olarak en eskiden en yeniye doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sıralama Ege Göçleri, Helenistik D��nem göçleri ve Hristiyanların Roma İmparatorluğu'ndaki iç göç hareketleri şeklinde olmalıdır.
Verilen gelişmeler kronolojik olarak incelendiğinde; ilk sırada Ege Göçleri (MÖ 12. yüzyıl), ikinci sırada Helenistik Dönem göçleri (MÖ 4. yüzyıl sonu) ve son sırada Roma İmparatorluğu dönemindeki Hristiyan göçleri (MS 1-3. yüzyıllar) yer almaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Ege Göçleri'nin zaman dilimini belirleme
MÖ 12. yüzyıl başlarında gerçekleşmiştir.
Sıralamadaki en eski olayı saptamak.
2
Helenistik Dönem göçlerinin zaman dilimini belirleme
MÖ 4. yüzyıl sonlarında gerçekleşmiştir.
Sıralamanın ikinci basamağını oluşturmak.
3
İlk Hristiyan göçlerinin zaman dilimini belirleme
MS 1 - 3. yüzyıllar arasında gerçekleşmiştir.
Sıralamanın son basamağını belirlemek.

Anahtar Kavram

İlk Çağ göç hareketlerinin kronolojik sıralaması ve siyasi/kültürel sonuçları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 19Soru

Orta Çağ Avrupa'sında askeri organizasyon ve yönetim yapısı, tarafların karşılıklı hak ve ödevlerini belirleyen feodal hukuk kurallarına dayanıyordu. Bu sistemde kral, geniş toprakları yönetmesi karşılığında vassallarına dirlikler vermiş; vassallar da kendi askeri güçlerini oluşturmuşlardır. Ancak feodal hukukta yer alan 'Benim vassalımın vassalı, benim vassalım değildir.' ilkesi gereğince, hiyerarşinin alt basamaklarındaki askerlerin en üstteki krala doğrudan bir bağlılığı veya askeri yükümlülüğü bulunmuyordu.

Bu bilgiler doğrultusunda, Orta Çağ Avrupa askeri ve hukuki yapısı ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kralların, mutlak askeri ve siyasi otoriteyi ellerinde tuttuklarına

Cevap

Kralların, mutlak askeri ve siyasi otoriteyi ellerinde tuttuklarına yönelik yargı yanlıştır ve metinden ulaşılamaz.
Orta Çağ Avrupa'sındaki feodalite sisteminde, egemenlik ve askeri güç parçalanmış bir yapıya sahipti. 'Benim vassalımın vassalı, benim vassalım değildir.' ilkesi, kralın en alttaki askeri sınıflar (şövalyeler) üzerinde doğrudan bir yaptırım veya komuta gücünün olmadığını gösterir. Dolayısıyla, kralların mutlak askeri ve siyasi otoriteyi ellerinde tuttukları yargısına ulaşılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki feodal askeri ve hukuki yapıyı analiz etmek.
Kral ile vassallar arasındaki himaye ilişkisi ve 'Benim vassalımın vassalı, benim vassalım değildir.' ilkesinin askeri hiyerarşiyi nasıl etkilediği belirlenir.
Hukuk kurallarının askeri teşkilatlanma üzerindeki doğrudan etkisini ve feodalitenin adem-i merkeziyetçi (parçalanmış) yapısını anlamak için gereklidir.
2
Ulaşılamaz olan seçeneği tespit etmek amacıyla seçeneklerdeki yargıları metinle karşılaştırmak.
Kralların mutlak askeri ve siyasi otoriteye sahip olduğu iddiasının, metindeki parçalanmış askeri yapı ve bağımsızlık zinciriyle çeliştiği görülür.
Feodal sistemde kralların mutlak güce sahip olmadığını, aksine otoritenin yerel senyörler arasında paylaşıldığını ortaya koymak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Orta Çağ'da Feodal Hukuk ve Askeri Teşkilatlanma İlişkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 20Soru

İlk Çağ'da Filistin ve Mezopotamya coğrafyasında gerçekleşen 'Babil Sürgünü', Babil Kralı II. Nebukadnezar'ın Kudüs'ü ele geçirerek Yahudileri zorunlu göç ettirmesiyle başlamıştır. Yaklaşık yetmiş yıl süren bu sürgün dönemi, Pers İmparatorluğu'nun Babil Devleti'ni yıkması ve Yahudilerin yurtlarına dönmelerine izin vermesiyle son bulmuştur.

Buna göre, Babil Sürgünü ve sonrasında yaşanan gelişmeler dikkate alındığında göç hareketleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Siyasi ve askeri gelişmeler, kitlesel nüfus hareketlerinin yaşanmasında ve bu hareketlerin yön değiştirmesinde belirleyici olmuştur.

Cevap

Siyasi ve askeri gelişmeler, kitlesel nüfus hareketlerinin yaşanmasında ve bu hareketlerin yön değiştirmesinde belirleyici olmuştur.
Metinde aktarılan Babil Sürgünü'nün askeri fetihlerle başlaması ve başka bir devletin askeri zaferiyle son bulması, devletler arası siyasi ve askeri mücadelelerin toplulukların göç yollarını ve kaderlerini doğrudan çizdiğini gösterir. Bu durum, askeri olayların nüfus hareketlerinin yönünü tayin etmedeki gücünü kanıtlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde verilen Babil Sürgünü'nün başlama ve bitiş koşullarını analiz etme
Sürgünün Babil Kralı II. Nebukadnezar'ın Kudüs'ü ele geçirmesiyle (askeri/siyasi bir olay) başladığı; bitişinin ise Pers İmparatorluğu'nun Babil'i fethetmesiyle (başka bir askeri/siyasi olay) gerçekleştiği belirlenir.
Göçün nedenleri ve sonuçları arasındaki ilişkileri saptamak.
2
Seçeneklerdeki kavramsal hataları ve anakronizmleri ayıklama
Laiklik ve feodalizm gibi kavramların İlk Çağ için geçerli olmadığı (anakronizm) saptanır. Göç edenlerin kimliklerini her zaman kaybettiği gibi mutlak ifadelerin yanlış olduğu belirlenir.
Çeldirici seçenekleri eleyerek doğru sonuca ulaşmak.
3
Tarihsel verileri genel bir çıkarımla eşleştirme
Askeri fetihlerin ve devletler arası savaşların insan topluluklarının göç etmesine ve yurtlarına geri dönmesine doğrudan sebep olduğu çıkarımı doğrulanır.
Ulaşılabilecek en genel ve doğru yargıyı saptamak.

Anahtar Kavram

İlk Çağ göç hareketlerinin askeri ve siyasi neden/sonuç ilişkileri
Tahmini Süre:1m 30s
Sayfa 1 / 3Sonraki
İlk ve Orta Çağlarda Dünya Alıştırma Soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin