İslam epistemolojisinde bilginin sıhhati, bilgi kaynaklarının kendilerine ait alanlarda doğru ve birbiriyle uyumlu şekilde kullanılmasına bağlıdır. Örneğin, dış dünyadaki nesneleri algılayan gözün (salim duyu) ulaştırdığı verileri değerlendirip düzenleyen akıldır. Ancak akıl da tek başına duyular ötesi (metafizik) alana dair kesin hükümler veremez; bu noktada vahyin kılavuzluğuna (sadık haber) ihtiyaç duyar. Buna karşılık, vahyin getirdiği mesajların doğruluğunu ve tutarlılığını kavrayıp onu tasdik eden yine selim akıldır. Bu durum, İslam düşüncesinde bilgi kaynaklarının bağımsız değil, birbirini tamamlayan bir bütünlük içinde çalıştığını gösterir.
Bu parçadan hareketle İslam'da bilginin kaynakları ile ilgili;
I. Salim duyuların sağladığı veriler, selim aklın denetimi ve işlemesiyle doğru bilgiye dönüşür.
II. Sadık haber, selim aklın ve salim duyuların hiçbir şekilde bilgi üretemediği fiziksel dünyaya dair boşlukları doldurur.
III. Selim akıl ile sadık haber arasında çatışmacı bir hiyerarşi değil, birbirini anlama ve doğrulama ilişkisi vardır.
yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
- AYalnız I
- BYalnız II
- CI ve II
- I ve IIICevap
- EII ve III