Hücre

57 soru

Soru 21Soru

Aşağıda ökaryotik bir hücrede bulunan çekirdek yapıları ile farklı canlı gruplarına ait hücre çeperi özellikleri verilmi��tir. Sol sütundaki hücresel yapıları, sağ sütundaki uygun açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Çekirdekçik
Çekirdek porları
Bitki hücre çeperi
Mantar hücre çeperi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Çekirdekçik ribozomal RNA sentezi ve ribozom alt birimlerinin üretildiği bölgeyle, çekirdek porları protein ve RNA geçişini sağlayan açıklıklarla, bitki hücre çeperi selüloz yapısıyla, mantar hücre çeperi ise kitin yapısıyla eşleşir.
Çekirdekçik ribozomların üretim yeridir. Çekirdek porları çekirdek zarındaki kontrollü geçitlerdir. Bitki hücre duvarı selüloz yapılı ve tam geçirgen, mantar hücre duvarı ise kitin yapılıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Çekirdekçiğin hücresel rolünün belirlenmesi
Çekirdekçik ribozom alt birimlerinin sentez yeridir. Bu bilgiyle birinci sol öge, üçüncü sağ öge ile eşleşir.
Çekirdeğin iç kısımlarının işlevsel özelliklerini ayırt etmek.
2
Çekirdek porlarının moleküler geçiş işlevinin tespiti
Çekirdek porları zardaki büyük moleküllerin geçiş yollarıdır. İkinci sol öge, dördüncü sağ öge ile eşleşir.
Çekirdek zarının seçici geçirgen geçitlerinin yapısını kavramak.
3
Bitki hücre çeperinin kimyasal bileşeninin saptanması
Bitki çeperi selüloz liflerinden oluşur. Üçüncü sol öge, birinci sağ öge ile eşleşir.
Bitkiler alemine özgü çeper yapısını belirlemek.
4
Mantar hücre çeperinin kimyasal bileşeninin saptanması
Mantar çeperinin ana yapısı kitindir. Dördüncü sol öge, ikinci sağ öge ile eşleşir.
Mantarlar alemine özgü çeper bileşimini belirlemek.

Anahtar Kavram

Çekirdeğin Alt Yapıları ve Hücre Çeperlerinin Organizmalara Göre Değişen Kimyasal Bileşimleri
Soru 22Soru

Aşağıda verilen zarsız ve tek zarlı organelleri, hücredeki temel işlevleri veya yapısal özellikleri ile doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ribozom
Lizozom
Golgi Aygıtı
Peroksizom

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirme sonucunda; Ribozom amino asitlerden polipeptit sentezleyen zarsız yapıya (birinci tanım), Lizozom hücre içi sindirimden sorumlu tek zarlı organele (ikinci tanım), Golgi Aygıtı salgı paketleme ve kompleks molekül sentezini üstlenen tek zarlı organele (üçüncü tanım) ve Peroksizom hidrojen peroksiti (H2O2H_2O_2) parçalayan tek zarlı organele (dördüncü tanım) karşılık gelmektedir.
Zarsız organellerden olan ribozom protein sentezinden sorumludur. Tek zarlı organellerden lizozom hücre içi sindirimde, Golgi aygıtı salgı paketleme ve kompleks molekül sentezinde, peroksizom ise katalaz enzimi yardımıyla hidrojen peroksit parçalanmasında görev alır.

Adım Adım Çözüm

1
Ribozomun hücresel rolünün belirlenmesi.
Ribozom, protein sentezinin yapıldığı zarsız organeldir. Bu nedenle ribozom ile amino asitlerden polipeptit sentezleyen zarsız yapı tanımı eşleşir.
Ribozomun temel yapısal ve işlevsel özelliğini tespit etmek için.
2
Lizozomun hücresel rolünün belirlenmesi.
Lizozom, asidik pH'ta çalışan hidrolitik enzimler içerir ve hücre içi sindirimden sorumludur. Bu nedenle lizozom ile hidrolitik enzim barındıran hücre içi sindirim organeli tanımı eşleşir.
Lizozomun sindirim enzimleriyle olan ilişkisini ve işlevini doğrulamak için.
3
Golgi aygıtının hücresel rolünün belirlenmesi.
Golgi aygıtı, protein ve lipitleri işler, paketler ve salgı üretir; ayrıca glikoprotein sentezler. Bu nedenle Golgi aygıtı ile salgı paketleme ve karmaşık molekül sentezi tanımı eşleşir.
Golgi aygıtının salgılama ve karbonhidrat ekleme işlevlerini tanımlamak için.
4
Peroksizomun hücresel rolünün belirlenmesi.
Peroksizom, hidrojen peroksiti parçalayan katalaz enzimini içerir. Bu nedenle peroksizom ile hidrojen peroksiti parçalayan tek zarlı organel tanımı eşleşir.
Peroksizomun zehirsizleştirme (detoksifikasyon) reaksiyonlarındaki rolünü ortaya koymak için.

Anahtar Kavram

Zarsız ve tek zarlı organellerin yapısal ve işlevsel özellikleri
Soru 23Soru

Aşağıda mitokondri ve kloroplast organellerine ait bazı yapılar ve bu yapılarda gerçekleşen biyokimyasal olaylar/özellikler karışık olarak verilmiştir. Buna göre, sol sütundaki hücresel yapıları sağ sütundaki uygun açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Krista (Mitokondri iç zarı)
Stroma (Kloroplast sıvısı)
Matriks (Mitokondri sıvısı)
Tilakoit zar (Kloroplast iç zar sistemi)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Krista, kemiozmotik hipotez doğrultusunda ATP sentezleyen ATP sentaz kompleksini içeren kıvrımlı yapı ile; Stroma, Rubisco enzimini içeren ve karbondioksit fiksasyonu gerçekleştiren sıvı kısım ile; Matriks, pirüvatın asetil-CoA'ya dönüşümü ve Krebs döngüsünü gerçekleştiren sıvı kısım ile; Tilakoit zar ise klorofil pigmentlerini ve elektron taşıma sistemi (ETS) elemanlarını barındıran yapı ile eşleşir.
Doğru eşleştirmede Krista mitokondrinin ATP sentezini gerçekleştiren kıvrımlı iç zarı ile; Stroma kloroplastın Rubisco enzimini barındıran sıvı kısmı ile; Matriks mitokondrinin Krebs döngüsü reaksiyonlarını gerçekleştiren sıvı kısmı ile; Tilakoit zar ise kloroplastın klorofil ve ETS taşıyan iç zar sistemi ile eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Krista'nın yapısını ve fonksiyonunu belirleme.
Krista, mitokondrinin kıvrımlı iç zarı olup üzerinde oksijenli solunumun ETS elemanları ve ATP sentaz kompleksi yer alır. Bu nedenle protonların (H+H^+) geri akışıyla ATPATP sentezleyen kıvrımlı yapı ifadesiyle eşleşir.
Mitokondri iç zarı ve kemiozmotik ATP sentezi ilişkisini saptamak.
2
Stroma sıvısının işlevini ve içeriğini saptama.
Stroma, kloroplastın içini dolduran sıvıdır ve fotosentezin ışıktan bağımsız reaksiyonlarının (Calvin döngüsü) gerçekleştiği yerdir. Karbondioksit bağlayan Rubisco enzimini ve kloroplast DNA'sını barındırdığı için dördüncü açıklama ile eşleşir.
Kloroplastın sıvı bölmesinde gerçekleşen temel metabolik olayları belirlemek.
3
Matriks sıvısının hücresel solunumdaki rolünü analiz etme.
Matriks, mitokondrinin sıvı kısmıdır. Krebs döngüsü reaksiyonları ve pirüvatın asetil-CoA\text{asetil-CoA}'ya oksidasyonu burada gerçekleşir. Bu nedenle birinci açıklama ile eşleşir.
Oksijenli solunum basamaklarının mitokondri içindeki konumlarını eşleştirmek.
4
Tilakoit zarın yapısal özelliklerini belirleme.
Tilakoit zar, kloroplast içinde yer alan disk benzeri yapıların (grana) zarıdır. Klorofil pigmenti ve fotosentez elektron taşıma sistemi (ETS) elemanlarını taşır. Bu nedenle ikinci açıklama ile eşleşir.
Fotosentezin ışığa bağımlı tepkimelerinin gerçekleştiği bölgeyi ayırt etmek.

Anahtar Kavram

Mitokondri ve kloroplastın yapısal bölmelerinin (krista, matriks, stroma, tilakoit zar) görevleri ve bu bölmelerde gerçekleşen temel biyokimyasal reaksiyonlar.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 24Soru

Laboratuvarda incelenen tek hücreli bir canlının halkasal DNA'ya sahip olduğu ve sitoplazmasında zarlı organel bulundurmadığı saptanmıştır. Bu canlının hücresinde protein sentezinin gerçekleştiği hücresel yapı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ribozom

Cevap

Halkasal DNA'ya sahip olan ve zarlı organeli bulunmayan prokaryot canlının hücresinde protein sentezini gerçekleştiren zarsız organel ribozomdur.
Prokaryot canlılar zarla çevrili çekirdek ve zarlı organel bulundurmazlar. Protein sentezinden sorumlu olan ribozom ise zarsız bir organeldir ve hem prokaryot hem de ökaryot tüm hücrelerde ortak olarak bulunur.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen canlının özellikleri incelenir.
Halkasal DNA bulunması ve zarlı organel bulunmaması, bu canlının bir prokaryot (bakteri veya arke) olduğunu gösterir.
Soruda verilen canlının hücre tipini (prokaryot/ökaryot) netleştirmek için.
2
Prokaryot hücrelerin sahip olabileceği organel çeşitleri değerlendirilir.
Prokaryot hücrelerin zarsız tek organeli olan ribozoma sahip olduğu belirlenir.
Protein sentezinin hangi hücresel yapıda gerçekleştiğini saptamak için.
3
Seçeneklerde yer alan yapılar zarlı ve zarsız olma durumlarına göre elenir.
Zarlı organeller olan mitokondri, endoplazmik retikulum, golgi aygıtı ve lizozom elenir; zarsız olan ribozom doğru cevap olarak seçilir.
Doğru seçeneğe ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Prokaryot ve ökaryot hücrelerin ortak ve farklı yapıları, özellikle ribozomun zarsız yapısı ve tüm canlı hücrelerde ortak olarak bulunması.
Soru 25Soru

Ökaryotik hücrelerde görev yapan zarsız ve tek zarlı bazı organeller ile bu organellerin gerçekleştirdiği temel fizyolojik işlevler aşağıda karışık olarak verilmiştir.

Buna göre, sol tarafta verilen organelleri sağ taraftaki hücresel işlevleri ile eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sentrozom
Granülsüz endoplazmik retikulum
Peroksizom
Kontraktil koful

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sentrozom organeli hayvan hücrelerinde iğ ipliklerinin organizasyonu ile; granülsüz endoplazmik retikulum kalsiyum depolama, lipit sentezi ve detoksifikasyon ile; peroksizom hidrojen peroksit (H2O2H_2O_2) yıkımı ile; kontraktil koful ise tatlı su canlılarında fazla suyun aktif olarak atılması ile eşleşir.
Doğru eşleştirmede: Sentrozom, hayvan hücrelerinde bölünme sırasında iğ ipliklerini organize eder. Granülsüz endoplazmik retikulum, kas hücrelerinde kalsiyum depolar, lipit ve karbonhidrat metabolizmasını yürütür ve ilaç detoksifikasyonunda rol oynar. Peroksizom, zararlı hidrojen peroksiti (H2O2H_2O_2) katalaz enzimiyle zararsız hale getirir. Kontraktil koful ise tatlı suda yaşayan tek hücrelilerde fazla suyu ATP kullanarak hücre dışına pompalar. Bu eşleştirmeler organellerin yapısal ve fizyolojik özellikleri ile tam olarak örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Sentrozom organelinin özelliklerini ve hücre bölünmesindeki rolünü analiz etmek.
Sentrozomun zarsız yapıda olduğu ve hücre bölünmesi sırasında iğ ipliklerini organize ederek kromozom hareketini sağladığı bilgisiyle hayvan hücrelerinde bölünme sırasındaki organizasyon işlevi eşleştirilir.
Sentrozomun temel hücre fizyolojisindeki yerini belirlemek.
2
Endoplazmik retikulumun granülsüz (düz) kısmının işlevlerini belirlemek.
Granülsüz endoplazmik retikulumun kaslarda kalsiyum depolaması, lipit ve karbonhidrat sentezi ile zehirsizleştirme işlevleri eşleştirilir.
Farklı endoplazmik retikulum tiplerinin özelleşmiş görevlerini ayırt etmek.
3
Peroksizom organelinin metabolik enzim içeriğini ve oksijen kullanım özelliklerini incelemek.
Peroksizomun toksik hidrojen peroksiti (H2O2H_2O_2) katalaz enzimiyle su ve oksijene parçalama işlevi eşleştirilir.
Peroksizomun hücreyi toksik yan ürünlerden koruma görevini saptamak.
4
Kontraktil kofulun çalışma mekanizmasını ve ekolojik önemini değerlendirmek.
Kontraktil kofulun tatlı suda yaşayan ökaryotlarda fazla suyun ATP harcanarak dışarı atılması işleviyle eşleştiği belirlenir.
Hücre içi osmotik dengenin korunmasında koful çeşitlerinin önemini anlamak.

Anahtar Kavram

Zarsız ve tek zarlı organellerin yapısal özellikleri ve hücresel görevleri arasındaki ilişkiler.
Soru 26Soru

Ökaryotik hücrelerde gerçekleşen büyük maddelerin hücre zarından geçiş mekanizmalarıyla ilgili çalışma yapan bir araştırmacı, X, Y ve Z hücrelerinin gerçekleştirdiği taşıma olaylarını aşağıdaki gibi kaydetmiştir:

* X hücresi: Hücre dışına polimer yap��da sindirim enzimi salgılayabilmekte fakat dış ortamdaki proteinleri doğrudan sitoplazmasına katamamaktadır.
* Y hücresi: Besin kofulu oluşturarak fagositoz yapabilmekte ancak hücre zarı dışında herhangi bir koruyucu örtü bulundurmamaktadır.
* Z hücresi: Büyük bir salgı molekülünün dışarıya atılması sürecinde, hücre içindeki salgı kofulunun hücre zarı ile birleştiğini göstermektedir.

Bu gözlemlere göre, X, Y ve Z hücrelerinin gerçekleştirdiği taşıma mekanizmalarıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi kesinlikle doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: X hücresinin büyük moleküllü besinleri hücre içine alamamasının temel nedeni hücre çeperidir; çeper varlığı endositozu engellerken ekzositoz ile salgı yapılmasına engel teşkil etmez.

Cevap

X hücresinin büyük moleküllü besinleri hücre içine alamamasının temel nedeni hücre çeperidir; çeper varlığı endositozu engellerken ekzositoz ile salgı yapılmasına engel teşkil etmez.
Doğru olan ifade, hücre çeperinin varlığının endositozu engellemesine rağmen ekzositoza engel teşkil etmediğini açıklar. Bitkiler ve mantarlar gibi çeperli ökaryot hücreler dışarıya ekzositozla salgı (örneğin enzim) gönderebilirken, fagositoz veya pinositoz ile dışarıdan polimer madde alamazlar.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen hücrelerin özelliklerini analiz etme.
X hücresinin ekzositoz yapıp endositoz yapamaması hücre çeperinin varlığına işaret eder. Y hücresi çepersiz olup fagositoz yapabilmektedir. Z hücresi ekzositoz yapmaktadır.
Hücre çeperinin varlığının hangi taşıma şekillerine izin verip vermediğini belirlemek.
2
Taşıma mekanizmalarında hücre zarı yüzey alanı değişimlerini inceleme.
Z hücresindeki ekzositoz olayı koful zarının hücre zarına eklenmesi nedeniyle zar yüzeyini artırır; Y hücresindeki fagositoz ise zardan koful kopması nedeniyle zar yüzeyini azaltır.
Hücre zarı yüzey alanı değişim yönlerini doğru tespit etmek.
3
Büyük maddelerin taşınmasında enerji ve yoğunluk ilişkisini değerlendirme.
Endositoz ve ekzositoz olaylarının tamamı ATP harcanan aktif süreçlerdir ve yoğunluk farkına bağlı olmaksızın gerçekleşir.
Maddelerin taşınımında enerji gereksinimi ve yoğunluk gradyanı kurallarını uygulamak.
4
Çeperin ökaryotik hücrelerdeki sınırlarını belirleme.
Ökaryotik hücrelerde çeper varlığı endositozu fiziksel olarak engeller ancak ekzositoza engel oluşturmaz.
Hücre çeperinin taşımadaki seçici engelleyici rolünü netleştirerek kesin doğru cevaba ulaşmak.

Anahtar Kavram

Hücre çeperine sahip ökaryotik hücreler endositoz yapamazken ekzositoz yapabilirler. Endositoz ve ekzositoz olaylarının tamamı yoğunluk farkından bağımsız olup ATP harcanmasını gerektirir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 27Soru

Hücre zarının yapısı, zardan madde geçişleri ve hücre çeperiyle ilişkili özellikler hakkında araştırma yapan bir öğrencinin ulaştığı aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hücre zarının dış yüzeyinde yer alan glikoprotein ve glikolipitler, hücreye özgüllük kazandırarak reseptör görevi görür.

Cevap

Hücre zarının dış yüzeyinde yer alan glikoprotein ve glikolipitler, hücreye özgüllük kazandırarak reseptör görevi görür.
Hücre zarının dış yüzeyine bakan karbonhidrat zincirlerinin protein ve lipitlere bağlanmasıyla oluşan glikoprotein ve glikolipitler, hücre zarına asimetrik bir özellik kazandırır. Bu moleküller hücrelerin birbirini tanımasını, hormonların algılanmasını ve hücreye özgünlük kazandırılmasını sağlar. Bu nedenle zarda reseptör görevi gördükleri ifadesi doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Hücre zarının asimetrik yapısını belirleyen ve dış yüzeyde bulunan karbonhidrat kökenli moleküllerin (glikoprotein ve glikolipit) işlevini analiz edin.
Glikoprotein ve glikolipitlerin hücrenin kimliğini (özgüllüğünü) oluşturduğu ve reseptör görevi gördüğü belirlenir.
Hücre zarının en temel yapısal ve işlevsel özelliklerinden biri olan özgüllük kavramını test etmek.
2
Diğer seçeneklerde yer alan çeper varlığında endositoz yapılamaması, prokaryotlarda zarlı organel bulunmaması, kloroplast ATP'sinin hücrede kullanılamaması ve hipertonik ortamda plazmoliz gerçekleşmesi bilgilerini kontrol edin.
Diğer tüm seçeneklerin bilimsel olarak yanlış olduğu tespit edilir.
Hücre yapısı ve madde geçiş kuralları çerçevesinde çelişkili bilgileri eleyerek doğru sonuca ulaşmak.

Anahtar Kavram

Hücre zarının özgüllüğü ve seçici geçirgenlik özellikleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 28Soru

Ökaryotik bir hücrenin çekirdeğinde yer alan genetik materyalin paketlenme ve organizasyon düzeylerine ait bazı yapılar aşağıda verilmiştir. Bu hücresel yapıları, en küçük (en basit) organizasyon düzeyinden en büyük (en karmaşık) organizasyon düzeyine doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama DNA çift sarmalı, nükleozom, kromatin iplik ve kromozom şeklinde olmalıdır.
Çekirdekteki kalıtım materyalinin en basit düzeyden en karmaşık düzeye doğru organizasyon sırası: DNA çift sarmalı -> Nükleozom -> Kromatin iplik -> Kromozom şeklindedir. DNA çift sarmalı histon proteinlerine sarılarak nükleozomları oluşturur. Nükleozomların katlanıp bükülmesiyle kromatin iplikler meydana gelir. Kromatin iplikler ise hücre bölünmesi sırasında kısalıp kalınlaşarak en yoğun yapı olan kromozomlara dönüşür.

Adım Adım Çözüm

1
Genetik materyalin en temel kimyasal ve fiziksel birimi olan DNA çift sarmalı belirlenir.
DNA çift sarmalı, yaklaşık 2 nanometre çapıyla en küçük ve en basit yapısal düzeydir.
Kromatin yapının oluşabilmesi için öncelikle çıplak DNA çift zincirinin bulunması gerekir.
2
DNA'nın proteinlerle birleşerek oluşturduğu ilk paketleme birimi olan nükleozom tespit edilir.
Nükleozomlar, histon proteinlerine sarılmış DNA'dan oluşur ve çapları yaklaşık 11 nanometredir.
DNA'nın çekirdeğe sığabilmesi için ilk aşamada histon proteinlerine sarılması gerekir.
3
Nükleozomların daha ileri düzeyde katlanmasıyla oluşan kromatin iplik yapısı belirlenir.
Nükleozom zincirinin helis şeklinde kıvrılmasıyla yaklaşık 30 nanometre çapında kromatin iplikler oluşur.
Hücre bölünmesi dışındaki evrelerde (interfaz) DNA çekirdek içinde kromatin iplikler halinde bulunur.
4
Bölünme sırasında kromatin ipliklerin aşırı katlanarak oluşturduğu en yoğun yapı olan kromozom belirlenir.
Kromatin ipliğin kısalıp kalınlaşmasıyla en üst düzeyde paketlenmiş olan kromozom elde edilir.
Kromozom, genetik materyalin en karmaşık, en yoğun ve en büyük organizasyon düzeyidir.

Anahtar Kavram

Ökaryotik hücrelerde DNA'nın histon proteinleri eşliğinde nükleozom, kromatin iplik ve kromozom düzeylerinde aşamalı olarak paketlenmesi.
Soru 29Soru

Sağlıklı ökaryotik bir hücrede bulunan K, L ve M organellerinin bazı özellikleri aşağıdaki tabloda gösterilmiştir:

ÖzellikK OrganeliL OrganeliM Organeli
Zar yapısıTek katlı zarTek katlı zarZarsız
Nükleik asit içeriğiYokYokVar (rRNA)
Temel işleviYağ asitlerinin yıkımı ve zehirli maddelerin etkisizleştirilmesiHücre dışına gönderilecek salgıların paketlenmesiPolipeptit sentezi

Buna göre K, L ve M organelleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: K organeli, gerçekleştirdiği metabolik faaliyetler sırasında hücre için zararlı olan hidrojen peroksiti (H2O2H_2O_2) oluşturabilir ve yine kendi yapısında bulunan katalaz enzimiyle bunu parçalayabilir.

Cevap

K organeli, gerçekleştirdiği metabolik faaliyetler sırasında hücre için zararlı olan hidrojen peroksiti (H2O2H_2O_2) oluşturabilir ve yine kendi yapısında bulunan katalaz enzimiyle bunu parçalayabilir.
K organeli tek zarlı olan ve yağ asitlerini yıkan peroksizomdur. Peroksizom, metabolik faaliyetler sırasında zehirli hidrojen peroksit (H2O2H_2O_2) üretir ve katalaz enzimi yardımıyla bu maddeyi su ve oksijene parçalayarak hücreyi korur.

Adım Adım Çözüm

1
Tablodaki organellerin yapısal ve işlevsel özelliklerini analiz ederek K, L ve M organellerinin kimliklerini belirleyin.
K organeli peroksizom (tek zarlı, yağ asidi yıkımı yapar), L organeli Golgi aygıtı (tek zarlı, salgı paketler), M organeli ribozomdur (zarsız, polipeptit sentezler).
Sorudaki seçenekleri doğru değerlendirebilmek için öncelikle organelleri teşhis etmek gerekir.
2
K organelinin (peroksizom) biyokimyasal özelliklerini ve hidrojen peroksit metabolizmasını inceleyin.
Peroksizomlar hücresel metabolizma sırasında yan ürün olarak oluşan zehirli hidrojen peroksiti (H2O2H_2O_2) içerdiği katalaz enzimi ile su ve oksijene (H2O+1/2O2H_2O + 1/2 O_2) dönüştürerek etkisizleştirir.
Doğru seçenekte yer alan ifadenin bilimsel doğruluğunu teyit etmek için peroksizomun işlevi incelenir.
3
Yanlış seçeneklerdeki kavram yanılgılarını belirleyin.
Golgi organelinin prokaryotlarda bulunamayacağı (zarlı organel olmasından dolayı), ribozom faaliyetinin (dehidrasyon sentezi) su üreterek ozmotik basıncı düşüreceği, kloroplast ATP'sinin kloroplast dışına çıkamayacağı ve salgılamanın ekzositoz ile yapılacağı belirlenir.
Çeldiricilerin neden yanlış olduğunu kanıtlayarak doğru cevaptan emin olmak gerekir.

Anahtar Kavram

Zarsız ve tek zarlı organellerin yapısal ve işlevsel özellikleri ile hücre içi süreçlerdeki rolleri
Soru 30Soru

Akıcı mozaik zar modeline göre, hücre zarının yapısı ve özellikleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zarın dış yüzeyinde yer alan karbonhidratların protein ve lipitlerle birleşmesiyle oluşan glikoprotein ve glikolipit molekülleri, hücreye özgüllük (kimlik) kazandırır.

Cevap

Zarın dış yüzeyinde yer alan karbonhidratların protein ve lipitlerle birleşmesiyle oluşan glikoprotein ve glikolipit molekülleri, hücreye özgüllük (kimlik) kazandırır.
Hücre zarının dış yüzeyinde bulunan glikoprotein ve glikolipitler (glikokaliks tabakası), hücrelerin birbirini tanımasını sağlar, reseptör görevi görerek hormon gibi sinyal moleküllerini algılar ve hücreye özgüllük (kimlik) kazandırır. Bu durum hücre zarının en temel özelliklerinden biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Hücre zarının yapısını oluşturan temel molekülleri (fosfolipitler, proteinler, karbonhidratlar) ve bu moleküllerin zar üzerindeki dağılımları ile görevlerini hatırlayın.
Glikoprotein ve glikolipitlerin hücrenin dış yüzeyinde yer alarak hücreye kimlik ve özgüllük kazandırdığı, seçici geçirgenlikte ve hücrelerin birbirini tanımasında doğrudan rol aldığı belirlenir.
Zarın yapısı ve işlevleri arasındaki doğrudan ilişkiyi kurarak doğru seçeneğe ulaşmak.
2
Diğer seçeneklerde verilen ifadelerin doğruluğunu bilimsel bilgilerle karşılaştırın.
Bitki hücrelerinde çeper olmasına rağmen zarın da bulunduğu, prokaryotlarda zarlı organel (mitokondri) bulunmadığı, minerallerin enerji verici olarak kullanılmadığı ve suyun zardan geçişinin (osmoz) ATP harcanmadan çift yönlü gerçekleşebildiği tespit edilerek bu ifadelerin yanlış olduğu belirlenir.
Hatalı kavramları eleyerek cevabı kesinleştirmek.

Anahtar Kavram

Hücre zarının yapısındaki glikoprotein ve glikolipitlerin hücreye özgüllük kazandırma işlevi
Soru 31Soru

Ökaryotik bir hücrede metabolik olayların koordineli bir şekilde yürütülmesini sağlayan zarsız ve tek zarlı organellerin hücredeki temel işlevleriyle doğru şekilde eşleştirilmesi gerekmektedir. Aşağıda verilen organelleri hücredeki temel fizyolojik görevleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Granülsüz Endoplazmik Retikulum
Peroksizom
Sentrozom
Lizozom

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Granülsüz endoplazmik retikulum kas hücrelerinde kalsiyum depolama ve lipit senteziyle; peroksizom katalaz enzimi ile hidrojen peroksit parçalanmasıyla; sentrozom iğ ipliklerinin organizasyonuyla; lizozom ise büyük moleküllerin hidroliz işleviyle eşleşir.
Granülsüz endoplazmik retikulum kaslarda kalsiyum iyonu depolama ve lipit sentezini üstlenir. Peroksizom katalaz enzimiyle hidrojen peroksiti parçalar. Sentrozom hücre bölünmesinde iğ ipliklerini organize eder. Lizozom ise endositozla alınan makromoleküllerin hidrolizini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Granülsüz endoplazmik retikulumun hücresel işlevini belirleme.
Granülsüz endoplazmik retikulumun kas hücrelerinde kalsiyum depolama ve lipit sentezi işleviyle doğrudan ilişkili olduğu belirlenir.
Zarlı organellerin yapısal ve işlevsel özelliklerini doğru gruplandırmak için.
2
Peroksizomun metabolik rolünü saptama.
Peroksizomun katalaz enzimi içerdiği ve metabolik bir yan ürün olan hidrojen peroksiti (H2O2H_2O_2) zararsız hale getirdiği tespit edilir.
Tek zarlı organellerin kendilerine özgü kimyasal reaksiyonlarını ayırt etmek için.
3
Zarsız sentrozom organelinin görevini bulma.
Zarsız yapıda olan sentrozomun hücre bölünmesi evrelerinde iğ ipliklerini organize ederek kromozom hareketini sağladığı belirlenir.
Bölünme süreçlerinde görev alan organelleri netleştirmek için.
4
Lizozom organelinin fizyolojik işlevini analiz etme.
Lizozomun asidik hidrolazlar içeren yapısıyla endositoz sonucu hücreye katılan makromoleküllerin hücre içi sindiriminde rol oynadığı tespit edilir.
Hücre içi sindirim sistemini oluşturan elemanları belirlemek için.

Anahtar Kavram

Zarsız ve tek zarlı organellerin hücresel metabolizmadaki işlevsel farklılıkları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 32Soru

Bir biyoloji öğretmeni, prokaryot ve ökaryot hücre yapısını karşılaştırmak amacıyla tahtaya aşağıdaki tabloyu çizmiştir. Tabloda bakteri ve amip hücrelerine ait bazı özelliklerin varlığı (++) ve yokluğu (-) gösterilmektedir.

ÖzellikBakteriAmip
I. DNA'nın histon proteinleri ile sarılı olması-++
II. mRNA sentezi bitmeden protein sentezinin başlayabilmesi++-
III. Transkripsiyonun çekirdek sıvısında gerçekleşmesi-++
IV. Ribozom organeli bulundurma++++
V. Hücre solunumuyla ATP sentezini mitokondride gerçekleştirme++++

Buna göre, hazırlanan tablonun hatasız olabilmesi için numaralandırılmış özelliklerden hangisine ait işaretlemelerin düzeltilmesi gerekir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: V. özellik

Cevap

Hücre solunumuyla ATP sentezini mitokondride gerçekleştirme özelliğinin bakteri için yapılan işaretlemesi düzeltilmelidir.
Tabloda yer alan V. özellik (hücre solunumuyla ATP sentezini mitokondride gerçekleştirme) bakteri hücresi için artı (++) olarak işaretlenmiştir. Ancak bakteriler prokaryot hücre yapısına sahip olduklarından mitokondri gibi zarlı organellere sahip olamazlar; oksijenli solunumu sitoplazmada ve hücre zarı kıvrımlarında gerçekleştirirler. Bu nedenle tablonun hatasız olabilmesi için bu özelliğin bakteri sütunundaki işaretlemesinin eksi (-) olması gerekir.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen hücre tiplerinin (bakteri ve amip) sınıflandırmasını belirlemek.
Bakteri prokaryot hücre yapısına sahipken amip ökaryot hücre yapısına sahiptir.
Prokaryot ve ökaryot hücrelerin yapısal ve işlevsel farklarını karşılaştırabilmek için bu temel sınıflandırma gereklidir.
2
Tabloda verilen özellikleri bakteri (prokaryot) ve amip (ökaryot) için tek tek kontrol etmek.
I, II, III ve IV. özelliklerin işaretlemeleri doğrudur. Ancak V. özellikteki (solunumla ATP sentezini mitokondride gerçekleştirme) bakteri hücresi için yapılan artı (++) işaretlemesi yanlıştır.
Bakteriler prokaryot canlılar olup mitokondri veya kloroplast gibi zarlı organeller taşımazlar. Hücresel solunumla ATP sentezini sitoplazmada ve hücre zarı kıvrımlarında gerçekleştirirler.
3
Hatalı işaretlenen özelliğin hangi seçenekte verildiğini bulmak.
V. özelliğin yanlış işaretlendiği ve düzeltilmesi gerektiği belirlenir. Bu özellik de ilgili seçenekte yer almaktadır.
Doğru seçeneğe ulaşmak için tespit edilen hatanın seçeneklerdeki karşılığı eşleştirilir.

Anahtar Kavram

Prokaryot ve ökaryot hücreler arasındaki yapısal ve fonksiyonel farklar
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 33Soru

Hipertonik (yüksek yoğunluklu) bir çözeltiye bırakılan bitki hücresinde gerçekleşen plazmoliz sürecindeki olayları, ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Olayların doğru sıralanışı: Hücreden dış ortama osmozla su çıkışının gerçekleşmesi, sitoplazmanın büzülmesiyle turgor basıncının düşmesi ve hücre zarının çeperden uzaklaşması şeklindedir.
Bitki hücresi hipertonik ortama konulduğunda, osmoz kuralları gereği su kaybeder. Su kaybı turgor basıncını düşürür ve hücrenin büzülmesine yol açar. Büzülme sonucunda esnek hücre zarı, sert hücre çeperinden uzaklaşarak plazmoliz durumuna geçer.

Adım Adım Çözüm

1
Yoğunluk farkını belirleme ve osmozu başlatma
Hücre dışı yoğunluk hücre içinden fazla olduğu için net su geçişi dışarıya doğrudur.
Pasif taşıma kurallarına göre su, az yoğun ortamdan çok yoğun ortama doğru osmozla hareket eder.
2
Su kaybının hücre içi basınçlara etkisini gözlemleme
Hücredeki su miktarı azaldığı için turgor basıncı düşer.
Turgor basıncı, hücre içindeki suyun çeperlere uyguladığı hidrostatik kuvvettir ve su kaybıyla azalır.
3
Zar ve çeper ilişkisini analiz etme
Hücre zarı içeriye doğru büzülerek sabit kalan çeperden ayrılır.
Çeper sert ve cansız olduğu için büzülmez, ancak zar esnek olduğundan sitoplazmayla birlikte büzülerek çeperden uzaklaşır.

Anahtar Kavram

Hipertonik ortamda su kaybeden bitki hücresinde gerçekleşen plazmoliz aşamaları
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 34Soru

Sağlıklı bir insandan alınan alyuvar hücresi, yoğunluğu bilinmeyen bir çözeltiye bırakıldıktan bir süre sonra su alarak şişmiş ve patlamıştır (hemoliz). Buna göre, alyuvar hücresinin bırakıldığı çözelti ve gerçekleşen olayla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Alyuvar hücresinin bırakıldığı çözelti hipotonik olup, su hücre içerisine osmozla geçmiştir.

Cevap

Alyuvar hücresinin bırakıldığı çözelti hipotonik olup, su hücre içerisine osmozla geçmiştir.
Alyuvar hücresi kendisinden daha az yoğun (su oranı daha yüksek) bir çözeltiye bırakıldığında, su molekülleri yoğunluk farkından dolayı pasif taşıma (osmoz) kuralları çerçevesinde hücre içine girer. Hücre çeperi bulunmayan hayvan hücreleri bu su girişine bağlı olarak şişer ve en sonunda patlar (hemoliz). Bu durum hücrenin hipotonik bir çözeltide olduğunu ve suyun osmozla girdiğini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Alyuvar hücresinin hacimsel değişimini analiz etme
Hücrenin su alarak şiştiği ve patladığı (hemoliz olduğu) belirlenmiştir.
Hücrenin su alması, dış ortamdaki su oranının hücre içindekinden daha yüksek olduğunu gösterir.
2
Çözeltinin yoğunluk tipini belirleme
Çözeltinin hipotonik (az yoğun/su oranı yüksek) olduğu tespit edilmiştir.
Hücrelerin kendilerinden daha az yoğun ortamlara konulduğunda su alarak şişmesi kuralından yola çıkılır.
3
Su geçiş mekanizmasını ve hücre yapısını değerlendirme
Suyun hücre içine geçişinin osmoz (pasif taşıma) ile olduğu ve alyuvarda hücre çeperi bulunmadığı için patladığı belirlenmiştir.
Suyun zardan geçişi ATP gerektirmeyen pasif bir süreçtir. Hayvan hücrelerinde koruyucu bir çeper bulunmadığı için fazla su girişi hemolize yol açar.

Anahtar Kavram

Osmoz ve çözelti çeşitlerinin (hipotonik, hipertonik, izotonik) hayvan hücreleri üzerindeki etkileri
Tahmini Süre:50s
Soru 35Soru

Ökaryotik bir hücrede gen ifadesi sırasında gerçekleşen transkripsiyon ve translasyon süreçleri, çekirdek zarının varlığından dolayı her zaman mekansal ve zamansal olarak birbirinden ayrılmıştır; dolayısıyla bir ökaryot hücrenin hiçbir kısmında transkripsiyon devam ederken aynı anda translasyonun başlaması durumu gözlenemez.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: False

Cevap

Önerme yanlıştır. Ökaryot hücrelerin mitokondri ve kloroplast gibi organellerinde, prokaryotlarda olduğu gibi transkripsiyon ve translasyon süreçleri aynı anda ve aynı ortamda gerçekleşebilir.
Verilen ifade yanlıştır. Ökaryot hücrelerin çekirdek DNA'sından yapılan sentezlerde transkripsiyon ve translasyon ayrılmış olsa da, mitokondri ve kloroplast organellerinin kendi matriks ve stroma sıvılarında bu iki süreç prokaryotlarda olduğu gibi eş zamanlı olarak gerçekleştirilir.

Adım Adım Çözüm

1
Ökaryotik ve prokaryotik hücrelerde gen ekspresyonunun (transkripsiyon ve translasyon) gerçekleşme biçimlerini karşılaştırın.
Prokaryotlarda çekirdek zarı olmadığından transkripsiyon ve translasyon sitoplazmada eş zamanlı gerçekleşebilir. Ökaryotlarda ise çekirdek DNA'sı için bu süreçler çekirdek zarı nedeniyle mekansal olarak ayrılmıştır.
Hücre tiplerindeki temel yapısal farkların gen ifadesine etkisini anlamak.
2
Ökaryotik hücrelerin içinde prokaryotik özellikler taşıyan ve bağımsız gen ekspresyonu yapabilen yapıları belirleyin.
Mitokondri ve kloroplast organelleri halkasal DNA'ya ve kendi ribozomlarına sahiptir. Bu organellerin içinde transkripsiyon ve translasyon eş zamanlı gerçekleşebilir.
Ökaryotik hücre yapısının içindeki prokaryotik benzeri istisnaları değerlendirmek.
3
Bu istisnaların önermedeki 'hiçbir kısımda gerçekleşemez' ifadesini çürütüp çürütmediğini analiz edin.
Organellerdeki bu özellik nedeniyle önermenin yanlış olduğu sonucuna varılır.
Genelleme içeren cümlenin bilimsel doğruluğunu test etmek.

Anahtar Kavram

Ökaryotik ve prokaryotik hücrelerde gen ekspresyon mekanizmalarının karşılaştırılması ve endosimbiyotik organellerin prokaryotik özellikleri.
Soru 36Soru

Aşağıda verilen hücre zarından pasif taşıma yöntemlerini (sol sütun) en uygun açıklamaları (sağ sütun) ile eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Basit Difüzyon
Kolaylaştırılmış Difüzyon
Osmoz

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Basit Difüzyon fosfolipit tabakasından doğrudan geçişi belirten açıklama ile, Kolaylaştırılmış Difüzyon taşıyıcı veya kanal proteinleri aracılığıyla geçişi belirten açıklama ile, Osmoz ise suyun yarı geçirgen zardan geçişini belirten açıklama ile eşleşir.
Basit difüzyon fosfolipit tabakasından doğrudan geçişi belirten açıklama ile, kolaylaştırılmış difüzyon zardaki proteinlerin kullanımını belirten açıklama ile, osmoz ise suyun yarı geçirgen zardan geçişini belirten açıklama ile doğru bir şekilde eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Basit difüzyonun mekanizmasını belirlemek.
Basit difüzyonun en belirgin özelliği taşıyıcı protein kullanılmaması ve fosfolipit tabakasından doğrudan geçiş olmasıdır. Bu durum ikinci açıklama ile eşleşir.
Pasif taşıma biçimlerinden basit difüzyonun tanımını yapmak.
2
Kolaylaştırılmış difüzyonun mekanizmasını belirlemek.
Kolaylaştırılmış difüzyon, hücre zarındaki kanal veya taşıyıcı proteinlerin yardımıyla moleküllerin taşınmasıdır. Bu durum üçüncü açıklama ile eşleşir.
Taşıyıcı protein gerektiren pasif taşıma türünü ayırt etmek.
3
Osmozun mekanizmasını belirlemek.
Osmoz, su moleküllerinin yarı geçirgen bir zardan net geçişini ifade eder. Bu durum birinci açıklama ile eşleşir.
Suyun özel difüzyon sürecini saptamak.

Anahtar Kavram

Pasif taşıma yöntemlerinin (basit difüzyon, kolaylaştırılmış difüzyon ve osmoz) tanımları ve birbirlerinden ayrılan temel özellikleri.
Soru 37Soru

Ökaryotik hücrelerde bulunan çift zarlı organellere (mitokondri ve kloroplast) ait bazı yapılar ve bu yapıların işlevsel özellikleri aşağıda verilmiştir.

Buna göre, sol sütunda verilen yapıları sağ sütundaki doğru açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Krista
Stroma
Tilakoit Zar
Matriks

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Krista, mitokondri iç zarı özellikleri ile; Stroma, kloroplastın sıvı kısmı özellikleri ile; Tilakoit Zar, kloroplastın fotosentetik zarlı torbacıkları özellikleri ile; Matriks ise mitokondrinin sıvı kısmı özellikleri ile eşleşir.
Çift zarlı organellerin iç kısımları ve zarları kendilerine özgü adlara ve işlevlere sahiptir. Mitokondri iç zarı krista, sıvısı ise matriks olarak adlandırılırken; kloroplast sıvısı stroma, içteki fotosentetik zar sistemi ise tilakoit zardır. Eşleştirme bu terminolojiye uygun olarak yapılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Krista yapısının tanımlanması ve eşleştirilmesi
Krista terimi, mitokondri iç zarının kıvrımlı yapısını tanımlayan açıklama ile eşleşir.
Mitokondrinin iç zarı, yüzey alanını artırarak daha fazla ATP sentezlenmesini sağlamak amacıyla kıvrımlar oluşturur.
2
Stroma yapısının tanımlanması ve eşleştirilmesi
Stroma terimi, kloroplastın sıvı kısmını tanımlayan açıklama ile eşleşir.
Kloroplastın içini dolduran ve fotosentezin ışıktan bağımsız tepkimelerine ev sahipliği yapan sıvı kısım stromadır.
3
Tilakoit zar yapısının tanımlanması ve eşleştirilmesi
Tilakoit zar terimi, kloroplastın ışığa bağımlı reaksiyonlarının gerçekleştiği zarlı torbacıkları tanımlayan açıklama ile eşleşir.
Kloroplastın içerisinde ışığı soğuran pigmentleri barındıran üçüncü zar sistemi tilakoit zardır.
4
Matriks yapısının tanımlanması ve eşleştirilmesi
Matriks terimi, mitokondrinin sıvı kısmını tanımlayan açıklama ile eşleşir.
Mitokondrinin içini dolduran, Krebs döngüsü enzimlerini ve organele ait genetik materyali barındıran sıvı matriks olarak adlandırılır.

Anahtar Kavram

Mitokondri ve kloroplast organellerinin kısımları, bu kısımların yapısal özellikleri ve gerçekleştirdikleri işlevsel süreçlerin karşılaştırılması.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 38Soru

Bir hayvan hücresinin hücre zarından izole edilen XX, YY ve ZZ molekülleriyle ilgili aşağıdaki bulgular elde edilmiştir:

* XX molekülü: Zarın sadece dışa bakan yüzeyinde lipid veya proteinlere bağlı olarak bulunur ve hücrelerin birbirini tanımasını sağlar.
* YY molekülü: Sıcaklık değişimlerine karşı zar akı��kanlığını düzenler ve sadece hayvan hücrelerinin zarlarında bulunur.
* ZZ molekülü: Çift katman halinde dizilerek zarın temel iskeletini oluşturur ve hidrofobik kısımları içe dönüktür.

Bu moleküller ve hücre zarının özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: ZZ moleküllerinin hareketliliği hücre zarına akıcılık kazandırırken, YY molekülü değişen sıcaklıklarda bu akıcılığı dengeleyerek zarın bütünlüğünü korur.

Cevap

Fosfolipitlerin hareketliliği hücre zarına akıcılık kazandırırken, kolesterol değişen sıcaklıklarda bu akıcılığı dengeleyerek zarın bütünlüğünü korur.
Doğru ifade fosfolipitlerin hareketliliğinin akıcılık kazandırdığını ve kolesterolün sıcaklık dalgalanmalarına karşı bu akıcılığı dengelediğini belirtir. Kolesterol steroit yapıda bir lipid olup, yüksek sıcaklıkta fosfolipitlerin aşırı yayılmasını ve zarın dağılmasını engellerken; düşük sıcaklıkta fosfolipitlerin bir araya toplanıp kristalleşmesini (donmasını) önleyerek zar akışkanlığını korur.

Adım Adım Çözüm

1
Zar bileşenlerini tanımlama
XX molekülü glikoprotein veya glikolipit (glikokaliks bileşenleri), YY molekülü steroit yapılı kolesterol, ZZ molekülü ise fosfolipittir.
Soruda verilen öncüllerdeki yapısal ve işlevsel özellikler hücre zarı bileşenlerinin ayırt edilmesini sağlar.
2
Kolesterolün işlevini analiz etme
Kolesterol (YY), sıcaklık yükseldiğinde fosfolipitlerin aşırı hareket etmesini engeller; sıcaklık düşt��ğünde ise fosfolipitlerin sıkıca paketlenip donmasını önler. Böylece akışkanlığı dengeler.
Kolesterolün sıcaklık tamponlama rolü hücre zarı bütünlüğünü korumada kritiktir.
3
Yanlış seçeneklerdeki kavram yanılgılarını eleme
Prokaryotların hücre zarına sahip olduğu, çeperli hücrelerin ekzositoz yapabildiği, kloroplast ATP'sinin sitoplazmaya çıkmadığı ve osmozun pasif taşıma olduğu belirlenerek diğer seçenekler elenir.
Her bir seçenekteki biyolojik ifadelerin doğruluğu bilimsel kurallara göre değerlendirilir.

Anahtar Kavram

Hücre zarının akıcı mozaik zar modeline göre yapısı, bileşenleri (fosfolipit, protein, kolesterol, glikokaliks) ve bunların görevleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 39Soru

Bir bitki hücresinde gerçekleşen;

I. hücre zarından aktif taşımayla mineral alınması,
II. kloroplast stromasında karbondioksit moleküllerinin organik besin yapısına katılması,
III. sitoplazmadaki ribozomlarda protein sentezlenmesi

olaylarından hangilerinde ihtiyaç duyulan ATP molekülleri, kloroplastın fotofosforilasyon reaksiyonları ile ürettiği ATP'den karşılanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yalnız II

Cevap

Kloroplastın fotofosforilasyon reaksiyonları ile ürettiği ATP sadece stroma sıvısında karbondioksit moleküllerinin organik besin yapısına katılması olayında kullanılır.
Kloroplast organelinde fotofosforilasyon yoluyla sentezlenen ATP molekülleri organel dışına çıkamadığı için sadece stroma sıvısında gerçekleştirilen karbondioksit özümlemesi (indirgenmesi) reaksiyonlarında tüketilebilir. Hücre zarında gerçekleşen aktif taşıma ve sitoplazmik ribozomlarda gerçekleşen protein sentezi gibi olaylar için gerekli olan ATP ise mitokondri faaliyetleri veya glikoliz reaksiyonları ile sağlanır. Bu yüzden yalnız karbondioksit moleküllerinin organik besin yapısına katılması olayında kloroplast ATP'si kullanılır.

Adım Adım Çözüm

1
Kloroplastın ürettiği ATP'nin kullanım alanının belirlenmesi
Kloroplastta fotosentezin ışığa bağımlı tepkimelerinde fotofosforilasyon ile üretilen ATP, kloroplastın çift katlı zarından dışarıya çıkamaz. Bu ATP molekülleri yalnızca kloroplastın stroma sıvısında gerçekleşen ışıktan bağımsız tepkimelerde (karbondioksit indirgenmesi ve besin sentezi) tüketilir.
Kloroplast iç zarı ve dış zarı ATP moleküllerine karşı geçirgen değildir.
2
Kloroplast dışındaki hücresel süreçlerin enerji kaynağının belirlenmesi
Hücre zarındaki aktif taşıma ve sitoplazmadaki ribozomlarda gerçekleşen protein sentezi gibi kloroplast dışı metabolik olaylar için gerekli olan ATP; mitokondride oksijenli solunumla (veya sitoplazmada glikolizle) üretilen ATP'den karşılanır.
Hücrenin genel metabolik faaliyetleri için gereken ATP, mitokondriyal ve sitoplazmik solunum reaksiyonlarından elde edilir.
3
Verilen öncüllerin kloroplast ATP kullanımı açısından değerlendirilmesi
Birinci ve üçüncü öncüllerdeki olaylar kloroplast dışında gerçekleştiği için kloroplast ATP'sini kullanamaz. İkinci öncüldeki olay kloroplast stromasında gerçekleştiği için fotofosforilasyonla üretilen ATP'yi kullanır.
Yalnızca ikinci öncül kloroplast içi bir anabolik faaliyettir.

Anahtar Kavram

Kloroplastta fotofosforilasyonla üretilen ATP moleküllerinin hücrenin diğer metabolik faaliyetlerinde kullanılamaması, sadece kloroplast içindeki besin sentezinde (karbondioksit indirgenmesi) kullanılması.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 40Soru

Aşağıda verilen hücresel olay ve özellikleri, gerçekleştikleri uygun organel kısımları veya plastid çeşitleri ile eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Işığa bağımlı tepkimelerde fotofosforilasyon ile ATP üretilmesi
Krebs döngüsü tepkimeleriyle karbondioksit (CO2CO_2) çıkışının gerçekleşmesi
Glukoz moleküllerinin dehidrasyonu ile nişasta sentezlenmesi ve depolanması
Klorofil dışındaki renk pigmentlerinin sentezlenmesiyle bitki kısımlarına sarı, turuncu ve kırmızı renklerin kazandırılması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Işığa bağımlı tepkimelerde fotofosforilasyon ile ATP üretilmesi ile kloroplastın tilakoit zarı; Krebs döngüs�� tepkimeleriyle karbondioksit çıkışının gerçekleşmesi ile mitokondrinin matriksi; Glukoz moleküllerinin dehidrasyonu ile nişasta sentezlenmesi ve depolanması ile amiloplast; Klorofil dışındaki renk pigmentlerinin sentezlenmesiyle bitki kısımlarına sarı, turuncu ve kırmızı renklerin kazandırılması ile kromoplast eşleşir.
Verilen hücresel olaylar ve yapılar sırasıyla doğru eşleştirildiğinde; fotofosforilasyon kloroplastın tilakoit zarıyla, Krebs döngüsü mitokondri matriksiyle, nişasta depolama amiloplastla ve yeşil dışı renk pigmentlerinin taşınması kromoplastla eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Fotofosforilasyon ile ATP sentezinin gerçekleştiği yapıyı tespit etmek.
Fotofosforilasyon ışık varlığında kloroplastın tilakoit zarındaki ETS elemanları ve ATP sentaz ile gerçekleştirilir. Bu nedenle ilk ifade kloroplastın tilakoit zarı ile eşleşir.
Işığa bağımlı reaksiyonların gerçekleştiği yer tilakoit zardır.
2
Oksijenli solunumda karbondioksit çıkışının gerçekleştiği Krebs döngüsü evresinin yerini belirlemek.
Krebs döngüsü reaksiyonları mitokondrinin içindeki sıvı kısım olan matrikste gerçekleşir ve bu sırada karbondioksit molekülleri üretilir. Bu nedenle ikinci ifade mitokondrinin matriksi ile eşleşir.
Solunum reaksiyonlarının Krebs döngüsü basamağı matrikste gerçekleşir.
3
Bitkilerde nişasta sentezi ve depolanmasından sorumlu plastid çeşidini belirlemek.
Bitki hücrelerinde fotosentezle üretilen glukozun fazlası lökoplastların özelleşmiş bir tipi olan amiloplastlarda nişastaya dönüştürülerek depolanır. Bu nedenle üçüncü ifade amiloplast ile eşleşir.
Amiloplastlar nişasta depolayan renksiz plastidlerdir.
4
Çiçek ve meyvelere renk veren klorofil dışı pigmentlerin sentez ve depo yerini belirlemek.
Ksantofil, karoten ve likopen gibi renk pigmentlerini bulunduran ve bitkiye yeşil dışındaki renkleri veren plastid kromoplasttır. Bu nedenle dördüncü ifade kromoplast ile eşleşir.
Kromoplastlar sarı, turuncu ve kırmızı renk pigmentlerini taşır.

Anahtar Kavram

Çift zarlı organellerden mitokondri ve kloroplastın yapısal/işlevsel bölümleri ile diğer plastid çeşitlerinin görevleri
ÖncekiSayfa 2 / 3Sonraki
Hücre Alıştırma Soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) — Sayfa 2 | Examkin