Din Felsefesi

23 soru

Soru 1Soru

Teoloji, belirli bir dinin dogmalarını ve inanç esaslarını temel alarak bu inanç sistemini rasyonel kılmaya ve savunmaya çalışır. Teolog, ait olduğu inancın mutlak doğruluğuna dayanarak hareket eder ve amacı bu doğruları yaymak veya korumaktır. Buna karşın din felsefesi, herhangi bir inancın doğruluğunu peşinen kabul etmeksizin; genel olarak din kavramını, inancın yapısını ve kutsallık iddiasını eleştirel, nesnel ve rasyonel bir yaklaşımla inceler. Din felsefesi belirli bir dinin avukatlığını yapmaz; din olgusunu bütün boyutlarıyla anlamaya çalışır.

Bu parçaya göre teoloji ile din felsefesi arasındaki farka dair aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Din felsefesi din olgusunu rasyonel ve eleştirel bir yaklaşımla incelerken, teoloji belirli bir inanç sistemini doğruluğunu peşinen kabul ederek savunur.

Cevap

Din felsefesi din olgusunu rasyonel ve eleştirel bir yaklaşımla incelerken, teoloji belirli bir inanç sistemini doğruluğunu peşinen kabul ederek savunur.
Doğru yanıt, parçada yer alan teolojinin inandığı dinin doğruluğunu peşinen kabul edip savunması ile din felsefesinin din olgusunu rasyonel ve eleştirel bir yaklaşımla ele alması bilgisini tam olarak yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki teoloji ve din felsefesi tanımlarını ve amaçlarını analiz edin.
Teolojinin inanç temelli, dogmatik ve savunmacı (apologetik) olduğu; din felsefesinin ise rasyonel, eleştirel ve nesnel olduğu belirlenir.
İki disiplin arasındaki temel yöntemsel ve amaçsal farkları saptamak için.
2
Belirlenen özellikleri seçeneklerdeki ifadelerle karşılaştırarak doğru yargıyı bulun.
Din felsefesinin din olgusunu eleştirel/rasyonel incelediğini, teolojinin ise inancı baştan doğru kabul ederek savunduğunu belirten ifadenin parçayla tam uyumlu olduğu görülür.
Soru kökünün talep ettiği temel farkı veren doğru seçeneği işaretlemek için.

Anahtar Kavram

Teoloji ile din felsefesi arasındaki dogmatiklik-nesnellik ve savunma-sorgulama farkı.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2Soru

Din felsefesinde Tanrı'nın varlığını temellendirmek amacıyla filozoflar tarafından çeşitli rasyonel kanıtlar öne sürülmüştür. Bu kanıtlar, Tanrı'nın varlığını farklı hareket noktalarından yola çıkarak savunur.

Buna göre, sol tarafta verilen Tanrı'nın varlığını kabul eden felsefi kanıtları, sağ tarafta verilen bu kanıtların temel savunma mantıkları veya filozofların yaklaşımları ile doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ontolojik Kanıt
Kozmolojik Kanıt
Teleolojik Kanıt (Düzen ve Amaç)
Ahlak Kanıtı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Ontolojik Kanıt en yetkin varlık tanımına dayanan açıklamayla; Kozmolojik Kanıt sonradan var olanların bir ilk nedene ihtiyaç duymasına dayanan açıklamayla; Teleolojik Kanıt doğadaki karmaşık yapılara ve işlevsel düzene dayanan açıklamayla; Ahlak Kanıtı ise insanın içindeki ödev bilinci ve ahlaki adalete dayanan açıklamayla eşleşir.
Ontolojik kanıt zihindeki yetkinlik tanımından yola çıkan birinci açıklamayla; Kozmolojik kanıt nedensellik ilişkisini kuran ikinci açıklamayla; Teleolojik kanıt evrendeki karmaşık yapıyı ve düzeni ele alan üçüncü açıklamayla; Ahlak kanıtı ise vicdani ödev bilincine vurgu yapan dördüncü açıklamayla eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Ontolojik kanıtın tanımını ve temel hareket noktasını belirlemek.
Ontolojik kanıt deney öncesidir (a priori). Zihindeki 'en yetkin varlık' (Tanrı) kavramının kendisinden yola yazar ve bu kavramın zorunlu olarak varoluşu içermesi gerektiğini savunur. Bu durum, birinci açıklama ile örtüşmektedir.
Kavramsal analiz üzerinden kanıtın özgün yaklaşımını tespit etmek.
2
Kozmolojik kanıtın nedensellik bağlamını ve ilk neden ilişkisini incelemek.
Kozmolojik kanıt nedensellik ilkesine dayanır. Evrendeki nedenler zincirinin geriye doğru sonsuza gidemeyeceğini, dolayısıyla sonradan var olan her şeyin bir ilk nedene (yaratıcıya) muhtaç olduğunu söyler. Bu durum, ikinci açıklama ile örtüşmektedir.
Neden-sonuç zincirinden aşkın bir ilk neden çıkarımı yapmak.
3
Teleolojik kanıtın düzen ve amaç ilişkisini belirlemek.
Teleolojik (nizam ve gaye) kanıtı, evrendeki mükemmel uyum, tasarım ve karmaşık işleyişin kendiliğinden olamayacağını, akıllı bir tasarımcının eseri olduğunu savunur. Bu durum, üçüncü açıklama ile örtüşmektedir.
Evrendeki amaçlılık ve düzen üzerinden bilinçli bir planlayıcıya ulaşmak.
4
Ahlak kanıtının insani vicdan ve adalet boyutunu değerlendirmek.
Ahlak kanıtı, insandaki ödev duygusu, vicdani sorumluluklar ve ahlaki adaletin gerçekleşmesi talebinden yola çıkarak, aşkın bir yasa koyucu ve adil bir ödüllendiricinin varlığını gerekli görür. Bu durum, dördüncü açıklama ile örtüşmektedir.
İnsanın ahlaki yapısından hareketle Tanrı'nın varlığına geçiş yapmak.

Anahtar Kavram

Tanrı'nın Varlığını Kanıtlayan Rasyonel Argümanlar
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 3Soru

Doğa, kendi yasaları çerçevesinde devinen, başlangıcı ve sonu olmayan maddi bir bütündür. Evrende gözlemlediğimiz her olgu, kendisinden önce gelen fiziksel bir nedenin sonucudur. Bu neden-sonuç zinciri, dışarıdan aşkın bir gücün müdahalesine gerek duyulmadan evrenin kendi varlığını sürdürmesini sağlar. Bu nedenle, evrenin ötesinde aşkın ve kişisel bir yaratıcı tasarlamak, doğanın kendi kendine yeten yapısını görmezden gelmektir.

Bu parçada dile getirilen argüman, aşağıdaki görüşlerden hangisinin Tanrı'nın varlığını reddederken dayandığı temel düşüncelerden biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Maddi evrenin kendi kendine yettiğini ve doğaüstü bir ilk nedene ihtiyaç duymadığını öne süren ateizm

Cevap

Maddi evrenin kendi kendine yettiğini ve doğaüstü bir ilk nedene ihtiyaç duymadığını öne süren ateizm
Parçada savunulan ana fikir, evrenin dışsal ve aşkın bir güce ihtiyaç duymadan, kendi maddi kuralları ve nedensellik zinciri içinde varlığını sürdürmesidir. Bu yaklaşım, Tanrı'nın varlığını rasyonel gerekçelerle reddeden ateizmin en temel argümanlarından biri olan materyalist/doğalcı yaklaşımdır. Dolayısıyla maddi evrenin kendi kendine yettiğini öne süren seçenek doğru yanıttır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel felsefi iddiayı analiz etme
Parçada doğanın maddi bir bütün olduğu, kendi yasalarıyla (nedensellik) işlediği ve aşkın bir yaratıcıya ihtiyaç duymadığı savunulmaktadır.
Parçanın hangi ontolojik ve teolojik yaklaşıma temel oluşturduğunu saptamak için ana fikri belirlemek gerekir.
2
Seçeneklerdeki akımların Tanrı'nın varlığı konusundaki temel tezlerini karşılaştırma
Tanrı'nın varlığını kesin olarak reddeden ve evreni maddi nedensellikle açıklayan görüş ateizmdir. Diğer akımlar (deizm, teizm) Tanrı'yı kabul ederken, agnostisizm ise bilinemez olduğunu savunur.
Doğru felsefi akımı belirlemek için her seçenekteki kavramın tanımını ve parçayla uyumunu değerlendirmek gerekir.
3
Ulaşılan sonucu teyit etme
Parçadaki 'aşkın bir yaratıcı tasarlamanın doğanın kendi kendine yeten yapısını görmezden gelmek olduğu' ifadesi, Tanrı'yı reddeden materyalist ateist argümanla tam olarak örtüşmektedir.
Parçanın son cümlesinin doğrudan ateist teze çıktığını doğrulamak.

Anahtar Kavram

Ateizm ve Materyalist Argüman
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4Soru

Evren ile aşkın bir güç arasındaki ilişki üzerine düşünen bir filozof şu değerlendirmede bulunur: 'Tüm var olanlar, kaynağını ve varlık zeminini tek bir mutlak ilke veya varlıkta bulur. Bu mutlak güç, evrendeki her şeyin içinde içkindir; yani hiçbir nesne veya olay O’nun dışında var olamaz. Ancak bu içkinlik, O’nu evrenle sınırlı kılmaz. O, aynı zamanda evrenin sınırlarını aşan, onu kapsayan ve değişmeyen aşkın bir boyuta sahiptir. Evren değişirken O, değişmezliğini korur; evren O’nun içinde devinir ancak O, bu devinimin ötesindedir.'

Buna göre, filozofun savunduğu bu yaklaşım aşağıdaki din felsefesi kavramlarından hangisiyle doğrudan ilişkilendirilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Panenteizm (Kamu tanrıcılık)

Cevap

Panenteizm (Kamu tanrıcılık) görüşü, evrenin Tanrı'nın içinde yer aldığını fakat Tanrı'nın evrenden ibaret olmadığını, hem içkin hem de aşkın niteliklere sahip olduğunu savunur.
Doğru cevap olan kamu tanrıcılığı (panenteizm), evrenin Tanrı'nın içinde yer aldığını (içkinlik) ancak Tanrı'nın evrenin sınırlarını aşan aşkın bir boyuta da sahip olduğunu (aşkınlık) savunan görüştür. Paragrafta yer alan 'O’nun içinde devinir ancak O, bu devinimin ötesindedir' ifadesi bu yaklaşıma doğrudan işaret etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki Tanrı-evren ilişkisinin analiz edilmesi
Düşünürün Tanrı'nın hem evrenin içinde var olduğunu (içkinlik) hem de evreni aştığını (aşkınlık) savunduğu belirlenir.
Görüşün hangi teolojik/felsefi pozisyona ait olduğunu bulmak için öncelikle metindeki temel niteliklerin ayrıştırılması gerekir.
2
Seçeneklerdeki kavramların Tanrı-evren ilişkisi bakımından değerlendirilmesi
Deizmin aşkın ama müdahale etmeyen, panteizmin tamamen içkin ve özdeş, teizmin aşkın ve ayrı, agnostisizmin ise bilinemezci yapısı ile paragraftaki niteliklerin çeliştiği görülür.
Çeldirici kavramların elenebilmesi için her birinin Tanrı ve evren ilişkisine getirdiği tanımların bilinmesi gerekir.
3
Hem içkinliği hem aşkınlığı barındıran kavramın belirlenmesi
Her şeyin Tanrı'nın içinde olduğunu fakat Tanrı'nın evreni aştığını savunan panenteizm (kamu tanrıcılık) kavramına ulaşılır.
Metindeki 'evren O'nun içinde devinir ancak O, bu devinimin ötesindedir' ifadesi çift kutuplu yapıyı temsil eden panenteizm tanımıyla birebir örtüşür.

Anahtar Kavram

Din felsefesinde Tanrı-evren ilişkisini açıklayan temel kavramlar ve aralarındaki farklar.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5Soru

Aşağıdaki din felsefesi kavramlarını, bu kavramların temel iddialarını içeren açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Teizm (Tanrıcılık)
Deizm (Yaradancılık)
Panteizm (Tümtanrıcılık)
Agnostisizm (Bilinemezcilik)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Teizm kavramı evreni yaratan ve ona müdahale eden Tanrı inancıyla; Deizm kavramı evreni yarattıktan sonra müdahale etmeyen Tanrı inancıyla; Panteizm kavramı Tanrı ile evreni bir tutan yaklaşımla; Agnostisizm kavramı ise Tanrı'nın varlığının bilinemeyeceği iddiasıyla eşleşmelidir.
Teizm, evreni yaratan ve müdahale eden Tanrı inancını; Deizm, yaratan ama müdahale etmeyen Tanrı anlayışını; Panteizm, Tanrı ile evrenin bir ve aynı olduğunu; Agnostisizm ise Tanrı'nın varlığının bilinemeyeceğini savunur.

Adım Adım Çözüm

1
Teizm kavramının tanımını incelemek.
Teizm, evreni yaratan ve vahiy yoluyla insanlığa müdahale eden etkin Tanrı inancıdır. Bu nedenle evrene müdahale eden Tanrı açıklamasıyla eşleşir.
Teizm kelime kökeni olarak Tanrıcılık anlamına gelir ve dinlerin aktif Tanrı tasavvurunu temel alır.
2
Deizm kavramının tanımını incelemek.
Deizm, Tanrı'nın evreni mükemmel bir makine gibi yarattığını fakat sonrasında ona müdahale etmediğini savunur. Dolayısıyla yaratıp müdahale etmeyen Tanrı açıklamasıyla eşleşir.
Deizm dinlerin peygamber ve vahiy gibi unsurlarını kabul etmez, aklı ve doğayı temel alır.
3
Panteizm ve Agnostisizm kavramlarının tanımlarını incelemek.
Panteizm Tanrı ve doğayı bir ve özdeş tutarken, Agnostisizm Tanrı'nın varlığının insan zihniyle bilinemeyeceğini ifade eder. Bu doğrultuda ilgili tanımlarla eşleştirilir.
Her iki kavram da din felsefesinde Tanrı-evren ilişkisini ve Tanrı'nın bilinebilirliği problemini ele alan temel kavramlardandır.

Anahtar Kavram

Din Felsefesinin Temel Kavramları
Soru 6Soru

Aydınlanma Dönemi düşünürlerinin sıklıkla başvurduğu 'saatçi Tanrı' benzetmesine göre Tanrı, evreni mükemmel bir şekilde işleyen bir saat gibi tasarlayıp yaratmış ve onu kendi doğa yasalarına göre çalışmak üzere serbest bırakmıştır. Bu görüşe göre Tanrı evreni yarattıktan sonra ona müdahale etmez; din, vahiy ya da mucize göndermez.

Parçada açıklaması verilen ve Tanrı'nın varlığını kabul eden felsefi görüş aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Deizm

Cevap

Deizm
Deizm, Tanrı'nın evreni yarattığını ancak yarattıktan sonra onu kendi yasalarıyla baş başa bıraktığını, din veya mucize gibi yollarla evrene müdahale etmediğini savunur. Parçada geçen 'saatçi Tanrı' benzetmesi ve 'müdahale etmez' ifadesi deizm akımının temel tanımıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel felsefi iddiayı belirlemek.
Evreni tasarlayıp yaratan ancak sonrasında ona hiçbir şekilde müdahale etmeyen, vahiy ve mucize göndermeyen bir yaratıcı fikri tespit edilmiştir.
Soruda aranan Tanrı anlayışının anahtar niteliğini ortaya koymak.
2
Seçeneklerdeki felsefi kavramları bu tanımla karşılaştırmak.
Teizm müdahaleyi savunurken, Panteizm Tanrı ile evreni bir sayar. Deizm ise evreni yaratan ama müdahale etmeyen Tanrı fikriyle parçadaki tanıma tam olarak uyar.
Kavramsal ayrımı yaparak doğru seçeneğe ulaşmak.

Anahtar Kavram

Deizm ve Teizm arasındaki müdahale farkı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7Soru

Aşağıda verilen Tanrı'nın varlığını kabul eden felsefi görüşleri, bu görüşlerin temel açıklamalarıyla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Teizm
Deizm
Panteizm
Panenteizm

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Teizm ile 'Evreni yaratan, yöneten, müdahale eden kişisel Tanrı'; Deizm ile 'Evreni yaratan ama sonrasında müdahale etmeyen Tanrı'; Panteizm ile 'Tanrı ve evreni bir ve aynı kabul eden görüş'; Panenteizm ile 'Her şeyin Tanrı'da olduğunu ama Tanrı'nın evreni aştığını savunan görüş' eşleşmelidir.
Verilen felsefi akımların tanımları doğru yapılmıştır. Teizm aşkın ve müdahaleci Tanrı'yı, deizm müdahale etmeyen yaratıcı Tanrı'yı, panteizm evren ile özdeş Tanrı'yı, panenteizm ise evreni kapsayan ama onu aşan Tanrı'yı savunur.

Adım Adım Çözüm

1
Teizm kavramının tanımı incelenir.
Teizm, dinlerin kabul ettiği gibi vahiy gönderen, evrene müdahale eden aşkın bir Tanrı inancını temsil ettiğinden ilgili açıklamayla eşleştirilir.
Teizmin din ve kişisel Tanrı vurgusunu ayırt etmek için.
2
Deizm kavramının tanımı incelenir.
Deizm, Tanrı'yı sadece ilk neden veya yaratıcı olarak kabul edip aşkın müdahaleleri reddettiğinden ilgili aç��klamayla eşleştirilir.
Deizm ile teizm arasındaki müdahale farkını belirlemek için.
3
Panteizm kavramının tanımı incelenir.
Panteizm (kamutanrıcılık), Tanrı ile evreni/doğayı bir tuttuğu için evrenin kendisini Tanrı gören açıklamayla eşleştirilir.
Panteizmin içkinlik ve özdeşlik ilkesini belirlemek için.
4
Panenteizm kavramının tanımı incelenir.
Panenteizm (diyalektik teizm), her şeyin Tanrı'da olduğunu savunurken Tanrı'nın evrenden ibaret olmadığını belirten açıklamayla eşleştirilir.
Panenteizmin hem içkinlik hem de aşkınlık boyutunu tespit etmek için.

Anahtar Kavram

Tanrı'nın Varlığını Kabul Eden Görüşler (Teizm, Deizm, Panteizm, Panenteizm)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 8Soru

Evrende mutlak ve her şeye gücü yeten bir yaratıcının var olduğunu rasyonel olarak temellendirmek mümkün değildir. Dünyadaki kanıtlanabilir düzen arayışları yetersiz kaldığı gibi, var olan kötülükler ve acılar da bu tür bir gücün bulunmadığının en açık göstergesidir. Dolayısıyla, Tanrı'nın varlığını kesin bir biçimde reddetmek rasyonel düşüncenin bir gereğidir.

Bu parçada dile getirilen görüşler, din felsefesindeki aşağıdaki yaklaşımlardan hangisiyle doğrudan ilişkilendirilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ateizm

Cevap

Ateizm
Parçada kötülük sorunu gibi argümanlar kullanılarak Tanrı'nın varlığının kesin bir biçimde reddedilmesi gerektiği savunulmaktadır. Din felsefesinde Tanrı'nın varlığını kesin olarak reddeden görüş ateizm olduğu için bu kavram doğru cevaptır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel iddiayı ve argümanı analiz etme
Parçada kötülükler ve kanıt yetersizliği gerekçe gösterilerek Tanrı'nın varlığının kesin olarak reddedilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Sorunun doğru cevabına ulaşmak için öncelikle metindeki felsefi tutumu belirlemek gerekir.
2
Seçeneklerde yer alan din felsefesi kavramlarının iddialarını değerlendirme
Tanrı'nın varlığını kesin olarak dışlayan tek seçeneğin ateizm olduğu, diğerlerinin ya varlığı kabul ettiği ya da bilinemez olduğunu savunduğu görülür.
Belirlenen felsefi tutumun din felsefesindeki doğru kavramsal karşılığını tespit etmek.

Anahtar Kavram

Tanrı'nın varlığını reddeden ateist yaklaşım
Tahmini Süre:45s
Soru 9Soru

Din felsefesinde teodise; mutlak iyi, her şeyi bilen ve her şeye gücü yeten bir Tanrı'nın varlığı ile dünyada gözlemlenen kötülüklerin varlığını uzlaştırma çabasıdır. Bu yaklaşım, kötülüğün varlığına rağmen Tanrı inancının rasyonel olarak savunulabileceğini göstermeyi amaçlar.

Buna göre teodisenin temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tanrı'nın iyiliğini ve adaletini dünyadaki kötülüklerin varlığına rağmen savunmak

Cevap

Tanrı'nın iyiliğini ve adaletini dünyadaki kötülüklerin varlığına rağmen savunmak
Teodise, evrendeki acı ve kötülüklerin varlığı ile her şeye gücü yeten, her şeyi bilen ve mutlak iyi olan Tanrı inancının çelişmediğini, Tanrı'nın adil ve iyi olduğunu savunma çabasıdır. Dolayısıyla doğru yanıt teodisenin bu temel koruma ve haklı çıkarma amacını doğrudan karşılayan ifadedir.

Adım Adım Çözüm

1
Teodise kavramının tanımını ve felsefedeki işlevini belirleme.
Teodisenin kötülük problemine karşı Tanrı'nın adaletini ve iyiliğini savunma (ilahî adalet) girişimi olduğu anlaşılır.
Teodisenin temel amacını saptamak için öncelikle bu terimin felsefi anlamını tanımlamak gerekir.
2
Seçenekleri teodisenin bu temel amacıyla karşılaştırma.
Tanrı'nın iyiliğini ve adaletini kötülüklerin varlığına rağmen savunmayı ifade eden seçeneğin doğru olduğu belirlenir.
Teodise, Tanrı'nın mükemmel sıfatları ile dünyadaki kötülüklerin çelişmediğini kanıtlamayı hedefler.

Anahtar Kavram

Teodise kavramı ve amacı
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 10Soru

Platon, ruhun ve bedenin birbirinden farklı iki töz olduğunu savunur. Beden; maddidir, parçalıdır, değişime ve dolayısıyla yok oluşa tabidir. Ruh ise akılsal, basit (bölünemez) ve değişmezdir. Platon'a göre parçası olmayan bir şey bölünemez, bölünemeyen bir şey ise yok olamaz. Bu nedenle beden ölse de ruh varlığını sürdürmeye devam eder.

Bu parçadan hareketle Platon'un ruhun ölümsüzlüğü düşüncesiyle ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ruhun maddesel olmayan ve bölünemez yapısı, onun yok olmasını engellemektedir.

Cevap

Ruhun maddesel olmayan ve bölünemez yapısı, onun yok olmasını engellemektedir.
Ruhun maddesel olmayan ve bölünemez yapısının yok olmasını engellediğini belirten seçenek doğrudur. Parçada Platon'un ruhu 'akılsal, basit (bölünemez) ve değişmez' olarak tanımladığı ve parçası olmayan bir şeyin bölünemeyeceği için yok olamayacağını savunduğu açıkça belirtilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel argümanı tespit etmek.
Bedenin maddi ve parçalı olduğu için yok olabileceği, ruhun ise akılsal ve bölünemez olduğu için yok olamayacağı sonucuna ulaşılır.
Platon'un ruh ve beden düalizmindeki ölümsüzlük gerekçesini anlamak.
2
Elde edilen bu sonucu seçeneklerdeki ifadelerle karşılaştırmak.
Ruhun maddesel olmayan ve bölünemez yapısının yok olmasını engellediğini belirten seçeneğin doğru olduğu görülür.
Parçadaki akıl yürütmeyi birebir yansıtan doğru seçeneği bulmak.

Anahtar Kavram

Ruhun ölümsüzlüğü ve Platon'un ruh-beden düalizmi
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 11Soru

Din felsefesinde yaratıcı gücün varlığını kabul eden düşünceler, yalnızca Tanrı'nın var olup olmadığı sorusuyla yetinmez; aynı zamanda O’nun evren ve insanla olan ilişkisinin niteliğini de temellendirmeye çalışır. Bu bağlamda şekillenen yaklaşımlardan ilki, aşkın bir Tanrı'nın evreni yarattıktan sonra mucizeler ve vahiyler aracılığıyla tarihsel akışa müdahale etmeye devam ettiğini savunur. İkinci yaklaşım ise yaratıcı ile yaratılanı tek bir tözde birleştirerek doğayı Tanrı'nın kendisi olarak ilan eder. Üçüncü yaklaşım ise bu iki görüş arasında bir köprü kurarak, evrenin Tanrı'nın içinde yer aldığını fakat Tanrı'nın evrenden daha b��yük ve onu aşan bir aşkınlığa sahip olduğunu öne sürer.

Buna göre, parçada açıklamalarına yer verilen görüşler sırasıyla aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Teizm - Panteizm - Panenteizm

Cevap

Teizm - Panteizm - Panenteizm
Parçada yer alan ilk görüşte Tanrı'nın evrene vahiy ve mucizeler yoluyla müdahale ettiği belirtildiğinden bu görüş teizmdir. İkinci görüşte doğa ile yaratıcı tek tözde birleştirilerek özdeş kılındığı için panteizmdir. Üçüncü görüşte ise evrenin Tanrı'nın içinde yer aldığı fakat Tanrı'nın evrenden ibaret olmayıp aşkın olduğu ifade edildiği için panenteizmdir. Dolayısıyla doğru sıralama 'Teizm - Panteizm - Panenteizm' şeklinde olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki ilk yaklaşım analiz edilir.
Evrene müdahale eden, vahiy ve mucize gönderen aşkın Tanrı anlayışının teizme ait olduğu belirlenir.
Teizm, yaratıcı gücün evrenden aşkın olduğunu ve insanlıkla vahiyler/mucizeler vasıtasıyla sürekli iletişim halinde olduğunu savunur.
2
Parçadaki ikinci yaklaşım analiz edilir.
Doğa ile Tanrı'yı tek bir tözde birleştiren görüşün panteizm olduğu belirlenir.
Panteizm (kamutanrıcılık), Tanrı ve evreni bir ve özdeş kabul eden felsefi yaklaşımdır.
3
Parçadaki üçüncü yaklaşım analiz edilir.
Evrenin Tanrı'nın içinde olduğunu fakat Tanrı'nın evreni aştığını belirten görüşün panenteizm olduğu tespit edilir.
Panenteizm (çift kutuplu teizm / kamusal tanrıcılık), her şeyin Tanrı'da olduğunu savunurken O'nun evrenden bağımsız aşkın yönünü de korur.
4
Sıralama birleştirilerek nihai sonuca ulaşılır.
Sıralama sırasıyla 'Teizm - Panteizm - Panenteizm' olarak elde edilir.
Parçadaki anlatım ve tanımlama sırası bu kavramsal hiyerarşiyi takip etmektedir.

Anahtar Kavram

Tanrı'nın varlığını kabul eden teizm, deizm, panteizm ve panenteizm görüşlerinin temel nitelikleri ve farkları.
Soru 12Soru

Aşağıda verilen agnostik düşünür ve yaklaşımlar ile bunların Tanrı'nın bilinemezliğine dair epistemolojik temellendirmelerini doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Protagoras'ın agnostik yaklaşımı
Kant'ın bilgi sınırları eleştirisi
Huxley'in epistemolojik ilkesi
Hume'un tasarım ve nedensellik eleştirisi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Protagoras'ın yaklaşımı Tanrıların varlığına dair bilginin insan yaşamının kısalığı ve konunun belirsizliğiyle açıklanmasıyla; Kant'ın eleştirisi numen alanının bilinemezliğiyle; Huxley'in ilkesi yeterli kanıtı olmayan iddialarda yargıyı askıya alma dürüstlüğüyle; Hume'un eleştirisi ise sınırlı insan deneyiminin aşkın bir ilk nedeni kanıtlamada yetersiz kalmasıyla eşleşir.
Eşleştirmede her filozof/yaklaşım kendi epistemolojik argümanıyla eşleşmiştir. Protagoras konunun belirsizliğini ve ömrün kısalığını; Kant numen alanının teorik akılla bilinemeyeceğini; Huxley deneysel kanıt yokluğunda yargıyı askıya almayı; Hume ise sınırlı insan deneyiminin mutlak ilk nedeni kanıtlayamayacağını ileri sürer.

Adım Adım Çözüm

1
İlk olarak Protagoras'ın felsefi mirasını inceleyin.
Protagoras'ın 'Tanrılar hakkında...' ile başlayan ünlü şüpheci fragmanı, insan ömrünün kısalığı ve konunun belirsizliğine odaklanır. Bu bizi doğrudan ikinci açıklama ile eşleştirmeye götürür.
Antik Yunan agnostisizminin epistemolojik sınırlarını belirlemek için tarihsel önermeyi saptamak gerekir.
2
Kant'ın bilgi teorisindeki fenomen-numen ayrımını analiz edin.
Kant'a göre deneyim alanımız fenomendir; Tanrı, ruh gibi aşkın iddialar ise duyusal deneyimle bilinemeyen numen (kendinde şey) alanına aittir. Bu nedenle birinci açıklama Kant ile eşleşir.
Kritik felsefenin metafiziğe yönelik epistemolojik sınırlarını kavramak ve agnostisizmle bağını kurmak için bu ayrım esastır.
3
Huxley'in agnostisizme kazandırdığı modern yöntemsel tanımı değerlendirin.
Huxley, agnostisizmi kanıta dayalı bir yöntem olarak sunar ve yeterli kanıtı bulunmayan iddialarda yargıyı askıya almayı savunur. Bu da dördüncü açıklamayla eşleşir.
Agnostisizm teriminin modern kurucusunun ahlaki ve mantıksal argümanını tespit etmek gerekir.
4
Hume'un nedensellik ve din felsefesi eleştirilerini gözden geçirin.
Hume, insan deneyiminin sınırlarına dayanarak, dünyadaki düzen ve amaçtan yola çıkarak mutlak bir ilk nedene ulaşılamayacağını savunur. Bu da üçüncü açıklamayla eşleşir.
Deneyci felsefenin teolojik argümanları (düzen ve amaç/tasarım argümanı) sınırlama biçimini çözümlemek amaçlanmıştır.

Anahtar Kavram

Agnostisizm (Bilinmezcilik) akımının epistemolojik temellendirmeleri ve temsilcilerinin temel savları.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 13Soru

Augustinus, "Anlamak için inanıyorum" derken inancın akıldan önce geldiğini belirtir. Ancak o, burada kalmaz; "İnanmak için anlıyorum" sözüyle de aklın inancı beslediğini, inancın da aklı aydınlattığını savunur. Ona göre akıl, insanı imanın eşiğine kadar getirir; iman ise aklın ufkunu genişleterek onun hakikati kavramasını sağlar.

Augustinus'un bu yaklaşımına göre akıl ve inanç ilişkisiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi savunulamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnanç ve akıl, birinin varlığının diğerini tamamen hükümsüz kıldığı çatışmacı ve uzlaşmaz iki ayrı alandır.

Cevap

İnanç ve akıl, birinin varlığının diğerini tamamen hükümsüz kıldığı çatışmacı ve uzlaşmaz iki ayrı alandır.
Verilen parçada Augustinus, akıl ile inancın karşılıklı olarak birbirini aydınlattığını ve beslediğini savunmaktadır. Dolayısıyla, bu iki kavramın birinin varlığının diğerini geçersiz kıldığı çatışmacı ve uzlaşmaz iki ayrı alan olduğunu öne süren yargı, parçada anlatılan uyum ve döngüsellik düşüncesiyle çelişir ve savunulamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki temel felsefi tezin analiz edilmesi
Augustinus'un akıl ve inanç arasında dışlayıcı bir zıtlık kurmadığı, aksine birbirini tamamlayan rasyonel ve felsefi bir döngü oluşturduğu belirlenir.
Soru kökündeki olumsuz ifadeyi çözebilmek için metnin akıl-inanç uzlaşısı üzerine kurulu ana fikrini netleştirmek gerekir.
2
Çıkarılabilir nitelikteki seçeneklerin elenmesi
İnancın aklı aydınlatması, aklın imana hazırlık yapması, karşılıklı döngüsellik ve aklın inançla nihayete ermesi tezlerinin tamamının parçada karşılığı bulunur.
Parçadan mantıksal olarak türetilebilen tüm doğru önermeleri belirleyip seçenek dışı bırakmak gerekir.
3
Parçayla taban tabana zıt olan ifadenin tespit edilmesi
Akıl ve inancın birbirini hükümsüz kılan iki düşman veya uzlaşmaz alan olduğunu iddia eden tezin, metinde sunulan harmonik ve iş birliğine dayalı yapıya tamamen aykırı olduğu görülür.
Savunulamayacak olan hatalı yargı doğrudan bu zıtlık üzerinden ortaya çıkar.

Anahtar Kavram

Akıl ve inanç ilişkisinde uzlaştırıcı (sentezci) yaklaşım
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 14Soru

Evrendeki mükemmel düzeni ve doğa yasalarını inceleyen bir filozof, bu sistemin arkasında akıllı ve bilinçli bir ilk nedenin var olması gerektiği sonucuna ulaşır. Ancak ona göre bu yaratıcı güç, evreni kurup yasalarını belirledikten sonra onun işleyişine bir daha müdahale etmemiştir. Dolayısıyla doğa yasalarının dışına çıkan mucizelerin gerçekleşmesi, Tanrı'nın insanlara peygamberler aracılığıyla vahiy göndermesi veya dinî kurallarla toplumsal yaşama yön vermesi rasyonel olarak savunulamaz.

Bu parçada savunulan görüşler din felsefesinin aşağıdaki kavramlarından hangisiyle doğrudan ilişkilendirilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Deizm (Yaradancılık)

Cevap

Deizm (Yaradancılık)
Doğru seçenek olan yaradancılık (deizm), evreni yaratan ancak ona vahiy, mucize veya peygamberler aracılığıyla müdahale etmeyen aşkın bir Tanrı inancını savunur. Parçada da ilk nedenin varlığının kabul edildiği ancak dinlerin peygamberlik ve vahiy gibi kurumsal unsurlarının reddedildiği açıkça belirtilmektedir. Bu nedenle parçadaki görüşler doğrudan yaradancılık (deizm) ile ilişkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel iddiayı ve anahtar ifadeleri belirlemek.
Filozofun evrende akıllı bir yaratıcı gücü kabul ettiği fakat bu gücün yaratma eyleminden sonra evrene müdahale etmediğini (vahiy, mucize ve peygamberlik kurumlarını reddederek) savunduğu belirlenir.
Metnin ana fikrini ve felsefi argümanını doğru şekilde çözümlemek amacıyla bu adım atılmıştır.
2
Belirlenen iddiayı din felsefesindeki inanç biçimleriyle karşılaştırmak.
Yaratıcıyı kabul eden ama O'nun evrene müdahalesini, vahyi ve peygamberliği reddeden görüşün 'Deizm' (Yaradancılık) olduğu tespit edilir.
Din felsefesi kavramlarının ayırt edici özelliklerini uygulayarak doğru kavrama ulaşmak amacıyla bu karşılaştırma yapılmıştır.

Anahtar Kavram

Deizm (Yaradancılık) kavramı ve teizm ile olan farkı
Soru 15Soru

Aşağıda din felsefesinde kullanılan temel kavramlar ve bu kavramların açıklamaları verilmiştir. Buna göre, sol sütundaki kavramları sağ sütundaki en uygun açıklamalarıyla eşle��tiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Aşkın (Aşkınlık)
İçkin (İçkinlik)
Teodise
Vahiy

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Aşkın terimi Tanrı'nın evrenin ötesinde olmasıyla; İçkin terimi Tanrı'nın evrenin içinde bulunmasıyla; Teodise terimi kötülük problemine karşı Tanrı'nın adaletini savunmayla; Vahiy terimi ise yaratıcı mesajların elçiler aracılığıyla bildirilmesiyle eşleşir.
Doğru eşleştirmede her kavram kendi felsefi tanımıyla buluşmaktadır. Aşkın kavramı evrenin ötesindeki bir Tanrı'yı, içkin kavramı evrenin içindeki bir Tanrı'yı, teodise kötülük karşısında Tanrı'nın adaletini savunmayı, vahiy ise ilahi mesajların elçilerle iletilmesini temsil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Aşkın (Aşkınlık) kavramını tanımlayın.
Aşkın, Tanrı'nın doğanın ve fiziksel evrenin ötesinde, ondan bağımsız ve farklı bir varlık yapısına sahip olduğunu belirtir. Bu durum, Tanrı'nın evrenin dışında bulunması anlamına gelen ifadeyle eşleşir.
Kavramın ontolojik sınırlarını belirlemek için.
2
İçkin (İçkinlik) kavramını tanımlayın.
İçkin, Tanrı'nın evrenin her noktasında, doğanın işleyişinde bizzat var olduğunu ve evrenle bütünleştiğini belirtir. Bu durum, Tanrı'nın evrenin içinde mevcut olması anlamına gelen ifadeyle eşleşir.
Aşkın kavramının karşıt anlamını netleştirmek için.
3
Teodise kavramını tanımlayın.
Teodise, evrendeki acı ve kötülüklerin varlığına rağmen Tanrı'nın adil ve iyi olduğunu mantıksal olarak kanıtlama ve savunma girişimidir.
Din felsefesinin en temel problemlerinden kötülük sorununa verilen yanıtı kavramak için.
4
Vahiy kavramını tanımlayın.
Vahiy, Tanrı'nın bildirmek istediği inanç, ibadet ve ahlak kurallarını peygamberler aracılığıyla insanlara iletmesidir.
Tanrı-insan arasındaki bilgisel iletişimin adını koymak için.

Anahtar Kavram

Din felsefesinin temel kavramları arasındaki farkları analiz etme.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 16Soru

Din felsefesinde Tanrı'nın varlığını kabul eden düşünürler, bu varlığı temellendirmek için farklı kanıtlar ve görüşler öne sürmüşlerdir. Buna göre, sol sütunda yer alan filozofları sağ sütunda verilen Tanrı'nın varlığına ilişkin açıklamalarıyla doğru olacak şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Anselmus
Spinoza
Aristoteles
Kant

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Anselmus, zihindeki en yetkin varlık fikrine dayanan ontolojik açıklamayla; Spinoza, Tanrı ve doğayı özdeşleştiren panteist görüşle; Aristoteles, evrendeki hareketi açıklayan ilk hareket ettirici fikriyle; Kant ise ahlak yasasının gereği olarak Tanrı'yı bir postula kabul eden görüşle eşleşir.
Eşleştirmede Anselmus zihindeki en yetkin varlık fikrine dayanan ontolojik kanıtla, Spinoza Tanrı ile doğayı bir tutan panteist görüşle, Aristoteles evrendeki oluşu açıklamak adına ilk hareket ettirici fikriyle, Kant ise ahlak yasasının temellendirilmesi adına pratik aklın bir postulası olarak Tanrı'nın kabulüyle doğru şekilde eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Anselmus'un ontolojik argümanını incelemek.
Anselmus, zihindeki en mükemmel varlık fikrinin zorunlu olarak dış dünyada da var olması gerektiği çıkarımına ulaşır.
Çünkü zihindeki yetkinlik, gerçek varoluş olmadan eksik kalır; bu durum ontolojik kanıttır.
2
Spinoza'nın panteist yaklaşımını değerlendirmek.
Spinoza, doğa ile Tanrı'yı tek bir töz olarak görerek aşkın olmayan, içkin bir Tanrı anlayışına ulaşır.
Bu görüş panteizmin (tüm Tanrıcılık) temel tanımını oluşturur.
3
Aristoteles'in kozmolojik argümanını analiz etmek.
Aristoteles, evrendeki oluş ve hareketi temellendirmek için hareket etmeyen bir ilk nedene (ilk hareket ettirici) ulaşır.
Bu çıkarım kozmolojik kanıtın ilk biçimidir.
4
Kant'ın ahlaki temellendirmesini ele almak.
Kant, Tanrı'yı metafiziksel olarak ispatlamak yerine ahlak yasasının işleyebilmesi için pratik aklın kabul etmesi gereken bir varsayım (postula) olarak sunar.
Bu da ahlak kanıtının temelini oluşturur.

Anahtar Kavram

Tanrı'nın varlığını kabul eden görüşler ve bu görüşleri temellendiren rasyonel kanıtlar.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 17Soru

Evrende var olan her şey, tek bir sonsuz varlığın (tözün) farklı biçimlerdeki yansımalarıdır. Doğa kendi yasalarına göre işler ancak bu işleyiş onun dışındaki bir irade tarafından değil, bizzat doğanın kendisi olan yaratıcı güç tarafından belirlenir. Bu anlayışa göre yaratıcı, evrenin ötesinde bir varlık değil, evrenin kendisi ve tamamıdır.

Buna göre, parçada tasvir edilen Tanrı ve evren ilişkisini savunan din felsefesi görüşü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Panteizm

Cevap

Panteizm (Evren ile Tanrı'yı özdeş gören görüş)
Parçada açıklandığı üzere, yaratıcının evrenin dışında veya ötesinde yer almadığı, aksine evrenin kendisi ve tamamı olduğu düşüncesi vurgulanmıştır. Din felsefesinde Tanrı ile evreni özdeş (bir ve aynı) kabul eden, her şeyin Tanrı, Tanrı'nın da her şey olduğunu savunan görüş panteizm (tümtanrıcılık) olarak adlandırılır. Bu nedenle panteizm tanımı parçadaki açıklamayla tam olarak örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada verilen ipuçlarını analiz etmek
Parçada yaratıcının evrenin dışında (aşkın) olmadığı, aksine evrenin kendisi ve tamamı olduğu belirtilmektedir.
Tanrı-evren ilişkisini doğru tespit edebilmek için parçadaki temel iddiayı ortaya koymak gerekir.
2
Tespit edilen Tanrı-evren ilişkisini felsefi akımlarla eşleştirmek
Tanrı ile evreni bir ve aynı (özdeş) kabul eden, yaratıcının evrene içkin olduğunu savunan görüş panteizmdir (tümtanrıcılık).
Din felsefesinde Tanrı'nın varlığını kabul eden görüşlerin tanımlarını karşılaştırmak doğru sonuca ulaşmayı sağlar.

Anahtar Kavram

Panteizm (TümTanrıcılık) ve Tanrı-Evren İlişkisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 18Soru

Din felsefesinde Tanrı'nın varlığını rasyonel temellere dayandırmak amacıyla tarih boyunca filozoflar çeşitli kanıtlar geliştirmişlerdir. Bu kan��tlar, çıkış noktaları ve yürütülen akıl yürütmeler açısından birbirinden ayrılmaktadır. Aşağıda sol sütunda yer alan kanıt türlerini, sağ sütundaki doğru açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ontolojik Kanıt
Kozmolojik Kanıt
Teleolojik Kanıt
Ahlak Kanıtı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Ontolojik kanıtın Tanrı kavramının zihinsel analizine dayanan açıklamayla, kozmolojik kanıtın ilk neden ve nedensellik zinciri açıklamasıyla, teleolojik kanıtın evrendeki tasarım ve hassas ayarlarla, ahlak kanıtının ise nesnel ahlak yasasının varlığıyla eşleştirilmesi gerekmektedir.
Verilen kanıtlar ve açıklamaları doğru bir şekilde eşleştirilmiştir. Ontolojik kanıt deney öncesi akıl yürütmeyle mükemmellik fikrinden çıkarım yaparken; kozmolojik kanıt evrendeki nedensellik ilişkisinden ilk nedene ulaşır. Teleolojik kanıt evrendeki düzen ve tasarıma odaklanırken, ahlak kanıtı ahlakın rasyonel kaynağı olarak aşkın bir güce işaret eder.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütundaki kanıtların hangi felsefi hareket noktalarına sahip olduğunu belirleyin.
Ontolojik kanıt zihindeki mükemmel varlık fikrini, kozmolojik kanıt ilk nedeni, teleolojik kanıt düzen ve amacı, ahlak kanıtı ise vicdan ve ödev ahlakını temel alır.
Her kanıtın çıkış noktasını saptamak doğru eşleştirme için ilk adımdır.
2
Sağ sütundaki açıklamalarla sol sütundaki kanıt isimlerini eşleştirin.
Ontolojik kanıt birinci açıklamayla, kozmolojik kanıt ikinci açıklamayla, teleolojik kanıt üçüncü açıklamayla ve ahlak kanıtı dördüncü açıklamayla eşleşir.
Tanımlardaki temel felsefi argümanlar doğrudan ilgili kanıt türünü açıklamaktadır.

Anahtar Kavram

Tanrı'nın Varlığını Kabul Eden Görüşler
Soru 19Soru

Newton fiziğinin etkisiyle şekillenen mekanik evren tasarımında yaratıcı, sistemi kurup hareketi başlatan ancak daha sonra işleyişe karışmayan bir 'saat ustası'na benzetilir. Oysa din felsefesinde ve vahiysel inanç sistemlerinde yaratıcı, yalnızca ilk varlığı var eden değil, aynı zamanda evrenin her anındaki oluşa iradesiyle yön veren, insanla ve dünyayla sürekli iletişim halinde olan etkin bir varlıktır.

Bu parçada sözü edilen iki farklı yaratıcı anlayışı, sırasıyla aşağıdaki din felsefesi yaklaşımlarından hangilerine karşılık gelmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Deizm - Teizm

Cevap

İlk olarak betimlenen evreni kurup bırakan yaratıcı anlayışı deizm, ikinci olarak betimlenen evrenle sürekli iletişim halinde olan yaratıcı anlayışı teizm olduğu için doğru sıralama deizm ve teizmdir.
Parçada verilen ilk tanım, Tanrı'yı evreni yaratıp kendi yasalarıyla baş başa bırakan pasif bir varlık olarak gören deizme; ikinci tanım ise evreni sürekli gözeten, ona müdahale eden ve insanla iletişimde olan aktif teizm inancına karşılık gelir. Dolayısıyla doğru sıralama deizm ve teizmdir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki ilk tanımı analiz etmek
Yaratıcının evreni bir saat ustası gibi kurup kendi yasalarıyla baş başa bıraktığı, sonradan müdahale etmediği belirtilmektedir. Bu anlayış deizm görüşüne karşılık gelir.
Evrenin yaratılışından sonra Tanrı'nın müdahalesini reddeden görüşü doğru tespit etmek için.
2
Parçadaki ikinci tanımı analiz etmek
Yaratıcının evrendeki oluşa sürekli müdahale ettiği, insanla iletişimde olduğu belirtilmektedir. Bu aktif yaratıcı anlayışı teizm görüşüne karşılık gelir.
Evrenle sürekli ilişki halinde olan, din ve vahiy gönderen aktif Tanrı inancını tespit etmek için.
3
Elde edilen sonuçları sıraya koymak
İlk kavram deizm, ikinci kavram teizm olarak sıralanmalıdır.
Soru kökünde istenen sıraya uygun eşleştirmeyi tamamlamak için.

Anahtar Kavram

Deizm ve Teizm arasındaki yaratıcı ve evren ilişkisi farkı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 20Soru

Jean-Paul Sartre varoluşçu felsefesinde, insanın önceden belirlenmiş bir özle dünyaya gelmediğini savunur. Ona göre insan önce var olur, ardından kendi kararları ve eylemleriyle kendi özünü, yani kim olacağını kendisi inşa eder. Eğer her şeyi önceden tasarlayan, mutlak bilgi ve güç sahibi aşkın bir yaratıcı var olsaydı, insanın bu kurucu özgürlüğünden ve ahlaki sorumluluğundan söz edilemezdi. Bu nedenle insan özgürlüğünün ve ahlaki ��zerkliğinin varlığı, aşkın bir yaratıcının yokluğunu gerektirir.

Bu parçada dile getirilen görüşler, Tanrı'nın varlığını reddeden aşağıdaki argümanlardan hangisiyle ilişkilendirilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnsanın ahlaki özerkliğini ve seçim özgürlüğünü korumak amacıyla Tanrı'nın varlığını yadsıyan ahlaki gerekçelere dayalı ateist argüman

Cevap

İnsanın ahlaki özerkliğini ve seçim özgürlüğünü korumak amacıyla Tanrı'nın varlığını yadsıyan ahlaki gerekçelere dayalı ateist argüman
Doğru yanıt olan seçenek, insanın kendi kararlarıyla özünü yaratabilen özgür bir varlık olması için aşkın bir yaratıcının varlığını yadsıyan ahlaki gerekçelere dayalı ateist argümanı açıklamaktadır. Metinde de vurgulandığı üzere, insanın mutlak özgürlüğü ancak onu belirleyen aşkın bir gücün yokluğu ile mümkündür.

Adım Adım Çözüm

1
Parçanın ana fikrini ve savunulan tezi belirleme
Metinde insanın önceden belirlenmiş bir özünün olmadığı, ahlaki özerkliği ve özgürlüğü için aşkın bir gücün (Tanrı'nın) varlığının yadsındığı belirlenmiştir.
Soru kökündeki düşüncelerin hangi felsefi argümanla örtüştüğünü saptamak için metnin özünü anlamak gerekir.
2
Seçeneklerdeki argümanları metnin teziyle karşılaştırma
İnsanın ahlaki özgürlüğünü korumak adına Tanrı'nın varlığını reddeden yaklaşımın ateist ahlak argümanı olduğu tespit edilir.
Parçadaki 'insan özgürlüğünün ön koşulu aşkın bir gücün bulunmamasıdır' ifadesi doğrudan ahlaki özerklik ve özgürlük argümanına dayanır.
3
Diğer seçeneklerdeki kavramların elenmesi ve doğru seçeneğin teyit edilmesi
Tanrı'nın varlığını doğrudan reddeden ateist ahlak argümanının doğru cevap olduğu kesinleştirilir.
Diğer seçeneklerdeki inanç biçimleri ve yaklaşımlar parçadaki ateist varoluşçu/özgürlükçü reddiyeyi karşılamamaktadır.

Anahtar Kavram

Ateizmin Ahlak ve Özgürlük Argümanı
Tahmini Süre:2m 0s
Sayfa 1 / 2Sonraki
Din Felsefesi Alıştırma Soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) | Examkin