Felsefeyi Tanıma

54 soru

Soru 1Soru

Bilim tarihçisi Thomas Kuhn, bilimsel ilerlemenin eski kuramların terk edilip yeni paradigmaların kabul edilmesiyle gerçekleştiğini savunur. Örneğin, Einstein fiziği geliştikten sonra Newton fiziği geçerlilik alanını büyük ölçüde yitirmiştir. Oysa felsefe tarihinde durum çok farklıdır. Platon’un devlet tasarımı, Descartes'ın zihin-beden ayrımı veya Kant’ın ahlak yasası felsefe gündeminden hiçbir zaman düşmez. Bir filozof, kendinden önceki sistemleri çürütüp tarihin tozlu raflarına kaldırmaz; aksine onları kendi düşüncesini temellendirmek için birer basamak olarak kullanır ve felsefe bu şekilde sürekli genişleyen bir tartışma alanı haline gelir.

Bu parçaya göre felsefi düşünceyi bilimsel düşünceden ayıran ve parçada vurgulanan ayırt edici özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yeni ortaya konan düşüncelerin geçmişteki görüşleri dışlamadan, onlarla diyalog halinde birikerek genişlemesi

Cevap

Yeni ortaya konan düşüncelerin geçmişteki görüşleri dışlamadan, onlarla diyalog halinde birikerek genişlemesi
Yeni ortaya konan düşüncelerin geçmişteki görüşleri dışlamadan, onlarla diyalog halinde birikerek genişlemesini belirten ifade doğrudur. Çünkü parçada felsefi düşüncenin, bilimden farklı olarak, eski görüşleri çürütüp devre dışı bırakmadığı aksine geçmişteki fikirlerle bağ kurarak yığılımlı (kümülatif) bir şekilde genişlediği vurgulanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada sunulan bilimsel ve felsefi bilgi birikim modellerini karşılaştırmak.
Bilimde eski kuramların (Newton fiziği) yenileri (Einstein fiziği) tarafından geçerliliğini yitirdiği, felsefede ise eski kuramların (Platon, Descartes, Kant) güncelliğini yitirmeyip bugün de tartışılmaya devam ettiği saptanır.
Parçadaki ana fikri ve iki disiplin arasındaki temel farkı belirlemek.
2
Elde edilen farkı felsefi düşüncenin ayırt edici özellikleriyle ilişkilendirmek.
Düşüncelerin birbirini yok etmeden üst üste birikmesi ve ortak bir düşünce mirası oluşturması durumu felsefi düşüncenin 'yığılımlı (kümülatif)' olma özelliğine karşılık gelir.
Parçadaki durumu doğru felsefi kavramla eşleştirmek.
3
Seçenekleri analiz ederek kavramsal hataları barındıran çeldiricileri elemek.
Dogmatiklik, pratik fayda beklentisi, bilgelik yanılgısı ve deneysel doğrulama içeren seçenekler elenir. Yığılımlı olma özelliğini doğru açıklayan seçenek belirlenir.
Çeldiricileri eleyerek doğru sonuca ulaşmak.

Anahtar Kavram

Felsefi Düşüncenin Yığılımlı (Kümülatif) Olması
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2Soru

Felsefe dersinde öğretmen, tahtaya felsefi sorgulamalara ve filozofların tavırlarına dair bazı örnek durumlar yazmıştır.

Buna göre, sol sütunda verilen filozof tavırları ile sağ sütunda yer alan felsefi düşüncenin ayırt edici özelliklerini doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Filozofun, bilginin kaynağı ve imkânı üzerine geliştirdiği kendi kuramını yeniden ele alarak, bu kuramı oluşturan zihinsel süreçlerin sınırlılıklarını ve geçerliliğini ikinci bir düşünmeyle sorgulaması.
Ahlak felsefesinde 'insanın eylemlerinde tamamen özgür olduğunu' savunan bir düşünürün, yapıtının ilerleyen bölümlerinde kaderci ya da önceden belirlenmiş bir nedensellik modeline yer vermeyerek önermeleri arasında mantıksal uyum araması.
Bilim felsefesi çalışan bir araştırmacının, kendisinden önceki yüzyıllarda ortaya konmuş bilim kuramlarını dışlamadan, bu kuramların üzerine yeni sorular ve bakış açıları ekleyerek ortak düşünce mirasını zenginleştirmesi.
Bir düşünürün, içinde yaşadığı toplumun sarsılmaz doğrular olarak kabul ettiği geleneksel yargıları doğrudan benimsemek yerine, 'Bu kuralların kaynağı nedir?' ve 'Hangi ölçüte göre doğrudur?' gibi sorularla temellerini irdelemesi.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci durum Refleksiflik, ikinci durum Tutarlılık, üçüncü durum Kümülatiflik ve dördüncü durum Sorgulayıcılık özellikleri ile eşleşir.
Verilen filozof tavırları analiz edildiğinde; kendi zihinsel süreçlerini ve kuramını sorgulayan filozofun refleksif davrandığı, önermeleri arasındaki uyumu gözeterek çelişkilerden kaçınanın tutarlılığı benimsediği, ortak mirasa katkıda bulunarak yığılımlı ilerleme sağlayanın kümülatif yapıyı yansıttığı ve genel geçer doğruların temellerini irdeleyen kişinin sorgulayıcılık özelliğini sergilediği görülür.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci örnek durumdaki filozof tavrı incelenir. Düşünürün kendi epistemolojik kuramını bir düşünme nesnesi hâline getirerek zihnin süreçlerini incelediği görülür.
Bu durum, düşüncenin kendi üzerine dönerek kendini sorgulaması olan 'Refleksiflik' özelliği ile eşleşir.
Refleksif düşünce, zihnin kendi ürettiği bilgi ve fikirler üzerine yeniden yönelmesidir.
2
İkinci durum analiz edilir. Filozofun aynı yapıt içinde kaderciliği dışlayıp özgürlüğü savunarak önermeleri arasındaki uyumu koruduğu tespit edilir.
Bu durum, argümanların birbiriyle çelişmemesini ifade eden 'Tutarlılık' özelliğiyle eşleşir.
Felsefede tutarlılık, düşüncelerin kendi içinde akla uygun ve çelişkisiz bir bütün oluşturmasıdır.
3
Üçüncü durum incelenir. Bilim felsefecisinin geçmişteki kuramları yok saymadan, onların üstüne yeni sorular ekleyerek düşünce mirasını zenginleştirdiği belirlenir.
Bu durum, felsefi bilginin tarihsel süreçte üst üste eklenerek yığılmasını anlatan 'Kümülatiflik' özelliğiyle eşleşir.
Felsefe, bilim gibi doğrusal ilerlemez; fikirlerin yığılımlı olarak (kümülatif) birikmesiyle gelişir.
4
Dördüncü durum incelenir. Düşünürün toplumsal doğruları doğrudan kabul etmeyip bunların kaynağını ve doğruluğunu sorgulayan sorular sorduğu görülür.
Bu durum, verili olanı olduğu gibi benimsememe ve temellerini irdeleme anlamına gelen 'Sorgulayıcılık' özelliğiyle eşleşir.
Sorgulayıcılık, felsefenin dogmatik kabullere karşı çıkarak her konuyu soru konusu yapma tavrıdır.

Anahtar Kavram

Felsefi Düşüncenin Ayırt Edici Özellikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 3Soru

Felsefe disiplinini diğer bilgi alanlarından ayıran birtakım zihinsel nitelikler bulunmaktadır. Sol tarafta verilen bu kavramlar ile sağ taraftaki açıklamaları doğru biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Rasyonellik
Refleksiflik
Tutarlılık
Kümülatiflik

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Rasyonellik ile 'Ortaya atılan felsefi görüşlerin akıl yürütme kurallarına ve mantığa uygun olarak gerekçelendirilmesi', Refleksiflik ile 'Zihnin kendi üzerine yönelerek, bilme eyleminin ve mevcut bilgilerin yeniden sorgulanması', Tutarlılık ile 'Felsefi bir sistem içindeki savların birbiriyle çelişmemesi ve uyumlu bir bütün oluşturması', Kümülatiflik ile 'Felsefi sorulara verilen yanıtların tarih boyunca birikmesi ve farklı görüşlerin bir arada varlığını sürdürmesi' eşleşmektedir.
Yapılan eşleştirmelerle rasyonellik akla dayanma, refleksiflik düşünce üzerine düşünme, tutarlılık içsel çelişmezlik ve kümülatiflik ise bilgilerin birikme özelliğiyle doğru bir şekilde eşleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Rasyonellik kavramının tanımını belirleme.
Rasyonellik akla dayalı olmayı gerektirir. Akıl yürütme ve mantığa uygun gerekçelendirmeyi içeren açıklama ile eşleşir.
Rasyonellik ilkesinin temel mantıksal ve akılsal gerekçelendirme yapısını ortaya koymak.
2
Refleksiflik kavramının tanımını belirleme.
Refleksiflik zihnin kendi üzerine yönelmesidir. Düşünmenin kendi bilme eylemini sorgulaması ile eşleşir.
Refleksif düşüncenin kendi içine dönük yapısını saptamak.
3
Tutarlılık kavramının tanımını belirleme.
Tutarlılık çelişmezlik ilkesine dayanır. Savların çelişmemesi ve uyumlu bütün oluşturması ile eşleşir.
Felsefedeki tutarlılık kavramının çelişmeme ilkesiyle ilişkisini kurmak.
4
Kümülatiflik kavramının tanımını belirleme.
Kümülatiflik yığılımlı olmayı ifade eder. Soruların ve yanıtların tarih boyunca birikmesiyle eşleşir.
Kümülatif felsefi bilginin tarihsel süreçteki birikim özelliğini belirlemek.

Anahtar Kavram

Felsefi Düşüncenin Ayırt Edici Özellikleri
Soru 4Soru

Bir yazar, günlüğüne şu satırları yazar: "Yıllardır insan hakları, özgürlük ve adalet gibi kavramlar üzerine romanlar yazıyorum. Ancak bugün masamın başına oturduğumda, bu kavramları savunurken kurduğum mantıksal argümanların arkasındaki kendi zihinsel kabullerimi, bu yargılara nasıl ulaştığımı ve bu düşünme eyleminin kendisinin ne anlama geldiğini sorgulamaya başladım. Kendi zihnimin ürettiği düşünceleri adeta bir nesne gibi karşıma alıp onları yeniden inceleme gereği duydum."

Bu parçada yazarın felsefi düşünceye yaklaştığı an, felsefi düşüncenin aşağıdaki ayırt edici özelliklerinden hangisiyle doğrudan ilişkilidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Düşüncenin kendi üzerine yönelerek kendisini konu edinmesi

Cevap

Düşüncenin kendi üzerine yönelerek kendisini konu edinmesi
Parçada yazarın, kendi zihinsel kabullerini, bu kabullere nasıl ulaştığını ve düşünme eyleminin ne anlama geldiğini incelemesi, düşüncenin kendi üzerine yönelerek kendisini konu edinmesi anlamına gelen 'refleksif' özelliğe tam olarak uyar. Refleksif düşünce, zihnin kendi ürettiği düşünceler, bilgiler ve kavramlar üzerine tekrar dönüp onları analiz etmesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki yazarın zihinsel yönelimini analiz etmek
Yazarın 'kendi zihinsel kabullerimi, bu yargılara nasıl ulaştığımı ve bu düşünme eyleminin kendisinin ne anlama geldiğini sorgulamaya başladım' ve 'kendi zihnimin ürettiği düşünceleri adeta bir nesne gibi karşıma alıp onları yeniden inceleme' ifadeleri, zihnin kendi ürettiği bilgi ve süreçler üzerine odaklandığını gösterir.
Parçadaki ana fikrin felsefi düşüncenin hangi özelliğine işaret ettiğini saptamak için yazarın eyleminin niteliği anlaşılmalıdır.
2
Bu yönelimin felsefi kavramlar arasındaki karşılığını belirlemek
Düşüncenin kendi üzerine yönelmesi, düşünme üzerine düşünme durumu felsefe literatüründe 'refleksiflik' veya 'refleksif olma' olarak adlandırılır.
Yazarın zihinsel eyleminin felsefi özelliğini adlandırmak için terimsel eşleştirmeyi yapmak gerekir.

Anahtar Kavram

Refleksif Düşünce
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5Soru

Aşağıda verilen soru örneklerini, taşıdıkları nitelikler ve yöneldikleri hedefler doğrultusunda en uygun sorgulama türü ve özelliği ile eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bir fizik kuramının öngördüğü parçacıkların varlığını deneysel olarak kanıtlamak için hangi gözlem araçlarını tasarlamalıyız?
İnsanın evrendeki yerini ve varoluşsal anlamını sorgularken ulaştığımız ilkeler ne ölçüde evrensel bir geçerliliğe sahiptir?
Zihnimizin dış dünyaya dair ürettiği bilgilerin doğruluğunu sorgularken, bu şüphe etme eyleminin kendisinden nasıl emin olabiliriz?
Yasal haklarımı koruyarak mülk edinme sürecimi en az maliyet ve risk ile nasıl tamamlayabilirim?

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirmede; deneysel araçları sorgulayan birinci ifade bilimsel sorgulamayla, varoluşsal ilkeleri sorgulayan ikinci ifade felsefi sorgulamayla, şüphe etme eyleminin kendisini sorgulayan üçüncü ifade refleksif sorgulamayla, pratik mülk edinme sürecini sorgulayan dördüncü ifade ise gündelik sorgulamayla eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede her soru türü kendi amacına uygun kavramsal kategoriyle eşleşmiştir. Deneysel kanıt arayan fizik sorusu olgusal olduğundan bilimsel sorgulamadır. Varoluşsal ve tümel ilkeleri arayan soru felsefi sorgulamadır. Şüphe etme eylemini sorgulayan zihinsel süreç refleksif sorgulamadır. Son olarak mülk edinme gibi somut eylemsel çözümler arayan soru ise gündelik sorgulamadır.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütundaki ilk ifadeyi analiz etmek.
Fiziksel kuram ve deneysel kanıt arayışı olgusal dünyaya yönelik olduğundan bilimsel sorgulama ile eşleştirilir.
Bilim olgularla ve deneysel kanıtlarla ilgilenir.
2
Sol sütundaki ikinci ifadeyi incelemek.
İnsanın evrendeki yerini ve genel ahlaki ilkeleri sorgulayan bu ifade, felsefi sorgulamanın tümel ve değer alanına yönelik yapısına uyar.
Felsefi sorular genelleyici ve değer odaklıdır.
3
Sol sütundaki üçüncü ifadeyi değerlendirmek.
Şüphe etme eyleminin kendisini sorgulayan bu ifade, düşünmenin kendi üzerine yönelmesi yani refleksif düşünme anlamına gelir.
Kendi zihinsel süreçlerini incelemek refleksif düşüncenin en temel özelliğidir.
4
Sol sütundaki son ifadeyi incelemek.
Mali riskleri azaltmaya ve somut bir kazanç elde etmeye yönelik soru, pratik faydayı gözeten gündelik sorgulamadır.
Gündelik sorular yaşamda karşılaşılan somut durumlar için pratik çözümler arar.

Anahtar Kavram

Felsefi soruların refleksif, kavramsal ve tümel olma özellikleri ile bilimsel ve gündelik sorulardan ayrılan yönleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6Soru

Bir tiyatro sahnesinde oynayan oyuncular, kendilerine verilen rolü ve replikleri sorgulamadan sahnelerler. Çoğu insan da yaşamı boyunca toplumun kendisine biçtiği rolleri üstlenir ve bunları sorgulamaksızın tekrar eder. Felsefe ise bireyi bu edilgen durumdan çıkarıp ona hem kendi yaşam senaryosunu yazma hem de eylemlerini dışarıdan bir gözle değerlendirme olanağı sunar. Bu sayede birey, kendi kararlarını alan ve hayatına yön veren aktif bir özneye dönüşür.

Buna göre parçada felsefenin bireye sağladığı aşağıdaki işlevlerden hangisi vurgulanmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bireyin kendi yaşamı üzerinde belirleyici olması ve özerklik kazanması

Cevap

Bireyin kendi yaşamı üzerinde belirleyici olması ve özerklik kazanması
Doğru yanıt, parçada vurgulanan otonomi ve özerklik kavramlarını ifade etmektedir. Parçada geçen 'kendi yaşam senaryosunu yazma' ve 'kendi kararlarını alan, hayatına yön veren aktif bir özneye dönüşme' ifadeleri, bireyin başkalarının veya toplumun belirlediği kalıpların dışına çıkarak kendi yaşamı üzerinde belirleyici bir güç hâline gelmesini (özerklik kazanmasını) simgeler.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki temel analojiyi (tiyatro sahnesi ve rol alma) çözümlemek.
Tiyatro sahnesindeki hazır rollerin toplumun bireye sunduğu hazır şablonları ve beklentileri temsil ettiği belirlenir.
Parçanın ana fikrine ulaşmak için kullanılan benzetmenin neyi sembolize ettiğini anlamak gerekir.
2
Felsefenin bu duruma getirdiği alternatifi ve bireye etkisini belirlemek.
Felsefenin bireye 'kendi yaşam senaryosunu yazma' ve 'hayatına yön veren aktif bir özneye dönüşme' imkânı verdiği tespit edilir.
Felsefenin bireysel işlevinin ne olduğunun açıkça ifade edildiği kısımları saptamak gerekir.
3
Elde edilen sonucu felsefenin bireysel işlevleri ile ilişkilendirerek doğru seçeneği bulmak.
Kendi yaşam senaryosunu yazıp kararlarını kendisi alan bireyin otonomi (özerklik) kazandığı sonucuna ulaşılır.
Paragraftaki çıkarımın felsefe terminolojisindeki karşılığını (özerklik/otonomi) seçeneklerde aramak gerekir.

Anahtar Kavram

Felsefenin bireye otonomi (özerklik) ve kendi yaşamını yönlendirme gücü kazandırması
Soru 7Soru

Bir hukukçu mahkemede "Sanığın bu eylemi mevcut yasalara göre suç teşkil eder mi?" sorusunu sorarak somut bir duruma dair yasal sınırları belirlemeye çalışır. Bir vatandaş ise günlük yaşamında karşılaştığı bir olay karşısında "Bu durumda ne yapmam ahlaken doğrudur?" diyerek pratik bir karar almaya çalışır. Buna karşın bir filozof, bu somut ve pratik durumların ötesine geçerek "Adalet nedir?", "Yasanın meşruiyet kaynağı ne olmalıdır?" gibi sorular yöneltir. Bu parçadan hareketle felsefi soruların diğer soru türlerinden ayrılan temel niteliği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Somut ve pratik çözümlerin ötesine geçerek kavramların özüne ve temeline y��nelik sorgulamalar olması

Cevap

Somut ve pratik çözümlerin ötesine geçerek kavramların özüne ve temeline yönelik sorgulamalar olması
Doğru seçenekte belirtildiği gibi, felsefi sorular pratik ya da olgusal bir durumun sınırlarını çizmek yerine, o durumun temelindeki kavramsal özü sorgular. Bu yüzden somut ve pratik çözümlerin ötesine geçerek kavramların özüne yönelme felsefi soruların en temel ayırt edici özelliğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki hukukçu ve vatandaşın sorularının yöneldiği amaçları belirlemek.
Hukukçunun sorusu somut bir duruma ait yasal sınırları, vatandaşın sorusu ise pratik bir eylemin doğruluğunu belirlemeyi amaçlar.
Felsefi soruların diğer soru türlerinden farkını anlamak için öncelikle diğer soruların pratik ve olgusal sınırlarını belirlemek gerekir.
2
Filozofun sorduğu soruların niteliğini analiz etmek.
Filozofun soruları ("Adalet nedir?", "Yasanın meşruiyet kaynağı nedir?") somut olayların ötesinde, bu olayların temelindeki kavramsal özü sorgular.
Felsefi düşüncenin öze yönelik ve kavramsal yapısını açığa çıkarmak.
3
Seçenekleri inceleyerek felsefi soruların bu ayırt edici niteliğini yansıtan ifadeyi bulmak.
Somut ve pratik çözümlerin ötesine geçerek kavramların özüne ve temeline yönelmenin felsefi soruların temel niteliği olduğu sonucuna ulaşılır.
Doğru cevabı belirleyip çeldiricileri elemek.

Anahtar Kavram

Felsefi soruların öze yönelik, kavramsal ve pratik fayda kaygısından uzak olması.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8Soru

Fârâb��’ye göre felsefe, var olmaları bakımından varlıkların özünü ve hakikatini bilme çabasıdır. O, bu arayışı salt teorik bir bilgi yığını elde etmek olarak görmez; aksine felsefi bilginin insanı ahlaki yetkinliğe ve nihai mutluluğa ulaştırması gerektiğini savunur. Filozof, evrendeki düzeni kavrayarak kendi ruhunu da bu düzene uydurmaya çalışan kişidir.

Buna göre, Fârâbî’nin felsefe anlayışıyla ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Felsefe, teorik olarak varlığın özünü kavramayı amaçlarken pratik açıdan da insanın ahlaki yetkinliğine katkı sunan bütünsel bir arayıştır.

Cevap

Felsefenin teorik olarak varlığın özünü kavramayı amaçlarken pratik açıdan da insanın ahlaki yetkinliğine katkı sunan bütünsel bir arayış olduğunu belirten seçenek doğrudur.
Fârâbî'nin felsefe tanımında felsefe yalnızca soyut bir bilme etkinliği değildir. O, teorik olarak varlığın hakikatini anlama çabasını içerirken pratik olarak bu bilginin insanın ahlaki eylemlerine yön vermesini, onu olgunlaştırmasını ve nihai mutluluğa ulaştırmasını amaçlar. Felsefenin hem teorik hem de pratik yönünü bütünleştiren seçenek parçadaki bu düşünceyi tam olarak yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel iddiayı analiz etmek.
Fârâbî'nin felsefe tanımında hem teorik boyutun (varlığın özünü ve hakikatini bilme) hem de pratik/ahlaki boyutun (ahlaki yetkinlik, mutluluk ve ruhu evrensel düzene uydurma) bir arada bulunduğu tespit edilir.
Parçadan çıkarılabilecek en kapsamlı ve doğru felsefe tanımına ulaşmak hedeflenmektedir.
2
Seçenekleri karşılaştırmak.
Felsefeyi teorik ve pratik yönleriyle bütünleştiren seçeneğin parçada verilen 'varlığın hakikatini bilme' ile 'ahlaki yetkinleşme ve mutluluk' ifadeleriyle tam olarak örtüştüğü görülür.
Diğer seçeneklerin felsefeyle ilgili çeşitli kavramsal yanılgılar barındırdığını veya parçayla çeliştiğini doğrulamak gerekir.

Anahtar Kavram

Felsefenin Tanımı ve İşlevi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 9Soru

Karl Jaspers, felsefe yapmayı belirli bir hedefe varıp durmaktan ziyade 'yolda olmak' şeklinde tanımlar. Ona göre felsefede sorular cevaplardan daha önemlidir ve her cevap yeni bir arayışın başlangıcına dönüşür. Bu bakımdan felsefe, hiçbir zaman tamamlanmış ve dondurulmuş bir bilgi yığını değildir; tam aksine sürekli devam eden rasyonel bir sorgulama etkinliğidir.

Bu parçadan hareketle felsefeyle ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tamamlanmış bir sonuç veya değişmez bir bilgi yığını olmaktan ziyade, sürekli devam eden bir arayış ve sorgulama sürecidir.

Cevap

Felsefenin tamamlanmış bir sonuçtan ziyade, sürekli devam eden bir arayış ve sorgulama süreci olduğu seçeneği doğrudur.
Parçada felsefenin 'yolda olmak' olduğu, hiçbir zaman tamamlanmış bir bilgi yığını haline gelmediği ve her cevabın yeni bir arayışı tetiklediği ifade edilmiştir. Bu durum, felsefenin bitmiş bir sonuçtan ziyade sürekli devam eden bir arayış ve sorgulama süreci olduğunu doğrudan gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada yer alan felsefe tanımları ile 'yolda olmak' metaforu analiz edilir.
Felsefenin statik (durağan) bir bilgi yapısı olmadığı, dinamik bir arayış süreci olduğu belirlenir.
Parçadaki temel felsefe görüşünün neyi savunduğunu anlamak için.
2
Seçenekler incelenerek parçadaki 'bitmemişlik', 'sürekli arayış' ve 'soruların önceliği' vurgusuyla uyuşan yargı aranır.
Felsefenin tamamlanmış bir sonuç değil, sürekli devam eden bir arayış süreci olduğunu belirten ifadenin en doğru açıklama olduğu görülür.
Metindeki ana fikri doğrudan karşılayan doğru seçeneği belirlemek için.

Anahtar Kavram

Felsefenin sürekli bir arayış ve sorgulama süreci (yolda olmak) olarak niteliği
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 10Soru

Antik Yunan'da 'sophia' kavramı, eksiksiz ve mutlak bir bilgiye sahip olma durumunu, yani bilgeliği ifade ediyordu. Ancak insan aklının sınırlarını fark eden Pythagoras, kendisini bir bilge (sophos) olarak nitelemekten kaçınmış; bilgiyi hazır bir mülk gibi elinde tutan değil, onun peşinden koşan anlamında 'philosophos' (bilgelik dostu/severi) terimini tercih etmiştir. Bu yaklaşım, felsefenin özünün ne olduğunu ortaya koyan tarihi bir dönüm noktasıdır.

Bu parçadan hareketle felsefe teriminin kökeni ve anlamı göz önünde bulundurulduğunda, felsefe yapmakla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bitmiş bir bilgi birikimine sahip olmaktan ziyade, bilgiye ulaşma yönündeki sürekli bir arayış ve yönelimdir.

Cevap

Bitmiş bir bilgi birikimine sahip olmaktan ziyade, bilgiye ulaşma yönündeki sürekli bir arayış ve yönelimdir.
Felsefe (philosophia) kelime kökeni itibarıyla 'philo' (sevgi/arama) ve 'sophia' (bilgi/bilgelik) sözcüklerinin birleşmesinden oluşur. Parçada da belirtildiği gibi, felsefe yapmak bilgiyi elinde bulunduran bilge bir kişi olmaktan ziyade, sürekli bir arayış, yönelim ve yolda olma durumudur. Dolayısıyla bitmiş bir bilgi birikimine sahip olmaktan ziyade, bilgiye ulaşma yönündeki sürekli bir arayış ve yönelim olduğunu belirten seçenek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada geçen 'sophia' ve 'philosophia' kavramlarının anlam farkını analiz edin.
'Sophia' kesin ve eksiksiz bilgiye sahip olmayı, 'philosophia' ise bu bilgiye ulaşma çabasını ve sevgisini ifade etmektedir.
Felsefe kelimesinin kökenindeki 'arayış' ve 'sevgi' niteliğini kavramak doğru cevaba ulaşmanın ilk adımıdır.
2
Pythagoras'ın neden 'bilge' yerine 'bilgelik arayan' ifadesini kullandığını değerlendirin.
İnsanın her şeyi bilen bir varlık olamayacağı, dolayısıyla felsefenin bitmiş bir sonuç değil, sürekli devam eden bir süreç ve yönelim olduğu sonucuna varılır.
Paragraftaki ana düşünceyle felsefi etkinliğin temel özelliğini eşleştirmek gerekir.

Anahtar Kavram

Felsefe sözcüğünün kökeni (philosophia) ve bu kavramın bilgiyi arama süreci (yolda olmak) olarak niteliği.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 11Soru

Felsefe terimi, etimolojik olarak 'philein' (sevmek, yönelmek) ve 'sophia' (bilgelik) kavramlarının bir araya gelmesiyle oluşur. Buradaki 'sevgi' (philia) sözcüğü, romantik bir duygu durumundan ziyade bir şeye duyulan yoğun ilgi, onu elde etme arzusu ve bu uğurda sarf edilen sürekli çabayı ifade eder. Dolayısıyla 'philosophia', bilgelik üzerinde tekel kurmak ya da ona sahip olduğunu iddia etmek yerine, bilgeliğe doğru kesintisiz bir yönelişi temsil eder.

Buna göre, felsefe teriminin kökenindeki bu anlamsal yapı dikkate alındığında, aşağıdaki durumlardan hangisi felsefi tavra en uygun örneği oluşturur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir düşünürün, ulaştığı kuramsal sonuçları nihai birer durak olarak görmeyip bu sonuçları yeni sorularla sürekli bir biçimde sorgulamaya ve aşmaya çalışması.

Cevap

Bir düşünürün, ulaştığı kuramsal sonuçları nihai birer durak olarak görmeyip bu sonuçları yeni sorularla sürekli bir biçimde sorgulamaya ve aşmaya çalışması.
Felsefe kelimesinin kökenindeki yönelim kavramı, nihai bir bilgiye sahip olmak yerine bilgiyi kesintisiz bir arayışla talep etmeyi ifade eder. Bu doğrultuda, ulaşılan kuramsal sonuçları son nokta olarak görmeyip onları sürekli sorgulamak, felsefenin özündeki arama ruhuna en uygun davranış örneğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde verilen etimolojik köken bilgisini analiz etmek.
Felsefe teriminin 'philein' (sevmek/yönelmek) ve 'sophia' (bilgelik) kelimelerinden türediği, buradaki sevginin bilgeliğe sahip olmak değil, ona kesintisiz yönelmek anlamına geldiği belirlenir.
Soru kökündeki temel iddiayı ve kavramsal çerçeveyi anlamak için.
2
Seçenekleri felsefi tavrın 'bilgiyi arama süreci' olma özelliği açısından değerlendirmek.
Ulaşılan kuramsal sonuçları nihai görmeyip sürekli sorgulamaya devam etme seçeneğinin, bilgeliğe sahip olmak yerine ona yönelme tavrıyla birebir örtüştüğü görülür.
Paragraftaki 'bilgeliğe doğru kesintisiz bir yöneliş' ifadesini en iyi örneklendiren durumu saptamak için.

Anahtar Kavram

Felsefe, bilgeliğe sahip olma iddiası değil, bilgiyi sürekli arama ve ona yönelme sürecidir.
Soru 12Soru

Antik Çağ'da doğa ve evren üzerine düşünen ilk düşünürler kendilerini 'sophos' (bilge) olarak adlandırmaktaydılar. Ancak Pythagoras, bu sıfatın yalnızca tanrılara yakışacağını belirterek kendisini 'philosophos' (bilgelik dostu/bilgeliği arayan) olarak tanımlamıştır. Bu yaklaşıma göre felsefe, hazır ve tamamlanmış bir bilgi birikimine sahip olmak değil; bilginin, hakikatin peşinden durmaksızın gitmektir. Nitekim Karl Jaspers da felsefenin bu yönünü 'Felsefe yapmak yolda olmaktır.' sözüyle dile getirmiştir.

Buna göre, felsefe teriminin kökeni ve anlamı düşünüldüğünde, felsefi etkinliğin doğasına ilişkin aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Felsefe, nihai ve mutlak bilgiye sahip olma iddiası taşımayan, sürekli bir hakikat arayışıdır.

Cevap

Felsefe, nihai ve mutlak bilgiye sahip olma iddiası taşımayan, sürekli bir hakikat arayışıdır.
Felsefe sözcüğü 'philo' (sevgi/arama) ve 'sophia' (bilgi/bilgelik) kelimelerinin birleşiminden oluşur. Bu kelime anlamı, felsefenin hazır bilgiye sahip olmak değil, bilgiyi sevmek ve onu aramak olduğunu gösterir. Pythagoras'ın kendini bilge yerine bilgelik sever olarak tanımlaması ve felsefe yapmanın yolda olmak şeklinde betimlenmesi, felsefenin mutlak bilgiye ulaşıp durmak yerine sürekli bir hakikat arayışı olduğunu doğrular. Dolayısıyla felsefenin nihai ve mutlak bilgi iddiası taşımayan bir arayış olduğunu belirten yargı doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki kavramsal ipuçlarını analiz etme
Pythagoras'ın kendisini 'bilge' (sophos) yerine 'bilgelik sever/arayıcısı' (philosophos) olarak nitelemesi ve Jaspers'ın 'yolda olmak' ifadesi tespit edilmiştir.
Metindeki ana düşünceyi ve felsefe teriminin kökenine ilişkin vurguyu anlamak için.
2
Kavramsal ayrımı belirleme
Felsefenin (philosophia) bir bilgiye sahip olma durumu değil, sürekli bir arama ve yönelme süreci olduğu belirlenmiştir.
Doğru seçeneğe ulaşmak için felsefe ile bilgelik arasındaki farkı ortaya koymak gerekir.
3
Seçenekleri karşılaştırarak sonuca ulaşma
Felsefenin mutlak bilgi iddiası taşımayan, sürekli bir hakikat arayışı olduğunu belirten seçeneğin parçayla tam olarak örtüştüğü görülmüştür.
Diğer çeldirici seçeneklerin felsefeyi dogmatik, pratik odaklı veya her şeyi bilme iddiasında gösteren yanılgılarını elemek için.

Anahtar Kavram

Felsefe teriminin kökeni olan 'philosophia' (bilgelik sevgisi/arayıcılığı) kavramının bilgelik (sophia) kavramından farkı ve felsefenin bitmeyen bir arayış ('yolda olmak') niteliği.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 13Soru

Aşağıdaki metinde felsefe teriminin kökenine ve bu kökenden türeyen kavramlara dair boş bırakılan yerleri uygun kelimelerle tamamlayınız.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Felsefe kavramı, Antik Yunanca'da sevgi ve arayış anlamına gelen ile bilgelik ve derin bilgi anlamına gelen sözcüklerinin birleşmesiyle türetilmiştir. Bu iki kelimenin bir araya gelmesiyle oluşan 'bilgelik sevgisi' ya da 'bilgi arayışı' anlamındaki kavram iken; bu arayışta olan, bilgeliği sahiplenmek yerine onun peşinden giden kişiye de denir.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İlk boşluğa sevgi/arayış anlamındaki 'philo' (veya 'philia'), ikinci boşluğa bilgelik anlamındaki 'sophia', üçüncü boşluğa bu ikisinin birleşiminden oluşan 'philosophia' (felsefe) ve dördüncü boşluğa ise bilgelik arayışındaki kişi anlamındaki 'philosophos' (filozof) kavramı getirilmelidir.
Felsefe sözcüğü etimolojik olarak 'philo' (sevgi/arayış) ve 'sophia' (bilgelik) kelimelerinin birleşmesiyle 'philosophia' (bilgelik sevgisi) anlamına gelir. Bu bilginin peşinde koşan kişiye ise 'philosophos' (filozof) denir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki ilk boşluk için felsefe teriminin ilk bileşeni olan ve sevgi/dostluk/arayış anlamına gelen Yunanca sözcüğü belirleyin.
Bu sözcük 'philo' veya 'philia'dır.
Felsefe kelimesinin kökeninde yer alan ilk kelime sevgi bağıyla yönelmeyi ifade eder.
2
İkinci boşluk için bilgelik, bilgi veya eyleme yön veren derin içgörü anlamına gelen Yunanca terimi belirleyin.
Bu sözcük 'sophia'dır.
Sophia, Antik Yunan'da tanrısal nitelikteki eksiksiz bilgiyi ve bilgeliği temsil eder.
3
Üçüncü boşlukta, bu iki kökün (philo ve sophia) birleşiminden doğan ve doğrudan 'bilgelik sevgisi' anlamına gelen ana disiplinin adını saptayın.
Bu disiplin 'philosophia' (felsefe) terimidir.
İki Yunanca kelime birleşerek batı dillerindeki felsefe kelimesinin kökenini oluşturur.
4
Dördüncü boşluk için bu arayışı sürdüren, bilgiye sahip olduğunu iddia etmek yerine bilginin peşinde koşan kişiyi tanımlayan sıfatı bulun.
Bu kavram 'philosophos' (filozof) terimidir.
Filozof, bilgeliğe sahip olan değil, bilgiyi seven ve arayan kişidir.

Anahtar Kavram

Felsefe teriminin etimolojik kökeni (philo ve sophia kavramları) ve bu kökene dayalı olarak felsefe ile filozof kelimelerinin anlamlandırılması.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 14Soru

Descartes, felsefe yapmayı gözleri kapalı yaşamaktan kurtulup onları açmaya çalışmaya benzetir. Ona göre felsefe ile uğraşmayan bir insan, yaşam boyu gözleri kapalı yürüyen ve kendi yolunu bulmak için sürekli başkalarına bağımlı kalan bir kimse gibidir.

Bu parçadan hareketle felsefeyle ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bireyin kendi aklıyla yaşamı sorgulamasını ve kendi yolunu çizmesini sağlayan bir etkinlik olduğuna

Cevap

Bireyin kendi aklıyla yaşamı sorgulamasını ve kendi yolunu çizmesini sağlayan bir etkinlik olduğuna
Parçada geçen 'gözleri açmak' ifadesi bireyin kendi aklını kullanarak farkındalık kazanmasını, 'yolunu bulmak için başkalarına bağımlı olmamak' ise başkalarının doğrularını körü körüne kabul etmeyip kendi sorgulamalarıyla yolunu çizmesini temsil eder. Dolayısıyla doğru yanıt felsefenin bireyin kendi aklıyla yaşamı sorgulaması ve kendi yolunu çizmesini sağlayan bir etkinlik olduğunu belirten seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki ana fikri ve Descartes'ın benzetmelerini analiz etme
Descartes felsefe yapmayı 'gözleri açmak' ve felsefe yapmamayı 'başkalarına bağımlı bir kör gibi yürümek' olarak tanımlamaktadır.
Yazarın felsefeye yüklediği anlamı belirlemek için benzetmelerin neyi temsil ettiğini anlamak gerekir.
2
Benzetmenin kavramsal karşılığını bulma ve seçeneklerle karşılaştırma
Gözleri açmak ve başkasına bağımlı olmamak, kendi aklını kullanma, bağımsız düşünme ve sorgulama anlamına gelir. Bu da bireyin kendi aklıyla yaşamı sorgulaması ve kendi yolunu çizmesini sağlayan bir etkinlik olduğu seçeneği ile örtüşmektedir.
Soruda istenen doğru çıkarımı belirlemek için parçadaki mecazi ifadelerin felsefi karşılığını tespit etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Felsefe, dogmatik kabullerden uzak durarak, bireyin kendi aklını ve sorgulama yetisini kullanmasıyla yaşamı ve varlığı anlamlandırma çabasıdır.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 15Soru

Felsefe, hazır bilgi paketleri sunan veya dünyaya dair kesin reçeteler yazan bir disiplin değildir. Aksine o, insanın kendisiyle, toplumla ve evrenle kurduğu ilişkiyi sorunsallaştıran, kavramları analiz ederek zihinsel sınırları zorlayan sürekli bir refleksiyon faaliyetidir. Bir filozof, dünyaya dair doğruları cebinde taşıyan bir "bilge" değil; bu doğruların ne ölçüde doğru olduğunu, temellerini ve anlamını sorgulayan bir arayışçıdır. Dolayısıyla felsefi çaba, belirli bir pratik sonuca ulaşıp orada durmak yerine, dü��ünmenin kendisini bir yaşam biçimi haline getirmeyi gerektirir.

Bu parçadan hareketle felsefeyle ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hazır ve bitmiş bir bilgi birikimi sunmaktan ziyade, kabulleri sorgulayan ve kavramları analiz eden zihinsel bir etkinliktir.

Cevap

Hazır ve bitmiş bir bilgi birikimi sunmaktan ziyade, kabulleri sorgulayan ve kavramları analiz eden zihinsel bir etkinliktir.
Parçada felsefenin hazır bilgi sunmadığı, sürekli bir refleksiyon faaliyeti olduğu ve filozofun bilgiyi cebinde taşıyan bir bilge değil, bir arayışçı olduğu belirtilmiştir. Bu durum, felsefenin bitmiş bir bilgi birikimi olmaktan ziyade kabulleri sorgulayan ve kavramları analiz eden zihinsel bir etkinlik olduğunu gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın analiz edilmesi
Paragrafta felsefenin kesin reçeteler sunan hazır bir bilgi paketi olmadığı, aksine sorgulama, kavram analizi ve sürekli bir refleksiyon faaliyeti olduğu belirtilmiştir.
Parçadaki temel felsefe tanımını belirlemek.
2
Seçeneklerin değerlendirilmesi
Felsefenin bitmiş bir bilgi sunmak yerine kabulleri sorgulayan zihinsel bir etkinlik olduğunu belirten seçeneğin parçayla tam olarak örtüştüğü görülür.
Parçayla tutarlı olan doğru seçeneği saptamak.

Anahtar Kavram

Felsefenin tanımı, sürekli bir arayış ve sorgulama etkinliği olması, bilgeliğe (hikmet) ulaşma yolundaki çaba olması.
Soru 16Soru

Filozof, adalet kavramını temellendirirken sadece toplumsal pratikleri ve yasal düzenlemeleri incelemekle kalmaz; aynı zamanda "Adalet kavramına ulaşırken zihnim hangi ön kabullerle hareket etmektedir?" ve "Bu ön kabullerin mantıksal dayanakları nelerdir?" gibi sorularla kendi düşünme biçimini de masaya yatırır. Bu yönüyle felsefi sorgulama, sadece dışsal bir nesneye yönelmekle sınırlı kalmayıp bilme eyleminin kendisini ve bu eylemin sonuçlarını da analiz eder.

Buna göre parçada felsefi düşüncenin aşağıdaki özelliklerinden hangisi vurgulanmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Düşüncenin kendi üzerine yönelerek ürettiği fikirleri ve yöntemi yeniden inceleme konusu yapması

Cevap

Düşüncenin kendi üzerine yönelerek ürettiği fikirleri ve yöntemi yeniden inceleme konusu yapması
Doğru cevap, düşüncenin kendi üzerine yönelerek ürettiği fikirleri ve yöntemi yeniden inceleme konusu yapmasını belirten seçenektir. Parçada filozofun adalet kavramını incelerken zihninin hangi ön kabullerle hareket ettiğini sorması ve sorgulama eyleminin kendisini analiz nesnesi yapması, felsefenin kendi ürettiği düşünce üzerine tekrar düşünme (refleksiflik) özelliğini doğrudan örneklemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki anahtar ifadeleri belirlemek.
Filozofun "kendi düşünme biçimini de masaya yatırması" ve "sorgulamanın kendisini de bir analiz nesnesi haline getirmesi" ifadeleri tespit edilir.
Bu ifadeler felsefi düşüncenin yöneliminin nereye (düşüncenin kendisine) olduğunu anlamak için gereklidir.
2
Tespit edilen yönelimi felsefi kavramlarla eşleştirmek.
Düşüncenin kendi üzerine dönmesi, kendi ürettiği bilgi ve yöntemleri tekrar sorgulaması felsefede "refleksiflik" (refleksif olma) kavramıyla tanımlanır.
Soruda sorgulanan felsefi düşünce özelliğinin doğru tanımına ulaşmak amaçlanır.
3
Seçenekleri analiz ederek yanlış yönelimleri ve çeldiricileri elemek.
Tutarlılık, rasyonellik, pratik fayda beklentisi ve dogmatizm gibi kavramların parçada vurgulanan zihinsel katlanmayı ifade etmediği görülür.
Doğru cevabın netleştirilmesi ve çeldiricilerin elenmesi sağlanır.

Anahtar Kavram

Refleksiflik (Düşüncenin kendi üzerine dönmesi)
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 17Soru

Aşağıda sol sütunda verilen felsefi düşüncenin ayırt edici özelliklerini, sağ sütundaki doğru tanımlarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Refleksiflik
Kümülatiflik
Tutarlılık

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Refleksiflik kendi üzerine düşünme tanımıyla, kümülatiflik yığılımlı olarak artma tanımıyla, tutarlılık ise mantıksal olarak çelişki barındırmama tanımıyla eşleşmektedir.
Refleksiflik kendi üzerine düşünme tanımıyla, kümülatiflik yığılımlı olarak artma tanımıyla, tutarlılık ise mantıksal olarak çelişki barındırmama tanımıyla eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütundaki kavramları ve sağ sütundaki açıklamaları okuyun.
Kavramlar ve tanımların temel özellikleri belirlendi.
Eşleştirme yapabilmek için kavramların temel tanımlarını bilmek gerekir.
2
Kavramları tanımlarla birebir eşleştirin.
Refleksiflik düşünce üzerine düşünme, kümülatiflik yığılımlılık ve tutarlılık çelişmezlik tanımlarıyla doğru şekilde eşleşti.
Bu eşleştirmeler felsefi düşüncenin ayırt edici özelliklerinin temel sözlük anlamlarına uygundur.

Anahtar Kavram

Felsefi Düşüncenin Ayırt Edici Özellikleri
Tahmini Süre:45s
Soru 18Soru

Wittgenstein, *Tractatus* adlı eserinde felsefenin bir kuram veya öğreti olmadığını, aksine bir etkinlik olduğunu savunur. Ona göre felsefenin amacı, dilin sınırlarını belirleyerek düşünceleri mantıksal olarak netleştirmektir. Felsefe yapıldı��ında ortaya çıkan şey yeni felsefi önermeler değil, karmaşık ve bulanık önermelerin berraklaşmasıdır. Dolayısıyla felsefe, olgusal dünyaya dair yeni bilgiler sunan bir bilim dalı gibi çalışmaz; var olan önermeleri analiz ederek onların anlamını aydınlatır.

Bu parçadan hareketle felsefenin doğasına ilişkin aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Felsefe, dünyaya ilişkin yeni olgusal bilgiler ortaya koymaktan ziyade, düşünce ve dili çözümleme etkinliğidir.

Cevap

Felsefe, dünyaya ilişkin yeni olgusal bilgiler ortaya koymaktan ziyade, düşünce ve dili çözümleme etkinliğidir.
Doğru seçenek parçadaki görüşle tam olarak örtüşmektedir. Parçada felsefenin olgusal dünyaya dair yeni bilgiler üreten bir bilim olmadığı, aksine dilin sınırlarını belirleyip düşünceleri rasyonel ve mantıksal olarak netleştirmeye yarayan bir 'çözümleme etkinliği' olduğu açıkça ifade edilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel felsefe tanımını ve amacını belirleme.
Wittgenstein felsefeyi bir öğreti değil, dilin sınırlarını çizerek düşünceleri netleştiren bir 'etkinlik' olarak tanımlamaktadır.
Sorunun kökü felsefenin doğasına dair ulaşılabilecek sonucu sorduğu için öncelikle yazarın felsefeye biçtiği işlevi saptamamız gerekir.
2
Felsefenin bilgi üretimi konusundaki konumunu analiz etme.
Felsefenin olgusal dünyaya dair yeni bilgiler üreten bir bilim gibi çalışmadığı, var olan önermeleri çözümlediği sonucuna varılır.
Parçadaki 'felsefe olgusal dünyaya dair yeni bilgiler sunan bir bilim dalı gibi çalışmaz' ifadesinin anlamını netleştirmek gerekir.
3
Elde edilen sonuçları seçeneklerle karşılaştırarak doğru seçeneğe ulaşma.
Felsefenin olgusal bilgi sunmak yerine dil ve düşünce çözümlemesi yaptığı seçeneği doğru yanıt olarak doğrulanır.
Doğru seçenek parçadaki 'bilgi sunmama' ve 'önermeleri analiz ederek anlamı aydınlatma' ifadelerini en iyi özetleyen yargıdır.

Anahtar Kavram

Felsefenin bir öğreti değil, dil ve düşünceleri netleştirme etkinliği olması.
Soru 19Soru

Bir insan sadece dış dünyadaki nesneleri, örneğin gökyüzünü, ağaçları veya diğer insanları düşünmekle kalmaz. Aynı zamanda kendi zihnine dönerek "Ben bu nesneleri nasıl algılıyorum?", "Düşüncelerimin kaynağı nedir?" ve "Doğru düşünüp düşünmediğimi nasıl bilebilirim?" gibi sorular üzerinde de kafa yorar. Bu şekilde zihin, doğrudan kendisine ve kendi ürettiği bilgilere yönelir. Bu parçada açıklanan durum, felsefi düşüncenin aşağıdaki özelliklerinden hangisi ile doğrudan ilgilidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Refleksif olma

Cevap

Refleksif olma
Felsefi düşüncenin, zihnin kendi üzerine yönelerek kendi ürettiği düşünceler, bilgiler ve kavramlar hakkında tekrar düşünmesi özelliğine refleksif olma (refleksiflik) denir. Parçada geçen 'zihnin kendi üzerine dönerek kendi ürettiği bilgilere yönelmesi' ifadesi doğrudan refleksif olma özelliğini açıklamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada verilen durumu ve zihnin kendi üzerine yönelme eylemini analiz etmek.
Zihnin dış dünyadaki nesneleri düşünmenin ötesine geçerek, kendi algılama süreçlerini ve düşüncelerini konu edindiği belirlenir.
Parçadaki temel vurgunun ne olduğunu anlamak ve bunu felsefi kavramlarla eşleştirmek için bu adım gereklidir.
2
Felsefi düşüncenin özelliklerini gözden geçirerek parçadaki durumla eşleştirmek.
Düşüncenin kendi üzerine yönelmesi ve kendi ürettiği bilgileri sorgulaması durumunun 'refleksiflik' özelliği olduğu tespit edilir.
Refleksif düşünce, kelime anlamı olarak da 'kendi üzerine dönen, yansıyan' düşünceyi ifade eder ve parçadaki örnekle tam olarak uyuşur.

Anahtar Kavram

Felsefi düşüncenin refleksif olma özelliği
Soru 20Soru

Sokrates, sorgulanmamış bir hayatın yaşanmaya değer olmadığını savunurken aslında felsefenin durağan bir bilgi birikimi değil, sürekli kendini gözden geçiren bir sorgulama pratiği olduğunu vurguluyordu. Ona göre insan, kendisini hazır doğruların rüzgarına bırakmak yerine, kendi zihninin sınırlarını ve bilgisizliğini fark etmelidir. Felsefi etkinlik, bu farkındalıkla başlayan ve hiçbir dogmatik kabule boyun eğmeyen rasyonel bir çabadır.

Buna göre, parçadan hareketle felsefeyle ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Felsefe, bireyin zihinsel sınırlarını fark ederek hazır bilgilerin ötesine geçmesini sağlayan, sorgulayıcı ve dinamik bir arayış sürecidir.

Cevap

Felsefe, bireyin zihinsel sınırlarını fark ederek hazır bilgilerin ötesine geçmesini sağlayan, sorgulayıcı ve dinamik bir arayış sürecidir.
Doğru yanıt, felsefenin bireyin kendi zihinsel sınırlarını fark etmesini ve hazır bilgilerin ötesine geçmesini sağlayan sorgulayıcı bir arayış olduğunu belirten ifadedir. Parçada Sokrates'in sorgulama vurgusu ve kişinin kendi bilgisizliğini fark etmesi gerektiği düşüncesi bu yargıyı doğrudan desteklemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçayı okuyarak felsefenin doğası ve filozofun niteliği hakkındaki temel iddiaları belirlemek.
Parçada, felsefenin durağan bir bilgi birikimi veya hazır doğrular olmadığı, aksine sorgulayıcı, dogmatik olmayan rasyonel bir çaba ve arayış olduğu belirlenir.
Soru kökü, parçadan hareketle felsefeyle ilgili ulaşılabilecek genel yargıyı sormaktadır.
2
Seçenekleri bu temel iddialar ve felsefe tanımları açısından değerlendirmek.
Bireyin sınırlarını fark etmesini ve sorgulayıcı arayışını vurgulayan seçeneğin doğru olduğu görülür. Diğer seçeneklerin ise felsefeyi dogmatik görmek, bilgelikle (hikmet) karıştırmak veya pratik faydaya indirgemek gibi felsefe dışı özellikler taşıdığı saptanır.
Doğru sonuca ulaşmak için yanlış seçeneklerin elenmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Felsefenin Tanımı ve Doğası
Tahmini Süre:2m 0s
Sayfa 1 / 3Sonraki