Varlığın Niteliği: İdea Olarak Varlık (İdealizm)
15 soru
İdealist filozoflar, varlığın nihai niteliğini düşünce, ruh veya akıl (idea) üzerinden temellendirirken görüşlerini somutlaştırmak adına çeşitli benzetmelerden yararlanmışlardır.
Aşağıda verilen idealist felsefi yaklaşımları, bu yaklaşımları açıklamakta kullanılan uygun örnek veya benzetmelerle eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Felsefe tarihi boyunca idealist filozoflar, varlığın temelinde maddi olmayan, düşünsel bir ilkenin yer aldığını savunmuş fakat bu ilkeyi farklı kavramsal temellerle açıklamışlardır. Aşağıda sol sütunda bu filozoflar, sağ sütunda ise onların varlık anlayışlarını özetleyen açıklamalar karışık olarak verilmiştir. Filozofları kendilerine ait olan açıklamalarla doğru şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Hegel'e göre evrensel ruh (Geist) durağan bir töz değil; sürekli bir oluş, dinamik bir kendini gerçekleştirme sürecidir. Geist, başlangıçta kendi içine kapalı saf bir potansiyel iken, doğada kendi özüne yabancılaşarak maddi ve nesnel bir biçim kazanır. Ancak bu maddi aşama nihai hedef değildir; Geist, insan bilincinde, kültürde ve felsefede kendi özünün farkına vararak kendine geri döner. Dolayısıyla doğadaki her nesne, tinsel olanın kendini dışsallaştırmasının geçici bir uğrağından ibarettir. Bu parçadan hareketle idealist felsefenin varlığa yaklaşımı hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Platon’a göre duyularımızla algıladığımız fiziksel dünya, sürekli bir değişim ve oluş içindedir; burada hiçbir şey kendi kendisiyle aynı kalmaz. Gerçek ve mükemmel olan varlık ise zamanın ve değişimin yıpratamadığı, yalnızca akılla kavranabilen idealardır. Duyusal dünyadaki her varlık, ait olduğu ideanın pay almasıyla varlık kazanmış kusurlu bir kopyadır. Dolayısıyla gerçeklik, maddesel olan nesnelerde değil, bu nesnelerin arkasında yatan soyut özlerde aranmalıdır.
Bu parçadan hareketle idealist felsefenin varlığa yaklaşımı hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Aşağıda verilen felsefe tarihinin ��nemli idealist düşünürlerini, varlık anlayışlarını yansıtan temel açıklamalarla eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Fârâbî’ye göre, var olan her şeyin kayna��ı olan İlk Varlık (el-Evvel), kendi özü gereği zorunludur ve var olmak için kendisi dışında hiçbir nedene ihtiyaç duymaz. O, saf akıldır ve kendi kendini düşünür. O'ndan taşan (sudur eden) ilk şey de bir akıldır. Evrendeki diğer tüm varlıklar, bu ilk kaynaktan derece derece yayılan akılsal ilkelerin ve formların somutlaşmasından ibarettir. Bu nedenle duyusal dünyadaki çokluk ve maddesellik, özü itibarıyla bu aklî düzenin birer gölgesi ve türevidir.
Bu parçadan hareketle Fârâbî'nin varlığa yaklaşımı hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Varlık felsefesinde 'gerçekten var olan nedir?' sorusuna verilen cevaplar felsefe tarihi boyunca çeşitlilik göstermiştir. Bu yaklaşımlardan birine göre, duyu organlarımızla algıladığımız dış dünya ve içindeki fiziksel nesneler, varlığını insan zihninden, düşüncesinden veya evrensel bir akıldan alır. Maddesel olan her şey, zihinsel ya da düşünsel bir tözün yansımasıdır.
Buna göre, varlığın ilk ve en temel ögesinin 'düşünce (idea)' olduğunu savunan felsefi akım aşağıdakilerden hangisidir?
Aşağıda idealist varlık felsefesine ait bazı temel kavramlar ve açıklamaları verilmiştir. Bu kavramları doğru açıklamalarıyla eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Duyularımızla algıladığımız dış dünya, sürekli değişen gölgelerden ibarettir. Asıl ve gerçek olan varlık ise bu gölgelerin arkasında yatan, zamandan ve mekandan bağımsız, yalnızca zihinle kavranabilen düşünsel yapılardır. Bu düşünsel özler olmasaydı, fiziksel dünyanın varlığından ya da bilgisinden söz etmek mümkün olamazdı. Bu parçada dile getirilen varlık görüşü aşağıdakilerden hangisidir?
Felsefe tarihinde varlığın temelinde 'düşünce', 'idea' veya 'ruh' olduğunu savunan idealist filozoflar, bu temel ilkeyi farklı kavramsal çerçevelerle açıklamışlardır. Aşağıda sol sütunda verilen idealist filozofları, sağ sütunda verilen ve onların varlık anlayışını temsil eden temel açıklamalarla doğru şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Bir mermer parçası, bir heykeltıraşın ona vereceği formu almadığı sürece yalnızca potansiyel olarak bir heykeldir. Mermer kendi başına edilgindir ve onu gerçek bir varlık haline getiren, ona üflenen 'form'dur. Aristoteles'e göre de doğadaki her varlık, madde (hyle) ve formun (morphe) birleşiminden oluşur. Ancak madde sadece bir potansiyel iken, form onu aktüel kılan, ona karakterini ve özünü veren akılsal ilkedir. Varlığın ne olduğunu belirleyen şey, onun maddesi değil, zihinsel olarak kavranabilen formudur.
Bu parçadan hareketle felsefenin varlığa yaklaşımı çerçevesinde 'idea olarak varlık' görüşü hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Hegel'e göre evrensel akıl (Geist), kendi içine kapalı durağan bir yapı olmayıp, kendini gerçekleştirmek amacıyla sürekli bir hareket ve açılım içindedir. Doğa ve insanlık tarihi, bu mutlak ruhun kendisini dışsallaştırdığı ve kendi bilincine ulaştığı diyalektik bir sürecin ürünüdür. Bu bakış açısına göre dışsal nesneler dünyası, kendi başına var olan bağımsız bir töz değildir; aksine tinin kendini gerçekleştirme sürecinde büründüğü geçici somut biçimlerdir.
Buna göre, Hegel'in varlık yaklaşımı hakkında aşağıdakilerden hangisi ileri sürülebilir?
Aşağıda idealist felsefe geleneğinin önemli temsilcileri ile onların varlık anlayışlarını şekillendiren temel ontolojik kavram tanımları verilmiştir. Filozoflar ile bu tanımları doğru şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Platon'a göre, duyusal dünyada gözlemlediğimiz ağaçlar, masalar veya adaletli davranışlar sürekli değişir, bozulur ve yok olur. Ancak zihnimizde yer alan 'ağaç', 'masa' veya 'adalet' kavramları hiçbir zaman değişmez, her zaman kendi kendileriyle özdeş kalır. Duyusal dünyadaki nesneler, bu değişmeyen kavramlardan (idealar) pay aldıkları ya da onları taklit ettikleri ölçüde varlık sahnesine çıkarlar. Dolayısıyla duyularımız bize sadece geçici gölgeleri sunarken, akıl bizi asıl ve gerçek olan varlığa ulaştırır.
Bu parçadan hareketle Platon'un varlık anlayışı hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
İdealist felsefe geleneğinde yer alan aşağıdaki düşünürleri, varlığın niteliğine dair savundukları temel ontolojik yaklaşımlarla eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler