Paragrafta Anlam

1306 soru

Soru 1Soru

Aşağıdaki sol sütunda yer alan numaralanmış metin parçalarını, sağ sütunda verilen anlatım ilkeleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kurgusundaki derinlikle dikkat çeken bu romanda, her cümle adeta birer kristal gibidir. Yazarın seçtiği az sayıda sözcük, okurun zihninde sayfalarca sürecek düşünsel fırtınalar koparmakta, her okumada yeni anlam katmanları keşfedilmektedir.
Hikâyede ne yabancı dillerden devşirilmiş yapay kelimelere ne de anlatımı ağırlaştıran süslü sanatlı ifadelere yer verilmiştir. Yazar, halkın günlük yaşamında kullandığı en sıcak ve samimi sözcüklerle dünyasını kurmuştur.
Bu eseri okurken dilin akışında hiçbir engele çarpmıyorsunuz. Sözcükler öyle ustalıkla yan yana dizilmiş ki hiçbir ses pürüzü barındırmayan cümleler, okuyucuyu yormadan, su gibi akıp gidiyor.
Yazarın ifadelerinde belirsizliğe, çift anlamlılığa yer yoktur. Metindeki her bir cümle, tüm okurların zihninde tek ve net bir anlam dairesi çizmekte, yoruma açık karanlık noktalar bırakmamaktadır.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Az sözle çok şey anlatmayı ifade eden ilk metin özlülük; yabancı kelime ve süsten uzak olan ikinci metin yalınlık; dilin pürüzsüzce akmasını betimleyen üçüncü metin akıcılık; tek ve net bir anlamı savunan dördüncü metin ise açıklık ilkesiyle eşleşmektedir.
Metinlerin dil ve üslup özellikleri incelendiğinde; derin anlamları barındıran ilk metin özlülük ile, yabancı kelime ve süsten uzak olan ikinci metin yalınlık ile, pürüzsüz okumayı sağlayan üçüncü metin akıcılık ile, tek ve net anlamı savunan dördüncü metin ise açıklık ilkesiyle doğru şekilde eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk metin parçasındaki anahtar ifadeleri belirlemek.
Metinde geçen 'az sayıda sözcük' ve 'yeni anlam katmanları' ifadelerinin, az sözle derin anlamlar üretmek anlamına gelen özlülük ilkesiyle eşleştiği tespit edilir.
Özlülük (yoğunluk), bir yazıda az kelime ile çok şey ifade edebilme sanatıdır.
2
İkinci metin parçasındaki anahtar ifadeleri incelemek.
Metinde geçen 'yapay kelimelere ve süslü sanatlı ifadelere yer verilmemesi' özelliğinin yalınlık ilkesini yansıttığı tespit edilir.
Yalınlık, dilin süsten, abartıdan, özentili sözlerden ve sanatlı anlatımlardan uzak olmasıdır.
3
Üçüncü metin parçasındaki anahtar ifadeleri değerlendirmek.
Metinde geçen 'akışta engele çarpmamak' ve 'ses pürüzü barındırmamak' durumunun akıcılık ilkesiyle örtüştüğü belirlenir.
Akıcılık, anlatımın pürüzsüz olması, dilin telaffuzu zor kelimelere ve engellere takılmadan akıp gitmesidir.
4
Dördüncü metin parçasındaki ifadeleri analiz etmek.
Metinde geçen 'belirsizliğe yer olmaması' ve 'tek ve net bir anlam çizmesi' niteliklerinin açıklık ilkesine uygun olduğu saptanır.
Açıklık, metinde kapalılığın bulunmaması, her okuyanın aynı yargıyı zahmetsizce anlayabilmesidir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım İlkeleri ve Nitelikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2Soru

(I) İnsanlık tarihinin en eski zanaatlarından biri olan cam işleme, antik Mezopotamya ve Mısır’da boncuk ve küçük kapların yapımıyla başlamıştır. (II) İlk dönemlerde daha çok süs eşyası ve lüks tüketim malzemesi olarak kullanılan cam, zamanla tekniklerin gelişmesiyle günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. (III) Romalılar döneminde üfleme tekniğinin keşfedilmesi, camın seri üretimine olanak tanımış ve bu malzemeyi mimaride pencereler vasıtasıyla ışığı içeri alan yapısal bir ögeye dönüştürmüştür. (IV) Orta Çağ'ın sonlarına doğru ise camın kimyasal yapısındaki saflaştırma çalışmaları, ışığın kırılma özelliklerinin keşfedilmesini ve böylece ilk optik merceklerin üretilmesini sağlamıştır. (V) Bu merceklerin bir araya getirilmesiyle icat edilen gözlükler, özellikle okuma yazma oranının artı�� gösterdiği bu dönemde entelektüel sınıfın çalışma ömrünü uzatmıştır. (VI) Sonraki yüzyıllarda teleskop ve mikroskobun icadına zemin hazırlayan bu optik gelişmeler, insanın hem mikro dünyaya hem de evrenin derinliklerine bakışını kökten değiştirmiştir.

Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV; 4; IV.; 4.; Dördüncü; dördüncü

Cevap

İkinci paragraf dördüncü cümle (IV) ile başlamalıdır.
Doğru cevap dördüncü cümledir (IV). Paragrafın ilk üç cümlesinde cam zanaatının tarihsel kökeni, gelişim süreçleri ve mimarideki yeri anlatılırken, dördüncü cümleden itibaren camın optik özellikleri, mercek üretimi ve bunun bilimsel gelişmelere katkısı gibi farklı bir konuya geçilmiştir. Bu nedenle yeni paragraf dördüncü cümle ile başlamalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki tüm cümleler tek tek okunarak konuları ve ana fikirleri belirlenir.
I, II ve III. cümlelerde camın tarihsel gelişimi ve yapısal kullanım alanları; IV, V ve VI. cümlelerde ise cam saflaştırma teknolojisiyle gelişen optik mercekler ve bilimsel sonuçları ele alınmaktadır.
Paragrafın ikiye bölünmesi için konunun yön değiştirdiği, yeni bir düşünce halkasının başladığı cümlenin bulunması gerekir.
2
Cümleler arasındaki bağlantı ögeleri (zamirler, bağlaçlar, geçiş ifadeleri) incelenir.
IV. cümlede 'Orta Çağ'ın sonlarına doğru ise...' ifadesiyle camın kimyasal saflığına ve optik kullanımına geçiş yapılmıştır. V. cümledeki 'Bu merceklerin...' ve VI. cümledeki 'bu optik gelişmeler...' ifadeleri doğrudan IV. cümleye bağlıdır. I, II ve III. cümlelerde bu tür optik referanslar yoktur.
Yeni paragrafın ilk cümlesi, kendinden önceki cümlelere yapısal olarak doğrudan bağlı olmamalı, bağımsız bir giriş cümlesi niteliği taşımalıdır.
3
Konunun değiştiği ilk cümle tespit edilerek doğru cevap belirlenir.
IV. cümle hem yeni bir konunun (optik mercekler) başlangıcıdır hem de kendinden önceki cümlelere yapısal bir dilsel bağlaçla doğrudan bağımlı olmayan bir giriş cümlesi özelliğindedir.
Bu özellikler IV. cümlenin yeni paragrafın başlangıcı olduğunu kesinleştirir.

Anahtar Kavram

Paragrafı İki Paragrafa Bölme
Soru 3Soru

Sanatın sadece yetenekli ve seçkin bir azınlığın tekelinde olduğunu iddia edenlere katılmak mümkün mü? Elbette hayır. Sanat, insanın kendini ifade etme ihtiyacından doğan evrensel bir dildir. Bir çocuğun duvara çizdiği çizgilerden bir ustanın tuvaline kadar her estetik çaba bu gerçeği doğrular. Kendini 'sanat elitisti' olarak konumlandıranlar, sanatın sokağa inmesini onun değer kaybetmesi olarak yorumluyorlar. Oysa sanat, saraylardan kurtulup hayatın tam merkezinde, sıradan insanların parmak uçlarında yeşerdiğinde gerçek anlamına kavuşur.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisinden yararlanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Okuyucunun yerleşik bir düşüncesini değiştirmek amacıyla, karşılıklı konuşma havası içinde sunulan tartışmacı anlatımdan

Cevap

Okuyucunun yerleşik bir düşüncesini değiştirmek amacıyla, karşılıklı konuşma havası içinde sunulan tartışmacı anlatımdan
Doğru cevap, yazarın yerleşik bir görüşe (sanatın seçkinlerin tekelinde olduğu fikrine) karşı çıkarak kendi düşüncesini soru-cevap ve sohbet havası içinde savunduğu tartışmacı anlatımı belirtmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin giriş cümlesini ve üslubunu değerlendirmek
Girişte yer alan soru cümlesi ve ardından gelen doğrudan cevap, yazarın okuyucuyla sohbet ediyormuş gibi bir üslup tercih ettiğini gösterir.
Yazarın okuyucuya hitap etme tarzından yola çıkarak anlatım biçiminin yönünü belirlemek.
2
Metnin yazılış amacını ve ana fikrini analiz etmek
Yazarın 'sanatın sadece seçkinlerin tekelinde olduğu' şeklindeki genel/yerleşik bir kanıyı çürütmeye çalıştığı ve sanatın evrenselliğini savunduğu tespit edilir.
Metinde bir fikrin savunulup savunulmadığını belirleyerek tartışmacı anlatım biçimini netleştirmek.

Anahtar Kavram

Tartışmacı anlatım biçimi; yerleşik bir görüşü çürütmek, kendi düşüncesini savunmak ve bunu yaparken soru-cevap ile samimi bir üsluptan faydalanmak üzere kurgulanır.
Soru 4Soru

Aşağıdaki sol sütunda bir eleştirmenin farkl�� eserler hakkında yaptığı değerlendirmeler, sağ sütunda ise bu değerlendirmelerde öne çıkan anlatım ilkeleri verilmiştir.

Buna göre, sol sütundaki değerlendirme metinlerini sağ sütundaki anlatım ilkeleriyle doğru biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Onun denemelerinde kelimeler sadece sözlük anlamlarıyla var olmaz; her bir cümlenin ardında felsefi bir derinlik, tarihin ve kültürün süzgecinden geçmiş zengin bir çağrışım dünyası gizlidir. Okur, tek bir sayfayı bitirdiğinde bile saatlerce düşünecek malzeme bulur.
Kitabı elinize aldığınızda sayfaların nasıl hızla akıp gittiğini fark etmiyorsunuz. Yazar, okurun zihnini yoracak pürüzlü ifadelere, telaffuzu zor kelime gruplarına veya ahengi bozan uzun ve karmaşık cümle yapılarına yer vermemiştir.
Bu romanda şatafatlı kelimelere, okuru büyülemeyi amaçlayan sanatsal gösterişe ve ağır benzetmelere rastlayamazsınız. Yazar, meramını günlük hayatın en sade ve doğal anlatım kalıplarıyla, olduğu gibi aktarır.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci metin yoğunluk ilkesiyle, ikinci metin akıcılık ilkesiyle, üçüncü metin ise yalınlık ilkesiyle eşleşmektedir.
Değerlendirmeler incelendiğinde; derinlik ve çağrışım zenginliğinden bahseden birinci metin yoğunluk ilkesiyle, pürüzsüzlük ve telaffuz kolaylığından bahseden ikinci metin akıcılık ilkesiyle, süssüzlük ve sadelikten bahseden üçüncü metin ise yalınlık ilkesiyle doğru biçimde eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci metnin anahtar ifadelerini analiz etme
Metindeki 'felsefi derinlik', 'çağrışım dünyası' ve 'saatlerce düşünecek malzeme bulma' ifadeleri belirlendi.
Bu ifadeler, metnin anlam derinliğine ve katmanlı yapısına işaret ettiği için yoğunluk (derinlik) ilkesini doğrulamaktadır.
2
İkinci metnin anahtar ifadelerini analiz etme
Metindeki 'sayfaların hızla akıp gitmesi', 'telaffuzu zor kelimelerin bulunmaması' ve 'ahengi bozan unsurlardan kaçınılması' ifadeleri belirlendi.
Anlatımda pürüzlerin olmaması, telaffuz kolaylığı ve ahenk doğrudan akıcılık ilkesini göstermektedir.
3
Üçüncü metnin anahtar ifadelerini analiz etme
Metindeki 'şatafatlı kelimelerin, sanatsal gösterişin olmaması' ve 'sade ve doğal anlatım kalıpları' ifadeleri belirlendi.
Söz sanatlarından, süsten ve gösterişten uzak durulması doğrudan yalınlık (sadelik) ilkesine işaret eder.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım İlkeleri (Yoğunluk, Akıcılık, Yalınlık)
Soru 5Soru

Bilimsel etkinliğin temeline nesnel gözlemi yerleştiren klasik anlayış, araştırmacıyı doğanın sessiz bir tanığı olarak konumlandırır. Bu yaklaşıma göre bilim insanı, zihnini her türlü ön kabulden arındırarak olguları oldukları gibi kaydeder. Oysa modern bilim felsefesinin ortaya koyduğu üzere, teoriden bağımsız, "saf" bir gözlem olanağı yöntemsel bir yanılsamadan ibarettir. Her gözlem, doğası gereği belirli bir kuramsal çerçevenin, kavramsal bir haritanın rehberliğinde gerçekleştirilir. Araştırmacının neye odaklanacağını, hangi veriyi "anlamlı" kabul edip hangisini dışarıda bırakacağını belirleyen şey, arka planda işleyen o görünmez teorik şemadır. Dolayısıyla bilimsel ilerleme, çıplak gözle toplanan ham verilerin basit bir yığ��lımı değil; verilerin, sürekli yenilenen kuramsal gözlüklerle yeniden anlamlandırılması sürecidir. Kısacası, olguları kuramın ışığından yoksun bir biçimde biriktirmeye çalışmak, pusulasız bir geminin rotasını çizmeye benzer; zira teori olmadan gözlem kör, gözlem olmadan teori ise dayanaksız kalmaya mahkûmdur.

Bu parçaya göre, "Bilimsel verilerin anlam kazanması ve bilimsel ilerlemenin ger��ekleşmesi, gözlemin nesnelliğinden ziyade gözlemi yönlendiren kuramsal çerçevelerin varlığına bağlıdır." yargısı parçanın ana düşüncesini yansıtmaktadır.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Sunulan yargı, parçanın ana düşüncesini tam ve doğru bir biçimde yansıttığı için bu ifade doğrudur.
Parçada nesnel gözlemin tek başına yetersiz olduğu, her gözlemin kuramsal bir çerçeve rehberliğinde anlam kazanması gerektiği ve bilimsel ilerlemenin bu kuramlar sayesinde gerçekleştiği savunulduğu için sunulan yargı doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin genelinde ele alınan konuyu ve yazarın odaklandığı temel fikri tespit etmek amacıyla paragrafı çözümlemek.
Metinde klasik bilim anlayışının 'saf nesnel gözlem' tezine karşı çıkıldığı ve her bilimsel gözlemin kuramsal bir çerçeve gerektirdiği sonucuna ulaşılır.
Parçanın ana düşüncesini belirlemek, yargının doğruluğunu sınamanın temel adımıdır.
2
Paragraftaki anahtar ifadeleri (teoriden bağımsız gözlem olanağının yanılsama olması, verilerin kuramsal şemalarla anlamlandırılması vb.) incelemek.
Bilimsel ilerleme ve verilerin anlam kazanmasının, gözlemi yönlendiren kuramsal kabullere bağlı olduğu tezi doğrulanır.
Yazarın savunduğu ana tezin sınırlarını ve gerekçelerini netleştirmek gerekir.
3
Soru kökündeki yargıyı metinden elde edilen ana düşünceyle karşılaştırmak.
Soru kökündeki 'bilimsel verilerin anlam kazanması ve bilimsel ilerlemenin kuramsal çerçevelere bağlı olduğu' yargısının, metindeki ana düşünceyle tamamen örtüştüğü belirlenir.
Verilen yargının metinle uyumunu saptayarak nihai değerlendirmeyi yapmak.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünce
Soru 6Soru

A��ağıda sol sütunda verilen yazınsal metin parçalarını, sağ sütunda verilen ve bu parçalarda belirgin biçimde örneklendirilen anlatım ilkeleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sanatçı, zihnindekileri kâğıda dökerken kelimeleri adeta birer kuyumcu titizliğiyle eler; cümleye fazladan tek bir sıfatın, gereksiz bir zarfın sızmasına müsaade etmez. Metindeki her bir yapı taşı, anlam bütünlüğünün vazgeçilmez bir parçasıdır.
Onun nesirlerinde anlatım, hiçbir yapay süse ve sanatsal gösterişe teslim olmaz. Yazar, okurun dikkatini kelimelerin parıltısıyla dağıtmak yerine, iletmek istediği düşünceyi en sade ve doğrudan biçimde sunmayı yeğler.
Bu eserin asıl gücü, kelimelerin niceliğinde değil, niteliğinde ve satır aralarındaki derinlikte gizlidir. Birkaç kelimelik bir cümlenin ardında koca bir felsefi arka plan barındırır ve okuru her seferinde yeni anlam katmanlarıyla buluşturur.
Metin boyunca sözcükler birbirine öyle pürüzsüz eklemlenmiştir ki okurken zihniniz hiçbir ses engeline çarpmaz; yabancı dillerin dil kurallarına aykırı yapılarında veya telaffuzu güç tamlamalarda takılıp kalmazsınız.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci metin durulukla, ikinci metin yalınlıkla, üçüncü metin özlülükle, dördüncü metin ise akıcılıkla eşleşmelidir.
Verilen parçalar sırasıyla duruluk, yalınlık, özlülük ve akıcılık niteliklerini tanımlamaktadır veya bu niteliklere sahip metinleri örneklendirmektedir. Dolayısıyla birinci metin durulukla, ikinci metin yalınlıkla, üçüncü metin özlülükle, dördüncü metin ise akıcılıkla eşleştirilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci metindeki anahtar kelimeleri ve anlatılmak isteneni analiz edin.
Metinde 'gereksiz zarf ve sıfatların elenmesi' ve 'her kelimenin vazgeçilmez olması' vurgulanmaktadır. Bu durum bizi 'duruluk' ilkesine götürür.
Anlatımda gereksiz sözcük barındırmama özelliği duruluk ilkesinin temel tanımıdır.
2
İkinci metindeki anahtar ifadeleri belirleyin.
Metinde 'yapay süse, sanatsal gösterişe yer vermeme' ve 'en sade şekilde doğrudan sunma' üzerinde durulmuştur. Bu durum 'yalınlık' ilkesini gösterir.
Yalınlık, anlatımın süs, sanat ve mecazlardan arındırılmış, sade bir dille yapılmasıdır.
3
Üçüncü metindeki derinliği ve kelime tasarrufunu inceleyin.
Metinde 'az kelimeyle felsefi arka plan sunma' ve 'satır aralarındaki derinlik' vurgulanmıştır. Bu durum 'özlülük' ilkesiyle ilişkilidir.
Özlülük, az sözle zengin ve yoğun bir anlam dünyası kurabilmektir.
4
Dördüncü metindeki okunuş kolaylığını değerlendirin.
Metinde 'ses engeline çarpmama', 'pürüzsüz eklemlenme' ve 'telaffuzu güç yapılardan kaçınma' dile getirilmiştir. Bu durum 'akıcılık' ilkesini belirtir.
Akıcılık, metnin ses ve ritim yönünden kolayca okunabilmesi, pürüzsüz olması durumudur.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım İlkeleri ve Nitelikleri (Yalınlık, Duruluk, Özlülük, Akıcılık)
Soru 7Soru

Aşağıdaki parçalarda öne çıkarılan anlatım özelliklerini, sağdaki ilgili anlatım ilkeleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Dönemin ruhunu yansıtan bu romanda, yazarın kahramanın ruh hâlini tasvir ederken başvurduğu tasvirlerdeki kelimelerin adeta birer tablo gibi gözümüzün önünde canlanması ve bu canlandırmanın zihinde hiçbir ikinci yola sapmadan doğrudan hedeflenen o tek duyguyu uyandırması, eserin g��cünü artırıyor.
Onun şiirlerinde her dize, ilk okunuşta berrak bir su gibi görünse de dibe doğru daldıkça yeni dünyaların kapılar��nı aralayan, her okurun kendi birikimiyle genişletebileceği anlamsal birer dehliz barındırır.
Yazar, son makalesinde günümüz insanının yalnızlığını anlatırken kelime oyunlarının ve imgesel çağrışımların albenisine kapılmamış; düşüncelerini pürüzsüz, gösterişten uzak ve en çıplak hâliyle kağıda dökmüştür.
Romanın bu bölümünde, karakterin içinde bulunduğu karmaşık duygusal buhran, uzun ve çetrefilli cümlelerin arasında kaybolmadan, dilin kendi do��al ritmi içinde adeta çağlayan bir su gibi engelsizce akıp gidiyor.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci parça açıklık, ikinci parça yoğunluk, üçüncü parça yalınlık ve dördüncü parça akıcılık anlatım ilkeleriyle eşleşmelidir.
Birinci parça, metnin tek anlama gelmesi ve netliği üzerinden açıklık ilkesiyle; ikinci parça, anlam derinliği ve katmanlılığı üzerinden yoğunluk ilkesiyle; üçüncü parça, süs ve sanattan uzaklık üzerinden yalınlık ilkesiyle; dördüncü parça ise dilin pürüzsüzce akıp gitmesi üzerinden akıcılık ilkesiyle eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci parçadaki üslup özelliklerini analiz etmek.
'hiçbir ikinci yola sapmadan doğrudan hedeflenen o tek duyguyu uyandırması' ifadesi belirlenmiştir.
Anlamda belirsizlik ve çift anlamlılık olmaması açıklık ilkesine karşılık gelir.
2
İkinci parçanın anlamsal yapısını incelemek.
'dibe doğru daldıkça yeni dünyaların kapılarını aralayan, anlamsal birer dehliz' ifadesi belirlenmiştir.
Anlam derinliği ve çok katmanlılık anlatımda yoğunluk (derinlik) ilkesini ifade eder.
3
Üçüncü parçadaki dil tercihlerini değerlendirmek.
'kelime oyunlarının albenisine kapılmamış, gösterişten uzak ve en çıplak hâliyle' ifadeleri belirlenmiştir.
Söz sanatlarından, imgesel anlatımlardan ve süsten kaçınma yalınlık ilkesidir.
4
Dördüncü parçanın ritim ve akışını incelemek.
'dilin kendi doğal ritmi içinde adeta çağlayan bir su gibi engelsizce akıp gidiyor' ifadesi belirlenmiştir.
Cümlelerin pürüzsüzce, okuru yormadan ve engellere takılmadan ilerlemesi akıcılık ilkesini gösterir.
5
Belirlenen tüm anlatım özelliklerini ilgili ilkelerle eşleştirmek.
Tüm parçalar doğru ilkelerle ilişkilendirilmiştir.
Her parçanın anahtar ifadeleri, dil bilgisi teorisindeki tanımlarla tam uyum sağlamaktadır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım İlkeleri ve Nitelikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8Soru

(I) İnsanlığın ortak mirası olan kütüphaneler, bilginin korunması ve geleceğe taşınmasında tarih boyunca stratejik bir rol üstlenmiştir. (II) Antik Çağ kütüphanelerinden günümüze kadar bu kurumlar, toplumlerin kültürel ve bilimsel gelişmişlik düzeylerinin en somut göstergesi kabul edilmiştir. (III) Özellikle matbaan��n icadından sonra kütüphaneler, yazılı kültürün yaygınlaşmasında ve bilginin geniş kitlelere ulaştırılmasında merkezî bir işlev görmüştür. (IV) Dijital teknolojilerin hayatın her alanına nüfuz etmesi, kütüphanelerin klasik işlevlerini ve mekânsal tasarımlarını kökten değiştirmektedir. (V) Günümüzde artık kullanıcılar, kütüphane binalarına gitmeye gerek duymadan sanal veri tabanları ve dijital arşivler üzerinden bilgiye kolayca erişebilmektedir. (VI) E-kitaplar, çevrim içi makaleler ve sesli kitap arşivleri, modern kütüphanecilik anlayışının temel sütunlarını oluşturarak klasik okuma alışkanlıklarını dönüştürmektedir.

Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Dördüncü cümle (IV)
Metnin ilk üç cümlesinde kütüphanelerin tarihsel süreçteki geleneksel rolleri ve önemi üzerinde durulmuştur. Dördüncü cümleden (IV) itibaren ise konu yön değiştirmiş, dijital teknolojilerin kütüphaneleri nasıl dönüştürdüğü anlatılmaya başlanmıştır. Bu nedenle, konunun farklı bir yönüne geçiş yapan dördüncü cümle ikinci paragrafın giriş cümlesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçayı oluşturan cümlelerin konularını analiz etmek.
İlk üç cümlenin kütüphanelerin tarihsel gelişimine ve önemine odaklandığı, son üç cümlenin ise dijitalleşmenin kütüphaneleri nasıl dönüştürdüğünü ele aldığı belirlenmiştir.
Parçadaki düşünce akışının nerede değiştiğini saptamak amacıyla cümlelerin konuları sınıflandırılır.
2
Düşüncenin akış yönünün değiştiği geçiş cümlesini tespit etmek.
Klasik kütüphanecilik anlayışından dijital teknoloji çağına geçişin dördüncü cümleyle (IV) başladığı bulunmuştur.
İkinci paragrafın başlangıç cümlesi, konunun yeni bir boyutuna veya farklı bir yöne ilk kez değinilen cümledir.
3
Doğru yanıtı içeren seçeneği belirlemek.
Dördüncü cümlenin yer aldığı C seçeneğinin doğru cevap olduğu doğrulanmıştır.
Soruda istenen hedef sonuca ulaşılmasını sağlamaktır.

Anahtar Kavram

Paragrafı iki paragrafa bölme sorularında, yazarın konunun farklı bir yönüne geçtiği veya yeni bir bakış açısı geliştirdiği ilk cümle belirlenir. Bu cümle, ikinci paragrafın giriş cümlesi olur ve kendinden önceki cümlelere bağlılık bildiren bağlayıcı ögeler içermez.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 9Soru

Aşağıdaki cümleleri anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturacak biçimde sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Anlamlı ve kurallı bir paragraf oluşturmak için doğru sıralama şu şekilde olmalıdır: Günlük yaşantımızda zamanın akıp giden yapısıyla başlayan cümle ilk sırada, ardından beyindeki işleme sürecini anlatan 'Nitekim' ile başlayan cümle ikinci sırada, bu süreci niteleyen 'Bu inşa süreci' ile başlayan cümle üçüncü sırada, amigdala örneğini sunan 'Söz gelimi' ile başlayan cümle dördüncü sırada ve nihayet algısal sonucu bağlayan 'Sonuç olarak' ile başlayan cümle son sırada yer almalıdır.
Paragrafın anlam bütünlüğü, bağımsız bir genel yargı ile başlanıp (zamanın beynimiz için nesnel olmaktan uzak karmaşık bir yapı olması), bu yapının nasıl kurulduğunun (duyusal verilerin işlenip öznel zaman deneyimi inşa etmesi) açıklanması, bu inşa sürecinin dalgalanma nedenlerinin sıralanması, duruma amigdala ile somut bir örnek verilmesi ve son olarak da bu örneğin bellek üzerindeki sonucunun açıklanmasıyla sağlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Giriş cümlesinin belirlenmesi
Kendinden önce bir açıklamaya ihtiyaç duymayan, bağımsız ve genel bir yargı içeren 'Günlük yaşantımızda...' cümlesi birinci cümle olarak belirlenir.
Paragrafın giriş cümleleri bağlayıcı ögeler barındırmaz ve konuyu genel bir çerçevede sunar.
2
Gelişme cümlelerinin birbirine bağlanması
Giriş cümlesindeki savı destekleyen 'Nitekim duyusal organlarımızdan...' cümlesi ikinci sıraya, bu cümledeki 'inşa eder' yüklemine atıfta bulunan 'Bu inşa süreci...' cümlesi ise üçüncü sıraya getirilir.
Düşünce akışının sürekliliği için anahtar kelimeler ve zamirler aracılığıyla cümleler arasında anlamsal köprüler kurulmalıdır.
3
Örnekleme cümlesinin yerleştirilmesi
Üçüncü cümledeki duygu durumu ve uyaran yoğunluğu ifadesine somut bir örnek teşkil eden 'Söz gelimi, tehlike anında...' cümlesi dördüncü sıraya yerleştirilir.
'Söz gelimi' ifadesi bir önceki cümlede kurulan soyut yargıyı somutlaştırmak için kullanılır.
4
Sonuç cümlesinin belirlenmesi
Önceki örnekten çıkan neticeyi ve bellek üzerindeki kalıcı etkiyi özetleyen 'Sonuç olarak...' cümlesi beşinci ve son sıraya yerleştirilir.
'Sonuç olarak' ifadesi paragraftaki düşünce zincirini sonuca bağlar.

Anahtar Kavram

Paragraf oluşturmada cümleler arası anlamsal, mantıksal ve dil bilgisel bağların (bağlayıcı ögeler, zamirler, geçiş ifadeleri) tespiti.
Soru 10Soru

A��ağıda numaralanmış paragrafları, bu paragraflarda öne çıkan anlatım biçimlerinin belirleyici özellikleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kimi ele��tirmenler, şiirin sadece hece ve kafiyeden ibaret olduğunu, bu unsurlar olmadan estetik bir hazzın yakalanamayacağını iddia eder. Oysa şiir, kelimelerin kalıplara dökülmesinden çok daha derin bir anlam işçiliğidir. Ölçüyü ve uyağı şiirin yegâne şartı sayanlar, onun ruhunu ve imgelerin sınırsız gücünü göz ardı etmektedirler. Gerçek şiir, biçimsel prangaları kırıp duygu dünyamıza yeni pencereler açabildiği ölçüde değer kazanır.
Divan edebiyatında şairlerin şiirlerini topladıkları eserlere 'divan' adı verilir. Bu eserler belirli bir düzen dâhilinde hazırlanır; genellikle kasidelerle başlar, gazellerle devam eder ve rubailer, kıtalar gibi nazım şekilleriyle son bulur. Divanlar, şairlerin sanat güçlerini ortaya koydukları en önemli yapıtlar olup dönem zihniyetini, dil özelliklerini ve estetik anlayışını günümüze taşıyan birer tarihî belge niteliğindedir.
Yıllardır ayak basmadığı o eski sokağın köşesinde durdu. Elindeki eski çantayı yavaşça yere bıraktı ve ceketinin yakasını kaldırdı. Yağmur damlaları yüzüne çarparken karşıdaki ahşap evin penceresine dikti gözlerini. Tam o sırada kapı yavaşça aralandı; içeriden hafif bir ışık sızdı ve tanıdık bir gölge eşikte belirdi. Adımları kendiliğinden o yöne doğru hızlandı.
Vadinin yamacına kurulu küçük köy, beyaz bir örtünün altında sessizliğe gömülmüştü. Evlerin dik çatılarından sarkan buz saçaklar, kış güneşinin altında kristal avizeler gibi parıldıyordu. Sokakların tenhalığında sadece tahta bacalardan yükselen grimsi, yoğun dumanlar rüzgârla savruluyor; köyün girişindeki donmuş çeşmenin etrafında biriken kar yığınları, rüzgârın etkisiyle tepecikler oluşturuyordu.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleşmeler şu şekildedir: Şiir estetiği hakkındaki eleştirel paragraf tartışmacı anlatımla; divan edebiyatı hakkındaki bilgilendirici paragraf açıklayıcı anlatımla; sokaktaki hareketli olay kesiti öyküleyici anlatımla; kış köyünü resmeden tasvir paragrafı ise betimleyici anlatımla eşleşmektedir.
Verilen paragrafların dil, anlatım ve işlevsel özellikleri incelendiğinde; birinci paragrafta yerleşik bir kanıya karşı çıkılarak kendi tezini savunma (tartışmacı anlatım), ikinci paragrafta nesnel olarak bir kavramı tanıtma (açıklayıcı anlatım), üçüncü paragrafta bir olayı zaman akışı içinde kahramanın devinimiyle aktarma (öyküleyici anlatım) ve dördüncü paragrafta ise bir mekânı sıfatlar aracılığıyla zihinde canlandırma (betimleyici anlatım) özellikleri açıkça görülmektedir. Yapılan eşleştirmeler bu temel niteliklerle tam uyum göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci paragrafın ana amacını belirlemek
Yazarın 'kimi eleştirmenler' ifadesiyle başlayan yerleşik bir görüşe karşı çıktığı ve kendi sanat anlayışını savunduğu görülür. Bu üslup tartışmacı anlatıma aittir.
Paragraftaki düşünceyi aktarma tarzını saptayarak doğru eşi bulmak.
2
İkinci paragraftaki bilgi verme yönelimini analiz etmek
Paragrafta divanların yapısı ve işlevi üzerine tamamen öğretici ve nesnel bilgiler sunulmaktadır. Bu yapı açıklayıcı anlatımın göstergesidir.
Metnin yazılış amacının okuru bilgilendirmek olduğunu belirlemek.
3
Üçüncü paragraftaki eylem ve zaman ögelerini incelemek
Karakterin durması, çantasını bırakması, kapının aralanması gibi peş peşe gerçekleşen hareketler bir olay örgüsü oluşturur. Bu durum öyküleyici anlatımı doğrular.
Metindeki devinimi ve olay akışını tespit etmek.
4
Dördüncü paragraftaki görselliği ve tasvir gücünü değerlendirmek
Köy, dik çatılar, buz saçaklar, dumanlar gibi unsurlar nitelik bildiren sözcüklerle okuyucunun gözünde canlandırılmıştır. Bu durum betimleyici anlatımdır.
Metindeki durağan tasviri ve kelimelerle resmetme amacını saptamak.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım Biçimleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 11Soru

Aşağıda verilen numaralanmış metin parçalarını, içlerinde ağır basan düşünceyi geliştirme yollarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Felsefe; insanın varlığı, bilgiyi, ahlakı ve estetiği rasyonel, sistemli ve bütüncül bir yaklaşımla ele alarak temellendirme ve sorgulama çabasıdır. Yaşamı ve evreni anlamlandırma arayışından beslenen bu disiplin, bilinenlerin sınırlarını aşarak bilincin kendi üzerine dönmesini sağlayan eleştirel bir düşünce pratiğidir.
Tarihsel bellek, rüzgârın önünde savrulan kum tepelerine benzer; sürekli yer değiştirir, şekillenir ve yeniden kurulur. Geçmişin izleri sabit görünse de her yeni kuşak, kendi rüzgârıyla o izleri farklı bir biçimde örter ve yarına bambaşka bir manzara bırakır.
Sanat eserinin kalıcıl��ğı, onun alımlayıcıda yarattığı estetik sarsıntının sürekliliğiyle ölçülür. Nitekim Ahmet Hamdi Tanpınar bu gerçeği, 'Sanat eseri, zamanın dışına çıkabilen ve her çağda kendi kendisiyle konuşabilen bir mucizedir.' diyerek estetik algının tarihsel sınırları aştığını savunur.
Yazılı edebiyat, sözcüklerin kâğıt üzerinde dondurulmuş kararlılığıyla kurallı ve kalıcı bir zemin inşa ederken sözlü anlatı, sesin anlık titreşimiyle dinamik ve değişken bir yapı sergiler. İlkinde yazarın mutlak otoritesi hâkimken ikincisinde anlatıcı ile dinleyici arasındaki etkileşim metni sürekli yeniden biçimlendirir.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirme şu şekildedir: Felsefenin sorgulama çabası olarak açıklandığı birinci metin tanımlama ile, tarihsel belleğin kum tepelerine benzetildiği ikinci metin benzetme ile, Ahmet Hamdi Tanpınar'ın sözünün aktarıldığı üçüncü metin tanık gösterme ile, yazılı edebiyat ve sözlü anlatının kıyaslandığı dördüncü metin karşılaştırma ile eşleşir.
Eşleştirmede her bir metin parçasında belirgin olarak öne çıkan düşünceyi geliştirme yolu doğru şekilde eşleştirilmiştir. Felsefenin niteliğinin açıklandığı metin tanımlama ile; tarihsel belleğin kum tepelerine benzetildiği metin benzetme ile; Ahmet Hamdi Tanpınar'ın sözünün doğrudan aktarıldığı metin tanık gösterme ile; yazılı edebiyat ve sözlü anlatının mukayese edildiği metin ise karşılaştırma ile eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci metnin incelenmesi ve düşünceyi geliştirme yolunun belirlenmesi.
Metinde 'Felsefe; insanın varlığı... sorgulama çabasıdır.' ifadesi yer almaktadır. Bu cümle 'Felsefe nedir?' sorusuna doğrudan bir yanıt oluşturduğu için tanımlama yapılmıştır.
Tanımlama, bir kavramın ne olduğunu belirten açıklamalardır.
2
İkinci metnin incelenmesi ve düşünceyi geliştirme yolunun belirlenmesi.
Metinde 'Tarihsel bellek, rüzgârın önünde savrulan kum tepelerine benzer' ifadesiyle iki kavram arasında benzerlik ilişkisi kurulmuştur. Dolayısıyla benzetme kullanılmıştır.
Benzetme, aralarında ilgi bulunan iki şeyden zayıf olanı güçlü olana benzeterek anlatımı güçlendirmektir.
3
Üçüncü metnin incelenmesi ve düşünceyi geliştirme yolunun belirlenmesi.
Metinde sanat eserinin kalıcılığı savı savunulurken Ahmet Hamdi Tanpınar'ın 'Sanat eseri, zamanın dışına çıkabilen...' şeklindeki sözü doğrudan aktarılmıştır. Bu nedenle tanık gösterme yapılmıştır.
Tanık gösterme, yazarın kendi görüşünü desteklemek amacıyla alanında yetkin bir kişinin sözünü doğrudan veya dolayli aktarmasıdır.
4
Dördüncü metnin incelenmesi ve düşünceyi geliştirme yolunun belirlenmesi.
Metinde yazılı edebiyat ile sözlü anlatı 'yazılı edebiyat ... kurallı ve kalıcı bir zemin inşa ederken sözlü anlatı ... dinamik ve değişken bir yapı sergiler' ifadesiyle karşılaştırılmıştır.
Karşılaştırma, iki kavram veya durum arasındaki benzerlik ve farkları ortaya koyma yoludur.

Anahtar Kavram

Paragrafta Düşünceyi Geliştirme Yolları (Tanımlama, Benzetme, Tanık Gösterme, Karşılaştırma)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 12Soru

Aşağıdaki numaralanmış metin parçalarını, bu parçalarda belirgin olarak kullanılan düşünceyi geliştirme yollarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Biyomimikri; doğadaki karmaşık tasarımları, süreçleri ve sistemleri inceleyerek bunları insanların karşılaştığı modern teknolojik sorunlara sürdürülebilir çözümler üretmek amacıyla taklit eden uygulamalı bir disiplindir.
Geleneksel kerpiç mimari, yerel malzemelerle inşa edilip yüksek ısı depolama kapasitesi sunarken modern betonarme yapılar ise çevreye verdikleri karbon yükü ve yüksek enerji tüketimiyle öne çıkmaktadır.
Doğada bazı organizmalar, hayatta kalabilmek için çevrelerindeki diğer türlerle ortak faydaya dayalı simbiyotik ili��kiler kurarlar. Mantarlar ile alglerin bir araya gelmesiyle oluşan liken birlikteliği, bu karşılıklı yaşam stratejisinin en somut göstergelerindendir.
Bir kentin caddelerindeki araç sirkülasyonu, canlı bir organizmanın damarlarında kesintisiz dolaşan kan akışına benzer; ana arterlerdeki en ufak bir tıkanıklık, tüm metropol hayatını bir anda felç eder.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci metin tanımlama ile, ikinci metin karşılaştırma ile, üçüncü metin örneklendirme ile, dördüncü metin ise benzetme ile eşleşir.
Metinlerde yer alan düşünceyi geliştirme yolları sırasıyla tanımlama (biyomikri nedir sorusuna yanıt), karşılaştırma (kerpiç ve betonarme kıyası), örneklendirme (simbiyotik ilişkiye liken örneği) ve benzetmedir (trafik akışının kan akışına benzetilmesi).

Adım Adım Çözüm

1
Birinci metnin yapısını incelemek
Metinde 'Biyomimikri' teriminin 'nedir' sorusuna yanıt verecek şekilde açıklandığı görülür. Bu durum 'tanımlama' yapıldığını gösterir.
Tanımlama cümleleri genellikle '-dir/-dır' ekleriyle biter ve kavramın sınırlarını çizer.
2
İkinci metnin yapısını incelemek
Metinde geleneksel kerpiç mimari ile modern betonarme yapıların özellikleri kıyaslanmıştır. Bu kıyaslama 'karşılaştırma' yoluyla yapılmıştır.
Karşılaştırma, iki farklı unsurun benzer ya da farklı yönlerinin ortaya konmasıdır.
3
Üçüncü metnin yapısını incelemek
Metinde doğadaki simbiyotik ilişkilere dair verilen genel yargıyı somutlaştırmak üzere 'liken birlikteliği' bir örnek olarak sunulmuştur. Bu durum 'örneklendirme' yapıldığını gösterir.
Örneklendirme, soyut düşünceleri somutlaştırmak amacıyla ilgili örneklerin sunulmasıdır.
4
Dördüncü metnin yapısını incelemek
Metinde kentin caddelerindeki araç sirkülasyonu ile organizmadaki kan akışı arasında benzerlik ilgisi kurulmuştur. Bu durum 'benzetme' yapıldığını gösterir.
Benzetme, zayıf olan unsuru güçlü olan unsura benzeterek anlatımı kuvvetlendirmektir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Düşünceyi Geliştirme Yolları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 13Soru

Aşağıdaki paragrafları, ağır basan anlatım biçiminin belirleyici özellikleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kutup yıldızı, gökyüzünün kuzey yarım küresinde yer alan ve antik çağlardan beri denizcilere yön bulmada rehberlik eden bir yıldız sistemidir. Aslında tek bir yıldız olmayıp üçlü bir yıldız sisteminden oluşur. Bu sistem içindeki en parlak bileşen olan Polaris A, Güneş'ten yaklaşık bin kat daha parlaktır. Konumu neredeyse tam olarak yerin dönme ekseni hizasında olduğu için gece boyunca gökyüzünde sabit kalıyormuş gibi görünür.
Bazı eleştirmenler, modern edebiyatın dijitalleşme süreciyle birlikte derinliğini kaybettiğini iddia ediyor. Bu iddiaya katılmak mümkün müdür? Kesinlikle hayır. Dijital mecralar, edebiyatı sıradanlaştırmamış; aksine daha geniş kitlelere ulaştırarak demokratikleştirmiştir. İnternet olmasaydı, bugün taşrada yazan kaç genç yeteneğin sesini duyabilirdik? Sanat, duvarların arkasından çıkıp hayatın içine karışmışt��r ve bu bir kayıp değil, kazanımdır.
İhtiyar balıkçı, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte kayığının iplerini çözdü. Deniz sakin görünüyordu fakat ufuktaki kurşuni bulutlar yaklaşan fırtınanın habercisiydi. Kürekleri güçlü kollarının son kuvvetiyle çekerek limandan uzaklaşmaya başladı. Tam bu sırada arkasından gelen martı çığlıkları sessizliği böldü. Cebinden çıkardığı bayat ekmek kırıntılarını suya serperek yavaşça gülümsedi.
Köyün girişindeki eski değirmen, yılların yorgunluğunu sırtında taşıyan ahşap çarkıyla öylece duruyordu. Çarkın üzerini kaplayan yeşil yosunlar, nemli havanın etkisiyle parıldıyor; sızan sular küçük damlalar hâlinde aşağıdaki taş oluğa dökülüyordu. Değirmenin hemen arkasında ise göğe doğru yükselen devasa ç��narların gölgesi, toprak yolu serin bir karanlığa bürümüştü.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci paragraf açıklayıcı, ikinci paragraf tartışmacı, üçüncü paragraf öyküleyici, dördüncü paragraf ise betimleyici anlatımın belirleyici özellikleriyle eşleşmelidir.
Verilen paragrafların birincisi bilgi verici (açıklama), ikincisi bir tezi çürütmeye yönelik (tartışma), üçüncüsü olay akışına dayalı (öyküleme) ve dördüncüsü varlıkların niteliklerini tasvir edici (betimleme) özelliklere sahip olduğundan belirtilen tanımlarla doğru bir şekilde eşleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci paragraftaki dil ve anlatım özelliklerini inceleme
Kutup yıldızı hakkında nesnel veriler kullanılarak açıklayıcı bir yol izlendiği saptanmıştır.
Paragrafın amacının bilgi vermek olduğunu belirleyerek uygun anlatım biçimi tanımını bulmak.
2
İkinci paragraftaki yazarın tutumunu ve tekniğini inceleme
Yazarın eleştirmenlerin iddialarına karşı çıkarak soru-cevaplarla kendi görüşünü savunduğu belirlenmiştir.
Yargıların tartışmacı anlatımla örtüştüğünü tespit etmek.
3
Üçüncü paragraftaki olay akışını inceleme
İhtiyar balıkçının limandan ayrılması ve hareket unsurları zaman sırasıyla verilmiştir.
Paragrafın öyküleyici anlatım özelliklerini taşıdığını belirlemek.
4
Dördüncü paragraftaki niteleyici ögeleri ve görsel ayrıntıları inceleme
Eski değirmen, yeşil yosunlar ve çınar gölgeleri gibi betimleyici unsurlar tespit edilmiştir.
Paragrafın kelimelerle resim çizme amacı taşıyan betimleyici anlatıma ait olduğunu saptamak.

Anahtar Kavram

Paragraftaki anlatım biçimlerinin (açıklama, tartışma, öyküleme, betimleme) temel özelliklerini ayırt etme.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 14Soru

(I) Tarih yazımı, geçmişte yaşanan olayların sadece tarafsız bir şekilde kronolojik sıraya dizilmesinden ibaret değildir; o, aynı zamanda toplumsal belleğin inşa edilme sürecidir. (II) Tarihçi, geçmişe ait belgeleri incelerken kendi döneminin değer yargılarından ve kültürel eğilimlerinden tamamen bağımsız hareket edemez. (III) Bu durum, tarihsel anlatıların her çağda yeni baştan kurgulanmasına ve farklı yorumlanmasına yol açar. (IV) Son yıllarda arşiv belgelerinin dijital ortama aktarılması, tarih araştırmacılarının bilgiye ve belgelere ulaşmasını oldukça kolaylaştırmıştır. (V) Dolayısıyla tarihsel bilgi, donmuş ve değişmez bir gerçeklik sunmaktan ziyade sürekli yenilenen dinamik bir yapı olarak karşımıza çıkar.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Düşüncenin akışını bozan dördüncü cümledir (IV).
Parçanın genelinde tarih yazımının teorik yapısı, tarihçinin kaçınılmaz öznelliği ve tarihsel bilginin sürekli yeniden kurgulanan yapısı üzerinde durulmaktadır. Ancak dördüncü cümlede, arşiv belgelerinin dijital ortama aktarılmasının araştırmacılara sağladığı kolaylık gibi teknik ve yöntemsel bir ayrıntıdan bahsedilmiştir. Bu cümle, konunun akışını kesintiye uğratarak parçanın genel bütünlüğünü bozmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genel konusunu ve ana düşüncesini belirleyin.
Paragrafta tarih yazımının öznel doğası, tarihçinin kendi döneminden etkilenmesi ve tarihsel bilginin sürekli yeniden kurgulanan dinamik yapısı ele alınmaktadır.
Akışı bozan cümleyi bulmak için önce metnin hangi konu etrafında şekillendiğini anlamak gerekir.
2
Cümleler arasındaki anlamsal ve yapısal bağlantıları inceleyin.
Birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci cümlelerin birbirini kuramsal düzeyde tamamladığı; ancak dördüncü cümlenin arşiv belgelerinin dijitalleşmesi gibi teknik bir konudan bahsettiği görülür.
Düşüncenin akışını bozan cümle, konunun farklı bir yönüne geçen veya ana konudan sapan cümledir.
3
Bağlantı ögelerini kontrol ederek anlam bütünlüğünü teyit edin.
Üçüncü cümledeki 'Bu durum' ifadesi ikinci cümleye bağlanırken, beşinci cümledeki 'Dolayısıyla' ifadesi üçüncü cümledeki kurgusallığı sonuca bağlamaktadır. Dördüncü cümle bu zincirin dışında kalmaktadır.
Bağlayıcı ögeler, düşünce akışının yönünü ve cümleler arası tutarlılığı belirlemede en güvenilir ipuçlarıdır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Akışı Bozan Cümle
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 15Soru

Aşağıdaki parçada numaralanmış cümlelerin hangisinden sonra 'Sanatsal yaratıcılığın özünü oluşturan bu dönüştürme gücü, sıradan bir olayı bile ölümsüz bir anlatıya dönüştürebilir.' cümlesi getirilmelidir? Cevabınızı Romen rakamıyla (örneğin; III) yazınız.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

(I) Yazar, içinde yaşadığı çağın tanıklığını yaparken farkında olmadan toplumun ruhsal haritasını da çıkarır. (II) Ancak bu tanıklık, kuru bir aktarımdan ibaret kalırsa kalıcılığı yakalayamaz. (III) İşte bu noktada estetik kaygı devreye girer ve sanatçı, gerçeği kendi düş gücüyle yeniden yoğurur. (IV) Bize sunulan yapıt, artık sadece bir dönemin belgesi değil; her dönemde yeniden keşfedilebilecek bir sanat eseridir. (V) Okur da bu eseri her okuduğunda kendi dünyasından yeni anlamlar üretir.

Cevap:
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Verilen cümle üçüncü cümleden sonra getirilmelidir.
Üçüncü cümlede sanatçının gerçeği düş gücüyle 'yeniden yoğurmasından' bahsedilmiştir. Yerleştirilmek istenen cümle ise 'bu dönüştürme gücü' ifadesiyle başladığı için doğrudan bu yoğurma eylemine gönderme yapmaktadır. Bu nedenle cümle, üçüncü cümleden sonra getirilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki cümlelerin anlamsal ve yapısal ilişkilerini incelemek.
İlk üç cümlede yazarın tanıklığı, bunun kuru bir aktarımdan ibaret kalmaması gerektiği ve estetik kaygıyla gerçeğin düş gücüyle yeniden yoğrulduğu anlatılmaktadır.
Parçanın genel konusunu ve düşünce akışını belirlemek için.
2
Yerleştirilecek cümledeki anahtar kelimeleri ve bağlantı ögelerini analiz etmek.
Yerleştirilecek cümledeki 'bu dönüştürme gücü' ifadesi, kendisinden önceki cümlede geçen bir dönüştürme veya yoğurma eylemine işaret etmektedir.
Cümlenin kendisinden önceki cümleyle olan bağını kurabilmek için.
3
'Bu dönüştürme gücü' ifadesini karşılayan cümleyi bulmak ve cümlenin sonrasındaki akışı kontrol etmek.
Üçüncü cümledeki 'gerçeği kendi düş gücüyle yeniden yoğurur' ifadesi, aranan dönüştürme eylemidir. Cümlenin yerleştirilmesinden sonraki dördüncü cümlede geçen 'Bize sunulan yapıt...' ifadesi de bu dönüştürme sürecinin sonucunu bağlamaktadır.
Anlam akışını bozmayacak en uygun yeri kesinleştirmek için.

Anahtar Kavram

Paragrafta anlam akışını sağlayan anahtar kelimeler ve gönderme ögelerinin tespiti.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 16Soru

Zaman bankacılığı; paranın mübadele aracı olmaktan çıkarılarak yerine zamanın konduğu, bireylerin birbirlerine sundukları hizmetlerin süre bazında değerlendirildiği alternatif bir sosyal yardımlaşma modelidir. Bu sistemde bir üyenin gerçekleştirdiği bir saatlik çocuk bakımı karşılığında kazandığı kredi, bir başka üyeden alınacak bir saatlik yabancı dil dersiyle eşitlenmektedir. Temelinde finansal kazançtan ziyade toplumsal bağları güçlendirmek, geleneksel ekonominin dışına itilmiş bireyleri üretime dahil etmek ve her emeğin eşit değerde olduğu bilincini yerleştirmek yatar. Bu yönüyle zaman bankacılığı, modern bireyin yalnızlığına karşı yerel ve kolektif bir dayanışma ağı örerek toplumsal güveni yeniden inşa etmeyi hedefler.

Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zaman bankacılığı sisteminin işleyişi ve bu modelin hayata geçirilme amaçları

Cevap

Zaman bankacılığı sisteminin işleyişi ve bu modelin hayata geçirilme amaçları
Doğru cevap zaman bankacılığı sisteminin işleyişini ve hayata geçirilme amaçlarını ele alan seçenektir. Paragrafta bu sistemin tanımı, işleyiş mantığı ve toplumsal düzeyde neleri hedeflediği nesnel bir dille aktarılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ilk iki cümlesini incelemek
Zaman bankacılığının tanımına ve hizmetlerin süre bazında eşitlenmesine dayanan çalışma prensibine (işleyişine) ulaşılmıştır.
Metnin başlangıçta neyi tanımlayıp hangi olguyu ele aldığını belirlemek.
2
Paragrafın son iki cümlesini incelemek
Sistemin finansal kârdan ziyade toplumsal bağı güçlendirmek, emeğe eşit değer vermek ve toplumsal güveni inşa etmek gibi amaçlara yönelik olduğu görülmüştür.
Yazarın bu konuyu ele alarak asıl ulaştırmak istediği toplumsal hedefleri ve gerekçeleri tespit etmek.
3
Elde edilen unsurları sentezleyerek konuyu belirlemek
Metnin bütününde zaman bankacılığının işleyişi ve bu modelin hayata geçirilme amaçlarının anlatıldığı sonucuna varılmıştır.
Giriş ve gelişme cümlelerindeki bilgileri birleştirerek en kapsamlı konu ifadesini bulmak.

Anahtar Kavram

Paragrafın konusu, yazarın üzerinde durduğu, parçada hakkında açıklama yaptığı veya bilgi verdiği temel olgu ya da durumdur. Konu belirlenirken metnin bütünü göz önünde bulundurulmalı, çok dar veya çok genel yargılardan kaçınılmalıdır.
Soru 17Soru

Metin:

Sanatın yüzyıllar boyunca süren mükemmellik arayışı, sanayileşmeyle birlikte seri üretimin kusursuz geometrisine çarpmış ve yön değiştirmiştir. Hatasız üretilen her nesne, insan elinin ve zihninin barındırdığı o biricik dalgalanmaları yok ettiği ölçüde ruhsuzlaşmaktadır. Bugün el yapımı bir seramik vazo üzerindeki küçük bir asimetri ya da tamamlanmamış bir ahşap oyma, izleyiciye bir kusur gibi görünmekten ziyade, o esere hayat veren yaratıcı sürecin ve harcanan emeğin somut birer kanıtı olarak sunulur. Zira pürüzsüz ve hatasız olan, insanı dışlayan bir makine düzenini temsil ederken; kusurlar, sanatçının eserle girdiği dinamik çatışmanın ve varoluşsal mücadelenin izleridir. Sanat alıcısı da artık nihai ve kusursuz bir üründen ziyade, bu insanileştirici kusurlar üzerinden sanatçının d��nyasına dahil olmayı arzulamaktadır. Kusursuzluğun standartlaştığı modern dünyada sanat, insan olmanın getirdiği kırılganlığı ve hatayı yansıtan bir sığınak işlevi gör��r. Bu bağlamda, sanat yapıtındaki kasıtlı ya da kendiliğinden oluşan pürüzler, eseri değersizleştiren teknik yetersizlikler değil; aksine onu biricik ve insani kılan en temel estetik değer alanlarıdır.

Bu metinde yer alan düşünceler dikkate alındığında, 'Sanatta el emeğinin ve insan elinin izini taşıyan hata ve pürüzler, modern çağın kusursuz makine üretimine karşı yapıta biriciklik ve estetik değer kazandıran temel ögelerdir.' yargısı metnin ana düşüncesidir.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Verilen yargı metnin ana düşüncesidir, dolayısıyla doğru (true) olarak değerlendirilmelidir.
Sanat eserindeki pürüzlerin ve insani hataların makine kusursuzluğuna karşı biriciklik kazandırdığı ve eserin estetik değerini oluşturduğu ana fikri metinle tamamen örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin genelinde neyin anlatıldığını ve yazarın asıl iletmek istediği mesajı belirleyin.
Metinde modern üretimdeki kusursuzluğun soğukluğu ile sanat eserlerindeki insani kusurların/pürüzlerin getirdiği biriciklik ve değer karşılaştırılmaktadır.
Ana düşünceye ulaşmak için konunun ve yazarın bakış açısının doğru tespit edilmesi gerekir.
2
Metindeki anahtar kelimeleri ve sonuç cümlesini analiz edin.
Son cümlede geçen 'sanat yapıtındaki pürüzler, eseri değersizleştiren teknik yetersizlikler değil; aksine onu biricik ve insani kılan en temel estetik değer alanlarıdır' ifadesi yazarın asıl savunmak istediği görüştür.
Genellikle metnin son kısımlarında ana düşünceyi özetleyen veya doğrudan veren yargılar yer alır.
3
Önerilen yargı ile metinden çıkarılan ana düşünceyi karşılaştırın.
Önerilen yargı, metindeki ana düşünceyi eksiksiz ve doğru bir biçimde özetlemektedir.
Yargının doğru (true) mu yoksa yanlış (false) mu olduğunu belirlemek amacıyla karşılaştırma yapılır.

Anahtar Kavram

Paragrafta yazarın okuyucuya iletmek istediği asıl mesaj olan ana düşünceyi (ana fikri) tespit etme.
Soru 18Soru

Aşağıdaki numaralanmı�� metin parçalarını, bu parçalarda belirgin olarak kullanılan düşünceyi geliştirme yollarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. Sibernetik; canlı ve cansız tüm karmaşık sistemlerin denetim, iletişim ve bilgi işleme mekanizmalarını inceleyen disiplinler arası bir bilim dalıdır. Bu bilim, sistemlerin çevreleriyle kurduğu dinamik etkileşimi ve kendi kendilerini düzenleme becerilerini temel alır.
II. Edebiyatta zaman kavramı, kronolojik bir akıştan ziyade insanın içsel yaşantısıyla şekillenen esnek bir yapıya sahiptir. Nitekim yazar Ahmet Hamdi Tanpınar bu konuda, 'Ne içindeyim zamanın ne de büsbütün dışında, yekpare geniş bir anın parçalanmaz akışında.' diyerek zamanın doğrusal değil, döngüsel ve bütünsel bir algıyla kavranması gerektiğini savunur.
III. Geleneksel üretim yöntemlerinde malzemeler milimetre boyutlarında işlenirken modern nanoteknolojide atomik ve moleküler düzeyde çalışılır. Klasik fizik kurallarının geçerli olduğu makro boyutlardaki maddeler ile kuantum mekaniğinin devreye girdiği nano boyuttaki maddelerin gösterdiği kimyasal ve fiziksel reaksiyonlar birbirinden tamamen farklıdır.
IV. Kentleşmenin hızla artması, doğal ekosistemlerde yaşayan birçok türün yaşam alanını daraltarak onları yok olma eşiğine getirmektedir. Örneğin, İstanbul'un kuzey ormanlarındaki kontrolsüz yapılaşma; başta yaban domuzları, karacalar ve yırtıcı kuşlar olmak üzere onlarca yaban hayvanının göç yollarını tahrip etmiş, kent merkezlerine inmelerine neden olmuştur.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

I numaralı parça Tanımlama, II numaralı parça Tanık Gösterme, III numaralı parça Karşılaştırma, IV numaralı parça ise Örneklendirme düşünceyi geliştirme yollarıyla eşleşmektedir.
Metin parçaları analiz edildiğinde; I. parça 'bilim dalıdır' ifadesiyle 'Tanımlama'ya, II. parça Tanpınar'ın sözüne doğrudan yer vererek 'Tanık Gösterme'ye, III. parça geleneksel yöntemlerle nanoteknolojiyi kıyaslayarak 'Karşılaştırma'ya, IV. parça ise kuzey ormanlarındaki durumu somutlaştırarak 'Örneklendirme'ye karşılık gelmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci parçanın yüklemine odaklanılarak 'Bu nedir?' sorusu yöneltilir.
'Sibernetik nedir?' sorusunun yanıtı '...bilim dalıdır.' şeklinde verildiği için bu parça 'Tanımlama' ile eşleşir.
Tanımlama cümleleri bir kavramın ne olduğunu nesnel veya öznel olarak açıklayan cümlelerdir.
2
İkinci parçada yazarın düşüncesini kanıtlamak için kullandığı yönteme bakılır.
Ahmet Hamdi Tanpınar'ın şiirinden doğrudan bir alıntı yapıldığı ve yazarın görüşü desteklendiği için bu parça 'Tanık Gösterme' ile eşleşir.
Tanık gösterme, savunulan görüşün inandırıcılığını artırmak için alanında yetkin bir kişinin görüşüne veya sözüne doğrudan ya da dolaylı yer verilmesidir.
3
Üçüncü parçadaki kavramlar arasındaki ilişki incelenir.
'Geleneksel üretim yöntemleri' ile 'modern nanoteknoloji' ve 'makro boyutlar' ile 'nano boyutlar' karşılaştırıldığı için bu parça 'Karşılaştırma' ile eşleşir.
İki veya daha fazla kavram ya da durum arasındaki benzerlik veya farklılıkların ortaya konması karşılaştırma yöntemidir.
4
Dördüncü parçada sunulan düşüncenin somutlaştırılma biçimi incelenir.
Kentleşmenin zararlarını göstermek amacıyla İstanbul'un kuzey ormanları ve oradaki canlı türleri örnek verildiği için bu parça 'Örneklendirme' ile eşleşir.
Soyut bir düşünceyi görünür kılmak ve pekiştirmek için somut örnekler sunulması örneklendirme olarak adlandırılır.

Anahtar Kavram

Düşünceyi geliştirme yolları, yazarın savunduğu tezi inandırıcı kılmak, açıklamak veya somutlaştırmak için başvurduğu tanımlama, karşılaştırma, örneklendirme ve tanık gösterme gibi anlatım tekniklerini kapsar.
Soru 19Soru

(I) Sanat tarihi araştırmalarında, eserlerin üretildiği dönemi ve orijinalliğini kesin olarak belirlemek her zaman kolay olmaz. (II) Bu noktada fen bilimlerinin sunduğu teknik yöntemler, sanat tarihçilerinin en önemli yardımcıları haline gelmiştir. (III) Bunlardan biri olan dendrokronoloji yöntemi, ağaç yaş halkalarının incelenmesi esasına dayanarak ahşap nesnelerin yaşını saptar. (IV) Özellikle ahşap paneller üzerine yapılan eski tabloların hangi dönemde üretildiğini saptamak, bu halka analizleriyle mümkün olabilmektedir. (V) Ancak bu yöntemden kesin sonuçlar alabilmek, incelenen ahşapta yeterli miktarda büyüme halkasının korunmuş olmasına bağlıdır. (VI) Elde edilen veriler, eserin iddia edilen döneme ait olup olmadığını ya da sonradan yapılmış bir taklit olup olmadığını ortaya koyar.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinden sonra "Aksi takdirde halka dizilimleri, bölgenin referans veri tabanındaki iklim grafikleriyle sağlıklı bir biçimde eşleştirilemez." cümlesi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: V. cümleden sonra

Cevap

Parçadaki beşinci cümleden sonra eklenecek olan ifade, bu cümlede belirtilen koşulun gerçekleşmemesi durumunda ortaya çıkacak olumsuz sonucu açıklamaktadır.
Beşinci cümlede dendrokronoloji yönteminden kesin sonuçlar alabilmenin, ahşapta yeterli miktarda büyüme halkasının korunmuş olmasına bağlı olduğu belirtilmiştir. Getirilmesi istenen cümle 'Aksi takdirde...' diye başlayarak bu koşulun gerçekleşmemesi durumunda ortaya çıkacak sonucu açıklamaktadır. Bu nedenle parça anlamlı bir bütün oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Parçaya yerleştirilecek cümlenin anlamını ve bağlayıcı ögelerini analiz etmek.
'Aksi takdirde' ifadesiyle başlayan cümle, kendisinden önce belirtilen bir koşulun gerçekleşmemesi durumunu ifade eder. Cümledeki 'halka dizilimleri' ve 'iklim grafikleriyle eşleştirilemez' ifadeleri de dendrokronoloji yöntemiyle ilgilidir.
Cümlenin paragraftaki hangi yargıya bağlanabileceğini bulmak için ipuçlarını tespit etmek gerekir.
2
Parçadaki cümleleri okuyarak hangisinin bir koşul bildirdiğini belirlemek.
Beşinci cümlede 'Ancak bu yöntemden kesin sonuçlar alabilmek, incelenen ahşapta yeterli miktarda büyüme halkasının korunmuş olmasına bağlıdır.' denilerek açık bir koşul ortaya konmuştur.
'Aksi takdirde' bağlacının bağlanabileceği anlamca en uygun cümleyi bulmak.
3
Seçilen cümlenin ardına yerleştirip akışı kontrol etmek.
Beşinci cümleden sonra getirildiğinde, 'korunmuş olmasına bağlıdır... Aksi takdirde eşleştirilemez... Elde edilen veriler...' akışı tam bir mantıksal tutarlılık sağlar.
Cümlenin doğru yere yerleştirildiğini doğrulamak ve anlam bütünlüğünü kontrol etmek.

Anahtar Kavram

Paragrafta anlam bütünlüğü kurma ve bağlayıcı ögeleri kullanarak cümleler arası anlam/koşul ilişkilerini tespit etme.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 20Soru

Aşağıdaki cümleler anlamlı ve kurallı bir paragraf oluşturacak şekilde sıralandığında doğru sıralama nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama sırasıyla geleneksel yüzey araştırmalarını tanıtan cümle, bu yöntemlerin sınırlılıklarını belirten cümle, Lidar teknolojisini sunan cümle, Lidar'ın çalışma mekanizmasını açıklayan cümle ve son olarak elde edilen haritaların yararlarını gösteren cümle şeklinde olmalıdır.
Cümleler anlam akışı ve zamir/gönderme bağları takip edildiğinde tamamen doğrusal bir neden-sonuç ve tanım-detay ilişkisi kurmaktadır. Geleneksel yüzey araştırmalarından bunların eksikliklerine, oradan Lidar teknolojisine, Lidar'ın çalışma mekanizmasına ve en son bu haritaların faydasına geçiş yapılması mantıksal tek sıralamadır.

Adım Adım Çözüm

1
Giriş cümlesini belirlemek amacıyla zamir, bağlaç veya gönderme ifadesi içermeyen genel yargıyı bulmak.
Arkeologların geleneksel yüzey araştırmalarına güvendiğini belirten cümle giriş cümlesi olarak seçilir.
Paragrafın bağımsız bir düşünceyle başlaması ve sonraki gelişmelere zemin hazırlaması gerekir.
2
Giriş cümlesini takip edecek ve onunla doğrudan bağlantılı olan ifadeyi tespit etmek.
Geleneksel yöntemlerin sınırlarını 'bu klasik yöntemler' ifadesiyle eleştiren cümle ikinci sıraya getirilir.
Giriş cümlesinde geçen 'geleneksel yüzey araştırmaları' kavramı, 'bu klasik yöntemler' ifadesiyle sürdürülmüştür.
3
Klasik yöntemlerin yarattığı olumsuzluğu çözen yeni teknolojiyi tanıtan cümleyi bulmak.
Lidar teknolojisini sunan ve 'bu engeli' tamamen ortadan kaldırdığını belirten cümle üçüncü sıraya yerleştirilir.
Önceki cümlede geçen 'gözden kaçma' olumsuzluğu, bu cümlede 'engel' olarak tanımlanmış ve Lidar'ın bunu çözdüğü ifade edilmiştir.
4
Lidar teknolojisinin nasıl çalıştığını açıklayan cümleyi belirlemek.
Lazer ışınlarının dallar arasından süzülerek topoğrafik harita çıkardığını anlatan cümle dördüncü sıraya getirilir.
Lidar teknolojisinin havadan gönderdiği 'lazer darbeleri' ifadesi, bu cümlede 'Lazer ışınları' şeklinde açıklanarak çalışma mekanizması detaylandırılmıştır.
5
Çıkarılan topoğrafik haritaların sonuçlarını ve faydalarını gösteren cümleyi bulmak.
Elde edilen bu ayrıntılı haritaların araştırmacılara sağladığı kolaylıkları anlatan cümle son sıraya yerleştirilir.
Bir önceki cümlede 'topoğrafik haritası çıkarılıyor' ifadesiyle tamamlanan süreç, bu cümlede 'Elde edilen bu ayrıntılı haritalar' şeklinde sonuçlandırılmıştır.

Anahtar Kavram

Paragrafta anlam akışını takip ederek cümleleri mantıksal, kronolojik ve yapısal yönden sıralama.

Alternatif Yöntem

Cümlelerdeki 'bu klasik yöntemler', 'bu engeli', 'lazer darbeleri / lazer ışınları' ve 'harita çıkarılıyor / elde edilen bu haritalar' gibi anahtar kavram zincirlerini ve zamir göndermelerini eşleştirerek doğrudan bir mantık sırası kurabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Sayfa 1 / 66Sonraki