Paragrafta Anlam

1306 soru

Soru 21Soru

Bilim tarihi, genellikle başarıdan başarıya koşan deha sahibi kahramanların ve mutlak doğruların kesintisiz, kronolojik bir resmi olarak sunulur. Oysa gerçek bilimsel bilgi üretimi, doğası gereği metodolojik yanılmalar, aşılması güç çıkmaz sokaklar ve zamanla yanlışlanmış hipotezlerle doludur. Bir bilim insanının ulaştığı her 'doğru', aslında elenmiş ve çürütülmüş onlarca 'yanlış' olasılığın sağlam temelleri üzerine inşa edilir. Hatalar, araştırmacıyı mevcut hipotezlerini yeniden gözden geçirmeye, elde edilen verileri farklı bir perspektiften okumaya ve yerleşik bilimsel kabullere meydan okumaya zorlar. Bu yönüyle bilimde yanılma payı, bilimsel ilerlemenin önündeki bir engel değil, tam aksine keşif sürecini dinamik kılan, yeni yollar açan kurucu bir ögedir. Yanılgıların ve başarısızlıklar��n dışlandığı, sadece pürüzsüz başarı öykülerinin aktarıldığı tek boyutlu bir bilim anlatısı, bilimin şüpheci, sorgulayıcı ve kendini durmaksızın düzelten doğasını göz ardı etmek anlamına gelir. Dolayısıyla gerçek anlamda bilimi kavramak, onun nihayetinde ulaştığı parlak sonuçlar kadar, bu sonuçlara giden yoldaki sapmaları, denemeleri ve yanlış yolları da sabırla incelemeyi gerektirir.

Bu parçaya göre, bilimsel bilginin gelişiminde hataların ve yanlış yönelimlerin rolüne ilişkin şu iddia ortaya atılmıştır: 'Bilimsel süreçte karşılaşılan yanılgılar ve başarısızlıklar, gelişimi sekteye uğratan geçici engeller olmaktan ziyade; araştırmacıyı sorgulamaya yönlendirerek yeni keşif yollarının kapısını açan ve bilimin kendi kendini düzeltme mekanizmasını çalıştıran kurucu unsurlardır.'

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Verilen iddia paragrafta savunulan ana düşünceyle örtüşmektedir, bu nedenle ifade doğrudur.
İddia edilen ifade, parçanın ana düşüncesini eksiksiz bir şekilde özetlemektedir. Parçada bilimsel bilginin gelişiminde hataların, yanlış hipotezlerin ve sapmaların araştırmacıyı sorgulamaya zorlayarak keşif sürecini dinamik kılan kurucu birer unsur olduğu savunulmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın konusunu ve yazarın temel iletisini belirlemek.
Yazarın, bilim tarihinin pürüzsüz başarı öyküleri yerine hataları, yanılgıları ve çıkmaz yolları da kapsayan dinamik bir süreç olarak kavranması gerektiğini savunduğu tespit edilmiştir.
Paragraftaki ana düşünceye ulaşmak için yazarın üzerinde durduğu temel tartışma noktasını anlamak gerekir.
2
Metindeki anahtar cümleleri ve yargıları analiz etmek.
'Hatalar, araştırmacıyı mevcut hipotezlerini yeniden gözden geçirmeye... zorlar' ve 'bilimde yanılma payı... keşif sürecini dinamik kılan, yeni yollar açan kurucu bir ögedir' yargıları tespit edilmiştir.
Yazarın iddialarını hangi gerekçelerle temellendirdiğini bularak ana fikri netleştirmek gerekir.
3
Metnin ana düşüncesi ile sorudaki iddiayı karşılaştırmak.
İddiadaki 'yanılgıların yeni keşif yolları açan ve bilimin kendini düzeltme mekanizmasını çalıştıran kurucu unsurlar olduğu' tezi, parçadaki 'yanılma payının keşif sürecini dinamik kılan kurucu öge olduğu' ve 'bilimin kendini düzelten doğasını' desteklediği yargısıyla tam uyum göstermektedir.
Önerilen ifadenin metnin ana fikrini doğru yansıtıp yansıtmadığını doğrulamak gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünce
Soru 22Soru

(I) Tarihî yapıların restorasyonu, yalnızca fiziksel bir onarım süreci değil, aynı zamanda geçmişin estetik ve kültürel değerlerini geleceğe aktarma eylemidir. (II) Bu koruma eyleminde temel ilke, yapıya yapılacak müdahalelerin en az düzeyde tutulması ve yapının tarihsel bütünlüğünün korunmasıdır. (III) İtalyan sanat tarihçisi Cesare Brandi de restorasyonu, yapının estetik ve tarihsel çift karakterini gözeten bir takdir ve yeniden sunum süreci olarak tanımlar. (IV) Günümüzde tarihî kent merkezlerindeki sivil mimarlık örneklerinin turizme kazandırılması, yerel ekonomilerin canlanmasında önemli bir rol oynamaktadır. (V) Bu doğrultuda yürütülen çağdaş restorasyon projelerinde, yapıya eklenen yeni parçaların özgün dokudan ayırt edilebilir olması bu kuramsal yaklaşımın en somut yansımasıdır.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Dördüncü cümle (IV) paragrafın genelinde ele alınan tarihî yapıların restorasyonu ve koruma kuramları konusundan saparak tarihî yapıların turizme ve ekonomiye katkısına değindiği için akışı bozmaktadır.
Paragrafta tarihî yapıların korunması, restorasyonu ve bu restorasyonun taşıması gereken kuramsal nitelikler (estetik-tarihsel bütünlük, müdahalelerin geri döndürülebilir olması) üzerinde durulmaktadır. Birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci cümleler bu kuramsal çerçeveyi inşa ederken; dördüncü cümle konudan saparak sivil mimarlık örneklerinin turizme kazandırılmasının yerel ekonomiye etkisinden söz etmektedir. Dolayısıyla dördüncü cümle akışı bozmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genel konusunu ve ana düşüncesini belirlemek.
Metinde tarihî yapıların korunması, restorasyonu ve bu alandaki kuramsal yaklaşımların (özellikle Cesare Brandi'nin kuramı ve koruma ilkelerinin) ele alındığı görülür.
Akışı bozan cümleyi bulmak için öncelikle metnin neyden bahsettiğini anlamak gerekir.
2
Cümleler arasındaki anlamsal ve yapısal bağlantıları incelemek.
Birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci cümlelerin birbirini tamamladığı; birinci ve ikinci cümlelerdeki koruma ilkelerinin üçüncü cümledeki Cesare Brandi tanımıyla desteklendiği, beşinci cümledeki 'bu doğrultuda' ve 'bu kuramsal yaklaşım' ifadelerinin doğrudan bu cümlelere bağlandığı tespit edilir.
Bağlayıcı ögelerin ve düşünce zincirinin hangi cümlede kesildiğini belirlemek akışı bozan cümleyi ortaya çıkarır.
3
Metnin bütünlüğüne uymayan, konuya farklı bir açıdan yaklaşan cümleyi tespit etmek.
Dördüncü cümlenin restorasyonun kuramsal boyutundan tamamen uzaklaşarak tarihî konakların turizme ve yerel ekonomiye katkısından bahsettiği görülür. Bu cümle akışı bozmaktadır.
Konunun yönünü aniden değiştiren cümle akışı bozan cümledir.

Anahtar Kavram

Paragrafta düşüncenin akışını bozan cümleyi bulma
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 23Soru

Kütüphaneler, uzun yıllar boyunca yalnızca kitapların sessizlik içinde korunduğu ve ödünç verildiği statik mekânlar olarak algılanmıştır. Ancak günümüzde bu kurumlar, dijitalleşmenin de etkisiyle kabuk değiştirerek bilginin paylaşıldığı, kültürel etkinliklerin düzenlendiği ve insanların bir araya geldiği dinamik yaşam alanlarına dönüşmektedir. Artık modern bir kütüphaneye giden bir ziyaretçi, sadece raflar arasında dolaşmakla kalmayıp atölye çalışmalarına katılabilmekte, dijital veri tabanlarına erişebilmekte ve ortak çalışma alanlarında projeler üretebilmektedir. Dolayısıyla kütüphaneler, sessiz birer depo olmaktan sıyrılarak toplumsal etkileşimin ve ortak üretimin canlı birer merkezi hâline gelmektedir.

Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kütüphanelerin günümüzde kazandığı yeni işlevler ve üstlendiği toplumsal roller

Cevap

Kütüphanelerin günümüzde kazandığı yeni işlevler ve üstlendiği toplumsal roller
Metnin genelinde kütüphanelerin geleneksel olarak sadece kitap saklanan sessiz mekânlar olma işlevinden sıyrılarak günümüzde dijitalleşme, atölye çalışmaları ve kültürel etkinlikler gibi yeni toplumsal roller kazandığı üzerinde durulmaktadır. Kütüphanelerin günümüzde kazandığı yeni işlevler ve üstlendiği toplumsal roller ifadesi metnin bu bütünsel iletisini tam olarak karşılamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genelinde neyin anlatıldığını, konunun ne olduğunu belirlemek amacıyla metni okumak.
Metinde kütüphanelerin sadece kitap saklanan sessiz yerler olmaktan çıkıp günümüzde sosyal, kültürel ve dijital imkânlar sunan aktif yaşam alanlarına dönüştüğü anlatılmaktadır.
Paragrafın konusunu bulmak, metnin tamamını kapsayan ve yazarın üzerinde durduğu genel durumu tespit etmeyi gerektirir.
2
Metnin ana fikrini ve odak noktasını özetleyen bir konu ifadesi oluşturmak.
Konu 'kütüphanelerin zaman içindeki işlevsel ve toplumsal değişimi' olarak özetlenir.
Seçeneklerdeki ifadelerin doğruluğunu sınamak için zihinde sınırları net bir konu taslağı oluşturmak elenme sürecini kolaylaştırır.
3
Oluşturulan konuyu seçeneklerle karşılaştırarak en genel ve doğru yargıyı seçmek.
Kütüphanelerin günümüzde kazandığı yeni işlevler ve üstlendiği toplumsal roller ifadesinin paragrafın tamamını kapsadığı ve doğru cevap olduğu belirlenir. Diğer seçeneklerin ise metindeki bazı kelimelerden yola çıkarak yazılmış metin dışı yorumlar veya dar kapsamlı yan fikirler olduğu görülür.
Doğru yanıtın metnin bütününü temsil etmesi, çeldiricilerin ise metin dışı yorum barındırması veya sınırlı bir ayrıntıya odaklanması kuralına dayanarak eleme yapılır.

Anahtar Kavram

Paragrafın Konusu
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 24Soru

Günlük yazmak, insanın kendisiyle baş başa kaldığı, iç dünyasındaki karmaşayı kâğıda dökerek durulduğu sessiz bir limandır. Birey, gün boyunca yaşadığı olayları, hissettiği duyguları günlük sayfalarına aktarırken aslında kendi kendisiyle hesaplaşır ve kendini daha yakından tanıma fırsatı bulur. Başkalarına anlatamadığı kaygıları, sevinçleri ve hayalleri günl��ğün sırdaşlığına bırakır. Bu yönüyle günlük tutmak, sadece geçmişi kaydetmekle kalmaz; aynı zamanda insanın kendi gelişim sürecini izlemesine ve içsel bir dinginliğe kavuşmasına yardımcı olan bir tür kişisel terapi işlevi görür.

Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Günlük tutmanın bireysel gelişim ve içsel keşif üzerindeki etkisi

Cevap

Günlük tutmanın bireysel gelişim ve içsel keşif üzerindeki etkisi
Parçada günlük tutmanın insanın kendi içine yönelmesini, kendisiyle hesaplaşmasını, kendini tanımasını ve gelişim sürecini izlemesini sağladığı belirtilmektedir. Bu doğrultuda metnin bütününde günlük yazmanın bireyin kendini keşfetmesi ve içsel gelişimi üzerindeki rolü üzerinde durulmaktadır. Dolayısıyla günlük tutmanın bireysel gelişim ve içsel keşif üzerindeki etkisini ifade eden seçenek doğru cevaptır.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin ilk okumasını yaparak anahtar kelimeleri ve üzerinde durulan temel kavramı belirlemek.
Metinde sürekli olarak 'günlük yazmak', 'kendini tanımak', 'kendi gelişim süreci' ve 'kişisel terapi' kavramlarının vurgulandığı görülür.
Paragrafın konusunu bulmak için yazarın ne hakkında konuştuğunu ve hangi kavramları ön plana çıkardığını saptamak gerekir.
2
Cümleler arasındaki anlam ilişkilerini analiz ederek metnin bütünündeki ana iletiyi özetlemek.
Günlük yazmanın sadece geçmişi kaydetme işlevi olmadığı, bireyin iç dünyasını tanımasına ve kendini geliştirmesine katkı sağladığı sonucuna ulaşılır.
Konu, parçanın tamamını kapsayan ve yazarın üzerinde durduğu genel çerçevedir; dolayısıyla tüm cümleleri kapsayan ortak anlam saptanmalıdır.
3
Seçenekleri inceleyerek metnin genelini kapsayan en doğru yargıyı seçmek.
Günlük tutmanın bireysel gelişim ve içsel keşif üzerindeki etkisini ifade eden seçeneğin parçada anlatılanları tam olarak karşıladığı belirlenir.
Çeldirici seçeneklerin ya çok dar kapsamlı yardımcı düşünceler içerdiğini ya da metin dışı öznel yorumlar barındırdığını eleyerek doğru cevaba ulaşılır.

Anahtar Kavram

Paragrafın Konusu ve Başlığı
Soru 25Soru

Müzelerde nesnelerin ait oldukları kültürel ve gündelik yaşam bağlamından koparılarak vitrinler ardında izole birer sanat yapıtı gibi sunulması, izleyicide geçmişe dair çarpık bir algı oluşturmaktadır. Bu sunum biçimi, nesneyi üreten toplumun üretim ilişkilerini, inançlarını ve sosyal dinamiklerini görünmez kılar. Nesne, tarihsel derinliğinden sıyrılarak sadece estetik bir seyir unsuruna dönüştüğünde, müze ziyaretçisi geçmişi bir bilgi alanı olarak değil, nostaljik bir imge deposu olarak tüketmeye başlar. Dolayısıyla müzecilik pratikleri, nesnelerin maddi varlığını korurken onların toplumsal bellekteki gerçek işlevlerini unutturan birer araç haline gelebilmektedir.

Bu parçada müzecilik pratikleriyle ilgili olarak asıl yakınılan durum aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Müzelerdeki sergileme biçimlerinin, nesneleri toplumsal bağlamından soyutlayıp estetik bir nesneye dönüştürerek geçmişin doğru anlaşılmasını engellemesi

Cevap

Müzelerdeki sergileme biçimlerinin, nesneleri toplumsal bağlamından soyutlayıp estetik bir nesneye dönüştürerek geçmişin doğru anlaşılmasını engellemesi
Parçada, nesnelerin müzelerde sergilenirken ait oldukları toplumsal, kültürel ve gündelik yaşam bağlamından koparıldığı, vitrinler ardında yalnızca estetik bir seyir nesnesi olarak sunulduğu belirtilmektedir. Bu durumun, ziyaretçinin geçmişe yönelik çarpık ve nostaljik bir algı geliştirmesine yol açtığı, nesnelerin gerçek işlevlerini unutturduğu ifade edilmiştir. Dolayısıyla asıl yakınılan durum, müzelerdeki bu sunum tarzının nesneleri ait oldukları bağlamdan uzaklaştırıp salt estetik bir ögeye dönüştürerek geçmişin gerçekliğinin kavranmasını engellemesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın giriş ve gelişme cümlelerindeki anahtar ifadeleri belirlemek.
Müzelerde nesnelerin ait oldukları kültürel bağlamdan koparıldığı ve vitrinler ardında izole edilerek estetik birer seyir unsuruna dönüştürüldüğü saptanmıştır.
Yazarın ele aldığı temel eleştiri odağını doğru belirlemek, paragrafın konusuna ulaşmanın ilk adımıdır.
2
Bu durumun yol açtığı sonuçları metindeki ifadelerle ilişkilendirmek.
Bu sunumun, nesneyi üreten toplumun sosyal dinamiklerini görünmez kıldığı ve ziyaretçide çarpık, nostaljik bir geçmiş algısı yaratarak nesnelerin toplumsal bellekteki gerçek işlevlerini unutturduğu görülmüştür.
Yakınılan durumun sınırlarını çizmek ve asıl şikayeti belirlemek için neden-sonuç ilişkileri analiz edilmelidir.
3
Elde edilen sonuçları seçeneklerle karşılaştırarak en kapsamlı ve doğru yargıyı seçmek.
Müzelerin sergileme pratiklerinin nesneleri bağlamından soyutlayıp estetik bir nesne yaparak geçmişin doğru anlaşılmasını engellediğini ifade eden seçeneğin doğru yanıt olduğu belirlenmiştir.
Çeldiricilerin içerdiği öznel yorumları veya yan düşünceleri eleyerek ana düşünceyi doğrudan karşılayan seçeneğe ulaşmak gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafta yakınılan durum, yazarın metinde ele aldığı, olumsuz yönlerini vurguladığı ve değiştirilmesini veya eleştirilmesini hedeflediği temel olgudur.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 26Soru

Zamanın bu kadar hızlı akıp gideceğini, saçlarıma düşen ilk akla kadar hiç düşünmemiştim. Gençliğin o delişmen günlerinde, önüme serilen kıymetli fırsatların değerini bilmek yerine hep yarınları erteledim, sorumluluklarımdan kaçtım. Keşke o dönemlerde büyüklerimin tecrübeli seslerine daha çok kulak kabartsaydım, o tozlu kütüphane raflarında bilimle daha çok vakit geçirseydim. Şimdi geriye dönüp baktığımda, elimde kalan koca bir hiçlikten ve gençlik hevesleriyle boşa harcanan o güzelim yıllardan başka bir şey göremiyorum. Yapabileceğim o kadar çok şey varken durup sadece beklemek, şimdi yüreğimde derin bir sızıya dönüşüyor. İnsan, elindekinin değerini ancak onu tamamen kaybettiğinde anlıyormuş. Geçmişin bu pişmanlığı, şimdiki zamanın en ağır yükü haline geldi.

Bu parçada kendisinden söz eden kişinin içinde bulunduğu baskın duygu durumu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hayıflanma

Cevap

Hayıflanma
Parçada konuşan kişi, gençliğinde fırsatları değerlendiremediğini, sorumluluklarından kaçtığını ve büyüklerinin sözünü dinlemediğini belirterek 'Keşke...' ile başlayan cümleler kurmaktadır. Bir kişinin geçmişte yapamadığı, kaçırdığı fırsatlar veya gerçekleştiremediği eylemler için duyduğu üzüntüye 'hayıflanma' denir. Metindeki 'Keşke o dönemlerde... kulak kabartsaydım, daha çok vakit geçirseydim' ifadeleri hayıflanma duygusunu doğrudan ortaya koymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Metni okuyarak yazarın odaklandığı ana düşünceyi ve hislerini belirlemek.
Yazarın geçmişte yapmadığı eylemlerden ötürü pişmanlık ve üzüntü duyduğu tespit edilir.
Karakterin duygu durumunu analiz etmek için metindeki anahtar kelimelere odaklanmak gerekir.
2
Metindeki ipucu ifadeleri ve cümle yapılarını analiz etmek.
'Keşke... kulak kabartsaydım', 'boşa harcanan o güzelim yıllar' gibi ifadelerin 'yapılmayan eylemlerden duyulan üzüntüyü' yansıttığı görülür.
Türkçede 'keşke' ile ifade edilen ve kaçırılan fırsatlara yönelik üzüntüyü belirten kavramın hayıflanma olduğunu doğrulamak için bu ipuçları kritiktir.
3
Seçenekleri karşılaştırarak en uygun duygu tanımını seçmek.
Seçenekler arasından kaçırılan fırsatlar için üzülme durumunu karşılayan hayıflanma kavramının doğru cevap olduğu belirlenir.
Diğer seçeneklerin metindeki pişmanlık ve geçmişe özlem/üzüntü yapısıyla örtüşmediğini eleme yöntemiyle kesinleştirmek gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Duygu Analizi (Hayıflanma)
Soru 27Soru

Aşağıdaki paragrafta numaralanmış cümlelerle bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşünceleri doğru şekilde eşleştiriniz.

(I) Likenler, mantarlar ve alglerin bir araya gelerek oluşturduğu ortak yaşam birliği sayesinde yeryüzünün en zorlu çevre koşullarında bile hayatta kalmayı başarabilen sıra dışı organizmalardır. (II) Bu hassas birliktelikte mantar bileşeni, algi kuruma ve aşırı güneş ışığı gibi dış tehlikelerden koruyarak ona gerekli su ve mineralleri sağlar. (III) Alg bileşeni ise gerçekleştirdiği fotosentez süreciyle mantarın tek başına üretemediği organik besin maddelerini sentezler. (IV) Karşılıklı yardımlaşmaya ve uyuma dayalı olan bu özel yaşam biçimi, likenlerin çıplak kayalar gibi verimsiz zeminlerde bile tutunarak yeni canlı türlerinin yaşamasına zemin hazırlayan ekolojik öncüler olmasını kolaylaştırır.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. cümle
II. cümle
III. cümle
IV. cümle

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

I. cümle -> Likenlerin iki farklı canlının iş birliğiyle en güç doğa şartlarında bile varlığını sürdürebildiği; II. cümle -> Ortaklığı oluşturan canlılardan birinin diğerine yaşamsal maddeler aktararak koruyucu rol üstlendiği; III. cümle -> Liken birliğindeki fotosentez yapan üyenin diğer ortağın besin ihtiyacını karşıladığı; IV. cümle -> Likenlerin elverişsiz ortamlarda hayata tutunarak kendilerinden sonra gelecek canlılar için yaşam alanı hazırladığı
Cümlelerin anlamları ve paragraftaki yerleri analiz edildiğinde her cümlenin kendisiyle eşleşen yardımcı düşünceyi doğrudan desteklediği görülür. Örneğin birinci cümledeki zorlu koşullar ve mantar-alg ortaklığı ifadesi, en güç doğa şartlarında iş birliğiyle varlığını sürdürmeyi karşılar.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki I. cümleyi okuyup anahtar kelimeleri tespit etmek.
I. cümlede likenlerin mantar-alg ortaklığıyla en zorlu çevre koşullarında hayatta kalabildiği belirtilmiştir. Bu da 'Likenlerin iki farklı canlının iş birliğiyle en güç doğa şartlarında bile varlığını sürdürebildiği' yardımcı düşüncesi ile eşleşir.
İlk cümlenin içerdiği yardımcı düşünceyi belirlemek.
2
Paragraftaki II. cümleyi okuyup anahtar kelimeleri tespit etmek.
II. cümlede mantarın algi koruduğu, ona su ve mineral sağladığı belirtilmiştir. Bu da 'Ortaklığı oluşturan canlılardan birinin diğerine yaşamsal maddeler aktararak koruyucu rol üstlendiği' yardımcı düşüncesi ile eşleşir.
İkinci cümlenin içerdiği yardımcı düşünceyi belirlemek.
3
Paragraftaki III. cümleyi okuyup anahtar kelimeleri tespit etmek.
III. cümlede algin fotosentezle mantarın üretemediği organik besin maddelerini ürettiği söylenmiştir. Bu da 'Liken birliğindeki fotosentez yapan üyenin diğer ortağın besin ihtiyacını karşıladığı' yardımcı düşüncesi ile eşleşir.
Üçüncü cümlenin içerdiği yardımcı düşünceyi belirlemek.
4
Paragraftaki IV. cümleyi okuyup anahtar kelimeleri tespit etmek.
IV. cümlede likenlerin çıplak kayalar gibi verimsiz zeminlerde tutunarak yeni canlı türlerinin yaşamasına zemin hazırladığı söylenmiştir. Bu da 'Likenlerin elverişsiz ortamlarda hayata tutunarak kendilerinden sonra gelecek canlılar için yaşam alanı hazırladığı' yardımcı düşüncesi ile eşleşir.
Dördüncü cümlenin içerdiği yardımcı düşünceyi belirlemek.

Anahtar Kavram

Paragraftaki her bir cümlenin içerdiği yargıyı saptayarak bu yargıların ifade ettiği yardımcı düşüncelerle eşleştirilmesi.
Soru 28Soru

Son yıllarda metropollerde yaşayan insanların kendi sebze ve meyvelerini yetiştirmek amacıyla mahalle aralarında kurdukları şehir bostanları, sadece tarımsal bir uğraş olmanın ötesine geçmiştir. Beton yığınları arasında nefes alacak bir alan arayan kent sakinleri, bu bostanlarda bir araya gelerek ortak bir amaç etrafında birleşmektedir. Toprakla uğraşmak bireysel stresi azaltırken; komşuların birlikte çapa yapması, tohum paylaşması ve ürünleri bölüşmesi kaybolan mahalle kültürünü ve toplumsal dayanışmayı yeniden canlandırmaktadır. Böylece şehir bostanları, modern insanın doğadan ve birbirinden kopuşuna karşı güçlü bir sosyal köprü görevi üstlenmektedir.

Bu parçada aşağıdakilerin hangisinden söz edilmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şehir bostanlarının kent insanının doğayla ve toplumsal yaşamla bağ kurmasındaki işlevinden

Cevap

Şehir bostanlarının kent insanının doğayla ve toplumsal yaşamla bağ kurmasındaki işlevinden
Şehir bostanlarının kent insanının doğayla ve toplumsal yaşamla bağ kurmasındaki işlevinden söz edilen seçenek doğrudur çünkü parçada bu bostanların sadece tarımsal faaliyet alanı olmadığı, beton yığınları arasında kalan insanların doğayla (toprakla) bağ kurmasını sağladığı ve komşuluk ilişkilerini (toplumsal yaşamı) canlandırdığı belirtilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ilk cümlesinden itibaren neyden bahsedildiğini belirlemek.
Paragrafta şehir bostanlarının tarımsal bir uğraş olmanın ötesinde bir işlevi olduğu belirtilmektedir.
Metnin konusunu bulmak için ana ögeyi tespit etmek gerekir.
2
Gelişme ve sonuç cümlelerindeki detayları analiz etmek.
Bostanların kent insanının toprakla uğraşmasını (doğayla bağını) ve mahalle kültürünü canlandırarak komşuluk ilişkilerini (toplumsal dayanışmayı) güçlendirdiği görülür.
Konunun sınırlarını ve yazarın odaklandığı yönü netleştirmek gerekir.
3
Bulunan ana konuyu seçeneklerle karşılaştırmak.
Şehir bostanlarının doğayla ve toplumsal yaşamla bağ kurma işlevini ifade eden seçenek doğru cevaptır.
Tespit edilen konuyu en kapsayıcı ve doğru şekilde ifade eden yargıyı bulmak amaçlanır.

Anahtar Kavram

Paragrafın Konusu
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 29Soru

Pareidolia, insan beyninin çevresindeki belirsiz veya rastgele uyarıcılardan anlamlı örüntüler, özellikle de insan yüzleri çıkarma eğilimidir. Diğer algısal yanılsamalardan farklı olarak bu durum, evrimsel süreçte avcıları hızla fark etmemizi sağlayan hayati bir savunma mekanizmasının günümüze ulaşan bir uzantısıdır. Bulutları gökyüzünde koşan atlar şeklinde hayal etmek, duvar prizlerinde şaşkın bir insan yüzü ifadesi görmek ya da kızarmış bir ekmek diliminde tanıdık bir silüet seçmek bu eğilimin günlük hayattaki yansımalarıdır. İnsan zihni, doğadaki belirsiz şablonları tanıdık formlara dökerek kaotik dünyayı anlamlandırmaya ve kendini her an güvende hissetmeye çalışır. Bu çaba, dış dünyadan aldığımız karmaşık duyusal verileri geçmiş deneyimlerimizin filtresinden geçirerek şekillendiren ve hayatta kalmamızı kolaylaştıran otomatik bir bilişsel süreçtir.

Bu parçanın anlatımında aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarından hangilerine başvurulmuştur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tanımlama - Karşılaştırma - Örneklendirme

Cevap

Tanımlama - Karşılaştırma - Örneklendirme
Metnin ilk cümlesinde pareidolianın ne olduğu tanımlanmış (tanımlama), ikinci cümlesinde diğer algısal yanılsamalarla olan farkı ortaya konmuş (karşılaştırma) ve üçüncü cümlesinde günlük yaşamdan çeşitli somut örnekler verilmiştir (örneklendirme). Bu yüzden doğru cevap tanımlama, karşılaştırma ve örneklendirmenin bir arada kullanıldığı seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin ilk cümlesini incelemek
'Pareidolia... eğilimidir.' ifadesi bu kavramın tanımını vermektedir.
Paragraftaki temel kavramın tanımını belirlemek.
2
İkinci cümleyi incelemek
'Diğer algısal yanılsamalardan farklı olarak...' ifadesiyle karşılaştırma yapılmıştır.
Kavramlar arası kıyaslama durumunu tespit etmek.
3
Üçüncü cümleyi incelemek
Bulutlar, prizler ve ekmek dilimindeki şekiller pareidolia durumuna örnek verilmiştir.
Düşüncenin somut örneklerle desteklenme durumunu kontrol etmek.

Anahtar Kavram

Düşünceyi geliştirme yollarından tanımlama, karşılaştırma ve örneklendirmenin metindeki varlığını tespit etme.
Soru 30Soru

Antik kentlerde yürütülen arkeolojik kazılarda gün ışığına çıkarılan pişmiş topraktan yapılmış minyatür arabalar, eklemli bebekler ve misketler; geçmişin çocukluk dünyasına aralanan büyülü birer kapıdır. Bazı araştırmacılar bu buluntuları yalnızca dinsel ritüellerin veya adak törenlerinin birer parçası olarak görme eğilimindedir. Oysa bu nesnelerin üzerindeki aşınma izleri, parmak izleri ve kullanım yıpranmaları, onların doğrudan çocuk oyunlarında tüketildiğini açıkça kanıtlamaktadır. Tapınak kalıntılarında bulunmuş olmaları, dinsel bir amaç taşımalarından ziyade, oyun çağını tamamlayan çocukların en sevdikleri eşyaları tanrılara sunma geleneğinden kaynaklanır. Dolayısıyla antik dönemin oyuncaklarını sadece kutsal törenlerin nesneleri olarak tanımlamak, geçmişin gündelik yaşam dinamiklerini ve çocuk dünyasını tek boyutlu bir bakış açısıyla sınırlandırmaktır.

Bu parçada, antik dönem oyuncaklarına dair yerleşik bir görüşe karşı çıkılarak yazarın kendi savını kanıtlama ��abası doğrultusunda tartışmacı anlatım biçiminin belirleyici özelliklerine yer verilmiştir.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Doğru yargısı geçerlidir.
Parçada, antik dönem oyuncakları hakkında bazı araştırmacıların dinsel törenlere yönelik yerleşik tezleri çürütmeye çalışılmış, 'oysa' ifadesiyle karşıt görüş sunularak kendi tezi (oyuncakların oyunlarda kullanıldığı) savunulmuştur. Bu durum tartışmacı anlatımın belirleyici özelliğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ilk cümlesinde konunun girişinin nasıl yapıldığını analiz edin.
Paragraf, antik oyuncakların çocukluk dünyasıyla ilişkisi kurularak betimleyici ve açıklayıcı ögelerle başlatılmıştır.
Metnin ana konusunun ve çıkış noktasının tespiti anlatım biçiminin yönünü anlamak için gereklidir.
2
Metinde yazarın karşıt görüş belirttiği veya tartışmaya girdiği ifadeleri arayın.
'Bazı araştırmacılar...' ile başlayan cümleyle yerleşik bir kanı ortaya konmuş, hemen ardından gelen 'Oysa bu nesnelerin...' ifadesiyle bu görüşe karşı çıkılmıştır.
Yazarın bir düşünceyi çürütüp kendi düşüncesini savunması, tartışmacı anlatımın en belirgin özelliğidir.
3
Metnin genelinde kullanılan dilsel ipuçlarını ve anlatım amacını değerlendirin.
Metinde nesnel kanıtlardan (aşınma izleri, parmak izleri) yararlanılarak okuyucunun antik dönem oyuncaklarına dair fikri değiştirilmeye çalışılmıştır.
Bir düşünceyi savunma ve okuyucuyu ikna etme amacı taşıyan bu yapı, tartışmacı anlatımın varlığını kesin olarak doğrular.

Anahtar Kavram

Tartışmacı anlatım biçimi, yazarın yerleşik bir görüşü çürütmek ve kendi savını kabul ettirmek amacıyla başvurduğu, kanıtlama ve ikna etmeye dayalı bir paragraf yapısıdır.
Soru 31Soru

Bal arıları, yalnızca bal üretimiyle değil, bitkilerin tozlaşmasında üstlendikleri kritik rolle de yeryüzündeki yaşamın devamlılığını sağlar. Çiçekten çiçeğe konarak polen taşıyan bu canlılar, meyve, sebze ve tahıl ürünlerinin çoğalmasına doğrudan katkıda bulunur. Bilimsel araştırmalar, küresel gıda üretiminin yaklaşık yüzde otuzunun arıların gerçekleştirdiği tozlaşma faaliyetine bağımlı olduğunu göstermektedir. Bu nedenle arı popülasyonlarındaki herhangi bir azalma, tarımsal üretimi ve biyolojik çeşitliliği doğrudan tehlikeye atmaktadır. Kısacası arılar, doğanın görünmez mimarları olarak ekolojik dengenin korunmasında en temel halkalardan birini oluşturmaktadır.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Okuyucuyu belirli bir konu hakkında bilgilendirme ve aydınlatma amaçlanmıştır.

Cevap

Okuyucuyu belirli bir konu hakkında bilgilendirme ve aydınlatma amaçlanmıştır.
Doğru yanıt olan seçenek açıklayıcı anlatımın temel özelliğini belirtmektedir. Metinde bal arılarının tozlaşmadaki rolü, küresel gıda üretimine etkisi ve ekolojik önemi gibi konularda bilimsel verilere dayanarak okura nesnel bilgiler sunulmuştur. Bu durum açıklayıcı anlatım biçimine uygundur.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin genel amacını ve dilini incelemek
Metinde bal arılarının ekosistemdeki önemi ve gıda üretimine etkileri nesnel bir dille aktarılmaktadır.
Yazarın okuyucuya bilgi verme amacı taşıyıp taşımadığını belirlemek için.
2
Metindeki anlatım biçimini belirlemek
Bilgi verme ve bir konuyu açıklama amacı güdüldüğü için metinde açıklayıcı anlatım biçiminin kullanıldığı saptanmıştır.
Seçeneklerde açıklayıcı anlatımın özelliklerini yansıtan ifadeyi bulmak için.

Anahtar Kavram

Açıklayıcı anlatım biçiminde amaç, okuyucuya bilgi vermek ve bir konuyu öğretmektir. Dil nesneldir ve gereksiz süslemelerden kaçınılır.
Soru 32Soru

(I) Balinalar, okyanusun derinliklerinde kilometrelerce mesafeden birbirleriyle iletişim kurabilmek için son derece gelişmiş ses dalgaları kullanırlar. (II) Bu devasa canlıların çıkardığı düşük frekanslı sesler, suyun altında havaya oranla yaklaşık dört kat daha hızlı yayılır. (III) Özellikle kambur balinaların şarkı benzeri ritmik sesleri, hem çiftleşme dönemlerinde eş bulmalarını hem de sürü içi koordinasyonu sağlar. (IV) Son yıllarda artan tanker trafiği, petrol arama faaliyetleri ve askeri sonarlar okyanuslardaki doğal gürültü seviyesini ciddi oranda yükseltmiştir. (V) Oluşan bu yapay arka plan gürültüsü, balinaların birbirlerinin sesini duymasını engellemekte ve onların yön duygularını yitirmelerine yol açmaktadır. (VI) İletişim ağları kopan canlılar, beslenme alanlarını bulamadıkları gibi çoğunlukla kıyıya vurarak toplu ölümlerle karşı karşıya kalmaktadır.

Bu paragraf iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Dördüncü cümleyle başlayan kısım, okyanuslardaki yapay gürültü kirliliği konusunu ele alarak yeni bir paragraf oluşturmaktadır.
Dördüncü cümlede konu, balinaların doğal yollarla kurduğu iletişimden insan yapımı okyanus gürültüsüne kaymaktadır. Bu cümle yeni bir konunun başlangıcı olup kendinden önceki cümlelerden bağımsız bir giriş cümlesi yapısındadır. Dolayısıyla ikinci paragraf bu cümleyle başlatılmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın cümleleri sırasıyla okunarak ele alınan ana konu ve bu konunun yönü belirlenir.
İlk üç cümlede balinaların doğal ses dalgalarıyla iletişim kurma yöntemleri ve bu seslerin yayılma özellikleri açıklanmaktadır.
Paragrafın genelinde işlenen temel düşünceyi ve anlatımın ilk yönünü tespit etmek için bu adım gereklidir.
2
Cümleler arasındaki anlam bağları incelenerek konunun veya bakış açısının değiştiği geçiş noktası saptanır.
Dördüncü cümleden itibaren insan kaynaklı yapay gürültülerin okyanusa etkisi ve bunun balinalar üzerindeki olumsuz sonuçları anlatılmaya başlanmıştır.
Düşüncenin akışında yeni bir yönelim veya alt başlık olup olmadığını belirlemek için bu adım uygulanır.
3
Geçiş cümlesinin kendinden önceki cümlelerle yapısal ve anlamsal bir bağlantısının olup olmadığı kontrol edilir.
Dördüncü cümle kendinden önceki cümlelere bağlayıcı ögelerle bağlı olmayan bağımsız bir giriş cümlesi niteliğindedir.
İkinci paragrafın ilk cümlesinin aynı zamanda bağımsız bir giriş cümlesi niteliği taşıması gerektiğini doğrulamak için bu kontrol yapılır.

Anahtar Kavram

Paragrafı ikiye bölme sorularında, yazarın konuya bakış açısının değiştiği veya yeni bir alt konuya geçiş yaptığı bağımsız ilk cümle belirlenir.
Soru 33Soru

Yıllar geçip giderken insanın heybesinde birikenler sadece anılar olmuyor, o anıların ruhumuzda bıraktığı derin izler de bizimle yürüyor. (I) Oysa o günlerde yanımda olacağını, bu zorlu yolda elimi tutacağını hayal etmiştim; meğer herkes kendi gölgesinin peşindeymiş. (II) Artık bu kentin gürültülü sokaklarında saatlerce yürümek, o bitmek bilmeyen korna seslerine katlanmak benim için sıradan bir sabah yürüyüşünden farksız hale geldi. (III) Ne olursa olsun, önüme çekilen bu kalın duvarları birer birer yıkıp o hedefe ulaşacağım günü sabırla inşa etmeye devam edeceğim. (IV) Çocukluğumun o tozlu yollarında, dedemin bahçesindeki ıhlamur kokusunu içime çektiğim günleri yeniden yaşamak için bugün sahip olduğum her şeyi feda edebilirim.

Bu parçada numaralanmış cümleleri, yansıttıkları baskın duygu durumları veya karakter özellikleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. cümle
II. cümle
III. cümle
IV. cümle

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

I. cümle Sitem ile, II. cümle Kanıksama ile, III. cümle Kararlılık ile ve IV. cümle Özlem ile eşleşmelidir.
Parçadaki cümleler incelendiğinde; I. cümlede bir kişiye duyulan kırgınlığın açıkça dile getirilmesi 'sitem' duygusunu; II. cümlede gürültülü kent yaşamına alışılıp durumun olağan karşılanması 'kanıksama' duygusunu; III. cümlede engeller karşısında geri adım atmama iradesi 'kararlılık' karakter özelliğini; IV. cümlede ise çocukluk anılarına duyulan hasret ve onları tekrar yaşama isteği 'özlem' duygusunu yansıtır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerin anlam ve duygu yüklerini analiz etme
Cümlelerde yer alan anahtar ifadelerin hangi duygusal durumlara veya karakter özelliklerine işaret ettiği tespit edilmiştir.
Yazarın her bir cümlede takındığı tavrı ve ruhsal durumu doğru belirlemek.
2
Birinci ve ikinci cümlelerin eşleşmesini yapma
I. cümlede yanındaymış gibi görünenlerin vefasızlığına yönelik kırgınlık (Sitem), II. cümlede ise rahatsız edici bir duruma (korna sesleri ve gürültü) alışma durumu (Kanıksama) tespit edilmiştir.
Kişiye yönelik kırgınlık bildiren ifadeleri sitemle, olumsuzlukların normalleşmesini kanıksamayla bağdaştırmak.
3
Üçüncü ve dördüncü cümlelerin eşleşmesini yapma
III. cümlede engelleri aşmadaki vazgeçmezlik iradesi (Kararlılık), IV. cümlede ise çocukluğa duyulan hasret (Özlem) tespit edilmiştir.
Geleceğe yönelik sarsılmaz hedef takibini kararlılıkla, geçmişe ait güzel günlerin aranmasını özlem duygusuyla eşleştirmek.

Anahtar Kavram

Paragrafta karakter ve duygu analizi yapılırken cümlelerdeki anahtar sözcüklere ve yazarın takındığı öznel tavra dikkat edilmelidir. Sitem, kanıksama, kararlılık ve özlem gibi kavramların tanımları metindeki bağlam ile eşleştirilmelidir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 34Soru

Fotoğraf sanatı, gerçekliği olduğu gibi yansıtan nesnel bir ayna değildir; aksine, vizörün arkasındaki öznenin dünyayı kendi algı süzgecinden geçirerek yeniden inşa ettiği kurmaca bir alandır. Birçok insan kameranın deklanşörüne basıldığı anın, hayatın dondurulmuş bir hakikat dilimi olduğunu sanır. Oysa fotoğrafçı, kadraja neyi alacağına ve en önemlisi neyi dışarıda bırakacağına karar verirken zaten gerçeği bükmeye başlamıştır. Işığın açısı, gölgenin derinli��i ve seçilen odak noktası, ham gerçeği sanatçının zihnindeki öznel tasarıma dönüştüren sessiz müdahalelerdir. Dolayısıyla fotoğraf, görünenin kaydı değil, görünmeyenin seçilip öne çıkarılması eylemidir.

Bu parçanın anlatımında, okuyucunun yerleşik bir kanısını değiştirmek amacıyla tartışmacı anlatım biçimi kullanılmış ve düşünceyi geliştirme yollarından tanımlamaya başvurulmuştur.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Metinde okuyucunun yerleşik bir kanısını değiştirmek amacıyla tartışmacı anlatım biçiminin kullanıldığı ve tanımlamaya başvurulduğu ifadesi doğrudur.
Yazar, fotoğrafın nesnelliğine dair yaygın algıyı yıkmak amacıyla tartışmacı anlatımı kullanmış; ilk ve son cümlelerde ise fotoğrafın tanımını yapmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genel üslubunu ve yazarın amacını belirlemek.
Yazarın 'Birçok insan... sanır. Oysa...' ifadesiyle genel bir kabulü hedef aldığını saptamak.
Tartışmacı anlatım biçiminin ayırt edici özelliği olan 'yerleşik kanıyı değiştirme' amacının metinde var olup olmadığını belirlemek.
2
Tartışmacı anlatımın yapısal unsurlarını doğrulamak.
Metinde 'değildir', 'aksine', 'oysa' gibi karşıtlık ve tartışma bildiren bağlayıcı ögelerin yoğun biçimde kullanıldığını görmek.
Metindeki anlatım biçimini kesinleştirmek.
3
Düşünceyi geliştirme yollarından tanımlamayı aramak.
İlk cümledeki 'Fotoğraf sanatı... kurmaca bir alandır.' ve son cümledeki 'fotoğraf... eylemidir.' ifadelerinin 'Nedir?' sorusuna yanıt verdiğini saptamak.
Tanımlama tekniğinin kullanılıp kullanılmadığını belirlemek.
4
Elde edilen verileri öncüldeki yargıyla karşılaştırmak.
Hem tartışmacı anlatımın hem de tanımlamanın metinde yer alması sebebiyle öncülün doğru olduğunu onaylamak.
Nihai doğruluk değerine ulaşmak.

Anahtar Kavram

Tartışmacı Anlatım Biçimi ve Tanımlama
Soru 35Soru

Küresel ısınma, dünya genelinde iklim düzenini bozarak büyük kuraklıklara neden olmaktadır. (I) Özellikle tarım alanları, su kaynaklarının tükenmesiyle birlikte çölleşme tehlikesiyle karşı karşıyadır. (II) Toprağın nemini kaybetmesi, ekilen ürünlerin büyümesini ve olgunlaşmasını engellemektedir. (III) Bu durum, tarımsal verimliliğin düşmesine ve dolayısıyla gıda krizine yol açmaktadır. (IV) Dolayısıyla iklim kriziyle mücadelede acilen küresel adımlar atılması zorunludur. (V)

Bu parçada numaralanmış yerlerden hangisine "Nitekim uzmanlar, yakın gelecekte temel gıda maddelerine ulaşmanın çok daha zor olacağını belirtmektedir." cümlesi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Parçada "IV" numaralı yere getirildiğinde anlam akışı ve mantıksal bütünlük eksiksiz sağlanmaktadır.
Doğru yanıt, 'IV' numaralı yerdir. Parçada 'gıda krizine yol açmaktadır' ifadesinden sonra, bu kriz durumunu destekleyen ve doğrulayan 'Nitekim uzmanlar, yakın gelecekte temel gıda maddelerine ulaşmanın çok daha zor olacağını belirtmektedir.' cümlesinin getirilmesi anlam akışına uygundur. Bu cümle, kendinden önceki yargıyı pekiştirir ve sonrasındaki sonuç cümlesine zemin hazırlar.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki cümlelerin birbirleriyle olan anlam ve yapı ilişkilerini belirleme.
İlk cümlede küresel ısınma ve kuraklık tanıtılmış, ardından tarım alanlarındaki çölleşme (I) ve toprağın nemini kaybetmesi (II) açıklanmıştır. "Bu durum" ifadesiyle tarımsal verimliliğin düşmesi ve gıda krizi (III) dile getirilmiştir. Son cümlede ise küresel önlemlerin alınması gerektiği (V) sonucuna varılmıştır.
Cümlelerin genel akış şemasını çıkarmak, eklenecek cümlenin yerini doğru tespit etmenin ilk adımıdır.
2
Eklenecek olan cümleyi inceleme ve anahtar kelimeleri tespit etme.
Eklenecek cümle "Nitekim uzmanlar..." diye başlamakta ve "temel gıda maddelerine ulaşmanın zor olacağı" yani bir gıda krizinden bahsetmektedir. "Nitekim" sözcüğü, kendinden önceki cümlede yer alan bir iddiayı veya durumu kanıtlamak/pekiştirmek amacıyla kullanılır.
Bağlayıcı ögeler ve anahtar kavramlar, cümlenin yerleşeceği konumu doğrudan belirler.
3
Eklenecek cümleyi anlamca uygun olan boşluğa yerleştirerek akışı kontrol etme.
Cümle, kendinden önce "gıda krizi" ifadesini barındıran cümlenin hemen arkasına, yani "IV" numaralı yere yerleştirildiğinde "gıda krizi -> uzmanların gıdaya erişim zorluğu açıklaması" şeklinde kusursuz bir geçiş sağlanmaktadır.
Son yerleştirme sonrası anlam akışının doğrulanması gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafta anlam akışını sağlayan anahtar kelimeler ve bağlayıcı ögeler yardımıyla cümle yerleştirme.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 36Soru

(I) Kahve, Habeşistan'ın Kaffa bölgesinde başlayan yolculuğuyla zamanla tüm dünyayı saran büyük bir kültürel simge hâline gelmiştir. (II) İlk olarak Yemen'de sufiler tarafından uyanık kalmak amacıyla tüketilen bu içecek, kısa sürede sosyal hayatın merkezine yerleşmiştir. (III) Kahvehanelerin açılmasıyla birlikte insanlar bir araya gelerek edebiyat, felsefe ve siyaset üzerine sohbet etme imkânı bulmuşlardır. (IV) Kahve çekirdeklerinin kalitesi, yetiştirildiği bölgenin iklim koşullarına, toprak yapısına ve deniz seviyesinden yüksekliğine doğrudan bağlıdır. (V) Bu yönüyle kahve, sadece bir içecek olmanın ötesine geçerek entelektüel tartışmaların ve toplumsal etkileşimin en önemli tetikleyicilerinden biri olmuştur.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Dördüncü cümle
Dördüncü cümle, kahvenin kültürel ve sosyal tarihteki yerinden, kahvehanelerin entelektüel hayata katkısından bahseden bir paragrafta aniden kahve çekirdeğinin tarımsal özelliklerine ve kalitesini belirleyen coğrafi faktörlere değinmiştir. Bu durum, paragraftaki konu bütünlüğünü kesintiye uğratmış ve düşüncenin akışını bozmuştur. Bu cümle metinden çıkarıldığında, üçüncü cümle ile beşinci cümle arasındaki anlamsal bağ pürüzsüz bir şekilde kurulmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin genelinde hangi konudan bahsedildiğini belirleme.
Paragrafın genel olarak kahvenin kültürel ve toplumsal tarihindeki rolünü ele ald��ğı tespit edilmiştir.
Akışı bozan cümleyi bulabilmek için öncelikle metnin ana konusunu ve sınırlarını çizmek gerekir.
2
Cümleler arasındaki anlamsal ve yapısal bağlantıları inceleme.
Birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci cümlelerin birbirini tarihsel ve mantıksal bir sırayla takip ettiği, özellikle beşinci cümledeki 'Bu yönüyle' ifadesinin üçüncü cümledeki sosyal etkileşime bağlandığı görülmüştür.
Cümleler arasındaki geçiş unsurlarını incelemek, akışın kesintiye uğradığı noktayı görmeyi kolaylaştırır.
3
Konunun dışına çıkan veya farklı bir yönüne değinen cümleyi tespit etme.
Dördüncü cümlenin kahvenin sosyal ve kültürel tarihi yerine tarımsal üretim ve kalite koşullarına değindiği, bu yüzden akışı bozduğu belirlenmiştir.
Metnin genel bütünlüğüne uymayan ve farklı bir konuya değinen cümleyi bularak doğru seçeneğe ulaşılır.

Anahtar Kavram

Paragrafta akışı bozan cümleyi bulmak için metnin konusunun dışına çıkan, konunun farklı bir yönüne değinen veya anlatım biçimini aniden değiştiren cümleyi tespit etmek gerekir.
Soru 37Soru

Koku, insan hafızasının en sadık ve en duyarlı bekçisidir. Diğer duyu organlarımızdan gelen uyarılar beyinde ��nce talamus süzgecinden geçip işlenirken koku duyusu, doğrudan duygu ve hafıza merkezimiz olan amigdala ile hipokampusa ulaşır. Bu doğrudan hat sayesinde, yıllar önce ziyaret ettiğimiz bir sahil kasabasının kokusu, zihnimizde o güne dair tüm görsel ve işitsel detayları anında canlandırabilir. Görsel uyarıcıların hatırlanma oranı aylar içinde hızla düşerken kokuyla ilişkilendirilmiş anıların yıllar sonra bile neredeyse ilk günkü netliğiyle korunması bu yüzdendir. Dolayısıyla koku, sadece fiziksel bir algı değil; insanı zaman ve mekân sınırların��n ötesine taşıyan, geçmişi şimdiki ana bağlayan duyusal bir köprüdür.

Bu parçanın anlatımında, bilgi verme amacı taşıyan açıklayıcı anlatım biçimi ağır basmaktadır ve düşünceyi geliştirmek amacıyla karşılaştırmaya başvurulmuştur.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Verilen ifade doğrudur. Parçada açıklayıcı anlatım biçimi kullanılmış ve koku duyusu ile diğer duyuların özellikleri karşılaştırılmıştır.
Metinde koku duyusunun beyindeki işleniş süreci bilimsel bir temelle açıklanarak bilgi verilmiş (açıklama), aynı zamanda koku ile diğer duyular işleniş ve kalıcılık yönünden kıyaslanmıştır (karşılaştırma). Bu durum ifadenin doğruluğunu kesinleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçanın genel anlatım amacını ve dilini analiz etme
Metinde koku duyusunun talamus süzgecine uğramadan doğrudan amigdala ve hipokampusa ulaşması gibi bilimsel/bilişsel gerçekler üzerinden okuyucuya bilgi aktarılmaktadır. Bu nesnel bilgi aktarımı açıklayıcı anlatım biçiminin esas alındığını göstermektedir.
Anlatım biçimini belirlemek için yazarın metni yazarken temel amacının ne olduğunu (bilgi vermek mi, olay yaşatmak mı, kanı değiştirmek mi) saptamak gerekir.
2
Metindeki düşünceyi geliştirme yollarını belirleme
Metinde yer alan 'Diğer duyu organlarımızdan gelen uyarılar... koku duyusu...' ve 'Görsel uyarıcıların hatırlanma oranı... kokuyla ilişkilendirilmiş anıların...' ifadeleri, koku duyusu ile diğer duyuların işlenme süreçleri ve hatırlanma süreleri bakımından kıyaslandığını, yani karşılaştırma yapıldığını açıkça ortaya koymaktadır.
Parçada kullanılan anlatım biçiminin hangi yardımcı tekniklerle desteklendiğini bulmak amacıyla kavramlar arası kıyaslamaların varlığını incelemek gerekir.

Anahtar Kavram

Açıklayıcı Anlatım ve Karşılaştırma
Soru 38Soru

Metin:

Çeviri, çoğu zaman bir dildeki sözcüklerin başka bir dildeki karşılıklarını bulup yerleştirmekten ibaret, mekanik bir aktarım süreci olarak görülür. Oysa bir metni başka bir dile taşımak, yalnızca sözcüklerin sözlük anlamlarını devretmek değil; o metnin doğduğu kültürün duygu dünyasını, tarihsel birikimini ve dilin kendine özgü ritmini yeniden üretmektir. Gerçek bir ��evirmen, yazarın sadece ne söylediğini değil, bunu söylerken hangi kültürel kodlardan beslendiğini ve dilin sınırlarını nasıl zorladığını da kavramak zorundadır. Bu yönüyle çeviri, kaynak metne kölece bağlı bir taklit eylemi değil; hedef dilin olanaklarıyla gerçekleştirilen, yaratıcı bir yeniden yazma ve yorumlama sürecidir. Çevirmen de bir aktarıcı olmanın ötesinde, iki farklı kültür arasında köprü kurarken yeni bir estetik nesne ortaya koyan bir sanatkârdır. Dolayısıyla çeviri eser, orijinal metnin sönük bir gölgesi değil, yeni bir dilde yeniden hayat bulmuş özgün bir varoluştur.

Değerlendirme:

Bu metnin ana düşüncesi; çevirinin, sözcük düzeyinde mekanik bir aktarımın ötesine geçerek kaynak metnin kültürel ve sanatsal değerlerini hedef dilde yeniden biçimlendiren yaratıcı bir yeniden var etme süreci olduğudur.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Değerlendirme ifadesi doğrudur. Çünkü metnin genelinde çevirinin kelimelerin sözlük anlamlarını aktaran mekanik bir süreç olmadığı, aksine kaynak metnin kültürel ve estetik birikimini hedef dilde yeniden üreten yaratıcı bir sanat faaliyeti olduğu savunulmaktadır.
Değerlendirme ifadesi metnin ana düşüncesini doğru biçimde yansıtmaktadır. Yazar, çeviriyi mekanik bir sözcük aktarımı değil; hedef dilde yeni bir estetik nesne ortaya koyan yaratıcı bir yeniden yazma süreci olarak görmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin giriş kısmını analiz ederek çeviriye yönelik yaygın ve yüzeysel bakış açısını belirlemek.
Çevirinin genellikle kelimelerin hedef dildeki karşılıklarını bulmaktan ibaret mekanik bir süreç olarak görüldüğü saptanmıştır.
Metnin hangi karşıtlık veya yanılgı üzerine kurulduğunu tespit etmek, ana düşünceye giden yolu açar.
2
Metnin gelişme kısmındaki argümanları inceleyerek gerçek çevirinin niteliklerini belirlemek.
Gerçek çevirinin; kaynak metnin kültürünü, tarihini, dil ritmini hedef dilde yeniden üretmeyi gerektirdiği ve çevirmenin yaratıcı bir sanatkâr olduğu saptanmıştır.
Yazarın destekleyici argümanlarını anlamak, onun asıl vurgulamak istediği düşünceyi netleştirir.
3
Metnin sonuç cümlesini analiz ederek ana düşünceyi sentezlemek ve değerlendirme ifadesiyle karşılaştırmak.
Metnin çeviriyi taklit değil, özgün ve yaratıcı bir yeniden var etme süreci olarak tanımladığı görülmüştür. Bu durum, değerlendirmedeki 'yaratıcı yeniden yaratım süreci' ifadesiyle tam olarak örtüşmektedir.
Metnin ana fikrini doğrudan ortaya koyan sonuç yargısıyla değerlendirme cümlesinin paralelliğini doğrulamak gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünce
Soru 39Soru

Modernist edebiyatta zaman algısının dönüşümünü ele alan bu cümlelerin anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturabilmesi için doğru sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Cümlelerin anlamlı ve kurallı bir paragraf oluşturacak biçimde doğru sıralaması: Geleneksel roman��n doğrusal zaman algısı ile başlanmalı, Bergson'un bu algıya karşı çıkan süre kavramıyla devam edilmeli, ardından bu felsefi dönüşümün edebiyata yansıması aktarılmalı, bu yansımanın modernist yazarlardaki örneği verilmeli ve nihayetinde bu sürecin romandaki genel sonucunu özetleyen cümleyle tamamlanmalıdır.
Doğru sıralamada öncelikle konunun temeli olan geleneksel romandaki zaman anlayışı kurulur; ardından Bergson'un buna karşıt olan süre kavramı getirilir; üçüncü adımda bu felsefi değişimin edebiyattaki karşılığı belirtilir; dördüncü adımda bu karşılığın öncü yazarlardaki örnekleri verilir ve son olarak tüm sürecin vardığı nihai sonuç özetlenir.

Adım Adım Çözüm

1
Giriş cümlesinin belirlenmesi
Geleneksel roman anlayışının zamanı doğrusal ve ölçülebilir bir olgu olarak ele aldığını belirten cümle birinci sıraya yerleştirilir.
Kendinden önceki bir yargıya atıfta bulunan bağlantı ögeleri içermeyen ve konuyu genel hatlarıyla sunan tek bağımsız cümle budur.
2
Karşıt fikre ve teze geçişin yapılması
Henri Bergson'un süre kavramının mekanik zaman bölünmesini reddettiğini belirten cümle ikinci sıraya getirilir.
Bu cümle 'Ancak' karşıtlık bağlacıyla başlayarak ilk cümledeki mekanik/doğrusal zaman algısına doğrudan karşı çıkmaktadır.
3
Fikirsel dönüşümün edebiyata yansımasının tespiti
Felsefi dönüşümün edebiyatta kronolojik zamanın bırakılmasına yol açtığını söyleyen cümle üçüncü sıraya yerleştirilir.
'Bu felsefi dönüşüm' ifadesi kendisinden önceki Bergsoncu zaman kuramına atıfta bulunarak konuyu edebiyat alanına taşımaktadır.
4
Dönüşümün modernist romancılar üzerinden örneklendirilmesi
Virginia Woolf ve Marcel Proust gibi modernist yazarların karakter iç dünyasındaki zaman sıçramalarını eserlerine taşıdıklarını belirten cümle dördüncü sıraya getirilir.
'Nitekim' onaylama ve açıklama bağlacıyla başlayan bu cümle, bir önceki cümledeki edebi değişimi somut örneklerle desteklemektedir.
5
Paragrafın sonuçlandırılması
Öznel zaman deneyiminin romanın temel izleği haline geldiğini vurgulayan cümle son sıraya yerleştirilir.
'Böylece' sonuç bağlacı ile başlayan bu cümle, anlatılan tüm sürecin modernist roman üzerindeki nihai etkisini özetleyerek paragrafı tamamlar.

Anahtar Kavram

Paragrafta Cümle Sıralama ve Mantıksal Akış
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 40Soru

Aşağıdaki parçada bir cam üfleme ustasının sanatına dair ifadeleri yer almaktadır. Sol sütunda verilen cümleleri, sağ sütunda verilen ve bu cümlelerin yansıttığ�� karakter özelliği veya duygu durumuyla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

"Ateşin karşısında geçirdiğim her an, maddenin direnciyle girilen sessiz bir düellodur benim için. Akışkan camın o delişmen, ele avuca sığmaz hâlini şekillendirmeye çalışırken sabrın en uç sınırlarında gezinirim. Bazen tek bir nefes hatası, saatlerce emek verdiğim bir eserin tuzla buz olmasına yol açar; o an içimde biriken burukluğu tarif edemem ama asla ateşi söndürüp gitmeyi düşünmem. Herkesin kırılgan ve dayanıksız gördüğü bu malzemeden, yıllara meydan okuyacak bir zarafet süzüp çıkarmak, bana bu dünyada var olduğumu hissettiren yegane şeydir. Kendi ellerimle var ettiğim o şeffaf gövdeye son kez bakıp onu fırından çıkarırken, yaratılan güzelliğin gururunu her hücremde hissederim."

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Akışkan camın o delişmen, ele avuca sığmaz hâlini şekillendirmeye çalışırken sabrın en uç sınırlarında gezinirim.
Bazen tek bir nefes hatası, saatlerce emek verdiğim bir eserin tuzla buz olmasına yol açar; o an içimde biriken burukluğu tarif edemem ama asla ateşi söndürüp gitmeyi düşünmem.
Herkesin kırılgan ve dayanıksız gördüğü bu malzemeden, yıllara meydan okuyacak bir zarafet süzüp çıkarmak, bana bu dünyada var olduğumu hissettiren yegane şeydir.
Kendi ellerimle var ettiğim o şeffaf gövdeye son kez bakıp onu fırından çıkarırken, yaratılan güzelliğin gururunu her hücremde hissederim.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci cümle zorluklar karşısında sabır ve metanet göstermeyle, ikinci cümle başarısızlıklara rağmen kararlılıkla mücadeleye devam etmeyle, üçüncü cümle dayanıksız kabul edileni estetik bir değere dönüştürme tutkusuyla, dördüncü cümle ise üretmenin verdiği kıvanç ve mesleki doyumla eşleşmektedir.
Verilen parçada cam ustasının ifadeleri sırasıyla zorluklara karşı sabrı (metaneti), başarısızlıklar karşısında vazgeçmeyişi (kararlılığı), dayanıksız malzemeden estetik bir değer yaratma çabasını (dönüştürme tutkusunu) ve son olarak biten ürün karşısında hissettiği gururu (mesleki doyumu) yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci cümledeki 'sabrın en uç sınırlarında gezinmek' ifadesinin anlamını belirlemek.
Bu ifade, ustanın camı şekillendirirken karşılaştığı zorluklara karşı gösterdiği sabır ve metaneti yansıtır.
Zorlu bir sürece karşı gösterilen tahammülü saptamak amacıyla bu adım atılmıştır.
2
İkinci cümledeki 'asla ateşi söndürüp gitmeyi düşünmem' ifadesini incelemek.
Bu ifade, eserin kırılmasıyla yaşanan hayal kırıklığına rağmen vazgeçmemeyi, yani kararlılığı yansıtır.
Zorluklar ve olumsuzluklar karşısındaki iradeyi belirlemek amacıyla bu analiz yapılmıştır.
3
Üçüncü cümledeki 'kırılgan malzemeden yıllara meydan okuyacak bir zarafet süzüp çıkarmak' ifadesini değerlendirmek.
Bu ifade, geçici ve dayanıksız olan bir nesneyi sanatsal bir uğraşla kalıcı ve estetik bir değere dönüştürme tutkusunu gösterir.
Ustanın nesnelere yaklaşımındaki sanatsal dönüşümü ve yaratıcılık boyutunu saptamak amaçlanmıştır.
4
Dördüncü cümledeki 'yaratılan güzelliğin gururunu her hücremde hissederim' ifadesini çözümlemek.
Bu ifade, üretilen eserin tamamlanmasıyla hissedilen kıvancı ve mesleki doyumu temsil eder.
Eserin bitişiyle ortaya çıkan nihai mesleki duyguyu belirlemek için bu adım uygulanmıştır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Karakter ve Duygu Analizi
ÖncekiSayfa 2 / 66Sonraki