Paragrafta Anlam

1306 soru

Soru 261Soru

Gazeteci:
(I) ----

Yazar:
Yazma eylemi, zihindeki uçucu imgeleri kâğıdın somut sınırlarına hapsetme çabasıdır ve bu süreçte ister istemez bir kayıp yaşanır. Kurguladığınız dünya ile kelimelerin izin verdiği dünya hiçbir zaman tam olarak örtüşmez. Ancak bu örtüşmezlik bir başarısızlık değil; aksine, esere yeni katmanlar kazandıran yaratıcı bir boşluktur. Okur, yazarın yitirdiği o ilk imgeyi ararken kendi anlam dünyasını inşa eder. Dolayısıyla, niyetimin eksik kalması, metnin kendi kaderini çizmesi için gerekli bir koşuldur.

Gazeteci:
(II) ----

Yazar:
Bu, metnin kendi ayakları üzerinde durmaya başladığı anla ilgilidir. Eser bittiği anda yazarından bağımsızlaşır, hatta ona karşı bir direniş geliştirir. Eğer bir yazar, kendi yarattığı karakterlerin ya da kurgunun kaderine mutlak bir tahakküm kurmaya çalışırsa metin cansız bir kuklaya dönüşür. Karakterlerin kendi mantığı içinde yazarın iradesine başkaldırması, eserin organik bir gerçekliğe ulaştığının en somut kanıtıdır. Ben sadece bu başkaldırıya zemin hazırlayan bir aracıyım.

Bu diyalogda boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. Zihninizdeki ilk tasarımı kâğıda aktarırken oluşan niyet ve eser arasındaki uyumsuzluğu bir sanatsal yetersizlik olarak mı değerlendiriyorsunuz?
II. Kurguladığınız karakterlerin süreç içinde sizin iradenize başkaldırıp özgürleşmesini yaratım sürecinin hangi evresine bağlıyorsunuz?

Cevap

Zihninizdeki ilk tasarımı kâğıda aktarırken oluşan niyet-eser uyumsuzluğunu sanatsal yetersizlik olarak görüp görmediğini soran soru ile karakterlerin yazar iradesine başkaldırıp özgürleşmesini yaratım sürecinin hangi evresine bağladığını soran soru çifti doğru cevaptır.
Zihninizdeki ilk tasarımı kâğıda aktarırken oluşan niyet-eser uyumsuzluğunu sanatsal yetersizlik olarak görüp görmediğini soran soru ile karakterlerin yazar iradesine başkaldırıp özgürleşmesini yaratım sürecinin hangi evresine bağladığını soran soru çiftinin bulunduğu seçenek doğrudur. Çünkü yazar ilk bölümde zihindeki dünya ile dilin dünyasının örtüşmemesinin bir 'başarısızlık/yetersizlik' olmadığını belirtmiş, ikinci bölümde ise 'Bu, metnin kendi ayakları üzerinde durmaya başladığı anla (evreyle) ilgilidir' diyerek zamanlama vurgusu yapmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Diyalogdaki birinci yazar yanıtını inceleme ve ana düşünceyi belirleme.
Birinci yanıtta yazar, zihindeki düşünceleri yazıya aktarırken yaşanan kaybın bir başarısızlık olmadığını, aksine yaratıcı bir boşluk oluşturduğunu savunmaktadır. Bu durum 'niyet-eser uyumsuzluğunun sanatsal bir yetersizlik olup olmadığı' sorusuyla doğrudan eşleşmektedir.
Yazarın verdiği cevabın hangi soruya karşılık geldiğini belirlemek için paragrafın ana iletisini saptamak gerekir.
2
Diyalogdaki ikinci yazar yanıtını inceleme ve ana düşünceyi belirleme.
İkinci yanıtta yazar, eserin bittiğinde yazarından bağımsızlaştığını ve karakterlerin yazar iradesine başkaldırmasının organik gerçekliğe ulaşma anı olduğunu söylemektedir. Bu açıklama, yazarın kontrolünden çıkan karakterlerin özgürleşme sürecinin ne zaman ya da hangi evreyle ilgili olduğuna yönelik bir soruya cevaptır.
İkinci sorunun cevabındaki 'Bu, metnin kendi ayakları üzerinde durmaya başladığı anla ilgilidir' ifadesinin bağlamsal göndermesini bulmak gerekir.
3
Seçenekleri analiz ederek eşleşen soru çiftini belirleme.
Zihindeki tasarımı kâğıda aktarırken oluşan boşluğu yetersizlik olarak görüp görmediğini soran soru ile karakterlerin özgürleşmesini yaratım sürecinin hangi evresine bağladığını soran soru çifti diyalogla tam bir uyum içindedir. Dolayısıyla doğru yanıt bu soru çiftini içeren seçenektir.
Yazarın üslubu ve verdiği cevapların giriş cümleleri seçeneklerdeki sorularla doğrudan mantıksal bir köprü kurmalıdır.

Anahtar Kavram

Diyalog tamamlama ve metnin yöneldiği soruyu bulma
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 262Soru

Aşağıda verilen açıklamaları, öne çıkan anlatım ilkeleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sanatçı, eserinde yabancı sözcüklerden ve süslü tamlamalardan kaçınarak düşüncelerini doğrudan ve sade bir dille aktarmıştır.
Yazar, metinde aynı anlama gelen kelimeleri bir arada kullanmamış, cümleden çıkarıldığında anlam kaybına yol açacak hiçbir gereksiz söze yer vermemiştir.
Şair, az sayıda sözcük kullanarak okuyucunun zihninde geniş ve derin anlam dünyaları oluşturmayı başarmıştır.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci açıklama yalınlık ilkesiyle, ikinci açıklama duruluk ilkesiyle, üçüncü açıklama ise özlülük ilkesiyle eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede; süslü anlatımdan kaçınma yalınlık ile, gereksiz sözcük kullanmama duruluk ile, az sözle yoğun anlam aktarma ise özlülük ile eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Açıklamalarda öne çıkan anahtar ifadeleri tespit etmek.
Birinci açıklamada 'sade bir dil', ikinci açıklamada 'gereksiz söze yer vermemek', üçüncü açıklamada ise 'az sayıda sözcükle geniş anlam dünyaları oluşturmak' ifadeleri anahtar kelimelerdir.
Anlatım ilkelerini doğru eşleştirmek için tanımlardaki temel kavramların bulunması gerekir.
2
Anahtar kavramları anlatım ilkelerinin tanımlarıyla karşılaştırmak.
Sadelik yalınlığı; gereksiz söz barındırmama duruluğu; az sözle derinlik sağlama ise özlülüğü ifade eder.
Bu temel kavramsal tanımlar bizi doğrudan doğru eşleşmelere götürür.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım İlkeleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 263Soru

35-36. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.

Modern kentleşme dalgası, mekânı yalnızca fiziksel bir düzenleme alanı olarak görmeyip onu toplumsal belleğin taşıyıcısı olmaktan da uzaklaştırmaktadır. Geleneksel mimarinin sunduğu süreklilik hissi, yerini her an yıkılıp yeniden inşa edilebilen geçici yapılara bıraktıkça bireylerin geçmişle kurdukları bağlar da zayıflamaktadır. Oysa insan belleği, mekânsal kerteriz noktalarına tutunarak yaşar; bir caddenin kıvrımı, eski bir binanın cephesi ya da mahalle meydanındaki tarihi bir çeşme, toplumsal yaşantının ortak anılarını canlı tutan birer simgedir. Ancak 'yaratıcı yıkım' olarak adlandırılan kentsel dönüşüm süreçleri, bu fiziksel işaretleri ortadan kaldırarak kenti homojen, kimliksiz ve hafızasız bir mekânlar toplamına dön��ştürür. Bu durum, bireyde kentsel aidiyeti zedeleyen bir tür 'mekânsal yabancılaşma' yaratırken toplumsal belleğin de parçalanmasına yol açar. Tarihsel dokunun korunması adı altında yapılan uygulamaların pek çoğunda ise geçmişin turistik birer dekora indirgenerek sergilenmesi, onun canlı bir deneyim olmaktan çıkıp tüketim nesnesi hâline gelmesine neden olur. Sonuçta, mekânın ruhunu yitirmesi ve mekânla kurulan duygusal bağların kopmasıyla birlikte, toplumsal kimliğin inşasındaki en önemli tarihsel dayanaklardan biri de geri dönülemez biçimde sarsılmış olur.

Bu parçada asıl vurgulanmak istenen düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Modern kentleşme sürecinde mekânın fiziksel ve tarihsel dokusunun bozulmasının, toplumsal belleğe zarar vererek ortak kimliğin sarsılmasına yol açtığı

Cevap

Modern kentleşme sürecinde mekânın fiziksel ve tarihsel dokusunun bozulmasının, toplumsal belleğe zarar vererek ortak kimliğin sarsılmasına yol açtığı
Parçanın genelinde modern kentleşme ve kentsel dönüşümün mekân üzerindeki bozucu etkisi ele alınmıştır. Yazar, bu fiziksel ve tarihsel değişimin sadece çevreyle sınırlı kalmayıp toplumsal bellek üzerinde tahrip edici bir etki yarattığını ve sonuçta toplumsal kimliğin temellerini sarstığını belirtmektedir. Bu nedenle modern kentleşme sürecinde mekânın fiziksel ve tarihsel dokusunun bozulmasının, toplumsal belleğe zarar vererek ortak kimliğin sarsılmasına yol açtığı yargısı parçada asıl vurgulanmak istenen düşüncedir.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin genelini okuyarak yazarın üzerinde durduğu temel konuyu belirlemek.
Metinde modern kentleşme ve kentsel dönüşümün mekânın fiziksel ve tarihsel yapısında yol açtığı değişimler ele alınmaktadır.
Metnin konusunu anlamak, yazarın asıl savunmak istediği ana düşünceye ulaşmanın ilk adımıdır.
2
Yazarın bu değişimlere yönelik getirdiği eleştiriyi ve ulaştığı nihai sonucu saptamak.
Yazar, mekânın ruhunu ve tarihsel dokusunu yitirmesinin toplumsal belleği tahrip ettiğini ve bunun sonucunda toplumsal kimliğin geri dönülemez biçimde sarsıldığını vurgulamaktadır.
Yazarın metnin sonunda bağladığı yargı, asıl iletmek istediği mesajı yani ana düşünceyi verir.
3
Seçenekleri analiz ederek bu ana düşünceyi en kapsamlı şekilde karşılayan ifadeyi bulmak.
Modern kentleşmedeki mekânsal tahribatın toplumsal belleğe zarar verip ortak kimliği sarstığını belirten seçeneğin doğru olduğu görülür.
Diğer seçenekler ya metinde geçmeyen kişisel yorumlar içerir ya da ana düşünceyi destekleyen yardımcı düşüncelerdir.

Anahtar Kavram

Çoklu paragraf sorularında metnin asıl vurgulamak istediği ana düşünceyi belirleme
Soru 264Soru

Dijital müzik platformlarının hayatımızın merkezine yerleşmesiyle birlikte, dinleme pratiklerimiz algoritmik kürasyonların denetimine girdi. Bu sistemler, kullanıcının geçmiş tercihlerinden yola çıkarak ona 'benzer' olanı sunma mantığıyla çalışır. İlk bakışta kişiselleştirilmiş, konforlu bir keşif alanı sunuyor gibi görünse de bu yapay zekâ yönlendirmeleri, dinleyiciyi aşina olduğu tınıların dışına çıkmaktan alıkoyan görünmez bir 'yankı odası' inşa eder. Zamanla bireyin estetik algısı, sistemin ona sunduğu dar bir yelpazeyle sınırlandırılır. Sonuçta, küresel ölçekte müzikal çeşitlilik aşınırken benzer akor dizilimlerine ve üretim şablonlarına sıkışmış, tek tipleşmiş bir müzik kültürü egemenlik kazanır. Dinleyici, kendi özgür iradesiyle yeni ufuklar keşfettiğini sanırken aslında kendisine çizilen algoritmik sınırların içinde devinip durur.

Bu parçada yakınılan durum aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Algoritmik yönlendirmelerin, dinleyiciye sahte bir özgürlük hissi vererek müzikal beğenileri daraltması ve müzik kültürünü tek tipleştirmesi

Cevap

Algoritmik yönlendirmelerin, dinleyiciye sahte bir özgürlük hissi vererek müzikal beğenileri daraltması ve müzik kültürünü tek tipleştirmesi
Parçada yazarın asıl yakındığı durum, yapay zekâ tabanlı algoritmaların kullanıcılara sunduğu kişiselleştirilmiş keşif konforunun aslında onları belirli sınırlar içine hapsetmesidir. Bu yönlendirme, dinleyicinin kendi özgür iradesiyle yeni müzikler keşfettiğini sanmasına yol açarken estetik algısını daraltmakta ve nihayetinde müzik kültürünün küresel ölçekte tek tipleşmesine neden olmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın giriş ve gelişme cümlelerini inceleyerek konunun sınırlarını belirleme.
Paragrafta dijital platformlardaki algoritmik öneri sistemlerinin çalışma mantığı ve bunun dinleyici üzerindeki etkisi üzerinde durulduğu görülür.
Konunun ne hakkında olduğunu saptamak, yakınılan temel durumun sınırlarını çizmeyi sağlar.
2
Metindeki eleştirel ifadeleri ve yazarın olumsuz bakış açısını yansıtan yargıları tespit etme.
Yazarın 'görünmez bir yankı odası', 'estetik algının sınırlandırılması', 'tek tipleşmiş bir müzik kültürü' ve 'sahte özgürlük hissi' gibi ifadelerle algoritmik sistemleri eleştirdiği belirlenir.
Yakınılan durum, yazarın rahatsız olduğu ve eleştirdiği ana düşünceyi veya konuyu bulmayı gerektirir.
3
Seçenekleri analiz ederek metindeki asıl eleştiri odağını tam olarak yansıtan seçeneği bulma.
Algoritmaların sahte bir keşif hissi sunarak müzikal yelpazeyi daralttığı ve kültürel tek tipleşmeye yol açtığı yargısı, yazarın eleştirisinin merkezidir. Dolayısıyla doğru yanıt bu yargıyı içeren seçenektir.
Seçenekler arasındaki yan fikirleri ve metin dışı yorumları eleyerek asıl yakınılan durumu bulmak hedeflenir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Konu ve Yakınılan Durum Analizi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 265Soru

(I) Kütüphaneler, insanlığın ortak bilgi birikimini koruma ve gelecek nesillere aktarma ihtiyacından doğmuş köklü kurumlardır. (II) Tarih boyunca çivi yazılı kil tabletlerden parşömen rulolarına kadar pek çok farklı yazılı materyal bu mekânlarda bir araya getirilmiştir. (III) İlk Çağ'da kurulan İskenderiye Kütüphanesi de antik dünyanın en zengin bilgi depolarından biri olarak tarihe geçmiştir. (IV) Günümüzde ise kütüphaneler, sadece basılı eserlerin saklandığı sessiz depolar olmaktan çıkıp çok yönlü birer sosyal etkileşim alanına dönüşmüştür. (V) Teknolojik altyapının güçlenmesiyle birlikte bu çağdaş mekânlarda dijital veri tabanlarına kolayca erişim sağlanmakta ve sanal sergiler düzenlenmektedir. (VI) Dolayısıyla yeni nesil kütüphanecilik anlayışı, bilgiye erişimi mekândan bağımsız hâle getirerek toplumsal paylaşımı art��rmaktadır.

Bu paragraf iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf hangi cümleyle başlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Dördüncü cümle ile başlar.
Kütüphanelerin tarihsel gelişimi ve antik dönem örnekleri ilk üç cümlede (I, II ve III) ele alınmıştır. Dördüncü (IV) cümlede ise 'Günümüzde ise' ifadesiyle günümüz kütüphanecilik anlayışına ve modern sosyal/teknolojik işlevlere geçilmiştir. Bu nedenle yeni bir paragraf dördüncü cümle ile başlatılmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki tüm cümleler tek tek okunarak genel anlam ve konunun sınırları belirlenir.
İlk üç cümlenin kütüphanelerin tarihsel süreci ve geçmişteki işlevleri hakkında olduğu görülür.
Paragrafı ikiye bölmek için konunun veya bakış açısının değiştiği yeri tespit etmek gerekir.
2
Cümleler arasındaki anlam bağları ve geçiş ifadeleri incelenir.
Dördüncü cümlede 'Günümüzde ise' ifadesiyle kütüphanelerin modern dönemdeki işlevsel dönüşümüne geçildiği belirlenir.
Zaman ve işlevsel bakış açısı değişimi, yeni bir paragrafın başlangıç noktasını işaret eder.
3
Sonraki cümlelerin dördüncü cümle ile olan bağlantısı kontrol edilir.
Beşinci ve altıncı cümlelerin de bu modern kütüphanecilik anlayışını detaylandırdığı ve onunla doğrudan ilişkili olduğu saptanır.
İkinci paragrafın kendi içinde anlam bütünlüğüne sahip olması şarttır.

Anahtar Kavram

Paragrafı İki Paragrafa Bölme
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 266Soru

A��ağıdaki numaralanmış paragrafları, karşılarında verilen temel anlatım özellikleriyle doğru olacak şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Edebiyat eserinin yalnızca toplumsal fayda sağladığı ölçüde değerli olduğunu savunanlar, sanatın özündeki o sınırsız özgürlük arayışını tamamen göz ardı etmektedirler. Bir romanın ya da şiirin asli görevi, topluma doğrudan yön vermek veya ahlaki reçeteler sunmak mıdır gerçekten? Sanat, ideolojik kalıpların içine sıkıştırılamayacak kadar geniş ve bağımsız bir yaratım alanıdır. Estetik hazdan arındırılmış, yalnızca didaktik amaçlar güden bir metin, sanat eseri değil; olsa olsa süslü bir manifestodur. Bu yüzden sanatın işlevini toplumsal yararla sınırlamak, onun estetik gücünü ve özgünlüğünü tamamen yok etmek demektir.
Geniş vadinin ortasında yalnız başına yükselen eski taş konak, zamanın y��pratıcı rüzgârlarına inatla direniyordu. Konağın ahşap panjurları yer yer dökülmüş, kırmızı kiremitli çatısının kuzey cephesi tamamen yosun tutmuştu. Bahçesindeki asırlık çınar ağacının kalın dalları, konağın tozlu pencerelerine adeta koruyucu bir kalkan gibi uzanıyordu. Rüzgâr estikçe sararmış kuru yapraklar bahçedeki taş patikada hışırtıyla sürükleniyor, havaya nemli toprak ve çürümüş meşe kokusu yayılıyordu. Bu ıssız köşede, geçmişin izleri her bir taşta somut bir biçimde gözler önüne seriliyordu.
Günün ilk ışıkları odaya sızarken yatağından doğruldu, eski sırt çantasını omuzlayıp aceleyle dışarı çıktı. İstasyona vardığında trenin hareket etmesine sadece iki dakika kalmıştı. Telaşla cebindeki bileti kontrol etti, kalabalığı yararak üçüncü perona doğru hızla koşmaya başladı. Tam trenin kapıları kapanmak üzereyken son bir hamleyle kendisini vagonun içine atmayı başardı. Derin bir nefes alarak koridor boyunca ilerledi ve pencere kenarındaki boş bir koltuğa yerleşti. Tren yavaşça raylar üzerinde süzülürken geride bıraktığı şehrin silüetine bakıp rahatladı.
Nanoteknoloji, maddelerin atomik ve moleküler düzeyde kontrol edilmesi ve işlenmesiyle ilgilenen çok disiplinli bir mühendislik dalıdır. Genellikle 1 ila 100 nanometre boyutundaki yapıların tasarımı, üretimi ve karakterizasyonu bu alanın temelini oluşturur. Bu mikro ölçekte maddeler, makro boyutlarından farklı olarak kuantum mekaniğinin etkisiyle benzersiz fiziksel, kimyasal ve biyolojik özellikler kazanırlar. Günümüzde tıp, enerji depolama ve malzeme mühendisliği gibi pek çok sektörde çı��ır açan çözümler sunan bu alan, geleceğin sanayi ve teknoloji devrimlerinin en önemli itici gücü olarak görülmektedir.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci paragraf tartışmacı anlatımla (okuyucunun yerleşik kabulünü değiştirmeyi hedefleyen), ikinci paragraf betimleyici anlatımla (mekânı zihinde canlandırmayı hedefleyen), üçüncü paragraf öyküleyici anlatımla (olay akışı ve hareket bildiren), dördüncü paragraf ise açıklayıcı anlatımla (nesnel bilgi vermeyi hedefleyen) eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede; fikirlerin çarpıştırıldığı birinci metin tartışmacı anlatımın özellikleriyle, gözleme dayalı görselliğin sunulduğu ikinci metin betimleyici anlatımın özellikleriyle, hareket ve olay akışının bulunduğu üçüncü metin öyküleyici anlatımın özellikleriyle, nesnel bilgi aktarımının yapıldığı dördüncü metin ise açıklayıcı anlatımın özellikleriyle örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafların ana amaçlarını ve tonlarını belirleyin.
Birinci paragraf bir görüşü sorgularken ikinci paragraf bir tasvir sunmakta, üçüncü paragraf bir olayı hikaye etmekte, dördüncü paragraf ise bilimsel bir tanım yapmaktadır.
Anlatım biçimlerini ayırt etmenin en temel yolu, metnin yazılış amacını saptamaktır.
2
Paragraflardaki dil özelliklerini ve anahtar kavramları inceleyerek anlatım biçimleriyle eşleştirin.
Birinci paragraftaki soru cümleleri ve eleştirel tutum 'tartışma' ile; ikinci paragraftaki niteleme sıfatları ve durağan görseller 'betimleme' ile; üçüncü paragraftaki eylem bildiren ifadeler 'öyküleme' ile; dördüncü paragraftaki terimler ve nesnel açıklamalar ise 'açıklama' ile eşleşmektedir.
Anlatım biçimleri, metnin dil ve üslup özellikleri ile yapısal unsurlarına göre sınıflandırılır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım Biçimleri (Açıklama, Tartışma, Öyküleme, Betimleme)
Soru 267Soru

Güneş, tepelerin ardında yavaş yavaş kaybolurken gökyüzü turuncunun ve kızılın binbir tonuna bürünmüştü. Vadinin ortasından geçen ince, kıvrımlı derenin suları, batan güneşin ışığıyla bir ayna gibi parıldıyordu. Kenardaki eski ahşap köprünün üzerinde duran ihtiyar adam, elindeki bastona dayanmış, sessizce bu eşsiz manzarayı seyrediyordu. Köprünün hemen yanındaki dev çınar ağacının yaprakları rüzgarda hafifçe hışırdayarak tatlı bir melodi fısıldıyordu. Bu huzurlu doğa parçasında her şey büyük bir dinginlik içindeydi; doğanın tüm renkleri adeta bir tuval üzerindeki fırça darbeleri gibi birleşmiş, seyredenleri büyülüyordu. Uzaklardan gelen kuş sesleri ise bu sessizliği bozmak yerine, ortamın büyüleyici havasını daha da artırıyordu.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kelimelerle resim çizilerek okuyucuda izlenim uyandırma hedeflenmiştir.

Cevap

Kelimelerle resim çizilerek okuyucuda izlenim uyandırma hedeflenmiştir.
Kelimelerle resim çizilerek okuyucuda izlenim uyandırma hedeflenmiştir ifadesi doğrudur çünkü parçada yazar, gördüğü bir doğa manzarasını renkler, ışıklar ve sesler gibi betimleyici unsurlarla adeta okuyucunun zihninde canlandıracak şekilde tasvir etmiştir. Bu da betimleyici anlatımın en belirgin özelliğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki cümlelerin genel havasını ve kelime tercihlerini incelemek.
Metinde güneşin batışı, derenin parıldayışı, ahşap köprü ve çınar ağacı gibi görsellerin detaylı nitelendirmelerle sunulduğu görülmüştür.
Bu tarz ögeler ve sıfatlar, okuyucunun zihninde bir sahne veya resim canlandırma hedefine hizmet eder.
2
Metinde olay akışı veya bilgi verme amacının olup olmadığını değerlendirmek.
Herhangi bir olay örgüsü (öyküleme) veya bilgi verici nesnel veri (açıklama) bulunmadığı, sadece durağan bir manzaranın tasvir edildiği saptanmıştır.
Böylece metinde ağır basan anlatım biçiminin betimleme olduğu ve seçenekte betimlemenin temel tanımı olan izlenim kazandırmanın yer aldığı belirlenir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım Biçimleri (Betimleme)
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 268Soru

Eski bir dağ kasabasındaki ahşap atölyemde, yıllardır çam kokulu tahtaları yontar, onlara can vermeye çalışırım. (I) Keşke yolun en başında, ustamın 'Acele etme, sabır ağacın köküdür.' sözüne kulak asıp o ilk çıraklık döneminde daha titiz davransaydım. (II) Şimdilerde ise pencerenin önüne oturup rüzgârın vadide uğuldayarak esişini izlerken geçmişin o heyecan dolu, cıvıl cıvıl günlerini içimde derin bir sızıyla arıyorum. (III) Olsun, yine de bu yaşımda bile her sabah tezgâhımın başına geçtiğimde yepyeni bir şekil ortaya çıkarabileceğime, bu ahşabın içindeki ruhu nihayet özgür kılacağıma inanıyorum. (IV) Bazen komşular��n 'Artık dinlenmelisin, bu yaşta bu zahmet niye?' diyen bakışlarını görüyor, onların bu anlayışsız, tekdüze yaşam kaygılarını sessizce, hiç bozuntuya vermeden geçiştiriyorum.

Bu parçada numaralanmış cümleleri, yansıttıkları baskın duygu durumlarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. Cümle ('Keşke yolun en başında, ustamın "Acele etme, sabır ağacın köküdür." sözüne kulak asıp o ilk çıraklık döneminde daha titiz davransaydım.')
II. Cümle ('Şimdilerde ise pencerenin önüne oturup rüzgârın vadide uğuldayarak esişini izlerken geçmişin o heyecan dolu, cıvıl cıvıl günlerini içimde derin bir sızıyla arıyorum.')
III. Cümle ('Olsun, yine de bu yaşımda bile her sabah tezgâhımın başına geçtiğimde yepyeni bir şekil ortaya çıkarabileceğime, bu ahşabın içindeki ruhu nihayet özgür k��lacağıma inanıyorum.')
IV. Cümle ('Bazen komşuların "Artık dinlenmelisin, bu yaşta bu zahmet niye?" diyen bakışlarını görüyor, onların bu anlayışsız, tekdüze yaşam kaygılarını sessizce, hiç bozuntuya vermeden geçiştiriyorum.')

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

I. Cümle Hayıflanma, II. Cümle Özlem, III. Cümle Umut, IV. Cümle Kanıksama duygusuyla eşleşmektedir.
I. cümlede yazarın geçmişe yönelik 'keşke' ile başlayan pişmanlığı hayıflanmaya; II. cümlede eski günlerin derin bir sızıyla aranması özleme; III. cümlede geleceğe dönük yaratma inancı umuda; IV. cümlede ise komşuların sürekli tekrarlanan tavırlarına karşı tepkisiz kalınması kanıksama durumuna karşılık gelmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
I. cümlenin incelenmesi
Cümledeki 'keşke... daha titiz davransaydım' ifadesiyle geçmişte yapılmayan bir eyleme yönelik pişmanlık tespit edilir.
Geçmişte yapılması mümkünken yapılmayan işler için hissedilen üzüntü hayıflanmadır.
2
II. cümlenin incelenmesi
Cümledeki 'geçmişin o heyecan dolu, cıvıl cıvıl günlerini içimde derin bir sızıyla arıyorum' ifadesinden geçmişe özlem duyulduğu belirlenir.
Geçmişe ait bir kesiti veya yaşantıyı özleme durumunun kelimelerle ifade edilmesidir.
3
III. cümlenin incelenmesi
Cümledeki 'yepyeni bir şekil ortaya çıkarabileceğime... inanıyorum' ifadesiyle geleceğe dair olumlu bir beklenti tespit edilir.
Gelecekten olumlu sonuçlar beklemek ve inanmak umut kavramıyla ilgilidir.
4
IV. cümlenin incelenmesi
Cümledeki komşuların tekrarlayan eleştirel bakışlarını 'sessizce, hiç bozuntuya vermeden geçiştiriyorum' ifadesiyle yazarın duruma alıştığı belirlenir.
Çok sık karşılaşılan olumsuz bir durumun artık yadırganmaması ve normal karşılanması kanıksama durumunu gösterir.

Anahtar Kavram

Metindeki ifadelerden yola çıkarak karakterin psikolojik durumunu, hissettiği duyguyu ve olaylar karşısındaki tavrını analiz etme.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 269Soru

Bir eserin düşünsel yapısı kurulurken savlar arasında bir uyum olmalıdır. Yazarın paragrafın başında dile getirdiği bir düşünceyi, ilerleyen satırlarda kendi ifadeleriyle çürütmesi ya da tersini iddia etmesi metnin inandırıcılığına gölge düşürür. İyi bir metin, baştan sona kendi içinde birbiriyle çelişmeyen yargılar barındırmalıdır.

Bu parçada vurgulanan anlatım ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tutarlılık

Cevap

Tutarlılık
Parçada, bir eserin düşünsel yapısındaki savların uyumlu olması gerektiği, yazarın kendi ifadeleriyle çelişmemesi ve birbiriyle uyumlu yargılar barındırması gerektiği belirtilmektedir. Düşüncelerin çelişki barındırmadan uyum içinde sunulması tutarlılık ilkesini ifade eder.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki anahtar kelimeleri ve ifadeleri belirlemek.
"Savlar arasında uyum", "çelişmemesi", "tersini iddia etmemesi" gibi ifadeler tespit edilmiştir.
Yazarın üzerinde durduğu temel anlatım özelliğini belirlemek için metnin dilsel ipuçları incelenir.
2
Belirlenen ifadeleri Türkçe dersindeki anlatım ilkeleri ile eşleştirmek.
Birbiriyle çelişmeyen yargıların kullanılması "tutarlılık" kavramıyla örtüşmektedir.
Tespit edilen kavramsal özelliklerin hangi anlatım niteliğine karşılık geldiğini bulmak gerekir.
3
Seçenekleri inceleyerek doğru kavramı bulmak.
Diğer ilkelerin parçada bahsedilen çelişmezlik durumuyla ilgisi olmadığı görülür ve tutarlılık seçeneği işaretlenir.
Yanlış çeldiricileri eleyerek kesin sonuca ulaşmak hedeflenir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım İlkeleri ve Nitelikleri
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 270Soru

(I) Tarihsel bilincin inşası, geçmişe ait belgelerin nesnel bir dökümünü yapmaktan ibaret olmayıp o geçmişin bugünün zihninde yeniden anlamlandırılması sürecidir. (II) Bu bağlamda tarihçi, kendi çağının sorularından ve değer yargılarından tümüyle sıyrılamayacağı için geçmişe her zaman şimdiki zamanın merceğinden bakar. (III) Ancak geçmişin kendi özgün koşulları içinde kavranabilmesi, o dönemin kavramsal dünyasına sızmayı ve toplumsal yapıları kendi iç dinamikleriyle analiz etmeyi gerektirir. (IV) Zaten modern tarih yazımında sözlü kaynakların ve gündelik hayat nesnelerinin de inceleme kapsamına alınması, klasik arşivcilik anlayışını büyük ölçüde esnetmiştir. (V) Dolayısıyla tarihsel anlama ve yorumlama faaliyeti, nihayetinde geçmiş ile bugün arasında kurulan ve sürekli yenilenen kesintisiz bir diyalog niteliği kazanır.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Dördüncü c��mle (IV) paragrafın genelindeki tarihsel anlama ve yorumlama faaliyeti konusundan saparak arşivcilik ve kaynak çeşitliliğine değindiği için düşüncenin akışını bozmaktadır.
Dördüncü cümlede modern tarih yazımındaki kaynak çeşitliliği ve arşivcilik anlayışının esnemesinden bahsedilmektedir. Oysa paragrafın diğer cümlelerinde tarihsel bilincin inşası, geçmiş ile bugün arasındaki diyalog ve tarihçinin geçmişe bakış açısı ele alınmaktadır. Dördüncü cümle konunun odağını değiştirerek düşüncenin akışını bozmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ana konusunu belirlemek amacıyla tüm cümleler hızlıca okunur.
Paragrafta genel olarak tarihsel bilincin inşası, tarihçinin geçmişe bugünün merceğinden bakması ve geçmiş ile bugün arasındaki anlama diyaloğu ele alınmaktadır.
Akışı bozan cümleyi bulmak için öncelikle metnin ortak temasını ve düşünce çizgisini kurmak gerekir.
2
Cümleler arasındaki anlamsal ve yapısal geçiş köprüleri (bağlantı ögeleri) incelenir.
Birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci cümlelerin birbirini tamamlayan felsefi ve yöntemsel bir düşünce zinciri oluşturduğu; dördüncü cümlenin ise aniden modern tarih yazımındaki belge/arşiv türlerine (sözlü kaynaklar vb.) değindiği tespit edilir.
Akışı bozan cümleler genellikle benzer sözcükleri içerse de konuya farklı bir açıdan yaklaşarak veya tamamen farklı bir alt başlığa geçerek düşünce zincirini koparır.
3
Dördüncü cümle metinden çıkarılarak üçüncü cümleden beşinci cümleye geçişin anlamlılığı kontrol edilir.
Üçüncü cümledeki 'geçmişi kendi koşullarında kavrama' ihtiyacının, ve beşinci cümledeki 'dolayısıyla geçmiş ile bugün arasında kesintisiz bir diyalog kurulması' sonucuna doğrudan ve pürüzsüz bağlandığı görülür.
Bir cümlenin akışı bozduğunu teyit etmenin en güvenilir yolu, o cümle çıkarıldığında parçanın anlam bütünlüğünün ve akıcılığının sağlanıp sağlanmadığını görmektir.

Anahtar Kavram

Paragrafta akışı bozan cümleyi bulurken, metnin genelinde işlenen ana konudan sapan ya da konuyu farklı bir boyuta taşıyan cümleyi tespit etmek.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 271Soru

Numaralanmış bu cümlelerin mantık akışına göre anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturabilmesi için yapılması gereken sıralamayı belirleyiniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Cümlelerin anlam bütünlü��ü oluşturacak şekilde doğru sıralaması: Jeremy Bentham'ın hapishane modelini tanıtan cümle ile başlanmalı, mimari amacını açıklayan ikinci cümleyle devam edilmeli, ardından Foucault'nun bu modeli sosyolojik metafora taşıdığı üçüncü cümle gelmeli, bu metaforu kurumsal örneklerle açan dördüncü cümle eklenmeli ve nihayet iktidarın gözetleme gücüyle bireyi inşa ettiğini belirten sonuç cümlesiyle tamamlanmalıdır.
Cümlelerin doğru sıralaması, konunun tarihsel ve düşünsel gelişimini takip edecek şekilde Bentham'ın somut hapishane tasarımından başlayıp Foucault'nun bu tasarımı modern iktidarın gözetim mekanizmalarını açıklamak için kullandığı sosyolojik metafora ve en nihayetinde bu gözetimin toplumsal sonucuna doğru akmalıdır. Metin, bağımsız bir giriş cümlesiyle başlayıp sırasıyla işaret sıfatları ('bu mimari düzenleme'), karşılaştırma ve geçiş ifadeleri ('ise bu modeli'), pekiştirme/açıklama bağlaçları ('nitekim') ve sonuç bildiren özetleyicilerle ('böylece') birbirine kusursuz biçimde bağlanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Giriş cümlesini belirlemek amacıyla bağımsız yargı bildiren ve kendinden önceye atıfta bulunmayan ifadeyi arama.
Jeremy Bentham'ın 18. yüzyıldaki tasarımını tanıtan cümlenin giriş cümlesi olduğu tespit edilir.
Diğer cümlelerin tamamı 'bu mimari düzenleme', 'bu modeli', 'nitekim', 'böylece' gibi kendinden önceki yargılara bağlanan köprü ifadeler içermektedir.
2
Giriş cümlesinin ardından gelen ve bu cümledeki 'hapishane modeli' ifadesini açıklayan devam cümlesini bulma.
'Bu mimari düzenlemede temel amaç...' şeklinde başlayan cümlenin ikinci sırada yer alması gerektiği belirlenir.
'Bu mimari düzenleme' işaret grubu doğrudan ilk cümledeki hapishane modeline gönderme yapmaktadır.
3
Bentham'ın fiziksel model tanımından sonra bu modelin soyut/sosyolojik yorumuna geçiş sağlayan bağlantı cümlesini arama.
'Michel Foucault ise bu modeli...' ifadesiyle başlayan cümlenin üçüncü sıraya geleceği saptanır.
Foucault'nun 'ise' bağlacını kullanarak Bentham'ın fiziksel modelini modern iktidar metaforuna dönüştürmesi bu iki düşünceyi mantıksal olarak bağlar.
4
Foucault'nun modern toplum metaforunu detaylandıran ve somutlaştıran örneklendirme cümlesini konumlandırma.
'Nitekim Foucault'ya göre modern dönemde okul, hastane...' diye devam eden cümlenin dördüncü sıraya yerleştirilmesi sağlanır.
'Nitekim' açıklama bağlacı, bir önceki cümledeki 'modern toplumun kılcal damarlarına sızma' iddiasını kurumlar üzerinden doğrular.
5
Tüm bu denetim ve uysal beden üretme sürecinin sonucunu özetleyen yargıyı tespit etme.
'Böylece iktidar, şiddete başvurmak yerine...' şeklinde kurulan cümlenin son sırada yer alması gerektiği belirlenir.
'Böylece' sonuç bağlacı, kurumlar üzerinden yürütülen denetim sürecinin iktidar tarafından nasıl bir toplumsal inşa ile neticelendiğini özetler.

Anahtar Kavram

Paragraf Sıralama ve Mantıksal Akış
Soru 272Soru

(I) Ney, üflemeli çalgılar arasında kendine has tınısıyla Türk tasavvuf musikisinin en önemli simgelerinden biridir. (II) Tarihsel süreç içinde saray musikisinden tekke musikisine kadar geniş bir yelpazede kendine kalıcı bir yer edinmiştir. (III) Bu enstrümanın icrasında üfleme tekniği ve neyzenin nefes kontrolü, sesin derinliğini belirleyen en temel unsurlardır. (IV) Neyin yapımında kullanılan kargı kamışı, genellikle Hatay veya Adana gibi sıcak bölgelerdeki sulak alanlarda yetişir. (V) Hasat edilen bu kamışlar, fırınlanıp kurutulduktan sonra dokuz boğum olacak şekilde titizlikle kesilir ve içi temizlenir. (VI) Son aşamada ise ses kutusu işlevi gören başpare ve kamışın çatlamasını önleyen parazvanalar takılarak enstrüman tamamlanır.

Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV; 4; IV.; dördüncü; dördüncü cümle; dördüncü cümleyle; Iv; iv

Cevap

İkinci paragraf dördüncü cümleyle (IV) başlar.
Dördüncü cümleye kadar neyin Türk musikisindeki önemi ve icra özellikleri üzerinde durulurken, dördüncü cümleden itibaren neyin yapım süreci ve kamış özellikleri gibi teknik boyutlarına geçilmiştir. Dolayısıyla ikinci paragraf bu cümleyle başlamalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki cümlelerin anlam ilişkilerini inceleyerek konunun akışını analiz etmek.
İlk üç cümlede neyin tasavvuf musikisindeki önemi, tarihi yeri ve icra tekniği anlatılmaktadır. Dördüncü cümleden itibaren ise neyin yapım süreci ve kullanılan malzeme ele alınmaktadır.
Paragrafı ikiye bölmek için konunun yön değiştirdiği veya yeni bir konunun/boyutun başladığı cümleyi bulmak gerekir.
2
Konu değişikliğinin tam olarak hangi cümlede başladığını tespit etmek.
Dördüncü cümle (IV) ney yapımında kullanılan kamışın nerede yetiştiğini söyleyerek yeni bir paragrafa giriş yapmaktadır.
Yeniden yapılandırılan paragrafın ilk cümlesi, önceki cümlenin anlamca bir devamı olmamalı ve bağımsız bir giriş cümlesi özelliği taşımalıdır.

Anahtar Kavram

Paragrafı ikiye bölme sorularında, yazarın konunun farklı bir yönüne geçtiği ilk cümleyi belirlemek esastır.
Soru 273Soru

Bir yazarın üslubundaki asıl başarı, kelimelerin sırtına yüklenen fazladan süsleri ve estetik gösteriş kaygılarını bir kenara bırakabilmesinde saklıdır. Metne sonradan iliştirilmiş her yapay imge, okurun zihnini bulandıran ve onu kelimelerin kendi doğal tınısından uzaklaştıran birer engeldir. Dolayısıyla ben, anlatımı sanatsal pırıltılarla donatmak yerine, onu tüm yapaylıklardan ve ağdalı deyişlerden kurtararak sunmayı tercih ederim. Çünkü gerçek edebiyat, sözcüklerin gösterişli kıyafetlerle sahneye çıkması değil, en sade hâlleriyle kendilerini hissettirmesidir.

Bu parçada yazarın kendi yazma tarzıyla ilgili olarak vurguladığı ve ön plana çıkardığı anlatım ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yalınlık

Cevap

Yalınlık
Parçada yazarın kendi anlatım tarzında kaçındığını belirttiği yapay imgeler, estetik gösteriş kaygıları, kelimelerin üzerindeki süsler ve ağdalı deyişler doğrudan sanatlı ve süslü anlatımın zıttı olan yalınlık (sadelik) ilkesine vurgu yapmaktadır. Gerçek edebiyatın sözcüklerin gösterişli kıyafetlerle sahneye çıkması yerine en sade hâlleriyle sunulması olduğunu savunan yazar, yalınlık ilkesini ön plana çıkarmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki üslup özelliklerine yönelik anahtar ifadelerin saptanması.
Yazarın 'fazladan süsler', 'estetik gösteriş kaygısı', 'yapay imge' ve 'ağdalı deyişler' gibi ögeleri reddettiği belirlenmiştir.
Yazarın savunduğu edebi tavrın hangi anlatım ilkesine karşılık geldiğini bulmak için metindeki ipuçlarını belirlemek gerekir.
2
Elde edilen kavramların edebiyat kuramındaki anlatım ilkeleriyle eşleştirilmesi.
Süsten, gösterişten, sanatlı ve ağdalı dilden uzak durarak düşünceleri en sade biçimde ifade etmenin 'yalınlık' (sadelik) ilkesi olduğu saptanmıştır.
Öğrencinin kavramlar arasındaki teorik sınırları metne uygulayarak doğru kavrama ulaşması sağlanır.
3
Diğer anlatım ilkelerinin metindeki ifadelerle çelişkisinin analiz edilmesi.
Duruluk (gereksiz sözcük kullanmama), açıklık (anlam belirsizliği olmama) ve akıcılık (telaffuz kolaylığı) gibi ilkelerin ana odak olmadığı görülmüş ve yalınlık seçeneği kesinleştirilmiştir.
Çeldiricilerin neden doğru olamayacağını yapısal olarak doğrulamak hedeflenmiştir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım İlkeleri ve Nitelikleri
Soru 274Soru

Aşağıdaki cümleleri anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturacak biçimde sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama: Geleneksel romandaki doğrusal zaman tasavvuru ile başlayan, modern romancıların bu algıyı yetersiz bulmasıyla devam eden, bu yetersizliğin doğurduğu çok boyutlu kurgu yapısını ve kullanılan anlatım tekniklerini açıklayan ve nihayetinde modern anlatının zamanı bükme işlevini özetleyen sıralamadır.
Doğru sıralama belirlenirken cümleler arasındaki dil bilgisel bağlar ve anlamsal geçişler esas alınmıştır. İlk olarak genel bir yargı bildiren cümleyle başlanmış, ardından karşıtlık ve gerekçelendirme bildiren ifadeler (ancak, bu yetersizlik, böylece, sonuç olarak) izlenerek mantıksal sıra oluşturulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Giriş cümlesini belirlemek.
Geleneksel romanda zamanı doğrusal bir nehre benzeten ve kendinden önceye atıfta bulunmayan cümle birinci sıraya getirilir.
Bir paragrafın giriş cümlesi bağımsız olmalı, geçiş ve bağlantı ifadeleri barındırmamalıdır.
2
Giriş cümlesine anlamca bağlanan ikinci cümleyi bulmak.
Giriş cümlesindeki yargıya karşıtlık sunan 'Ancak' ile başlayan ve zaman algısının yetersiz bulunduğunu belirten cümle ikinci sıraya getirilir.
Geleneksel roman ile modern roman arasındaki zaman algısı farkı bu cümleyle kurulur.
3
İkinci cümledeki referans ifadesini takip etmek.
'Bu yetersizlik hissi' ifadesiyle başlayan ve yeni bir kurgu yapısını tanımlayan cümle üçüncü sıraya yerleştirilir.
Önceki cümledeki 'yetersiz bulmuşlardır' ifadesine yapılan doğrudan atıf bu cümlenin yerini belirler.
4
Üçüncü cümlede anlatılan yapının yöntemini açıklayan cümleyi bulmak.
'Böylece' ile başlayan ve bilinç akışı gibi tekniklerle zamanın öznel bir deneyime dönüştüğünü açıklayan cümle dördüncü sıraya yerleştirilir.
Çok boyutlu kurgusal yapının anlatı teknikleri üzerinden nasıl somutlaştığı bu cümleyle verilir.
5
Paragrafı sonlandıran sonuç cümlesini belirlemek.
'Sonuç olarak' ifadesiyle başlayan ve modern anlatının genel etkisini özetleyen cümle discouraged/beşinci (son) sıraya yerleştirilir.
Tüm paragrafta tartışılan düşünce bu cümleyle bir sonuca bağlanıp özetlenir.

Anahtar Kavram

Paragraf oluşturma ve anlam akışını takip etme
Soru 275Soru

(I) Klasik filolojinin ve kütüphaneciliğin temellerini atan İskenderiye Kütüphanesi, antik dünyanın bilgi birikimini tasnif edip koruma çabasının en görkemli anıtıdır. (II) Bu devasa kurumda çalışan bilginler, parşömen ve papirüs rulolarının korunması için nem kontrolünden kataloglama sistemlerine kadar pek çok özgün yöntem geliştirmişlerdir. (III) Kütüphanenin sunduğu bu kurumsal himaye ve sistematik çalışma sayesinde, antik metinler standartlaştırılarak gelecek kuşaklara aktarılabilmiştir. (IV) Antik Çağ'da yazı malzemesi olarak kullanılan papirüs, Nil Deltası'na özgü bir bitkiden elde edildiği için bu coğrafya dışındaki havzalarda temini zor ve pahalı bir malzemeydi. (V) M��sır'ın papirüs ihracatını sınırlandırması üzerine Bergama'da arayışa giren üreticiler, hayvan derilerini işleyerek parşömeni icat etmiş ve bu hammadde krizini aşmışlardır. (VI) Kurutulup gerilen keçi ve koyun derilerinden elde edilen bu yeni yazı yüzeyi, katlanabilir yapısıyla rulo formatından kodeks (kitap) formatına geçişin de teknik altyapısını hazırlamıştır.

Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV; 4; IV.; 4.; dördüncü; Dördüncü; dördüncü cümle; Dördüncü cümle

Cevap

İkinci paragraf IV numaralı cümleyle başlar.
IV numaralı cümleye kadar İskenderiye Kütüphanesi'nin koruyucu rolü ve buradaki bilginlerin metinleri standartlaştırma çabaları ele alınmıştır. IV numaralı cümleden itibaren ise konu tamamen değişerek antik dönem yazı malzemelerinden olan papirüsün coğrafi ve ekonomik özelliklerine, ardından da parşömenin icat edilme sürecine geçilmiştir. Bu nedenle ikinci paragraf IV numaralı cümleyle başlamalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki tüm cümlelerin odaklandığı ana konuları ve izlekleri belirleyin.
I, II ve III numaralı cümlelerin İskenderiye Kütüphanesi'nin kurumsal yapısı ve buradaki koruma faaliyetleri üzerine odaklandığı; IV, V ve VI numaralı cümlelerin ise antik çağdaki yazı malzemelerinin (papirüs ve parşömen) gelişimi ve üretim koşulları konusunu ele aldığı tespit edilmiştir.
Paragrafı ikiye bölmek için konu akışının kesintiye uğradığı ve yeni bir konuya veya konunun farklı bir boyutuna geçiş yapılan ilk cümleyi bulmak gerekir.
2
Konunun yön değiştirdiği geçiş noktasını saptayın.
IV numaralı c��mlede, kütüphane konusundan tamamen uzaklaşılarak antik çağda kullanılan bir yazı malzemesi olan papirüsün coğrafi temin zorlukları anlatılmaya başlanmıştır.
Bu cümle kendinden önceki kütüphane odaklı anlatıdan bağımsız yeni bir izlek başlattığı için ikinci paragrafın giriş cümlesi olmaya uygundur.
3
Geçiş cümlesinden sonraki cümlelerin bu yeni konuyla olan bağlantısını ve bütünlüğünü kontrol edin.
V numaralı cümle papirüsün temin zorluğunun bir sonucu olarak parşömenin Bergama'da icat edilişini, VI numaralı cümle ise parşömenin fiziksel yapısı ve kodekse geçiş sürecini anlatarak IV numaralı cümleyle başlayan yeni anlatıyı tutarlı bir biçimde sürdürmektedir.
İkinci paragrafın kendi içinde anlam bütünlüğüne sahip olması ve bağımsız bir yapı sergilemesi şarttır.

Anahtar Kavram

Paragrafı ikiye bölme sorularında, yazarın konuyu ele alış biçiminin değiştiği, yeni bir konuya veya konunun tamamen farklı bir yönüne geçiş yaptığı ilk cümle yeni paragrafın giriş cümlesidir. Giriş cümlelerinde kendinden önceki yargıya dilsel veya anlamsal açıdan sıkı sıkıya bağlılık gösteren zamir, bağlaç gibi ögeler yer almaz.
Soru 276Soru

(I) Antik Dönem'den itibaren denizcilerin rotalarını güvenle bulabilmeleri için kıyılarda ateşler yakılmış, zamanla bu ilkel yöntem yerini kalıcı deniz fenerlerine bırakmıştır. (II) İskenderiye Feneri gibi anıtsal yapılar, yalnızca birer yön gösterici değil, aynı zamanda inşa edildikleri uygarlıkların mimari ve mühendislikteki gücünün birer simgesi olmuştur. (III) İlk dönem fenerlerinde ışık kaynağı olarak odun ve kömür tercih edilmiş; sanayi devrimiyle birlikte gaz lambaları, ardından da elektrikli sistemler kullanılmaya başlanmıştır. (IV) Deniz fenerlerinin inşasında kullanılan malzemeler ve mimari tasarımlar, bulundukları coğrafyanın iklimsel ve jeolojik koşullarına göre büyük değişiklikler gösterir. (V) Örneğin, sert dalgalara maruz kalan açık deniz fenerlerinde genellikle pürüzsüz ve dairesel granit bloklar tercih edilerek dalga direnci en aza indirgenmeye çalışılır. (VI) Buna karşılık, sakin koylarda yer alan fenerlerde yerel taşlar ve ahşap malzemeler daha estetik kaygılarla ve daha hafif strüktürlerle kullanılabilmiştir.

Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Dördüncü cümle (IV) ile başlayan kısım yeni bir paragrafın ilk cümlesidir.
Dördüncü cümleden (IV) itibaren deniz fenerlerinin inşasında kullanılan malzemeler ile tasarımların coğrafi ve iklimsel koşullara göre şekillenmesi konusuna geçilmiştir. İlk üç cümlede fenerlerin tarihsel gelişimi ve ışık kaynaklarının değişimi ele alınırken, dördüncü cümle yeni bir konunun başlangıcını oluşturmaktadır. Bu sebeple ikinci paragraf dördüncü cümleyle başlamalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki tüm cümlelerin konularını ve bu konuların sınırlarını belirleyin.
İlk üç cümle (I, II, III) deniz fenerlerinin tarihsel gelişimi ve ışık kaynaklarındaki değişimi ele alırken; son üç cümle (IV, V, VI) fenerlerin mimari tasarımlarının ve kullanılan malzemelerin coğrafi/iklimsel koşullara göre nasıl şekillendiğini incelemektedir.
Paragrafı ikiye bölmek için konunun farklı bir yönüne geçilen ilk cümleyi bulmak gerekir.
2
Konunun değiştiği ya da farklı bir yönünün ele alınmaya başlandığı geçiş noktasını tespit edin.
Dördüncü cümlede (IV) malzemelerin ve tasarımların coğrafi koşullarla ilişkisi konusuna giriş yapılmıştır.
Geçiş cümlesi, kendinden önceki konuyu sonlandırıp yeni bir alt başlık açar.
3
Seçilen cümlenin kendinden önceki cümlelerle doğrudan yapısal/anlamsal bağlantısı (bağlayıcı ögeler) olup olmadığını kontrol edin.
Dördüncü cümlede kendinden önceki cümlelere gönderme yapan hiçbir bağlayıcı öge (örneğin, buna karşılık vb.) bulunmamaktadır; bu cümle bağımsız bir giriş cümlesi niteliğindedir. Beşinci cümle ise 'Örneğin' ifadesiyle bu cümleye bağlanmaktadır.
Yeni bir paragrafın ilk cümlesinde kendinden önceki cümleye bağımlı kılan dil bilgisel bağlantılar yer alamaz.

Anahtar Kavram

Paragrafı İki Paragrafa Bölme
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 277Soru

Yazmak, sadece zihindeki hazır düşünceleri kâğıda dökmek veya bellekteki bilgileri depolamak değildir; aksine düşünme eyleminin bizzat kendisini inşa etmektir. Bir insan yazmaya başlamadan önce zihninde sadece uçuşan, sınırları belirsiz ve karmaşık fikir kırıntıları taşır. Kelimeler kâğıt üzerinde yan yana gelip cümlelere dönüştükçe, bu zihinsel sis yavaş yavaş dağılır ve düşünceler berraklık kazanır. Çünkü yazma eylemi, doğası gereği bireyi kendi düşünceleri arasında bir seçim yapmaya, onları önem sırasına göre sınıflandırmaya ve aralarında mantıksal köprüler kurmaya zorlar. Yazarken kurulan her cümle, bir sonraki düşüncenin sınırlarını çizer ve zihinde yeni kapılar aralar. Bu yönüyle yazma süreci, pasif bir aktarım değil; aktif bir zihinsel temizlik ve düzenleme faaliyetidir. Düzenli olarak yazmayan bir insan, kendi düşünce dünyasının derinliğini ve sınırlarını hiçbir zaman tam olarak keşfedemez. Dolayısıyla yazmak, zihni terbiye eden ve insanı kendi kendisiyle yüzleştiren en etkili düşünme aracıdır. Düşüncelerini sadece zihninde tutanlar, onları rüzgarda savrulan yapraklar gibi kontrolsüzce izlemekle yetinirler. Oysa kalemi eline alan kişi, bu yaprakları düzenli bir albümde toplayarak onlardan kalıcı bir anlam üretme şansına sahip olur.

Bu parçaya göre yazma eylemiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zihindeki dağınık fikirlerin düzenlenmesine ve netleşmesine katkı sağladığı

Cevap

Zihindeki dağınık fikirlerin düzenlenmesine ve netleşmesine katkı sağladığı
Metinde yazma eyleminin zihindeki sisli, belirsiz ve karmaşık fikir kırıntılarını dağıtarak düşüncelere berraklık kazandırdığı, onları sınıflandırıp mantıksal bir düzene soktuğu açıkça ifade edilmektedir. Bu doğrultuda yazmanın, dağınık olan düşünceleri düzenleme ve netleştirme işlevi taşıdığı sonucuna ulaşılır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel savı ve yazarın yazma eylemine atfettiği nitelikleri belirleyiniz.
Yazmanın sadece hazır düşünceleri kâğıda dökmek olmadığı, zihindeki belirsiz ve karmaşık fikir kırıntılarını sınıflandırarak berraklaştıran aktif bir süreç olduğu saptanmıştır.
Soruda yazma eyleminin işleviyle ilgili ulaşılabilir olan yargıyı bulmak hedeflenmektedir.
2
Seçeneklerdeki iddiaları parçadaki ifadelerle karşılaştırarak eleme yapınız.
Doğuştan gelen yetenek gereksinimi, pasif bir kayıt süreci olması, dış ilişkileri düzenlemesi veya sadece önceden olgunlaşmış fikirler için kullanılması gibi yargıların metindeki bilgilerle uyuşmadığı görülmüştür.
Metinle doğrudan çelişen veya metinde yer almayan yargıları elemek doğru seçeneği belirlemeye yardımcı olur.
3
Metinde geçen 'düşünceler berraklık kazanır', 'sınıflandırmaya ve mantıksal köprüler kurmaya zorlar', 'aktif bir zihinsel temizlik ve düzenleme faaliyetidir' ifadeleriyle örtüşen seçeneği doğrulayınız.
Bu ifadelerin zihindeki dağınık fikirlerin düzenlenmesi ve netleşmesi yönündeki yargıyla doğrudan eşleştiği belirlenmiştir.
Metindeki anahtar ifadeler doğru cevabın temel dayanağını oluşturur.

Anahtar Kavram

Çoklu Paragraf Sorularında Anlam Çıkarımı ve Yardımcı Düşünceler
Soru 278Soru

Aşağıdaki parçada numaralanmış cümleleri, bu cümlelerin yansıttığı duygu veya karakter özellikleriyle eşleştiriniz.

Çeviri masasının başına her oturduğumda, karşımdaki yabancı metnin labirentlerinde kaybolacağımı bile bile o ilk adımı atarım; çünkü kelimelerin ruhunu kendi dilimde yeniden diriltme arzusuna asla ket vuramıyorum. (I) İlk yıllarda, özgün metnin tek bir virgülünü bile feda etmemek için kendimi boş yere nasıl hırpaladığımı, uykusuz gecelerde nasıl didindiğimi hatırladıkça içim sızlıyor. (II) Oysa ne yapsam da o kusursuz çeviriye asla ulaşamayacağımı, her çevirinin nihayetinde bir eksilme olduğunu artık kabullendim ve bu durumu hiç yadırgamıyorum. (III) Şimdilerde ise genç çevirmenlerin, o hırslı çocukların harfler üzerinde kurduğu mutlak egemenlik iddialarını gördükçe onlara sessizce kırılıyorum. (IV) Yine de önümdeki bu yeni dosyanın zorlu sayfalarını çevirirken içimdeki o eski heyecanla, bu kez en iyisini yapacağıma dair kendime verdiğim sözü her şeye rağmen yineliyorum.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I numaralı cümle
II numaralı cümle
III numaralı cümle
IV numaralı cümle

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

I numaralı cümle Hayıflanma ile, II numaralı cümle Kanıksama ile, III numaralı cümle Sitem ile, IV numaralı cümle Kararlılık ile eşleşmelidir.
I numaralı cümlede geçmişte boş yere harcanan emeğe üzülme söz konusu olduğundan hayıflanma ile eşleşir. II numaralı cümlede artık kusursuzluğa ulaşamamayı kabullenip yadırgamama durumu vurgulandığı için kanıksama ile eşleşir. III numaralı cümlede gençlerin iddialı tavırlarına sessizce kırılma dile getirildiği için sitem ile eşleşir. IV numaralı cümlede ise tüm zorluklara rağmen sözünü yenileme vurgulandığı için kararlılık ile eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçayı genel olarak okuyarak anlatıcının mesleğine ve çeviri sürecine yönelik geliştirdiği tutum ve hisleri tespit edin.
Yazarın çeviride mükemmelliğe ulaşma çabası, genç meslektaşlarına yönelik hisleri ve genel direnci hakkında genel bir izlenim edinildi.
Cümlelerin bağlamını doğru kurmak ve duygusal tonları ayrıştırmak için metnin tamamını kavramak gerekir.
2
I numaralı cümlede yer alan 'kendimi boş yere nasıl hırpaladığımı... hatırladıkça içim sızlıyor' ifadesini analiz edin.
Bu ifadenin, geçmişte yapılmış olan ve artık değiştirilemeyen bir eylemden duyulan pişmanlık ve üzüntüyü, yani 'hayıflanma' duygusunu yansıttığı belirlendi.
Geçmişte kaçırılan fırsatlar veya yapılan yanlışlar için üzülmek doğrudan hayıflanma kavramıyla eşleşir.
3
II numaralı cümlede yer alan 'ne yapsam da o kusursuz çeviriye asla ulaşamayacağımı... artık kabullendim ve bu durumu hiç yadırgamıyorum' ifadesini analiz edin.
Yazarın olumsuz bir durumu (kusursuzluğa ulaşamamayı) zaman içinde kabullenerek normal karşılaması, yani 'kanıksama' durumunu ifade ettiği saptandı.
Sık tekrarlanan olumsuz bir duruma alışarak onu yadırgamaz hale gelmek kanıksamanın temel tanımıdır.
4
III numaralı cümlede yer alan 'genç çevirmenlerin... mutlak egemenlik iddialarını gördükçe onlara sessizce kırılıyorum' ifadesini analiz edin.
Bu ifadenin, gençlerin hırslı tavırlarından duyulan kırgınlığın öfke gösterilmeden, yumuşak bir dille ifade edildiğini (sitem) gösterdiği belirlendi.
Bir kişinin davranışından duyulan incinmeyi o kişiye veya onun tavrına yönelik dile getirme biçimi sitemdir.
5
IV numaralı cümlede yer alan 'en iyisini yapacağıma dair kendime verdiğim sözü her şeye rağmen yineliyorum' ifadesini analiz edin.
Tüm zorluklara ve geçmişteki eksilmelere rağmen işini en iyi şekilde yapma niyetini ve sözünü sürdürmesi, yani 'kararlılık' özelliğini yansıttığı tespit edildi.
Bir hedefe ulaşma konusundaki kesin niyet ve dirençlilik kararlılığı gösterir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Karakter ve Duygu Analizi
Soru 279Soru

Aşağıda sol sütunda verilen numaralanmış metinleri, sağ sütundaki işlevsel anlatım biçimi tanımlarıyla doğru olacak biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. Dilsel göstergelerin rastlantısallığı ilkesi, gösteren ile gösterilen arasındaki bağın nedensizliğini açık bir biçimde ortaya koyar. Ferdinand de Saussure’ün temellendirdiği bu bilimsel yaklaşımda, dış dünyadaki somut bir nesneye verilen adın o nesnenin özsel ya da fiziksel nitelikleriyle doğrudan bir ilişkisi bulunmamaktadır. Örneğin, 'ağaç' sözc��ğünün çıkardığı ses birimleri ile yeşil yapraklı gövde kavramı arasındaki ilişki tamamen uzlaşımsal ve yapaydır. Bu durum, dildeki her ögenin ancak sistem içindeki diğer ögelerle olan karşıtlık ilişkisi sayesinde bir değer kazanmasını zorunlu kılar; böylece dil, kendi kuralları olan kapalı bir dizgeye dönüşür.
II. Edebiyatın doğrudan toplumsal fayda sağlama misyonu olduğunu hararetle iddia edenler, sanatın özgün doğasını ve estetik bağımsızlığını büyük ölçüde göz ardı etmektedir. Sanatçı bir ahlak memuru, bir siyasetçi ya da sosyolog mudur ki eserini toplumu dönüştürme aygıtı olarak kullansın? Estetik kaygının tamamen arka plana itildiği, belirli ideolojik söylemlerin metni esir aldığı her anlatı, sanat eseri olmaktan çıkarak değersiz bir propaganda broşürüne dönüşür. Hakiki sanat, okura hazır reçeteler ve ahlak dersleri sunmak yerine, onu kendi zihinsel labirentlerinde estetik bir sorgulamayla baş başa bırakan özgür yaratıcı eylemin ta kendisidir.
III. Gıcırtıyla açılan ahşap kapıdan içeri süzülen soluk ışık, odanın tozlu kitap raflarında bir anlığına gezindi. İhtiyar sahaf, gözlüklerinin üzerinden sessizce gelen yabancıya bakarken masanın üzerindeki sararmış sayfayı telaşla katlayıp cebine koydu. Yabancı, yavaş ve kararlı adımlarla odaya doğru ilerledi, elini aniden pardösüsünün iç cebine götürdüğünde sahafın korkudan nefesi kesilir gibi oldu. Zamanın adeta durduğu o daracık mekânda, dışarıdaki yağmurun tıkırtısı iki insanın gergin bekleyişine ritim tutuyordu. Yabancı nihayet elini çıkardı ve masanın ortasına eski, meşin kaplı kalın bir defter bıraktı.
IV. Kasabanın batı ucundaki eski su değirmeni, yılların getirdiği yorgunluğu sırtlanmış bir ihtiyar gibi nehrin kenarında sessizce bekliyordu. Kerpiç duvarlarındaki derin çatlaklardan sızan yosun yeşili sular, ahşap çarkın çürümeye yüz tutmuş büyük dişlileri arasında ince, gümüşi sızıntılar oluşturmaktaydı. Rüzgâr estikçe etrafa yayılan nemli toprak ve çürük tahta kokusu, havada asılı duran puslu akşam ışığıyla birleşerek insana hüzün veren sonbahar tablosunu tamamlıyordu. Uzakta, ufuk çizgisini kesen mor dağlar ise üzerlerine çöken gri ve kurşuni bulutların ağırlığıyla ezilmiş gibi duruyordu.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

I numaralı metin nesnel ve bilgi verici yapısıyla açıklayıcı anlatımla; II numaralı metin yerleşik görüşü eleştiren üslubuyla tartışmacı anlatımla; III numaralı metin kişi ve hareket ögeleriyle öyküleyici anlatımla; IV numaralı metin ise duyusal niteliklerin tasvir edilmesiyle betimleyici anlatımla eşleşmektedir.
Metinlerin yazılış amaçları ve dil özellikleri incelendiğinde; birinci metinde kavramsal bir analiz ve nesnel bilgi sunulduğu (açıklama), ikinci metinde yerleşik bir kanıya soru cümleleriyle karşı çıkıldığı (tartışma), üçüncü metinde zaman ve mekân ögelerine bağlı bir olay örgüsü sunulduğu (öyküleme), dördüncü metinde ise görsellik ve duyusal ögelerle izlenim oluşturulduğu (betimleme) görülmektedir. Bu doğrultuda yapılan eşleştirmeler tamamen doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Her bir metnin yazılış amacını ve odaklandığı ana unsuru belirlemek.
Birinci metnin dil bilimsel bir kavramı öğretme, ikinci metnin edebiyatın işlevine dair bir tezi çürütme, üçüncü metnin bir sahaf dükkanında geçen olay akışını aktarma, dördüncü metnin ise bir değirmen manzarasını tasvir etme amacıyla yazıldığı saptanır.
Anlatım biçimlerini doğru sınıflandırabilmek için metinlerin yazılış hedeflerini anlamak gerekir.
2
Metinlerdeki dilsel ve üslupsal ipuçlarını analiz etmek.
Birinci metinde nesnel terimler ve örnekleme; ikinci metinde soru yoluyla eleştirel üslup; üçüncü metinde hareket bildiren ifadeler ve kişi/mekân bağı; dördüncü metinde görsellik, koklama gibi duyusal ögeler ve benzetmeler tespit edilir.
Üslup özellikleri, anlatım biçimlerinin ayırt edici anahtar göstergeleridir.
3
Sağ sütundaki işlevsel tanımları, sol sütundaki metin özellikleriyle eşleştirmek.
I numaralı metin açıklayıcı anlatım tanımıyla, II numaralı metin tartışmacı anlatım tanımıyla, III numaralı metin öyküleyici anlatım tanımıyla, IV numaralı metin ise betimleyici anlatım tanımıyla eşleşir.
Her metnin üslup ve amaç özellikleri sağdaki tanımlarla birebir örtüşmektedir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım Biçimleri (Açıklama, Tartışma, Öyküleme, Betimleme)
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 280Soru

Onun öykülerini okumak, derin bir göle taş atmaya benzer; dalgalar halka halka genişler ve zihninizde uzun süre dinmeyecek yankılar bırakır. Yazar, birkaç satırlık bir betimlemenin içine koca bir ömrün muhasebesini sığdırabilir. İlk bakışta oldukça sade görünen bu anlatımın altında, okurun her okuyuşta yeni anlamlar keşfedeceği yoğun bir düşünce dünyası uzanır. Sözü uzatmadan, en kestirme yoldan ama en derin anlam katmanlarına ulaşarak yazar.

Bu parçada sözü edilen yazarın anlatımında öne çıkan nitelik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Özlülük

Cevap

Özlülük niteliğinin vurgulandığı seçenek doğru cevaptır.
Doğru seçenek olan özlülük, anlatımda az sözle çok şey ifade etmeyi, anlam yoğunluğunu ve derinliği karşılayan kavramdır. Metindeki 'birkaç satırlık bir betimlemenin içine koca bir ömrün muhasebesini sığdırmak' ve 'en derin anlam katmanlarına ulaşarak yazmak' gibi ifadeler doğrudan bu ilkeyi açıklar.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki anahtar ifadeleri belirleme
'birkaç satırlık bir betimlemenin içine koca bir ömrün muhasebesini sığdırmak', 'yoğun bir düşünce dünyası' ve 'en derin anlam katmanlarına ulaşmak' ifadeleri tespit edilir.
Yazarın üslubuna yönelik öne çıkarılmak istenen temel niteliğin ne olduğunu anlamak için bu ifadelerin çözümlenmesi gerekir.
2
Tespit edilen ifadeleri anlatım ilkeleri ile eşleştirme
Az sözle çok, yoğun ve derin şeyler anlatma özelliğinin Türkçe dersinde 'özlülük' (yoğunluk) ilkesine karşılık geldiği belirlenir.
Seçeneklerdeki anlatım ilkelerinin tanımlarını hatırlayarak metindeki özelliklerle doğrudan uyuşan ilkeyi bulmak gerekir.
3
Çeldiricileri eleme ve doğru seçeneği işaretleme
Gereksiz sözcük barındırmamayı ifade eden duruluk, süssüzlüğü ifade eden yalınlık, tek bir anlam vermeyi ifade eden açıklık ve kendine has olmayı ifade eden özgünlük kavramları elenerek özlülük seçeneği doğru kabul edilir.
Diğer ilkelerin metinde asıl vurgulanan 'az sözle derin anlam' niteliğini karşılamadığını doğrulamak amacıyla bu eleme yapılır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım İlkeleri - Özlülük (Yoğunluk)
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 14 / 66Sonraki
Paragrafta Anlam Alıştırma Soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) — Sayfa 14 | Examkin