Paragrafta Anlam

1306 soru

Soru 241Soru

(I) Sümerler, insanlık tarihinin en önemli buluşlarından biri olan çivi yazısını kil tabletler üzerine nakşetmişlerdir. (II) Bu kil tabletler, nemli killi çamurun üzerine kamıştan yapılmış sivri uçlu kalemlerle yazılarak hazırlanıyordu. (III) Yazma işlemi tamamlandıktan sonra tabletler güneşte kurutuluyor, daha kalıcı olması istenenler ise fırınlarda pişiriliyordu. (IV) Günümüzde ise tablet dendiğinde akla ilk olarak eğitim ve eğlence amacıyla yaygın şekilde kullanılan elektronik akıllı cihazlar gelmektedir. (V) Modern tablet bilgisayarlar, yüksek işlem kapasiteleri ve taşınabilir yapılarıyla bilgiye ulaşım şeklimizi kökten değiştirmiştir. (VI) Dokunmatik ekran teknolojisiyle birleşen bu cihazlar, kâğıt kullanımını azaltarak dijital bir çalışma ortamı sunmaktadır.

Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV; 4; IV.; dördüncü; Dördüncü; dördüncü cümle; Dördüncü cümle

Cevap

İkinci paragraf, günümüzdeki elektronik tablet bilgisayarlardan bahsetmeye başlayan dördüncü cümle ile başlamalıdır.
Paragrafın ilk üç cümlesinde Sümerlerin çivi yazısını kil tabletlere yazma süreci ve bu tabletlerin hazırlanış aşamaları anlatılmaktadır. Dördüncü cümleden itibaren ise konu tamamen değişerek günümüzdeki elektronik tablet bilgisayarlara ve bunların özelliklerine geçiş yapılmıştır. Dolayısıyla yeni paragrafın dördüncü cümleyle başlaması gerekmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki her bir cümlenin konusunu belirleyin.
İlk üç cümlenin S��merlerin kil tabletleri ve çivi yazısı kullanımı üzerine olduğunu; son üç cümlenin ise günümüzdeki elektronik akıllı cihazlar olan tablet bilgisayarlar üzerine olduğunu tespit edin.
Paragrafı ikiye bölmek için konunun veya bakış açısının değiştiği geçiş noktasını bulmak gerekir.
2
Konunun değiştiği ilk cümleyi (yeni konunun giriş cümlesini) saptayın.
Giriş cümlesi niteliğinde olan ve 'Günümüzde ise...' ifadesiyle başlayan dördüncü cümlenin yeni bir konunun başlangıcı olduğunu belirleyin.
Yeni paragraflar her zaman yeni bir konunun ya da bakış açısının ilk kez sunulduğu, kendinden önceki cümlelere yapısal bağımlılığı en az olan giriş cümleleriyle başlar.

Anahtar Kavram

Paragrafı ikiye bölme sorularında, metinde iki farklı düşüncenin veya aynı konunun farklı iki yönünün işlendiği kısımlar belirlenir. Yeni konuya geçilen ilk cümle, ikinci paragrafın giriş cümlesidir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 242Soru

Organik mimari, doğayı sadece dışsal bir süs veya taklit edilecek bir form olarak görmekten ziyade, onunla işlevsel ve estetik bir bütünleşmeyi hedefleyen modern bir tasarım felsefesidir. Bu akımın en önemli temsilcilerinden olan Frank Lloyd Wright, binaların çevrelerindeki doğal peyzajın yapay bir eklentisi değil, onun organik bir uzantısı olması gerektiğini savunmuştur. Wright'a göre bir konut, inşa edildiği tepenin üzerinde yabancı ve eğreti bir kütle gibi durmamalı; aksine, o tepenin bağrından kendiliğinden filizlenmişçesine doğal bir uyum sergilemelidir. Bu yaklaşımda beton ve çelik gibi modern yapı malzemeleri, yerel taşlar ve ahşap dokularla bir arada harmanlanarak doğanın ritmine uydurulur. Organik mimaride amaç, insanı doğadan yalıtan kutular inşa etmek değil; yapay olanla doğal olanı ortak bir yaşam alanında birleştirmektir. Böylece iç mekandaki yaşam ile dışarıdaki doğal akış arasındaki sınırlar belirsizleşir ve insan tasarım�� yapılar doğanın bir parçası haline gelir.

Bu parçada organik mimariyle ilgili olarak asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğa ile insan yapısı tasarımlar arasında yapay sınırları kaldırarak bütüncül bir uyum sağlamayı amaçladığı

Cevap

Doğa ile insan yapısı tasarımlar arasında yapay sınırları kaldırarak bütüncül bir uyum sağlamayı amaçladığı
Doğa ile insan yapısı tasarımlar arasında yapay sınırları kaldırarak bütüncül bir uyum sağlamayı amaçladığını belirten seçenek doğrudur. Metnin genelinde organik mimarinin doğayla bütünleşme, iç mekan ve dış çevre arasındaki sınırları belirsizleştirme ve yapay ile doğalı birleştirme hedefleri vurgulanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın girişini ve genel çerçevesini inceleme
Organik mimarinin doğayı taklit etmek yerine onunla işlevsel ve estetik bir bütünleşme hedeflediği saptanmıştır.
Metnin ana fikrini bulmak için yazarın konuyu nasıl temellendirdiğini anlamak gerekir.
2
Metinde verilen örnekleri ve mimari hedefleri analiz etme
Yapay ile doğalı birleştirmek, iç ve dış arasındaki sınırları belirsizleştirmek gibi ifadelerle amacın bütüncül uyum kurmak olduğu görülmüştür.
Yazarın savunduğu asıl tezin hangi hedeflere dayandığını tespit etmek gerekir.
3
Seçenekleri karşılaştırarak doğru yargıyı belirleme
Yapay sınırları kaldırarak bütüncül uyum sağlamayı amaçlayan ifadenin parçanın ana fikrini tam olarak yansıttığı belirlenmiştir.
Parçadaki temel mesajı en kapsamlı şekilde ifade eden yargıyı bulmak hedeflenir.

Anahtar Kavram

Paragrafın ana düşüncesini belirleme ve yazarın asıl iletmek istediği mesajı saptama.
Soru 243Soru

(I) Klasik dönem Osmanlı mimarisinin en belirgin simgelerinden olan çiniler, cami ve saray gibi anıtsal yapıların iç mekân tasarımlarında estetik bir bütünlük sağlamak amacıyla kullanılmıştır. (II) Bu geleneksel bezeme sanatında mavi, beyaz, firuze ve kırmızı tonların hâkimiyeti, yapılara hem ferahlık kazandırmış hem de mekânın manevi atmosferini derinleştirmiştir. (III) Üretim aşamasında kullanılan kuvars oranı ve özel fırınlama teknikleri sayesinde çiniler, yüzyıllar boyunca parlaklıklarını yitirmeden günümüze kadar ulaşmayı başarmıştır. (IV) İznik ve Kütahya gibi merkezlerde yoğunlaşan çini atölyelerinin çalışma düzeni, usta-çırak ilişkisine dayalı lonca sisteminin sıkı kuralları çerçevesinde şekillenmiştir. (V) Saraydan gelen siparişlerin öncelikli olarak karşılandığı bu atölyelerde, nakkaşların hazırladığı desenler büyük bir gizlilikle ve titizlikle çamurun üzerine aktarılırdı. (VI) Dönemin ünlü ustaları, kendi geliştirdikleri sır formüllerini sadece güvendikleri kalfalarıyla paylaşarak bu sanatın özgün kalmasını sağlamaya çalışmışlardır.

Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Dördüncü cümle (IV)
İlk üç cümlede Osmanlı mimarisinde kullanılan çinilerin estetik özellikleri, renk uyumu ve fiziksel dayanıklılığı anlatılarak malzemenin kendisine odaklanılmıştır. Ancak dördüncü cümleden itibaren konu yön değiştirmiş; çininin üretim merkezleri olan atölyelerin sosyal yapısı, çalışma kuralları ve usta-çırak ilişkileri ele alınmaya başlanmıştır. Beşinci ve altıncı cümleler de bu atölye yapısını detaylandırarak dördüncü cümledeki yeni konuyu sürdürdüğünden, ikinci paragraf dördüncü cümleyle başlamalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki tüm cümlelerin ana fikirlerini ve odaklandıkları konuları tek tek belirlemek
İlk üç cümlede Osmanlı mimarisindeki çinilerin estetik, manevi ve yapısal özellikleri anlatılmakta; dördüncü cümleden itibaren ise çini üretim merkezlerindeki lonca teşkilatı ve usta-çırak düzeni ele alınmaktadır.
Paragraf bölme sorularında doğru bölme noktası, yazarın konunun farklı bir boyutuna veya yeni bir alt başlığa geçiş yaptığı yerdir.
2
Konunun yön değiştirdiği ilk bağımsız cümleyi tespit etmek
Dördüncü cümle (IV), çini atölyelerinin çalışma düzeni ve lonca kurallarından bahsederek konuyu nesneden (çininin kendisinden) onu üreten sosyal yapıya kaydırmıştır.
İkinci paragrafın ilk cümlesi, kendinden önceki yargılardan bağımsız, yeni bir giriş cümlesi niteliği taşımalıdır.
3
Yeni paragraf olarak düşünülen bölümün kendi içindeki anlam akışını doğrulamak
Beşinci ve altıncı cümleler, dördüncü cümledeki atölye düzenini ve usta-çırak ilişkisini detaylandırarak anlam bütünlüğünü devam ettirmektedir.
İkinci paragrafa ayrılan cümlelerin de kendi içinde tutarlı bir konu birliği oluşturması gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafı İki Paragrafa Bölme
Soru 244Soru

Her sabah gün doğmadan uyanır, soğuk rüzgarın yüzüne vuran sert kırbaçlarına aldırmadan atölyesinin yolunu tutardı. Çevresindekiler, onun bu yaşta kendini bu kadar yıpratmasına anlam veremez, dinlenmesi gerektiğini söylerlerdi. O ise elindeki yarım kalmış heykellere bakar, her bir çizgisinde hayal ettiği geleceği görerek gülümserdi. Yıllarca süren başarısız denemeler, sergisini açmasına engel olan maddi imkânsızlıklar ya da sanata karşı ilgisiz duran o kalabalıklar onu asla yolundan çeviremedi. 'Eğer içimdeki bu sesi taşa üflemeyi bırakırsam, kendime ihanet etmiş olurum,' derdi her seferinde. Karşılaştığı her zorluk, onun çamura şekil veren parmaklarına yeni bir güç katıyor; engeller onu yıldırmak yerine daha da kamçılıyordu. Sanat yolundaki yürüyüşünü hiçbir gölgenin karartmasına izin vermedi.

Bu parçada kendisinden söz edilen sanatçının öne ç��kan belirgin karakter özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kararlılık

Cevap

Sanatçının karşılaştığı tüm engellere, maddi imkânsızlıklara ve ilgisizliğe rağmen hedefine doğru yürümekten vazgeçmemesi, engellerle karşılaştıkça daha da kamçılanması onun 'kararlılık' özelliğine sahip olduğunu gösterir.
Doğru yanıt kararlılık ifadesidir. Metinde sanatçının karşılaştığı başarısız denemeler, maddi imkânsızlıklar ve çevrenin ilgisizliğine rağmen yolundan dönmediği, hatta engellerin onu daha da kamçıladığı vurgulanmaktadır. Bu durum onun hedeflerine ulaşma konusundaki iradesini ve kararlılığını göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki ana karakterin karşılaştığı durumlar ve bunlara verdiği tepkiler incelenir.
Sanatçının maddi zorluklar, başarısız denemeler ve çevredekilerin duyarsızlığı gibi pek çok engelle karşılaştığı görülür.
Karakter özelliğini belirlemek için öncelikle karşılaşılan durumların tespit edilmesi gerekir.
2
Sanatçının bu engeller karşısındaki tutumu değerlendirilir.
Sanatçının bu zorluklara rağmen yolundan dönmediği, aksine engellerin onu kamçıladığı ve hedefine odaklandığı belirlenir.
Karakterin zorluklar karşısındaki tavrı, onun temel kişilik özelliğini yansıtır.
3
Elde edilen veriler seçeneklerle karşılaştırılır.
Karşılaşılan tüm olumsuzluklara rağmen hedeften vazgeçmeme ve ısrar etme durumunun doğrudan 'kararlılık' kavramıyla örtüştüğü sonucuna ulaşılır.
Doğru seçeneği belirlemek için metindeki tutumun kavramsal karşılığı bulunur.

Anahtar Kavram

Paragrafta Karakter Özelliklerini Belirleme
Soru 245Soru

Yazmaya başladığım ilk gençlik yıllarımda, kâğıdın üzerindeki her kelimeyi birer tapınak sütunu gibi sarsılmaz kılmaya çalışırdım. Hata yapma korkusu, beni adeta kendi cümlelerimin amansız bir gardiyanı hâline getirmişti. Zamanla anladım ki kusursuzluk arayışı, sanatta yaratıcılığın önüne çekilen en büyük setlerden biriymiş. Şimdilerde ise geriye dönüp baktığımda, o aşırı titiz ve kendinden son derece emin genç yazara buruk bir tebessümle bakıyorum. Bugün kendi yazdıklarımda bile hata bulmaktan, onları acımasızca bozup yeniden kurmaktan çekinmiyorum artık. Çünkü biliyorum ki bir sanatçıyı canlı tutan şey, ulaştığı kusursuz zirveler değil, o zirvelere giden yolda tökezlediği anlardır. Kendi eksikliklerini içtenlikle kabullenip onlarla yüzleşemeyen bir kalem, hiçbir zaman kendi sınırlarının ötesine geçemez.

Bu parçada kendisinden söz eden sanatçının sergilediği tutumdan yola çıkılarak aşağıdaki niteliklerden hangisine sahip olduğu söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hatalarını kabullenip kendisiyle yüzleşerek sanatsal gelişimini sürdürmeyi amaçlayan

Cevap

Hatalarını kabullenip kendisiyle yüzleşerek sanatsal gelişimini sürdürmeyi amaçlayan
Yazar, kendi yazılarında hata bulmaktan ve bunları düzeltmekten çekinmediğini belirterek özeleştiri yapabildiğini göstermektedir. Metnin sonunda yer alan, eksikliklerini kabullenip onlarla yüzleşemeyenlerin sınırlarını aşamayacağı yönündeki görüşü, onun hatalarını gelişiminin birer parçası olarak gördüğünü doğrulamaktadır. Bu durum, hatalarını kabullenip kendisiyle yüzleşerek sanatsal gelişimini sürdürmeyi amaçlayan seçeneğini doğru kılmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin genelindeki düşünce akışını ve yazarın kendi sanatsal değişimine bakışını analiz etmek.
Yazarın gençlik yıllarındaki kusursuzluk arayışından vazgeçerek kendi hatalarını kabullenen bir olgunluğa eriştiği belirlenir.
Yazarın geçmişteki tutumu ile bugünkü tutumu arasındaki farkı ortaya koymak.
2
Yazarın bugünkü sanat anlayışını özetleyen 'Kendi eksikliklerini içtenlikle kabullenip onlarla yüzleşemeyen bir kalem, hiçbir zaman kendi sınırlarının ötesine geçemez' cümlesini yorumlamak.
Yazarın gelişiminin kendi eksikliklerini görmesi ve bunlarla yüzleşmesi sayesinde gerçekleştiği çıkarılır.
Yazarın belirgin niteliğini doğrudan destekleyen temel yargıyı tespit etmek.

Anahtar Kavram

Paragrafta yazarın tutumu, karakter özellikleri ve sanatsal bakış açısının belirlenmesi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 246Soru

Harita, mekânı zihnimizde sadeleştirip onu kontrol edilebilir bir düzleme indirgeme arzusunun somut bir ürünüdür. Ancak modern kentlerde yürürken haritanın çizdiği o kesin ve pürüzsüz çizgilerin gerçeklikle uyuşmadığını hemen fark ederiz. Harita bize düz bir çizgi sunarken sokak; çürüyen yaprak kokularıyla, eski bir konağın penceresinden sızan ud sesiyle ve aniden karşımıza çıkan çıkmaz sokakların gizemiyle bizi karşılar. Çoğu insan haritayı gerçeğin kendisi sanma yanılgısına düşer; oysa harita, kentin ruhunu dışarıda bırakan kuru bir şemadan ibarettir. Sokakların karmaşasını hissetmeden kenti kavradığını iddia eden kişi, sadece bir resmi izleyip o resimdeki ormanda kaybolduğunu hayal eden bir gezginden farksızdır.

Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Olaylar bir devinim içerisinde ve kronolojik bir akışla aktarılarak öykülemeye başvurulmuştur.

Cevap

Olayların devinim ve kronolojik akışla aktarıldığını belirten seçenek yanlıştır çünkü bu metinde öyküleyici anlatım kullanılmamıştır.
Metinde herhangi bir olay, kişi ve zaman birliği içinde kronolojik bir akışla (devinim halinde) verilmemiştir. Anlatımda öyküleme değil; tartışma, açıklama ve betimleme biçimlerinden yararlanılmıştır. Bu nedenle olayların kronolojik akışla aktarıldığını savunan yargı söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin anlatım türünü ve genel yapısını incelemek.
Metnin düşünsel ağırlıklı olduğu, harita ve gerçeklik ilişkisini tartıştığı görülür.
Anlatım biçimlerini belirlemek için metnin olay mı yoksa düşünce yazısı mı olduğunu saptamak gerekir.
2
Seçeneklerdeki belirleyici özelliklerin metindeki karşılıklarını bulmak.
İlk cümlede tanımlama, genelinde tartışmacı anlatım, duyusal ayrıntılarda betimleme ve son cümlede benzetme tespit edilir.
Seçeneklerin doğruluğunu metindeki ifadelerle eşleştirerek kanıtlamak amacıyla yapılır.
3
Öyküleme unsurlarının varlığını kontrol etmek.
Metinde kronolojik bir olay akışı veya devinim içeren öyküleme ögelerinin bulunmadığı anlaşılır.
Metnin öyküleyici bir karakter taşıyıp taşımadığını netleştirerek doğru cevaba ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım Biçimleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları
Tahmini Süre:1m 50s
Soru 247Soru

Sanatsal yaratım, bireysel bir çabanın ürünü gibi görünse de aslında toplumsal hafızanın estetik bir süzgeçten geçirilerek yeniden üretilmesidir. Ressamın tuvale vurduğu her fırça darbesi ya da romancının kurguladığı her çatışma, içinde bulunulan çağın izlerini taşır. Nitekim Lucien Goldmann, 'Büyük yapıtlar, kolektif bilincin estetik düzeyde yeniden yapılandırılmasıdır.' diyerek bu gerçeğe işaret eder. Bu durum, bir a��acın yaprakları ile kökleri arasındaki ilişkiye benzer; yapraklar göğe yükselse de güçlerini toprağın derinliklerindeki köklerden alır. Sanatçı da bireysel üslubuyla parıldarken aslında toplumsal köklerinden beslenmektedir. Dolayısıyla sanatı yalnızca içsel bir esinlenme olarak gören anlayışlar eksiktir; sanat, doğası gereği kolektif bir dönüşümdür.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurulmamıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Okurun zihninde görsel izlenimler uyandırmak amacıyla betimlemeye

Cevap

Okurun zihninde görsel izlenimler uyandırmak amacıyla betimlemeye ifadesinin yer aldığı seçenektir.
Metin, sanatsal yaratımın doğasına dair açıklayıcı ve tartışmacı bir yaklaşımla kaleme alınmıştır. Düşünceyi somutlaştırmak ve inandırıcı kılmak adına tanımlama, benzetme, tanık gösterme ve örneklendirme gibi düşünceyi geliştirme yollarından yararlanılmıştır. Ancak metinde okurun zihninde görsel bir sahne veya izlenim oluşturmayı amaçlayan betimleyici anlatıma başvurulmamıştır. Dolayısıyla betimleme seçeneği parçada yer almayan yöntemdir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki ilk cümleyi yapısal ve anlamsal açıdan incelemek.
'Sanatsal yaratım, ... yeniden üretilmesidir.' ifadesinin 'Sanatsal yaratım nedir?' sorusuna doğrudan cevap verdiği görülür. Bu durum, metinde tanımlamaya başvurulduğunu gösterir.
Seçeneklerde yer alan tanımlama ögesinin metindeki varlığını teyit etmek.
2
Metindeki örneklemeleri ve alıntıları tespit etmek.
Lucien Goldmann'ın doğrudan alıntılanan sözüyle tanık gösterme; ressamın fırça darbeleri ve romancının çatışmalarıyla da örneklendirme yapıldığı saptanır.
Tanık gösterme ve örneklendirme yöntemlerinin metinde kullanılıp kullanılmadığını belirlemek.
3
Metindeki analojileri ve benzetme ilişkilerini çözümlemek.
Sanatçının toplumsal köklerle ilişkisi, 'bir ağacın yaprakları ile kökleri arasındaki ilişkiye benzer' ifadesiyle doğrudan benzetme yoluyla açıklanmıştır.
Benzetme ögesinin metindeki varlığını doğrulamak.
4
Metin genelinde betimleyici unsurları aramak.
Metinde bir nesneyi, mekânı veya durumu okuyucunun beş duyu organına hitap edecek şekilde tasvir eden, izlenim kazandırmayı hedefleyen niteleyici kelimelere ve betimlemeye yer verilmediği tespit edilir.
Başvurulmayan tek anlatım özelliğini belirleyerek doğru cevaba ulaşmak.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım Biçimleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 248Soru

Modern kentin labirentimsi sokaklarında amaçsızca dolaşarak şehri duyumsayan ve gözlemleyen 'flâneur' figürü, Baudelaire’den Benjamin’e uzanan bir felsefi çizgide, modernle��me deneyiminin ve bunun yarattığı bireysel yabancılaşmanın en somut simgesi olmuştur. Flâneur, kalabalıklar içinde bir gölge gibi süzülürken kenti sadece dışarıdan seyreden edilgen bir izleyici değil; onun ritminde, kaotik yapısında kendi özgün iç dünyasını inşa eden etkin bir zihindir. Ancak günümüzün dijitalleşen, her adımı algoritmalarla haritalandırılan ve sürekli izlenen akıllı şehirlerinde, bu figürün ontolojik bir dönüşüme, hatta yok oluşa sürüklendiğini söylemek mümkündür. GPS tabanlı navigasyon sistemleri, kişiselleştirilmiş mekân önerileri ve sürekli çevrim içi olma baskısı, sokaklarda gezinme eyleminin barındırdığı o kurucu 'rastlantısallığı' ve belirsizliği neredeyse tamamen ortadan kaldırmıştır. Artık modern kent sakini, kendi keşif alanını yaratan bağımsız bir özne olmaktan çıkmış; varmak istediği yere en kısa sürede ulaşmasını sağlayan en verimli yolları izlemekle yükümlü bir veri nesnesine dönüşmüştür. Bu dönüşüm, yalnızca fiziksel bir yer değiştirme pratiğini sınırlamakla kalmaz, aynı zamanda zihinsel bir serüvenin de önünü tıkar. Çünkü kaybolmanın, sapmanın ve beklenmedik olanla karşılaşmanın bireye sunduğu estetik ve entelektüel haz, yerini önceden tasarlanmış, denetimli bir hareketliliğe bırakmıştır. Sonuç olarak dijital gözetim çağında yürümek, kenti özgürce keşfetmekten ziyade, önceden çizilmiş sanal rotaları tüketmekten ibaret bir etkinliğe indirgenmiştir.

Bu parçadan hareketle 'flâneur' ve modern kent yaşantısıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Navigasyon ve kişiselleştirilmiş rota uygulamaları, kentliye alternatif keşif yolları sunarak onun kenti zihinsel düzeyde daha özgürce deneyimlemesini sağlamaktadır.

Cevap

Navigasyon ve kişiselleştirilmiş rota uygulamalarının, kentliye alternatif keşif yolları sunarak onun kenti zihinsel düzeyde daha özgürce deneyimlemesini sağladığı söylenemez.
Parçada navigasyon ve kişiselleştirilmiş rota teknolojilerinin bireyin zihinsel serüveninin önünü tıkadığı, kaybolmanın ve beklenmedik olanla karşılaşmanın sunduğu estetik ve entelektüel hazzı yok ederek denetimli bir hareketliliğe dönüştürdüğü açıkça belirtilmektedir. Dolayısıyla, bu teknolojilerin kenti zihinsel düzeyde daha özgürce deneyimlemeyi sağladığı yönündeki yargı metnin savunduğu düşünceyle taban tabana zıttır ve söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Parçayı okuyarak flâneur figürünün özellikleri ve akıllı kentlerin bu figür üzerindeki etkileri analiz edilir.
Geleneksel flâneur'ün etkin ve özgür bir özne olduğu, günümüz akıllı şehir teknolojilerinin (GPS, navigasyon) ise bu özgürlüğü ve rastlantısallığı yok ettiği belirlendi.
Metnin temel tezini ve yardımcı düşüncelerini doğru analiz etmek seçeneklerin elenmesi için şarttır.
2
Seçenekler parçada geçen ifadelerle tek tek karşılaştırılır.
Flâneur'ün etkin zihni (birinci seçenek), rastlantısallığın yok olması (ikinci seçenek), verimliliğin zihinsel serüveni tıkaması (üçüncü seçenek) ve sanal rotaların tüketilmesi (beşinci seçenek) ifadelerinin parçada doğrudan karşılık bulduğu tespit edildi.
Yardımcı düşünce sorularında parçada doğrudan değinilen ve çıkarılabilen yargıların elenmesi gerekir.
3
Rota uygulamalarının özgürleştirici olduğunu iddia eden yargı parçadaki aksi ifadelerle karşılaştırılır.
Parçada rota ve navigasyon gibi teknolojilerin zihinsel serüvenin önünü tıkadığı, estetik hazzı ortadan kaldırıp denetimli bir hareketliliğe yol açtığı belirtildiğinden bu yargının parçayla tamamen çeliştiği görüldü.
Yazarın eleştirdiği bir durumu olumlu ve yapıcı bir şekilde yansıtan seçeneğin söylenemez/yanlış seçenek olduğu belirlenir.

Anahtar Kavram

Çoklu Paragraf Soruları - Yardımcı Düşünce Analizi
Soru 249Soru

Aşağıdaki edebiyat eleştirisi yazılarından alınan parçaları, öne çıkardıkları anlatım ilkeleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sanatçı, yapıtını oluştururken kelimeleri süsleyip püslemekten, onları göz alıcı boyalarla boyamaktan özenle kaçınmış. Söz sanatlarının, imgelerin ve debdebeli ifadelerin gölgesine sığınmadan, düşüncelerini zihinde hiçbir dolambaçlı yola sapmadan doğrudan doğruya aktarmayı başarmış.
Eserdeki her bir sözcük, gövdeyi ayakta tutan hayati birer organ gibidir. Cümlelerden herhangi birini veya cümle içindeki tek bir ifadeyi dışarıda bıraktığınızda, metnin anlam dünyasında onarılmaz gedikler açıldığını görürsünüz. Anlatımda fazlalık olan hiçbir unsura yer verilmemiştir.
Romanın dilinde pürüz yaratan, okurun zihnini veya dilini tırmalayan tek bir kelimeye rastlayamazsınız. Cümleler, kendi doğal ritmi içinde, hiçbir engele çarpmadan bir nehir gibi çağlayarak akıyor; okuma eylemini kesintisiz ve zahmetsiz bir serüvene dönüştürüyor.
Onun öykülerini okurken birkaç satırlık bir anlatımın arkasında koca bir yaşam felsefesinin gizlendiğini fark edersiniz. Az sözle çok şey anlatma becerisinin zirvesi olan bu metinler, okundukça genişleyen, her okurun kendi deneyimiyle çoğalttığı birer anlam deryasıdır.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İlk metin yalınlık, ikinci metin duruluk, üçüncü metin akıcılık ve dördüncü metin özlülük ilkesiyle eşleşmelidir.
Süsten ve sanattan arınmış bir anlatımı betimleyen birinci metin yalınlık ilkesiyle; metinde hiçbir gereksiz söze yer verilmemesini ve her sözcüğün vazgeçilmez olmasını betimleyen ikinci metin duruluk ilkesiyle; zihni ve dili tırmalamayan, su gibi akan pürüzsüz anlatımı betimleyen üçüncü metin akıcılık ilkesiyle; az sözle derin ve geniş anlam dünyaları kurmayı betimleyen dördüncü metin ise özlülük ilkesiyle doğru şekilde eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci parçadaki üslup özelliklerinin tespit edilmesi
Parçada 'kelimeleri süsleyip püslemekten kaçınmak' ve 'imgelerin gölgesine sığınmamak' ifadeleri öne çıkmaktadır. Bu durum sadeliğe, dolayısıyla yalınlık ilkesine karşılık gelir.
Yalınlık, anlatımın süslü ve sanatlı söyleyişlerden uzak olması durumudur.
2
İkinci parçadaki üslup özelliklerinin tespit edilmesi
Parçada 'hiçbir ifadeyi dışarıda bırakamamak', 'fazlalık olan hiçbir unsura yer verilmemesi' vurgulanmıştır.
Duruluk, anlatımda gereksiz sözcüklere yer verilmemesidir.
3
Üçüncü parçadaki üslup özelliklerinin tespit edilmesi
Parçada 'pürüz yaratan kelimelerin olmaması', 'dilini tırmalamaması' ve 'kesintisiz' akması özellikleri belirtilmektedir.
Akıcılık, metnin okunuşunu zorlaştıran pürüzlerin bulunmaması ve kolayca okunabilmesidir.
4
Dördüncü parçadaki üslup özelliklerinin tespit edilmesi
Parçada 'birkaç satırlık anlatımın arkasında yaşam felsefesi gizlenmesi' ve 'az sözle çok şey anlatma' özellikleri vurgulanmaktadır.
Özlülük (yoğunluk), az sözle zengin ve kapsamlı anlamlar ortaya koyabilmektir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım İlkeleri ve Nitelikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 250Soru

Aşağıdaki numaralanmış metinleri, içerdikleri anlatım biçimleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Güneş dağların ardına çekilirken ihtiyar balıkçı ağlarını yavaşça tekneye çekti. Motoru çalıştırıp limana doğru yol aldı; aklında yarım kalan sıcak çorbası vardı.
Eski konağın bahçesindeki yüksek duvarlar sarmaşıklarla kaplıydı. Kırmızı kiremitli çatının hemen altında, ahşap oymalı pencereler nemden kararmış bir hâldeydi.
Fotosentez, yeşil bitkilerin ışık enerjisini kullanarak organik bileşikler üretmesi sürecidir. Bu süreçte klorofil pigmenti güneş ışığını soğurarak kimyasal enerjiye dönüştürür.
Bazı eleştirmenler sanatın sadece topluma fayda sağlaması gerektiğini savunuyor. Bana kalırsa bu yaklaşım, sanatın özgür ruhunu dar bir kalıba hapsetmekten başka bir işe yaramaz.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İlk metin öyküleme, ikinci metin betimleme, üçüncü metin açıklama ve dördüncü metin tartışma anlatım biçimiyle eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede; birinci metin bir olay akışı içerdiği için öyküleme ile, ikinci metin durağan bir tasvir sunduğu için betimleme ile, üçüncü metin fotosentez hakkında bilgi sunduğu için açıklama ile, dördüncü metin ise bir teze karşı savlar geliştirdiği için tartışma ile eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci metindeki eylemleri ve hareketliliği inceleme.
Metinde balıkçının hareketleri zaman akışı içinde verildiği için öyküleme belirlenir.
Olay, kişi, yer ve zaman unsurlarının bulunması öyküleme anlatım biçiminin temel özelliğidir.
2
İkinci metindeki niteleyici sözcükleri ve görselliği inceleme.
Konağın fiziksel özellikleri göz önünde canlandırılacak şekilde betimlendiği için betimleme belirlenir.
Varlıkların özelliklerini belirterek okuyucunun zihninde resmetme betimleme anlatım biçimidir.
3
Üçüncü metindeki amacın bilgi verme olup olmadığını kontrol etme.
Fotosentez hakkında bilimsel ve nesnel tanımlar yapıldığı için açıklama belirlenir.
Okuyucuya bilgi aktarmak ve bir konuyu öğretmek açıklama anlatım biçiminin temel amacıdır.
4
Dördüncü metindeki yazarın kişisel görüşünü kanıtlama çabasını inceleme.
Yazar yerleşik bir kanıya karşı çıkarak kendi tezini öne sürdüğü için tartışma belirlenir.
Farklı görüşlerin karşı karşıya getirilmesi ve bir fikrin savunulması tartışma anlatım biçimidir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım Biçimleri
Soru 251Soru

Aşağıda verilen paragrafları, içlerinde ağır basan anlatım biçimleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Yazının icadı, insanlık tarihinin en önemli dönüm noktalarından biridir. Sümerler tarafından milattan önce 3500'lerde kil tabletler üzerine çivi yazısıyla kaydedilen ilk belgeler, başlangıçta sadece ticari kayıtları tutmak amacıyla kullanılmıştır. Zamanla bu sistem, yasaların yazılmasına, edebi metinlerin kaydedilmesine ve bilginin gelecek kuşaklara aktarılmasına olanak tanıyarak insan belleğinin sınırlarını genişletmiştir.
Sanatın sadece güzelliği yansıtması gerektiği yönündeki yaygın kanıya katılmak mümkün değildir. Güzellik, sanatın binbir yüzünden sadece biridir; oysa sanat, hayatın tüm gerçekliğini, çirkinliğini ve çelişkilerini de içine almalıdır. İnsanı sadece hoş duygularla uyutmak sanatın işlevi olabilir mi? Aksine sanat, insanı sarsmalı, onu rahatsız ederek kendi gerçeğiyle yüzleşmeye zorlamalıdır.
Güneş henüz dağların arkasından yüzünü göstermemişken ihtiyar balıkçı kayığının iplerini çözdü. Serin sabah rüzgârı yüzünü kamçılarken denizin dingin sularına doğru kürek çekmeye başladı. Birkaç mil açıldıktan sonra ağlarını yavaşça suya bıraktı ve sabırla beklemeye koyuldu.
Kasabanın dar ve dolambaçlı sokaklarına dizilmiş iki katlı ahşap evler, zamana meydan okurcasına ayakta duruyordu. Pencerelerindeki saksılardan sarkan kırmızı sardunyalar, griye dönmüş ahşap duvarlara canlı birer renk katmıştı. Sokaklardaki taş parkeler, yağmurun ardından nemli ve parlak bir görünüm kazanmıştı.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci metin Açıklayıcı Anlatım, ikinci metin Tartışmacı Anlatım, üçüncü metin Öyküleyici Anlatım, dördüncü metin ise Betimleyici Anlatım ile eşleşmektedir.
Birinci metinde nesnel bilgiler sunularak açıklayıcı anlatım yapılmıştır; ikinci metinde bir teze karşı çıkılarak tartışmacı anlatım benimsenmiştir; üçüncü metinde balıkçının eylemleri zaman sırasıyla aktarılarak öyküleyici anlatım kullanılmıştır; dördüncü metinde ise kasaba sokakları durağan bir tasvirle verilerek betimleyici anlatım gerçekleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Metinlerdeki temel amacı ve üslubu incelemek.
Birinci metnin bilgi verme, ikinci metnin ikna etme, üçüncü metnin bir olayı aktarma ve dördüncü metnin tasvir etme amacıyla yazıldığı belirlenmiştir.
Anlatım biçimlerini doğru saptayabilmek için yazarın metni yazış amacının ve hareketlilik/durağanlık durumunun belirlenmesi gerekir.
2
Bilgi verici ve nesnel yapıya sahip metni tespit etmek.
Birinci metinde yazının Sümerler tarafından icadı ve işlevi hakkında nesnel veriler sunulmuştur. Bu durum açıklayıcı anlatıma işaret eder.
Açıklayıcı anlatım, okuyucuya bilgi sunmayı ve onu aydınlatmayı amaçlar.
3
Karşıt fikir barındıran ve soru-cevaplarla ilerleyen metni bulmak.
İkinci metinde 'Sanatın sadece güzelliği yansıtması gerektiği...' kanısına karşı çıkılarak öznel bir sav savunulmuş ve sorularla okuyucu düşündürülmüştür. Bu durum tartışmacı anlatımı gösterir.
Tartışmacı anlatımda yerleşik bir kanıyı çürütme ve kendi fikrini kabul ettirme amacı vardır.
4
Zaman akışı ve olay örgüsü içeren metni belirlemek.
Üçüncü metinde ihtiyar balıkçının kayığı çözmesi, kürek çekmesi ve ağ atması gibi eylemler bir süreç içinde verilmiştir. Bu durum öyküleyici anlatımla uyuşur.
Öyküleyici anlatımda temel unsur harekettir; olaylar kişi, yer ve zaman bağlamında aktarılır.
5
Niteleyici ögelerin yoğun olduğu, durağan tasvire dayalı metni seçmek.
Dördüncü metinde kasabadaki ahşap evler ve sokaklar adeta bir fotoğraf karesi gibi durağan bir şekilde betimlenmiştir. Bu durum betimleyici anlatımın örneğidir.
Betimleyici anlatımda izlenim kazandırma ve kelimelerle resim çizme amacı güdülür.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım Biçimleri
Soru 252Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen numaralanmış metin parçalarını, sağ sütunda verilen ve bu parçalarda ihlal edilen (aykırı davranılan) anlat��m ilkeleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Genç şairin ilk kitabındaki şiirler; yoğun imajları, ağır tamlamaları ve söz sanatlarıyla örülü dili yüzünden okuyucuyu adeta yoran bir labirente benziyor.
Öğretmenimiz, dünkü derste tahtaya yazdığı konuyu herkesin kendi kişisel birikimine göre farklı yorumlayabileceği şekilde, kapalı bir dille anlattı.
Yazar, son makalesinde henüz yayınlanmamış olan basılmamış şiirlerinden örnekler sunarak okuyucularına gelecekteki projeleri hakkında ipuçları veriyor.
Romanın bazı bölümlerinde yer alan söylenmesi güç, telaffuzu zor yabancı kelimeler ve kulağı tırmalayan ses tekrarları okuma ritmini kesintiye uğrat��yor.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci metin yalınlık, ikinci metin açıklık, üçüncü metin duruluk, dördüncü metin ise akıcılık ilkesinin ihlaliyle eşleşmektedir.
Sol sütundaki metinler analiz edildiğinde süslü anlatım yalınlığı, kapalı anlatım açıklığı, gereksiz sözcük kullanımı duruluğu ve telaffuz güçlüğü akıcılığı ihlal etmektedir. Bu doğrultuda yapılan eşleştirme doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci metnin incelenmesi
Metinde geçen 'yoğun imajlar, ağır tamlamalar ve söz sanatları' ifadeleri, dilin süslü ve sanatlı olduğunu gösterir. Bu durum yalınlık (sadelik) ilkesinin ihlalidir.
Yalınlık, anlatımın süsten ve sanattan uzak olmasıdır.
2
İkinci metnin incelenmesi
Metinde geçen 'herkesin farklı yorumlayabileceği şekilde, kapalı bir dille' ifadesi, metnin tek bir net anlama sahip olmadığını gösterir. Bu durum açıklık ilkesinin ihlalidir.
Açıklık, metinden tek ve net bir anlam çıkarılabilmesidir.
3
Üçüncü metnin incelenmesi
Metinde geçen 'yayınlanmamış olan basılmamış şiirler' ifadesinde aynı anlama gelen sözcükler bir arada kullanılmıştır. Bu durum duruluk ilkesinin ihlalidir.
Duruluk, cümlede gereksiz sözcük bulunmamasıdır.
4
Dördüncü metnin incelenmesi
Metinde geçen 'söylenmesi güç, telaffuzu zor yabancı kelimeler ve kulağı tırmalayan ses tekrarları' ifadeleri, okuma hızını yavaşlatır. Bu durum akıcılık ilkesinin ihlalidir.
Akıcılık, metnin takılmadan, kolayca okunabilmesidir.

Anahtar Kavram

Anlatım İlkeleri ve İhlal Durumları
Soru 253Soru

(I) Antik Çağ’dan Orta Çağ’a kadar uzanan süreçte zaman, doğanın döngüsel ritmine göre belirleniyor ve güneşin gökyüzündeki hareketiyle ölçülüyordu. (II) Bu dönemde kullanılan güneş ve su saatleri, toplumsal yaşamı dakikası dakikasına düzenlemekten ziyade tarımsal veya dinsel ritüellerin zamanlamasını ayarlamayı amaçlıyordu. (III) Ancak 13. yüzyılın sonlarında Avrupa’da mekanik saatlerin icat edilmesiyle birlikte zaman algısında radikal bir dönüşüm yaşandı. (IV) Katedral kulelerine yerleştirilen bu yeni saatler, zamanı eşit ve soyut birimlere bölerek şehir hayatını kilisenin kontrolünden çıkarıp sek��ler bir zemine taşıdı. (V) Saat kuleleri, Orta Çağ ve Rönesans Avrupası'nda sadece zamanı göstermekle kalmayıp kentlerin ekonomik güç ve bağımsızlık derecesini simgeleyen mimari anıtlar olarak yükseldi. (VI) Yerel yönetimler, komşu şehirlere üstünlük kurmak ve kendi özerkliklerini ilan etmek amacıyla en görkemli saat kulelerini inşa etmek için adeta bir yarışa girdiler.

Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: V; V.; 5; v; beşinci

Cevap

İkinci paragraf V numaralı cümle ile başlamalıdır.
Paragrafın ilk dört cümlesinde zaman algısının doğallıktan mekanikliğe geçişi ve mekanik saatlerin toplumsal yaşamı sekülerleştirmesi ele alınmaktadır. Beşinci cümleden itibaren ise konu değişerek, saat kulelerinin kentlerin ekonomik ve siyasi gücünü simgeleyen birer mimari prestij yapısı haline gelmesi işlenmektedir. Beşinci cümle yeni bir konunun başlangıcı olduğundan ve bağımsız bir giriş cümlesi özelliği taşıdığından ikinci paragraf bu cümleyle başlamalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki cümlelerin konularını ve odak noktalarını belirleme
İlk dört cümlede zaman kavramının tarihsel süreçteki ölçülme biçimleri ve mekanik saatlerin zaman algısındaki sekülerleştirici etkisi ele alınmıştır. Beşinci cümleden itibaren ise konu saat kulelerinin kent mimarisindeki siyasi, ekonomik ve prestij odaklı simgesel işlevine kaymıştır.
Paragrafı ikiye bölmek için konunun yönünün değiştiği, yeni bir bakış açısının veya alt başlığın devreye girdiği ilk cümleyi tespit etmek gerekir.
2
Geçi�� noktalarındaki anlamsal bağları analiz etme
İlk dört cümle birbirini mantıksal olarak takip ederken; beşinci cümlede 'Saat kuleleri...' ifadesiyle yeni bir bağımsız giriş yapılarak bu yapıların mimari ve sosyo-politik değerine odaklanılmıştır.
İkinci paragrafın ilk cümlesi, kendinden önceki cümlelere yapısal olarak (bağla��lar veya işaret sıfatlarıyla) doğrudan bağlı olmamalı, yeni bir bağımsız giriş cümlesi niteliği taşımalıdır.
3
İkinci paragrafın başlangıç cümlesini kesinleştirme
Konunun saatlerin zamanı ölçme işlevinden çıkıp kentlerdeki saat kulelerinin simgesel gücüne geçtiği beşinci cümle, ikinci paragrafın giriş cümlesidir.
Beşinci cümle hem yeni bir konuya geçiş yapmakta hem de bağımsız bir paragraf girişi oluşturabilmektedir.

Anahtar Kavram

Paragrafı İki Paragrafa Bölme
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 254Soru

Harita, yeryüzünün nesnel ve bilimsel bir temsili olarak kabul edilse de aslında hiçbir zaman tam anlamıyla tarafsız bir araç olmamıştır. Tarihsel olarak harita yapımı, egemen güçlerin mekânı kendi önceliklerine göre sınırlandırma, adlandırma ve kontrol etme çabasıyla doğrudan ilişkilidir. Haritayı çizen kartograf, hangi ayrıntıların öne çıkarılacağına, hangi bölgelerin merkezde yer alacağına ve nelerin tamamen göz ardı edileceğine karar verirken kaçınılmaz olarak mensup olduğu kültürün ve himayesinde çalıştığı otoritenin dünya görüşünü yansıtır. Dolayısıyla haritalar, coğrafyayı yansıtan pasif aynalar değil; mekânı yeniden üreten, sınırları ideolojik olarak kurgulayan ve siyasi meşruiyet devşiren aktif söylem araçlarıdır.

Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nesnel bir coğrafi veri sunumu olarak kabul edilseler de haritaların, iktidar ilişkilerinden ve ideolojik kabullerden bağımsız olarak üretilemeyeceği

Cevap

Nesnel bir coğrafi veri sunumu olarak kabul edilseler de haritaların, iktidar ilişkilerinden ve ideolojik kabullerden bağımsız olarak üretilemeyeceği
Parçada haritaların nesnel ve bilimsel bir temsil olduğu yönündeki genel kabulün aksine, aslında tarafsız olmadıkları; egemen güçlerin mekânı denetleme arzusu ve kartografların otoritelerin dünya görüşünü yansıtmasıyla üretildikleri anlatılmaktadır. Son cümlede de haritaların pasif aynalar olmadığı, aksine ideolojik olarak kurgulanmış aktif söylem araçları olduğu vurgulanmıştır. Dolayısıyla parçanın konusu, haritaların nesnel birer coğrafi veri sunumu olarak kabul edilmelerine karşın, iktidar ilişkilerinden ve ideolojik kabullerden bağımsız üretilemeyeceğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın giriş cümlesinin incelenmesi
Giriş cümlesinde haritaların nesnel görünmesine karşın tarafsız olmadıkları belirtilmiştir.
Yazarın konuya hangi temel kabulle başladığını tespit etmek.
2
Gelişme cümlelerindeki yardımcı argümanların belirlenmesi
Harita yapımının egemen güçlerin mekânı kontrol etme çabasıyla ilişkili olduğu ve kartografın otoritenin dünya görüşünü yansıttığı saptanmıştır.
Konunun hangi alt başlıklar ve gerekçeler üzerinden yapılandırıldığını anlamak.
3
Sonuç cümlesinin ve ana mesajın analiz edilmesi
Haritaların pasif birer ayna değil, ideolojik sınırları kurgulayan ve meşruiyet devşiren aktif söylem araçları olduğu görülmüştür.
Paragrafta ele alınan konunun sınırlarını tam olarak çizmek.
4
Seçeneklerin bütünü kapsama derecesine göre elenmesi
Haritaların nesnel veri sunumu görünümü altında iktidar ve ideolojiyle örülü doğasını ifade eden seçeneğin parçanın konusunu tam olarak yansıttığı belirlenmiştir.
Yan fikirleri veya metin dışı yorumları içeren çeldiricileri eleyerek asıl konuya ulaşmak.

Anahtar Kavram

Paragrafta ele alınan konuyu belirleme ve sınırlandırma
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 255Soru

Yıllar önce, kentin silüetine yön verecek o büyük projeye başladığımda içimde adeta fırtınalar kopuyordu. ��izdiğim her çizgi, yerleştirdiğim her taş, benim adıma konuşacak, beni geleceğe taşıyacak birer abide olmalıydı. Kusursuzluğu ararken şantiyede sabahladığım, kendimi dış dünyadan tamamen soyutladığım o günlerde, başarının yalnızca kendi standartlarıma ulaşmak olduğunu sanıyordum. Bugün, o devasa yapının önünden geçerken hissettiğim şey ne gurur ne de hayal kırıklığı. Sadece, o dönem kendime ne kadar acımasız davrandığımı, mükemmelin peşinde koşarken hayatın sunduğu o ufak ama canlı renkleri nasıl da ıskaladığımı görüyorum. Şimdi o taş yığınına bakınca, insanın kendi elleriyle ördüğü duvarların arkasında nasıl da yalnızlaşabileceğini çok daha iyi anlıyorum. Keşke o günlerde başarının, bitmiş bir eserden ziyade o eseri üretirken aldığım nefeste saklı olduğunu fısıldayacak biri olsaydı yanımda.

Bu parçanın anlatıcısı ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geçmişte başarıyı hedeflerken kendine karşı tavizsiz ve katı bir tutum takınmış, bugün ise geçmişteki bu mükemmeliyetçi yaklaşımının hayatı ıskalamasına yol açtığını fark ederek i��sel bir hesaplaşma yaşamaktadır.

Cevap

Geçmişte başarıyı hedeflerken kendine karşı tavizsiz ve katı bir tutum takınmış, bugün ise geçmişteki bu mükemmeliyetçi yaklaşımının hayatı ıskalamasına yol açtığını fark ederek içsel bir hesaplaşma yaşamaktadır.
Doğru olan seçenekte anlatıcının geçmişteki katı ve tavizsiz mükemmeliyetçi tutumu ile bugünkü içsel hesaplaşması doğru bir şekilde analiz edilmiştir. Parçada geçen "kusursuzluğu ararken... kendimi dış dünyadan tamamen soyutladığım", "kendime ne kadar acımasız davrandığımı" ifadeleri geçmişteki tavizsizliği; "hayatın sunduğu o ufak ama canlı renkleri nasıl da ıskaladığımı görüyorum" ve "Keşke... fısıldayacak biri olsaydı yanımda" ifadeleri ise bugünkü hayıflanmayı ve içsel hesaplaşmayı göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Metni dikkatle okuyarak anlatıcının geçmişteki ve şimdiki duygu durumlarını gösteren ifadeleri belirlemek.
Geçmişte "kusursuzluğu arayan", "şantiyede sabahlayan" ve "kendini dış dünyadan tamamen soyutlayan" bir profil çizilmiştir. Bugün ise "kendine ne kadar acımasız davrandığını" ve "hayatı ıskaladığını" fark etmiştir.
Anlatıcının iki farklı zaman dilimindeki tutumunu saptamak, seçenekleri elemek için temel oluşturur.
2
Anlatıcının geçmişteki karakter özelliğini tanımlamak.
Anlatıcının başarıyı yalnızca kendi standartlarına ulaşmak olarak görmesi ve mükemmeliyetçi olması, onun kendine karşı tavizsiz ve katı bir tutum sergilediğini gösterir.
Soruda istenen karakter analizinin ilk aşamasını netleştirmek.
3
Anlatıcının şimdiki duygu durumunu ve bakış açısını tanımlamak.
Anlatıcı bugün ne gurur ne de hayal kırıklığı duyduğunu belirterek durumu olgunlukla karşılamakta, ancak mükemmelin peşinde koşarken hayatı ıskaladığını görerek "Keşke... fısıldayacak biri olsaydı" sözleriyle içsel bir hesaplaşma ve hayıflanma yaşamaktadır.
Soruda istenen duygu analizinin ikinci aşamasını netleştirmek.
4
Elde edilen bu iki tespiti içeren seçeneği belirlemek.
Geçmişteki tavizsiz mükemmeliyetçilik ile bugünkü içsel hesaplaşma ve hayıflanma durumunu bir arada sunan seçeneğin doğru cevap olduğu görülür.
Analizi tamamlayıp doğru seçeneğe ulaşmak.

Anahtar Kavram

Paragrafta Karakter ve Duygu Analizi
Soru 256Soru

Zamanın ruhu, modern insanın avuçlarından kayıp giden bir kum tanesi gibidir; ne kadar sıkı tutmaya çalışırsanız o kadar hızlı akar. Oysa antik dönem bilgeleri için zaman, düz çizgisel bir yarış parkuru değil, mevsimlerin döngüselliğinde kendini bulan dingin bir nehir yatağıydı. Bugünün insanı ise kronometrelerin kıskacında, geleceği inşa etme telaşıyla şimdiyi feda ediyor. Bir müze salonunun loşluğunda, mermer bir heykelin gölgesinde durup saniyeleri unutan o nadir anlar olmasa, hayatı sadece bir takvim yaprağı tüketme eylemi sanacağız. O heykelin kıvrımlarındaki yorgun ışık oyunu, bize zamanın aslında durabildiğini fısıldar. Ancak modern iktisat düzeni bize sürekli devinim halinde olmayı, durmanın bir gerileme olduğunu dayatır. Şimdi kendimize sormalıyız: Koştuğumuz bu yolun sonunda bizi bekleyen bir menzil var mı, yoksa sadece koşuyor olmak için mi nefes tüketiyoruz?

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Savunulan düşünceyi temellendirmek amacıyla doğrudan alıntıya dayalı tanık göstermeden yararlanılmıştır.

Cevap

Savunulan düşünceyi temellendirmek amacıyla doğrudan alıntıya dayalı tanık göstermeden yararlanılmıştır.
Savunulan düşünceyi desteklemek amacıyla bir kişinin ismine ve sözüne doğrudan yer verilen bir tanık gösterme tekniği parçada kullanılmamıştır. Metindeki 'antik dönem bilgeleri' ifadesi genel bir topluluğu belirtmekte olup bu durum tanık gösterme olarak değerlendirilemez.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki anlatım biçimi ve düşünceyi geliştirme yolları genel olarak belirlenir.
Metinde tartışmacı ve betimleyici anlatım biçimleri ile benzetme, karşılaştırma ve kişileştirme tekniklerinin kullanıldığı görülür.
Seçenekleri doğru şekilde değerlendirebilmek için metindeki üslup ve teknik özelliklerinin haritası çıkarılmalıdır.
2
Seçeneklerde belirtilen nitelikler metindeki ifadelerle eşleştirilir.
'Zamanın ruhu kum tanesi gibidir' ifadesi benzetmeyi; antik dönem ile modern insanın zaman algısı karşılaştırmayı; loş müze salonu ile mermer heykel betimlemeyi; heykeldeki ışık oyununun fısıldaması ise kişileştirmeyi doğrular.
Eleme yöntemi uygulayarak kesin olan sanatsal ve düşünsel ögeleri belirlemek gerekir.
3
Tanık gösterme tekniğinin varlığı metin düzeyinde sorgulanır.
Yazar 'antik dönem bilgeleri' diyerek genel bir gruba atıfta bulunmuş fakat hiçbir bilgenin ismini vermemiş, onun bir görüşünü doğrudan alıntılayarak kendi savına tanık yapmamıştır. Bu nedenle metinde tanık gösterme yoktur.
Doğru cevaba ulaşmak için tanık gösterme kavramının sadece fikir beyan etmek değil, bir kişiyi ismen ve sözüyle şahit göstermek olduğu kuralı uygulanmalıdır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım Biçimleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 257Soru

Yukarıda karışık olarak verilen cümlelerin anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturabilmesi için doğru sıralama nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Anlamlı ve kurallı paragraf sıralaması; yazma eyleminin bir fikir kıvılcımıyla başladığı belirtilen giriş cümlesinin ardından, bu kıvılcımın geliştiğini söyleyen cümlenin gelmesi, daha sonra taslağın metne dönüştüğünü anlatan cümlenin gelmesi ve en son sürecin tamamlandığını ifade eden cümlenin gelmesiyle oluşan sıralamadır.
Anlamlı bir paragraf oluşturulurken ilk olarak bağımsız bir yargı içeren giriş cümlesi belirlenir. Daha sonra bu cümledeki anahtar kelimelere gönderme yapan cümleler mantık sırasına göre dizilir. Son olarak süreci sonlandıran ifadeyle paragraf tamamlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Giriş cümlesini belirleyin.
İlk cümle bağımsız bir yargı bildiren ve konuyu başlatan cümle olarak seçilmiştir.
Paragrafın giriş cümlesi kendinden önce bir anlatıma işaret eden bağlayıcı ögeler içermemelidir.
2
Bağlayıcı ifadeleri takip edin.
İkinci cümlede yer alan işaret sıfatı, bir önceki cümledeki 'kıvılcım' kavramına bağlanmıştır.
Cümleler arasındaki anlam bütünlüğü, ortak kelime ve kavramların takibiyle sağlanır.
3
Sürecin akışını tamamlayın.
Gelişme ve sonuç cümleleri zaman sırasına göre ('ardından' ve 'son aşamada') dizilmiştir.
Anlatım kronolojik veya mantıksal bir sıra takip ederek sonuca ulaşmalıdır.

Anahtar Kavram

Paragraf oluşturma ve anlam akışı
Soru 258Soru

Gençlik yıllarımda, tavan arasındaki o loş ışıkta yazdığım ilk şiir defterini geçen gün kütüphanemin kuytu bir köşesinde buldum. Sayfaları çevirdikçe içimi kaplayan o tanıdık ürperti, yerini yavaş yavaş buruk bir tebessüme bıraktı. O dönemki kelimelerimin acemice çırpınışlarında, dünyayı tek bir dizeyle sarsabileceğine inanan o mağrur gencin ayak sesleri duyuluyordu. Şimdilerde ise kelimelerin sınırlarını, o sınırların ardındaki aşılmaz duvarları çok iyi biliyorum. Hayatın törpülediği o keskin köşelerim, beni daha olgun ama bir o kadar da heyecandan arındırılmış bir yazı masasına mahkûm etti. Geçmişin o toy ama coşkulu hevesini artık içimde bulamamaktan doğan o sessiz sızıyı inkâr edecek değilim; ancak bu durumun, sanatın doğasındaki kaçınılmaz bir durulma evresi olduğunu da çoktan kabullendim. Yine de masamdaki beyaz kâğıda her dokunuşumda, o eski coşkulu rüzgârın fısıltısını arıyor, yazma eylemini tüm bu kayıplara rağmen inatla sürdürüyorum.

Bu parçada kendisinden söz eden yazarın ruh hâli ve sanatsal duruşuyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geçmişteki coşkusunun kaybından ötürü içten içe hayıflansa da bu değişimi sanatsal olgunlaşmanın doğal bir gereği olarak görmekte ve üretme direncini korumaktadır.

Cevap

Geçmişteki coşkusunun kaybından ötürü içten içe hayıflansa da bu değişimi sanatsal olgunlaşmanın doğal bir gereği olarak görmekte ve üretme direncini korumaktadır.
Yazar, geçmişteki o coşkulu hevesini artık içinde bulamamaktan dolayı sessiz bir sızı duyduğunu belirterek hayıflanmaktadır. Ancak aynı zamanda bu durumu 'sanatın doğasındaki kaçınılmaz bir durulma evresi' olarak nitelendirip kabullendiğini ifade etmekte ve tüm bu kayıplara rağmen yazma eylemini inatla sürdürerek üretme direncini koruduğunu göstermektedir. Bu nedenle geçmişteki kaybına hayıflanırken değişimi doğal bir olgunlaşma süreci olarak gören ve yazma direncini sürdüren yargı doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki duygu durumlarının belirlenmesi
Yazarın geçmişteki coşkulu hevesini kaybetmesinden ötürü sessiz bir sızı (hayıflanma) duyduğu saptanır.
Paragraftaki temel duygusal tonları anlamak için ilk adımdır.
2
Yazarın sanatsal dönüşüme karşı tavrının çözümlenmesi
Bu değişimin sanatın doğasında kaçınılmaz bir durulma evresi olduğunu kabullendiği belirlenir.
Karakterin olgunlaşma ve kabullenme yönünü ortaya koymak için gereklidir.
3
Yazarın eylemi sürdürme kararlılığının incelenmesi
Yazma eylemini tüm kayıplara rağmen inatla sürdürdüğü görülür.
Karakterin temel motivasyonunu ve nihai duruşunu tespit etmek için gereklidir.
4
Seçeneklerin analiz edilerek doğru yargının saptanması
Hayıflanma, kabullenme ve kararlılık unsurlarını bir arada içeren ifadenin doğru cevap olduğu görülür.
Doğru şıkkı diğer yanıltıcı seçeneklerden ayırt etmek için son adımdır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Karakter ve Duygu Analizi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 259Soru

Aşağıda sol sütunda tanımları verilen anlatım ilkelerini, sağ sütundaki kavramlarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bir cümlede veya paragrafta anlamı daraltmadan çıkarılabilecek hiçbir gereksiz sözcüğün bulunmaması durumudur.
Yazının süslü, sanatlı ve özentili söyleyişlerden uzak; herkes tarafından kolayca anlaşılabilen sade bir dille yazılmasıdır.
Metnin dil ve telaffuz pürüzlerinden arındırılmış olması sayesinde okurun okuma esnasında hiçbir kelimeye takılmadan akıp gitmesidir.
Az sözle çok şey anlatma, yoğun ve derin bir anlam d��nyasını az sayıda kelimeyle ifade edebilme niteliğidir.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirme şu şekildedir: 1. tanım Duruluk ile, 2. tanım Yalınlık ile, 3. tanım Akıcılık ile, 4. tanım Özlülük ile eşleşir.
Sol sütundaki her tanım, sağ sütundaki kavramın temel özelliğini eksiksiz bir şekilde yansıtmaktadır: gereksiz sözcük bulunmaması durulukla; süssüzlük ve sadelik yalınlıkla; takılmadan okunabilme akıcılıkla; az sözle çok şey anlatma ise özlülükle eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci tanımdaki 'gereksiz sözcük bulunmaması' ifadesi analiz edilir.
Bu tanım 'duruluk' ilkesine aittir.
Duruluk, metinde gereksiz sözcüklerin bulunmamasını temel alır.
2
İkinci tanımdaki 'süslü, sanatlı ve özentili söyleyişlerden uzak olma' ifadesi incelenir.
Bu tanım 'yalınlık' kavramıyla eşleşir.
Yalınlık, anlatımın süsten ve sanatlı dilden uzak olması demektir.
3
Üçüncü tanımdaki 'okurun kelimelere takılmadan akıp gitmesi' ifadesi değerlendirilir.
Bu tanım 'akıcılık' ilkesini belirtmektedir.
Akıcılık, okuma sırasında pürüzsüz bir dil akışını hedefler.
4
Dördüncü tanımdaki 'az sözle çok şey anlatma' ifadesi ele alınır.
Bu tanım 'özlülük' kavramını açıklamaktadır.
Özlülük, az kelimeyle zengin ve derin anlamlar sunabilmektir.

Anahtar Kavram

Paragrafta anlatım ilkelerinden duruluk, yalınlık, akıcılık ve özlülük kavramlarının tanımları.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 260Soru

Aşağıdaki paragrafta numaralanmış cümleler yer almaktadır:

(I) Akdeniz uygarlıklarının can damarı olan zeytinyağı, antik çağlarda taş silindirler yardımıyla ezilen zeytinlerin torbalara konulup ağırlıklarla sıkılması yöntemiyle üretilirdi. (II) Bu geleneksel üretim tarzı, zamanla yerini kaldıraçlı ve vidalı pres sistemlerine bırakarak yağın daha verimli bir şekilde elde edilmesini sağladı. (III) Günümüzde ise el değmeden çalışan kontinü sistemler sayesinde zeytinler, besin değerini kaybetmeden çok daha kısa sürede yağa dönüştürülebilmektedir. (IV) Zeytin ağacı, bu değerli meyveyi verebilmek için Akdeniz ikliminin sunduğu sıcak yaz günlerine ve ılıman kış koşullarına ihtiyaç duyar. (V) Kumlu, çakıllı ve geçirgenliği yüksek topraklarda en verimli gelişimini gösteren bu bitki, köklerinin aşırı nemden zarar görmemesi için iyi drenajlı alanları tercih eder. (VI) Ayrıca yıllık yağış miktarının yetersiz olduğu dönemlerde yapılan kontrollü sulama, zeytin meyvesinin etli k��smının kalitesini ve dolayısıyla yağ verimini doğrudan artırır.

Bu paragraf iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV; IV.; iv; iv.; 4

Cevap

İkinci paragraf IV numaralı cümleyle başlar.
Paragrafın ilk üç cümlesinde zeytinyağı üretiminin tarihsel gelişimi ve modern teknikleri ele alınmıştır. Ancak dördüncü cümleden itibaren konu zeytin ağacının yetişmesi için gerekli olan iklim ve toprak koşullarına kaymıştır. Konunun yönü değiştiği için yeni paragraf dördüncü cümle ile başlamalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki cümlelerin konularını ve odaklandığı ana fikirleri tek tek belirleyin.
(I), (II) ve (III) numaralı cümlelerin zeytinyağı ��retiminin tarihsel gelişimi ve teknolojileri üzerine olduğu; (IV), (V) ve (VI) numaralı cümlelerin ise zeytin ağacının yetişme koşulları ve tarımsal gereksinimleri üzerine olduğu belirlenmiştir.
Paragrafı ikiye bölmek için konunun değiştiği, yeni bir konuya veya bakış açısına geçilen ilk cümleyi tespit etmek gerekir.
2
Konunun veya bakış açısının değiştiği ilk cümleyi saptayın.
(IV) numaralı cümleye kadar zeytinyağı üretimi anlatılırken, bu cümleden itibaren doğrudan zeytin ağacının ekolojisi ve tarımı anlatılmaya başlanmıştır.
İkinci paragrafın giriş cümlesi kendinden önceki cümlelere anlamca bağlı olmayan, yeni bir konuyu başlatan bağımsız bir yapıda olmalıdır.
3
Doğru cümlenin numarasını cevap olarak belirleyin.
Konu değişikliği (IV) numaralı cümleyle başladığından, ikinci paragraf bu cümleyle başlar.
Cevabın doğruluğunu kesinleştirmek ve netleştirmek amacıyla bu adım uygulanır.

Anahtar Kavram

Paragrafı İki Paragrafa Bölme
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 13 / 66Sonraki
Paragrafta Anlam Alıştırma Soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) — Sayfa 13 | Examkin