Paragrafta Anlam

1306 soru

Soru 281Soru

Her akşamüstü bu eski iskelede oturup uzaklara giden gemileri seyrederim. İçimde tarifi imkansız bir kıpırtı başlar her seferinde. O devasa gemilerin güvertesinde olmayı, rüzgarın yüzüme çarpışını hissetmeyi öyle çok isterim ki... Ancak ne zaman bir bilet almaya yeltensem, evimi, alışık olduğum bu sakin düzeni geride bırakma düşüncesi ayaklarımı geriye çeker. Gitmek ile kalmak arasında sıkışıp kalan ruhum, her defasında iskelenin soğuk taşlarına çakılı kalır. Gençliğimi bu dar sokaklarda eritip bitirdiğimi, hayallerimin peşinden gidecek cesareti kendimde hiçbir zaman bulamadığımı düşünürüm. Keşke zamanında o cesaret kırpıntısını toplayıp o gemilerden birine binebilseydim. Şimdi ise elimde sadece geçip giden yılların gölgesi ve gerçekleşmemiş düşlerin ağırlığı var.

Bu parçadaki anlat��cının ruh hâlini en belirgin şekilde yansıtan duygu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hayıflanma

Cevap

Hayıflanma
Hayıflanma, geçmişte yapılmayan ya da kaçırılan fırsatlar için duyulan üzüntü ve pişmanlığı ifade eder. Anlatıcının geçmişteki bir eylemsizlikten dolayı duyduğu üzüntüyü yansıtması hayıflanma kavramını doğrudan karşılamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki anahtar kelimeleri ve cümlelerin anlam yönünü incelemek.
Metinde geçmişe yönelik değerlendirmelerin yer aldığı ve kaçırılmış eylemlerin vurgulandığı saptanır.
Yazarın genel ruh halini ve hissettiği duyguyu tespit etmek için metindeki duygu belirten kelime grupları belirlenmelidir.
2
Metnin sonundaki özlem ve pişmanlık içeren ifadeye odaklanmak.
Yazarın geçmişte gösteremediği cesaret nedeniyle kendine yönelik bir üzüntü duyduğu saptanır.
Yazarın en belirgin ve baskın duygusunun ne olduğunu anlamak için metnin sonuç ve değerlendirme kısmına odaklanılması gerekir.
3
Geçmişte kaçırılan fırsatlar veya yapılmayan işler nedeniyle duyulan üzüntüyü karşılayan kavramı bulmak.
Bu tanımın edebiyatta ve Türkçe dil bilgisinde hayıflanma terimine karşılık geldiği belirlenir.
Ruh halini karşılayan doğru kavramsal karşılığı seçenekler arasından seçmek gerekir.

Anahtar Kavram

Hayıflanma bildiren cümleler ve parçadaki baskın duygunun tespiti
Soru 282Soru

Aşağıda karışık olarak verilen paragrafların anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturabilmesi için doğru sıralama nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Paragrafların doğru sıralanışı: Konunun kültürel yönünü tanıtan giriş paragrafı ilk sırada yer almalıdır. Ardından 'Kültürel aktarımın yanı sıra' ifadesiyle bu düşünceye bağlanan fiziksel ve zihinsel faydalar ikinci sıraya gelmelidir. Sonrasında 'Aynı zamanda' ifadesiyle sosyal boyutun eklendiği üçüncü paragraf gelmeli ve son olarak 'Kısacası' özetleyici bağlacıyla biten sonuç paragrafı yer almalıdır.
Giriş paragrafında konunun kültürel boyutu tanıtılmış, sonraki paragraflar sırasıyla geçiş ifadeleri ('kültürel aktarımın yanı sıra' ve 'aynı zamanda') kullanılarak fiziksel, zihinsel ve sosyal faydalara değinmiş, en sonunda ise 'kısacası' ifadesiyle metin sonuca ulaştırılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Giriş paragrafının belirlenmesi
Giriş paragrafı tespit edildi.
Genel bir yargıyla başlayan ve kendinden önce başka bir konuya atıfta bulunmayan paragraf ilk sırada olmalıdır.
2
Bağlantı ögelerinden yararlanarak gelişme paragraflarının sıralanması
Gelişme paragraflarının sıralaması yapıldı.
'Kültürel aktarımın yanı sıra...' ifadesi kültürel mirastan bahseden ilk paragraftan sonra gelmelidir. 'Aynı zamanda...' ifadesi ise fiziksel gelişimden sonra sosyal boyuta geçişi sağlar.
3
Sonuç paragrafının yerleştirilmesi
Sonuç paragrafı sona yerleştirildi.
'Kısacası' ifadesi özetleyici bir bağlaçtır ve metni nihai bir sonuca ulaştırır.

Anahtar Kavram

Çoklu paragraf yapılarında mantıksal akış ve bağlantı ögeleri
Soru 283Soru

Bunca yıl sonra, o eski tiyatro salonunun tozlu kulisinde buldum kendimi. Duvarlardaki sararmış afişlere bakarken içimde ne geçmişe duyulan o tanıdık özlem ne de sahnede olmanın verdiği o eski heyecan vardı. Sadece derin bir kabulleniş ve bir parça burukluk hissettim. Zaman, durmaksızın akan bir nehir gibi altımızdaki toprağı sürüklerken bizler sadece kıyıda biriken tortuları izlemekle yetiniyorduk. Gençlik yıllarımda her alkışla dünyayı değiştirebileceğimi sanır, sahne ışıklarının altındaki her saniyeyi hayatın tek gerçeği kabul ederdim. Şimdi ise o ışıkların sadece geçici birer yanılsama, alkışların ise rüzgârda dağılan boş birer yankı olduğunu görüyorum. Yine de bu durum bende bir kırgınlık yaratmıyor; aksine, hayatın bu yalın gerçeğiyle yüzleşmiş olmanın getirdiği dingin bir olgunluk hissediyorum.

Bu parçadaki yazarın kendi geçmişine ve bugününe yönelik değerlendirmeleri göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi yazarın içinde bulunduğu baskın duygu durumunu en iyi ifade etmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geçmişteki yanılsamaların farkına varmanın getirdiği dingin bir kabulleniş

Cevap

Geçmişteki yanılsamaların farkına varmanın getirdiği dingin bir kabulleniş
Yazar, geçmişte önem atfettiği alkışların ve sahne ışıklarının geçici birer yanılsama olduğunu anladığını, fakat bu durumun kendisinde bir kırgınlığa yol açmadığını; aksine dingin bir olgunluk ve kabulleniş getirdiğini ifade etmektedir. Bu durum, geçmişteki yanılsamaların farkına varmanın getirdiği dingin bir kabulleniş ifadesiyle tam olarak örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde yazarın geçmişe yönelik hislerini ve bugünkü durumunu bildiren ifadeleri belirleme
Yazar geçmişe dair bir özlem ya da heyecan duymadığını, geçmişteki alkış ve ışıkların geçici birer yanılsama olduğunu düşündüğünü belirtir.
Yazarın duygu durumunun temelini oluşturan geçmiş algısını çözümlemek için.
2
Yazarın bu yanılsamalara karşı geliştirdiği güncel tepkiyi analiz etme
Bu durumun kendisinde bir kırgınlık yaratmadığını aksine dingin bir olgunluk ve derin bir kabulleniş oluşturduğunu görürüz.
Yazarın şu anki baskın duygu durumunun niteliğini saptamak için.
3
Seçenekleri analiz ederek yazarın dinginlik, kabulleniş ve olgunluk içeren duygu durumuyla eşleşen seçeneği bulma
Geçmişteki yanılsamaların farkına varmanın getirdiği dingin bir kabulleniş ifadesinin yazarın hisleriyle birebir örtüştüğü saptanır.
Doğru seçeneğe ulaşmak ve yanlış yorumları elemek için.

Anahtar Kavram

Paragrafta Karakter ve Duygu Analizi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 284Soru

Kırk yılı aşkın bir süredir bu tapınağın nemli duvarlarında, zamana yenik düşmüş freskleri iğne ucuyla kazıyorum. Gençliğimde bu işe başladığımda, her fırça darbesinin tarihi değiştireceğine inanır, sabırsızlıkla koca bir duvarı bir günde bitirmek isterdim. Şimdi ise ömrümün son çeyreğinde, dökülen her boya zerresinin ardındaki hikâyeyi acele etmeden, adeta onunla nefes alarak dinliyorum. Biliyorum ki bu duvarlar benimle başlamadı, benimle de bitmeyecek. İlerleyişimin yavaşlığına bakıp hayıflananlara sadece gülüms��yorum; çünkü geride bıraktığım pürüzsüz bir yüzeyin, aceleyle kotarılmış yüzlerce metrekareden daha kalıcı olduğunu çoktan öğrendim. Yine de bazen, gölgesinde ömrümü tükettiğim bu devasa figürlerin gölgesinden çıkıp kendi hayatımın resmini çizmeye hiç fırsat bulamadığımı düşündüğümde, içimi ince bir sızı kaplamıyor değil.

Bu parçadaki anlatıcıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mesleki adanmışlığının getirdiği olgunluğa karşın, hayatın ıskalanmış yönlerine dair hafif bir burukluk hissetmektedir.

Cevap

Mesleki adanmışlığının getirdiği olgunluğa karşın, hayatın ıskalanmış yönlerine dair hafif bir burukluk hissetmektedir.
Anlatıcının kırk yıllık meslek hayatındaki titizliği, işine duyduğu saygı ve yavaşlığına yönelik eleştirileri olgunlukla karşılaması onun mesleki adanmışlığını ve olgunluğunu gösterir. Son cümlede yer alan 'kendi hayatının resmini çizememiş olmaktan duyulan ince sızı' ise hayatın kaçırılmış/ıskalanmış taraflarına yönelik bir burukluğu yansıtmaktadır. Bu nedenle mesleki adanmışlık ve olgunluğun yanında burukluk hissedildiğini belirten yargı doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genel tonunu ve anlatıcının kendi mesleği hakkındaki ifadelerini analiz etmek.
Anlatıcı kırk yıldır büyük bir sabır ve titizlikle tapınak fresklerini restore etmektedir. İlerleyişinin yavaşlığını eleştirenlere karş�� olgun bir tavır takınmakta ve yaptığı işin kalıcılığına inanmaktadır. Bu durum anlatıcının mesleki adanmışlığını ve olgunluğunu gösterir.
Anlatıcının karakter özelliklerini ve işine yaklaşımını belirlemek için parçanın ilk kısımları incelenmelidir.
2
Paragrafın son cümlesindeki duygu durumunu ve itirafları incelemek.
Anlatıcı, kendi hayatının resmini çizmeye hiç fırsat bulamadığını düşündüğünde içini ince bir sızının kapladığını belirtmektedir. Bu da hayatın ıskalanmış yönlerine dair hafif bir burukluk duyulduğunu gösterir.
Anlatıcının içsel çelişkilerini ve taşıdığı diğer baskın duyguyu yakalamak gerekir.
3
Seçenekleri analiz ederek metindeki ifadelerle birebir eşleşen yargıyı tespit etmek.
Mesleğine adanmış olgun bir duruş sergilerken aynı zamanda kendi bireysel yaşamını ertelemiş olmanın burukluğunu yaşayan anlatıcı profilini yansıtan yargının doğru olduğu belirlenir.
Hem karakter özelliğini (adanmışlık ve olgunluk) hem de duygu durumunu (burukluk) kapsayan en tutarlı seçeneğe ulaşmak hedeflenir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Karakter ve Duygu Analizi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 285Soru

Sanatın gerçekliği yansıtma biçimi, öteden beri estetiğin en çok tartışılan çıkmazlarından biridir. Çoğu kimse realizmi, dış dünyanın ayna gibi tuvale aktarılması olarak görür; bu sığ bir yaklaşımdır. Oysa sanatçı bir kameraman değildir. Fotoğraf makinesinin mekanik merceğiyle sanatçının zihni arasındaki fark, tam da buradadır. Fotoğraf nesneyi olduğu gibi dondururken sanat, nesneyi sanatçının algı süzgecinden geçirerek yeniden inşa eder. Nitekim ünlü düşünür de 'Sanat, doğaya eklenmiş insandır.' diyerek bu yaratıcı müdahaleyi vurgulamıştır. Dolayısıyla bir eserdeki gerçeklik, gördüğümüzün kendisi değil, onun sanatçının düş gücüyle yoğrulmuş yeni bir biçimidir.

Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Düşüncelerin akışını hızlandırmak amacıyla olaylar kişi, yer ve zaman unsurlarıyla öykülenmiştir.

Cevap

Düşüncelerin akışını hızlandırmak amacıyla olaylar kişi, yer ve zaman unsurlarıyla öykülenmiştir.
Metin genel olarak sanatsal gerçeklik üzerine yazılmış felsefi/düşünsel bir metindir. Tartışmacı ve açıklayıcı anlatım biçimleri ile karşılaştırma, tanık gösterme ve benzetme gibi düşünceyi geliştirme yollarına başvurulmuştur. Ancak metinde herhangi bir olay akışı, kişi, yer ve zaman unsuru bulunmadığı için olayların öykülendiği ifadesi söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genel anlatım türü ve amacını belirleme.
Parçada sanat ve gerçeklik ilişkisi üzerine kişisel bir görüş savunulmakta, yerleşik bir düşünceye karşı çıkılmaktadır. Bu durum tartışmacı anlatım biçiminin kullanıldığını gösterir.
Metnin ana amacının okuyucunun fikrini değiştirmek olup olmadığını saptamak anlatım biçimini belirlememize yardım eder.
2
Parçada yararlanılan düşünceyi geliştirme yollarını tespit etme.
Fotoğraf makinesi ile sanatçı zihni karşılaştırılmış (karşılaştırma); realizm anlayışı 'ayna gibi' ifadesiyle somutlaştırılmış (benzetme); bir düşünürün sözü doğrudan aktarılarak düşünce desteklenmiştir (tanık gösterme).
Metinde kullanılan yardımcı anlatım tekniklerini bularak seçeneklerdeki ifadeleri doğrulamak gerekir.
3
Seçenekleri analiz ederek yanlış olan seçeneği belirleme.
Paragraf, fikir ağırlıklı (düşünsel) bir metin olup olay anlatımına (öyküleme) yer verilmemiştir. Kişi, yer ve zaman gibi ögelerle bir olay akışı kurgulanmadığı için olayların öykülendiği söylenemez.
Tartışmacı ve açıklayıcı metinlerde öyküleme biçimine başvurulmayacağını bilmek doğru seçeneğe ulaşmamızı sağlar.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım Biçimleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 286Soru

(I) İnsanlığın yazılı kültür tarihindeki en büyük ortaklarından biri olan mürekkep, ilk olarak Antik Mısır ve Çin uygarlıklarında eş zamanlı olarak kullanılmaya başlanmıştır. (II) O dönemlerde is karası, bitki öz suları ve bazı minerallerin karı��tırılmasıyla elde edilen bu sıvı, papirüslerin ve parşömenlerin üzerine bilgiyi sabitlemenin en etkili yoluydu. (III) Orta Çağ boyunca manastırlarda kopyalanan el yazması eserler sayesinde formülü geliştirilen mürekkep, dayanıklılığını artıracak kimyasal bileşenlerle zenginleştirildi. (IV) Mürekkebin bu tarihsel yolculuğu boyunca kullanımı, yazının yaygınlaşmasında ve bilginin sınıflar arası geçişinde katalizör görevi üstlendi. (V) Günümüzde ise dijitalleşmenin etkisiyle geleneksel mürekkep kullanımı azalsa da mürekkebin kimyasal yapısındaki değişimler endüstriyel ambalaj ve baskı sektöründe yeni bir boyut kazanmıştır. (VI) Özellikle akıllı paketleme sistemlerinde kullanılan ısıya veya ışığa duyarlı özel mürekkepler, gıda güvenliğinin takibinde aktif olarak rol oynamaktadır.

Bu paragraf iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: V; 5; V.; v; v.

Cevap

İkinci paragraf beşinci cümleyle başlar.
Paragrafta mürekkebin tarihsel gelişimi anlatılırken beşinci cümleden itibaren günümüzdeki teknolojik ve endüstriyel kullanım alanlarına geçilerek konu farklı bir yöne taşınmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki cümlelerin konularını ve bakış açılarını belirleme
İlk dört cümlede mürekkebin antik çağdan orta çağa kadar uzanan tarihsel gelişimi ve bilginin yayılmasındaki tarihsel rolü işlenmektedir.
Paragrafı bölmek için konunun değiştiği veya farklı bir yönünün ele alınmaya başlandığı geçiş noktasını tespit etmek gerekir.
2
Konunun veya bakış açısının değiştiği ilk cümleyi saptama
Beşinci cümleden itibaren konu, mürekkebin tarihsel serüveninden günümüzdeki endüstriyel ve teknolojik kullanım alanlarına kaymaktadır. Altıncı cümle de bu yeni konuyu detaylandırmaktadır.
Beşinci cümle, zaman dilimi ve ele alınan yön bakımından yeni bir konuya geçiş yaptığı için ikinci paragrafın giriş cümlesidir.

Anahtar Kavram

Bir paragrafı ikiye bölmek için anlam bütünlüğünün kırıldığı, konunun başka bir boyutuna geçildiği ilk cümle belirlenmelidir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 287Soru

Müzeler, geçmişin maddi kalıntılarını saklayan soğuk depolar olmaktan çıkıp insanlı��ın ortak hafızasını canlı tutan etkileşimli alanlara dönüşmüştür. Dijital teknolojilerin sunduğu olanaklar sayesinde bugün, binlerce kilometre uzaktaki bir sanat eserini yüksek çözünürlüklü ekranlarımızda inceleyebiliyoruz. Hatta sanal gerçeklik gözlükleriyle Louvre Müzesi'nin koridorlarında adeta yürüyebiliyoruz. Ancak bu dijitalleşme dalgası, eserin fiziksel varlığıyla kurduğumuz o biricik, aurasal bağı zayıflatmıyor mu? Bir eserin karşısında dururken hissettiğimiz o zamansal derinlik ve malzemenin kokusu, piksellerden oluşan bir simulasyona sığdırılabilir mi? Elbette hayır. Dijital dünya bize bilgi sunar ama sanatın asıl hedefi olan estetik deneyimi eksik bırakır. Bu yüzden teknoloji, müzeleri görünür kılmada bir araç olmaktan öteye geçmemelidir.

Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Olaylar kronolojik bir sıra içinde, devinim ve eylem merkezli bir akışla aktarılmıştır.

Cevap

Parçada devinim ve olay akışına dayalı öyküleyici bir anlatım (kronolojik sıra içinde devinim ve eylem merkezli akış) kullanılmamıştır.
Parçada tartışmacı anlatım, açıklama, karşılaştırma, örnekleme ve betimleyici ögeler yer almaktadır. Ancak olayların zaman akışı içinde, devinim ve eylem odaklı bir biçimde aktarıldığı öyküleyici anlatım biçimine başvurulmamıştır. Bu nedenle eylem ve hareket merkezli bir akışın olduğunu belirten ifade söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genel anlatım yapısını ve ağır basan anlatım biçimlerini incelemek.
Metinde fikirsel bir tartışmanın yürütüldüğü, dijital müze deneyimi ile fiziksel deneyimin karşılaştırıldığı görülmektedir. Yazar kendi tezini savunmaktadır.
Metnin ana anlatım yönelimini belirlemek, yanlış seçeneklerin elenmesini kolaylaştırır.
2
Seçeneklerdeki anlatım özelliklerini metindeki unsurlarla eşleştirmek.
Louvre Müzesi örneği örneklemeyi, 'zayıflatmıyor mu?' sorusu soru cümleleriyle düşündürmeyi, fiziksel ve dijital karşılaştırması karşılaştırmayı, 'soğuk depolar' ve 'malzemenin kokusu' gibi ifadeler de izlenim kazandırmayı doğrular.
Metinde var olan anlatım biçimlerini ve düşünceyi geliştirme yollarını kanıtlarıyla tespit etmek gerekir.
3
Olay ve devinim odaklı bir anlatımın (öyküleme) varlığını kontrol etmek.
Metin bir olay yazısı olmadığından kronolojik sıra ve eylem akışı bulunmamaktadır. Bu durum söylenemez olan seçeneği doğrular.
Öyküleyici anlatımın temel unsurlarının metinde eksik olduğunu teyit etmek için bu adım gereklidir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım Biçimleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 288Soru

35. soruyu aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.

Bilimsel etkinlikte gözlem, ham duyusal verilerin doğrudan doğruya zihne aktarılması süreci olarak görülmüştür uzun süre. Oysa modern bilim tarihi ve felsefesi çalışmaları, gözlemin kuramlardan bağımsız bir 'saf algı' olmadığını, aksine her gözlem eyleminin arka plandaki kuramsal kabullerle şekillendiğini savunur. Başka bir deyişle, baktığımız şeyi nasıl gördüğümüz, zihnimizde önceden var olan kuramsal çerçeveler tarafından belirlenir. Bu durum özellikle ileri teknoloji ürünü bilimsel aletlerin kullanımıyla daha da belirgin bir boyut kazanır. Örneğin bir mikroskop veya teleskopla yapılan gözlem, sadece çıplak gözün fiziksel sınırlarını genişleten mekanik bir büyüteç işlevi görmez; aynı zamanda o cihazın tasarımına, optik yasalarına ve ışığın kırılma kuramlarına dayanan karmaşık bir teorik ağı da beraberinde getirir. Bilim insanı, mercekten bakarken gördüğü şeyi yorumlamak için bu araçların arkasında yatan fizik teorilerini baştan doğru kabul etmek durumundadır. Dolayısıyla bilimsel bir aletle elde edilen veri, doğanın dolaysız ve tarafsız bir yansıması değil, o aletin dayandığı kuramlar aracılığıyla inşa edilmiş, yapılandırılmış bir bilgidir. Bu bağlamda, deney ve gözlem sonuçlarının bilimsel meşruiyeti, kullanılan araçların kuramsal arka planının kabul görmüş olmasıyla doğrudan ilişkilidir.

Bu parçadan hareketle bilimsel araçlarla gerçekleştirilen gözlemlerle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Elde edilen bulguların bilimsel geçerliliği, bu bulguları sağlayan araçların dayandığı kuramsal temellerin kabul görmüş olmasına bağlıdır.

Cevap

Elde edilen bulguların bilimsel geçerliliği, bu bulguları sağlayan araçların dayandığı kuramsal temellerin kabul görmüş olmasına bağlıdır.
Bulguların geçerliliğinin araçların dayandığı kuramsal temellerin kabul görmesine bağlı olduğunu ifade eden seçenek doğrudur. Çünkü parçanın son cümlesinde deney ve gözlem sonuçlarının bilimsel meşruiyetinin, kullanılan araçların kuramsal arka planının kabul görmüş olmasıyla doğrudan ilişkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin bütününde ele alınan ana konuyu ve özellikle son cümlede vurgulanan yargıyı analiz etmek.
Yazarın bilimsel araçlarla yapılan gözlemlerin, bu araçların arka planındaki teorilerin kabul edilmesine dayandığı yönündeki argümanı belirlenir.
Gözlemin kuramsal çerçeveden bağımsız olamayacağı fikrinin hangi sonuca bağlandığını anlamak için.
2
Seçenekleri metindeki bilgilerle karşılaştırarak doğrulamak.
Elde edilen bulguların meşruiyetinin, araçların kuramsal arka planının kabul görmesiyle ilişkili olduğunu belirten seçeneğin doğru olduğu görülür. Diğer seçeneklerin ise metindeki ifadelerle çeliştiği ya da metinde yer almayan çıkarımlar barındırdığı tespit edilir.
Çeldiricileri eleyerek doğru yargıya ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Çoklu Paragraf Sorularında Paragraftan Çıkarılabilecek Yargıları Belirleme
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 289Soru

Kitap basımı, insanlık tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olarak kabul edilir. Matbaanın icadından önce kitaplar el yazısıyla çoğaltıldığı için hem çok pahalıydı hem de sadece sınırlı bir kesimin kullanımına sunulabiliyordu. Johannes Gutenberg'in hareketli metal harflerle baskı tekniğini geliştirmesi, bu alanda büyük bir devrim yarattı. Bu teknik sayesinde kitaplar daha hızlı, ucuz ve hatas��z bir şekilde basılmaya başlandı. Bilgi, manastırların ve sarayların dışına çıkarak halk tabakasına yayıldı. Modern çağın eğitim ve kültür düzeyinin yükselmesinde matbaacılığın bu hızlı gelişimi temel itici güç olmuştur.

Bu parçanın anlatımında açıklayıcı anlatım biçimi kullanılmıştır.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Verilen parçada açıklayıcı anlatım biçiminin kullanıldığı yargısı doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin yazılış amacını ve içeriğini incelemek.
Metin, kitap basımı ve matbaanın tarihsel gelişimi üzerine kurulmuş ve okuyucuyu bilgilendirmek amacıyla kaleme alınmıştır.
Okuyucuya bilgi verme amacı taşıyan metinlerde açıklayıcı anlatım biçiminin kullanıldığını bilmek gerekir.
2
Metindeki dil ve anlatım özelliklerini analiz etmek.
Metinde nesnel yargıların ön planda olduğu, sade ve anlaşılır bir dil kullanılmıştır.
Açıklayıcı anlatım biçiminin temel nitelikleri olan nesnellik ve açıklık metnin bütününde hâkimdir.

Anahtar Kavram

Açıklayıcı anlatım biçimi, okuyucuya bilgi vermeyi ve bir konuyu öğretmeyi amaçlayan, nesnelliğin ve açıklığın ön planda olduğu bir anlatım türüdür.
Soru 290Soru

Sanat eserlerinin ve tarihî yapıların restorasyonunda "patina", eserin yüzeyinde zamanla oluşan, yaşanmışlığın izlerini taşıyan ince tabakayı ifade eder. Klasik restorasyon anlayışı, eseri ilk üretildiği günkü kusursuzluğuna kavuşturmayı hedeflerken çağdaş kuramlar patinayı eserin tarihsel kimliğinin ayrılmaz bir parçası olarak kabul eder. Çünkü patina, nesnenin yalnızca fiziksel varlığını değil, onun zamana karşı direnişini ve geçirdiği tarihsel süreçleri de görünür kılar. Patinayı yok etmek, eseri zamansızlaştırmak ve onu steril bir taklide dönüştürmek anlamına gelir. Dolayısıyla günümüz restorasyon pratiklerinde patinanın korunması, eserin estetik değerinden ziyade onun bir tarihsel belge olarak taşıdığı hakikati koruma kaygısından beslenir.

Bu parçada aşağıdakilerin hangisinden söz edilmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Günümüz restorasyon yaklaşımlarında patinanın korunmasının, eserin tarihsel belge değerini muhafaza etme işlevinden

Cevap

Günümüz restorasyon yaklaşımlarında patinanın korunmasının, eserin tarihsel belge değerini muhafaza etme işlevinden söz edilmektedir.
Parçada, çağdaş restorasyon kuramlarında patinanın eserin tarihsel kimliğinin bir parçası olarak görüldüğü ve günümüz restorasyon pratiklerinde patinanın korunmasının, eserin estetik değerinden ziyade bir tarihsel belge olarak taşıdığı hakikati koruma kaygısından kaynaklandığı anlatılmaktadır. Bu doğrultuda, günümüz restorasyon yaklaşımlarında patinanın korunmasının eserin tarihsel belge değerini muhafaza etme işlevi parçanın genelinde söz edilen konudur.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın giriş ve gelişme cümlelerini analiz ederek temel kavramı belirleme
Paragraftaki temel kavramın sanat eserlerindeki zamanla oluşan izler, yani "patina" kavramı ve bunun restorasyondaki yeri oldu��u görülmüştür.
Konuyu belirlemek için öncelikle metinde üzerinde en çok durulan anahtar kavramı tespit etmek gerekir.
2
Klasik ve çağdaş restorasyon anlayışlarının patinaya bakış açısını karşılaştırma
Klasik anlayış eseri ilk günkü hâline getirmek isterken, çağdaş kuramların patinayı tarihsel kimliğin parçası olarak gördüğü anlaşılmıştır.
Yazarın konuyu hangi iki kutup veya bakış açısı üzerinden geliştirdiğini anlamak, konunun sınırlarını çizmeye yardımcı olur.
3
Sonuç cümlesindeki vurguyu belirleme
Son cümlede günümüz pratiklerinde patinanın korunmasının estetik kaygılardan ziyade tarihsel bir belge olarak taşıdığı hakikati koruma kaygısından beslendiği sonucuna varılmıştır.
Yazarın konuyu nereye bağladığını ve asıl vurgulamak istediği odağı belirlemek doğru seçeneğe ulaşmayı sağlar.
4
Belirlenen odağı seçeneklerle eşleştirme ve çeldiricileri eleleme
Patinanın korunmasının estetik kaygı yerine tarihsel belge değerini muhafaza etme işleviyle doğrudan ilişkili olduğunu belirten seçeneğin doğru olduğu görülmüştür. Diğer seçenekler ya metin dışı yorumlar içerir ya da yan unsurlara odaklanır.
Soru kökünde doğrudan neyden söz edildiği sorulduğu için ana odağı tam yansıtan genel konuyu bulmak gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafın konusu, yazarın üzerinde durduğu, hakkında açıklama yaptığı kavram, durum veya düşüncedir. Bir paragrafın konusunu bulmak için 'Bu parçada ne anlatılmaktadır?' sorusuna yanıt aranır ve metnin genelini kapsayan en sınırlı yargı belirlenir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 291Soru

Koku duyusu, insan zihninde geçmişe dair anıları en hızlı ve en canlı şekilde canlandıran duyudur. Edebiyatta 'Proust etkisi' olarak adlandırılan bu durum, Marcel Proust’un romanında Madeleine kekini çaya batırıp kokusunu almasıyla çocukluk anılarına gitmesinden ilham alır. Bilimsel olarak koku reseptörleri, beynin duygu ve hafıza merkezi olan amigdala ve hipokampüs ile doğrudan bağlantılıdır. Diğer duyular önce talamusta işlenirken koku duyusu bu istasyonu pas geçerek doğrudan duygu merkezine ulaşır. Bu doğrudan erişim, kokuların mantıksal süzgeçlerden geçmeden doğrudan yoğun duygusal anıları tetiklemesini sağlar. Bu yüzden yıllar önce kokladığımız bir koku, bizi anında o anın atmosferine götürebilir.

Bu parçada 'Proust etkisi' ve koku duyusu ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Koku duyusu aracılığıyla hatırlanan anıların, diğer duyularla canlandırılan anılardan daha doğru bilgiler sunduğuna

Cevap

Koku duyusu aracılığıyla hatırlanan anıların, diğer duyularla canlandırılan anılardan daha doğru bilgiler sunduğuna
Doğru seçenek olan koku duyusu aracılığıyla hatırlanan anıların daha doğru bilgiler sunduğu yargısına parçadan ulaşılamaz. Parçada koku duyusunun anıları daha hızlı ve canlı tetiklediği, mantıksal süzgeçlerden geçmeden doğrudan duygu merkezine ulaştığı belirtilmekle birlikte, bu durumun anıların doğruluğu ve bilgi kalitesi açısından diğer duyulardan daha üstün olduğuna dair bir çıkarım yer almamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki temel bilgileri ve yardımcı düşünceleri analiz etmek.
Koku duyusunun doğrudan duygu ve hafıza merkezlerine ulaştığı, bu durumun Proust'un romanından esinlenerek 'Proust etkisi' olarak adlandırıldığı ve diğer duyulardan farklı bir işleme mekanizmasına sahip olduğu belirlendi.
Soruda değinilmeyen seçeneği bulmak için öncelikle parçada yer alan tüm yardımcı düşünceleri tespit etmek gerekir.
2
Seçenekleri paragraftaki bilgilerle eşleştirmek ve karşılaştırmak.
Koku duyusunun hafıza ve hislerin yönetildiği alanlarla doğrudan bağ kurduğu bilgisi amigdala ve hipokampüs bağlantısıyla; edebi eserden esinlenildiği bilgisi Marcel Proust'un romanıyla; diğer duyuların farklı yol izlediği bilgisi talamus detayıyla; akıl yürütme aşamasına uğramadan anıları canlandırdığı bilgisi ise mantıksal süzgeçten geçmeme ifadesiyle eşleşmektedir.
Her bir seçeneğin parçada karşılığının olup olmadığını doğrulamak için eşleştirme yapılır.
3
Eşleşmeyen veya parçada geçmeyen yargıyı tespit etmek.
Hatırlanan anıların doğruluğu veya bilgi kalitesi açısından diğer duyularla karşılaştırıldığına dair hiçbir ifade bulunamamıştır.
Parçada koku duyusunun anıyı hızlı ve canlı tetiklediği söylenmiştir ancak bu durum anının doğruluk derecesini kanıtlamaz. Bu yargı parçadan çıkarılamaz.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünceler
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 292Soru

(I) Marcel Proust’un *Kayıp Zamanın İzinde* adlı anıtsal yapıtında, çaya batırılan bir madlen kekinin kokusu ve tadıyla tetiklenen o meşhur geçmişe dönüş anı, edebiyat tarihine "istem dışı bellek" kavramının en estetik tasviri olarak geçmiştir. (II) Yazar; bilinçli bir geri çağırma çabasıyla ulaşılamayan geçmiş yaşantıların, duyusal uyarıcılar aracılığıyla zihnin derinliklerinden aniden ve tüm canlılığıyla nasıl sıyrıldığını bu sahne üzerinden inceler. (III) Anlatı sanatında hafızanın kapılarını aralayan bu duyusal tetikleyiciler, kronolojik zaman algısını kırarak karakterlerin şimdiki zamanı ile geçmişi arasında estetik köprüler kurar. (IV) Koku duyusunun bellek üzerindeki bu ayrıcalıklı konumu, insan beyninde koku soğanının doğrudan limbik sistemle, yani duyguların ve hafızanın yönetildiği merkezle temas halinde olmasından kaynaklanır. (V) Diğer duyusal uyarılar talamus süzgecinden geçip işlendikten sonra ilgili merkezlere ulaşırken koku sinyallerinin bu filtrelemeye u��ramadan doğrudan amigdalaya iletilmesi, kokuların neden anında güçlü duygusal tepkiler yarattığını açıklar. (VI) Nitekim nörobilimsel çalışmalar da koku duyusu ile şekillenen anıların, görsel ya da işitsel olanlara kıyasla çok daha uzun süre bellekte korunduğunu doğrulamaktadır.

Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Dördüncü cümle (IV)
Dördüncü cümleden itibaren yazar, konunun edebi ve sanatsal boyutundan (anlatı sanatındaki estetik işlevinden) uzaklaşarak konuyu biyolojik ve anatomik bir çerçeveye (koku soğanının limbik sistemle olan doğrudan bağlantısına) taşımıştır. Bu durum yeni bir paragrafın başlangıcını gerektirir.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin ilk üç cümlesi analiz edilir.
İlk üç cümlede (I, II ve III) edebiyat dünyasından örneklerle (Proust'un eseri) duyusal uyarıcıların anlatıdaki estetik ve zamansal işlevleri ele alınmaktadır.
Paragrafın giriş bölümünün hangi konuya odaklandığını belirlemek için.
2
Dördüncü cümleden itibaren gerçekleşen konu değişimi incelenir.
Dördüncü cümlede (IV) konu tamamen değişerek koku duyusunun bellek üzerindeki gücünün biyolojik, anatomik ve evrimsel kökenlerine (limbik sistem bağlantısı) geçiş yapılmıştır.
Metindeki düşünce yönünün ve bakış açısının değiştiği ilk noktayı saptamak için.
3
Sonraki cümlelerin dördüncü cümle ile bağı kontrol edilir.
Beşinci (V) ve altıncı (VI) cümleler, dördüncü cümlede giriş yapılan nörobiyolojik açıklamayı ve bilimsel araştırmaları devam ettirmektedir.
Dördüncü cümleden sonra yeni bir düşünce zincirinin kurulup kurulmadığını doğrulamak için.

Anahtar Kavram

Paragrafı iki paragrafa bölme sorularında, yazarın konuya bakış açısını değiştirdiği veya yeni bir alt başlığa/konuya geçtiği ilk cümleyi belirleme.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 293Soru

(I) Modern edebiyat eleştirisinde metin, yazarın zihnindeki mutlak niyetin somutlaşmış bir yansıması olmaktan ziyade, okurun alımlama sürecinde sürekli yeniden üretilen dinamik bir alan olarak tanımlanır. (II) Okur merkezli kuramların öncülük ettiği bu bakış açısı, okuru metnin anlam dünyasını edilgen bir biçimde çözen değil, o dünyaya aktif olarak yön veren bir kurucu ortak hâline getirir. (III) Dolayısıyla bir yapıtın nihai anlamı, yazarın önceden çizdiği sınırlarla belirlenmiş sabit bir veri olmayıp okurun kültürel bagajı ve tarihsel ufkuyla sürekli genişleyen bir potansiyeldir. (IV) Edebi eserin estetik değerinin, onun yazıldığı dönemin toplumsal koşullarından bağımsız ele alınamayacağını savunan sosyolojik yaklaşım da alımlama estetiğiyle eş zamanlı olarak gelişim göstermiştir. (V) Anlamın bu şekilde çoğullaşması ve akışkanlık kazanması, metni donmuş bir anıt olmaktan kurtararak onu her okuma ediminde yeniden kurulan interaktif bir süreç hâline getirir.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Dördüncü cümle (IV. cümle)
Dördüncü cümle parçanın düşünce akışını bozmaktadır. Paragrafın genelinde metnin anlamının okurun alımlama süreciyle genişleyen ve yeniden üretilen dinamik bir yapı olduğu savunulmaktadır. Birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci cümleler bu tezi mantıksal bir sıra içinde geliştirir. Üçüncü cümledeki anlam genişlemesi tespiti, beşinci cümledeki 'Anlamın bu şekilde çoğullaşması' ifadesiyle doğrudan tamamlanır. Ancak dördüncü cümlede, araya girilerek eserin toplumsal koşullarla ilişkisini ele alan sosyolojik yaklaşımdan bahsedilmiş, konunun yönü değiştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ana konusunu ve anahtar kelimelerini belirleme.
Metnin modern edebiyat eleştirisinde okurun rolü ve metnin alımlama sürecinde anlamın yeniden inşası üzerine odaklandığı tespit edildi.
Paragrafın bütünlüğünü bozan yabancı unsurları belirleyebilmek için öncelikle ortak izleği netleştirmek gerekir.
2
Cümleler arasındaki dilsel ve mantıksal köprüleri inceleme.
I, II, III ve V. cümlelerin birbirini doğrudan destekleyen, okurun aktif yorumlama gücü ve anlamın genişlemesi zincirini kuran yapıda olduğu görüldü. Özellikle III. cümledeki anlam genişlemesinin, V. cümledeki 'Anlamın bu şekilde çoğullaşması' ifadesiyle bağlandığı belirlendi.
Akışı bozan cümleyi bulmak, kopukluğun nerede gerçekleştiğini yapısal ipuçlarıyla kanıtlamayı gerektirir.
3
Konu dışı veya farklı bir bakış açısına kayan cümleyi tespit etme.
IV. cümledeki 'sosyolojik yaklaşım' ve 'toplumsal koşullar' konusunun, metindeki 'bireysel alımlama ve okur merkezli anlam üretimi' odağından saptığı ve akışı bozduğu saptandı.
Metne dışarıdan eklemlenmiş gibi duran ve düşünce zincirini kesintiye uğratan cümleyi teyit etmek için bu adım gereklidir.

Anahtar Kavram

Paragrafta akışı bozan cümleyi bulma
Soru 294Soru

Güneş enerjisi, dünyamıza ulaşan ve çevreye hiçbir zarar vermeyen en temiz güç kaynaklarının başında gelir. Günümüzde bu enerjiden elektrik üretmek amacıyla fotovoltaik paneller yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu sistemler, üzerlerine düşen güneş ışığını doğrudan elektrik akımına dönüştürürler. Fosil yakıtların aksine, güneş enerjisi üretimi sırasında çevreye karbondioksit gibi zararlı sera gazları salınmaz. Bu yönüyle hem ekolojik dengenin korunmasına yardımcı olur hem de ülkelerin enerji bağımlılığını azaltır. Teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte panellerin verimliliği her geçen gün artmakta, üretim maliyetleri ise ciddi oranda düşmektedir. Bu durum, temiz enerjiyi kömür ve petrol gibi geleneksel enerji kaynaklarına kıyasla daha cazip bir alternatif hâline getirmektedir.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Okuyucuya bir konu hakkında bilgi vermek ve onu aydınlatmak amacıyla açıklayıcı anlatıma başvurulmuştur.

Cevap

Okuyucuya bir konu hakkında bilgi vermek ve onu aydınlatmak amacıyla açıklayıcı anlatıma başvurulmuştur.
Doğru cevap, okuyucuya bilgi vermek ve onu aydınlatmak amacıyla açıklayıcı anlatıma başvurulduğunu belirten seçenektir. Parçada güneş enerjisinin tanımı, fotovoltaik panellerin çalışma prensibi ve fosil yakıtlarla karşılaştırılması nesnel bir dille anlatılarak okuyucuya bilgi sunulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin genel amacını ve yazılış nedenini belirleme
Metin, güneş enerjisi ve fotovoltaik paneller hakkında nesnel bilgiler sunmaktadır.
Yazarın okuyucuya bilgi aktarma amacını tespit etmek, anlatım biçimini belirlemede ilk adımdır.
2
Seçeneklerdeki tanımlarla metindeki anlatım özelliklerini karşılaştırma
Metinde bilgi verme (açıklama) ve karşılaştırma (fosil yakıtlar ile güneş enerjisi) öne çıkarken, tartışma, öyküleme veya betimleme gibi diğer anlatım biçimlerine yer verilmediği görülür.
Doğru seçeneğe ulaşmak için metindeki dil ve anlatım özelliklerinin seçeneklerde verilen tanımlarla eşleştirilmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım Biçimleri (Açıklayıcı Anlatım)
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 295Soru

Zaman; olayların geçmişten günümüze ve geleceğe doğru birbiri ardına sıralandığı, kesintisiz devam eden boyutsuz bir süreçtir. Ancak onun akışı, fiziksel dünyada mutlak bir nehir gibi kendi mecras��nda ilerlemek yerine zihnin olayları ardışık kılma çabasıyla şekillenir. Klasik fiziğin aksine Einstein’ın görelilik kuramıyla hayatımıza giren bu yeni bilimsel kavrayış, zamanı mekândan tümüyle bağımsız bir olgu olmaktan kalıcı olarak çıkarmıştır. Nitekim ünlü fizikçi, 'Zaman, ne kadar ısrarcı olursa olsun, sadece bizim algıladığımız illüzyondan ibarettir.' diyerek bu durumu çarpıc�� bir biçimde dile getirir. Bugün modern nörobilim çalışmaları da insan beyninin zamanı işleme mekanizmasının, dışsal bir saatten ziyade içsel nöronal ağların ritmine bağlı olduğunu göstermektedir. Yapılan kontrollü laboratuvar deneylerinde, yüksek adrenalin anlarında bireylerin zamanı normalden %36 daha yavaş algıladıkları saptanmıştır. Bu durum, öznel zaman algısının nesnel saat tiktaklarına meydan okuduğunun en açık kanıtıdır.

Bu parçanın anlatımında aşağıda verilen düşünceyi geliştirme yollarından hangisine başvurulmamıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: ��rneklendirme

Cevap

Örneklendirme
Örneklendirme, soyut bir düşünceyi görünür ve anlaşılır kılmak amacıyla konuya uygun örnekler sunma yoludur. Bu parçada yazar, zamanın öznelliğini anlatmak için bilimsel kuramlardan, bir bilim insanının (Einstein) sözünden ve nörobilimsel bir deneyin istatistiksel verisinden yararlanmıştır; ancak konuyu somutlaştırmak amacıyla herhangi bir örnek sıralamamış veya örneklendirmeye başvurmamıştır. Bu nedenle örneklendirme paragrafta yer almayan düşünceyi geliştirme yoludur.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin giriş cümlesi incelenerek tanımlama unsurunun varlığı kontrol edilir.
'Zaman; olayların geçmişten günümüze ve geleceğe doğru birbiri ardına sıralandığı, kesintisiz devam eden boyutsuz bir süreçtir.' cümlesinin 'Zaman nedir?' sorusuna net bir cevap verdiği ve tanımlama içerdiği belirlenir.
Metnin yapısal olarak hangi kavramsal temeller üzerine kurulduğunu anlamak ve tanımlama yoluna başvurulup başvurulmadığını saptamak.
2
Metindeki karşılaştırma bildiren ifadeler ve bağlaçlar araştırılır.
'Klasik fiziğin aksine', 'dışsal bir saatten ziyade' ve 'normalden %36 daha yavaş' ifadelerinin iki farklı durumu veya kavramı kıyasladığı tespit edilir.
Fikirlerin birbirine göre üstünlük, zıtlık veya benzerlik yönünden değerlendirilip değerlendirilmediğini belirlemek.
3
Metinde yazarın görüşünü desteklemek amacıyla yetkin bir kişinin görüşüne doğrudan veya dolaylı olarak yer verilip verilmediği incelenir.
Einstein’ın adı anılarak 'Zaman, ne kadar ısrarcı olursa olsun, sadece bizim algıladığımız illüzyondan ibarettir.' doğrudan alıntısının metne dahil edildiği görülür.
Yazarın kendi savını ispatlamak için başka bir uzmanın görüşüne sığınıp sığınmadığını tespit etmek.
4
Metinde istatistiksel veya nicel ölçüm bildiren sayısal ifadeler aranır.
Deney sonuçlarında geçen '%36' ifadesinin sayısal veri olarak kullanıldığı saptanır.
Savunulan düşüncenin bilimsel verilerle ve ölçülebilir değerlerle desteklenip desteklenmediğini anlamak.
5
Metinde soyut bir düşünceyi somutlaştırmak amacıyla nesne, kişi veya durum örneklerinin verilip verilmediği aranır.
Metinde herhangi bir genel kavramı somutlaştırmaya yönelik örneklere rastlanmaz; laboratuvar deneyi örneklendirme değil, sayısal veri barındıran bilimsel bir kanıttır. Bu nedenle örneklendirme kullanılmamıştır.
Doğru seçeneğe ulaşmak için metindeki eksik düşünceyi geliştirme yolunu kesinleştirmek.

Anahtar Kavram

Paragrafta kullanılan düşünceyi geliştirme yollarının tespiti
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 296Soru

Onun öykülerini okurken dilin kendi yatağında hiçbir engele takılmadan, adeta pürüzsüzce akan bir nehir gibi ilerlediğini hissedersiniz. Telaffuzu güç kelimelerin veya yapay söz dizimlerinin bulunmayışı, okuru yormadan metnin sonuna taşır. Ancak bu sürükleyici yapının ardında, aynı düşünceyi karşılayan farklı sözcükleri veya benzer anlamlı ifadeleri bir arada kullanma alışkanlığı yatar. Yazar, anlatımını güçlendirmek amacıyla bir cümlede aynı anlama gelen kelimeleri peş peşe sıralamaktan çekinmez; bu da metni hacimsel olarak genişletse de anlamsal olarak durağanlaştırır.

Bu par��ada sözü edilen yazarın öykülerinde sırasıyla hangi anlatım ilkelerinin olumlu ve olumsuz yönleri belirginleşmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akıcılık - Duruluk

Cevap

Akıcılık - Duruluk
Yazarın metninin engelsiz ve pürüzsüz bir şekilde akıp gitmesi, telaffuzu zor kelimelerin bulunmaması 'akıcılık' ilkesini olumlu şekilde karşılar. Ancak aynı anlama gelen sözcükleri veya ifadeleri bir arada kullanması metindeki duruluğu bozar ve 'duruluk' ilkesinin olumsuz yönünü (ihlalini) ortaya koyar. Bu yüzden doğru eşleştirme akıcılık ve duruluk olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki 'dilin kendi yatağında hiçbir engele takılmadan, adeta pürüzsüzce akan bir nehir gibi ilerlemesi' ve 'telaffuzu güç kelimelerin bulunmaması' ifadeleri incelenir.
Bu özelliklerin metnin kolayca okunmasını sağlayan 'akıcılık' ilkesinin olumlu yansıması olduğu belirlenir.
Akıcılık, telaffuzu zor kelimelerden ve pürüzlerden arınmış bir okuma sürecini ifade eder.
2
Metindeki 'aynı düşünceyi karşılayan farklı sözcükleri bir arada kullanma' ve 'aynı anlama gelen kelimeleri peş peşe sıralama' ifadeleri değerlendirilir.
Bu durumun metinde gereksiz kelime kullanımına yol açtığı ve 'duruluk' ilkesine aykırı olduğu (olumsuz yön) tespit edilir.
Duruluk ilkesine göre, bir cümleden herhangi bir kelime çıkarıldığında anlamda daralma veya bozulma olmuyorsa o kelime gereksizdir.
3
Elde edilen veriler doğrultusunda olumlu ve olumsuz yönü öne çıkan ilkeler sırasıyla birleştirilir.
Yazarın öykülerinde olumlu yönüyle 'akıcılık', olumsuz yönüyle ise 'duruluk' ilkelerinin belirginleştiği sonucuna varılır.
Parçadaki anlatım özelliklerinin tanımları doğrudan bu iki ilkeye işaret eder.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım İlkeleri ve Nitelikleri
Soru 297Soru

Aşağıdaki metin parçalarını, bu parçalarda ihlal edilen anlatım ilkeleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Romanın ilk sayfalarında karşılaştığımız o uzun, ağdalı ve telaffuzu zor kelimelerle örülü cümle zinciri, okurun zihninde bir pürüz oluşturuyor; adeta dili yorarak metnin doğal ritmine ve okunuşuna sekte vuruyor.
Genç yazarın son yapıtında yer alan paragrafları incelerken cümlelerin özenle kurulduğunu görüyoruz; ancak yazarın aynı anlama gelen eş anlamlı sözcükleri aynı cümle i��inde kullanmaktan kaçınamamış olması dikkatli okurlardan kaçmıyor.
Yazarın ele aldığı toplumsal konuyu aktarırken tercih ettiği aşırı sanatsal ve süslü üslup, anlatılmak istenen gerçeğin arkasında kalarak okurun konuyu doğrudan kavramasını ve anlamasını zorlaştırıyor.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci metin parçası (telaffuzu zor kelimelerle akışın engellenmesi) akıcılık ilkesiyle, ikinci metin parças�� (eş anlamlı sözcüklerin bir arada kullanılması) duruluk ilkesiyle, üçüncü metin parçası ise (aşırı süslü ve sanatsal üslup) yalınlık ilkesiyle eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede; dilin takılmadan okunabilmesini ve pürüzsüz olmasını ifade eden akıcılık ilkesinin ihlali birinci metin parçasıyla, cümlede gereksiz sözcüklerin bulunmamasını ifade eden duruluk ilkesinin ihlali ikinci metin parçasıyla, süssüz ve sade bir anlatımı ifade eden yalınlık ilkesinin ihlali ise üçüncü metin parçasıyla eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk metin incelenerek anlatım kusuru belirlenir.
Metinde 'telaffuzu zor kelimelerle örülü cümle zinciri' ve 'metnin doğal ritmine ve okunuşuna sekte vuruyor' ifadelerinden hareketle bu parçanın pürüzsüz okumayı engelleyen bir yapıya sahip olduğu, dolayısıyla akıcılık ilkesini ihlal ettiği saptanır.
Anlatımda ses akışını bozan unsurların bulunması akıcılıkla ilgilidir.
2
İkinci metin incelenerek anlatım kusuru belirlenir.
Metinde 'aynı anlama gelen eş anlamlı sözcükleri aynı cümle içinde kullanmaktan kaçınamamış olması' ifadesinden hareketle gereksiz sözcük kullanımına yer verildiği, dolayısıyla duruluk ilkesinin ihlal edildiği saptanır.
Gereksiz sözcük barındırmayan anlatım duruluk ilkesi kapsamındadır.
3
Üçüncü metin incelenerek anlatım kusuru belirlenir.
Metinde 'aşırı sanatsal ve süslü üslup' ifadesinden hareketle sadelikten uzaklaşıldığı, mecazlı ve şatafatlı bir dilin anlatımı gölgelediği, dolayısıyla yalınlık ilkesinin ihlal edildiği saptanır.
Süsten, sanattan ve gereksiz mecazlardan uzak duran anlatım yalınlık ilkesiyle tanımlanır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım İlkeleri ve Nitelikleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 298Soru

Walter Benjamin, 'Hikâye Anlatıcısı' adlı meşhur denemesinde deneyimin değersizleşmesi ile modern anlatının krizi arasındaki doğrudan ilişkiye dikkat çeker. Ona göre, sanayileşme ve modernleşme süreçleriyle birlikte hayatımıza giren enformasyon akışı, yaşantının demlenerek deneyime dönüşme ve aktarılabilme imkânını neredeyse tamamen yok etmiştir. Enformasyon, doğası gereği anlık ve tazedir; tüketildiği anda değerini yitirir ve tüm detaylarıyla kendisini hemen açıklamaya can atar. Oysa hakiki bir hikâye, gücünü tam da kendisini doğrudan açıklamış olmamasından alır; okuyucunun zihninde ucu açık boşluklar bırakarak uzun süre yankılanır ve her yeni anlatımda dinleyicinin kendi deneyimleriyle yeniden zenginleşir. Enformasyonun bu mutlak egemenliği, modern insanı gündelik şaşırtıcı olaylarla sürekli kuşatırken onu derinlikli bir deneyimden (Erfahrung) ve dolayısıyla ortak bir 'anlatı cemaati' kurma zemininden yoksun bırakır. Benjamin’in bu tespiti, günümüz dijital çağında bilginin ve görsel uyarım miktarının katlanarak arttığı ama bilgeliğin aynı hızla buharlaştığı gerçeğini kavramak açısından hâlâ hayati bir anahtardır. Çünkü günümüz insanı, maruz kaldığı yoğun veri bombardımanına rağmen, kendi yaşam serüvenine dair anlamlı ve tutarlı bir hayat hikâyesi kurmakta ve bunu başkalarıyla paylaşmakta hiç olmadığı kadar zorlanmaktadır.

Bu parçadan hareketle "enformasyon" ve "hikâye" kavramlarının karşılaştırılmasına ilişkin aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Enformasyon, bireyi anlık olaylarla çevreleyerek onun kendi yaşam serüvenine dair daha tutarlı ve paylaşılabilir bir anlatı kurmasını kolaylaştırır.

Cevap

Enformasyonun bireyin kendi yaşam serüvenine dair daha tutarlı ve paylaşılabilir bir anlatı kurmasını kolaylaştırdığı yargısı söylenemez.
Parçanın son cümlesinde günümüz insanının yoğun enformasyona rağmen tutarlı bir hayat hikâyesi kurmakta ve bunu başkalarıyla paylaşmakta zorlandığı belirtilmiştir. Bu nedenle enformasyonun bu süreci kolaylaştırdığı yönündeki iddia metnin ana fikri ve detaylarıyla doğrudan çelişir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki enformasyon ve hikâye kavramlarının özelliklerini tespit etmek
Enformasyonun anlık, tüketilen ve kendini hemen açıklayan yapıda olduğu; hikâyenin ise ucu açık boşluklar bırakan, demlenen ve ortak bir cemaat kuran yapıda olduğu belirlendi.
Kavramlar arasındaki temel yapısal farkları ortaya koymak için.
2
Enformasyonun bireyin yaşam anlatısı üzerindeki etkisini incelemek
Metnin son cümlesinde, yoğun enformasyon bombardımanının bireyin tutarlı bir hayat hikâyesi kurmasını ve paylaşmasını kolaylaştırmak yerine zorlaştırdığı sonucuna ulaşıldı.
Doğru seçenekteki yanılgıyı netleştirmek için.
3
Seçenekleri analiz ederek metinle uyuşmayan yargıyı belirlemek
Enformasyonun tutarlı bir anlatı kurmayı kolaylaştırdığını iddia eden seçeneğin parçadaki 'zorlanmaktadır' ifadesiyle çeliştiği görüldü.
Parçadan hareketle ulaşılamayacak tek yargıyı saptamak için.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce ve Anlatı ile Enformasyon Karşılaştırması
Soru 299Soru

Sanat eserinin taşıdığı estetik değer, onun dış dünyayı birebir yansıtmasından ziyade, sanatçının dış dünyayı kendi düş gücüyle yeniden inşa etmesinden kaynaklanır. Nitekim Croce, 'Sanat, doğanın kopyası değil; ruhun, izlenimlerini kendi içinde sentezlemesidir.' diyerek bu görüşü destekler. Bazı kuramcılar, sanatın toplumsal bir fayda gütmesi gerektiğini, aksi takdirde işlevsiz kalacağını iddia etmektedir. Oysa sanat, kendi dışında hiçbir amaca hizmet etmeyen özerk bir yarat�� alanıdır; onu yararcı kalıplara sıkıştırmak, özündeki özgürlüğü yok etmekle eş değerdir.

Bu metnin anlatımında, okuyucunun sanatın işlevine yönelik yerleşik kanıs��nı değiştirmek hedeflendiği için tartışmacı anlatım biçiminden yararlanılmış; yazar savunduğu tezi desteklemek amacıyla da tanık gösterme yoluna başvurmuştur.

Buna göre, metinle ilgili öne s��rülen bu yargı doğru mudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Sunulan yargı doğrudur. Metinde yerleşik bir kanıyı değiştirme amacı (tartışmacı anlatım) ve düşünceyi desteklemek için doğrudan alıntı yapma yöntemi (tanık gösterme) bir arada kullanılmıştır.
Metinde 'sanatın toplumsal fayda gütmesi gerektiği' şeklindeki yerleşik bir kanıya karşı çıkılmış, 'Oysa sanat...' ifadesiyle başlayan karşı tez sunularak tartışmacı anlatım biçimi kullanılmıştır. Ayrıca yazar bu tezi savunurken Croce'nin sözünü doğrudan alıntılayarak tanık gösterme yoluna başvurmuştur. Bu durum yargıyı kesin olarak doğru kılmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki temel amacın ve yazarın üslubunun belirlenmesi
Yazarın 'sanatın toplumsal fayda gütmesi gerektiği' görüşüne karşı çıkarak kendi 'sanatın özerkliği' görüşünü temellendirmeye çalıştığı, yani tartışmacı bir üslup kullandığı görülür.
Metindeki ana anlatım biçimini saptamak için yazarın konuyu ele alış tarzını analiz etmek gerekir.
2
Metinde kullanılan düşünceyi geliştirme yollarının incelenmesi
Croce'nin 'Sanat, doğanın kopyası değil...' şeklindeki görüşünün doğrudan alıntılanarak yazarın tezine destek sağladığı, yani tanık gösterme yapıldığı tespit edilir.
Savunulan düşünceyi inandırıcı kılmak amacıyla başvurulan ek yöntemleri belirlemek gerekir.
3
Elde edilen verilerle soru kökündeki yargının karşılaştırılması
Metinde hem tartışmacı anlatımın hem de tanık göstermenin kullanıldığı kesinleşir, bu durum yargının doğru olduğunu gösterir.
Yargının doğruluk değerine ulaşmak için metin analiz sonuçları ile yargı ifadesi eşleştirilir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım Biçimleri (Tartışmacı Anlatım) ve Düşünceyi Geliştirme Yolları (Tanık Gösterme)
Soru 300Soru

Yıllarımı bu loş atölyede, irili ufaklı saat dişlilerinin arasında sessizce geçirdim. (I) Her sabah eski masama oturup mikroskop altında milimetrik vidaları yerleştirmek, dışarıdaki dünyanın gürültüsünü unutturarak beni derin bir dinginliğe kavuşturuyor. (II) Bazen keşke ömrümün ilk yıllarını başka işlerin peşinde harcamak yerine, bu mesleğe çok daha erken yaşlarda adım atabilseydim, demekten kendimi alamıyorum. (III) Yine de önüme getirilen ve artık tamir edilemez denilen asırlık saatleri günlerce uğraşarak yeniden çalışır hâle getirmek için bıkmadan, usanmadan denemeler yapıyorum. (IV) Ancak bazen, ne kadar uğraşsam da zamanın yıprattığı o çok eski çarkların bir daha dönmeyeceğini anladığım anlarda içimi tarif edilemez bir burukluk kaplıyor.

Bu parçada numaralanmış cümleleri, yansıttıkları baskın duygu veya karakter özellikleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. Cümle
II. Cümle
III. Cümle
IV. Cümle

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci cümle huzur ve dinginlik, ikinci cümle hayıflanma, üçüncü cümle kararlılık, dördüncü cümle ise hüzün duygusuyla eşleşmektedir.
Cümlelerde geçen 'dinginlik', 'keşke', 'bıkmadan usanmadan' ve 'burukluk' gibi ifadeler sırasıyla huzur, hayıflanma, kararlılık ve hüzün duygularıyla/nitelikleriyle tam olarak örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci cümleyi okuyup hissettirdiği duygu durumunu analiz etmek.
Cümledeki 'dinginliğe kavuşturuyor' ifadesi ile huzur/dinginlik kavramı eşleştirilir.
Metindeki anahtar kelimelerin hangi duygu durumuna karşılık geldiğini tespit etmek.
2
İkinci cümledeki 'keşke' sözcüğü ile başlayan pişmanlık ifadesini incelemek.
Geçmişte yapılmayan bir şey için duyulan üzüntü 'hayıflanma' olarak tanımlanır.
Hayıflanma ile pişmanlık arasındaki nüansı belirlemek.
3
Üçüncü cümlede kişinin çalışma tarzını ve çabasını değerlendirmek.
'Bıkmadan, usanmadan denemeler yapmak' ifadesi kararlılık özelliğini gösterir.
Karakterin karşılaştığı zorluklara rağmen devam etme iradesini tespit etmek.
4
Dördüncü cümlede çarkların tamir edilememesi durumunun kişide uyandırdığı etkiyi incelemek.
'Burukluk kaplıyor' ifadesi hüzün duygusuyla eşleşir.
Metindeki sonuç bildiren duygu ifadesini doğru duyguyla ilişkilendirmek.

Anahtar Kavram

Paragrafta Karakter ve Duygu Analizi
ÖncekiSayfa 15 / 66Sonraki
Paragrafta Anlam Alıştırma Soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) — Sayfa 15 | Examkin