Paragrafta Anlam

1306 soru

Soru 461Soru

Edebiyat dünyasına yeni adım atan genç yazar, son romanında hayatın tam merkezinden seçtiği gerçek ve reel karakterleri son derece samimi bir dille aktarıyor. Eserdeki kahramanların karşılıklı konuşmalarındaki fısıldaşmaları adeta kendi kulaklarımızla işitir gibi oluyoruz. Yazarın bu i��ten tutumu, okuyucunun eserle arasında zaten öteden beri var olan mevcut mesafeyi tamamen ortadan kaldırıyor ve bizi daha ilk sayfadan itibaren hikâyenin büyülü dünyasına çekiyor.

Bu parçanın anlatımında aşağıdaki ilkelerden hangisine uyulmaması bir anlatım kusuru oluşturmuştur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Duruluk

Cevap

Duruluk
Doğru seçenek duruluk ilkesidir çünkü duruluk, anlatımda gereksiz sözcük bulunmaması anlamına gelir. Parçada geçen 'gerçek ve reel' ifadeleri eş anlamlıdır. 'İşitmek' eylemi zaten kulakla yapıldığı için 'kulaklarımızla işitir' ifadesindeki 'kulaklarımızla' sözü gereksizdir. Benzer şekilde 'var olan' ve 'mevcut' sözcükleri aynı anlamı taşımaktadır. Bu kullanımlar duruluk ilkesine aykırıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki anlatım özelliklerini ve kelime tercihlerini incelemek
Metinde eş anlamlı veya gereksiz ifadelerin bir arada kullanıldığı tespit edilmiştir.
Anlatım ilkelerinden hangisine aykırı davranıldığını bulmak için parçada yapısal veya anlamsal bir kusur olup olmadığını belirlemek gerekir.
2
Gereksiz ve eş anlamlı kullanımları tek tek belirlemek
'gerçek ve reel' (eş anlamlı), 'kulaklarımızla işitir' (işitmek eylemi zaten kulakla yapılır), 'var olan mevcut' (aynı anlama gelen sözcükler) kullanımları saptanmıştır.
Hangi sözcüklerin cümleden atılması durumunda anlamda daralma veya bozulma olmayacağını görmek için bu ögeleri analiz etmek şarttır.
3
Tespit edilen kusuru uygun anlatım ilkesiyle eşleştirmek
Gereksiz sözcük kullanımının önlenmesini savunan ilkenin duruluk olduğu belirlenmiştir.
Anlatımda gereksiz sözcük bulunmaması kuralı doğrudan duruluk ilkesinin tanımıdır.

Anahtar Kavram

Duruluk İlkesi ve Gereksiz Sözcük Kullanımı
Soru 462Soru

Bir ��evirmen olarak masamın başına her oturduğumda, kendimi başka bir zihnin labirentlerinde kaybolmuş hissederim. Yazarın yıllar önce kurduğu cümlelerin ardındaki gizli duyguları, kelimelerin g��lgesinde kalan ince sızıları yakalamaya çalışırım. Bu süreç, sadece bir dilden diğerine sözcük taşımak değildir; adeta o yazarla sessiz bir dertleşmedir. Bazen günlerce tek bir kelimenin, yazarın ruhundaki tam karşılığını bulabilmek için çabalarım. Kitap bittiğinde ise içimi derin bir boşluk duygusu kaplar; sanki çok yakın bir dostumla yollarımız sonsuza dek ayrılmış gibi hissederim. Bu yalnızlık hissiyle başa çıkmak zor olsa da, raflardaki yerini alan her kitapla birlikte başka bir insanın dünyasına dokunmuş olmanın verdiği o buruk ama huzurlu tatmin duygusu beni bir sonraki yolculuğa hazırlar.

Bu parçada kendisinden söz eden çevirmenin en belirgin karakter özellikleri aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sabır ve empati

Cevap

Sabır ve empati
Çevirmenin günlerce tek bir sözcük üzerinde çalışması onun 'sabır' sahibi olduğunu gösterir. Yazarın zihninin labirentlerinde dolaşması, onunla sessizce dertleşmesi ve başka insanların dünyalarına dokunabilmesi ise yüksek bir 'empati' yeteneğine sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Dolayısıyla en belirgin karakter özellikleri sabır ve empatidir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki belirleyici ifadeleri tespit etme
'Bazen günlerce tek bir kelimenin... karşılığını bulabilmek için çabalarım' ve 'yazarla sessiz bir dertleşme', 'başka bir insanın dünyasına dokunmak' ifadeleri bulunmuştur.
Çevirmenin çalışma eylemlerini ve içsel yaklaşımını gösteren anahtar kelimeleri yakalamak gerekir.
2
İfadeleri karakter özellikleriyle ilişkilendirme
Tek kelime üzerine günlerce çaba harcamak 'sabır' ve 'titizlik' ile; yazarın yerine kendini koyarak onunla dertleşmek ve başka insanların dünyalarına dokunmak 'empati' ile eşleşir.
Metindeki eylemlerin karakter analizindeki karşılığını belirlemek gerekir.
3
Seçenekleri değerlendirip doğru olana karar verme
Çevirmenin en belirgin özelliklerinin sabır ve empati olduğu görülmüş ve bu ikiliyi içeren seçenek doğru kabul edilmiştir.
Diğer seçeneklerdeki özellikler metinden doğrudan çıkarılamayan öznel çıkarımlara ve hatalı genellemelere dayanmaktadır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Karakter Analizi
Soru 463Soru

Gazeteci:
(I) ----
Bilim Felsefecisi:
— Bilimsel bilginin mutlak ve değişmez olduğu algısı, modern bilimin doğasıyla çelişir. Aksine, bilim sürekli bir kendini düzeltme ve yenileme sürecidir. Bir kuramın gücü, onun her soruya nihai ve sarsılmaz cevaplar vermesinden değil; yeni bulgular, gözlemler ve kanıtlar ışığında yanlışlanabilir ve geliştirilebilir olmasından gelir. Bu yüzden bilimsel bilginin değişebilirliğini bir zayıflık değil, bilimin en dinamik ve yapıcı gücü olarak kabul etmek gerekir.

Gazeteci:
(II) ----
Bilim Felsefecisi:
— Kuşkusuz. Eğitim sistemlerinde bilimi yalnızca ezberlenecek formüller, hazır kanunlar ve tamamlanmış bir doğrular yığını olarak sunduğumuzda, sorgulayan zihinlerin önünü tıkamış oluyoruz. Öğrencilere ulaşılan son sonucu ezberletmek yerine; o sonuca giden süreçteki şüpheyi, başarısız denemeleri ve yöntemsel arayışları aktarmalıyız. Ancak bu yolla dogmatik düşünceden uzak, bilimsel okuryazarlığı i��selleştirmiş bir toplum inşa edebiliriz.

Bu diyalogda boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. Bilimsel bilginin sürekli bir değişim ve gelişim içinde olması, onun güvenilir bir kaynak olma niteliğini zedeler mi?
II. Bilimin bu esnek ve kendini yenileyen yapısını geniş kitlelere benimsetmede eğitim sistemine düşen görevler nelerdir?

Cevap

Birinci boşluğa bilimsel bilginin değişebilirliğinin bir zayıflık olup olmadığını soran soru; ikinci boşluğa ise bilimin bu yapısını topluma benimsetmede eğitime düşen rolleri sorgulayan soru getirilmelidir.
Doğru seçenekte yer alan ilk soru, uzmanın bilimsel bilginin mutlak olmaması ve değişebilirliğinin bir zayıflık olmadığı yönündeki açıklamasıyla doğrudan örtüşmektedir. İkinci soru ise uzmanın eğitim sistemine yönelik getirdiği eleştiriler ve bilimsel okuryazar bir toplum yaratmak için sunduğu önerilerle tam bir uyum sağlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk paragraftaki uzmanın yanıtı analiz edilir.
Uzmanın, bilimsel bilginin mutlak olmadığını, değişebilirliğinin bir zayıflık değil, aksine dinamik bir güç olduğunu belirttiği saptanır.
İlk boşluğa gelecek sorunun, bilginin değişebilirliği ve bunun bilimin değerine/güvenirliğine etkisi üzerine olması gerektiğini anlamak.
2
İkinci paragraftaki uzmanın yanıtı analiz edilir.
Uzmanın, eğitim sisteminin bilimi ezberlenecek kurallar bütünü olarak vermesini eleştirdiği ve sorgulama sürecini benimsetmesi gerektiğini belirttiği görülür.
İkinci boşluğa gelecek sorunun, bilimin sorgulayıcı yapısını topluma kazandırmada eğitim sistemine düşen görevleri araması gerektiğini belirlemek.
3
Elde edilen verilerle seçenekler karşılaştırılır.
İlk boşluk için değişebilirliğin güvenirliği zedeleyip zedelemediğini, ikinci boşluk için de eğitim sistemine düşen rolleri sorgulayan ifadeleri içeren seçeneğin doğru olduğu belirlenir.
Her iki sorunun da uzman yanıtlarıyla tam bir anlamsal ve mantıksal uyum içinde olmasını sağlamak.

Anahtar Kavram

Diyalog tamamlama sorularında, uzmanın verdiği yanıtların ana düşüncesini ve iletmek istediği temel mesajı saptayarak boş bırakılan yerlere uygun soruları yerleştirme.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 464Soru

(I) Kentler, yalnızca taştan ve betondan ibaret fiziksel mekânlar değil; sakinlerinin belleklerini, yaşanmışlıklarını ve toplumsal kimliklerini barındıran canlı birer organizmadır. (II) Bu bağlamda tarihi yapılar ve sokaklar, geçmiş ile gelecek arasında köprü kurarak toplumsal hafızanın mekânsal olarak somutlaşmasını sağlar. (III) Modern kentlerin inşasında kullanılan ileri mühendislik teknikleri, binaların deprem gibi doğal afetlere karşı dayanıklılığını maksimum seviyeye ulaştırmaktadır. (IV) Hafızanın bu fiziksel dayanakları ortadan kalktığında, bireylerin kentle kurduğu aidiyet bağı zedelenir ve toplumsal yabancılaşma süreci hızlanır. (V) Dolayısıyla kentsel dönüşüm projelerinde yalnızca ekonomik ve estetik kayg��larla değil, kentin tarihsel kimliğini koruma bilinciyle de hareket edilmelidir.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III

Cevap

Üçüncü cümle (deprem dayanıklılığı ve mühendislik tekniklerinden bahseden cümle) paragrafın genelindeki kentsel bellek ve tarihi kimlik temasından uzaklaştığı için düşüncenin akışını bozmaktadır.
Paragrafta genel olarak kentlerin beton ve taştan ibaret olmadığı, toplumsal hafızayı ve kimliği barındırdığı, tarihi yapıların geçmiş ile gelecek arasında köprü kurduğu ve kentsel dönüşümde bu kimliğin korunması gerektiği anlatılmaktadır. Ancak üçüncü cümlede konudan sapılarak modern kent inşasındaki ileri mühendislik tekniklerinden ve binaların depreme karşı dayanıklılığından bahsedilmiştir. Dördüncü cümledeki 'Hafızanın bu fiziksel dayanakları' ifadesi, ikinci cümledeki 'tarihi yapılar ve sokaklar' kavramına bağlandığı için, araya giren üçüncü cümle düşüncenin akışını bozmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genelinde işlenen ana konuyu ve tematik bütünlüğü belirlemek.
Metnin genelinde kentlerin toplumsal hafıza, tarihi kimlik ve aidiyet bağlamıyla ilişkisi ele alınmaktadır.
Akışı bozan cümleyi bulmak için öncelikle yazarın savunduğu ana düşünceyi ve konunun sınırlarını çizmek gerekir.
2
Numaralanmış cümleler arasındaki anlamsal ve yapısal bağlantıları incelemek.
Birinci cümledeki genel kent tanımından sonra ikinci cümlede 'Bu bağlamda...' denilerek tarihi yapılar ile hafıza ilişkisi kurulmuştur. Dördüncü cümledeki 'Hafızanın bu fiziksel dayanakları...' ifadesi de doğrudan bu yapılara işaret etmektedir.
Cümleler arasındaki köprü kurucu ifadeleri tespit etmek, akışın kesintiye uğradığı noktayı görmeyi sağlar.
3
Konunun dışına çıkan veya farklı bir alt başlığa geçiş yapan cümleyi belirlemek.
Üçüncü cümlede, kentsel bellek temasıyla ilgisi olmayan 'modern mühendislik teknikleri ve deprem dayanıklılığı' konusuna geçilmiştir. Bu cümle, ikinci ve dördüncü cümleler arasındaki güçlü bağı koparmaktadır.
Metnin bütünüyle uyumsuz olan, düşünce zincirini kesintiye uğratan ifade akışı bozan cümledir.

Anahtar Kavram

Paragrafta düşüncenin akışını bozan cümleyi bulma; cümleler arası anlamsal, yapısal ve tematik ilişkileri analiz etme becerisidir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 465Soru

Aşağıdaki cümleler anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında doğru sıralama nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Cümlelerin anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturacak biçimde doğru sıralanışı: Edebiyat eleştirisinde uzun süre hâkim olan geleneksel yaklaşım... -> Ancak yirminci yüzyılın ikinci yarısında... -> Bu sarsıntının en radikal ifadesi... -> Barthes, metnin kaynağını... -> Böylelikle yazarın otoritesi sarsılırken... sırasını takip etmelidir.
Cümlelerin doğru sıralaması geleneksel edebiyat eleştirisinden başlayıp bu anlayışın postyapısalcı kuramlarla sarsılmasına, ardından Roland Barthes'ın bu sarsıntıyı temsil eden makalesine ve makalenin okuru ön plana çıkaran sonucuna uzanan mantıksal bir sıra takip eder.

Adım Adım Çözüm

1
Giriş cümlesinin belirlenmesi
Giriş cümlesi olarak bağımsız bir yargı bildiren cümle seçildi.
Edebiyat eleştirisindeki geleneksel yaklaşımı tanımlayan cümle, kendinden önce herhangi bir gönderme yapmadığı için ilk sıradadır.
2
Karşıtlık ve geçiş ifadesinin tespiti
Geleneksel yaklaşıma karşıt kuramları sunan cümle seçildi.
'Ancak' bağlacı ve 'yazar merkezli bakış açısı' ifadesi, doğrudan ilk cümledeki geleneksel yaklaşıma gönderme yapar.
3
İşaret sıfatı ve isim tamlaması köprüsünün kurulması
Roland Barthes'ın makalesinin geçtiği cümle sıraya eklendi.
'Bu sarsıntının' ibaresi, bir önceki cümledeki 'kökten sarsacak argümanlar' ifadesini niteler.
4
Kişi ismine ve düşüncenin açıklamasına odaklanılması
Barthes'ın görüşünü detaylandıran cümle sıraya dahil edildi.
Önceki cümlede geçen Roland Barthes isminin ardından onun tezinin ne olduğu açıklanmıştır.
5
Sonuç bağlacıyla metnin tamamlanması
Okuru merkeze yerleştiren sonuç cümlesi en sona yerleştirildi.
'Böylelikle' ifadesi tüm argümanı toparlayarak yazarın otoritesinin sarsılmasını ve okurun ön plana çıkmasını bir sonuca bağlar.

Anahtar Kavram

Paragrafın anlam ve yapı yönünden mantıksal akışını kurma ve cümleler arası anlamsal köprüleri çözümleme.
Soru 466Soru

Aşağıda numaralanmış paragrafları, bu paragraflarda kullanılan anlatım biçimlerinin belirleyici özellikleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Yapay sinir ağları, insan beyninin bilgi işleme yöntemlerinden esinlenerek geliştirilmiş bir makine öğrenmesi algoritmasıdır. Bu sistemler, birbirine bağlı yapay sinir hücrelerinden oluşan katmanlar aracılığıyla verileri analiz eder. Girdi katmanından alınan veriler, ağırlıklandırılmış bağlantılar üzerinden gizli katmanlara aktarılır ve burada matematiksel işlemlerden geçirilerek çıktı üretilir.
Edebiyatta 'saf şiir' anlayışının toplumsal meselelerden tamamen arındırılmış bir estetik yaratabileceği fikri, gerçeğin yalnızca bir yüzüne bakmaktır. Bir ��air, ne kadar soyut dünyalara sığınırsa sığınsın, içinde yaşadığı çağın dilini ve dolayısıyla o çağın sancılarını dizelerine taşımaktan kaçınamaz. Sanatı fildişi kuleden ibaret görenler, dilin toplumsal bir bellek olduğunu ve her kelimenin geçmişin izlerini taşıdığını göz ardı etmektedir.
İhtiyar kütüphaneci, titreyen elleriyle tozlu raflardan birini araladı ve eski deri ciltli kitabı çıkardı. Kitabın kapağını yavaşça açtığında, sayfaların arasından sararmış bir mektup zarfı yere düştü. Eğilip zarfı aldı, üzerindeki silik yazıyı okumaya çalışırken gözlüklerini düzeltti. Dışarıda aniden başlayan yağmurun sesi, kütüphanenin loş sessizliğini bölerken o, zarfı cebine koyup kapıya yöneldi.
Kanyonun tabanından yukarıya doğru yükselen dik kalker duvarlar, ikindi güneşinin altında altın sarısı ve kızıl tonlara bürünmüştü. Aşağıda, yeşilin binbir tonunu barındıran sık çınar yapraklarının arasından köpürerek akan nehir, vadiye serin bir nem yayıyordu. Keskin çam kokusuyla karışan toprak kokusu, uçurumun kenarında açan mor dağ çiçeklerinin hafif esintisiyle etrafa dağılıyordu.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci paragraf açıklayıcı özelliklerle (bilgi verme), ikinci paragraf tartışmacı özelliklerle (tez savunma), üçüncü paragraf öyküleyici özelliklerle (olay akışı), dördüncü paragraf ise betimleyici özelliklerle (zihinde izlenim uyandırma) eşleşmektedir.
Eşleştirme, paragrafların baskın anlatım yönleri (bilgi verme, tezi savunma, olay akışı, zihinsel resim çizme) dikkate alınarak yapılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci metnin dil ve anlatım özelliklerini analiz etmek
Metinde yapay sinir ağları nesnel, terimsel ve öğretici bir dille açıklanmaktadır.
Metnin yazılış amacının bilgi verme olduğunu belirlemek.
2
İkinci metnin amacını ve üslubunu belirlemek
Metinde 'saf şiir' anlayışının toplumsal konulardan uzak kalamayacağı savunulmakta ve karşıt bir düşünce çürütülmeye çalışılmaktadır.
Yazarın bir tezi kanıtlama ve savunma çabasının tartışmacı anlatıma ait olduğunu saptamak.
3
Üçüncü metindeki hareket ve olay durumunu gözlemlemek
Metinde kütüphanecinin kitabı alması, zarfı bulması ve cebine koyması gibi hareket unsurları zaman akışıyla verilmektedir.
Zaman, mekân, kişi ve olay ögelerinin öyküleyici anlatımı oluşturduğunu bilmek.
4
Dördüncü metindeki görsellik düzeyini saptamak
Kalker duvarların rengi, nehrin akışı, kokular ve vadi betimlenerek okuyucunun zihninde bir sahne canlandırılmaktadır.
Sözcüklerle resim çizme ve izlenim kazandırmanın betimleme olduğunu tespit etmek.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım Biçimleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 467Soru

(I) Lale, Osmanlı İmparatorluğu'nda sadece bir çiçek değil, aynı zamanda derin bir kültürel semboldür. (II) 18. yüzyılda bu çiçeğe duyulan ilgi o kadar artmıştır ki bu dönem "Lale Devri" olarak adlandırılmıştır. (III) Dönemin şairleri ve sanatçıları, eserlerinde lalenin zarafetini ve renklerini sıkça övmüşlerdir. (IV) Günümüzde ise çiçekçilik sektörü ekonomik olarak büyük bir pazar payına sahiptir. (V) Saray bahçelerini süsleyen bu eşsiz çiçek, çini sanatından el yazması eserlere kadar birçok alanda motif olarak kullanılmıştır.

Bu parçadaki numaralanmı�� cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Düşüncenin akışını bozan cümle, günümüz çiçekçilik sektörünün pazar payından bahseden dördüncü cümledir.
Paragrafta genel olarak Osmanlı İmparatorluğu'ndaki lale kültürü, Lale Devri ve bu çiçeğin sanat ile edebiyattaki yeri işlenmektedir. Ancak dördüncü cümlede konu tamamen değiştirilerek günümüz çiçekçilik sektörünün ekonomik boyutuna değinilmiştir. Beşinci cümledeki 'bu eşsiz çiçek' ifadesi, üçüncü cümledeki lale tasvirlerini doğrudan niteleyip devam ettirdiği için dördüncü cümle çıkarıldığında anlam bütünlüğü ve düşünce akışı eksiksiz bir şekilde sağlanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki tüm cümlelerin ortak konusunu ve ana eksenini belirleyin.
Birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci cümlelerin Osmanlı tarih ve kültüründeki lale motifini ve önemini ele aldığını tespit edin.
Metnin genelinde hangi konunun işlendiğini netleştirmek için bu temel adımdır.
2
Cümleler arasındaki anlamsal geçişleri inceleyin.
Dördüncü cümlede konunun aniden günümüz çiçekçilik sektörünün ekonomik pazar payına kaydığını fark edin.
Paragrafın genel anlamsal örüntüsüne uymayan düşünceyi belirlemek için.
3
Dördüncü cümle çıkarıldığında üçüncü ve beşinci cümlelerin birbirine bağlanıp bağlanmadığını kontrol edin.
Beşinci cümledeki 'bu eşsiz çiçek' ifadesinin doğrudan üçüncü cümledeki lale tasvirleriyle anlamlı bir şekilde birleştiğini görün.
Akışın dördüncü cümle olmaksızın sorunsuz bir şekilde devam ettiğini doğrulamak için.

Anahtar Kavram

Paragrafta akışı bozan cümleyi bulma
Soru 468Soru

(I) Karagöz ve Hacivat, taklide ve karşılıklı konuşmaya dayanan, perdede oynatılan geleneksel bir Türk gölge oyunudur. (II) Bu oyunda, eğitim almamış ama halk zekasını temsil eden Karagöz ile az çok mürekkep yalamış, yarı aydın Hacivat arasındaki çatışma temel mizah unsurunu oluşturur. (III) Karagöz'ün söylenenleri yanlış anlaması üzerine kurulan diyaloglar, izleyiciyi güldürürken aynı zamanda toplumsal eleştiriler de barındırır. (IV) Karagöz oyunundaki tasvirlerin yapımında genellikle manda veya sığır derisi tercih edilir. (V) Deri, şeffaflaşana kadar özel bir işlemle kazındıktan sonra bitkisel boyalarla renklendirilir ve böylece perdedeki ışığın arkasından canlı görünmesi sağlanır. (VI) Hazırlanan bu figürler, 'yardak' adı verilen yardımcıların da desteğiyle 'hayalî' denilen usta oynatıcı tarafından değnekler vasıtasıyla hareket ettirilir.

Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

İkinci paragraf dördüncü cümle ile başlar. İlk üç cümlede Karagöz ve Hacivat oyununun genel tanımı ve karakterlerin mizahi çatışması anlatılırken, dördüncü cümleden itibaren oyundaki tasvirlerin yapım malzemesi ve teknik sürecine geçilmiştir.
Dördüncü cümleden itibaren oyunun karakterlerinden ve mizahi yapısından uzaklaşılarak oyunda kullanılan figürlerin (tasvirlerin) yapımında tercih edilen malzemelere ve bunların hazırlanma süreçlerine geçilmiştir. Dolayısıyla paragraf dördüncü cümleyle bölünmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki cümlelerin konularını ve odaklandıkları yönleri belirlemek.
İlk üç cümlenin oyunun tanımı, karakter özellikleri ve diyalog yapısına; dördüncü cümleden itibaren ise oyundaki kuklaların (tasvirlerin) yapım malzemesi ve oynatım aşamalarına odaklandığı görülür.
Paragraf bölme sorularında metindeki iki farklı konunun veya aynı konunun farklı yönlerinin ayrım noktasını bulmak gerekir.
2
Giriş cümlesi olmaya uygun, kendinden önceki cümleyle doğrudan yapısal bağı bulunmayan ilk cümleyi tespit etmek.
Dördüncü cümle olan 'Karagöz oyunundaki tasvirlerin yapımında genellikle manda veya sığır derisi tercih edilir.' ifadesi, kendinden önceki karakter açıklamalarından bağımsız yeni bir başlangıç cümlesi niteliğindedir.
İkinci paragrafın ilk cümlesi, yeni bir konuya giriş yaptığı için bağımsız bir yapıya sahip olmalıdır.
3
Seçeneklerle karşılaştırarak doğru seçeneği belirlemek.
Dördüncü cümlenin yer aldığı seçeneğin doğru cevap olduğu doğrulanır.
Akışın yön değiştirdiği cümle olan dördüncü cümle, ikinci paragrafın ilk cümlesi olmalıdır.

Anahtar Kavram

Paragrafı İki Paragrafa Bölme
Soru 469Soru

(I) Modern edebiyatta anlatıcı, klasik anlatıdaki gibi her şeyi bilen tanrısal bir figür olmaktan çıkıp sınırlı bilince sahip, hata yapabilen güvenilmez bir özneye dönüşmüştür. (II) Bu durum, okuru sadece edilgen bir alıcı olmaktan çıkararak metnin anlam dünyasını inşa eden aktif bir katılımcı hâline getirir. (III) Yazarın zihnindeki mutlak doğru ortadan kalktığı için okur, anlatıcın��n aktardığı olayları kendi süzgecinden geçirip şüpheyle sorgulamak zorunda kalır. (IV) Zaten bir edebi eseri kalıcı kılan temel unsur da döneminin toplumsal sorunlarına getirdiği cesur ve yenilikçi çözümlerdir. (V) Dolayısıyla modern romanda metnin nihai anlamı, yazar ile okur arasındaki bu etkileşimli ve dinamik gerilimden doğar.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Dördüncü cümle (IV)
Dördüncü cümlede konu tamamen değişerek edebi eserleri kalıcı kılan unsurlara ve toplumsal sorunlara yönelmiştir. Paragrafın kalanında ise modern romanda anlatıcının değişen konumu ve bu durumun okuru anlam inşasında nasıl aktif kıldığı anlatılmaktadır. Dördüncü cümle bu anlamsal zinciri kırdığı için akışı bozmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genel konusunu ve ana düşüncesini belirleme
Paragrafta modern edebiyattaki güvenilmez anlatıcı figürü ve bunun okuru anlam üretim sürecinde aktif kılma dinamiği ele alınmaktadır.
Akışı bozan cümleyi bulabilmek için metnin ne anlattığını ve hangi odak noktasına sahip olduğunu anlamak gerekir.
2
Cümleler arasındaki anlamsal ve yapısal bağlantıları inceleme
Birinci cümlede anlatıcının sınırlı bilince büründüğü belirtilmiş, ikinci cümlede 'Bu durum' ifadesiyle bunun okuru aktif kıldığı açıklanmış, üçüncü cümlede okurun sorgulama zorunluluğu detaylandırılmış, beşinci cümlede ise 'Dolayısıyla' ifadesiyle bu etkileşim sonuca bağlanmıştır. Dördüncü cümle ise birden konuyu 'eserin kalıcılığı ve toplumsal sorunlar' eksenine kaydırmıştır.
Cümle geçişlerindeki bağlaçları, işaret sıfatlarını ve anlam ortaklıklarını inceleyerek bütünlüğü bozan cümleyi tespit etmek için bu inceleme gereklidir.
3
Akışı bozan cümleyi paragraftan çıkararak sağlamasını yapma
Dördüncü cümle çıkarıldığında, üçüncü cümledeki okurun sorgulama süreci doğrudan beşinci cümledeki 'yazar ile okur arasındaki bu etkileşimli ve dinamik gerilim' ifadesine pürüzsüz biçimde bağlanmaktadır.
Seçilen cümlenin doğru olduğundan emin olmak için paragrafın kalan kısmının tutarlılığını test etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafta anlam birliği ve düşünce akışını kesintiye uğratan odak kaymalarını tespit etme.
Soru 470Soru

I. Denizciler, antik çağlarda yönlerini bulmak için ço��unlukla gök cisimlerinden faydalanıyorlardı.
II. Ancak bulutlu gecelerde gökyüzü görünmez olduğunda açık denizlerde kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya kalıyorlardı.
III. Bu hayati sorun, Çinlilerin yön bulma özelliğine sahip mıknatıslı iğneyi keşfetmesiyle çözüme kavuştu.
IV. İlk başlarda sadece karada yön tayin etmek için kullanılan bu mıknatıslı araç, zamanla denizcilerin de kullanımına sunuldu.
V. Böylelikle denizciler, hava koşulları ne olursa olsun yönlerini kolayca belirleyip açık denizlerde güvenle seyahat etmeye başladılar.

Sözü edilen bu yeni aygıt, gemilerdeki yön bulma yöntemlerini tamamen değiştirerek deniz ticaretinin gelişmesini sağladı.

Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin anlam akışına göre, koyu yazılan bu cümle parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinden sonra getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV.

Cevap

Koyu yazılan cümle, parçadaki dördüncü cümleden sonra getirilmelidir.
Dördüncü cümleden sonra getirilmelidir. Çünkü dördüncü cümlede mıknatıslı aracın denizcilerin kullanımına sunulduğu belirtilerek bir araç tanıtılmıştır. Getirilmesi istenen cümle de 'Sözü edilen bu yeni aygıt...' şeklinde başlayarak bu araca gönderme yapmakta ve onun gemilerdeki seyrüseferi nasıl değiştirdiğini açıklamaktadır. Beşinci cümledeki 'Böylelikle' ifadesi de bu değişimin sonucunu özetlediği için anlam akışı kusursuz bir şekilde tamamlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki cümlelerin anlamsal ve yapısal ilişkilerini incelemek.
İlk iki cümlede denizcilerin yön bulma yöntemleri ve sisli havalardaki kaybolma tehlikesi anlatılmış; üçüncü cümlede mıknatıslı iğnenin keşfiyle bu sorunun çözüldüğü belirtilmiştir. Dördüncü cümlede bu aracın denizcilere sunulduğu aktarılmış, beşinci cümlede ise genel bir sonuca varılmıştır.
Paragrafın mantıksal akışını ve olay sırasını tam olarak belirlemek için bu adım gereklidir.
2
Eklenecek cümledeki anahtar ifadelere ve bağlantı ögelerine dikkat etmek.
Koyu yazılan cümlede geçen 'Sözü edilen bu yeni aygıt' ifadesinin, kendisinden önce tanıtılmış olan somut bir araca gönderme yapması gerektiği saptanmıştır.
Referans sözcükler, cümleler arasındaki köprüleri tespit etmek için en kesin ipuçlarını sunar.
3
Cümleyi uygun boşluğa yerleştirerek anlam akışını kontrol etmek.
Dördüncü cümlede geçen 'bu mıknatıslı araç' ifadesinden hemen sonra koyu yazılan cümlenin gelmesiyle 'Sözü edilen bu yeni aygıt' bağlantısı kurulur. Ardından gelen beşinci cümledeki 'Böylelikle' ifadesi de bu bütünlüğü mantıklı bir şekilde sonuca bağlar.
Yerleştirilen cümlenin hem öncesindeki hem de sonrasındaki cümleyle tutarlı bir bağ oluşturduğunu doğrulamak gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafta anlam akışını sağlayan referans sözcükler ve mantık sırasına göre cümle yerleştirme.
Tahmini Süre:50s
Soru 471Soru

Estetik yaşantı; insanın dış dünyadaki nesneleri kendi öznel algı süzgecinden geçirerek onlara yepyeni, kurmaca bir varlık alanı kazandırması sürecidir. Bu süreçte sanatçı, doğayı pasif bir şekilde taklit etmekten ziyade onu kendi duygu dünyasında yeniden inşa eder. Pozitif bilimler dış dünyayı tamamen nesnel ölçütlerle ve neden-sonuç ilişkileriyle açıklamaya çalışırken sanat ise sezgilerle, tikel olanın biricikliğiyle hakikate yaklaşmayı hedefler. Nitekim ünlü düşünür Croce, 'Sanat, sezginin dışa vurulmuş biçimidir.' diyerek yaratım sürecindeki bu içsel ve özgür yönelime dikkat çeker. Edebiyatta bilinç akışı tekniğiyle zihnin sınırlarının zorlanması ya da resimde kübist formlarla nesnelerin parçalanması, sanatçının dış dünyayı kendi bilincine göre nasıl dönüştürdüğünün en somut örnekleridir. Böylece sanat, sıradan bir taklit olmaktan çıkıp özgün bir yaratıya dönüşür.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi kullanılmamıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sayısal verilerden yararlanma

Cevap

Sayısal verilerden yararlanma
Sayısal verilerden yararlanma tekniği, savunulan düşünceyi kanıtlamak için istatistiki bilgilerin, anket sonuçlarının veya ölçülebilir sayısal değerlerin kullanılmasını gerektirir. Metinde 'en' veya 'ziyade' gibi nitelik belirten karşılaştırma unsurları yer alsa da hiçbir sayısal veri veya istatistiki gösterge bulunmamaktadır. Bu nedenle sayısal verilerden yararlanılmamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçanın giriş cümlesi 'Nedir?' sorusu yöneltilerek incelenir.
'Estetik yaşantı; ... sürecidir.' ifadesinin estetik yaşantının tanımını yaptığı belirlenir ve tanımlama elenir.
Metindeki kavramların açıklanma biçimini saptamak.
2
Metinde pozitif bilimler ile sanatın kıyaslandığı kısım aranır.
'Pozitif bilimler ... çalışırken sanat ise ... hedefler.' cümlesindeki karşılaştırma tespiti yapılarak karşılaştırma elenir.
Yazarın düşüncelerini açıklarken kıyaslamadan yararlanıp yararlanmadığını bulmak.
3
Metinde doğrudan bir alıntı veya yetkin bir kişinin düşüncesinin aktarımı kontrol edilir.
Croce'nin 'Sanat, sezginin dışa vurulmuş biçimidir.' sözünün aktarıldığı görülerek tanık gösterme elenir.
Düşünceyi destekleyici otorite veya görüşün sunulup sunulmadığını saptamak.
4
Düşüncenin somut örneklerle desteklenip desteklenmediği incelenir.
Edebiyattaki bilinç akışı tekniği ile resimdeki kübist formların örnek olarak verildiği saptanarak örneklendirme elenir.
Yazarın soyut iddiaları somut uygulamalarla bağdaştırıp bağdaştırmadığını anlamak.
5
Paragrafta sayısal veri, yüzde veya istatistiki bir nicelik bulunup bulunmadığı taranır.
Metinde karşılaştırma edat ve zarfları ('en', 'ziyade') dışında herhangi bir sayısal veri bulunmadığı, bu ifadelerin de sayısal veri sayılamayacağı teyit edilerek doğru seçeneğe ulaşılır.
Kalan son seçeneğin doğruluğunu netleştirmek.

Anahtar Kavram

Düşünceyi Geliştirme Yolları
Soru 472Soru

Gazeteci:
(I) ----

Yönetmen:
— Sahneye koyduğum oyunlarda önceliğim izleyicide derin bir iz bırakmak ya da onları eğitmek de��ildir. Ben sadece insanın kendi iç dünyasıyla yüzleşmesini, günlük hayatta kaçtığı duygularıyla salondan çıkmadan önce bir kez olsun karşılaşmasını sağlamak istiyorum.

Gazeteci:
(II) ----

Yönetmen:
— Kesinlikle. Klasik metinlerin o ağır, değişmez yapısı günümüz insanının hızlı tüketim alışkanlıklarına uymuyor. Bu yüzden onları modern bir dille, bugünün dekor ve kostüm anlayışıyla harmanlayarak sahneliyorum.

Bu diyalogda boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. Oyunlarınız aracılığıyla izleyicide uyandırmak istediğiniz temel etki nedir?
II. Klasik eserleri sahnelerken modern unsurları tercih etmenizin gerekçesi nedir?

Cevap

Oyunların izleyicide uyandırmak istediği temel etkiyi ve klasik eserlerde modern unsurların kullanılma gerekçesini soran seçenek doğru yanıttır.
Diyalogda yönetmenin verdiği cevaplar incelendiğinde; birinci cevapta oyunlarında seyirciye vermek istediği duygu ve yaratmak istediği etki ('insanın kendi iç dünyasıyla yüzleşmesi') açıklanmıştır. İkinci cevapta ise klasik metinleri sahnelerken neden modern bir üslup ve güncel ögeler kullandığının gerekçesi ('klasik metinlerin ağır yapısının günümüz insanının hızlı tüketim alışkanlıklarına uymaması') belirtilmiştir. Bu doğrultuda, izleyicide uyandırılmak istenen temel etkiyi ve klasik eserlerde modern unsurların tercih edilme gerekçesini sorgulayan sorular diyalogu anlamlı bir şekilde tamamlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci boşluktan sonra gelen yönetmenin yanıtını analiz edin.
Yönetmenin önceliğinin insanları eğitmek değil, onların kendi iç dünyalarıyla yüzleşmesini sağlamak olduğu görülür. Bu durum doğrudan seyirci üzerinde yaratılmak istenen etki ile ilgilidir.
Konuşmacının amacını ve hedeflediği etkiyi belirlemek.
2
İkinci boşluktan sonra gelen yönetmenin yanıtını analiz edin.
Yönetmen klasik metinlerin ağır yapısının günümüz insanının hızlı tüketim alışkanlıklarına uymadığını, bu yüzden onları modernleştirerek sahnelediğini açıklamaktadır.
Yönetmenin klasik eserleri sahnelerken modern unsurları seçme nedenini saptamak.
3
Belirlenen konuları karşılayan soru çiftini seçeneklerden bulun.
Seyircide uyandırılmak istenen temel etkiyi ve klasiklerin modern unsurlarla sahnelenme gerekçesini soran seçenek doğru olarak tespit edilir.
Diyalogun bütünsel anlam akışını ve bağlam uyumunu tamamlamak.

Anahtar Kavram

Diyalog tamamlama sorularında konuşmacının verdiği yanıtların hangi soruların karşılığı olduğunu bulmak için metindeki anahtar kelimelere, yanıtların amacına ve konunun odağına dikkat edilmelidir.
Soru 473Soru

Bilgi felsefesi (epistemoloji), bilginin doğas��nı, kaynağını ve sınırlarını inceleyen felsefe disiplinidir. Bu disiplinin en köklü tartışma alanlarından biri olan bilginin kaynağı probleminde rasyonalizm ve empirizm karşı karşıya gelir. Rasyonalizm, doğru bilginin doğuştan geldiğini ve yalnızca akıl yoluyla kavranabileceğini savunurken empirizm ise insan zihninin doğuşta boş bir levha olduğunu ve her türlü bilginin ancak duyusal deneyimle elde edilebileceğini ileri sürer. Örneğin, rasyonalist düşünürler mantıksal ve matematiksel doğruları bilginin en ideal modeli olarak gösterirler. Buna karşın empiristler, doğa bilimlerindeki gözlemleri temel alarak duyusal algıların sınırları dışında hiçbir verinin zihne ulaşamayacağını iddia ederler. Dolayısıyla rasyonalizm aklın tümdengelimsel gücünü yüceltirken empirizm duyusal deneyimin tümevarımsal gözlemine dayanır. Biri zihnin içsel yeteneklerine odaklanırken diğeri dış dünyanın duyular üzerindeki etkilerini önceler.

Bu parçanın anlatımında aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarından hangisi kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karşılaştırma

Cevap

Karşılaştırma
Metin boyunca bilgi edinme sürecinde aklı ön plana çıkaran rasyonalizm ile deneyimi ön plana çıkaran empirizm akımları karşılaştırılmıştır. Paragraftaki 'savunurken', 'ise', 'buna karşın', 'yüceltirken... dayanır' ve 'biri... diğeri...' gibi ifadeler bu iki yaklaşımın mukayese edildiğini açıkça göstermektedir. Bu nedenle metinde karşılaştırma düşünceyi geliştirme yoluna başvurulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genel temasını ve cümlelerin işlevlerini analiz etmek
Paragrafın bilgi felsefesindeki iki farklı akımı (rasyonalizm ve empirizm) ele aldığı görülür.
Düşünceyi geliştirme yollarını belirleyebilmek için öncelikle metnin içeriği ve cümle yapılarının ne amaçla kurulduğu belirlenmelidir.
2
Metindeki anahtar ifadeleri ve karşılaştırma unsurlarını incelemek
'Rasyonalizm ... savunurken empirizm ise ...' ve 'Buna karşın ...' gibi ifadelerle iki akım arasındaki farklar ortaya konmuştur.
Yazarın iki farklı düşünceyi veya kavramı ortak ya da farklı yönleriyle ele alıp almadığını tespit etmek karşılaştırma yöntemini doğrular.
3
Çeldirici seçeneklerin metindeki varlığını kontrol etmek
Metinde tanık gösterme (alıntı), sayısal veri, benzetme veya kişileştirme gibi yolların bulunmadığı tespit edilir.
Diğer seçeneklerin neden elendiğini netleştirmek doğru cevaba kesin olarak ulaşmayı sağlar.

Anahtar Kavram

Düşünceyi Geliştirme Yolları (Karşılaştırma)
Soru 474Soru

Gazeteci:
(I) ----
Bilişsel Dilbilimci:
— Düşünülenin aksine, dil sadece zihnimizdeki hazır kavramları dış dünyaya aktaran pasif bir araç değildir. Bizler dünyayı dilin bize sunduğu kategoriler aracılığıyla anlamlandırırız. Örneğin, bazı yerli dillerinde sol ve sağ gibi göreceli yön kavramları yoktur; bunun yerine coğrafi yönler (kuzey, güney vb.) kullanılır. Bu dili konuşanlar, kapalı bir odada olsalar bile yönleri milimetrik olarak tayin edebilirler. Yani dilsel yapılar, mekân algımızı doğrudan biçimlendirir ve bilişsel haritamızı çizer.

Gazeteci:
(II) ----
Bilişsel Dilbilimci:
— Kesinlikle. Ancak bu durum, dillerin birbirine çevrilemeyeceği veya insanların farklı düşünme biçimlerini hiçbir şekilde kavrayamayacağı anlamına gelmez. Zihnimiz esnektir. Farklı bir dil öğrenmek, sadece yeni kelimeler ezberlemek değil, dünyaya bakabileceğimiz yeni bir pencere edinmektir. Dilimizin sınırları zihnimizin sınırlarını belirlese de bu sınırlar statik değil, yeni deneyimlerle genişletilebilir dinamik yapılardır.

Bu diyalogda boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi sırasıyla getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: (I) Dilin işlevi yalnızca zihnimizdeki hazır kavramları aktarmakla mı sınırlıdır, yoksa dil dünyayı algılama şeklimizi de yapılandırır mı?
(II) Farklı dillerin gerçekliği farklı biçimlerde yapılandırması, diller arası çeviriyi ve farklı düşünme biçimlerini anlamayı imkânsız kılar mı?

Cevap

(I) Dilin işlevi yalnızca zihnimizdeki hazır kavramları aktarmakla mı sınırlıdır, yoksa dil dünyayı algılama şeklimizi de yapılandırır mı?
(II) Farklı dillerin gerçekliği farklı biçimlerde yapılandırması, diller arası çeviriyi ve farklı düşünme biçimlerini anlamayı imkânsız kılar mı?
Doğru olan seçenekteki sorular, diyalogdaki boşlukları anlam ve akış bakımından tam olarak tamamlar. İlk soru, dilin sadece bir araç mı olduğu yoksa dünyayı algılama şeklimizi mi belirlediğini sorarak uzmanın 'dil sadece pasif bir araç değildir, mekân algımızı biçimlendirir' cevabıyla örtüşür. İkinci soru ise farklı gerçeklik algılarının diller arası çeviriyi ve anlaşmayı imkânsız kılıp kılmadığını sorgulayarak uzmanın 'Kesinlikle. Ancak bu durum dillerin çevrilemeyeceği anlamına gelmez' yanıtıyla mantıksal bir bütünlük oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Diyaloğun ilk bölümünde bilişsel dilbilimcinin verdiği cevabın ana fikri ve anahtar kelimeleri incelenir.
Uzman, dilin zihindeki hazır kavramları aktaran pasif bir araç olmadığını, aksine dünyayı anlamlandırmamızı ve mekân algımızı şekillendirdiğini belirtmektedir. Bu durum, dilin işlevinin sadece aktarımla sınırlı olmayıp algıyı yapılandırdığına dair bir soruya karşılık gelir.
Gazetecinin ilk sorusunun kapsamını belirlemek için uzmanın ilk cevabının ana düşüncesini tespit etmek gerekir.
2
Diyaloğun ikinci bölümünde bilişsel dilbilimcinin verdiği cevabın giriş cümlesi ve bütünü analiz edilir.
Uzman 'Kesinlikle' diyerek onay vermekte, ardından 'Ancak bu durum dillerin birbirine çevrilemeyeceği veya insanların farklı düşünme biçimlerini hiçbir şekilde kavrayamayacağı anlamına gelmez' diyerek esnekliği vurgulamaktadır. Bu, farklı dilsel gerçekliklerin çeviriyi ve anlaşmayı engelleyip engellemediğini sorgulayan bir soru gerektirir.
İkinci boşluğa gelecek sorunun uzmanın ikinci cevabıyla hem onaylama ('Kesinlikle') hem de sınırlandırma yönünden örtüşmesi gerekir.
3
Belirlenen iki sorunun seçeneklerdeki karşılıkları kontrol edilerek doğru seçenek tespit edilir.
Dilin işlevinin sadece hazır kavramları aktarmakla sınırlı olmadığını ve algımızı şekillendirdiğini sorgulayan ilk soru ile diller arası çevirinin ve anlaşmanın imkânsız olup olmadığını soran ikinci sorunun bir arada bulunduğu seçenek belirlenir.
Seçenekler arasında hem bağlamsal hem de mantıksal açıdan diyalogla tam uyum sağlayan doğru yanıtı bulmak için.

Anahtar Kavram

Paragrafta soru-cevap ilişkisi ve düşünce akışına göre diyalog tamamlama.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 475Soru

Kâğıdın kokusunu içine çekerek kitap okumanın yerini alan dijital ekranlar, sadece okuma mecramızı değil, zihnimizin bilgiyi işleme biçimini de dönüştürüyor. Kimi araştırmacılar, ekran karşısında yapılan okumaların yüzeysel bir taramadan ibaret olduğunu ve derinlemesine kavrayışı engellediğini savunuyor çünkü kayan kelimeler odaklanmayı zorlaştırıyor. Örneğin tabletlerden okunan hızlı metinler, bilgiyi hafızada tutma süresini kısaltmaktadır. Oysa dijitalleşme, bilgiye erişim hızını artırarak zihinsel sınırlarımızı genişletmektedir. Fiziksel bir kitaba dokunmanın verdiği haz yadsınamaz ancak bilginin demokratikleşmesi yolunda dijital mecraların sunduğu imkânlar, kâğıdın nostaljik cazibesinden çok daha işlevseldir. Bu bağlamda iki mecrayı birbirinin alternatifi olarak görmek yerine, zihinsel gelişimi destekleyen farklı araçlar olarak kabul etmek gerekir.

Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Öne sürülen tezi desteklemek amacıyla tanık göstermeye yer verilmiştir.

Cevap

Öne sürülen tezi desteklemek amacıyla tanık göstermeye yer verilmiştir.
Parçada basılı kitaplar ile dijital mecralar arasındaki okuma alışkanlıkları ve zihinsel etkiler karşılaştırmalı ve tartışmacı bir üslupla ele alınmıştır. Metinde yazarın tezini desteklemek amacıyla herhangi bir kişinin ismine, görüşüne veya alıntısına (tanık göstermeye) başvurulmamıştır. Bu nedenle tezi desteklemek amacıyla tanık göstermeye yer verildiği yargısı yanlıştır ve söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Parçanın anlatım biçimini belirlemek için yazarın üslubunu ve amacını incelemek.
Yazarın dijital ekranlar ve basılı kitaplar üzerine kendi görüşünü savunduğu, karşıt görüşe yer vererek tartışmacı bir anlatım biçimi kullandığı tespit edilmiştir.
Tartışmacı anlatımın varlığını belirleyerek anlatım biçimlerine dair seçenekleri test etmek.
2
Parçadaki düşünceyi geliştirme yollarını analiz etmek.
Metinde örneklendirme ('Örneğin tabletlerden okunan hızlı metinler...'), karşılaştırma ('...cazibesinden çok daha işlevseldir') ve gerekçeli yargı ('...engellediğini savunuyor çünkü...') kullanıldığı görülmüştür.
Anlatım özelliklerini ve düşünceyi geliştirme yollarını saptayarak yanlış seçenekleri elemek.
3
Tanık gösterme unsurunun varlığını metin genelinde aramak.
Parçada görüşü desteklemek üzere adı anılan bir uzmanın doğrudan veya dolaylı bir ifadesine (alıntısına) yer verilmediği saptanmıştır.
Tanık gösterme iddiasının asılsız olduğunu kesinleştirerek doğru cevaba ulaşmak.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım Biçimleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 476Soru

(I) Arkeoloji, geçmişte yaşamış insan topluluklarının kültürel ve sosyal yapılarını, onlardan kalan maddi kalıntıları inceleyerek aydınlatmaya çalışan bir bilim dalıdır. (II) Bu bilim dalı, kazılardan elde edilen buluntuları tasnif etmek ve tarihlendirmek için geleneksel yöntemlerin yanı sıra modern teknolojinin sunduğu imkânlardan da yararlanır. (III) Son yıllarda ise geçmişteki üretim süreçlerini ve yaşam koşullarını daha iyi kavramak adına deneysel arkeoloji adında yeni bir çalışma alanı öne çıkmaktadır. (IV) Deneysel arkeolojide araştırmacılar, antik dönem tekniklerini ve aletlerini bizzat kullanarak geçmişteki nesnelerin nasıl imal edildiğini deneysel olarak yeniden üretirler. (V) Örneğin, binlerce yıl önceki bir seramik kabın hangi fırınlama teknikleriyle pişirildiğini anlamak için o dönemin şartlarına uygun fırınlar inşa edilir. (VI) Bu uygulamalı çalışmalar sayesinde, sadece teorik varsayımlarla açıklanamayan pek çok teknik detay ve zanaat sırrı somut verilerle açıklığa kavuşturulmuş olur.

Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III; III.; 3; 3.; iii

Cevap

İkinci paragraf III numaralı cümleyle başlar.
I ve II numaralı cümlelerde genel anlamda arkeolojinin araştırma sahası ve yöntemlerinden bahsedilmektedir. III numaralı cümleden itibaren ise konu daraltılarak 'deneysel arkeoloji' adı verilen özel bir çalışma alanına geçiş yapılmış; takip eden cümlelerde de bu yeni yöntemin detayları ve faydaları açıklanmıştır. Bu konusal ve bakış açısı yönündeki değişim, yeni bir paragrafın III numaralı cümleyle başlamasını gerektirir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki tüm cümlelerin konuları ve bu konuların ele alınış biçimleri incelenir.
Cümlelerin odak noktaları tespit edilir.
Konu değişiminin gerçekleştiği sınırı belirlemek için tüm metnin yapısal analizi gerekir.
2
I ve II numaralı cümlelerin ana teması belirlenir.
Bu cümlelerin arkeoloji biliminin genel tanımı ve araştırma yöntemleri üzerine odaklandığı görülür.
İlk paragrafın hangi fikir etrafında şekillendiğini anlamak için.
3
III numaralı cümleden itibaren konunun akışı ve yeni bir kavramın tanıtılıp tanıtılmadığı kontrol edilir.
III numaralı cümlede 'deneysel arkeoloji' adında yeni bir çalışma alanının tanıtıldığı belirlenir.
Konunun yön değiştirdiği ve yeni bir paragrafın başlayabileceği ilk cümleyi saptamak için.
4
Sonraki cümlelerin (IV, V ve VI) III numaralı cümleyle olan ilişkisi değerlendirilir.
Bu cümlelerin deneysel arkeolojinin uygulama aşamalarını ve amacını açıklayarak III numaralı cümleyi desteklediği anlaşılır.
İkinci paragrafın kendi içinde bir konu bütünlüğü oluşturup oluşturmadığını teyit etmek için.

Anahtar Kavram

Paragrafı İki Paragrafa Bölme
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 477Soru

Aşağıdaki parçaya göre soruyu cevaplayınız.

Çeviri faaliyeti, tarihsel süreçte uzun bir dönem boyunca bir dilden diğerine sözcük aktarma ya da en iyi ihtimalle kaynak metnin içeriğini hedef dilde sadakatle yeniden üretme çabası olarak görülmüştür. Bu geleneksel yaklaşımda çevirmen, metnin gölgesinde kalan, kendi sesini duyurmaması gereken pasif bir aracı konumundaydı. Ancak yirminci yüzyılın ikinci yarısından itibaren gelişen dilbilimsel, kültürel ve edebi kuramlar, çevirmenin rolünü bu edilgen sınırlardan kurtararak onu metnin aktif bir yeniden üreticisi konumuna yükseltmiştir. Artık modern dünyada çeviri, yalnızca iki dil arasındaki mekanik bir kod değişimi olarak değil; iki farklı kültür, dünya görüşü ve tarihsel dönem arasında kurulan dinamik bir diyalog ve müzakere süreci olarak kabul edilmektedir. Bu bağlamda, çevirideki 'sadakat' kavramı da biçimsel ve sözcüksel bir benzerlikten ziyade, kaynak metnin hedef dilde yarattığı estetik ve anlamsal etkinin eş değer bir biçimde yeniden inşa edilmesi olarak tanımlanmaktadır. Dolayısıyla günümüzde başarılı bir çeviri, asıl metni kelimesi kelimesine taklit ederek donduran değil, onun estetik özünü ve ruhunu hedef dilin sanatsal olanaklarıyla yeniden var eden bir yaratıcı eylemdir.

Bu parçaya göre modern çeviri anlayışındaki 'sadakat' kavramıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kaynak metnin uyandırdığı estetik ve anlamsal tesirin, hedef dilin imkânlarıyla dengeli bir biçimde yeniden kurulmasıdır.

Cevap

Kaynak metnin uyandırdığı estetik ve anlamsal tesirin, hedef dilin imkânlarıyla dengeli bir biçimde yeniden kurulmasıdır.
Parçada modern çeviri kuramlarının sadakat kavramını biçimsel ve sözcüksel benzerliğin ötesine taşıdığı belirtilmiştir. Yeni anlayışa göre sadakat, kaynak metnin hedef dilde uyandırdığı estetik ve anlamsal etkinin (tesirin) eş değer bir şekilde yeniden inşa edilmesi, yani hedef dilin sanatsal olanaklarıyla yeniden kurulmasıdır. Bu durum, kaynak metnin uyandırdığı estetik ve anlamsal tesirin, hedef dilin imkânlarıyla dengeli bir biçimde yeniden kurulması yönündeki yargıyı doğrudan doğrulamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genelini okuyarak modern çeviri kuramlarının çevirmenlik ve sadakat kavramlarına getirdiği yeni bakış açısını belirlemek.
Geleneksel sözcük düzeyindeki sadakat anlayışının yerini, hedef dilde kaynak metnin ruhunu ve estetiğini yaşatma fikrinin aldığı tespit edilmiştir.
Çoklu paragraf sorularında, sorunun yönelttiği kavramın metindeki yerini saptayabilmek için öncelikle parçanın genel bağlamının kavranması gerekir.
2
Metinde geçen 'çevirideki sadakat kavramı' ile ilgili açıklamayı içeren cümleyi analiz etmek.
Sadakat kavramının 'biçimsel ve sözcüksel bir benzerlikten ziyade, kaynak metnin hedef dilde yarattığı estetik ve anlamsal etkinin eş değer bir biçimde yeniden inşa edilmesi' olarak tanımlandığı görülmüştür.
Sorunun cevabına doğrudan kaynaklık eden anahtar cümlenin anlamsal sınırlarını doğru çizmek gerekmektedir.
3
Seçenekleri inceleyerek elde edilen bulgularla doğrudan örtüşen yargıyı saptamak.
Metindeki 'estetik ve anlamsal etkinin eş değer bir biçimde yeniden inşa edilmesi' ifadesinin 'estetik ve anlamsal tesirin, hedef dilin imkânlarıyla dengeli bir biçimde yeniden kurulması' ifadesiyle tam olarak örtüştüğü belirlenmiştir.
Doğru seçeneğe ulaşmak için metindeki ifadelerin eş anlamlı ya da yakın anlamlı karşılıklarının seçeneklerdeki izi sürülmelidir.

Anahtar Kavram

Çoklu paragraf sorularında yardımcı düşünce ve paragraf analizi yapma
Soru 478Soru

Aşağıdaki paragrafta bir gökyüzü gözlemcisinin iç dünyası ve deneyimleri anlatılmaktadır.

Gecenin sessizliğinde, şehir ışıklarının uzağındaki bu tepede teleskobumun başına geçtiğimde, evrenin sonsuzluğu karşısında kendi küçüklüğümü bir kez daha derinden hissederim. (I) Her gece üşenmeden saatlerce gökyüzünü taramak, o ufacık ışık sızıntılarının peşinden gitmek her yiğidin harcı değil kuşkusuz; fakat içimdeki o çocuksu merak beni hep bu soğuk gecelerde uyanık tutuyor. (II) Bazen saatlerce tek bir yıldız kümesini gözlemlememe rağmen hiçbir yeni ayrıntı yakalayamadığım olur; yine de pes etmeden ertesi gece aynı koordinatlara çeviririm merceği. (III) Keşke yıllar önce, gökyüzüne dair bu tutkumu profesyonel bir akademik kariyere dönü��türecek cesareti kendimde bulabilseydim; şimdi sadece amatör bir gözlemci olarak kalmanın burukluğunu yaşıyorum. (IV) Yine de gecenin karanlığında kayan tek bir gök taşının bıraktığı izi görmek, içimdeki tüm o yorgunluğu ve hayal kırıklıklarını bir anda silip süpürmeye yetiyor.

Buna göre, sol sütundaki numaralandırılmış cümlelerde dile getirilen durum ve tavırları, sağ sütundaki karakter özellikleri ve duygularla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. Cümle: İçindeki çocuksu merakın soğuk gecelerde kendisini uyanık tutması
II. Cümle: Sonuç alamamasına rağmen ertesi gece merceği aynı koordinata çevirmesi
III. Cümle: Geçmişte akademik kariyer yapacak cesareti gösterememiş olmasına üzülmesi
IV. Cümle: Kayan bir gök taşının izini görd��ğünde tüm olumsuz hislerinden arınması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

I. cümle Merak ve Keşfetme Arzusu ile, II. cümle Kararlılık ve Sebatkarlık ile, III. cümle Hayıflanma ve Burukluk ile, IV. cümle ise Yaşama Sevinci ve İyimserlik ile eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmeler, metindeki ifadelerin karakterin iç dünyasındaki yansımalarıyla tam uyum göstermesiyle sağlanır. I. cümle merak duygusunu, II. cümle kararlılık özelliğini, III. cümle geçmişe yönelik hayıflanmayı, IV. cümle ise yaşama sevinci ve iyimserliği temsil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki numaralandırılmış cümleler ve bu cümlelerin yansıttığı ruh hali/karakter özellikleri tek tek analiz edilir.
I. cümlede 'çocuksu merak' vurgulanmış, II. cümlede sonuç alınamamasına rağmen 'pes etmeme/aynı koordinata çevirme' (kararlılık) belirtilmiş, III. cümlede geçmişe yönelik 'keşke cesaret bulabilseydim' diyerek bir 'hayıflanma' dile getirilmiş ve IV. cümlede ufacık bir gök taşı izinin tüm olumsuz hisleri silmesiyle 'iyimserlik/yaşama sevinci' ifade edilmiştir.
Eşleştirmelerin hangi ifadelere dayandığını belirlemek için metindeki anahtar kelimelerin saptanması gerekir.
2
Sol sütunda verilen her bir cümle durumu, sağ sütundaki kavramlarla eşleştirilir.
I. Cümle durumunun 'Merak ve Keşfetme Arzusu' ile, II. Cümle durumunun 'Kararlılık ve Sebatkarlık' ile, III. Cümle durumunun 'Hayıflanma ve Burukluk' ile, IV. Cümle durumunun 'Yaşama Sevinci ve İyimserlik' ile eşleştiği belirlenir.
Metindeki ifadelerin yansıttığı duygu ve karakter özelliklerinin doğru kavramlarla ilişkilendirilmesi gereklidir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Karakter ve Duygu Analizi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 479Soru

Bir sanatçının, iç dünyasındaki fırtınaları okura aktarırken kelimelerin arkasına gizlenip onları süslü elbiselerle sahneye çıkarması, ilk bakışta göz kamaştırıcı gelebilir. Ancak bu pırıltılı örtü, okurun zihnini yorarak anlatılmak istenen özün netleşmesini engeller. Edebî bir eserde asıl başarı; söz sanatlarının, imgelerin ve yapay süslemelerin ağırlığından kurtulup düşünceyi en sade, en gösterişsiz haliyle sunabilmektir.

Bu parçada yazarın edebî eserler için vurguladığı anlatım niteliği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yalınlık

Cevap

Parçada vurgulanan anlatım niteliği yalınlıktır.
Parçada vurgulanan 'söz sanatlarından, imgelerden ve yapay süslemelerden uzak, en gösterişsiz haliyle yazmak' düşüncesi, anlatımın süssüz ve sade olmasını öngören yalınlık ilkesini karşılar.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki anahtar kelimeleri ve vurguları belirlemek.
'Söz sanatlarının, imgelerin ve yapay süslemelerin ağırlığından kurtulup düşünceyi en sade, en gösterişsiz haliyle sunabilmek' ifadesi öne çıkmaktadır.
Yazarın asıl savunduğu düşüncenin hangi kavramla ilişkili olduğunu bulmak için metnin odak noktasını anlamak gerekir.
2
Bulunan anahtar ifadeleri anlatım ilkeleriyle eşleştirmek.
Söz sanatlarından arınmış, sade ve gösterişsiz anlatım, Türkçe anlatım ilkelerinde 'yalınlık' (sadelik) kavramına karşılık gelir.
Seçeneklerdeki anlatım ilkelerinin tanımlarını bilmek ve metindeki durumla karşılaştırmak doğru sonuca ulaşmayı sağlar.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yalınlık İlkesi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 480Soru

(I) Eko-eleştiri, edebiyat eserlerini çevre ve insan dışı doğa ile olan ilişkileri bağlamında ele alan disiplinlerarası bir yaklaşım olarak son yıllarda önem kazanmıştır. (II) Bu yaklaşımın savunucuları, metinlerin sadece toplumsal sınıflar ya da bireysel psikolojiler üzerinden okunmasının çevre krizini görünmez kıldığı görüşündedir. (III) Doğa tasvirlerinin ard��ndaki kültürel kodları çözerek insan merkezci bakış açısını deşifre etmeyi hedeflerler. (IV) Örneğin, klasik bir romanda geçen orman betimlemesi, sadece kahramanın ruh halini yansıtan bir dekor değil; kendi içinde bir özne olarak çözümlenir. (V) Böylelikle edebiyatın, ekolojik bilincin inşasında ne denli dönüştürücü bir güce sahip olduğu gözler önüne serilmeye çalışılır.

Bu parçanın anlam bütünlüğünün sağlanması için "Söz konusu deşifre etme eylemi ise anlatıdaki doğa unsurlarının pasif birer nesne olmaktan çıkarılmasıyla başlar." cümlesi numaralanmış cümlelerin hangisinden sonra getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III

Cevap

Söz konusu cümle üçüncü cümleden sonra getirilmelidir.
Üçüncü cümlede eko-eleştirmenlerin doğa tasvirlerinin ardındaki kodları çözerek insan merkezci bakış açısını deşifre etmeyi hedefledikleri söylenmiştir. Araya yerleştirilecek olan cümle, bu deşifre etme eyleminin doğa unsurlarını pasif nesne olmaktan çıkararak başladığını belirterek düşünceyi bir adım ileri taşır. Hemen ardından gelen dördüncü cümle ise bu durumu klasik bir romandaki orman betimlemesinin dekor olmaktan çıkıp özneye dönüşmesiyle örneklendirir. Dolayısıyla cümle üçüncü cümleden sonra getirildiğinde tam bir anlamsal ve yapısal uyum sağlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Yerleştirilecek cümlenin dil bilgisel ve anlamsal ipuçlarını belirlemek.
Cümledeki 'Söz konusu deşifre etme eylemi...' ifadesinin kendisinden önceki cümlede 'deşifre etme' kavramının geçmesini gerektirdiği saptanmıştır.
Paragraflarda cümleler arası geçişler, ortak kavram ve anahtar sözcük zincirleriyle sağlanır.
2
Paragraftaki cümleleri inceleyerek 'deşifre etme' kavramının geçtiği cümleyi bulmak.
Üçüncü cümlede '...deşifre etmeyi hedeflerler.' ifadesinin yer aldığı görülmüştür.
İşaret sıfatı ('Söz konusu') ile kurulan köprünün kaynağı bu cümledir.
3
Yerleştirilecek cümlenin sonraki cümleyle olan anlamsal bağını kontrol etmek.
Yerleştirilecek cümledeki 'pasif birer nesne olmaktan çıkarılmasıyla başlar' tezi, dördüncü cümledeki 'orman betimlemesinin dekor (nesne) değil, özne olarak çözümlenmesi' örneğiyle doğrulanmaktadır.
Paragraftaki düşüncelerin birbirini örnekleme veya açıklama yoluyla takip etmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafta anlam bütünlüğü ve anahtar kelime takibi ile cümle yerleştirme
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 24 / 66Sonraki
Paragrafta Anlam Alıştırma Soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) — Sayfa 24 | Examkin