Paragrafta Anlam

1306 soru

Soru 1121Soru

Tiyatro, metne sadakat ile sahne üzerindeki yaratıcı özgürlük arasında salınan canlı bir sanat dalıdır. Bir oyun yazarı, kendi odasında kelimeleriyle bir dünya inşa eder; ancak bu dünya, oyuncunun bedensel dili, yönetmenin özgün yorumu ve sahnenin ışık-ses tasarımıyla bütünleşmedikçe sadece kâğıt üzerinde kalmış bir taslaktır. Sıklıkla iddia edilenin aksine, tiyatro g��sterisinin sanatsal gücü, yazarın önceden belirlediği metinsel sınırları sahne üzerinde kusursuzca taklit etmesinden veya yansıtmasından kaynaklanmaz. Tam tersine tiyatro, metnin sunduğu kısıtlı iskelete her temsil anında yeni bir ruh üfleyebilme becerisidir. İzleyiciyi tiyatro salonunda büyüleyen şey, harfi harfine ezberlenmiş repliklerin mekanik bir disiplinle aktarılması değil, o repliklerin her defasında sahnede yeniden doğuyormuş gibi can bulmasıdır. Dolayısıyla, yazılı metnin mutlak egemenliğine dayanan bir sahneleme anlayışı tiyatroyu donuklaştırarak öldürür; tiyatroyu yaşayan bir sanat kılan yegane unsur, metinden hareketle üretilen ama her temsilde kendini yenileyen anlık ve özgün sahne performansıdır.

Bu parçada yer alan düşüncelerden hareketle, tiyatronun özünü ve canlılığını oluşturan temel unsurun, yazılı metnin sınırlarına sadık kalmaktan ziyade sahneleme esnasında ortaya konan anlık ve özgün performans olduğu yargısı doğru mudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Verilen yargı doğrudur. Çünkü parçada tiyatronun asıl gücünün yazılı metnin mekanik bir aktarımından değil, sahne üzerinde her defasında yeniden üretilen canlı ve özgün performanstan kaynaklandığı savunulmaktadır.
Doğru yargı, parçanın son kısmında vurgulanan 'tiyatroyu yaşayan bir sanat kılan unsurun metinden hareketle üretilen ama her temsilde kendini yenileyen anlık ve özgün sahne performansıdır' ifadesini doğrudan karşılamaktadır. Yazar, metnin mutlak egemenliğinin tiyatroyu öldüreceğini savunarak sahnedeki özgün performansı ana unsur olarak konumlandırmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel tezi ve karşıtlıkları tespit etme
Yazarın metne sadakat ile sahne üzerindeki özgürlük/canlılık arasında bir karşıtlık kurduğu ve tiyatroyu sadece kâğıt üzerindeki bir metin olmaktan ayıran unsurları tartıştığı saptanır.
Ana düşünceyi belirlemek için yazarın savunduğu temel tezi bulmak gerekir.
2
Sonuç bölümündeki ana fikri analiz etme
Parçanın son cümlesinde tiyatroyu yaşayan bir sanat kılan yegane unsurun 'anlık ve özgün sahne performansı' olduğunun açıkça ifade edildiği görülür.
YKS Türkçe paragraf sorularında ana düşünce genellikle son cümlelerde sentezlenerek sunulur.
3
Soru kökündeki yargı ile parçanın ana fikrini karşılaştırma
Soru kökündeki 'tiyatronun özünü oluşturan unsurun yazılı metne sadakatten ziyade sahnelemedeki özgün performans olduğu' yargısı ile parçanın ana fikrinin tam olarak örtüştüğü teyit edilir.
Yargının doğruluk değerini belirlemek amacıyla bu eşleştirme zorunludur.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünce
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1122Soru

Svalbard Küresel Tohum Deposu, Kuzey Kutbu yakınlarında yer alan yeraltı sığınağıdır.

(I) Bu depo, olası büyük küresel felaketler veya nükleer savaşlar durumunda dünyadaki bitki çeşitliliğini korumak amacıyla inşa edilmiştir.
(II) Depoda, dünyanın dört bir yanından gönderilen milyonlarca farklı tohum örneği, aşırı soğuk ve korunaklı odalarda güvenle saklanmaktadır.
(III) Tesisin konumu olarak kutup bölgesinin seçilmesi, elektrik kesilse bile doğal buzlanma sayesinde tohumların uzun süre donmuş halde kalabilmesini sağlamaktadır.
(IV) Ülkeler, gelecekte tarımsal çeşitliliklerini kaybettiklerinde bu depodan kendi gönderdikleri tohumları geri alarak tarımsal üretimlerini yeniden başlatma hakkına sahiptir.

Yukarıdaki parçada numaralanmış cümleleri, bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşüncelerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. Cümle
II. Cümle
III. Cümle
IV. Cümle

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

I. Cümle - Deponun yapılış nedeni ve temel gayesi; II. Cümle - Tohumların korunma şartları ve miktarı; III. Cümle - Kutup ikliminin sağladığı doğal koruma avantajı; IV. Cümle - Katılımcı devletlerin depolanan ürünler üzerindeki mülkiyet hakkı
Paragraftaki her cümle, kendisinden çıkarılabilecek spesifik yardımcı düşüncelerle doğrudan örtüşmektedir. Birinci cümle deponun yapılış amacı ve gayesini, ikinci cümle tohumların miktarı ve saklandığı ortam koşullarını, üçüncü cümle kutup bölgesinin sağladığı doğal soğutma avantajını, dördüncü cümle ise ülkelerin tohumlar üzerindeki mülkiyet ve geri alma hakkını ifade etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki birinci cümleyi incelemek
Birinci cümlede yer alan 'dünyadaki bitki çeşitliliğini korumak amacıyla inşa edilmiştir' ifadesinden deponun yapılış nedeni ve temel gayesine ulaşılır.
Cümlenin kuruluş amacını belirten ifade ile yardımcı düşünceyi eşleştirmek.
2
Parçadaki ikinci cümleyi incelemek
İkinci cümlede geçen 'milyonlarca farklı tohum örneği' ifadesi miktarı, 'aşırı soğuk ve korunaklı odalarda saklanmaktadır' ifadesi ise korunma şartlarını karşılar.
Cümledeki niceliksel ve niteliksel saklama bilgilerini tespit etmek.
3
Parçadaki üçüncü cümleyi incelemek
Üçüncü cümlede yer alan 'kutup bölgesinin seçilmesi' ve 'doğal buzlanma sayesinde' ifadeleri, coğrafi konumun sunduğu doğal koruma avantajını gösterir.
Konumun sağladığı avantajı ve bunun tohum korumaya etkisini belirlemek.
4
Parçadaki dördüncü cümleyi incelemek
Dördüncü cümledeki 'kendi gönderdikleri tohumları geri alarak... başlatma hakkına sahiptir' ifadesi, ülkelerin mülkiyet ve geri alma haklarına işaret eder.
Katılımcı devletlerin sahip olduğu yasal hakları tespit etmek.

Anahtar Kavram

Paragraftaki cümlelerin içerdikleri bilgileri ve yardımcı düşünceleri tespit etme
Soru 1123Soru

Biyomimikri, doğadaki canlıların ve sistemlerin tasarımlarını inceleyip bunları insanların karşılaştığı karmaşık teknolojik sorunlara yenilikçi çözümler bulmak amacıyla taklit eden modern bir disiplindir. Doğa, milyonlarca yıllık evrimsel deneme yanılma süreçleri boyunca enerji tasarrufu, atık yönetimi ve dayanıklılık gibi hayati konularda mükemmel çözümler üretmiştir. Örneğin hızlı trenlerin burun tasarımlarında yalıçapkını kuşunun gagasından esinlenilmesi ya da binaların havalandırma sistemlerinde termit yuvalarının mimari yapısının taklit edilmesi, bu disiplinin en bilinen somut örnekleri arasında yer alır. Ancak biyomimikri, yalnızca doğadaki formların şekilsel ve görsel olarak kopyalanmasından ibaret değildir. Asıl başarı, doğanın işleyişindeki ekolojik dengeleri, enerji verimliliğini ve sürdürülebilirlik ilkelerini de tasarımlara bütünsel olarak entegre edebilmektir. Yani bir endüstriyel ürünün sadece ağaç yaprağının dış görünüşüne benzemesi yetmez; o yaprağın güneş enerjisini kimyasal enerjiye dönüştürme felsefesinin ve doğadaki sıfır atık prensibinin de teknolojiye aktarılması gerekir. Bu yönüyle biyomimikri, insan üretimini doğanın kendi döngüleriyle uyumlu hale getirerek çevreye zarar vermeyen sürdürülebilir bir gelecek inşa etmeyi hedefler.

Bu parçada biyomimikriyle ilgili olarak asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğadaki yapıların yalnızca biçimsel özelliklerini değil, ekolojik ve işlevsel felsefesini de teknolojiye uyarlayarak doğayla uyumlu tasarımlar yapmayı amaçladığı

Cevap

Doğadaki yapıların yalnızca biçimsel özelliklerini değil, ekolojik ve işlevsel felsefesini de teknolojiye uyarlayarak doğayla uyumlu tasarımlar yapmayı amaçladığı
Doğru yanıt, biyomimikrinin sadece biçimsel kopyalamanın ötesine geçerek ekolojik ve işlevsel felsefeyi teknolojiye uyarlama amacını ve doğayla uyumlu tasarımları hedeflediğini en kapsamlı şekilde ifade eden seçenektir. Parçada yer alan 'yalnızca doğadaki formların şekilsel ve görsel olarak kopyalanmasından ibaret olmadığı, asıl başarının doğanın işleyişindeki ekolojik dengeleri ve sürdürülebilirlik ilkelerini entegre etmek olduğu' yönündeki açıklamalar bu yargıyı doğrudan desteklemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genelini okuyarak konuyu ve anahtar kelimeleri belirlemek.
Metnin, doğayı taklit eden 'biyomimikri' disiplininin sadece şekilsel değil, işlevsel ve ekolojik olarak da doğayı örnek alması gerektiği üzerine kurulduğu belirlenir.
Ana düşünceyi doğru tespit edebilmek için öncelikle metnin sınırlarını ve yazarın odaklandığı kavramsal çerçeveyi anlamak gerekir.
2
Yazarın özellikle vurgulamak istediği, 'Asıl başarı...' veya 'Yani...' ile başlayan çıkarım ve özet cümlelerine odaklanmak.
Yazarın biyomimikride asıl amacın doğadaki formların görsel kopyalanması değil, ekolojik dengelerin ve sürdürülebilirlik ilkelerinin tasarıma aktarılması olduğunu vurguladığı görülür.
Paragraftaki yönlendirici ifadeler ve özetleyici cümleler genellikle yazarın iletmek istediği asıl mesajı yani ana düşünceyi barındırır.
3
Seçenekleri analiz ederek yardımcı düşünceleri elemek ve bu ana düşünceyi en kapsamlı şekilde sentezleyen seçeneği bulmak.
Doğanın sunduğu çözümler, hızlı tren ve bina örnekleri gibi yardımcı düşünceler elenir; biyomimikrinin şekilsel taklidin ötesinde ekolojik ve işlevsel felsefeyi uyarlayarak doğayla uyumlu sürdürülebilir tasarımları hedeflediğini belirten seçenek doğru yanıt olarak seçilir.
Doğru seçenek, parçadaki belirli örnekleri veya yan bilgileri değil, metnin tamamını kapsayan en genel yargıyı içermelidir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünceyi Bulma
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1124Soru

Aşağıdaki paragrafta liken birlikteliği ve bu organizmaların ekolojik işlevleri hakkında bilgi verilmiştir.

(I) Likenler, tek bir canlı türü olmayıp mantar lifleri ile mikroskobik alglerin ya da siyanobakterilerin bir araya gelerek oluşturduğu, ortak yaşama dayalı son derece sıra dışı birlikteliklerdir. (II) Kendi başlarına hayatta kalamayacakları çıplak kayalıklar, ağaç kabukları ve hatta kutup tundraları gibi en elverişsiz ortamlarda bile bu mutualist ilişki sayesinde varlıklarını sürdürebilirler. (III) Herhangi bir kök sistemine sahip olmadıklarından yaşam için ihtiyaç duydukları su ve besin maddelerini doğrudan atmosferden ve yağışlardan absorbe ederler. (IV) Bu doğrudan emilim mekanizması, onları havada biriken ağır metallere, kükürt dioksite ve diğer kirleticilere karşı son derece savunmasız ve duyarlı hale getirir. (V) Tam da bu sebeple, endüstriyel havzalarda liken türlerinin aniden yok olması ya da çeşitliliğinin azalması, çevre bilimciler tarafından hava kalitesinin bozulduğuna işaret eden güvenilir bir biyoindikatör olarak kabul edilir.

Buna göre, paragrafta numaralanmış cümleleri, bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşüncelerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

II. Cümle
III. Cümle
V. Cümle

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

II. cümle 'Likenlerin, kurdukları iş birliği sayesinde tek başlarına barınamayacakları zorlu çevre koşullar��nda yaşama şansı bulduğuna' yardımcı düşüncesiyle; III. cümle 'Likenlerin gelişimleri için elzem olan unsurları topraktan değil, havadan ve yağmurlardan temin etti��ine' yardımcı düşüncesiyle; V. cümle ise 'Liken popülasyonundaki değişimlerin, çevre kirliliğini saptamada araştırmacılara doğal bir ölçüt sunduğuna' yardımcı düşüncesiyle eşleşir.
Paragrafta yer alan cümlelerin her biri doğrudan bir yardımcı düşünceyi desteklemektedir. II. cümledeki 'mutualist ilişkiyle elverişsiz ortamlarda hayatta kalma' vurgusu ortaklığın zorlu koşullardaki rolüne; III. cümledeki 'kök sistemi olmadan doğrudan atmosferden absorbe etme' vurgusu besinlerin havadan alınmasına; V. cümledeki 'biyoindikatör olma' vurgusu ise çevre kirliliğini ölçmede doğal bir araç olmasına karşılık gelmektedir. Bu doğrultuda yapılan eşleştirme paragraftaki bilgi akışıyla birebir örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki II. cümleyi analiz etmek ve taşıdığı yargıyı belirlemek.
C��mlede geçen 'kendi başlarına hayatta kalamayacakları... mutualist ilişki sayesinde varlıklarını sürdürebilirler' ifadesinden, likenlerin tek başlarına yaşayamayacakları zor koşullarda ortaklık sayesinde var olabildikleri sonucu elde edilir.
II. cümlenin hangi yardımcı düşünceyle ilişkili olduğunu saptamak.
2
Paragraftaki III. cümleyi analiz etmek ve taşıdığı yargıyı belirlemek.
Cümlede geçen 'kök sistemine sahip olmadıklarından... su ve besin maddelerini doğrudan atmosferden ve yağışlardan absorbe ederler' ifadesinden, besinlerin toprak yerine hava ve yağış gibi kaynaklardan alındığı sonucu elde edilir.
III. cümlenin hangi yardımcı düşünceyle örtüştüğünü bulmak.
3
Paragraftaki V. cümleyi analiz etmek ve taşıdığı yargıyı belirlemek.
Cümlede geçen 'liken türlerinin aniden yok olması ya da çeşitliliğinin azalması... hava kalitesinin bozulduğuna işaret eden güvenilir bir biyoindikatör olarak kabul edilir' ifadesinden, bu canlılardaki değişimin hava kirliliğinin tespitinde doğal bir ölçüt (belirteç) olduğu sonucu elde edilir.
V. cümlenin hangi yardımcı düşünceyi karşıladığını belirlemek.
4
Elde edilen sonuçları sağ sütundaki yardımcı düşüncelerle karşılaştırarak doğru eşleştirmeleri tamamlamak.
II. cümle 'Likenlerin, kurdukları iş birliği sayesinde...'; III. cümle 'Likenlerin gelişimleri için elzem olan...'; V. cümle ise 'Liken popülasyonundaki değişimlerin...' yargısıyla tam olarak eşleşir.
Soruda istenen doğru eşleştirme örüntüsünü kurmak.

Anahtar Kavram

Paragrafta yardımcı düşüncelerin belirlenmesi ve cümlelerin anlamca çözümlenmesi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1125Soru

Edebi eserlerde kurmaca, dış dünyadaki gerçekliğin edilgen bir yansıması veya basit bir kopyası değildir; aksine yazarın zihninde yeniden biçimlenen, kendine has yasaları olan bağımsız bir evrendir. Gerçeklikten ödünç alınan ögeler, kurmacanın içinde yeni bir bağlam kazanarak özgün bir kimliğe bürünür. Bu nedenle okur, bir romanı ya da öyküyü okurken metindeki olayları kendi gündelik hayatının doğrularıyla karşılaştırma hatasına düşmemelidir. Çünkü kurmaca dünya, dış dünyaya göndermeler yapsa da nihayetinde kendi iç tutarlılığıyla ayakta kalır. Sanatın gücü de tam olarak buradadır: Bize bilinen nesnel gerçekliği hatırlatmasında değil, o gerçekliği bozarak, bükerek ve kendi estetik ilkeleri doğrultusunda yeniden inşa ederek bize yeni bir algı penceresi açmasındadır. Dolayısıyla bir edebi eserin sanatsal değeri, dış dünyayı ne kadar sadık bir biçimde yansıttığıyla değil, kendi içinde kurduğu hayal dünyasını ne denli inandırıcı ve kendi içinde tutarlı bir estetik bütünlükle sunabildiğiyle ölçülür.

Bu parçada vurgulanmak istenen temel düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Edebi yapıtların başarısı, dış dünyayı doğrudan yansıtma gücüne değil, kendi içinde tutarlı ve inandırıcı bir kurmaca dünya yaratabilmesine bağlıdır.

Cevap

Edebi yapıtların başarısı, dış dünyayı doğrudan yansıtma gücüne değil, kendi içinde tutarlı ve inandırıcı bir kurmaca dünya yaratabilmesine bağlıdır.
Edebi yapıtların başarısının dış dünyayı doğrudan yansıtma gücüne değil, kendi içinde tutarlı ve inandırıcı bir kurmaca dünya yaratabilmesine bağlı olduğunu belirten yargı doğrudur. Parçada, kurmacanın dış dünyadaki gerçekliğin bire bir kopyası olmadığı, aksine yazarın zihninde yeniden inşa edilen bağımsız bir evren olduğu ve eserin değerinin bu kurmaca gerçekliğin inandırıcılığı ve estetik bütünlüğüyle ölçüldüğü vurgulanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki anahtar kelimeleri ve temel kavramları belirlemek.
Metinde 'kurmaca', 'gerçeklik', 'estetik bütünlük', 'inandırıcılık' ve 'sanatsal değer' kavramlarının ön plana çıktığı görülmektedir.
Paragrafın ana düşüncesini belirlemek için öncelikle yazarın üzerinde durduğu kavramsal çerçeveyi anlamak gerekir.
2
Yazarın bu kavramlar arasındaki ilişkiye dair sunduğu temel savı analiz etmek.
Yazar, kurmacanın dış dünyadaki gerçekliğin basit bir kopyası olmadığını, aksine kendine has yasaları olan bağımsız bir bütün olduğunu ve sanatın gücünün bu gerçekliği estetik biçimde yeniden inşa etmesinde yattığını savunmaktadır.
Ana düşünce, yazarın konuya ilişkin savunduğu temel tezi ve okura iletmek istediği asıl mesajı temsil eder.
3
Seçenekleri analiz ederek metnin bütününü kapsayan ve yazarın temel savını en iyi özetleyen yargıyı tespit etmek.
Edebi yapıtların başarısının dış dünyayı doğrudan yansıtma gücüne değil, kendi içinde tutarlı ve inandırıcı bir kurmaca dünya yaratabilmesine bağlı olduğunu belirten yargının, metnin ana düşüncesini tam olarak karşıladığı görülür. Diğer seçenekler ya yardımcı düşüncelerdir ya da metin sınırlarını aşan öznel yorumlardır.
Doğru seçeneğe ulaşmak için metinde yer alan yardımcı fikirleri ana fikirle karıştırmamak ve öznel yorum içeren yanlış seçenekleri elemek gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünce
Soru 1126Soru

Çay, Çin’de başlangıçta tıbbi bir içecek olarak kullanılsa da zamanla Budist rahiplerin meditasyon sırasında uyanık kalmak amacıyla tüketmesiyle yaygınlık kazanmıştır. Tang Hanedanlığı döneminde hazırlama ritüelleri estetik bir boyut kazanmış ve çay, toplumsal tabakaları birleştiren kültürel bir simge hâline gelmiştir. 8. yüzyılda yazılan bir eser, bu bitkinin yetiştirilmesinden demlenmesine kadar tüm süreci kurallaştırm��ştır. Çayın ticaret yollarıyla dünyaya yayılması ise sadece ekonomik bir hareketlilik yaratmamış, doğu ile batı arasında kültürel bir köprü kurmuştur. Bugün çay, farklı coğrafyalarda farklı biçimlerde sunulsa da özündeki misafirperverlik değerini korumaktadır.

Bu parçadan çay ile ilgili aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çayın Çin dışındaki ülkelere yayılmasında Budist rahiplerin ticari faaliyetlerinin etkili olduğuna

Cevap

Çayın Çin dışındaki ülkelere yayılmasında Budist rahiplerin ticari faaliyetlerinin etkili olduğuna dair bilgi parçada yer almamaktadır.
Çayın Çin dışındaki ülkelere yayılmasında Budist rahiplerin ticari faaliyetlerinin etkili olduğuna dair yargıya ulaşılamaz. Parçada Budist rahiplerin çayı yalnızca meditasyon sırasında uyanık kalmak amacıyla kullandıkları belirtilmiştir. Çayın dünyaya yayılmasının ticaret yollarıyla gerçekleştiği söylenmiş fakat bu süreçte Budist rahiplerin ticari rollerinden veya faaliyetlerinden bahsedilmemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki bilgileri analiz etmek.
Çayın ilk kullanımı (tıbbi), Budist rahiplerin kullanım amacı (uyanık kalmak), Tang dönemi etkisi (sosyal birleşme), yazılı eserin rolü (kurallaştırma), yayılma şekli (ticaret yolları ve kültürel köprü) ve bugünkü durumu (misafirperverlik değerinin korunması) belirlendi.
Seçeneklerin doğruluk payını doğrudan metin üzerinden kontrol edebilmek için temel bilgileri listelemek gerekir.
2
Seçenekleri metindeki cümlelerle karşılaştırmak.
Tedavi amacıyla kullanılma, zinde kalma amaçlı tüketim, yazılı kaynağın kurallaştırma etkisi ve kültürel değerlerin korunması gibi unsurların metinde yer aldığı doğrulandı. Ancak Budist rahiplerin ticari bir faaliyette bulunduğuna dair hiçbir veri bulunamadı.
Metinde doğrudan ya da dolaylı olarak değinilmeyen, ulaşılamayacak olan tek yargıyı saptamak için seçenekler elenir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünceler
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 1127Soru

İnsan beyninde koku duyusunun işlenmesi, diğer duyulardan farklı bir yol izler. Görme ya da işitme duyular��yla alınan uyarıcılar önce talamusa uğrayıp burada filtrelenirken, koku uyarıcıları doğrudan duygu ve hafıza merkezleri olan amigdala ile hipokampusa iletilir. Bu doğrudan bağlantı, kokuların geçmişteki anıları ve bu anılara eşlik eden yoğun duyguları diğer duyulara kıyasla çok daha hızlı ve canlı bir şekilde tetiklemesini sağlar. Edebiyatta 'Proust Etkisi' olarak adlandırılan bu fenomen, geçmişte duyulmuş bir kokunun kişiyi aniden o kokunun alındığı zamana ve mekâna götürmesi durumunu ifade eder. Dolayısıyla koku belleği, yalnızca geçmişteki olayları depolayan soğuk bir arşiv değil; duyguların, mekânların ve zamanın iç içe geçtiği dinamik bir yaşantı deposudur.

Bu parçada koku belleği ile ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Koku duyusu aracılığıyla hatırlanan anıların, diğer duyularla çağrılanlara göre zihinde daha uzun süre muhafaza edildiğine

Cevap

Koku duyusu aracılığıyla hatırlanan anıların, diğer duyularla çağrılanlara göre zihinde daha uzun süre muhafaza edildiğine
Koku duyusu aracılığıyla çağrılan anıların zihinde daha uzun süre muhafaza edildiğine (kalıcılığına) dair metinde herhangi bir veri bulunmamaktadır. Parçada sadece bu anıların diğer duyulara kıyasla daha hızlı ve canlı tetiklendiği anlatılmaktadır. Bu sebeple bu yargıya değinilmemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçanın giriş ve gelişme cümlelerini inceleyerek koku uyarıcılarının izlediği yol ile ilgili bilgileri saptamak.
Koku uyarıcılarının talamusta filtrelenmeden doğrudan amigdala ve hipokampusa gittiği görülür. Buradan, koku uyarıcılarının beyinde süzgeçten geçmeden doğrudan duygu/bellek alanlarına ulaştığı yargısına ulaşılır.
Metindeki biyolojik açıklamaların seçeneklerdeki karşılıklarını bulmak.
2
Parçanın orta kısmında yer alan kokunun anıları tetikleme hızı ve biçimiyle ilgili ifadeleri analiz etmek.
Kokuların anıları ve duyguları diğer duyulara kıyasla daha hızlı ve canlı uyardığı, geçmişteki koku duyumunun insanı o an/mekâna götürmesine edebiyatta 'Proust Etkisi' dendiği tespit edilir. Buradan kokunun anıları canlandırma gücüne ve edebiyattaki karşılığına dair seçenekler elenir.
Kokunun hatırlama üzerindeki etkileri ve edebiyattaki adlandırmasını eşleştirmek.
3
Parçanın son cümlesini ve genel iletisini değerlendirerek koku belleğinin yapısını sorgulamak.
Belleğin soğuk bir arşiv olmayıp dinamik bir yaşantı deposu olduğu görülür. Buradan koku hafızasının dinamik bir yapı sunduğu seçeneği elenir. Kalan seçenek ise metinde 'daha uzun süre saklandığı' bilgisi yer almadığı için değinilmeyen yargı olarak belirlenir.
Kalan seçeneklerin metinle tam uyumunu kontrol ederek doğru seçeneği netleştirmek.

Anahtar Kavram

Yardımcı düşünceleri belirleme ve paragraftaki ifadelerle seçenekleri eşleştirme
Soru 1128Soru

Arkeoloji, pek çok insanın zihninde sadece toprak altından çıkarılan görkemli altın kadehler, devasa tapınaklar veya krallara ait lahitlerle özdeşleşmiştir. Popüler kültürün de etkisiyle şekillenen bu yaygın algı, aslında bu köklü bilimin asıl amacını gölgede bırakmaktadır. Oysa modern arkeoloji çalışmalarının temel gayesi, geçmiş dönemlerde yaşamış sıradan insanların gündelik hayatlarını, hayatta kalma mücadelelerini ve birbirleriyle olan toplumsal ilişkilerini anlamaktır. Kazı alanlarında titizlikle ortaya çıkarılan basit bir çömlek kırığı, paslanmış bir tarım aleti ya da kömürleşmiş bir buğday tanesi, görkemli bir saray kalıntısından veya kral mezarından çok daha fazla bilgi sunabilir geçmişe dair. Çünkü bu küçük ve sıradan nesneler, dönem halkının sosyoekonomik yapısını, beslenme alışkanlıklarını ve günlük pratiklerini doğrudan yansıtan en samimi belgelerdir. Dolayısıyla arkeolojik araştırmaların nihai amacı, geçmişin ihtişamlı hazinelerini ortaya çıkarmaktan ziyade, insanlığın ortak geçmişindeki sıradan yaşam izlerini sürerek tarihi her yönüyle anlamlandırmaktır.

Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Arkeolojik araştırmaların temel hedefi, büyük hazineleri bulmak değil geçmişteki sıradan insanların yaşamını ve toplumsal yapıyı anlamaktır.

Cevap

Arkeolojik araştırmaların temel hedefinin, büyük hazineleri bulmak değil geçmişteki sıradan insanların yaşamını ve toplumsal yapıyı anlamak olduğu seçeneğidir.
Doğru yanıt, paragrafta yazarın asıl vurgulamak istediği ana düşünceyi içermektedir. Paragrafın son cümlesinde arkeolojik çalışmaların nihai amacının ihtişamlı hazineleri ortaya çıkarmaktan ziyade, sıradan insanların yaşam izlerini sürerek tarihi anlamlandırmak olduğu belirtilmiştir. Bu durum, arkeolojinin temel hedefinin büyük hazineleri bulmak değil sıradan insanların yaşamını ve toplumsal yapıyı anlamak olduğunu gösteren ifadeyle doğrudan örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın giriş kısmını ve popüler kültürün yarattığı arkeoloji algısını incelemek.
Arkeolojinin sadece hazine ve krallarla ilişkili olduğu yönündeki yanlış algı tespit edilir.
Paragraftaki zıtlığı ve yazarın eleştirdiği bakış açısını anlamak için gereklidir.
2
Paragrafta arkeolojinin gerçek amacına dair sunulan kanıtları ve örnekleri değerlendirmek.
Basit çömlek kırıkları, tarım aletleri gibi nesnelerin geçmişteki sıradan insanların yaşamını ve toplumsal yapıyı anlamada daha önemli olduğu anlaşılır.
Yazarın ana düşünceye ulaşmak için kullandığı yardımcı düşünceleri belirlemek için gereklidir.
3
Paragrafın sonuç cümlesini ve genel iletisini sentezlemek.
Arkeolojik araştırmaların temel amacının ihtişamlı hazineler bulmak değil, sıradan insanların yaşam izlerini sürerek tarihi her yönüyle anlamlandırmak olduğu sonucuna ulaşılır.
Yazarın asıl iletmek istediği ana düşünceyi (mesajı) belirlemek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünceyi Belirleme
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 1129Soru

Modern akademi, niceliği niteliğin önüne koyan bir hız sarmalının içine sürüklenmiş durumdadır. Araştırmacıların sürekli yayın yapmaya, fon bulmak için hızlı sonuçlar sunmaya zorlandığı bu sistem, bilimin doğasındaki derin düşünme ve sorgulama süreçlerini sekteye uğratmaktadır. İşte bu noktada ortaya çıkan 'yavaş bilim' hareketi, bilginin olgunlaşması için zamana ve sabra ihtiyaç duyulduğunu hatırlatmaktadır. Hızlı sonuç alma baskısının metodolojik hatalara ve yüzeysel çalışmalara yol açtığını savunan bu hareket, bilim insanlarının üzerindeki idari ve ekonomik baskıların azaltılmasını talep eder. Amaç, daha çok değil, daha sağlam ve insanlığa gerçekten katkı sunacak bilgi üretimini teşvik etmektir.

Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akademik dünyadaki hızlı üretim baskısına karşı gelişen yavaş bilim hareketinin gerekçeleri ve temel hedefleri

Cevap

Akademik dünyadaki hızlı üretim baskısına karşı gelişen yavaş bilim hareketinin gerekçeleri ve temel hedefleri
Bu parçanın konusu, akademik dünyadaki hızlı üretim baskısına karşı çıkan yavaş bilim hareketinin ortaya çıkış gerekçeleri ve hedeflediği değerlerdir. Yazar, modern akademideki hızlı sonuç alma baskısının olumsuz sonuçlarını belirterek 'yavaş bilim' hareketinin neyi savunduğunu ve neyi amaçladığını açıklamaktadır. Bu nedenle, yavaş bilim hareketinin gerekçeleri ve temel hedeflerini ifade eden seçenek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Metni okuyup anahtar kelimeleri ve üzerinde durulan temel olguyu belirlemek.
Parçada modern akademideki aşırı hızlı üretim baskısından ve bu duruma tepki olarak ortaya çıkan 'yavaş bilim' hareketinden bahsedildiği görülür.
Paragrafın konusunu bulmak için metnin ne hakkında yazıldığını tespit etmek gerekir.
2
Yardımcı düşünceler ile ana konuyu birbirinden ayırt etmek.
Metinde geçen fon bulma zorlukları veya araştırma hataları gibi unsurların, yavaş bilim hareketini doğuran gerekçeler (yan detaylar) olduğu ve asıl konunun bu hareketin kendisi ve hedefleri olduğu anlaşılır.
Çeldirici seçeneklerde yer alan yan detayların bütünü kapsamadığını doğrulamak gerekir.
3
Metindeki bilgileri seçeneklerle karşılaştırarak yazarın ekleme yapmadığı, metni tam kapsayan seçeneği bulmak.
Yavaş bilim hareketinin ortaya çıkış gerekçelerini ve hedeflerini kapsayan seçeneğin doğru cevap olduğu belirlenir.
Konuyu tam olarak karşılayan ve öznel yorum barındırmayan seçeneğe ulaşmak hedeflenir.

Anahtar Kavram

Paragrafın Konusu ve Başlığı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1130Soru

Okumak, sadece satır aralarında kaybolup gitmek ya da yazarın dünyasına edilgen bir şekilde konuk olmak değildir. Gerçek bir okuma eylemi, okur ile metin arasında kurulan aktif ve karşılıklı bir diyalogdur. Okur, kendi kişisel deneyimlerini, hayallerini ve düşünce dünyasını da beraberinde getirerek yazarın kurduğu kelimeler dünyasına yeni anlamlar katar. Her okur, kendi zihinsel süzgecinden geçirdiği kavramlarla metni adeta kendi zihninde yeniden inşa eder. Bu yüzden aynı kitabı okuyan iki farklı insanın iç dünyasında uyanan imgeler hiçbir zaman birbiriyle tamamen aynı olamaz. Yazarın metinde bilinçli ya da bilinçsizce bıraktığı boşlukları doldurmak, karakterlerin sesini kendi iç sesimizle birleştirmek okuru pasif bir alıcı olmaktan çıkarıp eserin gizli bir kurucusu haline getirir. Sonuç olarak okuma süreci, yazarın sunduğu malzeme ile okurun aktif katılımının bir araya gelmesiyle şekillenen, her seferinde yeniden üretilen dinamik bir anlamlandırma sürecidir.

Bu parçaya göre okuma eylemi, okurun pasif bir alıcı olmaktan çıkıp yazarın metnini kendi zihinsel katkılarıyla aktif biçimde yeniden anlamlandırdığı dinamik bir süreçtir. Bu ifade, parçanın ana düşüncesini doğru yansıtmakta mıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Verilen ifade doğrudur; çünkü okuma eyleminin yazarın sunduğu malzeme ile okurun zihinsel katılımı arasındaki aktif etkileşimden doğan dinamik bir süreç olduğu parçanın genelinde savunulan temel düşüncedir.
Doğru olan yargı, metnin başından sonuna kadar savunulan ve son cümlede özetlenen okuma eyleminin okurun aktif katılımıyla gerçekleşen dinamik bir anlam üretimi olduğu düşüncesini tam olarak yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin ana konusu ve yazarın okuyucuya iletmek istediği temel ileti (savunulan düşünce) belirlenir.
Yazarın okuma eylemini pasif bir kabul ediş değil, okurun aktif katılımıyla gerçekleşen bir süreç olarak tanımladığı görülür.
Paragrafta ana düşünceyi bulmak için yazarın bu metni yazma amacını kavramak gerekir.
2
Metnin son cümlesine odaklanılarak ana düşünceyi özetleyen yargı tespit edilir.
Son cümlede okumanın, yazarın malzemesi ve okurun katılımıyla oluşan dinamik bir anlamlandırma süreci olduğu belirtilmektedir.
YKS tarzı paragraflarda ana düşünce genellikle son bölümde bir sonuca ve senteze bağlanarak sunulur.
3
Değerlendirilmesi istenen ifade ile metinden çıkarılan ana düşünce karşılaştırılır.
Verilen ifadenin, paragraftan çıkarılan 'aktif ve dinamik anlamlandırma süreci' vurgusunu eksiksiz ve doğru biçimde yansıttığı tespit edilir.
İfadenin doğruluk değerini belirlemek amacıyla ana düşünceyle tutarlılığı denetlenir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünce
Soru 1131Soru

Aşağıdaki paragrafta numaralanmış cümleleri, ifade ettikleri yardımcı düşüncelerle eşleştiriniz.

(I) İnsanlığın bilgi birikimini ve kültürel mirasını nesiller boyu sağlıklı bir şekilde aktarmasında en etkili araçlardan biri olan kağıt, tarihsel kayıtlara g��re ilk olarak milattan sonra 105 yılında Çin'de Ts'ai Lun adında bir saray görevlisi tarafından üretilmiştir. (II) Bu büyük buluştan önceki dönemlerde insanlar, duygu ve düşüncelerini ta�� kitabeler, kil tabletler, ağaç kabukları veya parşömen gibi ya dayanıklılığı oldukça düşük olan ya da hazırlanması büyük emek ve zaman gerektiren zahmetli yüzeylere kaydetmek zorundaydı. (III) Kağıdın üretiminde kullanılan bitki lifleri ile eski kıyafetlerin kolayca bulunabilmesi ve maliyetinin son derece düşük olması, bu yeni malzemenin kullanımının hızla yaygınlaşmasını ve yazılı kültürün daha geniş kitlelere ulaşmasını doğrudan kolaylaştırmıştır. (IV) Yüzyıllar içinde İpek Yolu ticaret rotası aracılığıyla önce İslam coğrafyasına, ardından da Akdeniz üzerinden Avrupa'ya taşınan kağıt, matbaanın icadıyla birleşerek modern eğitim sistemlerinin ve küresel entelektüel uyanışın en temel yapı taşı konumuna yükselmiştir.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. Cümle
II. Cümle
III. Cümle
IV. Cümle

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

I. cümle 'Kağıdın kimin tarafından ve ne zaman icat edildiğine dair tarihsel bilgilere yer verilmiştir.' ifadesiyle; II. cümle 'Yazının kağıt öncesinde kaydedildiği malzemelerin taşıdığı olumsuz yönlerden bahsedilmiştir.' ifadesiyle; III. cümle 'Üretimindeki maliyet avantajının ve hammadde bolluğunun kültürel yayılmayı hızlandırdığı belirtilmiştir.' ifadesiyle; IV. cümle ise 'Coğrafi sınırları aşan bu malzemenin teknolojik gelişmelerle birleşerek aydınlanmaya katkı sağladığı vurgulanmıştır.' ifadesiyle eşleşmektedir.
Paragraftaki her bir cümlenin anlam sınırları ve değindiği yardımcı düşünceler birebir eşleşen ifadelerle açıklanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın birinci cümlesini incelemek.
İlk cümlede kağıdın milattan sonra 105 yılında Çin'de Ts'ai Lun tarafından üretildiği belirtilmektedir.
Bu bilgi, kağıdın kimin tarafından ve hangi tarihte icat edildiğini gösterdiğinden ilgili seçenekle eşleştirilir.
2
Paragrafın ikinci cümlesini incelemek.
İkinci cümlede kağıt öncesi kullanılan taş, kil ve parşömen gibi malzemelerin dayanıksız ve zahmetli olduğu belirtilmektedir.
Bu durum, kağıt öncesi araçların olumsuz ve zorlayıcı yönlerini ortaya koyduğu için bu yöndeki seçenekle eşleşir.
3
Paragrafın üçüncü cümlesini incelemek.
Üçüncü cümlede bitki liflerinin kolay bulunması ve ucuz olmasının, kağıdın yayılmasını ve kültürün kitlelere ulaşmasını kolaylaştırdığı ifade edilmektedir.
Hammaddenin erişilebilirliği ve düşük maliyetin kültürel yayılımı hızlandırması bu cümleyle doğrudan ilişkilidir.
4
Paragrafın dördüncü cümlesini incelemek.
Dördüncü cümlede kağıdın farklı coğrafyalara yayılması ve matbaayla birleşerek entelektüel uyanışı sağlaması anlatılmaktadır.
Bu bilgi, coğrafi yayılımın matbaa gibi teknolojik gelişmelerle bütünleşerek kültürel aydınlanmaya katkısını doğrudan yansıtır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünceler
Soru 1132Soru

Harita yapımı, yeryüzünü küçülterek kâ��ıt üzerine aktarma işinden ibaret sıradan bir teknik süreç değildir. Gerçekte harita, yeryüzünün nesnel bir kopyasını sunmak yerine, belirli amaçlar doğrultusunda mekânı yeniden düzenleyen ve sın��rlandıran kültürel ve ideolojik bir tasarım ürünüdür. Coğrafyanın karmaşık, sınırsız ve düzensiz yapısı, haritacının neleri göstereceği ve neleri dışarıda bırakacağı konusundaki öznel seçimleriyle basitleştirilerek kontrol edilebilir kılınır. Bu seçici durum, haritayı gerçeğin kendisi değil, onun belli bir bakış açısıyla yeniden kurulmuş bir yorumu hâline getirir. Nitekim haritada çizilen sınırlar, vurgulanan yollar ve görünmez kılınan coğrafi ögeler, kullanıcının dünyayı nasıl algılaması ve anlamlandırması gerektiğini doğrudan belirler. Harita, mek��nı sadece pasif bir şekilde kaydetmekle kalmaz; ona aktif bir biçim vererek zihnimizdeki coğrafi gerçekliği baştan inşa eder. Dolayısıyla bir haritaya bakarken gördüğümüz şey, tarafsız bir doğa parçası değil, insan zihninin mekâna vurduğu seçici ve yönlendirici bir mühürdür.

Bu parçada haritalarla ilgili olarak asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mekânı nesnel bir şekilde yansıtmak yerine, insan zihninin seçici ve yönlendirici kurgusuyla yeniden biçimlendirdikleri

Cevap

Mekânı nesnel bir şekilde yansıtmak yerine, insan zihninin seçici ve yönlendirici kurgusuyla yeniden biçimlendirdikleri
Parçada haritaların yeryüzünün nesnel bir kopyası olmadığı, haritacının seçimleri doğrultusunda mekânı yeniden kurguladığı ve zihnimizdeki coğrafi gerçekliği inşa ettiği belirtilmiştir. Bu nedenle haritaların mekânı olduğu gibi yansıtmayıp seçici ve yönlendirici bir tasarımla yeniden biçimlendirdiği yargısı parçanın ana düşüncesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafı okuyarak anahtar kavramları ve yazarın bakış açısını belirlemek.
Metinde haritaların nesnel bir kopya olmadığı, haritacının seçimleriyle mekânı şekillendirdiği ve dünyayı algılama biçimimizi belirlediği görülür.
Yazarın asıl iletmek istediği düşünceye ulaşmak için metindeki temel argümanın tespiti gerekir.
2
Yardımcı düşünceleri belirleyip seçenekleri elemek.
Haritaların coğrafi karmaşıklığı basitleştirmesi veya haritacının seçim yapması gibi unsurların metinde geçen yan detaylar olduğu görülerek bunlara yönelik seçenekler elenir.
Seçeneklerdeki yan detayların ana düşünceyle karıştırılmasını önlemek.
3
Parçanın bütününü kapsayan ve yazarın asıl savunmak istediği görüşü en iyi özetleyen yargıyı seçmek.
Haritaların nesnel bir gerçeklik sunmaktan ziyade zihinsel bir kurguyla mekânı yeniden şekillendirdiği sonucuna ulaşılır.
Yazarın iletmek istediği temel mesajı (ana düşünceyi) doğru saptamak.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünce
Soru 1133Soru

Deniz fenerleri, yüzyıllar boyunca gemicilere karanlıkta yol gösteren, karaya yaklaştıklarını haber veren ve onları tehlikeli kayalıklardan koruyan mimari yapılar olmuştur. İlk deniz fenerleri, açıkta yakılan büyük ateşlerle gemilere rehberlik ederken zamanla teknolojinin gelişmesiyle yerini gaz lambalarına, ardından da elektrikli ve otomatik sistemlere bırakmıştır. Günümüzde fenerlerin birçoğu bilgisayar sistemleriyle uzaktan kontrol edilmekte, fener bekçiliği mesleği ise yavaş yavaş tarihe karışmaktadır. Buna rağmen fenerler, sadece birer yön bulma aracı değil; denizcilik kültürünün ve kıyı şeritlerinin vazgeçilmez estetik sembolleri olarak varlıklarını sürdürmektedir.

Bu parçadan deniz fenerleri ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Günümüzde fener bekçiliği mesleğinin tamamen bittiğine

Cevap

Günümüzde fener bekçiliği mesleğinin tamamen bittiğine
Parçada deniz feneri bekçiliği mesleğinin tamamen bittiğine dair bir bilgi yoktur; aksine bu mesleğin 'yavaş yavaş tarihe karıştığı' söylenerek sürecin henüz tamamen sonlanmadığı ima edilmiştir. Bu nedenle günümüzde fener bekçiliği mesleğinin tamamen bittiğini belirten seçenek parçadan çıkarılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genelini okuyup deniz fenerlerinin tarihi, gelişimi ve işlevleri hakkındaki bilgileri analiz etmek.
Deniz fenerlerinin gemicileri koruduğu, zamanla teknolojik gelişim gösterdiği, günümüzde uzaktan kontrol edildiği ve kültürel/estetik değer taşıdığı saptanmıştır.
Yardımcı düşünceleri belirlemek için metindeki yargıların doğru analiz edilmesi gerekir.
2
Seçeneklerde verilen yargıları paragraftaki ilgili cümlelerle karşılaştırmak.
Geçmişten günümüze teknolojik değişim geçirdiği, ilk dönemlerde büyük ateşler yakıldığı, gemileri tehlikelerden koruduğu ve sadece yön bulmaya yaramadığı bilgileri doğrudan metinden doğrulanırken; fener bekçiliğinin tamamen bittiği bilgisi doğrulanamamıştır.
Soruda ulaşılamayacak olan yanlış yargının bulunması hedeflenmektedir.
3
Ulaşılamayan seçeneğin neden yanlış olduğunu netleştirmek.
Metinde fener bekçiliğinin 'yavaş yavaş tarihe karıştığı' belirtilmiş olup bu durum tamamen bittiği anlamına gelmez.
Metindeki kesinlik bildirmeyen ifadelerle seçeneklerdeki kesinlik bildiren ifadeler arasındaki farkı belirlemek.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünceler
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 1134Soru

Gökbilim, insanlığın evrendeki yerini ve varoluş amacını anlama çabasının en eski, en köklü yollarından biridir. İlk çağlardan bu yana gökyüzüne bakmak, sadece parlak yıldızları ve uzak gezegenleri seyretmekten ibaret olmamıştır. Bu eylem, insanın kendi kökenlerini araştırmasını ve Dünya'nın bu devasa kozmostaki benzersiz konumunu kavramasını sağlamıştır. Tarih boyunca yapılan gökbilimsel keşifler, sadece gök cisimlerinin hareketlerine dair teknik bilgiyi artırmakla kalmamış; insanın doğaya, yaratılışa ve evrene olan bakış açısını da derinden etkilemiştir. Bugün modern teknolojilerle, devasa teleskoplarla yapılan uzay araştırmaları bile aslında en eski sorunun cevabını aramaktadır: Bu sonsuzlukta biz neredeyiz ve kimiz? Dolayısıyla gökbilim, gök cisimlerinin fiziksel özelliklerini listeleyen ve formüllerle açıklayan soğuk bir veri yığınından ibaret değildir. O, temelde insanın evrensel ölçekteki yerini ve anlamını bulma yolundaki bitmek bilmeyen felsefi ve bilimsel arayışının bir ifadesidir.

Bu parçada gökbilim ile ilgili asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnsanın evrendeki konumunu ve kendi varoluşunu anlamlandırma çabasının bir yansıması olduğu

Cevap

İnsanın evrendeki konumunu ve kendi varoluşunu anlamlandırma çabasının bir yansıması olduğu
Parçanın genelinde gökbilimin sadece teknik veriler toplayan bir alan olmadığı, insanın evrendeki yerini, kökenini ve varoluşunu anlama arayışının bir ürünü olduğu vurgulanmaktadır. Doğru seçenek bu ana düşünceyi en kapsamlı şekilde özetlemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Metni okuyarak yazarın gökbilim tanımına getirdiği eleştiriyi belirlemek.
Gökbilimin sadece gök cisimlerinin fiziksel özelliklerini listeleyen kuru bir veri yığınından ibaret olmadığı belirlenir.
Yazarın neye karşı çıktığını bulmak, asıl savunulan fikre (ana düşünceye) ulaşmanın ilk adımıdır.
2
Parçadaki temel vurguyu ve yazarın gökbilimin nihai amacına dair açıklamalarını analiz etmek.
Gökbilimin temel amacının insanın bu sonsuzluktaki yerini ve anlamını bulma arayışı olduğu saptanır.
Yazarın 'dolayısıyla' bağlacıyla bağladığı son cümleler, doğrudan ana düşünceyi işaret etmektedir.
3
Ulaşılan ana düşünceyi seçeneklerdeki ifadelerle karşılaştırarak doğru seçeneği belirlemek.
İnsanın evrendeki konumunu ve kendi varoluşunu anlamlandırma çabasının bir yansıması olduğunu belirten seçeneğin doğru olduğu görülür.
Bu ifade, parçada savunulan temel görüşü en iyi özetleyen ve doğrudan metindeki ana fikre karşılık gelen seçenektir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünceyi Bulma
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 1135Soru

Aşağıdaki paragrafta numaralanmış cümleler ile bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşünceleri doğru şekilde eşleştiriniz.

(I) Sanatın iyileştirici gücü, modern insanın iç dünyasındaki karmaşayı ve anlam arayışını bir düzene sokarak ruhsal bir dinginlik sağlamasından ileri gelir. (II) Ancak bu yapıcı etki, yalnızca bireyin kendi i��sel arınmasıyla sınırlı kalmayıp farklı toplumsal kesimler arasında güçlü empati köprülerinin kurulmasına da olanak tanır. (III) Geçmişten bugüne yaşanan pek çok büyük kriz ve savaş döneminde edebiyatın, resmin ya da tiyatronun insanları ortak bir paydada buluşturarak dayanışmayı artırması bu gücün en somut göstergesidir. (IV) Bu yönüyle sanatı sadece soyut bir estetik zevk aracı olarak g��rmek, onun toplumu iyileştirme, dönüştürme ve yeniden inşa etme gücünü eksik değerlendirmek demektir.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. Cümle
II. Cümle
III. Cümle
IV. Cümle

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

I. cümle sanatın bireysel ruhsal sakinlik sağlamasıyla, II. cümle farklı kesimler arasında empati kurmasıyla, III. cümle tarihsel zor dönemlerde toplumsal dayanışmayı artırmasıyla, IV. cümle ise toplumsal dönüşüm gücünün küçümsenmemesi gerektiğiyle eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede her bir cümle kendisini en yakın anlamca karşılayan yardımcı düşünceyle eşleşmiştir. I. cümle ruhsal dinginlik sağlamasıyla, II. cümle empati köprüleri kurmasıyla, III. cümle kriz dönemlerinde dayanışmayı artırmasıyla, IV. cümle ise sanatın dönüştürücü gücünün eksik değerlendirilmemesi gerektiğiyle eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın birinci cümlesi çözümlenerek bireysel etki belirlenir.
I. cümlede 'iç dünyadaki karmaşanın düzene girmesi' ve 'dinginlik' kavramları, ruhsal huzura kavuşma yardımcı düşüncesi ile eşleştirilir.
Cümlelerin taşıdığı yan anlamları ve kavramsal karşılıkları tespit etmek için.
2
İkinci cümlenin toplumsal ilişkiler bağlamındaki yeri incelenir.
II. cümlede geçen 'farklı toplumsal kesimler arasında empati köprüleri' ifadesi, karşılıklı anlayış geliştirme düşüncesine götürür.
Sanatın toplumsal empati kurma işlevinin cümledeki karşılığını bulmak için.
3
Üçüncü cümledeki tarihsel vurgu ve toplumsal olaylar değerlendirilir.
III. cümledeki 'kriz ve savaş dönemleri' ile 'dayanışma' ifadeleri, zor zamanlardaki toplumsal birlikteliği karşılama düşüncesiyle eşleşir.
Tarihsel ve toplumsal kriz anlarındaki bütünleştirici rolü tespit etmek için.
4
Dördüncü cümlede sanatın sadece estetik bir öge olmadığı yönündeki yargı analiz edilir.
IV. cümlede sanatın 'toplumu dönüştürme gücünün eksik değerlendirilmesi' uyarısı, sanatın bu yönünün göz ardı edilmemesi gerektiği düşüncesini destekler.
Sanatın işlevinin yalnızca estetik zevkle sınırlandırılmaması gerektiği sonucuna ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Paragrafta her cümlenin kendi içinde taşıdığı ve metnin ana düşüncesini destekleyen yardımcı düşünceleri belirleme.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1136Soru

Müzeler, sadece geçmişe ait nesnelerin sergilendiği, ziyaretçilerin sessizce koridorlarında dolaştığı soğuk ve durağan mekânlar olarak görülmemelidir. Aksine bu kurumlar, insanlığın ortak hafızasını canlı tutan, dünü bugüne bağlayarak geleceğe ışık tutan dinamik öğrenme ve kültür merkezleridir. Bir müze ziyaretçisi, sergilenen tarihî bir esere ya da sanat yapıtına baktığında yalnızca geçmiş bir dönemin teknik becerilerini görmez; aynı zamanda o dönemin insanının dünyayı algılayış biçimini, inançlarını, acılarını ve umutlarını da hisseder. Müze, barındırdığı nesneler aracılığıyla geçmiş ile günümüz arasında sessiz ama son derece güçlü bir köprü kurar. Bu yönüyle müzeler, insanlığın binlerce yıllık kültürel ve tarihsel mirasını koruma altına alıp bu birikimi sonraki kuşaklara aktararak toplumsal kimliğin ve bilincin diri kalmasını sağlar. Dolayısıyla bir toplumun müzelerine verdiği değer, aslında kendi geçmi��ine duyduğu saygının ve geleceğini inşa etme iradesinin en somut göstergelerinden biridir.

Bu parçadaki düşünceden hareketle, 'Müzelerin temel işlevi, kültürel mirası koruyup gelecek nesillere aktararak toplumsal hafızayı ve bilinci canlı tutmaktır.' yargısı doğru mudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Verilen yargı doğrudur.
Verilen yargı, parçanın genelinde savunulan ana düşünceyle birebir örtüşmektedir. Parçada müzelerin durağan yapılar olmadığı, aksine insanlığın kültürel birikimini koruyup aktararak toplumsal bilincin ve kimliğin diri kalmasını sağladığı açıkça ifade edilmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafı okuyarak yazarın müzeler hakkındaki temel düşüncesini belirlemek.
Müzelerin sadece geçmişten kalan nesnelerin sergilendiği yerler olmadığı, kültürel mirası koruyup sonraki nesillere aktararak toplumsal bilinci diri tuttuğu saptanır.
Parçanın ana düşüncesini netleştirerek sunulan yargıyla karşılaştırmak için.
2
Soru kökündeki yargı ile paragraftan çıkarılan ana düşünceyi karşılaştırmak.
Yargıda belirtilen 'kültürel mirası koruyup gelecek nesillere aktararak toplumsal hafızayı ve bilinci canlı tutma' işlevi, parçadaki ana düşünceyle tam olarak örtüşmektedir.
Yargının doğruluk değerine kesin olarak karar verebilmek için.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünce
Soru 1137Soru

Tarih yazımı, uzun yüzyıllar boyunca insanı ve onun iradesini merkeze alan bir anlatı etrafında şekillenmiştir. Savaşlar, antlaşmalar ve liderlerin kararları, tarihsel dönüşümlerin yegane belirleyicisi olarak sunulmuştur. Ancak son yıllarda gelişen tarihsel klimatoloji (iklim tarihçiliği), bu geleneksel antroposentrik (insan merkezli) tarih algısını kökten sarsmaktadır. İklim tarihçileri, arşiv belgelerindeki verileri ağaç halkaları, buzul çekirdekleri ve polen analizleri gibi fen bilimsel bulgularla birleştirerek geçmişi yeniden okumaktadır. Bu yaklaşım, örneğin Roma İmparatorluğu'nun gerilemesini ya da XVII. yüzyıldaki toplumsal ayaklanmaları sadece siyasi ve askeri nedenlerle değil, 'Küçük Buzul Çağı' gibi küresel iklim dalgalanmalarının tarımsal üretim ve nüfus üzerindeki etkileriyle de açıklamaktadır. Böylece tarih, insanın doğadan bağımsız olarak yazdığı bir oyun olmaktan çıkıp doğa ile insanın sürekli etkileşim içinde olduğu, doğanın da etkin bir aktör olarak rol aldığı bütüncül bir sürece dönüşmektedir. Dolayısıyla iklim tarihçili��i, insanoğlunun tarih sahnesindeki mutlak oyun kurucu rolünü sorgulatırken geçmişi anlama çabamıza ekolojik ve disiplinler arası yeni bir boyut kazandırmaktadır.

Bu parçadan yola çıkılarak "Tarihsel süreçler, sadece insan iradesinin ve siyasi kararların bir sonucu olmayıp doğa ile insanın etkileşiminden doğan bütüncül bir yapıdır." yargısının metnin ana düşüncesi olduğu söylenebilir.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Verilen yargı, metnin ana düşüncesini doğru bir şekilde yansıtmaktadır; dolayısıyla ifade doğrudur.
Metin, tarihsel süreçlerin yalnızca insanların iradeleriyle değil, doğayla girdikleri bütüncül etkileşimle şekillendiğini savunduğu için verilen yargı metnin ana düşüncesini tam olarak yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Metni dikkatlice okuyarak anahtar kavramları (tarih yazımı, iklim tarihçiliği, antroposentrik algı, doğa-insan etkileşimi) belirlemek.
Tarih yazımında insan odaklı yaklaşımdan doğa ile insan arasındaki bütüncül ilişkiye doğru bir paradigma değişimi yaşandığı görülür.
Ana düşünceyi bulmak için metnin odaklandığı temel kavramsal dönüşümü tespit etmek gerekir.
2
Metnin sonuç cümlesini ve 'böylece', 'dolayısıyla' gibi yönlendirici ifadeleri analiz etmek.
İklim tarihçiliğinin insanın mutlak oyun kurucu rolünü sorgulattığı ve tarihe ekolojik/disiplinler arası yeni bir boyut kattığı saptanır.
Paragrafın son kısımları ve çıkarım bildiren bağlaçlar genellikle ana düşünceye giden yolu özetler.
3
Verilen yargıyı metnin bütünüyle karşılaştırarak ana düşünceyle örtüşüp örtüşmediğini değerlendirmek.
Verilen yargının metnin geneline yayılan 'doğa-insan ortak etkileşiminden doğan bütüncül tarih' tezini doğru bir biçimde özetlediği belirlenir.
Yardımcı düşüncelere takılmadan parçanın tamamını kapsayan en genel yargıyı onaylamak gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünce
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1138Soru

Şehirler, sadece betondan ve demirden oluşan mekânsal yığınlar değil; içinde barındırdığı toplumun kültürel belleğini, estetik anlayışını ve yaşam pratiğini geleceğe taşıyan yaşayan organizmalardır. Bir kentin sokak dokusu, meydanlarının tasarımı ve binalarının mimari üslubu, o kentin sakinlerinin birbirleriyle ve çevreleriyle kurdukları ilişkinin somutlaşmış birer ifadesidir. Ancak modern dönemde hızlı kentleşme ve tek tipleşen mimari yaklaşımlar, şehirleri geçmişlerinden kopararak tarihsizleştirmekte, bireyleri ise aidiyet hissinden yoksun, yabancılaşmış mekânlara mahkûm etmektedir. Kentlerin kimliksizleşmesi, insanı kendi yaşam alanına karşı yabancılaştıran en büyük etkendir. Dolayısıyla mimari tasarımın asıl başarısı, sadece teknik ve mühendislik sınırları içindeki mükemmellikten ziyade, o mekânın toplumsal hafızayı ne ölçüde koruyabildiği ve insan ilişkilerine nasıl bir sıcaklık katabildiği ile ölçülmelidir. Çünk�� hafızasını ve özgün kimliğini yitiren bir şehir, sadece geçmişini değil, sakinlerinin ortak geleceğini de büyük ölçüde kaybeder.

Bu parçaya göre mimari tasarımların başarısı, teknik kusursuzluktan çok toplumsal hafızayı koruma ve bireylerin aidiyet bağlarını güçlendirme becerisine bağlıdır.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Verilen ifade doğrudur çünkü parçada mimari tasarımın asıl başarısı teknik mükemmellikten ziyade toplumsal hafızayı koruma ve aidiyet duygusu oluşturma gücüyle ilişkilendirilmiştir.
Metindeki 'mimari tasarımın asıl başarısı... toplumsal hafızayı ne ölçüde koruyabildiği ve insan ilişkilerine nasıl bir sıcaklık katabildiği ile ölçülmelidir' ifadesi, sunulan yargıyı doğrudan doğrulamaktadır. Bu nedenle yargı doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genelinde neyden bahsedildiğini ve yazarın savunmak istediği temel düşünceyi belirlemek.
Yazarın, modern ve tek tip mimarinin insanı yabancılaştırdığını belirterek mimarinin asıl başarısının toplumsal hafızayı korumak ve aidiyet kazandırmak olduğunu savunduğu görülür.
Ana düşünceyi saptamak, verilen yargının doğruluğunu test etmek için gerekli ilk adımdır.
2
Verilen yargıyı paragraftaki ana düşünceyle karşılaştırmak.
Yargıda geçen 'mimari tasarımların başarısı, teknik kusursuzluktan çok toplumsal hafızayı koruma ve bireylerin aidiyet bağlarını güçlendirme becerisine bağlıdır' ifadesinin, metnin 'mimari tasarımın asıl başarısı... toplumsal hafızayı ne ölçüde koruyabildiği... ile ölçülmelidir' teziyle doğrudan eşleştiği saptanır.
Verilen yargının metnin ana fikrini doğru yansıtıp yansıtmadığını doğrulamak.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünce
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1139Soru

Aşağıdaki paragrafta numaralanmış cümleler ile yanlarında verilen yardımcı düşünceler eşleştirilmek istenmektedir. Buna göre, numaralanmış cümlelerin hangisi hangi yardımcı düşünceyle doğru eşleşmektedir?

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

(I) İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan Tuz Gölü, her yıl özellikle yaz sıcaklarının artış gösterdiği temmuz ve ağustos aylarında yaşanan alg patlaması nedeniyle göz alıcı pembe ve kırmızı tonlara bürünmektedir.
(II) Sıra dışı bu renk değişimine, göldeki yüksek tuz oranına sahip ekstrem sularda hayatta kalmayı başarabilen Dunaliella salina adlı mikroskobik alg türünün aşırı çoğalması neden olur.
(III) Bu tek hücreli canlıların ürettiği beta-karoten benzeri koruyucu pigmentler, hem göl suyunun rengini pembeye dönüştürür hem de algleri yoğun güneş ışınlarının zararlı etkilerinden korur.
(IV) Her sene tekrarlanan bu büyüleyici ve dönemsel doğa olayı, bölgeyi hem yerli hem de yabancı çok sayıda fotoğraf meraklısının ve doğaseverin ziyaret ettiği önemli bir turizm çekim merkezi hâline getirmektedir.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci cümle renk değişiminin belirli dönemlerde gerçekleştiğine; ikinci cümle renk değişimine sebep olan canlının aşırı tuzlu ortamlara uyum sağlayabildiğine; üçüncü cümle alglerin ürettiği pigmentin koruyucu ve renklendirici olmak üzere iki yönlü işlevi bulunduğuna; dördüncü cümle ise gölde yaşanan görsel değişimin turistik bir hareketliliğe yol açtığına dair yardımcı düşüncelerle eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede her cümle, kendisini doğrudan destekleyen veya anlamca karşılayan yardımcı düşünceyle eşleştirilmiştir. Birinci cümle renk değişiminin dönemselliğini; ikinci cümle canlının tuzlu ortama adaptasyonunu; üçüncü cümle üretilen pigmentlerin çift yönlü faydasını; dördüncü cümle ise bölgenin turizm potansiyelindeki artışı ifade etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci cümlenin anlam sınırlarını ve anahtar kelimelerini belirlemek.
Cümledeki 'her yıl temmuz ve ağustos aylarında' ifadesiyle renk değişiminin dönemselliğine ulaşıldı.
Zaman bildiren ifadelerin hangi yardımcı düşünceyi desteklediğini bulmak.
2
İkinci cümledeki bilimsel ve çevresel detayları incelemek.
Göldeki 'yüksek tuz oranına sahip ekstrem sularda hayatta kalabilme' ifadesinden aşırı tuzlu ortamlara uyum sağlama çıkarımına ulaşıldı.
Canlının yaşam koşullarının hangi seçenekte açıklandığını saptamak.
3
Üçüncü cümlede yer alan 'hem... hem...' bağlacının kurduğu işlevsel ilişkileri analiz etmek.
Pigmentlerin suyu pembeye dönüştürmesi (renklendirici) ve zararlı ışınlardan koruması (koruyucu) olmak üzere iki yönlü işlevi tespit edildi.
Maddenin işlev çeşitliliğini gösteren yardımcı düşünceyi eşleştirmek.
4
Dördüncü cümlenin getirdiği toplumsal veya ekonomik sonucu belirlemek.
'Turizm çekim merkezi' ve 'fotoğraf meraklılarının ziyareti' ifadelerinden turistik hareketlilik sonucuna ulaşıldı.
Paragrafın son cümlesinin getirdiği dış etkiyi ve sonucu belirlemek.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünceler
Soru 1140Soru

Tiyatro, insanlık tarihinin en eski ve en etkili sanat dallarından biridir. Sahnede sergilenen her oyun, toplumsal bir aynadır ve izleyiciye kendi yaşamından kesitler sunar. İnsanlar tiyatro salonuna girdiklerinde sadece bir öykünün canlandırılmasına tanıklık etmezler; aynı zamanda kendi acıları, sevinçleri, korkuları ve umutlarıyla yüzleşirler. Bu yönüyle tiyatro, bireyin kendini tanımasına ve sorgulamasına olanak tanıyan kolektif bir terapi alanıdır. Oyuncuların canlandırdığı karakterler aracılığıyla izleyici, empati yeteneğini geliştirir ve toplumsal sorunlara farklı pencerelerden bakmayı öğrenir. Tiyatro oyunlarında ele alınan konular; adalet, aşk, yabancılaşma gibi evrensel temalar etrafında şekillenir ve bu durum oyunun her dönemde güncelliğini korumasını sağlar. Ancak tiyatronun asıl gücü, sunduğu bu zengin içeriklerden ziyade, insanı doğrudan insanla buluşturarak onda derin bir içsel dönüşüm başlatabilme gücünde yatar. Sahne ile seyirci arasındaki o canlı bağ, başka hiçbir sanat dalında bu derece doğrudan hissedilmez.

Bu parçada tiyatro ile ilgili olarak vurgulanmak istenen asıl düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İzleyiciyle kurduğu canlı bağ sayesinde bireyin kendi içine yönelmesini ve içsel bir değişim yaşamasını sağlaması

Cevap

İzleyiciyle kurduğu canlı bağ sayesinde bireyin kendi içine yönelmesini ve içsel bir değişim yaşamasını sağlaması
Doğru yanıt, paragrafın son cümlesinde geçen 'tiyatronun asıl gücü... insanı doğrudan insanla buluşturarak onda derin bir içsel dönüşüm başlatabilme gücünde yatar' yargısını en iyi özetleyen ve karşılayan ifadedir. Tiyatro, izleyiciyle kurduğu bu canlı ve doğrudan bağ sayesinde bireyin kendi yaşamını, acılarını ve umutlarını sorgulamasına ve içsel bir değişim yaşamasına aracılık eder.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genelini okuyarak yazarın üzerinde durduğu temel konuyu ve kavramları belirlemek.
Tiyatronun insan yaşamıyla ilişkisi, toplumsal aynalığı ve izleyici üzerindeki etkileri belirlenmiştir.
Ana düşünceye ulaşmak için öncelikle metnin hangi konuyu ele aldığını saptamak gerekir.
2
Metinde geçen yardımcı düşünceleri (evrensellik, empati gelişimi, güncellik) asıl mesajdan ayırt etmek.
Bu özelliklerin tiyatronun işlevleri olduğu ancak yazarın vurgulamak istediği 'asıl güç' olmadığı görülmüştür.
Paragraftaki yardımcı unsurları elemek, asıl vurgulanmak istenen düşünceye odaklanmayı kolaylaştırır.
3
Metnin son bölümünde yer alan 'Ancak tiyatronun asıl gücü...' ifadesini ve sonrasındaki yargıyı analiz etmek.
Tiyatronun en belirgin gücünün insanla kurduğu doğrudan bağ üzerinden gerçekleştirdiği 'içsel dönüşüm' olduğu anlaşılmıştır.
Yazarlar genellikle paragrafların son kısımlarında 'ancak', 'asıl' gibi yönlendirici sözcüklerle ana düşünceyi açıkça sunarlar.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünce
ÖncekiSayfa 57 / 66Sonraki
Paragrafta Anlam Alıştırma Soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) — Sayfa 57 | Examkin