Ünlemler

6 soru

Soru 1Soru

Ünlemler; bir duyguyu, seslenmeyi ya da hitabı bildiren sözcüklerdir. Asıl ünlemler isim çekim eklerini alarak adlaşabilirken; ünlem olmayan bazı sözcükler (isimler, fiiller vb.) ise cümledeki kullanımına göre seslenme ve hitap yoluyla ünlem değeri kazanabilir.

Buna göre, aşağıdaki dizelerin hangisinde hem isim çekim eki alarak adlaşmış bir ünlem hem de ünlem değeri kazanmış bir ad bir arada kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gençler! Yılların ardından yükselen o derin ahın feryadını bugün hangi yürek hissedebilir?

Cevap

Gençler! Yılların ardından yükselen o derin ahın feryadını bugün hangi yürek hissedebilir?
Dizede hitap bildiren 'Gençler!' sözcüğü ünlem değeri kazanmış bir addır. 'ahın feryadı' isim tamlamasındaki 'ah' asıl ünlemi ise ilgi eki (-ın) alarak adlaşmıştır. Bu nedenle dize, her iki kullanımı da içermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Dizelerdeki hitap ve seslenme bildiren sözcükleri (ünlemleşmiş adları) tespit etmek.
Belirlenen dizedeki 'Gençler!' sözcüğü aslen isim soylu olmasına rağmen, seslenme/hitap bildirdiği için ünlem değeri kazanmıştır.
Ünlem değeri kazanan sözcükler, asıl ünlem olmadıkları hâlde cümlede ünlem gibi işlev gören sözcüklerdir.
2
Dizelerde isim çekim eki alarak adlaşmış (isimleşmiş) asıl ünlemleri aramak.
Belirlenen dizedeki 'ahın feryadı' belirtili isim tamlamasında geçen 'ah' asıl ünlemi, tamlayan eki olan '-ın' ilgi ekini alarak adlaşmıştır.
Asıl ünlemler isim çekim eklerini aldıklarında ünlem özelliklerini yitirerek adlaşırlar.
3
Bulunan iki dil bilgisini aynı seçenekte birleştirmek.
Hem ünlemleşmiş isim ('Gençler!') hem de adlaşmış ünlem ('ahın') aynı dizede bir arada yer almaktadır.
Soruda istenen her iki koşulun da aynı dizede sağlandığını doğrulamak.

Anahtar Kavram

Ünlemlerin cümle içindeki işlevsel ve yapısal değişimleri (adlaşmış ünlem ve ünlem değeri kazanan sözcükler)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2Soru

Ah (I), o eski günlerin sıcaklığı nerede şimdi! İnsanlar birbirine selam vermeye bile eriniyor. Geçen gün sokakta yürürken yaşlı bir adamın derinden bir ah (II) çektiğini duydum; yüreğim sızladı. Kendi kendime, 'Ey (III) insanoğlu, ne ara bu kadar yabancılaştın kendine?' diye mırıldandım. Tam o esnada caddenin karşısından bir ses yükseldi: 'Simitçi! (IV) Taze simitlerim var!' Bu sesleniş beni çocukluğuma götürdü ama ne yazık ki o güzel günlerin artık dönüşü yok; eyvah (V), her şey geçmişte kaldı!

Bu parçada numaralanmış sözcüklerin türleri ve cümledeki işlevleriyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II. sözcük, herhangi bir çekim eki almadığı için cümle içinde ünlem görevini sürdürmektedir.

Cevap

Numaralanmış sözcüklerden ikincisi, herhangi bir çekim eki almadığı için cümle içinde ünlem görevini sürdürmektedir ifadesi yanlıştır.
İkinci sözcük olan 'ah' kelimesi, cümle içinde 'bir ah' şeklinde belgisiz sıfatla belirtilerek isim (ad) görevinde kullanılmıştır. Türkçede ünlemler cümle içinde isim çekim eki alarak veya bir sıfatla belirtilerek/nitelenerek adlaşabilirler. Dolayısıyla, bu sözcüğün ünlem görevini sürdürdüğünü iddia eden ifade yanlıştır ve bu nedenle aranan seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki birinci sözcük (Ah) incelenir.
Bu sözcüğün doğrudan duygu belirten bir asıl ünlem olduğu tespit edilir.
Seçeneklerdeki ilk ifadenin doğruluğunu doğrulamak için.
2
Parçadaki ikinci sözcük (ah) ve içinde yer aldığı 'bir ah çekmek' öbeği incelenir.
Sözcüğün 'bir' belgisiz sıfatıyla belirtilerek adlaştığı (isimleştiği) ve eylemin nesnesi konumuna geldiği anlaşılır.
Ünlemlerin çekim eki almadan da sıfatlarla belirtilerek adlaşabileceğini belirlemek için.
3
Parçadaki üçüncü sözcük (Ey) incelenir.
Bu sözcüğün hitap bildiren bir seslenme ünlemi olduğu ve 'Ey insanoğlu' hitap grubunu kurduğu saptanır.
Üçüncü ifadenin doğruluğunu kontrol etmek için.
4
Parçadaki dördüncü sözcük (Simitçi) incelenir.
Normalde isim olan kelimenin seslenme tonlamasıyla ünlemleştiği belirlenir.
Dördüncü ifadenin doğruluğunu onaylamak için.
5
Parçadaki beşinci sözcük (eyvah) incelenir.
Bu sözcüğün çaresizlik/pişmanlık bildiren bir asıl ünlem olduğu belirlenir.
Beşinci ifadenin doğruluğunu teyit etmek ve yanlış olan seçeneği kesinleştirmek için.

Anahtar Kavram

Ünlemlerin türsel sınıflandırması, ünlemleşme (seslenme tonuyla ünlem olma) ve adlaşma (isimleşme) süreçleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 3Soru

Türkçede ünlem görevli sözcükler, ad çekim eklerini alarak adlaşabilir ve cümlede isim (ad) görevinde kullanılabilir.

Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünlem türündeki bir sözcük, ad çekim eki alarak isimleşmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu hayatta kimsenin ahını almamak gerekir, derdi büyükbabam.

Cevap

Ünlem olan 'ah' sözcüğünün ad çekim eklerini alarak isimleştiği 'Bu hayatta kimsenin ahını almamak gerekir, derdi büyükbabam.' cümlesidir.
"Bu hayatta kimsenin ahını almamak gerekir, derdi büyükbabam." cümlesindeki "ah" sözcüğü normalde bir ünlemdir ancak burada iyelik ve belirtme durum eklerini alarak adlaşmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde yer alan ünlem veya ünlem kökenli sözcükleri tespit edin.
Cümlelerde sırasıyla 'eyvah', 'şşşt', 'tüh', 'aman' ve 'ah' sözcükleri ünlem kökenli sözcükler olarak belirlenir.
Ünlemlerin cümledeki işlevini ve aldıkları ekleri inceleyebilmek için öncelikle bu sözcüklerin bulunması gerekir.
2
Tespit edilen bu sözcüklerin ad çekim eki (durum eki, iyelik eki vb.) alıp almadığını kontrol edin.
'Eyvah', 'şşşt', 'tüh' ve 'aman' sözcükleri ek almamıştır; ancak 'ah' sözcüğü üçüncü şahıs iyelik eki (-ı) ve belirtme durum eki (-nı) almıştır.
Ünlemler çekim eki aldıklarında adlaşırlar (isimleşirler).
3
Çekim eki alan sözcüğün cümlede isim görevinde kullanıldığını doğrulayın.
'Ahını' sözcüğü bir duygu belirtmek veya seslenmekten ziyade doğrudan bir isim (beddua, üzüntü verici durum anlamında) olarak kullanılmıştır.
Çekim eki alarak ünlem değerini yitiren sözcük artık isim görevindedir.

Anahtar Kavram

Ünlemlerin ad çekim eki alarak adlaşması
Tahmini Süre:45s
Soru 4Soru

Ah (I) ne güzel günlerdi o çocukluk yılları! Arkadaşlar (II), şimdi geriye dönüp baktığımızda sadece o günlerin özlemini duyuyoruz. Hani o sokaklarda koştururken birbirimize 'Hey (III)!' diye seslendiğimiz anlar? Şimdi ise her birimizin içinden kopan o sessiz ahlar (IV) kalıyor geriye. Fakat heyhat (V), zamanı geri döndürmek mümkün olmuyor.

Bu parçada numaralanmış sözcüklerin türleri ve cümledeki işlevleriyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: V. sözcük, aslen ünlem olmadığı hâlde cümledeki kullanımıyla ünlem değeri kazanmıştır.

Cevap

V. sözcüğün aslen ünlem olmadığı hâlde sonradan ünlem değeri kazandığını belirten seçenek yanlıştır. 'Heyhat' sözcüğü doğrudan asıl ünlemdir.
V. sözcük olan 'heyhat' Arapça kökenli bir asıl ünlemdir ve cümledeki kullanımdan bağımsız olarak doğrudan ünlem görevindedir. Bu sözcüğün sonradan ünlem değeri kazandığını iddia eden yargı yanlıştır, bu nedenle doğru seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki numaralanmış sözcükleri tek tek tespit etmek.
I numaralı sözcük 'Ah', II numaralı sözcük 'Arkadaşlar', III numaralı sözcük 'Hey', IV numaralı sözcük 'ahlar', V numaralı sözcük 'heyhat' olarak belirlenmiştir.
Her seçenekteki yargının doğruluk değerini bu sözcüklerin dil bilgisel özelliklerine göre değerlendirmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki ilk dört yargıyı kontrol etmek.
'Ah' (I) bir duygu bildiren asıl ünlemdir; 'Arkadaşlar' (II) ünlemleşmiş bir isimdir; 'Hey' (III) seslenme bildiren asıl ünlemdir; 'ahlar' (IV) çoğul eki alarak adlaşmış ünlemdir.
Bu yargıların dil bilgisi kurallarına uygunluğunu teyit etmek amacıyla sözcüklerin kökenleri ve ekleri incelenmiştir.
3
Beşinci yargıyı inceleyip yanlışlığı tespit etmek.
'Heyhat' (V) sözcüğü, sonradan ünlem değeri kazanan bir isim veya fiil değil; doğrudan asıl ünlemler (doğal ünlemler) sınıfına giren bir sözcüktür.
Türkçede 'heyhat' gibi sözcükler başka bir sözcük türünden dönüşmemiş, doğrudan ünlem olarak dilimizde yer almıştır. Dolayısıyla bu yargı yanlıştır.

Anahtar Kavram

Asıl ünlemler ile sonradan ünlem değeri kazanan sözcüklerin ayrımı ve ünlemlerin adlaşması
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5Soru

Aşağıdaki karşılıklı konuşmada bazı sözcükler numaralandırılmıştır:

Yolcu: Yahu (I), bu dağları aşmak ne kadar da zormuş!
Kılavuz: Sabret yolcu (II)! Şurada az bir yolumuz kaldı, gayret et!
Yolcu: Benim artık dayanacak gücüm kalmadı, içimden sadece derin bir of (III) çekmek geliyor.
Kılavuz: Amma yaptın ha (IV)! Genç yaşında bu kadar çabuk pes edilir mi?
Yolcu: Kardeşim (V), haklısın fakat yorgunluk insanın aklını başından alıyor.

Bu parçada numaralanmış sözcüklerle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: V. sözcük, iyelik eki alarak adlaşmış ünlem durumuna gelmiştir.

Cevap

Kardeşim sözcüğünün iyelik eki alarak adlaşmış ünlem durumuna geldiğini belirten yargı yanlıştır. Bu sözcük aslen isimdir ve ünlemleşmiştir.
Kardeşim sözcüğü aslen ünlem değildir, bir isimdir. Cümlede hitap tonlaması kazanarak ünlemleşmiştir (ünlem değeri kazanmıştır). Dolayısıyla bu sözcük için 'adlaşmış ünlem' ifadesini kullanmak yanlıştır. Adlaşmış ünlem, 'of, ah, eyvah' gibi asıl ünlemlerin isim görevinde kullanılmasıyla (örneğin 'derin bir of çekmek') oluşur.

Adım Adım Çözüm

1
Numaralanmış sözcüklerin kökenlerini ve temel kelime türlerini incelemek.
I, III ve IV numaralı sözcüklerin asıl ünlem; II ve V numaralı sözcüklerin ise isim kökenli olduğu belirlenir.
Sözcüklerin asıl ünlem mi yoksa ünlemleşmiş sözcük mü olduğunu ayırt etmek.
2
Sözcüklerin cümledeki kullanım ve anlam özelliklerini değerlendirmek.
III numaralı sözcüğün sıfat alarak isimleştiği (adlaştığı), II ve V numaralı isimlerin ise seslenme yoluyla ünlemleştiği görülür.
Sözcük türü kaymalarını ve işlev değişikliklerini doğru tespit etmek.
3
Doğru ve yanlış yargıları karşılaştırarak sonuca ulaşmak.
Kardeşim sözcüğü ünlem kökenli bir sözcüğün adlaşması değil, isim kökenli bir sözcüğün ünlemleşmesidir. Dolayısıyla ilgili yargı yanlıştır.
İsimden ünlemleşme ile ünlemden adlaşma arasındaki farkı ortaya koymak.

Anahtar Kavram

Ünlemleşmiş isimler ile adlaşmış ünlemlerin ayrımı
Soru 6Soru

Türkçede kimi adlar, adıllar ya da eylemler, hitap ve duygu belirtecek biçimde cümlede kullanılarak ünlem değeri kazanabilir (ünlemleşmiş s��zcükler). Kimi asıl ünlemler ise ad çekim eklerini alarak isimleşebilir (adlaşmış ünlemler).

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde hem ünlemleşmiş bir sözcük hem de adlaşmış bir ünlem bir arada kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Beyler, kimsenin ahını almadan bu yolda ilerleyemezsiniz.

Cevap

Beyler, kimsenin ahını almadan bu yolda ilerleyemezsiniz.
Doğru seçenekte yer alan 'Beyler' sözcüğü normalde isim soylu bir kelimeyken cümlede hitap/seslenme göreviyle kullanılarak ünlemleşmiş sözcük değeri kazanmıştır. Aynı cümledeki 'ahını' sözcüğü ise bir asıl ünlem olan 'ah' kelimesinin ad çekim eklerini alması sonucu adlaşmış ünlem durumundadır. Her iki ünlem özelliği de bu cümlede mevcuttur.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde geçen ünlem niteliği taşıyan veya ünlemlerle ilişkili tüm sözcükleri saptamak.
Analiz edilen cümlelerde 'Beyler', 'ahını', 'Ah', 'oflarına', 'Arkadaşlar', 'eyvah', 'ahları', 'Tüh' gibi sözcüklerin ünlem değeri veya kökeni taşıdığı belirlenmiştir.
Soruda istenen iki farklı ünlem tipini cümleler içinde arayabilmek için aday sözcüklerin bulunması gerekir.
2
Belirlenen sözcükleri 'ünlemleşmiş sözcük' ve 'adlaşmış ünlem' tanımlarına göre incelemek.
'Beyler' sözcüğü isim kökenli olup cümlede hitap bildirdiği için ünlemleşmiştir. 'ahını' sözcüğü ise asıl ünlem olan 'ah' kelimesinin iyelik ve durum eklerini alarak adlaşmasıyla oluşmuştur.
Sözcüklerin kökenleri ile aldıkları eklerin ve üstlendikleri görevlerin analiz edilmesi doğru sınıflandırma için şarttır.
3
Her iki özelliğin de yer aldığı seçeneği tespit etmek.
Hitap bildiren 'Beyler' ünlemleşmiş sözcüğü ile isim çekim eki almış 'ahını' adlaşmış ünleminin bir arada kullanıldığı cümle tespit edilmiştir.
Soru kökündeki iki şartı birden sağlayan tek cümleye ulaşarak çözümü tamamlamak hedeflenir.

Anahtar Kavram

Ünlemlerde Ünlemleşme ve Adlaşma Durumları
Ünlemler Alıştırma Soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) | Examkin