All practice questions
2563 questions
Bir diş hekiminin muayenehanesinde gün içinde randevusu olan Kaan, Leyla, Murat, Nalan, Ömer ve Pelin adlı altı hastanın muayene sıralarına ilişkin şunlar bilinmektedir:
* Kaan, muayene olan ilk veya son kişi değildir.
* Leyla, Murat'tan hemen önce muayene olmuştur.
* Ömer ile Pelin arasında tam iki kişi muayene olmuştur.
* Nalan, dördüncü sırada muayene olmuştur.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?
Bir üniversitenin matematik bölümünde çalışan Aylin, Berker, Ceyda, Davut ve Ender adlı beş akademisyen; pazartesiden cumaya kadar olan beş iş gününde (pazartesi, salı, çarşamba, perşembe ve cuma) her gün bir kişi olmak üzere araştırma sunumu yapacaklardır. Sunumların günleriyle ilgili şunlar bilinmektedir:
* Ender, sunumunu salı günü yapacaktır.
* Aylin ve Ender'in sunum yaptığı günler arasında tam olarak iki gün vardır.
* Ceyda, sunumunu Davut'tan hemen sonraki gün yapacaktır.
Buna göre, perşembe günü sunum yapan akademisyen aşağıdakilerden hangisidir?
Bir müzede sergilenecek olan A, B, C, D, E ve F dönemlerine ait altı farklı antika vazo, kronolojik sıralarına göre soldan sağa doğru 'den 'ya kadar numaralandırılmış stantlarda sergilenecektir. Vazoların stantlara yerleştirilme sırasıyla ilgili bilinenler şunlardır:
* B vazosu, E vazosunun hemen sağındaki stanttadır.
* A vazosu ile F vazosu arasında tam olarak iki vazo bulunmaktadır ve F vazosu, A vazosundan daha soldaki bir stanttadır.
* C vazosu, D vazosundan daha sağdaki bir stanttadır.
* stantta sergilenen vazo D değildir.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi kesinlikle yanlıştır?
Aşağıdaki parçaya göre soruyu cevaplayınız.
Hedonik adaptasyon veya hedonik koşu bandı teorisi, bireylerin hayatlarında meydana gelen büyük olumlu ya da olumsuz değişimlerin ardından kısa sürede eski genel mutluluk seviyelerine geri dönme eğilimini ifade eder. Bu kavrama göre, kişi piyangodan büyük bir ikramiye kazandığında ya da ciddi bir kaza geçirip fiziksel bir kayba uğradığında, başlangıçta büyük bir mutluluk patlaması veya derin bir hüzün yaşasa da zaman geçtikçe bu yeni duruma alışır ve başlangıçtaki duygusal taban çizgisine geri döner. İnsan zihni, karşılaştığı yeni koşulları hızla normalleştirerek beklenti düzeyini günceller. Bu durum, mutluluk arayışının neden bitmek bilmeyen bir koşu bandına benzetildiğini de açıklar; çünkü kişi hedeflerine ulaştıkça beklentileri de aynı oranda artar ve durağan bir tatmin seviyesinde kalır. Evrimsel psikologlar, bu adaptasyon mekanizmasının insanın hayatta kalma ve çevresel değişimlere uyum sağlama becerisini artırdığını savunur. Sürekli aşırı mutluluk veya derin yas durumunda kalmak, bireyin günlük yaşamdaki tehlikelere karşı tetikte olmasını engelleyeceğinden, zihnin denge durumuna (homeostazis) dönmesi biyolojik bir gerekliliktir. Zira çevreye uyum sağlayamayan canlıların doğada varlığını sürdürmesi imkânsızdır. Ancak bu adaptasyon süreci, sürdürülebilir mutluluğun dışsal koşulların iyileştirilmesinden ziyade zihinsel alışkanlıkların ve bakış açısının değiştirilmesiyle mümkün olabileceğini gösteren önemli bir kanıttır. Dolayısıyla hayatımızda yapacağımız köklü mekan değişiklikleri ya da maddi kazanımlar, bizi düşündü��ümüz kadar uzun süre mutlu kılmaya yetmeyecektir.
Bu parçadan hareketle hedonik adaptasyonla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
Bir mimari yapının başarısı; kullanılan malzemenin dayanıklılığı ya da formun estetik gösterişinde değil, sınırlarını çizdiği boşluğun içinde yaşayanların ruhsal dünyasıyla kurduğu görünmez diyalogda aranmalıdır.
Bu cümleyle anlamca en yakın olan cümle aşağıdakilerden hangisidir?
I. o olayların günümüz değer yargıları ışığında
II. sadece geçmişte yaşanan olayların
III. tarih yazımı
IV. yeniden yorumlanmasını da içerir
V. kronolojik bir dökümünü sunmakla kalmaz
VI. aynı zamanda
Yukarıdaki numaralanmış sözler anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturacak biçimde sıralandığında baştan dördüncü hangisi olur?
olduğuna göre, tam sayısının alabileceği farklı değerlerin toplamı ka��tır?
(I) Antik Yunan felsefesinin en özgün düşünürlerinden biri olan Epikür, felsefesinin merkezine haz kavramını yerleştirmiştir. (II) Ancak onun bahsettiği haz, yaygın kanının aksine, sınırsız bir bedensel doyum veya lüks içinde yaşamak anlamına gelmez. (III) Epik��r’e göre gerçek haz, bedenin acıdan, ruhun ise huzursuzluktan uzak olması durumudur yani bir tür dinginliktir. (IV) Günümüz modern dünyasında tüketim çılgınlığı ve sürekli daha fazlasına sahip olma arzusu bireyleri derin bir mutsuzluğa sürüklemektedir. (V) Bu dinginlik (ataraxia) durumuna ulaşabilmek için ise insanın yapay ve zorunlu olmayan arzularından arınması gerektiğini savunur.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
işleminin sonucu kaçtır?
Beynin öğrenme ve yaşantılar doğrultusunda kendini yeniden yapılandırma yeteneği olan nöroplastisite, zihinsel becerilerin yaşla birlikte kaçınılmaz olarak ---- yönündeki klasik inancı ----; çünkü beynin doğru uyaranlarla her yaşta gelişebileceğini ortaya koymaktadır.
Bu cümlede boş bırakılan yerlere sırasıyla getirilmesi gereken sözcükler aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?
Aşağıdaki parçaya göre soruyu cevaplayınız.
Wolfgang Iser’in alımlama estetiği kuramında geliştirdiği 'boşluklar' (Leerräume) kavramı, yazınsal bir metnin anlam üretim sürecinde okura biçtiği aktif rolün kuramsal zeminini oluşturur. Iser’e göre bir edebi metin, yazar tarafından her ayrıntısı eksiksiz biçimde doldurulmuş, donmuş bir anlam deposu değildir. Aksine metin, içinde barındırdığı yapısal belirsizlikler, suskunluklar ve atlamalar aracılığıyla sürekli bir devinim halindedir. Yazar, bilinçli ya da bilinçdışı bir yönelimle metnin farklı katmanları arasında birtakım boşluklar bırakır. Bu boşluklar, okurun hayal gücünü ve bilişsel yetilerini harekete geçiren, onu edilgen bir alıcı olmaktan çıkarıp yaratıcı bir ortak konumuna yükselten katalizörlerdir. Okur, kendi deneyim dünyası, kültürel birikimi ve beklenti ufku doğrultusunda bu boşlukları doldurarak metnin anlamını somutlaştırır. Başka bir deyişle, edebi yapıtın nihai anlamı ne yalnızca metnin kendisinde ne de sadece okurun zihnindedir; o, bu iki kutbun etkileşiminden doğan ve 'estetik kutup' olarak adlandırılan sanal düzlemde inşa edilir. Dolayısıyla her okuma eylemi, metindeki boşlukların farklı biçimlerde doldurulmasıyla şekillenen özgün bir yeniden üretim sürecine dönüşür. Metindeki belirsizliklerin azlığı veya çokluğu, okurun metne katılım derecesini doğrudan belirler. Çok fazla açıklamanın yer aldığı, boşluk barındırmayan metinler okuru zihinsel tembelliğe sürüklerken; aşırı belirsizlik taşıyan metinler ise anlamlandırma sürecini imkansız kılarak okur ile metin arasındaki iletişimin tamamen kopmasına neden olabilir.
Bu parçadan hareketle Wolfgang Iser'in 'boşluklar' kavramına ilişkin aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Bir anne ile iki çocuğunun bugünkü yaşları ile ilgili aşağıdakiler bilinmektedir:
* İki çocuğun yaşları farkı 'tür.
* Annenin bugünkü yaşı, çocuklarının bugünkü yaşları toplamının katına eşittir.
* yıl sonra annenin yaşı, çocuklarının yaşları toplamından fazla olacaktır.
Buna göre, büyük çocuğun bugünkü yaşı kaçtır?
Sanatın iyileştirici gücü ve birey üzerindeki etkileri üzerine yapılan bilimsel araştırmalar, çoğunlukla insanın bir sanat eserini alımlarken veya doğrudan üretirken hissettiği estetik hazza ve kişisel rahatlamaya odaklanır. Oysa sanatın asıl dönüştürücü gücü, insanı kendi alışılmış algı sınırlarının dışına davet etmesinde ve ona dünyayı bambaşka bir bakış açısıyla görebilme cesareti kazandırmasında saklıdır. Bir tabloyu incelerken ya da bir romanı okurken sadece estetik bir nesneyi tüketmekle kalmaz, kendi iç dünyamızın katılaşmış duvarlarını esneterek başkalarının deneyimlerine de yer açarız. Dolayısıyla sanat, yalnızca bireysel bir arınma veya terapi yöntemi olmanın ötesinde, insanı kendi dar sınırlarından kurtarıp toplumsal empatinin temelini oluşturan köklü bir zihinsel dönüşüm sürecidir.
Bu parçada sanatla ilgili olarak asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
1994 yılından beri her yıl aralıksız olarak düzenlenen ve yalnızca genç yeteneklerin katılımına açık olan uluslararası piyano festivalinde, bu yıl ilk kez bir Türk piyanist büyük ödülü kazandı.
Bu cümleden çıkarılabilecek kesin yargı aşağıdakilerden hangisidir?
Bir şirkette çalışan Gamze, Hasan, Işıl, Kemal, Lale ve Murat sabah iş yerine farklı zamanlarda giriş yapmışlardır. Bu kişilerin giriş sıralarıyla ilgili şu bilgiler verilmiştir:
* Kemal iş yerine 3. s��rada giriş yapmıştır.
* Gamze, Lale'den hemen sonra giriş yapmıştır.
* Hasan, Murat'tan önce giriş yapmıştır.
* Işıl, Gamze'den sonra giriş yapmıştır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?
Boyu metre olan yere dik konumdaki bir direk, rüzgarın etkisiyle yerden belirli bir yükseklikten kırılmıştır. Kırılan üst kısım, direğin tabanından metre uzaklıkta bulunan ve yüksekliği metre olan yere dik bir duvarın üst köşesine yaslanmıştır. Buna göre, direğin kırılma noktasının yerden yüksekliği kaç metredir?
Bir şirkette çalışan Ayhan, Burcu, Canan, Deniz, Emre, Ferhat ve Gizem adlı kişi; Liderlik, Zaman Yönetimi ve İletişim olmak üzere farklı eğitime katılmıştır. Katılımcıların eğitimlere dağılımıyla ilgili aşağıdakiler bilinmektedir:
* Her bir çalışan sadece bir eğitime katılmıştır.
* Liderlik ve Zaman Yönetimi eğitimlerine 'şer kişi, İletişim eğitimine ise kişi katılm��ştır.
* Emre, İletişim eğitimine katılmıştır.
* Canan ve Deniz aynı eğitime katılmamıştır.
* Ferhat ve Gizem aynı eğitime katılmıştır.
* Ayhan Liderlik eğitimine katılmışsa, Burcu Zaman Yönetimi eğitimine katılmıştır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle yanlıştır?
Bir üniversitenin Türk Dili ve Edebiyatı bölümü, "Dilbilim" ve "Edebiyat" olmak üzere iki paralel oturumdan oluşan bir sempozyum düzenlemektedir. Sempozyumda sunum yapacak olan Hakan, Işıl, Jale, Kaan, Lale, Murat ve Nalan adlı yedi araştırmacının oturumlara göre dağılımıyla ilgili şunlar bilinmektedir:
* Her bir araştırmacı sadece bir oturumda sunum yapacaktır.
* Dilbilim oturumunda en az 3, en fazla 4 sunum yapılacaktır.
* Hakan, Edebiyat oturumunda sunum yapacaktır.
* Işıl ve Jale farklı oturumlarda sunum yapacaklardır.
* Kaan Dilbilim oturumunda sunum yaparsa Lale ve Murat Edebiyat oturumunda sunum yapacaktır.
* Murat ve Nalan aynı oturumda sunum yapacaklardır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?
Sanatçı, eserlerinde toplumsal gerçekliği doğrudan aktarmayı hedeflemez; ---- onun amacı dünyayı olduğu gibi kopyalamak değil, kendi süzgecinden geçirerek ----.
Bu cümlede boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Bir yerel radyo istasyonunda Pazar günü saatleri arasında birer saatlik vardiyalar hâlinde program sunacak olan Hakan, Jale, Kaan, Lale ve Murat adlı programcılar��n yayın sıralamasına ilişkin bilinenler şunlardır:
* Her bir yayıncı sadece bir saatlik bir program sunmaktadır.
* Jale'nin programı, Kaan'ın programından hemen sonraki saat dilimindedir.
* Hakan'ın programı, Murat'ın programından daha erken bir saat dilimindedir.
* Lale'nin programı saat dilimindedir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?