4857 sayılı İş Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu sistemi içerisinde iş sözleşmesini sona erdiren genel nedenlere (ölüm, süre bitimi, ikale) ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuken doğrudur?
- İş sözleşmesinin ikale yoluyla sona ermesi bir fesih türü olmayıp, özellikle işveren teklifiyle yapılan ikalelerde sözleşmenin geçerliliği işçinin ek bir menfaat elde etmesini ifade eden "makul yarar" şartına bağlıdır.Answer
- BBelirli süreli iş sözleşmesi, süresi bittikten sonra tarafların sessiz kalmasıyla (sükutla) yenilendiğinde, başlangıçtaki süre kadar tekrar belirli süreli olarak yenilenmiş sayılır.
- Cİşçinin ölümü sözleşmeyi kendiliğinden sona erdirirken; işverenin ölümü durumunda da işyerinin devri veya mirasçıların onayına bakılmaksızın sözleşme kural olarak kendiliğinden sona erer.
- Dİkale sözleşmesi ile sona eren iş sözleşmelerinde işçi, iş güvencesi hükümleri uyarınca feshin geçersizliği iddiasıyla işe iade davası açma hakkını her zaman saklı tutar.
- EBelirli süreli iş sözleşmesi sürenin bitimiyle kendiliğinden sona erdiğinde, işçi 1475 sayılı Kanun uyarınca kıdem tazminatına her durumda ve doğrudan hak kazanır.
Answer
İş sözleşmesinin ikale (bozma sözleşmesi) yoluyla sona ermesi bir fesih türü değildir ve özellikle işverenden gelen tekliflerde, işçinin yasal haklarına ek olarak bir menfaat elde etmesi (makul yarar) Yargıtay tarafından geçerlilik şartı olarak aranır.
İş hukukunda ikale, tarafların sözleşmeyi serbest iradeleriyle sonlandırmasıdır. Ancak işçinin zayıf taraf olması nedeniyle Yargıtay, özellikle işverenin teklifiyle yapılan ikalelerde işçinin yasal haklarının ötesinde bir 'makul yarar' (ek ödeme, bonus vb.) elde etmiş olmasını sözleşmenin geçerliliği için şart koşar. Ayrıca ikale bir fesih olmadığı için işe iade davasına konu edilemez.
Step-by-Step Solution
Key Concept
İkale ve Genel Sona Erme Nedenlerinde Hak Sahipliği
Practice More
İkale ile fesih arasındaki farkları ve Yargıtay'ın ikale sözleşmelerindeki 'iradi sakatlık' denetimini inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s