Türkiye'de Nüfus ve Yerleşme

563 questions

Question 501Question

Türkiye'nin kırsal alanlarında evlerin birbirine çok yakın olduğu 'toplu yerleşme' dokusu ile evlerin birbirinden uzak ve tarlaların içine dağıldığı 'dağınık yerleşme' dokusu görülmektedir. Yer şekillerinin engebeli, su kaynaklarının ise her yerde bol olduğu bir yörede dağınık yerleşme beklenirken; suyun az ve arazinin düz olduğu yörelerde toplu yerleşme görülür. Bu bilgilere dayanarak, aşağıdaki yerlerin hangisinde su azlığı ve yer şekillerinin düzlüğü nedeniyle toplu yerleşme dokusunun hakim olduğu söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Konya Ovası ve çevresi

Answer

Konya Ovası ve çevresi yöresinde su kaynaklarının yetersizliği ve yer şekillerinin düz olması nedeniyle toplu yerleşme dokusu hakimdir.
Konya Ovası ve çevresinde iklimin kurak olması nedeniyle su kaynakları yetersizdir. Bu durum insanları mevcut su kaynakları (çeşme, kuyu vb.) çevresinde kümelenmeye zorlamıştır. Aynı zamanda arazinin düz olması, bu toplu yapının oluşmasına fiziksel imkan sağlamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Yerleşme dokusunu etkileyen şartları belirleme
Toplu yerleşme için 'Su Azlığı' ve 'Düz Arazi' şartları gereklidir.
Su az olduğunda insanlar tek bir su kaynağına mecbur kalır; arazi düz olduğunda ise evleri yan yana inşa etmek kolaylaşır.
2
Seçeneklerdeki bölgelerin coğrafi özelliklerini değerlendirme
İç Anadolu Bölgesi (Konya çevresi) bu iki şartı da tam olarak sağlar.
Doğu Karadeniz'de su bol (dağınık), Menteşe ve Hakkari'de ise arazi çok engebelidir.

Key Concept

Kırsal Yerleşme Dokuları (Toplu ve Dağınık Yerleşmeler)

Hints

1
Bir yerin 'toplu' yerleşme olabilmesi için insanların tek bir su kaynağına muhtaç kalıp kalmadığını düşünün.
2
Türkiye'de suyun en az, arazinin ise en düz olduğu bölgemiz İç Anadolu'dur.
3
Karadeniz'in dağınık yapısının tam tersi olan, düz ve kurak Konya Ovası en net toplu yerleşme örneğidir.

Practice More

Kırsal yerleşmelerde kullanılan yapı malzemelerinin (ahşap, taş, kerpiç) bölgelere göre dağılımını inceleyebilirsiniz.

Alternative Method

Bölgeleri 'Su' ve 'Yer Şekilleri' olarak puanlayın: Karadeniz (Su 10/10, Düzlük 2/10) → Dağınık; İç Anadolu (Su 2/10, Düzlük 9/10) → Toplu.
Estimated Time:45s
Question 502Question

Türkiye’de 192319601923-1960 yılları arasındaki dönemde, savaşların etkisiyle azalan nüfusu artırmak ve iş gücü açığını kapatmak amacıyla pro-natalist (nüfus artışını destekleyen) politikalar izlenmiştir. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bu dönemde nüfus artış hızını yükseltmek amacıyla uygulanan politikalardan biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Aile planlaması yasasının çıkarılarak gebeliği önleyici yöntemlerin serbest bırakılması

Answer

Aile planlaması yasasının çıkarılarak gebeliği önleyici yöntemlerin serbest bırakılması uygulaması, 1960 sonrası döneme ait bir politikadır.
Doğru yanıt olan gebeliği önleyici yöntemlerin serbest bırakılması ve aile planlaması çalışmaları, Türkiye'de 19601960 yılından sonra (özellikle 19651965 yasasıyla) benimsenen, nüfus artış hızını düşürmeyi amaçlayan anti-natalist politikanın bir parçasıdır. Oysa 192319601923-1960 arası dönemde tam tersi bir yaklaşımla bu tür yöntemlerin satışı ve ithalatı yasaktı.

Step-by-Step Solution

1
Dönem analizi yapılması
Soru 192319601923-1960 dönemini kapsamaktadır; bu dönemde temel amaç nüfus miktarını ve artış hızını yükseltmektir.
Türkiye'nin savaş sonrası toparlanma sürecinde iş gücüne ve askeri güce ihtiyaç duyması.
2
Seçeneklerin politik hedeflerle karşılaştırılması
Vergi muafiyeti, evlenme yaşının düşürülmesi, madalya verilmesi ve göçmen teşviki nüfusu artırıcı unsurlardır.
Pro-natalist politikalar doğumu teşvik eder ve ölümü azaltmaya çalışır.
3
Ayırıcı özelliğin tespit edilmesi
Gebeliği önleyici yöntemlerin serbest bırakılması, nüfus artış hızını düşürmeyi hedefler.
Bu politika değişikliği ancak 19601960 sonrası, hızlı nüfus artışının kalkınma hızını aşmasıyla gündeme gelmiştir.

Key Concept

Nüfus Politikası Dönemleri

Hints

1
Türkiye'de nüfus politikaları 19601960 yılından önce artırıcı, 19601960 sonrasında ise planlayıcı (düşürücü) bir karakter izlemiştir.
2
Gebeliği önleyici ilaçların serbest bırakılması gibi modern tıbbi müdahaleler genellikle nüfus artış hızının çok yüksek bulunduğu dönemlerde gündeme gelir.
3
19651965 yılındaki Nüfus Planlaması Kanunu'nu hatırlamaya çalışın; bu kanun hangi dönemin bitişiyle ilgilidir?

Practice More

1985 sonrası dönemde nüfusun 'niceliği' yerine 'niteliği' (eğitim ve sağlık) üzerine odaklanılan politikaları inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 503Question

Türkiye'deki kentsel yerleşmelerin gelişiminde ve fonksiyonel çeşitlilik kazanmasında coğrafi faktörlerin etkisi büyüktür. Özellikle sanayi fonksiyonuna sahip şehirlerin kuruluş yeri seçilirken hammaddeye yakınlık, enerji kaynağına yakınlık, ulaşım imkânları ve pazarlama olanakları gibi farklı kriterler göz önünde bulundurulur. Bir kentin temel fonksiyonu, o kentin kuruluşundan itibaren büyüme hızını ve mekânsal dokusunu belirleyen en önemli unsurdur.

Buna göre, aşağıdaki şehirlerden hangisinin bir 'sanayi şehri' kimliği kazanarak hızla büyümesinde 'enerji kaynağına yakınlık' ilkesi en temel belirleyici faktör olmuştur?

Show answer & explanation

Answer: Karabük

Answer

Karabük şehri, demir-çelik sanayisinin kuruluşunda enerji kaynağı olarak kullanılan taş kömürüne yakınlığı esas alan bir sanayi şehridir.
Karabük, Türkiye'nin ilk ağır sanayi merkezlerinden biridir. Bu kentin bir sanayi şehri olarak gelişmesinin temelinde, yakın çevresinde (Zonguldak havzasında) bulunan taş kömürü yatakları yatmaktadır. Demir-çelik üretimi için gerekli olan yüksek enerji, bu kömürden sağlandığı için fabrika hammaddeye değil, enerji kaynağına yakın kurulmuştur.

Step-by-Step Solution

1
Şehirlerin baskın ekonomik fonksiyonlarını tanımla.
Seçeneklerdeki tüm şehirler sanayi fonksiyonuna sahiptir ancak kuruluş nedenleri farklıdır.
Fonksiyonel sınıflandırmada 'neden' sorusu, şehrin gelişim mantığını açıklar.
2
Sanayi tesislerinin kuruluş yeri ilkelerini karşılaştır.
Hammadde (Seydişehir), Ulaşım/Liman (İskenderun, Samsun), Pazarlama (Kocaeli) ve Enerji (Karabük) faktörlerini gruplandır.
ÖSYM'nin sıklıkla sorduğu demir-çelik sanayisi üzerinden enerji ve ulaşım farkını ayırt etmek gerekir.
3
Enerji kaynağına yakınlık faktörünü doğrula.
Karabük'e demir madeni Sivas-Divriği'den gelirken, fabrikasnın orada kurulma sebebi Zonguldak'taki taş kömürüdür.
Taş kömürü demirin eritilmesi için gereken yüksek enerjiyi sağlayan temel unsurdur.

Key Concept

Sanayi Şehirlerinde Kuruluş Yeri Faktörleri: Enerjiye Yakınlık

Hints

1
Sanayi şehirlerinin yer seçiminde madenin kendisi (hammadde) ile o madeni işlemek için gereken güç (enerji) arasındaki farka dikkat edin.
2
Türkiye'de demir-çelik fabrikalarının konumlarını düşünün: Karabük, Ereğli ve İskenderun. Bunlardan hangisi kömür havzasına en yakındır?
3
Karabük ve Ereğli tesisleri, Zonguldak taş kömürüne yakın oldukları için orada kurulmuşlardır; bu duruma 'enerji kaynağına yakınlık' denir.

Practice More

Demir-çelik sanayisinde 'ulaşım' faktörünün en iyi örneği olan İskenderun Limanı ile ilgili soruları inceleyebilirsiniz.

Alternative Method

Şehirleri 'neden burası?' sorusuyla gruplandırabilirsiniz: Samsun/İskenderun = Liman, Seydişehir/Batman = Hammadde, Karabük/Ereğli = Enerji.
Estimated Time:1m 15s
Question 504Question

Türkiye'de kentsel yerleşmelerin büyüme hızını ve fonksiyonel etki alanını belirleyen en temel unsurlardan biri, kentin ulaşım ağlarına olan yakınlığı ve sahip olduğu hinterlandın (art bölge) genişliğidir. Bazı şehirler, ülke ekonomisi için hayati önem taşıyan ağır sanayi veya maden gibi güçlü fonksiyonlara sahip olmalarına rağmen, dağların uzanış yönü ve kıyıya olan konumu gibi topoğrafik kısıtlamalar nedeniyle iç kesimlerle bağlantısı zayıf kalmakta; bu durum kentin ticari bir merkez olarak gelişmesini sınırlamaktadır.

Buna göre; aşağıdaki şehirlerden hangisi, sahip olduğu güçlü ekonomik fonksiyona rağmen coğrafi engeller nedeniyle hinterlandı en dar olan merkezler arasında yer alır?

Show answer & explanation

Answer: Zonguldak

Answer

Güçlü madencilik ve sanayi fonksiyonuna sahip olmasına rağmen, sarp topoğrafyası nedeniyle hinterlandı en dar olan şehir Zonguldak'tır.
Zonguldak kenti, taş kömürü çıkarımı ve demir-çelik sanayisi bakımından çok kritik bir fonksiyona sahip olmasına rağmen, Batı Karadeniz'deki dağların sarp yapısı ve ulaşım ağlarının sapa kalması nedeniyle hinterlandı dar kalmış bir merkezdir. Bu durum, şehrin çevresindeki iller üzerindeki ticari etkisinin sınırlı olmasına yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Fonksiyon ve ulaşım ilişkisini analiz etmek.
Zonguldak (Maden/Sanayi), İskenderun (Sanayi/Liman), Samsun (Ticaret/Liman) gibi şehirlerin tümü önemli fonksiyonlara sahiptir.
Soruda sadece fonksiyonun gücü değil, bu fonksiyonun hinterland ile olan ilişkisi sorulmaktadır.
2
Şehirlerin yer şekilleri ve ulaşım geçitlerini karşılaştırmak.
Samsun'da Canik Dağları, İskenderun'da Belen Geçidi, Mersin'de Gülek Geçidi ulaşımı kolaylaştırırken; Zonguldak'ta Batı Karadeniz dağları ulaşımı ciddi ölçüde kısıtlar.
Hinterland genişliği dağların yükseltisi, uzanış yönü ve geçitlerin varlığına bağlıdır.
3
En dar hinterlanda sahip olanı belirlemek.
Zonguldak, ulaşım zorluğu nedeniyle fonksiyonel etkisini iç kesimlere en az yayabilen şehirdir.
Topoğrafik engeller kentin hinterlandının gelişimini doğrudan sınırlar.

Key Concept

Hinterland (Art Bölge) ve Şehir Fonksiyonları İlişkisi

Hints

1
Şehirlerin hinterlandı, denizden iç kesimlere ne kadar kolay ulaşılabildiği ile doğrudan ilgilidir.
2
Batı Karadeniz, Orta Karadeniz ve Akdeniz'deki dağların kıyıya uzaklığını ve geçitlerin varlığını düşünün.
3
Samsun ve İskenderun doğal geçitler veya alçak dağlar sayesinde avantaja sahipken, Batı Karadeniz'in dik dağları Zonguldak'ın iç bölgelerle bağını koparmıştır.

Practice More

Türkiye'deki liman şehirlerini 'hinterland genişliği' ve 'demir yolu bağlantısı' kriterlerine göre gruplandırarak çalışmanız, bu tip ayırt edici soruları çözmenizi kolaylaştıracaktır.
Estimated Time:1m 30s
Question 505Question

Türkiye'de kırsal yerleşme dokularının (toplu veya dağınık) şekillenmesinde doğal çevre faktörleri ile beşeri ihtiyaçlar etkileşim halindedir. Dağınık yerleşmelerin oluşabilmesi için hem engebeli bir topografya (yer şekilleri) hem de her noktada kolayca erişilebilir, bol su kaynakları gereklidir. Toplu yerleşmelerde ise temel belirleyici güç genellikle su kaynaklarının yetersizliği ve arazinin düz olmasıdır.

Bu bilgiler ışığında, Türkiye'deki yerleşme dokuları hakkında yapılan aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi hatalıdır?

Show answer & explanation

Answer: Ergene Havzası ve Konya Ovası gibi düzlük alanlarda tarım arazilerinin geniş olması, ailelerin tarlalarının başına yerleşme zorunluluğu nedeniyle bu yörelerde dağınık yerleşme dokusunu birincil hale getirmiştir.

Answer

Ergene Havzası ve Konya Ovası gibi düzlük ve yarı kurak bölgelerde hakim olan doku dağınık değil, toplu yerleşmedir.
Ergene Havzası ve Konya Ovası gibi bölgelerde yer şekilleri oldukça sadedir ve iklim yarı kurak özellik gösterir. Bu fiziksel koşullar altında su kaynakları kısıtlı olduğu için evler bir su kaynağı etrafında toplanır (toplu yerleşme). Tarım arazilerinin geniş olması dağınık yerleşmeye değil, genellikle köy merkezinden uzak tekil çiftliklerin kurulmasına neden olabilir ancak bölgenin genel kırsal dokusunu 'dağınık' (Karadeniz'deki gibi) yapmaz.

Step-by-Step Solution

1
Yerleşme dokusunu belirleyen temel şartları hatırla.
Dağınık yerleşme için: Engebeli arazi + Bol su. Toplu yerleşme için: Düz arazi + Kısıtlı su.
Soruda verilen öncüldeki mekanizmayı anlamak için gereklidir.
2
Bölgelerin fiziki özelliklerini gözden geçir.
Karadeniz engebeli ve sulak (dağınık); İç Anadolu, Güneydoğu ve Ergene düz ve kurak (toplu).
Seçeneklerdeki bölge-doku eşleşmelerini test etmek için temel oluşturur.
3
Karstik sahalar (Akdeniz/Ege) gibi özel durumları analiz et.
Engebeli olsa bile suyun tek bir noktada toplandığı karstik alanlarda toplu yerleşme görülebileceğini fark et.
Seçeneklerdeki üst düzey (Level 4) çeldiriciyi ayırt etmek için gereklidir.
4
Hatalı genellemeyi tespit et.
Ergene ve Konya'da arazinin genişliğinin 'dağınık yerleşme'ye yol açtığı iddiasının yanlış olduğu sonucuna var.
Çünkü bu bölgelerde su kaynaklarının kısıtlılığı dokuyu 'toplu' olmaya zorlar.

Key Concept

Türkiye'de kırsal yerleşme dokusunu belirleyen su ve yer şekilleri etkileşimi.

Hints

1
Dağınık yerleşme için en önemli iki şart: Dağlık arazi ve bol su kaynağıdır. Biri eksikse dağınıklık zordur.
2
Türkiye'de Karadeniz dışında dağınık yerleşme dokusu nadirdir. İç Anadolu ve Ergene gibi düzlüklerde toplu yerleşme hakimdir.
3
Ergene Havzası'ndaki su kaynaklarının kısıtlı olması ve yer şekillerinin düzlüğü, evlerin birbirinden uzak (dağınık) değil bir arada (toplu) olmasını gerektirir.

Practice More

Yerleşme dokularını çalışırken, 'Geçici' ve 'Kalıcı' köy altı yerleşmeleriyle (Yayla, Mezra vb.) olan ilişkisini de inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 506Question

Türkiye’de cumhuriyetin ilanından günümüze kadar geçen süreçte, ülkenin sosyo-ekonomik ve askeri ihtiyaçları doğrultusunda farklı nüfus politikaları benimsenmiştir. 1923-1960 dönemi nüfusu artırmaya yönelik (pronatalist) politikalarla karakterize edilirken, 1960-1985 dönemi nüfus artış hızını düşürmeye yönelik (antinatalist) bir yaklaşım sergilemiş, 1985 sonrasında ise nüfusun niteliğini iyileştirmeye odaklanılmıştır.

Buna göre, Türkiye’nin nüfus değişim süreci ve uygulanan bu politikaların etkileri dikkate alındığında aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: 1960 yılından itibaren uygulanan antinatalist politikalar sonucunda nüfus artış hızı düşüş eğilimine girmiş, ancak bu durum toplam nüfus miktarının azalmasına değil, artış ivmesinin yavaşlamasına neden olmuştur.

Answer

1960 sonrası uygulanan politikalar nüfus artış hızını düşürmüş olsa da toplam nüfus miktarı artmaya devam etmiştir.
Türkiye'de 1960 yılından itibaren uygulanan nüfus planlaması ve antinatalist politikalar, nüfusun artış hızını kademeli olarak düşürmeyi başarmıştır. Ancak bu hız hiçbir zaman negatif değerlere düşmediği için toplam nüfus miktarı her sayım döneminde bir önceki döneme göre artış göstermiştir. Doğru olan yargı, hızın düşmesine rağmen miktarın artmaya devam ettiğini belirten ifadedir.

Step-by-Step Solution

1
Kavram analizi yapılması
Nüfus artış hızı ve toplam nüfus ayrımı netleştirildi.
Sorunun en kritik çeldiricisi olan 'hız' ve 'miktar' arasındaki farkı anlamak, doğru çıkarımı yapmayı sağlar.
2
Tarihsel dönemlerin gerekçelerinin incelenmesi
1960 sonrası kalkınma hızının nüfus artış hızının gerisinde kalmasıyla politika değişikliğine gidildiği belirlendi.
Kişi başına düşen milli geliri artırmak için nüfus baskısını azaltma zorunluluğu doğmuştur.
3
Seçeneklerin tutarlılık kontrolünün yapılması
Artış hızının 0'ın altına düşmediği sürece toplam nüfusun azalmayacağı gerçeği doğrulandı.
Türkiye'de nüfus artış hızı hiçbir zaman negatif (‰0'ın altı) olmamıştır, bu nedenle toplam nüfus sürekli artmıştır.

Key Concept

Nüfus Artış Hızı vs. Toplam Nüfus Miktarı İlişkisi

Hints

1
Nüfus artış hızının azalması ile toplam nüfusun azalması arasındaki farkı düşünün.
2
Türkiye nüfusu cumhuriyet tarihinden bugüne kadar her sayım döneminde artmıştır; grafikteki düşüşler sadece bu artışın 'hızıyla' ilgilidir.
3
1960 yılı Türkiye için bir kırılma noktasıdır; hızlı nüfus artışının kalkınma hızını yavaşlatması sebebiyle planlı nüfus politikasına geçilmiştir.

Practice More

1945 ve 1960 yıllarının Türkiye demografik tarihindeki özel yerini nüfus piramitleri üzerinden inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 507Question

Türkiye'de köy altı yerleşmeleri; yerleşme süresi, mülkiyet yapısı ve yürütülen temel ekonomik faaliyetin türüne göre farklılık gösterir. Bir coğrafyacının yaptığı alan çalışmasında; yerleşmede yaşayanların yılın sadece belirli bir döneminde burada bulunduğu, temel geçim kaynağının hayvancılık olduğu ve konutların genellikle çadırlardan oluştuğu gözlemlenmiştir.

Bu coğrafyacının incelediği yerleşme tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Oba

Answer

Gözlemde belirtilen çadırlarda barınma ve hayvancılığa dayalı geçici yerleşme özellikleri 'Oba' yerleşmesine aittir.
Oba yerleşmeleri, genellikle göçebe hayvancılık yapan toplulukların (örneğin Yörükler) kurduğu, barınak olarak çadırların kullanıldığı ve yılın sadece belirli dönemlerinde ikamet edilen geçici yerleşmelerdir.

Step-by-Step Solution

1
Anahtar kelimeleri analiz et.
Yerleşmenin 'geçici' olduğu, faaliyetin 'hayvancılık' olduğu ve barınakların 'çadır' olduğu tespit edildi.
Bu özellikler yerleşme tipini belirleyen en temel ayırt edici unsurlardır.
2
Kalıcı ve geçici yerleşmeleri sınıflandır.
Mahalle, Divan, Çiftlik ve Mezra kalıcı; Yayla, Kom, Ağıl, Oba, Dam ve Dalyan ise geçici yerleşmelerdir.
Süreklilik kriteri seçenekleri iki ana gruba ayırmayı sağlar.
3
Geçici yerleşmeler içinden barınma tipine göre seçim yap.
Çadır kullanımı özellikle göçebe kültürü ve Toroslar'daki Oba yerleşmeleri ile özdeşleşmiştir.
Diğer geçici yerleşmelerde (kom, ağıl vb.) genellikle taş veya kerpiçten basit yapılar kullanılır.

Key Concept

Köy altı yerleşmelerinin süreklilik ve ekonomik faaliyet türüne göre sınıflandırılması.

Hints

1
Yerleşmenin yılın tamamında mı yoksa sadece belirli bir döneminde mi kullanıldığına odaklanın.
2
Özellikle 'çadır' ibaresi, yerleşmenin göçebe bir yaşam tarzına ait olduğunu gösterir.
3
Toroslar'da Yörük kültürüyle özdeşleşen ve hayvancılık amacıyla kurulan bu tip, geçici yerleşmeler grubundadır.

Practice More

Diğer geçici yerleşmeler olan Kom, Ağıl ve Dam'ın hangi bölgelerde yaygın olduğunu ve temel farklarını tekrar edebilirsiniz.

Alternative Method

Eleme yöntemiyle ilerlenebilir: Mahalle, Divan, Çiftlik ve Mezra kalıcı (sürekli) yerleşmelerdir. Soru kökünde 'yılın belirli bir döneminde bulunulduğu' belirtildiği için tek geçici seçenek olan Oba doğru cevaptır.
Estimated Time:50s
Question 508Question

Türkiye'de son yıllarda yaşanan demografik dönüşüm süreci; doğum oranlarının azalması, ortanca yaşın (nüfusu iki eşit parçaya bölen yaş) yükselmesi ve yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki payının artmasıyla karakterize edilmektedir. Aşağıdaki tabloda Türkiye'nin bazı nüfus yapısal göstergelerindeki değişimler sunulmuştur:

Gösterge20072007 Yılı Değeri20232023 Yılı Değeri
Ortanca Yaş28,328,334,034,0
65+65+ Yaş Nüfus Oranı%7,1\%7,1%10,2\%10,2
0140-14 Yaş Nüfus Oranı%26,4\%26,4%21,4\%21,4

Tablodaki veriler ve Türkiye'nin nüfusun yapısal özellikleri dikkate alındığında, bu değişimlerin toplumsal ve ekonomik sonuçlarına dair aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi en isabetlidir?

Show answer & explanation

Answer: Çocuk bağımlılık oranının gerilemesi kısa vadede demografik bir avantaj sağlasa da, yaşlı bağımlılık oranındaki artış uzun vadede sosyal güvenlik ve sağlık sistemleri üzerinde yapısal bir baskı oluşturmaktadır.

Answer

Çocuk bağımlılık oranının gerilemesi ile yaşlı bağımlılık oranındaki artışın sosyal güvenlik sistemleri üzerindeki etkisini vurgulayan ifade en isabetli değerlendirmedir.
Doğru yanıt olan değerlendirme, Türkiye'nin güncel nüfus projeksiyonlarıyla tam uyumludur. Doğum oranlarının düşmesi (çocuk bağımlılığının azalması) çalışan nüfusun omuzundaki yükü kısa vadede azaltsa da, yaşam süresinin uzamasıyla artan yaşlı nüfus, uzun vadede üretken olmayan ama hizmet bekleyen bir grup oluşturarak sosyal güvenlik sistemlerinde yapısal reform ihtiyacı doğurur.

Step-by-Step Solution

1
Kavramları Tanımlama
Bağımlı nüfus (0140-14 ve 65+65+ yaş), çalışma çağındaki nüfusun (156415-64 yaş) bakmakla yükümlü olduğu gruptur. Ortanca yaş ise nüfusu yaşa göre sıraladığımızda tam ortada kalan yaştır.
Soruda geçen yapısal göstergelerin ekonomik karşılığını anlamak için bu tanımlar gereklidir.
2
Tablo Verilerini Analiz Etme
Türkiye'de ortanca yaşın 28,328,3'ten 34,034,0'a yükselmesi nüfusun yaşlandığını, 0140-14 yaş grubunun azalması doğumların düştüğünü, 65+65+ yaş grubunun artması ise yaşam süresinin uzadığını kanıtlar.
Verilen sayısal verilerin Türkiye'nin demografik evrimindeki yerini tespit etmek gerekir.
3
Ekonomik ve Sosyal Çıkarım Yapma
Genç bağımlı nüfusun azalması eğitim yatırımları üzerindeki baskıyı azaltırken, yaşlı nüfusun artması emekli maaşları ve yaşlı sağlığı hizmetlerine duyulan ihtiyacı artırarak sosyal güvenlik sistemini zorlar.
Yapısal özelliklerin doğrudan ülkenin kalkınma ve planlama süreçlerine etkisini belirlemek için bu sentez yapılır.

Key Concept

Demografik Dönüşüm ve Bağımlı Nüfus Yapısı

Hints

1
Bağımlı nüfus kavramını düşünün: Bir ülkede kimler çalışamaz ve başkalarının desteğine ihtiyaç duyar?
2
Tabloda 65+65+ yaş grubunun arttığını, 0140-14 yaş grubunun ise azaldığını görüyorsunuz. Bu durum, gelecekte kime daha çok sağlık hizmeti veya emekli maaşı verileceğiyle ilgilidir.
3
Türkiye'nin 'genç nüfuslu ülke' imajı yerini yavaş yavaş 'olgun/yaşlı nüfuslu ülke' imajına bırakıyor. Bu durumun devlet bütçesi ve sosyal güvenlik sistemi (SGK gibi) üzerindeki etkisine odaklanın.

Practice More

Türkiye'nin nüfus piramidinin son 5050 yıldaki değişimini inceleyerek 'arı kovanı' modeline geçiş sürecini araştırınız.

Alternative Method

Soruyu çözerken seçeneklerdeki 'mutlaka', 'tamamen', 'tek neden' gibi keskin ifadelerin genellikle coğrafya sorularında yanlış yönlendirme (çeldirici) olduğunu fark ederek eleme yöntemi kullanabilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 509Question

Türkiye'de 192319651923-1965 yılları arasında uygulanan nüfus artış hızını yükseltmeye yönelik politikalardan vazgeçilerek 19651965 yılında "Nüfus Planlaması Kanunu" ile yeni bir döneme girilmiştir. Bu politika değişikliğinin temel gerekçesi olarak Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı'nda (196319671963-1967) vurgulanan temel unsur aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hızlı nüfus artışının ekonomik kalkınma hızını yavaşlatması ve demografik yatırımların payını artırması

Answer

Hızlı nüfus artışının ekonomik kalkınma hızını yavaşlatması ve demografik yatırımların payını artırması
Cumhuriyetin ilk yıllarında savaşlar sonrası azalan nüfusu artırmak bir devlet politikasıyken, 19601960 lı yıllara gelindiğinde nüfus artış hızı yıllık %2,85\%2,85 gibi çok yüksek seviyelere ulaşmıştır. Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı (196319671963-1967), bu hızlı artışın kalkınma hızını kestiğini ve devletin kaynaklarını doğrudan yatırımlar yerine tüketime yönelik demografik yatırımlara (okul, sağlık ocağı vb.) kaydırdığını tespit ederek 19651965 yılında aile planlamasına geçilmesini sağlamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Dönem analizi yapma
1923-1965 arası dönemin 'nüfus artırıcı' (pronatalist) olduğunu tespit etme.
Soruda bahsedilen değişikliğin hangi zeminden başladığını anlamak için.
2
1963 Planı'nın içeriğini değerlendirme
Türkiye'nin ilk planlı kalkınma dönemine geçtiğini ve nüfusun ekonomiye yük bindirdiğinin resmi raporlara girdiğini görme.
1965 Kanunu'na giden yoldaki bilimsel/idari dayanağı belirlemek için.
3
Ekonomik kavramı ilişkilendirme
Nüfusun çok hızlı artmasıyla birlikte okul, hastane, yol gibi 'demografik yatırımlara' harcanan paranın artması, sanayi gibi doğrudan gelir getiren yatırımları azaltması sonucuna ulaşma.
Politika değişikliğinin asıl sebebinin 'kalkınma-nüfus dengesizliği' olduğunu saptamak için.

Key Concept

Nüfus Politikası Değişimi ve Demografik Yatırım İlişkisi

Hints

1
Cumhuriyetin ilk 40 yılında nüfus her zaman 'güç' olarak görülmüş ve artırılmaya çalışılmıştır.
2
1960'lı yıllarda Türkiye, ekonomiyi planlarla yönetmeye başlamıştır. Bu planlarda 'tasarruf' ve 'yatırım' kavramları ön plandadır.
3
Nüfusun ekonomiden daha hızlı artması, üretilen zenginliğin kişi başına düşen payını azaltır ve kalkınmayı yavaşlatır.

Practice More

1923-1965 arası nüfus artışını teşvik etmek için yapılan yasal düzenlemeleri (yol vergisinden muafiyet, madalya verilmesi vb.) gözden geçirin.

Alternative Method

Mantık yürütme: 'Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı' ifadesi soruda geçiyorsa, cevap mutlaka 'ekonomik kalkınma' ve 'kaynak kullanımı' ile ilgili olmalıdır.
Estimated Time:1m 20s
Question 510Question

Türkiye'de 19231923 yılından 19651965 yılına kadar nüfus artış hızını yükseltmeye yönelik pronatalist politikalar uygulanmış; ancak 19631963 yılında hazırlanan Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı ile bu anlayış terk edilmeye başlanmıştır. 19651965 yılında çıkarılan "Nüfus Planlaması Kanunu" ile resmileşen bu politika değişikliğinin temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hızlı nüfus artışının demografik yatırımlara ayrılan bütçeyi artırarak ekonomik kalkınma hızını yavaşlatması

Answer

Hızlı nüfus artışının demografik yatırımlara ayrılan bütçeyi artırarak ekonomik kalkınma hızını yavaşlatması
Türkiye'de 19601960'lı yıllardan itibaren 'hızlı nüfus artışının ekonomik kalkınma üzerinde bir engel teşkil ettiği' görüşü hakim olmuştur. Özellikle demografik yatırımların (nüfusun temel ihtiyaçları için yapılan harcamalar) milli gelirden aldığı payın artması, sanayileşme için gereken sermayeyi kısıtladığı gerekçesiyle nüfus artış hızını düşürücü politikalara geçilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
192319651923-1965 dönemi analiz edilir.
Bu dönemde savaş sonrası nüfusu toplama ve askeri/ekonomik güç için artırıcı politikalar izlendiği görülür.
Politikanın başlangıç noktasını anlamak için.
2
19601960'lı yılların başındaki ekonomik durum incelenir.
Planlı kalkınma dönemine girildiği ve nüfus artışının ekonomik büyümeden daha hızlı olduğu tespit edilir.
Değişimin ekonomik temelini belirlemek için.
3
"Demografik yatırım" kavramı ile kalkınma ilişkisi kurulur.
Nüfus çok hızlı arttığında devletin okul, hastane, yol gibi hizmetlere (demografik yatırımlar) ayırdığı pay artar, tasarruf azalır ve sermaye birikimi yavaşlar.
Politika değişikliğinin temel rasyonelini (gerekçesini) doğrulamak için.

Key Concept

Demografik yatırımların ekonomik kalkınma üzerindeki etkisi

Hints

1
19601960'lı yıllarda Türkiye'nin "Planlı Kalkınma" dönemine geçtiğini hatırlayın.
2
Bir devletin kısıtlı bütçesini fabrikalar kurmak yerine sürekli yeni okullar ve hastaneler açmaya harcaması kalkınmayı nasıl etkiler?
3
Cevap, "demografik yatırımlar" ile sermaye birikimi arasındaki ters ilişkiyle ilgilidir.

Practice More

Türkiye'nin 20142014 sonrasında neden tekrar nüfus artışını teşvik eden bir söyleme geçtiğini (yaşlı nüfus oranı ve dinamizm kaybı) araştırarak karşılaştırma yapabilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 511Question

Bir bölgede sanayi, ticaret ve ulaşım imkânlarının gelişmiş olması, o bölgeye yönelik yoğun bir iş gücü göçünü tetikler. Türkiye'de bu tür bölgelerle, temel geçim kaynağının tarım ve hayvancılık olduğu göç veren kırsal bölgeler arasında nüfusun yapısal nitelikleri bakımından belirgin farklar gözlemlenir.

Buna göre, Türkiye'nin nüfus yapısındaki cinsiyet özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Sanayileşmiş ve göç alan merkezlerde, çalışma çağındaki erkek nüfusun yoğunlaşmasına bağlı olarak erkek nüfus oranı kadınlardan daha yüksektir.

Answer

Sanayileşmiş ve göç alan merkezlerde, çalışma çağındaki erkek nüfusun yoğunlaşmasına bağlı olarak erkek nüfus oranı kadın nüfus oranına göre daha yüksek olma eğilimindedir.
Türkiye'de göç hareketleri genellikle çalışma çağındaki erkek nüfus üzerinden gerçekleşir. Bu nedenle Kocaeli, İstanbul, Bursa gibi sanayi ve ticaretin geliştiği, yoğun göç alan şehirlerde erkek nüfus oranı kadın nüfus oranından daha yüksek çıkar. Buna karşılık, Karadeniz ve Doğu Anadolu gibi göç veren kırsal bölgelerde ise erkeklerin gitmesiyle kadın nüfus oranı oransal olarak artış gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Türkiye'de nüfusun cinsiyet yapısı ve göç arasındaki ilişkiyi analiz et.
Göç eden nüfusun genellikle çalışma çağındaki (156415-64 yaş) erkeklerden oluştuğu belirlendi.
İş imkanlarının yoğun olduğu bölgeler öncelikle erkek iş gücünü çeker.
2
Göç alan ve göç veren bölgelerdeki cinsiyet dengesini karşılaştır.
Göç alan yerlerde erkek oranının, göç veren yerlerde ise kadın oranının arttığı saptandı.
Mekânsal nüfus hareketleri, cinsiyet yapısını bölgesel düzeyde bozan temel faktördür.
3
Seçenekleri bu bilgiler ışığında değerlendir.
Sanayi ve ticaretin geliştiği şehirlerde erkek nüfusun baskın olduğu sonucuna ulaşıldı.
Verilen senaryoda sanayileşmiş merkezlerin tanımına en uygun yapı budur.

Key Concept

Nüfusun Cinsiyet Yapısı ve Göç İlişkisi

Hints

1
Göç eden nüfusun genellikle hangi yaş ve cinsiyet grubundan olduğunu düşünün.
2
Sanayi bölgelerine iş amacıyla gidenler ile geride kalanları (eşler, yaşlılar) kıyaslayın.
3
İstanbul ve Kocaeli gibi illerde neden erkeklerin, Artvin veya Bayburt gibi illerde neden kadınların oranının daha yüksek olduğunu hatırlayın.

Practice More

Göçün nüfusun yaş yapısı (genç/yaşlı nüfus oranı) üzerindeki etkilerini inceleyen soruları çözerek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 512Question

Türkiye'de 19601960'lı yıllardan itibaren "hızlı nüfus artışının ekonomik kalkınma üzerinde bir engel teşkil ettiği" görüşü ağırlık kazanmaya başlamıştır. Bu görüş doğrultusunda 19651965 yılında çıkarılan Nüfus Planlaması Kanunu ile devletin nüfus politikası köklü bir değişikliğe uğramıştır.

Bu politika değişikliğinin en temel ekonomik gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Demografik yatırımlara ayrılan payın yüksek olmasının kalkınma hızını yavaşlatması

Answer

Demografik yatırımlara (okul, yol, hastane vb.) ayrılan payın artması, üretken yatırımların azalmasına ve dolayısıyla kalkınma hızının düşmesine neden olduğu için nüfus artış hızı düşürülmek istenmiştir.
Doğru cevap, demografik yatırımların kalkınma hızı üzerindeki etkisini vurgulayan seçenektir. Nüfus artış hızı, ekonomik büyüme hızını geçtiğinde devletin eğitim, sağlık ve altyapı gibi alanlara yaptığı harcamalar artar. Bu durum, fabrikalar veya teknolojik yatırımlar gibi doğrudan gelir getirici alanlara ayrılan kaynağı kısıtlayarak kalkınmayı yavaşlatır.

Step-by-Step Solution

1
Politika Değişimini Analiz Etme
192319651923-1965 arası artırıcı, 19651965 sonrası ise azaltıcı/planlayıcı politikalara geçilmiştir.
Değişimin nedenini anlamak için her iki dönemin hedeflerini kıyaslamak gerekir.
2
Ekonomik Gerekçeyi Sorgulama
Hızlı nüfus artışı, devletin sınırlı kaynaklarını sosyal hizmetlere harcamasına neden olmaktadır.
Demografik yatırımlar kalkınma hızı üzerinde doğrudan bir yavaşlatıcı etki yapar.
3
Seçenekleri Eleme
Nüfus yoğunluğu, ham madde veya şehirleşme oranındaki yanlış bilgiler elenir.
Seçeneklerdeki kavramsal hataları tespit ederek doğru ekonomik mantığa ulaşılır.

Key Concept

Demografik Yatırımlar ve Kalkınma İlişkisi

Hints

1
Türkiye'de 19601960 sonrası hazırlanan Beş Yıllık Kalkınma Planları'ndaki ekonomik hedefleri düşünün.
2
Hızlı artan genç nüfusun devlet bütçesine getirdiği eğitim ve sağlık yüküne ne isim verildiğini hatırlayın.
3
"Demografik yatırım" kavramı ile ekonomik kalkınma arasındaki ters orantılı ilişkiye odaklanın.

Practice More

192319651923-1965 arası uygulanan pronatalist politikaların askeri ve tarımsal iş gücü ihtiyacıyla olan ilişkisini inceleyen sorulara bakabilirsiniz.
Estimated Time:1m 20s
Question 513Question

Türkiye'de uygulanan kalkınma politikaları ve mekânsal sosyoekonomik farklılıklar, illerin demografik yapılarında belirgin ayrımlara yol açmaktadır. Yapılan bir demografik analizde, K ve L illerine ait şu bulgulara ulaşılmıştır:

• K ilinde: Toplam nüfus içinde 65 yaş ve üzeri nüfus oranının Türkiye ortalamasının çok üzerinde olduğu, kadın nüfus oranının erkek nüfus oranından belirgin şekilde fazla olduğu ve tarımsal nüfus yoğunluğunun aritmetik nüfus yoğunluğuna göre oldukça yüksek olduğu tespit edilmiştir.
• L ilinde: Ortanca yaşın Türkiye ortalamasından düşük olduğu, ikincil ve üçüncül ekonomik faaliyet kollarında çalışanların oranının hızla arttığı ve çalışma çağındaki nüfus oranının bağımlı nüfusa göre daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir.

Bu araştırma bulgularına dayanarak, K ve L illerinin nüfus yapısı ve yerleşme özellikleri ile ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi kesin olarak doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: K ilindeki yapısal özellikler, net göç hızının negatif olduğuna ve çalışma çağındaki erkek nüfusun yöre dışına çıktığına işaret ederken; L ilinin yaş ve sektörel yapısı, bölgenin aktif nüfus oranının yüksekliğine bağlı olarak demografik fırsat penceresinden yararlanma potansiyeli taşıdığını göstermektedir.

Answer

K ilinin göç verdiğini ve L ilinin demografik fırsat penceresinden yararlandığını belirten ifade kesinlikle doğrudur.
Verilen bilgilerden K ilinin aşırı göç verdiği net bir şekilde görülmektedir. Göç edenlerin çoğunlukla genç erkekler olması, geride yaşlı ve kadın nüfus oranının yüksek kalmasına neden olmuştur (Negatif net göç hızı). L ilinde ise genç ve aktif nüfusun fazla olması (düşük ortanca yaş), sanayi ve hizmet sektörlerindeki iş gücü potansiyelini artırmaktadır. Çalışma çağındaki nüfusun en yüksek oranda olduğu bu durum 'demografik fırsat penceresi' olarak tanımlanır. Dolayısıyla bu iki sentezi içeren seçenek kesin olarak doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
K ilinin demografik özelliklerini (yaşlı nüfusun ve kadın nüfusun fazla olması) analiz et.
Çalışma çağındaki erkek nüfusun bölgeden ayrıldığı, yani K ilinin dışarıya göç verdiği ve net göç hızının negatif olduğu sonucuna varılır.
Göç hareketlerine en çok çalışma çağındaki erkek nüfus katılır; geride yaşlılar ve kadınlar kalır.
2
K ilindeki tarımsal nüfus yoğunluğunun yüksek olmasının nedenini tespit et.
Tarım arazilerinin dar ve engebeli olması tarımsal yoğunluğu artırır (örn. Doğu Karadeniz), bu da göçü tetikleyen itici bir faktördür.
Nüfus yoğunluğu türleri arasındaki matematiksel ilişki, arazinin topografik yapısı hakkında bilgi verir.
3
L ilinin sektörel ve yaş yapısını analiz et.
İkincil (sanayi) ve üçüncül (hizmet) sektörlerin artması ve ortanca yaşın düşük olması, bölgenin genç ve aktif nüfus göçü aldığını gösterir.
Gelişen sektörler iş gücüne ihtiyaç duyar ve çevre illerden çalışma çağındaki nüfusu (çekici faktörlerle) kendine çeker.
4
L ili için 'çalışma çağındaki nüfus oranının bağımlı nüfusa göre daha yüksek olması' bulgusunu değerlendir.
Bu durumun demografik literatürdeki karşılığı 'demografik fırsat penceresi'dir.
Üreten nüfusun tüketen nüfustan fazla olması ekonomik kalkınma için önemli bir fırsattır.

Key Concept

Nüfusun Yapısal Özellikleri ve Demografik Fırsat Penceresi

Hints

1
Bir ilde kadın nüfus oranı erkeklerden fazlaysa ve yaşlı nüfus çoksa, o ildeki çalışma çağındaki genç erkeklerin nereye gitmiş olabileceğini düşünün.
2
İkincil faaliyetlerin (sanayi) geliştiği bir ilin ortanca yaşının düşmesi, bölgenin genç iş gücü göçü aldığını kanıtlar. Bu durum ekonomik bir 'fırsat' olarak adlandırılır.
3
Yanlış seçeneklerdeki kavram hatalarına dikkat edin: Yayla 'geçici' bir yerleşmedir; mirasla toprak bölünmesi 'itici' faktördür; tarımsal nüfus yoğunluğu arazinin 'dar ve engebeli' olduğu yerlerde yüksektir.

Practice More

Demografik dönüşüm teorisindeki aşamaların Türkiye'nin farklı bölgelerine nasıl uygulandığını ve demografik fırsat penceresinin kapanma sürecini inceleyebilirsiniz.

Alternative Method

Sektörlerin demografik yansımalarını eşleştirerek de soru çözülebilir: Birincil sektör (Tarım) hakimse genellikle göç veren, ortanca yaşı yükselen ve tarımsal yoğunluğu (eğer engebeliyse) artan bir il profili ortaya çıkar.
Estimated Time:2m 0s
Question 514Question

Aşağıdaki tabloda Türkiye'nin 20002000 ve 20232023 yıllarına ait nüfusun yaş gruplarına göre dağılım oranları verilmiştir:

Yaş Grubu20002000 Yılı Oranı (%)(\%)20232023 Yılı Oranı (%)(\%)
0140-14 (Çocuk)29,829,821,421,4
156415-64 (Yetişkin)64,564,568,368,3
65+65+ (Yaşlı)5,75,710,210,2

Tablodaki veriler ve Türkiye'nin güncel demografik yapısı dikkate alındığında, bu süreçte gerçekleşen değişimlerle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Show answer & explanation

Answer: Nüfusun ikiye katlanma süresi kısalmıştır.

Answer

Nüfusun ikiye katlanma süresinin kısalması ifadesi yanlıştır; çünkü nüfus artış hızı düşen ülkelerde bu süre uzar.
Türkiye'de son yıllarda doğum oranlarının hızla düşmesi nüfus artış hızını azaltmıştır. Nüfusun ikiye katlanma süresi, bir ülkenin mevcut nüfusunun iki katına çıkması için gereken zamandır ve nüfus artış hızı ile ters orantılıdır. Artış hızı düştüğü için Türkiye'de bu süre kısalmamakta, tam aksine uzamaktadır. Bu durum gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin karakteristik bir özelliğidir.

Step-by-Step Solution

1
Tablodaki verileri analiz etme
Çocuk nüfus oranının azaldığı, yetişkin ve yaşlı nüfus oranlarının ise arttığı tespit edildi.
Türkiye'nin demografik dönüşüm sürecindeki eğilimlerini belirlemek için verilerin karşılaştırılması gerekir.
2
Nüfus artış hızı ve ikiye katlanma süresi ilişkisini kurma
Doğum oranlarının azalması nüfus artış hızını düşürür; düşük artış hızı ise nüfusun ikiye katlanma süresini uzatır.
Nüfusun ikiye katlanma süresi, nüfus artış hızı ile ters orantılı bir kavramdır.
3
Seçenekleri verilerle doğrulama
Ortanca yaşın yükselmesi, yaşlı nüfusun artması ve çocuk nüfusun azalması beklenen sonuçlardır.
Türkiye'nin yaşlanan bir nüfus yapısına sahip olduğu güncel TÜİK verileriyle sabittir.

Key Concept

Nüfusun Yaş Yapısı ve Demografik Dönüşüm

Hints

1
Türkiye'de doğum oranlarının azaldığını ve nüfusun yaşlandığını dikkate alın.
2
Nüfus artış hızı ile nüfusun ikiye katlanma süresi arasında ters bir orantı vardır.
3
Gelişmiş ülkelerde nüfus artış hızı düşük olduğu için nüfusun ikiye katlanma süresi oldukça uzundur. Türkiye de bu yöne doğru evrilmektedir.

Practice More

Türkiye'nin nüfus piramidinin şekil değişimini ve bu değişimin iş gücü piyasasına etkilerini inceleyebilirsiniz.

Alternative Method

Bağımlı nüfus, çalışma çağında olmayan (0140-14 ve 65+65+) nüfustur. Tabloda çocuk nüfusun azalma hızı, yaşlı nüfusun artma hızından fazla olduğu için toplam bağımlılık oranının nasıl değiştiğini de yorumlayabilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 515Question

Türkiye'de kırsal yerleşmelerin dokusu üzerinde yer şekilleri ve su kaynaklarının dağılımı belirleyici bir rol oynamaktadır. Konutların birbirinden uzak, tarım arazilerinin ise parçalı olduğu 'dağınık yerleşme' tipi, suyun bol ve arazinin engebeli olduğu yörelerde karakteristik bir özelliktir.

Buna göre, aşağıda verilen alanların hangisinde bu tip bir yerleşme dokusuna (dağınık yerleşme) rastlanma olasılığı en düşüktür?

Show answer & explanation

Answer: Mardin'in güneyinde Suriye sınırına uzanan ovalık alanlar

Answer

Mardin'in güneyinde Suriye sınırına uzanan ovalık alanlarda yer şekillerinin sade ve su kaynaklarının kısıtlı olması nedeniyle toplu yerleşme görülür; bu yüzden dağınık yerleşme olasılığı en düşüktür.
Doğru yanıt olan Mardin'in güneyindeki ovalık alanlarda yer şekilleri oldukça sadedir (düzdür) ve su kaynakları yetersizdir. Bu fiziksel koşullar, konutların su kaynakları etrafında toplanarak 'toplu yerleşme' dokusu oluşturmasına neden olur. Diğer seçeneklerdeki Rize, Artvin, Kastamonu ve Muğla (Menteşe) yöreleri ise engebeli yapıları nedeniyle dağınık yerleşmeye daha uygundur.

Step-by-Step Solution

1
Dağınık yerleşmenin şartlarını analiz etme
Dağınık yerleşme için bol su ve engebeli arazi şarttır.
Su bol olduğunda insanlar su kaynağına bağlı kalmaz; arazi engebeli olduğunda ise düzlük azlığı evlerin bir araya gelmesini zorlaştırır.
2
Seçeneklerdeki yörelerin fiziki özelliklerini değerlendirme
Rize, Artvin, Kastamonu ve Muğla (Menteşe) dağlık ve engebelidir.
Bu yörelerde yerleşmeler arazi şartları gereği dağınıktır.
3
Mardin'in güneyini coğrafi olarak inceleme
Mardin'in güney kesimi düz bir ova yapısına sahiptir.
Sade yer şekilleri ve kısıtlı su kaynakları, insanları bir arada yaşamaya (toplu yerleşme) zorlar.

Key Concept

Yerleşme dokularını belirleyen fiziki faktörler (su ve topoğrafya)

Hints

1
Yerleşme dokusunda 'su azsa evler yakın, su çoksa evler uzaktır' kuralını hatırlayın.
2
Engebeli yerlerde evler araziye dağılırken, düz yerlerde bir merkezde toplanma eğilimi gösterir.
3
Güneydoğu Anadolu'nun Suriye sınırı boyunca uzanan geniş ve düz ovalık alanlarını düşünün.

Practice More

Karadeniz'deki dağınık yerleşme ile İç Anadolu'daki toplu yerleşmeyi maliyet (yol, su, elektrik götürme) açısından karşılaştırın.

Alternative Method

Harita bilgisi üzerinden eleme yapabilirsiniz: Karadeniz ve Menteşe 'engebeli' sınıfa girerken, Mardin ovaları 'sade' sınıfa girer.
Estimated Time:1m 0s
Question 516Question

Türkiye'de 19231923-19651965 yılları arasında uygulanan nüfus artış hızını yükseltmeye yönelik (pronatalist) politikalar, 19651965 yılından itibaren yerini nüfus artış hızını düşürmeye yönelik (antinatalist) politikalara bırakmıştır. Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı ile resmiyet kazanan bu süreçte, hızlı nüfus artışının ekonomik kalkınma üzerinde bir engel teşkil ettiği görüşü ağırlık kazanmıştır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi 19651965 yılından itibaren nüfus artış hızını düşürmeyi amaçlayan politikalara geçilmesinde etkili olan sosyal veya ekonomik nedenlerden biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Tarımda makineleşmenin artmasıyla birlikte kırsal alanlarda iş gücü ihtiyacının artması

Answer

Tarımda makineleşmenin artmasıyla birlikte kırsal alanlarda iş gücü ihtiyacının artması seçeneği yanlıştır; çünkü makineleşme iş gücü ihtiyacını azaltır.
Doğru yanıt olan seçenek, tarımda makineleşmenin iş gücü ihtiyacını artırdığını iddia etmektedir. Oysa makineleşme, tarlalarda insan gücüne olan ihtiyacı azaltarak kırsal nüfusun işsiz kalmasına ve kentlere göç etmesine neden olan bir 'itici faktördür'. Şehirlerdeki nüfus baskısının ve işsizliğin artması, 19651965 yılında nüfus artış hızını düşürmeye yönelik politikalara geçilmesinin temel nedenlerinden biri olmuştur.

Step-by-Step Solution

1
Dönem analizi yap
19651965 sonrası Türkiye'de nüfus artış hızını düşürmeye yönelik 'antinatalist' politikalar uygulanmıştır.
Soruda sorulan nedenlerin bu politika değişikliği ile uyumlu olup olmadığını tespit etmek gerekir.
2
Makineleşme ve iş gücü ilişkisini değerlendir
Tarımda makineleşme, bir makinenin onlarca kişinin yapacağı işi yapması demektir. Bu durum iş gücü ihtiyacını azaltır, artırmaz.
Tarımda makineleşme sonucu 'açık' değil, 'fazlalık' oluşmuş ve bu fazlalık şehirlere göç ederek işsizliğe neden olmuştur.
3
Ekonomik faktörleri doğrula
Demografik yatırımların artması, kişi başı gelirin düşmesi ve şehirlerdeki altyapı yetersizliği nüfus artışını sınırlamak için geçerli nedenlerdir.
Bu faktörler kalkınma hızını düşüren ve sosyal yapıyı bozan gerçek nedenlerdir.

Key Concept

Nüfus Politikası Değişimi ve Nedenleri

Hints

1
Bir ülkede politika değişiyorsa, eski politikadan beklenen yarar yerine bir 'sorun' oluşmaya başlamıştır.
2
Tarımda makineleşme; traktör, biçerdöver gibi araçların kullanılması demektir. Bir traktör kaç kişinin işini yapar?
3
Makineleşme köylerde iş gücü açığı mı yaratır yoksa insanları işsiz mi bırakır?

Practice More

1923-1965 döneminde nüfus artışını teşvik etmek için uygulanan Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ve vergi muafiyetlerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 517Question

Türkiye'nin nüfus özellikleri üzerine araştırma yapan bir coğrafyacı, XX ve YY şehirlerine ait nüfus yoğunluğu verilerini şu şekilde raporlamıştır:

- XX şehrinde aritmetik nüfus yoğunluğu ile fizyolojik nüfus yoğunluğu arasındaki fark oldukça azdır.
- YY şehrinde fizyolojik nüfus yoğunluğu ile tarımsal nüfus yoğunluğu değerleri birbirine çok yakındır.

Buna göre, söz konusu şehirler hakkında yapılabilecek aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Y şehrinin toplam nüfus miktarı, X şehrinin toplam nüfus miktarından daha fazladır.

Answer

Yoğunluk verileri üzerinden illerin toplam nüfus miktarları hakkında kesin bir kıyaslama yapılamayacağı yargısı doğrudur.
Nüfus yoğunlukları matematiksel birer oran belirtir. Bir ilin fizyolojik veya aritmetik yoğunluğunun yapısı o ilin yer şekilleri veya ekonomik karakteri hakkında bilgi verse de, ilin toplam yüz ölçümü veya nüfus sayısı gibi mutlak büyüklükler bilinmeden iki il arasında toplam miktar kıyaslaması yapılamaz. Dolayısıyla Y şehrinin toplam nüfusunun X'ten fazla olduğu söylenemez.

Step-by-Step Solution

1
X şehri verisini analiz et
X şehri sade yer şekillerine sahiptir.
Aritmetik yoğunluk (toplam nüfus / toplam alan) ile fizyolojik yoğunluk (toplam nüfus / tarım alanı) birbirine yakınsa, toplam alan ile tarım alanı birbirine yakın demektir. Bu da arazinin düz ve tarıma uygun olduğunu gösterir.
2
Y şehri verisini analiz et
Y şehri tarımsal karakterli, sanayisi az gelişmiş bir ildir.
Fizyolojik yoğunluk (toplam nüfus / tarım alanı) ile tarımsal yoğunluk (çiftçi nüfusu / tarım alanı) birbirine yakınsa, toplam nüfus ile çiftçi nüfusu birbirine yakın demektir. Bu, kentsel nüfusun ve tarım dışı sektörlerin az olduğunu gösterir.
3
Miktar ve oran ayrımını yap
Toplam nüfus miktarına ulaşılamaz.
Yoğunluklar oransal değerlerdir (kis\ci/km2kişi/km^2). İllerin yüz ölçümü bilinmediği sürece sadece yoğunluk oranlarına bakarak toplam nüfus miktarı (mutlak sayı) hakkında bir çıkarım yapılamaz.

Key Concept

Nüfus Yoğunluğu Formülleri ve Coğrafi Yorumlar

Hints

1
Nüfus yoğunluğu formüllerindeki payda (alt kısım) farklarına odaklanın.
2
Aritmetik yoğunlukta toplam alan kullanılırken, fizyolojik yoğunlukta sadece tarım alanları kullanılır.
3
Yoğunluk bir oran bilgisidir; miktar karşılaştırması yapabilmek için yüz ölçümü verisine de ihtiyaç duyulur.

Practice More

Tarımsal nüfus yoğunluğunun sadece yer şekilleriyle değil, tarımda makineleşmeyle de ilişkisini inceleyen sorular çözebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 518Question

Türkiye'de kırsal yerleşmeler; mülkiyet yapısı, yerleşme süresi ve yapılan ekonomik faaliyete göre farklı gruplara ayrılmaktadır. Özellikle yer şekillerinin sade olduğu Marmara, Ege ve İç Anadolu gibi bölgelerde yaygın olan; geniş bir arazi üzerinde yer alan, içerisinde konutun yanı sıra ahır, ambar ve samanlık gibi yapıların bulunduğu, tarım ve hayvancılığın bir arada yürütüldüğü kalıcı köy altı yerleşmesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Çiftlik

Answer

Geniş bir arazi üzerinde tarım ve hayvancılığın birlikte yürütüldüğü kalıcı yerleşme tipi çiftliktir.
Çiftlikler; Marmara, Ege ve İç Anadolu gibi yer şekillerinin düz olduğu bölgelerde, geniş bir arazi üzerinde tarımsal üretimin ve hayvancılığın yıl boyunca yapıldığı kalıcı (devamlı) yerleşme tipidir. Mülkiyet yapısının belirgin olması ve ekonomik faaliyetin sürekliliği en temel ayırt edici özellikleridir.

Step-by-Step Solution

1
Yerleşme süresini analiz etme
Soru kökünde 'kalıcı' bir yerleşme tipi istenmektedir.
Yayla, oba, ağıl ve kom geçici yerleşmelerdir; çiftlik ise kalıcıdır.
2
Fiziki çevre özelliklerini değerlendirme
Yer şekillerinin sade olduğu Marmara, Ege ve İç Anadolu bölgeleri vurgulanmıştır.
Çiftlikler geniş tarım arazilerine ihtiyaç duyduğu için düzlük alanlarda yoğunlaşır.
3
Ekonomik faaliyet ve yapı tipini belirleme
Geniş arazi, mülkiyet, tarım ve hayvancılığın bir arada olması çiftliği tanımlar.
Çiftlikler, modern tarım yöntemlerinin uygulandığı ve mülkiyetin genellikle belirgin olduğu birimlerdir.

Key Concept

Kalıcı ve Geçici Köy Altı Yerleşmeleri

Hints

1
Bu yerleşme tipi kalıcıdır ve genellikle geniş, düz arazilerde görülür.
2
Marmara ve Ege bölgelerindeki geniş tarım arazilerini ve bu arazilerdeki yapı komplekslerini düşünün.
3
Hem tarım hem hayvancılığın bir arada yapıldığı, mülkiyetin geniş olduğu bu yerleşme 'çiftlik' olarak adlandırılır.

Practice More

Diğer kalıcı yerleşmeler olan Mahalle, Divan ve Mezra'nın hangi bölgelerde yoğunlaştığını tekrar edebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 519Question

Nüfusun yapısal özellikleri, bir ülkenin demografik gücünün yanı sıra ekonomik kapasitesini ve gelişmişlik düzeyini de ortaya koyar. Türkiye'de son on yıllarda yaşanan sanayileşme ve şehirleşme süreci, çalışan nüfusun sektörel dağılımını önemli ölçüde değiştirmiştir. Cumhuriyetin ilk yıllarında nüfusun yaklaşık %80’i tarım sektöründe istihdam edilirken, günümüzde bu tablo modern bir ekonomik yapıya doğru evrilmiştir.

Buna göre, günümüz Türkiye'sinin nüfus yapısı göz önüne alındığında, çalışan nüfusun sektörel dağılımı hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: İstihdam edilen nüfusun yarıdan fazlası hizmetler sektöründe yer almaktadır.

Answer

İstihdam edilen nüfusun yarıdan fazlasının hizmetler sektöründe yer alması günümüz Türkiye'sinin temel yapısal özelliğidir.
Türkiye'de ekonomik kalkınma süreciyle birlikte aktif nüfusun sektörel dağılımı değişmiştir. Günümüzde istihdamın yaklaşık %58’i hizmetler (ticaret, ulaşım, eğitim, sağlık, turizm vb.) sektöründe gerçekleşmektedir. Bu durum, Türkiye'nin gelişmekte olan ve hizmet ağırlıklı bir ekonomiye sahip olduğunun kanıtıdır.

Step-by-Step Solution

1
Sektörel dağılım kavramını analiz etme
Ekonomik faaliyetler; tarım (birincil), sanayi (ikincil) ve hizmet (üçüncül) olarak ayrılır.
Hangi faaliyetin hangi sektöre girdiğini bilmek sorunun temelidir.
2
Türkiye'deki tarihsel değişim trendini hatırlama
Tarımın payı azalırken, sanayi ve özellikle hizmetler sektörünün payı sürekli artmıştır.
Ülkenin gelişmişlik yolculuğundaki demografik dönüşümü anlamak gerekir.
3
Güncel verilerle sektörleri kıyaslama
Hizmetler sektörü yaklaşık %55-58, sanayi sektörü yaklaşık %26-28, tarım sektörü ise yaklaşık %14-16 paya sahiptir.
En büyük dilimin hizmetler sektörüne ait olduğu sonucuna ulaşılır.

Key Concept

Sektörel İstihdam Dağılımı

Hints

1
Ekonomik faaliyetleri birincil (tarım), ikincil (sanayi) ve üçüncül (hizmet) olarak gruplandırın.
2
Türkiye'de şehirleşme oranının %93’ün üzerine çıktığını ve insanların şehirlerde hangi işleri yaptığını düşünün.
3
Gelişmişlik arttıkça hizmetler sektörünün istihdamdaki payı genellikle %50’nin üzerine çıkar.

Practice More

Nüfusun yaş gruplarına göre dağılımını (genç, yetişkin, yaşlı) inceleyerek demografik fırsat penceresi kavramına göz atabilirsiniz.

Alternative Method

Sektörel dağılımı bir pasta grafiği gibi düşünün: En büyük dilim hizmetler, orta dilim sanayi, en küçük dilim ise tarımdır.
Estimated Time:1m 15s
Question 520Question

Türkiye'de aritmetik nüfus yoğunluğu ile fizyolojik nüfus yoğunluğu arasındaki farkın temel belirleyicisi, toplam yüz ölçümü içerisindeki tarım alanlarının oranıdır. Tarım alanlarının kısıtlı, yer şekillerinin engebeli olduğu yerlerde bu iki yoğunluk türü arasındaki fark artarken; yer şekillerinin sade, tarım alanlarının geniş olduğu yerlerde fark azalır.

Bu bilgilere dayanarak, aşağıdaki alanların hangisinde fizyolojik nüfus yoğunluğu ile aritmetik nüfus yoğunluğu arasındaki farkın en az olması beklenir?

Show answer & explanation

Answer: Ergene Havzası

Answer

Yer şekillerinin sade ve tarım alanlarının geniş olduğu Ergene Havzası'nda fizyolojik ve aritmetik nüfus yoğunluğu arasındaki fark en azdır.
Doğru cevap olan bölge, Marmara Bölgesi'nde yer alan ve yer şekillerinin son derece sade olduğu bir alandır. Yer şekilleri sade olduğu için toplam yüz ölçümünün büyük bir kısmı tarım alanı olarak kullanılabilmektedir. Bu durum, yoğunluk formüllerindeki payda değerlerinin birbirine yaklaşmasını sağlayarak farkı azaltır.

Step-by-Step Solution

1
Aritmetik ve fizyolojik nüfus yoğunluğu formüllerini analiz etme
Aritmetik Yoğunluk = Toplam Nu¨fusToplam Yu¨O¨lc¸u¨mu¨\frac{\text{Toplam Nüfus}}{\text{Toplam Yüz Ölçümü}}; Fizyolojik Yoğunluk = Toplam Nu¨fusTarım Alanları\frac{\text{Toplam Nüfus}}{\text{Tarım Alanları}}
Yoğunluklar arasındaki farkın nedenini anlamak için formüllerdeki payda kısmına bakılmalıdır.
2
Yoğunluklar arasındaki farkı etkileyen coğrafi faktörü belirleme
Paylar (Toplam Nüfus) aynı olduğu için, farkı belirleyen şey Toplam Yüz Ölçümü ile Tarım Alanları arasındaki orandır.
Eğer bir bölgede tarım alanı, toplam yüz ölçümüne ne kadar yakınsa (düzlük yerler), iki yoğunluk o kadar birbirine yakın çıkar.
3
Seçeneklerdeki bölgelerin yer şekillerini karşılaştırma
Doğu Karadeniz, Menteşe, Hakkari ve Teke yöreleri dağlık ve engebelidir; Ergene Havzası ise Marmara Bölgesi'nin en düz yerlerinden biridir.
Yer şekillerinin sade olduğu Ergene'de tarım alanlarının payı toplam alan içerisinde daha fazladır.

Key Concept

Nüfus yoğunlukları ile yer şekilleri arasındaki ilişki

Hints

1
Fizyolojik yoğunluğun yüksek çıkması için tarım arazilerinin toplam alana göre çok az olması gerekir.
2
Soruda farkın 'en az' olması istendiğine göre, yer şekillerinin en düz ve sade olduğu bölgeyi bulmalısınız.
3
Marmara Bölgesi'nde yer alan Ergene Havzası, Türkiye'nin en geniş ve düz tarım alanlarından birine sahiptir.

Practice More

Tarımsal nüfus yoğunluğu kavramını pekiştirmek için tarımda makineleşmenin yoğunluk üzerindeki etkilerini inceleyen soruları çözebilirsiniz.
Estimated Time:50s
PreviousPage 26 / 29Next
Türkiye'de Nüfus ve Yerleşme — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Page 26 | Examkin