Atatürk İlke ve İnkılapları
688 questions
Atatürk Dönemi'nde toplumsal alanda gerçekleştirilen inkılaplar; toplumu çağdaşlaştırmak, laik bir yapı oluşturmak ve uluslararası sistemle uyum sağlamak gibi çeşitli amaçlara dayanmaktadır. Bu amaçlar doğrultusunda yapılan düzenlemeler, Atatürk ilkeleriyle doğrudan ilişkilidir.
Buna göre, aşağıdaki toplumsal düzenleme ve temel ilke eşleştirmelerinden hangisi yanlış bir gerekçelendirme içermektedir?
Osmanlı Devleti'nde bireylerin konumu "tebaa" (uyruk) olarak tanımlanırken; bu durum bireyin yönetime katılma hakkından yoksun olduğu, sadece devletin kararlarına uymakla yükümlü bulunduğu bir yapıyı ifade etmekteydi. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuyla birlikte bireyler "vatandaş" statüsü kazanmış; seçme ve seçilme hakları aracılığıyla devletin siyasi geleceğine yön veren, yönetim mekanizmalarını belirleyen ve denetleyen temel güç haline gelmişlerdir. Bu dönüşümle bireyin pasif bir özneden "siyasi bir aktöre" evrildiği görülmektedir.
Buna göre, bireylere "siyasi bir aktör" olma vasfını yükleyen ve yönetimde belirleyici kılan bu değişim, aşağıdaki Atatürk ilkelerinden hangisinin doğrudan bir sonucudur?
İzmir İktisat Kongresi’nde kabul edilen "Misak-ı İktisadi" kararları, temelde özel teşebbüse dayalı milli bir ekonomiyi hedeflemiş; ancak devletin gerektiğinde müdahale edebileceği esnek bir yapı öngörmüştür. ’lu yıllara gelindiğinde ise Türkiye, "Devletçilik" modelini benimseyerek planlı sanayileşme dönemine geçmiştir.
Bu ekonomik dönüşümün nedenleri ve Türkiye'de uygulanan devletçilik modelinin niteliği dikkate alındığında;
I. Özel sektörün elinde büyük sanayi yatırımlarını gerçekleştirecek sermaye ve teknik birikimin olmaması,
II. Dünya Ekonomik Bunalımı’nın serbest piyasa ekonomisini sarsması ve korumacı politikalara ihtiyacı artırması,
III. Tarımsal üretimin verimliliğini artırmak amacıyla tarım arazilerinin devlet eliyle kolektifleştirilmek istenmesi,
IV. Temel sanayi kollarının ve demiryollarının yabancı tekellerden kurtarılarak millileştirilmesi hedefi
unsurlarından hangileri, bu model değişikliğinin gerekçeleri arasında gösterilemez?
Atatürk milliyetçiliği; toplumu dini esaslara göre tanımlayan 'ümmet' anlayışı yerine; ortak dil, ortak tarih, vatan birliği ve ortak ideal etrafında kenetlenen 'ulus' modelini getirmiştir. Bu anlayışa göre Türk milleti, biyolojik bir ırk birliğine değil, kültürel bir aidiyete dayanan, dışlayıcı olmayan ve 'subjektif' temellere oturan bir topluluktur.
Buna göre, Atatürk milliyetçiliği ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenirse yanlış bir değerlendirme yapılmış olur?
Atatürk'ün halkçılık ilkesi; toplumda hiçbir şahsa, aileye, zümreye veya sınıfa ayrıcalık tanınmamasını, tüm vatandaşların kanun önünde eşit sayılmasını ve devlet imkânlarından eşit şekilde yararlanmasını esas alır. Aşar vergisinin kaldırılması ve kadınlara siyasi hakların tanınması bu ilke doğrultusunda atılan önemli adımlardır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi doğrudan halkçılık ilkesinin toplumda 'imtiyazları (ayrıcalıkları) sona erdirme' amacına hizmet eden bir diğer gelişmedir?
Halkçılık ilkesi; Türk toplumunu birbirine zıt çıkarları olan sınıflar yerine, iş bölümü itibarıyla birbirine muhtaç meslek gruplarından oluşan bir yapı olarak kabul eder. Bu yaklaşım, toplumsal barışı sağlamak adına sınıf çatışmasını reddederken; hukukta eşitliği, siyasi alanda temsilde adaleti ve ekonomik hayatta sosyal devlet anlayışını hedefler.
Buna göre; halkçılık ilkesinin 'ekonomik sosyal adalet', 'siyasi eşitlik' ve 'toplumsal imtiyazsızlık' boyutlarını sırasıyla temsil eden inkılaplar aşağıdakilerin hangisinde bir arada verilmiştir?
Cumhuriyetin ilanından sonra gerçekleştirilen inkılaplar, devletin hukuksal ve idari yapısını dinsel referanslardan arındırarak akıl ve bilimin rehberliğine taşımayı amaçlamıştır. Bu doğrultuda 3 Mart 1924 tarihinde Şer’iyye ve Evkaf Vekâletinin kaldırılarak yerine Diyanet İşleri Başkanlığının kurulması, laiklik ilkesinin aşağıdaki hangi yönünü doğrudan desteklemektedir?
Cumhuriyetçilik ilkesi, egemenliğin millete ait olması kadar bu egemenliğin devlet mekanizmasında 'istikrarlı ve işler' bir yapıya kavuşturulmasını da gerektirir. I. TBMM döneminde uygulanan 'Meclis Hükümeti Sistemi', milli iradeyi mecliste toplama başarısı göstermiş ancak 1923 yılına gelindiğinde bir 'hükümet bunalımı' (Ekim Bunalımı) doğurmuştur. Cumhuriyetçilik ilkesi doğrultusunda bu krizin aşılmasını sağlayan Cumhuriyet'in ilanı, aşağıdaki kurumsal sorunlardan hangisini 'doğrudan' çözüme kavuşturarak rejimin işleyişini güçlendirmiştir?
Atatürk'ün "Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir." sözü doğrultusunda, Cumhuriyet döneminde çağdaş müzik anlayışını yerleştirmek ve bu alanda yetkin öğretmenler yetiştirmek amacıyla yılında Ankara'da açılan eğitim kurumu aşağıdakilerden hangisidir?
Anayasası’nda ( Teşkilat-ı Esasiye Kanunu), "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir." ilkesi korunmuş; ancak Anayasası'ndan farklı olarak yürütme görevi Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu’na verilmiştir. Buna rağmen, yasama ve yürütme yetkilerinin teorik olarak hâlâ Meclis'te toplandığını ifade eden "Kuvvetler Birliği" ilkesinden vazgeçilmemiştir.
Demokratik teamüllere tam olarak uymamasına rağmen, Anayasası'nda "Kuvvetler Birliği" ilkesinin korunmasının temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
Cumhuriyet Dönemi'nde gerçekleştirilen hukuk inkılaplarının temel amacının, sadece eski kanunları değiştirmek değil, aynı zamanda bu kanunları yeni devletin felsefesine uygun şekilde yorumlayıp uygulayacak bir hukukçu kuşağı yetiştirmek olduğu vurgulanmıştır. Bu doğrultuda, Mustafa Kemal Atatürk'ün "Cumhuriyet'in müeyyidesi olacak bu müessesenin açılışında duyduğum mutluluğu hiçbir teşebbüste duymadım" sözleriyle bizzat açılışını yaptığı, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yükseköğretim kurumu aşağıdakilerden hangisidir?
Atatürk'ün milliyetçilik ilkesi; milleti ırk ve din temelli bir topluluk olarak değil, 'ortak bir geçmişe, dile ve birlikte yaşama arzusuna sahip' kültürel bir birliktelik olarak tanımlar. Bu doğrultuda, Türk milletinin kendi kaynaklarına dayanarak ekonomik ve kültürel bağımsızlığını güçlendirmesi hedeflenmiştir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi doğrudan Atatürk milliyetçiliğinin 'tam bağımsızlık' ve 'milli kimlik' hedefleriyle ilişkilendirilebilecek bir gelişme değildir?
yılında imzalanan Lozan Barış Antlaşması'na ekli Ticaret Sözleşmesi gereğince Türkiye, beş yıl süreyle gümrük tarifelerini yükseltmemeyi ve Osmanlı Devleti'nin son dönemindeki düşük gümrük oranlarını korumayı taahhüt etmiştir. Bu kısıtlayıcı hükmün süresinin yılında dolması ve aynı yıl çıkarılan Gümrük Giriş Tarife Kanunu ile yüksek gümrük duvarlarının örülmesi; aşağıdaki gelişmelerden hangisinin uygulanabilirliğini ve başarıya ulaşmasını doğrudan kolaylaştıran hukuki bir altyapı oluşturmuştur?
Bir devlet düzeninde yöneticilerin belirli bir süre için seçimle iş başına gelmesi, egemenliğin şahıslara veya zümrelere değil bizzat halka ait olması esasına dayanır. Bu sistemde siyasi kararların alınmasında ve uygulanmasında halkın iradesi en üstün güç kabul edilir.
Bu açıklamada vurgulanan yönetim anlayışı, Atatürk'ün aşağıdaki ilkelerinden hangisinin temelini oluşturur?
Atatürk ilkeleri durağan bir yapıdan ziyade, zamanın gereklerine göre şekillenen dinamik bir bütündür. Bu bütünlük içerisinde, Türk devletinin varlığını koruması için siyasi, mali, adli ve kültürel her alanda tam bir hürriyet içinde olmasını şart koşan ve Milliyetçilik ilkesinin temelini oluşturan bütünleyici ilke aşağıdakilerden hangisidir?
Atatürkçü düşünce sistemi, durağanlığı reddeden ve sürekli gelişimi esas alan dinamik bir yapıya sahiptir. Bu doğrultuda, Türk milletinin çağdaş medeniyetler seviyesinin üzerine çıkmasını hedefleyen 'İnkılapçılık' ilkesini doğrudan destekleyen ve tamamlayan bütünleyici ilke aşağıdakilerden hangisidir?
Mustafa Kemal Atatürk, yılında Ankara Hukuk Mektebi’nin açılışında yaptığı konuşmada; "Bünyesinde büyük ihtilaller yapan bir milletin, bu devrimlerini koruyacak ve geliştirecek yeni hukukçulara ihtiyacı olduğunu" belirtmiştir.
Buna göre, Ankara Hukuk Mektebi’nin açılmasındaki temel gerekçe aşağıdakilerden hangisidir?
Cumhuriyet’in ilk yıllarında özel teşebbüsü canlandırmak ve yerli sanayiciyi desteklemek amacıyla yılında Teşvik-i Sanayi Kanunu çıkarılmıştır. Ancak bu kanundan beklenen başarının tam olarak elde edilememesi, ’lu yıllardan itibaren ekonomide "Devletçilik" ilkesinin ağırlık kazanmasına zemin hazırlamıştır. Teşvik-i Sanayi Kanunu’nun beklenen sonucu vermemesindeki temel engel aşağıdakilerden hangisidir?
yılında yürürlüğe giren 'Tekke, Zaviye ve Türbelerin Kapatılmasına Dair Kanun' ile sadece ibadet yerleri dışındaki dini yapılar kapatılmamış; aynı zamanda 'şeyhlik, dervişlik, müritlik, falcılık, büyücülük ve muskacılık' gibi unvan ve sıfatların kullanılması, bunlara ait kıyafetlerin giyilmesi de yasaklanmıştır.
Bu düzenlemenin 'laiklik' ilkesinin yanı sıra doğrudan 'halkçılık' ilkesi kapsamında değerlendirilmesini sağlayan temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?
Atatürk Dönemi'nde gerçekleştirilen;
- 1925 yılında takvim ve saat sisteminin değiştirilmesi,
- 1928 yılında uluslararası rakamların kabul edilmesi,
- 1931 yılında ağırlık ve uzunluk ölçü birimlerinin modernize edilmesi
gibi düzenlemelerin temel ortak amacı aşağıdakilerden hangisidir?