Atatürk İlke ve İnkılapları

688 questions

Question 361Question

Atatürk’ün halkçılık ilkesi; toplumda hiçbir zümreye, aileye veya kişiye ayrıcalık tanınmamasını, kanun önünde tam bir eşitliği ve devlet imkânlarının her vatandaşa eşit şekilde sunulmasını esas alır. Bu ilke, sınıf mücadelesini reddederek toplumsal dayanışmayı ve "sosyal devlet" anlayışını savunur.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi doğrudan halkçılık ilkesinin toplumsal ve ekonomik eşitliği sağlama veya ayrıcalıkları kaldırma hedefi doğrultusunda gerçekleştirilen uygulamalardan biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Teşvik-i Sanayi Kanunu ile özel sektörün yatırımlarının desteklenmesi

Answer

Teşvik-i Sanayi Kanunu ile özel sektörün yatırımlarının desteklenmesi
Teşvik-i Sanayi Kanunu'nun çıkarılması, özel sektörü canlandırarak sanayileşmeyi hedefleyen bir uygulamadır. Bu durum doğrudan toplumsal eşitliği sağlama veya ayrıcalıkları kaldırma amacından ziyade, devletin ekonomik kalkınma modelini (başlangıçta liberal denemeler, sonrasında Devletçilik) yansıtır. Diğer seçeneklerin tamamı ise toplumdaki imtiyazlı sınıf algısını kırmak ve fertler arası eşitliği pekiştirmek için yapılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Halkçılık ilkesinin kapsamını analiz etme
Halkçılık; eşitlik, imtiyazsızlık ve sosyal dayanışma kavramlarını kapsar.
Soruda istenen 'doğrudan halkçılık ilkesine girmeyen' uygulamayı bulmak için kriterleri belirlemek gerekir.
2
Seçeneklerdeki inkılapların amaçlarını değerlendirme
Soyadı Kanunu, Aşar vergisi, Medeni Kanun ve kadın hakları doğrudan eşitlik ve halkın refahı ile ilgilidir.
Bu uygulamaların ortak noktası toplumdaki sınıfsal veya hukuki farklılıkları ortadan kaldırmaktır.
3
Ayrık olan seçeneği belirleme
Teşvik-i Sanayi Kanunu, özel sermayeyi güçlendirmeyi amaçlayan ekonomik bir teşviktir.
Sanayi teşviki, toplumsal eşitlikten ziyade devletin ekonomik kalkınma stratejisi (Devletçilik) bağlamında değerlendirilir.

Key Concept

Halkçılık; kanun önünde eşitlik, ayrıcalıkların reddi ve sosyal devlet anlayışıdır.

Hints

1
Halkçılık, bir toplumda imtiyazlı sınıfların (bey, ağa, paşa vb.) bulunmasına karşı çıkar.
2
Aşar vergisinin kaldırılması, bütçede açık yaratmasına rağmen halkın (çiftçinin) iyiliği için yapıldığı için halkçılıktır.
3
Sanayi teşvikleri ve devletin fabrika kurması genellikle 'Devletçilik' ilkesi altında incelenir.

Practice More

Devletçilik ve Halkçılık arasındaki 'sosyal devlet' bağına yönelik soruları inceleyebilirsiniz.

Alternative Method

İnkılapları 'sosyal eşitlik' ve 'ekonomik yatırım' olarak ikiye ayırabilirsiniz. Sosyal eşitliğe hizmet edenler (Soyadı, Medeni Kanun, Kadın hakları) ve halkın refahını düşünenler (Aşar) halkçılıktır.
Estimated Time:1m 15s
Question 362Question

33 Aralık 19341934 tarihinde kabul edilen "Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun" ile din görevlilerinin, ibadethaneler ve ayinler dışında dini kıyafetlerle (cübbe, sarık, ruhani kıyafetler vb.) halk arasında dolaşmaları yasaklanmıştır. Bu düzenlemeden sadece en üst düzey din görevlileri (Diyanet İşleri Başkanı, Patrik ve Hahambaşı) muaf tutulmuştur. Bu kanunla hedeflenen temel amaç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Toplumsal alanda dinin bir üstünlük veya ayrıcalık aracı olarak kullanılmasını engelleyerek devletin seküler yapısını pekiştirmek

Answer

Toplumsal alanda dinin bir üstünlük veya ayrıcalık aracı olarak kullanılmasını engelleyerek devletin seküler yapısını pekiştirmek
Doğru cevap, toplumsal alanda dinin bir üstünlük veya ayrıcalık aracı olarak kullanılmasını engelleyerek devletin seküler yapısını pekiştirmeyi hedefleyen seçenektir. 19341934 tarihli bu kanun, dinin kutsallığının toplumsal yaşamdaki kıyafetler üzerinden zedelenmesini önlemeyi ve vatandaşlar arasında dini kıyafetlerden kaynaklanan statü farklarını ortadan kaldırarak modern ve laik bir toplum düzeni kurmayı amaçlar.

Step-by-Step Solution

1
Kanunun içeriğini analiz etme
Dini kıyafetlerin sadece ibadet mekanlarında giyilebileceği, sokakta ise sivil kıyafetlerin zorunlu olduğu görüldü.
Kanunun hangi yaşam alanına müdahale ettiğini anlamak için kapsamını belirlemek gerekir.
2
Düzenlemeyi Atatürk ilkeleriyle ilişkilendirme
Din ve devlet işlerinin ayrılması, dinin toplumsal bir baskı veya imtiyaz aracı olmaktan çıkarılması Laiklik ilkesiyle doğrudan örtüşür.
Kıyafetin dini niteliği, düzenlemenin laikleşme sürecinin bir parçası olduğunu kanıtlar.
3
Amacı saptama
Kamusal alanın inançlardan bağımsız, eşitlikçi ve rasyonel bir görünüme kavuşturulması hedeflenmiştir.
Laiklik sadece hukukta değil, sosyal hayatın görünürlüğünde de dini referansları sınırlamayı gerektirir.

Key Concept

Laiklik (Toplumsal Alanda Sekülerleşme)

Hints

1
Bu kanun, dinin kamusal alandaki 'görünürlüğü' ile ilgili bir sınırlama getirmektedir.

Practice More

Laiklik ilkesi doğrultusunda yapılan diğer sosyal reformları (Tekke ve Zaviyelerin kapatılması gibi) inceleyerek benzerlikleri not ediniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 363Question

Cumhuriyet döneminde toplumsal yapıyı düzenlemek amacıyla gerçekleştirilen bazı inkılaplar şunlardır:

İnkılapToplumsal Alandaki Temel Etkisi
Aşar vergisinin kaldırılmasıKöylü üzerindeki ekonomik yükün kaldırılarak üreticinin desteklenmesi
Soyadı Kanunu'nun kabulüUnvanların yasaklanarak toplumsal statü farklarının son bulması
Türk Medeni KanunuAile hukukunda ve sosyal hayatta kadın-erkek eşitliğinin sağlanması

Bu inkılapların ortak paydası olan "Halkçılık" ilkesi dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisinin doğrudan bu ilkenin "imtiyazsız ve eşit bir toplum oluşturma" hedefiyle ilişkili olduğu savunulamaz?

Show answer & explanation

Answer: Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı uygulanarak devlet eliyle büyük sanayi tesislerinin kurulması

Answer

Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı doğrultusunda devletin sanayi yatırımları yapması, ekonominin devlet tarafından yönetilmesini esas alan Devletçilik ilkesiyle doğrudan ilgilidir.
Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı kapsamında devletin doğrudan fabrika ve tesisler kurması, özel sermayenin yetersiz kaldığı alanlarda devletin devreye girmesini ifade eden Devletçilik ilkesiyle ilgilidir. Halkçılık ise daha çok hukuki eşitlik, sosyal adalet ve imtiyazsız toplum yapısına odaklanır.

Step-by-Step Solution

1
Halkçılık ilkesinin temel unsurlarını belirlemek.
Halkçılık; eşitlik, toplumsal adalet, imtiyazsızlık ve sosyal devlet anlayışını içerir.
Soruda verilen inkılapların ortak yönünü anlamak için ilkenin tanımı gereklidir.
2
Seçeneklerdeki uygulamaları ilke ile karşılaştırmak.
Millet Mektepleri, Medeni Kanun, Kadın hakları ve unvanların kaldırılması 'eşitlik' temalıdır.
Toplumsal eşitliğe hizmet eden uygulamalar halkçılık kapsamındadır.
3
Sanayi Planı'nın niteliğini analiz etmek.
Sanayi planı ve devlet yatırımları 'ekonomik' nitelikli olup Devletçilik ilkesinin gereğidir.
Halkçılık sosyal ve hukuki eşitliğe odaklanırken, Devletçilik ekonomik kalkınma modeline odaklanır.

Key Concept

Halkçılık ve Devletçilik Ayrımı

Hints

1
Halkçılık eşitlik ve imtiyazsızlık üzerine kuruluyken; Devletçilik daha çok ekonomi ve devlet yatırımları ile ilgilidir.
2
Seçeneklerde ekonomik bir plan ve devletin yatırımcı rolünü öne çıkaran bir maddeyi arayın.
3
Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı, 1930'lu yıllarda ekonomik krize karşı uygulanan bir modeldir ve doğrudan Devletçilik kapsamındadır.

Practice More

Halkçılık ve Cumhuriyetçilik arasındaki ilişkiyi anlamak için milli egemenlik kavramını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 364Question

19201920 yılında TBMM'ye sunulan Halkçılık Programı'nda; Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti'nin temel amacı halkı, maruz kaldığı emperyalizm ve kapitalizm tahakkümünden kurtararak kendi mukadderatına bizzat sahip kılmak ve sosyal adaleti tesis etmek olarak tanımlanmıştır. Bu programın felsefesi, ilerleyen yıllarda gerçekleştirilen inkılapların da fikri zeminini oluşturmuştur.

Buna göre, halkçılık ilkesinin bu temel felsefesi doğrultusunda; toplumsal tabakalaşmanın ve aristokratik üstünlüklerin hukuki dayanaklarını tamamen ortadan kaldırarak "imtiyazsız ve sınıfsız toplum" idealini kurumsal bir yapıya kavuşturan en kapsamlı düzenleme aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Soyadı Kanunu'nun kabulü ile ayrıcalık belirten unvanların yasaklanması ve Türk Medeni Kanunu ile vatandaşlar arası hukuki statü farklarının giderilmesi

Answer

Soyadı Kanunu ile ayrıcalık bildiren unvanların kaldırılması ve Türk Medeni Kanunu ile hukuki statü eşitliğinin sağlanması seçeneği doğrudur.
Halkçılık ilkesi; toplumda hiçbir aileye, zümreye veya sınıfa ayrıcalık tanınmamasını, tüm vatandaşların kanun önünde eşit sayılmasını öngörür. Soyadı Kanunu, 'paşa, hazret, ağa, hoca' gibi ayrıcalık bildiren unvanları kaldırarak sosyal statü eşitliğini sağlamıştır. Türk Medeni Kanunu ise aile ve miras hukukunda kadın-erkek ayrımını bitirerek vatandaşların hukuki statüsünü eşitlemiştir. Bu iki düzenleme, 1920 programındaki 'sınıfsız toplum' idealini kurumsallaştıran en temel ve kapsamlı adımlardır.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökündeki 1920 Halkçılık Programı'nın amacını analiz et.
Programın amacı; halkın sömürüden kurtarılması, kendi kaderine hakim olması ve sosyal adaletin (eşitliğin) sağlanmasıdır.
Halkçılığın özü, hiçbir zümreye veya sınıfa ayrıcalık tanınmamasıdır.
2
Seçeneklerdeki inkılapların 'kurumsallaşma' ve 'sınıfsız toplum' üzerindeki etkilerini karşılaştır.
Soyadı Kanunu (19341934) ile 'paşa, bey, ağa' gibi unvanlar yasaklanmış; Türk Medeni Kanunu (19261926) ile kadın-erkek eşitliği sağlanmıştır.
Bu iki düzenleme, toplumsal statü ve hukuk önünde vatandaşları tam bir eşitliğe kavuşturarak sınıfsal ayrımı ortadan kaldıran temel sütunlardır.
3
Devletçilik ve Halkçılık kavramlarını birbirinden ayır.
Ekonomik yatırımların (Sanayi Planı gibi) devlet eliyle yapılması Devletçilik iken, sosyal eşitlik ve hukuki haklar Halkçılıktır.
Öğrencilerin en sık düştüğü hata, her halk yararına olan uygulamayı Devletçilik sanmaktır.

Key Concept

Halkçılık ilkesinin 'Eşitlik' ve 'İmtiyazsızlık' Boyutu

Hints

1
Halkçılık programındaki 'emperyalizm ve kapitalizm karşıtlığı', toplumsal sınıfların sömürüsünü bitirme amacını taşır.
2
Hukuki ve sosyal statü farklarını (bey, ağa, paşa unvanları gibi) ortadan kaldıran yasaları düşünün.
3
Halkçılığın kurumsallaşması demek, vatandaşın 'kul' statüsünden 'eşit yurttaş' statüsüne yasal olarak geçmesi demektir.

Practice More

Halkçılık ilkesinin 'Bütünleyici İlkeler' arasındaki 'Milli Egemenlik' ve 'Milli Birlik ve Beraberlik' ile olan ilişkisini inceleyiniz.
Estimated Time:3m 0s
Question 365Question

Mustafa Kemal Atatürk, demokrasinin tam olarak hayata geçirilmesi için mecliste farklı fikirlerin temsil edilmesine büyük önem vermiştir. Atatürk'ün "Milletin genel arzusu, halkın her kesiminin görüşlerinin yönetimde yer bulmasıdır." anlayışıyla çeşitli siyasi denemeler desteklenmiştir. Bu bilgilere dayanarak, Cumhuriyet Dönemi'nde gerçekleştirilen aşağıdaki girişimlerden hangisi doğrudan Cumhuriyetçilik ilkesinin 'siyasi çoğulculuk' unsurunu kurumsallaştırma amacına yöneliktir?

Show answer & explanation

Answer: Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın kurulması

Answer

Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın kurulması, farklı görüşlerin yönetimde temsil edilmesini sağlayarak Cumhuriyetçilik ilkesinin 'siyasi çoğulculuk' ve 'demokrasi' anlayışını pekiştirmeyi amaçlayan doğrudan bir girişimdir.
Cumhuriyetçilik ilkesi, egemenliğin millete ait olmasını ve bu iradenin meclis aracılığıyla yönetime yansımasını temel alır. Demokrasinin vazgeçilmez bir unsuru olan 'siyasi çoğulculuk', farklı fikirlerin siyasi partiler çatısı altında örgütlenerek yönetimde söz sahibi olmasıdır. Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın kuruluşu, Türkiye Cumhuriyeti'nde çok partili hayata geçişin ve dolayısıyla siyasi çoğulculuğun ilk kurumsal denemesidir.

Step-by-Step Solution

1
Cumhuriyetçilik ilkesinin temel unsurlarını analiz etmek.
Cumhuriyetçilik; milli egemenlik, seçim, temsil ve bu temsilin sağlıklı olması için 'siyasi çoğulculuk' (farklı partiler) unsurlarını içerir.
Soru kökündeki 'siyasi çoğulculuk' vurgusunun hangi demokratik mekanizma ile sağlanacağını belirlemek için gereklidir.
2
Seçeneklerdeki inkılapların temel amaçlarını değerlendirmek.
Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası siyasi bir organizasyondur; Medeni Kanun sosyal/hukuki, Kabotaj ekonomik/milli, Aşar ekonomik/sosyal, Tarih Cemiyeti ise kültürel bir adımdır.
İnkılapların hangi ilkeyle doğrudan (birincil) ilişkili olduğunu ayırt ederek yanlış seçenekleri elemek için yapılır.
3
Doğrudan siyasi temsil ve demokrasiyle ilgili olan seçeneği işaretlemek.
Farklı görüşlerin partileşerek mecliste yer alması girişimi olan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası seçeneğine ulaşılır.
Cumhuriyetçiliğin en temel pratiği olan 'halkın iradesinin meclise yansıması' ancak siyasi partiler aracılığıyla mümkündür.

Key Concept

Siyasi Çoğulculuk (Çok Partili Sistem)

Hints

1
Soru kökündeki 'çoğulculuk' kavramı, birden fazla siyasi düşüncenin yönetimde yer alması anlamına gelir.

Practice More

Cumhuriyetçilik ilkesiyle ilgili olarak Kadınlara verilen siyasi haklar (1930, 1933, 1934) ile Medeni Kanun arasındaki farkı tekrar gözden geçirin.
Estimated Time:1m 15s
Question 366Question

Yeni Türk Devleti'nin kuruluş yıllarında özel teşebbüsü destekleyerek yerli sanayiyi canlandırmak amacıyla 19271927 yılında Teşvik-i Sanayi Kanunu çıkarılmıştır. Ancak bu kanundan beklenen başarının tam olarak elde edilememesi üzerine, 19301930’lu yıllardan itibaren ekonomide "Devletçilik" ilkesi uygulanmaya başlanmıştır.

Buna göre aşağıdakilerden hangisi, Teşvik-i Sanayi Kanunu’nun hedeflenen sonuca ulaşamamasının temel nedenlerinden biri olarak gösterilebilir?

Show answer & explanation

Answer: Özel sektörün elinde yeterli sermaye birikiminin ve teknik bilgi altyapısının bulunmaması

Answer

Özel sektörün elinde yeterli sermaye birikiminin ve teknik bilgi altyapısının bulunmaması seçeneği doğru cevaptır.
Cumhuriyetin ilk yıllarında (192319301923-1930) özel sektörü destekleyen liberal bir politika izlenmiştir. 19271927'de çıkarılan Teşvik-i Sanayi Kanunu ile halkın sanayi yatırımı yapması beklenmiştir. Ancak halkın elinde yeterli birikimin (sermaye) ve teknik uzmanlığın olmaması, ayrıca 19291929 Dünya Ekonomik Bunalımı bu sürecin başarısız olmasına yol açmıştır. Sonuçta devlet, kalkınmayı hızlandırmak için bizzat yatırım yaparak Devletçilik ilkesini benimsemiştir.

Step-by-Step Solution

1
Teşvik-i Sanayi Kanunu'nun (19271927) kapsamını belirle.
Kanun, özel teşebbüsü sanayi yatırımı yapmaya teşvik etmeyi amaçlamıştır.
Bu dönemde öncelikle liberal bir ekonomi modeli denenmiştir.
2
Dönemin sosyal ve ekonomik şartlarını analiz et.
Halkın elinde fabrika kuracak kadar büyük sermaye ve makineleri işletecek teknik eleman (mühendis vb.) yoktur.
Yüzyıllar süren savaşlar ve Osmanlı'dan kalan borçlar halkı yoksul bırakmıştır.
3
19291929 Dünya Ekonomik Bunalımı'nın etkisini değerlendir.
Küresel kriz nedeniyle özel sektör iyice güç kaybetmiştir.
Bu durum devletin bizzat ekonomiye girerek "Devletçilik" ilkesini uygulamasını zorunlu kılmıştır.

Key Concept

Özel teşebbüsün yetersizliği nedeniyle Devletçilik ilkesine geçiş.

Hints

1
Teşvik-i Sanayi Kanunu, fabrikaları devletin değil, halkın (özel sektörün) açmasını istiyordu.
2
Bir fabrika kurmak için sadece devlet desteği yetmez; aynı zamanda nakit para ve o fabrikadaki makineleri kullanacak uzmanlar gerekir.
3
Halkın yoksul olması ve 19291929 Dünya Ekonomik Bunalımı, özel sektörün bu ağır yükün altından kalkamamasına neden olmuştur.

Practice More

Devletçilik ilkesi doğrultusunda açılan ilk büyük kurumları (Sümerbank, Etibank) inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 367Question

Atatürkçü Düşünce Sistemi'nde temel ilkeler ile bu ilkeleri tamamlayan "bütünleyici ilkeler" arasında kopmaz bir bağ vardır. Bu bağda bazı bütünleyici ilkeler, temel ilkelerin hedeflerine ulaşmak için kullanılan birer "yöntem veya araç" işlevi görürken, bazıları ise ulaşılmak istenen "nihai hedef veya sonuç" niteliğindedir. Buna göre, Laiklik ilkesinin temel dayanağını ve yöntemini oluşturan bütünleyici ilke ile İnkılapçılık ilkesinin yöneldiği nihai hedefi ifade eden bütünleyici ilke aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Akılcılık ve Bilimsellik — Çağdaşlaşma ve Batılılaşma

Answer

Laiklik ilkesinin yöntemi olan Akılcılık ve Bilimsellik ile İnkılapçılık ilkesinin hedefi olan Çağdaşlaşma ve Batılılaşma seçeneği doğrudur.
Akılcılık ve Bilimsellik, Laiklik ilkesinin temelini oluşturur ve toplumsal sorunların çözümünde bilimsel yöntemin kullanılmasını sağlar. Çağdaşlaşma ve Batılılaşma ise İnkılapçılık ilkesinin temel gayesidir ve Türk toplumunu her alanda ileriye taşımayı hedefler.

Step-by-Step Solution

1
Laiklik ilkesinin bütünleyicisini belirle.
Akılcılık ve Bilimsellik
Laiklik, devlet ve toplum düzeninin dini dogmalar yerine akıl ve bilime dayandırılmasını öngörür.
2
İnkılapçılık ilkesinin bütünleyicisini belirle.
Çağdaşlaşma ve Batılılaşma
İnkılapçılık, durağanlığı reddederek sürekli yenilenmeyi ve modern uygarlık seviyesine ulaşmayı hedefler.
3
İki kavramı uygun sırayla birleştir.
Akılcılık ve Bilimsellik — Çağdaşlaşma ve Batılılaşma
Soruda istenen yöntem-hedef ilişkisi bu ikili ile tam olarak örtüşmektedir.

Key Concept

Temel ve Bütünleyici İlkeler Arasındaki Mantıksal İlişki

Hints

1
Laiklik ilkesinin en temel rehberi nedir? Dogma mı yoksa bilim mi?
2
İnkılapçılık ilkesi sürekli bir devinimi ve Batı'daki gelişmeleri yakalamayı ifade eder.
3
Atatürk'ün 'Hayatta en hakiki mürşit ilimdir' sözü ilk kısımdaki, modern uygarlık düzeyi hedefi ise ikinci kısımdaki ilkeyi işaret eder.

Practice More

Atatürk'ün temel ilkelerinin her birine karşılık gelen bütünleyici ilkelerin listesini yaparak bir tablo oluşturunuz.
Estimated Time:1m 30s
Question 368Question

Atatürk'ün halkçılık anlayışı; toplumda imtiyazlı bir sınıfın varlığını reddederek, devletin tüm vatandaşlarına eşit mesafede olmasını ve milli gelirin adaletli dağılımını savunur. Buna göre, halkçılık ilkesinin 'sosyal devlet' ve 'toplumsal eşitlik' karakteri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisinin bu ilke doğrultusunda gerçekleştirildiği savunulamaz?

Show answer & explanation

Answer: Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı doğrultusunda devlet eliyle büyük dokuma ve şeker fabrikalarının açılması

Answer

Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı doğrultusunda devlet eliyle fabrikaların açılması, halkçılık ilkesinden ziyade devletin ekonomiye doğrudan müdahalesini ve yatırım yapmasını esas alan devletçilik ilkesiyle ilişkilidir.
Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı'nın uygulanması ve bu doğrultuda fabrikaların açılması, özel teşebbüsün sermaye yetersizliği nedeniyle devletin bizzat sanayici rolünü üstlenmesidir. Bu durum ekonomi odaklı bir model olduğu için 'Devletçilik' ilkesiyle doğrudan ilgilidir; halkçılığın 'toplumsal eşitlik' veya 'ayrıcalıkların kaldırılması' gibi sosyal hedefleriyle doğrudan ilişkili değildir.

Step-by-Step Solution

1
Halkçılık ilkesinin anahtar kavramlarını belirle.
Halkçılık; eşitlik, sınıfsız toplum, sosyal adalet ve sosyal devlet anlayışını içerir.
Soruda istenen 'savunulamaz' ifadesini bulmak için kavramsal çerçeveyi çizmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki inkılapların temel amaçlarını analiz et.
Soyadı Kanunu (Eşitlik), Aşar Vergisi (Sosyal Adalet), Medeni Kanun (Hukuksal Eşitlik) ve parasız eğitim (Fırsat Eşitliği) halkçılıkla eşleşir.
Hangi uygulamanın toplumsal eşitlik ve sosyal adalet odağında olduğunu belirlemek için.
3
Ekonomik model ile toplumsal model arasındaki ayrımı yap.
Sanayi Planı ve fabrika açılması ekonomik kalkınma modelidir ve devlet eliyle yapıldığı için devletçiliktir.
Devletçilik ve halkçılık arasındaki ince çizgiyi (ekonomik yatırım vs. toplumsal eşitlik) ayırt etmek için.

Key Concept

Halkçılık ilkesinin toplumsal eşitlik ve sosyal devlet yönü ile Devletçilik ilkesinin ekonomik yatırım yönü arasındaki ayrım.

Hints

1
Halkçılık deyince aklına ilk olarak 'eşitlik' ve 'ayrıcalıksız toplum' kavramları gelmelidir.
2
Eğer bir uygulama devletin parasıyla fabrika kurması, sanayi planı yapması gibi doğrudan ekonomiyi yönetmesine dayanıyorsa bu Devletçiliktir.
3
Sanayi planları ve devletin işletmecilik yapması ekonomik kalkınma modelidir; toplumsal sınıfların kaldırılması veya eşitlikle karıştırılmamalıdır.

Practice More

Halkçılık ilkesinin hangi bütünleyici ilkelerle (milli egemenlik, milli birlik ve beraberlik) ilişkili olduğunu inceleyebilirsiniz.

Alternative Method

Uygulamanın 'kim için' yapıldığından ziyade 'neye odaklandığına' bak. Eğer odak 'toplumsal statü eşitliği' ise Halkçılık, 'devletin yatırımcı olması' ise Devletçiliktir.
Estimated Time:1m 15s
Question 369Question

Atatürk’ün laiklik anlayışı; devlet düzeninin, hukuk kurallarının ve toplumsal yaşamın dinî esaslar yerine akıl ve bilimin rehberliğinde yapılandırılmasını temel alır. Bu doğrultuda 3 Mart 1924 tarihinde gerçekleştirilen; Halifeliğin kaldırılması, Şer’iyye ve Evkaf Vekâletinin lağvedilmesi ve Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun kabulü gibi inkılaplar bu sürecin en kritik aşamalarını oluşturur.

Buna göre, laiklik ilkesinin Türkiye Cumhuriyeti'ndeki temel işlevi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Toplumsal hayatı, eğitimi ve hukuk sistemini akılcı ve çağdaş bir yapıya kavuşturmak

Answer

Laiklik ilkesinin temel işlevi; toplumsal hayatı, eğitimi ve hukuk sistemini akılcı ve çağdaş bir yapıya kavuşturmaktır.
Doğru yanıt olan seçenek, laiklik ilkesinin Türk İnkılabı'ndaki asıl amacını yansıtmaktadır. 3 Mart 1924 reformları; yönetimdeki çift başlılığı (Halifelik), hukuktaki teokratik yapıyı (Şer’iyye Vekâleti) ve eğitimdeki düzensizliği (Medreseler) ortadan kaldırarak devletin her alanında akıl ve bilimi egemen kılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Metindeki laiklik tanımını analiz etme
Laikliğin sadece din-devlet ayrımı değil, akıl ve bilimin rehberliği olduğu belirlendi.
Soruda verilen tanım, laikliğin kapsamını anlamak için temel oluşturur.
2
Belirtilen inkılapların (1924 yasaları) ortak amacını değerlendirme
Halifelik (siyaset), Şer’iyye (hukuk) ve Tevhid-i Tedrisat (eğitim) alanlarındaki laikleşme adımları saptandı.
Bu üç büyük inkılap, devletin temel sütunlarının dinî esaslardan arındırılmasını sağlamıştır.
3
Genel sonucu seçeneklerle eşleştirme
Bu değişimlerin toplamda çağdaş ve akılcı bir düzen inşası anlamına geldiği görüldü.
Doğru seçenek, metinde vurgulanan 'akıl ve bilim' dayanağıyla tam uyum göstermektedir.

Key Concept

Laikliğin akılcı ve çağdaş toplum yapısı oluşturmadaki rolü

Hints

1
Sorudaki 'akıl ve bilim' vurgusuna odaklanın.
2
3 Mart 1924'te yapılan inkılapların devletin hangi alanlarını (yönetim, eğitim, hukuk) dinî kurallardan ayırdığını düşünün.
3
Bu düzenlemeler toplumu geleneksel bir yapıdan hangi tür bir yapıya (çağdaş/modern) taşımayı hedeflemiş olabilir?

Practice More

Laiklik ilkesinin anayasaya giriş süreci ve 1937 değişikliğini inceleyerek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 370Question

19261926 yılında kabul edilen Türk Medeni Kanunu’nun gerekçesinde Adliye Vekili Mahmut Esat Bozkurt; "Yürürlükteki mecelle, kaynağını dinden aldığı için değişen hayat şartları karşısında yetersiz kalmıştır. Egemenlik kayıtsız şartsız millete ait olduğuna göre, hukuk da kaynağını doğrudan bu iradeden almalıdır." ifadelerini kullanmıştır. Bu gerekçeler doğrultusunda gerçekleştirilen hukuk devriminin, hukukun meşruiyet temeli bakımından ortaya koyduğu en köklü değişim aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hukukun dayanağının ilahi ve geleneksel referanslardan arındırılarak akla, bilime ve milli iradeye dayandırılması

Answer

Hukukun dayanağının ilahi ve geleneksel referanslardan arındırılarak akla, bilime ve milli iradeye dayandırılması
Türk Medeni Kanunu ile hukukun kaynağı ilahi emirlerden (fıkıh) alınarak, toplumun ihtiyaçlarına göre değişebilen akılcı ve milli iradeye dayalı bir yapıya kavuşturulmuştur. Bu durum, laik hukuk devletinin en temel dayanağıdır.

Step-by-Step Solution

1
Metindeki anahtar kavramları analiz etme
"Kaynağını dinden alan" yapı ile "Egemenliğin millete ait olması" arasındaki çatışma tespit edildi.
Gerekçede eski sistemin neden yetersiz kaldığı ve yeni sistemin hangi temele oturacağı belirtilmiştir.
2
Hukukun meşruiyet kaynağındaki değişimi belirleme
Hukukun meşruiyetinin 'ilahi irade'den (teokrasi) 'insan aklı ve milli irade'ye (laiklik/demokrasi) geçtiği anlaşıldı.
Mahmut Esat Bozkurt'un vurgusu, hukukun kaynağının laikleştirilmesidir.
3
Doğru seçeneği paradigma değişimiyle eşleştirme
Hukukun temel referans noktasının değişmesi, en köklü paradigma değişimidir.
Sadece kanunların değişmesi değil, kanunların neden itaat edilmesi gerektiğine dair temel mantık değişmiştir.

Key Concept

Hukuk Devrimi ve Laik Hukuk Paradigması

Hints

1
Gerekçedeki 'kaynağını dinden alan' ile 'egemenliğin millete ait olması' arasındaki zıtlığa odaklanın.
2
Hukukun meşruiyetinin (haklılığının) artık gökyüzünden yeryüzüne indiğini düşünün.
3
Paradigma değişimi; bir sistemin dayandığı temel inanç ve yöntemin tamamen yer değiştirmesidir.

Practice More

Mahmut Esat Bozkurt'un Ankara Hukuk Mektebi açılışındaki konuşmasını inceleyerek hukuk ve ihtilal ilişkisini araştırabilirsiniz.
Estimated Time:3m 0s
Question 371Question

Atatürk'ün yönetim felsefesinde devletin asıl görevi, toplumun tüm kesimlerini kucaklayarak toplumsal barışı ve sosyal adaleti tesis etmektir. Bu bağlamda, her türlü imtiyazı reddeden ve devletin sunduğu imkânlardan herkesin eşit şekilde yararlanmasını savunan bu ilke, "sosyal devlet" anlayışını Türk siyasi hayatına yerleştirmiştir. Buna göre, aşağıda verilen Cumhuriyet Dönemi uygulamalarından hangisi, bu yönetim anlayışının (halkçılık) doğrudan bir sonucu olarak değerlendirilemez?

Show answer & explanation

Answer: Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) aracılığıyla ağır sanayi yatırımlarının bizzat devlet eliyle gerçekleştirilmesi

Answer

Kamu İktisadi Teşebbüsleri aracılığıyla devletin sanayi yatırımları yapması, halkçılıktan ziyade doğrudan Devletçilik ilkesi ile ilişkilidir.
Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) ve devletin sanayi planları doğrultusunda yatırımlar yapması, Atatürk ilkelerinden doğrudan 'Devletçilik' ile ilgilidir. Her ne kadar bu fabrikalar halkın yararına olsa da, yöntemsel olarak devletin ekonomik bir aktör haline gelmesini ifade eder.

Step-by-Step Solution

1
İlkenin kapsamını belirleme
Halkçılık; eşitlik, sosyal adalet ve sosyal devlet kavramlarını kapsar.
Soruda istenen 'doğrudan sonuç' olmayan uygulamayı bulmak için halkçılığın sınırlarını çizmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki uygulamaların temel amacını analiz etme
Soyadı Kanunu, Medeni Kanun, Aşar vergisinin kaldırılması ve Millet Mektepleri toplumsal eşitlik veya sosyal yardım odaklıdır.
Halkçılık ilkesi toplumsal huzuru ve sınıfsız bir yapıyı hedefler.
3
Ekonomik müdahale ile sosyal düzenleme arasındaki farkı ayırt etme
Devletin bizzat fabrikalar kurması ve ekonomiyi yönetmesi 'Devletçilik' ilkesidir.
Devletçilik, özellikle özel teşebbüsün yetersiz kaldığı durumlarda devletin ekonomik kalkınmayı üstlenmesidir.

Key Concept

Halkçılık ile Devletçilik Arasındaki Kavramsal Ayrım

Hints

1
Seçeneklerdeki uygulamaların 'sosyal eşitlik' mi yoksa 'ekonomik yönetim' mi sağladığına odaklanın.

Practice More

Devletçilik ilkesinin hangi ekonomik zorunluluklar neticesinde (özellikle 1929 krizinden sonra) ön plana çıktığını araştırarak kavramlar arası farkı pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 372Question

Türkiye Cumhuriyeti’nin modernleşme sürecinde; Halifeliğin kaldırılması (19241924), Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun kabulü (19241924) ve Şer’iyye ve Evkaf Vekâleti’nin lağvedilmesi gibi köklü değişimler yaşanmıştır. Temelini akıl ve bilimin rehberliğinin oluşturduğu bu süreçte, devlet yönetiminin ve hukuk sisteminin dini kurallar yerine toplumsal ihtiyaçlara göre düzenlenmesi amaçlanmıştır. Bu bilgiler doğrultusunda, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasını ve bireylerin vicdan hürriyetini esas alan Atatürk ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Laiklik

Answer

Laiklik ilkesi, devlet yönetiminin ve sosyal hayatın dini kurallar yerine akıl ve bilime dayalı olarak düzenlenmesini temel alan kavramdır.
Doğru cevap olan laiklik ilkesi, devletin resmi bir dininin olmamasını, her türlü inanca eşit mesafede durulmasını ve toplumsal düzenin dogmalar yerine akıl ve bilimsel gerçekler üzerine inşa edilmesini savunur. Halifeliğin kaldırılması ve Tevhid-i Tedrisat Kanunu bu ilkenin hayata geçirilmesindeki en kritik aşamalardır.

Step-by-Step Solution

1
Anahtar kavramları analiz etme
Soruda geçen 'akıl ve bilim', 'din ve devlet işlerinin ayrılması' ve 'vicdan hürriyeti' ifadeleri tespit edildi.
Bu kavramlar laiklik ilkesinin temel sütunlarını oluşturur.
2
Tarihsel inkılaplarla eşleştirme yapma
Halifeliğin kaldırılması ve Şer’iyye ve Evkaf Vekâleti’nin lağvedilmesi gibi uygulamaların laikleşme adımları olduğu belirlendi.
Bu kurumların kaldırılması, devlet aygıtının dinsel otoriteden bağımsızlaşmasını sağlamıştır.
3
Doğru ilkeyi seçme
Tanım ve örneklerle örtüşen tek ilkenin Laiklik olduğu sonucuna varıldı.
Laiklik dışındaki ilkeler (Milliyetçilik, Halkçılık, Devletçilik) farklı odak noktalarına (milli kimlik, eşitlik, ekonomi) sahiptir.

Key Concept

Laiklik, sadece din ve devlet işlerinin ayrılması değil, aynı zamanda devletin akıl ve bilime dayalı rasyonel yönetimidir.

Hints

1
Soruda vurgulanan 'akıl ve bilim' rehberliği hangi ilkenin en belirgin özelliğidir?
2
Halifeliğin kaldırılması gibi din tabanlı kurumların yerini sivil kurumlara bırakması hangi ilkeyle doğrudan bağdaşır?
3
Devletin yönetiminde dini kuralların (şeriat) yerini dünyevi kuralların alması sürecine ne ad verilir?

Practice More

Laiklik ilkesinin anayasaya giriş sürecini ve 19281928 yılındaki 'Devletin dini İslam'dır' maddesinin çıkarılmasını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 373Question

19241924 Anayasası, hükümetin kurulma biçimi bakımından "Kabine Sistemi"ne geçişi sağlamış olsa da, teorik çerçevede "Meclis Üstünlüğü" ve "Güçler Birliği" ilkesini korumaya devam etmiştir. Bu anayasanın demokratikleşme sürecindeki "karma" yapısı, bazı yetkilerin münhasıran mecliste toplanmasıyla belirginleşir.

Buna göre 19241924 Anayasası'nda yer alan aşağıdaki hükümlerden hangisi, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin yargısal bir alanı da kapsayacak şekilde "Güçler Birliği" anlayışını sürdürdüğünün en belirgin kanıtıdır?

Show answer & explanation

Answer: Meclisin kanunların nasıl uygulanacağını belirleyen "yasama yorumu" (tefsir) yetkisine sahip olması

Answer

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kanunların içeriğine dair resmi açıklama yapma yetkisi olan "yasama yorumu" (tefsir) hakkına sahip olması.
Doğru yanıt olan "yasama yorumu" yetkisi, meclisin çıkardığı kanunların mahkemelerce nasıl anlaşılması gerektiğini belirleme gücüdür. Bu durum, yargı organının bağımsız karar verme ve hukuku yorumlama yetkisini kısıtladığı için "Güçler Birliği" ilkesinin 19241924 Anayasası'ndaki en baskın yansımasıdır.

Step-by-Step Solution

1
19241924 Anayasası'nın hükümet sistemi analiz edilmelidir.
19241924 Anayasası, "Güçler Birliği, Görevler Ayrılığı" prensibine dayanan karma bir hükümet sistemidir.
Anayasanın meclis üstünlüğünü mü yoksa güçler ayrılığını mı savunduğunu anlamak için temel felsefesi bilinmelidir.
2
"Yasama Yorumu" (Tefsir) yetkisinin ne anlama geldiği incelenmelidir.
Bu yetki, bir kanunun uygulanmasında tereddüt yaşandığında meclisin o kanunun ne anlama geldiğini resmi olarak bildirmesidir.
Bu yetki normalde bağımsız mahkemelerin (yargı) yetki alanına giren bir durumdur.
3
Bu yetkinin güçler dengesi üzerindeki etkisi yorumlanmalıdır.
Eğer meclis kanunu yorumluyorsa, yargının yorum hakkını elinden alıyor demektir; bu da güçlerin mecliste toplandığını kanıtlar.
Güçler birliği anlayışı, yasama organının diğer erklerin (yürütme ve yargı) alanına müdahale edebilmesiyle karakterize edilir.

Key Concept

Yasama Yorumu ve Meclis Üstünlüğü

Hints

1
Güçler birliği; yasama, yürütme ve bazen yargı yetkisinin tek bir merkezde (mecliste) toplanmasıdır.
2
19241924 Anayasası'nda mahkemelerin kanunu yorumlaması yerine meclisin bu işi yapması hangi yetki devrine girer?
3
Cevap, yargı bağımsızlığını kısıtlayan ve kanunların anlamını belirleme yetkisini meclise veren 'tefsir' maddesiyle ilgilidir.

Practice More

19241924 Anayasası'nda yapılan 19281928 ve 19341934 değişikliklerini inceleyerek siyasi alandaki laikleşme sürecini pekiştirebilirsiniz.

Alternative Method

Hükümet sistemlerini karşılaştırırken; 19211921 Anayasası'nda 'Meclis Hükümeti' (Tam güçler birliği), 19241924 Anayasası'nda 'Karma Sistem' (Görevler ayrılığına geçiş ama yetki mecliste), 19611961 Anayasası'nda ise 'Tam Güçler Ayrılığı' olduğunu hatırlamak soruyu çözmeyi kolaylaştırır.
Estimated Time:2m 15s
Question 374Question

Atatürk, "Milli his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin milli ve zengin olması, milli hissin inkişafında başlıca müessirdir." diyerek dilin milliyetçilikteki rolünü vurgulamıştır. Bu doğrultuda Türk Dil Kurumu'nun (TDK) kurulması ve aynı dönemde Türk Tarih Kurumu'nun (TTK) faaliyetleriyle "milli tarih" tezinin işlenmesi, toplumun ümmet yapısından millet yapısına geçiş sürecini hızlandırmıştır. Bu kurumsal adımlar ve Atatürk'ün milliyetçilik tanımı birlikte değerlendirildiğinde; bu ilkenin Türk toplumuna kazandırmak istediği temel nitelik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Toplumsal aidiyeti dini veya etnik bir dar kalıptan çıkararak, bilimsel ve kültürel bir paydada birleştirmek

Answer

Toplumsal aidiyeti dini veya etnik bir dar kalıptan çıkararak, bilimsel ve kültürel bir paydada birleştirmek
Doğru seçenek, Atatürk milliyetçiliğinin en temel ayırıcı özelliğini vurgulamaktadır. Bu anlayış, milleti tanımlarken dini aidiyeti (ümmet) veya biyolojik ırkçılığı (etnisite) değil; ortak bir dili, tarihi, idealleri ve vatan birliğini esas alır. TDK ve TTK gibi kurumlar, bu milli kimliği bilimsel verilere dayandırarak laik ve kültürel bir zemine oturtmak amacıyla kurulmuştur.

Step-by-Step Solution

1
TDK ve TTK'nın kuruluş amacını analiz etme
Bu kurumların ortak bir dil ve tarih bilinci oluşturarak toplumu kültürel bir paydada birleştirmeyi hedeflediği görülür.
Milliyetçilik ilkesinin 'ortak geçmiş' ve 'ortak dil' bileşenlerini güçlendirmek için kurumsal yapı gereklidir.
2
Ümmetten millet yapısına geçişi değerlendirme
Din eksenli bir aidiyetten (ümmet), vatan ve kültür eksenli bir aidiyete (millet) geçiş yapılmıştır.
Laik ve modern bir ulus-devlet inşası için dini kimliğin yerini milli kimlik almalıdır.
3
Atatürk'ün milliyetçilik tanımındaki kapsayıcılığı inceleme
Irkçı olmayan, 'Ne mutlu Türk'üm diyene!' ifadesiyle kendini Türk hisseden herkesi kapsayan bir yapı saptanır.
Biyolojik ırkçılık, çok kültürlü bir toplumun bütünleşmesini engeller; bu yüzden 'kültürel milliyetçilik' tercih edilmiştir.
4
Sonuçları sentezleme
Milli kimliğin bilimsel (TTK/TDK) ve kültürel temellere oturtulduğu sonucuna ulaşılır.
Bilimsel tarih ve dil çalışmaları, milli kimliği sübjektif ve sağlam bir zemine yerleştirir.

Key Concept

Sübjektif (Kültürel) Milliyetçilik

Hints

1
Atatürk milliyetçiliğinin milleti tanımlarken din veya ırk yerine hangi 'kültürel' değerleri kullandığını düşünün.
2
TDK ve TTK'nın kuruluş amaçları, Türk toplumunun kendi köklerini 'bilimsel' yollarla öğrenmesini sağlamaktır.
3
Atatürk'ün 'Ne mutlu Türk'üm diyene!' sözündeki 'diyene' vurgusu, aidiyetin bir seçim ve kültür meselesi olduğunu gösterir.

Practice More

Atatürk'ün bütünleyici ilkeleri arasında yer alan 'Milli Birlik ve Beraberlik' ile 'Milli Bağımsızlık' kavramlarını çalışarak konuyu pekiştirebilirsiniz.

Alternative Method

Soruyu çözerken seçeneklerdeki 'din birliği' ve 'ırk birliği' gibi anahtar kelimeleri eleyerek, Atatürk'ün kapsayıcı ve laik vatandaşlık anlayışına odaklanabilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 375Question

Mustafa Kemal Atatürk, bir konuşmasında; "Dünyada her şey için, maddiyat için, maneviyat için, hayat için, başarı için en hakiki mürşit ilimdir, fendir; ilim ve fennin dışında kılavuz aramak gaflettir, cehalettir, delalettir." demiştir.

Atatürk'ün bu sözüyle doğrudan ilişkili olan bütünleyici ilke ile bu ilkenin dinamik bir yapıya kavuşturduğu temel ilke eşleştirmesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Akılcılık ve Bilimsellik — Laiklik

Answer

Akılcılık ve Bilimsellik — Laiklik seçeneği doğrudur.
Verilen alıntıda geçen 'ilim ve fen' ifadeleri, Atatürk ilkelerinden 'Akılcılık ve Bilimsellik' bütünleyici ilkesinin temelini oluşturur. Bu ilke, inanç temelli dogmatik düşünce kalıpları yerine akıl ve bilimi koyduğu için en çok 'Laiklik' temel ilkesiyle ilişkilidir ve onu destekler.

Step-by-Step Solution

1
Alıntıdaki anahtar kavramları analiz etme
'İlim ve fen' ile 'en hakiki mürşit' kavramları tespit edildi.
Sorunun hangi bütünleyici ilkeye odaklandığını bulmak için metin analizi gereklidir.
2
Bütünleyici ilkeyi belirleme
İlim ve fenni rehber alan ilkenin 'Akılcılık ve Bilimsellik' olduğu belirlendi.
Atatürkçü düşünce sisteminde bilimsel metodoloji bu ilke ile ifade edilir.
3
Temel ilke ile bağ kurma
Akılcılık ve Bilimselliğin, inanç ile devlet/dünya işlerini ayırarak aklı özgürleştiren 'Laiklik' ilkesini tamamladığı saptandı.
Laiklik sadece din ve devlet işlerinin ayrılması değil, aynı zamanda hayatın akıl ve bilime göre düzenlenmesidir.

Key Concept

Bütünleyici İlkeler ve Temel İlkeler Arasındaki Mantıksal Bağ

Hints

1
Alıntıdaki 'mürşit' kelimesinin 'yol gösterici' anlamına geldiğini ve bunun 'ilim' (bilim) ile bağdaştırıldığını düşünün.

Practice More

Diğer bütünleyici ilkelerin (Milli Egemenlik, Milli Bağımsızlık vb.) hangi temel ilkelerin uygulama alanı olduğunu gösteren bir tablo hazırlayın.
Estimated Time:50s
Question 376Question

Atatürk dönemi ekonomi politikalarında, 19231923-19291929 yılları arasında özel girişimi destekleyen liberal bir eğilim görülürken; 19301930 sonrasında devletin ekonomiye doğrudan müdahale ettiği "Devletçilik" modeli benimsenmiştir.

Aşağıdakilerden hangisi, bu stratejik makas değişimini hazırlayan ve Türkiye'nin korumacı-devletçi politikalara geçişini "hukuki" olarak mümkün kılan temel gelişmedir?

Show answer & explanation

Answer: Lozan Barış Antlaşması'na bağlı Ticaret Sözleşmesi ile gümrük vergileri üzerine konulan kısıtlamaların süresinin dolması

Answer

Lozan Barış Antlaşması'na bağlı Ticaret Sözleşmesi kısıtlamalarının 19291929 yılında sona ermesi, Türkiye'nin gümrük tarifelerini belirleme yetkisini geri kazanmasını sağlayarak devletçi ve korumacı politikalara geçişin hukuki zeminini oluşturmuştur.
Lozan Antlaşması'na ekli Ticaret Sözleşmesi ile Türkiye, gümrük tarifelerini 55 yıl boyunca (19291929'a kadar) değiştiremeyeceğini taahhüt etmişti. Bu hukuki engel 19291929 yılında kalkınca, Türkiye kendi gümrük duvarlarını yükselterek yerli sanayiyi koruma gücüne kavuşmuştur. Bu durum, aynı yıl başlayan Dünya Ekonomik Bunalımı ile birleşince devletin ekonomiye doğrudan müdahalesini (Devletçilik) zorunlu ve mümkün kılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Lozan Ticaret Sözleşmesi hükümlerini analiz etme
Türkiye'nin 19291929 yılına kadar gümrük tarifelerini 19161916 seviyesinde tutma zorunluluğu
Genç Cumhuriyet'in ilk yıllarında gümrük korumacılığı yapmasını engelleyen dış hukuki yükümlülüğü belirlemek
2
19291929 yılındaki değişimi değerlendirme
Sözleşme süresinin dolmasıyla "Gümrük Giriş Tarife Kanunu"nun çıkarılması
Yasal engelin kalkmasıyla yerli üreticiyi koruyacak gümrük duvarlarının yükseltilmesini sağlamak
3
Ekonomik ve yapısal nedenleri hukuki nedenlerden ayırt etme
Dünya Bunalımı'nın (ekonomik) ve sermaye yetersizliğinin (yapısal) gümrük serbestliği (hukuki) ile birleşerek Devletçilik'e yol açması
Soru kökünde istenen "hukuki" vurgusuna ulaşmak

Key Concept

Lozan Ticaret Sözleşmesi'nin 19291929'da sona ermesinin Türk ekonomisindeki belirleyici rolü

Hints

1
Türkiye'nin dış ticaretini ve gümrüklerini Cumhuriyet'in ilk yıllarında kısıtlayan uluslararası bir antlaşmayı düşünün.
2
Lozan'da siyasi bağımsızlık kazanılsa da ekonomik tam bağımsızlık için bazı gümrük hükümlerinin süresinin dolması beklenmiştir.
3
19291929 yılı sadece Dünya Bunalımı'nın yılı değil, aynı zamanda Lozan'da kabul edilen gümrük tarifesi kısıtlamasının sona erdiği yıldır.

Practice More

19291929 Gümrük Giriş Tarife Kanunu ve Türk Parasının Kıymetini Koruma Kanunu'nun Devletçilik ilkesiyle ilişkisini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 377Question

Yeni Türk Devleti'nde hukuk sisteminin modernleşmesi sürecinde, Osmanlı Devleti'nden kalan çok hukuklu yapının sona erdirilmesi ve toplumun tüm kesimleri için ortak kuralların geçerli kılınması hedeflenmiştir. Bu doğrultuda, Lozan Antlaşması ile gayrimüslimlere tanınan hukuki ayrıcalıkların, bu toplulukların kendi isteğiyle yeni yasaya tabi olmayı kabul etmeleri sonucunda ortadan kalkmasıyla Türkiye'de hukuk birliği kesin olarak sağlanmıştır.

Bahsedilen bu gelişmeyi sağlayan ve 19261926 yılında yürürlüğe giren temel yasal düzenleme aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Türk Medeni Kanunu

Answer

Türk Medeni Kanunu
Türk Medeni Kanunu, 19261926 yılında İsviçre Medeni Kanunu esas alınarak hazırlanmış; laik, modern ve demokratik yapısı sayesinde gayrimüslim vatandaşların da kendi mahkeme haklarından vazgeçerek bu kanuna tabi olmalarını sağlamıştır. Bu durum, Türkiye'deki hukuk ikiliğini sona erdirerek hukuk birliğini kesinleştirmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Hukuk alanındaki 'birlik' kavramını analiz etme
Hukuk birliği, ülkedeki tüm vatandaşların aynı mahkeme ve kanunlara tabi olması demektir.
Osmanlı'daki dini ve cemaat temelli mahkemelerin yerine laik ve tekil bir sistemin geldiğini anlamak gerekir.
2
Kronolojik ve kategorik eleme yapma
Tevhid-i Tedrisat (19241924) eğitimle, Kabotaj (19261926) ekonomiyle ilgilidir.
Soruda 19261926 yılı ve hukuk alanı vurgulandığı için diğer alanlardaki inkılaplar elenir.
3
Türk Medeni Kanunu'nun gayrimüslimler üzerindeki etkisini değerlendirme
Gayrimüslimlerin de Medeni Kanun'a tabi olmasıyla hukuk birliği tam olarak sağlanmıştır.
Lozan'daki aile ve miras hukuku haklarından vazgeçen azınlıklar, modern hukuk sistemine dahil olmuştur.

Key Concept

Hukuk Birliği ve Modernleşme

Hints

1
Soruda bahsedilen düzenleme, Osmanlı'daki 'Mecelle'nin yerine gelmiştir.
2
Bu düzenleme İsviçre'den örnek alınarak hazırlanmıştır ve aile hukukunda kadın-erkek eşitliğini sağlar.
3
Hukuk birliği sağlandığında azınlıklar da aynı kurallara tabi olmuş, patrikhane mahkeme kurma yetkisini kaybetmiştir.

Practice More

İsviçre Medeni Kanunu'nun neden tercih edildiğini (modernlik, pratiklik vb.) araştırarak hukuk inkılabını pekiştirin.
Estimated Time:1m 15s
Question 378Question

1933 yılında hazırlanan ve 1934 yılında yürürlüğe giren I. Beş Yıllık Sanayi Planı, Türkiye Cumhuriyeti'nin kendi öz kaynaklarıyla sanayileşme hamlesini başlattığı en önemli dönüm noktalarından biridir.

Aşağıdakilerden hangisi, bu planın hazırlanma gerekçelerinden veya başarıyla uygulanmasını sağlayan faktörlerden biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Lozan Antlaşması'na ekli Ticaret Sözleşmesi uyarınca gümrük vergilerinin 1929 yılına kadar sabit tutulması

Answer

Lozan Antlaşması'na bağlı ticaret sözleşmesiyle gümrük vergilerinin 1929'a kadar artırılamaması
Lozan Antlaşması'na ekli ticaret sözleşmesi, Türkiye'nin 1929 yılına kadar gümrük tarifelerini değiştirmesini yasaklamıştır. Bu durum, 1920'li yıllarda yerli sanayiyi korumak için gümrük duvarlarının yükseltilmesini engellemiş ve milli ekonomi önünde bir set oluşturmuştur. Dolayısıyla bu durum 1933-1934 yıllarındaki sanayi planının bir başarı faktörü veya gerekçesi değil, o tarihten yıllar önce sona ermiş olan bir ekonomik kısıtlamadır.

Step-by-Step Solution

1
Dönem Analizi
1933 Planı'nın devletçilik ve korumacı ekonomi dönemine ait olduğu tespit edilir.
Soruda bahsedilen planın hangi ekonomik koşullar altında doğduğunu anlamak için kronolojik çerçeve çizilmelidir.
2
Dış Etkenlerin Değerlendirilmesi
Lozan'daki gümrük kısıtlamasının 1929'da sona erdiği belirlenir.
1929'da sona eren bir kısıtlamanın, 1933'te başlayan bir planın 'başarı faktörü' olması mantıken mümkün değildir; aksine o kısıtlamanın kalkmış olması bir kolaylaştırıcıdır.
3
Uygulama Araçlarının Kontrolü
Sümerbank, Sovyet kredisi ve ham madde stratejisinin planla doğrudan bağlantısı onaylanır.
Doğru seçeneği teyit etmek için diğer şıkların tarihsel doğruluğu ve plana katkısı doğrulanmalıdır.

Key Concept

I. Beş Yıllık Sanayi Planı ve Devletçilik Politikası

Hints

1
Lozan Antlaşması'ndaki ekonomik kısıtlamaların ne kadar sürdüğünü ve ne zaman sona erdiğini düşünün.
2
Gümrük bağımsızlığının kazanıldığı 1929 yılı ile Sanayi Planı'nın başladığı 1934 yılı arasındaki ilişkiyi analiz edin.
3
1929'a kadar süren gümrük kısıtlaması aslında 1923-1929 arası dönemdeki 'Liberal' politikaların başarısızlık nedenlerinden biridir; 1933 planının desteği değildir.

Practice More

İzmir İktisat Kongresi kararları ile 1930 sonrası Devletçilik uygulamalarını karşılaştıran sorulara göz atabilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 379Question

Atatürk milliyetçiliği; ırk birliğini reddeden, sınıf kavgasını kabul etmeyen, milli sınırları kutsal sayan ancak yayılmacı emeller gütmeyen, laik ve barışçıl bir dünya görüşüne dayanır. Bu anlayış, milleti sadece biyolojik bir varlık olarak değil; ortak değerler, ortak dil ve idealler etrafında birleşmiş bir topluluk olarak görür. Buna göre, Atatürk milliyetçiliğinin temel nitelikleri ve bu doğrultudaki uygulamalar dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu ilke kapsamında yer almaz?

Show answer & explanation

Answer: Toplumun sosyal yapısını dini aidiyetlere (ümmet) dayalı bir hiyerarşiyle şekillendirmek

Answer

Toplumun sosyal yapısını dini aidiyetlere (ümmet) dayalı bir hiyerarşiyle şekillendirmek
Doğru cevap olan seçenek, toplumu dini esaslara göre (ümmet) örgütlemeyi öngörmektedir. Oysa Atatürk milliyetçiliği, laik bir temele dayanır ve toplumu ümmet bilincinden çıkarıp 'millet' bilincine ulaştırmayı hedefler. Bu nedenle dini hiyerarşiler milliyetçilik ilkesiyle bağdaşmaz.

Step-by-Step Solution

1
Atatürk milliyetçiliğinin kapsamını analiz etme
Bu ilkenin ırkçı olmadığı, birleştirici, laik ve kültürel temelli olduğu belirlenir.
Millet tanımının hangi kriterlere dayandığını anlamak için gereklidir.
2
Ümmet ve Millet kavramlarını karşılaştırma
Ümmetin dini bir aidiyeti, milletin ise siyasi ve kültürel bir aidiyeti temsil ettiği sonucuna varılır.
Dini hiyerarşinin milliyetçilikle değil, eski toplum yapısıyla ilgili olduğunu saptamak için.
3
Seçenekleri değerlendirme
Dini aidiyete dayalı bir yapının Atatürk'ün milliyetçilik ve laiklik anlayışıyla taban tabana zıt olduğu görülür.
Yanlış yargıyı tespit etmek için.

Key Concept

Atatürk Milliyetçiliği'nin Ümmetten Millete Geçiş ve Laiklik Boyutu

Hints

1
Atatürk milliyetçiliğinin 'ümmet' yerine hangi kavramı getirdiğini düşünün.
2
Bu ilkenin laiklik ve halkçılıkla olan ilişkisini göz önünde bulundurun; ayrıcalıklara yer var mıdır?
3
Dini esaslı bir toplum düzeni 'İslamcılık' akımıyla ilgilidir, Atatürk'ün inşa ettiği 'milli kimlik' ile değil.

Practice More

Atatürk milliyetçiliğinin 'Bütünleyici İlkeler' (Milli Birlik ve Beraberlik, Milli Bağımsızlık) ile ilişkisini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 380Question

Cumhuriyet'in ilk yıllarında özel sermayeyi güçlendirmek amacıyla Teşvik-i Sanayi Kanunu gibi önemli adımlar atılmış; ancak halkın elinde yeterli sermaye birikiminin olmaması ve 19291929 Dünya Ekonomik Bunalımı'nın etkileri, Türkiye'yi yeni bir ekonomik yol haritası çizmeye mecbur bırakmıştır. Bu süreçte uygulamaya konulan "Devletçilik" ilkesi, ülkenin hızlıca kalkınmasını ve sanayileşmesini hedeflemiştir. Bu bilgilere dayanarak Atatürk’ün Devletçilik anlayışı ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

Show answer & explanation

Answer: Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik yetersizlikler ve küresel şartlar sonucu ortaya çıkmış pragmatik bir modeldir.

Answer

Devletçilik, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik yetersizlikler ve küresel şartlar sonucu ortaya çıkmış pragmatik bir modeldir.
Doğru cevap, Devletçiliğin Türkiye'nin o dönemdeki ekonomik imkansızlıkları (sermaye ve teknik bilgi eksikliği) ve 1929 küresel krizi gibi dış etkenler sebebiyle ortaya çıkan, ideolojik bir kalıptan ziyade gerçek ihtiyaçlara cevap veren pragmatik bir model olduğunu vurgulamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Dönemin ekonomik şartlarının analiz edilmesi.
Halkın elinde sermaye birikiminin yetersiz olduğu ve özel sektörün büyük yatırımları yapamadığı görülür.
Devletçiliğin hangi ihtiyaçtan doğduğunu anlamak için başlangıç noktasıdır.
2
Dış etkenlerin (1929 Ekonomik Bunalımı) değerlendirilmesi.
Küresel krizin liberal ekonomi modellerini sarstığı ve devlet müdahalesini zorunlu kıldığı anlaşılır.
İlkenin uygulanma zamanlamasını ve küresel bağlamını açıklar.
3
Devletçiliğin özgün yapısının (Karma Ekonomi) tespiti.
Özel sektörü dışlamayan ancak temel yatırımları devletin üstlendiği özgün bir sistem olduğu sonucuna varılır.
Seçenekler arasındaki ideolojik farkları (Sosyalizm/Liberalizm) ayırt etmeyi sağlar.

Key Concept

Devletçiliğin Zorunluluktan Doğan Özgün Yapısı

Hints

1
Türkiye'nin o dönemde neden liberal ekonomiden bu modele geçtiğini düşünün.
2
1929 Dünya Ekonomik Bunalımı'nın ve halkın elindeki sermaye eksikliğinin etkilerini göz önünde bulundurun.
3
Devletçiliğin özel sektörü yok etmek için mi yoksa ona destek olmak için mi geldiğini sorgulayın.

Practice More

Devletçilik ilkesi doğrultusunda açılan bankaları (Sümerbank, Etibank) ve Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı'nı inceleyebilirsiniz.

Alternative Method

Teşvik-i Sanayi Kanunu'nun başarısız olma nedenlerini hatırlayarak Devletçiliğin bir 'zorunluluk' sonucu doğduğunu teyit edebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
PreviousPage 19 / 35Next
Atatürk İlke ve İnkılapları — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Page 19 | Examkin