Atatürk İlke ve İnkılapları

688 questions

Question 121Question

Türk İnkılâbı sürecinde laiklik; din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasını, devletin inançlar karşısında tarafsız kalmasını ve hukuk sisteminin rasyonel esaslara dayandırılmasını amaçlar. Bu doğrultuda, 3 Mart 1924 tarihinde kabul edilen ve dinî işlerin bir hükûmet meselesi olmaktan çıkarılarak devletin yürütme organından ayrılmasını sağlayan en önemli gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Şer’iyye ve Evkaf Vekâletinin kaldırılması

Answer

Şer’iyye ve Evkaf Vekâletinin kaldırılması
Şer’iyye ve Evkaf Vekâletinin kaldırılması, dinî işlerin bir bakanlık bünyesinde temsil edilmesine son vererek yürütme erkini laikleştirmiştir. Bu düzenleme ile din ve dünya işleri kurumsal olarak birbirinden ayrılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Tarih ve bağlam analizi yapılması
3 Mart 1924 tarihinde laiklik yolunda gerçekleştirilen en önemli kanunlar paketi incelenir.
Soruda verilen tarihin (3 Mart 1924) belirleyici olması nedeniyle bu tarihteki kanunların kapsamı saptanmalıdır.
2
Devlet yönetimi ve din işleri ayrımının tespiti
Şer’iyye (dinî hukuk) ve Evkaf (vakıflar) işlerini yürüten vekâletin (bakanlığın) kaldırıldığı görülür.
Bakanlık (vekâlet) bir yürütme organıdır; din işlerinin bakanlık seviyesinden çıkarılması, devlet yönetiminin laikleşmesi anlamına gelir.
3
Yerine kurulan kurumun incelenmesi
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kurulması.
Din işlerinin siyaset dışı bir kurum olan başkanlığa devredilmesi, laiklik ilkesinin devlet mekanizmasına uygulanmasıdır.

Key Concept

Şer’iyye ve Evkaf Vekâletinin kaldırılması, din işlerini siyasi yürütme erkinden ayırarak devlet mekanizmasını laikleştirmiştir.
Estimated Time:1m 15s
Question 122Question

3 Mart 1924 tarihinde Halifeliğin kaldırılması, Türk İnkılabı'nın laikleşme sürecindeki en stratejik hamlesi olarak kabul edilir. Bu kararın laiklik ilkesi bağlamındaki en temel fonksiyonu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İnkılapların gerçekleştirilmesi sürecinde dini bir otoritenin muhalefet odağı olma ihtimalini ortadan kaldırmak

Answer

İnkılapların gerçekleştirilmesi sürecinde dini bir otoritenin muhalefet odağı olma ihtimalini ortadan kaldırmak
Halifelik makamı, doğası gereği dini referanslarla hareket eden ve geleneksel yapıyı temsil eden bir otoriteydi. İnkılapların gerçekleştirilmesi sürecinde bu makamın varlığı, yapılacak köklü değişikliklere karşı dini bir direnç veya muhalefet odağı oluşturma riski taşıyordu. Halifeliğin kaldırılması, bu potansiyel engeli ortadan kaldırarak laikleşme sürecine stratejik bir ivme kazandırmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Halifelik makamının niteliğini analiz etmek
Halifelik, hem dini hem de sembolik bir siyasi otoriteyi temsil ediyordu.
Makamın mevcut varlığı, yapılacak reformlara karşı dini bir meşruiyet zemini arayan kesimler için bir odak noktası oluşturmaktaydı.
2
Laikleşme sürecindeki engeli tespit etmek
Eski düzenin temsilcisi olan kurumların, yeni devlet yapısıyla çeliştiği görülmüştür.
Laik bir devlet yapısında, devlet başkanı dışında başka bir otorite odağının bulunması egemenlik ve hukuk birliğiyle bağdaşmaz.
3
Kararın stratejik etkisini değerlendirmek
Halifeliğin kaldırılmasıyla laik hukuka ve çağdaş düzene geçişin önündeki en büyük engel kalkmıştır.
Bu adım atılmadan Medeni Kanun veya diğer toplumsal inkılapların dini itirazlarla karşılaşmadan uygulanması mümkün olmayacaktı.

Key Concept

Laikliğin Kurumsal ve Siyasi Güvencesi
Estimated Time:1m 30s
Question 123Question

1924 Anayasası'nda 1928 yılında yapılan bir değişiklikle "Devletin dini İslâm'dır." ibaresi anayasa metninden çıkarılmıştır. Bu anayasal değişikliğin temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Devletin laik karakterini anayasal düzeyde pekiştirmek

Answer

1928 yılında anayasadan 'Devletin dini İslâm'dır' ibaresinin çıkarılması, devletin laik karakterini anayasal düzeyde pekiştirme amacını taşımaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti'nde laikleşme süreci aşamalı bir yol izlemiştir. 1924 Anayasası kabul edildiğinde içinde dini ibareler barındırırken, 1928 yılında yapılan bu köklü değişiklik devletin hiçbir dine resmi bir öncelik tanımadığını ve hukuk kurallarının teokratik bağlardan koparıldığını ilan etmiştir. Bu durum devletin laik niteliğini anayasal garanti altına almıştır.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa değişikliğinin içeriğini ve tarihini analiz et.
1928 yılındaki değişikliğin anayasayı dini referanslardan arındırma amacı taşıdığı görüldü.
Değişikliğin hangi temel ilke (Laiklik) kapsamında yapıldığını belirlemek için.
2
Laiklik ilkesinin devlet yapısı üzerindeki etkisini değerlendir.
Devletin resmi bir dininin olmamasının, devletin tüm inançlara tarafsızlığını ve hukuk kurallarının akılcılığını sağladığı saptandı.
Seçenekler arasında en doğrudan sonucu bulabilmek için.

Key Concept

Laiklik yolunda anayasal aşamalar
Estimated Time:1m 0s
Question 124Question

"Cumhuriyetçilik ilkesinin en önemli koruyucusu ve tamamlayıcısı laikliktir. Laiklik olmadan milli egemenlik ilkesinin tam olarak hayata geçirilmesi ve korunması mümkün değildir."

Bu düşünceye dayanak olarak aşağıdakilerden hangisi gösterilebilir?

Show answer & explanation

Answer: Devlet yönetiminin kaynağının ilahi hükümlere değil, millet iradesine dayandırılması

Answer

Devlet yönetiminin kaynağının ilahi hükümlere değil, millet iradesine dayandırılması ifadesidir.
Doğru cevap, devlet yönetiminin meşruiyet kaynağını dinsel temellerden alıp millet iradesine dayandırmasıdır. Laiklik, hukuki ve siyasi anlamda devletin dünya işlerinde akıl ve millet iradesini esas almasını sağlar. Bu durum, halk iradesinin (Cumhuriyetçilik) üzerindeki her türlü otoriteyi reddettiği için iki ilke birbirini doğrudan tamamlar.

Step-by-Step Solution

1
Laiklik ve Cumhuriyetçilik arasındaki kavramsal bağı analiz etmek.
Cumhuriyetçilik halkın kendi kendini yönetmesini (milli egemenlik), laiklik ise yönetimin akıl ve bilime dayalı olmasını ifade eder.
Milli egemenliğin tam anlamıyla tecelli edebilmesi için egemenlik kaynağının beşeri (insani) bir temele dayanması gerekir.
2
Meşruiyet kaynağının dönüşümünü değerlendirmek.
Egemenlik hakkının 'Tanrısal' bir kaynaktan alınıp 'Millet'e verilmesi, devletin laikleşmesinin bir sonucudur.
Laiklik ilkesi, dini kurumların veya şahısların siyasi otorite üzerinde hak iddia etmesini engelleyerek cumhuriyet rejimini korur.

Key Concept

Laiklik ve Milli Egemenlik İlişkisi
Estimated Time:1m 15s
Question 125Question

Millî Mücadele’nin temel dayanağı olan Amasya Genelgesi’nde yer alan “Milletin bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.” kararı, Türk İnkılabı’nın hem amacını hem de yöntemini ortaya koymuştur.

Bu kararda geçen ifadeler, Atatürk ilkelerini tamamlayan aşağıdaki bütünleyici ilkelerden hangileriyle doğrudan ilişkilidir?

Show answer & explanation

Answer: Milli Bağımsızlık - Milli Egemenlik

Answer

Milli Bağımsızlık ve Milli Egemenlik ilkeleri, Amasya Genelgesi'ndeki bağımsızlık hedefi ve milletin kararının belirleyiciliği ifadeleriyle tam olarak örtüşmektedir.
Amasya Genelgesi'nde geçen 'Milletin bağımsızlığı' ifadesi, vatanın kurtarılmasını ve dışa karşı hürriyeti yani 'Milli Bağımsızlık' ilkesini; 'milletin azim ve kararı' ifadesi ise yönetimin millet iradesine dayanacağını yani 'Milli Egemenlik' ilkesini doğrudan ifade etmektedir. Bu iki ilke birbirini tamamlayan unsurlardır.

Step-by-Step Solution

1
Amasya Genelgesi'ndeki cümlenin parçalarını analiz etmek.
Cümle iki temel unsurdan oluşmaktadır: Hedef (Bağımsızlık) ve Yöntem (Milletin azmi ve kararı).
Milli Mücadele'nin hangi amaçla ve kimin gücüyle yapılacağını anlamak için gereklidir.
2
'Milletin bağımsızlığı' kavramını bütünleyici ilkelerle eşleştirmek.
Bu kavram, Türk milletinin başka bir devletin himayesine girmeden hür yaşaması olan 'Milli Bağımsızlık' ilkesine karşılık gelir.
İstiklal vurgusu doğrudan bu ilkeyi işaret eder.
3
'Milletin azim ve kararı' kavramını bütünleyici ilkelerle eşleştirmek.
Milletin kararının vurgulanması, egemenliğin kaynağının millet olduğunu belirten 'Milli Egemenlik' ilkesini simgeler.
Karar alma yetkisinin millete verilmesi milli iradeyi temsil eder.

Key Concept

Bütünleyici ilkelerin (Milli Bağımsızlık ve Milli Egemenlik) tarihi belgelerdeki yansıması.

Hints

1
Cümledeki 'bağımsızlık' ve 'karar' kelimelerinin hangi siyasi kavramlara işaret ettiğini düşünün.

Practice More

Milli Egemenlik ilkesinin Cumhuriyetçilik, Milli Bağımsızlık ilkesinin ise Milliyetçilik temel ilkeleriyle olan bağını tekrar edebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 126Question

Atatürk Dönemi’nde toplumsal hayatın modernleştirilmesi ve çağdaş dünyayla bütünleşilmesi amacıyla pek çok düzenleme yapılmıştır. Bu doğrultuda gerçekleştirilen;

I. Miladi takvim ve uluslararası saat sisteminin kabul edilmesi,
II. Uluslararası rakamların kullanılmaya başlanması,
III. Hafta tatilinin Cuma'dan Pazar gününe alınması

gibi inkılapların temel ortak amacı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Batı dünyası ile ticari ve resmi ilişkilerde yaşanan uyumsuzlukları ve uygulamadaki ikilikleri gidermek

Answer

Batı dünyası ile ticari ve resmi ilişkilerde yaşanan uyumsuzlukları ve uygulamadaki ikilikleri gidermek
Verilen düzenlemelerin (takvim, saat, rakam ve hafta tatili) her biri, Türkiye Cumhuriyeti'nin uluslararası standartları benimseyerek dünya ile arasındaki 'uygulama boşluğunu' kapatmasını sağlamıştır. Bu sayede özellikle Batılı devletlerle yapılan ticaret, yazışma ve ulaşım gibi konularda yaşanan karmaşa sona ermiş ve toplumsal yaşamda 'ikili sistem' (eski usul vs. yeni usul) görüntüsü ortadan kaldırılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
İnkılapların içeriğini analiz etme
Miladi takvim (1925), uluslararası rakamlar (1928) ve hafta tatili değişikliği (1935) gibi düzenlemelerin toplumsal ve teknik standartlarla ilgili olduğu görülür.
Soruda verilen öncüllerin hangi yaşam alanına hitap ettiğini anlamak gerekir.
2
Uluslararası bağlamı değerlendirme
Bu düzenlemelerin tamamı, Türkiye'nin o dönemdeki en büyük ticari ortakları olan Batılı devletlerin kullandığı sistemlerdir.
İnkılapların dış dünya ile olan bağını kurmak çözüm için kritiktir.
3
İkiliklerin sona erdirilmesi kavramıyla ilişkilendirme
Eski sistemlerin (Hicri/Rumi takvim, ezani saat vb.) modern dünya ile uyumsuzluğu, özellikle gümrük, ticaret ve diplomasi alanlarında büyük karışıklıklara yol açmaktaydı.
Bu düzenlemelerin temel gerekçesi olan 'uygulama birliği' ve 'uluslararası uyum' hedeflerine ulaşılır.

Key Concept

İnkılapçılık ilkesi gereği uluslararası sisteme uyum ve toplumsal uygulamalarda birliğin sağlanması.

Practice More

Bu düzenlemelerin 'İnkılapçılık' ilkesiyle olan doğrudan bağını ve neden 'Halkçılık' ile de ilişkili olduğunu (ikilikleri bitirerek toplumda kargaşayı önlemesi bakımından) inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 127Question

Atatürkçü düşünce sisteminde İnkılapçılık; sadece köhnemiş müesseselerin yıkılıp yerlerine yenilerinin kurulması değil, aynı zamanda kurulan yeni düzenin çağın ihtiyaçları doğrultusunda sürekli olarak geliştirilmesini ifade eder. Bu ilke, inkılabın bir noktada durmasını reddederek her zaman ileriye gitmeyi amaçlar.

Buna göre İnkılapçılık ilkesinin Türk inkılabına kattığı temel nitelik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yapılan köklü değişikliklerin zamanın gerisinde kalmamasını sağlayacak bir dinamizm kazandırmak

Answer

Yapılan köklü değişikliklerin zamanın gerisinde kalmamasını sağlayacak bir dinamizm kazandırmak
İnkılapçılık ilkesi, Atatürkçü düşünce sistemine dinamizm katan unsurdur. Sadece geçmişte yapılan inkılapları korumayı değil, toplumun değişen ihtiyaçlarına göre sürekli bir yenilenmeyi (modernizasyonu) öngördüğü için doğru cevap yapılan değişikliklerin zamanın gerisinde kalmamasını sağlayacak bir dinamizmin vurgulandığı ifadedir.

Step-by-Step Solution

1
Metindeki anahtar kavramları belirle.
'Sürekli geliştirme', 'durmayı reddetme' ve 'her zaman ileriye gitme' ifadeleri öne çıkmaktadır.
İnkılapçılık ilkesinin özünü oluşturan kavramları tespit etmek.
2
Tespit edilen kavramların Atatürkçü düşünce sistemindeki karşılığını yorumla.
Bu kavramlar Türk inkılabının statik değil, dinamik bir yapıya sahip olduğunu ve sürekli bir çağdaşlaşma hedeflediğini gösterir.
İlkenin topluma ve devlete sağladığı temel fonksiyonu anlamak.
3
Seçenekler arasında bu dinamizmi ve çağdaşlaşma sürekliliğini ifade eden yargıyı bul.
Yapılan değişikliklerin zamanın gerisinde kalmamasını sağlayan dinamizm ifadesi metinle tam uyum sağlar.
Doğru sonuca ulaşmak.

Key Concept

İnkılapçılığın dinamik yapısı ve sürekliliği
Estimated Time:1m 0s
Question 128Question

1924 Anayasası'nın kabul edilen ilk metninde yer alan ve TBMM'ye 'ahkâm-ı şer'iyyenin tenfizi' (şeriat hükümlerinin yerine getirilmesi) görevini yükleyen 26. maddenin 1928 yılında anayasadan çıkarılması, Türk inkılap tarihinin önemli aşamalarından biridir. Bu anayasal düzenlemenin, Türkiye Cumhuriyeti'nin siyasi ve hukuki karakteri üzerindeki en doğrudan etkisi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yasama yetkisinin kullanımında dinsel referansların hukuki bir zorunluluk olmaktan çıkarılması

Answer

Yasama yetkisinin kullanımında dinsel referansların hukuki bir zorunluluk olmaktan çıkarılması
Doğru yanıt olan seçenek, anayasanın 26. maddesinin çıkarılmasının hukuki özünü yansıtmaktadır. Bu madde Meclis'e dini hükümleri yürütme görevi verdiği için, maddesinin iptali TBMM'nin yasa yaparken artık şeriat kurallarına bağlı kalmayacağını, yani yasama yetkisinin tamamen laikleştiğini ifade eder.

Step-by-Step Solution

1
Madde içeriğinin analizi
1924 Anayasası'nın 26. maddesi, TBMM'ye yasaları yaparken şeriat hükümlerine uygun hareket etme görevi veriyordu.
1924 Anayasası kabul edildiğinde laiklik henüz bir anayasal ilke değildi ve içerisinde dini unsurlar barındırıyordu.
2
1928 değişikliğinin tespiti
Bu maddenin anayasadan çıkarılmasıyla Meclis'in yasa yapma sürecindeki dini denetim veya dayanak zorunluluğu kalkmıştır.
Laik bir devlette yasama yetkisi semavi kurallara değil, akla ve toplumun ihtiyaçlarına göre kullanılır.
3
Doğrudan sonucun belirlenmesi
Yasama erkinin tamamen laikleşmesi ve egemenliğin kullanımının dünyevileşmesi.
Anayasada yer alan 'şeriat hükümlerini yerine getirme' ifadesinin çıkarılması, devletin hukuk yapma tekeline dinin müdahalesini resmen bitirmiştir.

Key Concept

Laiklik İlkesi ve Yasama Yetkisinin Dünyevileşmesi

Hints

1
1924 Anayasası ilk kabul edildiğinde, Meclis'in şeriat hükümlerini uygulama görevi olduğunu hatırlayın.
2
Bu görevin anayasadan çıkarılması, yasama yetkisinin kaynağını nasıl etkiler?
3
Yasama erki dinsel kurallara bağlı olmaktan kurtulursa, hukuk sisteminin meşruiyet dayanağı neye dönüşür?

Practice More

1924 Anayasası'nda 1928 ve 1937 yıllarında yapılan laikleşme adımlarını bir tablo halinde karşılaştırın.
Estimated Time:1m 30s
Question 129Question

Atatürk’e göre laiklik; yalnızca din ve dünya işlerinin ayrılması değil, aynı zamanda toplumdaki farklı inançların güvence altına alınması ve dinin bir çıkar veya siyaset aracı olarak kullanılmasının engellenmesidir.

Buna göre, aşağıdaki inkılaplardan hangisinin temel amacı, dini duyguların istismar edilmesini önleyerek inancın bireysel vicdanlarda özgürce yaşanmasını sağlamaktır?

Show answer & explanation

Answer: Tekke, zaviye ve türbelerin kapatılması

Answer

Tekke, zaviye ve türbelerin kapatılması
Tekke, zaviye ve türbelerin kapatılması, dinin birey ile Allah arasındaki kutsal bağdan çıkarılıp toplumsal bir baskı veya siyasi bir nüfuz aracı olarak kullanılmasını engellemiştir. Bu durum, laikliğin hem inanç özgürlüğünü koruma hem de din istismarını önleme felsefesiyle tam olarak örtüşür.

Step-by-Step Solution

1
Laikliğin tanımındaki 'istismarı engelleme' ve 'vicdan hürriyeti' kavramlarını analiz et.
Bu kavramlar, dinin kurumsallaşmış yapılar üzerinden baskı veya çıkar aracı olarak kullanılmamasını ifade eder.
Soruda istenen hedef, dinin toplumsal alandaki yanlış uygulamalardan arındırılmasıdır.
2
Seçeneklerdeki inkılapların toplumsal etkilerini değerlendir.
Tekke ve zaviyeler zamanla asıl amacından saparak batıl inançların yayılmasına ve dini duyguların suistimal edilmesine zemin hazırlamıştır.
Bu kurumların kapatılması, laikliğin 'din sömürüsünü önleme' amacı ile birebir örtüşmektedir.

Key Concept

Laiklik ilkesinin din sömürüsünü ve istismarını engelleme amacı

Hints

1
Soruda geçen 'istismar' ve 'toplumsal hayat' ifadelerine dikkat edin.
2
Laiklik sadece hukuk ve yönetimde değil, sosyal kurumlardaki dini yapıların modernleşmesinde de etkilidir.

Practice More

Laikliğin '1937'de anayasaya girmesi' ile '1928'deki yemin değişikliği' arasındaki farkları inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 130Question

19241924 Anayasası'nda yer alan "Türkiye Büyük Millet Meclisi, yasama yetkisini bizzat kendisi kullanır; yürütme yetkisini ise kendi seçtiği Cumhurbaşkanı ve onun tayin edeceği Bakanlar Kurulu eliyle kullanır." hükmü, yeni Türk Devleti'nin yönetim anlayışındaki hangi temel özelliğin kanıtıdır?

Show answer & explanation

Answer: Meclis üstünlüğü ilkesi korunmakla birlikte, işleyişte güçler ayrılığına yönelik bir eğilimin ortaya çıktığının

Answer

Meclis üstünlüğü ilkesi korunmakla birlikte, işleyişte güçler ayrılığına yönelik bir eğilimin ortaya çıktığı seçeneği doğrudur.
1924 Anayasası, 1921 Anayasası'ndaki katı 'Meclis Hükümeti' sisteminden uzaklaşarak, yürütme görevini Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu'na devretmiştir. Ancak metinde bu yetkinin Meclis 'eliyle' kullanıldığının belirtilmesi, Meclis'in nihai otorite (üstünlük) olduğunu gösterir. Bu durum, 'Güçler Birliği, Görevler Ayrılığı' olarak adlandırılan ve güçler ayrılığına doğru evrilen geçiş dönemine özgü bir yapıdır.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa metnindeki yetki kullanımını analiz et.
Meclis'in yasama yetkisini 'bizzat', yürütme yetkisini ise 'Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu eliyle' kullandığı görülür.
Yetkinin kaynağı ile kullanım şekli arasındaki farkı anlamak için gereklidir.
2
Meclis üstünlüğü ve güçler birliği kavramlarını değerlendir.
Yetkinin Meclis'te toplanması (kaynak bakımından) güçler birliğini ve Meclis üstünlüğünü temsil eder.
Cumhuriyetin ilk yıllarındaki anayasal tercihi belirlemek için gereklidir.
3
Yürütmenin farklı organlarca kullanılmasının siyasi anlamını çıkar.
Uygulamada yasama ve yürütme işlerinin ayrılması, modern parlamenter sisteme ve güçler ayrılığına gidişin bir ara basamağıdır.
1924 Anayasası'nın 'hibrit' (karma) karakterini saptamak için gereklidir.

Key Concept

1924 Anayasası'nda Güçler Birliği ve Görevler Ayrılığı Dengesi

Hints

1
Yetkinin kaynağı (kimde olduğu) ile kullanım biçimi (kimin eliyle yapıldığı) arasındaki farka odaklanın.
2
1924 Anayasası'nın 'Meclis Üstünlüğü' ilkesini terk etmeden, kabine sisteminin işleyişini nasıl kolaylaştırdığını düşünün.

Practice More

1924 Anayasası'nın laikleşme aşamalarını (1928 ve 1937 değişiklikleri) incelemek bu konuyu pekiştirir.
Estimated Time:1m 30s
Question 131Question

Atatürk’ün halkçılık ilkesi; toplumda hiçbir zümreye, aileye veya kişiye ayrıcalık tanınmamasını, yasalar önünde herkesin eşit sayılmasını ve devletin imkânlarını halkın refahını artırmak amacıyla kullanmasını öngören bir anlayıştır. Bu ilke, sosyal devlet yapısının güçlendirilmesi ve halkın üzerindeki ekonomik baskıların azaltılması hedefleriyle de doğrudan ilişkilidir.

Buna göre, aşağıdaki çalışmalardan hangisi halkçılık ilkesinin 'toplumsal ve ekonomik adaleti sağlama' hedefi doğrultusunda gerçekleştirilen en önemli uygulamadır?

Show answer & explanation

Answer: Aşar vergisinin kaldırılması

Answer

Aşar vergisinin kaldırılması
Aşar vergisinin kaldırılması, halkın büyük çoğunluğunu oluşturan köylü ve çiftçi kesiminin üzerindeki en büyük ekonomik yükü kaldırmıştır. Bu durum, devletin halkın refahını gözetmesi (sosyal devlet) ve vatandaşlar arasındaki ekonomik adaleti güçlendirmesi nedeniyle halkçılık ilkesinin en temel uygulamalarından biridir.

Step-by-Step Solution

1
Halkçılık ilkesinin tanımını analiz etme
Halkçılık; eşitlik, ayrıcalıksız toplum ve sosyal devlet kavramlarını kapsar.
Soru kökündeki 'toplumsal ve ekonomik adalet' vurgusunun hangi anahtar kavramla eşleştiğini bulmak gerekir.
2
Seçeneklerdeki inkılapların temel amaçlarını değerlendirme
Aşar vergisi Osmanlı'dan kalan ve köylü üzerinde büyük bir yük olan vergidir. Kaldırılması köylüyü (yani halkın çoğunluğunu) rahatlatmıştır.
Bir uygulamanın halkçılıkla doğrudan ilgili olması için halkın refahını gözetmesi ve sınıfsal farkları (ekonomik yükü) azaltması gerekir.
3
Diğer seçenekleri eleme
Diğer seçeneklerin milliyetçilik, devletçilik veya laiklik ilkeleriyle daha baskın bir bağa sahip olduğu tespit edildi.
KPSS sorularında 'doğrudan' ifadesi en yakın ve temel ilişkiyi bulmayı gerektirir.

Key Concept

Halkçılık ve Sosyal Adalet

Hints

1
Halkçılık ilkesinde anahtar kelimeler 'eşitlik', 'sosyal adalet' ve 'ayrıcalıksız toplum'dur.
2
Osmanlı döneminden kalan ve çiftçinin üretiminin bir kısmını devlete vermesi esasına dayanan ağır yükü hatırlayın.
3
1925 yılında köylünün refahını artırmak için bütçe gelirlerinin büyük bir kısmından vazgeçilerek kaldırılan vergiyi düşünün.

Practice More

Medeni Kanun'un kabulünün kadın-erkek eşitliği bağlamında halkçılıkla ilişkisini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 132Question

Atatürk, Türk devletçiliğinin niteliğini şu sözlerle ifade etmiştir: "Bizim izlediğimiz yol, liberalizmden ve sosyalizmden farklı, Türkiye'nin ihtiyaçlarından doğan özgün bir yoldur. Biz, ferdi çalışmayı esas tutmakla beraber, memleketin kalkınmasını hızlandırmak için devletin iktisadi hayata müdahalesini zorunlu görüyoruz."

Bu ifadelerden hareketle, Atatürk'ün devletçilik anlayışı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Show answer & explanation

Answer: Özel mülkiyeti ve bireysel girişimleri tamamen reddeden bir yapıya sahiptir.

Answer

Atatürk'ün devletçilik anlayışı özel mülkiyeti ve bireysel girişimleri reddetmez; aksine onları destekleyen ve tamamlayan bir modeldir.
Doğru cevap, özel mülkiyetin reddedildiği yargısıdır; çünkü Atatürk'ün devletçilik anlayışı, özel teşebbüsü yasaklamak yerine onun yetersiz kaldığı alanlarda devletin devreye girmesini (Karma Ekonomi) esas alır. Metinde de 'ferdi çalışmanın esas tutulduğu' açıkça belirtilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Atatürk'ün ifadelerini analiz etme
Metinde devletçiliğin liberalizm ve sosyalizmden farklı olduğu, ferdi (bireysel) çalışmanın esas alındığı belirtilmiştir.
İlkenin ideolojik sınırlarını ve diğer sistemlerden farkını anlamak için gereklidir.
2
Seçenekleri metinle karşılaştırma
Özel mülkiyetin reddedilmesi ifadesinin, metindeki 'ferdi çalışmayı esas tutmak' ilkesiyle çeliştiği saptanmıştır.
Hangi ifadenin Atatürk'ün devletçilik anlayışıyla örtüşmediğini bulmak için kritiktir.
3
Yanlış olan yargıyı belirleme
Türk devletçiliğinin sosyalizm gibi mülkiyeti tamamen devlete devretmediği sonucuna ulaşılmıştır.
Soruda istenen 'söylenemez' yargıyı kesinleştirmek için yapılır.

Key Concept

Karma Ekonomi (Türk Devletçiliği)
Estimated Time:1m 15s
Question 133Question

Atatürk Dönemi’nde yükseköğretimin modernleştirilmesi amacıyla İsviçreli Profesör Albert Malche’nin hazırladığı rapor doğrultusunda 19331933 yılında kapatılan Darülfünun’un yerine kurulan eğitim kurumu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İstanbul Üniversitesi

Answer

İstanbul Üniversitesi
Cumhuriyet döneminde yükseköğretimde köklü bir değişiklik yapılması amacıyla İsviçreli Profesör Albert Malche Türkiye'ye davet edilmiştir. Hazırladığı rapor doğrultusunda 19331933 yılında bir reform kanunu çıkarılmış, Darülfünun lağvedilerek yerine modern fakültelerden oluşan İstanbul Üniversitesi kurulmuştur.

Step-by-Step Solution

1
Sorudaki anahtar bilgileri belirleyin.
Tarih: 19331933, Kişi: Albert Malche, Olay: Darülfünun'un kapatılması.
Üniversite reformu sürecini tanımlamak için tarih ve kişi bilgisi kritiktir.
2
Albert Malche'nin raporunun sonucunu değerlendirin.
Darülfünun modern bir üniversiteye dönüştürülmüştür.
Darülfünun'un akademik yetersizliği nedeniyle modern bir yapıya geçiş hedeflenmiştir.
3
Kurulan yeni kurumu tanımlayın.
İstanbul Üniversitesi kurulmuştur.
11 Ağustos 19331933'te Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk üniversitesi olarak eğitim hayatına başlamıştır.

Key Concept

19331933 Üniversite Reformu
Estimated Time:45s
Question 134Question

Türkiye’de 19301930’lu yıllarda ivme kazanan devletçilik uygulamaları; sadece büyük sanayi tesislerinin kurulmasıyla sınırlı kalmamış, aynı zamanda eğitim, sağlık ve kültür gibi alanlarda da devletin düzenleyici ve yapıcı rolünü ön plana çıkarmıştır. Bu model, dönemin doktriner akımlarından (liberalizm ve sosyalizm) farklı olarak Türkiye’nin gerçeklerinden doğan 'orta bir yol' niteliği taşımaktadır.

Bu bilgiler ışığında, Atatürk dönemi devletçilik ilkesiyle ilgili aşağıdaki çıkarımlardan hangisi yapılamaz?

Show answer & explanation

Answer: Sınıf çatışmasını reddeden yapısıyla, üretim araçlarının mülkiyetini sadece işçi sınıfına devretmeyi amaçlamıştır.

Answer

Atatürk dönemi devletçilik anlayışı, üretim araçlarının mülkiyetini sadece belirli bir sınıfa devretmeyi değil, kamu yararı doğrultusunda devlet ve özel teşebbüsü bir arada işletmeyi amaçlar.
Doğru cevap olan ifade, devletçiliğin üretim araçlarını sadece işçi sınıfına devretmeyi amaçladığını savunmaktadır. Oysa Atatürk devletçiliği, toplumu bir bütün olarak gören ve sınıf mücadelesini reddeden Halkçılık ilkesiyle bir bütündür. Bu modelde üretim araçları devlet kontrolünde olabilir ancak bu bir sınıf egemenliği için değil, milli kalkınma ve toplumsal refah içindir. Ayrıca özel sektörün mülkiyet hakları da korunmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Öncüldeki 'orta bir yol' ve 'Türkiye'nin gerçekleri' ifadelerini analiz et.
Bu ifadeler, modelin klasik liberalizm ile sosyalizm arasında, Türkiye'ye özgü bir sentez olduğunu gösterir.
Modelin ideolojik kimliğini doğru tanımlamak için.
2
Devletçiliğin özel teşebbüs ve mülkiyetle olan ilişkisini değerlendir.
Atatürk devletçiliğinin özel mülkiyeti koruduğu ve teşvik ettiği, ancak devletin büyük yatırımları üstlendiği görülür.
Sosyalist modellerden farkını ortaya koymak için.
3
Devletçiliğin 'Halkçılık' ile olan bağını kur.
Sınıf çatışmasını reddeden 'halkçı' yapının, ekonomide bir sınıfa ayrıcalık tanımayacağı sonucuna ulaşılır.
Seçeneklerdeki 'işçi sınıfı' vurgusunun yanlışlığını teyit etmek için.

Key Concept

Atatürk Devletçiliği'nin Özgün Nitelikleri ve Karma Ekonomi Yapısı

Hints

1
Atatürk'ün devletçilik modelinin hangi yabancı ideolojilere (liberalizm ve sosyalizm) karşı mesafeli durduğunu düşünün.
2
Halkçılık ilkesinin 'sınıfsız ve imtiyazsız bir toplum' idealini hatırlayın. Bir sınıfın diğerine üstünlüğü bu ilkelerle uyuşur mu?
3
Devletçilik özel teşebbüsü yasaklamaz, sermaye yetersizliği nedeniyle onu destekler ve eksiklerini tamamlar.

Practice More

Devletçilik ilkesinin 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı sonrası neden 'zorunlu' hale geldiğini ve I. Beş Yıllık Sanayi Planı'nın sonuçlarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 135Question

Atatürk milliyetçiliği; milli bağımsızlık, milli benlik ve ortak tarih bilinci gibi temel unsurlar üzerine inşa edilmiştir. Bu anlayış doğrultusunda gerçekleştirilen inkılapların bir kısmı doğrudan milli egemenlik haklarını korumaya, bir kısmı ise Türk milletinin öz kimliğini bilimsel temellerle araştırmaya ve geliştirmeye yöneliktir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi doğrudan Türk milletinin tarihsel derinliğini araştırmak ve milli benliği güçlendirmek amacıyla Milliyetçilik ilkesi kapsamında gerçekleştirilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Türk Tarih Kurumunun kurulması

Answer

Türk Tarih Kurumunun kurulması
Türk Tarih Kurumunun kurulması, Atatürk'ün 'Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır' vizyonu doğrultusunda, Türk tarihini hanedan tarihinden çıkarıp millet tarihine dönüştürmek ve milli benliği bilimsel verilerle güçlendirmek amacıyla gerçekleştirilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökünde belirtilen 'milli benlik' ve 'tarihsel derinliği araştırma' kavramlarını analiz etmek.
Bu kavramlar kültürel milliyetçiliğe işaret eder.
Atatürk milliyetçiliğinin kültürel boyutu, milletin öz değerlerini bilimsel yöntemlerle ortaya çıkarmayı gerektirir.
2
Seçeneklerde verilen inkılapları temel amaçlarına göre sınıflandırmak.
Kabotaj (Siyasi/Ekonomik Milliyetçilik), Türk Tarih Kurumu (Kültürel Milliyetçilik), Aşar ve Soyadı Kanunu (Halkçılık), Miladi Takvim (İnkılapçılık).
Her inkılabın birden fazla ilkeyle ilişkisi olsa da bir 'birincil' amacı bulunmaktadır.
3
Milli kimliği bilimsel olarak temellendiren uygulamayı seçmek.
Türk Tarih Kurumunun kurulması doğru cevaptır.
Kurumun doğrudan kuruluş amacı Türk tarihini araştırmak ve milli bilinci bu bilgi üzerine kurmaktır.

Key Concept

Atatürk Milliyetçiliği (Kültürel Boyut ve Milli Benlik)

Practice More

Türk Dil Kurumunun kurulması ile Türk Tarih Kurumunun kurulmasının ortak amaçlarını 'milli kültür' ekseninde karşılaştırınız.
Estimated Time:1m 15s
Question 136Question

1926 yılında kabul edilen Türk Medeni Kanunu'nun yürürlüğe girmesinin ardından, Türkiye'deki azınlık cemaatlerinin temsilcileri Adliye Vekâleti'ne başvurarak Lozan Barış Antlaşması'nın kendilerine tanıdığı 'aile ve şahıs hukukuna ilişkin kendi dini kurallarını uygulama' imtiyazından feragat ettiklerini ve Türk kanunlarına tabi olmak istediklerini bildirmişlerdir. Azınlıkların bu kararı almalarında etkili olan temel gelişme ve bu durumun Türkiye Cumhuriyeti'ne sağladığı en önemli kazanım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Medeni Kanun'un laik ve modern bir yapıya sahip olması - Ülke genelinde tam anlamıyla hukuk birliğinin sağlanması

Answer

Medeni Kanun'un laik ve modern bir yapıya sahip olması neticesinde ülke genelinde tam anlamıyla hukuk birliğinin sağlanmasıdır.
Türk Medeni Kanunu'nun laik ve çağdaş bir içerikle hazırlanmış olması, azınlıkların dini kurallara dayalı özel hukuk statülerine ihtiyaç duymamalarını sağlamıştır. Bu durumun Adliye Vekâleti'ne bildirilen feragatname ile resmiyet kazanması, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde hukuk birliğinin (farklı gruplara farklı hukuk uygulanmasının sona ermesi) kesin olarak sağlanmasını ve devletin yargı yetkisinin tüm vatandaşlar üzerinde tekilleşmesini sağlamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Metindeki durumu analiz etme
Azınlıkların Lozan ile verilen dini mahkeme/hukuk yetkilerinden vazgeçerek Türk kanunlarına geçmek istedikleri görülmektedir.
Bu durum, yeni kanunun azınlıklar tarafından da güvenilir ve kapsayıcı bulunduğunu gösterir.
2
Medeni Kanun'un niteliğini belirleme
1926 Medeni Kanunu laik, demokratik ve akılcı bir hukuk sistemini temsil eder.
Laik hukuk sisteminde din ve mezhep ayrımı yapılmaksızın tüm vatandaşlar aynı kurallara tabidir.
3
Kazanımı değerlendirme
Hukuk Birliği (Tevhid-i Adliyet) kesin olarak tesis edilmiştir.
Ülkede farklı zümrelere farklı hukuk kurallarının uygulanması (çok hukukluluk) sona ermiş, egemenlik bütünlüğü pekişmiştir.

Key Concept

Hukuk Birliği ve Laik Hukuk

Hints

1
Osmanlı'daki hukuk sisteminin parçalı yapısını ve 'Hukuk Birliği' kavramını hatırlayın.
2
Azınlıkların kendi kurallarından vazgeçmesi, devletin tüm vatandaşlarına tek bir hukuk kuralı uygulaması demektir.
3
Lozan'daki imtiyazlardan vazgeçilmesi, iç hukukta laikleşmenin sağlandığına olan güvenin bir kanıtıdır.

Practice More

Medeni Kanun'un kabulü ile Patrikhane'nin dünyevi yetkilerinin sona ermesi arasındaki ilişkiyi inceleyen soruları çözebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 137Question

Atatürk'ün devletçilik ilkesi; ferdi çalışmayı ve şahsi teşebbüsü esas tutmakla beraber, milletin refahı ve ülkenin bir an evvel kalkınması için devletin iktisadi işlerde fiilen yer almasını öngörür. Bu yönüyle Türk devletçiliği, diğer bazı ideolojik sistemlerin aksine özel mülkiyet haklarını koruyan bir yapıya sahiptir. Bu tanım ve uygulama özellikleri dikkate alındığında, Atatürk'ün devletçilik ilkesi hakkında ulaşılabilecek en kapsamlı yargı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Özel teşebbüsün sermaye ve tecrübe bakımından yetersiz kaldığı alanlarda devletin öncü ve tamamlayıcı bir rol üstlenmesi

Answer

Doğru cevap, özel teşebbüsün yetersiz kaldığı alanlarda devletin öncü ve tamamlayıcı bir rol üstlendiğini ifade eden seçenektir.
Türk devletçilik modeli, 1930'lu yılların şartlarında millî sermaye ve teknik bilgi birikimi yetersiz olan özel sektörün yerine, büyük yatırımları devletin üstlenmesi esasına dayanır. Ancak bu süreçte özel teşebbüs yasaklanmamış, aksine devlet yatırımlarıyla desteklenmiştir. Bu durum 'Karma Ekonomi' olarak adlandırılır.

Step-by-Step Solution

1
Atatürk'ün devletçilik tanımını analiz etme
Tanımda 'ferdi çalışmayı esas tutmak' ifadesi özel teşebbüse yer verildiğini, 'devletin fiilen yer alması' ifadesi ise devletin yatırımcı olduğunu gösterir.
Türk tipi devletçiliğin 'Karma Ekonomi' özelliğini anlamak için tanımın iki yönünü de kavramak gerekir.
2
Diğer ekonomik sistemlerle karşılaştırma yapma
Özel mülkiyeti reddetmemesiyle sosyalizmden, devletin doğrudan yatırım yapmasıyla liberalizmden ayrıldığı belirlenir.
Devletçiliğin özgün yapısını (Türk tipi) ayırt etmek yanlışa düşmeyi önler.
3
Uygulama amacını belirleme
Amacın toplumsal refahı artırmak ve özel sektörün imkansızlıklar nedeniyle yapamadığı yatırımları (demir-çelik, kâğıt vb.) gerçekleştirmek olduğu sonucuna varılır.
KPSS formatında devletçilik soruları genellikle bu 'tamamlayıcı' ve 'zorunluluk' unsurlarını sorgular.

Key Concept

Devletçilik ve Karma Ekonomi Modeli

Practice More

Devletçilik ilkesi doğrultusunda kurulan Sümerbank, Etibank ve I. Beş Yıllık Sanayi Planı gibi somut uygulamaları incelemek konuyu pekiştirecektir.
Estimated Time:1m 30s
Question 138Question

Cumhuriyet'in ilanından sonra eğitim ve kültür sahasında atılan adımlar, çağdaş bir toplum yapısı oluşturmanın yanı sıra milli bir kimlik inşasını da hedeflemiştir. Bu hedefler doğrultusunda hayata geçirilen kurumlar ve kanunlar birbirini tamamlayan bir bütünlük arz eder.

Buna göre, Türk Dil Kurumu'nun (TDK) temel misyonu göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu kurumun yürüttüğü çalışmalar arasında gösterilebilir?

Show answer & explanation

Answer: Türkçenin zenginliklerini ortaya çıkarmak, dili yabancı unsurlardan arındırmak ve halk dili ile yazı dili arasındaki kopukluğu gidermek

Answer

Türkçenin zenginliklerini ortaya çıkarmak, dili yabancı unsurlardan arındırmak ve halk dili ile yazı dili arasındaki kopukluğu gidermek amacıyla çalışmalar yürüten kurum Türk Dil Kurumu'dur.
Türk Dil Kurumu'nun temel kuruluş amacı, Türkçeyi yabancı dillerin boyunduruğundan kurtararak kendi öz kaynaklarından beslenen, zengin ve modern bir kültür dili haline getirmektir. Dili yabancı unsurlardan arındırma ve yazı dili ile halk dili arasındaki uçurumu kapatma çalışmaları bu misyonun çekirdeğini oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Eğitim ve kültür alanındaki inkılapların amaçlarını analiz etme
Her bir inkılabın (TDK, TTK, Tevhid-i Tedrisat, Üniversite Reformu, Millet Mektepleri) kendine has bir faaliyet alanı olduğu tespit edilir.
Kurumsal görev dağılımını anlamak, doğru eşleştirmeyi yapabilmek için gereklidir.
2
Türk Dil Kurumu'nun (TDK) spesifik görevini belirleme
TDK'nın dilin özleşmesi, zenginleşmesi ve milli bir kimlik kazanması üzerine odaklandığı sonucuna varılır.
Soruda doğrudan TDK'nın misyonu sorulduğu için diğer kültürel ve eğitimsel düzenlemelerden ayırt edilmesi gerekir.

Key Concept

Türk Dil Kurumu'nun Kuruluş Amaçları ve Kültürel İnkılaplardaki Rolü
Estimated Time:50s
Question 139Question

Atatürk'ün "Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir." ifadesiyle somutlaştırdığı milliyetçilik anlayışı; birleştirici, milli bağımsızlığı esas alan ve milli kültürü geliştirmeyi hedefleyen bir yapıya sahiptir. Bu doğrultuda yapılan inkılaplar milli benliği güçlendirmeyi ve tam bağımsızlığı sağlamayı amaçlamaktadır. Buna göre, aşağıdaki gelişmelerden hangisinin doğrudan Atatürk'ün "Milliyetçilik" ilkesiyle ilgili olduğu söylenemez?

Show answer & explanation

Answer: Aşar vergisinin kaldırılarak çiftçinin üzerindeki ağır yükün azaltılması

Answer

Aşar vergisinin kaldırılması, sosyal devlet anlayışını yansıtan ve halkın ekonomik yükünü azaltmayı hedefleyen Halkçılık ilkesi kapsamındaki bir inkılaptır.
Aşar vergisinin kaldırılması, halkın üzerindeki ekonomik baskıyı azaltmayı, çiftçiyi desteklemeyi ve sosyal eşitliği sağlamayı amaçlayan bir adımdır. Bu nitelikleri itibarıyla bu inkılap öncelikle Halkçılık ilkesiyle ilişkilendirilir. Milliyetçilik ise daha çok milli kimlik, milli bağımsızlık ve kültürel birlik unsurlarına odaklanır.

Step-by-Step Solution

1
Atatürk'ün Milliyetçilik ilkesinin temel amaçlarını belirlemek
Milli bağımsızlık, milli benlik, ortak tarih ve dil bilinci gibi unsurlar Milliyetçilik ilkesinin temel taşlarıdır.
Soruda istenen 'doğrudan ilgili olmama' durumunu tespit etmek için Milliyetçilik kriterlerini netleştirmek gerekir.
2
Verilen seçeneklerdeki inkılapların temel amaçlarını analiz etmek
Türk Tarih Kurumu (ortak tarih), Türk Dil Kurumu (ortak dil) ve Kabotaj Kanunu (ekonomik bağımsızlık) Milliyetçilik ile doğrudan örtüşürken; Aşar vergisi halkın refahı ve eşitliği ile ilgilidir.
İnkılapların hangi temel Atatürk ilkesine öncelikli olarak hizmet ettiğini belirlemek cevaba ulaşmayı sağlar.

Key Concept

İlke ve İnkılap Ayrımı: Milliyetçilik vs. Halkçılık

Practice More

Halkçılık ilkesinin sosyal devlet ve eşitlik kavramlarıyla olan ilişkisini inceleyerek, hangi inkılapların hem halkçılık hem de milliyetçilik (örneğin Kabotaj Kanunu'nun halka faydası) ile dolaylı ilişkili olabileceğini analiz edin.
Estimated Time:1m 30s
Question 140Question

Mustafa Kemal Atatürk, 1925 yılında yaptığı bir konuşmada; "Efendiler ve ey millet, biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler ve mensuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır." ifadelerini kullanmıştır. Bu söz doğrultusunda gerçekleştirilen inkılap hareketinin laiklik ilkesi çerçevesindeki temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Dinî inançların ve kutsal değerlerin kişisel veya siyasi çıkarlar için istismar edilmesini engellemek

Answer

Doğru cevap, dinî değerlerin istismarının önlenmesini ve toplumun akılcı temellere oturtulmasını hedefleyen seçenektir.
Mustafa Kemal Atatürk'ün bu sözü, 30 Kasım 1925 tarihinde kabul edilen 'Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Kapatılmasına ve Türbedarlıklarla Bir Takım Unvanların Yasaklanmasına ve Kaldırılmasına Dair Kanun'un gerekçesini özetler. Laiklik ilkesi, dinin siyasi ve kişisel çıkarlar doğrultusunda bir güç unsuru olarak kullanılmasını reddeder. Bu düzenleme ile halkın saf dinî duygularını kullanarak çıkar sağlayan yapıların önlenmesi ve bireylerin doğrudan akıl ve medeniyet yoluna yönlendirilmesi amaçlanmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Alıntının bağlamını analiz etmek
Alıntı, 1925 yılında Tekke, Zaviye ve Türbelerin Kapatılmasına yönelik düzenlemelerin temelini oluşturur.
Sorudaki ifadelerin hangi tarihi olaya ve kurumsal değişikliğe dayanak oluşturduğunu belirlemek çözüm için ilk adımdır.
2
İlgili inkılabın laiklik ilkesiyle bağını kurmak
Tekke ve zaviyelerin kapatılması, dinin toplumsal bir baskı veya siyasi bir nüfuz aracı (istismar) olarak kullanılmasını engellemeyi amaçlar.
Laiklik sadece din ve devlet işlerinin ayrılması değil, inanç dünyasının her türlü sömürüden korunarak vicdan özgürlüğünün sağlanmasıdır.

Key Concept

Laiklik ilkesinin toplumsal boyutu ve din istismarının önlenmesi.
Estimated Time:1m 0s
PreviousPage 7 / 35Next
Atatürk İlke ve İnkılapları — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Page 7 | Examkin