Laiklik
57 questions
1924 Anayasası'nda 1928 yılında yapılan değişiklikle "Devletin dini İslam'dır" maddesi anayasa metninden çıkarılmış; buna paralel olarak milletvekili ve Cumhurbaşkanı yeminleri, "Vallahi" yerine "Namusum üzerine söz veririm" şeklinde yeniden düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerin ortak paydası ve Türk İnkılabı'ndaki temel işlevi aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye Cumhuriyeti’nin laik bir devlet yapısına kavuşturulması sürecinde birçok inkılap gerçekleştirilmiştir. Ancak bu süreçte dinin siyasi bir kurum olarak devlet düzeninden ayrılmasını sağlayan ve laikleşmenin en temel, en kapsamlı aşamasını oluşturan gelişme aşağıdakilerden hangisidir?
Türk İnkılabı'nın laikleşme sürecinde; dini kurumların devlet üzerindeki siyasi etkisinin sona erdirilmesi kadar, toplumsal hayatın ve eğitimin akıl ile bilimin rehberliğinde yeniden düzenlenmesi de büyük önem taşımıştır.
Buna göre, aşağıdaki inkılaplardan hangisi bu sürecin 'eğitimde ve zihniyette laikleşme' boyutunu doğrudan temsil etmektedir?
3 Mart 1924 tarihinde TBMM'de kabul edilen yasalarla Halifelik kaldırılmış, aynı gün çıkarılan diğer kanunlarla Şer’iyye ve Evkaf Vekâleti lağvedilmiş, Tevhid-i Tedrisat Kanunu kabul edilmiş ve Erkan-ı Harbiye Vekâleti yerine Genelkurmay Başkanlığı kurulmuştur.
Bu inkılapların bütünü dikkate alındığında, gerçekleştirilen düzenlemelerin temel ortak amacı aşağıdakilerden hangisidir?
Lozan Barış Antlaşması görüşmelerinde Avrupalı devletlerin azınlık haklarını bahane ederek Türkiye'nin iç işlerine karışma girişimleri Türk heyeti tarafından reddedilmiş; ancak bu sorunun kalıcı olarak çözümü hukuk sisteminde köklü bir laikleşmeyi zorunlu kılmıştır. Buna göre, 1926 yılında gerçekleştirilen aşağıdaki düzenlemelerden hangisinin, dinî temelli hukuk ikiliklerini sona erdirerek yabancı devletlerin azınlıkları "koruma" iddiasını hukuksal zeminde tamamen geçersiz kıldığı ve laik devlet yapısını pekiştirdiği söylenebilir?
Halifelik makamının 3 Mart 1924'te kaldırılması, Türkiye Cumhuriyeti'nin laikleşme yolundaki en kritik hamlelerinden biridir. Bu kararın alınmasında iç siyasi dengelerin yanı sıra dış politikaya yönelik stratejik kaygılar da etkili olmuştur. Buna göre, Halifeliğin kaldırılmasının Türkiye'nin 'bağımsız devlet' anlayışına sağladığı en doğrudan katkı aşağıdakilerden hangisidir?
Türk İnkılabı sürecinde laiklik, yalnızca din ve devlet işlerinin ayrılmasını değil, aynı zamanda toplumun ihtiyaçlarını karşılayan hukuk kurallarının da dini referanslar yerine akıl ve bilimin rehberliğinde düzenlenmesini ifade eder. Bu doğrultuda 17 Şubat 1926 tarihinde kabul edilen Türk Medeni Kanunu ile hukuk sisteminde sağlanan en temel değişim aşağıdakilerden hangisidir?
Osmanlı Devleti'nde Müslümanların davalarına Şer'iyye mahkemelerinde, azınlıkların davalarına kendi cemaat mahkemelerinde, yabancıların davalarına ise kapitülasyonlarla kurulan mahkemelerde bakılması, modern devlet anlayışıyla bağdaşmayan çok hukuklu bir yapı oluşturmuştur. Cumhuriyet Dönemi'nde bu çok başlılığı sona erdirmek, yargı birliğini tesis etmek ve hukuk sistemini bütünüyle laik bir yapıya kavuşturmak amacıyla atılan temel adım aşağıdakilerden hangisidir?
Mart tarihinde kabul edilen kanunla Şer’iyye ve Evkaf Vekâleti kaldırılmış; yerine Başbakanlığa bağlı Diyanet İşleri Başkanlığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğü kurulmuştur. Bu düzenlemenin, devletin yönetim yapısında ve laiklik ilkesinin uygulanmasında sağladığı en temel değişim aşağıdakilerden hangisidir?
1934 yılında kabul edilen 'Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun' ile hangi dine mensup olursa olsun din görevlilerinin ibadethaneler (mabetler) dışındaki alanlarda dini kıyafetlerle dolaşmaları yasaklanmıştır. Bu kuraldan sadece en üst düzey din görevlileri muaf tutulmuştur.
Bu düzenlemenin laiklik ilkesi doğrultusunda gerçekleştirilmesindeki temel amaç aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş sürecinde gerçekleştirilen; Şeriye ve Evkaf Vekaletinin kaldırılması, Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun kabulü ve Türk Medeni Kanunu'nun yürürlüğe girmesi gibi inkılaplar laiklik ilkesinin uygulanmasına doğrudan hizmet etmiştir. Bu düzenlemelerin tamamı dikkate alındığında, laiklik ilkesinin Türk İnkılabı'ndaki temel hedefinin aşağıdakilerden hangisi olduğu söylenebilir?
Türk İnkılâbı sürecinde laiklik; din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasını, devletin inançlar karşısında tarafsız kalmasını ve hukuk sisteminin rasyonel esaslara dayandırılmasını amaçlar. Bu doğrultuda, 3 Mart 1924 tarihinde kabul edilen ve dinî işlerin bir hükûmet meselesi olmaktan çıkarılarak devletin yürütme organından ayrılmasını sağlayan en önemli gelişme aşağıdakilerden hangisidir?
3 Mart 1924 tarihinde Halifeliğin kaldırılması, Türk İnkılabı'nın laikleşme sürecindeki en stratejik hamlesi olarak kabul edilir. Bu kararın laiklik ilkesi bağlamındaki en temel fonksiyonu aşağıdakilerden hangisidir?
1924 Anayasası'nda 1928 yılında yapılan bir değişiklikle "Devletin dini İslâm'dır." ibaresi anayasa metninden çıkarılmıştır. Bu anayasal değişikliğin temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?
"Cumhuriyetçilik ilkesinin en önemli koruyucusu ve tamamlayıcısı laikliktir. Laiklik olmadan milli egemenlik ilkesinin tam olarak hayata geçirilmesi ve korunması mümkün değildir."
Bu düşünceye dayanak olarak aşağıdakilerden hangisi gösterilebilir?
1924 Anayasası'nın kabul edilen ilk metninde yer alan ve TBMM'ye 'ahkâm-ı şer'iyyenin tenfizi' (şeriat hükümlerinin yerine getirilmesi) görevini yükleyen 26. maddenin 1928 yılında anayasadan çıkarılması, Türk inkılap tarihinin önemli aşamalarından biridir. Bu anayasal düzenlemenin, Türkiye Cumhuriyeti'nin siyasi ve hukuki karakteri üzerindeki en doğrudan etkisi aşağıdakilerden hangisidir?
Atatürk’e göre laiklik; yalnızca din ve dünya işlerinin ayrılması değil, aynı zamanda toplumdaki farklı inançların güvence altına alınması ve dinin bir çıkar veya siyaset aracı olarak kullanılmasının engellenmesidir.
Buna göre, aşağıdaki inkılaplardan hangisinin temel amacı, dini duyguların istismar edilmesini önleyerek inancın bireysel vicdanlarda özgürce yaşanmasını sağlamaktır?
Mustafa Kemal Atatürk, 1925 yılında yaptığı bir konuşmada; "Efendiler ve ey millet, biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler ve mensuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır." ifadelerini kullanmıştır. Bu söz doğrultusunda gerçekleştirilen inkılap hareketinin laiklik ilkesi çerçevesindeki temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?
Osmanlı Devleti'nde yönetim, hukuk ve eğitim sisteminin temelini oluşturan dinî unsurlar, modernleşme çabalarına rağmen imparatorluk sonuna kadar varlığını sürdürmüştür. Yeni Türk devletinde ise bu alanların tamamen akıl ve bilimin rehberliğinde düzenlenmesi ve devletin dinî kimliğinden arındırılması hedeflenmiştir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisinin laik devlet düzenine geçiş sürecinde teokratik devlet yapısını sona erdiren en önemli ve merkezî gelişme olduğu savunulabilir?
Atatürk döneminde gerçekleştirilen laikleşme çabaları, yalnızca devlet kurumlarının yapısını değil, aynı zamanda bireylerin sosyal yaşamındaki hukukî statülerini ve haklarını da doğrudan etkilemiştir. Özellikle toplumsal yaşamı düzenleyen kuralların teokratik (dinî) yapıdan arındırılması, çağdaşlaşma sürecinin en kritik aşamalarından birini oluşturmuştur.
Buna göre, aşağıdaki inkılaplardan hangisinin toplumsal yaşamdaki hukukî işlemleri dinî esaslardan arındırarak laik bir yapıya kavuşturduğu savunulabilir?