Türk-İslam Devletlerinde Devlet Yönetimi
59 questions
Büyük Selçuklu Devleti'nde başarıyla uygulanan ikta sistemi; mülkiyeti devlete ait olan arazilerin, vergi gelirleri karşılığında devlet görevlilerine ve ordu mensuplarına maaş olarak verilmesidir. Bu sistemde köylü, toprağı işlemek ve vergisini ikta sahibine ödemekle yükümlüyken; ikta sahibi de bölgenin güvenliğini sağlamak ve orduya adı verilen atlı askerler yetiştirmek zorundaydı.
İkta sisteminin bu özellikleri ve işleyişi dikkate alındığında, uygulamanın devlet yönetimine sağladığı katkılar arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?
Büyük Selçuklu Devleti'nde meliklerin (hükümdar oğullarının) eğitimi ve eyaletlerde yönetim tecrübesi kazanmaları amacıyla yanlarına atanan, aynı zamanda gittikleri bölgelerde geniş yetkilere sahip olan tecrübeli devlet adamlarına verilen unvan aşağıdakilerden hangisidir?
Büyük Selçuklu Devleti'nde devlet teşkilatlanması ve ordu yapısını oluşturan temel kurumlar olan Gulam sistemi, İkta sistemi ve Atabeylik müessesesinin işleyiş özellikleri dikkate alındığında; bu kurumların devletin siyasi, askeri ve ekonomik yapısı üzerindeki etkilerine dair aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
Türk-İslam devletlerinde devletin en üst yönetim organı olan Divan-ı Saltanat'ın (Meclis-i Ali) altında, belirli uzmanlık alanlarına göre işleyen alt divanlar kurulmuştur. Buna göre, Büyük Selçuklu Devleti'nde devletin her türlü mali işlerinden sorumlu olan ve başında "Müstevfi" ünvanlı görevlinin bulunduğu kurul aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye Selçuklu Devleti'nde (Anadolu Selçukluları), Büyük Selçuklu Devleti'nin merkezi yönetim geleneğinden farklı olarak oluşturulan; ülke topraklarının kayıtlarını tutmak, has ve ikta topraklarının dağıtımını organize etmek ve arazi tahrir defterlerini muhafaza etmekle görevli olan divan aşağıdakilerden hangisidir?
Türk-İslam devletlerinde, özellikle Büyük Selçuklu Devleti'nde devlet yönetimini güçlendirmek amacıyla uygulanan "Gulam Sistemi" ile ilgili olarak;
I. Hanedan üyeleri arasındaki taht kavgalarını yasal bir zemine oturtmak,
II. Etnik kökeni farklı liyakatli kişileri sarayda eğiterek doğrudan hükümdara bağlı bir idari sınıf oluşturmak,
III. Yerel güç odaklarına ve boy beylerine karşı merkezi otoriteyi tesis edecek profesyonel bir ordu kurmak
amaçlarından hangilerinin hedeflendiği savunulabilir?
Türk-İslam devletlerinde devletin yönetim işlerinin yürütüldüğü en üst organ olan Divan-ı Saltanat (Büyük Divan), farklı uzmanlık alanlarına göre alt divanlara ayrılmıştır. Bu alt divanlardan her birinin başında o alanın işlerinden sorumlu bir görevli bulunurdu.
Buna göre, Büyük Selçuklu Devleti'nde ordunun ihtiyaçlarını karşılayan, asker maaşlarını (bistegani) ödeyen ve askeri kayıtları tutan divan aşağıdakilerden hangisidir?
Türk-İslam devletlerinde hükümet işlerinin yürütüldüğü en yüksek kurul olan Divan-ı Saltanat'a bağlı olarak çalışan; devletin iç ve dış yazışmalarını düzenleyen, fermanlara hükümdarın tuğrasını çekmekle görevli olan alt divan aşağıdakilerden hangisidir?
Büyük Selçuklu Devleti'nde hanedan üyesi melikler, eyaletlere yönetici olarak atandıklarında yanlarına 'atabey' denilen tecrübeli devlet adamları görevlendirilmiştir. Meliklerin geniş yetkileri olmasına rağmen, merkezi otoriteyi korumak amacıyla bazı kısıtlamalara tabi tutulmuşlardır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bir meliğin merkezi yönetime karşı güçlenmesini ve bağımsızlık hareketine girişmesini engellemek amacıyla uygulanan kısıtlamalardan biri değildir?
Büyük Selçuklu Devleti'nde eyaletlerin yönetiminden sorumlu olan hanedan mensubu 'Melik'lerin geniş yetkilerini dengelemek ve merkezî otoritenin eyaletlerdeki sürekliliğini sağlamak amacıyla görevlendirilen, eyaletlerdeki askerî ve idari işlerden sorumlu olan görevli aşağıdakilerden hangisidir?
Büyük Selçuklu Devleti'nde, merkez yönetiminde yer alan Divan-ı Saltanat'a bağlı alt divanlardan biri olan ve devletin mali işlerinden (gelir-gider hesapları, bütçe) sorumlu olup başında 'Müstevfi' unvanlı görevlinin bulunduğu divan aşağıdakilerden hangisidir?
Karahanlılarda 'Tayangu', Büyük Selçuklu Devleti'nde ise 'Hâcibü'l-hüccâb' olarak adlandırılan; hükümdar ile halk, divan üyeleri ve elçiler arasındaki görüşmeleri düzenleyen, protokol işlerinden sorumlu olan en üst düzey saray görevlisi aşağıdakilerden hangisidir?
Türk-İslam devletlerinde saray teşkilatının işleyişinden sorumlu olan, elçilerin kabulünde protokolü düzenleyen ve hükümdar ile hem halk hem de diğer devlet görevlileri arasında bir köprü vazifesi gören en üst düzey görevli aşağıdakilerden hangisidir?
Türk-İslam devletlerinde merkez teşkilatının en üst yönetim organı olan Divan-ı Saltanat'a bağlı çeşitli alt divanlar bulunmaktadır. Bu yönetim yapısı içerisinde; hükümdar başkentte bulunmadığı zamanlarda ona vekâlet eden, devlet işlerini sultan adına yürüten ve Niyabet-i Saltanat divanına başkanlık eden görevli aşağıdakilerden hangisidir?
Türk-İslam devletlerinde saray teşkilatı içerisinde yer alan; hükümdar ile halk, hükümdar ile hükümet arasındaki ilişkileri düzenleyen, törenlerde protokol kurallarını uygulayan ve elçilerin kabulünde hazır bulunan en yetkili görevli aşağıdakilerden hangisidir?
Büyük Selçuklu Devleti'nde merkezi otoritenin taşradaki birimlerini denetlemek ve mali disiplini korumak amacıyla kurulan idari yapıda; eyaletlerdeki idari ve mali uygulamaların devlet geleneklerine uygunluğunu teftiş eden, yolsuzlukları raporlayan bir birim oluşturulmuştur. Bu birim, doğrudan merkeze bağlı olarak çalışır ve başında 'Müşrif-i Memalik' unvanlı bir görevli bulunur.
Buna göre, paragrafta belirtilen denetim ve teftiş faaliyetlerini yürütmekle görevli olan Divan-ı Saltanat birimi aşağıdakilerden hangisidir?
Büyük Selçuklu Devleti'nde kadıların verdiği kararlara yapılan itirazların incelendiği, halkın şikâyetlerinin bizzat hükümdar tarafından dinlendiği ve devlet görevlilerinin suistimallerinin yargılandığı yüksek mahkeme niteliğindeki kurum aşağıdakilerden hangisidir?
Türk-İslam devletlerinde, özellikle Türkiye Selçuklularında hükümdarın başkentte bulunmadığı veya sefere çıktığı zamanlarda devlet işlerini yürüten, elçileri kabul eden ve başında 'Naib' unvanlı bir görevlinin bulunduğu idari kurum aşağıdakilerden hangisidir?
Büyük Selçuklu Devleti hükümdarı Tuğrul Bey'in 1055 yılında gerçekleştirdiği Bağdat Seferi sonucunda Abbasi halifesi tarafından kendisine 'Sultânu'l-Mağrib ve'l-Maşrık' (Doğu'nun ve Batı'nın Sultanı) unvanı verilmiştir. Bu gelişme, Türk-İslam devlet yönetimi geleneğinde önemli bir yapısal değişimi beraberinde getirmiştir.
Buna göre, söz konusu gelişmenin Türk-İslam 'devlet yönetimi' anlayışına olan en temel etkisi aşağıdakilerden hangisidir?
Türk-İslam devletlerinde merkezi yönetimde hükümdarın bizzat başkanlık ettiği; devlet memurları hakkındaki şikayetlerin incelendiği, ağır siyasi suçların karara bağlandığı ve kadı kararlarına yapılan itirazların sonuçlandırıldığı en üst düzey kurumsal yapı aşağıdakilerden hangisidir?