İdare Hukuku

613 questions

Question 601Question

1982 Anayasası'nın 126. maddesine göre; kamu hizmetlerinin görülmesinde verim ve uyum sağlamak amacıyla, birden çok ili içine alan merkezi idare teşkilatı kurulabilmektedir. Anayasa'da öngörülen bu idari birimler, Türkiye'nin idari teşkilatlanmasında aşağıdakilerden hangisinin içerisinde yer almaktadır?

Show answer & explanation

Answer: Merkezi yönetimin taşra teşkilatı

Answer

Merkezi yönetimin taşra teşkilatı
Merkezi yönetimin taşra teşkilatı seçeneği doğrudur çünkü 1982 Anayasası'nın 126. maddesi uyarınca kurulan ve birden fazla ili kapsayan idari birimler (bölge müdürlükleri/kuruluşları), merkezi idarenin taşradaki uzantılarıdır ve doğrudan devlet tüzel kişiliğinin parçasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa'nın ilgili maddesini inceleyin.
1982 Anayasası'nın 126. maddesi 'Taşra Teşkilatı'nı düzenlemektedir.
Anayasal dayanağın hangi teşkilat yapısına işaret ettiğini belirlemek için gereklidir.
2
Düzenlemenin kapsamını analiz edin.
İlgili madde; illerin idaresini, yetki genişliği ilkesini ve 'birden çok ili içine alan merkezi idare teşkilatı' kurulabileceğini belirtir.
Soruda geçen 'birden çok ili kapsayan yapı' ifadesinin karşılığını bulmak için gereklidir.
3
Birimi teşkilat şemasındaki yerine yerleştirin.
Bu yapı (bölge kuruluşları), merkezi yönetimin hiyerarşik yapısı altında taşra teşkilatı içerisinde yer alır.
Doğru sınıflandırmayı yapmak için gereklidir.

Key Concept

Merkezi Yönetimin Taşra Teşkilatı (Anayasa m. 126)

Hints

1
Anayasa'nın 126. maddesinin başlığına odaklanın.
2
İl idaresi, ilçe idaresi ve bölge kuruluşları aynı ana başlık altında toplanır.
3
Merkezi idare kamu hizmetlerini yürütürken 'Başkent' ve 'Taşra' olmak üzere iki koldan yapılanır. İllere yayılmış birimler taşra koludur.

Practice More

İdari vesayet ve hiyerarşi arasındaki farkları inceleyerek merkezi yönetimin taşra üzerindeki denetim yetkisini pekiştirin.
Estimated Time:50s
Question 602Question

İdare hukukunda idari kolluk faaliyetleri; toplumun huzur, güvenlik ve sağlık içerisinde yaşamasını sağlamak amacıyla yürütülen önleyici faaliyetlerdir. Bu faaliyetlerin temel amacı olan "kamu düzeni" dört ana unsurdan oluşmaktadır. Buna göre; sokaklardaki gürültü kirliliğinin önlenmesi, görüntü kirliliğine karşı tedbirler alınması ve halkın huzurunu bozan dilencilik faaliyetlerinin engellenmesi, kamu düzeninin aşağıdaki hangi unsuru ile doğrudan ilgilidir?

Show answer & explanation

Answer: Dirlik ve Esenlik

Answer

Dirlik ve esenlik unsuru, toplumun huzur ve sükun içerisinde, rahatsız edilmeden yaşamasını ifade eden kamu düzeni bileşenidir.
Dirlik ve esenlik unsuru, toplumun günlük yaşamında huzur ve sükun içerisinde bulunmasını, gürültü, kötü koku veya dilencilik gibi rahatsız edici unsurlardan arındırılmış bir ortamın sağlanmasını ifade eder.

Step-by-Step Solution

1
İdari kolluk ve kamu düzeni kavramlarını tanımla.
İdari kolluk, kamu düzenini korumak için suç öncesi yürütülen faaliyetlerdir.
Soruda istenen faaliyetin hangi kapsama girdiğini belirlemek için temel tanım gereklidir.
2
Kamu düzeninin dört unsurunu (Güvenlik, Sağlık, Ahlak, Dirlik/Esenlik) analiz et.
Gürültü, görüntü kirliliği ve dilencilik gibi durumların 'huzur' (esenlik) ile ilgili olduğu tespit edilir.
Her bir unsurun kapsamını bilmek, örnek olayı doğru kategoriye yerleştirmeyi sağlar.
3
Dirlik ve esenlik kavramını örneklerle eşleştir.
Gürültü ve dilencilik gibi yaşam kalitesini bozan unsurların engellenmesi dirlik ve esenlik kapsamındadır.
Huzur ve sükunu sağlayan faaliyetler teknik olarak bu isimle adlandırılır.

Key Concept

Kamu Düzeninin Unsurları

Hints

1
Kamu düzeni; güvenlik, sağlık, ahlak ve huzur (esenlik) olmak üzere dört ayak üzerine kuruludur.
2
Gürültü veya dilencilik can güvenliğini tehdit etmese de günlük yaşamın huzurunu (sükununu) bozar.
3
Huzur ve sükun kavramı idare hukukunda 'Dirlik ve Esenlik' terimi ile ifade edilir.

Practice More

İdari kolluk ve adli kolluk arasındaki temel farkları (suç öncesi/suç sonrası) tekrar ederek bu konuyu pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 603Question

Türkiye Cumhuriyeti'nin idari teşkilat yapısında, merkezi yönetimin taşra teşkilatı içerisinde yer alan "ilçe idaresi" ve "kaymakamlık" makamının hukuki statüsü ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Kaymakam, ilçede sadece Cumhurbaşkanının temsilcisidir ve Cumhurbaşkanı onayı ile atanır.

Answer

Kaymakam, ilçede sadece Cumhurbaşkanının temsilcisidir ve Cumhurbaşkanı onayı ile atanır.
Türkiye'nin idari yapısında kaymakam, 54425442 sayılı kanun gereği ilçede Cumhurbaşkanının idari yürütme vasıtası ve temsilcisidir. Vali'den farklı olarak 'Devlet tüzel kişiliğini' temsil sıfatı yoktur; sadece yürütmenin başı olan Cumhurbaşkanını temsil eder. Ayrıca 33 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'ndeki IIII sayılı cetvelde yer aldığı için Cumhurbaşkanı onayı ile atanması hukuken doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
Merkezi yönetimin taşra teşkilatı birimlerini belirleme
Taşra teşkilatı; il genel idaresi, ilçe idaresi ve bölge idaresinden oluşur.
İlçe idaresinin merkezi idarenin hiyerarşik bir parçası olduğunu saptamak için.
2
Kaymakam ve Valinin temsil sıfatlarını karşılaştırma
Vali hem Devleti hem Cumhurbaşkanını temsil ederken, Kaymakam sadece Cumhurbaşkanını temsil eder.
Mülki idare amirleri arasındaki hukuki farklılığı ayırt etmek için.
3
Atanma usulünü kontrol etme
3 sayılı CBK'ya göre valiler 'Karar' ile, kaymakamlar 'Onay' ile atanır.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ndeki güncel atama prosedürünü doğrulamak için.

Key Concept

İlçe İdaresinin Yapısı ve Kaymakamın Hukuki Statüsü

Hints

1
Vali ile kaymakamın temsil yetkilerini ve Anayasa'daki yetki genişliği maddesini hatırlayın.
2
Kaymakamın sadece Cumhurbaşkanını temsil ettiğini ve atamasının bir 'onay' işlemi olduğunu düşünün.

Practice More

Vali ve Kaymakam arasındaki farkları bir tablo halinde çalışarak yetki genişliği ve temsil farklarını pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 604Question

Bir belediye otobüsünün durakta nizami bir şekilde yolcu indirdiği sırada, arkadan hızla gelen ve sürücüsünün alkollü olduğu belirlenen özel bir aracın otobüse çarpması sonucu bazı yolcular yaralanmıştır. Yapılan incelemeler sonucunda belediye şoförünün veya aracın herhangi bir kural ihlali ya da teknik kusurunun bulunmadığı kesin olarak saptanmıştır. Bu olayda, idarenin (belediyenin) meydana gelen zarardan dolayı tazminat yükümlülüğünün doğmamasının temel hukuki gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Zarar ile idari eylem arasındaki nedensellik bağının üçüncü kişinin kusuruyla kesilmesi

Answer

Zarar ile idari eylem arasındaki nedensellik bağının üçüncü kişinin kusuruyla kesilmesi
İdarenin mali sorumluluğunun doğabilmesi için zararlı sonuç ile idari eylem arasında bir 'nedensellik bağı' bulunmalıdır. Olayda belediye şoförü kurallara uygun davranmış, ancak dışarıdan gelen üçüncü bir kişi (alkollü sürücü) ağır kusuruyla kazaya sebebiyet vermiştir. Bu durum illiyet bağını kestiği için idare sorumlu tutulamaz.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki idari eylemi ve ortaya çıkan zararı tanımlayın.
İdari eylem: Belediye otobüsünün durakta durması. Zarar: Yolcuların yaralanması.
Sorumluluğun doğması için bir eylem ve bir zarar mevcut olmalıdır.
2
Zararın gerçekleşmesine neden olan asıl faktörü belirleyin.
Zararın asıl nedeni arkadan çarpan alkollü sürücüdür.
Zarar ile eylem arasındaki bağı kimin kurduğu veya kestiğini anlamak gerekir.
3
Nedensellik (İlliyet) bağının durumunu analiz edin.
İdarenin eylemi (durakta durmak) ile zarar arasındaki bağ, dışarıdan gelen üçüncü kişinin ağır kusuruyla kopmuştur.
Üçüncü kişinin kusuru, idarenin eylemi ile sonuç arasındaki bağı kestiği için idareyi sorumluluktan kurtarır.

Key Concept

İdarenin Sorumluluğunda Nedensellik (İlliyet) Bağı

Hints

1
İdarenin tazminat ödemesi için zararın idarenin kendi eyleminden kaynaklanması şarttır.
2
Eğer zarar, idarenin kontrolü dışındaki bir başkasının (üçüncü kişinin) ağır hatasından doğmuşsa, idare ile sonuç arasındaki köprü yıkılmış sayılır.
3
Bu duruma hukukta 'illiyet bağının kesilmesi' denir ve üçüncü kişinin ağır kusuru idareyi sorumluluktan kurtarır.

Practice More

İdarenin sorumluluğunu kaldıran diğer haller olan 'Mücbir Sebep' ve 'Zarar Görenin Kusuru' kavramlarını inceleyiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 605Question

Türkiye'nin idari yapısında yerinden yönetim ilkesine dayanan İl Özel İdaresi, karar organlarının seçmenler tarafından belirlendiği bir mahalli idare birimidir. Bu birimin "İl Genel Meclisi" olarak adlandırılan karar organının başkanlık yapısı ve işleyişi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İl Genel Meclisi, kendi üyeleri arasından gizli oyla seçtiği bir başkan tarafından yönetilir.

Answer

İl Genel Meclisi, kendi üyeleri arasından gizli oyla seçtiği bir başkan tarafından yönetilir.
İl Genel Meclisi, yerinden yönetim ilkesinin bir yansıması olarak özerk bir yapıya sahiptir. 53025302 sayılı Kanun çerçevesinde, meclis kendi üyeleri arasından gizli oyla bir başkan, bir birinci başkan vekili ve bir ikinci başkan vekili seçerek kendi başkanlık divanını oluşturur. Bu durum, meclisin vali karşısındaki bağımsızlığını ve karar organı olma niteliğini güçlendirir.

Step-by-Step Solution

1
İl Özel İdaresinin organlarını belirle.
İl Özel İdaresi; Vali, İl Genel Meclisi ve İl Encümeni olmak üzere üç organdan oluşur.
Soruda sorulan İl Genel Meclisinin hangi idari yapı içinde olduğunu anlamak için gereklidir.
2
İl Genel Meclisinin hukuki niteliğini analiz et.
İl Genel Meclisi, İl Özel İdaresinin en üst karar ve görüşme organıdır.
Karar organlarının demokratik seçimle ve kendi içinden yönetimle oluşturulması yerinden yönetim ilkesinin gereğidir.
3
Meclis başkanlığı kuralını hatırla.
53025302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu uyarınca, İl Genel Meclisi seçim sonuçlarının ilanını izleyen 55. gün kendiliğinden toplanır ve üyeleri arasından gizli oyla bir başkan seçer.
Eski düzenlemede (eskiden vali başkandı) yapılan değişikliği doğrulamak için mevzuat bilgisi kullanılır.

Key Concept

İl Özel İdaresinin demokratik karar organı olan İl Genel Meclisinin başkanlık divanının kendi üyeleri arasından seçimle oluşturulması.

Hints

1
Belediye Meclisi ile İl Genel Meclisi arasındaki başkanlık farkını düşünün.
2
Belediye meclisine belediye başkanı başkanlık ederken, İl Özel İdaresinde durum farklıdır.
3
Vali, İl Özel İdaresinin yürütme organıdır ancak karar organı olan meclisin üyesi veya başkanı değildir.

Practice More

İl Encümeni ve Belediye Encümeninin başkanlık yapılarını karşılaştırarak çalışmanız konuyu pekiştirecektir.
Estimated Time:45s
Question 606Question

Türk idare hukukunda idarenin bütünlüğünü sağlamak amacıyla öngörülen hiyerarşi ve idari vesayet denetim yetkilerinin hukuki rejimleri arasındaki farklara ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Hiyerarşi makamı alt makamın yerine geçerek işlem tesis etme (ikame) yetkisine sahipken; idari vesayet makamı, kanunda açıkça belirtilmedikçe denetlenen kurum adına işlem yapamaz.

Answer

Hiyerarşi makamının ikame yetkisine sahip olması, idari vesayet makamının ise kural olarak bu yetkiye sahip olmaması iki denetim türü arasındaki temel farklardan biridir.
Türk idare hukukunda hiyerarşi yetkisi, üst makama alt makamın işlemlerini iptal etme, değiştirme ve hatta onun yerine geçerek işlem tesis etme (ikame) yetkisi tanır. Buna karşılık, idari vesayet yetkisi anayasal bir kural olarak istisnaidir ve sadece kanunla tanınan sınırlar içinde kullanılabilir. Vesayet makamı kural olarak denetlediği yerinden yönetim kuruluşu adına karar alamaz (ikame yetkisi yoktur), sadece hukuka aykırı bulduğu kararları iptal edebilir veya onaylamayabilir.

Step-by-Step Solution

1
Hiyerarşi ve İdari Vesayet kavramlarını tanımlayın.
Hiyerarşi aynı tüzel kişilik içindeki ast-üst ilişkisidir; İdari Vesayet ise merkezi idarenin yerinden yönetimleri denetlemesidir.
Denetimin gerçekleştiği hukuki zemini anlamak için bu ayrım temeldir.
2
Denetimin kapsamını (hukukilik ve yerindelik) karşılaştırın.
Hiyerarşi hem hukukilik hem yerindelik (yerindelik denetimi ile işlemin amaca uygunluğu bakılır) denetimini kapsar; vesayet ise kural olarak sadece hukukilik ile sınırlıdır.
Yetkinin derinliğini belirlemek için kapsam analizi gereklidir.
3
İkame (yerine geçme) yetkisini değerlendirin.
Hiyerarşik amir, astın yerine geçip karar alabilir (ikame yetkisi). Vesayet makamı ise kural olarak denetlediği kurumun yerine geçip karar alamaz, sadece işlemi onar, iptal eder veya geri gönderir.
Sorunun kökünde yatan karakteristik fark ikame yetkisidir.

Key Concept

İdarenin Bütünlüğü: Hiyerarşi vs İdari Vesayet

Hints

1
Hangi yetkinin 'doğal/saklı', hangisinin 'istisnai' olduğunu hatırlayın.
2
Bir valinin kendi memuru üzerindeki yetkisi ile bir belediye başkanı üzerindeki yetkisini düşünün.
3
Üst makamın, alt makamın yetki alanına girip bizzat karar alıp alamayacağı (ikame yetkisi) bu ayrımın anahtarıdır.

Practice More

Vali ile Belediye Başkanı arasındaki denetim ilişkisi ile Vali ile Kaymakam arasındaki ilişkiyi kıyaslayan bir soru çözebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 607Question

Bir büyükşehir belediyesi, kent içi trafiği düzenlemek amacıyla bazı yollarda kalıcı güzergâh değişiklikleri yapmış ve belirli bir caddeyi tamamen yayalaştırmıştır. Bu işlem hukuka ve kamu yararına tamamen uygun olarak gerçekleştirilmesine rağmen, cadde üzerinde bulunan ve başka bir giriş kapısı olmayan bir lojistik deposu, faaliyetlerini sürdüremez hale gelmiş ve işletme sahibi ağır bir maddi zarara uğramıştır.

İdarenin bu hukuka uygun işleminden doğan özel ve olağan dışı zararı tazmin etmesi, aşağıdaki sorumluluk ilkelerinden hangisi ile doğrudan ilişkilidir?

Show answer & explanation

Answer: Fedakârlığın Denkleştirilmesi

Answer

İdarenin hukuka uygun işlemlerinden doğan özel zararların tazmini 'Fedakârlığın Denkleştirilmesi' ilkesiyle açıklanır.
İdarenin mali sorumluluğu iki ana başlıkta incelenir: Kusurlu sorumluluk (Hizmet Kusuru) ve kusursuz sorumluluk. Kusursuz sorumluluğun türlerinden biri olan 'Fedakârlığın Denkleştirilmesi' ilkesine göre; idare, hukuka tamamen uygun bir işlem yapsa dahi, bu işlem kamu yararı adına yapıldığı için bir kişinin mülkiyet veya çalışma hürriyetine 'özel, ağır ve olağan dışı' bir müdahale oluşturuyorsa, bu zararı tazmin etmek zorundadır. Senaryodaki yayalaştırma kararı hukuka uygundur ancak lojistik deposu sahibine yüklenen külfet genel toplumun katlandığı külfetten çok daha ağırdır.

Step-by-Step Solution

1
İdari işlemin niteliğini belirle
İşlem hukuka ve kamu yararına uygundur.
Sorumluluğun kusurlu mu yoksa kusursuz mu olduğunu anlamak için ilk adım budur.
2
Zararın niteliğini analiz et
Zarar genel değil, belirli bir kişiye yönelik 'özel' ve 'ağır' bir zarardır.
Hukuka uygun işlemlerden doğan her zarar tazmin edilmez; tazminat için zararın anonimlikten çıkıp şahsileşmesi gerekir.
3
Sorumluluk ilkesini eşleştir
Kamu külfetleri karşısında eşitlik ilkesi gereği 'Fedakârlığın Denkleştirilmesi' uygulanır.
Bir bireyin toplum yararı için katlandığı fedakarlığın bedeli, vergi veren tüm toplum tarafından paylaşılmalıdır.

Key Concept

Fedakârlığın Denkleştirilmesi (Kamu Külfetleri Karşısında Eşitlik)

Hints

1
İşlemin 'hukuka uygun' olup olmadığına dikkat edin.
2
Bir kişi kamu yararı için toplumun geri kalanından daha fazla zarara uğruyorsa, bu denge nasıl sağlanır?
3
Bu ilke, kamu külfetleri karşısında eşitliği sağlamayı amaçlayan bir kusursuz sorumluluk türüdür.

Practice More

İdarenin kusursuz sorumluluk hallerinden 'Risk İlkesi' ile 'Fedakârlığın Denkleştirilmesi' arasındaki farkı örneklerle karşılaştırın.
Estimated Time:1m 15s
Question 608Question

Devlet memurlarının özlük hakları kapsamında yer alan "aylıksız izin" müessesesi, 657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile düzenlenmiştir. Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca, herhangi bir mazeret şartına bağlı olmaksızın sadece hizmet süresine dayanarak talep edilebilen aylıksız izin hakkı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: 55 hizmet yılını tamamlamış memura, isteği üzerine memuriyeti boyunca ve en fazla iki defada kullanılmak kaydıyla toplam bir yıla kadar aylıksız izin verilebilir.

Answer

55 hizmet yılını tamamlayan memurlara, memuriyetleri boyunca toplamda bir yıla kadar ve en fazla iki seferde kullanılabilen aylıksız izin verilmesi doğru bir ifadedir.
Doğru seçenek, 657657 sayılı Kanun'un 108108. maddesinin (E) fıkrasındaki düzenlemeyi tam olarak yansıtmaktadır. Buna göre 55 hizmet yılını dolduran memurlar, mazeret göstermeksizin memuriyet hayatları boyunca toplam 11 yıla kadar aylıksız izin kullanabilirler. Bu izin tek seferde kullanılabileceği gibi en fazla ikiye bölünerek de kullanılabilir.

Step-by-Step Solution

1
İlgili kanun maddesini tespit et.
657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu Madde 108/E108/E.
Memurların aylıksız izin hakları bu madde altında sınıflandırılmıştır.
2
Hizmet yılı şartını kontrol et.
55 hizmet yılının tamamlanmış olması gerekir.
Kanun koyucu, bu hakkı belirli bir kıdeme sahip memurlara tanımıştır.
3
İzin süresini ve kullanım şeklini belirle.
Toplam 11 yıl, en fazla 22 parça.
İznin bölünebilirliği ve üst sınırı kanunda açıkça belirtilmiştir.

Key Concept

Memurların Aylıksız İzin Hakları (Refakat, Doğum, Askerlik ve 5 Yıl Kuralı)

Hints

1
657657 sayılı Kanun'un 108108. maddesine odaklanın.
2
Mazeretsiz aylıksız izin için gereken hizmet süresi 55 yıldır.
3
İzin süresinin üst sınırı 1212 ay olup bu süre en fazla iki parça halinde kullanılabilir.

Practice More

Doğum sonrası ve refakat izni sonrası verilen aylıksız izin sürelerini bu madde ile karşılaştırarak çalışınız.
Estimated Time:50s
Question 609Question

İdarenin bütünlüğünü sağlamak amacıyla kullanılan denetim araçlarından hiyerarşi ve idari vesayet arasındaki yetki sınırları ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Merkezi idare temsilcisi olan idari vesayet makamı, denetlediği yerinden yönetim kuruluşunun bir işlemini hukuka aykırı bulduğunda, bu işlemi her durumda doğrudan değiştirerek onama hakkına sahiptir.

Answer

İdari vesayet makamının, denetlediği yerinden yönetim kuruluşunun işlemini her durumda doğrudan değiştirerek onama hakkına sahip olduğu ifadesi yanlıştır.
İdari vesayet makamının yetkileri kanunla sınırlıdır ve istisnai niteliktedir. Yerinden yönetim kuruluşlarının özerkliğini korumak amacıyla, vesayet makamı kural olarak bu kuruluşların kararlarını değiştirerek onama (tadil etme) yetkisine sahip değildir. Vesayet makamı ya işlemi olduğu gibi onaylar ya da hukuka aykırı bulursa iptal eder/yargıya taşır. Değiştirerek onama yetkisi sadece hiyerarşik üstlere tanınan geniş bir yetkidir.

Step-by-Step Solution

1
Denetim türlerini tanımlayın.
Hiyerarşi aynı tüzel kişilik içindeki ast-üst ilişkisidir; İdari vesayet ise merkezi idarenin yerinden yönetimler üzerindeki denetimidir.
Sorunun temelini oluşturan iki kavramın çerçevesini çizmek için gereklidir.
2
Denetimin kapsamını (Hukukilik vs Yerindelik) karşılaştırın.
Hiyerarşide her iki denetim de varken, idari vesayette kural 'hukukilik' denetimidir; yerindelik denetimi için kanunda açık hüküm gerekir.
Denetim makamlarının hangi kriterlere göre hareket edebileceğini belirlemek için.
3
Denetimin sonuçlarını (İptal, Değiştirme, Onama) analiz edin.
Hiyerarşi makamı işlemi değiştirebilir (değiştirerek onama); ancak idari vesayet makamı yerinden yönetim kuruluşunun iradesine saygı gereği işlemi değiştiremez, sadece iptal edebilir veya iade edebilir.
İdari vesayetin 'istisnai ve sınırlı' olma özelliğini doğrulamak için.

Key Concept

İdari Vesayet ve Hiyerarşi Farkları

Hints

1
Hangi denetim türünün daha 'sınırlı' olduğunu düşünün.
2
İdari vesayet makamı, özerk bir kuruluşun iradesinin yerine kendi iradesini koyabilir mi?
3
Değiştirerek onama yetkisi 'ikame edici' bir yetkidir ve bu yetki hiyerarşiye özgüdür.

Practice More

Vali ile Belediye Başkanı veya Kaymakam ile Köy Muhtarı arasındaki denetim türlerini ve bu denetimlerin sınırlarını içeren örnek olayları inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 610Question

Türkiye'de kamu hizmetlerinin sunumunda yerinden yönetim ilkesinin bir gereği olarak mahalli idareler oluşturulmuştur. 19821982 Anayasası'nın 127127. maddesine göre; il, belediye veya köy halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan ve karar organları seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzel kişilerine mahalli idare denir. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi anayasal olarak tanımlanan mahalli idare (yerel yönetim) birimleri arasında yer almaz?

Show answer & explanation

Answer: İlçe idaresi

Answer

İlçe idaresi, merkezi yönetimin taşra teşkilatı içerisinde yer alır ve bir mahalli idare birimi değildir.
Doğru cevap ilçe idaresidir çünkü Türkiye Cumhuriyeti idari yapısında ilçe idaresi, merkezi yönetimin taşra teşkilatının bir parçasıdır. Mahalli idareler ise Anayasa'da 'İl özel idaresi, Belediye ve Köy' olarak sınırlı sayıda sayılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa'nın mahalli idareleri düzenleyen maddesini hatırlayın.
19821982 Anayasası'nın 127127. maddesi mahalli idareleri; il, belediye ve köy olarak belirlemiştir.
Anayasal tanım, hangi birimlerin yerel yönetim olduğunu kesin olarak belirler.
2
Merkezi yönetim (taşra) ve yerinden yönetim (mahalli) ayrımını kontrol edin.
İl Genel İdaresi ve İlçe İdaresi merkezi yönetimin 'taşra' kısmındadır; İl Özel İdaresi, Belediye ve Köy ise 'mahalli' idarelerdir.
İdari teşkilat yapısındaki bu ayrım, birimin tüzel kişiliğinin olup olmadığını ve merkeze bağlılık derecesini belirler.
3
Seçeneklerdeki birimlerin idari statüsünü karşılaştırın.
İlçe idaresinin bir kamu tüzel kişiliği yoktur ve doğrudan merkeze (bakanlığa) bağlı bir taşra birimidir.
Mahalli idarelerin kendi kamu tüzel kişilikleri ve seçilmiş karar organları bulunurken, ilçe idaresinde bu özellikler yoktur.

Key Concept

İdari Teşkilat Yapısı: Taşra ve Mahalli İdare Ayrımı

Hints

1
Anayasa'nın 127127. maddesinde sayılan üç ana birimi hatırlamaya çalışın.
2
Hangi birimin 'kamu tüzel kişiliği' olmadığını düşünün; taşra birimlerinin ayrı tüzel kişiliği yoktur.
3
Kaymakam tarafından yönetilen ilçe idaresi, merkezi yönetimin bir uzantısıdır.

Practice More

İl Genel İdaresi (Taşra) ile İl Özel İdaresi (Mahalli) arasındaki farkları inceleyerek kavramları pekiştirebilirsiniz.

Alternative Method

Mahalli idarelerin 'karar organlarının seçmenler tarafından seçilmesi' kriterini uygulayın. İlçe idaresinin başında atanan bir memur (kaymakam) vardır, bu da onun mahalli idare olmadığını gösterir.
Estimated Time:50s
Question 611Question

İdare hukukunun temel özelliklerinden biri, idarenin kamu gücünü kullanarak tesis ettiği kararları, bir mahkeme hükmüne veya başka bir organın yardımına ihtiyaç duymaksızın, kendi imkan ve araçlarıyla doğrudan doğruya hayata geçirebilmesidir. Örneğin; belediyenin, kaçak olduğu tespit edilen bir yapının yıkılması yönündeki kararını bizzat icra etmesi bu duruma örnektir.

Bu yetenek, idari işlemlerin aşağıdaki özelliklerinden hangisi ile ifade edilir?

Show answer & explanation

Answer: Re'sen icra yetkisi

Answer

İdarenin tesis ettiği işlemleri mahkeme kararı olmaksızın bizzat uygulama yeteneğine "re'sen icra yetkisi" denir.
İdare, kamu gücü ayrıcalıkları kapsamında "re'sen icra" yetkisine sahiptir. Bu yetki, idarenin bir mahkeme kararına ihtiyaç duymadan, kendi aldığı kararları bizzat ve doğrudan uygulama gücünü ifade eder. Bu durum idare hukukunu özel hukuktan ayıran en temel özelliklerden biridir.

Step-by-Step Solution

1
İdare hukukundaki kamu gücü ayrıcalıklarını analiz etmek
İdarenin özel kişilerden üstün yetkilerle donatıldığı görülür.
İdare hukukunun "eşitsizlikler hukuku" olmasının temelinde kamu yararı yatar.
2
İdari işlemin uygulanma sürecini incelemek
İşlemlerin kendiliğinden hukuka uygun kabul edildiği ve icra edilebilir olduğu saptanır.
İdari işlemlerin "icrailik" özelliği, onların hukuki sonuç doğurmasını sağlar.
3
Uygulama için mahkeme kararına ihtiyaç duyulup duyulmadığını belirlemek
İdarenin bizzat ve doğrudan uygulama gücü olduğu tespit edilir.
Mahkeme yardımı aranmaksızın yapılan bu doğrudan uygulama yetkisi re'sen icra olarak adlandırılır.

Key Concept

Re'sen İcra Yetkisi

Hints

1
İdarenin mahkemeye gitmesine gerek kalmadan işini görmesini sağlayan yetkiyi düşünün.
2
Kelime anlamı 'kendiliğinden uygulama' olan terimi hatırlamaya çalışın.

Practice More

İdari işlemlerin 'hukuka uygunluk karinesi' ile 're'sen icra' arasındaki farkı inceleyen soruları çözebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 612Question

İdare hukukunda kolluk faaliyetleri, kamu düzenini bozucu nitelikteki eylemleri henüz gerçekleşmeden önlemeye çalışan 'idari kolluk' ve suçun işlenmesinden sonra failleri bulup adli makamlara teslim etmeyi amaçlayan 'adli kolluk' olarak ikiye ayrılmaktadır. Buna göre, aşağıdaki faaliyetlerden hangisi doğrudan 'idari kolluk' yetkisi kapsamında yürütülen önleyici bir işlemdir?

Show answer & explanation

Answer: Vali tarafından, toplum sağlığını tehdit eden bir salgın hastalık nedeniyle il genelinde maske takma zorunluluğu getirilmesi

Answer

Vali tarafından toplum sağlığını korumak amacıyla getirilen maske zorunluluğu, idari kolluğun önleyici nitelikteki faaliyetine bir örnektir.
İdari kolluk faaliyetlerinin temel amacı, kamu düzenini (güvenlik, sağlık, ahlak, dirlik) henüz bozulmadan korumaktır. Vali tarafından salgın hastalık riskine karşı alınan maske kararı, bir suçun soruşturulması değil, toplum sağlığının korunması amacı taşıdığı için tipik bir idari kolluk işlemidir.

Step-by-Step Solution

1
Faaliyetin zamanını belirle
Mevcut bir suçun araştırılması mı yoksa gelecekteki bir zararın önlenmesi mi olduğu kontrol edilir.
İdari kolluk önleyici (suç öncesi), adli kolluk bastırıcıdır (suç sonrası).
2
Yetkili makamı kontrol et
İşlemi yapanın Vali (idari makam) mi yoksa Savcı (adli makam) mı olduğuna bakılır.
Vali ve Kaymakam genel idari kolluk makamlarıdır.
3
Kamu düzeni unsurlarını eşleştir
Genel sağlık, güvenlik, dirlik-esenlik ve genel ahlak unsurlarından birine hizmet edip etmediği belirlenir.
İdari kolluğun amacı bu dört unsuru koruyarak kamu düzenini sağlamaktır.

Key Concept

İdari Kolluk vs Adli Kolluk Ayrımı

Hints

1
İdari kolluk, olaylar gerçekleşmeden önce 'dur' der; adli kolluk ise olaydan sonra 'neden' der.
2
Seçeneklerdeki eylemlerin hangisinde bir suç şüphesi veya adli makam (Savcı/Mahkeme) müdahalesi olmadığını düşünün.
3
Vali, Kaymakam gibi mülki amirlerin kamu düzenini (sağlık, güvenlik vb.) koruma amaçlı kararları idari kolluk kapsamındadır.

Practice More

Belediye kolluğu (Zabıta) ile genel kolluk (Polis/Jandarma) arasındaki yetki farklarını inceleyebilirsiniz.

Alternative Method

İdari kollukta yetkili makamlar idari hiyerarşiye (İçişleri Bakanlığı gibi) bağlıdır, adli kolluk ise görev yaparken adli makamlara (Savcılık) bağlıdır.
Estimated Time:1m 15s
Question 613Question

İdari kolluk faaliyetleri kapsamında tesis edilen işlemler; kapsamı, hitap ettiği kitle ve uygulama alanı bakımından "düzenleyici kolluk işlemleri" ve "bireysel (subjektif) kolluk işlemleri" olarak iki temel kategoriye ayrılmaktadır. Düzenleyici işlemler genel, soyut ve objektif kurallar içerirken; bireysel işlemler belirli bir kişi veya duruma yönelik, somut bir hukuki sonuç doğuran uygulama niteliğindedir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi idarenin tesis ettiği "bireysel" bir kolluk işlemi örneğidir?

Show answer & explanation

Answer: Bir trafik polisinin, kırmızı ışık ihlali yaptığı tespit edilen bir sürücüye idari para cezası tutanağı düzenlemesi

Answer

Bir trafik polisinin, kırmızı ışık ihlali yaptığı tespit edilen belirli bir sürücüye idari para cezası tutanağı düzenlemesi işlemi bireysel bir kolluk işlemidir.
Kırmızı ışık ihlali nedeniyle düzenlenen para cezası tutanağı, belirli bir kişiye (sürücü) ve belirli bir olaya (o anki ihlal) yöneliktir. Hukuki sonuçlarını sadece o kişi üzerinde doğurur ve genel bir kural koymak yerine mevcut bir kuralı somut olaya uygular. Bu özellikler işlemi 'bireysel (subjektif) kolluk işlemi' yapar.

Step-by-Step Solution

1
Kolluk işlemlerinin kapsamını analiz et.
İşlemlerin 'genel/soyut' (düzenleyici) veya 'özel/somut' (bireysel) olduğu belirlenir.
İdari kolluk işlemlerinin hukuki niteliğini ayırt etmek için hitap edilen kitlenin belirlenmesi gerekir.
2
Seçeneklerdeki işlemlerin muhataplarını değerlendir.
Valilik, Belediye ve Bakanlık kararlarının geniş bir kitleyi ve genel durumları kapsadığı görülür.
Düzenleyici işlemler tek bir kişiyi değil, o kategoriye giren herkesi bağlar.
3
Somut olaya yönelik olan işlemi tespit et.
Trafik cezasının sadece o ihlali yapan kişiye özel olduğu saptanır.
Bireysel işlemler, genel kuralların somut olaylara uygulanması aşamasıdır.

Key Concept

İdari Kolluk İşlemlerinin Türleri (Düzenleyici vs. Bireysel)

Hints

1
İşlemin hitap ettiği kitleye bakın: Herkesi mi kapsıyor yoksa tek bir kişiyi mi?
2
Düzenleyici işlemler (yönetmelik, genelge vb.) kuralları koyar; bireysel işlemler ise o kuralları belirli bir kişiye uygular.

Practice More

Adli kolluk ile idari kolluk arasındaki farkları ve kolluk yetkisinin devredilemezliği ilkesini tekrar gözden geçirin.
Estimated Time:50s
PreviousPage 31 / 31
İdare Hukuku — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Page 31 | Examkin