Alacaklı (A), borçlu (B) ile akdettiği bir satım sözleşmesine dayanarak borçlu aleyhine ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur. Alacaklı, talebine delil olarak noterlikçe sadece tarafların imzalarının onaylandığı ve borçlunun kayıtsız şartsız para borcu ikrarını içeren bir sözleşme nüshası sunmuştur.
İcra ve İflas Kanunu hükümleri uyarınca, mahkemenin bu talepte "teminat" hususuna ilişkin uygulaması ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Sözleşme noterlikçe re'sen düzenlenmeyip sadece imza onayı içerdiği için "ilam mahiyetinde vesika" sayılmaz; bu nedenle mahkemece teminat miktarının takdir edilmesi gerekir.Answer
- BBelge noterlikçe onaylanmış bir borç ikrarı içerdiği için ilam mahiyetinde vesika kabul edilir ve alacaklıdan teminat istenemez.
- Cİhtiyati haciz talebi bir sözleşmeye dayandığı sürece, belgenin noter onaylı olup olmamasına bakılmaksızın mahkeme alacağın en az 'i oranında teminat almak zorundadır.
- Dİmza onaylı noter senetleri sadece genel haciz yoluyla takibe dayanak teşkil edebileceği için bu belgeye dayanarak ihtiyati haciz kararı verilemez.
- EMahkeme, alacaklı devlet kurumu olmadığı sürece elindeki belgenin niteliğine bakmaksızın alacaklıdan her durumda teminat istemekle yükümlüdür.
Answer
Sözleşme noterlikçe re'sen düzenlenmeyip sadece imza onayı içerdiği için ilam mahiyetinde vesika sayılmaz; bu nedenle mahkemece teminat miktarının takdir edilmesi gerekir.
İcra ve İflas Kanunu Madde 259/2'ye göre, ihtiyati haciz talebi bir ilama veya ilam mahiyetindeki bir vesikaya dayanıyorsa teminat aranmaz. Ancak İİK Madde 38'e göre noter senetlerinin ilam mahiyetinde kabul edilebilmesi için noterlikçe 're'sen düzenlenmiş' olması şarttır. Sorudaki olayda alacaklı sadece 'imza onaylı' bir belge sunduğu için bu belge ilam mahiyetinde değildir. Dolayısıyla mahkeme, Madde 259/3 uyarınca teminat miktarını takdir ederek alacaklıdan teminat istemelidir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
İhtiyati Hacizde Teminat İstisnaları (İİK Madde 259)
Estimated Time:1m 30s