Bir anonim şirketin yönetim kurulu, şirket esas sözleşmesindeki yetkiye dayanarak hazırladığı bir iç yönerge ile şirketin tüm operasyonel yönetimini ve finansal raporlama süreçlerini bir murahhas üyeye devretmiştir. Yönetim kurulu üyeleri, murahhas üyenin finans alanındaki geçmiş tecrübelerine ve profesyonel itibarını göz önüne alarak, üç yıl boyunca hiçbir denetim mekanizması işletmemiş ve murahhas üyenin sunduğu özet raporları sorgulamaksızın kabul etmiştir. Yapılan bağımsız denetim sonucunda, murahhas üyenin uzun süredir şirketin finansal tablolarında tahrifat yaptığı ve bu durumun zamanında yapılacak bir üst gözetimle fark edilebileceği ortaya çıkmıştır. Bu olayda yönetim kurulu üyelerinin hukuki sorumluluğu hakkında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümleri çerçevesinde aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- AYönetim yetkisi murahhas üyeye usulüne uygun olarak devredildiği için, yönetim kurulu üyeleri murahhas üyenin şahsi hileli eylemlerinden dolayı hiçbir şekilde sorumlu tutulamazlar.
- Yönetim kurulunun 'üst gözetim' yükümlülüğü TTK Madde 375 uyarınca devredilemez ve vazgeçilemez bir görev olduğundan; kurul üyeleri, gözetim görevindeki ihmalleri nedeniyle oluşan zararlardan sorumludurlar.Answer
- CMurahhas üyenin tecrübesine güvenilmesi 'İş Adamı Kararı İlkesi' (Business Judgment Rule) kapsamında değerlendirileceğinden, yönetim kurulu üyelerinin bu güveni özen borcuna aykırılık teşkil etmez.
- DSorumluluk davasında ispat yükü yer değiştirerek; üyelerin murahhas üyeyi denetlediklerini değil, murahhas üyenin denetimi hile ile engellediğini ispat etmeleri sorumluluğu kendiliğinden kaldırır.
- Eİç yönergede denetim görevi açıkça başka bir kurula bırakılmadığı sürece, yönetim kurulunun sorumluluğu sadece 'murahhas üyenin seçimi' (cura in eligendo) sırasında gösterilen özenle sınırlıdır.