Temel Haklar ve Ödevler

151 questions

Question 81Question

19821982 Anayasası'nın 1313. maddesinde 20012001 yılında yapılan köklü değişiklikler neticesinde 'genel sınırlama sebepleri' sistemden çıkarılmıştır. Bu anayasal değişiklik ve mevcut sınırlama rejimi dikkate alındığında; bir temel hak ve hürriyeti düzenleyen ilgili Anayasa maddesinde herhangi bir özel sınırlama sebebine yer verilmemiş olması durumunda, söz konusu hakka yönelik gerçekleştirilecek sınırlama faaliyetiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Anayasa'nın ilgili maddesinde özel bir sınırlama sebebi belirtilmediği sürece, bu hak ve hürriyet kanunla dahi sınırlandırılamaz.

Answer

Anayasa'nın ilgili maddesinde özel bir sınırlama sebebi belirtilmediği sürece, bu hak ve hürriyetin kanunla dahi sınırlandırılamayacağı ifadesi doğrudur.
1982 Anayasası'nın 13. maddesinde 2001 yılında yapılan değişiklik ile 'genel sınırlama' sistemi terk edilmiştir. Mevcut hükme göre, temel hak ve hürriyetler yalnızca Anayasa'nın ilgili maddelerinde o hak için özel olarak belirtilen sebeplere dayanarak sınırlandırılabilir. Dolayısıyla, bir hak maddesinde herhangi bir sınırlama sebebi (örneğin; kamu düzeni, genel sağlık vb.) sayılmamışsa, o hakkın kanunla sınırlandırılması anayasal olarak mümkün değildir. Bu durum, o hakkın dokunulmazlığını en üst düzeyde koruyan bir güvencedir.

Step-by-Step Solution

1
Madde 13'ün mevcut halini incele
Temel hak ve hürriyetlerin ancak 'Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak' sınırlanabileceği hükmünü tespit et.
Sınırlama yetkisinin anayasal dayanağını belirlemek.
2
2001 değişikliğinin etkisini analiz et
2001 yılında 'genel sınırlama' sebeplerinin kaldırıldığını ve 'özel sınırlama' sistemine geçildiğini anla.
Sınırlama sebeplerinin kapsamını doğru yorumlamak.
3
Mantıksal çıkarım yap
Eğer ilgili maddede bir sebep yoksa, Article 13'teki 'belirtilen sebeplere bağlı olma' şartı gerçekleşemeyeceği için sınırlama yapılamaz.
Soruda sorulan hukuki sonucu belirlemek.

Key Concept

Özel Sınırlama Sebeplerinin Mutlaklığı

Practice More

Madde 13'teki tüm şartların (kanun, özel sebep, öz, söz-ruh, demokratik düzen, laik cumhuriyet, ölçülülük) kümülatif uygulandığı bir olay analizi çözünüz.
Estimated Time:1m 40s
Question 82Question

1982 Anayasası’nın temel hak ve hürriyetlere ilişkin sistematiğinde; bireyin devletten olumlu bir hizmet, yardım veya imkan sağlanmasını talep edebildiği haklar 'isteme hakları' (pozitif statü hakları) olarak nitelendirilir. Bu haklar, Anayasa'nın 65. maddesi gereği devletin mali imkanlarıyla sınırlı bir yükümlülük doğurur. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi anayasal sistematiğimizde bu nitelikteki haklardan biridir?

Show answer & explanation

Answer: Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi

Answer

Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi
Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi, 1982 Anayasası’nın 'Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler' başlığı altında düzenlenen, bireyin devletten eğitim imkanı sağlanmasını talep edebileceği klasik bir pozitif statü hakkıdır. Bu haklar, devletin mali kaynaklarının yeterliliği ilkesine (Madde 65) tabi olan hak grubunda yer alır.

Step-by-Step Solution

1
Hakların niteliklerine göre sınıflandırılmasını analiz edin.
Jellinek'in üçlü ayrımına göre haklar; negatif statü (koruyucu), pozitif statü (isteme) ve aktif statü (katılma) hakları olarak ayrılır.
Anayasa hukukunda hakların hangi ödev grubuna girdiğini belirlemek için bu doktriner ayrım temel alınır.
2
1982 Anayasası'ndaki bölümleri ve Madde 65'in kapsamını değerlendirin.
Pozitif statü hakları 'Sosyal ve Ekonomik Haklar' bölümünde yer alır ve devletin mali gücüyle sınırlıdır.
Anayasa'nın 65. maddesi, devletin sosyal ve ekonomik ödevlerini yerine getirirken mali kaynaklarının yeterliliğini gözetmesine imkan tanır.
3
Seçeneklerdeki hakları ilgili anayasal bölümlerle eşleştirin.
Özel hayatın gizliliği (m.20), dernek kurma (m.33) ve hak arama (m.36) kişi haklarıdır; kamu hizmetine girme (m.70) siyasi haktır; eğitim hakkı (m.42) sosyal haktır.
Bölümleme, hakkın niteliğini ve devletin bu haktaki rolünü (müdahale etmeme, hizmet sunma veya katılımı sağlama) belirler.

Key Concept

İsteme Hakları (Pozitif Statü Hakları)
Estimated Time:1m 0s
Question 83Question

1982 Anayasası’nın "Yabancıların Durumu" başlıklı 16. maddesi ve temel hakların sınırlandırılmasına ilişkin özel hükümler (örneğin dilekçe hakkı) birlikte değerlendirildiğinde, yabancıların temel hak ve hürriyetlerinin rejimine dair aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Temel hak ve hürriyetler, yabancılar için, milletlerarası hukuka uygun olarak ancak kanunla sınırlanabilir.

Answer

Temel hak ve hürriyetlerin yabancılar için milletlerarası hukuka uygun olarak ancak kanunla sınırlanabileceği ifadesi doğrudur.
Anayasa'nın 16. maddesi, yabancıların temel hak ve hürriyetlerinin sınırlanmasında iki temel şart öngörür: Sınırlamanın kanunla yapılması ve bu sınırlamanın milletlerarası hukuka uygun olması. Bu, yabancılar için getirilmiş özel ve doğrudan bir anayasal rejimdir.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa'nın 16. maddesindeki özel sınırlama rejimini analiz etme
Maddede yabancılar için hakların 'kanunla' ve 'milletlerarası hukuka uygun olarak' sınırlanabileceği açıkça belirtilmiştir.
Yabancıların statüsü, vatandaşlardan farklı olarak ek bir sınırlama kriterine (milletlerarası hukuk) tabidir.
2
Dilekçe hakkı gibi spesifik haklardaki yabancı şartlarını kontrol etme
74. maddede yabancılar için 'ikamet' ve 'karşılıklılık' (mütekabiliyet) şartlarının arandığı görülür.
Bazı hakların kullanımı yabancılar için özel usuli şartlara bağlanmıştır.
3
2001 Anayasa değişikliğinin 14. madde (kötüye kullanma) üzerindeki etkisini değerlendirme
2001 değişikliği ile 'amaçlayan' ifadesi yerine 'faaliyetler biçiminde' ifadesi getirilerek kapsam somutlaştırılmıştır.
Hukuki güvenliğin sağlanması ve hak kullanımının sınırlarının netleşmesi amaçlanmıştır.

Key Concept

Yabancıların Haklarının Sınırlandırılmasında Kanunilik ve Milletlerarası Hukuk Uyumu
Estimated Time:1m 30s
Question 84Question

19821982 Anayasası'nda düzenlenen "Türk Vatandaşlığı" ile "Seçme, Seçilme ve Siyasi Faaliyette Bulunma Hakları"na ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Ceza infaz kurumlarında bulunan tutuklular ile taksirli suçlardan hüküm giyen hükümlüler, seçimlerin dürüstlüğü ve güvenliği gerekçesiyle oy kullanma hakkından mahrum bırakılmışlardır.

Answer

Ceza infaz kurumlarında bulunan tutuklular ile taksirli suçlardan hüküm giyen hükümlülerin oy kullanma hakkından mahrum bırakıldığını belirten ifade yanlıştır; zira bu kişiler oy kullanabilirler.
Anayasa'nın 6767. maddesine göre ceza infaz kurumlarında bulunan tutuklular ile taksirli suçlardan hüküm giyen hükümlülerin oy kullanma hakkı bulunmaktadır. Anayasal yasak sadece silah altındaki er/erbaşlar, askerî öğrenciler ve kasıtlı suçlardan hüküm giyenler için geçerlidir. Bu nedenle, tutukluların oy kullanamayacağını belirten ifade hatalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa'nın 6767. maddesinde yer alan oy kullanamayacaklar listesini incelemek.
Silah altında bulunan er ve erbaşlar, askerî öğrenciler ve kasıtlı suçlardan hüküm giyenlerin (taksirliler hariç) oy kullanamayacağı belirlendi.
Anayasal istisnaların kapsamını netleştirmek.
2
Tutukluların ve taksirli suçtan hüküm giyenlerin durumunu değerlendirmek.
Bu grupların Anayasa'daki kısıtlamalar dahilinde olmadığı ve dolayısıyla oy kullanabilecekleri anlaşıldı.
Hükümlü ve tutuklu arasındaki hukuki farkın oy kullanma hakkına etkisini tespit etmek.
3
Vatandaşlık ve yargı yolu güvencesini kontrol etmek.
Vatandaşlıktan çıkarma kararlarına karşı yargı yolunun açık olduğu ve Danıştay'ın yetkili olduğu doğrulandı.
Anayasa'nın 6666. maddesindeki yargısal güvenceleri teyit etmek.

Key Concept

Siyasi Hakların İstisnaları ve Vatandaşlık Güvencesi

Practice More

Vatandaşlığın kazanılmasında benimsenen ilkeler (soya bağlılık vs. yer esası) ile seçme hakkının 'genel oy' ilkesi arasındaki ilişkiyi inceleyen sorulara göz atabilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 85Question

Temel hak ve özgürlüklerin kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine yapılacak bireysel başvuruların kabul edilebilirliği ve kapsamı göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Başvuruya konu edilecek hakların hem 19821982 Anayasası'nda hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve eki protokollerde ortaklaşa yer alması gerekir.

Answer

Bireysel başvuruya konu edilecek hakların hem 1982 Anayasası'nda hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve eki protokollerde ortaklaşa yer alması gerekir.
Bireysel başvuru mekanizması, sadece hem ulusal anayasamızda hem de taraf olduğumuz Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (ve ek protokoller) metinlerinde ortak olarak korunan haklar için işletilebilir. Bu durum başvurunun 'konu bakımından yetki' (ratione materiae) kuralıdır.

Step-by-Step Solution

1
Başvuru kapsamındaki hakları belirle.
Hak, hem Anayasa'da hem de AİHS'de yer almalıdır.
Bireysel başvurunun konu bakımından yetki alanı bu ortak küme ile sınırlandırılmıştır.
2
Başvuru süresini kontrol et.
Süre 30 gündür.
Mevzuat, nihai kararın öğrenilmesinden itibaren 30 günlük bir hak düşürücü süre öngörmüştür.
3
Başvuru ehliyetini değerlendir.
Kamu tüzel kişileri başvuramaz.
Kamu gücünü kullanan yapıların, yine kamu gücüne karşı bireysel başvuru yapması hukuk tekniği açısından mümkün görülmemiştir.
4
İkincillik ilkesini incele.
Tüm olağan yollar tüketilmelidir.
Anayasa Mahkemesi, ancak derece mahkemeleri ihlali gideremediğinde devreye giren ikincil bir koruma mekanizmasıdır.

Key Concept

Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Şartları ve Kapsamı
Estimated Time:1m 15s
Question 86Question

1982 Anayasası'nın "Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı" kenar başlıklı 74. maddesi hükümleri ve bu hakların anayasal statüsü ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Anayasa metnine göre yabancılar için dilekçe hakkı karşılıklılık esasına ve Türkiye'de ikamet şartına bağlanmışken; bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakları için "herkes" ibaresi kullanılarak bu tür sınırlamalar öngörülmemiştir.

Answer

Anayasa'nın 74. maddesinde yabancılar için dilekçe hakkı karşılıklılık ve ikamet şartına tabi iken, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakları 'herkes' ibaresiyle genel birer hak olarak düzenlenmiştir.
Anayasa'nın 74. maddesinin yazımı incelendiğinde; birinci fıkrada dilekçe hakkı için yabancılara 'ikamet' ve 'karşılıklılık' şartları getirilmişken, 2010 değişikliğiyle eklenen fıkralarda bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakları için bu şartlar tekrarlanmamış ve 'herkes' ifadesi kullanılmıştır. Bu, anayasal düzeyde bir ayrım yaratmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Madde metninin öznelerini analiz et
Dilekçe hakkı 'Vatandaşlar ve yabancılar' (şartlı), bilgi edinme ve kamu denetçiliği 'Herkes' için düzenlenmiştir.
Anayasa koyucu, hakların kullanım kapasitesini farklı özneler için farklı derecelendirmiştir.
2
Hakların anayasal yerini ve grubunu tespit et
Tümü 'Siyasi Haklar ve Ödevler' (Aktif Statü) bölümündedir.
Bu haklar bireyin devlet yönetimine ve idari denetime katılımını sağlayan siyasi nitelikli haklardır.
3
Kamu Denetçiliği Kurumu'nun kurumsal bağını kontrol et
Kurum TBMM Başkanlığına bağlıdır.
Denetimin yasama adına yapılması ve bağımsızlığın korunması hedeflenmiştir.
4
Seçim usulü ve süre ayrıntılarını doğrula
Seçim 4 turludur; süreler genellikle kanunla düzenlenir, Anayasa'da gün sayısı belirtilmez.
Anayasa genel çerçeveyi çizer, teknik süreleri (örn. 30 gün) kanunlara bırakır.

Key Concept

Anayasa Madde 74 ve Siyasi Hakların Özneleri

Practice More

Kamu Denetçiliği Kanunu'ndaki başvuru süreleri ve dava açma süresinin durması konularını inceleyiniz.
Estimated Time:3m 0s
Question 87Question

Anayasa hukukunda temel haklar; bireyin devlet tarafından dokunulamayacak özel alanını belirleyen 'koruyucu haklar', devletten belirli hizmetlerin sunulmasını talep etme yetkisi veren 'isteme hakları' ve bireyin siyasal sürece katılımını sağlayan 'katılma hakları' şeklinde tasnif edilmektedir.

Buna göre, 1982 Anayasası'nın sistematiği içinde aşağıdakilerden hangisi koruyucu (negatif statü) haklar kategorisinde yer alan bir düzenleme değildir?

Show answer & explanation

Answer: Sosyal güvenlik hakkı

Answer

Sosyal güvenlik hakkı, 1982 Anayasası'nın 'Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler' bölümünde düzenlenen bir pozitif statü hakkıdır.
Sosyal güvenlik hakkı, 1982 Anayasası'nın 60. maddesinde 'Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler' başlığı altında düzenlenmiştir. Jellinek'in tasnifine göre bu haklar 'isteme hakları' (pozitif statü hakları) olarak adlandırılır çünkü devletin birey için sosyal güvenlik kurumları oluşturması ve bu alanda hizmet sunması (pozitif bir eylemde bulunması) gerekir.

Step-by-Step Solution

1
Jellinek'in statü kuramına göre hakların niteliği analiz edilir.
Negatif statü haklarının devletin müdahale etmediği alanları, pozitif statü haklarının ise devletten hizmet talep edilen alanları temsil ettiği belirlenir.
Soruda istenen 'negatif statü hakkı olmayan' seçeneği bulmak için kategorik ayrım yapılması gerekir.
2
Seçeneklerdeki hakların 1982 Anayasası'ndaki yerleri kontrol edilir.
Haberleşme, yerleşme, zorla çalıştırma yasağı ve dernek kurma haklarının 'Kişinin Hakları' (Negatif) bölümünde; sosyal güvenlik hakkının ise 'Sosyal ve Ekonomik Haklar' (Pozitif) bölümünde olduğu görülür.
Anayasal sistematik, Jellinek'in kuramıyla paralellik gösterir.

Key Concept

Temel Hak ve Hürriyetlerin Tasnifi (Negatif, Pozitif, Aktif Statü Hakları)
Estimated Time:45s
Question 88Question

Jellinek tarafından ortaya atılan 'statü kuramı' çerçevesinde temel haklar; negatif statü, pozitif statü ve aktif statü hakları olarak üçlü bir ayrıma tabi tutulur. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 'Temel Haklar ve Ödevler' başlığı altındaki düzenlemeleri de bu kuramsal çerçeveyle uyumlu bir sistematik izlemektedir.

Bu sistematik çerçevesinde, devletin bireyin özel alanına müdahale etmemesini ve bu alanın korunmasını amaçlayan 'Kişinin Hakları ve Ödevleri' (negatif statü hakları) kapsamında yer almayan hak aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sendika kurma hakkı

Answer

Sendika kurma hakkı, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda 'Kişinin Hakları ve Ödevleri' (negatif statü) bölümünde değil, 'Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler' (pozitif statü) bölümünde düzenlenmiştir.
Sendika kurma hakkı, Anayasa'nın 51. maddesinde 'Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler' başlığı altında düzenlenmiştir. Jellinek'in statü kuramına göre bu haklar 'isteme hakları' (pozitif statü) olarak kabul edilir. Soru kökünde istenen ise 'Kişinin Hakları ve Ödevleri' (negatif statü) kapsamında yer almayan haktır.

Step-by-Step Solution

1
Jellinek'in statü kuramındaki negatif statü haklarının temel özelliğini belirleme
Negatif statü hakları (koruyucu haklar), devletin karışmaması gereken, bireyi devlete karşı koruyan özel alanı ifade eder.
Sınıflandırmanın teorik temelini anlamak için gereklidir.
2
Anayasa'nın ikinci kısmındaki bölümleri (Kişi Hakları, Sosyal Haklar, Siyasi Haklar) hatırlama
Kişinin Hakları ve Ödevleri (Bölüm I), Sosyal ve Ekonomik Haklar (Bölüm II), Siyasi Haklar (Bölüm III).
Hukuki sistematiği tespit etmek için gereklidir.
3
Seçeneklerdeki hakların anayasal yerini karşılaştırma
Düzeltme ve cevap (m.32), Bilim ve sanat (m.27), Süreli-süresiz yayın (m.29) ve Dernek kurma (m.33) negatif statü haklarıdır; Sendika kurma (m.51) ise sosyal ve ekonomik haktır.
Hangi hakkın sistematik dışı kaldığını bulmak için gereklidir.

Key Concept

Jellinek'in temel hak sınıflandırması ve Anayasa'nın sistematik yapısı

Practice More

Anayasa'nın sosyal ve ekonomik haklar bölümünde yer alan 'Konut Hakkı' (m.57) ile negatif statü hakları bölümünde yer alan 'Konut Dokunulmazlığı' (m.21) arasındaki ayrımı inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 89Question

1982 Anayasası’nın 15. maddesinde düzenlenen "Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması" rejimine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Yapılacak olan durdurma işlemlerinin, temel hak ve hürriyetlerin özüne dokunmama kriterine uygun olması bir anayasal zorunluluktur.

Answer

Yapılacak olan durdurma işlemlerinin temel hak ve hürriyetlerin özüne dokunmama kriterine uygun olması gerektiği ifadesi yanlıştır; zira bu kriter sadece olağan dönem sınırlamaları için geçerlidir.
Doğru cevap olan ifade yanlıştır çünkü 'hakkın özüne dokunmama' kriteri, 1982 Anayasası'nın 13. maddesinde düzenlenen olağan dönem sınırlama rejimi için bir zorunluluktur. Oysa 15. madde (durdurma rejimi), savaş veya olağanüstü hallerde temel hak ve hürriyetlerin kullanımının 'kısmen veya tamamen durdurulabileceğini' ve 'Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabileceğini' belirterek bu kriterin zorunlu olmadığını ortaya koyar. Olağanüstü dönemlerde hakkın özüne dokunulabilir; tek şart çekirdek hakların ihlal edilmemesi ve durumun gerektirdiği ölçüde hareket edilmesidir.

Step-by-Step Solution

1
Madde 15 kapsamındaki durdurma şartlarını değerlendir.
Savaş, seferberlik veya olağanüstü hal mevcudiyeti, milletlerarası hukuka uygunluk ve ölçülülük temel şartlardır.
Anayasal durdurma rejiminin hukuki çerçevesini belirlemek için.
2
Durdurma rejiminin sınırlarını Madde 13 (olağan dönem) ile karşılaştır.
Madde 15, 'Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir' diyerek Madde 13'teki 'hakkın özü', 'demokratik toplum düzeni' ve 'laik Cumhuriyet' gereklerini esnetmiştir.
Hangi kriterlerin olağanüstü dönemde de geçerli olduğunu saptamak için.
3
Çekirdek hakların kapsamını kontrol et.
Yaşama hakkı, masumiyet karinesi, suç ve cezaların geçmişe yürümemesi gibi haklar durdurma rejiminin dahi dışındadır.
Seçeneklerdeki dokunulamaz haklar bilgisini doğrulamak için.

Key Concept

Madde 15 (Durdurma) ve Madde 13 (Sınırlama) Arasındaki Farklar
Estimated Time:1m 15s
Question 90Question

Anayasal sistemimizde temel hak ve hürriyetlerin 'dokunulmaz, devredilmez ve vazgeçilmez' niteliği ile 'kanun önünde eşitlik' ilkesinin maddi (gerçek) eşitliği sağlama amacı arasındaki ilişki dikkate alındığında; pozitif ayrımcılık tedbirlerinin hukuki dayanağına dair aşağıdaki çıkarımlardan hangisi en isabetlidir?

Show answer & explanation

Answer: Pozitif ayrımcılık tedbirleri, bireylerin haklardan fiilen yararlanmasını engelleyen toplumsal engelleri aşmayı hedefleyerek, temel hakların 'vazgeçilmezliği' ve 'bütünlüğü' niteliklerinin korunmasına hizmet eder.

Answer

Pozitif ayrımcılık tedbirlerinin, bireylerin haklardan fiilen yararlanmasını sağlayarak temel hakların vazgeçilmezliği ve bütünlüğü niteliklerini koruduğunu belirten ifade doğrudur.
Temel hakların 'vazgeçilmez' ve 'dokunulmaz' olması, bu hakların sadece hukuki metinlerde yer almasını değil, her birey için hayata geçirilmesini zorunlu kılar. Pozitif ayrımcılık tedbirleri, dezavantajlı grupların bu 'vazgeçilmez' hakları fiilen kullanabilmelerinin önündeki engelleri kaldırmayı amaçlar. Bu durum, hakların bütünlüğü ve bireyin anayasal statüsünün korunması ile doğrudan örtüşür.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa Madde 12 analizi
Temel hakların kişiliğe bağlı, dokunulmaz, devredilmez ve vazgeçilmez olduğunun tespiti.
Hakların bireyden bağımsızlaştırılamayacağını ve devletin bu hakların özüne saygı duyması gerektiğini anlamak için.
2
Anayasa Madde 10 analizi
Kanun önünde eşitlik ilkesi ve pozitif ayrımcılık (fıkra 3) hükümlerinin değerlendirilmesi.
Eşitliğin sadece kağıt üzerinde (şekli) değil, fiiliyatta (maddi) sağlanması gerektiğini kavramak için.
3
Nitelik ve Eşitlik ilişkisinin sentezi
Pozitif ayrımcılığın, dezavantajlı grupların 'vazgeçilmez' haklarına erişimini sağlayarak sistemin bütünlüğünü koruduğu sonucuna varılması.
Zayıf olanın korunmasının, hakların 'herkes için' olması niteliğini güçlendirdiğini teyit etmek için.

Key Concept

Maddi Eşitlik ve Hakların Vazgeçilmezliği İlişkisi
Estimated Time:2m 0s
Question 91Question

1982 Anayasası’nın "Yabancıların durumu" başlıklı 16. maddesi ve ilgili diğer hükümleri dikkate alındığında, yabancıların temel hak ve hürriyetlerinin sınırlandırılması ve kullanımı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Temel hak ve hürriyetler, yabancılar için milletlerarası hukuka uygun olarak ancak kanunla sınırlanabilir.

Answer

Temel hak ve hürriyetler, yabancılar için milletlerarası hukuka uygun olarak ancak kanunla sınırlanabilir.
1982 Anayasası'nın 16. maddesi uyarınca, yabancıların temel hak ve hürriyetleri üzerinde yapılacak sınırlamalar iki temel şarta bağlanmıştır: Sınırlamanın kanunla yapılması ve yapılan sınırlamanın milletlerarası hukuka uygun olması. Bu ifade anayasal metnin doğrudan yansımasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa'nın 16. maddesinin incelenmesi
Maddenin yabancıların haklarının 'milletlerarası hukuka uygun olarak' ve 'kanunla' sınırlanabileceğini belirttiğinin tespiti.
Yabancıların durumunu düzenleyen temel anayasal dayanak bu maddedir.
2
Özel hak düzenlemelerinin (Dilekçe hakkı gibi) kontrol edilmesi
Madde 74'te yabancılar için 'ikamet' ve 'karşılıklılık' şartlarının arandığının görülmesi.
Genel rejimin yanındaki özel şartların doğruluğunu test etmek gerekir.
3
Seçeneklerin anayasal ilkelerle karşılaştırılması
Yabancıların haklarının ancak kanunla ve uluslararası hukuka uygun sınırlanabileceği ifadesinin tam doğruluk taşıdığının onaylanması.
Hukuk tekniği açısından en kesin ve genel geçer hüküm budur.

Key Concept

Yabancıların Haklarının Sınırlanma Rejimi (Madde 16)

Hints

1
Anayasa'nın 16. maddesinde yabancılar için öngörülen sınırlama aracına (kanun mu, kararname mi?) dikkat edin.

Practice More

Yabancıların siyasi hakları ile kişi hakları arasındaki farkları ve dilekçe hakkındaki karşılıklılık istisnasını tekrar edin.
Estimated Time:1m 15s
Question 92Question

1982 Anayasası'nın "Siyasi Haklar ve Ödevler" bölümünde düzenlenen Türk vatandaşlığı ile seçme ve seçilme haklarına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Türk vatandaşlığı, anayasal sistematiğimizde bireyin devletten sosyal bir hizmet beklemesini ifade eden "pozitif statü hakları" (isteme hakları) arasında düzenlenmiştir.

Answer

Türk vatandaşlığı, anayasal sistematiğimizde bireyin devletten sosyal bir hizmet beklemesini ifade eden "pozitif statü hakları" (isteme hakları) arasında düzenlenmiştir.
Türk vatandaşlığı ve seçim hakları, 1982 Anayasası'nın dördüncü bölümünde 'Siyasi Haklar ve Ödevler' başlığı altında düzenlenmiştir. Bu haklar, bireyin devlet yönetimine aktif olarak katılmasını sağladığı için 'aktif statü hakları' veya 'katılma hakları' olarak adlandırılır. Pozitif statü hakları (isteme hakları) ise bireyin devletten sosyal veya ekonomik bir yardım/hizmet talep edebildiği sosyal ve ekonomik hakları kapsar.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa'nın sistematiğini inceleyin.
Vatandaşlık ve seçim hakları dördüncü bölümde "Siyasi Haklar ve Ödevler" başlığı altında yer alır.
Hakların hangi grupta yer aldığı, devletle olan ilişkisinin niteliğini belirler.
2
Jellinek'in hak sınıflandırmasını (statü teorisi) uygulayın.
Siyasi haklar, bireyin devlet yönetimine ve siyasi hayata katılmasını sağlayan "Aktif Statü Hakları"dır.
Pozitif statü hakları devletten bir şey istenmesini (eğitim, sağlık vb.), aktif statü hakları ise yönetime katılmayı ifade eder.
3
Diğer seçeneklerdeki anayasal hükümleri (Madde 66-67) doğrulayın.
Temsilde adalet/yönetimde istikrar ilkesi, 1 yıl kuralı ve oy kullanamayacaklar listesinin doğruluğu teyit edilir.
Hatalı olan ifadenin tek başına tespit edilmesi için diğer verilerin anayasal metne uygunluğu kontrol edilmelidir.

Key Concept

Siyasi Hakların (Aktif Statü Hakları) Niteliği

Practice More

Vatandaşlıktan çıkarma kararlarına karşı yargı yolu ve yetkili mahkeme konusunu tekrar edebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 93Question

19821982 Anayasası'nın 1313. maddesinde düzenlenen temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması rejimi, anayasal güvencelerin temelini oluşturur. Bu madde uyarınca, olağan bir dönemde bir temel hakka yönelik getirilen sınırlamanın anayasaya uygun kabul edilebilmesi için aşağıdakilerden hangisi gözetilmesi gereken ölçütler arasında yer almaz?

Show answer & explanation

Answer: Sınırlamanın milletlerarası hukuktan doğan yükümlülüklere aykırı olmaması

Answer

Sınırlamanın milletlerarası hukuktan doğan yükümlülüklere aykırı olmaması ölçütü, temel hakların olağan dönem sınırlanmasını düzenleyen 1313. maddede değil, olağanüstü hallerde durdurulmasını düzenleyen 1515. maddede yer almaktadır.
19821982 Anayasası'nın 1313. maddesi, temel hakların sınırlanmasında yedi temel ölçüt belirlemiştir: Kanunilik, Anayasa'da belirtilen özel sebeplere dayanma, Anayasa'nın sözüne ve ruhuna uygunluk, demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluk, laik Cumhuriyetin gereklerine uygunluk, hakkın özüne dokunmama ve ölçülülük ilkesine uyulması. Milletlerarası hukuktan doğan yükümlülüklerin ihlal edilmemesi şartı ise, Anayasa'nın 1515. maddesinde düzenlenen temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının 'durdurulması' rejimine özgü bir geçerlilik şartıdır.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa Madde 1313 kapsamında geçerli olan sınırlama ölçütlerini hatırla.
Ölçütler: Kanunilik, özel sebep, Anayasa'nın sözü ve ruhu, hakkın özü, demokratik toplum düzeni, laik Cumhuriyet ve ölçülülük.
Sınırlamanın anayasal geçerlilik şartlarını belirlemek için temel metne bakılmalıdır.
2
Seçeneklerde verilen kriterleri Madde 1313 listesi ile karşılaştır.
Kanunla sınırlama, hakkın özü, ölçülülük ve demokratik toplum düzeni kriterleri Madde 1313'te açıkça geçmektedir.
Hangi şartların 'olağan dönem' sınırlaması için zorunlu olduğunu doğrulamak gerekir.
3
Madde 1515 (Temel hakların durdurulması) kriterlerini gözden geçir.
Milletlerarası hukuktan doğan yükümlülüklerin ihlal edilmemesi şartı, savaş veya OHAL gibi durumlarda uygulanan Madde 1515'e aittir.
Sınırlama (Madde 1313) ve durdurma (Madde 1515) rejimleri arasındaki farkı tespit etmek hatayı önler.

Key Concept

Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınırlanması (1313. Madde) ve Durdurulması (1515. Madde) Ayrımı
Question 94Question

19821982 Anayasası’nda düzenlenen "Türk Vatandaşlığı" ile "Seçme, Seçilme ve Siyasi Faaliyette Bulunma Hakları"na ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi anayasal hükümler çerçevesinde doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Taksirli suçlardan hüküm giyip ceza infaz kurumunda bulunan bir kişi, anayasal bir engel bulunmaksızın seçimlerde oy kullanma hakkına sahiptir.

Answer

Taksirli suçlardan hüküm giyip ceza infaz kurumunda bulunan bir kişinin oy kullanma hakkına sahip olması doğrudur.
Anayasa'nın 6767. maddesi, ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin oy kullanamayacağını belirtmekle birlikte, taksirli suçlardan hüküm giyenleri bu yasaktan açıkça istisna tutmuştur. Dolayısıyla taksirli suçtan hükümlü olanlar cezaevinde olsalar dahi oy kullanabilirler.

Step-by-Step Solution

1
19821982 Anayasası'nın 6767. maddesindeki oy kullanma yasaklarını incele.
Silah altındaki er/erbaşlar, askeri öğrenciler ve ceza infaz kurumundaki hükümlülerin (taksirli suçlar hariç) oy kullanamayacağı saptanır.
Anayasal sınırlamaların kapsamını belirlemek.
2
Taksirli suçlardan hüküm giyenlerin durumunu değerlendir.
Anayasa metnindeki "taksirli suçlardan hüküm giyenler hariç" ibaresiyle bu kişilerin hükümlü olsalar bile oy kullanabileceği sonucuna varılır.
İstisnai durumu tespit ederek doğru cevaba ulaşmak.

Key Concept

Siyasi Hakların Kullanılması ve Sınırlamaları

Practice More

Vatandaşlıktan çıkarma kararlarına karşı hangi yüksek mahkemeye başvurulabileceğini (Danıştay) araştırınız.
Estimated Time:1m 30s
Question 95Question

1982 Anayasası’nda yer alan “Siyasi Haklar ve Ödevler” başlıklı dördüncü bölümde düzenlenen kamu hizmetine girme, mal bildirimi, vatan hizmeti ve vergi ödeviyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Vergi ödevi, anayasal düzenleme uyarınca sadece Türk vatandaşlarının yerine getirmesi gereken bir yükümlülüktür.

Answer

Vergi ödevinin sadece Türk vatandaşlarına özgü olduğunu belirten ifade yanlıştır çünkü Anayasa'nın 73. maddesine göre bu ödev 'herkes' için geçerlidir.
Doğru yanıt olan seçenek yanlıştır çünkü 1982 Anayasası'nın 73. maddesi 'Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüyle orantılı olarak vergi ödemekle yükümlüdür' hükmünü içerir. Buradaki 'Herkes' ifadesi, vatan hizmeti veya kamu hizmetine girme hakkından farklı olarak, vergi ödevinin yabancı uyruklu kişileri de kapsadığını açıkça ortaya koymaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa'nın 70, 71, 72 ve 73. maddelerindeki özneleri (hak sahiplerini) karşılaştırın.
70 (Kamu Hizmeti) ve 72 (Vatan Hizmeti) maddelerinde 'Her Türk' ifadesi kullanılırken, 73 (Vergi) maddesinde 'Herkes' ifadesi kullanılmaktadır.
Hakların vatandaşlara mı yoksa herkese mi tanındığını ayırt etmek sorunun çözümünde kritiktir.
2
Vergi ödevinin kapsamını analiz edin.
Vergi ödevi, uyruk ayrımı yapmaksızın Türkiye Cumhuriyeti'nin egemenlik alanı içinde bulunan tüm gerçek ve tüzel kişileri kapsar.
Anayasa'da kullanılan 'Herkes' ibaresi, vergi ödevinin yabancıları da kapsayan genel bir yükümlülük olduğunu gösterir.
3
Yanlış olan seçeneği işaretleyin.
Verginin sadece vatandaşlara özgü olduğunu iddia eden seçenek anayasal metinle çelişmektedir.
Anayasal terminolojide 'herkes' ve 'her Türk' ayrımı, hak ve ödevlerin kapsamını belirler.

Key Concept

Siyasi Haklarda Özne Ayrımı (Herkes vs. Vatandaş)

Practice More

Vergi ödevinde Cumhurbaşkanına tanınan yetkinin sınırlarını (kanuni alt ve üst sınırlar) inceleyiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 96Question

Temel hak ve hürriyetlerin 19821982 Anayasası'nın 1313. maddesi kapsamında kısıtlanması sürecinde, anayasal denetim kümülatif bir dizi kriter üzerinden gerçekleştirilir. Buna göre, olağan dönemdeki bu sınırlama rejimi içerisinde aşağıdakilerden hangisi bir geçerlilik şartı olarak sayılmamıştır?

Show answer & explanation

Answer: Kısıtlamanın, durumun gerektirdiği ölçüde Anayasa’daki genel güvencelere aykırı tedbirler içerebilmesi

Answer

Kısıtlamanın, durumun gerektirdiği ölçüde Anayasa’daki genel güvencelere aykırı tedbirler içerebilmesi ifadesi, olağan dönem sınırlama rejiminin bir şartı değildir.
Doğru cevap olan ifade, Anayasa'nın 1515. maddesinde düzenlenen 'Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması' rejimine aittir. Bu madde, savaş veya olağanüstü hallerde milletlerarası hukuk ihlal edilmemek kaydıyla Anayasa'daki güvencelere aykırı tedbirler alınabilmesine izin verir. Oysa 1313. maddede düzenlenen olağan dönem sınırlama rejimi, getirilen kısıtlamanın her durumda Anayasa'da sayılan kümülatif güvencelere (ölçülülük, hakkın özü vb.) uygun olmasını şart koşar; bu güvencelere aykırılık bir yetki değil, bir anayasaya aykırılık nedenidir.

Step-by-Step Solution

1
Madde 1313 (Sınırlama) kriterlerini analiz etme
Kanunla sınırlama, ilgili maddede belirtilen sebep, Anayasa'nın sözüne ve ruhuna uygunluk, demokratik toplum düzeni ve laik Cumhuriyetin gerekleri, ölçülülük ve hakkın özüne dokunmama şartları tespit edilir.
Anayasa'nın 1313. maddesi olağan dönemlerdeki hak kısıtlamalarının sınırlarını çizer.
2
Madde 1515 (Durdurma) rejimi ile karşılaştırma yapma
Olağanüstü hallerde (savaş, OHAL) uygulanan 1515. maddenin, 'Anayasa'da öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilmesine' imkan tanıdığı belirlenir.
Sınırlama ile durdurma rejimleri arasındaki en temel fark, anayasal güvencelere sadakat derecesidir.
3
Yanlış olan şartı belirleme
Anayasa'daki güvencelere aykırı tedbir alma imkanının olağan dönem sınırlama şartları arasında yer almadığı, aksine 1313. maddenin buna engel olduğu sonucuna varılır.
Olağan dönemde yapılan her kısıtlama, anayasal güvence sınırları içerisinde kalmak zorundadır.

Key Concept

Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınırlanmasında Anayasal Sınırlar

Practice More

Anayasa'nın 1515. maddesinde yer alan 'çekirdek haklar' (dokunulmaz alan) ile 1313. maddedeki 'hakkın özü' kavramı arasındaki farkları inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 97Question

1982 Anayasası'nda yer alan siyasi partilerin kapatılması, mali denetimi ve uygulanacak yaptırımlara ilişkin esaslar dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Anayasa Mahkemesi, bir siyasi partinin temelli kapatılması yerine, dava konusu fiillerin ağırlığına göre devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakılmasına karar verebilir.

Answer

Anayasa Mahkemesi'nin temelli kapatma yerine devlet yardımından yoksun bırakma kararı verebilmesi
1982 Anayasası'nın 69. maddesine göre Anayasa Mahkemesi, bir siyasi partinin odak olma veya tüzüğünün aykırılığı nedeniyle açılan kapatma davasında, fiillerin ağırlığını değerlendirerek 'temelli kapatma' yaptırımı yerine, partinin 'devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakılmasına' karar verebilir. Bu, ölçülülük ilkesi gereği getirilmiş alternatif bir yaptırımdır.

Step-by-Step Solution

1
Yargı organını tespit etme
Siyasi partilerin kapatılması ve denetimi Anayasa Mahkemesi yetkisindedir.
Anayasa'nın 69. maddesi bu görevi açıkça Anayasa Mahkemesi'ne vermiştir.
2
Yaptırım türlerini inceleme
Temelli kapatma ve devlet yardımından yoksun bırakılma olmak üzere iki ana yaptırım mevcuttur.
Anayasa Mahkemesi, fiillerin ağırlığına göre daha hafif bir yaptırım olan mali kısıtlamayı seçebilir.
3
Siyasi yasak kapsamını değerlendirme
Yasak, sadece eylemleriyle kapatmaya sebep olan kişilere yöneliktir.
Sorumluluğun şahsiliği ilkesi gereği tüm parti üyelerine genel bir yasak getirilmez.

Key Concept

Siyasi Partilerin Denetimi ve Yaptırım Türleri

Practice More

Siyasi partilerin kapatılması davasında 'nitelikli çoğunluk' (üye tamsayısının 2/3'ü) şartını inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 98Question

1982 Anayasası’nda temel hak ve hürriyetler; Jellinek’in statü kuramı doğrultusunda "kişinin hakları", "sosyal ve ekonomik haklar" ve "siyasi haklar" şeklinde gruplandırılmıştır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi devletin müdahale edemeyeceği alanı temsil eden "negatif statü hakları" (koruyucu haklar) arasında yer almaz?

Show answer & explanation

Answer: Sendika kurma hakkı

Answer

Sendika kurma hakkı, negatif statü hakları arasında değil, pozitif statü (sosyal ve ekonomik) hakları arasında yer almaktadır.
Sendika kurma hakkı, bireyin devletten çalışma hayatına ilişkin düzenleme ve koruma talep ettiği 'Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler' (Pozitif Statü Hakları) grubunda yer alır. Negatif statü hakları ise devletin sadece dokunmamakla yükümlü olduğu, bireyin özel alanını çevreleyen haklardır.

Step-by-Step Solution

1
Jellinek'in statü kuramına göre hakların sınıflandırılmasını hatırla.
Negatif statü hakları (kişinin hakları), devletin karışmaması gereken koruyucu alanı; pozitif statü hakları (sosyal haklar), devletten hizmet istenen alanı ifade eder.
Sorunun kökünde negatif statü hakları kapsamında olmayanı bulmamız istenmektedir.
2
Seçeneklerdeki hakları 1982 Anayasası'ndaki bölümlerine göre analiz et.
Mülkiyet, yerleşme/seyahat, dernek kurma ve din/vicdan hürriyeti 'Kişinin Hakları' bölümündeyken; sendika kurma hakkı 'Sosyal ve Ekonomik Haklar' bölümündedir.
Anayasa sistematiği, hakların niteliğini belirlemede temel kriterdir.

Key Concept

Jellinek'in hak sınıflandırması ve 1982 Anayasası'ndaki Kişinin Hakları (Negatif Statü) listesi.

Hints

1
Negatif statü hakları 'kişinin hakları' başlığı altındadır, pozitif statü hakları ise 'sosyal ve ekonomik haklar' başlığındadır.
Estimated Time:50s
Question 99Question

Anayasal düzenlemeler uyarınca, olağanüstü yönetim usullerinin uygulandığı dönemlerde temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması rejiminin hukuki sınırları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Durdurma rejiminde alınacak tedbirlerin, olağan dönem sınırlamalarında geçerli olan 'hakkın özüne dokunmama' ve 'laik Cumhuriyetin gereklerine uygunluk' kriterlerine uygun olması gerekir.

Answer

Durdurma rejiminde alınacak tedbirlerin, olağan dönem sınırlamalarında geçerli olan 'hakkın özüne dokunmama' ve 'laik Cumhuriyetin gereklerine uygunluk' kriterlerine uygun olması gerektiğini savunan ifade yanlıştır.
Anayasa'nın 15. maddesi, savaş, seferberlik veya olağanüstü hallerde, temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının kısmen veya tamamen durdurulabileceğini veya bunlar için 'Anayasa'da öngörülen güvencelere aykırı tedbirler' alınabileceğini açıkça belirtir. Bu durum, 13. maddede yer alan 'laik Cumhuriyetin gerekleri', 'demokratik toplum düzeninin gerekleri' ve 'hakkın özüne dokunmama' gibi güvencelerin bu dönemlerde bir kenara bırakılabileceği anlamına gelir. Bu nedenle, durdurma rejiminde bu kriterlere uyulması gerektiği yönündeki ifade anayasal olarak yanlıştır. Durdurma rejiminin kendi sınırları; durumun gerektirdiği ölçülülük, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülüklerin ihlal edilmemesi ve çekirdek haklara dokunulmamasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Durdurma ve sınırlama rejimlerini ayırt edin.
Anayasa'nın 13. maddesi olağan dönem 'sınırlama' rejimini, 15. maddesi ise olağanüstü dönem 'durdurma' rejimini düzenler.
Her iki rejimin anayasal dayanakları ve tabi oldukları hukuki sınırlar farklıdır.
2
Madde 15'in uygulama şartlarını analiz edin.
Durdurma için savaş, seferberlik veya OHAL gereklidir. Bu hallerde 'Anayasa'da öngörülen güvencelere aykırı' tedbir alınabilir.
Durdurma rejimi, Madde 13'teki genel sınırlama kriterlerinin (özüne dokunmama, demokratik toplum düzeni vb.) dışına çıkılabilmesine olanak tanır.
3
Madde 15'teki mutlak sınırları (çekirdek haklar) belirleyin.
Yaşama hakkı (savaş hukuku istisnasıyla), maddi-manevi varlık bütünlüğü, din-vicdan özgürlüğü, masumiyet karinesi ve cezaların geriye yürümezliği dokunulamaz alanlardır.
Bu haklar, en ağır olağanüstü hallerde bile devletin müdahale edemeyeceği 'sert çekirdek' alandır.
4
Seçenekleri bu kriterlere göre değerlendirin.
Hakkın özüne dokunmama kriterinin durdurma rejiminde de aranacağını söyleyen ifade yanlıştır; çünkü durdurma rejiminin doğası gereği bu güvence aşılabilir.
Ölçülülük ve uluslararası hukuk sınırlarına uymak kaydıyla, hakların özüne müdahale edilebilir.

Key Concept

Temel hakların durdurulmasında anayasal güvencelerin (Madde 13) askıya alınabilmesi ancak Madde 15'teki özel sınırlara (çekirdek haklar, ölçülülük, uluslararası hukuk) uyulması zorunluluğudur.

Practice More

Madde 15'teki 'çekirdek haklar' ile Madde 13'teki 'hakkın özü' kavramı arasındaki farkı pekiştirmek için her iki maddenin sınırlama rejimlerini karşılaştıran bir tablo hazırlayabilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 100Question

1982 Anayasası’nın "Yabancıların durumu" başlıklı 16. maddesi ile temel hak ve hürriyetlerin "kötüye kullanılamaması" başlıklı 14. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, bu hakların sınırlandırılması ve kullanılmasına ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Yabancıların temel hak ve hürriyetleri, milletlerarası hukuka uygun olarak, ancak kanunla sınırlanabilir.

Answer

Yabancıların temel hak ve hürriyetleri, milletlerarası hukuka uygun olarak, ancak kanunla sınırlanabilir.
Doğru ifade, Anayasa'nın 16. maddesinin doğrudan metnidir. Yabancıların hakları sınırlanırken hem kanunla yapılması (şekli şart) hem de milletlerarası hukuka uygun olması (maddi şart) gerekir.

Step-by-Step Solution

1
Yabancıların haklarının sınırlandırılmasına ilişkin özel hükmü (Madde 16) tespit et.
Anayasa Madde 16: 'Temel hak ve hürriyetler, yabancılar için, milletlerarası hukuka uygun olarak, kanunla sınırlanabilir.'
Yabancılar için genel sınırlama rejimi (Madde 13) dışında ek ölçütler getirilmiştir.
2
Kötüye kullanma yasağına (Madde 14) ilişkin 2001 değişikliğini değerlendir.
Bu yasaklara aykırı hareket edenler hakkında uygulanacak yaptırımlar kanunla düzenlenir.
Anayasa, kötüye kullanma durumunda uygulanacak yaptırımları kanun koyucuya bırakmıştır.

Key Concept

Yabancıların Haklarının Sınırlandırılmasında Özel Rejim

Hints

1
Anayasa'nın 16. maddesinde yabancılar için getirilen iki temel sınırlama ölçütünü hatırlayın.

Practice More

Yabancıların siyasi haklardan (örneğin seçme ve seçilme) yararlanıp yararlanamayacağını vatandaşlık bağı bağlamında inceleyiniz.
Estimated Time:50s
PreviousPage 5 / 8Next
Temel Haklar ve Ödevler Practice Questions — KPSS Hukuk — Page 5 | Examkin