İdarenin Sorumluluğu

125 questions

Question 121Question

Bir büyükşehir belediyesine ait hayvanat bahçesinde, yırtıcı hayvanların sergilendiği bölüm, standartlara uygun olarak ziyaretçi yürüyüş yolundan 33 metre içeride konumlandırılmış ve çift katlı güvenlik bariyeriyle çevrilmiştir. Ayrıca bariyerlerin üzerine "Tehlikeli Alan - Bariyeri Aşmak ve Hayvanlara Yaklaşmak Kesinlikle Yasaktır" uyarı levhaları asılmıştır. Bir ziyaretçi, hayvanı daha yakından görüntüleyebilmek amacıyla her iki koruyucu bariyeri de izinsiz aşarak kafese elini uzatmış ve hayvanın saldırısına uğrayarak ağır yaralanmıştır. Ziyaretçi, olay esnasında kendisini bizzat uyaracak bir personelin bulunmaması sebebiyle idarenin kusurlu olduğunu iddia ederek tam yargı davası açmıştır.

Buna göre, idare hukuku ilkeleri çerçevesinde idarenin olaydaki sorumluluğu hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Zarar görenin eylemi illiyet bağını kesecek derecede ağır kusur teşkil ettiğinden, idarenin olayda herhangi bir tazmin sorumluluğu doğmaz.

Answer

Doğru cevap, zarar görenin eyleminin illiyet bağını kesecek derecede ağır kusur teşkil etmesi nedeniyle idarenin tazmin sorumluluğunun doğmayacağını ifade eden seçenektir.
İdarenin hukuki sorumluluğunun doğması için temel şart, zararla idari faaliyet arasında geçerli bir illiyet (nedensellik) bağının bulunmasıdır. Olayda idare, standartlara uygun fiziki engeller kurarak ve uyarıcı levhalar asarak üzerine düşen güvenlik tedbirlerini almıştır. Ziyaretçinin tüm bu engelleri aşarak tehlikeye atılması kendi iradesine dayanan bir 'ağır kusur'dur. Zarar görenin ağır kusuru, idarenin eylemiyle zarar arasındaki illiyet bağını kesin olarak kopardığı için, idarenin olayda hiçbir mali sorumluluğu (tazminat ödeme yükümlülüğü) bulunmamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki zararın kaynağının ve idarenin tedbirlerinin değerlendirilmesi
İdare fiziki bariyerler ve uyarı levhalarıyla gerekli objektif özen yükümlülüğünü yerine getirmiş; zararın doğrudan sebebi ziyaretçinin kural ihlali olmuştur.
Sorumluluğun tayini için öncelikle hizmetin usulüne uygun yürütülüp yürütülmediği saptanmalıdır.
2
Zarar görenin davranışının hukuki niteliğinin belirlenmesi
Ziyaretçinin çift katlı bariyeri ve uyarıları aşarak hayvanın alanına girmesi idare hukukunda 'ağır kusur' olarak nitelendirilir.
Hafif ve ağır kusur ayrımı, idarenin sorumluluğunun kısmen mi yoksa tamamen mi kalkacağını belirler.
3
Ağır kusurun illiyet bağına ve idarenin mali sorumluluğuna etkisinin tespiti
İdari eylem ile zarar arasındaki illiyet bağı koptuğundan idarenin herhangi bir tazmin yükümlülüğü kalmamıştır.
Yerleşik içtihatlara göre illiyet bağının ağır kusurla kesildiği hallerde kusursuz veya kusur sorumluluğuna gidilemez.

Key Concept

Sorumluluğu Etkileyen Haller: Zarar Görenin Ağır Kusuru
Question 122Question

İçişleri Bakanlığına bağlı kolluk kuvvetlerinin, meskûn mahalde silahlı bir soygun şüphelisini araçla takibi sırasında; polis memurları kanunun kendilerine verdiği yetki sınırları içinde kalıp gerekli tüm mesleki özeni göstermelerine rağmen, yüksek hızlı takip faaliyetinin doğası gereği barındırdığı olağanüstü tehlike neticesinde polis aracı kontrolden çıkmıştır. Olay sonucunda, kaldırımda yürümekte olan ve olayla hiçbir ilgisi bulunmayan bir vatandaş aracın çarpmasıyla yaralanmıştır.

Danıştay içtihatları dikkate alındığında, yaralanan vatandaşın uğradığı zararın tazmini bakımından idarenin sorumluluğunun hukuki dayanağı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İdarenin yürüttüğü faaliyetin bünyesinde barındırdığı olağanüstü tehlike nedeniyle kusursuz sorumlu tutulduğu risk (tehlike) ilkesi

Answer

İdarenin yürüttüğü faaliyetin bünyesinde barındırdığı olağanüstü tehlike nedeniyle kusursuz sorumlu tutulduğu risk (tehlike) ilkesi
Olayda idarenin kolluk görevlileri yasal mevzuata tam olarak uygun davranmış ve kusurlu bir hareketleri olmamıştır. Ancak meskûn mahalde yüksek hızlı takip, polis aracı veya silah kullanımı gibi faaliyetler doğası gereği ağır bir tehlike barındırır. Danıştay içtihatlarına göre idare, bu tür tehlikeli araç, gereç veya yöntemleri kullanırken hiçbir kusuru olmasa dahi ortaya çıkan zararları 'Risk (Tehlike) İlkesi' gereğince tazmin etmekle yükümlüdür. Vatandaşın olayla hiçbir ilgisi bulunmayan bir üçüncü kişi olması da bu kusursuz sorumluluğun uygulanmasını zorunlu kılar.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki idari eylemin niteliğini ve idarenin kusur durumunu tespit etme
İdare personeli yetki sınırları içinde kalmış ve özen yükümlülüğüne tam olarak uymuştur. Dolayısıyla idarenin 'hizmet kusuru' bulunmamaktadır.
Sorumluluğun kusura mı yoksa kusursuz sorumluluk hallerine mi dayandığını belirlemek için kusur analizi yapmak şarttır.
2
Zararın kaynağını ve hangi kusursuz sorumluluk türüne girdiğini değerlendirme
Zarar, olağanüstü tehlike barındıran bir faaliyetten (meskûn mahalde yüksek hızlı araç takibi) doğrudan doğmuştur. Bu durum 'Risk (Tehlike) İlkesi' kapsamına girer.
Zararın doğrudan idarenin tehlikeli bir eyleminden mi, yoksa dışsal bir toplumsal olaydan mı kaynaklandığını kesin olarak ayırmak gereklidir.
3
Diğer kusursuz sorumluluk ilkelerinin ve muafiyet sebeplerinin elenmesi
Olay bir terör eyleminin doğrudan sonucu olmadığı için sosyal risk; hukuka uygun bir idari kararın yarattığı olağandışı mali külfet olmadığı için de fedakârlığın denkleştirilmesi ilkeleri somut olaya uygulanamaz.
Doğru hukuki dayanağın bulunması amacıyla çeldirici nitelikteki diğer hukuki kurumlar bertaraf edilmelidir.

Key Concept

İdarenin Kusursuz Sorumluluğu (Risk/Tehlike İlkesi)
Estimated Time:1m 30s
Question 123Question

Bir büyükşehir belediyesinde görevli ruhsat ve denetim müdürü, daha önceden aralarında şahsi husumet bulunan bir esnafın işyerini, denetim sırasında mevzuata aykırı hiçbir durum olmamasına rağmen tamamen uydurma tutanaklarla mühürletmiş ve esnafın ciddi miktarda maddi zarara uğramasına yol açmıştır.

Mevcut anayasal hükümler ve idare hukukunun mali sorumluluk ilkeleri çerçevesinde, ortaya çıkan bu zararın tazmini süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuken isabetlidir?

Show answer & explanation

Answer: Ortada kamu yetkisi kullanılarak işlenen bir kişisel kusur bulunduğundan, dava idari yargıda kurumu hasım göstererek açılmalı ve kurum ödediği tazminatı ilgili müdüre zorunlu olarak rücu etmelidir.

Answer

Davanın idari yargıda kurumu hasım göstererek açılması ve kurumun ödediği tazminatı kusurlu memura zorunlu olarak rücu etmesi gerektiğini belirten seçenektir.
Kamu görevlisinin görevini ifa ederken sahip olduğu kamu gücünü şahsi kini veya husumeti uğruna kasten kötüye kullanması 'kişisel kusur' olarak nitelendirilir. Ancak olayda memur zararı salt kendi sivil kapasitesiyle değil, resmi yetkisini (işyeri mühürleme yetkisini) kalkan olarak kullanarak verdiği için ilgili Anayasa hükmü doğrudan devreye girer. Bu emredici anayasal kurala göre, memurların yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, rücu edilmek şartıyla ancak idare aleyhine ve idari yargıda açılabilir. İdare, mağdurun zararını karşıladıktan sonra, zararın asıl nedeni memurun kasti eylemi (kişisel kusuru) olduğu için, ödediği bedeli kusurlu memura kesin ve zorunlu olarak rücu etmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki kusurun niteliğini idare hukuku prensiplerine göre belirlemek.
Memur işlemi yaparken resmi yetkisini kullanmıştır, ancak olayın temel saiki şahsi husumet ve tamamen uydurma gerekçelerdir (kasıt). Bu durum öğretide ve yargı kararlarında 'görevden ayrılabilen kişisel kusur' olarak tanımlanır.
Davanın kime karşı açılacağı ve rücu işleminin yapılıp yapılamayacağı doğrudan kusurun türüne (hizmet kusuru mu kişisel kusur mu) bağlıdır.
2
Kusurun türüne göre görevli yargı kolunu ve husumet yöneltilecek tarafı anayasal kurala göre tespit etmek.
İlgili Anayasa hükmü gereğince, kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan davalar (kişisel kusur da olsa) idare aleyhine açılır. Resmi mühürleme yetkisi kullanıldığı için dava idari yargıda ve kuruma karşı açılmalıdır.
Vatandaşın idarenin dış görünüşüne güvenerek muhatap olarak doğrudan idareyi alması anayasal bir güvencedir.
3
İdarenin, ödediği tazminatı işlemi yapan memura rücu edip edemeyeceğini değerlendirmek.
Ortada açık bir 'kişisel kusur' bulunduğundan idare, mağdur vatandaşa ödediği tazminat bedelini kusurlu memura rücu etmek zorundadır. Bu konuda idarenin takdir yetkisi bulunmamaktadır.
Kamu zararının önlenmesi ve kusurlu personelin şahsi fiilinin mali külfetinin devlete bırakılmaması esastır.

Key Concept

İdarenin Sorumluluğunda Rücu Mekanizması ve Kişisel Kusur - Hizmet Kusuru Ayrımı
Question 124Question

Bir il merkezinde, Büyükşehir Belediyesine bağlı Su ve Kanalizasyon İdaresinin sorumluluğundaki ana isale hattında kendiliğinden büyük bir patlama meydana gelmiş ve tonlarca su yola taşmıştır. Çevredeki esnafın durumu derhal kuruma bildirmesine rağmen, arızaya müdahale edecek teknik ekip olay yerine ancak ertesi gün yönlendirilmiştir. Bu gecikme süresince yola taşan sular, eğimin de etkisiyle cadde üzerindeki bir beyaz eşya mağazasını basmış ve mağazadaki ürünlerin büyük bir kısmı kullanılamaz hale gelmiştir.

İdare hukuku ilkeleri çerçevesinde, mağaza sahibinin uğradığı zararın tazmini bağlamında idarenin sorumluluğunun niteliğine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi en isabetlidir?

Show answer & explanation

Answer: Kurumun arıza ihbarını almasına rağmen müdahalede makul süreyi aşması, hizmetin geç işlemesi niteliğinde olup idarenin kusur sorumluluğunu doğurur.

Answer

Kurumun arıza ihbarını almasına rağmen müdahalede makul süreyi aşmasının, hizmetin geç işlemesi niteliğinde olup idarenin kusur sorumluluğunu doğurduğunu belirten seçenektir.
İdarenin yürütmekle yükümlü olduğu bir kamu hizmetini (su şebekesi onarımı) arıza ihbarına rağmen makul ve gereken sürede yerine getirmemesi, İdare Hukukunda 'hizmetin geç işlemesi' olarak tanımlanır. Hizmetin geç işlemesi, hizmet kusurunun temel türlerinden biridir ve doğrudan idarenin kusur sorumluluğunu doğurur. Olayda teknik ekibin arızaya ancak ertesi gün yönlendirilmesi ve zararın bu süre zarfında artması net bir hizmet kusurudur.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki idari eylem veya eylemsizliğin niteliğini tespit etmek
İdarenin arızadan haberdar olmasına rağmen ancak ertesi gün müdahale etmesi, kamu hizmetinin makul sürede yürütülmediğini gösterir.
İdarenin sorumluluğunun kaynağını (kusur mu, kusursuz mu) belirlemek için olayın gelişiminin incelenmesi gerekir.
2
Tespit edilen gecikmenin idare hukuku bakımından karşılığını bulmak
Hizmetin, gereken zamandan daha geç bir şekilde sunulması idare hukukunda 'hizmetin geç işlemesi' adlı hizmet kusuru türüdür.
Hizmet kusurunun üç türünden (hiç işlememe, geç işleme, kötü işleme) hangisinin gerçekleştiği sorunun anahtarıdır.
3
Hizmet kusurunun varlığında uygulanacak sorumluluk ilkesini belirlemek
Hizmet kusuru mevcut olduğundan, risk veya sosyal risk gibi kusursuz sorumluluk hallerine değil, doğrudan idarenin kusur sorumluluğuna gidilir.
Danıştay içtihatlarına göre idarenin kusurunun bulunduğu olaylarda öncelikle kusur sorumluluğu ilkesi uygulanır.

Key Concept

İdarenin Kusur Sorumluluğu: Hizmetin Geç İşlemesi
Question 125Question

Sağlık Bakanlığına ait bir ambulans, durumu stabil olan bir hastayı hastaneye nakletmek üzere kendi şeridinde ve trafik kurallarına tam uygun olarak seyretmektedir. Bu esnada, kırmızı ışık ihlali yapan ve aşırı derecede alkollü olduğu tespit edilen özel bir araç sürücüsü (üçüncü kişi), kavşakta hızını kesmeyerek ambulansa şiddetle çarpar. Meydana gelen kaza sonucunda ambulansta nakledilmekte olan hasta ağır şekilde yaralanır ve uğradığı zararların tazmini istemiyle Bakanlığa karşı tam yargı davası açar. Yargılama aşamasında dosyaya sunulan bilirkişi raporunda, kazanın meydana gelmesinde idarenin hiçbir kusurunun bulunmadığı, özel araç sürücüsünün ise olayda "ağır kusurlu" olduğu kesin olarak tespit edilmiştir.

Danıştay'ın yerleşik içtihatları ve idarenin sorumluluğunu etkileyen haller dikkate alındığında, üçüncü kişinin bu eyleminin idarenin (Bakanlığın) tazminat yükümlülüğüne etkisi hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Üçüncü kişinin ağır kusuru, idarenin yürüttüğü hizmet ile meydana gelen zarar arasındaki illiyet bağını keseceğinden idarenin tazminat sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırır.

Answer

Üçüncü kişinin ağır kusurunun, yürütülen hizmet ile zarar arasındaki illiyet bağını tamamen kestiğini ve idarenin tazminat sorumluluğunu ortadan kaldırdığını ifade eden seçenek doğrudur.
İdare hukukunda, idarenin bir zarardan sorumlu tutulabilmesi için idari işlem veya eylem ile meydana gelen zarar arasında uygun bir nedensellik (illiyet) bağının bulunması şarttır. Zarar görenin veya üçüncü kişinin eyleminin 'ağır kusur' veya 'kast' düzeyinde olması, idari faaliyet ile zarar arasındaki bu illiyet bağını tamamen keser. İlliyet bağının koptuğu durumlarda idarenin olayla nedensellik ilişkisi kalmadığından, herhangi bir tazminat sorumluluğu da doğmaz. Olayda üçüncü kişi olan özel araç sürücüsünün aşırı derecede alkollü araç kullanarak kırmızı ışık ihlali yapması kesin ve 'ağır bir kusur' olup, ambulans hizmeti ile yaralanma arasındaki bağı bütünüyle ortadan kaldırmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki zarar ile idari faaliyet (ambulans hizmeti) arasındaki nedensellik (illiyet) bağının durumunu değerlendirmek.
Zarar, idarenin eyleminden değil, tamamen kırmızı ışıkta geçen aşırı alkollü özel araç sürücüsünün (üçüncü kişinin) eyleminden kaynaklanmıştır.
İdarenin tazminat ödemekle yükümlü tutulabilmesinin ön koşulu, zarar ile idari eylem arasında geçerli bir illiyet bağının bulunmasıdır.
2
Üçüncü kişinin eyleminin kusur derecesini ve bu derecenin hukuki sonucunu belirlemek.
Bilirkişi raporuna göre üçüncü kişinin eylemi 'ağır kusur' teşkil etmektedir. İdare hukukunda zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusuru illiyet bağını tamamen keser.
Hafif kusur tazminattan indirim sebebi iken, ağır kusur veya kast idarenin sorumluluğunu tamamen kaldıran (illiyet bağını kesen) bir unsurdur.

Key Concept

İdarenin Sorumluluğunda İlliyet Bağını Kesen Haller (Üçüncü Kişinin Ağır Kusuru)
PreviousPage 7 / 7
İdarenin Sorumluluğu Practice Questions — KPSS Hukuk — Page 7 | Examkin