Kalkınmanın Finansmanı

101 questions

Question 61Question

Nurkse’nin "yoksulluğun kısır döngüsü" (vicious circle of poverty) tezi ile Harrod-Domar büyüme modelinin temel varsayımları birlikte değerlendirildiğinde; az gelişmiş bir ülkede sermaye birikimi yetersizliğinin temel kaynağı olan düşük tasarruf oranının büyüme hızı üzerindeki etkisi aşağıdakilerden hangisinde doğru ifade edilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Tasarruf oranının (ss), sabit kabul edilen sermaye-hasıla katsayısına (kk) oranının (g=s/kg=s/k); ekonomiyi yoksulluk döngüsünden çıkaracak gerekli büyüme oranının altında kalması

Answer

Tasarruf oranının (ss), sabit kabul edilen sermaye-hasıla katsayısına (kk) oranının, ekonomiyi yoksulluk döngüsünden çıkaracak gerekli büyüme oranının altında kalması
Harrod-Domar modelinde büyüme hızı (gg), tasarruf oranının (ss) sermaye-hasıla katsayısına (kk) bölünmesiyle hesaplanır (g=s/kg=s/k). Nurkse'ye göre az gelişmiş ülkelerdeki temel sorun, düşük gelir düzeyi nedeniyle tasarruf oranının çok düşük olmasıdır. Bu düşük tasarruf oranı, sabit teknolojik yapı (kk) varsayımı altında, ekonomiyi yoksulluk döngüsünden kurtaracak kritik büyüme hızının (gg) altında bir performansa mahkum eder.

Step-by-Step Solution

1
Harrod-Domar büyüme denkleminin analiz edilmesi
g=s/kg = s / k denklemi uyarınca büyüme hızının (gg), tasarruf oranıyla (ss) doğru, sermaye-hasıla katsayısıyla (kk) ters orantılı olduğu belirlenir.
Sermaye birikiminin temel motoru olan tasarrufların büyüme üzerindeki mekanizmasını anlamak için.
2
Nurkse'nin arz yönlü kısır döngüsünün modele dahil edilmesi
Düşük Gelir \rightarrow Düşük Tasarruf \rightarrow Düşük Yatırım \rightarrow Düşük Sermaye Birikimi \rightarrow Düşük Verimlilik \rightarrow Düşük Gelir döngüsü tanımlanır.
Az gelişmiş ülkelerde tasarruf oranının neden düşük kaldığını açıklayan teorik çerçeveyi kurmak için.
3
Sentez ve sonuç çıkarımı
Düşük tasarruf oranı (ss), sabit teknolojik yapı (kk) altında büyüme oranını (gg) düşürerek ekonominin yoksulluk tuzağında kalmasına neden olur.
Tasarruf yetersizliğinin sermaye birikimi ve büyüme hızı üzerindeki nihai etkisini göstermek için.

Key Concept

Harrod-Domar modelinde tasarruf-büyüme ilişkisi ve sermaye birikimi darboğazı
Estimated Time:1m 30s
Question 62Question

Gelişmekte olan ülkelerde kalkınmanın finansmanı için başvurulan yöntemlerden biri olan enflasyonist finansman sürecinde, para talebinin gelir esnekliğinin yüksek (e>1e > 1) olması ve ekonominin büyüme eğiliminde bulunması, hükümet açısından aşağıdaki durumlardan hangisine olanak sağlar?

Show answer & explanation

Answer: Fiyatlar genel düzeyinde artışa (enflasyona) yol açmadan daha fazla senyoraj geliri elde edilmesine

Answer

Para talebinin gelir esnekliğinin yüksek olması, ekonomik büyüme ile birlikte halkın reel para talebinin artmasına yol açar ve bu da hükümetin fiyatlar genel düzeyini yükseltmeden ilave senyoraj geliri elde etmesini sağlar.
Senyoraj geliri, hükümetin para basma imtiyazından elde ettiği reel kaynaktır. Ekonomik büyüme (gg) ve para talebinin gelir esnekliği (ee) yüksek olduğunda, halk daha fazla reel balans tutmak ister. Bu durumda hükümet, para arzını halkın artan talebi oranında (ege \cdot g) artırarak, fiyatlar genel düzeyini yükseltmeden (enflasyon vergisine başvurmadan) reel kaynak elde edebilir. Bu durum 'enflasyonsuz senyoraj' olarak adlandırılır.

Step-by-Step Solution

1
Senyoraj gelirinin bileşenlerini analiz etme
Senyoraj geliri iki kısımdan oluşur: Enflasyon vergisi (πMP\pi \cdot \frac{M}{P}) ve reel para talebindeki artıştan kaynaklanan gelir (geMPg \cdot e \cdot \frac{M}{P})
Toplam senyorajın sadece fiyat artışına değil, ekonomideki büyüme ve para tutma eğilimine de bağlı olduğunu anlamak gerekir.
2
Para talebinin gelir esnekliği (ee) ve büyüme (gg) arasındaki ilişkiyi kurma
Eğer e>1e > 1 ise, gelirdeki her %1\%1'lik artış, para talebinde %1\%1'den fazla artış yaratır.
Büyüyen bir ekonomide halkın işlem veya ihtiyat amacıyla daha fazla reel para tutmak isteyeceği varsayılır.
3
Para arzı ve fiyat istikrarı dengesini değerlendirme
Hükümet, artan reel para talebi kadar para arzını artırdığında (ΔM=ΔMd\Delta M = \Delta M^d), piyasada fazlalık oluşmaz ve fiyatlar artmaz.
Fiyat artışının nedeni, para arzının para talebinden daha hızlı artmasıdır; talebin kendiliğinden arttığı bir ortamda emisyon enflasyonist baskı yaratmaz.

Key Concept

Büyüme Kaynaklı Senyoraj Geliri

Hints

1
Senyorajın her zaman enflasyon yaratıp yaratmayacağını düşünün.
2
Para talebi gelir arttıkça artıyorsa, bu talebi karşılamak için basılan paranın piyasa dengesini nasıl etkileyeceğini değerlendirin.
3
ΔM=πMP+egMP\Delta M = \pi \cdot \frac{M}{P} + e \cdot g \cdot \frac{M}{P} formülünde π=0\pi = 0 olduğunda hükümetin hala kaynak elde edip edemeyeceğine odaklanın.

Practice More

Enflasyon vergisi matrahının para ikamesi (dolarizasyon) durumunda nasıl etkilendiğini inceleyen bir soru çözmek konuyu pekiştirecektir.
Estimated Time:1m 30s
Question 63Question

İktisadi kalkınmanın finansmanında başvurulan yöntemlerden biri olan 'enflasyonist finansman' (enflasyon vergisi) mekanizmasıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Enflasyon oranının vergi oranını, toplumun elinde tuttuğu reel para balanslarının (M/PM/P) ise vergi matrahını temsil etmesi

Answer

Enflasyon oranının vergi oranını, halkın elinde tuttuğu reel para balanslarının (M/PM/P) ise vergi matrahını temsil etmesi
Enflasyonist finansman, devletin para arzını artırarak piyasadan reel kaynak çekmesi sürecidir. Bu süreçte fiyatlar genel düzeyindeki artış (enflasyon), parayı elinde tutanlar için bir maliyet oluşturur. Vergi teorisine göre bir verginin hasılatı 'oran x matrah' ile bulunur. Enflasyon vergisinde de enflasyon oranı vergi oranını, toplumun elinde tuttuğu ve değeri aşınan reel para balansları ise vergi matrahını oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Enflasyon vergisi kavramını tanımla
Enflasyon vergisi, devletin para basarak bütçe açıklarını finanse etmesi sonucu oluşan enflasyonun, parayı elinde tutanların satın alma gücünü azaltmasıdır.
Mekanizmanın temel işleyişini anlamak için tanım gereklidir.
2
Matematiksel bileşenleri ayrıştır
R=π×(MP)R = \pi \times (\frac{M}{P}) formülünde π\pi (enflasyon) vergi oranına, (MP)(\frac{M}{P}) (reel balanslar) ise vergi matrahına karşılık gelir.
Vergi teorisindeki matrah ve oran kavramlarının enflasyonist finansmandaki karşılığını belirlemek gerekir.
3
Kısıtları ve etkileri değerlendir
Sonsuz bir artış mümkün değildir (Laffer eğrisi kısıtı) ve gelir dağılımı bozulur.
Doğru seçeneği doğrulamak ve yanlışları elemek için kısıtları kontrol etmek gerekir.

Key Concept

Enflasyon Vergisi Mekanizması

Practice More

Enflasyonist finansmanın sınırı olan Senyoraj ve Enflasyon Laffer Eğrisi arasındaki farkı inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 64Question

Az gelişmiş ülkelerde kalkınmanın finansmanı için başvurulan dış yardımların kapsamı, kurumsal tanımları ve iktisadi etkileri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Dış yardımların alıcı ülke tarafından sadece donör (yardım veren) ülkeden yapılacak ithalatta kullanılması zorunluluğunu ifade eden 'bağlı yardım' (tied aid) uygulaması, RKY sınıflandırması için zorunlu bir kriterdir.

Answer

Dış yardımların alıcı ülke tarafından sadece yardım veren ülkeden yapılacak ithalatta kullanılması zorunluluğunu ifade eden bağlı yardım (tied aid) uygulamasının RKY sınıflandırması için zorunlu bir kriter olduğu ifadesi yanlıştır.
Doğru cevap olan bağlı yardımın (tied aid) RKY için bir ön şart olduğu ifadesi yanlıştır; çünkü OECD bünyesindeki Kalkınma Yardımları Komitesi (DAC), yardımın serbest piyasa koşullarında kullanılmasını (bağsız yardım) teşvik eder. Bağlı yardım, alıcı ülkenin en ucuz maliyetli tedarikçiye gitmesini engellediği için yardımın reel değerini düşüren bir unsur olarak görülür ve bir sınıflandırma kriteri değildir.

Step-by-Step Solution

1
Resmi Kalkınma Yardımı (RKY) kriterlerini hatırla
RKY; resmi sektörden sağlanmalı, temel amacı kalkınma ve refah olmalı ve imtiyazlı (piyasa altı faiz/vade) olmalıdır.
Kurumsal tanımın sınırlarını belirlemek için gereklidir.
2
Bağlı yardım (tied aid) kavramını analiz et
Bağlı yardım, yardımın belirli bir ülkeden alışveriş yapma şartına bağlanmasıdır ve bu durum genellikle yardımın etkinliğini düşürür.
Bu uygulamanın bir 'kriter' mi yoksa 'uygulama biçimi' mi olduğunu ayırt etmek için gereklidir.
3
Seçenekleri bu bilgiler ışığında karşılaştır
Bağlı yardım bir zorunluluk değil, aksine OECD tarafından istenmeyen bir durumdur; bu nedenle bu ifade yanlıştır.
Soruda istenen hatalı ifadeyi saptamak için gereklidir.

Key Concept

Resmi Kalkınma Yardımı (RKY) Kriterleri ve Bağlı Yardım (Tied Aid)
Estimated Time:1m 30s
Question 65Question

Chenery ve Strout tarafından geliştirilen İki Açık Modeli'nde (Two-Gap Model), bir ekonomide tasarruf açığı (ISI-S) ile döviz açığının (MXM-X) ex-ante (planlanan/fiili durum öncesi) olarak birbirinden farklı olması ve birinin büyüme üzerinde "bağlayıcı kısıt" (binding constraint) oluşturması temel olarak hangi varsayıma dayanmaktadır?

Show answer & explanation

Answer: Yurt içi üretim faktörleri ile ithal sermaye malları arasındaki ikame imkânlarının sınırlı olması

Answer

İki Açık Modeli'nde açıkların ex-ante farklı olmasının temel nedeni, yurt içi kaynaklar ile ithal sermaye malları arasındaki ikame imkânlarının sınırlı olmasıdır.
İki Açık Modeli'nin özünde, gelişmekte olan ülkelerin üretim süreçlerinde ihtiyaç duydukları sermaye mallarını yurt içinde üretememeleri ve bu malların yerine yerli kaynakları (tasarrufları) ikame edememeleri yatar. Bu 'ikame yetersizliği' varsayımı, tasarruf açığı ile döviz açığının birbirinden bağımsız oluşmasına ve birinin diğerinden daha kısıtlayıcı (binding) hale gelmesine neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Ex-ante ve Ex-post Ayrımını Belirleme
Ex-post (gerçekleşen) durumda tasarruf açığı ile döviz açığı bir özdeşlik gereği birbirine eşittir (IS=MX=FI-S = M-X = F); ancak planlanan (ex-ante) durumda bunlar farklıdır.
Gelişmekte olan ülkelerdeki yapısal engellerin açıklar arasındaki ilişkiyi nasıl etkilediğini anlamak için bu ayrım gereklidir.
2
Yapısal Katılık (Structural Rigidity) Analizi
Ekonomideki üretim faktörleri (emek, yerli sermaye) ile ithal edilmesi zorunlu olan yatırım malları arasında ikame yapılamaz.
Eğer ikame tam olsaydı, yurt içi tasarruf artışı ithalat ihtiyacını karşılayabilir ve iki ayrı açık oluşmazdı.
3
Bağlayıcı Kısıtı Tanımlama
İki açıktan hangisi daha büyükse, o açık ekonominin büyüme hızı üzerindeki temel belirleyici (en dar kısıt) olur.
Döviz kısıtı bağlayıcıyken tasarrufları artırmak büyümeyi hızlandırmaz, çünkü temel sorun yatırım için gerekli ithal malın temin edilememesidir.

Key Concept

İki Açık Modeli'nde açıkların bağımsızlığı (ikame yetersizliği varsayımı)

Hints

1
Gelişmekte olan ülkelerdeki yapısalcı (structuralist) iktisat görüşünü düşünün.
2
Eğer bir ülke yurt içinde tasarrufu olsa bile bu tasarrufla gidip yurt dışından makine alamıyorsa, hangi imkânın sınırlı olduğunu söylersiniz?
3
Açıkların birbirinden bağımsız hareket etmesi, yerli kaynakların ithal kaynakların yerini tutamaması (ikame edilememesi) ile ilgilidir.

Practice More

Bağlayıcı kısıt döviz açığı olduğunda, dış yardımın (foreign aid) büyüme üzerindeki etkisinin neden tasarruf kısıtına göre daha yüksek olduğunu araştırınız.
Estimated Time:1m 15s
Question 66Question

İktisadi kalkınma sürecinde kamu harcamalarının finansmanı için gereken mali kapasitenin (fiscal capacity) geliştirilmesi, hem ülkenin yapısal özelliklerine hem de vergi sisteminin performansına bağlıdır. Kalkınmakta olan bir ekonomide vergi potansiyeli ve vergi performansı ölçütleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İktisadi kalkınma süreci ilerledikçe, vergi yapısı toplanması maliyetli ve dar tabanlı olan dış ticaret vergilerinden; daha geniş bir tabana yayılan gelir ve kurumlar vergisi gibi doğrudan vergilere doğru yapısal bir dönüşüm gösterir.

Answer

İktisadi kalkınma ilerledikçe vergi yapısının dış ticaret vergilerinden içsel gelir ve harcama vergilerine doğru kaydığını belirten ifade doğrudur.
İktisadi kalkınma literatüründe (özellikle Hinrichs'in çalışmaları), ülkelerin gelişim düzeylerine göre vergi yapıları değişir. Geleneksel ve düşük gelirli toplumlarda vergi tabanı dar olduğu için vergiler toplanması en kolay olan dış ticaret (ithalat/ihracat) üzerinden alınır. Ancak kalkınma ilerledikçe sanayileşme ve hizmet sektörünün payı artar, kayıtlı ekonomi genişler ve devlet daha karmaşık olan gelir ve kurumlar vergisini (doğrudan vergiler) etkin bir şekilde toplayabilir hale gelir. Bu durum mali kapasitenin gelişimini yansıtan temel bir yapısal dönüşümdür.

Step-by-Step Solution

1
Mali kapasite ve vergi potansiyelini belirleyen yapısal faktörleri analiz etme
Tarım payı, dışa açıklık ve kişi başına gelir gibi faktörlerin vergi tabanını nasıl etkilediği belirlendi.
Kalkınmakta olan ülkelerde vergi toplama zorluklarının temelinde tarım sektörünün büyüklüğü ve kayıt dışılık yatmaktadır.
2
Vergi yapısındaki tarihsel dönüşüm hipotezini (Hinrichs) uygulama
Ekonomi geliştikçe vergi odağının gümrük kapılarından (dış ticaret) modern gelir vergisi sistemine evrildiği doğrulandı.
Lotta-Hinrichs yaklaşımı, kalkınma aşamaları ile vergi kompozisyonu arasındaki bu ilişkiyi açıklar.
3
Vergi performansı ölçütlerini (esneklik ve dinamizm) karşılaştırma
Vergi esnekliğinin 'arındırılmış', vergi dinamizminin ise 'toplam' etkiyi ölçtüğü ayırt edildi.
Hangi ölçütün yasal değişiklikleri içerip içermediği vergi reformlarının başarısını ölçmek için kritiktir.

Key Concept

Mali Kapasite ve Yapısal Vergi Dönüşümü
Estimated Time:1m 30s
Question 67Question

İktisadi kalkınma literatüründe mali kapasitenin (fiscal capacity) belirlenmesine yönelik ampirik analizlerde; madencilik ve doğal kaynak ihracatının GSYH içindeki payının yüksek olması, 'teorik vergi kapasitesini' artıran yapısal bir faktör (vergi tutamağı) olarak kabul edilmektedir. Buna karşın, bu tür yapısal özelliklere sahip bazı ülkelerde 'Vergi Gayret Endeksi'nin (I<1I < 1) kronik olarak düşük kalması durumu, Besley ve Persson gibi iktisatçıların geliştirdiği modern mali kapasite teorileri çerçevesinde aşağıdakilerden hangisi ile en tutarlı şekilde açıklanabilir?

Show answer & explanation

Answer: Doğal kaynak rantlarının kolayca vergilendirilebilmesinin, hükümetlerin geniş tabanlı vergi ağları kurma ve mali kurumları güçlendirme (mali altyapı yatırımı) yönündeki siyasi teşviklerini zayıflatması

Answer

Doğal kaynak rantlarının kolayca vergilendirilebilmesinin, hükümetlerin geniş tabanlı vergi ağları kurma ve mali kurumları güçlendirme yönündeki teşviklerini zayıflatması
Vergi Gayret Endeksi'nin 1'den küçük olması, bir ülkenin mevcut sosyo-ekonomik özellikleriyle (gelir, dışa açıklık, sektörel paylar) toplayabileceği vergiyi toplayamaması anlamına gelir. Madencilik sektörü, vergi toplamanın idari olarak en kolay olduğu (vergi tutamağı) alanlardan biridir. Ancak Besley ve Persson'un vurguladığı gibi, doğal kaynak zenginliği hükümetlerin vergi toplamak için gerekli olan mali altyapıya (fiscal infrastructure) yatırım yapma teşvikini kırar. Hükümetler rantla yetindikleri için geniş tabanlı vergileri (gelir, KDV vb.) etkinleştiremezler, bu da kapasite yüksek olmasına rağmen gayretin düşük kalmasına yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Vergi Gayret Endeksi'nin (II) formülünü analiz et.
I=Fiili Vergi GeliriTeorik Vergi KapasitesiI = \frac{\text{Fiili Vergi Geliri}}{\text{Teorik Vergi Kapasitesi}} formülünde I<1I < 1 olması, ülkenin yapısal olarak toplayabileceği vergiyi toplayamadığını gösterir.
Yapısal potansiyel (kapasite) ile performans (gayret) arasındaki farkın nedenini bulmak gerekir.
2
Madencilik sektörünün 'vergi tutamağı' (tax handle) özelliğini değerlendir.
Madencilik, merkezi ve kontrolü kolay bir sektör olduğu için vergi kapasitesini artıran bir değişkendir.
Kapasitenin yüksek çıkmasına rağmen gayretin düşük olması, bu 'kolay' gelirin diğer alanlardaki vergi toplama isteğini nasıl etkilediğini anlamayı gerektirir.
3
Kurumsal ve siyasi teşvikleri (Besley-Persson çerçevesi) incele.
Rant gelirleri (madencilik), hükümetlerin halktan vergi isteme zorunluluğunu azaltarak 'mali kurumların (vergi idaresi, denetim)' gelişmesini engeller.
Hükümetler vergi toplama maliyetine katlanmak yerine rantı tercih eder, bu da vergi gayretini düşürür.

Key Concept

Mali Kapasite ve Vergi Gayreti Arasındaki Kurumsal Makas

Hints

1
Vergi Gayret Endeksi (I<1I < 1), ülkenin potansiyelinin altında vergi topladığını gösterir.
2
Madencilik gibi 'kolay vergilendirilebilir' alanlar vergi kapasitesini (paydayı) artırır ancak fiili tahsilatı (payı) aynı oranda artırmayabilir.
3
Düşünün: Bir hükümet bedava para (rant) bulursa, neden halkla uğraşıp zorla vergi toplamak için bürokrasi kursun?

Practice More

Lotz ve Morss (1967) çalışmalarındaki vergi gayreti belirleyicilerini ve yapısal olmayan faktörleri inceleyin.

Alternative Method

Regresyon modelinde hata teriminin (uu) negatif çıkması, ülkenin ortalamanın altında performans gösterdiğini ifade eder. Bu negatif sapmanın nedeni genellikle kurumsal kalitesizlik veya rant kollamadır.
Estimated Time:3m 0s
Question 68Question

Finansal serbestleşme süreciyle birlikte ivme kazanan ve spekülatif karakteri nedeniyle "sıcak para" olarak adlandırılan kısa vadeli portföy akımları, gelişmekte olan ekonomiler için ciddi bir kırılganlık kaynağı oluşturabilmektedir. Buna göre, portföy yatırımlarının doğrudan yabancı sermaye yatırımlarından (DYSYDYSY) ayrılmasını sağlayan temel karakteristik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sermayenin yüksek likiditeye sahip olması ve spekülatif getiri beklentileri ile risk algısındaki değişimlere karşı aşırı duyarlı olması

Answer

Sermayenin yüksek likiditeye sahip olması ve spekülatif getiri beklentileri ile risk algısındaki değişimlere karşı aşırı duyarlı olması
Doğru cevap, sıcak paranın en temel özelliği olan yüksek likidite ve spekülatif getiri duyarlılığını vurgulamaktadır. Bu sermaye akımları, hisse senedi ve tahvil gibi finansal araçlara yönelerek piyasalardaki kâr fırsatlarını takip eder ve risk algısı arttığında hızla ülkeyi terk edebilir.

Step-by-Step Solution

1
Dış finansman kaynaklarının türlerini ayırt etme
Dış kaynaklar; Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımları (DYSY) ve Portföy Yatırımları (Sıcak Para) olarak ikiye ayrılır.
Soruda istenen farkı bulmak için her iki yatırım türünün temel özelliklerini bilmek gerekir.
2
Sıcak paranın (Portföy Yatırımları) özelliklerini analiz etme
Sıcak para; kısa vadeli, yüksek likiditeye sahip, spekülatif getiri (faiz, borsa) odaklı ve ülkeden hızla çıkabilen bir sermaye türüdür.
Sıcak parayı "sıcak" yapan şey, piyasalardaki en ufak bir risk artışında veya faiz değişiminde ülkeden hızla uzaklaşabilme kapasitesidir.
3
DYSY özelliklerini içeren seçenekleri eleme
Yönetim kontrolü, fiziksel varlık (fabrika) ve uzun vade (10 yıl üzeri) gibi özellikler DYSY'ye ait olduğu için bu seçenekler elenir.
Çeldiriciler öğrencinin DYSY ile Portföy Yatırımı arasındaki ayrımı yapıp yapamadığını ölçmektedir.

Key Concept

Portföy Yatırımları ve Sıcak Paranın Likidite Karakteristiği

Practice More

Sıcak para girişlerinin 'Hollanda Hastalığı' (Dutch Disease) üzerindeki etkilerini inceleyen soruları çözebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 69Question

İktisadi kalkınma literatüründe Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımlarının (DYSYDYSY), ev sahibi ülkedeki yerli sermaye birikimi üzerindeki etkisi farklı kanallarla gerçekleşebilmektedir. Eğer yabancı sermaye girişi, yerli firmaların finansman kaynaklarına erişimini zorlaştırarak veya yerli firmaları piyasadan çekilmeye zorlayarak toplam yerli yatırımların azalmasına neden oluyorsa, bu durum aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?

Show answer & explanation

Answer: Dışlama etkisi (Crowding-out)

Answer

Dışlama etkisi (Crowding-out)
Dışlama etkisi (crowding-out), iktisat literatüründe bir değişkenin (bu soruda DYSY) diğer bir değişkeni (yerli yatırımlar) piyasadan uzaklaştırması veya azaltması durumunu ifade eden teknik bir terimdir. Gelişmekte olan ülkelerde yabancı firmaların yerli işgücü veya finansman kaynaklarını çekmesi bu etkiye neden olur.

Step-by-Step Solution

1
DYSY ve yerli yatırım arasındaki ilişkiyi analiz etme
DYSY'nin ev sahibi ülkede sermaye stokunu artırabileceği gibi, yerli firmalarla rekabet ederek onları piyasadan silebilir.
Yabancı sermayenin yerli ekonomi üzerindeki net etkisini belirlemek için yerli yatırımlarla olan etkileşimini anlamak gerekir.
2
Olumsuz etkileşim mekanizmasını tanımlama
Yerli yatırımların azalması süreci 'Dışlama' olarak adlandırılır.
Yabancı firmaların üstün teknoloji ve finansal güçle yerli girişimcilerin önünü kesmesi bu terminoloji ile karşılanır.

Key Concept

DYSY'nin Yerli Yatırımlar Üzerindeki Dışlama ve Teşvik Etkileri

Hints

1
Yabancı firmaların yerli firmalarla olan rekabetinin yerli sermaye birikimine zarar verip vermediğini düşünün.
2
Bir şeyin (yabancı yatırımın) diğerini (yerli yatırımı) piyasanın dışına itmesi anlamına gelen terimi hatırlayın.
3
İngilizce 'Crowding-out' teriminin Türkçe karşılığı bu sürecin adıdır.

Practice More

DYSY'nin yerli firmaların verimliliğini artırdığı 'yayılma etkileri' (spillovers) kanallarını inceleyiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 70Question

Kalkınmanın finansmanı kapsamında az gelişmiş ülkelere sağlanan dış yardımların, donör ülke tarafından belirli mal ve hizmetlerin satın alınması veya belirli projelerin yürütülmesi şartına bağlanması (bağlı yardımlar - tied aid) durumunda ortaya çıkan iktisadi etkilerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Yardım alan ülkenin ithal edeceği mal ve hizmetleri en düşük maliyetli kaynaktan tedarik etmesini engelleyerek yardımın reel değerinin nominal değerinin altında kalmasına yol açar.

Answer

Yardım alan ülkenin ithal girdileri en düşük maliyetli kaynaktan almasını engelleyerek yardımın reel değerini düşüren ifade doğrudur.
Doğru yanıt, bağlı yardımların alıcı ülkenin serbestçe tedarikçi seçme hakkını elinden aldığını ve bu nedenle yardımın gerçek satın alma gücünü (reel değerini) azalttığını belirten ifadedir. Eğer donör ülkedeki mallar dünya piyasasından %20 daha pahalıysa, yardımın reel değeri nominal değerinden %20 daha düşük olacaktır.

Step-by-Step Solution

1
Bağlı yardım kavramını analiz etme
Bağlı yardımın, yardımın harcanacağı yerin veya malın donör ülke tarafından kısıtlanması olduğu belirlenir.
Kavramın kapsamını anlamak analizin temelidir.
2
Kısıtlamanın maliyet üzerindeki etkisini değerlendirme
Alıcı ülkenin dünya piyasalarındaki daha ucuz alternatiflere yönelemediği görülür.
Zorunlu satın alma şartı, donör ülkedeki fiyatlar dünya fiyatlarının üzerinde olsa bile alımı zorunlu kılar.
3
Nominal ve reel değer arasındaki farkı ortaya koyma
Kağıt üzerinde görünen tutarın (nominal), satın alınabilen mal miktarından (reel) daha fazla olduğu sonucuna varılır.
Fiyat farkları yardımın etkinliğini aşındıran gizli bir maliyettir.

Key Concept

Bağlı Yardımların İktisadi Maliyeti (Economic Cost of Tied Aid)

Hints

1
Bağlı yardımlar genellikle 'donör ülkenin ihracatını teşvik etmek' amacıyla uygulanır.

Practice More

Bağlı yardımların hibe bileşeni (grant element) üzerindeki etkisini OECD/DAC kriterleri çerçevesinde inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 71Question

McKinnon ve Shaw'un "finansal baskılama" (financial repression) analizine göre, bir ekonomide nominal faiz oranlarına enflasyon oranının altında kalacak şekilde yasal tavan sınır getirilmesi durumunda, reel faiz oranları ve fon arzı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Reel faiz oranları negatif olur ve ödünç verilebilir fon arzı azalır.

Answer

Reel faiz oranlarının negatif olması ve ödünç verilebilir fon arzının azalması.
McKinnon ve Shaw'a göre, gelişmekte olan ülkelerde uygulanan faiz tavanları nominal faizlerin enflasyonun altında kalmasına yol açar. Bu durum reel faizleri negatife düşürerek tasarruf sahiplerini cezalandırır. Sonuç olarak bankacılık sistemine akan fonlar azalır (finansal sığlaşma) ve yatırımları finanse edecek kaynak kalmaz.

Step-by-Step Solution

1
Reel faiz formülünü hatırla
r=iπr = i - \pi
Reel faiz (rr), nominal faiz (ii) ile enflasyon oranı (π\pi) arasındaki farktır.
2
Finansal baskılama varsayımını uygula
i<πr<0i < \pi \Rightarrow r < 0
Baskılama durumunda hükümet nominal faize (ii) tavan getirir. Bu tavan enflasyonun (π\pi) altındaysa reel faiz negatif olur.
3
Tasarrufçu davranışını analiz et
Fon arzında daralma
Negatif reel faiz, tasarruf sahiplerinin satın alma gücünü azaltır; bu da hanehalkını finansal sistemden uzaklaştırarak ödünç verilebilir fon arzını düşürür.

Key Concept

McKinnon-Shaw Hipotezi ve Finansal Baskılama

Hints

1
Fisher denklemini (r=iπr = i - \pi) düşünün.
2
Enflasyonun uygulanan faiz sınırından daha yüksek olduğu bir senaryoyu hayal edin.
3
Bankaya yatırdığınız paradan enflasyonun altında getiri alıyorsanız tasarruf yapmaya devam eder misiniz?

Practice More

Finansal serbestleşme (liberalization) sonrası tasarruf ve yatırım verimliliği arasındaki ilişkiyi inceleyen sorulara göz atabilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 72Question

Gelişmekte olan ülkelerde finansal sistemin çeşitli yasal düzenlemeler ve idari kararlarla kısıtlandığı "finansal baskılama" (financial repression) dönemlerinde, aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesi beklenmez?

Show answer & explanation

Answer: Finansal araç çeşitliliğinin artması ve finansal derinleşmenin (M2/GSYHM2/GSYH oranı) hızlanması

Answer

Finansal araç çeşitliliğinin artması ve finansal derinleşmenin hızlanması, finansal baskılama değil finansal serbestleşme sürecinde beklenen bir durumdur.
Finansal derinleşme, bir ekonomide finansal varlıkların ve hizmetlerin hacminin reel ekonomiye oranla artmasıdır. McKinnon ve Shaw'a göre finansal baskılama, reel faizleri düşürerek tasarrufları ve dolayısıyla finansal sistemin derinliğini azaltır. Dolayısıyla derinleşmenin artması finansal serbestleşmenin bir karakteristiğidir.

Step-by-Step Solution

1
Finansal baskılama kavramını tanımlama
Devletin faiz tavanları, yüksek zorunlu karşılıklar ve güdümlü krediler yoluyla finansal sisteme müdahale etmesi olarak tanımlanır.
Soruda sorulan 'beklenmeyen durumu' ayırt edebilmek için önce sistemin işleyişini anlamak gerekir.
2
Baskılama araçlarının etkilerini analiz etme
Faiz tavanları negatif reel faize neden olur; bu da hanehalkını bankadan kaçırarak altın/döviz gibi varlıklara iter. Bankalar ise fon yetersizliği ve yüksek karşılıklar nedeniyle kredi rasyonlamasına gider.
Diğer seçeneklerin neden 'beklenen' durumlar olduğunu doğrulamak için gereklidir.
3
Finansal derinleşme ve sığlaşma ayrımını yapma
Finansal baskılama tasarrufları azalttığı için finansal sistemin GSYH içindeki payı (M2/GSYHM2/GSYH) küçülür (finansal sığlaşma). Bu oranın artması (derinleşme) ancak serbestleşme ile mümkündür.
Doğru cevaba ulaşmak için kilit teknik ayrımı yapmayı sağlar.

Key Concept

Finansal Baskılama ve Finansal Sığlaşma İlişkisi

Hints

1
Finansal baskılamanın tasarrufları bankacılık sisteminde tutup tutmadığını düşünün.
2
McKinnon ve Shaw'un temel tezi, baskılamanın finansal sistemi 'sığlaştırdığı' yönündedir.

Practice More

McKinnon-Shaw hipotezine yönelik Neo-Yapısalcı eleştirileri inceleyerek finansal serbestleşmenin olası olumsuz etkilerini analiz edebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 73Question

İktisadi kalkınmanın finansmanında kullanılan dış kaynaklardan biri olan Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımları (DYSYDYSY), kısa vadeli sermaye hareketleri olan portföy yatırımlarından belirli yapısal özelliklerle ayrılmaktadır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımlarını portföy yatırımlarından ayıran en temel özelliktir?

Show answer & explanation

Answer: Yatırım yapılan işletmede yönetim kontrolü sağlama ve uzun vadeli bir ilişki kurma amacı taşıması

Answer

Yatırım yapılan işletmede yönetim kontrolü sağlama ve uzun vadeli bir ilişki kurma amacı taşıması
Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımları (DYSYDYSY), yatırımcının yatırım yaptığı ülkede işletmenin yönetiminde ve denetiminde söz sahibi olmasını, üretim sürecine doğrudan dahil olmasını ve uzun vadeli bir ekonomik ilişki kurmasını sağlar. Bu durum, sadece finansal getiri bekleyen portföy yatırımlarından ayrılan en temel farktır.

Step-by-Step Solution

1
DYSY ve portföy yatırımı tanımlarını karşılaştırın.
DYSY reel bir üretim kapasitesi ve yönetim kontrolü içerirken, portföy yatırımı finansal varlıklara dayalı kısa vadeli getiri odaklıdır.
Yatırım türlerinin temel motivasyon farkını belirlemek için gereklidir.
2
Uzun vadeli kalıcılık ve yönetim etkisi kriterini değerlendirin.
DYSY'de yatırımcı işletmenin %10 veya daha fazla hissesine sahip olarak stratejik kararlarda söz sahibi olur.
DYSY'yi portföy yatırımından ayıran resmi ve ekonomik kriter yönetimsel kontroldür.

Key Concept

Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımlarının Tanımı ve Portföy Yatırımlarından Farkı

Practice More

DYSY'lerin ev sahibi ülke üzerindeki 'yayılma etkileri' (spillover effects) konusuna çalışabilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 74Question

McKinnon ve Shaw'un finansal baskılama (financial repression) modeline göre, mevduat faizlerine uygulanan tavanların enflasyon oranının altında kalarak negatif reel faiz oranlarına yol açması durumunda, tasarruf sahiplerinin davranışlarına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Tasarruflar finansal sistemden kaçarak altın ve gayrimenkul gibi üretken olmayan varlıklara yönelir.

Answer

Negatif reel faiz ortamında tasarruf sahipleri, finansal sistemden uzaklaşarak birikimlerini altın ve gayrimenkul gibi üretken olmayan fiziksel varlıklara yönlendirirler.
Doğru cevap olan ifade, McKinnon ve Shaw'un finansal baskılama teorisindeki en temel mekanizmayı açıklar. Negatif reel faiz oranları, tasarrufların bankacılık sisteminden çekilmesine ve ekonomide 'üretken olmayan varlıklara yönelim' (flight to unproductive assets) olarak adlandırılan sürecin başlamasına neden olur. Bu durum finansal sığlaşmaya yol açarak yatırımlar için gerekli olan fon arzını daraltır.

Step-by-Step Solution

1
Finansal baskılamanın tasarruf üzerindeki etkisini belirle.
Faiz tavanları nedeniyle reel faizler negatif hale gelir (r=iπ<0r = i - \pi < 0).
Tasarruf yapmanın getirisi, enflasyonun altında kaldığı için maliyetli hale gelir.
2
Tasarruf sahiplerinin alternatif tercihlerini analiz et.
Bireyler paralarının değerini korumak için fiziksel varlıklara (altın, gayrimenkul vb.) yönelir.
Bu varlıklar enflasyona karşı koruma sağlar ancak ekonomik büyüme için gerekli üretken yatırımları finanse etmez.

Key Concept

McKinnon-Shaw Hipotezi ve Finansal Sığlaşma
Estimated Time:45s
Question 75Question

İktisadi kalkınmanın finansmanında başvurulan yöntemlerden biri olan enflasyonist finansman sürecinde; para arzındaki artışın neden olduğu fiyat yükselişlerinin, bireylerin satın alma gücünü düşürerek tüketimlerini kısıtlaması ve bu yolla sağlanan reel kaynakların yatırımlara kanalize edilmesi süreci aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?

Show answer & explanation

Answer: Zorunlu tasarruf

Answer

Enflasyonist finansman sonucunda fiyatların artmasıyla bireylerin tüketimlerini istem dışı azaltmaları ve bu kaynakların yatırımlara aktarılması 'zorunlu tasarruf' olarak adlandırılır.
Doğru cevap olan zorunlu tasarruf, enflasyonist finansman (para basımı) sonucu artan fiyatların, halkın satın alma gücünü düşürerek onları daha az tüketmeye mecbur bırakması sürecidir. Bu süreçte tüketilmeyen reel mallar, hükümetin emisyon yoluyla elde ettiği yeni satın alma gücü sayesinde kamu yatırımlarına aktarılmış olur.

Step-by-Step Solution

1
Yöntemin belirlenmesi
Hükümet para arzını artırarak enflasyon yaratır.
Bütçe açıklarını kapatmak ve yatırımları finanse etmek için emisyon yoluna gidilir.
2
Bireyler üzerindeki etkinin analizi
Fiyatlar artar ve özellikle sabit gelirlilerin reel geliri düşer.
Paranın satın alma gücü azaldığı için bireyler aynı miktarda mal alamazlar.
3
Kaynak aktarım mekanizmasının tanımlanması
Bireyler tüketimlerini kısmak zorunda kalır ve bu reel kaynaklar kamuya geçer.
Tüketilmeyen bu reel değerlerin kamu yatırımlarına dönüşmesine zorunlu tasarruf denir.

Key Concept

Zorunlu Tasarruf (Forced Saving) Mekanizması

Hints

1
Bu süreçte tasarruf, kişilerin kendi istekleri dışında gerçekleşir.

Practice More

Enflasyon vergisinin matrahını ve Olivera-Tanzi etkisinin bu finansman yöntemine etkisini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 76Question

İktisadi kalkınma literatüründe Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımlarının (DYSYDYSY) ev sahibi ülkedeki yerli firmaların verimliliği üzerinde yarattığı pozitif dışsallıkların (teknolojik yayılma etkileri) gerçekleşme düzeyi, ev sahibi ülkenin ekonomik ve sosyal yapısı ile yakından ilişkilidir.

Buna göre, DYSYDYSY kanalıyla sağlanan teknoloji transferi ve verimlilik artışlarının etkinliği ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Yerli firmaların yabancı teknolojiyi özümseyebilmesi için ev sahibi ülkenin belirli bir beşeri sermaye eşiğini aşmış olması ve yerli-yabancı firmalar arasındaki teknolojik mesafenin çok geniş olmaması gerekir.

Answer

Doğru yanıt, yerli firmaların yabancı teknolojiyi özümseyebilmesi için ev sahibi ülkede belirli bir beşeri sermaye eşiğinin aşılması ve teknolojik mesafenin makul düzeyde olması gerektiğini belirten ifadedir.
Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımlarının yerli ekonomi üzerinde pozitif dışsallıklar yaratabilmesi, yerli firmaların bu teknolojiyi kopyalayabilme veya uyarlayabilme yeteneğine bağlıdır. İktisat literatüründe bu durum 'özümseme kapasitesi' olarak adlandırılır. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde, eğitimli işgücü (beşeri sermaye) yeterli düzeyde değilse, gelen yüksek teknoloji yerli ekonomiye entegre edilemez ve yayılma etkisi kısıtlı kalır.

Step-by-Step Solution

1
DYSYDYSY ve teknoloji transferi arasındaki ilişkiyi tanımlamak.
DYSYDYSY sadece sermaye değil, aynı zamanda teknoloji, yönetim becerisi ve organizasyonel bilgi transferi aracıdır.
Yatırımın kalkınma üzerindeki niteliksel etkisini anlamak için gereklidir.
2
"Özümseme Kapasitesi" (AbsorptiveAbsorptive CapacityCapacity) kavramını analiz etmek.
Ev sahibi ülkedeki yerli firmaların ve işgücünün, yeni teknolojiyi anlama, taklit etme ve uygulama yeteneğinin bir sınırı (eşik) olduğu sonucuna varılır.
Borensztein ve diğerleri tarafından vurgulanan beşeri sermaye eşiği kuralını doğrulamak için gereklidir.
3
Teknolojik mesafe (gap) kavramının etkisini değerlendirmek.
Fark çok azsa öğrenilecek bir şey kalmaz; fark çok fazlaysa (uçurum varsa) yerli firmalar bu teknolojiyi kopyalayamaz.
Teknolojik yayılmanın optimal düzeyini belirleyen kriteri netleştirmek için gereklidir.

Key Concept

Özümseme Kapasitesi ve Beşeri Sermaye Eşiği
Estimated Time:2m 0s
Question 77Question

İktisadi kalkınma literatüründe Hinrichs tarafından ortaya konulan 'vergi yapısının evrimi' hipotezine göre, geleneksel bir yapıdan modern bir ekonomiye geçiş sürecinde olan bir ülkede; vergi dinamizmi (taxtax buoyancybuoyancy) katsayısı 1,51,5 iken vergi esnekliği (taxtax elasticityelasticity) katsayısının 0,80,8 olarak saptanması durumunda, bu ekonominin mali kapasitesi ve vergi yapısı hakkında yapılabilecek en isabetli değerlendirme aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mali kapasitedeki artış büyük ölçüde vergi oranlarının yükseltilmesi veya yeni vergi türlerinin ihdası gibi ihtiyari (discretionary) politika müdahalelerine dayanmaktadır.

Answer

Mali kapasitedeki artışın temel olarak ihtiyari politika müdahalelerine ve yasal düzenlemelere dayanması
Vergi dinamizmi (taxtax buoyancybuoyancy), vergi mevzuatındaki tüm değişikliklerin etkisini içeren toplam vergi geliri artışının GSYH artışına oranıyken; vergi esnekliği (taxtax elasticityelasticity), bu yasal değişikliklerin etkisi arındırıldıktan sonraki artışı ifade eder. Dinamizmin (1,51,5) esneklikten (0,80,8) yüksek olması, vergi gelirlerindeki artışın ekonominin kendiliğinden tepki vermesinden ziyade, hükümetin vergi oranlarını artırması veya yeni vergiler getirmesi gibi ihtiyari (discretionary) adımlardan kaynaklandığını gösterir. Bu durum, Hinrichs'in mali kapasiteyi artırmak için kurumsal ve yasal müdahalelerin gerektiği geçiş süreci analiziyle tam uyumludur.

Step-by-Step Solution

1
Vergi Esnekliği ve Vergi Dinamizmi ayrımını yapın.
Esneklik (0,80,8) mevzuat sabitken kendiliğinden artışı; Dinamizm (1,51,5) mevzuat değişiklikleri dahil toplam artışı ifade eder.
Mali kapasitenin kaynağını (otomatik mi yoksa iradi mi) belirlemek için bu iki katsayı kıyaslanmalıdır.
2
Katsayılar arasındaki farkı yorumlayın.
Dinamizm > Esneklik (1,5>0,81,5 > 0,8).
Aradaki fark, hükümetin yeni vergi koyma veya oran artırma gibi ihtiyari (discretionary) kararlarının etkili olduğunu gösterir.
3
Hinrichs'in yapısal geçiş hipotezi ile ilişkilendirin.
Geçiş sürecindeki ülkeler, vergi tabanını genişletmek için sık sık mevzuat değişikliği yaparak mali kapasitelerini artırmaya çalışırlar.
Hinrichs'e göre kalkınmanın orta aşamalarında vergi yapısı iradi çabalarla evrilir.

Key Concept

Vergi Esnekliği vs. Vergi Dinamizmi ve Hinrichs Vergi Yapısı Evrimi

Hints

1
Vergi dinamizmi ve vergi esnekliği arasındaki temel farkın 'yasal değişikliklerin etkisi' olduğunu hatırlayın.
2
Dinamizmin esneklikten büyük olması, vergi hasılatındaki artışın ne kadarının 'kendiliğinden' ne kadarının 'iradi' olduğunu gösterir.

Practice More

Lotta ve Morss tarafından önerilen, vergi kapasitesini belirleyen yapısal faktörler (dışa açıklık oranı, kişi başına gelir vb.) üzerine bir çalışma yapılması konuyu pekiştirecektir.
Estimated Time:2m 30s
Question 78Question

İktisadi kalkınma literatüründe dış borç yükü ile beklenen borç ödemeleri arasındaki ilişkiyi açıklayan 'Borç-Laffer Eğrisi' (Debt-Laffer Curve) analizine göre, eğrinin negatif eğimli (azalan) bölgesinde yer alan bir ülke için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Borç sarkıntısı (debt overhang) nedeniyle borç stokundaki artışın beklenen toplam ödemeleri azaltması ve yatırımları caydırması

Answer

Borç-Laffer Eğrisi'nin negatif eğimli bölgesinde bulunulması, borç sarkıntısı (debt overhang) nedeniyle borç stokundaki artışın beklenen toplam ödemeleri azaltması ve yatırımları caydırması anlamına gelir.
Borç-Laffer Eğrisi'nin negatif eğimli kısmı, 'borç sarkıntısı' (debt overhang) durumunu temsil eder. Bu bölgede borç stoku o kadar yüksektir ki, ek borçlanma veya mevcut borç yükü, gelecekteki üretimden elde edilecek gelirin büyük kısmının alacaklılara gideceği beklentisini doğurur. Bu beklenti, hem yerli hem de yabancı yatırımcıları vergi yükü artışı endişesiyle yatırımlardan uzaklaştırır (disincentive effect), sonuç olarak beklenen toplam borç ödemeleri nominal borç artsa bile azalır.

Step-by-Step Solution

1
Eğrinin yapısını analiz etme
Borç-Laffer Eğrisi, yatay eksende nominal borç stokunu, dikey eksende ise beklenen borç ödemelerinin bugünkü değerini gösterir.
Borçlanmanın belirli bir noktaya kadar ödeme kapasitesini artırdığını ancak bir eşikten sonra azalttığını anlamak için temel model kurulmalıdır.
2
Negatif eğimli bölgeyi yorumlama
Eğrinin zirve noktasından (optimum borç seviyesi) sonraki azalan kısım, borç stokundaki artışın beklenen ödemeleri düşürdüğü bölgedir.
Borç yükü o kadar ağırlaşmıştır ki, borçlular borcu ödemek için gereken çabayı göstermek yerine yatırımlardan kaçınmaktadır (borç sarkıntısı).
3
İktisadi etkileri belirleme
Yüksek borç, gelecekteki vergi yükü beklentisini artırarak sermaye birikimini durdurur ve ekonomik büyümeyi yavaşlatır.
Borç sürdürülebilirliğinin teknik bir orandan ziyade, davranışsal bir teşvik sorununa dönüştüğünü vurgulamak gerekir.

Key Concept

Borç Sarkıntısı (Debt Overhang) ve Borç-Laffer Eğrisi İlişkisi

Practice More

Borç sarkıntısı yaşayan ülkeler için borç erteleme (rescheduling) yerine borç silmenin (debt relief) neden daha etkili bir çözüm olabileceğini araştırınız.
Estimated Time:1m 40s
Question 79Question

İktisadi kalkınmanın finansmanında dış borç kullanan bir ekonomide, borç sürdürülebilirliği analiz edilirken dış borç stokunun GSYH içindeki payının (dd) zamanla değişimi Δd=(rg)d1pb\Delta d = (r - g) d_{-1} - pb denklemi ile takip edilmektedir. (Burada rr: reel faiz oranı, gg: reel büyüme hızı ve pbpb: faiz dışı dengenin GSYH'ye oranıdır.)

Bir uzman, hedef ülke ekonomisine dair şu verileri saptamıştır:

DeğişkenDeğer
Reel Faiz Oranı (rr)2%2\%
Reel Büyüme Hızı (gg)5%5\%
Mevcut Dış Borç Stoku / GSYH (dd)60%60\%

Buna göre, söz konusu ekonomide dış borç stokunun GSYH içindeki payının değişmeden sabit kalması için faiz dışı dengenin (pbpb) durumu aşağıdakilerden hangisi olmalıdır?

Show answer & explanation

Answer: 1,8%1,8\% oranında faiz dışı açık verilmelidir.

Answer

Ekonomide borç stokunun GSYH içindeki payını sabit tutabilmek için GSYH'nin %1,8'i kadar faiz dışı açık verilmelidir.
Dış borç stokunun GSYH içindeki payının sabit kalması için faiz dışı dengenin, borç stoku ile faiz-büyüme farkının çarpımına eşit olması gerekir (pb=(rg)dpb = (r-g)d). Verilen değerlere göre r<gr < g olduğu için (2%5%)=3%(2\% - 5\%) = -3\% farkı oluşur. Bu fark %60\%60 oranındaki borç stokuyla çarpıldığında %1,8-\%1,8 sonucuna ulaşılır. Negatif bir faiz dışı denge, ekonominin faiz dışı açık verdiği anlamına gelir.

Step-by-Step Solution

1
Borç dinamiği denklemini denge koşuluna göre düzenle.
Δd=0pb=(rg)d1\Delta d = 0 \Rightarrow pb = (r - g) d_{-1}
Borç stokunun sabit kalması, değişim oranının (Δd\Delta d) sıfır olmasını gerektirir.
2
Verilen değerleri denklemde yerine koy.
pb=(0,020,05)×0,60pb = (0,02 - 0,05) \times 0,60
Reel faiz, reel büyüme ve borç stoku verilerini kullanarak gerekli birincil dengeyi hesaplamak.
3
Matematiksel işlemi sonuçlandır.
pb=0,03×0,60=0,018pb = -0,03 \times 0,60 = -0,018 (veya %1,8-\%1,8)
Gerekli bütçe dengesinin büyüklüğünü ve yönünü belirlemek.
4
Elde edilen negatif değerin iktisadi anlamını yorumla.
Faiz dışı denge negatif çıktığı için bu durum 'faiz dışı açık' anlamına gelir.
İktisat terminolojisinde negatif birincil dengenin 'açık' olarak tanımlandığını teyit etmek.

Key Concept

Borç Sürdürülebilirliği ve Faiz-Büyüme Diferansiyeli

Practice More

Borç sürdürülebilirliği analizinde reel döviz kuru değerlenmesinin borç oranına etkisini içeren soruları inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 30s
Question 80Question

Dış borçlanma yoluyla sermaye birikimini artırmayı hedefleyen bir ekonomide, toplam dış borç stokunun önemli bir bölümünün döviz cinsinden olduğu varsayılmaktadır. Bu ekonomide reel döviz kurunda yaşanan ani bir yükselişin (yerli paranın reel değer kaybı), diğer değişkenler sabitken dış borç sürdürülebilirliği üzerindeki temel etkisi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Dış borç stokunun yerli para cinsinden değerini yükselterek borç/GSYH oranının artmasına neden olur ve sürdürülebilirliği zorlaştırır.

Answer

Dış borç stokunun yerli para cinsinden değerini yükselterek borç/GSYH oranının artmasına neden olan ve sürdürülebilirliği zorlaştıran ifade doğrudur.
Dış borç sürdürülebilirliği analizinde en temel gösterge Borç/GSYH oranıdır. Eğer bir ülkenin borcu yabancı para cinsinden ise, yerli paranın değer kaybetmesi (kurun yükselmesi), borcun yerli para karşılığını artırır. Bu durum, borç stokunun (pay) GSYH'ye (payda) oranının yükselmesine ve ülkenin borcunu yönetmesinin zorlaşmasına neden olur. Bu mekanizma literatürde 'değerleme etkisi' olarak adlandırılır.

Step-by-Step Solution

1
Dış borç stokunun bileşimini belirleme.
Dış borç stoku döviz cinsindendir (DD^*).
Döviz kuru değişimlerinin etkisini ölçmek için borcun hangi para birimiyle tanımlandığını bilmek gerekir.
2
Döviz kuru değişiminin borcun yerli para değerine (DD) etkisini hesaplama.
D=E×DD = E \times D^* formülüne göre, reel döviz kuru (EE) arttığında borcun yerli para karşılığı (DD) artar.
Dış borç sürdürülebilirliği analizinde kullanılan borç/GSYH oranı (d=D/Yd = D / Y) yerli para birimi üzerinden hesaplandığı için pay kısmındaki artış kritik önemdedir.
3
Borç/GSYH oranı üzerindeki nihai etkiyi değerlendirme.
Payda (YY) sabitken payın (DD) artması, borç/GSYH oranını (dd) yükseltir.
Borç stokunun gelire (GSYH) oranının artması, ülkenin borç yükünün ağırlaştığını ve sürdürülebilirliğin risk altına girdiğini gösterir.

Key Concept

Değerleme Etkisi (Valuation Effect) ve Borç Dinamikleri

Hints

1
Borcun döviz cinsinden olduğunu, ancak borç/GSYH oranının yerli para cinsinden hesaplandığını unutmayın.
2
Yerli para değer kaybettiğinde, cebinizdeki 11 doların TL karşılığı artar. Borç 11 milyar dolar ise, bu borcun TL karşılığına ne olacağını düşünün.

Practice More

Borç sürdürülebilirliğinin bir diğer önemli şartı olan 'Reel Büyüme Hızı > Reel Faiz Oranı' (g>rg > r) ilişkisini inceleyen dinamik borç kısıtı sorularını çözebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
PreviousPage 4 / 6Next