Question

Difficulty: MediumHizmet Kusuru ile Kişisel Kusur Ayrımı ve İdarenin Rücu Hakkı

Bir trafik polisi, rutin bir denetim esnasında durdurduğu sürücünün, daha önce kendisini bir asayiş olayında amirlerine şikayet eden kişi olduğunu fark etmiştir. Polis memuru, sürücünün herhangi bir kural ihlali bulunmamasına rağmen, geçmişteki bu şahsi kırgınlığı nedeniyle yetkisini kötüye kullanarak gerçeğe aykırı bir tutanakla sürücüye en üst sınırdan para cezası kesmiş ve aracın haksız yere trafikten men edilmesine yol açmıştır. Sürücü, bu işlem nedeniyle maddi ve manevi zarara uğramıştır.

Buna göre, söz konusu olaydaki hukuki durum ve idarenin sorumluluk rejimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. Kamu görevlisinin eylemi kişisel kin ve garez içerdiği için "kişisel kusur" niteliğindedir; idare ödediği tazminatı anayasal zorunluluk gereği ilgili memura rücu etmelidir.Answer
  2. B
    Fiil kamu görevinin ifası sırasında gerçekleştiği için "ağır hizmet kusuru" sayılır ve zarar gören kişi tazminat davasını doğrudan polise karşı adli yargıda açmalıdır.
  3. C
    Eylem kamu gücü kullanılarak yapıldığı için "görev kusuru" sayılır ve idarenin ödediği tazminat için memura rücu etme imkanı hukuken bulunmamaktadır.
  4. D
    İdarenin memura karşı açacağı rücu davası bir idari uyuşmazlık olduğu için bu dava İdare Mahkemesinde "tam yargı davası" olarak görülür.
  5. E
    Zararın memura rücu edilebilmesi için polisin eyleminin Türk Ceza Kanunu kapsamında bir suç teşkil ettiğinin kesinleşmiş mahkeme kararıyla ispatı ön şarttır.

Answer

Kamu görevlisinin şahsi kin ve garezle hareket etmesi kişisel kusur teşkil eder ve idare, ödediği tazminatı anayasal zorunluluk gereği ilgili memura rücu etmekle yükümlüdür.
Doğru cevap olan seçenek, polis memurunun eyleminin kişisel bir husumete dayandığını ve bu durumun 'kişisel kusur' teşkil ettiğini doğru şekilde saptamaktadır. Ayrıca, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 129.129. maddesinin 5.5. fıkrasında yer alan 'İdarenin, ödediği tazminatı ilgili görevliye rücu etmesi şarttır' hükmüne uygun olarak bu işlemin anayasal bir zorunluluk olduğunu ifade etmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Kusur türünün belirlenmesi
Kişisel Kusur
Polis memurunun kural ihlali olmayan birine geçmişteki husumeti nedeniyle ceza kesmesi, hizmetten ayrılabilen bir şahsi garez (kötü niyet) içerir.
2
Dava açılacak mercinin belirlenmesi
İdari Yargı (İdareye Karşı)
Anayasa m. 129/5129/5 uyarınca, kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları sadece idare aleyhine açılabilir.
3
Rücu mekanizmasının değerlendirilmesi
Rücu Zorunluluğu
Anayasa m. 129/5129/5 son cümlesi uyarınca, idarenin ödediği tazminatı kusurlu görevliye rücu etmesi bir takdir yetkisi değil, anayasal bir şarttır.
4
Rücu davasının görevli yargı yerinin tespiti
Adli Yargı
İdare ile memur arasındaki bu rücu ilişkisi genel hükümlere tabi olup adli yargı kolunda çözümlenir.

Key Concept

İdare hukukunda hizmet kusuru - kişisel kusur ayrımı ve Anayasa m. 129/5129/5 uyarınca rücu zorunluluğu.
Estimated Time:1m 30s
Rate this question